POLİTİKA
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 14:53 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Yüz binlerce gencimiz bağımlılıkla mücadelede farkındalık eğitimlerinden yararlandı" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ’’ Tütün ve alkol kaynaklı geleneksel bağımlılık riskleri; bugün uyuşturucu madde kullanımındaki yeni eğilimler ve dijital mecralar üzerinden yayılan sanal tehditlerle birleşerek çok boyutlu ve karmaşık bir risk alanı oluşturmaktadır. Yurtlarımızda yürütülen eğitim, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler kapsamında yalnızca 2025 yılı içerisinde 4 milyonu aşkın öğrenciye ulaşılmış, yüz binlerce gencimiz bağımlılıkla mücadelede farkındalık eğitimlerinden doğrudan yararlanmışlardır’’ dedi. Tütün ve alkol gibi maddelerin bağımlılığıyla mücadele kapsamında Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın hayata geçirdiği ‘Adım Adım El Ele: Bağımlılıkla Mücadele Hareketi’ programının tanıtımı yapıldı. Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen tanıtım programına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç, Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül, milli güreşçilerden Rıza Kayaalp ile bazı sivil toplum kuruluşları, öğrenciler ve davetliler katıldı. Program bağımlılık mücadele hareketinin kısa tanıtım filmiyle başladı. Tanıtım filminin ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz burada bir konuşma gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bağımlılıkla mücadelede koruyucu ve önleyici bir perspektifle gençlerin farkındalığını güçlendiren, sağlıklı yaşam alışkanlıklarını destekleyen bu gibi programların, bağımlılıkla mücadeleye katkı sunduğuna dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ‘’Teknolojik gelişmelerin sunduğu yeni imkanlarla beraber modern dünyada bağımlılık olgusu, bireyin ruh sağlığından toplumsal dayanıklılığa kadar her alanı kuşatan çok katmanlı bir meseleye dönüşmüştür. Tütün ve alkol kaynaklı geleneksel bağımlılık riskleri; bugün uyuşturucu madde kullanımındaki yeni eğilimler ve dijital mecralar üzerinden yayılan sanal tehditlerle birleşerek çok boyutlu ve karmaşık bir risk alanı oluşturmaktadır’’ dedi. ‘’Hem savunma alanında hem de bağımlılıkla mücadelede her geçen yıl daha ileri gitmeye devam edeceğiz’’ Sabah saatlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen SAHA EXPO’yu ziyaret ettiklerini dile getiren Cevdet Yılmaz, ‘’Aslında buradaki gündemle oradaki gündem çok örtüşen gündemler diye düşünüyorum. Bir taraftan savunma sanayiimizle ülkemizi korumaya, bağımsızlığımızı, egemenliğimizi, özgürlüğümüzü teminat altına almaya çalışıyoruz; bir taraftan da bağımlılıkla mücadele ederek bireylerin, ailelerin özgürlüğünü, bağımsızlığını koruyoruz. Her iki alanda da her geçen yıl daha ileri gitmeye devam edeceğiz. Topyekun bir savunma anlayışı içinde hareket ediyoruz. Koruyucu sağlık gibi veya afetler oluşmadan riskleri engellemek gibi bu alanda da temel mesele, riskleri iyi tespit edip bu risklerin üzerine etkili bir şekilde gitmek. İşin bir adli tarafı var, güvenlik tarafı var; onu da etkili yapıyoruz. İstihbaratımız, polisimiz, jandarmamız, adli makamlarımız zehir tacirleriyle gece gündüz uğraşıyorlar. Ama bu yeter mi? Yetmez. İşin bir de talep tarafı var. İşte iki tarafı da dikkate alan çok boyutlu bir stratejiyle hareket ediyoruz ve bu vizyon doğrultusunda