POLİTİKA
Bakan Tekin: "Türkiye’de okul öncesi okullaşma oranı yüzde 94 seviyesine ulaştı" 08 Mayıs 2026 Cuma - 13:40:22 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye’de okul öncesi okullaşma oranının yüzde 94 seviyesine ulaştığını belirterek, "Bugün Türkiye genelinde 650 bini resmi olmak üzere toplam 750 bin derslikte eğitim hizmeti sunuyoruz. Bu rakam, eski derslik sayısının yaklaşık beş katına ulaşıldığını göstermektedir" dedi. Türkiye’nin en iyi fen liselerinin kampüslerini dönüştürme projesi çerçevesinde İzmir Fen Lisesi’ni ziyaret eden Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bahçesi yeniden tasarlanan okulda proje tanıtım programına katıldı. Ardından Bayraklı ilçesinde İzmir Şehir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi içindeki Hikmet Avcı Anaokulu’nun açılışını yapan Bakan Tekin, yaptığı açıklamada 2002 yılından itibaren eğitim öğretimin fiziki altyapısında önemli adımlar atıldığını söyledi. Bakan Tekin, "O dönem yaklaşık 350 bin olan derslik sayısının yarısı deprem ve ekonomik ömrünü tamamlama gibi nedenlerle yenilendi. Bugün Türkiye genelinde 650 bini resmi olmak üzere toplam 750 bin derslikte eğitim hizmeti sunuyoruz. Bu rakam, eski derslik sayısının yaklaşık beş katına ulaşıldığını göstermektedir. Sürece katkı sunan yerel yöneticilerimize ve hayırseverlerimize teşekkür ediyorum" dedi. Eğitim alanındaki yatırımlara dikkati çeken Bakan Tekin, okul öncesi okullaşma oranının yüzde 94 seviyesine ulaştığını vurguladı. Bayraklı ilçesine okul ve öğretmenevi sözü Göreve geldiği günden bu yana İzmir genelinde 120 okulun yapımının tamamlandığını dile getiren Bakan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bayraklı Belediye Başkanımızın dile getirdiği okul ihtiyaçları konusunda da yeni yatırımlara açığız. Bugün burada hayırsever Hikmet Bey ve Avcı ailesinden Bayraklı için bir okul ile bir öğretmenevi sözü istiyoruz. Sayın valimiz koordinasyonunda gerekli protokoller yapıldığı takdirde bu projelerin de açılışını en kısa sürede gerçekleştirmeyi arzu ediyoruz. Bu okullardan ülkesini ve milletini seven vatansever bireylerin yetişmesini temenni ediyorum." Bakan Tekin, okul bahçelerini çocukların sağlıklı vakit geçirebileceği oyun alanlarına dönüştürme çalışmalarına başladıklarını hatırlatarak, "Temel eğitim bünyesinden, ilkokul ve ortaokullardan başlayarak okullarımızı yeni dizaynımızla geleneksel çocuk oyunlarının oynanacağı, sağlıklı bir şekilde vakit geçirileceği alanlara dönüştürmek üzere projemizi başlatmıştık. İnşallah diğer 31 okulu da aynı şekilde tamamladıktan sonra sürece destek verenlere yeniden teşekkür etme imkanı buluruz" ifadelerini kullandı. İzmir Valisi Süleyman Elban ise, hayata geçirilen projelerin İzmir’in eğitim altyapısına ve kalitesine büyük değer kattığını ifade ederek, emeği geçenlere teşekkür etti. Eğitimin her kademesine yapılan yatırımların önemine işaret eden AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar da, hem fen lisesindeki modern dönüşümün hem de hastane bünyesindeki anaokulunun öğrenciler için büyük bir fırsat olduğunu, çocukların daha iyi şartlarda yetişmesi için bu tür adımların artarak devam edeceğini söyledi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 13:25 Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Bitlis’ten başka ile hasta gitmesini engelleyecek şekilde bütün planlamalarımızı yapacağız" Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Bitlis’te bugün bin 65 yatak bulunduğunu belirterek, "Başka ile hasta gitmesini engelleyecek şekilde bütün planlamalarımızı yapacağız ve Bitlis’i sağlık anlamında da Türkiye’nin iyi şehirlerinden bir tanesi haline getireceğiz" dedi. Çeşitli ziyaretlerde bulunmak ve Bitlis Eren Üniversitesi’nde (BEÜ) dün başlayan 1. Uluslararası Sağlık ve Tıp Bilimleri Kongresi’ne katılmak üzere Bitlis’e gelen Bakan Memişoğlu, ilk olarak Bitlis Valiliğini ziyaret etti. Bitlis’te sağlık alanında yürütülen çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulunan Bakan Memişoğlu, vatandaşların sağlık hizmetlerine daha hızlı ve kaliteli şekilde ulaşabilmesi için yatırımların sürdüğünü belirtti. Kentteki hastaneler, sağlık personeli kapasitesi ve devam eden projeler hakkında da açıklamalarda bulunan Memişoğlu, sağlık altyapısının güçlendirilmesi adına çalışmaların devam edeceğini ifade etti. Bakan Memişoğlu, "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı kapsamında illerimize ulaşıyoruz. Bugün tarihimizin, medeniyetimizin en önemli şehirlerinden Bitlis’imizi ziyaret ediyoruz. Burada sağlık hizmetlerini değerlendireceğiz. Daha iyi insanlarımıza sağlık hizmeti sunmak için valimiz, milletvekilimiz, başkanlarımızla beraber Bitlis’in sağlıkla ilgili durumunu yerinde görmek için buradayız. Öncelikle Bitlis’te sağlıkla ilgili 365 yatağı varken, bugün bin 65 yatağıyla 20 senede sağlıkta dönüşümde önemli yerlerden bir tanesi olmuş. Biz bunu daha da geliştirmek istiyoruz" dedi. Güroymak ve Hizan’da planla yaptıklarını ve en kısa zamanda hastane inşaatlarına başlayacaklarını belirten Bakan Memişoğlu, "Bu hastanelerimiz fiziki olarak gerçekten çok iyi hastanelerimiz olacaklar ve 50’şer yataklı, 25 odalı hastanelerimizle insanlarımıza hizmet vereceğiz. Burada aynı zamanda bağışçılarımızla beraber yaptığımız güzel bir hastanemiz daha var. Bu hastanemizle beraber Bitlis aynı zamanda tıp fakültesiyle öğrenci yetiştirmesiyle sağlığa hizmet edecek bir hale gelecek. Bu konuda da emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bizler de Bitlis’te, Tatvan’da, Güroymak’ta, Hizan’da ve bütün ilçelerimizde daha iyi sağlık hizmeti vermek için çalışacağız" ifadelerini kullandı. Bitlis’te sağlıklı hayat merkezlerinden iki tane bulunduğunu ve daha aktif olmasını istediklerini vurgulayan Memişoğlu, "Aile hekimlikleriyle de ilgili yeni düzenlemeler yaptık. Bitlis halkının kendi aile hekimiyle daha çok buluşması için de elimizden gelen bütün imkanları kullanacağız. Ben herkese teşekkür ediyorum. Bitlis’imizin, bu güzel ilimizin daha iyi sağlık hizmeti sunması için bakanlık olarak da bütün ekibimizle buradayız. İnşallah birçok hizmeti daha iyi hale getireceğiz. Çünkü anjiyo cihazını yenileyeceğiz. Yeni bir anjiyo cihazı da alacağız. Bitlis’ten başka ile hasta gitmesini engelleyecek şekilde bütün planlamalarımızı yapacağız ve Bitlis’i sağlık anlamında da Türkiye’nin iyi şehirlerinden bir tanesi haline getireceğiz" şeklinde konuştu. Valilik ziyaretinin ardından Bitlis Belediyesini de ziyaret eden Bakan Memişoğlu, kentte yürütülen çalışmalar hakkında Belediye Başkanı Nesrullah Tanğlay’dan bilgi aldı.
