POLİTİKA
TBMM Araştırma Komisyonu Kahramanmaraş’ta incelemelerine başladı 14 Mayıs 2026 Perşembe - 12:37:12 Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından okullarda meydana gelen saldırı olaylarının tüm yönleriyle araştırılması amacıyla kurulan komisyon Kahramanmaraş’a gelerek çalışmalarına başladı. Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen, 9 öğrencinin yanı sıra 1 öğretmenin hayatını kaybettiği, saldırganın da öldüğü saldırının ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurulan Araştırma Komisyonu Kahramanmaraş’a geldi. Mezar ziyareti yaptılar Komisyon üyeleri, önce öğrencilerden Yusuf Tarık Gül’ün Karacasu Kırım Mezarlığı’ndaki, daha sonra da Almina Ağaoğlu’nun ise Kapıçam Mezarlığı’ndaki kabrini ziyaret etti. Mezarlık ziyaretlerinde Kur’an-ı Kerim okunup dualar edildi. Komisyonun mezarlık ziyaretleri sonrası Kahramanmaraş Valiliği’ne geçti Burada Vali Mükerrem Ünlüer tarafından karşılanan komisyon üyeleri toplantı gerçekleştirdi. Toplantı sonrası konuşan TBMM Araştırması Komisyonu Başkanı Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt, "İçimiz kan ağlıyor. Ateş bu sefer düştüğü yeri değil, tüm Anadolu’nun, tüm insanlığın vicdanlarında yara bıraktı. Milletimiz büyük bir millettir. İnşallah bu ve buna benzer hadiselerin önlenmesi noktasında gereken özeni, gereken gayreti gösterecektir. Komisyonumuz da çalışmalarını bu anlamda devam ettirecektir. Bu ziyaretimiz taziye ziyareti olarak değerlendirildiği için ailelerimize gideceğiz. Ama daha sonra daha fazla bir zaman vererek yine Kahramanmaraş’ımıza, bu kez komisyonumuzun tüm üyelerinin katılımıyla gelerek çalışmalarımızı yapacağız ve bunlarla ilgili de belli sonuçlara ulaşacağız. Hayatını kaybeden yavrularımıza Allah’tan rahmet diliyoruz. İnşallah bizleri cennette bizleri karşılayacaklar" dedi. Komisyon üyeleri programın devamında hayatını kaybeden öğrencilerin ve öğretmen Ayla Kara’nın mezarlarını ziyaret edecek.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 12:07 İçişleri Bakanı Çiftçi Erzurum’da İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Erzurum’da yoğun bir çalışma programı gerçekleştirecek. Sabah saatlerinde Erzurum’a gelen Bakan Çiftçi’yi hava limanında kalabalık bir topluluk karşıladı. Çiftçi’nin Erzurum programı, Aşkale ilçesinde başladı. Anayasa Mahkemesi Başkanı ve üyeleriyle birlikte Aşkale Geri Gönderme Merkezi’ni ziyaret eden Bakan Çiftçi, burada yürütülen düzensiz göçle mücadele çalışmaları, idari gözetim süreçleri ve merkezin genel durumu hakkında yetkililerden detaylı bilgi alacak. Aşkale’deki incelemelerin ardından kent merkezine geçecek olan Bakan Çiftçi, daha önce görev yaptığı Erzurum Valiliği’ni ziyaret ederek şehirdeki genel asayiş ve kamu yatırımlarına ilişkin brifing alacak. Bakan Çiftçi’nin bir sonraki durağı saat Büyükşehir Belediyesi olacak. Belediye projeleri ve yerel hizmetlerin değerlendirileceği bu ziyaretin ardından, AK Parti Erzurum İl Başkanlığı’na geçerek teşkilat üyeleriyle bir araya gelecek. Program kapsamında sahaya inecek olan Bakan Çiftçi, Kongre Caddesi Demirciler Çarşısı’ndaki tarihi Fetih Camii restorasyon çalışmalarını yerinde inceleyecek. Valilik yaptığı dönemde başlatılmasına öncülük yaptığı çalışmalarda hakkında; detaylı rapor alacak olan Bakan Çiftçi, ardından Erzurumspor FK kulüp tesislerini ziyaret ederek yönetim ve futbolcularla bir araya gelecek. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin Erzurum’daki yoğun programı, akşam saat Atatürk Üniversitesi’nde düzenlenen İhtisas Akademi Programı ile son bulacak. 15 Temmuz Milli İrade Salonu’ndaki programda akademisyenler ve öğrencilerle bir araya gelecek olan Bakan Çiftçi’nin, gündeme dair değerlendirmelerde bulunması bekleniyor.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 11:54 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Tarım sektörümüzde bu sene bereketli bir sene olacak gibi görünüyor" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Geçen yıl tarım sektörümüzde bir küçülme yaşamış olduk ama bu sene bereketli bir sene olacak gibi görünüyor" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla Ankara’da bir otelde düzenlenen Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Danışma Kurulu Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Yılmaz, tarım sektörünün stratejik bir sektör olduğunu ve insanlığın var olduğu günden bugüne kadar gıda ve tarım meselesinin gündemde olduğunu kaydederek, insanlığın teknolojik olarak hangi seviyeye gelirse gelsin tarım ve gıda konusunun hep gündemde olacağının altını çizdi. Son dönemde dünya genelinde yaşanan pandemi, savaş, iklim değişikliği tartışmaları gibi konuların tarım sektörünün stratejik önemini daha da artırdığına dikkat çeken Yılmaz, gıda güvenliği konusunu çok çok önemli gördüklerini belirtti. "Tarım sektörümüzde bu sene bereketli bir sene olacak gibi görünüyor" Halkın rahat erişebileceği bir tarım sektörü olmasının ülke ve milletin geleceği için çok kritik olduğunu ve bu anlayışla hareket ettiklerini aktaran Yılmaz, "Tarım sektörümüz geçen yıl şanssız bir dönem yaşadı, talihsiz bir dönem yaşadı. Hem don hadiseleri hem de kuraklık hadiseleri aynı sene içinde gerçekleşti. Bu tarımsal hasılamız üzerinde maalesef olumsuz bir etki yaptı. Geçen yıl tarım sektörümüzde bir küçülme