POLİTİKA
14 Mayıs 2026 Perşembe - 18:38 Bakan Işıkhan: "Türkiye dünyanın en kapsayıcı Genel Sağlık Sigortası sistemlerinden birine sahiptir" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "2002 yılında sosyal güvenlik kapsamı yaklaşık yüzde 70 seviyesindeyken bugün nüfusumuzun tamamı sosyal güvenlik şemsiyesi kapsamındadır. Bugün Türkiye dünyanın en kapsayıcı Genel Sağlık Sigortası sistemlerinden birine sahiptir" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu’nda düzenlenen Sosyal Güvenlik Haftası Programı’na katıldı. Programda konuşan Bakan Işıkhan, sosyal güvenlik sisteminin güçlenmesi, vatandaşların huzur ve güven içerisinde geleceğe bakabilmesi için büyük bir özveriyle çalışan tüm SGK personeline ve emek veren tüm paydaşlara teşekkür etti. Sosyal Güvenlik Haftası’nın idrak edildiği bu haftaya ilişkin Işıkhan, "Bu özel gün ve haftaların ortak bir noktası var o da ‘İnsanı merkeze alan bir anlayış.’ Çünkü sosyal güvenlik insanı koruyan, aileyi ayakta tutan, çalışanı güvence altına alan, hastaya umut olan, engelli vatandaşlarımıza destek olan büyük bir dayanışma sistemidir. Bu seneki sosyal güvenlik haftasının teması ‘Kayıtdışılık ile Mücadele’ sloganımız ise ‘Sigorta ile iş güvende, işçi güvende gelecek güvende.’ Gerçekten de sosyal güvenlik güçlü bir devlet ile güçlü millet arasındaki en önemli güven köprüsüdür. Sosyal güvenlik sosyal devletin en somut tezahürüdür. Sosyal güvenlik bir ülkenin vicdanıdır" ifadelerini kullandı. Bakan Işıkhan, insanlık tarihi boyunca güvenlik ihtiyacının, en temel ihtiyaçlardan biri olduğuna değinerek, şöyle devam etti: "Dünyada, sosyal güvenlik anlayışı sanayi devrimi sonrası hızla gelişmiş zamanla sağlık sigortası, emeklilik, iş kazası, işsizlik ve sosyal yardımlar gibi alanları kapsayan büyük bir sisteme dönüşmüştür. Türkiye’de ise sosyal güvenlik sistemi uzun yıllar parçalı ve dağınık bir yapı içerisinde ilerlemiştir. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı şeklindeki bu dağınık yapı farklı standartlar, farklı uygulamalar ve ciddi mağduriyetler üretmiştir. O yılları hepimiz çok iyi hatırlıyoruz. Hastane kuyrukları, ilaç kuyrukları, sosyal güvencesi olmadığı için tedavi olamayan vatandaşlarımız, hastaneye para ödemediği için rehin kalan vatandaşlarımızı. İşte bu vaziyetten bir dönüm noktası olarak, Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın güçlü iradesi ve liderliğiyle Cumhuriyet tarihimizin en büyük sosyal devlet reformlarından birini hayata geçirmiştik." "Bugün Türkiye dünyanın en kapsayıcı genel sağlık sigortası sistemlerinden birine sahiptir" 2006 yılında gerçekleştirilen sosyal güvenlik reformu ile SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı’nın tek çatı altında birleştirildiğini, norm ve standart birliği sağlandığını, Genel Sağlık Sigortası sisteminin kurulduğunu, sosyal güvenlik kapsamının tüm vatandaşları içine alacak şekilde genişletildiğini hatırlatan Işıkhan, "2002 yılında sosyal güvenlik kapsamı yaklaşık yüzde 70 seviyesindeyken bugün nüfusumuzun tamamı sosyal güvenlik şemsiyesi kapsamındadır. Bugün Türkiye dünyanın en kapsayıcı Genel Sağlık Sigortası sistemlerinden birine sahiptir. Vatandaşlarımız kamu, üniversite ve özel hastanelerden eşit şekilde yararlanabilmektedir. Bugün artık Türkiye’de sağlık hizmetine erişemediği için mağdur olan bir vatandaş profili değil dünyanın gıpta ile takip ettiği örnek alınan bir sosyal güvenlik sistemi bulunmaktadır" diye konuştu. "Sosyal güvenlik sistemi popülizme teslim edilemeyecek kadar stratejik bir meseledir" Bakan Işıkhan, sosyal güvenlik sisteminin, bugünün yanında geleceği de korumak zorunda olduğuna dikkati çekerek, "Bu nedenle sosyal güvenlik sistemi, popülizme teslim edilemeyecek kadar stratejik bir meseledir. Biz sosyal güvenliği sadece bir ekonomi başlığı olarak da görmüyoruz. Biz sosyal güvenliği aynı zamanda bir milli güvenlik meselesi olarak değerlendiriyoruz. Çünkü güçlü sosyal güvenlik sistemi güçlü toplum demektir. Güçlü toplum ise güçlü devlet demektir. Bu anlayışla, son 24 yılda sosyal güvenlik alanında çok önemli reformları