POLİTİKA
AK Parti Teşkilatı Sakarya’da iftar sofrasında bir araya geldi 10 Mart 2026 Salı - 20:40:50 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, Sakarya’da gerçekleştirilen 3 Kademe İl Yönetimi ve 3 Kademe İlçe Başkanları Toplantısı’nın ardından parti üyeleri ile iftar programına katıldı. Sakarya’nın Serdivan ilçesinde AK Parti Sakarya İl Teşkilatı tarafından düzenlenen iftar programına katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, programda parti üyeleri ile bir araya geldi. Programa AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, AK Parti Sakarya İl Başkanı Yunus Tever, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, ilçe belediye başkanları katılırken parti üyeleri yoğun katılım gösterdi. "25 yıldır Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte zincirleri kırıyoruz" Programda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, "Siyaset, millet ve memleket için çalışmak demek. Siyaset, engelleri kaldırmak demek. CHP bu işi nasıl görüyor bilmem ama biz bu işi 25 yıldır Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte zincirleri kırıyoruz, prangaları yok edip atıyoruz. İşte siyaset budur ve bu doğrultuda siz değerli mensuplarımızı bir kez daha saygıyla selamlıyorum" dedi. "Seçimlerde Recep Tayyip Erdoğan’ı bir kez daha Cumhurbaşkanı seçeceğiz" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, "Allah’a hamdediyoruz ki mücadelemizde, yol yürüyüşümüzde Sakarya hep bizimle beraber. Recep Tayyip Erdoğan ne zaman bir desteğe ihtiyaç duyduysa en güzel ve en anlamlı neticeleri hep Sakarya’dan elde etti. Geçmişten günümüze bu kutlu davaya, mücadeleye hizmet eden, sorumluluk üstlenen herkesten Allah razı olsun. Sorumluluğumuz büyük, üzerimize aldığımız vazife tarihi önemde işte bu sofralarda bir araya geldiğimiz her toplantımızda sahada her siyasi çalışmamızda o işin kendisiyle uğraşmıyoruz. Her eli sıkarken, her haneye konuk olurken her gönüle ve zihne ulaşmaya çalışırken büyük ve güçlü Türkiye istikametinde yol yürüyüşümüz için dua ediyoruz. Her bir çalışmamızda elde ettiğimiz güçlü bereketli, samimiyetten aldığımız güç ve kararlılıkla çalışmalarımızı çok daha yüksek bir irtifada ortaya koyacağız. İnşallah 2028 yılında yapılacak seçimlerde Recep Tayyip Erdoğan’ı bir kez daha Cumhurbaşkanı seçeceğiz. Gayemiz, millete hizmet. Onun için durmadan, yorulmadan liderimizin her zaman söylediği gibi ‘Aşk ile koşan yorulmaz’ diyerek davamıza, mücadelemize dört elle sarılma vaktindeyiz" diye konuştu.
10 Mart 2026 Salı - 20:39 AK Parti Sözcüsü Çelik: "En büyük gücümüz, en büyük kuvvetimiz birliğimiz ve beraberliğimizdir" AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Dünyanın çok zor zamanlarından bir tanesindeyiz. Ülkemizi kötülüklerden korumak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. En büyük gücümüz, en büyük kuvvetimiz birliğimiz ve beraberliğimizdir" dedi. AK Parti Sözcüsü Çelik, Ankara Üniversitesi Güneş Meydanı’nda düzenlenen iftar programına katılarak, üniversite öğrencileriyle beraber iftarını yaptı. Burada konuşan Çelik, Türkiye’nin dört bir yanından eğitim almak için Ankara Üniversitesine gelen öğrencilerin birlik ve beraberlik içerisinde aynı sofranın etrafında buluşmasının çok kıymetli olduğunu söyleyerek, "Dünyanın çok zor zamanlarından bir tanesindeyiz. Savaşlar, depremler, kıtlıklar, yoksulluklar dünyanın her tarafını sarmış durumda. Bunun içerisinde ülkemizin, memleketimizin geleceğine daha güzel imzalar atmak için bu birlikteliği daha güçlü bir şekilde korumamız gerekiyor. Gazze’deki soykırımdan en son İran’a saldırıya kadar bir sürü kötülük etrafımızda kol geziyor. Hem bu kötülükle mücadele ediyoruz hem de ülkemizi bu kötülüklerden korumak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. En büyük gücümüz, en büyük kuvvetimiz birliğimiz ve beraberliğimizdir" dedi. Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar ise Türkiye’nin etrafının ateş çemberi halinde olduğunu dile getirerek, "Bizi bu ateş çemberinin dışında tutan güç birlik ve beraberliğimizdir. Tıpkı bu iftar sofrasında beraber olduğumuz gibi aynı duyguları paylaşıyoruz. Bu duygularımızı geliştirmemiz lazım" diye konuştu.
