POLİTİKA
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 03:33 Övgü dolu konuşma sosyal medyada farklı yorumlara neden oldu Erzincan’da düzenlenen programda AK Parti Erzincan İl Başkanı Alpay Kabadayı’nın Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım’a yönelik övgü dolu sözleri ve Yıldırım’ın kameralara yansıyan mimikleri sosyal medyada farklı yorumlara neden olurken, görüntüler kısa sürede geniş yankı uyandırdı ve tartışma konusu oldu. Bu görüntünün ardından teşkilat toplantısında partililere seslenen Kabadayı, Binali Yıldırım’ın Erzincan ve Türkiye için önemli hizmetlerde bulunduğunu belirterek, teşkilat mensuplarına sahada daha özgüvenli hareket etmeleri ve dezenformasyona karşı daha güçlü duruş sergilemeleri çağrısında bulundu. AK Parti Erzincan İl Başkanı Alpay Kabadayı’nın Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım’a yönelik övgü dolu ifadeleri ve Yıldırım’ın program sırasındaki yüz ifadesi, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Erzincan’da düzenlenen programda Alpay Kabadayı, konuşmasının büyük bölümünü Binali Yıldırım’a ayırarak Yıldırım’ın hem Erzincan hem de Türkiye için önemli hizmetlerde bulunduğunu ifade etti. Kabadayı, konuşmasında Yıldırım döneminde hayata geçirilen projelerin vatandaşlar tarafından bilindiğini ve takdir edildiğini belirterek, "Cumhurbaşkanımızın önderliğinde yapmış olduğunuz projeler vatandaşlarımızın dilinde. Attığınız her imza bizim için gurur kaynağıdır" ifadelerini kullandı. Konuşmanın sürdüğü sırada kameralara yansıyan Yıldırım’ın mimikleri ve vücut dili, sosyal medyada farklı yorumlara neden oldu. Yaklaşık 1 dakika 21 saniye süren görüntülerde Yıldırım’ın zaman zaman değişen yüz ifadesi bazı kullanıcılar tarafından "sıkılma" veya "rahatsızlık" şeklinde değerlendirilirken, bazı kullanıcılar ise bunun uzun süren protokol konuşmalarında doğal bir durum olduğunu savundu. Görüntülerin kısa sürede yayılmasıyla birlikte sosyal medya kullanıcıları ikiye bölündü. Bir kesim Kabadayı’nın konuşmasını "nezaket ve vefa göstergesi" olarak yorumlarken, diğer bir kesim Yıldırım’ın mimiklerinin "uzun övgü konuşmasına verilen doğal bir tepki" olduğunu öne sürdü. Tartışmalar kısa sürede yerel siyasetin gündem başlıkları arasına girdi. Program sonrası görüntülerin dijital platformlarda geniş yankı uyandırmasının ardından, AK Parti Erzincan İl Başkanı Alpay Kabadayı’nın daha sonra düzenlenen teşkilat toplantısında partililere seslendiği öğrenildi. Toplantıda konuşan Kabadayı, teşkilat mensuplarına sahada daha aktif ve özgüvenli olmaları gerektiğini belirterek, dezenformasyon ve olumsuz propagandalara karşı daha sert ve hızlı şekilde karşılık verilmesi çağrısında bulundu. Kabadayı, teşkilatın birlik ve beraberlik içinde hareket etmesinin önemine dikkat çekerek, "Biz değerlerimize her zaman saygılıyız. Büyüklerimizin her zaman başımızın üstünde yeri var. Onları her zaman değerli kılacağız" dedi. Göreve geldiği günden bu yana yaklaşık 14-15 aylık süreci değerlendiren Kabadayı, yaşanan zorluklara rağmen geri adım atmadıklarını ifade ederek, teşkilatın sahada yoğun bir çalışma yürüttüğünü söyledi. "Bazen hastalıkları görmezden geldik, bazen sesimiz kısıldı, bazen üşüdük ama davamızdan bir an olsun geri adım atmadık" diyen Kabadayı, bu davanın "hak ve hakikat davası" olduğunu ve Türkiye’nin geleceği için büyük sorumluluk taşıdıklarını dile getirdi. Dünyada ve çevre bölgelerde yaşanan gelişmelere de değinen Kabadayı, Türkiye’nin huzur ve istikrarını korumak için teşkilat mensuplarına önemli görevler düştüğünü belirtti. Sahada karşılaşılan olumsuz söylemlere karşı daha güçlü bir iletişim kurulması gerektiğini ifade eden Kabadayı, teşkilatın bu süreçleri birlik içinde aşacağını kaydetti. Programda gündem olan görüntüler ve sonrasında yapılan açıklamalar, Erzincan siyasetinde günün en çok konuşulan başlıkları arasında yer aldı.
Bakan Uraloğlu: "Yeni bir eser kazandırmanın gururunu yaşıyoruz"
01 Kasım 2025 Cumartesi - 14:54 Bakan Uraloğlu: "Yeni bir eser kazandırmanın gururunu yaşıyoruz" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, Burdur-Tefenni-Çavdır yolu açılışına katıldı. Bakan Uraloğlu, "Burada 92 kilometrelik Burdur-Tefenni-Çavdır Yolu ile tarımın, turizmin ve ticaretin kalbine giden yeni bir yolu açıyor; bu kadim topraklara, yeni bir eser kazandırmanın gururunu yaşıyoruz" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Burdur’da Burdur-Tefenni-Çavdır Yolu’nun açılışına katıldı. Bakan Uraloğlu, "Burdur, binlerce yıldır Anadolu’nun kalbinde, medeniyetlere ev sahipliği yapmış, kültürlerin harmanlandığı eşsiz bir coğrafyada yer almaktadır. Burdur, tarım ve hayvancılığın merkezi, mermerciliğin başkenti, Sagalassos ve Kibyra gibi antik kentleriyle tarih hazinesi, Salda Gölü ve İnsuyu Mağarasıyla doğa harikası bir ilimiz. Milattan önce 8 bin yıl öncesine dayanan tarihi Hacılar Höyüğünü bağrında taşıyan Burdur’un her bir köşesi, bir tarih kitabıdır ve Friglerden-Lidyalılara nice medeniyetin günümüze ulaşan nefesidir. Bu nedenle Burdur’un AK Parti Hükümetleri nezdinde çok ayrı bir yeri var. İlimizin tarım, turizm, sanayi ve ticaret faaliyetlerini geliştirmek için birçok projeyi hayata geçirdik. Bugün de burada 92 kilometrelik Burdur - Tefenni - Çavdır Yolu ile tarımın, turizmin ve ticaretin kalbine giden yeni bir yolu açıyor; bu kadim topraklara, yeni bir eser kazandırmanın gururunu yaşıyoruz" şeklinde konuştu. "Ülkemizin dört bir yanını yüksek standartlı yollarla donatıyoruz" Karayolunun, yük ve yolcu taşımacılığında sunduğu esneklik, aktarmasız ulaşım imkanı ve yüklerin hızlı taşınması gibi avantajlarla, lojistik sistemin ana damar olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, "Bir kamyon dolusu buğdayı pazara, bir otobüs turisti Salda’ya, bir tır dolusu mermeri limana; aktarmasız ve hızlı oluşuyla geciktirmeden ulaştırır. Bu nedenle gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de karayollarını, sanayi, tarım ve turizm faaliyetlerinin ekonomik büyümeye katkısını artıran temel bir yapıtaşı olarak görüyoruz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde geçen son 23 yıldır da karayolu altyapımıza yaptığımız yatırımlarla ülkemizin dört bir yanını yüksek standartlı yollarla donatıyoruz. Zorlu coğrafyalarda, yüksek dağları ve derin vadileri aşarak, doğaya meydan okuyan köprü ve tünellerle güvenli ve konforlu ulaşım imkânı tesis ettik. Bu yatırımlarımız, sanayi üretiminin hızlanmasını, tarım ürünlerinin pazarlara daha hızlı ulaşmasını ve turizm faaliyetlerinin artmasını sağlıyor" diye konuştu. "2002 yılında 47 km olan bölünmüş yol uzunluğunu 280 km’ye çıkardık" Bakan Uraloğlu, "Burdur, Akdeniz, Ege ve İç Anadolu akslarını birbirine bağlayan ulaşım koridorlarıyla hem bölgesel ticarette hem de lojistik faaliyetlerde önemli rol üstlenmektedir. 