başkanlığını yaptığım Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu koordinasyonunda kurumlarımız kapsamlı çalışmalar yapıyorlar, biz de uygulamayı takip ediyoruz’’ şeklinde konuştu. "Planlı operasyonlarla uyuşturucu üretimi ve kaçakçılığına yönelik önemli başarılar elde ettik’’ Bağımlılıkla mücadelede tüm bağımlılıkların birbiriyle ilişkisini ve geçişkenliğini gözeten bütüncül bir yaklaşımla ele aldıklarını aktaran Yılmaz, ’’2024-2028 dönemini kapsayan ’Uyuşturucu, Tütün ve Davranışsal Bağımlılıkla Mücadele Strateji Belgesi ve Eylem Planımız’la tütün kontrolünden uyuşturucuyla mücadeleye, davranışsal bağımlılıklardan dijital risk alanlarına kadar geniş bir çerçeve oluşturduk. Bu stratejik çerçeve kapsamında mücadelede arzın engellenmesine yönelik kararlı operasyonel faaliyetler ile talebin önlenmesine yönelik eğitsel çalışmaları tam bir denge ve eş güdüm içerisinde sürdürüyoruz. Uyuşturucu arzıyla mücadele eden kurumların teknik, istihbari ve personel kapasitesini artırırken planlı operasyonlarla uyuşturucu üretimi ve kaçakçılığına yönelik önemli başarılar elde ettik’’ diye konuştu. " Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı’ hazırladık’’ Tütün ve alkol ürünlerine yönelik talebin önlenmesi amacıyla sigara bırakma polikliniklerinin sayısını artırdıklarını ve uzaktan hizmet modellerinin devreye sokulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ’’ ALO 171 ve ALO 191 danışma hatları ile Sağlıklı Hayat Merkezleri ve Yeşilay Danışmanlık Merkezleri üzerinden vatandaşlarımıza destek sağlıyoruz. Tütün alanında hayatın her kademesinde dumansız hava sahası hedeflerini güçlendiriyor, iş dünyasını da bu mücadelenin bir paydaşı haline getiriyoruz. Ayrıca 2025-2026 yıllarını kapsayan ’Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı’ hazırladık. Geçtiğimiz yıl Kasım ayında Cumhurbaşkanımızın bir genelgesiyle bu planı hayata geçirmeye başladık. Her türlü bağımlılıkla mücadelede eğitimden spora, gönüllülükten sanata, kültürel ve sosyal faaliyetlere kadar gençlere ulaşan koruma kalkanımızı ne kadar kuvvetlendirirsek mücadelemiz de o kadar güç kazanacaktır’’ dedi. ‘’ Yüz binlerce gencimiz bağımlılıkla mücadelede farkındalık eğitimlerinden doğrudan yararlandı’’ 14-15 Nisan’da Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan elim hadiselerin altında yatan çok yönlü nedenleri çok katmanlı bir yaklaşımla değerlendirdiklerini söyleyen Yılmaz, ’’Risklerin erken aşamada önlenmesi için proaktif ve bütüncül olarak uygulanacak sistemsel tedbirler üzerinde ilgili tüm kurumlarımızla çalışıyoruz. Benzer hadiselerin bir daha yaşanmaması adına orta ve uzun vadeli olarak belirlediğimiz tedbirleri kararlılıkla hayata geçireceğiz. Gençlik ve Spor Bakanlığımız gerçekleştirdiği kapsamlı önleyici ve koruyucu çalışmalarla bağımlılıkla mücadeleyi gençlerin bulunduğu her noktaya doğrudan taşıyan güçlü bir saha yapılanmasına sahiptir. Yurtlarımızda yürütülen eğitim, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler kapsamında yalnızca 2025 yılı içerisinde 4 milyonu aşkın öğrenciye ulaşılmış, yüz binlerce gencimiz bağımlılıkla mücadelede farkındalık eğitimlerinden doğrudan yararlanmışlardır’’ diye konuştu.