ve icraatları sizlerle birlikte hayata geçirdik" dedi. "Sadece 2025 yılında sağlık ödemeleri için; 1 trilyon 353 milyar lirayı aşan ödeme gerçekleştirdik" Bakan Işıkhan, sosyal güvenliğin aynı zamanda sağlık güvencesi de olduğunu belirterek, "Bugün SGK olarak 2 bin 500’e yakın hastane, 30 bin eczane, 8 bin optik merkezi, 5 bin medikal market üzerinden vatandaşlarımıza sağlık hizmeti sunuyoruz. MEDULA sistemimiz sayesinde günlük 2,5 milyon provizyon, 12 milyon tedavi işlemi, 2,2 milyon e-reçete işlemini kesintisiz bir şekilde gerçekleştirmekteyiz. Sadece 2025 yılında sağlık ödemeleri için 1 trilyon 353 milyar lirayı aşan bir ödeme gerçekleştirdik. Geri ödeme kapsamına alınan ilaç sayımızı sürekli artırıyoruz. Kanser ilaçlarından SMA tedavilerine kadar çok sayıda kritik ilacı, SGK tarihinde ilk kez vatandaşlarımızın erişimine sunduk" şeklinde konuştu. Dijital dönüşüm alanında da tarihi bir değişim gerçekleştirdiklerine işaret eden Işıkhan, "Türkiye Yüzyılı vizyonuyla, sosyal güvenlik hizmetlerini dijital yapının altyapısıyla yeniden şekillendiriyoruz. Bugün SGK, e-Devlet üzerinde en çok kullanılan kamu kurumlarından birisidir. 2025 yılı içerisinde SGK uygulamaları e-Devlet’e toplam 1,5 milyardan fazla görüntü sağlamıştır. Şu anda e-Devlet üzerinden 183 farklı uygulamayla vatandaşlarımıza hizmet sunuyoruz. ALO 170 hattımıza yalnızca 2025 yılında 17 milyon 700 bin çağrı gelmiştir. 2025 yılı içerisinde vatandaşlarımıza 647 milyonun üzerinde SMS bilgilendirmesi gerçekleştirdik. Şimdi ise yapay zeka destekli yeni sistemlerimizi devreye alıyoruz. Kayıp-kaçakla mücadelede, sahte sigortalılık tespitinde, risk analizlerinde ve sağlık harcamalarının daha etkin yönetilmesinde yapay zeka tabanlı sistemleri kullanıyoruz. Amacımız, vatandaşımızın işini kolaylaştıran, bürokrasiyi azaltan, hızlı ve kaliteli hizmet sunan güçlü bir sosyal güvenlik sistemini oluşturmaktır" şeklinde konuştu. "Çalışan annelerimizi desteklemek amacıyla analık izin süresini artırdık" Bakan Işıkhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilan ettiği "Aile Yılı" vizyonu kapsamında aileyi güçlendiren sosyal güvenlik politikalarını da kararlılıkla sürdürdüklerine vurgu yaparak, "Çalışan annelerimizi desteklemek amacıyla analık izin süresini uzattık. Yeni düzenlemeyle birlikte Tekil gebelikte analık izin süresi bildiğiniz gibi; 16 haftadan 24 haftaya, Çoğul gebelikte ise 18 haftadan 26 haftaya çıkarılmıştı. 2026 yılının ilk çeyreğinde annelerimize 3 milyar 742 milyon lira analık ödeneği, yaklaşık 140 milyon lira da emzirme ödeneği sağladık" ifadelerini kullandı. "Sosyal güvenlik sistemimizi gençlerimiz için daha güçlü hale getireceğiz" "Önümüzdeki dönemde hedefimiz daha kapsayıcı, daha sürdürülebilir, daha dijital ve daha insan odaklı bir sosyal güvenlik sistemini oluşturmaktır" diyen Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz kayıt dışı istihdamı azaltmayı, aktif sigortalı sayısını artırmayı, sosyal güvenlik sistemimizin mali sürdürülebilirliğini güçlendirmeyi, sağlık hizmetlerinde kaliteyi yükseltmeyi, dijitalleşmeyi daha ileri seviyeye taşımayı, yapay zeka destek hizmet modellerini yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda sosyal güvenlik sistemimizi, gençlerimiz için daha güçlü hale getirmek istiyoruz. Çünkü bugün attığımız her adım değerli çalışma arkadaşlarım sadece bugünün değil, gelecekte çocuklarımızın ve torunlarımızın sosyal güvenlik hakkını koruyacaktır. Türkiye Yüzyılı’nın güçlü ekonomisiyle, güçlü üretimiyle, güçlü istihdamıyla ve güçlü sosyal devlet yapısıyla inşallah hep birlikte inşa edeceğiz. Ben bu anlamlı hafta vesilesiyle SGK Personelimize, emeklilerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza, doktorlarımıza, eczacılarımıza, hemşirelerimize ve diğer sağlık personelimize, kısaca sosyal güvenlik sistemimize katkı sunan tüm paydaşlarımıza emekleri için teşekkür ediyorum. Sosyal güvenlik sistemimizin bugünlere ulaşmasında büyük emeği ve vizyonu bulunan Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere emeği geçen herkese huzurlarınızda teşekkür ediyorum."
