POLİTİKA
Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi Toplantısı Ankara’da gerçekleştirilecek 05 Mayıs 2026 Salı - 13:17:01 Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi’nin 3’üncü toplantısı yarın Ankara’da gerçekleştirilecek. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi’nin 3’üncü toplantısı Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan Al-Suud’un eş başkanlıklarında yarın Ankara’da gerçekleştirilecek. Konsey bünyesinde ‘Siyasi ve Diplomatik Komite’, ‘Askeri ve Güvenlik Komitesi’, ‘Kültür, Spor, Medya ve Turizm Komitesi’, ‘Sosyal Kalkınma, Sağlık ve Eğitim Komitesi’ ve ‘Ticaret, Sanayi, Yatırım, Altyapı ve Enerji Komitesi’ olmak üzere, iki ülkeden ilgili kurumların katıldığı 5 alt komite de yer alıyor. Toplantı vesilesiyle, ‘Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suudi Arabistan Krallığı Hükümeti Arasında Diplomatik ve Hususi Pasaport Hamillerinin Vize Yükümlülüğünden Karşılıklı Olarak Muaf Tutulmasına İlişkin Anlaşma’nın imzalanması da öngörülüyor. Bu çerçevede bakanlık kaynaklarından edinilen bilgilere göre söz konusu toplantı kapsamında; Türkiye ile Suudi Arabistan arasında her alanda gelişen ilişkileri daha da ileri seviyeye taşıyacak iş birliği imkanlarını kapsamlı biçimde ele alması, Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi bünyesindeki komitelerin çalışmalarını gözden geçirmesi, bölgedeki mevcut gelişmelerin, bağlantısallık alanındaki iş birliğinin stratejik önemini bir kez daha teyit ettiğine dikkat çekmesi, bölgede kalıcı güvenlik ve istikrarın tesisi için bölgesel sahiplenme anlayışının güçlendirilmesinin elzem olduğuna işaret etmesi, ABD ile İran arasında süren temas ve görüşmelerin kalıcı barışla sonuçlanmasını teminen, Türkiye’nin yapıcı bir çerçevede katkı sağlamayı sürdürdüğünü ifade etmesi, Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin yeni gerilim ve provokasyonlara yol açmasının önlenmesi gerektiğinin altını çizmesi, Netanyahu hükümetinin Gazze’de süren ateşkes ihlalleri ve Batı Şeria’daki hukuksuz eylemleri karşısında iki devletli çözüm vizyonunun kararlılıkla savunulmasının önemine işaret etmesi, Gazze barış anlaşmasının ikinci aşamasına yönelik olarak yürütülen görüşmeler ile Barış Kurulu’nun çalışmaları hakkında istişarelerde bulunması, İsrail’in Lübnan’daki işgali karşısında, uluslararası toplumun daha caydırıcı bir tutum sergilemesi gerektiğini vurgulaması ele alınacak. İki ülke arasındaki ilişkileri tüm boyutlarıyla kurumsal bir çerçevede takip etmek amacıyla 2016 yılında Dışişleri Bakanlarının başkanlığında kurulan bir iş birliği ve istişare mekanizması olan konseyin ilk toplantısı 7-8 Şubat 2017 tarihlerinde Ankara’da, ikincisi toplantısı 18 Mayıs 2025 tarihinde Riyad’da gerçekleştirilmişti.
05 Mayıs 2026 Salı - 13:12 Bakan Yardımcısı Serdar Çam: "Çankırı devletimize katma değer üretmektedir" Çankırı’da konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, "Çankırı, ekonomik gelişmesiyle, turizmdeki potansiyeliyle, yapmış olduğu çalışmalarıyla hem kendine hem civarına hem de devletimize katma değer üretmektedir" dedi. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, bir dizi ziyaret ve program için Çankırı’ya geldi. Bakan Yardımcısı Çam’ın Çankırı’daki ilk durağı Çankırı Valiliği oldu. Çankırı Valisi Hüseyin Çakırtaş’ı makamında ziyaret eden Bakan Yardımcısı Çam, şeref defterini imzaladı. Kentteki çalışmalarla ilgili Vali Çakırtaş’tan bilgi alan Çam, daha sonra AK Parti İl Başkanlığı’nda düzenlenen toplantıya katıldı. Toplantıda parti teşkilatı ile bir araya gelen Çam, gündemle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Çankırı’nın önemli bir şehir olduğuna vurgu yapan Bakan Yardımcısı Çam, "Çankırı tarihi, kültürel, manevi zenginlikleriyle, turizm potansiyeliyle, Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomisine, sanayisine, üretim kapasitesine katkılarıyla, bilimde, teknolojide insan kaynağı üretmesiyle en güzel, en kıymetli illerimizden bir tanesi. İnşallah bundan sonraki süreçte de dünyanın çeşitli sıkıntıları yaşanırken, başta bütün illerimiz olmak üzere Çankırı’mız da dünya ekonomisine, dünya ticaretine, dünyadaki bütün zorluklara katma değerini en güzel şekilde vermeye devam edecek" dedi. "Çankırı devletimize katma değer üretmektedir" Çankırı’nın ekonomik gelişmesinin devlete katma değer ürettiğini belirten Çam, "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak sadece kendimize bir refah sağlamak, kendi imkanlarımızı geliştirmek üzere yaratılmış insanlar değiliz. Geçmişimizden gelen tarihi birikimlerimiz, medeniyet yürüyüşümüz ve kimliğimiz, bizim sadece kendimize faydayı değil, ‘komşusu açken tok yatan bizden değildir’ diyen bir öğretinin devamını yansıtmaktadır. Bu, sadece kendi ülkemiz değil, bütün dünyaya yardım yapan, destek veren, dünyadaki sıkıntıları, savaşları bitirmeye çalışan, başta Cumhurbaşkanımızın yapmış olduğu çalışmalar olmak üzere bütün milletimizin kültür medeniyetine uygun bir şekilde, tasadduk medeniyetine uygun bir çabadır. Tasadduk sadece hayır ve hasenat değil, aynı zamanda ilmiyle, irfanıyla yapmış olduğu çalışmalarla paylaşmak demektir. Çankırı, ekonomik gelişmesiyle, turizmdeki potansiyeliyle, yapmış olduğu çalışmalarıyla hem kendine hem civarına hem de devletimize katma değer üretmektedir. İnşallah bu çalışmalar bundan sonraki süreçte daha da gelişerek artacak. Siyasi mücadelemiz ve başarılarınıza katkılarınızdan dolayı teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum" şeklinde konuştu.