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 14:19 MHP’li Büyükataman’dan Dervişoğlu’na tepki: "Terörsüz Türkiye taviz değil, teröre son vermektir" İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik açıklamalarına tepki gösteren MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman: "Terörsüz Türkiye" hedefinin devlet politikası olduğunu ve Türkiye’nin iç cephesini güçlendirdiğini belirtti. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik açıklamalarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Büyükataman, Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin öncülüğünde başlayan "Terörsüz Türkiye" hedefinin bir devlet politikası olduğunu belirterek, söz konusu hedefin Türkiye’nin bekasını koruyan ve ülkenin gücünü artıran milli bir hedef olduğunu ifade etti. "Terörsüz Türkiye teröre taviz vermek değildir" Büyükataman, süreç kapsamında önemli kazanımlar elde edildiğini belirterek, "Türkiye iç cephesini sağlamlaştırmıştır. Etrafımız ateş çemberi olmasına rağmen ülkemize tek bir kıvılcım dahi sıçramamıştır. Etnik ve mezhep kökenli fitne çabaları boşa çıkmıştır. Terör örgütü kendini feshettiğini ilan etmiş ve Türkiye’den çekildiğini açıklamıştır" ifadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye hedefinin yanlış yorumlandığını öne süren Büyükataman, "Terörsüz Türkiye teröre taviz vermek değil, teröre son vermektir. Şehit ve gazilerimizin kahramanlıklarını incitmek değil, terörle mücadeleyi taçlandırmaktır" değerlendirmesinde bulundu. "Bahçeli’nin önerisi sürecin önünü açmıştır" Büyükataman, Devlet Bahçeli’nin son grup toplantısında gündeme getirdiği "Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü" önerisinin de Terörsüz Türkiye sürecinin ilerleyişini sağlamaya yönelik olduğunu ifade etti. Söz konusu önerinin "pazarlık ya da taviz" anlamına gelmediğini belirten Büyükataman, "Aksine toplumun tüm kesimlerinden temsilcilerle ve ortak akılla terörsüz Türkiye hedefinin işleyişinin sağlanması ve terörün tarihe karışması için yapılmış bir hamledir" dedi. "Türk milliyetçiliği birleştiricidir" Büyükataman açıklamasında Türk milliyetçiliğinin karşıtlık ve düşmanlık üzerinden okunamayacağını ifade ederek, "Türk milliyetçiliği birleştiricidir, kapsayıcıdır, kucaklayıcıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi olan Türk milliyetçiliği aynı zamanda Cumhuriyetimizi sonsuza kadar yaşatacak iradedir" ifadelerine yer verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İstanbulumuzun her iki yakasına toplam 100 bin konut inşa edeceğiz."
24 Ekim 2025 Cuma - 15:49 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İstanbulumuzun her iki yakasına toplam 100 bin konut inşa edeceğiz." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Yüzyılın Konut Projesi"nin detaylarına ilişkin, "Projemizle 81 ilimizin tamamına toplam 500 bin konut yapacağız. 500 bin sosyal konut projesindeki evlerimiz ayda 6 bin 750 liradan başlayan taksitlerle ödenecek. Satış bedeli ise 1 milyon 800 bin liradan başlayacak. Bu konutlar devlet güvencesiyle yüzde 10 peşinat ve 240 ay vadeyle satışa sunulacak. Kuraları, bu yılın Aralık ayında çekiyoruz. İlk teslimleri ise Mart 2027’de Allah’ın izniyle gerçekleştireceğiz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca İstanbul’da kiralık konut uygulamasını devreye aldıklarını belirterek, "İstanbul’daki fahiş kira sorununa ilk neşteri biz vurmuş olacağız" diye konuştu.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başakşehir’de düzenlenen "Yüzyılın Konut Projesi Programı"na katıldı. Burada bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, projenin detaylarını anlattı. 