Son Dakika
|
Erdoğan'dan nüfus uyarısı: "Doğurganlık hızımız düşüyor, rakamlar tedirgin edici''
Kadın avukat cinayetinde zanlının ifadesi ortaya çıktı: ''İstemeden vurdum''
İnşaatta kafasına mutfak tüpü düşen işçi hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
İzmir'de freni boşalan tır 10 araca çarptı
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Kenya'da sel felaketi: 10 ölü
Kahramanmaraş’ta okul saldırısında ölenler unutulmuyor
İstanbul’da 1 Mayıs’ta gözaltına alınan 580 kişi serbest bırakıldı
Maltepe’de ormanda erkek cesedi bulundu
Hamaney: "Düşmanlar ekonomik alanda da umutsuzluğa düşmeli"
İran'da patlama: 14 asker hayatını kaybetti!
Nevzat Bahtiyar’a verilen 17 yıl hapis cezasının gerekçesi açıklandı
POLİTİKA
İsrail’in Sumud Filosu’na müdahalesi Yunanistan’da tartışmaya yol açtı
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:41:43
Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları, İsrail’in Sumud Filosu’na yönelik müdahalesinin Yunanistan’da tartışmaya yol açtığını bildirdi. Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları İsrail donanmasının, Gazze’ye insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu’na yönelik uluslararası sularda gerçekleştirdiği müdahaleye ilişkin açıklama yaptı. Bakanlık kaynakları, yapılan müdahalenin uluslararası hukuk ve deniz yetki alanları açısından ciddi tartışmaları beraberinde getirdiği belirterek "Girit’in yaklaşık 80 deniz mili batısında ve Yunanistan’ın arama-kurtarma sorumluluk sahası içinde bulunan filoya yönelik müdahalede iletişim sistemlerinin engellendiği, insansız hava araçlarıyla tacizde bulunulduğu ve bazı gemilere fiili çıkma yapıldığı bildirildi. Olayın, insani yardım taşıyan sivil unsurlara yönelik gerçekleşmesi nedeniyle başta Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) olmak üzere uluslararası hukukun temel ilkelerini ihlal ettiği görülmektedir. Uzmanlar, serbest seyrüsefer hakkı, yaşam hakkı ve sivil mülkiyetin korunmasına ilişkin normların bu tür müdahalelerle zedelendiğine dikkat çekmektedir" açıklamasında bulundu. Söz konusu müdahalenin ardından, İsrail unsurlarının alıkoyduğu mürettebatı taşıyan geminin bir Yunan limanına yönlendirilmesi ve bu sürecin Yunan makamlarınca engellenmemesi, Atina yönetiminin tutumuna yönelik eleştirileri artırdığını aktaran Bakanlık kaynakları, "Başbakan Miçotakis ve Savunma Bakanı Dendias’ın politikalarının, Yunanistan’ın deniz yetki alanları ve egemenlik hakları bakımından tartışma oluşturduğu ifade edilmektedir. Yunanistan’ın kendi arama-kurtarma sorumluluk sahasında meydana gelen bir olaya karşı pasif bir tutum sergilemesi uluslararası yükümlülüklerini göz ardı ettiğini göstermektedir. Yunanistan’ın bu tutumu, Yunan kamuoyunda ‘Bölgedeki hassas dengelerin olumsuz etkilendiği ve deniz yetki alanlarına ilişkin Yunanistan’ın iddialarının uluslararası düzlemde zayıflamasına yol açtığı’ şeklinde eleştiriliyor. İsrail’in Gazze’de yürüttüğü askeri faaliyetler ve insani yardım girişimlerine yönelik müdahaleleri birlikte ele alındığında, söz konusu gelişmeler uluslararası hukuk normlarının sahada giderek daha fazla tartışmaya açıldığını göstermektedir. Bu durum, yalnızca bölgesel güvenlik dengelerini değil, aynı zamanda küresel ölçekte hukuk temelli düzenin sürdürülebilirliğini de etkileyebilecek nitelik taşımaktadır. Uzmanlar, artan gerilimin düşürülmesi, insani yardım faaliyetlerinin güvence altına alınması ve uluslararası hukuk kurallarına eksiksiz riayet edilmesinin, bölgesel istikrarın korunması açısından kritik önem taşıdığını vurgulamaktadır" ifadelerini kullandı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:02
Bakan Uraloğlu: "Mersin’de yaklaşık 1 trilyon liralık yatırım yaptık"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, AK Parti hükümetleri döneminde Mersin’e yaklaşık 1 trilyon liralık yatırım yapıldığını belirterek, "Bunun 293 milyar liralık bölümünü de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak biz hayata geçirdik" dedi. Bakan Uraloğlu, Mersin programı kapsamında AK Parti İl Başkanlığını ziyaret ederek İl Başkanı Adem Aldemir ve partililerle bir araya geldi. Uraloğlu, buradaki konuşmasında Mersin’e yapılan yatırımları ve devam eden projeleri detaylı şekilde anlattı, ulaştırma alanında kentin çehresini değiştiren projelere imza attıklarını söyledi. "Mersin’e 1 trilyon liralık yatırım yaptık" Konuşmasına Mersin’de yapılan yatırımları anlatarak başlayan Uraloğlu, valilikte gerçekleştirilen değerlendirme toplantısına değinerek, "Biraz önce valiliğimizde Mersin ile ilgili yapılan işlerin bir kısmını istişare ettik. AK Parti hükümetlerimiz döneminde, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Mersin’imize yaklaşık 1 trilyon liralık yatırım yaptığımızı özellikle ifade etmek isterim. Bunun 293 milyar liralık bölümünü de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak biz hayata geçirdik" diye konuştu. Bölünmüş yollar, sıcak asfalt çalışmaları, mevcut yolların iyileştirilmesi, liman yatırımları, demiryolu hatlarının yenilenmesi ve yeni hatların yapımı ile havalimanı projelerinin bir bütün halinde hayata geçirildiğini vurgulayan Uraloğlu, "Bunlar inanç işidir, ekip işidir. AK Parti teşkilatları da bunu en iyi yapan yapılardır" ifadelerini kullandı. "Mersin’i otoyollarla daha erişilebilir hale getirdik" Mersin’in ulaşım ağını güçlendiren projelere değinen Uraloğlu, Ankara-Niğde Otoyolu ile kentin ülkenin diğer bölgelerine daha güçlü bağlandığını belirtti. Bu projeyle yetinmediklerini kaydeden Uraloğlu, Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu çalışmalarının hızla sürdüğünü dile getirerek, "Projede yüzde 80-90 seviyelerine geldik. Bugün de heyetimizle sahada incelemelerde bulunduk" şeklinde konuştu. "Temmuzda kısmi açılış, yıl sonunda tamamı hizmette" Vatandaşların projelerin bitiş tarihine yönelik beklentilerine de değinen Uraloğlu, "Milletimiz, ‘Ne zaman bitireceksiniz?’ diye soruyor. Bu da bizim iş yapma kabiliyetimizin göstergesidir" dedi. Çalışmaların takvimine ilişkin bilgi veren Uraloğlu, "Çeşmeli ile Erdemli girişi arasındaki bölümü temmuz ayında, yaz trafiğine hizmet edecek şekilde açacağız. 52 kilometrelik hattın tamamını da yıl sonu gelmeden, aralık ayında hizmete sunmuş olacağız" ifadelerini kullandı. Projenin teknik detaylarına da değinen Uraloğlu, 52 kilometrelik hattın yaklaşık 13 kilometresinin tünel ve viyadüklerden oluştuğunu belirterek, seraların ve doğal yapının korunması için özel hassasiyet gösterildiğini vurguladı. Karaman-Konya yolunda zorlu coğrafyada çalışma Silifke-Mut-Sertavul güzergahında yürütülen Karaman-Konya yol çalışmalarına da değinen Uraloğlu, dün orada incelemelerde bulunduklarını hatırlatarak, bölgenin hem sert kayalık yapıya hem de heyelan riskine sahip olduğunu söyledi. Bu kapsamda Türkiye’nin en büyük köprülerinden biri olan II. Kılıçarslan Köprüsü projesinin sürdüğünü belirten Uraloğlu, çalışmaların sabır gerektirdiğini ancak tamamlanacağını ifade etti. "Çukurova Havalimanı gelişimini sürdürüyor" Mersin’e kazandırılan önemli yatırımlardan birinin de Çukurova Havalimanı olduğunu belirten Uraloğlu, havalimanının 2024 yılı Ağustos ayında hizmete açıldığını hatırlattı. Uraloğlu, "Her geçen gün daha da gelişiyor. Yolcu ve kargo taşımacılığıyla bölge için çok önemli bir merkez haline geliyor" dedi. Hızlı tren hattı Basra’ya kadar uzanacak Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Hızlı Tren Hattının da stratejik projeler arasında yer aldığını belirten Uraloğlu, Adana’ya kadar olan kısmın bu yıl tamamlanmasının hedeflendiğini ve önümüzdeki sene içerisinde hızlı tren testlerinin başlayacağını söyledi. Projenin uluslararası boyutuna dikkat çeken Uraloğlu, hattın ilerleyen süreçte Irak üzerinden Basra Körfezine kadar uzanacağını ifade ederek, "Bu hat Kapıkule’ye kadar uzanacak bağlantılarla Avrupa’ya entegre olacak. Sadece yolcu değil, yük taşımacılığı açısından da büyük bir imkan sağlayacak" diye konuştu. Mersin-Antalya arası 4,5 saate inecek Mersin ile Antalya arasındaki ulaşımın da önemli ölçüde iyileştirileceğini vurgulayan Uraloğlu, mevcutta 483 kilometre olan mesafenin 440 kilometreye düşürüleceğini kaydetti. Projede büyük ilerleme sağlandığını belirten Uraloğlu, "Şu ana kadar yaklaşık 404 kilometrelik kısmı tamamladık. Tünel ve viyadüklerle devam ediyoruz. Tüm projeler bittiğinde Mersin ile Antalya arasındaki ulaşım süresi 4,5 saate kadar düşecek" dedi. Mezarlık Kavşağı için yeni çözüm Mersin’de uzun süredir gündemde olan Mezarlık Kavşağı hakkında da konuşan Uraloğlu, daha önce ihale yapılmasına rağmen çeşitli idari sorunlar nedeniyle projenin hayata geçirilemediğini söyledi. Yeni bir planlama yapıldığını belirten Uraloğlu, "Eski projeyle çözüm mümkün görünmüyor. Yeni projeyi hızlı şekilde netleştirip bu yıl içerisinde çalışmalara başlamayı planlıyoruz" şeklinde konuştu. "Gönül köprülerini de birlikte kuracağız" Konuşmasının sonunda teşkilat mensuplarına seslenen Uraloğlu, fiziki yatırımlar kadar toplumsal bağların da önemli olduğunu vurguladı. Seçim sürecine girildiğini belirten Uraloğlu, vatandaşlarla birebir iletişimin artırılması gerektiğini ifade ederek, "Gönüllere giden yolları, köprüleri birlikte inşa edeceğiz. Mersin olarak Cumhurbaşkanımıza daha güçlü destek vereceğiz" dedi. Uraloğlu, AK Parti İl Başkanlığı ziyaretinin ardından MHP İl Başkanlığını da ziyaret ederek görüşmelerde bulundu.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:54
Türkiye Belediyeler Birliği seçimini 446 oyla Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer kazandı
Türkiye Belediyeler Birliği seçimini 446 oyla Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer kazandı
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 14:49
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aile güçlü olduğunda bireyler de toplum da güçlü olur"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Evlilik yaşı yükselmekte, boşanma oranları artmakta, bunların bir sonucu olarak doğurganlık hızımız düşmektedir. Rakamlar hepimiz için tedirgin edicidir" dedi. Erdoğan, "Güçlü ve sağlıklı ailelerde aziz milletimizin mutlu ve müreffeh geleceğinin güvencesi, artan saldırılar karşısında sığınılabilecek en güvenli limandır" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
01 Mayıs 2026 Cuma- 00:22
Sosyal Hizmetler Kanunu Resmi Gazete’de yayımlandı
2
01 Mayıs 2026 Cuma- 17:21
AK Partili Çavuşoğlu’ndan Büyükşehir’e çağrı: "Antalya’nın imajını bozmaya hakkınız yok"
3
30 Nisan 2026 Perşembe- 18:14
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
4
30 Nisan 2026 Perşembe- 00:14
Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararına göre, Ankara İl Emniyet Müdürü Engin Dinç, Emniyet Genel Müdürlüğü emrine alındı, yerine Konya İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek atandı.
5
30 Nisan 2026 Perşembe- 18:49
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP lideri Bahçeli görüşmesi sona erdi
06 Kasım 2025 Perşembe - 19:15
Bakan Fidan, MÜSİAD Genel Başkanı Özdemir’i kabul etti
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir’i kabul etti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir ve beraberindeki heyeti kabul etti.