2002 yılında 47 km olan bölünmüş yol uzunluğunu 280 km’ye çıkardık. Hiç bitümlü sıcak karışım kaplamalı yolu yoktu, 427 km BSK kaplamalı yol ile Burdurluları yollarda güven ve konforla tanıştırdık. Burdur-Antalya Yolu, Hacılar-Yeşilova Yolu, Altınyayla-Gölhisar Yolu, Çavdır-Gölhisar Yolu, Çeltikçi-Ağlasun Yolu, Bucak Sanayi Köprülü Kavşakları gibi önemli karayolu projelerini tamamladık. Taşkapı - Ağlasun Yolu, Gölhisar - Çameli Yolu, Isparta - Burdur (Dostluk Yolu), Kızılkaya - Korkuteli Yolu, Söğüt - Seydikemer Yolu ve Bucak Çevre Yolu gibi 8 ayrı karayolu projemizin çalışmaları da devam ediyor. Burdur’da hayata geçirdiğimiz en önemli projelerimizden biri de hiç şüphesiz açılışı için bir araya geldiğimiz Burdur - Tefenni - Çavdır Yolumuzdur. Gerçekleştirdiğimiz çalışmalarla; mevcut haliyle sathi kaplamalı tek yol olarak trafiğe hizmet veren 92 kilometrelik güzergâhın tamamını, bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yol standardına yükselttik. Yol bünyesinde ayrıca 61 metrelik Suludere Köprüsü, 35 metrelik Badarmit Köprüsü ve 123 metrelik Karaçal Köprüsü’nü de inşa ettik. Ayrıca bu yolumuzla; İç Anadolu, Karadeniz ve Doğu Anadolu üzerinden ülkemizin güneybatısında yer alan Antalya ve Muğla gibi önemli turizm merkezlerine erişim sağlayan güzergahtaki ulaşım standardını da yükseltmiş olduk. Bu yolu kullanan sürücü ve yolcularımıza hızlı, güvenli ve konforlu seyahat imkanı sunduk. Proje ile ayrıca, Akdeniz ile iç kesimler arasında tarım ve hayvancılığa dayalı ticari faaliyetlerin daha ekonomik yapılmasını sağlayan önemli bir ulaşım ve nakliye koridoru daha oluşturduk" ifadelerini kullandı. Açılış törenine, Bakan Uraloğlu’nun yanı sıra Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan, milletvekilleri, kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı.
Bakan Yerlikaya: "Terör tehdidinin sıfırlandığı, güvenliğin ve huzurun egemen olduğu Türkiye’yi hep birlikte inşa ediyoruz"
01 Kasım 2025 Cumartesi - 14:45 Bakan Yerlikaya: "Terör tehdidinin sıfırlandığı, güvenliğin ve huzurun egemen olduğu Türkiye’yi hep birlikte inşa ediyoruz" İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Kilis’te AK Parti teşkilatı ile bir araya geldiği programda ’Terörsüz Türkiye’ sürecine vurgu yaparak, "Terör tehdidinin sıfırlandığı, vatan toprağında güvenliğin ve huzurun egemen olduğu Türkiye’yi hep birlikte inşa ediyoruz" dedi. Konuşmasında yeni trafik kanunuyla ciddi cezaların getirileceğini de belirten Bakan Yerlikaya, "Yeni trafik kanunu onayladığında direksiyon başına geçen herkes daha sorumlu davranacak" ifadelerini kullandı. Bakan Yerlikaya, 8 Aralık’tan bugüne geri dönüş yapan Suriyelilerin sayısının ise 550 bine yükseldiğini açıkladı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, bir dizi programa katılmak ve temaslarda bulunmak üzere Kilis’e geldi. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, kentteki temasları çerçevesinde ilk olarak AK Parti İl Başkanlığı tarafından organize edilen "Vefayla, Sevgiyle ve Gururla Teşkilat Buluşması" programına katıldı. Bakan Yerlikaya, teşkilat ile buluşma programında gündemdeki önemli konularla ilgili açıklamalarda bulundu. "Artık kendi kararını kendi veren, masada da, sahada da güçlü duran bir Türkiye’ye var" Program konuşan ve partililere seslenen Bakan Ali Yerlikaya, "AK Parti, 2002’den bu yana sadece bir partinin değil, bir milletin yeniden diriliş hikayesidir. Millet iradesinin önünü açan, siyaseti, milletin hizmetine tahsis eden bir anlayışının adıdır. Cumhurbaşkanımız, daha ilk gün ne demişti? ‘Millete efendilik olmaz, millete hizmetkârlık olur’ demişti. İşte bu söz AK Parti’nin felsefesidir, yol haritasıdır. Bizim sözümüz de budur, yolumuz da budur. Bu dava vesayet zincirlerini kıran, korkuları aşan, mazlumun umudu, zalimin korkusu olan bir büyük yürüyüştür. IMF kapısında bekleyen bir Türkiye’den bugün kendi kararını kendi veren, masada da, sahada da güçlü duran bir Türkiye’ye geldik. Gazze’de yaşanan soykırımın BM kürsüsündeki en gür sesi yine Cumhurbaşkanımız oldu. ‘Dünya beşten büyüktür’ çağrısı işte bu onurlu duruşun evrensel bir manifestosudur. Bu, cümlelerden bir cümle değil, insanlık vicdanına sahip çıkmanın destanıdır. Bugün savunma sanayimizde yerlilik oranı yüzde 80’leri aştıysa, SİHA’larımız, İHA’larımız göklerde destan yazıyorsa, TCG Anadolu, mavilikleri yara yara ilerliyorsa, KAAN,’ımız, Gökbey’imizin sesleri semalarda yankılanıyorsa, Altay tankı bastığımız yerleri titretiyorsa, İşte tüm bu başarılar yüksek vizyonun ve güçlü bir iradenin eseridir. Milletine sevdalı bir liderin, davasına inanmış bir kadronun eseridir. Yolumuz açık, istikametimiz nettir. Büyük ve Güçlü Türkiye" dedi. "Terör tehdidinin tamamen sıfırlandığı, vatan toprağında güvenliğin ve huzurun egemen olduğu bir Türkiye’yi, hep birlikte inşa ediyoruz" Konuşmasında ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine de vurgu yapan Ali Yerlikaya, "Kardeşlerim, biz bu yolda yürürken 2 bin 200 yıllık devlet geleneğimizin tecrübesini ve bin yıllık Anadolu hakimiyetimizin vicdanını taşıdık. Devlet aklıyla milletimizin irfanını buluşturduk. Birlikten asla vazgeçmedik. Beraberlikten asla