POLİTİKA - 17 Eylül 2025 Çarşamba 21:56

TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Büyük bir iradeyle bu topraklarda ve bu bölgede birliği, beraberliği, kardeşliği ve huzuru tahkim etmek için çalışıyoruz"

A
A
A
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Büyük bir iradeyle bu topraklarda ve bu bölgede birliği, beraberliği,  kardeşliği ve huzuru tahkim etmek için çalışıyoruz"

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Bölgenin de dünyanın da yeniden yapılandığı yeniden şekillendiği bir dönemden geçiyoruz. Türkiye’ye karşı nice düşmanca tavırları da içinde barındırıldığından hepimiz gayet açık bir şekilde bunun farkındayız. Ama akıl akıldan üstündür. Onlar ne yapmak istiyorsa biz onların yapmak istediğinden daha büyük bir iradeyle bu topraklarda ve bu bölgede birliği, beraberliği, kardeşliği ve huzuru tahkim etmek için çalışıyoruz" dedi.


Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu onuncu toplantısında akademisyenleri dinledi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, komisyon toplantısının sonunda konuşma yaptı. Kurtulmuş, komisyon çalışmalarının başarılı olmak zorunda olduğunu belirterek, "Tabii bu sürece ilişkin yine çok önemli tespitlerden birisi kimse Türkiye’yi tek başına bırakmaz. Tarihsel olarak büyük bir jeopolitik kırılmanın içinden geçiyoruz. Bölgenin de dünyanın da yeniden yapılandığı yeniden şekillendiği bir dönemden geçiyoruz. Türkiye’ye karşı nice düşmanca tavırları da içinde barındırıldığından hepimiz gayet açık bir şekilde bunun farkındayız. Ama akıl akıldan üstündür. Onlar ne yapmak istiyorsa biz onların yapmak istediğinden daha büyük bir iradeyle bu topraklarda ve bu bölgede birliği, beraberliği, kardeşliği ve huzuru tahkim etmek için çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.


Siyasi iradenin Türkiye’de bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, "Cumhurbaşkanımızdan başlayarak devletin bütün kurum ve kuruluşları aynı doğrultuda hareket etmek noktasındadır. Burada bir üçüncü göz meselesi gündeme geldi. Ben başından beri Türkiye’nin bu tecrübesinin diğer ülke tecrübelerini bildiğimiz tecrübelere benzemediğini, benzer taraflar olsa bile bütünüyle benzemediğini ifade etmek isterim. Bizim bir üçüncü göze ihtiyacımız yok. Üçüncü göz burasıdır. Millet adına bu işe göz kulak olan, millet adına bu sürece öncülük eden bu komisyon esasında bizatihi aynı zamanda üçüncü göz fonksiyonunu icra etmektedir. Objektif bir şekilde bu süreci yerine getirmektedir" dedi.



Üsküp Büyükelçisi Fatih Ulusoy, Türkiye’deki süreç ile Filipinler’deki süreç arasında çok büyük farklılıklar olduğunu belirterek, "Tarihte o bölgede Müslümanların sultanlıkları bulunmaktaydı. Esasen bu mesele yüzyıllar öncesinden başlayan din temellidir. Bölgedeki Müslümanlar bakımından mesele devlet güçlerine karşı girilen bir mücadeleden çok. Müslümanların olduğu ve geçmişte sultanlıkları bulunan bölgeye tarih boyunca din temelinde uygulanan olumsuzluklar nedeniyle kendi başlarına yeniden müstakilen bağımsız olma arzusu, çatışmalar ve süreç zaman içerisinde özerklik arzusuna dönüşmesidir. Filipinler tarihte uzun dönemler sömürge altına kalmış, savaşlar sırasında uzun işgal dönemleri tecrübesi olan bir ülkedir. Farklı ülkelerin süreçte rolünler üstlenmesi konusunda esnek hatta teşvik edici bir yaklaşım sergileyebiliyor. Özellikle diğer ülkelerin maddi katkı sağlamaları, bazı projeleri üstlenmeleri konusunda olumlu bir bakışı olduğundan söz etmek mümkün. Cephe mensupları ile askeri temsilciler arasında tanışıklık, sosyal ilişki, iletişime varmıştır. Moro İslami Kurtuluş Cephesi mensupları, D.A.Ş’ın o bölgedeki kolu ile devlet güçlerinin mücadelesinde, devletin yanında devlet güçleriyle koordinasyon içinde omuz omuza mücadele etmiştir. Bağımsız silahsızlandırma organı çalışmalarında da cephe mensubu eski komutanlar ile ordu mensubu generaller birlikte yer almıştır. Dolayısıyla sürecin güçlü veya geneli bakımından bizlere doğru bir örnek veya emsal oluşturduğunu şahsen düşünmemekteyim. Silahsızlanma yönüyle başkanlığını yürüttüğü ve sürece bağlı organlardan sadece birini teşkil eden mekanizmaların ve bu alanda atılan adımları saygıdeğer komisyonun bilgisine sunmak istedim. Filipinler Devleti’yle Moro İslami Kurtuluş Cephesi arasında 2012’de Bansamoro Çerçeve Antlaşması, Mart 2014’te ise Bansamoro Kapsamlı Antlaşması imzalanmıştır. 2014’teki antlaşmanın metninde 1997’den 2014’e kadar taraflar arasında imzalanan 12 ayrı bir kayda geçirilmiştir. Kapsamlı Antlaşma ve bu 12 dergiden bazılarında kolaylaştırıcı rolü verilen ülkenin imzası da mevcuttur" ifadelerini kullandı.



