POLİTİKA - 26 Eylül 2025 Cuma 13:50

TBMM Başkanı Kurtulmuş: "(Erdoğan-Trump görüşmesi) Türkiye’nin bölgesel anlamdaki etkisini arttıran bir toplantı olduğunu görüyoruz"

A
A
A
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "(Erdoğan-Trump görüşmesi) Türkiye’nin bölgesel anlamdaki etkisini arttıran bir toplantı olduğunu görüyoruz"

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmeye ilişkin, "Türkiye’ye ümit ediyorum ki yeni kapılar açacak, yeni adımlar atılmasına vesile olacaktır. Yeni bir dönemdir, o açık görünüyor. Türkiye olarak da, Türkiye’nin bölgesel anlamdaki etkisini artıran bir toplantı olduğunu görüyoruz" dedi.


TBMM Başkanı Kurtulmuş, 28. Dönem 3 yasama yılı faaliyetlerini değerlendirdi. Kurtulmuş, TBMM’nin dünyadaki en önemli meclislerinden biri olduğunu söyleyerek, "Her şeyden evvel devlet kuran bir Meclistir ki herhalde bu özelliğiyle dünyada benzeri yoktur. Ayrıca siyasetin gücünün yüksekliği, siyasi gücünün yüksekliği bakımından da dünyada örnek meclislerden birisidir. Yine Türkiye Büyük Millet Meclisi kurumsal kapasitesi bakımından da birçok meclis tarafından dikkatle takip edilir. Hatta açık söyleyebiliriz ki örnek alınan meclislerden birisidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi şüphesiz milli iradenin merkezidir. Milletin taleplerinin, beklentilerinin gerçekleştirildiği bir yerdir. Türkiye Büyük Millet Meclisi siyasi müzakerelerin de verildiği, en olgun şekilde verildiği bir kurumdur. Bu anlamda farklı siyasi kararların olgun bir şekilde çatısı altında müzakere edildiği, tartışıldığı ve milletin talepleri, beklentilerinin karşılanmaya çalışıldığı, sonunda çözülmeye gayret edildiği, devletin kurumsal yapılarının güven içerisinde hareket etmesi için de önemli bir kurumdur. Ayrıca şunu da çok açık söyleyebiliriz ki aslında Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türkiye’deki diğer bütün kurumlar da güvendiği için yasa yapma yeteneği, gücü vesilesiyle Türkiye’deki bütün kurumların genel işleyişlerini ve çerçevesini de ortaya koyabilecek bir siyasal ve güçle donatılmış olan bir meclistir" ifadelerini kullandı.


Kurtulmuş, ’Terörsüz Türkiye’ sürecine ilişkin ise şunları söyledi:


"Terörün bitirilmesi, Türkiye’de terörsüz bir Türkiye oluşturulabilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir komisyon oluşturuldu. 5 Ağustos’tan bu yana sürdürdüğü çalışmalarıyla büyük bir mesafeye ulaştı. Ümit ediyoruz ki en kısa zamanda Türkiye artık terörle ilgili kaybettiği yıllarındaki ağır ekonomik ve insani bedelleri geride bırakacak, yeni bir sayfa açarak, barış bulduğu, kardeşlik içerisinde yoluna devam edecektir. Zaten komisyonun adına da yansıdığı gibi milli dayanışma, kardeşlik ve demokrasi alanlarında görüşlerin tartışıldığı, tekliflerin en sonunda ortaya konularak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne iletileceği bu tarihi komisyon, esas itibarıyla her kararla büyük tarihi bir faaliyet icra etmektedir" şeklinde konuştu.