06 Kasım 2025 Perşembe - 18:56
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman: "Sayın Özgür Özel, deprem bölgesine en son ne zaman gitmiş?"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Hüseyin Yayman, "Sayın Özgür Özel, deprem bölgesine en son ne zaman gitmiş? Bir bakın, araştırın. Deprem bölgesindeki CHP’li belediyeleri ne zaman ziyaret etmiş?" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman, Ankara’da AK Parti Konferans Salonu’nda bulunan AK Kütüphane’de deprem bölgesinde devam eden çalışmalara ilişkin basın toplantısı düzenledi. Yayman, deprem bölgesindeki 453 bin vatandaşın evlerinin temellerinin atıldığını ve 6 Şubat’ta teslim edileceğini belirtti. Yayman, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in deprem zamanı verdikleri sözleri unuttuğunu, fakat kendilerinin asla unutmadığını ifade etti. "453 bin insanımız için evlerin temelleri atılmıştır ve 6 Şubat’ta teslim edilecektir" Deprem bölgesinde yapılan çalışmalara değinen Yayman, "Bugüne kadar deprem bölgesinde tam 75 milyar dolar bir harcama yapılmıştır. 11 ilimizde 14 milyon insanımızı ilgilendiren bu felakete karşı milletimiz bir ve beraber olarak topyekun mücadele etmektedir. Deprem bölgesinde hak sahibi olan 453 bin insanımız vardır. 453 bin insanımız için evlerin temelleri atılmıştır ve inşallah 6 Şubat’ta bu evler teslim edilecektir. Biz bunu da çok tarihi bir adım olarak görmekteyiz. Cumhurbaşkanımız geçen ay 304 bin konutun teslimini yapmıştı. İnşallah kasım ayı içerisinde de yine bu bölgedeki 351’inci konutun teslimi yapılacaktır. Asrın felaketi asrın dayanışmasına dönüştürülmüş durumdadır. Her 3 kişiden 2 kişinin evleri verilmiştir. Bazı binalarda elektrikle ilgili, altyapıyla ilgili problemler yaşanmaktadır. Bunlar majör problemler değildir ve bunları çözmek için de biz çalışmalarımıza devam ediyoruz. Sadece bölgemizde konutlar yapılmıyor. 11 ilimizde yeniden hayat inşa ediliyor" ifadelerini kullandı. "Sayın Özel eğer bir laf söyleyecekse Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı’na desin" Depremde hasar gören tarihi camilere değinen Yayman, "Depremden hemen sonra Antakya’da tarihi, kültürel mirasımızın ayağa kaldırılması için Bursa Büyükşehir Belediyemiz ve Konya Büyükşehir Belediyemiz 2 tarihi eseri ayağa kaldırmak istedi. Konya Büyükşehir Belediyesi, Antakya Habibi Neccar Camii’ni ayağa kaldırmak istedi. Restorasyon çalışmalarına başladı ve cami yeniden ayağa kaldırıldı. İç dizaynı yapılmakta, yazıları yazılmakta ve cami aslında tamamlanmış durumda. Depremden sonra Bursa Büyükşehir Belediyesi de Antakya Ulu Cami’yi yapacaktı, yerel seçimler oldu. Belediyeyi CHP kazandı. Lütfen gelip iki camiye bakın. Ulu Cami ile ilgili çalışmalar henüz daha başlamamış durumda. Dolayısıyla Sayın Özel eğer bir laf söyleyecekse Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı’na desin ki, ‘Ben böyle konuşuyorum da Antakya Ulu Cami’nin durumu nedir?’ Gelip bunu söylesin. Aslında muhalefetin ne kadar büyük bir anlayış problemi yaşadığını ve deprem üzerinden nasıl bir yanlış siyaset izlediğini, toksik muhalefet yaptığını hep beraber görüyoruz" diye konuştu. "Deprem zamanı verdiğiniz sözleri siz unutmuş olabilirsiniz ama biz asla unutmadık" Yayman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Muhalefet partisi genel başkanı o zaman Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’ydu. Özgür Bey de grup başkan vekiliydi. Deprem bölgesine geldiler ve şu kadar ev yapacağız dediler. CHP’nin belediyeleri var. Pek çok belediye CHP’de. Hatay’da deprem bölgesinde CHP’li belediyelerin yaptığı tek bir iş yoktur artık. Ne bir iş yeri yapmıştır ne bir konut yapmıştır. Sayın Özgür Özel’e bir çağrıda bulunmak istiyorum. Eğer siz hükümetimizin yaptığı çalışmaları yetersiz buluyorsanız buyurun siz yapın. Deprem zamanı verdiğiniz sözleri siz unutmuş olabilirsiniz ama biz asla unutmadık." "Sayın Özgür Özel, deprem bölgesine en son ne zaman gitmiş?" Deprem zamanı CHP’nin "ev yapacağız, belirli hizmetleri getireceğiz" dediğini ifade eden Yayman, "Elinizi tutan mı var? Gelin yapın ama onu dahi maalesef yapmıyorlar. CHP siyaset yapmak ile ucuz polemik yapmayı birbirine karıştırıyor. Sayın Özgür Özel, deprem bölgesine en son ne zaman gitmiş? Bir bakın, araştırın. Deprem bölgesindeki CHP’li belediyeleri ne zaman ziyaret etmiş? Ne zaman bir vatandaşın evinde, deprem zedenin evinde bir bardak çay içmiş? Ne zaman o yeni yapılan şehirleri görmüş ve demiş ki bu yapılanlar tamam ama şurada eksik var demiş. Şimdi görmüyorsunuz, bilmiyorsunuz, öğrenmek istemiyorsunuz ve deprem üzerinden siyaset yapıyorsunuz. Siz deprem bölgesinde yapılan binaları dahi sayamazsınız" şeklinde konuştu.