81 ili kapsayan konut projesinin detaylarını açıklayan Erdoğan, "Geçtiğimiz günlerde müjdesini verdiğimiz ’Yüzyılın Konut Projesi’nin tanıtımı için bugün sizlerle bir aradayız. Bugün yeni umutlarla, 7’den 70’e tüm vatandaşlarımızı heyecanlandıran yeni konut hamleleriyle güzel İstanbul’umuzdayız. Bu eşsiz gururu beraber paylaştığımız her bir kardeşime hoş geldiniz, şeref verdiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Yalnızca İstanbul için değil, ülkemiz için de bir dönüm noktası olacak bu projemizin detaylarını birazdan sizlerle paylaşacağım. Türkiye’nin en büyük sosyal devlet projelerinden birini daha hayata geçirmeye başlayacak ve hep beraber ‘Ev Sahibi Türkiye’ diyeceğiz. Projemizin detaylarına geçmeden evvel bir hususu ifade etmek istiyorum. Başakşehir’in benim siyasi hayatımda çok özel bir konumu var. İstanbul’da ilk toplu konut uygulamamızı da yine burada başlatmıştık. Temelleri burada atmıştım. Bu uygulama öyle başarılı oldu ki şöhreti kısa sürede İstanbul sınırlarını aştı, tüm Türkiye’nin örnek aldığı bir model haline geldi. İnşallah bu projemiz de yeni bir dönemi farklı bir şekilde başlatacaktır" dedi."Türkiye’nin kentsel dönüşüm seferberliğine 2012’de İstanbul’dan start vermiştik"Kasım ayında millete hizmet yolunda tam 23 yılı, geride bırakmış olacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bakın iş başına geldiğimizde dedim ki; bizim görevimiz insanımızın hayat standardını yükseltmektir. Görevimiz, devletin sosyal sorumluluklarını yerine getirmesini sağlamaktır. Bizim sorumluluğumuz, dünyanın en gelişmiş, en müreffeh ülkeleri arasında yer alabilmek için soluksuz çalışmaktır. Çok şükür. O günden bu yana 23 yıl geçti. Tam 23 yıldır ihtiyaç duyduğu her an milletimizin yanında olduk. En doğusundan en batısına, en kuzeyinden en güneyine kimseyi ayırmadan, kimseyi dışlamadan 86 milyon vatandaşımızın tamamına hizmet götürdük. Muhalefet sadece laf ve polemik üretirken, biz vatandaşlarımızın her türlü ihtiyacına hızlı ve etkin çözümler ürettik. ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ prensibiyle devletimizin imkanlarını aziz milletimiz için seferber ettik. Bugün de aynı kararlılıkla çalışıyoruz. Eser ve hizmetlerimize her gün bir yenisini ekliyoruz. Rehavete kapılmıyoruz, ivme kaybetmiyoruz. Vitesi asla düşürmüyoruz. Hız kesmeden yolumuza tam gaz devam ediyoruz. Milletimizin her ihtiyacını karşılamayı, her haneye umut, güven, mutluluk taşımayı hamdolsun sürdürüyoruz. Her ailemizin sıcak bir yuvaya, güvenli bir konuta kavuşması, barınma ihtiyacını en düşük maliyetlerle karşılaması bizim için vazgeçilmezdir. Hatırlayacaksınız, Türkiye’nin kentsel dönüşüm seferberliğine 2012’de İstanbul’dan start vermiştik. 13 yıl önce modern ve güvenli şehircilik noktasında önemli bir adımı Başakşehir’de atmıştık. O tarihten itibaren milyonlarca kardeşimizin yuvasını ve iş yerini dönüştürdük. Türkiye’yi bir uçtan diğer uca yepyeni yaşam alanlarıyla donattık. Şehirlerimizi, meydanlarımızı, cadde ve sokaklarımızı iyileştirdik, güzelleştirdik" dedi."Ana muhalefetin her fırsatta eleştirdiği TOKİ, çok büyük başarılara imza attı"On binlerce aileyi yeni yuvalarıyla buluşturduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dar gelirli kardeşlerimizin yüzlerini güldürdük. Vatandaşlarımızın kendi evlerini inşa edebilmeleri için altyapısı hazır arsaları kendilerine