POLİTİKA - 29 Nisan 2026 Çarşamba 13:19 | Son Güncelleme : 29 Nisan 2026 Çarşamba 15:34

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı'nda önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, "500 bin konut için yaklaşık 8 milyon vatandaşımız başvuru yaptı. İnşallah 2027 yılının Mart ayından itibaren evlerimizin anahtarlarını peyderpey teslim edeceğiz. 7 bin 300 lira ile 11 bin lira arasında bir taksitle insanlarımızı yuva sahibi yapmanın bahtiyarlığını yaşayacağız" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mecliste AK Parti Grup Toplantısı'nda konuştu. Konuşmasına grup toplantısının Türkiye’ye, Türk milletine ve Türk demokrasisine hayırlar getirmesi temennisiyle başlayan Erdoğan, Filistin halkının maruz kaldığı zulme ve gösterdiği direnişe değinerek, "Onca barbarlığa, onca zulme ve soykırıma rağmen 'Susarsak eğer taşları sıkacağız. Acıkırsak eğer toprakla doyacağız ama asla terk etmeyeceğiz. Kanımız masumdur ama onu dökmekten çekinmeyeceğiz, mazimiz önümüzde uzanıyor. Yaşadığımız an içimizde, gelecek sırtımızda' diyerek topraklarına sahip çıkan Filistin'in yiğit evlatlarını bugün bir kez daha hürmetle selamlıyorum. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak dualarımızla, desteklerimizle daima yanlarında olduğumuzu tekrar ifade ediyorum" ifadelerini kullandı.

"Kut zaferi ile Bağdat'ın işgali bir sene daha engellenmiş ve 1’inci Dünya Savaşı'nın bitirilmesi iki sene uzatılmıştır"

Kut’ül Amare Zaferi'nin 110’uncu yılının idrak edildiğini hatırlatan Erdoğan, "Kut zaferi ile Bağdat'ın işgali bir sene daha engellenmiş ve 1’inci Dünya Savaşı'nın bitirilmesi iki sene uzatılmıştır. Bu zaferde başta General Townshend olmak üzere 5 general ve 476 subayla birlikte toplam 13 bin 309 kişi esir alınmıştır. Zafer sonrasında gazilere hitap eden 6. Ordu Komutanı Halil Kut Paşa, askerlerini 'Aslanlarım, bugün şu kızgın toprağın güneşli semasında şühedamızın ruhları şad-u handan uçuşurken ben de hepinizin pak alınlarından öperek cümlenizi tebrik ediyorum' diyerek tebrik etmişti. 18. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa ise muzaffer askerlerini kutlarken onlara şunları emrediyordu; '18. Kolordu'nun aslan yürekli erleri, Cenab-ı Hakk'a secdeye kapanalım. Bu akşam şehitlerimize Fatihalar, Tebarekeler, Yasinler okunsun. Gaziler birbirine sarılsın, birbirini tebrik etsinler. Ben de bugünkü Kut'ül Amare Bayramı vesilesiyle sizin pak ve yüksek alınlarınızdan samimiyetle öpüyorum’" dedi.

"Çanakkale bizim cihanşümul kardeşliğimizin vücut bulduğu yer olmuştur; aynı hakikat Kut'ül Amare için de geçerlidir"

Kut’ül Amare Zaferi’nin tarihe şerefle yazılmış bir kahramanlık destanı olarak yazıldığını ve milli hafızada bu zaferin yer aldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu zafer, belli kesimler tarafından tekrar köpürtülen ‘Birinci Dünya Savaşı'nda Araplar bizi sırtımızdan hançerledi’ yalanını deşifre eden en bariz örneklerden biridir. Kut halkı, Osmanlı ordusunun bir parçası gibi hareket ederek kuşatmaya destek olmuş, hatta bu uğurda pek çok şehit vermiştir. Köklü bir Arap ailesinin mensubu olan Uceymi Paşa, muhasara altında kalan bir birliğimizi yanındaki adamlarıyla beraber kurtarmıştır. Arapların yanı sıra Kürdi, Berzenci ve Talabani gibi Kürt aşiretleri de Osmanlı ordusunun yanında savaşmışlardır. Tarihçilerimize göre ordumuza destek veren Arap aşiretlerinin içinde Şii olanlar da bulunuyordu. Zaferin bu yönü, sık sık altını çizdiğimiz Türk, Kürt ve Arap ittifakının ne kadar stratejik bir önemde olduğunu bizlere yeniden hatırlatmaktadır. Sadece Kut'ül Amare'de değil, aynı uhuvvet tablosuna Çanakkale'de de şahit oluyoruz. Saraybosna'dan Üsküp'e, Bakü'den Kudüs'e, Bağdat'tan Şam ve Halep'e kadar nice kardeşimiz ecdadımızla birlikte omuz omuza çarpışmış, şehit düşmüş ve kara toprağı kanlarıyla sulamışlardır. Çanakkale bizim cihanşümul kardeşliğimizin vücut bulduğu yer olmuştur; aynı hakikat Kut'ül Amare için de geçerlidir. Orada da vahdet nifaka galip gelmiş, toplu vuran yürekleri hiçbir müstevli gücün sindiremeyeceği net bir şekilde görülmüştür" diye konuştu.

"Coğrafyamızı kana boğmaya çalışanların karşısında en sağlam direnç hattımız kenetlenmektir"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte olduğu gibi günümüzde de kardeşi kardeşe kırdırmak suretiyle Türkiye’nin bulunduğu coğrafyayı kana boğmaya çalışanların karşısında en sağlam direnç hattının bir duvarın tuğlaları misali kenetlenmekten geçtiğini vurgulayarak, "Kökenlerimiz, mezheplerimiz, meşreplerimiz farklı olabilir. Hayat tarzlarımız, düşünce dünyamız, siyasi görüşlerimiz farklı olabilir. Bunların hepsi bizleri bölen, ayrıştıran, kutuplaştıran değil, beşeri ve fikri zenginliğimizi yansıtan müstesna değerlerdir. Özellikle bölgemizin içinden geçtiği şu sancılı dönemde köken, meşrep ve mezhep farklılıklarımızı bir yana bırakıp hep beraber vahdeti kuşanmak, kardeşliği yüceltmek mecburiyetindeyiz. Sadece kendi içimizde değil, sınırlarımızın ötesinde de kardeşliğin diliyle konuşmak, barış mesajlarımızı çok güçlü biçimde vermek durumundayız. Türkiye bunun mücadelesini yürütmektedir. Aynı şekilde biz tüm kadrolarımızla bunun mücadelesini yürütüyoruz" açıklamasında bulundu.

"Bölgemizde yeni ameliyatlar yapmak isteyenlerin oyunlarına gelmek hem tarihimize hem istikbalimize yapılmış bir ihanet olacaktır"

Türkiye’nin Kürt, Arap, Türkmen, Fars ayrımı yapmaksızın bölgedeki tüm kardeşleriyle kucaklaşması, ortak tarih, ortak gelecek temelinde yeni bir güvenlik paradigması inşa etmeye çalışmasının tenkit değil, takdir edilecek bir politika olduğunu söyleyen Erdoğan, "Mazimiz gibi istikbalimiz de müşterektir. Dolayısıyla bölgemizde yeni ameliyatlar yapmak isteyenlerin oyunlarına gelmek hem tarihimize hem istikbalimize yapılmış bir ihanet olacaktır. Hangi bahaneyle olursa olsun hiç kimse böyle bir vebali taşıyamaz. Nasıl etle tırnak birbirinden ayrılmazsa bin yıldır aynı topraklarda beraber yaşadığımız kardeşlerimizle aramıza kimse giremez, bizi kimse ayıramaz, barış içinde geleceği kucaklamak varken bize kimse düşman olamaz. Bizim Çanakkale'de, Kut’ül Amare'de ve daha nice İslam beldesinde şehitlerimizin mübarek kanlarıyla yoğrulmuş dostluğumuzu, kardeşliğimizi bozmaya kimsenin ama hiç kimsenin gücü yetmez. Bunun için kardeşliğimizi kundaklamak isteyenlere eyvallah demeyeceğiz. Aramıza nifak sokmaya çalışanlara inat biz zafer marşlarımızı kardeşlik türkülerimizle birlikte coşkuyla söylemeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

"2027 yılının Mart ayından itibaren evlerimizin anahtarlarını peyderpey teslim edeceğiz"

Erdoğan, 81 ilde 500 bin sosyal konut kazandıracak projeye halkın yoğun bir ilgi gösterdiğine dikkati çekerek, "500 bin konut için yaklaşık 8 milyon vatandaşımız başvuru yaptı. Vatandaşlarımızın bu itimadına layık olabilmek için hemen kolları sıvadık, 29 Aralık itibarıyla kura süreçlerimizi başlattık. 4 ay gibi rekor bir sürede 81 ilimizde noter huzurunda tamamen şeffaf bir şekilde 500 bin hak sahibimizi belirledik. Ankara'dan İzmir'e, Gaziantep'ten Trabzon'a, Çorum'dan Hatay'a kadar on binlerce ailemizi ev sahibi yapacak sürecin ilk aşaması tamamlandı. Şimdi hedefimiz evlerimizi hızla inşa edip hak sahiplerine teslim etmek. Sahada çok hızlı bir şekilde inşaat sürecine başlayacağız. İnşallah 2027 yılının Mart ayından itibaren evlerimizin anahtarlarını peyderpey teslim edeceğiz. 7 bin 300 lira ile 11 bin lira arasında bir taksitle insanlarımızı yuva sahibi yapmanın bahtiyarlığını yaşayacağız" dedi.

"İstanbul'umuza 100 bin sosyal konutun yanı sıra 15 bin kiralık konut inşa ediyoruz"

Bu projenin yanı sıra İstanbul’da uygulanacak olan kiralık konut uygulamasını da hayata geçirdiklerini söyleyen Erdoğan, "İstanbul'umuza 100 bin sosyal konutun yanı sıra 15 bin kiralık konut inşa ediyoruz. Dar gelirli vatandaşlarımız çok uygun koşullarda TOKİ'den ev kiralayacak. Bu yaz kiralık konutların da anahtarlarını teslim etmeye başlıyoruz" diye konuştu.

"Her alanda Cumhuriyet tarihinin en büyük reformlarına imza attık"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendi siyasetlerinde şehircilikte olduğu gibi hayatın diğer alanlarında da ‘çözümsüzlük çözümdür’ anlayışına yer olmadığını belirterek, "23 yıldır büyük küçük demeden milletimizin her türlü derdiyle ilgilendik, her sorununa çözüm yolları bulmaya çalıştık. Hak ve hürriyetlerin genişletilmesinden devlete çöreklenmiş oligarşik yapılarla mücadeleye, siyaset odaklarının geriletilmesinden milli iradenin güçlendirilmesine kadar her alanda Cumhuriyet tarihinin en büyük reformlarına imza attık, birçok alanda sessiz devrimler gerçekleştirdik. Ana muhalefet gibi lafa gelince basın özgürlüğünden dem vurup sırf yolsuzluklarını faş ediyorlar diye kürsüden basına parmak sallayanlardan, basın mensuplarını küstahça tehdit edenlerden olmadık. Eleştirilere tahammül gösterdik, yapıcı önerilere kulak verdik. Hukuksuzluklar karşısında hakkımızı yine hukukun içinde aradık. ‘Onu kapatacağız, şunun kapısına kilit vuracağız ve hepinizden hesap soracağız’ gibi anti demokratik yollara asla tevessül etmedik" ifadelerine yer verdi.

"Rüşvet pazarlığı yapanlara iki laf edemeyenler kürsüde önlerine gelene tehditler savuruyor"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in seviyesiz ifadelerle AK Parti’yi hedef aldığını söyleyen Erdoğan, "İçinde zerre kadar vizyonun, projenin ve nezaketin olmadığı, Türkiye'nin ana muhalefet partisine asla yakışmayan bir üsluba dinleyenler muhatap oldu. Yolsuzlukla yargılanan belediye başkanları karşısında kuzu kesilenler, basın mensupları karşı aslan postuna bürünüyor. Rüşvet pazarlığı yapanlara iki laf edemeyenler kürsüde önlerine gelene tehditler savuruyor. Yıllarca basın özgürlüğünden farklı seslere ve görüşlere saygılı olmaktan eleştirilere kulak vermekten bahsettiler ama daha ortada hiçbir şey yokken onu bunu tehdit etmeye başladılar. Bu mu sizin basın hürriyetinden anladığınız? Bu mu sizin özgürlük ve demokrasi anlayışınız? Bu mu sizin siyaset tarzınız? Kendini dev aynasında görenlere sadece şunu söylemek isterim; beyler cirminiz kadar yer yakarsınız. Tehditle, şantajla, dozunu devamlı artırdığınız hakaret senfonileriyle bu ülkede kimseyi sindiremezsiniz" değerlendirmesinde bulundu.

"CHP yönetiminin aklına iddiaların üzerine gitmek değil hemen basını susturmak geliyor"

"Kabul etseniz de etmeseniz de alışık olduğunuz eski Türkiye artık yok" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Gazetelerin CHP'nin basın bülteni gibi çıktığı günler artık geride kaldı. Ekranların CHP ideolojisine tahsis edildiği günler artık geride kaldı. Aykırı sesleri susturduğunuz günler artık bu ülkede geride kaldı. Basının sizi eleştirmesine, etik ilkelere riayet ederek yolsuzluk iddialarını haberleştirmesine öyle veya böyle alışacaksınız. Yankı odalarınızın dışında farklı sesler duymaya alışacaksınız. Beytülmale el uzatmışsanız adalete hesap vermeye alışacaksınız. Türkiye uzun yıllar hasretini çektiği çok sesliliğe nihayet kavuşmuştur ve bundan geriye dönüş olmayacaktır. Her gün yeni bir skandal patlak veriyor. CHP yönetiminin aklına iddiaların üzerine gitmek değil, hemen basını susturmak geliyor. Beyefendilerin aklına para kuleleriyle, baklava kutularıyla mücadele değil, bunların üzerine giden kurumları tehdit etmek geliyor. ‘Yolsuzluklardan arınalım, Gazi'nin partisini çıkar şebekelerinin oyuncağı olmaktan kurtaralım’ gibi ne bir düşünceleri ne de böyle bir niyetleri var. Sonra da utanmadan çıkıp ahlaki üstünlükten dem vuruyorlar. Ortada ahlak mı bıraktınız ki bir de üstünlük olsun. Bunca kepazelikten sonra hiçbir şey olmamış gibi davranmanız sizin üstünlüğünüzden değil, yüzsüzlüğünüzden kaynaklanıyor. İnsan bir özeleştiri yapar. Başkalarını suçlamadan önce kendisini bir hesaba çeker. Yolsuzluk virüsü bünyeyi sarmadan insan bir müdahale eder. Hem bunları yapmayacaksın bir de üstüne basını tehdit edeceksin. Ne diyelim? Cenab-ı Allah bu milleti, bu ülkeyi CHP zihniyetinin eline düşürmesin."

"Ülkemize maliyeti 2 trilyon doları aşan terör sorununu çözdüğümüzde Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüz daha da hızlanacaktır"

Bir taraftan 500 bin sosyal konut için kura çekildiğini, diğer taraftan Türkiye’yi küresel bir cazibe merkezine haline getirecek adımların atıldığını dile getiren Erdoğan, "Türkiye Yüzyılı’nda yatırımlar için ‘güçlü merkez’ şiarıyla hazırladığımız kapsamlı çalışmayı inşallah yakında meclisimizin takdirine sunacağız. Hedefimiz; istikrar adası vasfını son hadiselerle bir kez daha tescilleyen ülkemizi, üretim, ticaret, lojistik ve yatırım alanlarında küresel bir merkeze dönüştürmek ve Türkiye'nin rekabet gücünü artırmaktır. Ekonomik şahlanışımızın bir diğer lokomotifi ise ‘Terörsüz Türkiye’ sürecidir. Ülkemize maliyeti 2 trilyon doları aşan terör sorununu çözdüğümüzde inşallah Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüz daha da hızlanacaktır. Maruz kaldığımız gizli açık tüm sabotajlara rağmen süreçte on sekizinci ayı geride bıraktık ve hamdolsun birçok kritik eşiği suhuletle aşmayı başardık" dedi.

"Komisyon raporunun ışığında siyasi partilerimizin de desteğiyle Cumhur İttifakı olarak bu kavşağı da kazasız belasız geçelim arzusundayız"

Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan raporun onaylanmasıyla çok daha hassas yönetilmesi gereken bir kavşağa varıldığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Komisyon raporunun ışığında siyasi partilerimizin de desteğiyle Cumhur İttifakı olarak bu kavşağı da kazasız belasız geçelim arzusundayız. Süreçle ilgili son günlerde belli çevreler tarafından köpürtülmek istenen kuru gürültüye kulak asmadığımızı bugün bir kere daha vurguluyorum. Sürece dair karamsar senaryolar yazanlar gerçeklerle değil, tamamen vehimleriyle hareket etmektedir. 23 Nisan resepsiyonunda da ifade ettiğim gibi olumlu bir atmosfer vardır, yapılması gerekenler bellidir ve süreç olması gerektiği şekilde ilerlemektedir. Sorunun devamından çıkar sağlayanların ürettiği algıların hiçbiri bunu değiştirmeyecektir. Biz bu yola ittifak olarak Türkiye'nin önündeki en büyük engellerden birini kaldırmak için çıktık. Biz bu yola bölgemizde oynanan sinsi oyunları bozmak için çıktık. Biz bu yola kardeşliğimize saplanan hançeri söküp atmak için çıktık. Biz bu yola silahların tahakkümüne tamamen son vererek, sivil siyasetin demokratik kapasitesini daha da güçlendirmek için çıktık. Biz bu yola kendimiz için değil Türkiye'nin aydınlık yarınları için çıktık. Bizim yaşadığımız acıları evlatlarımız yaşamasın, bizim ödediğimiz ağır bedelleri gelecek nesiller ödemesin diye biz bu yola revan olduk. İnşallah bu kutlu yolda menzile vasıl olana kadar sabırla samimiyette ve kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.

Muhammed Musab Gümüşer - Fırat Demir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon DOKA Genel Sekreteri Akpınar: "Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı’nda en başarılı ajans olduk" Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında Trabzon’da desteklenen sektörler, başvuru koşulları ve süreçle ilgili bugün bir bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen toplantının açılışında konuşan Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) Genel Sekreteri Kemal Akpınar, "Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı, 2025 yılında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından uygulamaya koyulmuş bir programdır. Her ilde 4 tane yatırım konusu seçilmiştir. Normalde Trabzon’un 3. bölge teşviklerinden faydalanma imkânı olurken daha yoğun teşviklerden faydalanmasını sağlayan bir enstrüman olarak tasarlandı" dedi. "Geçen yıl Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı’nda en başarılı ajans olduk" diyen Akpınar "Geçen sene Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında Türkiye’de hem ön başvuru süreçleri açısından hem nihai başvuru süreçleri açısından hem istihdam rakamları açısından hem de yatırım tutarı açısından Türkiye’nin en başarılı ajansı olduk. Bu manada bu başarıyı bu yıl da inşallah sürdürmek istiyoruz. 2025 yılındaki yatırım konularına ilişkin sunumlarımızı yaklaşık 3-4 hafta önce komiteye sunduk, onların neticelenmesini bekliyoruz. Teşvik belgesine bağlanarak inşallah bölgemizde çok ciddi anlamda bir yatırım ivmesi yakalanacağına inanıyoruz. Trabzon’da geçen yıl özellikle entegre su ürünleri işleme sektöründe çok güzel bir başvuru aldık. Ciddi anlamda hem istihdamı hem ihracatı hem de ürün çeşitliliğini destekleyecek başvurular aldık. Yine elektrikli tekne imalatı, yat imalatı sektörlerinde başvurular aldık. Bu yıl da 4 tane yatırım konusu belirlendi. 2030’a kadar her yıl, her sene ocak ayında 4 tane yatırım konusu belirlenerek ilimizdeki, bölgemizdeki ekonomik çeşitlenme desteklenecek" şeklinde konuştu. Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Başkanı Erkut Çelebi ise yaptığı konuşmada "2025 yılında verilen teşviklerden entegre su ürünleri ve tıbbi aromatik bitkiler bu yıl da devam ediyor. Bunlara konaklama tesisi dışı alternatif turizm yatırımları ve mobilya sektörü eklendi. Su ürünleri sektörüyle ilgili geçen yıl 18 başvuru aldık, 8 tanesi onaylandı. Endüstriyel ağ ve elektrikli yat üretimiyle ilgili birer başvuru da onaylandı. 2026 için alternatif turizm yatırımlarını önemsiyoruz. Turistin zaman geçireceği macera parkları, aktivite noktalarının artmasını istiyoruz. Çok ciddi bir şekilde, 10’un üzerinde başvuru var. Bu da sevindirici, demek ki doğru yoldayız. Süremiz 15 Mayıs’ta bitiyor. 4 tane ile sınırlı kalmak istemediğimizi, olabilirse 10 sektöre destek verilmesini istediğimizi Sayın Bakanımıza ilettik. Aromatik bitkilerle ilgili çalışmalarımız var. Mobilya sektörünün de teşvik kapsamına alınmasıyla ilgili talep gelmişti. Sizlerden de gelecek yıllara ilişkin yatırım yapmak istediğiniz sektörlerle ilgili talep gelirse bunları da teşvik kapsamına alınması için bakanlığa bildireceğiz" diye konuştu. 2026 yılı için Trabzon’da Ağaç ve Orman Ürünleri ile Modüler Mobilya Üretimi, Alternatif Turizm Yatırımları, Su Ürünleri İşleme Tesisleri ile Su Ürünleri ve Tıbbi ve Aromatik Bitkilerden Katma Değerli Ürünler Üretiminin desteklendiği ve başvuruların 15 Mayıs’ta sona ereceği belirtildi. Toplantıda daha sonra DOKA Trabzon Yatırım Destek Ofisi Uzmanı Murat Karaca, Yerel Kalkınma Hamlesi Yatırım Teşvik Programıyla ilgili sunum yaptı ve katılımcıların sorularını yanıtladı.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Müslümanlar olarak zorlu ve sancılı bir dönemden geçiyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Müslümanlar olarak zorlu ve sancılı bir dönemden geçiyoruz. Filistin’den Lübnan’a, Körfez’den Sudan’a, Somali’den Yemen’e başımızı nereye çevirsek maalesef gözyaşlarıyla karşılaşıyoruz. Medeni denilen dünyanın üç maymunu oynadığı bu imtihan günlerinde kundaktaki bebekler, savunmasız siviller vahşice katlediliyor" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Türkiye 11. Uluslararası Hafızlık ve Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması ödül törenine katıldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam dünyasının sıkıntılı ve sancılı bir süreçten geçtiğini, bu süreçten geçerken de İslam aleminin bir duvarın tuğlaları gibi sıkıca kenetlenmesi gerektiğini söyledi. Yarışmayı 11. kez düzenleyen Diyanet İşleri Başkanlığına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "20 Nisan’da başlayan ve 39 ülkeden 41 Kur’an sevdalısının iştirak ettiği yarışmanın finali geçtiğimiz pazar günü peygamberler ve sahabeler şehri Diyarbakır’ımızda yapıldı. Birbirinden değerli hafız ve karilerimiz finalde sözlerin en güzeli Kur’an-ı Kerim’i çok müessir, çok latif bir surette huşu içinde teganni ettiler. Öncelikle yarışmaya katılan ve dereceye giren her bir kardeşimi ayrı ayrı tebrik ediyorum. Birazdan ödüllerini tevcih edeceğimiz Kur’an bülbüllerini canı gönülden kutluyorum. Ödül sahiplerini belirleyen kıymetli jüri üyelerimize de teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. "Nesillere yeni ufuklar çizmiş tüm büyüklerimizi bugün bir kez daha rahmetle anıyorum" Kur’an-i Kerim’e gönül verenlerin fevkalade kıymetli bir yolda olduklarını ve bu yolun Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin, İmam-ı Rabbani’nin, Abdülkadir Geylani’nin, Akşemseddin-i Aziz Mahmud Hüdayi gibi uluların yolu olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu yollar ki sonunda ana yolda birleşir ve tek bir yol olurlar. O yol ki imamların, sahabelerin, peygamberlerin ve son peygamberin yoludur. O yol ki Kur’an yoludur, hakikat yoludur, hakikat uygarlığı olan İslam’ın yoludur. O yol ki Allah yoludur. Evet, asırlar boyunca kendilerini bu yola vakfetmiş, eserleriyle, fikirleriyle, şahsiyetleriyle ve yetiştirdikleri talebeleriyle nesillere yeni ufuklar çizmiş tüm büyüklerimizi bugün bir kez daha rahmetle anıyorum. Cenab-ı Allah cümlesinin ruhlarını şad, mekanlarını cennet eylesin. Onların izinden gitmeye, sıratı müstakim üzere olmaya hepimizi inşallah mezun, memur ve müesser eylesin" ifadelerini kullandı. "Müslümanlar olarak zorlu ve sancılı bir dönemden geçiyoruz" Kur’an-ı Kerim’i okumanın önemini verdiği hadis-i şeriflerle belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Müslümanlar olarak zorlu ve sancılı bir dönemden geçiyoruz. Filistin’den Lübnan’a, Körfez’den Sudan’a, Somali’den Yemen’e başımızı nereye çevirsek maalesef gözyaşlarıyla karşılaşıyoruz. Medeni denilen dünyanın üç maymunu oynadığı bu imtihan günlerinde kundaktaki bebekler, savunmasız siviller vahşice katlediliyor. Yıllardır ellerine geçirdikleri her fırsatta kibirli bir tavırla adaletten, eşitlikten, insan hak ve hürriyetlerinden dem vuranların gerçek yüzlerini bugün hep birlikte görüyoruz. Şunu açık açık ifade etmek isterim ki; bu imtihanı verebilmek için Kur’an’a ve sünnete, Allah’ın ipine sımsıkı sarılmaktan başka yolumuz yoktur. Bu imtihanı verebilmek için birbirimize inanmaktan, güvenmekten, destek olmaktan başka bir seçeneğimiz yoktur. Müslümanlar olarak tefrikayı, nifak ve husumeti, yersiz ve zamansız tartışmaları bir kenara bırakmak, yekvücut olmak mecburiyetindeyiz. ‘Birbirinize düşmeyin, sonra gevşersiniz ve gücünüz elden gider.’ Bu ayeti kerimedeki hayatımızın her safhasına tatbik etmek mecburiyetindeyiz. ‘Birbirinizle ilgi ve alakayı kesmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin, birbirinize kin beslemeyin, birbirinize haset etmeyin. Ey Allah’ın kulları, kardeş olun.’ Kılavuzumuz, önderimiz, Hatem-ül Enbiya efendimizin işte bu nasihatini en güçlü şekilde kendimize rehber edinmek mecburiyetindeyiz. Diğer türlü bu sıkıntıların üstesinden gelmemiz, önümüze çıkan engelleri bertaraf etmemiz, bu acılara bir son vermemiz Allah muhafaza mümkün olmayacaktır. Sabredeceğiz, ümidimizi kaybetmeyeceğiz. Bir duvarın tuğlalarının misali birbirimize sıkıca kenetleneceğiz. Zulmün ve zalimin olmadığı huzurlu bir geleceği inşallah hep birlikte inşa edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması’nda Filipinler’den yarışmayı birinci olarak bitiren Sadhan Zacarıa’ye, Bangladeş’ten ikinci olarak bitiren MD Osman Gani’ye ve Malezya’dan üçüncü olan Muhammed Khairi Bin Maidin’e ödüllerini takdim etti. Hafızlık kategorisinde ise Libya’dan birinci olan Sirajaldeen Maamar Miftah Kindi, Kamerun’dan ikinci olan Dini Nourou, Yemen’den üçüncü olan Shehab Mohammed Abdullah Al- Dbaeah, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ödüllerini aldı.