POLİTİKA
Çivril Belediyesi envanterine parke taşı serme makinesiyle genişletti 07 Mayıs 2026 Perşembe - 15:30:25 Çivril Belediyesi’nin envanterine katılan modern parke taşı serme makinesiyle yol çalışmaları artık daha hızlı, daha düzenli ve sıfır hata ile yapılacak. Belediye Çivril Başkanı Semih Dere, "Biz sadece yol yapmıyor, Çivril’in geleceğini inşa ediyoruz" dedi. Denizli’nin Çivril ilçesinde belediyecilik hizmetlerine teknoloji desteği geldi. Çivril Belediyesi’nin envanterine kazandırılan modern parke taşı serme makinesi, ilçedeki yol çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını araladı. Sahada kullanılmaya başlanan son teknoloji makine sayesinde, eski yöntemlerle günler süren parke taşı döşeme işlemleri artık çok daha kısa sürede tamamlanabilecek. Yeni sistem, hem hız hem de hata payının ortadan kaldırılması açısından büyük avantaj sağlayacak. Yeni yatırım hakkında açıklama yapan Çivril Belediye Başkanı Semih Dere, hizmet anlayışlarının merkezinde vatandaş memnuniyetinin bulunduğunu belirterek "Bu emek, bu heyecan, bu şehir bizim. Çivril’in her sokağına, her mahallesine aynı hizmeti ulaştırma sözüyle çıktığımız bu yolda bugün modern bir teknolojiyi daha ilçemize kazandırdık. İş gücünden tasarruf sağlarken, ulaşımda büyük kolaylık sunuyoruz. Biz sadece yol yapmıyor, Çivril’in geleceğini el birliğiyle inşa ediyoruz" ifadelerini kullandı. Belediye envanterine dahil edilen yeni nesil parke serme makinesiyle birlikte ilçede yol yapım çalışmalarının daha planlı ve verimli ilerlemesi hedefleniyor. Makinenin sağlayacağı avantajlar arasında hızlı uygulama, kusursuz döşeme sistemi, iş gücü tasarrufu ve estetik görünüm öne çıkıyor. Başkan Dere, yapılan tüm çalışmaların odağında vatandaşların huzuru ile çocukların güvenli ve konforlu bir şehirde yaşaması olduğunu vurgulayarak, "Çivril bizim" mesajını yineledi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 14:48 HÜDA-PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu: "Hayvan saldırgansa, tedavi edilemiyorsa, gerekirse itlaf edilmelidir" Hür Dava Partisi (HÜDA-PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, "Hayvan saldırgansa, tedavi edilemiyorsa, gerekirse itlaf edilmelidir. Yani bir tek çocuk öleceğine yüz köpek ölsün" dedi. HÜDA-PAR Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Yapıcıoğlu, TBMM’de gazetecilerle bir araya geldi. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yapıcıoğlu, ’Terörsüz Türkiye’ sürecine ilişkin, "Kimine göre aslında asıl mesele Kürt meselesidir veya kimine göre bu bir demokratikleşme meselesidir. Eğer bazı adımlar atılırsa zaten diğerleri kendiliğinden yoluna girmiş olacaktır. Dolayısıyla farklı tanımlar olduğu için çözüm önerileri farklılaşabiliyor. Ve herkesin beklediği çözüm farklı olduğu için sürecin ilerleyip ilerlemediği konusundaki yorumlar da farklılaşabiliyor. Bize göre süreç uzarsa tıkanma riski o zaman doğacaktır. Mümkün olan en yakın zamanda, en geniş şekilde bu sorunlarımızı çözmemiz gerekiyor. Sorun ile meseleyi birbirinden ayırmak, yani şiddet sorunuyla Kürt meselesini birbirinden ayırmak gerekir" ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin "Öcalan’ın statü meselesinin konuşulması önemli" sözleri hakkındaki soru üzerine Yapıcıoğlu, "Tabii ki şu son dönemde sıkça tartışılan MHP lideri Bahçeli’nin son çıkışından sonra iyice tartışılan bir mesele vardı. Abdullah Öcalan’ın statüsüyle ilgili, statüsü ne olacak diye veya bir statü gereklidir diye. Sayın Bahçeli’nin çıkışı eğer önceki söyledikleriyle MHP’nin Komisyon’a sunmuş olduğu raporla birlikte değerlenebilirse bence o zaman daha sağlıklı bir değerlendirme yapılmış olur. MHP’nin Komisyon Başkanı’na sunmuş olduğu rapora göre Türkiye’de Kürt meselesi yoktur, sadece şiddet sorunu var. Eğer sorun sadece şiddet sorunuysa elbette bu sorun şiddeti bırakıp, siyasi yol ve meşru yöntemlerle bundan sonra yoluna devam etmeleri isteniyorsa, kimin şiddeti bırakması isteniyorsa onunla konuşulur. Bu gayet doğal ve anlaşılır bir şeydir. Ama eğer sorun değil, mesele konuşulacaksa yani Kürt meselesi konuşulacaksa, ki MHP’ye göre böyle bir meselemiz yoktur, bize göre var olan bir meseledir" dedi. "Bize göre Türkiye yeni bir Anayasa’ya ihtiyaç duyuyor" Yeni Anayasa tartışmaları hakkında da konuşan Yapıcıoğlu, "Yeni bir yüzyıla giriyoruz. Cumhuriyetin 2. yüzyılında bütün ağırlıklarından kurtulmuş, sorunlarını çözmüş, kendi iç barışını tam anlamıyla sağlamış, kardeşliğini pekiştirmiş, iç cepheyi tahkim etmiş bir şekilde girmek zorundayız. Bu da bir tercih değil, bir zorunluluktur. Ya hep beraber birbirimize sıkıca kenetleneceğiz, aramızdaki sorunları adaletle çözeceğiz. Ya da işte çevremizdeki ateş çemberlerini görüyoruz. Bu durum artık herhangi bir izaha ihtiyaç duymayacak kadar açıktır. Dolayısıyla bizim kendi bütün meselelerimizi ve sorunlarımızı, halkın bütün meşru taleplerini karşılayacak tam bir toplumsal mutabakat ile mümkün olan yine en yüksek seviyede bir katılım ile yeni bir Anayasa’ya Türkiye’nin ihtiyacı var. Türkiye, 1980 askeri darbesinin sonucunda yapılan 44 yıllık bir darbe anayasasıyla yönetildi. 44 yıldır bu Anayasa’da 20’den fazla kez değişiklik yapıldı. Anayasa’nın belki yarısından fazlası değişti ama hala o darbeci ruh anayasaya sinmiş durumdadır. Bize göre yeni bir Anayasa’ya Türkiye ihtiyaç duyuyor ve Türkiye’nin vakit geçirmeksizin bunu sakin bir şekilde sükunetle, birbirini anlamaya çalışarak tartışmasının zamanı gelmiştir, hatta geçmektedir" değerlendirmesinde bulundu. "Hayvan saldırgansa, tedavi edilemiyorsa, gerekirse itlaf da edilmelidir" Başıboş köpek sorunu hakkındaki soru üzerine Yapıcıoğlu, "Uzun bir süredir Türkiye’nin gündeminden çıkmış ama bir kez daha başıboş köpeklerle ilgili bir gündemimiz oluştu. Maalesef 5 yaşındaki bir yavrumuz köpek saldırısında hayatını kaybetti. Ben bir kez daha ailesine sabır diliyorum. İnşallah bir daha benzer bir olay yaşanmasın. Şimdi bu sorunlar gündeme getirildiğinde birileri sanki bu sorunları gündeme getirenler için bütün hayvanlara düşmanlık yapıyor ya da merhametsizce bütün hayvanların öldürülmesini istiyor gibi bir propaganda yapıyor. Bu doğru değil. Elbette hayvana merhamet gerekir. Hayvan aç bırakılmamalı, susuz bırakılmamalıdır. Hatta hasta ise tedavi edilmeli. Lakin o hayvan eğer insan sağlığını tehdit eder bir noktaya gelmişse o zaman durum farklılaşır. Mutlaka insanların zarar görmeyeceği bir tedbir almak gerekir. Bu tedbir nedir? Neyse o. Eğer o hayvanı insanlardan uzaklaştırmak, bir yere kapatmak gerekiyorsa, hayvan saldırgansa, iyileştirilemiyorsa, tedavi edilemiyorsa, gerekirse itlaf da edilmelidir. Yani bir tek çocuk öleceğine yüz köpek ölsün" cevabını verdi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 14:06 Osmangazi’de baharın müjdesi ‘Hıdırellez’ coşkuyla kutlandı Baharın müjdecisi, bolluk ve bereketin simgesi olan Hıdırellez, Osmangazi’de binlerce vatandaşın katılımıyla büyük bir coşku içerisinde kutlandı. Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği Hıdırellez Şenliği, Kamberler Parkı’nda renkli görüntülere ve unutulmaz anlara sahne oldu. Osmangazi Belediyesi’nin, Yeşil Bursa Roman Dernekleri Federasyonu ve Osmangazi Kent Konseyi iş birliğiyle Kamberler Parkı’nda gerçekleştirdiği Hıdırellez Şenliği ile baharın gelişi; müzik, dans ve geleneksel ritüeller eşliğinde coşkuyla kutlandı. Her yaştan vatandaşın yoğun ilgi gösterdiği şenlik alanı, gece boyunca büyük bir kalabalığa ev sahipliği yaptı. Kamberler Parkı’ndaki kutlamalara Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir’in yanı sıra CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, Osmangazi Belediyesi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı, belediye meclis üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Hıdırellez geleneğinin en önemli simgelerinden biri olan ateşin yakılmasıyla başlayan kutlamaların öncesinde Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın vatandaşlara videolu mesajı yayınlandı. Başkan Aydın mesajında, tüm vatandaşların Hıdırellez’ini kutlayarak birlik, beraberlik, sağlık ve bereket dileklerinde bulundu. Eğlence doruğa ulaştı Yakılan Hıdırellez ateşi etrafında toplanan vatandaşlar, dualar ederek dilek tuttu. Ateşin etrafında oluşan renkli görüntüler, geceye ayrı bir anlam kattı. Kutlamalarda sahne alan Osmangazi Belediyesi Halk Dansları Topluluğu, birbirinden özel gösterileriyle izleyenlere keyif dolu anlar yaşattı. Büyük ilgiyle takip edilen halk dansları gösterileri, vatandaşlardan uzun süre alkış aldı. Geleneksel ezgiler ve danslarla süslenen gösteriler, Hıdırellez ruhunu en güzel şekilde yansıttı. Programın ilerleyen bölümünde sahneye çıkan müzisyen Emre Övek, seslendirdiği hareketli parçalarla coşkuyu doruğa taşıdı. Meydanı tamamen dolduran vatandaşlar, Emre Övek’in performansına dansları ve alkışlarıyla eşlik etti. Gece boyunca süren eğlencede vatandaşlar bir arada çiftetelli oynayarak Hıdırellez’in neşesini paylaştı. Başkanlar çiftetelli oynadı Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir ile CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz de eşleriyle birlikte Hıdırellez ateşinin üzerinden atlayarak kutlamalara ortak oldu. Protokol üyeleri daha sonra vatandaşlarla birlikte çiftetelli oynadı. Samimi ve renkli görüntülerin ortaya çıktığı anlar, vatandaşlardan büyük ilgi gördü. Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir "Her sene olduğu gibi, bu gece de Hıdırellez gecesinde yurttaşlarımızla birlikteyiz. Hıdırellez yaşama sevinci demek, yeniden doğmak demek, yeniden mutluluk demek. Biz de bu duygularla vatandaşlarımızla birlikte Hıdırellez’i kutluyoruz" açıklamalarında bulundu. Şenlik alanında oluşan birlik ve beraberlik atmosferi, gece boyunca devam etti. Müzik, dans ve eğlencenin bir araya geldiği kutlamalarda vatandaşlar, Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür ederek böylesine anlamlı bir etkinlikte buluşmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Gecenin sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, sahne performansıyla geceye renk katan müzisyen Emre Övek’e teşekkür ederek plaket takdim etti. Büyük alkış alan program, vatandaşların yüzlerinde tebessüm bırakan unutulmaz anlarla sona erdi.
TBMM Florya Sosyal Tesisleri’nin restorasyon süreci tamamlandı
20 Ekim 2025 Pazartesi - 13:43 TBMM Florya Sosyal Tesisleri’nin restorasyon süreci tamamlandı Uzun süredir restorasyon aşamasında bulunan TBMM Florya Sosyal Tesisleri, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un katılımıyla açıldı. Konukevi olarak hizmet verecek tesisin açılışında konuşan Kurtulmuş, "Sonraki nesillere kalacak önemli bir eser. Ümit ederim en güzel şekilde, en kısa zamanda Deniz Köşkü’nün de tamamlanması nasip olur ve halkımızın ziyaretine müze olarak ‘Atatürk Deniz Köşkü’ olarak açılmış olur" dedi. Uzun süredir restorasyonda olan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Florya Sosyal Tesisleri, yeniden hayata geçirildi. İçinde Atatürk Deniz Köşkü’nün de bulunduğu tesis konukevi olarak kullanılacağı belirtilirken, açılış törenini TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından gerçekleştirildi. "Bu eserlerin yaşatılması gerekiyor" Açılışta konuşma yapan İstanbul Valisi Davut Gül, "Öncelikle bir döneme tanıklık eden, bu güzel eseri tekrardan ihya eden Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımız ve Başkanlık Divanı başta olmak üzere, önceki başkanımıza, genel sekreterimize ve teknik anlamda destek veren TOKİ başta olmak üzere bütün kurumlarımıza teşekkür ediyoruz. Hepimiz zamanın ve mekanın şahitleriyiz. Bu eserlerin yaşatılması gerekiyor. 50 sene sonra 100 sene sonra da buranın nasıl kullanıldığını ve bundan sonra nasıl kullanılacağını görerek kullanarak bir şekilde buralardan istifade etmek gerekiyor. Ben bir kez daha bu eserin hayırlı uğurlu olmasını diliyor. Hepinize saygılar sunuyorum" dedi. "Sonraki asırlara kalacak önemli eserlerden birisi" Açılışta konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "İstanbul’un önemli mekanlarından birisi. İçinde bulunduğumuz mekanda özellikle Cumhuriyet dönemi tarihimiz bakımından önemli bir mekan. Gerçekten bu dönemden Cumhuriyet döneminden sonraki asırlara kalacak önemli eserlerden birisi. Ebat itibariyle küçük olmakla birlikte bu zannediyorum Türkiye’de suyun üzerinde inşa edilmiş ilk köşktür. Bu bakımdan fevkalade önemli bugüne kadar ciddi şekilde çalışmalar yapıldı. Belli ilerlemeler kaydedildi. Gerçekten sonraki nesillere kalacak önemli bir eser. Ümit ederim; en güzel şekilde en kısa zamanda Deniz Köşkü’nün de tamamlanması nasip olur ve halkımızın ziyaretine müze olarak ‘Atatürk Deniz Köşkü’ olarak halkımızın ziyaretine açılmış olur. Burada da az evvel ifade edilen hukuki bir sürü engel, bir sürü kurul meseleleri dolayısıyla bizim milletvekillerimizin İstanbul’daki en önemli misafirhanesi olan Florya Misafirhanesi maalesef uzun yıllar süren bir restorasyon süreci oldu. Ben de göreve geldiğim andan itibaren defaatle buraya geldim. Arkadaşlarımızın çalışmalarını hızlandırmak için gayret sarf ettik. Başta Mili Saraylar Bilim Kurulu olmak üzere, yüklenici firmamız, TOKİ İdaresi, burada fevkalade güzel bir koordinasyon sağlandı. İşler hızlandırıldı. TOKİ İdaresi, Milli Saraylar İdaresi hep beraber yoğun bir çalışmayla iş bu noktaya geldi. Ve bundan sonra da inşallah milletvekillerimizin hizmetinde olacaktır. Güzel bir mekan, hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Cenab-ı Allah İstanbul’a, İstanbul halkına bu eseri hayırlı kılsın. Burada Mustafa Kemal Atatürk’ün özellikle son dönemlerini geçirdiğini biliyoruz. Türkiye’nin Cumhuriyet tarihinin önemli eserlerinden birisi. İnşallah kısa süre sonra Deniz Köşkü’nü de hep beraber açmak nasip olsun diyorum. Hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Emeği geçen bütün arkadaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum" dedi. Açılış törenine Numan Kurtulmuş ile birlikte; İstanbul Valisi Davut Gül, Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanı Tümamiral Serkan Tezel, TBMM Genel Sekreteri Hüseyin Kürşat Kırbıyık, Milli Saraylar İdaresi Başkanı Dr. Yasin Yıldız, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, TBMM önceki dönem başkanı Mustafa Şentop ve TBMM Başkanvekili Pervin Buldan katıldı.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Türkiye’nin Huzuru Diyarbakır" toplantısına katıldı
20 Ekim 2025 Pazartesi - 13:34 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Türkiye’nin Huzuru Diyarbakır" toplantısına katıldı İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Türkiye’nin Huzuru Diyarbakır" toplantısında Terörsüz Türkiye’nin Türk’ün de Kürt’ün de, her inanç ve kimliğin kardeşçe yaşadığı bir vatan demek olduğunu belirterek, "Bu çerçevede terörsüz Türkiye, sadece bir güvenlik projesi değil huzur, kalkınma ve kardeşliğimizi büyütme projesidir. Bir medeniyet hedefidir" dedi. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, bir otelde katıldığı "Türkiye’nin Huzuru Diyarbakır" toplantısında, bu toplantıları yapmalarının neden çocuklara huzurlu yarınlar bırakmak için atılan adımları değerlendirmek ve kararlılığı bir kez daha ilan etmek olduğunu söyledi. Türkiye yüzyılı hedefinin büyük ve güçlü Türkiye olduğunu belirten Yerlikaya, bu hedefe giden yolun tamamlayıcısı ‘’Terörsüz Türkiye’’ olduğunu vurguladı. ’’Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, ‘Terörsüz Türkiye’ gibi tarihi ve milli bir süreci, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında, siyasi partilerimizle, sivil toplum kuruluşlarımızla ve aziz milletimizle birlikte yürütüyoruz" diyen Bakan Yerlikaya, "Hatırlatma fayda görüyorum. Terörsüz Türkiye, yaşama hakkının, huzurun ve güvenliğin teminat altına alınması demektir. Milli iradenin kayıtsız şartsız hakimiyetidir. Silahların değil, sözün konuştuğu bir Türkiye’dir. Üreten, istihdam sağlayan, bölgesel kalkınmayı gerçekleştiren bir Türkiye’dir" diye konuştu. Bakan Yerlikaya, Terörsüz Türkiye’nin, Türk’ün de Kürt’ün de, her inanç ve kimliğin kardeşçe yaşadığı bir vatan demek olduğunun altını çizerek, "Bu çerçevede terörsüz Türkiye, sadece bir güvenlik projesi değil huzur, kalkınma ve kardeşliğimizi büyütme projesidir, bir medeniyet hedefidir. Terörsüz Türkiye çocuklarımızın korkusuz büyüdüğü, şehirlerimizin canlandığı, dağların, vadilerin, sokakların barışın sesiyle dolduğu, hiçbir gencimizin terör örgütlerinin ağına düşmediği, demokrasinin ve hukukun güç kazandığı, uluslararası alanda güçlü, bölgesinde lider bir Türkiye’nin adıdır" şeklinde konuştu. "Bu süreci saptırmaya çalışan, sabote etmek isteyen aktörler de sahne alıyor" Terörün, tüm insanlığın ortak düşmanı olduğunu kaydeden Bakan Yerlikaya, "Terörün bu topraklardan silinmesine giden yolda, herkesin diline, söylemine, tutum ve davranışlarına dikkat etmesi zaruridir. Ancak görüyoruz ki böylesine büyük bir hedefe doğru ilerlerken bu süreci saptırmaya çalışan, sabote etmek isteyen aktörler de sahne alıyor" dedi. Terörsüz Türkiye’nin, bir ’’milli mücadele’’ sahası olduğunu belirten Bakan Yerlikaya, "Bu sahada terör sevicilerine, terör propagandası yapanlara, kardeşliğimize musallat olan aparatlara kesinlikle yer yoktur. Açıkça ifade etmek isterim devletimizin niteliklerine, milletimizin ortak değerlerine, Cumhuriyetimizin banisi gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, istiklal mücadelemizin tüm kahramanlarına saldırı, siyaset değildir, bir provokasyondur. Hiç kimse gece-gündüz demeden fedakarca görev yapan, vatanımızın bölünmez bütünlüğü için, huzur ve güvenliği için canından geçen, serden geçen polisimize, düşman deme alçaklığına cüret edemez. Buna müsaade etmeyiz. Bu söylemi lanetliyorum" diye konuştu. Polislerin aziz milletin evlatları olduğunu aktaran Bakan Yerlikaya, "Bizim kahramanlarımızdır. Kara vatanda, mavi vatanda, siber vatanda huzurun ve güvenliğin teminatlarıdır. Altını çizerek söylüyorum, siyasi fikir ifade etmekle; devletimizin niteliklerine, kurucu iradesine, milletimizin değerlerine yönelik, saldırgan, hakaretamiz söylem ve eylemler, aynı şey değildir. Bunlar, siyasi tartışma maskesi altında demokrasimizi zehirleme ve Terörsüz Türkiye’ye yönelik bir suikast teşebbüsüdür. Terörsüz Türkiye hedefi ile bu topraklarda gözyaşının değil, umudun yeşereceği, kalkınmanın hakim olduğu bir geleceği, hep birlikte inşa edeceğiz. Milletimizin cesaretiyle, devletimizin kararlılığıyla, terör bu ülkenin gündeminden tamamen silinecektir. Çünkü bizim en büyük gücümüz inancımız, kardeşliğimiz, birlik ve beraberliğimiz ve ay-yıldızlı bayrağımızın gölgesinde millet olma irademizdir’’ ifadelerini kullandı.
AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’tan TOKİ açıklaması
20 Ekim 2025 Pazartesi - 13:19 AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’tan TOKİ açıklaması AK Parti Eskişehir Başkanı Gürhan Albayrak, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nın (TOKİ) çalışmalarıyla ilgili olarak, "Bu güzel hizmetin şehrimize kazandırılmasındaki emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum" dedi. TOKİ tarafından yurt genelinde olduğu gibi Eskişehir’de de konut projeleri hayata geçirildi. Gerçekleştirilen çalışmalar sayesinde çok sayıda vatandaş ev sahibi olurken, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum konuyla ilgili bir sosyal medya paylaşımı yaptı. Bakan Kurum, "Eskişehir’deki vatandaşlarımızın mutluluğuna bakın. TOKİ ile hayallerine ulaştılar; ev sahibi oldular, güvenli, huzurlu yuvalarına kavuştular. Şimdi de Yüzyılın Konut Projesi ile milletimizi yuvalarına kavuşturacağız. Çok yakında" açıklamasında bulundu. "Emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum" AK Parti Eskişehir Başkanı Gürhan Albayrak da Bakan Kurum’un paylaşımını ile igili bir açıklama yaptı. Başkan Albayrak’ın açıklamasında, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hizmet ve eser siyaseti. Bizim için en büyük kazanç vatandaşlarımızın yüzlerindeki tebessüm. Bu güzel hizmetin şehrimize kazandırılmasındaki gayretleri için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum başta olmak üzere İl Müdürümüz Hikmet Çelik’e ve mühendislerimizden ustasına kadar emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. AK Parti Seninle Eskişehir" ifadeleri yer aldı.
Başkan Kotan’dan muhtarlara: "Sizler demokrasinin mihenk taşlarısınız"
20 Ekim 2025 Pazartesi - 12:36 Başkan Kotan’dan muhtarlara: "Sizler demokrasinin mihenk taşlarısınız" Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla Konyaaltı’nda görev yapan mahalle muhtarları ile bir araya geldi. Buluşmada konuşan Başkan Kotan, "Sizler demokrasinin mihenk taşlarısınız. Bu yüzden sizlerle yol yürüyoruz" dedi. Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, "Birlikte yol yürüdüğüm çalışma arkadaşlarım" diyerek nitelendirdiği muhtarlar ile 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla Konyaaltı Belediyesi’nin düzenlediği yemekte bir araya geldi. Düzenlenen buluşma yemeğine, Konyaaltı’nda görev yapan muhtarlar yoğun ilgi gösterdi. Buluşma, Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan ve Konyaaltı Muhtarlar Derneği Başkanı Mihriban Sarı’nın açılış konuşmalarıyla başladı. Konuşmaların ardından karşılıklı sohbet ortamında geçen muhtarlar günü yemeğinde muhtarlar, kendilerini her zaman olduğu gibi Muhtarlar Günü’nde de yalnız bırakmadığı için Başkan Kotan’a teşekkür etti. Kotan ise muhtarlara verdikleri emekler için teşekkür ederken, kendileriyle birlikte çalışmaktan mutluluk duyduğunu, Konyaaltı için çalışmaya devam edeceklerini aktardı. Kotan: "Sizler demokrasinin mihenk taşlarısınız" Düzenlenen Muhtarlar Günü Yemeği’nde konuşan Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, "Muhtarlar Meclisi’nde sizlerle birçok konuyu paylaşıyoruz. Hedefimiz, temelde demokrasiyi Konyaaltı’na tamamen yerleştirmek, sizlerin fikirleri ve düşüncesiyle yönetmekti. Bir buçuk yıldır bunu başardığımızı düşünüyorum. Hem üretiyoruz hem de sorunları çözme noktasında birlikte hareket ediyoruz" dedi. Kendisi ve Konyaaltı Belediyesi kurumunun muhtarları daima önemsediğini vurgulayan Başkan Kotan, "Sizlere büyük değer veriyoruz. Sizler demokrasinin mihenk taşlarısınız. Bu yüzden sizlerle yol yürüyoruz. Vatandaşın ulaştığı ilk kişiler sizlersiniz. Bir sorun olduğu zaman sizlerden bilgi alıyoruz. Muhtarlar Günü’nüz kutlu olsun. Hep birlikte Konyaaltı’nı yönetmeye ve istediğimiz seviyeye ulaştırmak için çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Biz mahallelerimizin gözü, sesi ve kulağıyız" Özel ve anlamlı bir günde toplandıklarını dile getiren Konyaaltı Muhtarlar Derneği Başkanı Mihriban Sarı, "19 Ekim Muhtarlar Günü’müz kutlu olsun. Biz mahallelerimizin gözü, sesi ve kulağıyız. Gecemizi gündüzümüze katarak çalışıyoruz. Bu iş gönül işi. Severek yaparsak oluyor. Konyaaltı muhtarlarımızın hepsi çok fedakar. Belediye yönünden de çok şanslıyız. Bugün bize ev sahipliği yapan değerli başkanım Cem Kotan’a çok teşekkür ediyorum. Bizi kırmadığı için çok teşekkür ediyorum. Hepinizin Muhtarlar Günü’nü bir kez daha kutluyorum. İyi ki varsınız" dedi.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın: "24 Ekim tarihinden itibaren ‘Hayırlı Günler Komşum’ ziyaretleri yapılacak"
20 Ekim 2025 Pazartesi - 11:44 MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın: "24 Ekim tarihinden itibaren ‘Hayırlı Günler Komşum’ ziyaretleri yapılacak" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, "24 Ekim 2025 tarihinden itibaren ‘Hayırlı Günler Komşum’ ziyaretleri yapılacak ve milletimizin bütün kesimleriyle bir araya gelinerek ’Derdiniz Derdimizdir’ sohbetleri gerçekleştirilecektir" dedi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın ‘Terörsüz Türkiye Süreci’ ve partisinin yeni dönemde yürüteceği çalışma programı hakkında açıklamalarda bulundu. "Türkiye terörizmi pes ettirmiştir" Türkiye’nin, terörle etkin mücadele için 40 yılı aşkın bir sürede yüzlerce şehit ve binlerce gazi verdiğini hatırlatan Yalçın, "Emperyalizmin kazanında kaynayan ve ülkemizin bütünlüğünü hedef alan terör yüzünden, sosyal dokuyu oluşturan kaynaşmış unsurların barış ve kardeşlik içinde yaşama azmi de büyük yara almıştır. Terörizm; Türkiye’yi sadece sosyolojik ve sosyopsikolojik açıdan değil, siyasi ve ekonomik açıdan da olumsuz etkilemiştir. Ülkemiz, modern çağı yakalama ve toplumsal refahı sağlama yolculuğunda neredeyse yarım asır kaybetmiştir. Bununla birlikte Türkiye, maruz kaldığı terör belasından kurtulmak için olağanüstü bir refleks göstererek PKK ve FETÖ başta olmak üzere bütün terör örgütlerine karşı verdiği mücadelede başarılı olmuştur. Ülkemizin insanüstü çabalar neticesinde eriştiği teknolojik imkânlar, milletimizin varlık bilinci ve devletimizin siyasi kararlılığı ile birleştirilerek terörizme caydırıcı dersler verilmiştir. Tabiri caizse Türkiye terörizmi pes ettirmiştir" ifadelerine yer verdi. "MHP’nin milliyetçi-toplumcu kadroları, Terörsüz Türkiye projesine odaklanmıştır" Gelecek süreçte Terörsüz Türkiye ikliminin egemen kılınması ve toplumsal yaraların sarılması gerektiğine vurgu yapan Yalçın, "MHP; üstlendiği tarihî sosyal sorumluluk doğrultusunda derhal devreye girerek, terörün olmadığı yeni bir toplumsal atmosferin tesisi yolunda kolları sıvamıştır. Mücadelesini verdiği ideolojinin bir gereği olarak uzlaşmacı ve barışçı politikaları esas alan MHP; değişen bölgesel ve küresel konjonktüre paralel olarak, Sayın Genel Başkanımızın attığı adımlarla Terörsüz Türkiye yolunda başat bir işlev üstlenmiştir. Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin geçtiğimiz yıl başlattığı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın desteğiyle devlet politikası haline gelen Terörsüz Türkiye hamlesi, zorunlu paradigma değişikliklerinin tam da nirengi noktasındadır. TBMM bünyesinde Terörsüz Türkiye Komisyonunun kurulmasıyla da millî iradenin tecelligahı olan yasama organı harekete geçirilmiştir. Siyaset sahasında uzlaşma ve diyalog kapılarının açık tutulduğu bir ortamın tesisine daima gayret gösteren MHP’nin milliyetçi-toplumcu kadroları, Terörsüz Türkiye projesine odaklanmıştır" açıklamasında bulundu. "24 Ekim tarihinden itibaren ‘Hayırlı Günler Komşum’ ziyaretleri yapılacak" Yalçın, ‘Asırlık Birlik, Sonsuz Kardeşlik’ temasıyla 9 bölgede 81 ili kapsayacak gerçekleştirilen ’Terörsüz Türkiye İçin Millî Birlik ve Dayanışma Buluşmaları’nın da oldukça verimli geçtiğini ifade ederek, bu çerçevede MHP teşkilatlarının Terörsüz Türkiye bağlamındaki çabalara katkıda bulunmak üzere sosyal faaliyetlerine hız verdiğini dile getirdi. Halkla münasebetlerin sıkı tutulmasını da amaçladıklarını söyleyen Yalçın şu ifadelere yer verdi: "24 Ekim 2025 tarihinden itibaren ‘Hayırlı Günler Komşum’ ziyaretleri yapılacak ve milletimizin bütün kesimleriyle bir araya gelinerek "Derdiniz Derdimizdir" sohbetleri gerçekleştirilecektir. Geniş katılımlı olması planlanan söz konusu etkinlikler, bütün il ve ilçelerde düzenlenerek yurdun her köşesinde yaygınlaştırılacaktır. ‘Hayırlı günler komşum’ ziyaretleri, ‘Derdiniz Derdimizdir’ konulu sohbetlerle ortak ve birbirini tamamlayan konsept içinde düzenlenecektir. ‘Hayırlı günler komşum’ temalı ziyaretlerle ‘Derdiniz Derdimizdir’ konulu sohbet toplantıları, sadece evlerle sınırlı tutulmayacak; esnafı, meslek odalarını, sivil toplum kuruluşlarını da kapsayacak ve hatta köylere kadar uzanacaktır. Ziyaret ve sohbet iklimi, toplumun her kesiminden vatandaşlarımızla buluşmaya vesile olacaktır. Ziyaret ve sohbet toplantıları çok geniş kapsamlı olacağından, bu yöndeki faaliyetlere teşkilatlarımızın her kademesinden katılım sağlanacaktır." "Ziyaretlerde, Terörsüz Türkiye’nin; projeden uygulamaya geçme aşamasında olduğu anlatılacak" Ziyaret ve sohbetlere başkanlık divanı ve Merkez Yönetim Kurulu üyeleri, milletvekilleri; il, ilçe ve belde başkanları, il, ilçe ve belde yönetim kurulu üyeleri, belediye başkanları, belediye meclis ve il genel meclis üyeleri tarafından yapılacak katılımla düzenleneceğini söyleyen Yalçın, sözlerine şu şekilde devam etti: "Ziyaretler sırasında, vatandaşlarımızın dertleri dinlenecek, siyaset kurumuyla devletten beklenti ve talepler kayda geçirilecektir. Ziyaretler dolayısıyla Terörsüz Türkiye’nin; hayalden gerçeğe, soyut ülküden somut düşünceye, projeden uygulamaya geçme aşamasında olduğu, ayrıntılı olarak milletimizle paylaşılacaktır. Terörsüz Türkiye yolunda sarf edilen gayretlerin sonuçsuz kalmadığı; meselenin kamu vicdanına sığmaya, yerleşmeye başladığı delilleriyle anlatılacaktır. Terörsüz Türkiye olgusunun; Gazze’deki soykırımın, İsrail terörünün durması yönündeki uluslararası çabaların yeşerttiği barış umutlarından ayrı düşünülmemesi gerektiği üzerinde durulacaktır. Bu olgunun, Suriye ve Irak’ın toprak bütünlüğünün sağlanması hususundaki gayretlerden ayırt edilmemesinin önemi dile getirilecektir. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve bu ülkedeki SDG gibi ayrılıkçı unsurların Şam merkezli sisteme entegrasyon zarureti ve Terörsüz Türkiye olgusunun birbiriyle alakalı olduğu anlatılacaktır. Terörsüz Türkiye konusunun, KKTC’nin dünyada bağımsız bir devlet olarak tanınması çabalarından soyutlanmaması, aynı perspektifte değerlendirilmesi gerektiğinin altı çizilecektir. Aksi takdirde KKTC parlamentosunun Türkiye Cumhuriyeti’ne katılma kararı alması gerektiği anlatılacaktır." "MHP, alınacak ekonomik tedbirlere destek vermeye devam edecektir" Yalçın, geçmişten beri MHP’nin ‘Siyaset halk içindir’ ilkesiyle hareket ettiğini dile getirerek, siyasette esas olanın her alanda güncel sorunlara kalıcı çözümler üretmek olduğunun altını çizdi. Türkiye’nin Terörsüz Türkiye süreci dışında da sorunları olduğuna değinen Yalçın, "Türkiye’de gündemi meşgul eden önemli hususlardan biri de Türk ekonomisinin yapısal sorunları ve hayat pahalılığıdır. MHP olarak, enflasyonla mücadelenin, Türkiye’yi zor ve sabır isteyen bir süreçten geçirmekte olduğunu görüyoruz. Hayat pahalılığının vatandaşlarımızın alım gücünü düşürdüğünün, başta emekli ve çalışanlarımız olmak üzere bilhassa ücretli kesimin hayat standartlarını aşağı çektiğinin farkındayız. Devletimizin bu konuda aldığı sıkı tedbirlerin arkasında durmakla birlikte, milyonlarca insanımızın hayat çarkını çeviren bordroluların ücretlerinde devletimizin imkânları ölçüsünde iyileştirme yapılmasının lüzumuna inanıyoruz. MHP, gelir dağılımındaki eşitsizliğin en aza indirilmesi ve Türk parasının alım gücünün yükseltilmesi için alınacak ekonomik tedbirlere destek vermeye devam edecektir" şeklinde konuştu. "Teknolojik gelişmelerle Türkiye’nin örf, âdet ve geleneklerin değişip bozulmaya başladığını ibretle takip ediyoruz" Artan teknolojinin sosyal açıdan bütün toplumların düzenini bozmaya başladığını da sözlerine ekleyen Yalçın, "Günümüz dünyasında ulaşılan baş döndürücü teknolojik gelişmelerin, sosyal açıdan bütün toplumları ve dolayısıyla Türkiye’yi de sosyolojik bir dönüşümün eşiğine getirdiğini; örf, âdet ve geleneklerin değişip bozulmaya başladığını ibretle takip ediyoruz. Bir zamanlar münferit hadiseler olarak görülen şiddet, silahlı saldırı, ahlak dışı vakalar ve cinayetlerde endişe verici artış, Türk aile ve toplum yapısının derin bir sarsıntı geçirdiğinin işaretleridir. Bizi güçlü kılan Türk aile sistemi ve millî değerlerin ne pahasına olursa olsun korunması elzemdir. Bu konuda devletin üzerine düşen görevi yapması, sosyal dönüşümü mesut bir refah ve kalıcı huzura kalbetmek için bilimsel projeler geliştirilip hayata geçirilmesi önem arz etmektedir. MHP bu hususta hazırlanacak sosyal sorumluluk projelerine, yasa değişikliklerine veya yeni yasa tekliflerine katkı verecektir" diye konuştu. "Muhalefetin bütün nakaratları; iyiye kötü, yanlışa doğru, doğruya eğri, temize kirli demek olmuştur" Yalçın, muhalefet partilerinin, iktidara ve Cumhur İttifakı’na karşı yıpratıcı ve yaralayıcı toplum mühendisliği politikaları yaptığını ve bunun bir kötüleme yarışına döndüğünü savundu. Yalçın, "Yapıcı ve olumlu siyaseti terk eden muhalif partiler, iktidarı ve Cumhur İttifakı’nı başarısız göstermek için Bremen Mızıkacıları gibi üst üste dizilmişlerdir. Muhalefetin bütün nakaratları; iyiye kötü, yanlışa doğru, doğruya eğri, temize kirli demek olmuştur. Türkiye’de muhalefetin anlaşılmak ve mevcut sorunlara alternatif çözümler üreterek kamuoyuna sunmak gibi bir derdi yoktur. Temel hedefleri; halkı biteviye karamsarlığa, ümitsizliğe sevk etmektir. Muhalefetin kötümser ve karamsar tutumu, Türkiye’de sosyal sükûn ve barışın önündeki engellerden biri olarak karşımızda durmaktadır. Her şeye rağmen MHP ve Cumhur İttifakı, Türkiye’nin yüksek hedeflere yürüyüşünün, bu bozguncular güruhu tarafından engellemesine izin vermeyecektir" değerlendirmesinde bulundu.
TBMM’de bu hafta bütçe görüşmeleri başlıyor
20 Ekim 2025 Pazartesi - 11:26 TBMM’de bu hafta bütçe görüşmeleri başlıyor Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) bu hafta, 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin görüşmeleri başlayacak. TBMM Genel Kurulu bu hafta Lübnan’da bulunan Türk askerinin görev süresinin 2 yıl, Irak ve Suriye’ye asker gönderme tezkeresinin süresinin ise 3 yıl daha uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkerelerini görüşecek. Ardından Genel Kurul TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tarafından belirlenen 10 arasından Sayıştay Başkanlığına 5 üyenin seçimini yapacak. Genel Kurulda, turizm ve vakıflarla ilgili düzenlemeler içeren Vakıflar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine başlanacak. AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan teklifle, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerden etkilenen illerdeki seyahat acentelerinden bu yıl Seyahat Acentaları Birliği yıllık aidatı alınmayacak, bunların önceki dönemlere ait yıllık aidat borçları silinmiş sayılacak. İşletmeciler, marinalar, liman ve kıyı tesisi ile gemi veya deniz turizmi araçlarında kalanların da kimlik bilgileri ile giriş ve ayrılış kayıtlarını tutmak zorunda olacak. Belgesiz konaklama işletmelerinin elektronik ortamda tanıtım, pazarlama ve satışının yapılması amacıyla ilan veren konaklama işletmesine her bir ilan için 25 bin lira idari para cezası uygulanacak. Çanakkale’de deniz savaşlarındaki batıkların bulunduğu alan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alanı sınırları içerisine alınacak. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alanı’nın sınırları, arkeolojik, coğrafi, kültürel ve tarihi varlıkları göz önüne alınarak Cumhurbaşkanı kararıyla genişletilebilecek. Vakıflar Genel Müdürlüğüne ve mazbut vakıflara ait taşınmazların kira süresi azami 3 yıldan 5 yıla çıkarılacak. Bütçe maratonu başlıyor Plan ve Bütçe Komisyonu, 21 Ekim Salı günü Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni görüşecek. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi, 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’ne ilişkin 23 Ekim Perşembe günü Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sunuş yapacak. Komisyonlar çalışmalarına devam ediyor Güvenlik ve İstihbarat Komisyonunda, Devlet İstihbarat Hizmetleri ile Güvenlik ve İstihbari Nitelikteki Faaliyetlere İlişkin 2024 Yılı raporu görüşülecek. İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Hükümlü ve Tutuklu Haklarını İnceleme Alt Komisyonunda, Sincan Ceza İnfaz Kurumları İnceleme Raporu ele alınacak ve inceleme yapılacak ceza infaz kurumlarına ilişkin yol haritası belirlenecek. Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon, Genel Kurul tarafından seçilecek 1 HSK üyesinin 3 katı sayıda aday belirleyecek. Salı ve çarşamba günleri Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerin grup toplantıları yapılacak.
AK Parti Genel Sekreteri İnan: "Kıbrıs denince aklına sahte diplomayla mezuniyet planı gelenler bu millete ne yön gösterebilir ne istikamet çizebilir"
20 Ekim 2025 Pazartesi - 11:24 AK Parti Genel Sekreteri İnan: "Kıbrıs denince aklına sahte diplomayla mezuniyet planı gelenler bu millete ne yön gösterebilir ne istikamet çizebilir" AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, "Kıbrıs denince aklına bağımsızlık değil, sahte diplomayla mezuniyet planı gelenler; bugün gayrimeşru bir genel başkanlıkla bu millete ne yön gösterebilir ne istikamet çizebilir" dedi. AK Parti Genel Sekreteri İnan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Kıbrıs’taki seçim sonuçları gelir gelmez, CHP’nin tavırları yine şaşırtmadı. Patagonya’daki seçimlerden bile medet umanlar, şimdi de Yavru Vatan’ın iradesini istismar etmeye kalkıyor ama açık söylüyoruz; Kıbrıs’ın seçim sonuçlarını Türkiye’ye karşı manipüle etmeye, kendi siyasi hesaplarınıza alet etmeye, oyuncak haline getirmeye kalkamazsınız. Kıbrıs’ın kaderiyle oynamaya, Türk milletinin dış politikadaki kararlılığını sorgulamaya kalkanlar bilsin ki; Daha önce Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ’satılmış’ diyenler, bugün de her yurt dışı ziyaretinde Türkiye’yi değil, Türkiye’ye karşı olanları memnun etmeyi siyaset sananlardır. Yabancı başkentlerde Türkiye’yi karalayarak değil, bu milletin yanında durarak siyaset yapılır. Siz bunu hiç öğrenemediniz. Şimdi görüyoruz ki; İsrail yanlısı, darbe sevdalısı Venezuela muhalefetine destek veren, Machado’yu tebrik edenlerin, Gazze’de yaşanan onca acıya rağmen yanlış safta duranların, bugün kalkıp dış politikada buldukları her platformda bize yaptıkları saldırıları izliyoruz. Bir kez daha söylüyoruz; İsrail destekçilerinin sıralarına girenlerin dış politikada söz söyleme hakları yoktur, olamaz. Kıbrıs denince aklına bağımsızlık değil, sahte diplomayla mezuniyet planı gelenler; bugün gayrimeşru bir genel başkanlıkla bu millete ne yön gösterebilir ne istikamet çizebilir. Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, dün olduğu gibi bugün de bir ve beraberdir. Biz, bu birliğe göz diken her anlayışa karşı dimdik durmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
AYM’ye 13 yılda 702 bin bireysel başvuru yapıldı
20 Ekim 2025 Pazartesi - 11:04 AYM’ye 13 yılda 702 bin bireysel başvuru yapıldı Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, 13 yılda 702 bin başvur yapıldığını bunlardan 600 bin 14’ünün karara bağlandığını söyledi. Anayasa Mahkemesi ile Avrupa Birliği-Avrupa Konseyi iş birliğinde yürütülen "Anayasa Mahkemesinin Temel Haklar Alanındaki Kararlarının Etkili Şekilde Uygulanmasının Desteklenmesi Projesi" kapsamında "Adli ve İdari Yargıda Bireysel Başvuru İhlal Kararları ve İhlalin Sonuçlarının Ortadan Kaldırılması" konulu bölge toplantılarının 7’ncisi Diyarbakır’da başladı. Bir otelde düzenlenen toplantıya Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Muhsin Şentürk, Avrupa Konseyi İnsan Hakları, Adalet ve Hukuki İşbirliği Standartlarının Uygulanması Dairesi Başkanı Lilja Grétarsdttır, Avrupa Konseyi Ankara Program Ofisi Başkanı William Massolın, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk, Diyarbakır Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Erhan Çavuşoğlu, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Kenan Şenlik, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Ali İrfan yılmaz ve davetliler katıldı. Programda konuşan Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, kadim bir kültür ve zengin bir tarih şehri olan Diyarbakır’da olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Daha önce İstanbul, Gaziantep, Bursa, Erzurum, İzmir ve Trabzon’da yapılan bölge toplantılarının 7’ncisini Diyarbakır’da gerçekleştirdiklerini ifade eden AYM Başkanı Özkaya, ‘’Bu toplantılarımızın üç temel amacının bulunduğunu söyleyebiliriz. Bunlardan ilki, yargısal diyaloğun daha yaygın ve daha etkin hale getirilmesi suretiyle Anayasa Mahkemesi ile tüm hakim ve savcılarımız ve mahkemelerimiz arasında etkin ve verimli bir iş birliği gerçekleştirmek, İkincisi, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvurularda verdiği ihlal kararlarının subjektif sonuçlarının başvurucular açısından süratle somutlaşması için yapılması. Gerekenler konusunda ortaya çıkan sorunları değerlendirmek ve böylece hak ihlallerinin bir an önce giderilmesini sağlamak. Üçüncüsü de bireysel başvurulara konu olaylarda mahkememizce sık karşılaşılan ihlal alanlarını ve bu alanlarda bir anlamda yoğunlaşan, bir anlamda da sıkça tekrar eden sorunları ve mahkememizce verilen ihlal kararlarında yer alan gerekçelerin objektif etkilerini ele alarak adaletin en süratli şekilde ve en üst seviyede gerçekleşmesini temin etmeye çalışmaktır. Bireysel başvuru, herkesin Anayasa’da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurmak suretiyle kullanabileceği bir hak arama yoludur. 23 Eylül 2012 tarihinden bu yana fiilen kullanılmaktadır. Söz konusu tarihten bugüne kadar, bireysel başvuru sistemi kapsamında, mahkememize, 702 bin 53 başvuru yapılmıştır. Bunların 600 bin 14’ü karara bağlanmıştır. 600 bin 14 kararın önemli bir kısmını, 531 bin 134’ünü kabul edilebilirlik kriterlerinden birini veya birkaçını taşımaması nedeniyle başvurular hakkında verilen kabul edilemezlik kararları oluşturmaktadır. Belirtilen durumla birlikte 23 Eylül 2012 tarihinden bugüne kadar Mahkememiz tarafından toplam 81 bin 841 ihlal kararı verilmiştir. Bunların 56 bin 443’ü makul sürede yargılanma hakkına ilişkindir ve başvuruculara bir miktar manevi tazminat verilmesi ile sonuçlanan ihlal kararlarıdır. Adil yargılanma hakkı, mülkiyet hakkı, ifade özgürlüğü gibi 19 değişik hak grubundan dosya bazlı verilmiş ihlal kararı sayısı 23 bin 914, hak bazlı verilen ihlal kararı sayısı ise 25 bin 398’dir. Mahkememiz kayıtlarına göre bu kararlardan bugün itibarıyla icra süreci henüz tamamlanmamış olanların sayısı 84’tür. Sözünü ettiğimiz sayılara baktığımızda, yıllar itibarıyla yapılan 702 bin 53 başvurunun yaklaşık yüzde 76’lık kısmının, yani 531 bin 134’ünün, kiminin süresinde yapılmaması, kiminin diğer kabul edilebilirlik kriterlerini karşılamaması ve kiminin de böyle isimlendirilmese de nitelik itibarıyla tamamen temyiz incelemesi yapılması istemi niteliğinde olması nedeniyle kabul edilemezlikle sonuçlanan başvurular olduğunu, makul süre dahil yüzde 24, makul süre düşüldükten sonra kalanların ise yaklaşık yüzde 16 civarındakilerin de bir hak ihlali var mı yok mu incelemesini gerekli kılan nitelikteki başvurular olduğunu görüyoruz. Öte yandan 13 yılda verilen ihlal kararlarının toplam başvuruya oranının da makul süre hariç yaklaşık yüzde 3,4 olduğu görülmektedir’’ dedi. ‘’AYM bireysel başvuru incelemelerinde süper temyiz mercii olarak görev yapmıyor’’ AYM’nin ireysel başvuru incelemelerinde bir süper temyiz mercii olarak görev yapmadığını vurgulayan Özkaya, ‘’Önüne gelen başvurularda anayasadan kaynaklanan bir yetkiyle anayasal bir görevin yerine getirilmesi bağlamında, yalnızca, bir hakkın anayasal anlamda ihlal edilip edilmediğine baktığı sonucu ortaya çıkıyor. Dolayısıyla buradan da hem bireysel başvurunun bir temyiz yolu olduğu algısının gerçeğe uygun düşmediği hem de Anayasa Mahkemesi ile diğer yüksek mahkemelerimiz olan Yargıtay ve Danıştay arasındaki bireysel başvuruya ilişkin ilişkinin, hiyerarşik bir yönü bulunmayan, anayasal iş bölümüne dayalı bir ilişki olduğu sonucu ortaya çıkıyor. Kaldı ki Anayasa Mahkemesi de hemen her vesileyle, ilgili her kararında hak ihlallerini giderme görevinin öncelikle genel anlamda kamu gücü kullanan tüm organlara ve özelde de olağan yargılamayı yapan mahkemelere ait olduğunu vurguluyor ve böylece Anayasa Mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki ilişkinin ‘ikincillik’ ilkesi esası üzerine kurulduğu tespitini yapıyor. Anayasa Mahkemesi olarak bireysel başvuruda geldiğimiz nokta itibarıyla, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatları yanında, insan hakları hukukuna ilişkin tüm evrensel ilke, standart ve kararlardan da yararlanarak temel hak ve özgürlüklerin korunmasına ve geliştirilmesine yönelik standartları büyük ölçüde belirlemiş, dolayısıyla da zengin bir insan hakları içtihat bankası oluşturmuş bulunmaktayız. Bununla birlikte, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuruya ilişkin iş yükü giderek artmaktadır. Mahkememiz artan iş yükünün altından kalkabilmek için gerekli tedbirleri baştan itibaren almıştır ve almaya devam etmektedir. Bağımsız ve tarafsız bir yargının varlığı da öncelikle o faaliyeti yürütecek olan bağımsız ve tarafsız hakim ve savcıların varlığıyla mümkündür. Zira devletin ve toplumun bekası açısından mutlak bir gereklilik ve zorunluluk olan hakkın ayakta tutulmasında ve adaletin sağlanmasında en önemli sorumluluk yargısal faaliyetlerin baş aktörleri olan hakim ve savcılara aittir’’ diye konuştu. ’’Adil, dürüst ve tarafsız karar verdiğimiz sürece kendimizi ve toplumu yüceltiriz’’ Hukuk devletinin olmazsa olmaz şartı olan bağımsız ve tarafsız bir yargının varlığının temel hak ve özgürlüklerin olduğu kadar kamusal düzenin korunmasının da güvencesi olduğunu bildiren Özkaya, şöyle devam etti: ’’Utmayalım ki adil, dürüst ve tarafsız karar verdiğimiz sürece hem kendimizi hem de toplumumuzu yüceltiriz. Sonuç olarak nara değil nura heves edelim. Unutmayalım ki nuru tercih edenin her işi ahsan olur, narı tercih edenin her işi hüsran olur. Son iki yıldır Gazze’de yaşananlar, insanlık tarihinin en karanlık sayfalarından biri olarak kayda geçmiştir. Bu süreçte sivil yerleşimlerin hedef alınması; çocukların, kadınların ve yaşlıların yaşam hakkının hiçe sayılması sadece bir coğrafyanın değil tüm insanlığın vicdanını derinden yaralamıştır. Şu veya bu sebeple maruz kaldığı açlık nedeniyle doğum ağırlığından daha hafif bir ağırlıkta ölen bebeklerin durumu, çok az sayıda kişinin gündeminde yer bulabilmiştir. Bu trajedi, adaletin ve insan haklarının evrensel niteliğinin ne denli hayati olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Yaşananlara baktığımızda insan onuruna saygının, hukukun üstünlüğünün ve temel hakların korunmasının her zaman öncelik verilen ve uygulanan temel ilkeler olması gerektiği gözükmektedir. İnsanlık, tüm bu yaşananlara karşı ortak bir vicdanla hareket etmelidir. İnsanlığın ortak geleceğinin, adil ve sürekli nitelikli bir barışın ancak yeryüzünde ahlaki değerlere ve adalete dönülmesiyle, adaletin ve ahlakın hâkim kılınmasıyla mümkün olabileceği unutulmamalıdır.’’ ‘’İnsan haklarının korunması ortak bir sorumluluktur’’ Daha sonra konuşan Avrupa Konseyi İnsan Hakları, Adalet ve Hukuki İşbirliği Standartlarının Uygulanması Dairesi Başkanı Lilja Grétarsdttır ise Anayasa Mahkemesinin Temel Haklar Alanındaki Kararlarının Etkili Şekilde Uygulanmasının Desteklenmesi Projesini Eylül 2021’de büyük bir heyecanla başlattıklarını söyledi. Lilja Grétarsdttır, ‘’O dönemde düzenlenen ilk uluslararası konferans Türk yargı organlarını, Avrupa Konseyini, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonunu ve diğer birçok paydaşı bir araya getirdi. İşte o toplantı, bugün ilham verici bir iş birliği yolculuğuna dönüşen sürecin başlangıcı oldu. O tarihten bu yana, Anayasa Mahkemesi ile iş birliğimiz karşılıklı güven, profesyonellik ve temel hakların korunmasına yönelik ortak kararlılıkla giderek güçlendi. Avrupa Birliği eş finansmanıyla yürütülen bu proje, Avrupa Birliği ile Avrupa Konseyi arasındaki güçlü ve kalıcı iş birliğinin, demokrasinin, hukukun üstünlüğünün ve insan haklarının korunmasına yönelik ortak iradenin açık bir göstergesidir. Proje, Anayasa Mahkemesinin ve ulusal paydaşların sahiplenmesi ve özverili çalışmaları sayesinde, kısa sürede somut sonuçlar ortaya koyarak kararlılıkla ilerlemektedir. Bugün Diyarbakır’da düzenlenen bu toplantı, bu sürecin önemli başarılarından biridir. Bu toplantılar, yargının tüm kademelerinden hakimlerin deneyimlerini paylaşmaları, karşılaşılan zorlukları tespit etmeleri ve Anayasa Mahkemesi kararlarının etkili bir şekilde icrasını sağlamaya yönelik en iyi yolları ele almaları için değerli bir platform haline gelmiştir. Katılımcılar, bu toplantıların her defasında ilham verici, yapıcı ve samimi bir etkileşim ortamında geçtiğini ifade etmektedirler. Bu bölgesel toplantıların üç temel amacı bulunmaktadır birincisi, bölgeye özgü insan hakları ve uygulama sorunlarını tespit etmek, ikincisi bu sorunlara iş birliği ve ortak sorumluluk anlayışıyla çözüm üretmek, üçüncüsü ise Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı niteliğini hem sübjektif hem de objektif etkileriyle daha derinlemesine anlamak. Bilindiği üzere, Anayasa Mahkemesi bir karar verdiğinde, bu karar bağlayıcıdır. Bu proje kapsamında, Anayasa Mahkemesi kararlarının her iki boyutunun da tam anlamıyla hayata geçirilmesini sağlamak için tam bir iş birliği içerisinde çalışıyoruz. Avrupa Konseyi olarak, ülke genelinde yargı organları, yürütme makamları ve barolarla birlikte çalıştığımız, kapsayıcı ve kurumlar arası bir yaklaşımı desteklemekteyiz. Bugün tarihi, çeşitliliği ve güçlü yapısıyla öne çıkan Diyarbakır’da bir araya gelmemiz açık bir mesaj vermektedir insan haklarının korunması ortak bir sorumluluktur ve Anayasa Mahkemesi kararlarının etkili biçimde icrası bu misyonun merkezinde yer almaktadır’’ şeklinde konuştu. ’’Türkiye, Avrupa Konseyinin en köklü üyelerinden biridir’’ Avrupa Konseyi Ankara Program Ofisi Başkanı William Massolın de Avrupa Konseyi Görünürlük Haftası çerçevesinde Diyarbakır’da düzenlenen "Adli ve İdari Yargıda Bireysel Başvuru İhlal Kararları ve İhlalin Sonuçlarının Ortadan Kaldırılması" konulu bölgesel toplantıya katıldıklarını söyledi. Massolın, konuşmasına şöyle devam etti: ‘’20-25 Ekim tarihleri arasında düzenlenen Görünürlük Haftası, Avrupa Konseyinin Türkiye’deki kurumlarla insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü alanlarında yürüttüğü yakın iş birliğini yansıtmakta, Diyarbakır, Ankara ve Aydın’da düzenlenmesi planlanan çeşitli etkinlikleri kapsamaktadır. Bugün açılışını yaptığımız ve görünürlük haftasının ilk etkinliği olan bölgesel toplantı, iş birliğimizin en anlamlı alanlarından biri olan ve temel hakları güvence altına alan Anayasa Mahkemesi kararlarının etkili şekilde uygulanması konusuna odaklanmaktadır. Bu etkinlik, Avrupa Konseyi Ankara Program Ofisinin önemli girişimlerinden biri olan, ‘Anayasa Mahkemesi Kararlarının Etkili şekilde Uygulanmasının Desteklenmesi’ Avrupa Birliği- Avrupa Konseyi ortak projesi kapsamında düzenlenmektedir. Avrupa Konseyi olarak, bu ve benzeri projelerle, insan hakları ve anayasal standartların uygulamada tam olarak hayata geçirilmesi için yargı kurumlarının çabalarına katkı sağlamaktayız. Avrupa Konseyi Ankara Program Ofisi, Türk makamları ve sivil toplumla iş birliği içinde, yargı reformu, insan hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği, eğitim, göç, kara para aklama ile mücadele, dijital vatandaşlık ve Romanların topluma dahil edilmesi gibi alanlarda çeşitli projeler yürütmektedir. Bu toplantı, bölgedeki yargı mensuplarını bir araya getirerek, ihlal kararlarının objektif ve sübjektif etkileri, yeniden yargılama ve soruşturma süreçlerindeki güçlükler ve adil yargılanma, mülkiyet, özgürlük ve güvenlik, yaşam ile özel ve aile hayatına saygı gibi temel hakların uygulanması konularında görüş alışverişi yapma fırsatı sunmaktadır. Türkiye, Avrupa Konseyinin en köklü üyelerinden biridir ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa Sosyal Şartı ve diğer temel sözleşmelere taraftır. Avrupa Konseyi, ulusal içtihadın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile uyumlu hale getirilmesinde kilit bir rol oynayan Anayasa Mahkemesi ile yürüttüğü sağlam iş birliğine büyük önem vermektedir.’’ Toplantı, 20-21 Ekim tarihlerinde devam edecek.