taviz vermedik. Kardeşliğimizi her şeyin üzerinde tuttuk. Çünkü bizler biliriz ki bu toprakları ayakta tutan sütun, kardeşliktir. Türk’üyle, Kürt’üyle aynı sofrada oturan, aynı bayrağın gölgesinde cem olmuş büyük bir milletiz. Bu gücümüzden, kardeşliğimizden rahatsız olanlar oldu. Yarım asırdır milletimizin başına musallat olan, terör belasını taşeron olarak kullananlar oldu. Ama hamdolsun, kararlılığımız sonuç verdi. Bugün bir dönemin kapandığını görüyoruz. Türkiye, "Terörsüz Türkiye" hedefine doğru hızla ilerliyor. Terör tehdidinin tamamen sıfırlandığı, vatan toprağının her karışında güvenliğin ve huzurun egemen olduğu bir Türkiye’yi, inşallah hep birlikte inşa ediyoruz. Cumhurbaşkanımızın da ifade ettikleri gibi, birbirimize her zamankinden daha sıkı kenetlenerek, kardeşliğimizi perçinleyerek, özellikle farklılıklar yerine müşterek noktalara odaklanarak bu hedefimize hep beraber vasıl olacağız. Buna kararlıyız. Yolumuz açık, irademiz sağlam. İnşallah, bu ülkenin gök kubbesi altında artık sadece umutlar ve hayaller büyüyecek. Unutmayalım terörü dize getiren en büyük irade şehitlerimizin ve gazilerimizin fedakârlığıdır. Bu vesileyle, aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyorum. Kahraman gazilerimize sağlık, afiyet ve uzun ömürler diliyorum. Onların emaneti başımızın tacıdır. Onların hatırası yolumuza ışıktır" ifadelerini kullandı. "2002’den bugüne Kilis’e 33 milyar TL’yi aşan yatırım kazandırdık" Kilis’e yapılan yatırımlarla ilgili de bilgi veren Bakan Yerlikaya, "AK Parti gücünü milletten alır; şiarımız bellidir. Halka hizmet, Hakk’a hizmettir. Bu inançla Edirne’den Hakkâri’ye, Hatay’dan Sinop’a, vatanın her köşesine eserler kazandırdık. Yol yaptık, tünellerle dağları deldik, hastanelerle şifa kapıları açtık, üniversitelerle gençliğimize ufuk verdik. Kilis’te de bu anlayışla çalıştık, çalışıyoruz. 2002’den bugüne Kilis’e 33 milyar TL’yi aşan yatırım kazandırdık. Eğitimden sağlığa, altyapıdan sosyal desteklere uzanan geniş bir yelpazede, bu güzel şehrin yükünü hafifleten, çehresini güzelleştiren adımlar attık. Bu yatırımların 1 milyar 316 milyon Lirası doğrudan İçişleri Bakanlığımıza aitti. Vatandaşımıza güvenli, saygın ve hızlı hizmet için çalıştık, Çalışmaya da devam ediyoruz" şeklinde konuştu. "Yeni trafik kanunu onayladığında direksiyon başına geçen herkes daha sorumlu davranacak" Bakanlık olarak yaptıkları operasyonlarla ilgili konuşan ve özellikle trafik güvenliği konusunda ciddi adımlar atacaklarını açıklayan Bakan Yerlikaya, "Asayiş olaylarıyla, organize suç çeteleriyle, zehir tacirleriyle mücadelemizi, amansız bir şekilde sürdürüyoruz. Çocuklarımızı, gençlerimizi, ailelerimizi, geleceğimizi koruyoruz. Okul önlerinde, mahalle aralarında, siber âlemde, sınır hatlarında, her yerde biz varız. Bakanlık olarak çok önemli bir görevimiz daha var, trafik güvenliği. 2024 yılında 6 bin 351 canımızı trafik kazalarında kaybettik. Binlerce ocağa ateş düştü. Evlatlarımız öksüz, yetim kaldı. Anneler babalar evlat acısıyla yandı. Açıkça ifade ediyorum, buna göz yumamayız. Biz hiçbir canımızı yolda bulmadık ki, yolda kaybedelim. Trafik kültürünün oluşması, cezalarda caydırıcılığın ilkesinin sağlanması için, AK Parti grubumuz, ’Yeni Trafik Kanunu Teklifi’ hazırladı. Gazi Meclisimiz bu kanunu onayladığında direksiyon başına geçen herkes daha sorumlu davranacak. Yolda makas atamayacak, drift yapamayacak, keyfine göre yolu kapatamayacak. Kırmızı ışık ihlali yapmadan, hız sınırını aşmadan önce bir kez daha düşünecek" dedi. "Sadece ’dur’ ihtarına uyulmadığı için 9 şehidimiz var, 29 can kaybımız var, trafik kültürü oluşturmak zorundayız" Son yıllarda yaşanan kazalar sonucu çok sayıda can kaybı yaşandığı ve 9 personelin şehit olduğunu belirten Yerlikaya, "Size bir örnek vereyim, trafikte polisimizin, jandarmamızın ’dur’ ihtarına uymadığı için son 6 yılda kaç şehidimiz var biliyor musunuz? 9 şehidimiz, 16 da gazimiz var. Yine son 6 yılda, sadece ’dur’ ihtarına uyulmadığı için 29 can kaybımız, bin 955 de yaralımız var. Peki cezası ne kadar bu ihlalin? 2 bin 167 TL. 2024 yılında, ’dur’ ihtarına uyulmadığı için uygulanan cezai işlem sayısı kaç biliyor musunuz? 310 bin 744. Ama yeni trafik kanunu teklifi yasalaşınca ’dur’ ihtarına uymayan sürücünün ehliyeti 60 gün süreyle geri alınacak, aracı 60 gün trafikten men edilecek ve 200 bin TL de para cezası ödeyecek. Biz, bu trafik kültürü oluşturmak zorundayız. Çocuklarımız için, geleceğimiz için ve trafikte güvenliği sağlamak için" dedi. "Polis ve jandarmamızın onurunun çiğnenmesine asla müsaade edemeyiz" Özellikle trafikte polis ve jandarma ekiplerine yönelik mukavemetlere müsamaha göstermeyeceklerini de vurgulayan Bakan Ali Yerlikaya, "Vefakar polisimiz, jandarmamız, bayram demeden, yaz kış demeden görevlerini ifa ediyor. Allah hepsinden razı olsun. Önceki gün Aksaray’da bir olay meydana geldi. Alkollü bir sürücü, bir araca arkadan çarptı. Kimliğini isteyen polisimize, o sürücü, yanındaki alkollü kişilerle bir olup onlara mukavemet göstermeye kalktı. Bakın, Kilis’ten bir kez daha ilan ediyorum, polisimiz, jandarmamız, sahil güvenliğimiz bu milletin evlatlarıdır. Onların her biri, vatanımızın dört bir köşesinde, gecenin karanlığında, yağmurun, soğuğun altında vazifelerinin başındalar. Onlara el kaldırmak, yalnızca polisimize değil, milletimizin onuruna el kaldırmaktır. Milletimize hizmet eden hiçbir evladımızın onurunun çiğnenmesine asla müsaade edemeyiz" ifadelerine yer verdi. "8 Aralık’tan bu güne gönüllü geri dönüş yapan Suriyeli sayısı 550 bin oldu, toplam rakam ise 1 milyon 290 bine ulaştı" Suriye’ye geri dönüşlerle ilgili son verileri de paylaşan Bakan Yerlikaya, "8 Aralık’ta Esed zulmünün sona ermesinin üzerinden 1 yıl geçecek. 8 Aralık’tan bu güne, ilk kez size söylüyorum, gönüllü geri dönüş yapan Suriyeli kardeşlerimizin sayısı 550 bin oldu. 2016 yılından bugüne ’gönüllü, güvenli, onurlu ve düzenli’ dönüş yapan Suriyelilerin sayısı da 1 milyon 290 bine ulaştı" diye konuştu.