06 Kasım 2025 Perşembe - 18:48
AK Partili Akgül’den Esnaf Hazine Faiz Destekli Yatırım ve İşletme Kredisi’nde fatura zorunluluğunun kaldırılması talebi
AK Parti Yozgat Milletvekili Abdulkadir Akgül, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda ‘Esnaf Hazine Faiz Destekli Yatırım ve İşletme Kredisi’nde esnafın fatura zorunluluğunun kaldırılması talebinde bulundu. TBMM Plan Bütçe Komisyonu, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş’un başkanlığında toplandı. Komisyonda Hazine ve Maliye Bakanlığının 2026 yılı bütçesi ve Sayıştay raporları görüşülüyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in sunumunun ardından Komisyon üyesi milletvekillerinin konuşmasıyla süren toplantıda Komisyon üyesi olmayan milletvekilleri de görüşlerini dile getirdi. Bütçe görüşmelerinde söz alan AK Parti Yozgat Milletvekili Abdulkadir Akgül, geçen dönem Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile yürürlüğe giren ‘Esnaf ve Sanatkarlara Hazine Faiz Destekli Yatırım ve İşletme Kredisi Kullandırılmasına İlişkin Karar’da yer alan madde ile esnaf tarafından alınan kredinin harcamada fatura ile kaynaklandırmasının esnaf ve sanatkarları olumsuz etkilediğini belirterek, Bakan Şimşek’ten konuya ilişkin yeni bir düzenleme yapılmasını talep etti. Akgül, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Bu bir sene içerisinde biz buradaki bazı mevzuları tüm Türkiye’deki esnafla denemeye kalktık, uğraştık, didindik ancak başarı sağlayamadık. Şöyle ki bir kere önümüzdeki ocak ayından itibaren esnaf aldığı kredilerin yüzde 33’ünü faturalandıracak. Önümüzdeki yıl ise yüzde 70’ini faturalandıracak. Bunu sizinle konuşurken söylemiştik. Sayın Bakanım, şimdi, esnaf gerçekten küçük ve şu anda hakikaten çok sıkıntı yaşıyor. Özellikle köylere varana kadar AVM’ler açıldı. Yani esnafın bir tek desteği var, o da sübvansiyonlu kredi ve şu ana kadar Allah razı olsun destek verdiniz, 280 milyar verdiniz ve bankaya bir kuruş borcu yok. Ancak şimdi bu faturayı getirirsek yeni bir sistem geliyor. Esnaf bu faturayı bulamıyor, bulamaz ancak parayla satın alacak. Yeni bir düzen ortaya çıkacak, o da fatura satın alması." Konuşması esnasında muhalefet vekillerinden de alkış alan Akgül, CHP’li ve İYİ Partili vekiller tarafından desteklendi. Akgül, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın şu ana kadar yaptığı düzenlemelerle esnaf olmayanların esnaf kredilerine ulaşamadığının altını çizerek, "Eskiden bir yakını esnaf varken krediyi onunla alıyordu. Ama şu anda hemen anında, Maliye de, Halk Bankası da, biz de bunu önlüyoruz. Kesinlikle bir tane kaçak yok ama biz bu fatura düzenine geçersek bu demektir ki esnafın bir tane umut kapısı olan kredi de verilmeyecek, kesinlikle bunu kimse alamayacak. Kararnamede bir de diyor ki: ‘Esnafın borcu olmaması lazım.’ Borçsuz esnaf olur mu? Onun için bir gözden geçirirseniz çok sevinirim. Bunun değişmesi lazım" açıklamasında bulundu. Esnafın bir diğer talebinin prim eşitlemesi düzenlemesi olduğunu kaydeden Akgül, yeni dönemde 7200 prim günü olan Bağ-Kur’lu esnafın SSK prim günü ile eşitlenerek 5400 prim gününe düşürülmesi için çalışma başlatılmasını da talep etti.
06 Kasım 2025 Perşembe - 18:43
Bakan Göktaş: "Kadınların ekonomide daha görünür, daha güçlü, daha etkin olmasını bir kalkınma meselesi olarak görüyoruz"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Kadın girişimciler istihdam oluşturan, üretimi çeşitlendiren, yenilik getiren ve sosyal sorumluluk bilincini ekonomiye taşıyan öncülerdir. Özellikle yerelde kalkınmanın güçlenmesinde kadın girişimcilerin payı yadsınamaz. Bu nedenle kadınların ekonomide daha görünür, daha güçlü, daha etkin olmasını bir kalkınma meselesi olarak görüyoruz" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, TOBB Ankara Kadın Girişimciler Kurulu 3. İl Kurulu Toplantısı’na katıldı. Ankara Sanayi Odası (ASO) ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantının açılış konuşmasını yapan Göktaş, kadın girişimcilerin sürdürülebilir kalkınmanın en güçlü halkası olduğunu belirtti. Bakan Göktaş, "Kadınların ekonomik hayata katılımı arttıkça verimlilik artar, yenilik artar, toplumsal refah yükselir. Çünkü kadın girişimciler istihdam oluşturan, üretimi çeşitlendiren, yenilik getiren ve sosyal sorumluluk bilincini ekonomiye taşıyan öncülerdir. Özellikle yerelde kalkınmanın güçlenmesinde kadın girişimcilerin payı yadsınamaz. Bu nedenle kadınların ekonomide daha görünür, daha güçlü, daha etkin olmasını bir kalkınma meselesi olarak görüyoruz" şeklinde konuştu. "Kadınların güçlü roller üstlenmeleri hedeflerimizden biridir" Kadınların toplumda güçlü roller üstlenmesini hedeflediklerini anlatan Göktaş, "Bakanlık olarak kadınların iş dünyasında daha fazla yer alması ve girişimcilik ekosisteminde daha güçlü temsili için çalışmalar yürütüyoruz. Kadınların, dijital teknolojileri etkin kullanan, çevreye duyarlı, yenilikçi ve kapsayıcı iş modelleriyle güçlü roller üstlenmeleri hedeflerimizden biridir" ifadelerini kullandı. Kadın girişimcilere ve kooperatiflere ‘Proje Hazırlama Eğitimi’ vererek kırsal kalkınma desteklerinden yararlanmalarını sağladıklarını aktaran Göktaş, "Bu kapsamda 3 bin 195 kadına ulaştık" dedi. "Kadınların hayatın her alanında var olmaları için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" 2025 Aile Yılı’nın kadınların potansiyelini daha da etkin kılan çalışmalara imza attıklarını vurgulayan Göktaş, "Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda, kadınların hayatın her alanında var olmaları için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" açıklamasında bulundu. Programa ASO Başkanı Seyit Ardıç ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ankara Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Hande Öztürk de katıldı.