Ulusoy şöyle konuştu:


"Günümüzde terminolojide silahsızlanma silahsızlandırma ifadeleri İngilizcede disarmament şeklinde ifade ediliyor. Ancak kullandığımız decommissioning kelimesi silahların bırakılmasına, irade edilmesine ilan eden insanların da silahlı bir organizasyonla sivil hayata geçişini içermektedir. Yani kıymetli hocalarımızın bahsettiği DDR sürecini tek değer ile kapsamış oluyoruz. Ülkemiz tarafından bağımsız silahsızlandırma organının faaliyetlerinde kullanılmak üzere bir miktar nakli yardımda yapılmıştır. Silahsızlandırma çalışmaları dört aşamada öngörülmüştür. Birinci aşamayı sunuyorum. Cepte öncelikle kendi mensuplarının ve silahlarının envanterini içeren bir liste oluşturacak. Ve teyit edilmiş bu silah ve kişi listesini bağımsız silahsızlandırma organına teslim edecek. Bölgedeki bir enstitü tarafından cephe mensuplarının mali ihtiyaçları ve gerekli olabilecek sosyoekonomik programlara dair bir çalışma yapılacak. 20 adet havan benzeri birden fazla personelin kullandığı silah ve 55 adet tüfek benzeri ağır silah cephe tarafından silahsızlandırma organına türenle teslim edilecek. Bu silahsızlandırmanın seremoniyel başlangıcını teşkil etti. Bağımsız silahsızlandırma organı aldığı liste çerçevesinde kendisi de gerekli teyit kuru yaptıktan sonra listedeki teyit edilmiş kişi ve silahların yüzde 30’unun süreçten geçirilmesini planlaması gerekecek. Bu işlemler için mekanlar düzenleyecek. İkinci aşamaya geçtiğimizde yüzde 30’luk ilk grup silah ve cephe üyesinin bu amaçla tahsis edilen alanlara geniş girişleri ilgili güvenlik mekanizmaları tarafından sağlanacak. Silahlar alanda kurulan yerlerde muhafaza edilecek. Silahsızlandırma işleminden geçen, silahını teslim eden ve verileri sisteme girilen cephe mensupları için sosyoekonomik programların yürütülmediği farklı bir mekanizma tarafından denetlenecek."



"Neyle karşı karşıya olduğumuzu anlamak için biraz ekosisteme bakmak gerek"


Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, konuşulan konunun yıllar boyunca devam ettiğini belirterek, "Bir elma ağacı metaforu bizim çok kullandığımız bir şey. Elma ağacına baktığınız zaman işte yeşil yapraklar, kırmızı elmalar falan görebiliyorsunuz. Fakat görmediğiniz noktada o ne yerleşik olduğunu, onun kökleri olduğunu, bir ekosistemin parçası olduğunu, sistemde bir işlevi olduğunu, o üzerinde bir takım asalakların olduğunu, verdiğini, o ürünün içinde bir takım hastalıkların, parazitlerin barındığını görüyorsunuz. Onun için bakarken sadece elinde bomba olan insanların üzerinden bakmıyoruz. Bir kere her şeyden önce karşı karşıya üzerinde konuştuğumuz bir mesele ve bu meseleyi ben de işte 2009 yılında Polis Akademisi çalıştığından bu yana yakından takip ediyoruz" ifadelerini kullandı.


Kaynak, şöyle konuştu:


"Bizim terörümüz öyle yerel bir mesele değil. Dünyadan bahsettiğimiz zaman en az 4 ayrı ülkeyi kapsayan, uluslararasılaşmış ve üstelik küresel güç dengelerinin kesişme noktasında bir yerde yerleşik, içinde Amerika’nın, Rusya’nın, şimdilerde Çin’in bile dahil olabileceği, bölgesel İran’ın dahil olduğu, İsrail’in dahil olduğu devasa bir meseleden söz ediyoruz. Yani meselenin tek bir tarafını ele aldığınız zaman bunun içinden çıkmak mümkün değil. Teröristi öldürerek bitiremezsin. Ne ağacından bahsediyorsanız o ağacın dallarını budamak gibi olur. Hep böyle düşündüm. Nereye geldiğini gördüm. Çok başarılı bir mücadele yapıldığı söylenemez. Yani birkaç yüz kişilik hareket binlerce insanın dağlara çıkmasına, milyonlarca insanın sempatizan hale gelmesine yol açtıkça burada bir başarıdan söz edemeyiz. Ve çok uzun süreli 1980’lerin ortasından bu yana sürdürülen çeşitli politikalar söz konusu. Şimdi neyle karşı karşıya olduğumuzu anlamak için biraz ekosisteme bakmak gerektiğini düşünüyorum. Sadece siyasi ve jeopolitik bir içinde de değerlendiremez."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Karadeniz Ereğli’de üreticilere yüzde 75 hibe destekli fidan dağıtıldı Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi (TAKEP) kapsamında üreticilere yüzde 75 hibe destekli domates ve biber fidesi dağıtıldı. Zonguldak İl Tarım ve Orman Müdürü Nihat Ağan ve protokol üyelerinin katılımıyla Ereğli’de fide dağıtım töreni düzenlendi. Bakanlık tarafından yüzde 75 hibe, üreticilerin ise yüzde 25 katkısıyla yürütülen TAKEP kapsamında il genelinde toplam 124 bin 130 adet domates ve biber fidesinin toprakla buluşturuldu. Ereğli’de 6 Milyon 750 bin TL tarımsal hasıla beklentisi Ereğli’de daha önce dağıtılan 10 bin fideye ek olarak bugün 27 bin 330 fide daha üreticilere teslim edildi. Toplam 37 bin 330 fidenin üretime kazandırılacağı ilçede, bu proje sayesinde yaklaşık 6 milyon 750 bin TL tarımsal hasıla elde edilmesi öngörülüyor. Öte yandan tarımsal üretimi güçlendirmek ve emeğe değer katmak amacıyla Ereğlili çiftçilere son 4 yıl içerisinde toplam 160 milyon TL tarımsal destek sağlandığı vurgulandı. 2026 yılında hedef 30 milyon TL hasıla Zonguldak genelinde tarımsal üretimi artırmayı hedefleyen 2026 yılı TAKE Projelerinden yaklaşık bin yetiştiricinin faydalanacağı ifade edildi. Projeler kapsamında il genelinde toplam 180 dekarlık alanda ekim planlandığı ve 30 milyon TL tarımsal hasıla hedeflendiği bildirildi. Zonguldak İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, sürdürülebilir tarımı desteklemek amacıyla kararlılıkla çalışmaya devam edeceklerini kaydetti.
İstanbul Dursun Özbek: "Icardi bizim ikon oyuncumuz kendisi ile yeni sezon için görüşeceğiz" Galatasaray’ın RAMS Park’ta yaptığı şampiyonluk kutlamasının ardından Başkan Dursun Özbek gelenek olduğu üzere kupayı Galatasaraylılar Derneği’ne getirdi. Özbek, burada yaptığı açıklamada, "Icardi bizim ikon oyuncumuz kendisi ile yeni sezon için görüşeceğiz" dedi. Galatasaray 26. şampiyonluğunu 15 Mayıs’ta RAMS Park’ta düzenlenen tören ile kutladı. Törenin ve kutlamanın ardından Galatasaray Başkanı Dursun Özbek ve yöneticiler şampiyonluk kupasını gelenek olarak Galatasaraylılar Derneği’nin Beşiktaş’ta bulunan binasına getirdi. Özbek, burada yaptığı açıklamada, "26. şampiyonluğumuzu kutladık. Icardı ile görüşmemiz var, inşallah görüşeceğiz. Icardi bizim sevdiğimiz bir oyuncumuz, ikonumuz. Galatasaray’a çok şeyler kattı. Dolayısıyla kendisi ile görüşeceğiz" diye konuştu. "Bekledik gelmediler" Özbek, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) yetkililerinden kimsenin stada gelmemesi ile ilgili, "Bilmiyorum gelmediler. Bekledik ama gelmediler" yorumunda bulunurken, Lucas Torreira ile ilgili, "Torreira bizim oyuncumuz niye gitsin" sözlerini sarf etti. Hedef: 27. şampiyonluk Galatasaray olarak hedeflerinin 27. şampiyonluk olduğunu söyleyen Başkan Özbek, "Hedefimiz 27. şampiyonluk. Hazırlıklarımıza zaten başladık. İnşallah bu sezonda ipi göğüsleyip önce stadımızda kutlayacağız sonra kupayı evimize, cemiyetimize getireceğiz. Bugün de bu yüzden buradayız. Cemiyet bizim her şeyimiz, Galatasaray’ın doğduğu yer. Buradaki kardeşlerimizle mutluluğumuzu paylaşacağız" ifadelerini kullandı. Geleneğin devam ettiğini söyleyen Galatasaraylılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Metin Sinan Aslan da, "Kupanın cemiyete gelmesi bir gelenek. Başkanımız da bizi onurlandırdı, kupayı yine buraya getirdi. Çok mutluyuz. İnşallah seneye Avrupa’da daha başarılı olup Dursun abi başkanlığını taçlandıracak" diye konuştu.