14 Mayıs 2026 Perşembe - 18:14 Başkan Çetinkaya: "Parkı yakanın suyu da, otobüs kartı da kesilecek" Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, parklara zarar verenlere sert tepki göstererek, kamu malına zarar veren kişilerin belediyenin sunduğu hizmetlerden yararlanmasının engellenebileceğini söyledi. Basın mensuplarıyla bir araya gelen Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, belediye çalışmaları hakkında bilgi verdi. Son dönemde çocuk parkları ve sosyal alanlarda meydana gelen tahribatlara dikkat çeken Çetinkaya, kamu malına zarar verilmesine kesinlikle izin vermeyeceklerini belirtti. Parklara güvenlik kameraları yerleştirileceğini ve denetimlerin artırılacağını ifade eden Çetinkaya, "Bu şehre kimse ’saldım çayıra Mevlam kayıra’ anlayışıyla zarar veremez. Parklarımızı yakan, salıncakları kıran, masaları tahrip edenlere asla göz yummayacağız. Kameralarla hepsini tek tek tespit edeceğiz" dedi. "Bu tarz tipleri Karabük’te istemiyoruz" Kamu malına zarar verenlere yönelik ağır yaptırımlar uygulanacağını vurgulayan Çetinkaya, "Kendi evladım olsun, kendi babamın oğlu olsun; o salıncağın zinciri kıranı yamultacağım. Devlet düşmanlığı bu. Yani bugün sen koskoca masayı yakmak için yarım saat uğraşıyorsun ya, utanmasa soba kurup yakacak yani. Zoruma gidiyor. Beş kuruş para bulacağım diye kapı kapı gez, çocuğun yüzünü unut, gece 1’lerde uykusuz, araba içinde uyuyup gel, şuraya bir park yap. Gelsin parkı yaksın. Bu tarz tipleri Karabük’te istemiyoruz kardeşim. Yakalarsam suyun elektriğini keserim, sosyal tesislere girişlerini yasaklarım, otobüse binişlerini yasaklarım. Parka, devlet malına zarar verenin otobüslere sokmam, suyunu keserim, belediyede ne kadar imkanı varsa engellerim. Şuradaki iki güzel çocuk mutlu olacak. Sen de keyifle kendini ispat edeceksin. Salıncağı tekmele, masayı yık, yak. Hayır efendim, buna müsaade edemeyiz. Devlet malına zarar verene kesinlikle tahammül etmeyeceğiz" dedi. Öte yandan Çetinkaya, 65 yaş altı emeklilerin toplu taşımadan ücretsiz yararlanmasına ilişkin uygulamanın, İdare Mahkemesi kararı doğrultusunda sona ereceğini belirterek, bu kesimin mağdur olmaması için belediye meclisinde indirimli tarife düzenlemesi yapılacağını kaydetti.