Kurtulmuş, İsrail’in saldırgan tutumuna dikkat çekerek, TBMM’nin dış politika konusunda da görüş bildirdiğini ve bildiri yayımladığını hatırlattı. Kurtulmuş, "28. dönemin 3. yasama yılında da defaletle Meclis’te ya başkanlık tezkeresi olarak ya da partilerin ortak bildirisi olarak görüşlerini dile getirmiş ve uluslararası camiada dünya parlamentolarına örnek teşkil etmiş, en son yaptığımız toplantıda Meclis Olağanüstü toplantısında alınan karar her ne kadar Meclis Başkanlığı tezkeresi olarak katılan 442 milletvekili ittifakıyla kabul edilmiş olsa da Meclis’te grubu bulunan siyasi parti ve grubu bulunmayan diğer siyasi partiler de aynı metine imza atarak milli iradenin savunucusu olduklarını açık bir şekilde ortaya koymuşlardır. Dolayısıyla içeride ve dışarıdaki bütün gelişmelerde millet adına süreçlere vaziyet eden, karar alan, öncülük yapan bir Türkiye Büyük Millet Meclisi mevcuttur ve çok şükür her alanda, uluslararası alanda da Türkiye Büyük Millet Meclisi sesini en güçlü şekilde ifade edebilmektedir" diye konuştu.



"Yaklaşık 91 grup ve kuruluş, kişi görüşlerini ve önerilerini Komisyonumuza sunmuştur"


Kurtulmuş, Meclis’in faaliyetlerine ilişkin olarak, "28. dönem 3. yasama yılında 798 kanun teklifi milletvekilleri tarafından Meclis Genel Kurulu’na sunulmuş, 2 kanun teklifi de Cumhurbaşkanı tarafından Meclise sunulmuştur. Bunlar bir kısmı Meclis Genel Kurulu’nda, bir kısmı da Mecliste yer almaktadır. 3. yasama yılında 32 kanun kabul edilmiş, 46 Türkiye Büyük Millet Meclisi kararı alınmıştır. 901 saat 44 dakika çalışarak yaklaşık 37 bin sayfa tutanağın tutulduğu toplantılar gerçekleştirilmiştir. Ayrıca Meclis Genel Kurulu’nun yanında ihtisas ve araştırma komisyonlarımızda da toplantılar yapılmış, 995 saati aşkın toplantılar bu komisyonlarımızda düzenlenmiştir. Hiç şüphesiz Mecliste variyetini gösteren komisyonlarımızdan birisi de demin ifade ettiğim, tarihi bir nitelik taşıyan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu. Bu komisyon uzun bir hazırlık döneminden sonra Meclis’te temsil edilen partilerin biri dışında hepsinin temsil edildiği çok yüksek bir siyasal temsil kapasitesiyle kurulmuş ve ilk toplantısını 5 Ağustos tarihinde gerçekleştirmiştir. 5 siyasi parti grubu ve Mecliste temsil edilen 6 partiden oluşan 51 üyelik bir komisyondu. Şimdiye kadar 12 toplantı gerçekleştirilmiş ve toplamda 54 saati aşkın müzakereler yapılmıştır. Bu süreçte de yaklaşık 91 grup ve kuruluş, kişi görüşlerini ve önerilerini Komisyonumuza sunmuştur. Yazılı soru önergeleri bakımından da çok yoğun bir dönem geçirildi. 17 bini aşkın soru önergesi sorulmuş, bunlardan 9 bine yakını cevaplandırılmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sorulan soru önergesi 90’dır, bunun 84 tanesi cevaplandırılmış, 2’si ilgilisi tarafından geri çekilmiş, 4 soru önergesi de cevaplandırılma aşamasındadır. Meclis araştırma önergeleri ortaya konulmuş, çok yoğun çalıştığımız alanlardan birisi. Üçüncü yasama yılında bin 352 meclis araştırma önergesi verilmiş, kabul edilen 42 önerge ile 7 meclis araştırma komisyonu kurulmuştur" dedi.



"Henüz bu konu Komisyonun gündemine gelmemiştir"


Kurtulmuş, gazetecilerin Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun Abdullah Öcalan ile görüşüp görüşmeyeceği sorusu üzerine, "Komisyonun nasıl karar alacağı biliniyor. Henüz bu konu Komisyonun gündemine gelmemiştir" dedi.