sunduk. Ana muhalefetin her fırsatta eleştirdiği TOKİ, çok büyük başarılara imza attı. TOKİ’yi bile imrendirecek dedikleri projeyi bile ellerine, yüzlerine bulaştırdılar. Bu muhalefetin en başarılı, en kabiliyetli yanı neydi? Çöp, çukur, çamur. Ev sahibi olmak umuduyla kendilerine güvenen insanlarımızı mağdur ettiler. Güya TOKİ’ye rakip olmak için çıktıkları yolda dolandırıcılıktan mahkemeye düştüler. Biz ise bugüne kadar tam 1 milyon 740 bin sosyal konutu milletimizin emrine verdik. Dar gelirli 5 milyon vatandaşımızı camileriyle, parklarıyla, yürüyüş yollarıyla modern, sağlam ve çevre dostu yaşam alanlarına biz kavuşturduk. Aynı şekilde afet bölgelerinde de çok büyük bir gayret ortaya koyduk. Başta 6 Şubat’ta kaybettiklerimiz olmak üzere ebediyete uğurladığımız kardeşlerimizi geri getirmek, biliyoruz ki mümkün değil. Ama şehirlerimizi yeniden dizayn etmek, depreme dayanıklı evler inşa etmek bizim elimizde. Tedbir bizden, takdir Allah’tandır" diye konuştu."Projemizle 81 ilimizin tamamına toplam 500 bin konut yapacağız"Yüzyılın Konut Projesini hayata geçirdiklerini ve 500 bin sosyal konut seferberliğimizi başlatıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Milletimiz için ortaya koyduğumuz tüm bu çabaları şimdi yeni bir projeyle taçlandırıyoruz. Türkiye Yüzyılı’nda, Yüzyılın Konut Projesini hayata geçiriyor, 500 bin sosyal konut seferberliğimizi başlatıyoruz. Projemizle 81 ilimizin tamamına toplam 500 bin konut yapacağız. Bu 500 bin konutun 100 binini İstanbul’a ayırdık. İstanbul’umuzun her iki yakasında toplam 100 bin konut inşa edeceğiz. Ankara’ya 30 bin, İzmir’e 21 bin, Bursa, Gaziantep ve Konya’ya 13 bin, Hatay ve Diyarbakır’a ise 12 bin yeni yuva kazandıracağız. Emanetlerine gözümüz gibi baktığımız şehitlerimizin kıymetli ailelerine, kahraman gazilerimize ve engelli kardeşlerimize yüzde 5 oranında ayrı bir kontenjan ayırdık. Aynı şekilde üç ve daha fazla çocuğu olan ailelerimize yüzde 10’luk bir kontenjan tahsis ettik. Yıllar yılı çalışmış, emeğiyle, hizmetiyle bu ülkeye değer katmış emeklilerimizi tabii ki unutmadık. Emekli vatandaşlarımıza da proje kapsamında yüzde 20 kontenjan ayırdık. Şunu da ayrıca ifade etmek istiyorum; tüm bu konutları nasıl ki devlet olarak biz inşa ediyorsak, geleceğimizi de inşallah bu ülkenin gençleri inşa edecek. Türkiye Yüzyılı’nın mimarları, büyük ve güçlü Türkiye’nin mihmandarları inşallah gençlerimiz olacak. Bu bakımdan gençlerimize ayrı bir önem veriyor, istikbalimizi emanet ettiğimiz evlatlarımızın üzerine titriyoruz. 500 bin sosyal konut projemizde çok önemli bir bölümü yine gençlerimize ayırdık. Konut projemizdeki yuvaların yüzde 20’sini 18-30 yaş aralığındaki gençlerimize tahsis ediyoruz. Eğitimden iş hayatına, barınmadan ulaşıma gençlerimizi her alanda desteklemeye devam edeceğiz. Şimdiden hayırlı, uğurlu olsun diyorum” diye konuştu."Önceliğimiz henüz evi olmayan vatandaşlarımızdadır"Projemize 18 yaşını doldurmuş tüm vatandaşların başvurabileceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Diğer taraftan, inşa edeceğimiz konutlar 2+1 ve 1+1 evlerden oluşacak. Evlerimizin tamamı yatay mimariye ve geleneksel dokuya uygun şekilde tasarlanacak. Projemize 18 yaşını doldurmuş tüm vatandaşlarımız başvurabilecek. Ancak önceliğimiz henüz evi olmayan vatandaşlarımızdadır. Önce bu kardeşlerimizi ev sahibi yapmak istiyoruz. Bundan dolayı tapuda eşi veya çocuklarının