10 Mart 2026 Salı - 20:09 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Tuncer: "Türkiye dünyanın en güvenli limanlarından biridir" AK Parti Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sevilay Tuncer, Türkiye’nin bir istikrar adası ve dünyanın en güvenli limanlarından biri olduğunu söyledi. Bir dizi program için Van’a gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Sevilay Tuncer, düzenlenen "Vefa İftarı" programına katıldı. Programda partililere ve vatandaşlara hitap eden Tuncer, AK Parti’nin 24 yıllık sürecini bir ihya ve inşa süreci olarak tanımladı. Genel Başkan Yardımcısı Tuncer, "AK Parti çatısı altında yürüttüğümüz bu kutlu yürüyüş, aslında bir ihya ve inşa sürecidir. 24 yıldır şehirler kurarken, yollar açarken, köprüler inşa ederken; aynı zamanda gönül köprüleri de kurduk. Şefkati, merhameti ve vefayı ilmek ilmek ördük. Yeniden dönüşen temelleri, millet olma bilincini ve ortak duygusunu gönül sofralarına taşıdık. Çünkü biz, bir olmanın gücünden beslenen büyük bir milletiz. Kriz anlarında kenetlenen, zorluklarda omuz omuza veren bir milletiz" dedi. Farklılıkları çatışma sebebi değil, zenginlik kaynağı olarak gören bir medeniyetin evlatları olduklarını dile getiren Tuncer, "Bu milletin her bir ferdi, bu büyük yapının kilit taşıdır; her bir vatandaşımız bu ülkenin ortak hikayesinin vazgeçilmez kahramanıdır. Etrafımızda yaşanan çatışmalara ve savaşlara baktığımızda, bunun kıymetini bir kez daha anlıyoruz. Türkiye’miz bugün dünyanın istikrar adası ve en güvenli limanlarından biridir" diye konuştu.
10 Mart 2026 Salı - 20:08 DEM Parti Grup toplantısı DEM Parti Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Şimdiye kadar çok zaman kaybedildi. Ama dünya dengelerinin alt üst olduğu bu dönemde artık kaybedecek bir şey kalmadı. Türkiye bölgesel türbülansa karşı stratejik bir istikrar merkezi olabilir. Tehlike büyük ama iktidar hala küçük hesaplar peşinde" dedi. Bakırhan, partisinin grup toplantısında konuştu. Bakırhan, dünyanın gündeminin İran olduğunu söyleyerek, "İran’a saldırıların 11. günündeyiz. Ortadoğu’nun semaları neredeyse savaş uçakları ve dronlarla kaplı. Ortadoğu resmen toz duman içinde. Burada iki şey bize kendisini hatırlatıyor hatırlamak istemesek de. Dünyanın neresinde olursa olsun bir rejimi güçlü yapan şey ne füzeler ne de savaş uçaklarıdır. Bunu İran’da bir kez daha gördük. Bir devleti güçlü yapan aslında halkından almış olduğu rızadır. Halk devlete, rejime, yönetime ne kadar rıza gösteriyorsa o devletin gücü de o kadardır. İran’da rejim bir türlü bu gerçeği anlamadı. Kadınların her türlü özgürlüğünü yasakladı. Dünyanın en zengin ülkelerinden biri olmasına rağmen ekonomisini yönetemedi. Kimliklere ve inançlara özgürlük tanımadı. İkinci bir gerçek daha var. Buna aslında defalarca tanıklık ettik ama bu sefer herkesin bilinci biraz daha berraklaştı. Dış müdahalelerle bir ülkede rejimi değiştirmek o ülkeye huzur, demokrasi ve mutluluk getirmiyor. Bu savaştan çıkaracağımız çok önemli iki başlık budur. Bir ülkeye demokrasi ve refahın gelmesinin bir yolu var. Ülkenin kendi dinamikleriyle, kendi itiraz edenleriyle birlikte rejimin demokratikleşmesi ancak sağlanabilir" ifadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye sürecine değinen Bakırhan, "Dört bir yanımız ateş çemberi ve bu ateş her geçen gün sınırlarımıza daha çok yaklaşıyor. Bir yılı aşkın süredir özellikle buralardan kendi düşüncelerimizi ifade ettik, uyarılarımızı yaptık. Aman gecikmeyelim, aman elimizi çabuk tutalım; bir kasırga almış başını, tüm bölgeyi kasıp kavuruyor dedik. Bugün adeta Sırat Köprüsündeyiz. Bu tarihi kavşağı ve fırsatı oyalayarak, erteleyerek heba etme lüksümüz yok. Şimdiye kadar çok zaman kaybedildi. Ama dünya dengelerinin altüst olduğu bu dönemde artık kaybedecek zamanımız kalmadı. Türkiye bölgesel türbülansa karşı stratejik bir istikrar merkezi olabilir. Tehlike büyük ama iktidar hala küçük hesaplar peşinde. Dünya neyi konuşuyor, onlar kayyımların süresini uzatmakla meşgul. Kayyım süresi hangi akılla, hangi hukukla uzatılıyor? Bunu anlamakta insan güçlük çekiyor. Artık buna bir son verin. Belediyelerdeki kayyımları çekin, seçilmişler görevlerinin başına dönsün" dedi. Bakırhan, "İkincisi, birkaç gün önce Danıştay’ın barış akademisyenleri kararı çok ilginç. Danıştay, "Barış için imza atanlar suçlu" demeye devam ediyor. Biz de diyoruz ki sizin bu yanlışta ısrarınız asıl suçtur. Barış Akademisyenleri suçlu değil. AYM’nin ihlal kararlarını fiilen yok sayan ve Barış Akademisyenlerini yeniden hedef haline getiren Danıştay’ın bu kararını kınıyoruz. Bu kararından vazgeçmelidir. Barış talebi suç değildir. Önümüzdeki günlerde hazırlanacak yasal düzenlemeler, Barış Akademisyenlerinin uğradığı haksızlığı gidermeyi de kapsamalıdır. Bu da sizin için bir fırsattır. AİHM’in aldığı bir karar var. Meclis’i bekleyecek bir şey yok. Bunu uygulayacak olan Adalet Bakanıdır. Buyurun, uygulayın" dedi. İBB’ye yönelik yolsuzluk davasıyla ilgili Bakırhan, "Ona ilişkin düşüncelerimizi söylemiştik. 15 milyonluk bir kentin belediye başkanının tutuklu yargılanması doğru değil. İmamoğlu’nu tutuklu yargılayarak, kayyımların görevini uzatarak, Barış Akademisyenlerine zulmederek, AİHM kararlarını uygulamayarak nasıl birliğimizi sağlayacağız, nasıl demokrasiyi getireceğiz? Gün sandık ve oy hesabı yapma günü değil. İktidara da muhalefete de söylüyorum: Artık bu tehlikeyi görün. Bu topraklar bizim. Bu toprakların bereketi barıştadır ve birliktedir" dedi.