06 Kasım 2025 Perşembe - 18:40
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman: "Sayın Özgür Özel, deprem bölgesine en son ne zaman gitmiş?"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Hüseyin Yayman, "Sayın Özgür Özel, deprem bölgesine en son ne zaman gitmiş? Bir bakın, araştırın. Deprem bölgesindeki CHP’li belediyeleri ne zaman ziyaret etmiş?" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman, deprem bölgesinde devam eden çalışmalara ilişkin AK Parti Konferans Salonunda bulunan AK Kütüphanede basın toplantısı gerçekleştirdi. Yayman, deprem bölgesindeki 453 bin vatandaşın evlerinin temellerinin atıldığını ve 6 Şubat’ta teslim edileceğini belirtti. Aynı zamanda Yayman, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e seslenerek deprem zamanı verdikleri sözleri unuttuklarını fakat kendilerinin asla unutmadığını ifade etti. "453 bin insanımız için evlerin temelleri atılmıştır ve 6 Şubat’ta teslim edilecektir" Deprem bölgesinde yapılan çalışmalara değinen Yayman, "Bugüne kadar deprem bölgesinde tam 75 milyar dolar bir harcama yapılmıştır. 11 ilimizde 14 milyon insanımızı ilgilendiren bu felakete karşı milletimiz bir ve beraber olarak topyekun mücadele etmektedir. Deprem bölgesinde hak sahibi olan 453 bin insanımız vardır. 453 bin insanımız için evlerin temelleri atılmıştır ve inşallah 6 Şubat’ta bu evler teslim edilecektir. Biz bunu da çok tarihi bir adım olarak görmekteyiz. Cumhurbaşkanımız geçen ay 304 bin konutun teslimini yapmıştı. İnşallah Kasım ayı içerisinde de yine bu bölgedeki 351’inci konutun teslimi yapılacaktır. Asrın felaketi asrın dayanışmasına dönüştürülmüş durumdadır. Her 3 kişiden 2 kişinin evleri verilmiştir. Bazı binalarda elektrikle ilgili, altyapıyla ilgili problemler yaşanmaktadır. Bunlar majör problemler değildir ve bunları çözmek için de biz çalışmalarımıza devam ediyoruz. Sadece bölgemizde konutlar yapılmıyor. 11 ilimizde yeniden hayat inşa ediliyor" ifadelerini kullandı. "Sayın Özel eğer bir laf söyleyecekse Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı’na desin" Deprem vakti hasar gören tarihi camilere dair konuşan Yayman, "Depremden hemen sonra Antakya’da 2 tarihi, kültürel mirasımızın ayağa kaldırılması için Bursa Büyükşehir Belediyemiz ve Konya Büyükşehir Belediyemiz 2 tarihi eseri ayağa kaldırmak istedi. Konya Büyükşehir Belediyesi, Antakya Habibi Neccar Camii’ni ayağa kaldırmak istedi. Restorasyon çalışmalarına başladı ve cami yeniden ayağa kaldırıldı. İç dizaynı yapılmakta, yazıları yazılmakta ve cami aslında tamamlanmış durumda. Depremden sonra Bursa Büyükşehir Belediyesi de Antakya Ulu Camisi’ni yapacak, yerel seçimler oldu. Belediyeyi CHP kazandı. Lütfen gelip 2 camiye bakın. Ulu Camii ile ilgili çalışmalar henüz daha başlamamış durumda. Dolayısıyla Sayın Özel eğer bir laf söyleyecekse Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı’na desin ki ‘Ben böyle konuşuyorum da Antakya Ulu Camii’nin durumu nedir?’, gelip bunu söylesin. Aslında muhalefetin ne kadar büyük bir anlayış problemi yaşadığını ve deprem üzerinden nasıl bir yanlış siyaset izlediğini, toksik muhalefet yaptığını hep beraber görüyoruz" diye konuştu. "Deprem zamanı verdiğiniz sözleri siz unutmuş olabilirsiniz ama biz asla unutmadık" Aynı zamanda Yayman, şu ifadelere yer verdi: "Muhalefet partisi Ge4nel Başkanı o zaman Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’ydu. Özgür Bey de grup başkan vekiliydi. Deprem bölgesine geldiler ve şu kadar ev yapacağız dediler. CHP’nin belediyeleri var. Pek çok belediye CHP’de. Hatay’da deprem bölgesinde CHP’li belediyelerin yaptığı tek bir iş yoktur artık. Ne bir iş yeri yapmıştır ne bir konut yapmıştır. Sayın Özgür Özel’e bir çağrıda bulunmak istiyorum. Eğer siz hükümetimizin yaptığı çalışmaları yetersiz buluyorsanız buyurun siz yapın. Deprem zamanı verdiğiniz sözleri siz unutmuş olabilirsiniz ama biz asla unutmadık." "Sayın Özgür Özel, deprem bölgesine en son ne zaman gitmiş?" Deprem zamanı CHP’nin ev yapacağız, belirli hizmetleri getireceğiz dediklerini ifade eden Yayman, "Elinizi tutan mı var? Gelin yapın ama onu dahi maalesef yapmıyorlar. CHP siyaset yapmak ile ucuz polemik yapmayı birbirine karşılıyor. Sayın Özgür Özel, deprem bölgesine en son ne zaman gitmiş? Bir bakın, araştırın. Deprem bölgesindeki CHP’li belediyeleri ne zaman ziyaret etmiş? Ne zaman bir vatandaşın evinde, deprem zedenin evinde bir bardak çay içmiş? Ne zaman o yeni yapılan şehirleri görmüş ve demiş ki bu yapılanlar tamam ama şurada eksik var demiş. Şimdi görmüyorsunuz, bilmiyorsunuz, öğrenmek istemiyorsunuz ve deprem üzerinden siyaset yapıyorsunuz. Siz deprem bölgesinde yapılan binaları dahi sayamazsınız" şeklinde konuştu. (BS-
06 Kasım 2025 Perşembe - 18:29
Bakan Yardımcısı Bulut: "Bu binanın zarar görmesinde zemin önemli bir etken olmuş"