yaşamış olduk ama bu sene bereketli bir sene olacak gibi görünüyor. Yapılan tahminler o yönde. Hem geçen senenin bazının düşük olması hem de bu sene yağışların uzun yıllardan sonra çok üst seviyelerde gerçekleşmesi tarımsal büyümemize büyük bir güç verecek. Bu sene genel büyümemize tarımın katkısı pozitif olacak ve inşallah bu zorlu dönemde tarım sektörümüz kalkınma sürecimize büyük bir güç verecek" değerlendirmesinde bulundu. "Gençleri ve kadınları daha fazla tarıma cezbetme yönünde çok güçlü politikalarımız var" Tarım sektöründe 4 buçuk milyondan fazla istihdam olduğuna ve istihdamın bu yıl artmasını beklediklerine değinen Yılmaz, "Tarım sektöründe maalesef yaş ortalaması giderek yükseliyor. Kırsal alana baktığımız zaman 55 yaş üstünün ağırlık kazandığını görüyoruz. Tarım sektöründeki bu gidişatı mutlaka durdurmamız ve geriye doğru çevirmemiz gerekiyor. Bu noktada Tarım ve Orman Bakanlığımızın büyük bir gayret içinde olduğunu biliyorum. Bugünün şartlarını dikkate alarak gençleri ve kadınları daha fazla tarıma cezbetme yönünde de çok güçlü politikalarımız var. Bunları da hayata geçireceğiz" ifadelerini kullandı. Yılmaz, tarım sektörünün yıldan yıla çok farklılıklar gösterebildiğine ve yaşanan iklim değişikliği ve artan su tüketimi nedeniyle mutlaka planlı tarımın güçlendirilmesi gerektiğine de vurgu yaptı. "Ülkemizde arz problemi yaşamıyoruz" Türkiye’nin bulunduğu bölgede küresel ekonomiyi etkileyen bir savaş sürecinin var olduğunu dile getiren Yılmaz, "Özellikle Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasıyla birlikte sadece doğal gaz ve petrol değil, gübre açısından da çok sıkıntılı bir tablonun oluştuğunu ifade etmek isterim. Savaşla birlikte özellikle amonyak tedariğinde ciddi sorunlar doğmuş durumda. Yine enerji maliyetlerinin artması; mazot, sulama ve lojistik maliyetlerine yansıyor. Biz bu maliyetleri sınırlayıcı tedbirler aldık, alıyoruz. Özellikle bu eşel mobil sistemine geçişimizle normalde dünya fiyatlarına baktığınızda mazot fiyatı, petrol fiyatı çok daha yükseğe çıkacaktı. Ama biz bütçeden fedakarlık yaparak bu etkiyi sınırlandırmış olduk. Bunun da tarım sektörümüze mutlaka yansımaları söz konusu. Dünyada da bu konu tartışılıyor. Savaş çok uzarsa, bu maliyetler artarsa Sahra Altı Afrika’da açlık problemiyle karşılaşılacağına dair beklenti ifade edenler dahi var. Böyle bir dönemden geçiyoruz ama çok şükür biz tedbirlerimizi aldık. Ülkemizde bir arz problemi yaşamıyoruz. Özellikle Tarım ve Orman Bakanlığımızı ve Ticaret Bakanlığımızı tebrik etmek istiyorum. Savaşın ilk anlarından itibaren gübre konusunda ihracatın yasaklanması, ithalatın kolaylaştırılması, stoklarımızın yeterli seviyede olması, bu süreci sağlıklı bir şekilde atlatmamızda çok önemli pay sahibi" dedi. "Gıda üretimini arttırmamız enflasyonla mücadelemize de doğrudan katkı sunuyor" Makroekonomi politikalarında da en önemli görülen hususun enflasyonu aşağı çekmek olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Özellikle geniş kitleler açısından konut ve gıda konusu bizim için çok önemli iki başlık. Çünkü vatandaşlarımızın, özellikle de dar gelirli vatandaşlarımızın harcama kompozisyonu içinde bu iki kalem çok çok kıymetli. Buralarda elde ettiğimiz başarılar toplumumuzun, özellikle dar gelirli kesimlerin refahına daha fazla katkı yapıyor. Biz de bu anlayışla konut sektöründe 500 bin sosyal konut kampanyası başlattık. Arzı arttırmaya çalışıyoruz. Enflasyonun bir talep tarafı var, bir de arz tarafı var. Merkez Bankamızın para politikalarıyla yaptıkları devam ediyor. Bir taraftan da enflasyonla mücadelenin sadece para politikasıyla olmadığının da farkındayız. Maliye politikamız ve yapısal dönüşümler çok kıymetli ve bu çerçevede arz yönlü tedbirler çok önemli. Bir taraftan da arzı arttırmamız gerekiyor. Bir taraftan da gıda arzını, gıda üretimini arttırmamız enflasyonla mücadelemize de doğrudan katkı sunuyor" diye konuştu. Sulama yatırımlarının çok ciddi ölçüde artırıldığına dikkati çeken Yılmaz, tasarruf konusunun ön plana çıkarıldığı kamu harcamalarında getirilen sınırlamaların içerisinde sulama harcamalarının olmadığına vurgu yaptı. "Sulama yatırımlarının payı 7,62 seviyesine yükselmiş durumda" Yılmaz, 2020 yılında sulamaya reel olarak verilen 51,2 milyar lira olan ödeneğin 2025 yılında 173,1 milyar lirayla zirve yaptığını aktararak, "Enflasyon karşısında yatırımların reel gücünün sadece korunmakla kalmayıp katlanarak arttırılması sahada yürüyen projelerin hız kesmeden devam etmesini sağlamıştır. 2026 yılında sulama yatırımları için başlangıç ödeneğimiz 146,4 milyar lira seviyesinde ancak 2026 yılı henüz tamamlanmadı. Yıl içinde özellikle sahadaki projelerin ivmesine bakarak sağlayacağımız ek ödeneklerle hali hazırdaki rakamın çok daha yüksek noktalara çıkmasını bekliyoruz. 2020-2025 döneminde 633 bin hektar tarım arazisini modern sulama imkanlarıyla buluşturduk ve gıda güvenliğimize bu anlamda çok ciddi bir katkı sunmuş olduk. 