AK Parti’li Kasapoğlu: "Türkiye’nin tüm imkanları, tüm evlatlarınındır"
01 Kasım 2025 Cumartesi - 14:31 AK Parti’li Kasapoğlu: "Türkiye’nin tüm imkanları, tüm evlatlarınındır" Türkiye Büyük Millet Meclisi Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu, engelli bireylerin toplumsal yaşama katılımını güçlendirmek, yerel düzeyde çözüm önerilerini sahadan dinlemek ve yerelde uygulanabilir politika önerileri geliştirmek amacıyla başlattığı bölgesel istişare toplantılarının Karadeniz etabını Trabzon’da gerçekleştirdi. Komisyon Başkanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu başkanlığında düzenlenen toplantıya, komisyon üyesi milletvekilleri, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, yerel yönetimler, üniversiteler, sivil toplum örgütleri, engelli bireyler ve aileleri katıldı. Hamamizade İhsan Bey Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen toplantıda konuşan Komisyon Başkanı Dr. Kasapoğlu, "Bizim için engellilik politikası; masadan değil, sahadan konuşulması gereken bir alandır. Doğru politikaları önermenin yolu hanelerden, okullardan, atölyelerden ve hayatın içinden geçer." sözleriyle Komisyonun saha odaklı yaklaşımını vurgu yaptı. Kasapoğlu, bölgesel toplantıların yalnızca bir istişare değil, birlikte tasarlama süreci olduğunu belirterek şunları söyledi: "Yerelden genele giden yol, sahadan geçen yoldur. Bugün burada konuşulan her cümle, bu raporun ana malzemelerini oluşturuyor. Amacımız sadece bir rapor yazmak değil; erişilebilir ve kapsayıcı bir Türkiye’yi daha da güçlendirmektir." Komisyon Başkanı Kasapoğlu, eğitimden istihdama, sağlıktan erişilebilirliğe, kültür-sanattan spora kadar uzanan bütüncül bir vizyonla çalıştıklarını belirterek, "Engel dediğimiz şey çoğu zaman insanın önüne değil, toplumun önüne konur. Bizim görevimiz o engeli sistemden, mekandan, dilden ve alışkanlıklardan temizlemek" ifadelerini kullandı. Kasapoğlu konuşmasını şu ifadelerle tamamladı: "Bizim sözümüz net: Hiç kimse, hiçbir şehir, hiçbir birey, hiçbir hayal dışarıda kalmayacak. Türkiye’nin tüm imkanları, tüm evlatlarınındır. Bugün Trabzon’da başlayan bu diyalog, yarın Türkiye’nin dört bir yanında karşılığını bulacak". Toplantıda erişilebilirlik, özel eğitim, sosyal destek, istihdam, sağlık, kültür, sanat ve spor politikaları masaya yatırıldı. Komisyon, engelli bireylerin yalnızca "desteklenen" değil, "toplumu destekleyen bireyler" haline gelmesini hedefleyen bir anlayışla önerilerini sahadan topluyor. Komisyon heyeti, toplantından önce özel eğitim kurumları, araştırma ve rehabilitasyon merkezleri ve yerel yönetimlerin engelsiz yaşam projelerini yerinde inceledi.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Deprem bölgesinde 2 bin 591 ceza davası açıldı"
01 Kasım 2025 Cumartesi - 14:14 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Deprem bölgesinde 2 bin 591 ceza davası açıldı" Kahramanmaraş’ta düzenlenen Deprem Bölgesi Değerlendirme Toplantısı’nda konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç,11 ilde 2 bin 591 ceza davası, 64 bin 663 hukuk davası ve 116 bin 696 idari dava açıldığını söyledi. 6 Şubat depremlerinden etkilenen ve 11 ili kapsayan, ’Deprem Bölgesi Değerlendirme Toplantısı’ düzenlendi. Toplantıda konuşan Adalet Bakanı Tunç, "Şu anda devam eden soruşturmaların yargılama aşamasına büyük ölçüde geçildi. Şu an ilk derece yargılamalar daha çok yoğun. Artık istinafa da intikal etmeye başladı. Sonrasında Yargıtay’ın huzuruna da gelecek. Tabi burada uygulama birliği çok önemli. Çok sayıda farklı mahkemelerimiz var. 11 vilayetimizde farklı mahkemelerden farklı kararlar çıktığında bu da adalete olan güveni sarsacaktır. Bu nedenle bir görüş birliğine varılmış olması ve uygulamada özellikle temyiz aşamasına varacağı kadar geçecek sürede ve temyizle birlikte zaten karar oluştuğunda bu süreç içerisinde mağduriyetlerin olmaması bakımından bir değerlendirme toplantısına ihtiyaç olduğu kararına varmıştık. Bu kapsamda da bunun Kahramanmaraş’ta yapılmasını ve gelinen 2,5 yıllık süreci değerlendirmek istedik" dedi. "2 bin 591 ceza davası açıldı" Konuşmasını sürdüren Bakan Tunç, "Bu kapsamda, 2 bin 380 kişi hakkında 11 vilayetimizde depremle ilgili ceza soruşturması açılmıştı. Şu anda 148 tutuklu, 60 hüküm özlü, 208 kişi tutuklu durumda. Halihazırda 837 soruşturma var. 2 bin 591 ceza davası açılmış durumda. Davalar devam ediyor. 986 kişi hakkında da adli kontrol kararı verilmişti. Bir yandan cezaevi yargılamaları sürerken diğer yandan da idari yargı ile ilgili süreçler de aksamadan devam ediyor. İdari yargı ile ilgili şu ana kadar bölgede 116 bin 696 dava açıldı. 83 bin 321 davada ilk derecede karar verildi. 26 bin 493’ü istinafa intikal etti. 19 bin 592’si bölge idare mahkemesinde istinafta karara bağlandı. 40 bin 270 derdest dosya bulunuyor idari yargıda. Ağır hasar tespiti ve yıkım kararlarına karşı 43 bin 365 dava açıldı. 39 bin 769 karar verildi. Yani yüzde 92’si karara bağlandı. İptal kararı verilen 18 bin 151 bina var. Bu da yaklaşık 150 bin bağımsız bölümün yıkımdan kurtulduğunu gösteriyor" ifadelerini kullandı. ’Hukuk davalarıyla ilgili 64 bin 663 dosya açıldı’ Hukuk davalarıyla ilgili de rakamları da paylaşan Bakan Tunç, "Bugüne kadar 64 bin 663 dava açıldı. 57 bin 574 ilk derece davası, 7 bin 711 istinafta, 2 bin 491’i karara bağlandı, 5 bin 520’si de bölge adliye mahkemesinde devam ediyor. Toplam derdest dosya sayısı 12 bin 609 hukuk davaları bakımından. Bu süreçleri hızlandırmak için de Hakimler ve Savcılar Kurulu ve Adalet Bakanlığı olarak bölgede yeni mahkemelerin kurulması gerekiyordu. Bu konuda da hem bakanlık olarak hem de HSK olarak elimizi çabuk tuttuk. 