Kocaeli’nin Gebze ilçesinde bir binanın yıkılması ile 4 kişinin öldüğü ve 21 binanın boşaltıldığı bölgede incelemelerde bulunan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Ömer Bulut, "Binanın kendi zeminine bağlı olarak bir yıkımın gerçekleştiğini görüyoruz. Bu binanın zarar görmesinde zemin önemli bir etken olmuş. Yıkılan binada ölüm vakaları olduğundan dolayı adli süreç devam ediyor. Bu adli süreçle beraber idari süreçte başlatılmış durumda" dedi. Bulut, ayrıca tedbiren boşaltılan 21 bina için karot alma işleminin başladığını, binaların riskli çıkması halinde bölgenin "dönüşüme gireceğini" ve vatandaşlara taşınma ile kira yardımı yapılacağını belirtti. Mevlana Mahallesi’nde 29 Ekim’de 7 katlı bina yıkılmış, binada kiracı olarak yaşayan Emine (37) ve Levent Bilir (44) ile çocukları 12 yaşındaki Muhammet Emir ve 14 yaşındaki Hayrunnisa Nur Bilir hayatını kaybetmiş, 18 yaşındaki Dilara Bilir ise enkazdan sağ kurtarılmıştı. Facianın ardından bölgedeki zemin ve yapı güvenliği araştırmaları sürerken, 3 gün sonra Gaziler Mahallesi İbrahim Ağa Caddesi’ndeki 5 katlı binanın kolonlarında çatlama meydana gelmişti. Olayın ardından tedbir amacıyla toplam 21 bina, 28 iş yeri ve 79 bağımsız birim güvenlik önlemleri kapsamında boşaltılmıştı. "Dilara’nın yaralarını hem psikolojik olarak hem fiziki yaralarını toplum olarak sararız" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Ömer Bulut, beraberinde Vali İlhami Aktaş, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz ile bölgede inceleme yaptı. İnceleme sonrasında gazetecilere açıklamalarda bulunan Bakan Yardımcısı Bulut, "Öncelikle hepimizin başı sağ olsun, geçmiş olsun. 4 vatandaşımızı kaybettik. Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum, mekanları cennet olsun. Bir evladımız yaralı olarak çıkartılmıştı, sağlık durumu iyi. İnşallah onun da yaralarını hem psikolojik olarak hem fiziki yaralarını toplum olarak sararız. Tabii 29 Ekim sabah itibarıyla burada bir bina çöktü. İlk andan itibaren hemen yerel unsurlarımız, valiliğimiz, Büyükşehir Belediyemiz ve Gebze Belediyemiz hemen olay mahalline intikal etti. Dolayısıyla ilk andan itibaren devlet olarak buradaydık. Hemen akabinde Bakanlığımızın personelleri, AFAD ve diğer kamu kurumlarımızdaki personellerimizle gerek arama kurtarma ve gerekse daha sonraki faaliyetler için sahadaydık" dedi. "Binanın kendi zeminine bağlı olarak bir yıkımın gerçekleştiğini görüyoruz" Yıkılan binaya ilişkin ise Bulut, şu bilgileri verdi: "Bu yapının hasarına baktığımız zaman zaten zemininde göçme meydana geldi. Dolayısıyla binanın kendi zeminine bağlı olarak bir yıkımın gerçekleştiğini görüyoruz. Bina yapı denetimi almış bir bina. Dolayısıyla bu binanın zarar görmesinde zemin önemli bir etken olmuş. Bu yıkılan binada ölüm vakaları olduğundan dolayı adli süreç devam ediyor. Bu adli süreçle beraber idari süreçte başlatılmış durumda. Dolayısıyla bu süreç kendi mecrasında devam ediyor. Adli olsun, idari olsun bu süreçte gerek yapının statiği ile ilgili, gerek zemini ile ilgili çok daha ayrıntılı rapor mahkemeler suretiyle alınmış ve neticelendirilmiş olacak." "300 metrelik yarı çapta ayrıntılı tespitlere başladık" Bakan Yardımcısı Bulut, sözlerini şöyle sürdürdü: "Binanın kendiliğinden çökmüş olması, temelinde toprak kayması gibi bir husus meydana gelince bölge ile ilgili ayrıntılı inceleme durumu söz konusu oldu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum da hemen buraya intikal etmişti. Dolayısıyla vatandaşımızın hem o tedirginliğini hem de can güvenliğini sağlamak bakımından biz alanı daha da büyüterek, diğer yapılarda muhtemel risk var mı yok mu diye bu maksatla 300 metrelik yarı çapta ayrıntılı tespitlere başladık. Binaların fiziksel durumu ile ilgili tespitler yapılırken, bir taraftan da zeminle ilgili çalışmalar AFAD koordinasyonunda TÜBİTAK’tan ve diğer üniversitelerden birçok değerli hocalarımızın katılımıyla başladı." "Bir an önce evlerine dönmeleri yönünde biz de gayret ediyoruz" Bakan Yardımcısı Ömer Bulut, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak bölgede bin 200’e yakın binayı incelediklerini belirtti. Bulut, bu binalardan sadece yıkılan binanın bitişiğindekinde ağır hasar tespit edildiğini, diğerlerinde fiziksel bir hasar bulunmadığını aktardı. Gözlemsel hasar olmamasına rağmen bazı binaların eski olması ve donatılarında korozyon bulunması gibi durumlarla karşılaştıklarını ifade eden Bulut, "21 bina tedbiren boşaltılmıştı. Bu boşaltılan binalardaki vatandaşlarımız Büyükşehir Belediyesinin ve Gebze Belediyesinin sağlamış olduğu imkanlarla ikamet ediliyorlar. Bu arkadaşlarımızın tabii bir an önce evlerine dönmeleri yönünde biz de gayret ediyoruz ama tabii her ne kadar zeminden kaynaklı bir hasar meydana gelmemiş olsa bile bu aşamada binaları ayrıntılı olarak incelemeden, vatandaşın binalarına dönmesine müsaade etmek istemeyiz" ifadelerini kullandı. "Bu binalar eğer riskli çıkacak olursa bunların dönüşüme tutulması gerekiyor" Dün Bakan Murat Kurum başkanlığında toplantı yapıldığını bildiren Bulut, binaların sağlamlığını belirlemek ve risk tespiti amacıyla bugünden itibaren karot alma işlemlerine başlandığını duyurdu. 21 binadaki karot çalışmalarının bir haftada bitirilmesinin planlandığını belirten Bulut, şunları kaydetti: "Bu binalar eğer riskli çıkacak olursa bunların dönüşüme tutulması gerekiyor. Riskli çıkmaması durumunda, yani oturulabilir çıkması durumunda vatandaşlarımıza izin vereceğiz. Riskli çıkma durumlarında, bu alanı da içerisine alan, yeni bir dönüşüm işini yapalım diyoruz. Zaten Gebze’de Belediye Başkanımız da biliyor, daha önce bir dönüşüm projemiz de vardı. Vatandaşlarımızı burada mağdur edemeyiz. Dolayısıyla bu süreç içerisinde gerek taşınma, gerek kira yardımlarında bulunacağız. Tüm dediğim bu işlemler tek tek binaların ayrıntılı olarak bina risk analizleri yapıldıktan sonra devam edecek bir süreç. Bakanlık olarak zaten bugüne kadar gerek İstanbul’da, gerek İzmir’de, gerek Türkiye’nin birçok yerinde kentsel dönüşüm konusunda çok ilerleme sağladık. Bugünkü risklerle karşılaşmayalım diye Cumhurbaşkanımız da 2012 yılında bedeli ne olursa olsun 6306 Sayılı Kanunu çıkartarak destek olmak suretiyle bu dönüşümlerin önünü açtı. Ki bu süreçte de birçok bina yenilendi. Eğer burada da riskli bina çıkacak olursa bu dönüşüm sürecini hızlı bir şekilde yürütüp tamamlayıp, vatandaşlarımıza teslim etmiş olacağız."