08 Mayıs 2026 Cuma - 12:58 Bakan Bak: "Yüzme Bilmeyen Kalmasın projesi çerçevesinde bu zamana kadar yaklaşık 12 milyon insanımıza yüzme öğrettik" Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "Yüzme Bilmeyen Kalmasın projesi çerçevesinde bu zamana kadar yaklaşık 12 milyon insanımıza, çocuğumuza, gencimize yüzme öğrettik. Hepimiz derelerde öğrendik ama esas havuzda öğrenmek çok daha başka. Havuzda hocalar eşliğinde stilini öğreniyorsunuz. Biz su ile kavga ediyorduk" dedi. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Trabzon’un Akçaabat ilçesi Yaylacık Mahallesi’nde yapımı tamamlanan Yarı Olimpik Yüzme Havuzu’nun açılışına katıldı. Törende bir konuşma yapan Bakan Bak, Türkiye’nin spor tesisleri devrimi yaşadığını belirterek, "Geldiğimizde sınırlı sayıda olan spor tesislerinin hepsini katlayarak her mahalleye, köye, ilçeye yayılmasını gerçekleştirdik. Türkiye’de şu anda tamamlanmış 780 tane yarı olimpik ve olimpik yüzme havuzu var. İnşaatı devam eden 100 tane havuz var. Yüzme Bilmeyen Kalmasın projesi çerçevesinde bu zamana kadar yaklaşık 12 milyon insanımıza, çocuğumuza, gencimize yüzme öğrettik. Hepimiz derelerde öğrendik ama esas havuzda öğrenmek çok daha başka. Havuzda hocalar eşliğinde stilini öğreniyorsunuz. Biz su ile kavga ediyorduk. Akçaabat yüzme havuzundan açıldığında beri 9 bin 800 kişi faydalanmış. Bir çocuğun yüzme bilmediği için boğularak hayatını kaybetmesinin karşılığı yok. O yüzden Cumhurbaşkanımız ’Gittiğiniz her yere spor tesisi yapacaksınız’ diye talimat verdi. Dijital bağımlılık, uyuşturucu, içki ve kumar gibi bağımlılıklarla mücadelenin önleyicisi spordur" ifadelerini kullandı. "Anadolu efsanesini oluşturan Trabzonspor çok kıymetli" Trabzon’un bir spor şehri olduğunu kaydeden Bakan Bak, "Trabzon’u tartışmaya gerek yok. Trabzon bir spor şehri. Neresinden bakarsanız bakın Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren ve daha öncesinde de sporla iç içe olmuş bir şehir. Trabzonspor gibi bir dünya markası var. Trabzonspor’u da tebrik ediyoruz. Anadolu efsanesini oluşturan Trabzonspor çok kıymetli. Çocukluğumuzda onları takip ederdik. Trabzonspor’un lige getirdiği renk, alt yapısından yetiştirdiği sporcular ve teknik adamların hepsinin farklı bir özelliği var. Trabzon hakikaten sporun başkenti" diye konuştu. "Toplumumuz obezite tehlikesi ile karşı karşıya" diyen Bakan Bak, "Çok hareket etmemiz lazım. Hareket etmeyen bir toplum sağlık sorunları yaşamaya başlıyor. Herkesi spor yapmaya ve hareket etmeye davet ediyoruz. Spora yapılan bir liralık yatırım, bize 5 lira olarak geri geliyor" şeklinde konuştu. "1 milyon yatak kapasitesine ulaştık" Öğrenci yurtlarında 1 milyon yatak kapasitesine ulaştıklarını dile getiren Bakan Bak, "Bu yıl üniversiteye başvuran öğrencilerden yüzde 99,6’sını yerleştirdik. 1 milyon yatak kapasitesine ulaştık. Cumhurbaşkanımız, ’Dışarıda hiçbir öğrenci kalmayacak, her çocuğumuza eğitimde barınma hakkını sağlayacaksınız’ diye talimat verdi. Öğrencilerimize sabah kahvaltısını ve akşam yemeğini ücretsiz veriyoruz. Sadece ayda bin TL sembolik ücret alıyoruz. Böyle bir yapı dünyada yok. Gençlerimizi diğer akımlardan uzak tutmak, devletin kanatları altında tutmak için böyle talimatı var" ifadelerini kullandı. Bakan Bak, Türkiye Yüzyılı’nın gençliğin yüzyılı olacağını vurgulayarak, "Şampiyon Trabzonspor’u tebrik ediyoruz" dedi. Konuşmaların ardından Bakan Bak’a Sebat Gençlik Spor’un forması hediye edildi. Kurdele kesiminin ardından Bakan Bak ve beraberindekiler açılışı yapılan yüzme havuzunda incelemelerde bulundu. Açılışa Bakan Bak’ın yanı sıra Trabzon Valisi Tahir Şahin, AK Parti Trabzon milletvekilleri, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, ilçe belediye başkanları, sporcular ve vatandaşlar katıldı.