2020 yılında sulama yatırımlarının toplam kamu yatırımları içindeki payı sadece 4,45 iken 2026 yılında bu pay 7,62 seviyesine yükselmiş durumda. Dolayısıyla biz politika belgelerimizde tarım ve gıda öncelikli derken bunu bir laf olsun diye yazmıyoruz. Rakamlarla da bütçeden ayırdığımız kaynaklarla da bunun arkasında duruyoruz" ifadelerini kullandı. "2026 yılında toplam tarım bütçemiz 938 milyar lira" Toplam tarım bütçesinin 2026 yılında 938 milyar Türk lirası olduğunu belirten Yılmaz, "Bunun bir kısmı destek programları, tarıma dönük yatırımlar, çiftçilerimize sunduğumuz subvansiyonlu krediler, bir kısmı da vergi harcaması dediğimiz, vazgeçtiğimiz vergiler. Bunları topladığımızda milli gelirin 1,2’sine ulaşan bir tarımsal destekten bahsediyoruz. Önümüzdeki dönemde de sulama projelerini yine öncelikli alan olarak görmeye devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 11:48 İçişleri Bakanı Çiftçi’ye klasik arabalarla karşılama konvoyu İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bugün bir dizi temas ve incelemelerde bulunmak üzere Erzurum’da yoğun bir çalışma programı gerçekleştirecek. Sabah saatlerinde hava yolu ile Erzurum’a gelen İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’yi hava limanında kalabalık bir topluluk karşıladı ve sevgi gösterisinde bulundu. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin Erzurum programı, Aşkale ilçesinde başladı. Anayasa Mahkemesi Başkanı ve üyeleriyle birlikte Aşkale Geri Gönderme Merkezi’ni ziyaret eden Bakan Çiftçi, burada yürütülen düzensiz göçle mücadele çalışmaları, idari gözetim süreçleri ve merkezin genel durumu hakkında yetkililerden detaylı bilgi alacak. Aşkale’deki incelemelerin ardından kent merkezine geçecek olan Bakan Çiftçi, daha önce görev yaptığı Erzurum Valiliği’ni ziyaret ederek şehirdeki genel asayiş ve kamu yatırımlarına ilişkin brifing alacak. Bakan Çiftçi’nin bir sonraki durağı saat Erzurum Büyükşehir Belediyesi olacak. Belediye projeleri ve yerel hizmetlerin değerlendirileceği bu ziyaretin ardından, AK Parti Erzurum İl Başkanlığı’na geçerek teşkilat üyeleriyle bir araya gelecek. Program kapsamında sahaya inecek olan Bakan Çiftçi, Kongre Caddesi Demirciler Çarşısı’nda yer alan tarihi Fetih Camii restorasyon çalışmalarını yerinde inceleyecek. Valilik yaptığı dönemde başlatılmasına öncülük yaptığı çalışmalarda hakkında; detaylı rapor alacak olan Bakan Çiftçi, ardından Erzurumspor FK kulüp tesislerini ziyaret ederek yönetim ve futbolcularla bir araya gelecek. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin Erzurum’daki yoğun programı, akşam saat Atatürk Üniversitesi’nde düzenlenen İhtisas Akademi Programı ile son bulacak. 15 Temmuz Milli İrade Salonu’nda gerçekleştirilecek programda akademisyenler ve öğrencilerle bir araya gelecek olan Bakan Çiftçi’nin, gündeme dair değerlendirmelerde bulunması bekleniyor.
MHP Grup Başkanvekili Akçay: "Yapılacak anlaşmalar iki ülkenin yararına olacaktır"
26 Eylül 2025 Cuma - 15:41 MHP Grup Başkanvekili Akçay: "Yapılacak anlaşmalar iki ülkenin yararına olacaktır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmesine ilişkin, "Yapılacak anlaşmalar iki ülkenin yararına olacaktır. Burada en hassas olduğumuz nokta bu görüşmelerin bölgemizdeki barışın, huzurun tesisi bakımından Türkiye’nin oynadığı başat role destek vermesi gerekir ve bu beklenti içerisindeyiz" dedi. MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Manisa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Önder Aydın ve yönetimini ziyaret etti. Basın mensuplarının da katıldığı ziyarette Akçay, yerel basının önemine dikkat çekerek, basın çalışanlarının özlük haklarının ve mali şartlarının iyileştirilmesi gerektiğini vurguladı. Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Akçay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler 80. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada dünyada vicdanlı insanların hislerine tercüman olduğunu ve herkesi gururlandırdığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmesiyle ilgili de olumlu sonuçlar beklediklerini dile getiren Akçay, "Yapılacak anlaşmalar iki ülkenin yararına olacaktır. Burada en hassas olduğumuz nokta da bu görüşmelerin bölgemizdeki barışın, huzurun tesisi bakımından da Türkiye’nin oynadığı başat role destek vermesi gerekir ve bu beklenti içerisindeyiz. Bu bakımdan da ümitliyiz" diye konuştu. Akçay, iki liderin görüşmesinin "Terörsüz Türkiye" sürecine de olumlu katkı sunacağına inandığını vurguladı. CHP’yi eleştiren Akçay, "Bir siyasi partinin belediyeleri haklarındaki bu yolsuzluk, rüşvet, iltimas, irtikap gibi iddialar ile arasında bir kurumsal set çekmesi lazım. Yargı, sığınacağınız son sığınaktır. Bunu da saygıyla karşılayıp, bunun hukuki ve siyasi mücadelesini vermek lazım. Bütün iddiaları da bulunan şikayetçiler, ihbarcılar, itirafçılar kendi partilerinin mensupları. ’Masumiyet karinesi esastır’ diye devamlı tekrarlayan ise Milliyetçi Hareket Partisi. Yargı hükmünü verene kadar kimse suçlanamaz ama aklanamaz da. Biz kimseyi suçlamadık, suçlamıyoruz. Daha geçtiğimiz haftalarda Bayrampaşa Belediyesi için yapılan operasyonda, İstanbul bir ilçe yönetiminden iki MHP üyesi şahsın adı geçer geçmez ihraç sistemiyle disipline sevk edildi ve ihraç edildi. Bu yargıyla partinin kurumsal yapısı arasına set çekmektir. ’Aklan gel’ kardeşim. 2010 yılında Milliyetçi Hareket Partisi’nin Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak görevden uzaklaştırılmıştı. Genel Başkanımız ’Aklan gel’ dedi ve yargılandı Aytaç Durak. O zaman biz demedik ki ’Bu MHP’ye yapılan bir operasyondur, vesairedir’. Daha evvel de yaşanan bunun örnekleri var" dedi.
