POLİTİKA
HÜDA-PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu: "Hayvan saldırgansa, tedavi edilemiyorsa, gerekirse itlaf edilmelidir" 07 Mayıs 2026 Perşembe - 14:48:11 Hür Dava Partisi (HÜDA-PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, "Hayvan saldırgansa, tedavi edilemiyorsa, gerekirse itlaf edilmelidir. Yani bir tek çocuk öleceğine yüz köpek ölsün" dedi. HÜDA-PAR Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Yapıcıoğlu, TBMM’de gazetecilerle bir araya geldi. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yapıcıoğlu, ’Terörsüz Türkiye’ sürecine ilişkin, "Kimine göre aslında asıl mesele Kürt meselesidir veya kimine göre bu bir demokratikleşme meselesidir. Eğer bazı adımlar atılırsa zaten diğerleri kendiliğinden yoluna girmiş olacaktır. Dolayısıyla farklı tanımlar olduğu için çözüm önerileri farklılaşabiliyor. Ve herkesin beklediği çözüm farklı olduğu için sürecin ilerleyip ilerlemediği konusundaki yorumlar da farklılaşabiliyor. Bize göre süreç uzarsa tıkanma riski o zaman doğacaktır. Mümkün olan en yakın zamanda, en geniş şekilde bu sorunlarımızı çözmemiz gerekiyor. Sorun ile meseleyi birbirinden ayırmak, yani şiddet sorunuyla Kürt meselesini birbirinden ayırmak gerekir" ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin "Öcalan’ın statü meselesinin konuşulması önemli" sözleri hakkındaki soru üzerine Yapıcıoğlu, "Tabii ki şu son dönemde sıkça tartışılan MHP lideri Bahçeli’nin son çıkışından sonra iyice tartışılan bir mesele vardı. Abdullah Öcalan’ın statüsüyle ilgili, statüsü ne olacak diye veya bir statü gereklidir diye. Sayın Bahçeli’nin çıkışı eğer önceki söyledikleriyle MHP’nin Komisyon’a sunmuş olduğu raporla birlikte değerlenebilirse bence o zaman daha sağlıklı bir değerlendirme yapılmış olur. MHP’nin Komisyon Başkanı’na sunmuş olduğu rapora göre Türkiye’de Kürt meselesi yoktur, sadece şiddet sorunu var. Eğer sorun sadece şiddet sorunuysa elbette bu sorun şiddeti bırakıp, siyasi yol ve meşru yöntemlerle bundan sonra yoluna devam etmeleri isteniyorsa, kimin şiddeti bırakması isteniyorsa onunla konuşulur. Bu gayet doğal ve anlaşılır bir şeydir. Ama eğer sorun değil, mesele konuşulacaksa yani Kürt meselesi konuşulacaksa, ki MHP’ye göre böyle bir meselemiz yoktur, bize göre var olan bir meseledir" dedi. "Bize göre Türkiye yeni bir Anayasa’ya ihtiyaç duyuyor" Yeni Anayasa tartışmaları hakkında da konuşan Yapıcıoğlu, "Yeni bir yüzyıla giriyoruz. Cumhuriyetin 2. yüzyılında bütün ağırlıklarından kurtulmuş, sorunlarını çözmüş, kendi iç barışını tam anlamıyla sağlamış, kardeşliğini pekiştirmiş, iç cepheyi tahkim etmiş bir şekilde girmek zorundayız. Bu da bir tercih değil, bir zorunluluktur. Ya hep beraber birbirimize sıkıca kenetleneceğiz, aramızdaki sorunları adaletle çözeceğiz. Ya da işte çevremizdeki ateş çemberlerini görüyoruz. Bu durum artık herhangi bir izaha ihtiyaç duymayacak kadar açıktır. Dolayısıyla bizim kendi bütün meselelerimizi ve sorunlarımızı, halkın bütün meşru taleplerini karşılayacak tam bir toplumsal mutabakat ile mümkün olan yine en yüksek seviyede bir katılım ile yeni bir Anayasa’ya Türkiye’nin ihtiyacı var. Türkiye, 1980 askeri darbesinin sonucunda yapılan 44 yıllık bir darbe anayasasıyla yönetildi. 44 yıldır bu Anayasa’da 20’den fazla kez değişiklik yapıldı. Anayasa’nın belki yarısından fazlası değişti ama hala o darbeci ruh anayasaya sinmiş durumdadır. Bize göre yeni bir Anayasa’ya Türkiye ihtiyaç duyuyor ve Türkiye’nin vakit geçirmeksizin bunu sakin bir şekilde sükunetle, birbirini anlamaya çalışarak tartışmasının zamanı gelmiştir, hatta geçmektedir" değerlendirmesinde bulundu. "Hayvan saldırgansa, tedavi edilemiyorsa, gerekirse itlaf da edilmelidir" Başıboş köpek sorunu hakkındaki soru üzerine Yapıcıoğlu, "Uzun bir süredir Türkiye’nin gündeminden çıkmış ama bir kez daha başıboş köpeklerle ilgili bir gündemimiz oluştu. Maalesef 5 yaşındaki bir yavrumuz köpek saldırısında hayatını kaybetti. Ben bir kez daha ailesine sabır diliyorum. İnşallah bir daha benzer bir olay yaşanmasın. Şimdi bu sorunlar gündeme getirildiğinde birileri sanki bu sorunları gündeme getirenler için bütün hayvanlara düşmanlık yapıyor ya da merhametsizce bütün hayvanların öldürülmesini istiyor gibi bir propaganda yapıyor. Bu doğru değil. Elbette hayvana merhamet gerekir. Hayvan aç bırakılmamalı, susuz bırakılmamalıdır. Hatta hasta ise tedavi edilmeli. Lakin o hayvan eğer insan sağlığını tehdit eder bir noktaya gelmişse o zaman durum farklılaşır. Mutlaka insanların zarar görmeyeceği bir tedbir almak gerekir. Bu tedbir nedir? Neyse o. Eğer o hayvanı insanlardan uzaklaştırmak, bir yere kapatmak gerekiyorsa, hayvan saldırgansa, iyileştirilemiyorsa, tedavi edilemiyorsa, gerekirse itlaf da edilmelidir. Yani bir tek çocuk öleceğine yüz köpek ölsün" cevabını verdi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 14:06 Osmangazi’de baharın müjdesi ‘Hıdırellez’ coşkuyla kutlandı Baharın müjdecisi, bolluk ve bereketin simgesi olan Hıdırellez, Osmangazi’de binlerce vatandaşın katılımıyla büyük bir coşku içerisinde kutlandı. Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği Hıdırellez Şenliği, Kamberler Parkı’nda renkli görüntülere ve unutulmaz anlara sahne oldu. Osmangazi Belediyesi’nin, Yeşil Bursa Roman Dernekleri Federasyonu ve Osmangazi Kent Konseyi iş birliğiyle Kamberler Parkı’nda gerçekleştirdiği Hıdırellez Şenliği ile baharın gelişi; müzik, dans ve geleneksel ritüeller eşliğinde coşkuyla kutlandı. Her yaştan vatandaşın yoğun ilgi gösterdiği şenlik alanı, gece boyunca büyük bir kalabalığa ev sahipliği yaptı. Kamberler Parkı’ndaki kutlamalara Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir’in yanı sıra CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, Osmangazi Belediyesi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı, belediye meclis üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Hıdırellez geleneğinin en önemli simgelerinden biri olan ateşin yakılmasıyla başlayan kutlamaların öncesinde Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın vatandaşlara videolu mesajı yayınlandı. Başkan Aydın mesajında, tüm vatandaşların Hıdırellez’ini kutlayarak birlik, beraberlik, sağlık ve bereket dileklerinde bulundu. Eğlence doruğa ulaştı Yakılan Hıdırellez ateşi etrafında toplanan vatandaşlar, dualar ederek dilek tuttu. Ateşin etrafında oluşan renkli görüntüler, geceye ayrı bir anlam kattı. Kutlamalarda sahne alan Osmangazi Belediyesi Halk Dansları Topluluğu, birbirinden özel gösterileriyle izleyenlere keyif dolu anlar yaşattı. Büyük ilgiyle takip edilen halk dansları gösterileri, vatandaşlardan uzun süre alkış aldı. Geleneksel ezgiler ve danslarla süslenen gösteriler, Hıdırellez ruhunu en güzel şekilde yansıttı. Programın ilerleyen bölümünde sahneye çıkan müzisyen Emre Övek, seslendirdiği hareketli parçalarla coşkuyu doruğa taşıdı. Meydanı tamamen dolduran vatandaşlar, Emre Övek’in performansına dansları ve alkışlarıyla eşlik etti. Gece boyunca süren eğlencede vatandaşlar bir arada çiftetelli oynayarak Hıdırellez’in neşesini paylaştı. Başkanlar çiftetelli oynadı Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir ile CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz de eşleriyle birlikte Hıdırellez ateşinin üzerinden atlayarak kutlamalara ortak oldu. Protokol üyeleri daha sonra vatandaşlarla birlikte çiftetelli oynadı. Samimi ve renkli görüntülerin ortaya çıktığı anlar, vatandaşlardan büyük ilgi gördü. Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir "Her sene olduğu gibi, bu gece de Hıdırellez gecesinde yurttaşlarımızla birlikteyiz. Hıdırellez yaşama sevinci demek, yeniden doğmak demek, yeniden mutluluk demek. Biz de bu duygularla vatandaşlarımızla birlikte Hıdırellez’i kutluyoruz" açıklamalarında bulundu. Şenlik alanında oluşan birlik ve beraberlik atmosferi, gece boyunca devam etti. Müzik, dans ve eğlencenin bir araya geldiği kutlamalarda vatandaşlar, Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür ederek böylesine anlamlı bir etkinlikte buluşmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Gecenin sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, sahne performansıyla geceye renk katan müzisyen Emre Övek’e teşekkür ederek plaket takdim etti. Büyük alkış alan program, vatandaşların yüzlerinde tebessüm bırakan unutulmaz anlarla sona erdi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 13:41 Başkan Kurnaz: "Günü geçmiş tek lira borcumuz yok" Meclis toplantısında konuşan İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, "Göreve geldiğimiz gün itibariyle, belediyemizin günü geçmiş tek lira borcu yoktur" dedi. İlkadım Belediye Meclisi Mayıs Ayı Kapanış Meclisi Toplantısı, İhsan Kurnaz başkanlığında, gerçekleştirildi. İlkadım Belediye Meclisi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen birleşimde, İlkadım Belediye Meclisi Mayıs Ayı Açılış Toplantısı’nda komisyonlara devredilen gündem maddeleri, meclis üyelerince oylanarak, oy birliğiyle kabul edildi. "Şeffaf ve denetlenebilir belediye" İlkadım’da vatandaş odaklı hizmetlerin, öz kaynakların doğru yönetilmesi ve kullanılmasıyla birlikte kararlılıkla devam ettiğini söyleyen Başkan İhsan Kurnaz, "İlkadım Belediye Meclisimizin Mayıs ayı toplantılarını tamamladık. Özellikle gündemimizin en önemli maddesi olan kesin bütçe hesabımız, belediyemiz bürokratları ve komisyonlarımızın titiz çalışmalarıyla tamamlanarak meclisimize sunuldu. Bütçemiz, kapanış meclisimizde de oy birliğiyle kabul edildi. Bu noktada, bütçemizin hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. İlkadım Belediyesi, mali disiplin açısından örnek gösterilen bir belediye oldu. Meclis üyelerimizce kabul edilen bütçemizde de görüldü ki, 2025 yılı bütçemiz fazla verdi ve İlkadım Belediyesi şu an kasasında parası olan bir belediye konumunda. Bu İlkadım’ın parası ve bunu hemşehrilerimiz için en iyi en doğru şekilde kullanmaya gayret ediyoruz. Hizmetlerimizi, milletimizin sırtına borç yükleyerek değil, kaynaklarımızı verimli kullanarak yapmak istiyoruz. Göreve geldiğimiz gün itibariyle, belediyemizin günü geçmiş tek lira borcu yoktur. İlkadım Belediyesi, şeffaf, denetlenebilir, mali disiplini sağlamış ve öz kaynaklarını en iyi şekilde kullanarak vatandaşına hizmet eden bir belediye haline geldi. Belediyemizin bu noktaya gelmesinde emeği olan herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum" diye konuştu.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yalçın: "Kıbrıs’ın Türkiye ilişkilerini, her türlü ilişkilerinden aziz tutacağına inanıyoruz"
