POLİTİKA
Danıştay Başkanı Yiğit’ten "yeni anayasa" vurgusu: "Türkiye, toplumu kucaklayan bir huzur belgesine ihtiyaç duymaktadır" 11 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:23:41 Danıştay Başkanı Zeki Yiğit, Danıştay’ın 158’inci kuruluş yıl dönümü töreninde yaptığı konuşmada, "Türkiye özgür bir ortamda ve sivil bir inisiyatifle doğrudan milletimizin iradesiyle inşa edilmiş bireyi kısıtlayan değil toplumu kucaklayan bir huzur belgesine ihtiyaç duymaktadır" dedi. Danıştay’ın 158. Kuruluş Yıl Dönümü dolayısıyla tören düzenlendi. Danıştay Konferans Salonu’nda düzenlenen törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adalet Bakanı Akın Gürlek ile yargı mensupları katıldı. Açılış konuşmasını yapan Danıştay Başkanı Zeki Yiğit, konuşmasında, Danıştay’ın temellerinin 1868 yılında Şura-yı Devlet adıyla atıldığını belirterek, kurumun Osmanlı’dan Cumhuriyet’e intikal eden köklü bir hukuk mirası olduğunu söyledi. Kuruluş yıl dönümünün yalnızca bir kurumun tarihi açısından değil, hukuk devletinin güçlendirilmesi bakımından da önemli olduğunu ifade eden Danıştay Başkanı, Danıştay ve İdari Yargı Günü kapsamında hukukun üstünlüğü, hukuk devleti ve adalet kavramlarına ilişkin görüşlerini kamuoyuyla paylaştıklarını dile getirdi. Adaletin insanlık tarihi boyunca hak ile batıl mücadelesinin merkezinde yer aldığını kaydeden Başkan Yiğit, Hazreti Mevlana’nın adalet tarifine atıfta bulunarak, "Bizler tarihimizden devraldığımız adalet anlayışını Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin devlet olarak varlığı kabul edilemez’ sözleriyle birleştirerek Türkiye Yüzyılı’nda hukuk devletini her gün daha da tahkim etmek yükümlülüğü altındayız" dedi. Konuşmasında "Adalet mülkün temelidir" düsturunun devletin bekası ile toplumun huzuru arasındaki bağı temsil ettiğini belirten Yiğit, Şeyh Edebali’nin "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" sözünü hatırlatarak, hukukun üstünlüğünün korunmasının toplumsal düzen açısından önemine dikkat çekti. Küresel ölçekte yaşanan krizler, iletişim araçlarının etkisi ve teknolojik dönüşümlerin kadim değerleri örselediğini ifade eden Yiğit, "Hakikat ve güven algısının sorgulandığı bu hızlı değişim sürecinde değişmeyen yegane sabit eksen adalettir" diye konuştu. "Adalet toplumsal barışın güvencesidir" Adaletin yalnızca hukuki güvenliğin değil toplumsal barışın da temeli olduğunu vurgulayan Yiğit, "Bizim medeniyetimizde adalet sadece bir cezalandırma mekanizması veya soyut bir kurallar manzumesi olarak telakki edilmemiştir. Bilakis toplumsal bünyede açılan yaraları saran, sarsılan güven duygusunu yeniden tesis eden ve bireyi devletiyle kenetleyen onarıcı bir kudrettir" ifadelerini kullandı. Uluslararası hukuk ihlallerine de değinen Başkan Yiğit, insan hakları evrensel bildirgesi ve uluslararası sözleşmeler kapsamında herkesin temel hak ve özgürlüklere sahip olduğunu belirtti. İsrail’in Gazze başta olmak üzere Filistin, Lübnan ve diğer İslam ülkelerinde temel insan haklarını ihlal ettiğini öne süren Yiğit, uluslararası hukuk sisteminin çifte standart nedeniyle meşruiyet krizi yaşadığını savundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Dünya beşten büyüktür" sözlerine de atıf yapan Yiğit, bu ifadenin küresel hukuk düzeninin demokratikleşmesi ve yeni bir uluslararası nizam kurulmasına yönelik hukuksal bir çağrı olduğunu