CHP Balıkesir’de ikinci seçim skandalı
26 Eylül 2025 Cuma - 12:12 CHP Balıkesir’de ikinci seçim skandalı Balıkesir Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkanlık seçimlerinde yeni skandal yaşandı. Bandırma’da zarfların dağıtılmasının ardından seçimlerin iptal edilmesi sonrasında şimdi de Dursunbey ilçesi seçimleri gündem oldu. Oy pusulalarının elden ele gezdiğine vurgu yapan AK Parti Balıkesir İl Başkanı Mehmet Aydemir ise sandığın namusunun çiğnendiğini söyledi. AK Parti İl Başkanı Aydemir, sosyal medyada yayılan fotoğraf ve videolarda oy pusulalarının dışarıda elden ele dolaştırıldığının açıkça görüldüğünü hatırlatarak şöyle konuştu: "Sandığın namusu ayaklar altına alınmıştır. Seçim dediğiniz şey milletin iradesinin tecelli ettiği en kutsal süreçtir. Ama görüyoruz ki CHP, kendi ilçe seçiminde dahi güvenliği sağlayamamış, demokrasiyi adeta maskaraya çevirmiştir. Bu durum sadece CHP teşkilatını değil, bütün Balıkesir’i utandırmıştır" dedi. "CHP’nin skandal zincirine bir halka daha eklendi" Aydemir, CHP’nin sürekli kriz ve şaibelerle gündeme geldiğini belirterek şunları söyledi: "Dursunbey İlçe Kongresi’nde yaşanan rezalet, CHP’nin siyaset anlayışının bir yansımasıdır. Her fırsatta demokrasi nutukları atanların kendi üyelerine bile adil bir seçim yapamadığına şahit oluyoruz. Bu görüntüler CHP’nin samimiyetsizliğini ve halka verdiği hiçbir güvenceyi yerine getiremeyeceğini bir kez daha göstermiştir. Balıkesir’in ve Dursunbey ilçemizin adını bu şekilde şaibelerle kirletmeye CHP’nin hakkı yoktur. CHP, yıllardır skandallarla, krizlerle, kaoslarla anılıyor. Bu olay, milletimizin gözünde CHP’nin sorgulanacak bir siyasi anlayışa sahip olduğunu bir kez daha ortaya çıkardı. Biz AK Parti olarak, milletimizin iradesini ve demokrasinin şerefini korumaya devam edeceğiz" dedi. Dursunbey seçimi Öte yandan Dursunbey’de yapılan seçimlerde CHP’li isimlerin cebinden çıkan zarfları yine çevresindekilere dağıttığı iddia edildi. Konuyla ilgili CHP’den herhangi bir açıklama yapılmadı. (HT
Sultanbeyli’de Türkiye Yüzyılı Buluşmaları coşkuyla gerçekleşti
26 Eylül 2025 Cuma - 12:01 Sultanbeyli’de Türkiye Yüzyılı Buluşmaları coşkuyla gerçekleşti Sultanbeyli’de "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" programı kapsamında tam kadro sahaya inen AK Parti heyeti, vatandaşlarla bir araya gelip gönül köprüleri kurarken, birlik ve beraberlik mesajlarını da yineledi. Türkiye Yüzyılı vizyonuyla Türkiye’nin dört bir yanında düzenlenen buluşmaların en güçlü adreslerinden biri de Sultanbeyli oldu. "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" kapsamında Sultanbeyli’de gerçekleşen programda, gün boyu süren etkinlikler boyunca AK Parti heyeti vatandaşlarla bir araya geldi. Sultanbeyli halkı da AK Parti’nin üst düzey kadrosunu bağrına basarken, kurulan sıcak diyaloglar, güçlü bir toplumsal birlikteliğin yansıması oldu. İlçe genelinde yapılan programlara Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş’ın yanı sıra İçişleri Eski Bakanı ve Erzurum Milletvekili Selami Altınok, MKYK Üyesi Hilmi Türkmen, Genel Merkez Disiplin Kurulu Üyesi Büşra Koyuncu, İstanbul Milletvekili Yahya Çelik, Bingöl Milletvekili Feyzi Berdibek, Hatay Milletvekili Kemal Karahan, Sakarya Milletvekili Ertuğrul Kocacık, Şanlıurfa Milletvekili Hikmet Başak, 27. Dönem İstanbul Milletvekili Canan Kalsın, İl Başkan Yardımcısı Muhammet Talha Kor, İl Yönetim Kurulu Üyesi Rıdvan Bural ve İlçe Başkanı Ayhan Üşdi katıldı. Sultanbeylili vatandaşlar buluşmaya yoğun ilgi gösterdi Buluşmalar kapsamında Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş, birlik ve beraberlik mesajları verdi. Sultanbeyli halkının, ülkenin geleceği adına her zaman en ön safta yer aldığını vurgulayan Başkan Tombaş, "Bugün burada sadece bir program gerçekleştirmiyoruz; aynı zamanda bu topraklara, bu millete ve yarınlarımıza dair büyük bir kararlılık ortaya koyuyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde şekillenen Türkiye Yüzyılı vizyonuna Sultanbeyli olarak en güçlü desteği veriyoruz. 7’den 70’e tüm hemşehrilerimizin gösterdiği ilgi ve samimiyet, bu davanın ne kadar sağlam temellere dayandığını bir kez daha ortaya koydu. Bu kutlu yürüyüşte Sultanbeyli her zaman öncü olmaya devam edecek" şeklinde konuştu. "Gönül belediyeciliği vizyonuyla çalışıyoruz" Başkan Tombaş, programın ardından ilçe genelinde yapılan çalışmalar hakkında da bilgi verdi. Başkan Tombaş, "Sultanbeyli’de gönül belediyeciliği anlayışıyla her bir vatandaşımıza temas ediyoruz. Türkiye Yüzyılı’nın yerel yansımalarını ilçemize taşıyacak projelerimizle yolumuza kararlılıkla devam ediyoruz. Sultanbeyli’mizde hemşehrilerimizle buluşan tüm dava ve yol arkadaşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum" dedi.