üzerine kayıtlı evi olanlar bu aşamada başvuru yapamayacak. Hassasiyet taşıdığımız bir diğer husus da şudur. Asrın felaketinin ardından pek çok vatandaşımız yaşadıkları şehirlerden başka illere taşınmak durumunda kaldı. Bu kardeşlerimizin büyük bir bölümü, onarım ve yeniden inşaat çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte memleketlerine döndüler. Projeye başvuru yapmak isteyen deprem bölgesindeki vatandaşlarımız için nüfus kayıt örneği veya bir yıl ikamet şartı yeterli olacak. Bu kardeşlerimize de hayırlı olsun diyorum” şeklinde konuştu."İstanbul’daki fahiş kira sorununa ilk neşteri biz vurmuş olacağız”Türkiye’ye ilkleri yaşatmaya devam ettiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yine bir ilki başarıyor, bu kez bu çok önemli kiralık konut uygulamamızı devreye alıyoruz. Şimdilik sadece İstanbul’umuzda uygulanacak bu modelle TOKİ eliyle kiralama sistemini kuruyoruz. Proje çerçevesinde İstanbul’da 100 bin konutun yanı sıra 15 bin adet kiralık konut belirledik. Kiralık sosyal konut projemiz kapsamında işçi ve memurlarımız, asgari ücretli ve sosyal hak sahibi ailelerimiz, genç çiftlerimiz ve kentsel dönüşüm kanunu kapsamına giren hak sahiplerimiz için ayırdığımız kontenjanları önümüzdeki günlerde milletimizle paylaşacağız. Konutlarımız, bölgedeki rayicin yarı fiyatına kiralanacak ve kira sözleşmeleri üç yılı kapsayacak. Sözleşme süresi sona erdiğinde, tahliye ve bakım süreçleri tamamlanarak konutlar yeniden kiraya verilecek. Bu konutlarımızın bakımı, yönetimi ve denetimi ise devletimizin teminatı altında olacak. Şimdiden hayırlı, uğurlu olsun. İnşallah böylece İstanbul’daki fahiş kira sorununa ilk neşteri biz vurmuş olacağız. Bunun dışında da fahiş kira sorunuyla mücadelemiz sürecek” dedi.“İlk teslimleri Mart 2027’de gerçekleştireceğiz”Yüzyılın Konut Projesindeki yeni evlerin fiyatlarını da paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan "500 bin sosyal konut projesindeki evlerimiz ayda 6 bin 750 liradan başlayan taksitlerle ödenecek. Satış bedeli ise 1 milyon 800 bin liradan başlayacak. Bu konutlar devlet güvencesiyle yüzde 10 peşinat ve 240 ay vadeyle satışa sunulacak. Yani vatandaşlarımız uzun vadeli, düşük taksitli ve güvenli bir şekilde ev sahibi olacak. Böylelikle son dönemde olağan dışı artan kira fiyatlarına karşı güçlü bir kalkan oluşturacağız. Aynı zamanda döngüsel sosyal konut modeliyle her yıl daha fazla sayıda vatandaşımızın uygun şartlarda konuta erişiminin önünü açacağız. Diğer taraftan, afetlere dirençli 500 bin yeni yuvayı da milletimizin istifadesine sunacağız. Başvurular, 15 Kasım 2025 tarihinde başlıyor. Başvurularla birlikte inşaat çalışmalarının da startını vereceğiz. Kuraları, bu yılın Aralık ayında çekiyoruz. İlk teslimleri ise Mart 2027’de Allah’ın izniyle gerçekleştireceğiz. Şunu da ifade etmek isterim; Yüzyılın Konut Projesi sadece evlerden oluşmuyor. Bu projeyle aynı zamanda insan odaklı ve tam teşekküllü yeni yaşam alanları inşa ediyoruz. Şehirlerimizi mahalle konaklarıyla da süsleyeceğiz. Bu konaklarda eski mahalle kültürümüzü tüm zenginliğiyle yaşatacak, farklı ihtiyaçlara cevap veren yeni ve canlı yapılar kuracağız. İnşa edeceğimiz 500 mahalle konağımızda; çocuklar için gündüz bakım evleri, yaşlılarımız için etkinlik alanları, aile sağlığı merkezleri, camiler, kafeteryalar, el sanatları üretim merkezleri, taziye evleri, spor salonları ve misafirhaneler de yer alacak. Mahalle konaklarımız da şimdiden hayırlı olsun" dedi.