05 Mayıs 2026 Salı - 12:47 MHP Genel Başkanı Bahçeli: Abdullah Öcalan’ın statü meselesinin konuşulması bizim açımızdan önemlidir" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Abdullah Öcalan için statü açığı varsa; bu açık Türkiye Cumhuriyeti lehine, Terörsüz Türkiye hedefinin başarısına hizmet edecek biçimde ele alınmalıdır" dedi.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM grup toplantısında açıklamalarda bulundu.Bahçeli, açıklamasında Türkiye’nin dış politika anlayışı barışı ve istikrarı önceleyen bir çizgiye sahip olduğunu vurguladı. Dış politikada Türkiye’nin gerilim arayan bir ülke olmadığını söyleyen Bahçeli, "Kıbrıs Türkünün varlık hakkını ve Ege’deki denge hukukunu yok sayan her adım karşısında kararlı bir Türkiye bulur. Fransa’nın, Yunanistan’ın, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin ve İsrail’in Doğu Akdeniz’de kurmaya çalıştığı güvenlik ve enerji merkezli temaslar dikkatle takip edilmelidir. Her devlet kendi dış politikasını yürütür, kendi ittifaklarını kurar. Fakat bu ittifakların Türkiye’yi çevreleme, Kıbrıs Türkünü sıkıştırma, Ege’de mevcut dengeyi bozma veya Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye rağmen fiilî durum üretme amacına yönelmesi hâlinde buna kayıtsız kalmamız beklenemez" açıklamasında bulundu."Kıbrıs, Türk milletinin stratejik hafızasıdır"Kıbrıs meselesinin bu çerçevede ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Bahçeli, "Kıbrıs yalnız müzakere başlığı veya diplomasi dosyası sayılamaz. Kıbrıs; Türkiye’nin güvenlik derinliği, Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları, Kıbrıs Türkünün varlık hakkı ve Türk milletinin stratejik hafızasıdır. Kıbrıs’ta toprak alım satımı, yabancı mülkiyeti, stratejik bölgelerde taşınmaz yoğunlaşması ve ekonomik nüfuz üretme girişimleri sıradan ticari işlem gibi görülemez. Toprak yalnız tapu kaydı sayılamaz; kimi zaman egemenlik hakkının belgesi, kimi zaman güvenlik teminatı, kimi zaman gelecek nesillerin hakkıdır" ifadelerine yer verdi."Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlık hakkını koruyacak"Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin demografik dengesi, mülkiyet yapısı, ekonomik bağımsızlığı ve güvenlik hassasiyetlerinin milli mesele olarak görülmesi gerektiğini dile getiren Bahçeli, "Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlık hakkını koruyacak; Doğu Akdeniz’deki meşru çıkarlarını başkalarının onayına bağlamayacak; Ege’deki denge hukukunun aşındırılmasına müsaade etmeyecektir" diye konuştu."Terörün tasfiye edildiği Türkiye’de kalkınma hamlesinin önündeki en büyük engellerden biri ortadan kalkacaktır"Bahçeli, dünyanın yeniden şekillendiği bir dönemde Türkiye’nin ihtiyacının, bütün alanları aynı hedefe bağlayan kapsamlı milli seferberlik anlayışı olduğuna dikkati çekti. Söz konusu seferberliklerin kültür, teknoloji, sanayi ve ekonomi alanlarında olması gerektiğini belirten Bahçeli, "Terörün tasfiye edildiği, güvenliğin kalıcı biçimde sağlandığı, şehirlerin ve kırsal alanların huzur iklimine kavuştuğu Türkiye’de kalkınma hamlesinin önündeki en büyük engellerden biri ortadan kalkacaktır. Bizler vatan sevdalısı Türk Milliyetçileri olarak barış için çıktığımız bu kutlu yola Allah’ın izniyle baş koyduk. Türk milliyetçiliği; kalabalıklarda atılan kuru sloganların, kürsülerde cilalanan kof nutukların, kalıplara hapsolmuş kör bir taassubun değil; karanlığı yaran kudretli bir şuurun tecellisidir" diye konuştu."Hiç kimse Milliyetçi Hareket Partisi’nin adını terörle yan yana getiremez"Türk milliyetçileri olarak vatanın her karışında kardeşliği hakim kılmak arzusunda olduklarının dile getiren Bahçeli, "Bu sorumluluğun bugünkü aşaması, terörün her türlüsünün topraklarımızdan ebediyen tasfiyesidir. Milliyetçi Hareket Partisi, bu tarihi sorumluluğun arkasında sonuna kadar duracak; şehitlerimizin aziz hatırasını incitmeden, gazilerimizin emanetini gölgelemeden bu yolda kararlılıkla yürüyecektir. Bu yürüyüşün adı, Terörsüz Türkiye’dir. Terörsüz Türkiye; teslimiyet değildir. Terörsüz Türkiye; taviz değildir. Terörsüz Türkiye; terör örgütüyle pazarlık değildir. Terörsüz Türkiye; devleti zayıflatmak, milli iradeyi gevşetmek, aziz milletimizin kırmızı çizgilerini çiğnemek, hassasiyetlerini kurcalamak, güvenlik ilkelerini sulandırmak hiç değildir. Şayet böyle tasavvurlara girişen varsa; Milliyetçi Hareket Partisi’ni vatana ihanetin merkezine koymaya cüret ediyorlarsa; Türk milliyetçiliğinin komuta merkezini terörle aynı terazide tartmaya kalkışıyorlarsa gaflet zindanlarına düşmüşlerdir, basiretsizliğin karanlık dehlizlerinde yolunu kaybetmişlerdir. Hiç kimse Milliyetçi Hareket Partisi’nin adını terörle yan yana getiremez. Hiç kimse bu hareketin ülkücü şehitlerimizin kanıyla, taş medreseli büyüklerimizin çilesiyle, milletimizin duasıyla, dava arkadaşlarımızın sadakatiyle yoğrulmuş müktesebatını lekeleyemez. Bilinmelidir ki Terörsüz Türkiye; Türk milletinin kanlı bir musibetten kurtulmasıdır" ifadelerini kullandı."Hürmüz Boğazı’nda yaşanan her sarsıntı, petrol tankerlerinin rotasını değiştirmekte"Bahçeli, İran-ABD-İsrail geriliminin Türkiye’nin sınır güvenliğinden enerji maliyetlerine, tarımsal üretimden sanayi girdilerine, lojistik hatlardan dış ticaret dengelerine kadar geniş bir alanı etkileyebilecek kadar büyük bir potansiyeli olduğunu söyleyerek, "Hürmüz Boğazı’nda yaşanan her sarsıntı, petrol tankerlerinin rotasını değiştirmekte; değişen rotalar, mazot fiyatlarına, gübre maliyetlerine, çiftçinin ekim kararına, sanayicinin üretim hesabına, ihracatçının rekabet gücüne, vatandaşımızın mutfağına kadar uzanmaktadır. Enerji arzındaki her kırılma tarımsal üretimi baskılar. Gübredeki her artış gıda güvenliğini zorlar. Lojistik maliyetlerindeki her yükseliş, pazardaki fiyat etiketinden organize sanayi bölgelerindeki üretim planlamasına kadar her alana sirayet eder. Bu nedenle dış politika ile iç politika birbirinden kopuk değildir" şeklinde konuştu."Terörü bitirmek artık farz olmuştur"Türkiye’nin geleceğini bugünün tartışmalarına göre değil; Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın idrakine, 2053’ün ufkuna, 2071’in kavrayışına göre değerlendirdiklerinin altını çizen Bahçeli, sözlerine şu şekilde devam etti:"Terörsüz Türkiye ile etnik tahrikçilerin çapsız siyasetlerine, emperyalizmin vekalet unsurlarına, mezhep simsarlarının istismarlarına kapımızı kapatıyoruz. Kan analizlerine, kemik yapılarına, kafatası boyutlarına göre değil; Türk’ün, Kürt’ün, Alevi’nin, Sünni’nin, Arap’ın Süryani’nin doğulunun, batılının aynı bayrak altında, aynı vatan üzerinde, aynı devlet çatısı altında, aynı kader ve istikamet birliğinde kenetlendiği bir Türkiye için çabalıyoruz. Terörsüz Türkiye; komşunun komşuya güvenmesidir. Terörsüz Türkiye; annenin evladını okula huzurla göndermesidir. Terörsüz Türkiye; esnafın kepengini endişesiz açması, çiftçinin tarlasına korkusuz gitmesi, öğretmenin sınıfa başı dik girmesi, yatırımcının Anadolu’nun her köşesine güvenle erişmesidir. Terörsüz Türkiye, iç mukavemetimizin çelikten bir duvar gibi, kol kola, el ele ve tek vücut halinde milletçe ilmek ilmek örülmesidir. Hudutlarımızda canımıza kasteden, sivillerimizi hedef alan, karakollarımıza çıkartma yapan, köylerimizi yağmalayan, evlatlarımızı kaçıran; analarımızı gözü yaşlı, çocuklarımızı yetim, bacılarımızı dul bırakan terörü bitirmek artık farz olmuştur.""Terörün çekildiği yerde fabrikaların bacası tüter"Terörsüz Türkiye’nin güvenlikten kalkınmaya, acıdan umuda, korkudan huzura, kayıptan üretime geçişin adı olacağını savunan Bahçeli, "Doğu ve Güneydoğu Anadolu yalnızca İçişleri Bakanlığımızın özel ilgi alanı, Millî Savunma Bakanlığımızın uzmanlık sahası, Milli İstihbarat Teşkilatımızın güvenlik raporlarının konusu olmamalıdır. Terörsüz Türkiye ile tarımın, hayvancılığın, yenilenebilir enerjinin, sınır ticaretinin, lojistik koridorların, kültür turizminin, girişimciliğin, sanayinin ve teknoloji yatırımlarının merkezleri haline gelmelidir. Sulama barajlarıyla, göletlerle, modern sulama sistemleriyle, tarımsal desteklerle, hayvancılık kredileriyle, organize sanayi bölgeleriyle donatılmış Doğu ve Güneydoğu Anadolu’yu düşlüyoruz. Terörün bittiği yerde bereketin izleri başlar. Terörün sustuğu yerde çocukların neşesi duyulur. Terörün çekildiği yerde fabrikaların bacası tüter. Terörün gölgesinden arınan yerde istihdamın yolu açılır. Terörün tasfiye edildiği yerde ovalar hayat bulur. Terörsüz Türkiye ile Diyarbakır denildiğinde evlat nöbeti tutan annelerin feryatları değil; kültür turizminin, gastronominin merkezi akla gelecektir" ifadelerine yer verdi."Terörsüz Türkiye, Türkiye’nin ortak mesajı olmalıdır"Bahçeli, Terörsüz Türkiye sürecinde Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun tarihi bir vazife üstlendiğini aktaran Bahçeli, "Sırada siyasi ve hukuki düzenlemeler vardır. Gazi Meclisimizde gerekli yasama faaliyetleri hız kazanacaktır. Teklifler değerlendirilecek, her partiden madde önerileri alınacak, kanunlaştırma sürecinin çerçevesi millet iradesiyle oluşturulacaktır. Günlük siyasi kazançların, küçük hesapların telaşıyla bu tarihi yükümlülüğe sırt çevrilmemelidir. Kalabalıkları galeyana getirmek, kitleleri yönlendirmek uğruna bu mühim dönemeçte milletimizi kutuplaştırma gafletine düşülmemelidir. Kimse şehitlerimizin aziz hatıralarını istismar etmemeli, kimse gazilerimizin fedakarlıklarına gölge düşürmemeli, kimse anaların gözyaşı üzerinden siyaset devşirmemeli, kimse kardeşliğimizi, birliğimizi, dirliğimizi zehirleyecek sözlerin, söylemlerin, sözde siyasetlerin peşine takılmamalıdır. Terörsüz Türkiye, Türkiye’nin ortak mesajı olmalıdır" şeklinde konuştu."Abdullah Öcalan için statü açığı Terörsüz Türkiye hedefinin başarısına hizmet edecek biçimde ele alınmalıdır"Bahçeli PKK terör örgütünün kurucu lideri Abdullah Öcalan’ın statü meselesinin konuşulmasının önemli olduğunu kaydederek, "Abdullah Öcalan için statü açığı varsa; bu açık Türkiye Cumhuriyeti lehine, Terörsüz Türkiye hedefinin başarısına hizmet edecek biçimde ele alınmalıdır. Bu noktada ihtiyaç duyulacak mekanizmanın adı ne olursa olsun, özü açık olmalıdır: Bu mekanizma; toplumsal onarımı, siyasal normalleşmeyi, demokratik katılımı, kardeşlik hukukunu, kamu düzenini, milli güvenliği ve huzurlu geleceği birlikte gözetmelidir. Bu tartışmalara son vermek için bunun adının "Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü" olmasını öneriyorum. Fakat elbette başka alternatifler de üretilebilir. Temennimiz PKK’nın kurucu önderliğinin bir tanım altında görev yapmasıdır. Çünkü meselenin esası; terörün tamamen tasfiye edilmesi, silahların susması, terörün gündemimizin dışına kesin biçimde çıkarılması, siyasetin terör vesayetinden arındırılması ve toplumsal bütünleşmenin sağlanmasıdır" şeklinde konuştu."Türkiye’yi yönetmek ciddiyet ister"Cumhur İttifakı’nın, yalnız seçim dönemlerinde kurulan sandık birlikteliği olmadığını kaydeden Bahçeli, "Kabine, bürokrasi ve Cumhur İttifakı unsurları aynı hedefe bakmalı, aynı istikamete yürümeli, aynı tarihî sorumluluğun ağırlığını taşımalıdır. Her bakanlık bir cephe, her kurum bir mevzi, her karar Türkiye’nin büyük yürüyüşünün parçası olarak görülmelidir. İç siyasetin dili, seviyesi ve sorumluluk anlayışı da aynı ciddiyete ulaşmalıdır. Dünya ağır bir belirsizlik döneminden geçerken Türkiye’nin iç siyaseti ve Terörsüz Türkiye vizyonu küçük hesaplara, günlük çekişmelere ve dar parti menfaatlerine sıkıştırılamaz. Türkiye’yi yönetmek ciddiyet ister. Türkiye’yi yönetmeye talip olmak dirayet, azamet ve ağır bir mesuliyet ister. Millî meseleler, kişisel çıkar siyasetinin gölgesinde konuşulamaz. Milletin kaderi, devletin bekası ve vatanın istikameti böylesi bir hafiflikle taşınamaz" değerlendirmesinde bulundu.
Bakan Göktaş: "Balıkesir depremi sonrası 252 vatandaşımıza psikososyal destek sağlandı"
28 Ekim 2025 Salı - 14:03 Bakan Göktaş: "Balıkesir depremi sonrası 252 vatandaşımıza psikososyal destek sağlandı" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Balıkesir’de meydana gelen depremin ardından 252 vatandaşa psikososyal destek sağlandığını açıkladı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, dün akşam Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki depremin ardından 252 vatandaşa psikososyal destek sağlandığını bildirdi. Bakan Göktaş yaptığı açıklamada, Balıkesir Sındırgı’da meydana gelen ve çevre illerden hissedilen depremden etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileterek, depremin ardından Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı psikososyal destek ekiplerinin ivedilikle saha çalışmalarına başladığını hatırlattı. Depremden etkilenen vatandaşlara destek olmak için çalışmaların aralıksız sürdüğünü bildiren Göktaş, şunları kaydetti: "Balıkesir depremi sonrası 252 vatandaşımıza psikososyal destek sağladık. SYDV, VEFA, ADEM personelimiz de sahada faaliyetlerini sürdürmekte ve ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza destek sağlamaktadır. Depremden etkilenen diğer illerimizde de il müdürlerimizle süreci çok yakından takip ediyoruz. Ayrıca 52 personelimiz ve 10 araçla sahada vatandaşlarımızın acil ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Rabbim ülkemizi, milletimizi her türlü afetten korusun."
Başkan Köksal Aras’tan 29 Ekim mesajı
28 Ekim 2025 Salı - 12:42 Başkan Köksal Aras’tan 29 Ekim mesajı Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, Cumhuriyet’in ilanının 102. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı kutlama mesajında, Cumhuriyetin demokrasi, eşit yurttaşlık ve bağımsızlık temelinde yükselen büyük bir halk iradesi olduğunu vurguladı. Başkan Köksal Aras, "Cumhuriyet; halkın kendi geleceğini belirleme hakkının tanındığı, eşit yurttaşlık temelinde özgür bireylerin yaşadığı çağdaş bir yönetim biçimidir. 102 yıl önce yakılan bu aydınlanma meşalesi, bugün de yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor" dedi. Başkan Köksal Aras, Cumhuriyet’in sadece bir yönetim biçimi olmadığını, aynı zamanda bir çağdaşlaşma projesi ve kadınların, çocukların, emekçilerin, tüm halkın eşit haklara sahip olmasının da temeli olduğunu belirterek; "Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde kurulan Türkiye Cumhuriyeti; laiklik, bilim, sanat ve eğitimle güçlenen, hak temelli bir toplum hedefiyle inşa edildi. Bizler de bu mirası yalnızca korumakla kalmıyor, her gün yeniden büyütmek için çalışıyoruz" diye konuştu. Menteşe Belediyesi olarak Cumhuriyet’in temel ilkelerini kent yönetiminde yaşatmaya devam ettiklerini belirten Köksal Aras, "Cumhuriyetimizi geleceğe taşımak, kadın erkek eşitliğini sağlamak, çocuklarımıza özgür ve adil bir ülke bırakmak hepimizin görevidir. Bu bilinçle; katılımcı, adil, sosyal ve çevreci bir yerel yönetim anlayışıyla çalışıyoruz. Başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve tüm gazilerimizi saygı ve minnetle anıyor; tüm halkımızın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyorum" şeklinde konuştu.
Başkan Aras’tan Cumhuriyet Bayramı mesajı
28 Ekim 2025 Salı - 12:27 Başkan Aras’tan Cumhuriyet Bayramı mesajı Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için kutlama mesajı yayımladı. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras; "Atatürk ve yol arkadaşlarının 1919’da Samsun’dan başlattığı yürüyüş, milletimizin bağımsızlık ve özgürlük iradesini tarih sahnesine yeniden yazdığı bir dönüm noktası olmuştur. Yokluk, yoksulluk ve işgal şartlarında filizlenen bu irade, 29 Ekim 1923’te milletimizin tükenmeyen azmi, kararlılığı ve inancıyla ‘Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare’ biçimi, Cumhuriyet ile taçlanmıştır. Atamızın ‘Kimsesizlerin kimsesi’ dediği Cumhuriyet, adaletin ve eşitliğin, toplumun her ferdine uzanan eli olmuştur. Cumhuriyet ile birlikte, milleti tebaa gören anlayış yıkılmış, milletinin özgür iradesi devletin temeline yerleşerek ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ ilkesi hâkim olmuştur. Kadınlar hayatın merkezine taşınmış, eğitimin, üretimin ve toplumsal yaşamın öznesi haline gelmiştir. Cumhuriyet’in ilerici gücü, dün olduğu gibi bugün de kadınlardır. Cumhuriyet; birlikte hareket ettiğimizde ‘olmaz’ denileni başardığımızın kanıtı, özgür ve bağımsız yaşama kararlılığımızın sembolü, çoğulcu, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkelerine bağlılığımızın ifadesidir.Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ‘Cumhuriyeti biz kurduk, onu devam ettirecek sizlersiniz’ diyerek bu büyük emaneti bizlere bırakmıştır. Bu emanete layık olmanın yolu, onun kurucu değerlerine sahip çıkarak çalışmaktan, üretmekten ve adaleti gözetmekten geçer. Bizler, bu sorumluluk bilinciyle Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında; merkezine insanı alan bir anlayışla; doğasıyla barışık, altyapısıyla güçlü, üstyapısıyla modern, sosyal yapısıyla adil ve ekonomik yapısıyla üreten bir Muğla için çalışıyoruz. Cumhuriyet’in kurucu felsefesini yaptığımız her hizmette, benimsediğimiz her politikada ve attığımız her adımda yaşatıyoruz. Atamızın bizlere işaret ettiği çağın ötesine uzanan parlak ufka kararlılıkla yürüyoruz. Bu inanç ve sorumlulukla Cumhuriyetimizin 102. yılını kutluyor; başta Cumhuriyetimizin Kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum" dedi.
Bakan Uraloğlu açıkladı: Türkiye’nin 14’üncü hava kampüsü Sivas’ta açılıyor
28 Ekim 2025 Salı - 11:55 Bakan Uraloğlu açıkladı: Türkiye’nin 14’üncü hava kampüsü Sivas’ta açılıyor Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin 14’üncü hava kampüsünün Sivas’ta açılacağını belirterek, "Divriği’deki hava kampüs ile ülke genelinde 12 ilde 14 hava kampüsümüz ile sportif ve amatör havacılığa destek vermeye devam edeceğiz" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 31 Ekim Cuma günü Sivas Divriği’de inşa edilen yeni hava kampüsün açılışını gerçekleştirecek. Bakan Uraloğlu, Divriği’de Türkiye’nin 14’üncü hava kampüsünü hizmete alacaklarını söyleyerek, mevcut hava kampüslerin Antalya Döşemealtı, Tekirdağ Süleymanpaşa, Eskişehir İnönü ve Sivrihisar ile Samsun 19 Mayıs, Konya Selçuklu, Sakarya Pamukova, Çanakkale Bozcaada, Muş, Denizli, İzmir Aliağa, Eskişehir Seyitgazi ve Ardahan’da bulunduğunu hatırlattı. Sportif ve amatör havacılığa destek vermeye devam edeceklerinin altını çizen Uraloğlu, "Sivas Divriği’deki hava kampüs ile ülke genelinde 12 ilde 14 hava kampüsümüz ile sportif ve amatör havacılığa destek vermeye devam edeceğiz. Öte yandan, her ilçeye bir hava kampüsü kazandırma vizyonu ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Niğde, Aksaray, Gaziantep, Kocaeli ve Batı Antalya’ya da hava kampüs kazandırmayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Pist bin 180 metre uzunluğunda ve 20 metre genişliğinde inşa edildi" Divriği Hava Kampüsü’nün teknik özelliklerine de değinen Uraloğlu, "Pist bin 180 metre uzunluğunda ve 20 metre genişliğinde beton kaplama olarak inşa edildi. 8 adet parklama alanına sahip olan hava kampüste yalnızca 5 bin 700 kilogramın altındaki hava araçlarıyla sportif ve amatör amaçlı uçuşlar gerçekleştirilecek" açıklamasında bulundu. Uraloğlu, burada ticari uçuşların yapılmayacağını, jet motorlu uçakların iniş-kalkış gerçekleştiremeyeceğini, uçuşların Görerek Uçuş Kuralları (VFR) kapsamında gerçekleştirileceğini söyledi. "Divriği Hava Kampüsü, bölge turizmine katkı sunacak" Bakan Uraloğlu, hava kampüsünün bölgeye sağlayacağı kazanımlardan bahsederek, "Hava kampüsler, bulundukları illerde havacılıkla ilgili sosyal ve kültürel etkinliklere de zemin hazırlıyor. Bu yönüyle, hava kampüsler hem ekonomik gelişime katkı sağlıyor hem de havacılık kültürünün yaygınlaşmasına imkân tanıyor. Divriği Hava Kampüsü, bölge turizmine katkı sunacak. Burada kazanılacak deneyimler, amatör ve sportif havacılığın ülke genelinde yaygınlaşmasında rol oynayacak" dedi.
Türkiye’nin 14’üncü hava kampüsü Sivas’ta açılıyor
28 Ekim 2025 Salı - 11:52 Türkiye’nin 14’üncü hava kampüsü Sivas’ta açılıyor Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin 14’üncü hava kampüsünün Sivas’ta açılacağını belirterek, "Divriği’deki hava kampüs ile ülke genelinde 12 ilde 14 hava kampüsümüz ile sportif ve amatör havacılığa destek vermeye devam edeceğiz" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 31 Ekim Cuma günü Sivas Divriği’de inşa edilen yeni hava kampüsün açılışını gerçekleştirecek. Bakan Uraloğlu, Divriği’de Türkiye’nin 14’üncü hava kampüsünü hizmete alacaklarını söyleyerek, mevcut hava kampüslerin Antalya Döşemealtı, Tekirdağ Süleymanpaşa, Eskişehir İnönü ve Sivrihisar ile Samsun 19 Mayıs, Konya Selçuklu, Sakarya Pamukova, Çanakkale Bozcaada, Muş, Denizli, İzmir Aliağa, Eskişehir Seyitgazi ve Ardahan’da bulunduğunu hatırlattı. Sportif ve amatör havacılığa destek vermeye devam edeceklerinin altını çizen Uraloğlu, "Sivas Divriği’deki hava kampüs ile ülke genelinde 12 ilde 14 hava kampüsümüz ile sportif ve amatör havacılığa destek vermeye devam edeceğiz. Öte yandan Her ilçeye bir hava kampüsü kazandırma vizyonu ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Niğde, Aksaray, Gaziantep, Kocaeli ve Batı Antalya’ya da hava kampüs kazandırmayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Pist bin 180 metre uzunluğunda ve 20 metre genişliğinde inşa edildi" Divriği Hava Kampüsü’nün teknik özelliklerine de değinen Uraloğlu, "Pist bin 180 metre uzunluğunda ve 20 metre genişliğinde beton kaplama olarak inşa edildi. 8 adet parklama alanına sahip olan hava kampüste yalnızca 5 bin 700 kilogramın altındaki hava araçlarıyla sportif ve amatör amaçlı uçuşlar gerçekleştirilecek" açıklamasında bulundu. Uraloğlu, burada ticari uçuşların yapılmayacağını, jet motorlu uçakların iniş-kalkış gerçekleştiremeyeceğini, uçuşların Görerek Uçuş Kuralları (VFR) kapsamında gerçekleştirileceğini söyledi. "Divriği Hava Kampüsü, bölge turizmine katkı sunacak" Bakan Uraloğlu, hava kampüsünün bölgeye sağlayacağı kazanımlardan bahsederek, "Hava kampüsler, bulundukları illerde havacılıkla ilgili sosyal ve kültürel etkinliklere de zemin hazırlıyor. Bu yönüyle, hava kampüsler hem ekonomik gelişime katkı sağlıyor hem de havacılık kültürünün yaygınlaşmasına imkân tanıyor. Divriği Hava Kampüsü, bölge turizmine katkı sunacak. Burada kazanılacak deneyimler, amatör ve sportif havacılığın ülke genelinde yaygınlaşmasında rol oynayacak." dedi. (ECE-
Eski Bakan Süleyman Soylu’dan CHP’ye "casusluk" yanıtı: Belgeleriyle açıkladı
28 Ekim 2025 Salı - 11:33 Eski Bakan Süleyman Soylu’dan CHP’ye "casusluk" yanıtı: Belgeleriyle açıkladı Ak Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu’nun, İçişleri Bakanlığı döneminde Ekrem İmamoğlu hakkında verilen kararı gündeme taşıyan Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) yanıt verdi. Soylu, "Her ihtimali düşünürdüm de, CHP olarak kendinizi savunmak için beni referans yapacağınızı aklıma hiç getirmezdim. Genç adamlarsınız. Siyasetinizi kirletmeyin" dedi. CHP Merkez Yönetim Kurulu dün çevrimiçi toplandı. CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, MYK’nın ardından değerlendirmelerde bulundu. "Casusluk" soruşturmasına ilişkin konuşan Deniz Yücel, Süleyman Soylu’nun İçişleri Bakanlığı döneminde alınan kararı gündeme taşıyarak, "Burada dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu imzalı bir belge var, İçişleri Bakanlığı’nın başlatmış olduğu sorşuturma nedeniyle bakanlığın verdiği bir soruşturma izni verilmemesine dair bir karar var. Diyor ki ‘İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun büyükşehir ve bağlı kuruluşlarının elektronik veri tabanı ve altyapılarında her türlü inceleme ve araştırma yapma yetkisi verilmesi ve veri tabanı ve altyapının kopyalanması için müfettiş yetkilendirmesine karşı kamuoyunda oluşan tepki Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yapılan suç duyurusu ve idare mahkemesi nezdinde açılan dava ve İçişleri Bakanlığı’nca yürütülen soruşturma üzerine geri adım atarak’ Burada tabii ‘geri adım atarak’ ibaresini buraya sıkıştırmış ama devam ediyorum, ‘Bahsi geçen işlemi ihtas edildiği tarihten geçerli olmak üzere tüm neticeleriyle birlikte yürürlükten kaldırdığı, verilen emir kapsamında herhangi bir tabanı ve altyapının kopyalanmadığı ve denetim yapılmadığı’ diyor. Neticede, ‘Mahkeme kararıyla da tevsik edilen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında soruşturma izni verilmemesine’ dair bir karar veriliyor. Yani bu veri kopyalama iddiası, o dönemdeki İçişleri Bakanının kendi imzasıyla yazdığı belgeyle de tamamen çürütülmüş oluyor" ifadelerini kullandı. Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Yücel’in iddialarına şu yanıtı verdi: "Her ihtimali düşünürdüm de; CHP olarak kendinizi savunmak için beni referans yapacağınızı aklıma hiç getirmezdim. Genç adamlarsınız. Siyasetinizi kirletmeyin. 2019 yerel seçimlerinde işbaşına gelen İBB Başkanı’nın, Mart-Haziran döneminde daha ilk günlerde, İBB verilerinin kanunsuz biçimde kopyalanması için yaptığı görevlendirme üzerine idari mahkemeye itiraz edilmiş; kanuna aykırı işlem o tarihte mahkemece durdurulmuştur. Bunun üzerine İBB Başkanı, hukuksuz görevlendirmeyi geri çekmiş, iptal etmiş; konu ortadan kalktığı için İçişleri Bakanlığı’nın başlattığı soruşturma da doğal olarak, konusu kalmadığından kapatılmıştır. Ayrıca bu tarihten sonra, unutmayınız; İBB’ye tekrar seçime kadar Bakanlık tarafından başkanvekili görevlendirilmiştir. Savunmaya kalktığınız durum sizi daha zor duruma düşürüyor. Çünkü bugünkü yargılamadan da anlaşılıyor ki, yargılama konusu işlemler (casusluk) haziran 2019 seçiminden sonra gerçekleşen işlemlerdir. Üzüntüm şudur: Aklını ve ahlakını yitirmiş tek merkezin, siyasetçileri dahil herkesi trol haline getirme kabiliyetidir. Hepsi belgeleriyle mevcuttur."
Kahta Belediyesi araç filosuna 14 yeni araç daha katıldı
28 Ekim 2025 Salı - 10:44 Kahta Belediyesi araç filosuna 14 yeni araç daha katıldı Geçtiğimiz aylarda 100 milyon TL değerinde 17 iş makinesini hizmete kazandıran Adıyaman’ın Kahta ilçe Belediyesi, şimdi de 34 milyon 500 bin TL değerindeki 1 vidanjör, 10 hizmet aracı ve 3 toplu taşıma aracıyla filosunu daha da güçlendirdi. Yeni araçların tanıtımı için belediye hizmet binası önünde düzenlenen törene; Kâhta Kaymakamı Muhammed Üsame Soysal, Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, AK Parti İlçe Başkanı Gaffar Çelebi, Belediye Başkan Yardımcıları, MHP İlçe Başkanı Sıraç Aslan, İlçe Emniyet Müdürü Mahmut Duru, İlçe Müftüsü Süleyman Turul, Milli Eğitim Müdürü Lütfi Başlı, belediye meclis üyeleri, birim amirleri ve çok sayıda davetli katıldı. Törende konuşan Kâhta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, araç filosunu sürekli yenileyerek hizmet kapasitesini artırdıklarını belirterek, "Kahta Belediyesi olarak her geçen gün daha güçlü bir filoyla halkımıza hizmet ediyoruz. Geçtiğimiz yıl 4 temizlik aracı ve 1 arama kurtarma aracını filomuza katmıştık. Geçtiğimiz ay ise 17 iş makinesini hizmete sunmuştuk, bugün ise 1 vidanjör, 10 hizmet aracı ve 3 toplu taşıma aracını ilçemize kazandırıyoruz. Güçlü belediye demek, çok iş demek, çok hizmet demektir. Biz de bu anlayışla Kâhta halkı için gece gündüz çalışıyoruz" dedi. Başkan Hallaç, göreve geldiklerinden bu yana belediyenin araç parkına yapılan yatırımların toplamda 135 milyon TL’ye ulaştığını ifade etti. Hallaç, "Görev süremiz boyunca 36 yeni aracı filomuza dahil ederek belediyemizin hizmet gücünü önemli ölçüde artırdık. Kâhta’mıza en iyi hizmeti sunmak için ekiplerimizle birlikte var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Tören, Kahta Kaymakamı Muhammed Üsame Soysal’ın yeni araçları incelemesi ve belediyeye ile Kâhta halkına hayırlı olması temennilerinin ardından sona erdi.
Başkan Altay, Beysu’nun 1 milyar 130 milyonluk dev tesisini hizmete açtı
28 Ekim 2025 Salı - 09:48 Başkan Altay, Beysu’nun 1 milyar 130 milyonluk dev tesisini hizmete açtı Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen Beysu’nun yeni tesisleri hizmete açıldı. Beyşehir Doğanbey Mahallesi’nde gerçekleştirilen açılışta konuşan Beyşehir Belediye Başkanı Adil Bayındır, tesisin hijyen yönünden dünya ölçeğinin çok üstünde olduğunu ifade etti. "Konya Modeli Belediyecilik" vurgusu yaptı Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Beyşehir’de bulunmaktan ve böyle güzel bir tesisin açılışını gerçekleştirmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. "Konya Modeli Belediyeciliğin" sadece bir slogan değil, tüm Türkiye’ye hatta görevlerinden dolayı Türk dünyasına ve dünyadaki belediyelere örnek bir model olduğunu kaydeden Başkanı Uğur İbrahim Altay, "Bu modelin temelinde birlikte çalışma kültürü var. Burada teşkilatlarımız, milletvekillerimizi temsilen Mustafa Hakan Özer milletvekilimiz, var. İlçe belediye başkanlarımız var. Çalışma arkadaşlarımızla hep beraber buradayız ve Konya için bir iyilik varsa hep beraber hareket etmeyi, ‘ben’ demeden ‘biz’ demeyi başaran bir anlayışla şehrimize hizmet ediyoruz. ‘Konya Modeli Belediyeciliğin’ bir diğer özelliği de geçmişte olan iyiliklerin üstüne koyarak yoluna devam edebilmek" dedi. "Aynı anda birçok sertifikayı almış türkiye’nin ilk tesisi" 18 bin metrekare kapalı alanı ile güncel bedelle 1 milyar 130 milyon liralık bir yatırım gerçekleştirildiğinin altını çizen Başkan Altay, "Böylece Beysu adeta küllerinden yeniden doğdu. Sadece plastik şişeden değil, piyasada olan bütün ürünleri şişeleyebilecek önemli bir tesisi bugün hep birlikte açmış olacağız. Bu tesisin bizim açımızdan bir önemi de aynı anda birçok sertifikayı almış Türkiye’nin ilk tesisi olması. Son dönemde yapılan en yeni tesis. Bütün sağlık, hijyen kuralları dikkate alınarak, el değmeden şişeleme yapılabilen kaynaklarını çeşitlendirdiğimiz bir tesisi burada hayata geçirmiş oluyoruz. Ayrıca çatısına 2.7 megavatlık bir güneş enerjisi paneli ile de tesisimiz enerjisini büyük bir kısmını GES’ten karşılıyor. Ona da çok ciddi bir yatırım gerçekleştirmiş olduk" dedi. "Bugün Konya dışarıdan gıpta ile bakılabilen bir şehir haline geldi" Başkan Altay, Konya için tüm kurumlarla uyum içinde çalıştıklarını belirterek, "Sadece belediyecilik değil ticaretin, ekonominin, turizmin kalkınması için de bu çalışmaları yürütüyoruz ve bugün Konya elhamdülillah dışarıdan gıpta ile bakılabilen bir şehir haline geldi" değerlendirmesini yaptı. "İçme suyunun kesintisiz bir şekilde temini için KOSKİ’miz kahramanca mücadele ediyor" Suyun çok önemli bir stratejik ürün haline geldiğine dikkati çeken Başkan Altay, "Tabii şunu da söylemek lazım, bu yatırıma sadece ticari olarak bakmıyoruz. Su kritik öneme sahip stratejik bir ürün. Görüyorsunuz bölgemizde, belki bu bölgede sorun yaşamıyoruz ama Konya’nın 42 bin kilometrekarelik alanının tamamında özellikle içme suyunun kesintisiz bir şekilde temini için KOSKİ’miz kahramanca mücadele ediyor. Konya, iklim değişikliğinden en çok etkilenecek şehir. Bizler sizlere temiz su kaynaklarından bahçelerinize, çeşmelerinize kadar temiz suyu getiriyoruz, mücadele ediyoruz. İzmir’de yaşananları, Bursa’da, Ankara’da yaşananları görüyorsunuz. Aslında risk en çok Konya’da. Bunu söylerken biraz da temkinli davranıyorum. Bugün sorun yaşamıyor olmamız gelecekte sorun yaşamayacağımız anlamına gelmiyor. Onun için suyu tasarruflu kullanmak, her damlasını tasarruf etmek gerekiyor. Bu manada bu tesis de bizim için aslında stratejik bir yatırıma dönüştü" ifadelerini kullandı. Beyşehir Gölü için çalışmalar titizlikle yürütülüyor Başkan Altay, Beyşehir Gölü’nde yürütülen çalışmalara da değinerek, "Özellikle göl ve çevresine de çok ciddi bir yatırım gerçekleştiriyoruz. Açılışını henüz gerçekleştiremedik ama Beyşehir’imizin içme suyunu sağlayan arıtma tesisimizde çok ciddi bir yenileme çalışması yaptık, tamamladık. İnşallah bir sonraki gelişimizde onu da açmayı planlıyoruz. Yine Beyşehir Gölü etrafında özellikle insan kaynaklı suların gölü kirletmemesi adına Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’mızla birlikte bir master plan çerçevesinde atık su arıtma tesisleri inşa ediyoruz. Huğlu ve Üzümlü’yü tamamladık. İnşallah devamındaki atık su arıtma tesislerinin tamamlanması, kalan kısımların da foseptikle halledilmesi ve Konya tarafından Beyşehir Gölü’ne insan kaynaklı bir kirletme olmaması için çaba sarf ediyoruz. 2028 yılına geldiğimizde bunu başarmış olacağız. Bu bir taraftan gölün kirlenmesini önlerken bir taraftan da göle aslında temiz su deşarjı yaparak gölü de besleyen bir yapı oluşturuyor" dedi. "Beyşehir İçerişehir de ahşapla taşın buluştuğu Türkiye’nin en güzel kentsel dönüşüm alanlarından birisi olacak" Kentsel yenileme projelerinin önemine vurgu yaparak konuşmasına devam eden Başkan Altay, şu değerlendirmelerde bulundu: "Yine İçerişehir’de önemli bir kentsel yenileme çalışması faaliyeti yürütüyoruz. Cumhurbaşkanlığı Kentsel Yenileme kararıyla biraz daha hız kazandı, yüzde 60’ları bulduk. İnşallah orada da anlaşmaları tamamlayarak süreci bir an önce tamamlamayı ve 2026 yılı içerisinde orada da Konya’nın en güzel turizm projelerinden birisini hayata geçirmeyi planlıyoruz. Biz çalışıyoruz, onlar konuşuyorlar. Aynı şeyi Mevlana Çarşısı ve Altın Çarşı’yı yaparken de konuştular. ‘Buradan rant oluşturacaklar, burada vatandaşa haksızlık yapacaklar, burada milletin malına çöküyorlar’ diye. Şimdi gelin görün ki Mevlana Meydanı’na gelen herkes, Konya’ya gelen herkes Mevlana ve Altın Çarşı’nın güzelliğiyle gururlanıyor, teşekkür ediyor. Hiç merak etmeyin Beyşehir, İçerişehir de aynı o standartta ahşapla taşın buluştuğu Türkiye’nin en güzel kentsel dönüşüm alanlarından birisi olacak. Siz bize 17 yıldır güveniyorsunuz, biz de sizi hiç yanıltmadık. Onun için bu vesileyle bir kez daha İçerişehir’deki hemşehrilerimizi anlaşmaya davet ediyorum. Bir an önce bu süreci tamamlayalım ve biz de maliyetler çok fazla yükselmeden oradaki işlemimize devam edelim." Beyşehir’e yeni 450 konut müjdesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı "Yüzyılın Konut Projesi"ne de değinen Başkan Altay, "Cumhurbaşkanımız ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız 500 bin sosyal konutla ilgili bir açıklama yaptı. Şu anda enflasyonu en çok tetikleyen şey kira rakamları. Biz de Bakanımızın davetiyle oradaydık. İnşallah Konya’mıza 13 bin 600 yeni sosyal konut yapılacak. İlçe belediyelerimizle birlikte bunun yerleri konusunda çalışıyoruz. Beyşehir’imizde de yeni konutlar başlamasına rağmen inşallah 450-500 bin konut içerisinde yeni bir 450 konut daha yapılacak. Böylece ilçelerimizde hem nüfusun azalmasına engel olmayı, hem ticarete katkı sunmayı hem de özellikle dar gelirli vatandaşlarımızın kira öder gibi ev sahibi olmasını sağlamış olacağız" şeklinde konuştu. "Biz biliyoruz ki Recep Tayyip Erdoğan bir söz verirse Allah’ın izniyle yapar" "Biz hep birlikte Hatay’da çalıştık. Hatay’ın nasıl ayağa kalktığını, Kahramanmaraş’ta, Adıyaman’da yapılanları görüyoruz. Biz biliyoruz ki Recep Tayyip Erdoğan bir söz verirse Allah’ın izniyle yapar" diyen Başkan Altay, "Bundan hiç endişemiz ve şüphemiz yok, biz de onun dava ve yol arkadaşları olarak bir söz vermişsek bunu yapmak için çalışıyoruz, çabalıyoruz, gayret ediyoruz. Bu tesis bunun en güzel örneklerinden birisi. Kolay söyleniyor ama 1 milyar 130 milyon liralık bir yatırım gerçekleştirdik. Bu birçok ilin 5 yılda yapacağı yatırımdan daha fazla. Ama ortaya ne çıktı? Beysu markası yeniden Konya’nın raflarında, Konya’nın tüm marketlerinde, hatta sadece Konya’nın değil civar illerimizin tamamında bir pazar payı oluşturdu. Adeta siparişe yetişemiyoruz. Konya’ya yeni bir değeri kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum" sözleriyle konuşmasını tamamladı. AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Hakan Özer de tesisin hayırlı olmasını dileyerek, "Potansiyeller, kaynaklar değerlendirildiği zaman anlam ifade ediyor. Konya’mızın en önemli markalarından Beysu’muza bu güzel tesisi kazandıran Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve tüm ekibine teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi. Konuşmaların ardından Beysu Tesislerinin dualarla açılışı yapıldıktan sonra protokol mensupları tesiste incelemelerde bulundu. Açılış programına; ilçe belediye başkanları, AK Parti Konya İl Başkan Yardımcısı Veli Vural, BBP Konya İl Başkan Vekili Mehmet Atasağun, AK Parti Beyşehir İlçe Başkanı Kahraman Şanal, Konyaspor Başkanı Ömer Atiker de katıldı. Beysu; Türkiye’deki üç sertifikaya sahip su fabrikalarından biri 36 bin 396 metrekare kurulu, 18 bin metrekare de kapalı alana sahip tesis, saatte 128 bin 760 litre dolum yapılabilirken günlük 35 ile 60 tır arasında ürün sevkiyatı yapılabiliyor. Sıfır Atık belgesine sahip tesis ayrıca; BRC, FSSC 22000 ve HELAL sertifikalarının üçünün birden olduğu Türkiye’deki ilk su fabrikalarından biri olma özelliği taşıyor.