söyledi. İdarenin ve idari yargı sisteminin en büyük yapısal dönüşüm ihtiyacının müstakil bir idari usul kanunu olduğunu belirten Yiğit, böyle bir düzenlemenin hukuki öngörülebilirliği artıracağını ifade etti. "Anayasa sadece hukuki ve soyut bir metin değil vatandaşlarımızın huzur içinde yaşayabileceği bir toplumsal nizam vaadidir" Yargı reformu strateji belgeleri kapsamında dosyaların tekemmül sürelerinin kısaltılması, idari sulh müessesesinin zorunlu hale getirilmesi ve yapay zeka temelli karar destek sistemlerinin entegrasyonunun önemli gelişmeler olduğunu kaydeden Yiğit, "Teknolojinin hızı hakimlerimizin muhakemesinin ve vicdanının önüne geçmemelidir. Unutulmamalıdır ki yargılamada hız kendi başına bir gaye değil adaletin zamanında tecellisi için bir araçtır. Süreçleri hızlandırırken hukuki güvenlikten ve kararların niteliğinden taviz verilmemelidir. Adaletin onarıcı gücü ve toplumsal huzuru inşa eden vasfı bağlamında milli birliğimizin teminatı olan toplumsal sözleşmemize ve bunun hukuki belgesi olarak nitelendirebileceğimiz anayasamıza değinmekte fayda mülahaza ediyorum. Zira bir milletin bugünü ve geleceği hakkındaki kararı yürüyeceği yolun haritası olan anayasa sadece hukuki ve soyut bir metin değil vatandaşlarımızın güvenlik, özgürlük, milli birlik, adil bir hukuk düzeni ve huzur içinde yaşayabileceği bir toplumsal nizam vaadidir" dedi. "Türkiye özgür bir ortamda ve sivil bir inisiyatifle doğrudan milletimizin iradesiyle inşa edilmiş bireyi kısıtlayan değil toplumu kucaklayan bir huzur belgesine ihtiyaç duymaktadır" Yeni anayasanın toplumu kucaklayan bir "huzur belgesi" olması gerektiğini belirten Danıştay Başkanı Yiğit, "Ancak kabul etmeliyiz ki mevcut metin olağanüstü dönemde vesayetçi bir anlayışla o zamanın ruhunu yansıtacak şekilde kaleme alındığından hak ve özgürlükleri kontrolcü ve kısıtlayıcı bir dille düzenlemiştir. Yeni yüzyılda Türkiye özgür bir ortamda ve sivil bir inisiyatifle doğrudan milletimizin iradesiyle inşa edilmiş bireyi kısıtlayan değil toplumu kucaklayan bir huzur belgesine ihtiyaç duymaktadır. Yargı yetkisinin Türk milleti adına kullanılması ilkesi bu yetkinin dayandığı temel metninde bizzat milletin hür ve sivil iradesinin eseri olmasını zorunlu kılar. Türkiye Yüzyılı ilan edilen ikinci yüzyılın başında yeni bir başlangıç Cumhuriyetimizin milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde insan haklarına saygılı, demokratik tekamülü için gelecek nesillere karşı tarihi bir ödevdir. Küresel ölçekte adaleti ve eşitliği her platformda savunan ülkemizin bu tarihi iddiası kendi iç hukukunun temeli olan anayasasını en ileri demokratik standartlara kavuşturmasıyla daha da pekişecektir. Anayasamızın sivil bir ruha kavuşması milli birliğimizin tahkimi ile de doğrudan ilintilidir" ifadelerini kullandı. Sivil anayasanın milli birlik açısından önemine işaret eden Danıştay Başkanı Yiğit, "Sivil iradenin ortaya koyacağı bir hukuk nizamı sadece kağıt üzerinde kalan bir metin değil, her vatandaşın etnik, dini veya mezhebi kökenine bakılmaksızın bu toprakların asli ve eşit parçası olduğu gerçeğinin en güçlü ifadesi olacaktır" dedi. Konuşmasının sonunda yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığına vurgu yapan Danıştay Başkanı Yiğit, yargının günlük siyasi tartışmaların içine çekilmemesi gerektiğini belirtti. Hakimlik mesleğinin toplum nezdinde en saygın