Bakan Tekin: "Türkiye son 20 yılda eğitim öğretimde fiziki altyapı, teknolojik altyapı ve akademik içerik açısından devrim niteliğinde işler yaptı"
26 Eylül 2025 Cuma - 11:55 Bakan Tekin: "Türkiye son 20 yılda eğitim öğretimde fiziki altyapı, teknolojik altyapı ve akademik içerik açısından devrim niteliğinde işler yaptı" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adıyaman’da 16 derslikli okulun açılışını yaptı. Açılış programında konuşan Tekin, "Türkiye son 20 yılda eğitim-öğretimde fiziki altyapı, teknolojik altyapı ve akademik içerik açısından devrim niteliğinde işler yaptı" dedi. Adıyaman’ın Besni ilçesinde 16 derslikli Dr. Necip Öztürk Ortaokulu ve Besni Eğitim Bayramı’na katılmak üzere Adıyaman’a gelen Bakan Yusuf Tekin, öğrencilerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Burada konuşan Dr. Necip Öztürk, eğitime oldukça önem verdiklerini dile getirerek emeği geçen herkese teşekkür etti. "Bir ülkenin geleceği kalemle, defterle çizilir" Daha sonra konuşan Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, "Eğitim, bir ülkenin, bir şehrin her şeyi. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki bir ülkenin geleceği kalemle, defterle çizilir. Bir ülkenin geleceği, yetiştireceği, eğiteceği iyi eğitimli gençlerle şekillenir. Bugün burada hem bakanımızın hem de kıymetli protokolümüzün katkılarıyla çok güzel bir eğitim kurumumuzun, bir okulumuzun açılışını hep beraber gerçekleştiriyoruz. Ben bütün açılışlara gittiğimde heyecanlanırım ama okul açılışlarının heyecanı bir başka oluyor. Çünkü kürsüde karşınıza size hitap eden, Tutdere’de bir köy çocuğu olarak eğitimin ve cumhuriyetin sağladığı imkanlarla okudu ve bugün ülkesine, milletine, şehrine hizmet ediyor. Eğitim hepimizin vazgeçilmesidir. Nerede eğitime destek olan, katkı sunan kim varsa hepsine buradan bir kez daha teşekkür ediyoruz" dedi. "Devletimiz bu bölgeyi tekrar ayağa kaldırmakla ve her türlü ihtiyacını karşılamakla ilgili azmini hiç kaybetmedi" Adıyaman Valisi Osman Varol ise konuşmasında, "Yaklaşık 2 buçuk yıl önce asrın felaketi diye adlandırdığımız birkaç asırda bir, yedi sekiz ömürde bir meydana gelebilecek çok büyük bir afet yaşadık. Yaşadığımız bu afet şehrimizin yapı stokunun üçte birini elimizden aldı. 8 bin 561 canımızı kaybettik. Allah hepsine rahmet eylesin. Ama bir şeyi kaybetmedik. Umudumuzu, ümidimizi hiç kaybetmedik. Adıyamanlı hemşerilerimiz memleketlerine olan inancını, bu memlekette yaşamakla ilgili arzu ve isteklerini hiç kaybetmediler. Devletimiz, büyük devletimiz bu bölgeyi tekrar ayağa kaldırmakla ilgili vatandaşlarımızın her türlü ihtiyacını karşılamakla ilgili azmini hiç kaybetmedi. Cumhurbaşkanımız bu bölgeye olan ilgisine alakasını hiç kaybetmedi ve hep birlikte omuz omuza vererek el ele kol kola memleketimizi ayağa kaldırmak için o günden bugüne çalışıyoruz. Ve artık çok şükür bugün geldiğimiz noktada artık yavaş yavaş sıkıntıları, temel ihtiyaçları çözmek yerine kaybettiklerimizi yerine koymanın sevincini, mutluluğunu yaşıyoruz. Yine geçen hafta Besni’deydik. Çok güzel bir kütüphanenin açılışını yaptık. Yine hayırseverlerimizin katkısıyla Allah onlardan razı olsun" ifadelerini kullandı. "Türkiye son 20 yılda eğitim-öğretimde fiziki altyapı, teknolojik altyapı ve akademik içerik açısından devrim niteliğinde işler yaptı" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise konuşmasında, "Önce Türkiye’deki eğitim-öğretim süreçleri ile ilgili genel rakamlar konusunda, çabuk unutuyoruz o yüzden bir