MHP heyeti "Terörsüz Türkiye" toplantıları çerçevesinde Kilis’te
26 Eylül 2025 Cuma - 14:27 MHP heyeti "Terörsüz Türkiye" toplantıları çerçevesinde Kilis’te Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Antalya Milletvekili Hilmi Durgun, partisinin "Terörsüz Türkiye" toplantıları çerçevesinde MYK üyeleri Mesut Gönül, Gökhan Güneri ve Mehmet Onur Kasım ile birlikte Kilis’i ziyaret etti. Durgun, 9 Ağustos’ta Erzurum merkezli 9 il ile başlayan "Terörsüz Türkiye" programının 27 Eylül’de tamamlanacağını söyledi. MHP Antalya Milletvekili Hilmi Durgun, "Terörsüz Türkiye" toplantıları çerçevesinde MYK üyeleri Mesut Gönül, Gökhan Güneri ve Mehmet Onur Kasım ile birlikte Kilis’i ziyaret etti. Heyet, MHP İl Başkanlığı’nda İl Başkanı İbrahim Halil Yılmaz, Musabeyli Belediye Başkanı Mehmet Ölmez ve ilçe başkanları ile diğer protokol üyeleri tarafından karşılandı. Burada bir açıklama yapan Milletvekili Durgun, 1 Ekim 2024’te Meclis’in 28. yasama döneminin açılışında Cumhurbaşkanı’nın yaptığı konuşmanın ardından genel başkanları Devlet Bahçeli’nin DEM grubu eş genel başkanına taziyesi dolayısıyla elini sıkmasıyla başlayan süreci hatırlattı. 22 Ekim 2024 tarihli MHP grup toplantısında Bahçeli’nin üç başlıkta teklif sunduğunu belirten Durgun, "Birincisi terör örgütünün lağvedilmesi ve silahların teslim edilmesi, Türk yargısının verdiği hükme razı olunması yönündeydi. Bu sürecin ardından 27 Şubat’ta yapılan açıklama, 12 Mayıs’ta terör örgütünün feshi ve temmuz ayında silahların yakılmasıyla başlatılan süreçte ilerliyoruz" dedi. Milletvekili Durgun, TBMM’nin çalışmalarına temmuz ayı itibarıyla ara vermesi sonrası Genel Başkan Devlet Bahçeli ve teşkilatlardan sorumlu MYK üyesi Edip Semih Yalçın’ın koordinasyonunda "Terörsüz Türkiye" programlarının 81 ilde uygulanmaya başladığını ifade etti. Durgun, 9 Ağustos’ta Erzurum merkezli 9 il ile başlayan toplantıların 27 Eylül’de Adana merkezli 9 il ve Kilis’in de dahil olduğu Gaziantep merkezli 9 ilin katılımıyla tamamlanacağını söyledi. Toplantılar öncesinde milletvekilleri, MYK üyeleri, başkanlar ve teşkilat mensuplarının illerde önemli STK’lar, ticaret ve ziraat odaları ile vatandaşları Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin ıslak imzalı davetiyesi ile toplantılara çağırdığını ve yarınki toplantının iki ana teması olduğunu belirten Durgun, "Bunlar, partimize atılmak istenen iftiralar ve algılar ile siyaset üstü bir konu olan Terörsüz Türkiye çalışmalarıdır. 86 milyonun tamamının desteklediği bu süreci nihayete erdirmeyi hedefliyoruz" diye konuştu.
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "(Erdoğan-Trump görüşmesi) Türkiye’nin bölgesel anlamdaki etkisini arttıran bir toplantı olduğunu görüyoruz"
26 Eylül 2025 Cuma - 13:50 TBMM Başkanı Kurtulmuş: "(Erdoğan-Trump görüşmesi) Türkiye’nin bölgesel anlamdaki etkisini arttıran bir toplantı olduğunu görüyoruz" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmeye ilişkin, "Türkiye’ye ümit ediyorum ki yeni kapılar açacak, yeni adımlar atılmasına vesile olacaktır. Yeni bir dönemdir, o açık görünüyor. Türkiye olarak da, Türkiye’nin bölgesel anlamdaki etkisini artıran bir toplantı olduğunu görüyoruz" dedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, 28. Dönem 3 yasama yılı faaliyetlerini değerlendirdi. Kurtulmuş, TBMM’nin dünyadaki en önemli meclislerinden biri olduğunu söyleyerek, "Her şeyden evvel devlet kuran bir Meclistir ki herhalde bu özelliğiyle dünyada benzeri yoktur. Ayrıca siyasetin gücünün yüksekliği, siyasi gücünün yüksekliği bakımından da dünyada örnek meclislerden birisidir. Yine Türkiye Büyük Millet Meclisi kurumsal kapasitesi bakımından da birçok meclis tarafından dikkatle takip edilir. Hatta açık söyleyebiliriz ki örnek alınan meclislerden birisidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi şüphesiz milli iradenin merkezidir. Milletin taleplerinin, beklentilerinin gerçekleştirildiği bir yerdir. Türkiye Büyük Millet Meclisi siyasi müzakerelerin de verildiği, en olgun şekilde verildiği bir kurumdur. Bu anlamda farklı siyasi kararların olgun bir şekilde çatısı altında müzakere edildiği, tartışıldığı ve milletin talepleri, beklentilerinin karşılanmaya çalışıldığı, sonunda çözülmeye gayret edildiği, devletin kurumsal yapılarının güven içerisinde hareket etmesi için de önemli bir kurumdur. Ayrıca şunu da çok açık söyleyebiliriz ki aslında Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türkiye’deki diğer bütün kurumlar da güvendiği için yasa yapma yeteneği, gücü vesilesiyle Türkiye’deki bütün kurumların genel işleyişlerini ve çerçevesini de ortaya koyabilecek bir siyasal ve güçle donatılmış olan bir meclistir" ifadelerini kullandı. Kurtulmuş, ’Terörsüz Türkiye’ sürecine ilişkin ise şunları söyledi: "Terörün bitirilmesi, Türkiye’de terörsüz bir Türkiye oluşturulabilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir komisyon oluşturuldu. 5 Ağustos’tan bu yana sürdürdüğü çalışmalarıyla büyük bir mesafeye ulaştı. Ümit ediyoruz ki en kısa zamanda Türkiye artık terörle ilgili kaybettiği yıllarındaki ağır ekonomik ve insani bedelleri geride bırakacak, yeni bir sayfa açarak, barış bulduğu, kardeşlik içerisinde yoluna devam edecektir. Zaten komisyonun adına da yansıdığı gibi milli dayanışma, kardeşlik ve demokrasi alanlarında görüşlerin tartışıldığı, tekliflerin en sonunda ortaya konularak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne iletileceği bu tarihi komisyon, esas itibarıyla her kararla büyük tarihi bir faaliyet icra etmektedir" şeklinde konuştu. Kurtulmuş, İsrail’in saldırgan tutumuna dikkat çekerek, TBMM’nin dış politika konusunda da görüş bildirdiğini ve bildiri yayımladığını hatırlattı. Kurtulmuş, "28. dönemin 3. yasama yılında da defaletle Meclis’te ya başkanlık tezkeresi olarak ya da partilerin ortak bildirisi olarak görüşlerini dile getirmiş ve uluslararası camiada dünya parlamentolarına örnek teşkil etmiş, en son yaptığımız toplantıda Meclis Olağanüstü toplantısında alınan karar her ne kadar Meclis Başkanlığı tezkeresi olarak katılan 442 milletvekili ittifakıyla kabul edilmiş olsa da Meclis’te grubu bulunan siyasi parti ve grubu bulunmayan diğer siyasi partiler de aynı metine imza atarak milli iradenin savunucusu olduklarını açık bir şekilde ortaya koymuşlardır. Dolayısıyla içeride ve dışarıdaki bütün gelişmelerde millet adına süreçlere vaziyet eden, karar alan, öncülük yapan bir Türkiye Büyük Millet Meclisi mevcuttur ve çok şükür her alanda, uluslararası alanda da Türkiye Büyük Millet Meclisi sesini en güçlü şekilde ifade edebilmektedir" diye konuştu. "Yaklaşık 91 grup ve kuruluş, kişi görüşlerini ve önerilerini Komisyonumuza sunmuştur" Kurtulmuş, Meclis’in faaliyetlerine ilişkin olarak, "28. dönem 3. yasama yılında 798 kanun teklifi milletvekilleri tarafından Meclis Genel Kurulu’na sunulmuş, 2 kanun teklifi de Cumhurbaşkanı tarafından Meclise sunulmuştur. Bunlar bir kısmı Meclis Genel Kurulu’nda, bir kısmı da Mecliste yer almaktadır. 3. yasama yılında 32 kanun kabul edilmiş, 46 Türkiye Büyük Millet Meclisi kararı alınmıştır. 901 saat 44 dakika çalışarak yaklaşık 37 bin sayfa tutanağın tutulduğu toplantılar gerçekleştirilmiştir. Ayrıca Meclis Genel Kurulu’nun yanında ihtisas ve araştırma komisyonlarımızda da toplantılar yapılmış, 995 saati aşkın toplantılar bu komisyonlarımızda düzenlenmiştir. Hiç şüphesiz Mecliste variyetini gösteren komisyonlarımızdan birisi de demin ifade ettiğim, tarihi bir nitelik taşıyan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu. Bu komisyon uzun bir hazırlık döneminden sonra Meclis’te temsil edilen partilerin biri dışında hepsinin temsil edildiği çok yüksek bir siyasal temsil kapasitesiyle kurulmuş ve ilk toplantısını 5 Ağustos tarihinde gerçekleştirmiştir. 5 siyasi parti grubu ve Mecliste temsil edilen 6 partiden oluşan 51 üyelik bir komisyondu. Şimdiye kadar 12 toplantı gerçekleştirilmiş ve toplamda 54 saati aşkın müzakereler yapılmıştır. Bu süreçte de yaklaşık 91 grup ve kuruluş, kişi görüşlerini ve önerilerini Komisyonumuza sunmuştur. Yazılı soru önergeleri bakımından da çok yoğun bir dönem geçirildi. 17 bini aşkın soru önergesi sorulmuş, bunlardan 9 bine yakını cevaplandırılmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sorulan soru önergesi 90’dır, bunun 84 tanesi cevaplandırılmış, 2’si ilgilisi tarafından geri çekilmiş, 4 soru önergesi de cevaplandırılma aşamasındadır. Meclis araştırma önergeleri ortaya konulmuş, çok yoğun çalıştığımız alanlardan birisi. Üçüncü yasama yılında bin 352 meclis araştırma önergesi verilmiş, kabul edilen 42 önerge ile 7 meclis araştırma komisyonu kurulmuştur" dedi. "Henüz bu konu Komisyonun gündemine gelmemiştir" Kurtulmuş, gazetecilerin Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun Abdullah Öcalan ile görüşüp görüşmeyeceği sorusu üzerine, "Komisyonun nasıl karar alacağı biliniyor. Henüz bu konu Komisyonun gündemine gelmemiştir" dedi. Komisyonun çalışmalarına ilişkin soru üzerine de Kurtulmuş, "Başlangıçta 31 Aralık nihai tarih olarak koyduk. Eğer gerekirse ikişer aylık sürelerle Komisyon çalışmalarını uzatmanın yetkisi veriliyor. Beklentilerimin üstünde olduğu bir süreç sürdürüyoruz. Yani şeffaf, açık. Komisyon tarafından bu süreçle ilgili kimler varsa, kimler olabilirse gerek STK’lar olarak, üniversite hocaları olarak, kitlesel örgütlerin temsilcileri olarak, bunların hepsinin ya da bu süreçten mağdur olan ailelerin, başta şehit ailelerimizin olmak üzere, gazilerin olması dinlenmesidir" ifadelerini kullandı. Terör örgütünün silah bırakmasının devam edip etmediği sorusu üzerine Kurtulmuş, "Burada çatışma çözümleri üzerinde söz alan öğretim üyesi arkadaşlarımız, dünya örneklerinden ifade ettiler. Bizim şu anda Türkiye’de geldiğimiz nokta, başka örneklere baktığımız zaman, 5 ila 9 yıl arasında, değerlidir, önemlidir. Ama dediğiniz gibi silahların tamamen bırakılması, artık Türkiye için çatışma döneminin geride kalmış olması en hızlı hususlardan birisidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yapacağı bir şey değil, Türkiye Birliği Meclisi bu sürece sadece vaziyet eder. Esas itibariyle devletin güvenlik kurumu, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Genelkurmay Başkanı başta olmak üzere terörle mücadele ile ilgili güvenlik kurumları, saha tespitlerini yaparlar ve bunlar yine devletin ilgili güvenlik kurumu tarafından tespit edilir, kayıt altına alınır. Örgütün müdürüyle silah bıraktığı ve fesih sürecinin tamamlandığı ortaya konulursa bu süreçlerin hepsinde Meclis, Komisyon olarak biz sadece gözlem yapabiliriz, duruma vaziyet ediliriz. Ama nerede, kim, kaç tane silah bıraktı, bu bizim işimiz değil" şeklinde konuştu. Yasal düzenleme konusunda pedalın iki tarafı gibi iki ayağın birlikte hareket etmesinin önemine işaret eden Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ihtisas veya araştırma komisyonu olmadığını söyledi. Kurtulmuş, "Bir ana çerçeve biz Türkiye Birlik Millet Meclisi’ne sunacağız. Bunu Komisyonun nihai raporuyla, diğer konuların hepsini de bunun içerisine tercih ederek sunacağız. Komisyonun vazifesi budur. Yasa çıkarmak ise Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin sorumluluğu olabilir. Meclisin kurduğu bu komisyon, bir yasa hazırlama komisyonu değil, bir rapor sunarak Meclise bunu göndermektir" dedi. "Türkiye’nin bölgesel anlamdaki etkisini artıran bir toplantı olduğunu görüyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD ziyareti ve ABD Başkanı Trump ile görüşmesine ilişkin soru üzerine Kurtulmuş, önemli bir ziyaret olduğunu ifade etti. Kurtulmuş, "Sadece Sayın Cumhurbaşkanımızın Trump’la görüşmesi değil, Cumhurbaşkanımızın diğer çalışmalarının tamamı, Genel Kurul konuşması, gazete, özel konuşması, Trump’la beraber Müslüman ülkenin derneğiyle birlikte yaptığı görüşmelerin hepsini bir bütün olarak gördüğümüzde, son dünkü Trump görüşmesinde bizim açımızdan oldukça olumlu bir sorumluluk ortaya çıkmıştır. Hakikaten önemli bir tarihi gelişmeydi. Bu görüşmeler hem Amerika ilişkileri hakkında, hem bölgedeki dengeler hakkında Türkiye’ye ümit ediyorum ki yeni kapılar açacak, yeni adımlar atılmasına vesile olacaktır. Yeni bir dönemdir, o açık görünüyor. Türkiye olarak da, Türkiye’nin bölgesel anlamdaki etkisini artıran bir toplantı olduğunu görüyoruz" dedi. ABD Büyükelçisi Barrack’a cevap ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın meşruiyet açıklamasına ilişkin de Kurtulmuş, "Herkesin sözü kendisindedir. Düzelttiğini ifade etti. Ancak bir şey söyledi; ’Siyasi hayatımız boyunca hep demokrasiden yana, milli iradeden yana olduk.’ Türkiye’de meşruiyetin bir tane kaynağı vardır. O da millet iradesidir. Millet iradesinden başka hiçbir odağın Türk siyasetine meşruiyet sağlaması mümkün değildir. Şu anda da Türkiye’de sağlam bir demokrasi vardır, olgun bir demokrasi vardır. Defaetle ve bedelini ödemiş, demokrasinin bedelini ödemiş olan her tarafta olgun bir halk vardır. Bu kadar kısa süren demokrasi tarihimizin kaç kere darbelerle önünün kesildiğini düşünün. Milletin ne kadar büyük bedeller ödediğini biliyoruz. Dolayısıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı, Türkiye’de milli iradenin temsil edildiği, milli iradenin tecelli ettiği bir çatıdır. Meşruiyetin yegane kaynağı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin temsil edilen bir çatısıdır" dedi. "Türkiye artık bu anayasayı taşıyamıyor" Yeni anayasa konusunda Kurtulmuş şunları kaydetti: "Bir ülkenin demokrasisini belirleyen dört yasal metin vardır; Anayasa, Meclis iç tüzüğü, siyasi partiler yasası ve seçim yasası. Bütün bunlarla ilgili düzenlemeler yapılabilmesi mümkündür ve elzemdir. Yani şartlar gösterdi ki bunlarla ilgili çalışmaların yapılması ve süratle sonuçlanması lazım. 28. dönemde bir toplantıda Meclis Başkanı seçildikten sonra yaptığım teşekkür konuşmasında bunu ifade etmiştim. Türkiye artık bu anayasayı taşıyamıyor. Daha doğrusu bu anayasa Türkiye’yi taşıyamıyor. Tabii ki benim de şahsi fikirlerim var. Ama Türkiye’nin yeni bir anayasa yapabileceğini, düzenlemeler yapabileceğini ortaya koyabilirim. Bütün bunlarda amaç şudur; Türkiye’nin demokratik standartlarını, Türkiye’de devletin hukuksal kapasitesini artırmak ve Türkiye’de özellikle devlet-millet kaynaşmasını sağlayacak, özellikle güven ortamını teyit edecek adımların atılmasını teyit etmek."
Bakan Tekin, Besni Eğitim Bayramı’na katıldı
26 Eylül 2025 Cuma - 13:33 Bakan Tekin, Besni Eğitim Bayramı’na katıldı Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adıyaman’ın Besni ilçesinde düzenlenen Besni Eğitim Bayramı’na katıldı. Programda konuşan Bakan Tekin, "Türkiye, eğitim öğretim alanında ciddi bir mesafe kat etti" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Besni ilçesinde 27.’si düzenlenen Besni Eğitim Bayramı’na Adıyaman Valisi Osman Varol, Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Milletvekili Hüseyin Özhan, Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Keleş, kurum müdürleri ve çok sayıda kişiyle katıldı. Besni Eğitim Bayramı dolayısıyla ilçe merkezinde düzenlenen ve Besni Ali Erdemoğlu Fen Lisesi’nde sona eren kortej yürüyüşüne de katılan Tekin, burada katılımcılara hitap etti. Konuşmasında eğitimin öneminden bahseden Bakan Yusuf Tekin, "Türkiye şu anda eğitim öğretimle ilgili göstergeler açısından, fiziki, teknolojik göstergeler ve akademik başarı açısından gerçekten dünyada çok farklı bir noktaya erişti. Bunun da örneklerini hem uluslararası raporlar gösteriyor hem de rahmetli Bülent Ecevit Başbakan iken Cumhuriyet’in 100’üncü Yılında Mektuplar diye bir proje başlatıyor. O dönem yani 2001-2002 yılında yazılan mektuplarda o mektupları yazan kişilerin ’Cumhuriyetin 100. yılında nasıl bir eğitim istiyoruz’ mektuplarının içerisinde onları okurken gördüklerimiz, bugün gerçekten Türkiye’de eğitim öğretim alanında ciddi bir mesafe kat ettiğimizi gösteriyor. Öğretmenlerimiz diyor ki ’İnşallah Cumhuriyet’in 100’üncü yılında 40-50 kişilik sınıflarda ders anlatabiliriz’, öğretmenlerimiz diyor ki ’İnşallah Cumhuriyet’in 100’üncü yılında okullarımızda birer tane bilgisayar olur’. Şu anda Türkiye’de okullarımızda ortalama derslik başına öğrenci sayısı 20’li rakamların altına düşmüş durumda. 65 binin üzerindeki okulumuzun tamamında internet erişim altyapısı var. Hepsinde internet erişim hizmeti var ve hepsinde dünyanın en büyük eğitim öğretim portalı olan içerik olan EBA‘ya erişim mümkün. Bu tabloyu bize yaşatan, bu tablonun yaşatılmasında, bu gururun bize yaşatılmasında emeği geçen siyasetçilerimize, bürokratlarımıza, bakanlarımıza hepsine teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
CHP’li belediyeden kişiye özel ‘kıyak’ atama
26 Eylül 2025 Cuma - 13:20 CHP’li belediyeden kişiye özel ‘kıyak’ atama Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, bir hafta önce ilçe seçimini kaybeden Çal CHP eski başkanını, üç ilçenin bölge koordinatörlüğüne atadı. CHP’lilerin bile eleştirdiği bu atama için "Liyakat diyenler, sadakati esas aldı. Bölge koordinatörünün maaşı ne kadar bilen yok" yorumları yapıldı. Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, geçtiğimiz yıl her ilçeye koordinatör atamıştı. Atanan isimlerin CHP ilçe teşkilatlarında görev yapması dikkat çekerken, mesleklerinin de elektrikçi, köfteci, futbolcu, emekli öğretmen, eczacı kalfası olması ise, liyakat tartışmasına neden olmuştu. İlçe koordinatörleri, büyükşehir belediyesinin yaptığı tüm çalışmalarını denetleme, takip etme yetkisine sahip. Bu durum, ilçelerdeki CHP’li belediye başkaları arasında da rahatsızlığa neden oldu. Çavuşoğlu, hızını alamadı, öyle bir atama yaptı ki; "Bu kadarına da pes" dedirtti. Ömer Dağlı’ya çok kıyak görev Büyükşehir Başkanı Çavuşoğlu, kamuoyunda ilçe koordinatörlerinin tartışması devam ederken, bu kez bölge koordinatörü görevlendirmesi yaptı. Bir hafta önce Çal ilçesinde CHP ilçe kongresi yapıldı. Seçimi Bülent Nuri Çavuşoğlu ile İl Başkanı Ali Osman Horzum’un desteklediği Ömer Dağlı farklı kaybetti. Yeni başkan Hüsamettin Ersoy oldu. Seçimin ardından çok kısa süre geçti. Çavuşoğlu, seçimi kaybeden Ömer Dağlı’yı Çal - Baklan - Bekilli bölge koordinatörü yaptı. Dağlı’nın ne kadar maaş alacağı bilinmiyor. Bu atama CHP’de içinde de büyük tartışmalara neden oldu. CHP Çal ilçe yönetimi içinde de büyük rahatsızlık olduğu, hatta istifaların bile olabileceği konuşuluyor. Kişiye özel atama İsmini vermek istemeyen bir partili, "Çavuşoğlu kendini desteklemeyen partililere meydan okudu. Yaptığı siyasi etiğe aykırı. Yapılan atama partimi için de büyük tartışmalara neden olacak. Biz yıllardır, liyakat diyoruz ama maalesef kişiye özel kıyak atama dönemi başladı. Bu görevlendirmeyi kabul etmiyoruz, edemiyoruz. İçimize sindiremiyoruz" dedi. "Kayyım atansa bundan iyiydi" Yapılan atamayı eleştiren başka bir partili ise eleştirisini "Bu kıyak atamayı yapacaklarına kayyım atasalar daha iyiydi. DESKİ ve belediye çalışmaları uzmanlık isteyen konular. Çok üzgünüz. İstanbul il başkanlığına kayyım atandı hepimiz ayağa kalktık, tepki gösterdik. Çavuşoğlu’nun bu ataması kayyımdan da beter" sözleriyle ifade etti.
CHP Balıkesir’de ikinci seçim skandalı
26 Eylül 2025 Cuma - 12:12 CHP Balıkesir’de ikinci seçim skandalı Balıkesir Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkanlık seçimlerinde yeni skandal yaşandı. Bandırma’da zarfların dağıtılmasının ardından seçimlerin iptal edilmesi sonrasında şimdi de Dursunbey ilçesi seçimleri gündem oldu. Oy pusulalarının elden ele gezdiğine vurgu yapan AK Parti Balıkesir İl Başkanı Mehmet Aydemir ise sandığın namusunun çiğnendiğini söyledi. AK Parti İl Başkanı Aydemir, sosyal medyada yayılan fotoğraf ve videolarda oy pusulalarının dışarıda elden ele dolaştırıldığının açıkça görüldüğünü hatırlatarak şöyle konuştu: "Sandığın namusu ayaklar altına alınmıştır. Seçim dediğiniz şey milletin iradesinin tecelli ettiği en kutsal süreçtir. Ama görüyoruz ki CHP, kendi ilçe seçiminde dahi güvenliği sağlayamamış, demokrasiyi adeta maskaraya çevirmiştir. Bu durum sadece CHP teşkilatını değil, bütün Balıkesir’i utandırmıştır" dedi. "CHP’nin skandal zincirine bir halka daha eklendi" Aydemir, CHP’nin sürekli kriz ve şaibelerle gündeme geldiğini belirterek şunları söyledi: "Dursunbey İlçe Kongresi’nde yaşanan rezalet, CHP’nin siyaset anlayışının bir yansımasıdır. Her fırsatta demokrasi nutukları atanların kendi üyelerine bile adil bir seçim yapamadığına şahit oluyoruz. Bu görüntüler CHP’nin samimiyetsizliğini ve halka verdiği hiçbir güvenceyi yerine getiremeyeceğini bir kez daha göstermiştir. Balıkesir’in ve Dursunbey ilçemizin adını bu şekilde şaibelerle kirletmeye CHP’nin hakkı yoktur. CHP, yıllardır skandallarla, krizlerle, kaoslarla anılıyor. Bu olay, milletimizin gözünde CHP’nin sorgulanacak bir siyasi anlayışa sahip olduğunu bir kez daha ortaya çıkardı. Biz AK Parti olarak, milletimizin iradesini ve demokrasinin şerefini korumaya devam edeceğiz" dedi. Dursunbey seçimi Öte yandan Dursunbey’de yapılan seçimlerde CHP’li isimlerin cebinden çıkan zarfları yine çevresindekilere dağıttığı iddia edildi. Konuyla ilgili CHP’den herhangi bir açıklama yapılmadı. (HT
Sultanbeyli’de Türkiye Yüzyılı Buluşmaları coşkuyla gerçekleşti
26 Eylül 2025 Cuma - 12:01 Sultanbeyli’de Türkiye Yüzyılı Buluşmaları coşkuyla gerçekleşti Sultanbeyli’de "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" programı kapsamında tam kadro sahaya inen AK Parti heyeti, vatandaşlarla bir araya gelip gönül köprüleri kurarken, birlik ve beraberlik mesajlarını da yineledi. Türkiye Yüzyılı vizyonuyla Türkiye’nin dört bir yanında düzenlenen buluşmaların en güçlü adreslerinden biri de Sultanbeyli oldu. "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" kapsamında Sultanbeyli’de gerçekleşen programda, gün boyu süren etkinlikler boyunca AK Parti heyeti vatandaşlarla bir araya geldi. Sultanbeyli halkı da AK Parti’nin üst düzey kadrosunu bağrına basarken, kurulan sıcak diyaloglar, güçlü bir toplumsal birlikteliğin yansıması oldu. İlçe genelinde yapılan programlara Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş’ın yanı sıra İçişleri Eski Bakanı ve Erzurum Milletvekili Selami Altınok, MKYK Üyesi Hilmi Türkmen, Genel Merkez Disiplin Kurulu Üyesi Büşra Koyuncu, İstanbul Milletvekili Yahya Çelik, Bingöl Milletvekili Feyzi Berdibek, Hatay Milletvekili Kemal Karahan, Sakarya Milletvekili Ertuğrul Kocacık, Şanlıurfa Milletvekili Hikmet Başak, 27. Dönem İstanbul Milletvekili Canan Kalsın, İl Başkan Yardımcısı Muhammet Talha Kor, İl Yönetim Kurulu Üyesi Rıdvan Bural ve İlçe Başkanı Ayhan Üşdi katıldı. Sultanbeylili vatandaşlar buluşmaya yoğun ilgi gösterdi Buluşmalar kapsamında Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş, birlik ve beraberlik mesajları verdi. Sultanbeyli halkının, ülkenin geleceği adına her zaman en ön safta yer aldığını vurgulayan Başkan Tombaş, "Bugün burada sadece bir program gerçekleştirmiyoruz; aynı zamanda bu topraklara, bu millete ve yarınlarımıza dair büyük bir kararlılık ortaya koyuyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde şekillenen Türkiye Yüzyılı vizyonuna Sultanbeyli olarak en güçlü desteği veriyoruz. 7’den 70’e tüm hemşehrilerimizin gösterdiği ilgi ve samimiyet, bu davanın ne kadar sağlam temellere dayandığını bir kez daha ortaya koydu. Bu kutlu yürüyüşte Sultanbeyli her zaman öncü olmaya devam edecek" şeklinde konuştu. "Gönül belediyeciliği vizyonuyla çalışıyoruz" Başkan Tombaş, programın ardından ilçe genelinde yapılan çalışmalar hakkında da bilgi verdi. Başkan Tombaş, "Sultanbeyli’de gönül belediyeciliği anlayışıyla her bir vatandaşımıza temas ediyoruz. Türkiye Yüzyılı’nın yerel yansımalarını ilçemize taşıyacak projelerimizle yolumuza kararlılıkla devam ediyoruz. Sultanbeyli’mizde hemşehrilerimizle buluşan tüm dava ve yol arkadaşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum" dedi.