görevlerden biri olduğunu ifade eden Yiğit, yargı mensuplarının da tartışmalara zemin oluşturabilecek söylem ve davranışlardan kaçınması gerektiğini kaydederek, "Yargı ve adalet dağıtma göreviyle mükellef olan hakim dünyadaki en onurlu görevlerden birini icra etmektedir" ifadelerine yer verdi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:19 SBB Meclisi’nde Samsunspor’un tesisi gündeme geldi SAMSUN (İHA) – Süper Lig ekiplerinden Samsunspor’un antrenman ve kamp tesisi olarak kullandığı Nuri Asan Tesisi’nin taşınma konusu Samsun Büyükşehir Belediye (SBB) Meclisi’nde gündeme geldi. Meclis Başkanvekili Nihat Soğuk, Samsunspor sahibi Yüksel Yıldırım ile SBB Başkanı Halit Doğan’ın bir araya gelerek karar alabileceğini, alınacak karara da saygı duyacaklarını söyledi. SBB Meclisi Mayıs ayı 1. birleşimi, Meclis Başkanvekili Nihat Soğuk başkanlığında meclis toplantı salonunda yapıldı. Mecliste 45 gündem maddesinin yanı sıra gündem önerileri ve gündem dışı maddeler olmak üzere 60’a yakın madde gündeme alınarak ilgili komisyonlara havale edildi. Mecliste gündem maddelerinin havalesinden sonra söz alan CHP Grup Başkanvekili Atilla Tekcan, bir süredir kamuoyunda konuşulan Samsunspor Nuri Asan Tesisleri’nin taşınması ya da bulunduğu Doğu Park’tan çıkartılmasıyla ilgili gelişmeleri sordu. "Samsunspor ile alakalı hadisenin siyasi malzeme yapılmasını çok doğru bulmuyorum" Samsunspor markasının siyasi malzeme yapılmaması gerektiğini ve her iki kurumun başkanının da konuyu konuşarak karar alabileceklerini ifade eden Nihat Soğuk, "Bu şehrin en önemli markası olan ve ben de kendisinde yönetici olarak hizmet etmekten gurur duyduğum Samsunspor ile alakalı hadisenin siyasi malzeme yapılmasını çok doğru bulmuyorum. Samsun’un değeri olan markası Samsunspor’umuzu siyasi malzeme yapmayı uygun bulmuyorum. Geçmişte de profesyonel futbol oynamış ve yöneticilik yapmış biri olarak Samsunspor’a ne kadar iyi noktadan baktığımız, onların menfaati ve geleceği ile ilgili kararlar alınması noktasında bir şeyler söz konusu ise gerek Samsunspor’un başkanı gerek belediyemizin başkanı olmak üzere bunlar nihayetinde bu şehrin iki güzide insanı. Biri seçilmiş, biri de Samsunspor’un başkanı ve sahibi. Bir araya gelirler, Samsunspor ile ilgili olabilecek konular ne ise otururlar, konuşurlar, anlaşırlar. Varacakları kararı biz de saygıyla kabul ederiz. Durum bundan ibarettir" dedi. Mecliste öte yandan merhum eski SBB başkanlarından Muzaffer Önder ve Mustafa Demir’in adının yapılara verilmesini içeren madde de diğer maddeler gibi daha kapsamlı görüşülmek adına ilgili komisyona havale edildi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:11 AK Parti Kayseri Teşkilatı 30 günde 14 bin 526 haneyi ziyaret etti AK Parti Kayseri İl Başkanlığı, vatandaşlarla birebir temas kurmaya yönelik gerçekleştirdiği hane ziyaretlerini aralıksız sürdürüyor. İl genelindeki 16 ilçede yürütülen çalışmalar kapsamında son 30 gün içerisinde toplam 14 bin 526 hane ziyaret edildi. Kadın Kolları, Gençlik Kolları, ana kademe teşkilatları ve teşkilat mensuplarının yoğun katılımıyla gerçekleştirilen ziyaretlerde vatandaşların talep ve önerileri dinlenirken, gönül buluşmaları da gerçekleştirildi. AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan, yürütülen saha çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Başkan Okandan şu ifadelere yer verdi: "Her hanede gönüller kazanmaya, her kapıda samimiyetle hemşehrilerimizle buluşmaya devam ediyoruz. 16 ilçemizde; kadın kollarımız, gençlik kollarımız, ana kademe teşkilatlarımız ve tüm yol arkadaşlarımızın özverili gayretiyle gerçekleştirdiğimiz hane ziyaretlerimiz aralıksız sürüyor. Son 30 günde 14 bin 526 hanenin kapısını çalarak vatandaşlarımızla bir araya geldik; taleplerini dinledik, gönüllerine misafir olduk, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını ilettik. Bizler için siyaset; yalnızca seçimden seçime değil, her zaman milletimizin yanında olabilmektir. Bu anlayışla bugün olduğu gibi yarın da sahada olmaya, gönül köprüleri kurmaya ve hemşehrilerimizle omuz omuza yürümeye devam edeceğiz. Sahadayız, Milletimizle birlikteyiz ve daima sahada olmaya devam edeceğiz." AK Parti Kayseri İl Başkanlığı tarafından yürütülen saha çalışmalarının önümüzdeki süreçte de aynı kararlılıkla devam edeceği belirtildi.
MHP Datça İlçe Başkanı Özçelik: "Belediyenin mali yönetim anlayışı sürdürülemez durumda"
06 Ekim 2025 Pazartesi - 11:34 MHP Datça İlçe Başkanı Özçelik: "Belediyenin mali yönetim anlayışı sürdürülemez durumda" MHP Datça İlçe Başkanı Oğuzhan Özçelik, Datça Belediyesi’nin mali yönetim anlayışının sürdürülemez olduğunu açıkladı. MHP Datça İlçe Başkanı Özçelik yaptığı açıklamada, "Ekim ayı Belediye Meclisi gündeminde yer alan, Sosyal Güvenlik Kurumu’na borç karşılığı devredilmesi planlanan 8 parsel, Datça halkında derin kaygılar uyandırmaktadır. Bu karar, ilçemizin geleceğini doğrudan etkileyen ve akıllarda pek çok soru işareti bırakan bir adımdır. Henüz Kasım 2024’te, benzer borçlar nedeniyle 8 taşınmazın satışı gerçekleştirilmişti. Aradan bir yıldan az bir süre geçmeden aynı sorunun tekrar gündeme gelmesi, Datça Belediyesi’nin mali yönetim anlayışının ne kadar sürdürülemez olduğunu gözler önüne sermektedir. Bu durum karşısında, belediye yönetimine şu soruları yöneltmek kaçınılmazdır. Belediyemiz her yıl borçlarını kapatmak için parsel mi satmaya devam edecek? Kaynak üretme yolları aranmak yerine, neden elimizdeki değerli arsalar bir bir heba ediliyor? Bu yaklaşımla Datça’nın yarınları nasıl güvence altına alınacak? Öte yandan, devir listesinde yer alan parsellerden biri olan 566 Ada 11 Parsel, Nisan 2024’te Belediye Meclisi’nde CHP meclis üyelerinin oylarıyla kreş yapımı için 20 milyon TL kredi çekilmesine yetki verilen arsadır. Bu noktada da şu sorular gündeme gelmektedir. Kreş projesi ne aşamada kaldı? Çekilmesi planlanan 20 milyon TL’ye ne oldu? Çocuklarımız için vaat edilen bu yatırım neden rafa kaldırıldı? Belediyeler, halkın malını korumak ve geliştirmekle yükümlüdür. Ne yazık ki bugün Datça Belediyesi, borç yükünü hafifletmek adına en kolay yolu seçiyor; yani vatandaşlarımızın değerli taşınmazlarını elden çıkarıyor. Bu tablo, çeyrek asırdır Datça’yı yöneten CHP’nin belediyecilik anlayışının en somut yansımasıdır. 25 yıllık iktidar döneminde gerekli denetimleri yapmayan CHP, halk kaynaklarını ve yatırımları koruma sorumluluğunu yerine getirmeyerek yerel başarısızlıklarını ulusal siyaset üzerinden örtbas etmeye çalışmaktadır. MHP Datça İlçe Başkanlığı olarak, CHP yönetimini ve Datça Belediyesi’ni Datça için üretken politikalar geliştirmeye, halkımızın haklarını savunmaya ve sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmeye davet ediyoruz" dedi.