08 Mayıs 2026 Cuma - 12:31 Bakan Kurum: "Üretim hızımızı saatte 23, günde 550 konuta ulaştırdık" Türkiye’nin COP31’e Giden Yolu: Dirençli Şehirler Hatay programında konuşan Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 6 Şubat depremlerinin 110 bin kilometrekarelik alana yayıldığını ifade ederek saatte 23, günde 550 konut üreterek 27 Aralık 2025 itibarıyla 11 ilde toplam 455 bin konut ve iş yerini tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildiğini söyledi. Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği süreci kapsamında, farklı ülkelerden gelen bakanlar ile aralarında Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği gibi uluslararası kuruluşların yöneticilerinin de bulunduğu yabancı temsilciler, "Türkiye’nin COP31’e Giden Yolu: Dirençli Şehirler" panelinde Hatay’da bir araya geldi. COP31’e Başkanlık yapan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, panelde "dirençli şehirler" başlığı altında katılımcılara Asrın İnşa Seferberliği kapsamında Hatay’da hayata geçirilen; iklime ve afetlere dayanıklı, Sıfır Atık uyumlu ve yenilenebilir enerjili afet konutlarını anlattı. Asrın felaketi 6 Şubat depremlerinde yıkımın 110 bin kilometrekarelik alana yayıldığını ifade ede Bakan Kurum, "COP31 Başkanı olarak bugün burada bulunmanın benim için ayrı bir anlamı var. Çünkü bu yolculuğun merkezine şehirleri koyuyoruz. İklim eylemini sahaya indirerek çözümü şehirlerde büyütmek; dirençli, sürdürülebilir ve insan odaklı şehirleri küresel iklim gündeminin ana başlıklarından biri yapmak istiyoruz. Kasım ayında Antalya’da ev sahipliği yapacağımız zirveyi yalnızca teknik müzakerelerin yürütüldüğü bir toplantı olarak görmüyoruz. Bu süreci; şehirlerin sorunlarına cevap veren, yerel yönetimlerin gücünü görünür kılan, sözleri somut sonuçlara dönüştüren bir çözüm platformu olarak değerlendiriyoruz. İşte bu nedenle, Hatay’daki program, Türkiye’nin iklim ve şehircilik vizyonunun sahadaki en anlamlı duraklarından biridir. Çünkü Hatay, bize acının yanında dayanıklılığı, umudu ve yeniden kurma iradesini de hatırlatıyor. Evet, 6 Şubat 2023’te Türkiye olarak tarihimizin en uzun gününü yaşadık. 11 ilimizde, 14 milyon insanımız bu felaketten doğrudan etkilendi. 110 bin kilometrekarelik geniş bir alanda büyük bir yıkımla karşı karşıya kaldık. Binlerce canımızı kaybettik. Yaklaşık 850 bin yapı kullanılamaz hale geldi. O günlerde insanlarımız evlerinin eski yerini bile bulmakta zorlandı; bu acı hepimizin hafızasına kazındı. Ama biz o en uzun gecede bile umudumuzu kaybetmedik. 650 bin yardım görevlisi, lojistik çalışanı ve arama kurtarma personeliyle sahadaydık. 200 bin mimar, mühendis ve işçiyle tek yürek olduk. Fedakar insanlarımızın emeği karanlık anlarımızda ışık oldu. Devlet ve millet el ele verdi; asrın dayanışmasını asrın inşa seferberliğine dönüştürdük. Şu anda bulunduğumuz Hatay, depremin en ağır vurduğu ilimizdi. Yeniden inşa aşamasında en çok burada zorlandık. Ama geldiğimiz noktada, tüm şehirlerimizi, tarihi kültürel yerleri de dahil olmak üzere ayağa kaldırdık. Tüm bu çalışmaları yaparken üretim hızımızı saatte 23, günde 550 konuta ulaştırdık. 27 Aralık 2025 itibarıyla 11 ilimizde toplam 455 bin konut ve iş yerini tamamlayarak hak sahibi vatandaşlarımıza teslim ettik. Size 455 bin konutu şöyle anlatayım. Nüfus bakımından Litvanya, yüzölçümü açısından Bulgaristan, İzlanda kadar bir ülkeyi 2 yılda alt yapısı, okulları, iş yerleri, parkları, ibadethaneleri; topyekun bir şehircilik anlayışıyla yeniden inşa ettik" dedi. "Deprem sonrası yarım milyon konutu neredeyse sıfır enerjili bina konseptine uygun tasarladık" Bakan Kurum, tarihin en büyük kentsel yeniden inşa sürecini; verimlilik, çevre dostu yapılar, sıfır atık, akıllı sistem yönetimi ve sürdürülebilir yerleşim ilkeleri üzerine kurduklarını belirterek "Kentsel dirençlilik; afet yönetimi ile iklim değişikliğini ayırmaz; aynı vizyonun parçası olarak görür. Bir şehir; depreme karşı güvenli, iklim risklerine uyumlu, enerji verimli ve altyapısıyla güçlü olmalı; insanlarına güven, aidiyet ve yaşam kalitesi sunmalıdır. Bugün dünya şehirleri; kentsel ısı adası etkisi, artan enerji talebi, hava kirliliği, su güvenliği ve altyapı baskısıyla karşı karşıyadır. İnsanlar güvenli binaların yanında temiz hava, güvenilir su, etkin atık yönetimi ve uygun maliyetli enerji istiyor. Bu taleplere ancak iklime dirençli kentler inşa ederek cevap verebiliriz. Bugün küresel enerji tüketiminin yaklaşık dörtte üçü şehirlerde gerçekleşiyor; sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 70’i şehirlerden kaynaklanıyor. Bu tablo bize şunu söylüyor: Şehirlerimiz yalnızca büyüyen yerleşim alanları değil, iklim eyleminin ana mekanlarıdır. Biz, depremden etkilenen 11 ilimizde tam da bu anlayışla hareket ettik. Tarihin en büyük kentsel yeniden inşa sürecini, yeni bir yol haritasına dönüştürdük. Bu yol haritasını verimlilik, çevre dostu yapılar, Sıfır Atık, akıllı sistem yönetimi ve sürdürülebilir yerleşim ilkeleri üzerine kurduk. Deprem sonrası yarım milyon konutu neredeyse sıfır enerjili bina konseptine uygun tasarladık; enerji tüketimini yüzde 39, sera gazı emisyonunu yüzde 38 azalttık. Bu yaklaşımı yalnızca deprem bölgesinde değil, 81 ilimizin tamamında benimsiyoruz. Tüm bu adımları 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefimiz ve Yeşil Kalkınma vizyonumuzla uyum içinde atıyoruz. COP31’de, dayanıklı şehirlerin desteklenmesini, uluslararası iklim gündeminin temel önceliklerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz. Çünkü küresel çapta, binaların emisyonlarını azaltmalıyız. Yeşil bina sertifikasyon sistemlerini güçlendirmeliyiz. Dirençli şehirler için yeni finansman mekanizmalarını geliştirmeliyiz. Dirençli altyapı ve bina standartlarını küresel ölçekte yaygınlaştırmalıyız. Bu başlıklar yalnızca Türkiye’nin öncelikleri değildir. Şehirlerin ortak ihtiyacıdır. İnsanlığın ortak geleceğine karşı sorumluluğumuzdur. Ben, bu programın sonunda hazırlanacak Hatay Deklarasyonu’nun dünya şehirleri için tüm insanlık için güçlü bir referans olacağına yürekten inanıyorum" ifadelerini kullandı.
Bakan Kacır: "Türkiye ile Afrika arasındaki karşılıklı ticaretin hacmi 36 milyar doların üzerine çıktı"
17 Ekim 2025 Cuma - 12:48 Bakan Kacır: "Türkiye ile Afrika arasındaki karşılıklı ticaretin hacmi 36 milyar doların üzerine çıktı" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "2003 yılında 5,4 milyar dolar olan Türkiye ile Afrika arasındaki karşılıklı ticaretin hacmi geçtiğimiz yıl itibarıyla 36 milyar doların üzerine çıktı. Afrika’daki Türk girişimcilerin doğrudan yatırımları 2003 yılında yalnızca 100 milyon dolar seviyesindeyken, bugün 10 milyar doları aşmış durumdadır. Modern ulaşım altyapımızın sağladığı hız, Türkiye’yi küresel üretim ve lojistik ağlarının başat merkezi haline getirdi. Türkiye-Afrika ortaklığını kalıcı refah ve adil kalkınma ekseninde yeni bir seviyeye ulaştırmayı hedefliyoruz. Ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin de üzerine taşırken Afrika ülkeleriyle yol arkadaşlığımızı güçlendirmeyi hedefliyoruz" dedi. İstanbul Kongre Merkezi’nde Türkiye-Afrika İş ve Ekonomi Forumu kapsamında "Teknoloji, Dijital Ticaret ve Üretim" paneli düzenlendi. Programa Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Pan-Afrika Sanayi ve Ticaret Odası (PACCI) Genel Direktörü Dr. Kebour Ghenna, Sagehill Business Solutions İdari Müdürü John Tseriwa, DEİK/Dijital Teknolojiler İş Konseyi Başkanı R. Erdem Erkul, German Agency for International Cooperation (GIZ) Politika Danışmanı Husnia Mohamed ve Moritanya İslam Cumhuriyeti Dijital Dönüşüm ve İdari Modernleşme Bakanlığı Strateji ve İşbirliği Daire Direktörü Thierno Baro katıldı. "Afrika’daki Türk girişimcilerin doğrudan yatırımları 10 milyar doları aşmış durumda" Panelde bir konuşma yapan Bakan Kacır, 2003 yılında 5,4 milyar dolar olan Türkiye ile Afrika arasındaki karşılıklı ticaretin hacminin geçtiğimiz yıl itibarıyla 36 milyar doların üzerine çıktığını belirterek, "Türk Hava Yolları ile Afrika’dan dünyanın dört bir yanına seferler başlattık. TİKA’nın sahada yürüttüğü başarılı projeler neticesinde kıta ile ülkemiz arasında münasebeti ve muhabbeti artırdık. Aynı zamanda karşılıklı güven zemininde ekonomide ve ticarette yeni bir safhaya emin adımlarla geçtik. Bakınız 2003 yılında 5,4 milyar dolar olan Türkiye ile Afrika arasındaki karşılıklı ticaretin hacmi geçtiğimiz yıl itibarıyla 36 milyar doların üzerine çıktı. Afrika’daki Türk girişimcilerin doğrudan yatırımları 2003 yılında sadece 100 milyon dolar seviyesindeyken bugün 10 milyar doları aşmış durumdadır. Ticaret ve yatırım alanlarında yakaladığımız ivme, ilişkilerimizin geçici bir yakınlaşma değil kurumsallaşan, derinleşen ve gelecek kuşaklara miras bırakılacak bir stratejik ortaklık olduğunu teyit ediyor. Bugün kıtanın dört bir yanında Türk müteşebbisler altyapıdan enerjiye, tarımdan imalat sanayiine, dijital hizmetlerden lojistiğe uzanan geniş bir yelpazede yerel ortaklarıyla omuz omuza yatırım yapıyor, istihdam üretiyor. Afrika da kazanıyor, Türkiye de kazanıyor. Müteşebbislerimizin, mühendislerimizin, teknisyenlerimizin alın ve akıl terinin eseri pek çok nitelikli proje, dost ve kardeş ülkelerin kalkınma yürüyüşünde abide eserler olarak yükseliyor. Şüphesiz bugüne kadar birlikte hayata geçirdiğimiz projeler ve elde ettiğimiz başarılar, iki coğrafyanın sahip olduğu yüksek potansiyel dikkate alındığında yalnızca bir başlangıç, bir mukaddime hükmündedir. Bu doğrultuda yatırımı-üretimi ve ticareti daha da ileri taşıyarak, Türkiye-Afrika ortaklığını kalıcı refah ve adil kalkınma ekseninde yeni bir seviyeye ulaştırmayı hedefliyoruz. Sahip olduğumuz güçlü üretim altyapımızı, Ar-Ge ve inovasyon ekosistemimizi Afrika ülkeleriyle sanayide ve teknolojide birlikte büyük hedeflere yürümek için güçlü bir zemin olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı. "Son 23 yılda ülkemizi küresel üretim ve teknoloji geliştirme üsleri arasına taşıdık" Türkiye’de yenilikçi teknoloji girişimlerinin filizlenmesi ve küresel ölçekte başarı hikayelerine dönüşmesi için güçlü bir altyapı inşa ettiklerini söyleyen Bakan Kacır, "Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde son 23 yılda ülkemizi küresel üretim ve teknoloji geliştirme üsleri arasına taşıdık. Güneş panelinden ticari araçlara, beyaz eşyadan demir çeliğe pek çok alanda Avrupa değer zincirlerinin en önemli oyuncuları arasındayız. Türkiye bugün Çin’den sonra Orta Avrupa’ya kadar uzanan geniş kuşakta en fazla çeşit ürünü rekabetçi şekilde en fazla ülkeye ihraç edebilen ülkedir. Dünyanın dört bir yanında ’Made in Türkiye’ damgasını taşıyan ürünlerimiz, yalnızca yüksek kalite ve dayanıklılıklarıyla değil aynı zamanda uygun maliyet, hızlı teslimat ve güvenilir tedarik avantajlarıyla tercih ediliyor. İnşa ettiğimiz Ar-Ge ve inovasyon altyapımızla teknoloji geliştirme ve üretmede önemli kazanımlara imza attık. İHA’dan helikopterlere, kara ve deniz platformlarına, hava savunma sistemlerinden beşinci nesil savaş uçağına uzanan geniş bir yelpazede ürünleri tasarlayan, geliştiren, üreten ve ihraç eden yerli ve milli bir savunma sanayiine sahibiz. Otomotiv üretiminde sahip olduğumuz 60 yıllık birikimle yerli ve milli elektrikli otomobilimiz Togg’u ürettik. Otomotiv sektörünün geleceğine yön veren, öncü ve güçlü bir oyuncu olma yolunda irademizi ortaya koyduk. Uydu teknolojisindeki tasarım, test ve mühendislik kabiliyetlerimizin eseri yerli ve milli haberleşme uydumuz Türksat 6A hizmete girdi. Dünyada kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülke arasında yerimizi aldık. Biliyoruz ki bu ivme devam edecek. Çünkü ülkemizde yenilikçi teknoloji girişimlerinin filizlenmesi ve küresel ölçekte başarı hikayelerine dönüşmesi için güçlü bir altyapı inşa ettik" diye konuştu. "Modern ulaşım altyapımızın sağladığı hız Türkiye’yi küresel üretim ve lojistik ağlarının başat merkezi haline getirdi" Türkiye’nin sanayi, teknoloji ve inovasyondaki tecrübesini ortak ve müreffeh bir gelecek için Afrikalılarla paylaşmaya hazır olduklarını söyleyen Bakan Kacır, "Dünyada bugün itibarıyla 44 ülke en az gelişmiş ülke statüsünde yer alıyor. Maalesef bunun 32’si Afrika ülkesi. Bu durumun tarihi sebeplerini hepimiz çok iyi biliyoruz. Ve yine biliyoruz kalkınma için en temel ihtiyaçlar olan yer altı ve yer yer üstü zenginlikleri, insan potansiyeli Afrika kıtasında fazlasıyla mevcut. Ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin de üzerine taşırken Afrika ülkeleriyle yol arkadaşlığımızı güçlendirmeyi hedefliyoruz. Ülkemizin sanayi, teknoloji ve inovasyondaki tecrübesini ortak ve müreffeh bir gelecek için Afrikalı dostlarımızla paylaşmaya hazırız. Bir tarafın üretici, diğer tarafın daima müşteri olarak kaldığı hegemonik ilişkiler yerine birlikte geliştirme, birlikte üretme yaklaşımıyla tesis edilen iş birlikleri kurmayı arzuluyoruz. İnanıyorum ki üretimden araştırma altyapılarına, nitelikli insan kaynağından inovasyon kültürüne uzanan pek çok alanda sahip olduğumuz kapasite ve kabiliyeti birlikte geliştirecek adımlarımızla coğrafyalarımızın dayanıklılığını ve rekabet gücünü daha ileriye taşıyacağız. Tabii ufkunu Afrika’nın ötesine taşımış Afrikalı yatırımcılar için de ülkemizin bir fırsatlar ülkesi olduğunu bu vesileyle özellikle vurgulamak isterim. Üyesi olduğumuz Gümrük Birliği ve imzaladığımız serbest ticaret anlaşmaları sayesinde yatırımcılara yüksek alım gücüne sahip 1 milyardan fazla tüketiciye hızlı ve güvenli erişim imkanı sağlıyoruz. Türkiye’den dünyanın başlıca talep merkezlerine sadece birkaç saatlik mesafedeyiz. İstanbul’dan dört saatlik bir uçuş yarıçapı içinde 32 trilyon dolarlık devasa bir ekonomi yer alıyor. Modern ulaşım altyapımızın sağladığı hız, güven ve kesintisiz akış, Türkiye’yi küresel üretim ve lojistik ağlarının başat merkezi haline getirdi" dedi. "Afrikalı yatırımcılara, sanayi ve teknoloji şirketlerine Türkiye’de en yüksek özenin ve desteğin gösterilmeye devam edeceğini vurgulamak istiyorum" Türkiye’yi sadece bir yatırım destinasyonu değil, aynı zamanda başarı yolculuklarında stratejik ortak olarak gören tüm Afrikalı yatırımcıları Türkiye’ye davet ettiklerini söyleyen Bakan Kacır, "İnsan kaynağımız en büyük değerimiz. Dünyanın gelişmiş birçok ülkesine nazaran 10-15 yaş daha genç bir nüfusa sahibiz. Teşvik sistemimiz yatırımcıların çok boyutlu ihtiyaçlarını adreslerken aynı zamanda öngörülebilirlik ve maliyet avantajı sunuyor. Türkiye’yi sadece bir yatırım destinasyonu değil, aynı zamanda başarı yolculuklarında stratejik ortak olarak gören tüm Afrikalı yatırımcıları ülkemize davet ediyoruz. Sanayi ve Teknoloji Bakanı olarak Afrikalı yatırımcılara, sanayi ve teknoloji şirketlerine Türkiye’de en yüksek özenin ve desteğin gösterilmeye devam edeceğini özellikle vurgulamak istiyorum. Sözlerime son verirken ortak geleceğimizi şekillendiren stratejik bir yol haritası olarak gördüğüm Türkiye-Afrika İş ve Ekonomi Forumu’nun tüm paydaşları için verimli ve faydalı geçmesini arzuluyorum. Forumun yeni iş birliği fırsatlarının önünü açmasını ve ilişkilerimizi giderek artan bir ivmeyle derinleştirmesini umuyorum" ifadelerini kullandı.
AK Parti’ye geçeceği söylenilen Köksal: "Bulunduğum yerdeyim parti içinde beni istemeyenlere inat hiçbir yere gitmiyorum"
17 Ekim 2025 Cuma - 11:15 AK Parti’ye geçeceği söylenilen Köksal: "Bulunduğum yerdeyim parti içinde beni istemeyenlere inat hiçbir yere gitmiyorum" AK Parti’ye geçeceği söylenilen Afyonkarahisar’ın CHP’li Belediye Başkanı Burcu Köksal, yaptığı açıklama ile iddialar yalanlayarak, "Bulunduğum yerdeyim parti içinde beni istemeyenlere inat hiçbir yere gitmiyorum yıllardır iftiraları çürüte çürüte yalanları yıka yıka mücadeleme devam ediyorum" dedi. Köksal sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada partisi içerisinde kendisiyle ilgili birtakım anti propagandalar yapıldığını ifade ederek şunları söyledi: "37.’nci kurultaydan beri huzurlu bir günüm olmadı. Yemediğim hakaret kalmadı. Dışarıdan saldıranları anlarım siyasette ama ömrümü verdiğim partimden gelenlere ne diyeceğim? Memleketime belediye başkan adayı oldum. Hizmeti buradan sürdüreyim diye. Adaylığım sürecinde partimden kovuldum linç edildim hatta CHP’li bazı gazeteciler tarafından ekranda kazanamaz yüzde 5 alır 10 alır diye günlerce anti propagandaya maruz kaldım. Partideki marjinal bazı kişiler kazanmamam için kapı kapı çalıştı hiç birşey yapılmadı rekor oyla seçildim bu sefer iftiralarla gelmeye başladılar eşimi çalışma arkadaşımı ve doğru dürüst tanımadığım bir müdürü 60 milyon rüşvet almakla suçladılar. Kimsenin benim yüzümden artık iftira ve hakaretlere maruz kalmasını istemiyorum. Pazar günü il kongresinde olacağım benim kuyumu kazanlarla iftira atıp hakaret edenlerle Allah’tan korkmayıp kuldan utanmayanlarla hesaplaşacağım."
TBMM’de "mandacı ve alçak" tartışması
16 Ekim 2025 Perşembe - 20:53 TBMM’de "mandacı ve alçak" tartışması TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti İstanbul Milletvekili Adem Yıldırım ile CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın arasında "mandacı ve alçak" tartışma yaşandı. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, TBMM’de herkesin temiz bir dil kullanması gerektiğini söyleyerek, "’Siz İngiltere’yle ancak...’ demiş, sonra hiç konuşmamış, bir sürü insan diyalog getirmiş, o hiç konuşmamış öyle mi? Burada, yalnızca tutanağa müdahale edilmiyordu, şimdi, tutanağa da müdahale edilmiş. Biraz evvel gittim, görevliye söyledim: Aşağıya ineceğim ve bir dinleme yapacağım. Bu kulaklar çok şey duydu. Bana ’İngiliz mandacısın’ diyen adamın alnının çatına ’alçaksın’ lafını çatarım" ifadelerini kullandı. AK Parti İstanbul Milletvekili Adem Yıldırım da, Günaydın’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump ile görüşmesine ithamda bulunduğunu belirterek, "Ben de dedim, senin Genel Başkan’ın İngiltere’den medet umuyor, mandacılığa soyunmuş dedim. Git, önce onu konuş dedim ve onun üzerine bana ’alçak’ ifadesini kullandı. Alçaklık ifadesini kendisine aynen iade ediyorum, özür için mikrofon açılmıştır, özür dilememiştir" şeklinde konuştu. Günaydın şöyle konuştu: "Akıl ve yürek yan yana olmazsa buna bir de kötü niyet eşlik ederse bu kadar olur işte. Özgür Özel, İngiltere Başkanına diyor ki: ’Bir: İspanya Başkanı Sanchez Gazze konusunda tavır alıyor, senin sesin çıkmıyor. İki: Türkiye dahil olmak üzere hiçbir antidemokratik uygulamada sözün çıkmıyor. İngiltere İşçi Partisinin liderisin yazıklar olsun’. O kadar acziyet içerisindeki bunu İngiliz mandacılığı olarak söylüyor. Sonra söyleyeyim: ’Ben dedim ki... İngiliz mandacılığıyla bir yere varılmaz dedim.’ diyor. Niye bu tutanakta yok? Utanmıyor musunuz? Herifin kendi ifade ettiğini tutanağa almıyorsunuz. Bu kulaklar ’manda’ sözünü duyuyor, ’Sen alçaksın’ diyor. Bana kim mandacı derse alçak oğlu alçaktır, bir kere daha söylüyorum" diye konuştu. Yıldırım da, "Mandacılık en büyük alçaklıktır, tamam mı? Mandacılık en büyük alçaklıktır" ifadelerini kullandı.
TBMM’de HSK’ya üye seçimi için alt komisyon kuruldu
16 Ekim 2025 Perşembe - 18:32 TBMM’de HSK’ya üye seçimi için alt komisyon kuruldu TBMM Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonda, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) üye seçimi için alt komisyon kuruldu. TBMM Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon’unda, HSK’da boşalacak olan bir üyelik için aday seçimi dolayısıyla alt komisyon kuruldu. Komisyon, AK Parti Antalya Milletvekili Serap Yazıcı Özbudun başkanlığında toplandı. Komisyon Başkanı Özbudun, "Şu ana kadar, 10 Ekim 2025 mesai saati bitimine kadar toplam 31 başvuru yapılmıştır. Bunlardan 7’si üniversite öğretim üyeleri tarafından yapılmıştır, 24’ü avukatlara aittir ve bu 31 kişilik isim listesi bilgilerinize sunulmuştur. Evvelce, Karma Komisyonumuzun yerleşik uygulamalarını dikkate aldığımızda ve yapılan başvuruların sayısını dikkate aldığımızda bir alt komisyonun kurulması uygun görülmüştür. Bu nedenle, bugünkü toplantımızda ilk olarak bir alt komisyonun kurulması hususunu oylayacağız böylece toplantımızı başlatacağız" dedi. TBMM Başkanlığının başvuru yapan aday adaylarının evraklarını Karma Komisyona gönderdiğini belirten Özbudun, Genel Kurulca seçilecek bir üyelik için Karma Komisyonca 3 adayın belirleneceğini söyledi. Yapılan görüşmelerin ardından AK Parti milletvekillerinin kabul edilen önergesiyle, 5 kişiden oluşan alt komisyon kurulması kararlaştırıldı. Alt komisyona, AK Parti Ankara Milletvekili Murat Alparslan, Ordu Milletvekili Mustafa Hamarat ve Samsun Milletvekili Orhan Kırcal, CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun ile DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan seçildi. Aday adaylarının, ilan duyurusunda öngörülen başvuru şartlarını taşıyıp taşımadıklarının tespit edilmesi ve seçim evrakının hazırlanması çalışmalarını yürütecek alt komisyon, çalışmalarını 21 Ekim Salı günü saat 15.00’e kadar tamamlayıp raporunu Karma Komisyon Başkanlığı’na sunacak. Karma Komisyon 23 Ekim Perşembe günü toplanarak, TBMM Genel Kurulunca seçilecek bir üyenin 3 katı adayı belirleyecek.
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay: "SDG’nin Suriye ile bütünleşmesinin en kısa zamanda gerçekleşmesi gerekmektedir"
16 Ekim 2025 Perşembe - 17:51 TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay: "SDG’nin Suriye ile bütünleşmesinin en kısa zamanda gerçekleşmesi gerekmektedir" TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, "SDG’nin Suriye ile bütünleşmesinin en kısa zamanda gerçekleşmesi gerekmektedir" dedi. Dışişleri Komisyonu, uluslararası antlaşmaları görüşmek üzere TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay başkanlığında toplandı. Gazze’deki son durum hakkında açıklamada bulunan Oktay, İsrail’in Gazze’ye yönelik başlattığı ağır saldırıların, zamanla insanlığa karşı suçların ve savaş suçlarının işlendiği bir katliama dönüştüğünü söyledi. Filistin’i tanıyan ülkelerin Parlamento Dışişleri Komisyonlarına, komisyon adına teşekkür mektupları gönderildiğini dile getiren Oktay, Gazze barış sürecinde, böylelikle ilk aşamanın tamamlanmak üzere olduğunu belirtti. Suriye’deki son duruma ilişkin de konuşan Oktay, "Bölgemizde ülkemizi yakından ilgilendiren diğer bir husus ise Suriye’deki gelişmelerdir. Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve birliğini koruması, barış içerisinde, istikrarlı ve müreffeh bir komşu olarak güney doğu sınırımızda yer alması, gerek siyasi gerek insancıl açıdan büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda çaba gösteren Şam yönetiminin desteklenmesi, Suriye’ye yönelik dış müdahalelere imkan tanınmaması ve SDG’nin Suriye ile bütünleşmesinin en kısa zamanda gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, SDG’nin yanlış yollara tevessül etmemesi büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı. Komisyon basına kapalı olarak Dışişleri Bakanlığının "Gazze’ye İlişkin Son Gelişmeler" konulu bilgilendirme sunumu ile devam etti.
Bakan Göktaş: "Kadınlar olarak mutlaka dijitalleşmenin içinde kendi rolümüzü oynamalıyız"
16 Ekim 2025 Perşembe - 17:48 Bakan Göktaş: "Kadınlar olarak mutlaka dijitalleşmenin içinde kendi rolümüzü oynamalıyız" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Kadınlar olarak mutlaka dijitalleşmenin içinde kendi rolümüzü oynamalıyız. Yoksa geleceğimizi kaybederiz ve gelecek dijitalleşmeyle inşa ediliyor. Türkiye’de bununla ilgili programımız var. Sermaye Piyasaları Kurulumuz ile bir anlaşma imzaladık. Kendinize inanın, o sizin geleceğiniz" dedi. İstanbul Kongre Merkezi’nde Türkiye-Afrika İş ve Ekonomi Forumu’nda, "Kadın Liderliği ve Girişimcilik Diyaloğu Paneli" düzenlendi. Programa, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Gabon Girişimcilik, Ticaret ve KOBİ Bakanı Zenaba Gninga Chaning, Afrika İş Konseyi Başkanı Dr. Amany Asfour, Karadeniz Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Zeynep Harezi ve Martha Daud Luleka Tan Investments Service Başkanı katıldı. "Sermaye Piyasaları Kurulumuz ile bir anlaşma imzaladık" Sermaye Piyasaları Kurulu ile bir anlaşma imzaladıklarını söyleyen Bakan Göktaş, "Eğer dijitalde değilseniz, geleceğinizi kaybedersiniz. Biz kadınlar olarak mutlaka dijitalleşmenin içinde kendi rolümüzü oynamalıyız. Yoksa geleceğimizi kaybederiz ve gelecek dijitalleşmeyle inşa ediliyor. Türkiye’de bununla ilgili programımız var. Sermaye Piyasaları Kurulumuz ile bir anlaşma imzaladık. Mesela düne kadar bir dijitalleşme programının lansmanını yaptık. 1 milyondan fazla kadına dijital okuryazarlık eğitimi verdik. Bizim programlarımızın dijital okuryazarlık programları çok önemli. Bu aynı zamanda kadınların girişimciliğini de ivmelendirdi. Biz bu alanda çalışmalara devam edeceğiz. Mesela kovid döneminde bu eğitimi çevrimiçi olarak vermiştik ve bütün kadınlar böylece piyasa içinde kalabilsinler diye. Global pazarlarda bu programla, bu piyasanın içinde biz kadınların rekabetçiliğini arttırıyoruz. Kendinize inanın. O sizin geleceğiniz" ifadelerini kullandı.
Başkan Aras’tan Brüksel’de demokrasi, iklim ve sürdürülebilirlik temasları
16 Ekim 2025 Perşembe - 17:22 Başkan Aras’tan Brüksel’de demokrasi, iklim ve sürdürülebilirlik temasları Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Avrupa Birliği kurumlarının kalbi olan Brüksel’de bir dizi önemli temasta bulundu. Avrupa Parlamentosu, Avrupa Bölgeler Komitesi ve Brüksel Başkent Bölgesi nezdinde gerçekleştirilen görüşmelerde; demokrasi, sürdürülebilir kalkınma, iklim diplomasisi ve kültürel iş birliği başlıkları masaya yatırıldı. Başkan Aras, Avrupa’daki yerel yönetim ağlarının güçlenmesinin kentler arası dayanışmayı artırdığını belirterek, şehirlerin artık iklim politikalarında yalnızca uygulayıcı değil, küresel aktör olarak karar süreçlerinde yer alması gerektiğini ifade etti. Muğla, Avrupa yerel yönetimleriyle demokrasi ekseninde buluştu Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Belçika’nın başkenti Brüksel’de Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü ve Sosyalistler ve Demokratlar (S&D) Grubu Üyesi Nacho Sanchez Amor ile bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda Türkiye’nin genel siyasi durumu, demokrasi ve Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin geleceği ele alındı. Görüşmede ayrıca yerel yönetimlerin demokratik süreçlerdeki belirleyici rolü ve yerel demokrasinin güçlendirilmesinin toplumsal gelişim açısından taşıdığı önem vurgulandı. Yerel yönetimler AB sürecinde anahtar konumda Başkan Aras, toplantıda Avrupa Birliği sürecinin yeniden canlandırılmasında yerel yönetimlerle kurulacak güçlü iş birliklerinin hayati rol oynayacağını ifade etti. Görüşmede ayrıca uluslararası finansal kaynaklara erişim, yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir kalkınma projeleri gibi alanlarda gerçekleştirilebilecek ortak çalışmalar da değerlendirildi. Muğla’nın Kültürel Mirası Avrupa’da tanıtıldı Başkan Aras, Brüksel temasları kapsamında ayrıca Avrupa Bölgesel Komitesi’nde PES Grubu Başkanı Luca Menesini ile bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede, Türkiye’nin önemli kentlerinden biri olarak Muğla’nın stratejik konumu ve bölgesel önemi vurgulandı. Temaslarda Avrupa Bölgeler Komitesi (CoR) ve PES bünyesinde geliştirilebilecek iş birliği alanları üzerinde duruldu. Sürdürülebilir Turizm ve Çevre temelli işbirliği Toplantıda Muğla’nın turizm potansiyeli, kültürel mirası ve batıya açık, iş birliğine hazır kent kimliği öne çıktı. "Muğla’nın Kültürel Mirası (Legacy of Muğla)" teması çerçevesinde kentin tarihi ve kültürel zenginliklerine atıfta bulunuldu. Akdeniz havzasındaki kentler arasında çevre, sürdürülebilir turizm, kültürel değişim ve iklim dostu politikalar temelinde ortak iş birliğinin güçlendirilmesinin önemi vurgulandı. Başkan Aras COP30 Öncesi Avrupa İklim zirvesinde konuştu Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Avrupa Bölgeler ve Şehirler Haftası kapsamında Belçika’nın başkenti Brüksel’de düzenlenen "COP30 Öncesinde Küresel İklim Eylemini Şekillendiren Şehirler ve Bölgeler - Cities and Regions Shaping Global Climate Action ahead of COP30" başlıklı oturumda konuşmacı olarak yer aldı. Muğla 2050 İçin "İklim Nötr Kent" hedefiyle ilerliyor Konuşmasında, Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Town Hall COP ( Yerel Taraflar Konferansı) toplantısının önemine değinen Başkan Aras, kentin 2050 yılına kadar iklim nötr olma hedefini paylaştı. Başkan Aras’tan Brüksel Başkent Bölgesi ile Sürdürülebilir İş Birliği Görüşmesi Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Brüksel temasları kapsamında Brüksel Başkent Bölgesi Başkanı Rudi Vervoort ile bir araya geldi. Toplantıda, Brüksel’de Muğla’nın görünürlüğünü artıracak kültürel ve turizm odaklı etkinliklerin ortaklaşa düzenlenmesi konusunda fikir alışverişinde bulunuldu. Başkan Aras: "Muğla, yerelden küresele uzanan dönüşümün parçası olacak" Kapanışta değerlendirmelerde bulunan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Brüksel temaslarının yalnızca diplomatik bir ziyaret değil, aynı zamanda Muğla’nın Avrupa vizyonunu güçlendiren stratejik bir adım olduğunu vurguladı. "Avrupa’nın geleceğini şekillendiren kentler arasında yer almak, Muğla’nın potansiyeline, doğasına ve insanına duyduğumuz inancın bir yansımasıdır. Biz, yerel yönetimlerin uluslararası iş birlikleriyle çok daha güçlü ve dayanıklı hale geleceğine inanıyoruz. Muğla olarak, yeşil dönüşümden kültürel mirasın korunmasına, demokratik katılımdan sürdürülebilir turizme kadar her alanda Avrupa kentleriyle ortak bir gelecek inşa etmeye kararlıyız. İklim krizinin ön cephesinde yer alan kentimiz, bu sürecin yalnızca bir izleyicisi değil; çözümün, değişimin ve umudun aktif bir temsilcisidir. Muğla, yerelden küresele uzanan bu dönüşümün bir parçası olmaya devam edecek"
Ticaret Bakanı Bolat: "Kadın çalışanların ihracata katkısı 60,1 milyar dolara ulaştı"
16 Ekim 2025 Perşembe - 16:19 Ticaret Bakanı Bolat: "Kadın çalışanların ihracata katkısı 60,1 milyar dolara ulaştı" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Ticaret alanında faaliyet gösteren kadın sayısının artması için çalışıyoruz. Türkiye’de 2024 yılında kadın çalışanların ihracata katkısı, 2013 yılına göre yaklaşık iki katına çıkarak 60,1 milyar dolara ulaşmış ve toplam ihracattaki payı yüzde 23,6 olmuştur. Türkiye olarak bizler Afrika’nın yanında yer alıyor, kendi kalkınma tecrübelerimizle adil bir dünya düzeni arayışında güçlü bir ortaklık sergiliyoruz" dedi. İstanbul Kongre Merkezi’nde 5. Türkiye-Afrika İş ve Ekonomi Forumu çerçevesinde "Türkiye-Afrika Kadın Liderlik ve Girişimcilik Diyaloğu" paneli düzenlendi. Programda konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye olarak Afrika’nın yanında yer aldıklarını, kendi kalkınma tecrübeleriyle adil bir dünya düzeni arayışında güçlü bir ortaklık sergilediklerini söyledi. Bakan Bolat, "Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hükümet olarak ticaret alanında faaliyet gösteren kadın sayısının artması için çalışıyoruz. Türkiye’de 2024 yılında kadın çalışanların ihracata katkısı, 2013 yılına göre yaklaşık iki katına çıkarak 60,1 milyar dolara ulaşmış ve toplam ihracattaki payı yüzde 23,6 olmuştur. Kadınların ihracata yaptığı katkının artış hızı, toplam ihracatın artış hızından daha yüksektir. Yönümüzü Afrika’ya çevirdiğimizde ise kadınların Afrika’nın serbest çalışan nüfusunun çoğunluğunu oluşturduğunu görüyoruz. Kadınlar aynı zamanda kıtanın gayri safi yurtiçi hasılasına önemli ölçüde katkıda bulunmaktadır. Türkiye-Afrika ortaklığı giderek güçlenirken, bu ortaklığın en büyük dinamiklerinden birinin kadınlarımızın ekonomilerimizdeki yeri olduğunu unutmamak gerekir. Kadınların finansmana erişiminin artırılması, liderlik rollerine daha fazla dahil edilmesi, Türkiye-Afrika ekonomik bağlarını derinleştirecektir. İnanıyorum ki kadınlarımızın artan katılımı ve desteğiyle 2024 yılında 37 milyar dolara ulaşan Afrika ülkeleriyle ticaret hacmimizi daha yüksek düzeylere taşıyabileceğiz. Unutmayalım ki güçlü ekonomilerin anahtarı kadınların elindedir. Afrika’nın kalkınması, sadece kıta halklarının refahı için değil, aynı zamanda küresel barış, istikrar ve adaletin tesisi için de hayati önem taşımaktadır. Türkiye olarak bizler de Afrika’nın yanında yer alıyor, kendi kalkınma tecrübelerimizle adil bir dünya düzeni arayışında güçlü bir ortaklık sergiliyoruz" ifadelerini kullandı. "Türkiye-Afrika Kadın Girişimcilik Ağı’nı daha da güçlendirerek kadınların ekonomik hayata eşit ve etkin katılımını destekleyeceğiz" Gençlerin ve kadınların en önemli öncelikleri olduğunu vurgulayan Bakan Bolat, "Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın ifade ettikleri gibi ’Dünya beşten büyüktür’ düsturuyla karşılıklı iş birliğimizi artırmak, dünyada daha adil bir düzen kurmak için çalışıyoruz. Afrika kıtasının sahip olduğu hem beşeri hem tabi kaynaklar, Afrika ile iş birliğimizi geliştirmekte bizlere büyük motivasyon vermektedir. Özellikle vurgulamak istediğim husus, yalnızca bugünün değil, yarının ortaklığını da inşa etmekte olduğumuzdur. Bu nedenle gençlerimiz ve kadınlarımız en önemli önceliğimizdir. Türkiye olarak kıtadaki gençlere yönelik mesleki eğitim programlarımızı, staj ve burs imkanlarımızı genişletme sözü veriyoruz. Türkiye-Afrika Kadın Girişimcilik Ağı’nı daha da güçlendirerek kadınların ekonomik hayata eşit ve etkin katılımını destekleyeceğiz. Nitekim 2016 yılında Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde Afrika kıtasının sosyal kalkınma çabalarına katkı sağlamak amacıyla hayata geçirilen ’Afrika El Sanatları ve Kültür Evi Projesi’ ülkemiz tarafından atılan somut adımlara çok veciz bir örnektir. Bu çerçevede Sayın Komiser ile iş birliği alanlarımıza ilişkin çalışmalarımıza önümüzdeki dönemde devam edeceğimizi ifade etmek isterim" diye konuştu. Programa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, İstanbul Valisi Davut Gül, DEİK Başkanı Nail Olpak, Afrika Birliği Komisyonu Ekonomik Kalkınma, Ticaret, Turizm, Sanayi ve Madencilik Komiseri Francisca Tatchouop Belobe katıldı.