Bakan Tekin: "İmam hatip okullarını uluslararası bir marka haline getirelim"
24 Ekim 2025 Cuma - 15:25 Bakan Tekin: "İmam hatip okullarını uluslararası bir marka haline getirelim" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Biz imam hatip okullarımızda hem pozitif bilimler hem de İslami bilimlerin eğitimini aynı anda veriyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ürettiği bir marka. Hem dini eğitimi hem pozitif bilimleri aynı anda verebilen bir model ürettik, bunu uluslararası bir marka haline getirelim" dedi. İstanbul Valiliği, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği ile Fatih Belediyesi koordinesinde Dil ve Edebiyat Derneği ’Medeniyet Okumaları’nın açılış programı düzenlendi. Fatih Sultan Mehmet Kültür Merkezi’nde düzenlenen açılış öncesinde Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve beraberindekiler, Fatih Sultan Mehmet Uluslararası Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerince hazırlanan sergiyi ziyaret etti. Bakan Tekin, açılış konuşmasında Balkan ülkelerinde imam hatip okullarına bakış açışına dikkat çekerek, "Türkiye’nin şu anda eğitim-öğretim sisteminde önemli bir kurum olan imam hatip okulları, gerçekten dünyada örneği olmayan bir uygulama. Balkanlar’da bugünlerde yaşadığımız bir sorun var. Bazı Balkan ülkeleri, imam hatip okullarını din adamı yetiştiren bir okul olarak algılıyor ve denklikleri konusunda kendileriyle yaptığımız müzakerelerde ‘Biz orayı sadece din eğitimi veren bir okul olarak algılıyoruz’ diyorlar. İslam dünyasına gittiğimizde biz imam hatip okullarımızda hem pozitif bilimler hem İslami bilimlerin eğitimini aynı anda veriyoruz dediğimizde, ona da şaşırıyorlar" ifadelerini kullandı. "Hem dini eğitimi hem de pozitif bilimleri aynı anda verebilen bir model ürettik" Türkiye’deki imam hatip okullarında dini eğitimin yanında pozitif bilimlerin de öğretildiğini vurgulayan Bakan Tekin, "Dolayısıyla benim kastettiğim şey, bu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ürettiği bir marka. Biz bu marka değerini yani hem dini eğitimi hem de pozitif bilimleri aynı anda verebilen bir model ürettik. Bunu uluslararası bir marka haline getirelim, getirmek zorundayız. Getirirsek iyi olur. Ben yine aynı şeyi söylüyorum; bugün burada dünyanın farklı yerlerinden gelen çocukları, gençleri, onların heyecanını görünce bu açıklamayı bir kez daha yapmanın doğru olacağına inandım. İmam hatip okulları modeli gerçekten dünyada bir marka haline gelebilecek, gelmesi gereken bir uygulama. O yüzden emeği geçen herkese, başta rahmetli Menderes, Tevfik İleri ve Namık Celalettin Öktem hocamız olmak üzere imam hatip okullarının üçüncü kez açılmasını sağlayan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, emeği geçen herkese teşekkür ederim. Bize düşen de bu markayı biraz daha ileriye taşıyacak bir gayreti sarf etmektir" diye konuştu. "Fen bilimlerinde Avrupa’nın en iyi ülkesiyiz" Ülkelerin eğitim öğretim alt yapıları ve akademik başarılarıyla ilgili yapılan uluslararası sıralamada derecelendirme mekanizmaları olduğunu belirten Bakan Tekin, "Bu mekanizmalarda okulların fiziki yapısından, teknolojik altyapısından öğretmen niteliklerine kadar her konuda ülkelerin eğitim öğretimle ilgili geldikleri nokta sıralanır. Biz şu anda derslik başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı ve eğitimde eğitim teknolojilerinin kullanması açısından dünyaya örnek olabilecek, dünya ortalamalarının üstüne çıktık Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan sayesinde. Akademik başarı itibari ile yapılan sınavlar; PISA ve TIMSS diye duyduğunuz sınavlardır. En son TIMSS sınavında geçtiğimiz yıl 2024 Aralık ayında açıklanan sınavlar da matematik ve fen bilimlerinde iki kategoride iki sınıf düzeyinde yapılıyor. Bizdeki karşılığı dört ve sekizinci sınıflar fen bilimlerinde Avrupa’nın en iyi ülkesiyiz. Her iki sınıf düzeyinde ve her iki derste de OECD ülkelerininde ilk beşin içerisindeyiz. Bu akademik anlamda da ülkemizin geldiği noktayı gösteriyor" şeklinde konuştu. "Okuryazarlık becerilerinde diğer kategorilere nazaran daha düşük bir sıralamadayız" Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli hakkında konuşan Bakan Tekin, "Hem fiziki kapasite hem teknolojik kapasite hem akademik başarı ile ilgili çok şükür iyi bir yerdeyiz. Fakat bu sınavlarda eleştiri aldığımız konulardan bir tanesi yeni değil. Bu eskiden beri var. Sadece biz değil birçok ülkede benzeri bir sıkıntı var. Bu sınavların ölçtüğü bir başka alan var; okuryazarlık becerileri, yani temel okuryazarlık becerileri. Burada biz diğer derslerdekine nazaran diğer kategorilere nazaran daha düşük bir sıralamadayız. Dolayısıyla Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli olarak kamuoyuyla paylaştığımız modelde bu uluslararası raporları da bir parametre olarak aldık. Oradaki göstergeleri de orada geliştirmemiz gereken kısımları da Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli içerisinde değerlendirdik" dedi. "Beceri odaklı bir program oluşturduk" Maarif modelinin detaylarını anlatan Bakan Tekin, "Onunla ilgili çok farklı ortamlarda çok mutlaka konuşulanları dinlemişsinizdir, duymuşsunuzdur. Sadece bir cümle söyleyeyim. Orada yaptığımız şey dünyada eğitim öğretim metodolojisi anlamında gelinen noktayı yani kazanım mantığından beceriye odaklanan bir mantığı biz de kabul ettik ve beceri odaklı bir program oluşturduk. Fakat şimdi söylemek istediğim şey o değil. Okuryazarlık becerileri ile ilgili hem uluslararası raporlar hem bizim kendi gözlemlerimiz hem toplumda karşı karşıya bulunduğumuz insanlarla sohbet ederken duyduğumuz eleştiriler, bizi Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında okuryazarlık becerileri ile ilgili farklı bir başlık açmaya itti" şeklinde konuştu. "İkili eğitim oranı yüzde 72’lerden yüzde 20’lere kadar geldi" İstanbul Valisi Davut Gül de, "İstanbul’umuzda ikili eğitim oranı yüzde 72’lerden yüzde 20’lere kadar geldi. Sizlere müteşekkiriz o konuda. Fiziki şartların iyileşmesiyle birlikte sizin Bakanlık olarak koyduğunuz Maarif Modeli’ne uyum sağlamak için çocuklarımızın, gençlerimizin kitap okumaları ve diğer yeteneklerinin de gelişmesi için yerelde irili ufaklı projeler yapılıyor. İstanbul’umuzda da ‘Ben Okuyorum İstanbul Okuyor’ kitap okuma projesi Türkiye Maarif Modeli’ni güçlendirmek üzere katkı vermeyi amaçlayan çalışmadır" şeklinde konuştu. Açılış konuşmalarından sonra Bakan Tekin’e kitap hediye edildi. Programa Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanı sıra İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, Fatih Kaymakamı Cafer Sarılı, Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Genel Başkanı Ekrem Erdem, davetliler ve öğrenciler katıldı.