CHP Aksu Kadın Kolları Başkanı Menzil Çakmak görevinden istifa etti
06 Ekim 2025 Pazartesi - 10:26 CHP Aksu Kadın Kolları Başkanı Menzil Çakmak görevinden istifa etti Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Aksu Kadın Kolları Başkanı Menzil Çakmak, görevinden istifa ettiğini sosyal medya hesabından duyurdu. Çakmak, istifasına gerekçe olarak parti içi usulsüzlük iddialarını, yaşadığı şiddet olaylarını ve ilgisizlik nedeniyle yaşadığı hayal kırıklığını gösterdi. CHP Aksu Kadın Kolları Başkanı Menzil Çakmak, görevinden istifa ettiğini sosyal medya hesabından duyurdu. Çakmak, yaptığı yazılı açıklamada, "Geçtiğimiz süreçte yaşanan ve partimizin büyüme çabalarını engelleyen uygulamalar nedeniyle görevimi sürdürmenin artık mümkün olmadığı kanaatine vardım" ifadelerini kullandı. Üyelikler engellendi, evraklar parçalandı Çakmak, İlçe Başkanlığı tarafından partiye üye olmak isteyen vatandaşların başvurularının kasıtlı olarak engellendiğini ve bazı evrakların yok edildiğini öne sürdü. Ayrıca, CHP Net sistemi üzerinden yapılan online üyeliklerin de çeşitli bahanelerle iptal edildiğini savundu. Fiziksel saldırı ve şiddet iddiası Açıklamasında ilçe delege seçimleri sırasında yaşanan bir olaya da dikkat çeken Çakmak, İlçe Başkanı’nın yeğeni tarafından kendisi ve ailesine sözlü ve fiziksel saldırıda bulunulduğunu iddia etti. Oğlunun darp edildiğini ve kendisinin de fiziksel şiddete maruz kaldığını belirten Çakmak, bu olayların ailesi üzerinde derin etkiler bıraktığını söyledi. "İl başkanlığı sessiz kaldı" Yaşanan olayları defalarca CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı ve Kadın Kolları İl Başkanı Necla İnci Bayrak’a ilettiğini belirten Çakmak, buna rağmen herhangi bir destek alamadığını iddia etti. Çakmak, partinin "koltuk koruma" anlayışıyla hareket ettiğini ve bu durumun örgüt içindeki çalışma azmini kırdığını ileri sürdü. "Değerlerimle örtüşmeyen bir yönetim anlayışı" Çakmak, "Tüm bu nedenlerle, üzerimdeki baskılar, yaşanan şiddet olayları ve partinin benim değerlerimle örtüşmeyen yönetim anlayışı nedeniyle CHP Aksu İlçe Kadın Kolları Başkanlığı görevimden istifa ediyorum" dedi. Çakmak, açıklamasının sonunda partide emek veren yol arkadaşlarına teşekkür ederek, "gerçek anlamda halkın partisi olma" mücadelesini sürdüreceklere başarılar diledi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan: "Hedefe ulaşamadık ama önemli hamleler yaptık"
05 Ekim 2025 Pazar - 23:10 Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan: "Hedefe ulaşamadık ama önemli hamleler yaptık" Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Gazze ablukasının kaldırılması için yola çıkan ve İsrail askerlerinin saldırısına uğrayan Küresel Sumud Filosu’na ilişkin, "Hedefe ulaşamadık ama önemli hamleler yaptık" dedi. Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan, Kırşehir’de partisinin Neşet Ertaş Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenen 8. Olağan İl Kongresi’ne katıldı. Kongre öncesinde Kırşehir Belediyesi, Kent Konseyi ve parti binasını ziyaret eden Arıkan, kongrede yaptığı konuşmada Gazze’ye uygulanan ablukanın kaldırılması amacıyla yola çıkan ve İsrail’in saldırısına uğrayan Sumud Filosu’na değinerek, "Sumud gemisi, Allah onlardan razı olsun. Onlarca gemiyi biz çıkardık" dedi. Arıkan, "Elhamdülillah bunu başardık. Nihai hedefe ulaşamadık ama nihai hedefe ulaşmakla ilgili önemli hamleler yaptık" dilye konuştu. Dünyadaki çatışmalara dikkat çeken Arıkan, "Bizlerin bu kongreyi yaptığı saatlerde dünyada 120 noktada silahlı çatışma var. 2024 yılında bu çatışmalarda 240 bin insan hayatını kaybetti" dedi. Savunma sanayiinin "milli bir mesele" olduğunu vurgulayan Arıkan, iktidarın savunma sanayiinde başarılı olması durumunda bundan memnuniyet duyacaklarını belirtti. Ancak savunma sanayiinin iç politikaya alet edilmemesi gerektiğini söyleyen Arıkan, "Siz bu durumu iç politikaya alet ederseniz, bunlar üzerinden hamasi söylemler gerçekleştirirseniz orada bir dur dememiz gerekiyor. Kaan uçaklarının motorunu dahi yapamadığımızı görmüş olduk" diye konuştu. Arıkan, partilerinin iktidara gelmesi halinde uygulamayı planladıkları politikaları sıralayarak, "2027 yılında iktidara geleceğiz. Bütçede faiz rakamı olmayacak, denk bütçe yaparak işlemlerin sadece Türk Lirası üzerinden yapılmasını temin edeceğiz. Bürokratların servet kaynakları sorgulanacak. Bürokratlara servetlerini nereden bulduklarını soracağız. Türkiye Varlık Fonu’nu kaldıracağız. Yabancılara peşkeş çekilen yatırım alanları yerine gerçek istihdam oluşturacak kişilere iş alanları sağlayacağız. Geçmişte olduğu gibi gelecekte de ağır sanayii ve kalkınma projeleri yürüterek, gelecekte yapılanları da paylaşacağız" dedi. Kongre sonrasında özel bir otelde gerçekleşen medya buluşmaları programına katılan Arıkan, istişare toplantısının ardından şehirden ayrıldı.
CHP Genel Başkanı Özel: "Karar olmadan kimseye ‘hırsız’ dedirtmem"
05 Ekim 2025 Pazar - 19:19 CHP Genel Başkanı Özel: "Karar olmadan kimseye ‘hırsız’ dedirtmem" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Mahkeme kararı kesinleşmiş, karar olmadan kimseye ‘hırsız’ dedirtmem. Kimseye ‘Rüşvet aldı’ dedirtmem. Kimseye ‘Belediyeyi soydu’ dedirtmem. Duyarsam, beterini duyarsınız. Hesabını verirsiniz" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bolu Belediyesi’nin 100’üncü Yıl Cumhuriyet Parkı tanıtımı ile Mezarlık İşleri Müdürlüğü Hizmet Binası ve Taziye Evi açılış törenine katıldı. Törende konuşan Özel, "Bolu, iki gündür bizi ağırlıyor. Abant’taydık ve yeni yasama döneminden önce milletvekillerimizi burada kampa aldık" dedi. Bolu kampından bahseden Özel, "Onlarla partimizin, Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu, yürüttüğümüz mücadeleyi, zorluklarımızı, Türkiye’nin önündeki zorlukları ve sıkıntıları birlikte nasıl aşabileceğimizi, partimizin 18-20 yıl sonra yenilenen parti programını, buradan ortaya çıkacak hükümet programını, bu hükümet programı ile birlikte vatandaşımızın artık kronikleşmiş ve ‘çözülemez’ diye düşündüğü başta yoksulluk, işsizlik, gençlerin yarınlara umutsuz bakmaları olmak üzere bu kalıcı sorunlara nasıl çözümler üreteceğimiz konusunda çok verimli iki gün geçirdik. Bunun sonunda belediyemizin, Tanju Başkan’ın haklı olarak çok üzerinde durduğu, anlata anlata bitiremediği, benim de yerinde görmemi istediği 100’üncü Yıl Cumhuriyet Parkı’nın birinci etabındaki ilerlemeyi, projenin geldiği noktayı ve gelecek yıl tamamı bittiğinde nasıl bir güzelliğin ortaya çıkacağını görmek için buradayız. Parkta bir çınar ağacını hep birlikte dikmek, biraz önce izledik Doğu ve Güneydoğulu vatandaşlarımıza seçimde verilen bir sözün, seçimin üzerinden bir buçuk yıl geçtiği noktada tutulduğunu görmek, yaşamın her evresinde olduğu gibi hem taziyede hem de cenaze hizmetlerinde, ki bu konudaki memnuniyet noktasında Tanju Başkan hep anlatıyor, tamamı ücretsiz olarak görülen ve vatandaşın büyük memnuniyet duyduğu bu hizmet binalarının da açılması için buradayız. Gerçekten iki gün boyunca hem Bolu’nun güzelliklerinden, bu mevsim geçişinden, gösterilen misafirperverlikten çok etkilendik. Yine cuma günü akşamüstü 19 Mart sonrası 59’uncu eylemimizi Bolu’da yaptık ve tarihindeki en görkemli siyasi mitinglerden bir tanesini gerçekleştirdik. Uzakta oturan arkadaşlar ayrıldı. Bana eşlik eden arkadaşlarla buradan memnun bir şekilde, misafirperverliğinizden memnun bir şekilde birazdan biz de ayrılacağız" dedi. "Karar olmadan kimseye ‘hırsız’ dedirtmem" CHP’li belediyelerin hizmetleriyle gurur duyduğunu ifade eden Özel, "Mahkeme kararı kesinleşmiş, karar olmadan kimseye ‘hırsız’ dedirtmem. Kimseye ‘Rüşvet aldı’ dedirtmem. Kimseye ‘Belediyeyi soydu’ dedirtmem. Duyarsam, beterini duyarsınız. Hesabını verirsiniz. En geç iki sene içinde seçim var. Ondan sonra kim kime iftira attı, kim kime haysiyet cellatlığı yaptı, bunların hepsini göreceğiz. Öyle iftirayla, yalanla, dolanla, haysiyet cellatlığıyla iktidarı koruyamazsınız. Bu millet hizmete bakıyor, hizmete. Buraya çıkıp Tanju Özcan anlatıyor da yalan atıyor olsa, bu ahali daha laf ağzından çıkarken alkışlar mı? Görmüyor musun şehri, görmüyor musun hizmeti, görmüyor musun teveccühü? Bütün belediye başkanlarımızın hizmetleriyle gurur duyuyoruz. Her birisiyle ayrı ayrı gurur duyuyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi onların elinde adım adım iktidara yürüyor. İyi yönetebileceğimizi oradan gösteriyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi tüm kadrolarıyla, büyük bir inançla, büyük bir kararlılıkla, büyük bir azimle, büyük bir cesaretle iktidara hazırdır. Bu iktidar gelecek sandık günü değişecek. Türkiye’de bütün mağdurların, bütün mazlumların, bütün fakirlerin, bütün emeklilerin, bütün orta gelirlilerin yüzü gülecek. Daha çok kazanacağız, adil paylaşacağız. Hep birlikte başaracağız. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Tanju Başkanıma ve bütün ekibine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sağ olsunlar, var olsunlar" diye konuştu.