20 Ekim 2025 Pazartesi - 16:41 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yalçın: "Kıbrıs’ın Türkiye ilişkilerini, her türlü ilişkilerinden aziz tutacağına inanıyoruz" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, "Kıbrıs’ın Türkiye ile ilişkilerini, her türlü diğer ilişkilerinden aziz tutacağına hepimiz inanıyoruz" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, Kastamonu temasları kapsamında AK Parti İl Başkanlığı’nda partililerle bir araya geldi. Burada gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yalçın, CHP Kastamonu İl Başkanı İlke Karabacak’ı eleştirerek, "Muhtarlarımızı ziyaret ettiğimizde aslında Kastamonu’nun bir anlamda fotoğrafını çekme şansına da sahip olduk. Muhtarlarımızın Kastamonu’da çeşitli beklentileri dile getirmesine de şahitlik ettik. Bugün geldiğimden bu yana muhtarların çeşitli söylemleri arasında CHP İl Başkanı İlke Karabacak’ın muhtarlara yakışmayacak şekilde hitap ettiğini, onları kendi toplantılarına katılmaya zorladığını duydum. AK Parti’nin topluma yaklaşımıyla CHP’nin topluma yaklaşımı arasında devasa bir farkı tekrar görme şansına sahip oldum. Muhtarlarımıza yönelik kendi toplantılarına katılmaya yönelik baskı kurup sonrasında da o baskıya sonuç alamayınca o insanlara hakaretler etmelerini, küfürler etmelerini ciddiyetle kınıyorum. Kastamonu’nun özellikle ciddi bir kırsal nüfusu, köy nüfusu olması nedeniyle muhtarlar oldukça toplumun önemli bir kısmını temsil ediyor. Bu anlamda onlara yönelik CHP tavrının hoş olmadığını tekrar tekrar dile getirmek isterim" dedi. "Gazze, muhalif partiler tarafından siyasallaştırılmıştır" Filistin meselesinin siyasileştirilmesi gerektiğini ifade eden Yalçın, "Çevremizde savaşa bulaşmamış, iç savaşa tutuşmamış ülke kalmadı gibi. Bunların arasında Türkiye aslında bir istikrar adası gibi duruyor. O istikrar adası gibi durabilmek için de her zaman daha güçlü, daha birlik ve beraberlik içerisinde olmaya, daha istikrarlı bir siyasi gündemi takip etmeye ihtiyacımız var. Biz, AK Parti olarak aslında baştan itibaren ülkenin istikrarı ve geleceği için bu mimar üzerine çalışmaya devam ediyoruz. Gazze’de iki yıldır devam eden bir soykırım vardı. O soykırım esnasında biz Türkiye olarak elimizden gelen bütün çabaları Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde sergiledik. Maalesef siyasileştirilmemesi gereken konulardan biri olmasına rağmen Gazze, muhalif partiler tarafından siyasallaştırılmıştır. O iki yıllık süre zarfında başta Gazzelilerin durumuna sahip çıkmak yerine meseleyi idare edici açıklamalar yapanlar, süreç esnasında toplumumuzun Gazze hassasiyetini gördükçe sanki kendilerinin de Gazze’ye dair bir hassasiyeti varmış gibi davranmaktan geri durmadılar. Mesela ‘Hamas bir terör örgütüdür’ diyen Özgür Özel, iki yılın sonunda İsrail’i açıktan suçlayabilme cesaretini gösterdi. Ama bunlar da yetmiyormuş gibi Cumhurbaşkanımıza, AK Parti’ye yönelik Gazze hassasiyetini sorgulayıcı ifadeler kullanmaya devam ettiler. Biz, onlara bunun doğru bir siyaset yapma biçimi olmadığını uzun süredir anlatmaya çalıştık. Ama görüldüğü gibi cevabı aslında uluslararası arenadan geldi. Gazze üzerine bugün bir ateşkes anlaşması imzalandı. ‘Türkiye ne yapıyor, Türkiye ne yaptı’ diyenler, Türkiye’nin iki yıl boyunca yaptıklarını görmeyenler veya görmezden gelenler, iki yılın sonunda ateşkes anlaşmasını imzalayan taraflardan birinin Türkiye olduğunu gördüklerinde umarım utanacak kadar hassasiyet sahibi insanlardır. Cumhurbaşkanımız Türkiye’yi temsilen uluslararası arenada, Gazze’yi baştan itibaren en samimiyetle ve en güçlü seda ile savunan liderlerin başında gelmiştir. O nedenle Gazze’de bir anlaşma yapılırken Türkiye’yi dışlayan bir anlaşma yapılamazdı. O nedenle Cumhurbaşkanımız, Gazze anlaşmasını imzalayan dört devlet başkanından birisidir. Gördüğünüz gibi o toplantıya Avrupa’dan veya dünyanın geri kalanından birçok devlet başkanı davet edildi. Ama Gazze üzerine bir söz söylenecekse, o sözü söyleyen ülkelerin başında Türkiye gelir. Bunu bilen dünya da aslında o anlaşmada Türkiye’nin yeri olması gerektiğini görmüştür. Bunu Türkiye’deki muhalefete de öğretici olmasını ümit ediyorum" diye konuştu. "Terör örgütü, terörle hiçbir yere varamayacağını en nihayetinde kavramıştır" Terör meselesinin Türkiye’nin gündeminden kalkacağını söyleyen Prof. Dr. Yalçın, "Terör örgütüne tek bir şey söylüyoruz. Ortada bir müzakere, pazarlık gibi bir süreç söz konusu değildir. ’Ey terör örgütü terörle varabileceğin hiç bir yer yoktur, onun için bir an önce silahlarını bırakman senin için de Türkiye için de daha iyi olacaktır. Terörsüz Türkiye temelinde merkezinde bu var. Umuyoruz ki terör örgütü de terörle hiçbir yere varamayacağını en nihayetinde kavramıştır, umuyoruz ki Türkiye’nin ayağında 40-50 yıldır pranga gibi duran terör meselesi artık Türkiye’nin gündeminden kalkacaktır" şeklinde konuştu. "KKTC’nin tüm dünya çapında artık tanınırlığa ulaşması için elimizden geleni yapıyoruz" Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ı tebrik eden Yalçın, "Seçimlerin tüm Kıbrıs halkına Kıbrıs Türklerine hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyoruz. İnşallah yeni seçilen yönetimle Türkiye’nin bu zamana kadar Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde olduğu gibi Türkiye ile oldukça başarılı bir ilişki yürütür. Bu ilişkilerin yürütüleceğine biz canı gönülden inanıyoruz. Özellikle seçilen adayın ilk konuşmasında verdiği mesajlar çerçevesinde hem Dışişleri Bakanımıza hem Cumhurbaşkanı Yardımcımıza hem de Cumhurbaşkanımıza selamlarını ve teşekkürlerini iletmiş olmasını önemli ve kayda değer buluyoruz. İyi bir açıklama, iyi bir başlangıç olarak değerlendiriyoruz. Biz Türkiye olarak Kıbrıs’ı her türlü zor şartta desteklemeye devam etmiş bir devletiz. Bundan sonra da böyle olacaktır. Ama Kıbrıs’ın da Türkiye ile ilişkilerini, her türlü diğer ilişkilerinden aziz tutacağına hepimiz inanıyoruz. İnşallah yeni yönetimin de yaklaşımı bu olur diye tahmin ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Bozbey Muhtarları unutmadı