Yerelde katılımın gücü Antalya’da buluştu
24 Şubat 2026 Salı - 11:16 Yerelde katılımın gücü Antalya’da buluştu Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin öncü rol üstlendiği "Sivil Katılım Projesi" kapsamında 7 pilot ilin temsilcileri Antalya’da bir araya geldi. Katılımcı demokrasi ve yerel yönetişim modellerinin ele alındığı toplantıda, Manisa’nın 12 somut uygulamadan oluşan modeli dikkat çekti. Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin öncü rollerinden birini üstlendiği "Sivil Katılım Projesi" kapsamında kurulan "Sivil Katılım Görev Güçleri", deneyim paylaşımı amacıyla Antalya’da ilk kez yüz yüze bir araya geldi. 7 pilot ili kapsayan toplantıda katılımcı demokrasi ve yerel yönetişim modelleri ele alındı. Avrupa Birliği (AB) finansmanı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) iş birliğiyle hayata geçirilen Sivil Katılım Projesi, Türkiye’de sivil toplum ile kamu arasındaki iş birliğini güçlendirmeyi hedefliyor. Dışişleri Bakanlığı AB Başkanlığı liderliğinde; Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü ortaklığında yürütülen proje, sivil toplumun karar alma mekanizmalarına doğrudan katılımını amaçlıyor. Antalya’da 17-18 Şubat tarihlerinde gerçekleştirilen toplantı; Manisa, Çanakkale, Elazığ, Eskişehir, Mersin, Gaziantep ve Trabzon’dan gelen temsilcileri buluşturdu. Yerel yönetimler, akademi ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinden oluşan "Sivil Katılım Görev Güçleri", hazırlanan iki yıllık eylem planlarının uygulama süreçlerini ve sürdürülebilirlik stratejilerini değerlendirdi. Manisa’dan 12 somut uygulama Toplantının dikkat çeken başlıklarından biri, Manisa Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen 2025 yılı çalışmaları oldu. Manisa heyeti, yerel düzeyde hayata geçirilen ve katılımcı yönetim anlayışını güçlendiren 12 somut uygulamayı paylaştı. Bu kapsamda; kırılgan gruplara yönelik ihtiyaç analizleri ve odak grup toplantıları, gençlerin yerel karar alma süreçlerine entegrasyonu, sürdürülebilirlik odaklı yerel seferberlik faaliyetleri ile vatandaşların doğrudan geri bildirim verebildiği yenilikçi dijital araçlar ve fiziksel iletişim kanalları ön plana çıktı. Manisa modeli, katılımcı yönetim anlayışının somut bir örneği olarak büyük ilgi gördü. Üst düzey katılım AB Türkiye Delegasyonu Temsilcisi Monia Eldjendoubi’nin açılış konuşmasıyla başlayan programda; UNDP, İçişleri Bakanlığı ve Türkiye Belediyeler Birliği temsilcileri, yerel katılım kültürünün yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çekti. Toplantı, kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi, yerelde katılım kültürünün yaygınlaştırılması ve yerel mekanizmaların kalıcı hale getirilmesi yönünde atılan stratejik adımlarla sona erdi.
AK Parti’den, CHP’li Sarı’nın Ramazan etkinlikleri açıklamasına tepki
24 Şubat 2026 Salı - 10:45 AK Parti’den, CHP’li Sarı’nın Ramazan etkinlikleri açıklamasına tepki AK Parti Kütahya Merkez İlçe Başkanı Murat Afşarünal, CHP Kütahya Merkez İlçe Başkanı Zeliha Sarı’nın okullarda planlanan Ramazan etkinliklerine ilişkin açıklamalarına tepki gösterdi. Başkan Afşarünal, yaptığı açıklamada, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kütahya Merkez İlçe Başkanı Sarı’nın değerlendirmelerinin, milletin inancını, kültürünü ve asırlardır yaşattığı değerleri görmezden gelen bir bakış açısını yansıttığını savundu. Afşarünal, "Devlet okulları hiçbir inanç grubuna ayrıcalık tanımamalıdır" şeklindeki ifadelerin Ramazan ayının manevi iklimini hedef aldığını belirterek, bunun bu toprakların ruhunu, mayasını ve toplumsal gerçekliğini inkâr etmek anlamına geldiğini savundu. Açıklamasında Ramazan etkinliklerinin "ayrıcalık" gibi gösterilmesini eleştiren Afşarünal, bu yaklaşımın milletin kahir ekseriyetinin değerlerini yok saymak olduğunu ifade etti. Bu tutumun, milletle aynı dili konuşamayan ve toplumun nabzını tutamayan bir siyaset anlayışının tezahürü olduğunu dile getirdi. Afşarünal ayrıca, milletin geçmişte olduğu gibi bugün de kimin kendi değerleriyle barışık, kimin milletin inancına mesafeli olduğunu gayet iyi bildiğini belirterek, emanetini her seçimde sandıkta gösterdiğini söyledi. Ramazan ayının bu millet için birleştirici, kardeşlik ve paylaşma duygularını pekiştiren bir dönem olduğunu vurgulayan Afşarünal, bundan rahatsız olan anlayışın millet vicdanında karşılık bulmasının mümkün olmadığını kaydetti. Afşarünal açıklamasını, "Rabbim; bu ülkenin birliğini, dirliğini ve manevi değerlerini muhafaza etsin" sözleriyle tamamladı.
AK Parti Genel Başkan Vekili Elitaş: "TOKİ 2004 yılından bu yana 1 milyon 750 bin toplu konutu vatandaşlara teslim etmiştir"
23 Şubat 2026 Pazartesi - 23:53 AK Parti Genel Başkan Vekili Elitaş: "TOKİ 2004 yılından bu yana 1 milyon 750 bin toplu konutu vatandaşlara teslim etmiştir" Kayseri Organize Sanayi Bölgesi (OSB) tarafından düzenlenen iftar programında sanayicilerle bir araya gelen AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, "TOKİ 2004 yılından bu yana 1 milyon 750 bin toplu konutu vatandaşlara teslim etmiştir" dedi. AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, Kayseri OSB’nin düzenlediği iftar programına katılmak üzere Kayseri’ye geldi. Kentteki bir balo salonunda sanayicilerle birlikte iftar yapan Elitaş, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta yaşanan deprem sonrası 2 buçuk yılda 455 bin 300 konutu tamamlayarak, sahiplerine teslim ettiklerini söyledi. TOKİ’nin son 22 yılda 1 milyon 750 bin konut yaptığını ifade eden Elitaş, "Türkiye’de Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından 2004 yılına kadar yapılmış toplamda 16 bin konut vardı. Yani 20 yılda 16 bin konut yapan TOKİ, 2004 yılından 2026 yılına kadar 22 yılda 1 milyon 750 bin toplu konut yapmış ve vatandaşlara teslim etmiştir. 20 yılda devlet ancak 16 bin konut yaparken, 6 Şubat’ta evlerini kaybeden vatandaşlarımıza 2 buçuk yılda 455 bin 300 konutu teslim ettik" ifadelerini kullandı. Sanayicilere kapılarının her zaman açık olduğunu belirten Elitaş, "Sanayicilerimize kapımız her zaman açık. Kayseri sanayisi olarak önce metal üzerine, sonra madeni eşya üzerine üretim yaptık. Türkiye’nin en çok soba üreten imalatçılarının bulunduğu bölge Kayseri’ydi. Tava, düdüklü tencerede Türkiye’de bir numaradaydı. Şimdi mobilya ve kapıda bir numarayız. Ancak artık kabuk değiştirmemiz lazım. Artık farklı noktalara doğru gitmemiz lazım. Artık savunma sanayiine gitmemiz lazım. Burada üretim yaparak, çıraklarımızın, ustalarımızın nevasını görmemiz lazım, sonuçlarını almamız lazım. O sonuçları almak için de hep birlikte gayret göstermemiz lazım, birlikte hareket etmemiz lazım. Kayseri’de bunu yapan 4-5 firma var. Onları örnek alarak, ürettiğimiz ürünün patronu değil, lideri olmak için gayret göstermemiz lazım" dedi.