06 Kasım 2025 Perşembe - 17:14
Bakan Tunç: "2002 yılında bin 231 olan noterlik sayısını 2 bin 385’e yükselttik"
Adalet Bakanı yılmaz Tunç, "2002 yılında bin 231 olan noterlik sayısını 2 bin 385’e yükselttik. Geçtiğimiz yıl 40 yeni noterlik ihdas ettik. Noterlik hizmetlerinin daha etkin ve verimli yürütülmesi amacıyla 6 Nisan 2019 tarihinde başlattığımız nöbetçi noterlik uygulamasıyla vatandaşlarımızın hafta sonları da noterlik hizmetine ulaşabilmesini sağladık" dedi. Bakan Tunç, ’X’ üzerinden yaptığı paylaşımda noterliğin, adaletin sağlanması ve korunması açısından hukuk sisteminin temel taşlarından olduğunu belirtti. "2002 yılında bin 231 olan noterlik sayısını 2 bin 385’e yükselttik" Noterlerin, adaletin tesisine, mahkemelerin iş yükünün azalmasına ve toplumsal barışın sağlanmasına önemli katkılar sunduğunu belirten Bakan Tunç, "Yaptıkları işlemlere resmiyet kazandıran noterlerimizi güçlendirmek ve vatandaşlarımızın noterlik hizmetine daha kolay ulaşmalarını sağlamak için önemli adımlar attık. 2002 yılında bin 231 olan noterlik sayısını 2 bin 385’e yükselttik. Geçtiğimiz yıl 40 yeni noterlik ihdas ettik. Noterlik hizmetlerinin daha etkin ve verimli yürütülmesi amacıyla 6 Nisan 2019 tarihinde başlattığımız nöbetçi noterlik uygulamasıyla vatandaşlarımızın hafta sonları da noterlik hizmetine ulaşabilmesini sağladık ve bu kapsamda bugüne kadar 3 milyon 960 bin 246 işlem gerçekleştirildi" ifadelerini kullandı. "Noterlik müessesesini güçlendirmeye ve geliştirmeye devam edeceğiz" 9. Yargı Paketiyle 2024 yılında Noterlik Kanunu’nda yapılan değişiklikle noterlerin hafta sonu ve tatil günlerinde çalışma usul ve esaslarını yasal zemine kavuşturduklarını vurgulayan Tunç, şunları kaydetti: "Bu kapsamda 6 Kasım 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan "Noterlerin Tatil Gün ve Saatlerinde Çalışmasına İlişkin Yönetmelik" ile hafta sonu nöbet sisteminin ayrıntılı biçimde düzenlenmesini; nöbet günleri, çalışma saatleri ve noter sayılarının netleştirilmesini sağladık. Yeni uygulamalarla noterlik hizmetlerinde zaman ve mekan sınırını ortadan kaldırdık. Yurt dışında yapılan noterlik işlemi örneğinin ülkemizde herhangi bir noterlikten alınabilmesine imkân sağladık. Yurt içinde gerçekleştirilen işlem örneklerinin başka şehirlerdeki noterliklerden temin edilebilmesini mümkün kıldık. Noter ücretleri ile harç ve vergilerin kredi kartlarıyla ödenmesi uygulamasını hayata geçirdik. Güvenli ödeme sistemi, parmak iziyle kimlik doğrulama sistemi ve e-Randevu sistemi gibi birçok yeniliğe imza attık. Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Strateji Belgemizde yer alan hedeflerimiz doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürecek, noterlik müessesesini güçlendirmeye ve geliştirmeye devam edeceğiz."
06 Kasım 2025 Perşembe - 17:10
Papa 14. Leo’nun Türkiye Ziyareti programı netleşti
Katolik dünyasının ruhani lideri Papa 14. Leo, 27 Kasım-2 Aralık 2025 tarihleri arasında Türkiye ve Lübnan’ı kapsayan bir apostolik ziyaret gerçekleştirecek. Ziyaretin en önemli duraklarından biri, Hristiyanlık tarihinde büyük öneme sahip olan İznik olacak. Papa, burada 1700 yıl önce toplanan Birinci İznik Konsili’nin yıldönümünde dua edecek. Papa 14. Leo "27 Kasım’da ilk durağı başkent Ankara olacak. Papa, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşme gerçekleştirecek, sivil toplum ve diplomatik temsilcilerle buluşacak. Ankara’dan İstanbul’a gelecek olan Papa, Kutsal Ruh Katedrali’nde ruhani görevlilerle buluşacak, yaşlılar yurdunu ziyaret edecek. Papa daha sonra helikopterle İznik’e geçecek. Aziz Neophytos Bazilikası kazı alanında ekümenik duaya katılacak. Papa daha sonra tekrar İstanbul’a dönerek, piskoposlarla özel görüşme yapacak, Sultanahmet Camii’ni ziyaret edecek, Mor Efrem Süryani Ortodoks Kilisesi’nde Hristiyan cemaat liderleriyle buluşacak, Fener Rum Patriği Bartholomeos ile ortak bildiri imzalayacak. Papa son olarak Volkswagen Arena’da halka açık ayine katılacak.
06 Kasım 2025 Perşembe - 16:27
Başkan Kurnaz: "Vatandaşlarımıza en iyi hizmeti sunmaya gayret ediyoruz"
Samsun’un İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, "Yapılan ve yapılacak çalışmaların ve hizmetlerin takibini gerçekleştiriyor, vatandaşlarımıza en iyi hizmeti sunmaya gayret ediyoruz" dedi. İlkadım Belediye Meclisi Kasım Ayı Kapanış Toplantısı, İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz başkanlığında, İlkadım Belediye Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Açılış toplantısında komisyonlara havale edilen gündem maddeleri görüşülerek, meclis üyelerinin oy birliğiyle kabul edildi. Kent için gece gündüz demeden çalışmaların ve hizmetlerin devam ettiğini söyleyen Başkan İhsan Kurnaz, "Kasım Ayı Olağan Belediye Meclis Toplantımızı meclis üyelerimizin katılımıyla gerçekleştirdik. Her bir meclis üyemiz, İlkadım için canla başla çalışmalar yürütüyor. İlkadım için hep birlikte, yüksek enerji ve motivasyonla çalışıyoruz. Bu noktada her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Belediye olarak hemşehrilerimiz için durmadan, yorulmadan hizmetlerimize devam ediyoruz. Yapılan ve yapılacak çalışmaların ve hizmetlerin takibini gerçekleştiriyor, vatandaşlarımıza en iyi hizmeti sunmaya gayret ediyoruz" diye konuştu.