hususun altını çizmek için bir rakam vermek istiyorum. Gerçekten artık herkes kabul ediyor, uluslararası raporlar da kabul ediyor ki Türkiye son 20 yılda eğitim-öğretimde hem fiziki altyapı hem teknolojik altyapı hem de akademik içerik açısından devrim niteliğinde işler yaptı. Bugün burada, fiziki altyapı ile ilgili Adıyaman özelinde bir rakam vereceğim. Bundan 22 yıl önce, yani 2002-2003 eğitim-öğretim yılında Adıyaman’da 151 bin 216 öğrencimiz varmış. Bugün Adıyaman genelindeki öğrenci sayısı 147 bin yani öğrenci sayımız 3-4 bin civarında azalmış. 2002-2003 eğitim-öğretim yılında bu 151 bin öğrenciye 3 bin 153 derslikte eğitim veriyorduk. Şu anda 2025-2026 eğitim-öğretim yılı başlarken (inşaatı devam edenler, kesin kabulü yapılmayanlar, ihale süreci devam edenler hariç) 6 bin 890 dersliğimiz var. Yani 150 bin öğrenciye 3 bin 500 derslikte eğitim verirken bugün 147 bin öğrenciye yaklaşık 7 bin derslikte hizmet veriyoruz. Şunun altını çizmek lazım, bu 3 bin 500 dersliğin yaklaşık yarısı yani 2002-2003’te var olan dersliklerin yarısı yıllar içerisinde gerek ekonomik ömrünü tamamladığı gerekse deprem gibi felaketler sebebiyle yıkıldığı için şu anda elimizde o günden kalan yaklaşık bin 500 derslik bulunuyor. Ama bugün yaklaşık 7 bin derslikte eğitim hizmeti veriyoruz. Aynı şey öğretmen sayısı için de geçerli. O gün Adıyaman genelinde 150 bin öğrenciye 5 bin 600 öğretmenle ders anlatıyorduk. Bugün 147 bin öğrenciye 11 bin 173 öğretmenle eğitim-öğretim hizmeti veriyoruz. Ben diyorum ki devrim niteliğinde şeyler yapılmış. Yani o güne kadar yapılanların ikiye katlandığını söylüyorum, eleştiriyorlar. Ama gerçekten eğitim tarihi ile ilgili kitapları okuduğumuzda, başka ülkelerin rakamlarını gördüğümüzde bu veriler devrim niteliğinde işler yapıldığını gösteriyor. Bunları niye söyledim? Çünkü bunları yaparken birincisi, eğitim-öğretim süreçlerinin gündemin ilk sırasında yer almasını sağlayan bir Cumhurbaşkanımız var. Başbakan olduğu günden itibaren genel bütçeden en çok payı Milli Eğitim Bakanlığı aldı. Yani bütçenin en büyük payını Cumhurbaşkanımız, Milli Eğitim Bakanlığı’na verdi. Cumhurbaşkanımızdan başlamak üzere bugüne kadar hizmet eden Milli Eğitim Bakanlarımız, parlamentoda bütçeleri onaylayan milletvekillerimiz, hangi partiden olursa olsun siyasetçilerimiz, yerel yöneticilerimiz, belediye başkanlarımız, mülki idare amirlerimiz, valilerimiz, kaymakamlarımız ve tabii ki devletle birlikte bu süreci yüklenmeye çalışan hayırseverlerimize şükranlarımı sunuyorum. Allah milletimizden razı olsun, bu konuda emeği geçen herkesten razı olsun. Herkese teşekkür ediyorum" dedi. "Deprem sonrası 110 bin derslik sayısını 11 ilimizde 137 bin 886’ya çıkardık" Deprem sonrası eğitim alanında yapılan çalışmalar hakkında da bilgi veren Bakan Yusuf Tekin, "Son olarak birkaç rakam da depremle ilgili vermek istiyorum. 6 Şubat’ta asrın felaketini yaşadığımız 11 ilimizde yaklaşık olarak 119 bin 200 dersliğimiz varmış. Bunun yaklaşık 10 bini kullanılamaz hale gelmiş, yıkılmış. Güçlendirme yapılanları söylemiyorum. Yani 119 bin derslik, yaklaşık 110 bin seviyesine düşmüş. İki yıl içerisinde şu anda, yani 2025-2026 eğitim-öğretim yılında bu 110 bin derslik sayısını 11 ilimizde 137 bin 886’ya çıkardık. Yani 6 Şubat’tan önceki derslik sayısını bütün illerimizde yüzde 10’dan fazla artırdık. 11 ilin ortalaması yüzde 16. İki yılda bunu yapabiliyorsak, bu iradeyi gösterebiliyorsak, biraz önce saydığım siyasetçilere ve hayırseverlere ayrıca teşekkür etmek gerekir. Ben uluslararası toplantılarda bu verileri anlattığımda, ‘Bunların hepsini iki yılda mı yaptınız?’ diye soruyorlar. Evet, iki yılda yaptık. ‘Peki nasıl yaptınız’ dediklerinde, ‘Devlet-millet el ele yaptık’ diyorum. Ama anlamakta zorlanıyorlar. Çünkü onlar Türk milletinin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının kararlılığını ve azmini tanımıyorlar. Ben herkese teşekkür ediyorum, süreçte emeği geçenlere. En çok da öğretmenlerimize teşekkür ediyorum. Biz bu kadar fedakârlık yapıyoruz, okul binalarımızı hazır hale getiriyoruz, yeniden yapıyoruz ve her geçen gün fiziki ve teknolojik kapasiteyi artırmak için çaba sarf ediyoruz. Biz bu açılışı yapacağız ve buradan ayrılacağız; artık bu okulda emanet öğretmenlerimiz olacak. O yüzden öğretmen arkadaşlarımız için fedakarlıklarından dolayı, emaneti kendi çocukları gibi sahiplendikleri için sizlerden kocaman bir alkış istiyorum. Allah öğretmenlerimizden de razı olsun. Buraya gelirken bir okula uğradık, orada da öğretmenlerimizi gördük. Gerçekten çocuklara kendi çocukları gibi sahip çıkıyorlar. O çocuklar bizim geleceğimiz demek. Yani geleceğimizi öğretmenlerimiz el birliğiyle hazırlıyor. Ben tekrar başta Doktor Necip Öztürk ve eşi olmak üzere bütün hayırseverlerimize huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum. Açtığımız bu okulun diğer hayırseverlerimize de örnek olacak şekilde hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Hepinize saygılar sunuyorum" diye konuştu. Yapılan konuşmaların ardından Bakan Tekin, sınıfları gezerek öğrencilerle sohbet etti. Bakan Tekin daha sonra okul öğretmenleriyle toplantıda bir araya geldi.
Eylül ayı doğum yardımı ödemeleri annelerin hesaplarına yatırıldı
26 Eylül 2025 Cuma - 10:26 Eylül ayı doğum yardımı ödemeleri annelerin hesaplarına yatırıldı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, eylül ayı doğum yardımı ödemelerinin bugün itibarıyla annelerin hesaplarına yatırıldığını belirterek, "Böylece bugüne kadar 4,6 milyar liralık ödeme gerçekleştirmiş olduk" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, eylül ayı doğum yardımı ödemelerinin hesaplara yatırıldığını duyurdu. Bakan Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle ilan edilen 2025 Aile Yılı kapsamında doğum yardımı miktarının güncellendiğini hatırlatarak, bu kapsamda 1 Ocak itibarıyla doğan ilk çocuğa 5 bin liralık tek seferlik, ikinci çocuğa aylık bin 500 lira, üç ve sonraki çocuklar için aylık 5 bin lira destek verildiğini kaydetti. Aile Yılı’nda vatandaşlara verilen önemli desteklerden birinin doğum yardımları olduğunu belirten Göktaş, "Bu kapsamda eylül ayı doğum yardımı ödemelerini bugün itibarıyla annelerin hesaplarına yatırıyoruz. Böylece bugüne kadar doğum yardımından faydalanan toplam 477 bin 639 annenin hesabına 4,6 milyar liralık ödeme gerçekleştirmiş olduk. Bakanlık olarak aile olmayı teşvik eden, sürdürülebilir destek mekanizmalarıyla sağlıklı, bilinçli aileleri güçlendirmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Ödemelerin bütün ailelerimize hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. Göktaş, doğum yardımı ödemelerinin çocuklar 5 yaşını tamamlayana kadar kesintisiz olarak devam edeceğini ifade etti. Doğum yardımına başvuruların e-Devlet ve ’İlk Öğretmenim Ailem’ mobil uygulaması üzerinden alındığını kaydeden Göktaş, başvurusu onaylanan ailelerin doğum yardımlarının yatırıldığı bilgisine ’İlk Öğretmenim Ailem’ mobil uygulaması aracılığıyla da ulaşılabileceğini sözlerine ekledi.
İYİ Parti icralık oldu
26 Eylül 2025 Cuma - 10:08 İYİ Parti icralık oldu Erzurum’da İYİ Parti Aziziye İlçe Başkanlığı, iddiaya göre ödenmeyen kiralar nedeniyle icralık oldu. İcra davasını kazanan ev sahibi Nurgül Vural, evine çilingir ve polis eşliğinde girdi. Ankara’da yaşayan Nurgül Vural, 3 yıl önce Erzurum’un Aziziye ilçesi Dadaşkent semtinde bulunan 4 katlı 500 metrekarelik lüks villasını İYİ Parti Aziziye İlçe Başkanlığı’na kiraya verdi. Ancak iddialara göre kiralar önce aksadı, ardından da ödenmemeye başladı. Aylık 10 bin TL bedelle kiraya verilen villa için yaklaşık 100 bin TL’yi bulan ödenmemiş kira borcu oluştu. Nurgül Vural’ın annesi Fatma Fidan’ın ifadesine göre, defalarca görüşülmesine rağmen sorun çözülemedi. Son 9 aydır kira alamadığını belirten Nurgül Vural, mahkemeye başvurdu. Ev sahibi Vural’ın açtığı davayı kazanmasının ardından icra süreci başlatıldı. Son olarak icra memurları, çilingir ve polis eşliğinde villaya girdi. İcra memurlarının kontrolünde villanın boşaltıldığı görüldü. "Ne ödüyorum ne de evinizden çıkıyorum" Ev sahibinin annesi Fatma Fidan, yaşananları şöyle aktardı: "Kızım 3 sene önce evini emlakçı aracılığıyla kiraladı. Bizim ailece İYİ Parti’yle hiçbir alakamız yok, partili değiliz. Kızım Ankara’da yaşıyor, biz de sadece yazları Erzurum’a geliyoruz. 3 yıldır kira problemi yaşıyoruz, son 9 aydır da tek kuruş ödemediler. İl Başkanı Ensar Nuhoğlu ile defalarca görüştük. Bize ‘Ne ödüyorum ne de evinizden çıkıyorum’ dedi. Resmen evimizi gasp ettiler, evimize çöktüler. İnanılır gibi değil, yazıklar olsun." Fidan, kira bedelinin ödenmemesinin yanı sıra, açılan dava ve yapılan yolculuklarla birlikte ciddi masraflara katlandıklarını da dile getirdi. "Evimize çöktüler" Fatma Fidan, "Kira bedeli neredeyse 100 bin TL’ye ulaştı. Bunun dışında kızım dava açtığında masraflar etti, Ankara’dan defalarca gelip gitmek zorunda kaldı. En son da icra memuru çilingirle eve girdi. Bayrakların yerlerde olduğunu gördük. Biz bu evin kiralanmasını tamamen emlakçı aracılığıyla yaptık, partilerle alakamız yok. Ama resmen evimizi gasp ettiler, biz mağdur olduk" dedi.
Başkan Tatık, "Bizim anlayışımız günü kurtarmak değil, Tavas’a geleceğe taşımaktır"
26 Eylül 2025 Cuma - 10:05 Başkan Tatık, "Bizim anlayışımız günü kurtarmak değil, Tavas’a geleceğe taşımaktır" Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, 31 Mart 2024 seçimlerinden bu yana Tavas’a yapılan yatırımları değerlendirdi. Başkan Tatık yaptığı açıklamada "Bugün Tavas’ta gerçek belediyeciliğin ne olduğunu herkes görüyor; laf değil, icraat konuşuyor" dedi. Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, seçildiği günden bu yana Tavas ve mahalleri için yapılan yatırımları değerlendirdi. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Tavas Belediye Başkanı seçilen Tatık, bir buçuk yılda Tavas Belediyesinin geçmiş dönemlerden gelen 75 milyon TL’lik borcu ödediklerini belirtti. Başkan Tatık, borçların ödenmesinin yanı sıra belediyenin kasasında da hatırı sayılır miktarda para olduğunun da dikkatini çekti. Bahane değil; imkân üreten, kaynak yöneten bir anlayış ile Tavas’a hizmet ettiklerini ifade eden Başkan Tatık, " On yıllardır dile getirilen ama kimsenin cesaret edemediği altyapı sorunlarına biz el attık. Toz da oldu, çamur da oldu; ama bugün Tavas, geleceğin sağlam temelleri üzerine kuruluyor. Bu irade, lafla değil, cesaretle ortaya konur. Bugüne kadar girilmemiş sokaklara biz girdik, yıllarca ihmal edilmiş üst yapıyı biz yaptık. Vatandaşlarımız artık sadece merkezin değil, tüm mahallelerin hizmet gördüğüne şahit oluyor. Borç tartışmaları, masa-sandalye polemikleri, günü kurtarmaya yönelik söylemler geride kaldı. Bizim işimiz, rakamlarla kavga değil; eser üretmektir. Bugün Tavas’ta gerçek belediyeciliğin ne olduğunu herkes görüyor; laf değil, icraat konuşuyor" diye konuştu.