POLİTİKA
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Yüz binlerce gencimiz bağımlılıkla mücadelede farkındalık eğitimlerinden yararlandı" 06 Mayıs 2026 Çarşamba - 14:53:50 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ’’ Tütün ve alkol kaynaklı geleneksel bağımlılık riskleri; bugün uyuşturucu madde kullanımındaki yeni eğilimler ve dijital mecralar üzerinden yayılan sanal tehditlerle birleşerek çok boyutlu ve karmaşık bir risk alanı oluşturmaktadır. Yurtlarımızda yürütülen eğitim, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler kapsamında yalnızca 2025 yılı içerisinde 4 milyonu aşkın öğrenciye ulaşılmış, yüz binlerce gencimiz bağımlılıkla mücadelede farkındalık eğitimlerinden doğrudan yararlanmışlardır’’ dedi. Tütün ve alkol gibi maddelerin bağımlılığıyla mücadele kapsamında Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın hayata geçirdiği ‘Adım Adım El Ele: Bağımlılıkla Mücadele Hareketi’ programının tanıtımı yapıldı. Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen tanıtım programına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç, Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül, milli güreşçilerden Rıza Kayaalp ile bazı sivil toplum kuruluşları, öğrenciler ve davetliler katıldı. Program bağımlılık mücadele hareketinin kısa tanıtım filmiyle başladı. Tanıtım filminin ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz burada bir konuşma gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bağımlılıkla mücadelede koruyucu ve önleyici bir perspektifle gençlerin farkındalığını güçlendiren, sağlıklı yaşam alışkanlıklarını destekleyen bu gibi programların, bağımlılıkla mücadeleye katkı sunduğuna dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ‘’Teknolojik gelişmelerin sunduğu yeni imkanlarla beraber modern dünyada bağımlılık olgusu, bireyin ruh sağlığından toplumsal dayanıklılığa kadar her alanı kuşatan çok katmanlı bir meseleye dönüşmüştür. Tütün ve alkol kaynaklı geleneksel bağımlılık riskleri; bugün uyuşturucu madde kullanımındaki yeni eğilimler ve dijital mecralar üzerinden yayılan sanal tehditlerle birleşerek çok boyutlu ve karmaşık bir risk alanı oluşturmaktadır’’ dedi. ‘’Hem savunma alanında hem de bağımlılıkla mücadelede her geçen yıl daha ileri gitmeye devam edeceğiz’’ Sabah saatlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen SAHA EXPO’yu ziyaret ettiklerini dile getiren Cevdet Yılmaz, ‘’Aslında buradaki gündemle oradaki gündem çok örtüşen gündemler diye düşünüyorum. Bir taraftan savunma sanayiimizle ülkemizi korumaya, bağımsızlığımızı, egemenliğimizi, özgürlüğümüzü teminat altına almaya çalışıyoruz; bir taraftan da bağımlılıkla mücadele ederek bireylerin, ailelerin özgürlüğünü, bağımsızlığını koruyoruz. Her iki alanda da her geçen yıl daha ileri gitmeye devam edeceğiz. Topyekun bir savunma anlayışı içinde hareket ediyoruz. Koruyucu sağlık gibi veya afetler oluşmadan riskleri engellemek gibi bu alanda da temel mesele, riskleri iyi tespit edip bu risklerin üzerine etkili bir şekilde gitmek. İşin bir adli tarafı var, güvenlik tarafı var; onu da etkili yapıyoruz. İstihbaratımız, polisimiz, jandarmamız, adli makamlarımız zehir tacirleriyle gece gündüz uğraşıyorlar. Ama bu yeter mi? Yetmez. İşin bir de talep tarafı var. İşte iki tarafı da dikkate alan çok boyutlu bir stratejiyle hareket ediyoruz ve bu vizyon doğrultusunda başkanlığını yaptığım Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu koordinasyonunda kurumlarımız kapsamlı çalışmalar yapıyorlar, biz de uygulamayı takip ediyoruz’’ şeklinde konuştu. "Planlı operasyonlarla uyuşturucu üretimi ve kaçakçılığına yönelik önemli başarılar elde ettik’’ Bağımlılıkla mücadelede tüm bağımlılıkların birbiriyle ilişkisini ve geçişkenliğini gözeten bütüncül bir yaklaşımla ele aldıklarını aktaran Yılmaz, ’’2024-2028 dönemini kapsayan ’Uyuşturucu, Tütün ve Davranışsal Bağımlılıkla Mücadele Strateji Belgesi ve Eylem Planımız’la tütün kontrolünden uyuşturucuyla mücadeleye, davranışsal bağımlılıklardan dijital risk alanlarına kadar geniş bir çerçeve oluşturduk. Bu stratejik çerçeve kapsamında mücadelede arzın engellenmesine yönelik kararlı operasyonel faaliyetler ile talebin önlenmesine yönelik eğitsel çalışmaları tam bir denge ve eş güdüm içerisinde sürdürüyoruz. Uyuşturucu arzıyla mücadele eden kurumların teknik, istihbari ve personel kapasitesini artırırken planlı operasyonlarla uyuşturucu üretimi ve kaçakçılığına yönelik önemli başarılar elde ettik’’ diye konuştu. " Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı’ hazırladık’’ Tütün ve alkol ürünlerine yönelik talebin önlenmesi amacıyla sigara bırakma polikliniklerinin sayısını artırdıklarını ve uzaktan hizmet modellerinin devreye sokulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ’’ ALO 171 ve ALO 191 danışma hatları ile Sağlıklı Hayat Merkezleri ve Yeşilay Danışmanlık Merkezleri üzerinden vatandaşlarımıza destek sağlıyoruz. Tütün alanında hayatın her kademesinde dumansız hava sahası hedeflerini güçlendiriyor, iş dünyasını da bu mücadelenin bir paydaşı haline getiriyoruz. Ayrıca 2025-2026 yıllarını kapsayan ’Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı’ hazırladık. Geçtiğimiz yıl Kasım ayında Cumhurbaşkanımızın bir genelgesiyle bu planı hayata geçirmeye başladık. Her türlü bağımlılıkla mücadelede eğitimden spora, gönüllülükten sanata, kültürel ve sosyal faaliyetlere kadar gençlere ulaşan koruma kalkanımızı ne kadar kuvvetlendirirsek mücadelemiz de o kadar güç kazanacaktır’’ dedi. ‘’ Yüz binlerce gencimiz bağımlılıkla mücadelede farkındalık eğitimlerinden doğrudan yararlandı’’ 14-15 Nisan’da Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan elim hadiselerin altında yatan çok yönlü nedenleri çok katmanlı bir yaklaşımla değerlendirdiklerini söyleyen Yılmaz, ’’Risklerin erken aşamada önlenmesi için proaktif ve bütüncül olarak uygulanacak sistemsel tedbirler üzerinde ilgili tüm kurumlarımızla çalışıyoruz. Benzer hadiselerin bir daha yaşanmaması adına orta ve uzun vadeli olarak belirlediğimiz tedbirleri kararlılıkla hayata geçireceğiz. Gençlik ve Spor Bakanlığımız gerçekleştirdiği kapsamlı önleyici ve koruyucu çalışmalarla bağımlılıkla mücadeleyi gençlerin bulunduğu her noktaya doğrudan taşıyan güçlü bir saha yapılanmasına sahiptir. Yurtlarımızda yürütülen eğitim, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler kapsamında yalnızca 2025 yılı içerisinde 4 milyonu aşkın öğrenciye ulaşılmış, yüz binlerce gencimiz bağımlılıkla mücadelede farkındalık eğitimlerinden doğrudan yararlanmışlardır’’ diye konuştu.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 14:19 MHP’li Büyükataman’dan Dervişoğlu’na tepki: "Terörsüz Türkiye taviz değil, teröre son vermektir" İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik açıklamalarına tepki gösteren MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman: "Terörsüz Türkiye" hedefinin devlet politikası olduğunu ve Türkiye’nin iç cephesini güçlendirdiğini belirtti. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik açıklamalarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Büyükataman, Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin öncülüğünde başlayan "Terörsüz Türkiye" hedefinin bir devlet politikası olduğunu belirterek, söz konusu hedefin Türkiye’nin bekasını koruyan ve ülkenin gücünü artıran milli bir hedef olduğunu ifade etti. "Terörsüz Türkiye teröre taviz vermek değildir" Büyükataman, süreç kapsamında önemli kazanımlar elde edildiğini belirterek, "Türkiye iç cephesini sağlamlaştırmıştır. Etrafımız ateş çemberi olmasına rağmen ülkemize tek bir kıvılcım dahi sıçramamıştır. Etnik ve mezhep kökenli fitne çabaları boşa çıkmıştır. Terör örgütü kendini feshettiğini ilan etmiş ve Türkiye’den çekildiğini açıklamıştır" ifadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye hedefinin yanlış yorumlandığını öne süren Büyükataman, "Terörsüz Türkiye teröre taviz vermek değil, teröre son vermektir. Şehit ve gazilerimizin kahramanlıklarını incitmek değil, terörle mücadeleyi taçlandırmaktır" değerlendirmesinde bulundu. "Bahçeli’nin önerisi sürecin önünü açmıştır" Büyükataman, Devlet Bahçeli’nin son grup toplantısında gündeme getirdiği "Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü" önerisinin de Terörsüz Türkiye sürecinin ilerleyişini sağlamaya yönelik olduğunu ifade etti. Söz konusu önerinin "pazarlık ya da taviz" anlamına gelmediğini belirten Büyükataman, "Aksine toplumun tüm kesimlerinden temsilcilerle ve ortak akılla terörsüz Türkiye hedefinin işleyişinin sağlanması ve terörün tarihe karışması için yapılmış bir hamledir" dedi. "Türk milliyetçiliği birleştiricidir" Büyükataman açıklamasında Türk milliyetçiliğinin karşıtlık ve düşmanlık üzerinden okunamayacağını ifade ederek, "Türk milliyetçiliği birleştiricidir, kapsayıcıdır, kucaklayıcıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi olan Türk milliyetçiliği aynı zamanda Cumhuriyetimizi sonsuza kadar yaşatacak iradedir" ifadelerine yer verdi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:57 CHP lideri Özel: "CHP’nin kurultayı lekelenebilecek bir kurultay değil" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "O davada hiçbir şüphe kalmayana kadar kim dinlenmesi gerekiyorsa dinlenilsin. Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultayı, öyle lekelenebilecek bir kurultay değil" dedi. CHP lideri Özel, Karşıyaka Mezarlığı’nda Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan için düzenlenen anma etkinliğe katıldı. Burada açıklamalarda bulunan Özel, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin butlan konusundaki sözlerine ilişkin, "Bahçeli’nin dün yaptığı açıklama kıymetli, önemli bir açıklama. Zaten olması gereken bir açıklama. Bir siyasi parti diğer bir siyasi partiye yargı yoluyla yapılan usulsüz, haksız bir uygulamaya karşı çıkarak, sadece bir centilmenlik göstermez, kendisinin de vücut bulduğu o zemini savunuyor olur. Biz neredeyse bir yıldır tek başına Cumhuriyet Halk Partisi’ni değil, siyasi partilerin güç aldığı sistemi savunuyoruz, demokrasiyi savunuyoruz" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin savaş meydanlarında kurulmuş kurucu iradesine şantaj sökmez" Özel, İYİ Partili Müsavat Dervişoğlu’nun ‘mutlak butlan’ yorumu hakkında ise şöyle konuştu: "Biz bulunduğumuz komisyona girerken de söyledik. ‘Bizim olduğumuz değil, olmadığımız komisyondan korksun herkes’ dedik. Bütün süreç bitti. Komisyon başlarken de şehit aileleriyle, gazilerle beraberdik. Onların gözünün içine bakarak oturduk. Komisyon raporu yayınlanmadan bir gün önce de yayınlandıktan sonra da birlikteydik. Cumhuriyet Halk Partisi’ne şantaj yapılamaz. Şantaj, öyle tek taraflı bir eylem değildir. Bazı eylemler tek taraflıdır. Taşı alır, atarsınız. Ama şantajı yaparken o şantaja teslim olacak bir taraf lazım. Türkiye’nin savaş meydanlarında kurulmuş kurucu iradesine şantaj sökmez. Sökseydi bugün burada olmazdık. Bu durumda olmazdık. Hep birlikte ayakta olmazdık. Bu kadar net meydan okuyor olmazdık. O yüzden ‘Cumhuriyet Halk Partisi’ne efendim birileri şantaj mı yapıyor, bilmem ne mi?’ Cumhuriyet Halk Partisi tarihin doğru tarafında durmak, annelerin gözünün yaşını dindirmek için, kardeş kanı akmasın diye, Deniz Gezmiş ve arkadaşları ölüme doğru giderken savundukları Türkler ile Kürtlerin kardeşliğinin ebedi olarak sarsılmadan devam etmesi, birlikte yaşamak, birbirimize güç vermek, güç almak ve bu zorlu koşullarda Türkiye’yi hep birlikte güçlü kılmak için bulunması gereken yerde bulunuyor, durması gereken yerde duruyor. Bunun için de bu alanı bir husumet, bir rekabet değil; bir sorumluluk alanı olarak tarif etmiştik zaten." "CHP’nin kurultayı lekelenebilecek bir kurultay değil" Özel, CHP kurultayı hakkındaki ceza davasında yaşanan gelişmeler hakkında ise şunları kaydetti: "O davada hiçbir şüphe kalmayana kadar kim dinlenmesi gerekiyorsa dinlenilsin. Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultayı, öyle lekelenebilecek bir kurultay değil. Aksine Cumhuriyet Halk Partisi’nde o kurultayda sonuç böyle olmasaydı 104 yıllık Cumhuriyet’te hiçbir siyasi partinin genel başkanı yarışarak değişmemiş olacaktı hala daha. Bu kurultay, delegenin bir siyasi partinin genel başkanını demokratik bir yarışta ve centilmenlik içinde değiştirdiği bir kurultay olarak kazananına ve kaybedenine onur belgesi vermiş bir kurultaydır. İsmet Paşa’nın nasıl 1950’de kaybettiğinde bunu kendisi için bir yenilgi ama demokrasi için bir kazanç saydıysa, siyasi partiler tarihimizde de bu bir kazananıyla kaybedeniyle onur kurultayıdır. O kurultayı lekelemeye, iradesini sakatlamaya kimsenin gücü yetmez. Ama son meczup dinlenene kadar ben sabırla o mahkemenin tüm iddiaları dinlemesini istiyorum. Çünkü her dinlenen bir yıldır ortaya atılan bunca yalanın ne kadar boş olduğunu ortaya koyuyor. Çok memnunum ben. Her ‘Duydum’ diyenin çağrılıp ‘Nereden duydun, kanıtını söyle, ispatını söyle’ denmesine. Adem Soytekin de gelsin, ne duyduysa söylesin. İddiasının somut bir gerçeğe dayanmadığı ortaya çıksın ve hiçbir şüphe kalmasın. Ben bundan memnunum."
Milletvekili Hulusi Akar: "Terörsüz büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa ve ihya edeceğiz"
24 Ekim 2025 Cuma - 17:35 Milletvekili Hulusi Akar: "Terörsüz büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa ve ihya edeceğiz" TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, "Çok daha fazla iş yapmak suretiyle asil milletimizin layık olduğu, bu dünya milletler ailesi arasındaki seçkin ve saygın yere oturtacağız. Bunun için bir tarafta Terörsüz Türkiye bir tarafta ise kalkınma hamlesi. Bu konuda yapacağımız çalışmalarla büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa ve ihya edeceğiz. Bundan bir de şüphesi olmasın" dedi. Bir dizi ziyaret için Gaziantep’e gelen TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, Gaziantep Valiliğinin ardından MHP Gaziantep İl Başkanlığı’nı ziyaret ederek parti üyeleriyle bir araya geldi. MHP İl binasında gerçekleştirilen toplantının ardından basına açıklamalarda bulunan Hulusi Akar, terörsüz Türkiye sürecinde gerekenlerin yapılacağı vurgusu yaptı. "Büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa ve ihya edeceğiz" Millet ve devlet olarak ülkenin bekası, milletin refahı için yapılması gereken ne varsa yapmak konusunda onları engelleyecek ne varsa tedbirli olmak gerektiğini belirten Akar, "Bir devletin savunması için, birinci güvenliği için, top lazım tüfek lazım, teçhizat lazım, mühimmat lazım. Bu da hepsinden önce milli birlik ve beraberlik lazım. Bu manada 2 bin 500 yıllık Büyük Türk Hakanlığının devamı, sonrasında İslam’la şereflenmiş daha sonra Cumhuriyet’i kurmuş bir milletin evlatlarıyız. Biz bugünlere kolay gelmedik, bazı sıkıntılarımız var. İnşallah çok daha fazla çalışmak, çok daha fazla iş yapmak suretiyle asil milletimizin layık olduğu, bu dünya milletler ailesi arasındaki seçkin ve saygın yere oturtacağız. Bunun için bir tarafta Terörsüz Türkiye diğer taraftan ise kalkınma hamlesi. Bu konuda yapacağımız çalışmalarla büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa ve ihya edeceğiz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Biz inanacağız. 86 milyonun tek yumruk ve tek yürek olması lazım. Burada birbirimize karşı sabırlı olacağız. Birbirimize karşı şefkatli olacağız. Kimsenin dini, etnik kökeni, mezhebi kendisine aittir bunda bir sorun yok. Dolayısıyla her zaman söylediğimiz gibi, biz elhamdülillah Müslümanız. Mezhebiniz var mı var, ama biz mezhepçi değiliz. Biz kimsenin kökeniyle uğraşmıyoruz. 86 milyonu bir ve beraber görüyoruz. Birbirimize sarılacağız ve yürüyeceğiz. Çünkü etrafımızda çok ciddi risk ve tehlikeler var. Yarın ne olacağı belli olmuyor. Her dakika karşımıza bir şey çıkıyor. Dolayısıyla bu gelişmelere karşı hazırlıklı olmamız lazım. Bizim de millet olarak, devlet olarak ülkemizin bekası için, milletimizin refahı için yapılması gereken ne varsa bunları yapmak konusunda onları engelleyecek ne varsa onlara karşı tedbirli olmamız lazım" dedi. "Biz 86 milyon kişi kendi yağımızda kavrulacağız" Gazze’de yaşanan soykırımı örnek gösteren Akar, sadece askeri değil her bakımdan hazır olmak gerektiğini söyleyerek, "İnsanları Gazze’de katlettiler. Etnik temizliğe tabii tuttular. İnsanları soykırıma tabii tuttular. Dünyanın en alçak işlerini yaptılar. Kundaktaki bebekleri katlettiler. Fakat diğer taraftan kendimize bakacağız. Ne Birleşmiş Milletler var, ne uluslararası hukuk var, ne NATO var, ne Avrupa Birliği var. Kimseye güvenmeyin. Biz 86 milyon kişi kendi yağımızda kavrulacağız. Onun için bugünden itibaren o günler görerek yapılması gereken ne varsa, sadece askeri değil, her bakımdan hazır olmamız lazım. Geleceğe karşı, geleceğe yürüyebilmek bakımından kazayı belayı başımızdan salmak lazım. Terörü de teröristi de inşallah hep beraber, hep birlikte Terörsüz Türkiye’yi inşa edeceğiz. Burası Türkiye Cumhuriyeti burada kararlılık vardır. Devlet burada kararını verdi ve ’Örgütü feshet ve silahını bırak’ dedi. Ne yaptılar feshedip silah bıraktılar. Dolayısıyla artık böyle kılla tüyle uğraşmadan bu gelişmeleri takip edeceğiz ve meclisteki komisyonun milli, kardeşlik, dayanışma, demokrasi komisyonunun çalışmalarını takip edeceğiz. Çünkü araya birçok fitne giriyor. İçerden ve dışardan bunu sabote etmek için bunu yoldan çıkarmak için gayret gösteriyorlar. Buna itimat etmeyeceğiz. Biz inançla, ciddiyetle, samimiyetle, diyalog ve koordinasyon içinde geleceğe doğru bu terörün bitmesi için yapmamız gereken neyse bunu yaptık, yapacağız" diye konuştu.
CHP Genel Başkanı Özel: "CHP birlik ve beraberlik içinde ne hastalandı, ne güç kaybetti"
24 Ekim 2025 Cuma - 17:23 CHP Genel Başkanı Özel: "CHP birlik ve beraberlik içinde ne hastalandı, ne güç kaybetti" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, kurultay davasında alınan ret kararına ilişkin, "CHP güçlü bünyesi, birlik ve beraberlik içinde ne hastalandı, ne güç kaybetti. Artık bu iş bugün tamamen ortadan kalktı" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, parti genel merkezinde basın mensuplarının sorularını cevapladı. Özel, partisinin 38’inci Olağan Kurultayı’nın iptali talebiyle açılan davada ret kararı verilmesine ilişkin soru üzerine, "Arkadaşlar herhalde bu soruyu siz göreviniz gereği onlarca kez sordunuz. Onlarca kez verdiğim cevabın bugün beni mahcup etmemesinden büyük memnuniyet duyuyorum. Bu dava sonuç odaklı bir dava değildir, süreç odaklı bir davadır. Sonuç alınması mümkün değildir. Amaç Cumhuriyet Halk Partisi’ni tartıştırmak, Cumhuriyet Halk Partisi’nde bir tartışma varmış görüntüsünü vermektir" dedi. "CHP güçlü bünyesi, birlik ve beraberlik içinde ne hastalandı, ne güç kaybetti" Özel, "Davayı açan kişi partiden atılmış biridir zaten, davaya taraf olamaz. Taraf olabilecek kişilere de dilekçeler verdirdiler. Mahkeme esastan kararını verdi ve davanın konusuz olduğunu söyledi. Ben bunu aylardır söylüyorum. CHP, 31 Mart seçimlerinde 47 yıl sonra Türkiye’nin yeniden birinci partisi olmasıyla, belediyelerde yüzde 65’lik bir nüfusun yaşadığı belediyeleri kazanmasıyla birlikte ‘Cumhuriyet Halk Partisi’ni normal siyasi yollarla yenemeyeceğiz, nasıl yenebiliriz? CHP’de bir iç karışıklık çıkaralım’ dediler. Buna alet edebilecekleri birtakım aparatları buldular. Bizi hasta etmeye çalıştılar. CHP güçlü bünyesi, birlik ve beraberlik içinde ne hastalandı, ne güç kaybetti. Artık bu iş bugün tamamen ortadan kalktı. Böyle olacağını biliyorduk ama CHP’yi tartıştırmak istediler, bugüne kadar geldiler" diye konuştu. Delege, üye, seçmen ve demokratlara teşekkür eden Özel, "Burada Türkiye’nin bütün muhalefet partilerinin liderleri gelip dayanışma gösterdiler. Bu salonda birlikte basın toplantıları yaptık. Nezaket ziyaretleri yaptılar. Ne mutlu ki demokratlar bizim tarafımızda, biz demokrasi tarafındayız. Otokrasinin ve otokratın tarafında olanlar kaybetmiştir. Demokrasinin tarafında olanlar kazanmıştır. Yapılacak ilk seçimde de demokrasi kazanacak, otokrasi kaybedecektir" dedi. "Kongre kararının ardından borsa yükseldi" Özel, "Ekrem İmamoğlu’na yöneltilen casusluk suçlaması, İBB’ye kayyum atanma riskini ortaya çıkarır mı?" sorusuna şu yanıtı verdi: "Çıkarmaz. Açıkçası şunu söyleyeyim. Bu kayyum tartışmasını köpürtmeye çalışanlar var tabii, oradan ne ümit ediyorlarsa. Zaten Ekrem İmamoğlu bir terör suçlamasıyla tutuksuz olarak yargılanıyor. Bırakın yargılanmayı, daha doğrusu iddianame bekliyor. Soruşturma terörden açıldığı anda, kayyum atama imkanı her zaman var tabii biliyorsunuz. Ve oradan bir kayyum atama niyeti, bu milletin vicdanından öyle bir geri döndü ki ona cesaret edemediler zaten. Yapacaksa her zaman kayyum atayabilir ama bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nin kongresini yok sayma girişimi ortadan kalkınca, borsa yüzde 5 yukarı fırladı."
Bakan Yumaklı: "Genel bütçeden tarıma 888 milyar lira kaynak ayrılmıştır"
24 Ekim 2025 Cuma - 17:16 Bakan Yumaklı: "Genel bütçeden tarıma 888 milyar lira kaynak ayrılmıştır" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "2026 yılında genel bütçeden tarıma 888 milyar lira kaynak ayrılmıştır" dedi. Bakan Yumaklı, sosyal medya hesabından Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) bitkisel üretim 2025 yılı 2’nci tahmin verilerine dair paylaşım yaptı. Yumaklı, tahmini verilere göre yaşanan azalmaya yönelik piyasa takibi yaptıklarını, alınan tedbirler kapsamında da güçlü stoklar ile ihtiyaç durumunda alınan dış ticaret tedbirleri sayesinde sürecin kontrol altında olduğunu açıkladı. 2026 yılında genel bütçeden tarıma 888 milyar lira kaynak ayrıldığını belirten Bakan Yumaklı, vatandaşların gıda ihtiyacının sorunsuz şekilde devam edeceğini ifade ederek, maksatlı yorum ve haberlere vatandaşların itibar etmemelerini istedi. "Güçlü stoklarımız, aldığımız tedbirlerimiz sayesinde süreç kontrolümüz altındadır" Bakan Yumaklı, yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "TÜİK’in bitkisel üretim 2025 yılı 2’nci tahmin verileri bugün açıklanmıştır. Bitkisel üretim tahmin verilerindeki düşüşte, üretim sezonunda yaşanan kuraklık ve zirai don etkili olmuştur. 2024-2025 üretim sezonunda yaşanan kuraklık; buğday, arpa, ayçiçeği ve mercimek gibi ürünlerde verim kayıplarına neden olmuştur. Bununla birlikte 10-13 Nisan tarihleri arasında gerçekleşen zirai don 65 ilde etkili olmuş ve 4 gün boyunca gerçekleşen don hadisesi meyvelerde yaşanan kaybın miktarını artırmıştır. 2014 yılında yaşanan zirai don ve 2021 yılında yaşanan kuraklığın bitkisel üretim üzerindeki etkileri bu yıl her iki iklimsel olayın birlikte yaşanması nedeniyle daha şiddetli gerçekleşmiştir. Tahmini verilere göre yaşanan azalmanın ülkemiz gıda arz güvenliğini etkilememesi için gerekli piyasa takibini yapıyoruz ve tedbirlerimizi alıyoruz. Güçlü stoklarımız ve ihtiyaç durumunda aldığımız etkili dış ticaret tedbirlerimiz sayesinde süreç kontrolümüz altındadır. Ülkemizin gıda ihtiyacında herhangi bir risk oluşması söz konusu değildir." "2026 yılında genel bütçeden tarıma 888 milyar lira kaynak ayrılmıştır" Açıklamasında Türkiye’nin gıda arz güvenliği için var gücüyle çalışan üreticileri desteklemeye devam ettiklerini belirten Yumaklı, "Bu kapsamda 2026 yılında genel bütçeden tarıma 888 milyar lira kaynak ayrılmıştır. Bu bütçe içinde tarımsal destek programları için 168 milyar lira, tarım sektörü yatırım ödenekleri için 190 milyar lira, tarımsal kredi destekleri, tarımsal KİT ve ihracat destekleri için ise 268 milyar lira kaynak öngörülmüştür. Ayrıca zirai don zararlarından etkilenen üreticilerimize toplam 46,5 milyar lira ödeme yapacağız. Bu kapsamda tarım sigortası olan üreticilerimize 23 milyar lira hasar tazminatının ödenmesine devam ediyoruz. Şu ana kadar toplam 19 milyar lira hasar tazminatını ödedik. Tarım sigortası bulunmayan ancak Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı üreticilerimize ise toplam 23,5 milyar lira destekleme ödemesi yapacağız. Bu rakamın da 13,4 milyar lirasını ödedik, kalan 10,1 milyar lirayı önümüzdeki günlerde ödeyeceğiz" ifadelerini kullandı. Bakan Yumaklı, bugün açıklanan veriler üzerinden Türkiye’nin gıda ihtiyacının karşılanmasına dönük maksatlı yorum ve haberlere vatandaşların itibar etmemesini isteyerek, alınan tedbirlerle vatandaşların gıda ihtiyacının sorunsuz şekilde karşılanmaya devam edeceğini belirtti.
Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: "Teknolojiyi bir kalkan olarak kullanmak zorundayız"
24 Ekim 2025 Cuma - 17:08 Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: "Teknolojiyi bir kalkan olarak kullanmak zorundayız" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, artan dünya nüfusu ve iklim değişikliğinin etkileri sebebiyle daha verimli tarımsal üretimin zorunlu hale geldiğini ifade ederek, "Bu risklere karşı teknolojiyi bir kalkan olarak kullanmak zorundayız" dedi. Kastamonu Üniversitesi’nde 2025-2026 Akademik Yılı, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katıldığı törenle başladı. Törende konuşan Bakan Yumaklı, gençlere önemli tavsiyelerde bulundu. Türkiye’nin stratejik önemine değinen Yumaklı, "Ülkemiz Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarının kesişim noktasında. Bunu biliyorsunuz ama bir kere de ben tekrar etmek istiyorum. Sadece 4 saatlik bir uçuş alanında dünya nüfusunun yüzde 40’ına ulaşıyoruz. Bu dünya nüfusunun üretmiş olduğu ticaret hacmi ise 9 trilyon dolar. New York’tan Tokyo’ya kadar 16 saatlik zaman dilimi içerisinde bütün pazarlara aynı gün ulaşma imkanımız var. Kıtalar arası kara, hava, deniz bağlantıları ve enerji yolları sayesinde ülkemiz, bahsettiğimiz bu coğrafya içerisinde güvenli bir liman anlamını taşıyor. Özellikle İstanbul Havalimanı’nın kırmış olduğu rekorlar da bunun en büyük teyidi ve ispatıdır. Bu potansiyel, başta tarımsal üretim olmak üzere tüm alanlarda nitelikli iş gücüne ihtiyaç duyulması anlamına gelir" dedi. "Bütün imkanların sizler için seferber edildiğine emin olun" Gençlere Türkiye’nin hedefleri için önemli görev düştüğünü kaydeden Bakan Yumaklı, "Ben öğrenciyken ülkemizin gayri safi yurt içi hasılası 151 milyar dolardı. Bugün 8 kat artışla 1,3 trilyon dolara çıkmış durumda. Bunun daha da geliştirilmesi için çok ciddi bir potansiyel var. Bunlar sizi bekleyen gelecekteki en büyük hedefler. Yine o dönemlerde, ülkemizin ihracatı 13 milyar dolar civarındaydı, bugün 270 milyar dolara ulaşmış durumdayız. Ülkemizi bu seviyeye gelmesini sağlayan o gün sizler gibi bu koltuklarda oturan kardeşlerimizdi. İnanıyorum ki bizlerden çok daha iyi imkanlara sahip siz kardeşlerim bu başarıyı sağlamak için bütün imkanların sizler için seferber edildiğine emin olun" diye konuştu. "Teknolojiyi bir kalkan olarak kullanmak zorundayız" "Ülkemizin güçlü olduğu, savunma sanayii kadar stratejik öneme sahip bir sektör de tarım sektörüdür" diyen Bakan Yumaklı, "Dünya nüfusu 8 milyara yaklaştı ve 2050 yılında 10 milyara ulaşması öngörülüyor. Dolayısıyla bu durum suya ve gıdaya olan talebi daha da arttırmış durumda. Gençlerimizin bu manadaki çalışmalarına, vizyonlarına, Ar-Ge konularındaki bütün çalışmalara katılmalarına, onların yenilikçi fikirlerine ihtiyacımız var. Çok zorlu bir süreç, riskin çok fazla olduğu bir dönem, durmadan daha fazla, daha verimli üretim yapmamızı bize zorumlu hale getirmiş durumda. Bu risklere karşı teknolojiyi bir kalkan olarak kullanmak zorundayız. Bunu hepimiz yaşıyoruz. Sadece ülkemizde değil, dünyada artık meteorolojik olayların anormal durumlara sebep olduğunu müşahade ediyoruz. Son birkaç gündür 3 farklı ilimizde yağışları beklerken, lokal bir şekilde çok kısa bir zamanda dar bir alanda yağışın olması maalesef bizlere farklı sorunları getirdi. Bir yandan iklim değişikliği, kuraklık, bizim yağış ihtiyacımız, diğer tarafta da yağdığı zaman başka bir sorunu, hasarı bizim önümüze getirmesi. Dolayısıyla teknolojiyi kalkan olarak kullanmalıyız dememdeki kasıt bu" şeklinde konuşu. "Genç kardeşlerimin bu projelere mutlaka katılımını bekliyorum" Tarım ve Orman Bakanlığı olarak Türkiye’nin en büyük ve en yaygın Ar-Ge kurumlarından biri olduklarını vurgulayan Yumaklı, "Bu manada genç araştırmacı kardeşlerimizi destekliyoruz. Kırsal Kalkınmada Uzman Eller, ORKÖY Projeleri, Kırsal Kalkınma Yatırımlarını Destekleme Programı, IPARD-TKDK projeleri, bu manada gençlerin ve kadınların pozitif ayrımcılığa tabii tutulduğu programlar olarak önümüzde. TKDK ve IPARD projelerinin özellikle nitelik olarak önemli olduğunu ifade etmek istiyorum. Yaklaşık 14 bin 540 projeyi desteklemişiz, bu projelere 1,3 milyar avro hibe desteği sağlamışız. Gençlerin projelerden bugüne kadar yüzde 67 yararlandırıldığını göz önünde tutarsak, önümüzdeki dönemde ben genç kardeşlerimin bu projelere mutlaka katılımını beklediğimi ifade etmek istiyorum" ifadelerini kullandı. Akademik yılın hayırlara vesile olmasını dileyen AK Parti Milletvekili Fatma Serap Ekmekci de, "Kastamonu Üniversitemizin sadece akademik alanda değil ilimiz için ve hatta bölgemiz için kalkınma ve gelişmede büyük katkısı olduğunu, yer yer özne görevi gördüğünü, sanayiden turizme, spordan sağlığa pek çok alanda görüyoruz. Bu katkısından dolayı üniversitemizin tüm unsurlarına kalbi teşekkürlerimi sunuyorum. Kastamonu’muzu her alanda Türkiye Yüzyılı’nın yıldız illerinden biri yapmak için çıktığımız yolda şundan eminim ki en büyük imecelerimizden biri Kastamonu Üniversitesi. Bilimin ve aklın rehberliğinde birlikte çok yol alacağımızdan ve Kastamonu’muzu hedeflerimizin de ötesine taşıyacağımızdan eminim. Birlikte yürüdük ve birlikte yürümeyi sürdüreceğiz. Birlikte başaracağız" dedi. Diş Hekimliği Fakültesi ve Hastanesi seneye hizmete girecek Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ise, bin 692’si yabancı uyruklu toplam 26 bin 862 öğrenci, 973 akademik, 715 idari personel, 15 fakülte, 1 lisansüstü eğitim enstitüsü, 2 yüksekokul, 13 meslek yüksekokulu, Teknokent, Teknoloji Transfer Merkezi ve Merkezi Araştırma Laboratuvarı ve diğer birimleriyle faaliyetlerini devam ettirdiklerini belirterek, bu yıl Tıp Fakültesi’nde ilk mezunlarını vereceklerini, Tıp Fakültesi bünyesinde 250 yataklı yeni eğitim ve araştırma hastanesinin Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığınca 2026 yılı yatırım programına alındığını ifade etti. Diş Hekimliği Fakültesi bünyesinde faaliyet gösterecek olan fakülte ve hastane binasının da önümüzdeki yıl hizmete girmesini ve ilk öğrencilerini almayı planladıklarını kaydeden Rektör Topal, Kastamonu Üniversitesi bünyesinde faaliyete geçen Hayvan Hastanesi’nin de 2 yıldır öğrencilerin mesleki becerisine katkı sağladığını dile getirdi. 2025 yılı itibarıyla akredite olan lisans program sayısı 14’e yükseldi 2025 yılında robotik ve yapay zeka, yapay zeka operatörlüğü, insansız araç teknikerliği, dijital tarım teknolojileri, su ve atık yönetimi teknikerliği, doğa koruma ve biyoçeşitlilik yönetimi gibi alanlarda yeni program ve bölümler açarak 2025-2026 eğitim öğretim yılında ilk öğrencilerini aldıklarını belirten Topal, uygulamalı eğitimleri yaygınlaştırmayı hedeflediklerini söyledi. Kastamonu Üniversitesi’nde 2025 yılı itibarıyla akredite olan lisans program sayısının 14’e yükseldiğini dile getiren Topal, engelsiz kampüs kapsamında fiziki alt yapıyı iyileştirme çalışmalarının önemli kısmını tamamlayarak 2024 yılında YÖK Engelsiz Üniversite Ödülleri’nde 38 bayrakla Türkiye birincisi olduklarını vurguladı. Topal, Yükseköğretim Kurulu ve Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından üniversitelerde sağlıklı yaşamı ve spor kültürünü teşvik etmek amacıyla yürütülen "Spor Dostu Kampüs" projesi kapsamında Kastamonu Üniversitesi’nin 2025 yılında "Spor Dostu Kampüs" unvanı almaya hak kazandığını belirtti. 5 yılda Kastamonu Üniversitesi’ndeki yaklaşık 900 TÜBİTAK öğrenci projesi desteklenmeye hak kazandığını ifade eden Topal, öğrencilerin TEKNOFEST’te 2023’te En İyi Girişim Ödülü, 2024 yılında İkincilik Ödülü, 2025 yılında ise farklı kategorilerde birincilik, ikincilik ve üçüncülük ödüllerine layık görüldüğünü söyledi. Kastamonu Üniversitesi’nin ulusal ve uluslarası alandaki değerlendirmelerde gösterdiği başarılarla sıralamada yükselmeye devam ettiğini vurgulayan Topal, Kastamonu Üniversitesi’nin ihtisaslaştığı ormancılık ve tabiat turizmi alanında da 61 adet bölgesel kalkınma odaklı ihtisas projesi yürüttüğünü açıklayarak, "Üniversite olarak hiçbir zaman yaptıklarımız yeterli görmüyor, yeni hedefler oluşturmaya odaklanıyoruz. Üniversite şehir iş birliğini önemsiyor özellikle şehrin ilmi, iktisadi, tarihi, coğrafi, sosyal, ekonomik, kültür, sanat, spor ve turizme dair potansiyeline yönelik çalışmalara da imza atıyoruz. Başlattığımız Kastamonu Raporları dizisiyle şehrin gelecek projeksiyonu için sanayicilerimize, iş adamlarımıza ve derdi Kastamonu olan hemşehrilerimize rehber olmaya çalışıyoruz. Mülki, mahalli, kamu, özel ayırt etmeksizin tüm kurum ve kuruluşlarımızla iş birliğini önemsiyor, odağında ilim, insan, toplum ve şehir olan her türlü iş birliğine açık olduğumuzu bir kez daha yinelemek istiyoruz" dedi. Rektör Topal, sözlerini İsrail zulmü altındaki Filistinlilerin yanında olduklarını ifade ederek sonlandırdı. Törene Kastamonu Valisi, Meftun Dallı AK Parti milletvekilleri Fatma Serap Ekmekci ve Halil Uluay, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, il protokolü, üniversite yönetimi, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Bakan Yumaklı, Kastamonu’daki temasları kapsamında Vali Meftun Dallı’yı da makamında ziyaret ederek, ildeki proje ve çalışmalarla ilgili bilgi aldı.
Bakan Göktaş: "Toplumun kökleri, büyüklerine gösterdiği hürmetle güçlenir"
24 Ekim 2025 Cuma - 16:39 Bakan Göktaş: "Toplumun kökleri, büyüklerine gösterdiği hürmetle güçlenir" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, toplumun köklerinin büyüklerine gösterdiği hürmetle güçleneceğini söyledi. Bakan Göktaş, Kayseri’nin Develi ilçesinde hayırseverler tarafından yaptırılacak olan Fatma-Turan Aksu Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nin Temel Atma Törenine katıldı. Bakan Göktaş burada yaptığı konuşmada, "Biz biliyoruz ki bir toplumun kökleri, büyüklerine gösterdiği hürmetle güçlenir. Yaşlılarımızın bilgi birikimi sadece geçmişin değil, geleceğin de ışığıdır. Onların duaları bizim en kıymetli hazinemizdir. Bu anlayışla yaşlılarımızın hem fiziksel hem ruhsal hem de üretken bir yaşam sürmeleri için hizmetlerimizi her geçen gün çeşitlendiriyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında yaşlılarımıza sadece bakım hizmeti sunmuyoruz, onların hayata, üretime ve topluma yeniden katılabildikleri yaşam merkezleri de kazandırıyoruz. Cumhurbaşkanımızın vizyonu doğrultusunda, yaşlılarımızın hayatına dokunan her projede şefkati, saygıyı ve refahı esas alıyoruz" dedi. "Bugün temellerini attığımız bu merkezle de yaşlılarımızın bakım, rehabilitasyon ve sosyal yaşam hizmetlerine erişimlerini artırıyoruz" Ulusal Vefa Programı kapsamında 81 ilde yaşlıların kendi evlerinde desteklendiği belirten Bakan Göktaş, Kayseri’de bin 640 yaşlıya doğrudan evlerinde hizmet verildiğini söyledi. Kentteki huzurevi sayısının 3’e çıktığını belirten Göktaş, "Yaşlıların aileleri ve yakın çevreleri ile yaşamlarını sürdürebilecekleri bütüncül bir yaşam alanını önemsiyoruz. Ulusal Vefa Programı ile 81 ilimizde yaşlılarımızı kendi evlerinde destekliyoruz. Bu kapsamda Kayseri’de bin 640 yaşlımıza doğrudan evlerinde destek oluyoruz. Öte yandan, evde bakım yardımı ile ihtiyacı olan vatandaşlarımızın ailelerinin yanında bakımına destek oluyoruz. Bu kapsamda Kayseri’de 7 bin 225 ailemiz bu hizmetimizden faydalanıyor. Bunun yanı sıra Türkiye’de 467 kamu ve huzurevimizde 29 bin 571 yaşlımız yatılı bakım ve rehabilitasyon merkezlerimizden faydalanıyor. Kayseri’de 2 tane huzurevimiz var. İnşallah Develi’deki bu huzurevimizle Kayseri’ye kazandırdığımız huzurevi sayısı 3 olacak. Bugün temellerini attığımız bu merkezle de yaşlılarımızın bakım, rehabilitasyon ve sosyal yaşam hizmetlerine erişimlerini artırıyoruz. Böylece, onların yaşam kalitesini yükseltecek yeni bir dönemi de başlatıyoruz. Bu merkez, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde şekillenen güçlü sosyal devlet anlayışının yereldeki bir yansımasıdır. Kayseri’de yeni bir umut kapısı olacağına yürekten inanıyorum. Bizler, Türkiye Yüzyılı’nın vizyonunu gerçek kılarken yaşlılarımızın aktif ve üretken yaşam sürmelerine, toplumsal yapıyı inşa etmeye özen gösteriyoruz" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan "Yüzyılın Konut Projesi"nin detaylarını açıkladı: "Önceliğimiz henüz evi olmayan vatandaşlarımız"
24 Ekim 2025 Cuma - 16:22 Cumhurbaşkanı Erdoğan "Yüzyılın Konut Projesi"nin detaylarını açıkladı: "Önceliğimiz henüz evi olmayan vatandaşlarımız" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ’Yüzyılın Konut Projesi’nin detaylarını açıklayarak, "Projemizle 81 ilimizin tamamına toplam 500 bin konut yapacağız. 500 bin sosyal konut projesindeki evlerimiz ayda 6 bin 750 liradan başlayan taksitlerle ödenecek. Satış bedeli ise 1 milyon 800 bin liradan başlayacak. Bu konutlar devlet güvencesiyle yüzde 10 peşinat ve 240 ay vadeyle satışa sunulacak. Kuraları bu yılın aralık ayında çekiyoruz. İlk teslimleri ise Mart 2027’de Allah’ın izniyle gerçekleştireceğiz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca İstanbul’da kiralık konut uygulamasını devreye aldıklarını belirterek, "İstanbul’daki fahiş kira sorununa ilk neşteri biz vurmuş olacağız" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Başakşehir’de düzenlenen ’Yüzyılın Konut Projesi’ programında 81 ili kapsayan projenin detaylarını açıkladı. Erdoğan, "Geçtiğimiz günlerde müjdesini verdiğimiz ’Yüzyılın Konut Projesi’nin tanıtımı için bugün sizlerle bir aradayız. Bugün yeni umutlarla 7’den 70’e tüm vatandaşlarımızı heyecanlandıran yeni konut hamleleriyle güzel İstanbul’muzdayız. Bu eşsiz gururu beraber paylaştığımız her bir kardeşime hoş geldiniz, şeref verdiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Yalnızca İstanbul için değil, ülkemiz için de bir dönüm noktası olacak bu projemizin detaylarını birazdan sizlerle paylaşacağım. Türkiye’nin en büyük sosyal devlet projelerinden birini daha hayata geçirmeye başlayacak ve hep beraber ‘Ev Sahibi Türkiye’ diyeceğiz. Projemizin detaylarına geçmeden evvel bir hususu ifade etmek istiyorum. Başakşehir’in benim siyasi hayatımda çok özel bir konumu var. İstanbul’da ilk toplu konut uygulamamızı da yine burada başlatmıştık. Temelleri burada atmıştım. Bu uygulama öyle başarılı oldu ki şöhreti kısa sürede İstanbul sınırlarını aştı, tüm Türkiye’nin örnek aldığı bir model haline geldi. İnşallah bu projemiz de yeni bir dönemi farklı bir şekilde başlatacaktır" dedi. "Türkiye’nin kentsel dönüşüm seferberliğine 2012’de İstanbul’dan start vermiştik" Kasım ayında millete hizmet yolunda tam 23 yılı geride bırakmış olacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bakın iş başına geldiğimizde dedim ki, bizim görevimiz insanımızın hayat standardını yükseltmektir. Görevimiz, devletin sosyal sorumluluklarını yerine getirmesini sağlamaktır. Bizim sorumluluğumuz, dünyanın en gelişmiş, en müreffeh ülkeleri arasında yer alabilmek için soluksuz çalışmaktır. Çok şükür o günden bu yana 23 yıl geçti. Tam 23 yıldır ihtiyaç duyduğu her an milletimizin yanında olduk. En doğusundan en batısına, en kuzeyinden en güneyine kimseyi ayırmadan, kimseyi dışlamadan 86 milyon vatandaşımızın tamamına hizmet götürdük. Muhalefet sadece laf ve polemik üretirken, biz vatandaşlarımızın her türlü ihtiyacına hızlı ve etkin çözümler ürettik. ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ prensibiyle devletimizin imkanlarını aziz milletimiz için seferber ettik. Bugün de aynı kararlılıkla çalışıyoruz. Eser ve hizmetlerimize her gün bir yenisini ekliyoruz. Rehavete kapılmıyoruz, ivme kaybetmiyoruz. Vitesi asla düşürmüyoruz. Hız kesmeden yolumuza tam gaz devam ediyoruz. Milletimizin her ihtiyacını karşılamayı, her haneye umut, güven, mutluluk taşımayı hamdolsun sürdürüyoruz. Her ailemizin sıcak bir yuvaya, güvenli bir konuta kavuşması, barınma ihtiyacını en düşük maliyetlerle karşılaması bizim için vazgeçilmezdir. Hatırlayacaksınız, Türkiye’nin kentsel dönüşüm seferberliğine 2012’de İstanbul’dan start vermiştik. 13 yıl önce modern ve güvenli şehircilik noktasında önemli bir adımı Başakşehir’de atmıştık. O tarihten itibaren milyonlarca kardeşimizin yuvasını ve iş yerini dönüştürdük. Türkiye’yi bir uçtan diğer uca yepyeni yaşam alanlarıyla donattık. Şehirlerimizi, meydanlarımızı, cadde ve sokaklarımızı iyileştirdik, güzelleştirdik" dedi. "Ana muhalefetin her fırsatta eleştirdiği TOKİ, çok büyük başarılara imza attı" On binlerce aileyi yeni yuvalarıyla buluşturduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dar gelirli kardeşlerimizin yüzlerini güldürdük. Vatandaşlarımızın kendi evlerini inşa edebilmeleri için altyapısı hazır arsaları kendilerine sunduk. Ana muhalefetin her fırsatta eleştirdiği TOKİ, çok büyük başarılara imza attı. TOKİ’yi bile imrendirecek dedikleri projeyi bile ellerine, yüzlerine bulaştırdılar. Bu muhalefetin en başarılı, en kabiliyetli yanı neydi? Çöp, çukur, çamur. Ev sahibi olmak umuduyla kendilerine güvenen insanlarımızı mağdur ettiler. Güya TOKİ’ye rakip olmak için çıktıkları yolda dolandırıcılıktan mahkemeye düştüler. Biz ise bugüne kadar tam 1 milyon 740 bin sosyal konutu milletimizin emrine verdik. Dar gelirli 5 milyon vatandaşımızı camileriyle, parklarıyla, yürüyüş yollarıyla modern, sağlam ve çevre dostu yaşam alanlarına biz kavuşturduk. Aynı şekilde afet bölgelerinde de çok büyük bir gayret ortaya koyduk. Başta 6 Şubat’ta kaybettiklerimiz olmak üzere ebediyete uğurladığımız kardeşlerimizi geri getirmek, biliyoruz ki mümkün değil. Ama şehirlerimizi yeniden dizayn etmek, depreme dayanıklı evler inşa etmek bizim elimizde. Tedbir bizden, takdir Allah’tandır" diye konuştu. "Projemizle 81 ilimizin tamamına toplam 500 bin konut yapacağız" Yüzyılın Konut Projesi’ni hayata geçirdiklerini ve 500 bin sosyal konut seferberliğimizi başlattıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Milletimiz için ortaya koyduğumuz tüm bu çabaları şimdi yeni bir projeyle taçlandırıyoruz. Türkiye Yüzyılı’nda Yüzyılın Konut Projesi’ni hayata geçiriyor, 500 bin sosyal konut seferberliğimizi başlatıyoruz. Projemizle 81 ilimizin tamamına toplam 500 bin konut yapacağız. Bu 500 bin konutun 100 binini İstanbul’a ayırdık. İstanbul’umuzun her iki yakasında toplam 100 bin konut inşa edeceğiz. Ankara’ya 30 bin, İzmir’e 21 bin, Bursa, Gaziantep ve Konya’ya 13 bin, Hatay ve Diyarbakır’a ise 12 bin yeni yuva kazandıracağız. Emanetlerine gözümüz gibi baktığımız şehitlerimizin kıymetli ailelerine, kahraman gazilerimize ve engelli kardeşlerimize yüzde 5 oranında ayrı bir kontenjan ayırdık. Aynı şekilde üç ve daha fazla çocuğu olan ailelerimize yüzde 10’luk bir kontenjan tahsis ettik. Yıllar yılı çalışmış, emeğiyle, hizmetiyle bu ülkeye değer katmış emeklilerimizi tabii ki unutmadık. Emekli vatandaşlarımıza da proje kapsamında yüzde 20 kontenjan ayırdık. Şunu da ayrıca ifade etmek istiyorum, tüm bu konutları nasıl ki devlet olarak biz inşa ediyorsak, geleceğimizi de inşallah bu ülkenin gençleri inşa edecek. Türkiye Yüzyılı’nın mimarları, büyük ve güçlü Türkiye’nin mihmandarları inşallah gençlerimiz olacak. Bu bakımdan gençlerimize ayrı bir önem veriyor, istikbalimizi emanet ettiğimiz evlatlarımızın üzerine titriyoruz. 500 bin sosyal konut projemizde çok önemli bir bölümü yine gençlerimize ayırdık. Konut projemizdeki yuvaların yüzde 20’sini 18-30 yaş aralığındaki gençlerimize tahsis ediyoruz. Eğitimden iş hayatına, barınmadan ulaşıma gençlerimizi her alanda desteklemeye devam edeceğiz. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyorum" diye konuştu. "Önceliğimiz henüz evi olmayan vatandaşlarımızdadır" Projeye 18 yaşını doldurmuş tüm vatandaşların başvurabileceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Diğer taraftan, inşa edeceğimiz konutlar 2+1 ve 1+1 evlerden oluşacak. Evlerimizin tamamı yatay mimariye ve geleneksel dokuya uygun şekilde tasarlanacak. Projemize 18 yaşını doldurmuş tüm vatandaşlarımız başvurabilecek. Ancak önceliğimiz henüz evi olmayan vatandaşlarımızdadır. Önce bu kardeşlerimizi ev sahibi yapmak istiyoruz. Bundan dolayı tapuda eşi veya çocuklarının üzerine kayıtlı evi olanlar bu aşamada başvuru yapamayacak. Hassasiyet taşıdığımız bir diğer husus da şudur. Asrın felaketinin ardından pek çok vatandaşımız yaşadıkları şehirlerden başka illere taşınmak durumunda kaldı. Bu kardeşlerimizin büyük bir bölümü, onarım ve yeniden inşaat çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte memleketlerine döndüler. Projeye başvuru yapmak isteyen deprem bölgesindeki vatandaşlarımız için nüfus kayıt örneği veya bir yıl ikamet şartı yeterli olacak. Bu kardeşlerimize de hayırlı olsun diyorum" şeklinde konuştu. "İstanbul’daki fahiş kira sorununa ilk neşteri biz vurmuş olacağız" Türkiye’ye ilkleri yaşatmaya devam ettiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yine bir ilki başarıyor, bu kez bu çok önemli kiralık konut uygulamamızı devreye alıyoruz. Şimdilik sadece İstanbul’umuzda uygulanacak bu modelle TOKİ eliyle kiralama sistemini kuruyoruz. Proje çerçevesinde İstanbul’da 100 bin konutun yanı sıra 15 bin adet kiralık konut belirledik. Kiralık sosyal konut projemiz kapsamında işçi ve memurlarımız, asgari ücretli ve sosyal hak sahibi ailelerimiz, genç çiftlerimiz ve kentsel dönüşüm kanunu kapsamına giren hak sahiplerimiz için ayırdığımız kontenjanları önümüzdeki günlerde milletimizle paylaşacağız. Konutlarımız, bölgedeki rayicin yarı fiyatına kiralanacak ve kira sözleşmeleri üç yılı kapsayacak. Sözleşme süresi sona erdiğinde tahliye ve bakım süreçleri tamamlanarak konutlar yeniden kiraya verilecek. Bu konutlarımızın bakımı, yönetimi ve denetimi ise devletimizin teminatı altında olacak. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun. İnşallah böylece İstanbul’daki fahiş kira sorununa ilk neşteri biz vurmuş olacağız. Bunun dışında da fahiş kira sorunuyla mücadelemiz sürecek" dedi. "İlk teslimleri Mart 2027’de gerçekleştireceğiz" Yüzyılın Konut Projesi’ndeki yeni evlerin fiyatlarını da paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "500 bin sosyal konut projesindeki evlerimiz ayda 6 bin 750 liradan başlayan taksitlerle ödenecek. Satış bedeli ise 1 milyon 800 bin liradan başlayacak. Bu konutlar devlet güvencesiyle yüzde 10 peşinat ve 240 ay vadeyle satışa sunulacak. Yani vatandaşlarımız uzun vadeli, düşük taksitli ve güvenli bir şekilde ev sahibi olacak. Böylelikle son dönemde olağan dışı artan kira fiyatlarına karşı güçlü bir kalkan oluşturacağız. Aynı zamanda döngüsel sosyal konut modeliyle her yıl daha fazla sayıda vatandaşımızın uygun şartlarda konuta erişiminin önünü açacağız. Diğer taraftan afetlere dirençli 500 bin yeni yuvayı da milletimizin istifadesine sunacağız. Başvurular, 15 Kasım 2025 tarihinde başlıyor. Başvurularla birlikte inşaat çalışmalarının da startını vereceğiz. Kuraları bu yılın aralık ayında çekiyoruz. İlk teslimleri ise Mart 2027’de Allah’ın izniyle gerçekleştireceğiz. Şunu da ifade etmek isterim, Yüzyılın Konut Projesi sadece evlerden oluşmuyor. Bu projeyle aynı zamanda insan odaklı ve tam teşekküllü yeni yaşam alanları inşa ediyoruz. Şehirlerimizi mahalle konaklarıyla da süsleyeceğiz. Bu konaklarda eski mahalle kültürümüzü tüm zenginliğiyle yaşatacak, farklı ihtiyaçlara cevap veren yeni ve canlı yapılar kuracağız. İnşa edeceğimiz 500 mahalle konağımızda çocuklar için gündüz bakım evleri, yaşlılarımız için etkinlik alanları, aile sağlığı merkezleri, camiler, kafeteryalar, el sanatları üretim merkezleri, taziye evleri, spor salonları ve misafirhaneler de yer alacak. Mahalle konaklarımız da şimdiden hayırlı olsun" dedi.