06 Kasım 2025 Perşembe - 16:12
Bakan Göktaş: "Gençlerimizin istihdam edilmesi halinde işveren sosyal güvenlik primleri 5 yıl süreyle devletimiz tarafından karşılanacak"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, kadınların sektöre hazırlanmasını destekleyeceklerini ve kurum bakımında veya koruyucu aile yanında bulunan gençlere öncelik vereceklerini belirterek, "Bu gençlerimizin istihdam edilmesi halinde işveren sosyal güvenlik primlerinin 5 yıl süreyle devletimiz tarafından karşılanacağını belirtmek isterim" dedi. Turizm sektöründe kadın istihdamının artırılması ve temsiliyetinin güçlendirilmesi amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Türkiye Seyahat Acentaları Birliği arasında iş birliği protokolü imza töreni yapıldı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bakanlık binasında gerçekleştirilen törende protokole ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Göktaş, istihdamda fırsat eşitliğini güçlendiren önemli bir iş birliğine imza attıklarının altını çizerek, bu iş birliğini, turizm sektöründe kadınların ve genç kızların varlığını ve gücünü artıran stratejik bir adım olarak gördüklerini belirtti. "Gençlerimizin istihdam edilmesi halinde işveren sosyal güvenlik primleri 5 yıl süreyle devletimiz tarafından karşılanacak" Protokolle birlikte turizmde kadın istihdamını, girişimciliğini ve temsil gücünü artıracak kalıcı bir ortaklığın da temellerini attıklarına dikkati çeken Bakan Göktaş, "Akademi bünyesinde, kız öğrenciler ve kadınlara yönelik eğitimler ve mentörlük programları düzenleyeceğiz. Aynı zamanda sektörde kadın temsiliyetini artırmak için seminerler, atölyeler ve farkındalık etkinlikleri gerçekleştireceğiz. Bu programlarla kadınların sektöre hazırlanmasını, bilgi ve becerilerini geliştirerek kendi başarı hikayelerini yazmalarını destekleyeceğiz. Kurum bakımında veya koruyucu aile yanında bulunan gençlere öncelik vereceğiz. Bu gençlerimizin, TÜRSAB üyesi seyahat acentelerinde staj ve istihdam fırsatlarına erişmelerini sağlayacağız. Ayrıca, bu gençlerimizin istihdam edilmesi halinde işveren sosyal güvenlik primlerinin 5 yıl süreyle devletimiz tarafından karşılanacağını belirtmek isterim" ifadelerini kullandı. "Kadın girişimciliğini stratejik bir öncelik olarak görüyoruz" Göktaş, sözlerine şöyle devam etti: "Kadın emeğinin turizmde daha görünür hale gelmesini istiyoruz. Bu kapsamda, kadın üretici pazarları, kooperatifler ve el emeği atölyelerini içeren tematik tur rotalarının oluşturulmasını destekleyeceğiz. Kadın istihdamı ve girişimciliğine dair teşvik ve hibeleri paylaşarak, bu fırsatların daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayacağız. Çalışan annelerin ve ailelerinin, acentelerinin hizmetlerinden indirimli yararlanmalarını sağlamak üzere çalışmalar yürüteceğiz. Kısacası bu protokol, sadece bir iş birliği belgesi değil. Kadınların emeğine, genç kızlarımızın geleceğine ve ülkemizin turizm vizyonuna yatırımın somut bir ifadesi olacak. Bakanlık olarak biz, her kadının potansiyeline inanıyor; desteklendiğinde neleri başarabileceğini görüyoruz. Bu anlayışla, turizmin yanı sıra; sanayi, tarım, enerji başta olmak üzere her alanda kadınların daha güçlü şekilde yer alması için çalışmalar yürütüyoruz. Kadınların üretim hayatında daha görünür hale gelmesi için kadın girişimciliğini stratejik bir öncelik olarak görüyoruz." "Kadınların bilgiyle, üretimle ve emekle yükseldiği bir Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz" Kadının sahip olduğu potansiyelin Türkiye Yüzyılı’nın en güçlü itici gücü haline geldiğini vurgulayan Bakan Göktaş, "Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı, tüm bu çalışmalarımızı, ortak bir vizyon ve hedef doğrultusunda bütünleşen yol haritamızdır. 8 Mart’ta yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile oluşturduğumuz Koordinasyon Kurullarıyla da bu süreci yerelde daha kapsayıcı biçimde yürütüyoruz. Kamu, sivil toplum ve özel sektörle kurduğumuz iş birlikleriyle kadınların bilgiyle, üretimle ve emekle yükseldiği bir Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz. 2025 Aile Yılı’nda başlattığımız bu toplumsal dönüşümü, kadınların yön verdiği bir kalkınma vizyonuyla sürdüreceğiz" değerlendirmesinde bulundu.
06 Kasım 2025 Perşembe - 16:05
Bakan Kacır’dan Hakkari Üniversitesine ’Milli Teknoloji Atölyesi’ müjdesi
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Hakkari Üniversitesi bünyesinde ’Milli Teknoloji Atölyesi’ kuracaklarının müjdesini verdi. Hakkari ziyaretinde üniversite öğrencilerine müjde veren Bakan Kacır, "Hakkari’nin 5 bin öğrencinin bulunduğu güzel bir üniversitesi var. Milyonlarca gencimizle bir araya geldik, onların hayallerine ortak olduk. Üniversitelerde bilgi teknolojileri atölyeleri yapım sürecini başlattık. Ben ilgili arkadaşlarıma talimat veriyorum; Hakkari Üniversitesine Milli Teknoloji Atölyesi kurma müjdesini veriyorum. 2026 yılının başında hemen kuracağız" dedi. Kacır, Hakkari’de gençlerin teknolojiyle buluşmasına büyük önem verdiklerini belirterek, "Milli Teknoloji Hamlesi" vizyonu doğrultusunda Türkiye’nin dört bir yanında yenilikçi eğitim ve üretim altyapılarını güçlendirmeye devam edeceklerini söyledi.
06 Kasım 2025 Perşembe - 16:03
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Özel'e tepki!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e tepki göstererek, "Konuşan, Türkiye’nin ikinci büyük partisinin genel başkanı mı, yoksa ayarları bozulmuş hakaret otomatı mı, maalesef belli değil. Öte yandan şunu da hepimiz çok iyi biliyoruz: Zihin fukara olunca akıl ukala olur, dilin de freni boşalırmış. Kendisine tavsiyem, biz az söyledik, o çok anlasın" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder