POLİTİKA
30 Nisan 2026 Perşembe - 00:30 Emniyet Genel Müdürlüğüne Ali Fidan atandı Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararına göre Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş görevden alındı, yerine Nevşehir Valisi Ali Fidan atandı. Ayrıca, Ankara Valisi Vasip Şahin yerine Ankara Valiliği’ne Aydın Valisi Yakup Canpolat atandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararlarına göre, Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş görevden alındı, yerine Nevşehir Valisi Ali Fidan atandı. Ayrıca Ankara Valisi Vasip şahin Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanlığı’na atandı, Aydın Valisi Yakup Canbolat, Ankara Valisi olarak atandı. Kararına göre, Ankara İl Emniyet Müdürü Engin Dinç, Emniyet Genel Müdürlüğü emrine alınırken, yerine Konya İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek atandı. Adıyaman Valisi Osman Varol Aydın Valiliği’ne, İstanbul Güngören Kaymakamı Abdullah Küçük Adıyaman Valiliği’ne, Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök Nevşehir Valiliği’ne, İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Gökhan Zengin aynı yerin Genel Müdürlüğü’ne, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Levent Kepçeli aynı yer Genel Müdürlüğü’ne atandı. Ankara İl Emniyet Müdürü Engin Dinç ile beraber Mersin İl Emniyet Müdürü İdris Yılmaz ve Siirt İl Emniyet Müdürü Necmettin Öztürk Emniyet Genel Müdürlüğü emrine alındı. Yozgat İl Emniyet Müdürü Necmettin Koç, Konya İl Emniyet Müdürlüğü’ne, Manisa İl Emniyet Müdürü Fahri Aktaş, Mersin İl Emniyet Müdürlüğü’ne, Elazığ İl Emniyet Müdürü Adnan Karayel, Manisa İl Emniyet Müdürlüğü’ne, Polis Başmüfettişi Aydın Karan, Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü’ne, Polis Başmüfettişi Tuncay Pekin, Yozgat İl Emniyet Müdürlüğü’ne, Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü Mehmet Özdemir ise, Siirt İl Emniyet Müdürlüğü’ne atandı. Ayrıca Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği’nde açık bulunan Genel Sekreter Yardımcılıklarına Füsun Arslantosun ve Alper Görkem Aksu atandı.
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: "Anavatan Türkiye, KKTC’li kardeşlerini asla yalnız bırakmadı ve bırakmayacaktır"
14 Kasım 2025 Cuma - 21:31 Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: "Anavatan Türkiye, KKTC’li kardeşlerini asla yalnız bırakmadı ve bırakmayacaktır" Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, Türkiye-KKTC dayanışmasına ve ortak gelecek vizyonuna vurgu yaparak, "Anavatan Türkiye, KKTC’li kardeşlerini asla yalnız bırakmadı ve bırakmayacaktır" dedi. KKTC’nin 42. kuruluş yıldönümü Ankara’da düzenlenen resepsiyonla kutlandı. KKTC’nin Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu’nun ev sahipliğinde düzenlenen etkinliğe, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanı sıra yabancı misyon şefleri ve davetliler katıldı. Resepsiyonun açılış konuşmasında Büyükelçi Korukoğlu, 11 Kasım’da TSK’ya ait nakliye uçağının düşmesi sonucu 20 Türk askerinin şehit olmasının Kıbrıs Türk halkını derinden üzdüğünü vurguladı. KKTC’nin 42 yıl önce kendi mukadderatını tayin eden bir halkın iradesiyle kurulduğunu dile getiren Korukoğlu, Kıbrıs Türk halkının özgürlüğünü 1974 Barış Harekâtı ile kazandığını ve devletin 42 yıldır bağımsız şekilde yaşadığını ifade etti. Korukoğlu, 2025’te gerçekleşen seçimlerin "yerleşmiş demokratik kültürün bir yansıması" olduğunu belirterek, Türkiye’nin KKTC için "benzersiz bir dayanışma ve işbirliği örneği" sunduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’nda dile getirdiği "Kıbrıs’ta iki halk ve iki devlet vardır" sözlerini anımsattı. "Türkiye, KKTC’yi asla yalnız bırakmadı" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de, KKTC’nin 42. kuruluş yıldönümünü kutlayarak, Türkiye’nin garantör ülke olarak Kıbrıs Türk halkının yanında olduğunu vurguladı. "Anavatan Türkiye, KKTC’li kardeşlerini asla yalnız bırakmadı ve bırakmayacaktır" diyen Şimşek, Kıbrıs meselesine adil ve kalıcı bir çözüm bulunması için çalışmaların sürdüğünü aktardı. Türkiye-KKTC 2025 Mali İşbirliği Anlaşması’nın, iki ülke arasında bugüne kadar imzalanmış "en kapsamlı mali işbirliği anlaşması" olduğunu vurgulayan Bakan Şimşek, KKTC Maliye Bakanlığı’nın teknolojik altyapısının güçlendirilmesine yönelik projelerin başarıyla tamamlandığını söyledi.
Bakan Kurum: "Türkiye genelinde ise 2025 yılı sonuna kadar 453 bin konutun teslimini gerçekleştireceğiz"
14 Kasım 2025 Cuma - 19:35 Bakan Kurum: "Türkiye genelinde ise 2025 yılı sonuna kadar 453 bin konutun teslimini gerçekleştireceğiz" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Adıyaman’da İndere deprem konutlarında incelemelerde bulundu. Bakan Kurum, "Türkiye genelinde ise 2025 yılı sonuna kadar 453 bin konutun teslimini gerçekleştireceğiz" dedi. Türkiye’nin en büyük şantiye alanlarından biri olarak gösterilen İndere bölgesinde 5 milyon metrekarelik alanda inşa edilen konutlar ve ticari alanlar hızla yükseliyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, deprem konutlarında incelemelerde bulunarak, yetkililerden bilgi aldı. Daha sonra yaptığı açıklamada sözlerine şehitlere rahmet dileyerek başlayan Bakan Kurum, Adıyaman’ın yeniden ayağa kalkış sürecinde en önemli noktalardan birinin bu bölge olduğunu belirtti. Kurum, "Yeni Adıyaman’ın simgesi olan İndere’deyiz. Bu proje, Adıyaman’ın gurur tablosudur. Burada hem konutlarımız hem de bereket getirecek ticaret alanları yükseliyor. Adıyamanlı kardeşlerimizin hak ettiği yaşam standartlarını sağlamak için gece gündüz çalışıyoruz" dedi. Bakan Kurum, yarın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla 350 bininci deprem konutunun anahtar tesliminin yapılacağını hatırlatarak, büyük bir eşiğin daha aşılacağını söyledi. Kurum, "Depremin yaşandığı ilk günden bu yana sahayı hiç bırakmadık. Adıyaman’da şu ana kadar 38 bin yeni yuva ve iş yerinin teslimini tamamladık. Yılsonuna kadar 43 bin bağımsız bölümün tamamını bitirmiş olacağız. Böylece Adıyaman merkezde teslim edilmemiş konut kalmayacak. Türkiye genelinde ise 2025 yılı sonuna kadar 453 bin konutun teslimini gerçekleştireceğiz" diye konuştu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in geçtiğimiz hafta deprem konutlarına yönelik eleştirilerine de yanıt veren Kurum, sahadaki çalışmaların en büyük cevap olduğunu belirterek, "Biz cevaplarımızı yalan yanlış bilgilerle değil, icraatlarımızla veririz. 300 bin konutu teslim ettik, yarın 350 bini teslim edeceğiz. Bizi izlemeye devam etsinler; çünkü sahada daha görecekleri çok eser var. Ya milletimizin bu başarısına ortak olacaklar, devletleriyle gurur duyacaklar. Ya da deprem bölgesinden başlamak üzere 86 milyonun karşısında mahpus olacaklar. Biz kararı kendilerine bırakıyor ve yolumuza devam ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin devleti ve milletiyle nasıl bileği bükülmez bir dayanışması olduğunu, nasıl sırtı yere gelmez bir gücü olduğunu, tüm dünyaya göstermeye devam ediyoruz" dedi. Bakan Kurum’a incelemeleri sırasında Adıyaman milletvekilleri İshak Şan, Mustafa Alkayış ve beraberindeki heyet eşlik etti.
Malatya Büyükşehir Belediyesi altyapı çalışmalarına aralıksız devam ediyor
14 Kasım 2025 Cuma - 18:34 Malatya Büyükşehir Belediyesi altyapı çalışmalarına aralıksız devam ediyor Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, MASKİ’nin ‘Battalgazi-Yeşilyurt içme suyu şebekesi rehabilitasyon ve ölçülebilir alt bölge inşaatı’ işi hakkında bilgi alarak, çalışmaları yerinde inceledi. Başkan Er, "7 bölgede toplam yaklaşık maliyeti 600 Milyon TL olan, 95 kilometrelik yeni içme suyu hattı inşa ediyoruz" dedi. Malatya Büyükşehir Belediyesi Malatya Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) 8 milyon avro bedelli Battalgazi-Yeşilyurt içme suyu şebekesi rehabilitasyon ve ölçülebilir alt bölge inşaatı’ kapsamında Ölçülebilir Alt Bölge (DMA) 7 bölgeden oluşan içme suyu şebeke hattı kapsamında farklı çaplarda Düktil ve OPVC boru tiplerinde yaklaşık 95 kilometre hat döşeme çalışmalarını sürdürüyor. Proje kapsamında 36 kilometre ev bağlantı borusu ve abone bağlantısı, 387 hat vanası ve 80 adet yangın hidrantı imalatı da gerçekleştiriliyor. Çalışmalar kapsamında birinci bölgede Atatürk, Gazi, Cumhuriyet, Koşu, Merkez Fatih, Yeşilkaynak ve Kiltepe mahallelerinde 28 kilometre, ikinci bölgede Paşaköşkü, Hacıabdi, Küçük Mustafa Paşa, Ataköy, Nuriye, Hamidiye, Büyük Mustafa Paşa, Aslanbey ve Cevherizade mahallelerinde 14 kilometre, üçüncü bölgede ise Selçuklu, Hanımınçiftliği ve Battalgazi mahallelerinde 9 kilometre imalat çalışması yürütülüyor. Projeyle ilgili bilgi alan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, MASKİ Genel Müdürü Sinan Çeçen ve Yeşiltepe bölgesi muhtarlarıyla birlikte Koşu Mahallesi’nde devam eden hat döşeme çalışmalarını yerinde inceledi. Başkan Er, inceleme sonrası yaptığı açıklamada, "Göreve geldiğimizde ‘Malatya’nın altyapısını rehabilite edeceğiz, yenileyeceğiz’ dedik. Hakikaten bir taraftan şehir ayağa kalkarken, deprem sonrası inşa sürecinde final aşamasına gelirken, Malatya’mızın her tarafından ciddi bir altyapı yatırımı da var. Çok ciddi yatırımlar yapıyoruz. 2025 yatırım programımız kapsamında MASKİ’nin yaptığı içme suyu, kanalizasyon ve yağmur suyu şebekesi çalışmalarının miktarı 4.4 milyar lira. Bu kapsamda Yeşilyurt ve Battalgazi bölgelerinin içme suyu rehabilitasyonu ve ölçülebilir alt bölge oluşturulması ihalesi kapsamında 95 kilometrelik bir çalışma yapılıyor. Yeşiltepe’de; Atatürk, Gazi, Cumhuriyet, Koşu, Merkez Fatih, Yeşilkaynak ve mahallelerinde 28 kilometrelik bir rehabilitasyon çalışmamız var. Bu çalışmayla; eski, deforme olmuş, asbestli boruların tamamını değişiyoruz. En az 50 yıllık bir şebeke rehabilite olacak. Bir diğeri de ölçülebilir alt bölge çalışmasıyla birlikte Malatya’mızda çok ciddi olan kayıp-kaçak sorununun önüne geçmiş olacağız. Şu ana kadar 30’un üzerinde ölçülebilir alt bölge oluşturduk. Bir taraftan kanalizasyon ve içme suyu çalışması yapılırken, geçici olarak yollarda rehabilite edilecek. Çalışmalar bittikten sonra 2026 yılında yol ve peyzaj çalışmalarımız olacak. Bir taraftan altyapıyı tamamlarken bir taraftan da üst yapıyla ilgili çalışmalarımız devam edecek" ifadelerini kullandı. Başkan Sami Er, 95 kilometrelik içme suyu hattının yenilenmesi kapsamında 7 bölgede 600 milyon liralık bir yatırımın yapıldığını kaydederek, "2025 yılı yatırım programımız 4.4 milyar lira. Toplamda bin 50 kilometrelik bir altyapı yenilemesi yapılıyor" dedi. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ve MASKİ Genel Müdürü Sinan Çeçen’e teşekkür eden Cumhuriyet Mahallesi Muhtar Şahin Demirci ise, "6 Şubat depremlerinde Malatya büyük bir yıkımla karşı karşıya kaldı. Ekonomik krize rağmen Sayın Başkanımız bakanlıkları sıkıştırarak Malatya’nın görünmeyen, asıl paranın harcandığı altyapı harcadığına şahit olduk. Altyapı yenilemesiyle beraber su kesintileri olmayacak. Daha güzel ve temiz su içeceğiz" ifadelerini kullandı. Gazi mahallesi Muhtarı Hüseyin Başıbüyük de, "İçme suyu boru hatlarımızın yenilenmesi bugün gerçekleştiriliyor. Muhtarlar ve mahalleliler olarak çok mutluyuz. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanımız Sami Er’in göreve geldiği günden bugüne Yeşiltepe’ye güzel hizmetleri var" dedi. Koşu Mahallesi Muhtarı Fatih Karagöz ise, "Malatya’mızın içme suyu sorununu kıymetli başkanımız Sami Başkanımız göreve geldiğinde çözeceğini söyledi. Kendilerine şahsım ve mahallem adına teşekkür ediyorum. MASKİ Genel Müdürümüze ve sahadaki personellerine de ayrı ayrı teşekkür ederim" diye konuştu. Atatürk Mahallesi Muhtarı Salman Şahbaz da, "Yıllardır Yeşiltepe’nin kanayan yarası olan içme suyu altyapısının yenilenmesi için 2016 yılında karar alınmıştı. Kıymetli Belediye Başkanımız Sami Er tarafından hızlı bir çalışma yapıldı. Bir aydır Yeşiltepe’nin 6 mahallesinde altyapı çalışmaları başladı. Ana arterlerde sokaklarıyla birlikte boru çalışmaları hemen hemen bitti. Bir hafta içerisinde de abone bağlantıları gerçekleştirilecek. Kış daha konforlu geçecek. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanımız Sami Er ve MASKİ Genel Müdürümüz Sinan Çeçen’e çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Merkez Fatih Mahalle Muhtarı Kemal Koçak ise, "Yeşiltepe’mizin kanayan yarası olan içme suyu boru hattını yenilemelerinden dolayı Malatya Büyükşehir Belediye Başkanımız Sami Er ve MASKİ Genel Müdürümüz Sinan Çeçen’e çok teşekkür ediyorum" dedi. Yeşilkaynak Mahalle Muhtarı Servet Türkoğlu ise Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’e yaptığı hizmetlerden dolayı teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Zulüm, baskı ve ayrımcılık olduğu sürece buna direnenler de olacaktır. Yarım asrı bulan siyaset hayatımızda bize olan teveccühü boşa çıkarmadık emanete halel getirmedik"
14 Kasım 2025 Cuma - 16:42 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Zulüm, baskı ve ayrımcılık olduğu sürece buna direnenler de olacaktır. Yarım asrı bulan siyaset hayatımızda bize olan teveccühü boşa çıkarmadık emanete halel getirmedik" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’ndeki Uluslararası İnsan Hakları Konferansı ve Yankılar Sergisi Açılış Programı’nda açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye’de bütün uyuyanları uyandırmaya bir şule, bir ışık, bir alev yetmiştir" dedi. Haksızlığın karanlığı, hakikatin ışığını asla bastıramadığını kaydeden Erdoğan, "Doğru eninde sonunda kendine bir yol bulur. Zulme karşı hakkı savunacağız. Bir mecra açar ve çağlayan bir ırmak misali gönüllere akar. Kalpleri aydınlatır. Engelleri aşar ve nihayet coğrafyaya yayılır" ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen Uluslararası İnsan Hakları Konferansı ve Yankılar Sergisi Açılış Programı’na katıldı. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Arşiv fotoğrafları, belgeler, ses ve video kayıtlarının yanı sıra yapay zeka destekli yenilikçi sanat etkinliklerinin de yer alacağı bu sergi, çağları aşan onurlu bir hak ve adalet arayışının İstanbul’daki yankısını teşkil edecektir. 27 Kasım’a kadar devam edecek bu anlamlı sergiyi tüm vatandaşlarımızın, bilhassa da genç kardeşlerimizin ziyaret etmesini son derece önemli buluyorum. Kendilerinden önce hangi zorlukların çekildiğini, sırf düşüncelerinden ötürü masum insanların hangi baskılar, hangi zorbalıklarla karşı karşıya geldiklerini gençlerimiz burada çok net bir şekilde görebilecektir. Ziyaretçiler, iki büyük şahsiyetin hak ve özgürlük mücadelesinde, iki anıt ismin tüm zorluklara rağmen neleri başarabildiğini, dikenli yollarda nasıl cesurca yürüyebildiklerini çok yakından müşahede edecek" ifadelerini kullandı."Terbiye evvela ailede başlar"Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kendi ifadesiyle anneleri fetih neslinin yetiştiricisi olarak gören Şule ablamız, bir eserinde eğitim ve aileye ilişkin şu cümleleri kuruyordu; ‘İmanlı ve güçlü nesillerin yetişmesi için dini, milli ve ahlaki terbiye ve eğitime son derece ehemmiyet verilmelidir. Bu terbiye evvela ailede başlar. Ailede ise bu eğitim daha çok anneye düşmektedir.’ Eğitim ve kültür sahasındaki faaliyetlerini işte bu anlayışla sürdüren vakfımızın, geçen hafta Milli Eğitim Bakanlığımızla imzaladığı protokolle bütün bu çalışmalarını yeni bir merhaleye taşıdığını görüyoruz. Protokol kapsamında 81 ilimizde 81 okul kütüphanesi, 11 deprem şehrimizde ise 28 eğitim ve meslek atölyesi kurulacak. Ayrıca içinde bulunduğumuz eğitim öğretim yılında 15 bin öğrencimize kırtasiye desteği sağlanacak. Diğer taraftan ortaya koyduğu mücadeleyle tüm dünyada hafızalara kazınan, zulme rıza göstermeyip adaletin sesiyle haykıran şehit Malik el-Şahbaz’ı, yani Malcolm X’i de yine rahmetle, hürmetle anıyorum. Merhum Malcolm X de baskılara aldırmadı, tehditler karşısında yılmadı, zorbalara ve zorbalıklara boyun eğmedi. Ayrıntıcılığın kurumsallaştığı bir dönemde karizmatik ve cesur kişiliğiyle ırkçılığa meydan okudu, eşitsizliğe başkaldırdı. Merhum Malcolm X, doğruları seslendirmenin cesaret gerektirdiği bir dönemde şöyle haykırıyordu; ‘Ben gerçeğin peşindeyim. Kimin söylediği önemli değil. Ben adaletin peşindeyim. Kim için veya kime karşı olduğu önemli değil.’ Yaşadıkları çağa mühürlerini vuran her iki ismin de ortak özelliği şuydu; şartlar ne kadar çetin olursa olsun, zulüm kimden gelirse gelsin, hakkı ve hakikati son nefesine kadar savunmak, inandıkları yoldan asla sapmamak, dönmemek, ayrılmamak. Gönüllerimizin sultanı, hayat ve hidayet rehberimiz Peygamber Efendimiz (S.A.V.), bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmuştu; ‘Allah’a yemin olsun ki bu davamı terk etmem karşılığında sağ elime güneşi, sol elime de ayı koysalar, Allah’ın dinini güçlendirinceye veya bu yolda canımı verinceye kadar asla bundan vazgeçmeyeceğim.’ İşte bu örnek duruşu hayatlarının merkezine yerleştiren, bu uğurda çile çeken ve bedel ödeyen her iki isim, hiç tartışmasız hem kalplerdeki hem de tarihteki yerlerini almışlardır. İnşallah ebediyen hayırla, şükranla, büyük bir hürmetle hatırlanacaklardır. Rabbim onlardan razı olsun. Bizi de onların gittiği yoldan, bu kutlu güzergahtan ayırmasın diyorum" diye konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim de katkımızla tesis edilen ateşkesin ardından İsrail’in tüm ihlallerine rağmen yaralarını sarmaya çalışan Filistinli kardeşlerimiz başta olmak üzere Sudan’da, Yemen’de, Somali’de ve daha pek çok yerde zor günler geçiren tüm mazlumlara gerek şahsım gerek eşim gerekse milletim adına buradan dayanışma mesajlarımı yolluyorum. Konferans ve sergimizin hepimiz için bir kez daha hayırlar getirmesini temenni ediyorum. İnsanlık binlerce yıllık tarihinde şuna defalarca kez şahitlik etmiştir; haksızlığın karanlığı, hakikatin ışığını asla bastıramaz. Doğru eninde sonunda kendine bir yol bulur. Zulme karşı hakkı savunacağız. Bir mecra açar ve çağlayan bir ırmak misali gönüllere akar. Kalpleri aydınlatır. Engelleri aşar ve nihayet coğrafyaya yayılır" dedi.Şule Yüksel Şenler’in adalet ve hakikat ışığının Türkiye’deki en güçlü yansımalarından biri olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizlerin de bildiği üzere, kelime anlamı itibarıyla ‘Şule’ ışık, alev, parıltı demektir. 6 yıl önce dualarla ebediyete uğurladığımız Şule Yüksel Şenler adalet ve hakikat ışığının Türkiye’deki en güçlü yansımalarından biri olmuştur. Türkiye’de başörtüsü davasının sancaktarlığını yapmış, düşünce ve ifade hürriyetinin, kılık kıyafet özgürlüğünün tam anlamıyla sağlandığı bir ülke için fedakarca çalışmıştır. Türkiye’de bütün uyuyanları uyandırmaya bir şule, bir ışık, bir alev yetmiştir. Tabii onun bu gayreti vesayetçilerin dikkatini çekmiş, o da Üstat Necip Fazıl ve daha nice fikir ve aksiyon insanı gibi bugün bize özgürlükten dem vuran faşist odakların radarına girmiştir. Gazete manşetlerinden hedef alınmış, sayısız takibata uğramış, kara listelere adı büyük harflerle yazılmıştır. Şuraya özellikle dikkat çekmek istiyorum; eğer dikkat etmezseniz, gazeteler mazlumlardan nefret etmenizi, zalimleri ise sevmenizi sağlar. Malcolm X’in işaret ettiği bu tehlike, milletimizin ve Şule Yüksel Şenler’i sevenlerin basiret ve ferasetiyle bertaraf edilmiş, kimin haklı, kimin mağdur olduğu o günlerde bile çok net bir şekilde görülmüştür. Şule Yüksel Şenler ablamız defalarca tehdit edilmiş, evi kundaklanmış, konferanslarına bomba ihbarları yapılmıştır. Ama o, hapse mahkum edildiği dönemde bile davasından taviz vermemiş, devrin eli sopalı müstekbirlerine boyun eğmemiş, fikrin surlarına iman ve mücadelenin sancağını dikmiştir" şeklinde konuştu.Onun duruşunu anlamak için burada bir noktanın altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şule ablamız için çıkarılan özel af ile Bursa Cezaevi’nden tahliye olması gündeme gelince, ona bu zulmü reva görenlere cevabı şu olmuştu. Özellikle sevgili gençlerimizin buraya dikkat etmesini rica ediyorum. Salonda olanlar veya olmayanlar, ekranları başında bizi izleyenler, buraya dikkat. Şule ablamız şunu söylemişti; ‘Suçsuzun affedildiği nerede görülmüş? Ben kanunlara riayet eden bir fert olarak mahkumiyetimi devam ettiriyorum. Dışarı çıkmayı reddediyorum. Benim buradan ancak cesedimi alırsınız.’ Ve devamında dört duvar arasında kaleme aldığı ‘Hür Mahkumdan Mahkum Hürlere’ adlı şiirinde kendisini sevenlere şu mısralarla seslenmişti; ‘Değil mi ki müminim, baş eğmem zalime. Zalimin zulmü vardır. Hak yolunda aleme. Zindanda olsam dahi görünür bana cennet. Şeref duyun kardeşler, acımayın halime.’ Zulüm kısmak istediği sesi nara yapar ve bazı ölüler, yaşayanlardan daha yüksek sesle konuşur" dedi.Zulüm, baskı ve ayrımcılık olduğu sürece buna direnenler de olacaklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yarım asrı bulan siyaset hayatımızda bize olan teveccühü boşa çıkarmadık emanete halel getirmedik. Başta baş örtüsü yasakları olmak üzere en zorlu engelleri, en çetin badireleri aşmayı başardık. Bundan sonra da kimseden korkmadan, asla geri adım atmadan hakkı savunacağız" diye konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan’a konuşmalarının ardından hediye takdim edildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye’de uyuyanları uyandırmaya bir şule yetmiştir"
14 Kasım 2025 Cuma - 16:33 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye’de uyuyanları uyandırmaya bir şule yetmiştir" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’ndeki Uluslararası İnsan Hakları Konferansı ve Yankılar Sergisi Açılış Programı’nda açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye’de bütün uyuyanları uyandırmaya bir şule, bir ışık, bir alev yetmiştir" dedi. Haksızlığın karanlığı, hakikatin ışığını asla bastıramadığını kaydeden Erdoğan, "Doğru eninde sonunda kendine bir yol bulur. Zulme karşı hakkı savunacağız. Bir mecra açar ve çağlayan bir ırmak misali gönüllere akar. Kalpleri aydınlatır. Engelleri aşar ve nihayet coğrafyaya yayılır" ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen Uluslararası İnsan Hakları Konferansı ve Yankılar Sergisi Açılış Programı’na katıldı. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Arşiv fotoğrafları, belgeler, ses ve video kayıtlarının yanı sıra yapay zeka destekli yenilikçi sanat etkinliklerinin de yer alacağı bu sergi, çağları aşan onurlu bir hak ve adalet arayışının İstanbul’daki yankısını teşkil edecektir. 27 Kasım’a kadar devam edecek bu anlamlı sergiyi tüm vatandaşlarımızın, bilhassa da genç kardeşlerimizin ziyaret etmesini son derece önemli buluyorum. Kendilerinden önce hangi zorlukların çekildiğini, sırf düşüncelerinden ötürü masum insanların hangi baskılar, hangi zorbalıklarla karşı karşıya geldiklerini gençlerimiz burada çok net bir şekilde görebilecektir. Ziyaretçiler, iki büyük şahsiyetin hak ve özgürlük mücadelesinde, iki anıt ismin tüm zorluklara rağmen neleri başarabildiğini, dikenli yollarda nasıl cesurca yürüyebildiklerini çok yakından müşahede edecek" ifadelerini kullandı."Terbiye evvela ailede başlar"Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kendi ifadesiyle anneleri fetih neslinin yetiştiricisi olarak gören Şule ablamız, bir eserinde eğitim ve aileye ilişkin şu cümleleri kuruyordu; ‘İmanlı ve güçlü nesillerin yetişmesi için dini, milli ve ahlaki terbiye ve eğitime son derece ehemmiyet verilmelidir. Bu terbiye evvela ailede başlar. Ailede ise bu eğitim daha çok anneye düşmektedir.’ Eğitim ve kültür sahasındaki faaliyetlerini işte bu anlayışla sürdüren vakfımızın, geçen hafta Milli Eğitim Bakanlığımızla imzaladığı protokolle bütün bu çalışmalarını yeni bir merhaleye taşıdığını görüyoruz. Protokol kapsamında 81 ilimizde 81 okul kütüphanesi, 11 deprem şehrimizde ise 28 eğitim ve meslek atölyesi kurulacak. Ayrıca içinde bulunduğumuz eğitim öğretim yılında 15 bin öğrencimize kırtasiye desteği sağlanacak. Diğer taraftan ortaya koyduğu mücadeleyle tüm dünyada hafızalara kazınan, zulme rıza göstermeyip adaletin sesiyle haykıran şehit Malik el-Şahbaz’ı, yani Malcolm X’i de yine rahmetle, hürmetle anıyorum. Merhum Malcolm X de baskılara aldırmadı, tehditler karşısında yılmadı, zorbalara ve zorbalıklara boyun eğmedi. Ayrıntıcılığın kurumsallaştığı bir dönemde karizmatik ve cesur kişiliğiyle ırkçılığa meydan okudu, eşitsizliğe başkaldırdı. Merhum Malcolm X, doğruları seslendirmenin cesaret gerektirdiği bir dönemde şöyle haykırıyordu; ‘Ben gerçeğin peşindeyim. Kimin söylediği önemli değil. Ben adaletin peşindeyim. Kim için veya kime karşı olduğu önemli değil.’ Yaşadıkları çağa mühürlerini vuran her iki ismin de ortak özelliği şuydu; şartlar ne kadar çetin olursa olsun, zulüm kimden gelirse gelsin, hakkı ve hakikati son nefesine kadar savunmak, inandıkları yoldan asla sapmamak, dönmemek, ayrılmamak. Gönüllerimizin sultanı, hayat ve hidayet rehberimiz Peygamber Efendimiz (S.A.V.), bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmuştu; ‘Allah’a yemin olsun ki bu davamı terk etmem karşılığında sağ elime güneşi, sol elime de ayı koysalar, Allah’ın dinini güçlendirinceye veya bu yolda canımı verinceye kadar asla bundan vazgeçmeyeceğim.’ İşte bu örnek duruşu hayatlarının merkezine yerleştiren, bu uğurda çile çeken ve bedel ödeyen her iki isim, hiç tartışmasız hem kalplerdeki hem de tarihteki yerlerini almışlardır. İnşallah ebediyen hayırla, şükranla, büyük bir hürmetle hatırlanacaklardır. Rabbim onlardan razı olsun. Bizi de onların gittiği yoldan, bu kutlu güzergahtan ayırmasın diyorum" diye konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim de katkımızla tesis edilen ateşkesin ardından İsrail’in tüm ihlallerine rağmen yaralarını sarmaya çalışan Filistinli kardeşlerimiz başta olmak üzere Sudan’da, Yemen’de, Somali’de ve daha pek çok yerde zor günler geçiren tüm mazlumlara gerek şahsım gerek eşim gerekse milletim adına buradan dayanışma mesajlarımı yolluyorum. Konferans ve sergimizin hepimiz için bir kez daha hayırlar getirmesini temenni ediyorum. İnsanlık binlerce yıllık tarihinde şuna defalarca kez şahitlik etmiştir; haksızlığın karanlığı, hakikatin ışığını asla bastıramaz. Doğru eninde sonunda kendine bir yol bulur. Zulme karşı hakkı savunacağız. Bir mecra açar ve çağlayan bir ırmak misali gönüllere akar. Kalpleri aydınlatır. Engelleri aşar ve nihayet coğrafyaya yayılır" dedi.Şule Yüksel Şenler’in adalet ve hakikat ışığının Türkiye’deki en güçlü yansımalarından biri olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizlerin de bildiği üzere, kelime anlamı itibarıyla ‘Şule’ ışık, alev, parıltı demektir. 6 yıl önce dualarla ebediyete uğurladığımız Şule Yüksel Şenler adalet ve hakikat ışığının Türkiye’deki en güçlü yansımalarından biri olmuştur. Türkiye’de başörtüsü davasının sancaktarlığını yapmış, düşünce ve ifade hürriyetinin, kılık kıyafet özgürlüğünün tam anlamıyla sağlandığı bir ülke için fedakarca çalışmıştır. Türkiye’de bütün uyuyanları uyandırmaya bir şule, bir ışık, bir alev yetmiştir. Tabii onun bu gayreti vesayetçilerin dikkatini çekmiş, o da Üstat Necip Fazıl ve daha nice fikir ve aksiyon insanı gibi bugün bize özgürlükten dem vuran faşist odakların radarına girmiştir. Gazete manşetlerinden hedef alınmış, sayısız takibata uğramış, kara listelere adı büyük harflerle yazılmıştır. Şuraya özellikle dikkat çekmek istiyorum; eğer dikkat etmezseniz, gazeteler mazlumlardan nefret etmenizi, zalimleri ise sevmenizi sağlar. Malcolm X’in işaret ettiği bu tehlike, milletimizin ve Şule Yüksel Şenler’i sevenlerin basiret ve ferasetiyle bertaraf edilmiş, kimin haklı, kimin mağdur olduğu o günlerde bile çok net bir şekilde görülmüştür. Şule Yüksel Şenler ablamız defalarca tehdit edilmiş, evi kundaklanmış, konferanslarına bomba ihbarları yapılmıştır. Ama o, hapse mahkum edildiği dönemde bile davasından taviz vermemiş, devrin eli sopalı müstekbirlerine boyun eğmemiş, fikrin surlarına iman ve mücadelenin sancağını dikmiştir" şeklinde konuştu.Onun duruşunu anlamak için burada bir noktanın altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şule ablamız için çıkarılan özel af ile Bursa Cezaevi’nden tahliye olması gündeme gelince, ona bu zulmü reva görenlere cevabı şu olmuştu. Özellikle sevgili gençlerimizin buraya dikkat etmesini rica ediyorum. Salonda olanlar veya olmayanlar, ekranları başında bizi izleyenler, buraya dikkat. Şule ablamız şunu söylemişti; ‘Suçsuzun affedildiği nerede görülmüş? Ben kanunlara riayet eden bir fert olarak mahkumiyetimi devam ettiriyorum. Dışarı çıkmayı reddediyorum. Benim buradan ancak cesedimi alırsınız.’ Ve devamında dört duvar arasında kaleme aldığı ‘Hür Mahkumdan Mahkum Hürlere’ adlı şiirinde kendisini sevenlere şu mısralarla seslenmişti; ‘Değil mi ki müminim, baş eğmem zalime. Zalimin zulmü vardır. Hak yolunda aleme. Zindanda olsam dahi görünür bana cennet. Şeref duyun kardeşler, acımayın halime.’ Zulüm kısmak istediği sesi nara yapar ve bazı ölüler, yaşayanlardan daha yüksek sesle konuşur" dedi.Zulüm, baskı ve ayrımcılık olduğu sürece buna direnenler de olacaklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yarım asrı bulan siyaset hayatımızda bize olan teveccühü boşa çıkarmadık emanete halel getirmedik. Başta baş örtüsü yasakları olmak üzere en zorlu engelleri, en çetin badireleri aşmayı başardık. Bundan sonra da kimseden korkmadan, asla geri adım atmadan hakkı savunacağız" diye konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan’a konuşmalarının ardından hediye takdim edildi.
Kahta’da Araç Muayene İstasyonu açılışa gün sayıyor
14 Kasım 2025 Cuma - 16:06 Kahta’da Araç Muayene İstasyonu açılışa gün sayıyor Adıyaman’ın Kahta ilçesinde yapımı hızla devam eden Araç Muayene İstasyonunun açılışına sayılı günler kaldı. İlçenin uzun yıllardır beklediği bu önemli yatırımın son durumu, Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, Kaymakam Muhammed Üsame Soysal ve İlçe Başkanı Gafar Çelebi tarafından yerinde incelendi. İlçeye kazandırılacak olan bu tesis, Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç’ın yoğun girişimleri, ısrarlı takibi ve ilgili kurumlarla yürüttüğü koordinasyon çalışmaları sonucunda hayata geçirilmektedir. Başkan Hallaç, sürecin başından itibaren proje için Ankara nezdinde önemli temaslarda bulunarak yatırımın ilçeye kazandırılmasında öncü rol üstlendi. Saha ziyaretinde inşaat çalışmalarını detaylı şekilde değerlendiren Başkan Hallaç, yetkililerden son durum hakkında bilgi aldı. Araç muayene istasyonunun hizmete girmesiyle birlikte, vatandaşların araç muayenesi için başka ilçelere gitme zorunluluğunun ortadan kalkacağı ve büyük bir kolaylık sağlanacağı ifade edildi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda hayata geçirilen bu önemli proje için Cumhurbaşkanımıza ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına teşekkür eden Başkan Hallaç, "Bu tesis, vatandaşlarımızın zaman kaybını önleyerek yaşamlarını kolaylaştıracak. İlçemize hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Kahta Araç Muayene İstasyonu’nun kısa süre içinde tamamlanarak hizmete açılması bekleniyor.