153 yeni mahkeme ilk etapta kurulmasını sağladık. Sonrasında 654 adli, 28 idari olmak üzere toplam 682 ilk derece mahkemesinin bölgede kurulmasını sağladık. Bunların büyük bir bölümü de faaliyete geçti" diye konuştu. ’Farklı bilirkişi raporları farklı sonuçlara yol açabiliyor’ Bakan Tunç, bilirkişi raporları arasında farklılıklar bulunduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: "Yargı mensuplarımızdan gelen öneriler var. Özellikle ceza soruşturmalarından, bilirkişi raporlarından kaynaklanan farklılıklar var. Çünkü bu dosyalar farklı illerde farklı üniversitelere gittiler. Üniversitelerimizin verdiği raporlar arasında farklı görüşler olduğunu da görüyoruz. Bu farklı görüşler yargılama neticesinde farklı sonuçlara yol açabiliyor. Bu nedenle birliği sağlamak ve hakkaniyetli, adaletli bir sonuca ulaşmak gerekir. Konu çok boyutlu. Yarım asır önce yapılan binalar, deprem yönetmelikleri, eski mevzuatlar var. Bu karmaşık yapıda adaletli bir yargılama çok önemli." ’Uygulama birliği adaletin sağlanması için çok önemli’ Sözlerini sürdüren Tunç, "Yargılanan, özellikle bu depremde kusuru olanlar elbette adalet önünde hesap verecek. Ancak yargılama sürecinin adil ve hakkaniyetli olması çok önemli. Mağduriyetlere neden olmadan hakkaniyeti, adil bir sonuca vararak ceza soruşturmalarında en sağlıklı kararlara ulaşmak hedefimiz. Bu kararların istinaf ve Yargıtay denetiminde ictihat birliği oluşturacağını düşünüyoruz. Buradan çıkan sonuçlar çok önemli. Uygulama sorunlarıyla ilgili dile getireceğiniz hususlar çok değerli olacak. Bunlar masaya yatırılacak. Mevzuat veya kanundan kaynaklanan sıkıntılar varsa, bunların kanun teklifi taslakları hazırlanarak milletvekillerimize arz edilecek" şeklinde konuştu. Toplantıya Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un yanı sıra milletvekilleri, depremin merkezi Kahramanmaraş’ın yanı sıra Diyarbakır, Elazığ, Adana, Osmaniye, Adıyaman, Malatya, Şanlıurfa, Hatay, Gaziantep ve Kilis’ten yargı mensupları, kaymakamlar, hakimler ve savcılar katıldı.
MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman: "Terörsüz Türkiye taviz süreci değildir"
01 Kasım 2025 Cumartesi - 13:28 MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman: "Terörsüz Türkiye taviz süreci değildir" MHP Genel Sekteri İsmet Büyükataman MHP Bursa İl Başkanlığı’nda basın mensupları ile bir araya geldi. Terörsüz Türkiye sürecine dair açıklamalarda bulunan Büyükataman, süreci baltalamak için algı operasyonu yönetenlere "Milliyetçi Hareket Partisi’nin olduğu yerde terörle müzakere değil mücadele olduğunu milletimiz gayet iyi bilmektedir" dedi. MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman "Hayırlı Günler Komşum" ziyaretleri ve "Derdiniz Derdimizdir" sohbet programları çerçevesinde Bursa’da basın mensuplarıyla bir araya geldi. Terörsüz Türkiye gündemi üzerine açıklamalarda bulunan Büyükataman, süreci baltalamak ve algı operasyonu yapmak isteyenlere "Milliyetçi Hareket Partisi’nin olduğu yerde terörle müzakere değil mücadele vardır" ifadelerini kullandı. MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, "Terörsüz Türkiye İçin Millî Birlik ve Dayanışma Buluşmaları" toplantılarının 81 ilde gerçekleştirilmesinin ardından son bulduğunu ve sürece yönelik algı operasyonlarını bertaraf ettiklerini kaydetti. Vatandaşın sıkıntılarını dinlemek için MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin talimatlarıyla "Hayırlı Günler Komşum" ziyaretleri ve "Derdiniz Derdimizdir" sohbetlerinin devam edeceğini belirten Büyükataman, "Milliyetçi Hareket Partisi olarak her zaman aziz milletimizin yanında olan bir siyaset anlayışını benimsiyoruz. Bizler günü birlik siyasi menfaatler için değil aziz milletimizin huzuru, refahı ve güvenliği için mücadele ediyoruz. Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin Türk siyasetine örnek teşkil eden "Önce Ülkem Ve Milletim Sonra Partim Ve Ben" düsturuyla her şeyden önce Türkiye ve Türk milleti diyoruz. Her vatandaşımıza ulaşıyor, her insanımızın derdiyle dertlenip çözüm üretmeye çalışıyor, aziz milletimizden hiçbir zaman kopmuyoruz. Milliyetçi Hareket Partisi olarak iç ve dış gelişmeleri de dikkatle takip ediyoruz. Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerimize kararlı adımlarla yürürken iç cephemizin daha da sağlamlaşması için sadece elimizi değil gövdemizi taşın altına koymaktan çekinmiyoruz. Bu anlamda Milliyetçi Hareket Partisi olarak 9 Ağustos 2025 tarihinde başlattığımız "Terörsüz Türkiye İçin Millî Birlik ve Dayanışma Buluşmaları" 27 Eylül 2025’te başarılı bir şekilde son bulmuştur. Bu toplantılar, 9 ayrı bölgede 81 ilimizi kapsayacak şekilde gerçekleştirilmiş, Terörsüz Türkiye hedefimiz anlatılmış ve bu süreçte yapılan algı operasyonları, karalama kampanyaları bertaraf edilmiştir. Sivil toplum kuruluşları, mesleki örgütler, muhtarlarımız, yöre insanlarımızla görüşmeler sağlanmış ve son derece olumlu geri dönüşler alınmıştır. Aziz milletimizin bu toplantılara gösterdiği yoğun ilgi ve yüksek katılım bir defa daha partimizin Türk milletinin gönlündeki tartışmasız yerini göstermiştir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak önümüzdeki süreçte de vatandaşlarımızla buluşmalarımız devam edecektir. Bu doğrultuda aziz milletimizin tasasını