Komisyonun çalışmalarına ilişkin soru üzerine de Kurtulmuş, "Başlangıçta 31 Aralık nihai tarih olarak koyduk. Eğer gerekirse ikişer aylık sürelerle Komisyon çalışmalarını uzatmanın yetkisi veriliyor. Beklentilerimin üstünde olduğu bir süreç sürdürüyoruz. Yani şeffaf, açık. Komisyon tarafından bu süreçle ilgili kimler varsa, kimler olabilirse gerek STK’lar olarak, üniversite hocaları olarak, kitlesel örgütlerin temsilcileri olarak, bunların hepsinin ya da bu süreçten mağdur olan ailelerin, başta şehit ailelerimizin olmak üzere, gazilerin olması dinlenmesidir" ifadelerini kullandı.


Terör örgütünün silah bırakmasının devam edip etmediği sorusu üzerine Kurtulmuş, "Burada çatışma çözümleri üzerinde söz alan öğretim üyesi arkadaşlarımız, dünya örneklerinden ifade ettiler. Bizim şu anda Türkiye’de geldiğimiz nokta, başka örneklere baktığımız zaman, 5 ila 9 yıl arasında, değerlidir, önemlidir. Ama dediğiniz gibi silahların tamamen bırakılması, artık Türkiye için çatışma döneminin geride kalmış olması en hızlı hususlardan birisidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yapacağı bir şey değil, Türkiye Birliği Meclisi bu sürece sadece vaziyet eder. Esas itibariyle devletin güvenlik kurumu, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Genelkurmay Başkanı başta olmak üzere terörle mücadele ile ilgili güvenlik kurumları, saha tespitlerini yaparlar ve bunlar yine devletin ilgili güvenlik kurumu tarafından tespit edilir, kayıt altına alınır. Örgütün müdürüyle silah bıraktığı ve fesih sürecinin tamamlandığı ortaya konulursa bu süreçlerin hepsinde Meclis, Komisyon olarak biz sadece gözlem yapabiliriz, duruma vaziyet ediliriz. Ama nerede, kim, kaç tane silah bıraktı, bu bizim işimiz değil" şeklinde konuştu.


Yasal düzenleme konusunda pedalın iki tarafı gibi iki ayağın birlikte hareket etmesinin önemine işaret eden Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ihtisas veya araştırma komisyonu olmadığını söyledi. Kurtulmuş, "Bir ana çerçeve biz Türkiye Birlik Millet Meclisi’ne sunacağız. Bunu Komisyonun nihai raporuyla, diğer konuların hepsini de bunun içerisine tercih ederek sunacağız. Komisyonun vazifesi budur. Yasa çıkarmak ise Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin sorumluluğu olabilir. Meclisin kurduğu bu komisyon, bir yasa hazırlama komisyonu değil, bir rapor sunarak Meclise bunu göndermektir" dedi.



"Türkiye’nin bölgesel anlamdaki etkisini artıran bir toplantı olduğunu görüyoruz"


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD ziyareti ve ABD Başkanı Trump ile görüşmesine ilişkin soru üzerine Kurtulmuş, önemli bir ziyaret olduğunu ifade etti. Kurtulmuş, "Sadece Sayın Cumhurbaşkanımızın Trump’la görüşmesi değil, Cumhurbaşkanımızın diğer çalışmalarının tamamı, Genel Kurul konuşması, gazete, özel konuşması, Trump’la beraber Müslüman ülkenin derneğiyle birlikte yaptığı görüşmelerin hepsini bir bütün olarak gördüğümüzde, son dünkü Trump görüşmesinde bizim açımızdan oldukça olumlu bir sorumluluk ortaya çıkmıştır. Hakikaten önemli bir tarihi gelişmeydi. Bu görüşmeler hem Amerika ilişkileri hakkında, hem bölgedeki dengeler hakkında Türkiye’ye ümit ediyorum ki yeni kapılar açacak, yeni adımlar atılmasına vesile olacaktır. Yeni bir dönemdir, o açık görünüyor. Türkiye olarak da, Türkiye’nin bölgesel anlamdaki etkisini artıran bir toplantı olduğunu görüyoruz" dedi.



ABD Büyükelçisi Barrack’a cevap


ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın meşruiyet açıklamasına ilişkin de Kurtulmuş, "Herkesin sözü kendisindedir. Düzelttiğini ifade etti. Ancak bir şey söyledi; ’Siyasi hayatımız boyunca hep demokrasiden yana, milli iradeden yana olduk.’ Türkiye’de meşruiyetin bir tane kaynağı vardır. O da millet iradesidir. Millet iradesinden başka hiçbir odağın Türk siyasetine meşruiyet sağlaması mümkün değildir. Şu anda da Türkiye’de sağlam bir demokrasi vardır, olgun bir demokrasi vardır. Defaetle ve bedelini ödemiş, demokrasinin bedelini ödemiş olan her tarafta olgun bir halk vardır. Bu kadar kısa süren demokrasi tarihimizin kaç kere darbelerle önünün kesildiğini düşünün. Milletin ne kadar büyük bedeller ödediğini biliyoruz. Dolayısıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı, Türkiye’de milli iradenin temsil edildiği, milli iradenin tecelli ettiği bir çatıdır. Meşruiyetin yegane kaynağı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin temsil edilen bir çatısıdır" dedi.



"Türkiye artık bu anayasayı taşıyamıyor"


Yeni anayasa konusunda Kurtulmuş şunları kaydetti:


"Bir ülkenin demokrasisini belirleyen dört yasal metin vardır; Anayasa, Meclis iç tüzüğü, siyasi partiler yasası ve seçim yasası. Bütün bunlarla ilgili düzenlemeler yapılabilmesi mümkündür ve elzemdir. Yani şartlar gösterdi ki bunlarla ilgili çalışmaların yapılması ve süratle sonuçlanması lazım. 28. dönemde bir toplantıda Meclis Başkanı seçildikten sonra yaptığım teşekkür konuşmasında bunu ifade etmiştim. Türkiye artık bu anayasayı taşıyamıyor. Daha doğrusu bu anayasa Türkiye’yi taşıyamıyor. Tabii ki benim de şahsi fikirlerim var. Ama Türkiye’nin yeni bir anayasa yapabileceğini, düzenlemeler yapabileceğini ortaya koyabilirim. Bütün bunlarda amaç şudur; Türkiye’nin demokratik standartlarını, Türkiye’de devletin hukuksal kapasitesini artırmak ve Türkiye’de özellikle devlet-millet kaynaşmasını sağlayacak, özellikle güven ortamını teyit edecek adımların atılmasını teyit etmek."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bilecik Başkan Subaşı’ndan Bilecik’e yeni park müjdesi Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, Bilecik’e yeni park müjdesi verdi. Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, beraberindeki başkan yardımcıları ve birim müdürleriyle birlikte Ertuğrulgazi Mahallesi’nde yapımı süren Meram Kent Park çalışmalarını yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Çalışmalar kapsamında eğimden kaynaklanan kot farkı hafriyat çalışmalarıyla istenilen seviyeye getirildi. Parkta kullanılacak kent mobilyalarının üretimi ise belediye atölyelerinde sürdürülüyor. Fen İşleri Müdürlüğü ile Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekiplerinin koordineli şekilde yürüttüğü çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte bölgeye yeni bir sosyal yaşam ve yeşil alan kazandırılacak. Meram Kent Park’ın, tamamlandığında Bilecik’in yeni cazibe merkezlerinden biri olması hedefleniyor. Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, "Arkadaşlarımızla birlikte şehrimizin birçok noktasında devam eden çalışmaları yerinde inceledik. Uzun süredir üzerinde çalıştığımız Ertuğrulgazi Mahallesi Meram Kent Parkımızda büyük bir ilerleme kaydettik. Bir yandan eğimden kaynaklanan kot farkını hafriyat çalışmalarımızla istediğimiz seviyelere getirdik. Diğer yandan atölyelerimizde burada kullanılacak birçok mobilyanın da imalatı devam ediyor. Burada Fen İşleri Müdürlüğümüz yanı sıra Park ve Bahçeler Müdürlüğümüzün de çok çalışması oldu ve olacak. Çalışmaların tamamlanmasıyla şehrimizin en güzel park ve yaşam alanlarından birini Bilecik’e kazandırmış olacağız" dedi.
Muş Bulanık’ta "Hatıra Yolu" Projesi kapsamında 350 fidan dikildi Muş’un Bulanık ilçesinde çevre bilinci oluşturmak ve gelecek nesillere yeşil bir miras bırakmak amacıyla hayata geçirilen "Hatıra Yolu" projesi kapsamında 350 fidan toprakla buluşturuldu. Erentepe beldesine bağlı Gülçımen Mahallesi ile Esenlik köyü arasındaki yol güzergâhında gerçekleştirilen etkinlikte, Esenlik İlk ve Ortaokulu tarafından yürütülen proje kapsamında 150 adet çam fidanı, 50 adet dut ağacı, 50 akasya, 50 akçaağaç ve 50 çınar olmak üzere toplam 350 fidan dikildi. Etkinlikte konuşan Bulanık Kaymakamı Ömer Övünç Koşansu, Kahramanmaraş’ta yaşanan acı olayın toplumun hafızasında derin izler bıraktığını belirterek, hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencileri rahmetle andıklarını söyledi. Dikilen her ağacın anlamlı bir hatıra olduğunu ifade eden Koşansu, "Bugün onların aziz hatırasını yaşatmak adına bu anlamlı etkinliği gerçekleştiriyoruz. Dikilen her bir fidan, kaybettiğimiz canların anısını yaşatacak ve geleceğe bırakılmış güzel bir iz olacaktır. İnşallah bu fidanlar birlik, beraberlik ve dayanışmamızın sembolü olarak büyüyecek" dedi. Öğrencilerin etkinlikte yer almasının önemli olduğunu vurgulayan Koşansu, doğayı seven ve sorumluluk bilinciyle yetişen çocukların geleceğe umut olacağını ifade etti. Konuşmaların ardından protokol üyeleri, öğretmenler ve öğrenciler yol güzergâhında hazırlanan alanlarda fidan dikimi gerçekleştirdi. Öğrencilerin büyük heyecan yaşadığı etkinlikte çevre bilinci ve doğa sevgisinin önemine dikkat çekildi.
Kırşehir Eşine böbreğini verdi, sevgileri örnek gösterildi KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir’in Boztepe ilçesinde yaşayan Elibol çifti, fedakarlıklarıyla ’örnek aile’ olarak gösterildi. 2011 yılında böbrek rahatsızlığı yaşayan eşi Bilal Elibol’a böbreğini bağışlayan Remziye Elibol, eşinin diyalize girmeden hayata tutunmasını sağladı. Aile Haftası dolayısıyla Boztepe Kaymakamı Abdülhamit Bayram, Elibol çiftini evlerinde ziyaret etti. Ziyarette aileyle sohbet eden Kaymakam Bayram, çiftin fotoğraf albümlerini de inceledi. Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Kaymakam Bayram, ailenin toplumun temel taşı olduğunu belirterek, "Ziyaret bizim için çok kıymetli oldu. Aile, sevgi, sadakat, dayanışma ve fedakarlığın yaşandığı en güçlü birimdir. Elibol çifti bunun en güzel örneğini gösterdi. Burada sadece tıbbi bir bağ değil, aile bağının en güçlü örneklerinden birini gördük. Bu hikaye toplumumuza örnek olsun" dedi. Eşinin fedakarlığı örnek oldu Eşine genç yaşta böbreğini veren Remziye Elibol ise yaptığı fedakarlığı sevgiyle açıklayarak, "Ben onu sadece eş olarak değil, hayat arkadaşı olarak gördüm. İhtiyaç olsa iki böbreğimi de verirdim" ifadelerini kullandı. Nakledilen böbrekle sağlığına kavuşan Bilal Elibol da eşine teşekkür ederek, "Eşimden Allah razı olsun. Böbreğim iflas ettiğinde hiç düşünmeden bana böbreğini verdi. Bana ikinci bir hayat verdi. Diyalizle yaşam kalitesi düşüyor. Nakilden sonra normal hayatıma döndüm. Aşkımız var, problemimiz yok" diye konuştu.