19 ülke ve Arap Ligi ile İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan ortak açıklama
23 Şubat 2026 Pazartesi - 23:11 19 ülke ve Arap Ligi ile İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan ortak açıklama 19 ülkenin dışişleri bakanları ile Arap Ligi ve İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreterleri tarafından yapılan ortak açıklamada, "İsrail’in Batı Şeria üzerindeki hukuka aykırı kontrolünü kapsamlı biçimde genişleten bir dizi kararı en güçlü şekilde kınıyoruz" denildi. Türkiye Cumhuriyeti, Brezilya Federatif Cumhuriyeti, Danimarka Krallığı, Endonezya Cumhuriyeti, Fransa Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Finlandiya Cumhuriyeti, İspanya Krallığı, İsveç Krallığı, İrlanda, İzlanda Cumhuriyeti, Katar, Lüksemburg Büyük Dukalığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Norveç Krallığı, Portekiz Cumhuriyeti, Slovenya Cumhuriyeti, Suudi Arabistan Krallığı ve Ürdün Haşimi Krallığı’nın dışişleri bakanları ile Arap Ligi ve İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreterleri tarafından İsrail’in Batı Şeria’daki tutumu hakkında ortak basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, "İsrail’in ahiren aldığı, Batı Şeria üzerindeki hukuka aykırı kontrolünü kapsamlı biçimde genişleten bir dizi kararı en güçlü şekilde kınıyoruz" denildi. İsrail’in işgalci tutumunun kınandığı belirtilen açıklamada, "Bu değişiklikler geniş kapsamlı olup, Filistin topraklarını İsrail’in sözde ‘devlet arazisi’ olarak yeniden sınıflandırmakta, yasa dışı yerleşim faaliyetlerini hızlandırmakta ve İsrail idaresini daha da derinleştirmektedir. İsrail’in yasa dışı yerleşimleri ve bunları ilerletmeyi amaçlayan kararlarının Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin önceki kararları ve Uluslararası Adalet Divanı’nın 2024 tarihli istişari görüşü de dahil olmak üzere uluslararası hukukun bariz bir ihlali olduğu konusunda net bir görüşe sahibiz. Bu son kararlar, sahadaki gerçekliği değiştirmeyi ve kabul edilemez fiili ilhakı ilerletmeyi amaçlayan açık bir gidişatın parçasıdır. Ayrıca Gazze için 20 maddelik plan da dahil olmak üzere bölgede barış ve istikrara yönelik devam eden çabaları zayıflatmakta ve anlamlı bir bölgesel entegrasyon umudunu tehdit etmektedir. İsrail hükümet’ne bu kararları derhal geri alması, uluslararası yükümlülüklerine riayet etmesi ve işgal altındaki Filistin topraklarının hukuki ve idari statüsünde kalıcı değişikliklere yol açacak adımlardan kaçınması çağrısında bulunuyoruz. Söz konusu kararlar, E1 projesinin onaylanması ve ihalesinin yayımlanmasıyla İsrail’in yerleşim politikasında benzeri görülmemiş hızlanmanın ardından alınmıştır. Bu tür eylemler, Filistin Devleti’nin yaşayabilirliğine ve iki devletli çözümün hayata geçirilmesine yönelik kasıtlı ve doğrudan bir saldırıdır. Bu bağlamda 1967’den bu yana işgal altında bulunan Filistin topraklarının Doğu Kudüs de dahil olmak üzere demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeye yönelik tüm tedbirleri reddettiğimizi yineliyoruz. Her türlü ilhaka karşıyız. Batı Şeria’daki endişe verici tırmanış karşısında İsrail’e, Filistinlilere yönelik yerleşimci şiddetine son vermesi ve sorumluları hesap verebilir kılması çağrısında bulunuyoruz. Filistin topraklarındaki yasa dışı yerleşimlerin genişlemesine, zorla yerinden etme politikalarına ve ilhak tehditlerine karşı uluslararası hukuka uygun olarak somut adımlar atma konusundaki kararlılığımızı bir kez daha teyit ediyoruz. Tarihe dayanan Haşimi himayesinin özel rolünü tanıyor; mübarek Ramazan ayında Kudüs ve Kudüs’teki kutsal mekânlardaki tarihi ve hukuki statükonun korunmasının önemini vurguluyoruz. Bölgesel istikrar için bir tehdit oluşturan Kudüs’te statükoya yönelik tekrarlanan ihlalleri kınıyoruz. Bakanlar, İsrail’in Filistin Yönetimi’ne ait alıkonulan vergi gelirlerini derhal serbest bırakması çağrısında bulunmaktadırlar. Paris Protokolü uyarınca Filistin Yönetimi’ne aktarılması gereken bu gelirler, Gazze ve Batı Şeria’daki Filistin halkına temel hizmetlerin sağlanması açısından hayati öneme sahiptir. 4 Haziran 1967 sınırları temelinde Arap Barış Girişimi ve ilgili BM kararları doğrultusunda Ortadoğu’da iki devletli çözüme dayalı adil, kapsamlı ve kalıcı bir barışa ulaşma konusundaki sarsılmaz bağlılığımızı yineliyoruz. New York Bildirisi’nde de ifade edildiği üzere İsrail-Filistin ihtilafının sona erdirilmesi bölgesel barış, istikrar ve entegrasyon için şarttır. Bölge halkları ve devletleri arasında bir arada yaşama ancak ve ancak bağımsız, egemen ve demokratik bir Filistin Devleti’nin hayata geçirilmesiyle mümkün olacaktır" ifadelerine yer verildi.
AK Parti’den Suriye ve Gazze için Ramazan seferberliği
23 Şubat 2026 Pazartesi - 19:49 AK Parti’den Suriye ve Gazze için Ramazan seferberliği AK Parti Yerel Yönetimler Başkanlığı, Ramazan ayında Balkanlar, Suriye ve Gazze’de iftar organizasyonları düzenliyor. AK Parti Yerel Yönetimler Başkanlığı, Ramazan ayında yurt içindeki sosyal dayanışma çalışmalarının yanı sıra Balkanlar, Suriye ve Gazze’de yürütülecek iftar organizasyonları için kapsamlı bir çalışma başlattı. AK Partili belediyelerin organizasyonu ve koordinasyonuyla Balkanlar, Suriye’de ve Gazze’de Ramazan boyunca her gün düzenli iftar sofraları kurulacak. Bereket sofralarıyla milyonlarca insana sıcak yemek ulaştırılması, temel gıda ihtiyaçlarının karşılanması ve Ramazan’ın manevi atmosferinin kardeş topluluklarla birlikte yaşanması hedefleniyor. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Demir, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhunun bu yıl da sınırları aşarak gönül coğrafyasına taşınacağını açıkladı. Türkiye’nin dört bir yanında kurulan iftar sofralarının bu yıl daha geniş bir dayanışma ağıyla sürdürüleceğini belirten Demir, aynı zamanda savaşın ve insani krizlerin etkilediği bölgelerde de büyük çaplı organizasyonlar gerçekleştirileceğini ifade etti. Özellikle Gazze’de yaşanan ağır insani tabloya dikkat çeken Demir, saldırılar altında yaşam mücadelesi veren sivillerin hiçbir şartta yalnız bırakılmayacağını vurguladı. Ramazan ayı boyunca Türkiye genelinde kurulan iftar ve sahur programlarının kapsamının daha da genişletileceğini belirten Demir, bu dayanışma halkasının Suriye ve Gazze’yi de içine alacak şekilde büyütüleceğini ifade etti. Demir, Balkanlar, Gazze ve Suriye’de Ramazan süresince iftar programlarının kesintisiz şekilde devam edeceğini ve geniş kitlelere ulaşılacağını kaydederek, mazlum coğrafyalarla dayanışma bilincinin güçlü şekilde ortaya konulacağını söyledi. Dayanışmanın sınır tanımadığını vurgulayan Demir, "AK Partili belediyeler olarak Türkiye’nin dört bir yanında kurduğumuz sofraları gönül coğrafyamıza da taşıyoruz. Bu kapsamda Konya’nın Şam merkezde, Erzurum’un Lazkiye’de, Gaziantep’in Halep merkezde ve Çorum’un Rif Şam Yarmuk’ta, Sultanbeyli’nin Bosna-Hersek’te gerçekleştirdiği iftar programlarıyla birlikte birçok belediyemiz de Ramazan boyunca iftar programları gerçekleştirecek şekilde Suriye’de ve Gazze’de belediyelerimiz aracılığıyla bereket sofraları, gönül sofraları kuruyoruz. Yine Balkanlar’da Bulgaristan, Yunanistan ve Kuzey Makedonya’da da iftar çadırları kuruyoruz. Trabzon ve Rize Belediyelerimiz Batum’da iftar sofrası kuruyorlar. Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu tüm kardeşlerimizle birlikte yaşatmak için bir seferberlik başlattık. Özellikle İsrail tarafından sistemli bir soykırıma maruz bırakılan mazlumlar diyarı Gazze’de bayrama kadar iftar sofraları kuruyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla hazırlayacağımız bu gönül sofraları, yarınlara uzanan kardeşlik köprümüzün en güçlü temellerini oluşturacaktır" ifadelerini kullandı.