dinlemek, kaygısını anlamak, sıkıntılarını paylaşmak için; Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin talimatlarıyla "Hayırlı Günler Komşum" ziyaretlerimizi ve "Derdiniz Derdimizdir" sohbetlerimizi bütün il ve ilçelerimizi kapsayacak şekilde başlatmış bulunmaktayız. Sohbet ve ziyaret programlarımızda Terörsüz Türkiye hedefimiz başta olmak üzere; ekonomiden, toplumsal sorunlara ve dar gelirli vatandaşlarımızın sıkıntılarına kadar "Dinlemedik dert Paylaşılmadık sorun Kalmayacak" ve sorunların çözümü için Milliyetçi Hareket Partisi var gücüyle çalışmaya devam edecektir" diye konuştu. "Terörsüz Türkiye, Türk milletinin zırhı olacak bir stratejidir" Terörsüz Türkiye ile birlikte sadece yurt içi değil Akdeniz’den Ege’ye, Balkanlar’dan Kafkas’lara kadar Türk Milleti’nin çıkarlarının korunacağını söyleyen Büyükataman, "Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin 1 Ekim 2024 tarihinde toplumsal uzlaşıya, milli birliğimize ve bin yıllık kardeşliğimize el uzatarak attığı tarihi adım, Terörsüz Türkiye adıyla bir devlet politikasına dönüşmüştür. Terörsüz Türkiye, küresel emperyalist komploların ve Siyonist emellerin tasfiyesini sağlayacak milli bir duruş olmakla birlikte, Cumhuriyet tarihimizin en stratejik hedefidir. Yaptığımız hiçbir hamle boşuna değildir, yaklaşık bir yıl gibi bir süre içerisinde bölücü terör örgütü kendini ön şartsız bir şekilde feshetmiştir. Elbette 41 yılı bulan bölücü terör sorununun bir günde çözümünü beklemiyoruz. Fakat gelinen nokta ve elde edilen somut kazanımlar son derece önemlidir. Türkiye Cumhuriyeti meselenin sahibidir ve yetkili tüm kurumlarıyla süreci yönetmektedir. Büyük Türk milleti, Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’ye ve Milliyetçi Hareket Partisi’ne olan güvenini göstermiş, terörsüz Türkiye hedefini sahiplenmiştir. Terörsüz Türkiye, yalnızca ülkemizde değil bölgemizde de barış ve istikrar umutlarını arttırmıştır. Umutları arttırdığı gibi Soykırımcı İsrail’in de hesaplarını bozmuştur. İsrail; Suriye’de filizlenen istikrara ve bütünlüğe engel olmak için SGD/PYD’yi kışkırtarak Terörsüz Türkiye hedefimize açıkça saldırmaktadır. Bu aşamada Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması, siyasi istikrarının sağlanması ve SGD/YPG gibi ayrılıkçı unsurların silah bırakıp Şam hükümetine entegre olması son derecede önemlidir. Suriye’nin siyasi ve toprak bütünlüğüyle egemen bağımsızlığı Türkiye Cumhuriyeti’nin ihmal etmeyeceği politik ve diplomatik görüşüdür. İşte bu yüzden Terörsüz Türkiye hedefimiz bölgemizde yaşanan gelişmelerden ayrı düşünülmemelidir. Terörsüz Türkiye, yalnızca yurt içinde değil tüm bölgemizde istikrarı sağlayacak, Akdeniz ve Egede ’ki çıkarlarımızı koruyacak, Balkanlardan Kafkaslara Türk milletinin zırhı olacak bir stratejidir. Türkiye Cumhuriyeti hem içerde hem de dışarda terörün kökünü kazımaya kararlıdır. Elinde silah olanlara, terörü bir araç olarak kullananlara fırsat verilmeyecek, terörle mücadelemiz tavizsiz bir şekilde devam edecektir" dedi. "Terörsüz Türkiye taviz süreci değildir" Terörsüz Türkiye’nin bir müzakere değil, mücadele süreci olduğunu belirten Büyükataman, "Terörsüz Türkiye hedefinden rahatsız olan, iftiralarla ve olmadık algı operasyonlarıyla partimize saldıran çevreler tarihi bir yanlışın içerisindedir. Ne yazık ki, CHP ve İP Siyonizm’in çarkını döndürmekte, emperyalist tezgâha figüranlık yapmaktadırlar. Bir yanda yolsuzluk batağında çırpınan CHP Terörsüz Türkiye konusunu istismar etmeye kalkarken, diğer yanda siyasi duruşu şaibeli olan İP bu tarihi hedefe yalanlarla saldırmaktadır. Şükürler olsun ki; fitne aşılamak için pusuda bekleyen emperyalizm ve yerli işbirlikçileri aziz milletimizin üstün ferasetine takılmıştır. Büyük Türk milleti, Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı etrafında kenetleniştir. Bizim çizgimiz nettir, teröre taviz yoktur, silahların gölgesinde siyaset yapma çabalarına müsamaha gösterilmeyecektir. Terörsüz Türkiye, bir taviz süreci, al-ver pazarlığı değildir. Milliyetçi Hareket Partisi’nin olduğu yerde terörle müzakere değil mücadele olduğunu milletimiz gayet iyi bilmektedir. Şehitlerimiz ve gazilerimiz bölücü terörün son bulmasında asıl payın sahibidir ve destansı mücadeleleri unutulmayacağı gibi bu mücadeleye gölge düşürülmesine de asla izin verilmeyecektir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu değerleriyle Türk milletinin birliğini, dirliğini ve dayanışma azmini kıracak hiçbir dayatma veya teklifin geçerliliği yoktur. Anayasal Vatandaşlık ezberiyle Türklüğü etnik yapıya indirgeyerek anayasadan tasfiye emeli olmayacak duaya âmin demekten farksızdır. Anayasanın 66. Maddesiyle ilgili polemik yapmak, zemin yoklamak, kara propagandaya girişmek abesle iştigaldir ve sonu da hüsrandır. Milletimizin adı Türk milletidir. Devletimiz Türkiye Cumhuriyeti devletidir. Türkiye Devleti ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Terörsüz Türkiye hedefimiz bu ebedi bütünlüğü korumak ve yeni yüzyılda bütün yönleriyle güvenceye kavuşturmaktır. Cumhur İttifakı, Türkiye’nin egemenlik hukukunu, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesini zayıflatacak hiçbir yanlışa müsaade etmeyecektir" şeklinde konuştu. "MHP tüm vatandaşları ‘Türk Milleti’ tanımı ile kucaklamaktadır" Milliyetçi Hareket Partisi’nin Türkiye’de yaşayan tüm vatandaşları ‘Türk Milleti’ tanımı kucakladıklarını ve Türkiye’nin 2’inci yüzyılına Türk mührü vurulacağını kaydeden Büyükataman, "Terörsüz Türkiye milli güvenliğimiz açısından son derece önemli bir hedef olmasının yanında sosyal barışın ve toplumsal mutabakatın sağlanması açısından da büyük rol oynamaktadır. Türk ile Kürt arasına saçılmak istenen emperyalizm menşeli nifak tohumları ve ayrılıkçı emeller Terörsüz Türkiye" hedefi ile yok edilecektir. Türkiye Cumhuriyeti devletini, Türk milletinin birlikte yaşama ülküsü ve aynı kaderi paylaşma iradesi kurmuştur. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları Türk milletinin eşit ve saygın fertleridir. Biz, Türk’üyle Kürdü’yle, Alevi’siyle Sünni’siyle hep birlikte Türkiye’yiz, hepimiz Türk milletiyiz. Milliyetçi Hareket Partisi, bu anlayışla ülkemizde yaşayan her vatandaşımızı "Türk milleti" tanımı içinde kucaklamaktadır. Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin de ifade ettiği gibi; Yeni yüzyılın ikinci yılında "Terörsüz Türkiye" gaye ve gayretiyle ayağımıza vurulan emperyalist prangalar kırılacak, ezeli ve ebedi kardeşliğimiz ortak kader mizanında iyice billurlaşıp ayrılmaz bütün haline gelecektir’. Terörün son bulmasıyla, Türkiye’nin yaklaşık 40 yıldır terörle mücadeleye ayırmak zorunda kaldığı bütçe ülkemizin kalkınmasına aktarılacak, yeni yatırımlarla ekonomimiz bir nefes alacaktır. Ekonomik ve Sosyal kalkınmamızla birlikte Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerimize daha güçlü adımlarla ilerlememizin yolu açılacaktır. Aziz milletimizi hak ettiği refaha ve huzura kavuşturmanın, yeni yüzyıla Türkiye Cumhuriyeti’nin ismini altın harflerle yazdırmanın zamanı gelmiştir. Terörsüz Türkiye hedefinin gerçekleşmesiyle beraber, ülkemiz yeni yüzyıla Türk mührünü vuracaktır. Cumhur İttifakı ve Milliyetçi Hareket Partisi her türlü ihanetin, bölücü terörün kökünü kazıyacak, Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerimizi mutlaka başarıya ulaştıracaktır" ifadelerini kullandı.
Gazze ve Filistin halkı için koştular
01 Kasım 2025 Cumartesi - 12:51 Gazze ve Filistin halkı için koştular Bursa’da Ak Parti Gençlik kolları tarafından mazlum Gazze ve Filistin halkı için "Bir adım Bir Umut Koşusu" düzenledi. Yarışa katılacak sporcu sayısı kadar Gazze’deki masum çocuklar için yemek bağışı yapılacağı belirtildi. Ak Parti İl ve İlçe yöneticileri ile bazı Ak Parti Belediye başkanları ile 17 ilçeden 270 kişinin katıldığı Bir adım Bir Umut Koşusu Erdem Saker Botanit Parkında yapıldı. Pelikanlı gölün hemen yanından verilen startın ardından sporcular botanik park içerisinde oluşturulan 5 kilometrelik parkuru 2 tur koştuktan sonra bitiş noktasına ulaştılar. Koşu öncesi açıklama yapan AK Parti İl Gençlik Kolları Başkanı Furkan Akın, "Bir Adım, Bin Umut" sloganıyla Bursa’dan Gazze’ye bir ses olmak için toplandıklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Gazze’deki zulme karşı gösterdiği kararlı duruşa Bursa’dan destek olmak istediklerini belirten Akın, "Bugün bu organizasyona katılan kişi sayısı kadar öğün, tarafımızca Gazze’ye yemek bağışında bulunulacak. Buradan Bursa’nın 17 ilçesinden gelen genç kardeşlerimizle bir mesaj vermek, Gazze’ye umut olmak istedik. Burada 270 kişi koşu alanında yarışa katılarak, bizlere eşlik ediyor. Gazze’deki zulüm bitene kadar, oradaki mazlumlar özgürlüğe kavuşana kadar, zulmün sona erdiği son güne kadar bizler, Türkiye’den, Gazze’ye ses, umut olmaya devam edeceğiz. İnşallah bu kararlı mücadele, bir gün oradaki mazlumların hürriyetiyle sonuçlanacak" diye konuştu. Etkinliğe gençlik kolları üyelerinin yanısıra, Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, Ak Parti Bursa İl Başkan Yardımcısı Kamil Bayramiç, Ak Parti Osmangazi İlçe Başkanı Adnan Kurtuluş, Mudanya İlçe Başkanı Arif Bayrak da katıldı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: "Gazze’deki insani katliamı bitirmemiz gerekiyor, barış için ön cephelerde olmaya devam edeceğiz"
01 Kasım 2025 Cumartesi - 12:24 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: "Gazze’deki insani katliamı bitirmemiz gerekiyor, barış için ön cephelerde olmaya devam edeceğiz" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstanbul’da TRT World Forum kapsamında düzenlenen panelde konuştu. Bakan Fidan, "Gazze’deki insani katliamı bitirmemiz gerekiyor. Ateşkesin kendisi tek başına çözüm değil. Bölgede barış iki devletli çözümün farkına varılmasıyla olur. Bununla birlikte Gazze’nin Filistinliler tarafından yönetilmesi gerektiğini görmeliyiz ve süreci dikkatli bir şekilde ilerletmeliyiz. Türkiye diplomasi ve diyaloga açık olmaya devam edecek. Böylelikle daha dengeli ve daha temsili yüksek bir düzen kurulacak. Barış için ön cephelerde olmaya devam edeceğiz" dedi. ‘Diyaloğa ve çok yönlülüğe açığız’ Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstanbul’da düzenlenen TRT World Forum’a katıldı. Program kapsamında düzenlenen panelde konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Şu anki uluslararası sistemin tanımına bakacak olursak ve tek bir kelimeyle anlatacak olursak bu kelime kesinlikle belirsizlik olur. Halihazırda olan dengeler değişiyor ve parametreler belirsiz bir şekilde büyüyor. Küresel devletler de artık fonksiyonelliğini kaybediyor. Bölgesel stabiliteyi koruyacak olan kurumlar da bu hızla birlikte çalışamıyorlar ve kompleks krizlerle başa çıkamıyorlar. Küresel düzende uluslararası kurumlara güven sağlamamız gerekiyor. Bu da tekrardan insanları çok kutupluluğa doğru itiyor. Bizim vizyonumuz açık. Kurumlarla birlikteyiz, diyaloğa ve çok yönlülüğe açığız. Bu zorlu zamanlarda ortak güvenlik ve geleceğin refahı için birliği bir arada tutmak istiyoruz. Kolektif aksiyonlarla, paylaşılan sorumluluklarla ve stratejik öngörülerle birlikte ilerleyebiliriz. İlk olarak güçlü bir uluslararası sisteme ihtiyacımız var. Bunu başarmak için de sistemi tekrardan yapılandırmalıyız. Birleşmiş Milletler‘in verimliliğini artırmamız gerekiyor. Günümüzde kuralların olmamasından dolayı zorluk çekmiyoruz, uygulamaların eşit olmamasından dolayı sorun yaşıyoruz" ifadelerini kullandı. Türkiye daha demokratik şekilde ilerlemek istediğini ifade eden Bakan Fidan, "Adaletli bir şekilde bizim temsilcilere ihtiyacımız var. Yeni etkiler ve yeni güçler artıyor. Yeni hiyerarşiler tekrardan tanımlanıyor. Burada hala uluslararası düzenin dengesini aradığını görüyoruz. Yeni yönlü iş birliklerine ve kurumlara ihtiyacımız var. Türkiye bunu daha çeşitli bir şekilde sunmak için ve küresel bir şekilde katılım sağlamak için çok çalışıyor. Daha güçlü ve fonksiyonel bir uluslararası düzeni biz bölgesel sahiplikle sağlayabiliriz. Bu temeli kuracaktır, genelde bölgesel problemlerle karşılaşıyoruz ve bu durumlarda uluslararası çözüme ihtiyaç duyuluyor. Mesela Balkanlar’da, komşular arasındaki ikili ve çok yönlü diyalogu destekledik; bir arabulucu yolu bulduk. Normalizasyona yardımcı olduk. Kapsayıcı platformlarda bölgemizin stabilitesi için çalışıyoruz ve partnerlerimizle birlikte güvenlik ve insani sorunları aşıyoruz. Türkiye’nin durumuna bakacak olursanız sizin de tanıklık edebileceğiniz gibi iş birliklerimizi artırıyoruz. Afrika’da da tekrar iş birliklerimizi geliştiriyoruz ve iki taraf için de kârlı oldu. Bütün bu örnekler aynı kapıya çıkıyor. Stabilite tek başına yapılamaz. Bizim buna şekil vermemiz gerekir ve güvene ihtiyacımız var" şeklinde konuştu. ‘Gazze’deki insani katliamı bitirmemiz gerekiyor’ Uluslar barış ve refah için kendi sorumluluklarını bölgelerinde kabul ettikleri zaman küresel düzen de bunu takip etmek durumunda kalacaklarını aktaran Bakan Fidan, "Eğer bu olmazsa insanların acı çektiğini görüyoruz, Orta Doğu’da da durum bu şekilde. Gazze’de bunun en trajik sonuçlarını gördük. Cumhurbaşkanı Erdoğan yoğun bir diplomatik emek harcadı ve kendisi soykırımı durdurup adaleti getirmeye çalıştı. İletişim gruplarımızın katkılarıyla birlikte Gazze’deki duruma uluslararası farkındalık kazandırdık. Bu aynı zamanda kritik bir rol de oynadı, insanlar Filistin’in durumunu gördü. Burada küresel güçlerin nasıl çözüm üretebileceğini görüyoruz kendi bölgelerindeki krizlerde. Uluslararası sistemi nasıl aksiyona çağırabileceklerini görüyoruz. Yapılan tüm diyaloglarda kolektif barışın peşinden koşuyoruz. İsrail’in devam eden agresyonundan dolayı ateşkes kırılganlığını sürdürüyor. Bizim Gazze’deki insani katliamı bitirmemiz gerekiyor. Ateşkesin kendisi tek başına çözüm değil. Bölgede barış iki devletli çözümün farkına varılmasıyla olur. Bununla birlikte Gazze’nin Filistinliler tarafından yönetilmesi gerektiğini görmeliyiz ve süreci dikkatli bir şekilde ilerletmeliyiz" dedi. ‘Barış için ön cephelerde olmaya devam edeceğiz’ Barış için ön cephelerde olmaya devam edeceklerini belirten Bakan Fidan, "Sürdürülebilirlik, uluslararası kurumlarla birlikte sağlanabilir. Türkiye’nin bölgesel ve küresel barışta bir diğer katkısı ise Rusya-Ukrayna savaşının çözümü olabilir. Yapıcı diyaloglarla birlikte Türkiye tarafları İstanbul’da masaya getirdi. Görüşmelerden sonra taraflar tarafından diyalog kuruldu. Biz şuna inanıyoruz: Diplomasi, Ukrayna’daki sorunu çözmek için kritik bir rol oynuyor. Bölgesel ve uluslararası iş birliğini daha da güçlendirmek istiyoruz, bununla ilerleyebileceğimizi biliyoruz. Türkiye diplomasi ve diyaloga açık olmaya devam edecek. Böylelikle daha dengeli ve daha temsili yüksek bir düzen kurulacak. Barış için ön cephelerde olmaya devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.
Milletvekili Hatipoğlu: "Numan Kurtulmuş’a yönelik saldırgan ifadeleri kınıyorum"
01 Kasım 2025 Cumartesi - 12:01 Milletvekili Hatipoğlu: "Numan Kurtulmuş’a yönelik saldırgan ifadeleri kınıyorum" İyi Partili Erhan Usta’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş’a yönelik ifadeleriyle ilgili açıklamada bulunan AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, "Meclisimizin iradesini, geleneğini ve itibarını hedef alan bu üslup sadece Sayın Başkanımıza değil, milletin temsil makamına da yöneltilmiş açık bir saygısızlıktır" dedi. Plan ve Bütçe Komisyonu’nda İyi Partililer ile TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş arasında gerilim yaşandı. İyi Partili Erhan Usta’nın, "PKK sevdanız nereden geliyor" demesi üzerine Başkan Kurtulmuş salonu terk etti. Olay siyasi isimlerin tepkisini çekerken, Milletvekili Nebi Hatipoğlu konuyla ilgili açıklamada bulundu. Hatipoğlu’nun açıklamasında, "Yüce Meclisimizin vakarına yakışmayan, Meclis Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş’a yönelik saldırgan ve seviyesiz ifadeleri şiddetle kınıyorum. Meclisimizin iradesini, geleneğini ve itibarını hedef alan bu üslup sadece Sayın Başkanımıza değil, milletin temsil makamına da yöneltilmiş açık bir saygısızlıktır. Demokratik zeminde söz söyleyemeyenlerin, hakareti siyaset zanneden bu anlayışı milli iradeye zarar vermekten başka bir işe yaramaz. Meclis kısır kavgaların değil, milletin sözüyle şekillenen yüksek bir kurumdur. Bu gerçeği hazmedemeyenlerin her cümlesi, aslında milletin değerlerine yönelmiş bir saldırıdır" ifadeleri yer aldı.