20 Ekim 2025 Pazartesi - 16:32 Bozbey Muhtarları unutmadı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Muhtarlar Günü kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte Bursa’da görev yapan muhtarlarla buluştu. Başkan Bozbey, "Muhtarlar, bizim gözümüz, kulağımızdır. Mahallelerimiz güçlü olursa Bursamız da güçlü olur. Aramızdaki dayanışma devam ettikçe Bursamız çok daha güzel bir kent olacak" dedi. "Sizleri dinliyor, çözüm yollarını birlikte değerlendiriyoruz" Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde düzenlenen muhtarlar buluşması, Muhtarlar Korosu’nun mini konseriyle başladı. Programda konuşan MBB ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, mahallelerin sesi olan muhtarlarla birlikte olmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. Kendisinin de bir muhtar çocuğu olduğunu hatırlatan Başkan Bozbey, muhtarlık makamının özel bir anlam taşıdığını dile getirdi. Babasının iki dönem Özlüce’de muhtarlık yaptığını söyleyen Başkan Bozbey, muhtarlığın ne kadar zor ve önemli bir görev olduğunu çok iyi bildiğini söyledi. Muhtarlığın bir gönül işi olduğunu belirten Başkan Bozbey, "Mahallelerimizdeki her bir talep, her bir öneri ve fikir bizim için çok önemlidir. Muhtarlar, bizim gözümüz, kulağımız. Bu anlayışla ‘katılımcı yönetim’i merkezine alan yeni bir dönemi sizlerle birlikte sürdürüyoruz. ‘Başkan Bozbey Burada’ projesiyle her 15 günde bir farklı bir ilçemizde muhtarlarımızla samimi ve güvene dayanan bir ortamda bir araya geliyoruz. Sizleri dinliyor, sorunları ve çözüm yollarını birlikte değerlendiriyoruz. Aramızdaki bağımızı güçlendiriyoruz" diye konuştu. "Muhtarımızın karnesi ‘pekiyi’ olursa bizim de karnemiz ‘pekiyi’ olur" Hiçbir zaman ‘Biz biliriz’ demediklerini, her zaman ‘Birlikte karar verelim’ dediklerini anlatan Başkan Bozbey, "Biliyoruz ki muhtarımızın karnesi ‘pekiyi’ olursa bizim de karnemiz ‘pekiyi’ olur. Tüm talepleri dikkate alıyoruz. 2025 yılının ilk dokuz ayında 9 bin 887 talep geldi. Bu taleplerin yüzde 76’sını çözdük. Sizlerden gelen öneriyle nüfusu 10 binin üzerinde olan mahallelerimize personel desteği sağladık. Bu kapsamda 94 mahalle iletişim personelimiz göreve başladı. Öncelikleri sizler belirlediniz. Bizler notumuzu aldık, programlamasını yaptık. Gerçekleştirdiğimiz toplantılarda sadece sorun konuşmadık. Birçok konuda ortak akılla yol aldık" dedi. "Hizmette beraberiz, biriz ve bütünüz" Bursa’nın ‘Kent Anayasası’ olan 1/100.000 Ölçekli Bursa Çevre Düzeni Planı’nı oluştururken ilk söz hakkını muhtarlara verdiklerini hatırlatan Başkan Bozbey, yeşiliyle, suyuyla, ulaşımıyla, sanayisiyle, kültürüyle geleceğin Bursa’sını birlikte inşa ettiklerini dile getirdi. Ayrıştırmaya değil, birleştirmeye ve bütünleştirmeye geldiklerini vurgulayan Başkan Bozbey, "Hizmette beraberiz, biriz ve bütünüz. 17 ilçede tüm muhtarlarımızla ortak bir hedef etrafında kenetleniyoruz. Bizim hedefimiz; kimseyi dışlamayan, herkese eşit yaklaşan, her vatandaşın sesini duyan bir Bursa’dır. Bu hedefe ulaşmanın yolu da muhtarlarımızdan geçiyor. Mahallelerimiz güçlü olursa Bursamız da güçlü olur. Aramızdaki dayanışma devam ettikçe Bursamız çok daha güzel bir kent olacak. Bizim kapımız da gönlümüz de daima açık. Tüm muhtarlarımızın Muhtarlar Günü’nü yürekten kutluyorum" diye konuştu. Buluşmada konuşan geçmiş dönem DSİ Bölge Müdürü ve Büyükşehir Belediye Başkanı Erdem Saker, muhtarların kırsal kalkınmadaki rolünün önemini vurgulayarak kooperatifleşmeye ağırlık vermelerini tavsiye etti. CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk de halkın dili ve eli kolu olan muhtarların Muhtarlar Günü’nü kutladı. Demokrasinin kılcal damarları olan muhtarların ve mahallelerin taleplerini hızlı bir şekilde çözen Başkan Mustafa Bozbey’e de teşekkür eden Öztürk, milletin sesi olan muhtarlık müessesesini daha da güçlendirmek için gerekli çalışmaları yapmaya devam edeceklerini ifade etti. Marmara Muhtarlar Federasyonu Başkanı Burhan Mandacı, üzerine düşen görevleri layıkıyla yapan muhtarların Muhtarlar Günü’nü kutladı. Muhtarlara yardımcı personel sağlanması noktasında destek olan Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür eden Mandacı, Büyükşehir Belediyesi’nin damla sulama borusundan sıvı gübreye kadar birçok konuda Türkiye’ye örnek çalışmalar yürüttüğünü ifade etti. Muhtarlardan Başkan Bozbey’e teşekkür Bursa Muhtarlar Derneği Başkanı Erol Yılmazer, devlet ile millet arasındaki köprülerin baş mimarı olan muhtarların Muhtarlar Günü’nü kutladı. Azalan kaynaklara ve artan taleplere rağmen Bursa’ya daha iyi hizmetler sunmak için Bursa Büyükşehir başta olmak üzere tüm kurumlarla uyum içerisinde çalıştıklarını belirten Yılmazer, "Başkan Mustafa Bozbey’e rahatlıkla ulaşabiliyoruz. Kimseyi ötekileştirmeden hizmet sunmaya devam ediyorsunuz. Bursa’ya hakkıyla hizmet etme noktasında gören göz, duyan kulak olarak her daim samimi ve özverili yol arkadaşlığına devam edeceğiz. Desteklerinden ötürü Başkan Mustafa Bozbey’e ve Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ediyoruz" dedi.
Başkan Yılmaz şampiyonları ağırladı
20 Ekim 2025 Pazartesi - 16:17 Başkan Yılmaz şampiyonları ağırladı Spor Kenti Yıldırım vizyonuyla, sporu ve sporcuyu destekleyen önemli projelere imza atan Yıldırım Belediyesi, yatırımlarının meyvelerini topluyor. Yıldırımlı sporcular, Eylül ve Ekim ayında katıldıkları uluslararası şampiyonalarda büyük başarılara imza attı. Yıldırım Belediyesporlu Toprak Aras, Güney Kore’de düzenlenen Dünya Dart Şampiyonas’ında, genç erkekler eşli müsabakalarda tarihi bir başarıya imza attı. Üstün bir performans sergileyerek Dünya ikincisi olan Aras Toprak Yıldırım’a büyük gurur yaşattı. Romanya’nın Cluj kentinde düzenlenen Balkan Şampiyonası’nda mindere çıkan Yıldırım Belediyesporlu güreşçiler Yusuf İslam Kara ve Batın Naniş şampiyon olarak ülkemize altın madalya kazandırdılar. Özbekistan’da düzenlenen Kick Boks Dünya Kupası’nda ise Yıldırım Belediyespor Kick Boks Antrenörü ve sporcusu Enes Gezer tarihi bir başarıya imza attı. Büyükler +94 kg Light Contact ve Büyükler +94 kg Kick Light branşlarında mücadele eden Enes Gezer, her iki branşta da dünya şampiyonu oldu. ‘Desteğimiz devam edecek’ Katıldıkları uluslararası turnuvalarda ülkemizi ve Yıldırımı gururlandıran Toprak Aras, Yusuf İslam Kara, Batın Naniş ve Enes Gezer’i makamında ağırlayan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, başarılı sporcuları tebrik etti. Yıldırım’ın spor kenti kimliğini güçlendirmek için çalıştıklarını vurgulayan Başkan Oktay Yılmaz; "Gerek tesisleşme hamlemiz gerekse de spor kurslarımız ve eğitimlerimizle Yıldırım’ı adeta bir spor kentine çevirdik. Hamdolsun bu yatırımlarımız da meyvelerini veriyor. Sporcularımız katıldıkları ulusal ve uluslararası turnuvalarda ülkemizi ve bizleri gururlandıran önemli başarılara imza atıyorlar. Bu başarılar eminim ki, çocuklarımıza ve gençlerimize ilham olacak bir yol açacaktır. Ben tüm sporcularımızı tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyorum. Spora ve sporcuya olan desteğimiz bundan sonra da artarak devam edecek ifadelerini kullandı.
Adalet Bakanı Tunç’tan üniversite öğrencilerine: "Gazze" dersi
20 Ekim 2025 Pazartesi - 16:01 Adalet Bakanı Tunç’tan üniversite öğrencilerine: "Gazze" dersi Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın Üniversitesi’nde gerçekleşen akademik yıl açılış töreninde ilk dersi verdi. Bakan Tunç, BM gibi uluslararası kuruluşların Filistin’deki katliamı önleyemediğini belirterek, dünyanın adil sistemlere ihtiyacı olduğunu ifade etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç yaptığı konuşmada, "İsrail konusundaki hususlara vurgu yapabiliriz. Tabii Gazze ve Filistin söz konusu olunca aslında hem konuşacak çok şey var hem de sözün bittiği yer. Gazze’de büyük bir dram yaşandı ve yaşanmaya da devam ediyor. Maalesef Filistin’de 2 yılı aşkın bir süredir bir soykırım yaşandı. Halen de yaşanmaya devam ediyor" dedi. Yapılan anlaşmanın kırılgan olduğunu da belirten Tunç, "13 Ekim’de bir ateşkes anlaşması yapıldı. Bu ateşkes anlaşmasının kalıcı olmasını hep arzu ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak Cumhurbaşkanımızın bu ateşkesin sağlanması konusunda büyük gayretler oldu. Kırılgan bir ateşkes olduğunu görüyoruz. Temennimiz bu ateşkesin kalıcı hale gelmesi. Filistin konusunu ilk günden işlemeniz çok anlamlı, Filistin yalnız değildir. Filistin özgür kalıncaya kadar, Filistin devleti kuruluncaya kadar, Bağımsız bir Filistin devleti kuruluncaya kadar üniversitelerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız hep beraber milletçe Filistin davasını savunmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. 68 bin Filistinli şehit edildi İsrail tarafından 2 yıldan bu yana 68 bin Filistinli şehit edildiğini belirten Yılmaz Tunç, "Bunun yüzde 80’i kadın ve çocuklardan oluşuyor. 20 binden fazla çocuk katledildi. Bir sınıfta 30, 50 çocuk bulunuyor. Her gün bir sınıf dolusu çocuk katledildi" ifadelerini kullandı. Batılı ülkelerin yöneticilerine ve uluslararası kuruluşlara da tepki gösteren Adalet Bakanı Tunç, "Çocuk hakları nerede? Çocuk haklarını savunan kuruluşlar, batılılar çocuk hakları sözleşmesini imzalayan devletler nerede? Yüzde 80’i kadın ve çocuklardan oluşuyor. Kadınlar katlediliyor ve kadın haklarını savunan batılılar nerede? Kadın haklarını savunan örgütler teşkilatlar, uluslararası kuruluşlar neden Filistin, Gazze söz konusu olduğunda hiç kıllarını kıpırdatmadılar. Ama batıda da, Avrupa ülkelerinde de insanlık vicdanı sokaklara taştı. İnsanlık, ülkelerinin harekete geçmesini, yönetimlerinin artık bir şey yapmasını istedi. Bazı ülkeler, Filistin’in yanında olduklarını açıklamaya başladılar. Filistin devletini tanıdılar. 150’den fazla ülke şu anda Birleşmiş Milletler bünyesinde Filistin’i tanıdı" dedi. "Katliamın tüm unsurları gerçekleşti" Bakan Tunç, "2 yıldan bu yana soykırım suçunun bütün unsurları gerçekleşti. Gazze’de okullar bombalandı. Cenevre sözleşmesini hatırlayan yok, insancıl hukuk tamamen kağıt üstünde kaldı. Mülteci kampları bombalandı. Pazar yerleri bombalandı. Şehirler yerle bir edildi. İnsani yardımlara izin verilmedi. 500’e yakın Filistinli açlıktan can verdi. Bunun 50’den fazlası çocuklardan oluşuyor. Çocukların açlıktan öldüğü bir dünyayı insanlık gördü, maalesef Gazze’de uluslararası sözleşmeleri bütün kuralları Cenevre sözleşmesinin, insancıl hukuku, bütün kuralları hep yok sayıldı. Sadece son 2 yıldan bu yana bir asırdan bu yana, bir asrı aşkın bir zamandır, Filistin sorunu devam ediyor. Hem işgal politikası hem oradaki mazlumları kendi yerlerinden yurdundan etme politikası ve genişleme politikasını sürdürmeye devam etti ve son 2 yıla geldiğimizde 7 Ekim 2023’ten itibaren de artık bir soykırım suçu işledi. 68 bin insanın 2 yıl içerisinde bombalar altında can vermesi, çoluk çocuk demeden, kadın demeden, yaşlı demeden üzerlerine bomba yağdırılması ve milyonlarca insanın göçe zorlanması, hastanelerin bombalanması, okulların bombalanması, mülteci kamplarının bombalanması, soykırımın ta kendisidir" dedi. "Adalet Divanı’ndaki davaya Türkiye’de müdahil oldu" Tunç, Güney Afrika’nın soykırım nedeniyle Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail hakkında açtığı davaya dikkat çekerek, "İsrail, soykırım suçunu işlediği için Güney Afrika’nın başlattığı Uluslararası Adalet Divanı’ndaki davaya Türkiye Cumhuriyeti olarak müdahillik talebinde bulunduk ve o dava başladı. Dava başlarken, Uluslararası Adalet Divanı oradaki soykırımı gördü ve soykırımın önlenmesiyle ilgili tedbir kararları aldı. İsrail, Birleşmiş Milletler soykırım sözleşmesinin maddelerini ihlal ediyor ve bu ihlalin gerçekleşmemesi gerekir. Uluslararası Adalet Divanın bu tedbir kararları maalesef hayata geçirilemedi. Kim uygulayacak? Bu kararları, Uluslararası Adalet Divanı’nın almış olduğu tedbir kararlarını uygulayacak olan Birleşmiş Milletler güvenlik konseyi, Birleşmiş Milletler güvenlik konseyinin önüne gelen insani yardım önergeleri bile Amerika Birleşik Devletleri’nin vetosuyla karşı karşıya kaldı. ’Oradaki mazlumlara insani yardım yapılamaz’ dedi. Birleşmiş Milletler güvenlik konseyi 5 üyeden oluşuyor. Bir hayır derse karar çıkmıyor" dedi. Revizyon talebi Tunç, uluslararası kuruluşların revizyondan geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Böyle bir adalet olabilir mi? Böyle bir dünya düzeninin adil olduğunu söyleyebilir miyiz? Uluslararası hukuk uluslararası kurumlar sistem bir revizyona tabi tutulmalıdır, insanlığın sorunlarına çare olamıyor. Bu sistem derken birileri farklı şeyler söylüyordu, hatta ülkemizde bazı kesimler eleştiriyordu. Bizim ona gücümüz mü yeter? Nasıl değiştirelim ki niye böyle konuşuyor ki diyenler kendi ülkemizde bile vardı ama sonra baktık ki birçok ülke lideri de aynı sözü söylemeye başladı. Bu sistemin bir revizyona tabi tutulması gerektiğini, insanlığın sorunlarına çare olamadığını, uluslararası kuruluşların Birleşmiş Milletler Sistemi’nin, güvenlik konseyi sisteminin aslında ülkelerin milletlerin güvenliğini sağlamak, huzurunu sağlamak için kurulan bu kuruluşların etkili olması gerektiğini hep savunduk. Bundan sonra da savunmaya hep devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "İsrail yargılanmaya devam edecek" İsrail’in uluslararası mahkemelerde yargılanmaya devam edeceğini de kaydederek, "Bir yandan da Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde başlatılan soruşturma vardı. Soykırımcıların Ceza Mahkemesi’nde yargılanması Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail devletinin yargılanması devam ediyor. 2026’nın ilk aylarında İsrail savunma verecek. 2,5 yıl sonra, böyle bir hukuk anlayışı ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde de soykırımcıların şahsi olarak soruşturulmasıyla ilgili soruşturmada da maalesef ilerleme sağlanamadı. Uluslararası Ceza Mahkemesi başsavcısı görevinden edildi. Görevden alındığı çeşitli suçlamalarla ne istemişti? Soykırımcıların yakalanması tutuklanmasını istemişti. Tutuklanmaya yönelik yakalama kararı talep etmişti ama maalesef o yakalama kararı talep edilen Netanyahu ve arkadaşları dünyayı dolaşırken maalesef hiç kimsenin yüzü kızarmadı. İsrail’i destekleyenlere tepki Yılmaz Tunç, İsrail ve destekleyen ülkelere de tepki göstererek, "Gitti oralarda alkışlarla karşılandı. Batılı ülkeler hem kendi ülkelerinde onu o soykırımcı katilleri misafir ettiler ağırladılar. Hem de İsrail’e gidip yanınızdayız, destek veriyoruz, silah veriyoruz diye adeta o çocuk katliamlarının ortağı oldular maalesef. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin talepleri tutuklamaya yönelik taleplerde hiç etkisiz kaldı. Gerek uluslararası mahkemeler gerek uluslararası kuruluşların bugüne kadar almış olduğu kararlar maalesef kağıt üstünde kaldı. Biz Türkiye olarak hep adaletin hakkaniyetin yanında olmaya devam edeceğiz. Üniversite gençlerine kızıl elmayı açıkladı Bakan Tunç, beyin göçü iddialarına gençlerinin aldanmamasını isteyerek, 2053 ve 2071 yıllarını hedef gösterdi. Tunç, "Bunlar tamamen gençlerimizin moralini bozmak için yapılan kara propagandadan ibaret, bizim geçmişimizde gurur duyacağımız bilim insanları var. İşte 18 etkili bilim insanı ürettikleriyle öne çıkıyorlar, daha da çoğalacak sayıları Bartın Üniversite’mizde çok sayıda kulüp var. Onlarla geçmişte milletvekilliğimiz döneminde hep bir araya gelirdik. İşte teknoloji takımları var. Teknofestler’de dereceye giren Bartın Üniversitesi’nde okuyan gençlerimiz var ve burada nasıl eserler ürettiklerini hep beraber gördük. Onlarla gurur duyuyoruz. Sizler Türkiye yüzyılını inşa edeceksiniz, sizler şu anda Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethettiği yaştasınız. Dolayısıyla sizler 2053’te yani İstanbul’un fethinden 600 yıl sonra tam mesleğinizin ortasında olgunluk yerinde olacaksınız, 2071’de Yani Türklerin Anadolu’nun kapısını açtığı Malazgirt’ten bu yana bin yıl geçmiş olacak. 2071’de de Türkiye’yi dünyanın en güçlü ülkesi gençlerimiz yapacak" diye konuştu. Programda konuşmaların ardından Teknofest’te dereceye giren 2 lise öğrencisine hediyeler verildi.
AK Parti Genel Başkan Vekili Ala: "Ali Mahir Başarır’ın dili, ahlaki meşruiyetini kaybetmiş bir saldırganlığa ve müptezelliğe dönüşmüş durumda"
20 Ekim 2025 Pazartesi - 14:31 AK Parti Genel Başkan Vekili Ala: "Ali Mahir Başarır’ın dili, ahlaki meşruiyetini kaybetmiş bir saldırganlığa ve müptezelliğe dönüşmüş durumda" AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır’ın açıklamalarına ilişkin, "Ali Mahir Başarır’ın dili ahlaki meşruiyetini kaybetmiş bir saldırganlığa ve müptezelliğe dönüşmüş durumda" dedi AK Parti Genel Başkan Vekili Ala, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır’ın son hezeyanları, maalesef siyasetin giderek daha fazla seviyesiz ve ucuz ajitasyonun diliyle kirletildiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Kullandığı çirkin üslup, demokratik rekabetin zarafetinden, fikir mücadelesinin asaletinden tamamen uzak; siyaset değil, sokak arası kabadayılığı andıran bir söylem biçimi. Bu müptezellik, bu seviyesizlik, sahibinin bayağılığını ve alçaklık seviyesini gösterir. Aynıyla iade ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Bu tavır, her şeyden önce temsil ettiğini iddia ettiği halka saygısızlıktır" Açıklamasında, CHP Grup Başkanvekili Başarır’ın ifadelerini seviyesiz hitap biçimi olduğunu ve muhalefet zannıyla kin kusmanın tipik bir tezahürü olduğunu dile getiren Ala, "Üstelik bu tavır, siyaseti bir fikir mücadelesi olmaktan çıkarıp bir nefret arenasına dönüştürmektedir. Bu, her şeyden önce temsil ettiğini iddia ettiği halka da saygısızlıktır" değerlendirmesinde bulundu. Ala, açıklamasına şöyle devam etti: "Başarır’ın dili, eleştiri sınırlarını aşarak ahlaki meşruiyetini kaybetmiş bir saldırganlığa ve müptezelliğe dönüşmüş durumda. Demokrasi, hakaretle değil, fikirle büyür; muhalefet, çirkin sözlerle değil, vizyonla anlam kazanır. Ancak belli ki, bazıları kendi fikrî yetersizliklerini bu tür çirkin ifadelerle perdelemeyi siyaset sanıyor. Siyasetin onuru, söylemin vakarında gizlidir. Başarır’ın bu üslubu hem kendi partisine hem de siyaset geleneğimize zarar vermektedir. Millet, kimin dürüstçe memleket meselesi konuştuğunu, kiminse sahne arkasında öfke ve kinle rol yaptığını çok iyi bilmektedir. Bu ülke, çürümüş bir zihniyetin siyasal meşruiyet kılıfına sokulmasına daha fazla izin vermeyecektir. Gerçek siyaset, sokak jargonuna değil, fikrin vakarına yaslanır. Başarır gibilerinin anlamadığı da tam olarak budur."
AK Partili İnan’dan CHP’ye tepki: "Yavru Vatan’ın iradesini istismar etmeye kalkıyor"
20 Ekim 2025 Pazartesi - 14:13 AK Partili İnan’dan CHP’ye tepki: "Yavru Vatan’ın iradesini istismar etmeye kalkıyor" AK Parti Genel Sekreteri EyyüpKadir İnan, "Kıbrıs denince aklına bağımsızlık değil, sahte diplomayla mezuniyet planı gelenler, bugün gayrimeşru bir genel başkanlıkla bu millete ne yön gösterebilir ne istikamet çizebilir." ifadelerini kullandı. İnan, NSosyal’deki hesabından yaptığı paylaşımda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki (KKTC) cumhurbaşkanı seçimlerinin ardından CHP’nin tavrının şaşırtmadığını belirterek, "Patagonya’daki seçimlerden bile medet umanlar, şimdi de Yavru Vatan’ın iradesini istismar etmeye kalkıyor" değerlendirmesinde bulundu. KKTC’de yapılan cumhurbaşkanı seçim sonuçlarının, Türkiye’ye karşı manipüle ve siyasi hesaplara alet edilmemesi gerektiğini belirten İnan, "Kıbrıs’ın geleceği ile oynamaya, Türk milletinin dış politikadaki kararlılığını sorgulamaya kalkanlar bilsin ki, daha önce Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ’satılmış’ diyenler, bugün de her yurt dışı ziyaretinde Türkiye’yi değil, Türkiye’ye karşı olanları memnun etmeyi siyaset sananlardır" ifadesini kullandı. İnan, "Yabancı başkentlerde Türkiye’yi karalayarak değil, milletin yanında durarak siyaset yapılması gerektiği"ni dile getirerek, şunları kaydetti: "Siz bunu hiç öğrenemediniz. Şimdi görüyoruz ki, İsrail yanlısı, darbe sevdalısı Venezuela muhalefetine destek veren, Machado’yu tebrik edenlerin, Gazze’de yaşanan onca acıya rağmen yanlış safta duranların, bugün kalkıp dış politikada buldukları her platformda bize yaptıkları saldırıları izliyoruz. Bir kez daha söylüyoruz, İsrail destekçilerinin sıralarına girenlerin dış politikada söz söyleme hakları yoktur, olamaz. Kıbrıs denince aklına bağımsızlık değil, sahte diplomayla mezuniyet planı gelenler, bugün gayrimeşru bir genel başkanlıkla bu millete ne yön gösterebilir ne istikamet çizebilir! Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, dün olduğu gibi bugün de bir ve beraberdir. Biz, bu birliğe göz diken her anlayışa karşı dimdik durmaya devam edeceğiz."
TBMM Florya Sosyal Tesisleri’nin restorasyon süreci tamamlandı
20 Ekim 2025 Pazartesi - 13:43 TBMM Florya Sosyal Tesisleri’nin restorasyon süreci tamamlandı Uzun süredir restorasyon aşamasında bulunan TBMM Florya Sosyal Tesisleri, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un katılımıyla açıldı. Konukevi olarak hizmet verecek tesisin açılışında konuşan Kurtulmuş, "Sonraki nesillere kalacak önemli bir eser. Ümit ederim en güzel şekilde, en kısa zamanda Deniz Köşkü’nün de tamamlanması nasip olur ve halkımızın ziyaretine müze olarak ‘Atatürk Deniz Köşkü’ olarak açılmış olur" dedi. Uzun süredir restorasyonda olan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Florya Sosyal Tesisleri, yeniden hayata geçirildi. İçinde Atatürk Deniz Köşkü’nün de bulunduğu tesis konukevi olarak kullanılacağı belirtilirken, açılış törenini TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından gerçekleştirildi. "Bu eserlerin yaşatılması gerekiyor" Açılışta konuşma yapan İstanbul Valisi Davut Gül, "Öncelikle bir döneme tanıklık eden, bu güzel eseri tekrardan ihya eden Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımız ve Başkanlık Divanı başta olmak üzere, önceki başkanımıza, genel sekreterimize ve teknik anlamda destek veren TOKİ başta olmak üzere bütün kurumlarımıza teşekkür ediyoruz. Hepimiz zamanın ve mekanın şahitleriyiz. Bu eserlerin yaşatılması gerekiyor. 50 sene sonra 100 sene sonra da buranın nasıl kullanıldığını ve bundan sonra nasıl kullanılacağını görerek kullanarak bir şekilde buralardan istifade etmek gerekiyor. Ben bir kez daha bu eserin hayırlı uğurlu olmasını diliyor. Hepinize saygılar sunuyorum" dedi. "Sonraki asırlara kalacak önemli eserlerden birisi" Açılışta konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "İstanbul’un önemli mekanlarından birisi. İçinde bulunduğumuz mekanda özellikle Cumhuriyet dönemi tarihimiz bakımından önemli bir mekan. Gerçekten bu dönemden Cumhuriyet döneminden sonraki asırlara kalacak önemli eserlerden birisi. Ebat itibariyle küçük olmakla birlikte bu zannediyorum Türkiye’de suyun üzerinde inşa edilmiş ilk köşktür. Bu bakımdan fevkalade önemli bugüne kadar ciddi şekilde çalışmalar yapıldı. Belli ilerlemeler kaydedildi. Gerçekten sonraki nesillere kalacak önemli bir eser. Ümit ederim; en güzel şekilde en kısa zamanda Deniz Köşkü’nün de tamamlanması nasip olur ve halkımızın ziyaretine müze olarak ‘Atatürk Deniz Köşkü’ olarak halkımızın ziyaretine açılmış olur. Burada da az evvel ifade edilen hukuki bir sürü engel, bir sürü kurul meseleleri dolayısıyla bizim milletvekillerimizin İstanbul’daki en önemli misafirhanesi olan Florya Misafirhanesi maalesef uzun yıllar süren bir restorasyon süreci oldu. Ben de göreve geldiğim andan itibaren defaatle buraya geldim. Arkadaşlarımızın çalışmalarını hızlandırmak için gayret sarf ettik. Başta Mili Saraylar Bilim Kurulu olmak üzere, yüklenici firmamız, TOKİ İdaresi, burada fevkalade güzel bir koordinasyon sağlandı. İşler hızlandırıldı. TOKİ İdaresi, Milli Saraylar İdaresi hep beraber yoğun bir çalışmayla iş bu noktaya geldi. Ve bundan sonra da inşallah milletvekillerimizin hizmetinde olacaktır. Güzel bir mekan, hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Cenab-ı Allah İstanbul’a, İstanbul halkına bu eseri hayırlı kılsın. Burada Mustafa Kemal Atatürk’ün özellikle son dönemlerini geçirdiğini biliyoruz. Türkiye’nin Cumhuriyet tarihinin önemli eserlerinden birisi. İnşallah kısa süre sonra Deniz Köşkü’nü de hep beraber açmak nasip olsun diyorum. Hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Emeği geçen bütün arkadaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum" dedi. Açılış törenine Numan Kurtulmuş ile birlikte; İstanbul Valisi Davut Gül, Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanı Tümamiral Serkan Tezel, TBMM Genel Sekreteri Hüseyin Kürşat Kırbıyık, Milli Saraylar İdaresi Başkanı Dr. Yasin Yıldız, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, TBMM önceki dönem başkanı Mustafa Şentop ve TBMM Başkanvekili Pervin Buldan katıldı.