POLİTİKA
29 Nisan 2026 Çarşamba - 21:04 CHP Genel Başkanı Özel: "Anayasa Mahkemesi, Türkiye’de herkesin, her türlü tartışmadan uzak tutması gereken bir mahkeme" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Anayasa Mahkemesi bugünlerde Türkiye’de herkesin üzerine titremesi, sakınması gereken, her türlü tartışmadan uzak tutması gereken bir mahkeme. Hepimiz, bütün vatandaşlar için son güvence" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya’yı ziyaret etti. Özel, Anayasa Mahkemesi’nde gerçekleştirilen görüşmenin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Dün Anayasa Mahkemesi’nin kuruluş yıl dönümüne TBMM’deki grup toplantısı saatiyle çakıştığından dolayı katılamadıklarını belirten Özel, bugün bir ziyaret gerçekleştirdiklerini ifade etti. Özel, "Anayasa Mahkemesi bugünlerde Türkiye’de herkesin üzerine titremesi, sakınması gereken, her türlü tartışmadan uzak tutması gereken bir mahkeme. Hepimiz, bütün vatandaşlar için son güvence. Anayasa Mahkemesi’nin kararları yasama, yürütme ve yargı açısından bağlayıcı; son söz hükmünde. Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlalleri noktasında vermiş olduğu kararlar, kararların uygulanması, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gittiğinde orada verilen kararların Türkiye’de uygulanması, bunların hepsi aslında hangi siyasi görüşten olursanız olun Türkiye’yi seviyorsanız, Türkiye’nin menfaatlerini düşünüyorsanız, Türkiye’nin ekonomisini düşünüyorsanız, Türkiye’nin dünyadaki itibarını düşünüyorsanız üzerine titrenmesi gereken meseleler" ifadelerini kullandı. Özel, anayasanın bir toplumun birlikte yaşama iradesinin kelimelere dökülmüş şekli olduğunu aktararak, "Anayasa Mahkemesi’nin görev ve yetkilerini tarif eden sayfaya verdiğiniz önem, bir milletvekili için Meclis’e verdiği öneme; eğer yürütmedeyseniz, bakansanız bakanlığa; Cumhurbaşkanıysanız Cumhurbaşkanlığına verdiğiniz öneme; mal ve mülk sahibiyseniz de mülkiyet hakkına karşılık gelir. Sonuçta hepsi bir bütündür ve hepimize hepsi lazımdır" değerlendirmesinde bulundu. Özel’e CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, CHP TBMM Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş eşlik etti.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 19:11 Bakan Bayraktar: "Maden ruhsatlarını iptal edersek işçi kardeşlerimizin faydasına olmaz, istihdam biter" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Ankara’da eylem yapan Doruk Madencilik firması işçilerinin durumuna ilişkin, "Maden ruhsatlarını iptal etsek bu işçi kardeşlerimizin faydasına olmaz. Çünkü maden kapandığı zaman istihdam biter. Biz işçilerimizin mağdur olmayacağı bir süreç yürütüyoruz" dedi. Bakan Bayraktar, TBMM’de AK Parti Grup Toplantısı öncesinde basın mensuplarının sorularını cevapladı. Doruk Madencilik işçilerinin maaş ve özlük haklarıyla ilgili eylemlerinin uzlaşmayla sonuçlanmasına ilişkin soru üzerine Bakan Bayraktar, ruhsatını alıp bu alanda faaliyet gösteren firmaların sorumlu davranması gerektiğini kaydetti. Mevcut şirketin bir kömür santrali olduğunu hatırlatan Bayraktar, "Burası bir kömür santrali ve kömür santralinin madeni var. Fakat maalesef bu işletme bu santral alındığı günden beri benzer sıkıntıları yaşadı. Bunlar sizin gündeminize işçi eylemi ile geldi ama bizim zaman zaman müdahalelerimiz, bu konuda firmayı uyarmalarımız, firmayla ilgili yaptığımız uygulamalar neticesinde çözümler üretildi. Ama öyle gözüküyor ki firma bunu alışkanlık haline getirmiş. Daha önce de ifade ettim firmanın başka şehirlerde olan işletmelerinde de esas itibarıyla benzer sıkıntılar yaşanmış. İşçilerimizin alacaklarının ödenmesinde de oldu. Orada bu firmanın nakliye hizmetu aldığı, lojistik hizmeti aldığı yerler de oldu. Biz bunu uzun süredir yönetmeye gayret ediyoruz. Firma devlete olan yükümlülüğünü yerine getirmediği takdirde ruhsat iptali gibi cezalar da uygulandı. Son hadisede işçilerin ödenmeyen borçlarını temin yoluna gittik" açıklamasında bulundu. Maaş ödemelerindeki aksaklıklara değinen Bayraktar, sorumluluğun işveren firmada olduğunu vurgulayarak, "İşçinin maaşını ödemesi gereken firma. Firma bunu 17 gün sonra ödediyse bu onların sorumluluğundadır. Biz bu süreçte işçilerimizin haklarını gözeterek, konuyu yakından takip ediyoruz" diye konuştu. "Maden kapandığı zaman iş biter, istihdam biter, işçinin herhangi bir alacağı kalmaz" Bakan Bayraktar, kamuoyunda Doruk Madencilik firmasının lisansının iptal edilmesine ilişkin değerlendirmeler hakkında ise, "Bazıları ’maden ruhsatları iptal edilsin’ diyor. Şu anda oradaki ruhsatı iptal etsek bunun işçi kardeşlerimize bir faydası olur mu? Olmaz. Çünkü maden kapandığı zaman iş biter, istihdam biter, işçinin herhangi bir alacağı kalmaz. Bu nedenle biz çok hassas bir süreç yürütüyoruz. Bu iş dışarıdan göründüğü gibi basit bir konu değil" dedi. "İş devam edecek, işçi mağdur olmayacak" Bakan Bayraktar, temel amaçlarının işin sürekliliğini sağlamak ve çalışanları korumak olduğunu vurgulayarak, "İşçilerimiz şu an maaşlarını aldılar. Bizim amacımız işin devam etmesi. Eğer maden veya santral kapanırsa bu bizim istediğimiz bir durum olmaz. Dolayısıyla hem istihdamı korumak hem de üretimin devamını sağlamak için süreci titizlikle takip ediyoruz" şeklinde konuştu. "Maden firmasının yüzlerce ruhsatı vardı, şu an çalışan ruhsat sayısı 92’ye kadar inmiş durumda" Maden firmasının geçmişteki ruhsat sayılarına ve TMSF sürecine de değinen Bakan Bayraktar, "Maden firmasının yüzlerce ruhsatı vardı, şu an çalışan ruhsat sayısı 92’ye kadar inmiş durumda. TMSF netice itibarıyla bu şirketi ve diğer birçok şirketi sattı. TMSF uygulaması bu süreçte bir ara çözüm ve uygulama niteliğindedir" ifadelerini kullandı.
Bakan Tekin: "OHAL’in kaldırılması ve inanç özgürlüğü alanında atılan adımlar Türkiye’nin demokratikleşmesine önemli katkılar sağladı"
16 Kasım 2025 Pazar - 17:16 Bakan Tekin: "OHAL’in kaldırılması ve inanç özgürlüğü alanında atılan adımlar Türkiye’nin demokratikleşmesine önemli katkılar sağladı" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, OHAL’in kaldırılması ve inanç özgürlüğü alanında atılan adımların Türkiye’nin demokratikleşmesine önemli katkılar sağladığını ifade ederek, Türkiye Yüzyılı modeli çerçevesinde tüm inançlara dair doğru bilgiye erişim sağlayan yeni bir müfredat oluşturulduğunu belirtti. Bakan Tekin, Malatya’nın Battalgazi ilçesinde düzenlenen Geleneksel Abdal Musa Lokması etkinliğine katıldı. Bakan Tekin, program alanına gelişi sırasında yol güzergahında kendisini bekleyen Battalgazi Atatürk İlkokulu öğrencilerini görünce aracını durdurarak, öğrencilerle sohbet etti. Tekin, birlikte fotoğraf çektirdiği öğrencilere satranç takımı hediye etti. Etkinlikte konuşan Bakan Tekin, bu özel günde emeği geçenlere teşekkür ederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını iletti. Türkiye’de yıllarca farklı inanç ve kimliklere yönelik kısıtlamalar bulunduğunu belirten Bakan Tekin, 2002’den itibaren AK Parti hükümetlerinin yasaklarla mücadeleyi temel ilke edindiğini söyledi. Bakan Tekin, OHAL’in kaldırılması ve inanç özgürlüğü alanında atılan adımların Türkiye’nin demokratikleşmesine önemli katkılar sağladığını ifade ederek, "Bu milli birlik ve beraberliğin güçlenmesi için atılan en önemli adımlardan biridir" dedi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın çalışmalarına değinen Tekin, hayat boyu öğrenme kapsamında 13 modülün hazırlandığını, din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinde Türkiye Yüzyılı modeli çerçevesinde Alevi-Bektaşi inancı dahil tüm inançlara dair doğru bilgiye erişim sağlayan yeni bir müfredat oluşturulduğunu belirtti. Bakan Tekin, ayrıca seçmeli dersler arasına eklenen ’Klasik Ahlak Metinleri’ dersinin önemli bölümünün Nehçülbelaga’dan oluştuğunu söyledi. Öğretmen yetiştirme süreçlerinde de hassasiyetin artırılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Tekin, "Öğretmenlerimiz, bu ülkenin temel değerlerini yaşatma sorumluluğunu taşıyan kanaat önderleridir" diye konuştu. Programa soğuk hava ve yağışa rağmen yoğun katılımın olduğunu kaydeden Bakan Tekin, etkinliği düzenleyen tüm kurum ve kişilere teşekkür etti. Yapılan konuşmaların ardından Alevi dedesinin duası eşliğinde lokma dağıtıldı.
Bakan Yusuf Tekin Malatya’da Abdal Musa Lokması etkinliğine katıldı
16 Kasım 2025 Pazar - 17:07 Bakan Yusuf Tekin Malatya’da Abdal Musa Lokması etkinliğine katıldı Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği Malatya’da Battalgazi ilçesinde düzenlenen Geleneksel Abdal Musa Lokması etkinliğine katıldı. Bakan Tekin, program alanına geçişi sırasında yol güzergahında kendisini bekleyen Battalgazi Atatürk İlkokulu öğrencilerini görünce aracını durdurarak öğrencilerle sohbet etti fotoğraf çektirdi ve satranç takımı hediye etti. Etkinlikte konuşan Bakan Tekin bu özel günde emeği geçenlere teşekkür ederek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını iletti. Türkiye’de yıllarca farklı inanç ve kimliklere yönelik kısıtlamalar bulunduğunu belirten Bakan Tekin, 2002’den itibaren AK Parti hükümetlerinin yasaklarla mücadeleyi temel ilke edindiğini söyledi. Bakan Tekin, OHAL’in kaldırılması ve inanç özgürlüğü alanında atılan adımların Türkiye’nin demokratikleşmesine önemli katkılar sağladığını ifade ederek, "Bu milli birlik ve beraberliğin güçlenmesi için atılan en önemli adımlardan biridir" dedi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın çalışmalarına değinen Tekin, hayat boyu öğrenme kapsamında 13 modülün hazırlandığını, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinde Türkiye Yüzyılı Modeli çerçevesinde Alevi-Bektaşi inancı dahil tüm inançlara dair doğru bilgiye erişim sağlayan yeni bir müfredat oluşturulduğunu belirtti. Bakan Tekin ayrıca seçmeli dersler arasına eklenen Klasik Ahlak Metinleri dersinin önemli bölümünün Nehçülbelaga’dan oluştuğunu söyledi. Öğretmen yetiştirme süreçlerinde de hassasiyetlerin artırılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Tekin, "Öğretmenlerimiz, bu ülkenin temel değerlerini yaşatma sorumluluğunu taşıyan kanaat önderleridir" diye konuştu. Programa soğuk hava ve yağışa rağmen yoğun katılımın olduğunu kaydeden Bakan Tekin, etkinliği düzenleyen tüm kurum ve kişilere teşekkür etti. Yapılan konuşmaların ardından Alevi Dedesinin duası eşliğinde lokma dağıtıldı.
AK Parti İl Başkanı Selmanoğlu: "Şavaklılar, Elazığ’ın ekonomik yapısında çok özel bir yere sahiptir"
16 Kasım 2025 Pazar - 15:39 AK Parti İl Başkanı Selmanoğlu: "Şavaklılar, Elazığ’ın ekonomik yapısında çok özel bir yere sahiptir" AK Parti Elazığ İl Başkanı Sencer Selmanoğlu, "Şavaklı kardeşlerimizin özellikle üretime, hayvancılığa, ticarete ve emeğe dayalı katkıları, Elazığ’ın ekonomik yapısında çok özel bir yere sahiptir" dedi. AK Parti Elazığ İl Başkanı İbrahim Sencer Selmanoğlu ve Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları Şavaklılar Derneği Yüksek İstişare Kurulu ile bir araya geldi. Burada açıklamalarda bulunan İl Başkanı Selmanoğlu, "Bu topraklarda birlik ve kardeşlik asırlardır en büyük gücümüz olmuştur. Elazığ’ın kadim kültürü, Şavaklıların yiğitliği ve mertliğiyle daha da anlam kazanmıştır. Elazığ’ımızın köklü kültürünü, dayanışma geleneğini ve Anadolu irfanını en güçlü şekilde yaşatan Şavaklı kardeşlerimizle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bizler için Şavak, sadece bir bölgenin adı değil, cesaretiyle, vefasıyla, çalışkanlığıyla ve devletine bağlılığıyla gönüllerimize yer etmiş bir değerler bütünüdür. Bu topraklarda birlik ve kardeşlik asırlardır en büyük gücümüz olmuştur. Elazığ’ın kadim kültürü, Şavaklıların yiğitliği ve mertliğiyle daha da anlam kazanmıştır. Cumhurbaşkanımız, Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bu şehrin her insanına dokunan, istişare eden bir siyaset anlayışını sürdürüyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki millet güçlü ise devlet güçlüdür, birlik varsa bereket vardır. Bugün burada sadece kahvaltı programında değil, gönüllerimizi birleştirmek, sizlerin taleplerini yerinde dinlemek ve birlikte atacağımız adımları güçlendirmek için bulunuyoruz. Şavaklı kardeşlerimizin özellikle üretime, hayvancılığa, ticarete ve emeğe dayalı katkıları, Elazığ’ın ekonomik yapısında çok özel bir yere sahiptir. Sizler emek veriyorsunuz, üretiyorsunuz, değer katıyorsunuz. Bizim görevimiz ise bu emeğe destek olmak, sorunları çözmek, yolunuzu açmak ve sizleri daha güçlü kılmaktır. Kapımız da gönlümüz de sizlere sonuna kadar açıktır. Bizim için her hemşerimizin fikri kıymetlidir, her önerisi değerlidir. Şavaklıların birlikteliği ve dayanışması, bu şehre güç katmaya devam edecektir. Bizler de bu birlikteliğin yanında durmaya, destek olmaya devam edeceğiz. Bu şehirde ne yapıyorsak birlikte yapacağız. Bu memleketi daha ileriye birlikte taşıyacağız. Geleceği hep birlikte inşa edeceğiz. Nazik misafirperverlikleri için Dernek Başkanımıza ve yönetimine teşekkür ediyor, Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin diyorum. Sağ olun, var olun" ifadelerini kullandı.
Türkiye COP31 adaylığı sürecinde işbirliği ve kapsayıcılık ilkelerini ön plana çıkarıyor
16 Kasım 2025 Pazar - 14:19 Türkiye COP31 adaylığı sürecinde işbirliği ve kapsayıcılık ilkelerini ön plana çıkarıyor Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre Türkiye, 2026 yılında düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ev sahipliği için yürüttüğü adaylık sürecinde işbirliği ve kapsayıcılık ilkelerini ön plana çıkarıyor. Diplomatik kaynaklar, BM 80. Genel Kurulu marjında Avustralya ile yürütülen görüşmelerde taraflar arasında karşılıklı anlayışa dayalı bir zemin oluştuğunu, sürecin yapıcı diyalogla ilerlediğini aktardı. Bu çerçevede her iki ülkenin başkanlık sürecini ortak biçimde üstlenmesi, üst düzey toplantıların ev sahipliklerinin paylaşılması ve müzakere süreçlerinin birlikte götürülmesi konusunda anlayış birliğine varıldı. Diplomatik kaynaklar, Avustralya Başbakanı’nın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a gönderdiği mektupta daha önce üzerinde ilerleme sağlanan konuların reddedilmesinin ise süreci başlangıç noktasına geri götürdüğünü belirtti. Avustralya’nın eş-başkanlık modelinin BM kurallarında öngörülmediğini ve COP’u Pasifik odaklı gündemden uzaklaştırabileceğini gerekçe göstererek görüşmelerden uzaklaştığı kaydedildi. Türkiye’nin eş-başkanlık önerisi Diplomatik çevreler, Türkiye’nin COP31’in eş-başkanlık modeliyle yürütülmesini çok taraflılığı güçlendirecek örnek bir adım olarak değerlendirdiğini, bu görüşün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Avustralya Başbakanı’na gönderdiği cevabi mektupta da vurgulandığını belirtti. Türkiye’nin iyi niyetli istişarelerle COP31’in başarısına katkı sağlayacak esnek formüller geliştirilmesine inandığı ifade edildi. Ancak uzlaşı sağlanamaması halinde Türkiye’nin konferansa tek başına ev sahipliği yapmaya ve başkanlığı üstlenmeye hazır olduğu da diplomatik kaynaklarca dile getirildi. Pasifik’e özel hassasiyet Diplomatik kaynaklar, Türkiye’nin COP31’in odağında yalnızca belirli bir bölgenin değil, iklim krizinden en çok etkilenen kırılgan bölgelerin bulunmasını önemsediğini, bu çerçevede Pasifik’e yönelik özel oturumlar düzenlenebileceğini aktardı. Küresel dayanışma çağrısı Türkiye’nin adaylığının yalnızca bölgesel bir tercih değil, ortak geleceğe yönelik küresel dayanışma çağrısı niteliği taşıdığı vurgulandı. Diplomatik kaynaklar, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelede rekabet yerine işbirliği ve kapsayıcılık ilkeleriyle hareket etmeye devam edeceğini, tüm tarafları yapıcı diyalog ve karşılıklı saygı temelinde süreci ilerletmeye davet ettiğini bildirdi.
Başkan Kurnaz: "Aile ve aile bütünlüğüne önem veriyoruz"
16 Kasım 2025 Pazar - 13:13 Başkan Kurnaz: "Aile ve aile bütünlüğüne önem veriyoruz" İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, 2025 Aile Yılı dolayısıyla birçok alanda ailelere destek sağlandığını söyledi. İlkadım Belediyesi ve Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü arasında işbirliği ve çalışma protokolü imzalandı. İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurmaz ve Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Kemal Gümrükçü tarafından imzalanan protokol kapsamında 2025 Aile Yılı’na yönelik proje ve çalışmalar ele alınırken, iki kurumun aileler için ortak çalışmalar yürütmesi ve bu noktada iş birliği sağlanması da görüşüldü. İmzalanan protokolün her iki kurum adına kıymetli olduğunu söyleyen Başkan Kurmaz, "İlkadım Belediyesi olarak aileye ve aile bütünlüğünün korunmasına önem veriyoruz. Bu noktada belediye olarak Kadın ve Aile Müdürlüğümüz bünyesinde birçok çalışma ve proje üretiyoruz. 2025 Aile Yılı kapsamında yaptığımız protokollere bir yenisini daha ekliyoruz. İmzaladığımız protokol kapsamında Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğümüzle birlikte ailenin ve aile bütünlüğünün korunması için ortak çalışmalar yürütecek, bu kapsamda yeni projeler hayata geçireceğiz. Değer ve kıymet verdiğimiz ailelerimiz için çok önemli adımlar atacağız. Ailelerin daha huzurlu olması, çocukların güvenle büyümesi ve en önemlisi aile içi şiddetin yaşanmaması için elimizden gelen tüm gayret ve çabayı göstereceğiz" dedi.
Milli güvenliğin teminatı: Ulaştırma ve haberleşme altyapısı
16 Kasım 2025 Pazar - 12:05 Milli güvenliğin teminatı: Ulaştırma ve haberleşme altyapısı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, çift hatlı demiryolu tünellerinin 2 adet M60 tankın yan yana geçişine imkan tanıyan, hatta bir F-16 uçağının sığabileceği kadar geniş bir hacme sahip olduğunu belirtti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, ulaştırma ve haberleşme altyapılarının olağanüstü durumlarda güvenlik ve sığınma amacıyla kullanılabileceğini belirterek, Türkiye genelinde yürütülen yatırımların ülkenin kriz anlarındaki dayanıklılığını artırdığını söyledi. Bakan Uraloğlu, 7 Kasım 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Sığınak Yönetmeliği değişikliğine ilişkin yaptığı açıklamada, ulaştırma ve haberleşme ağlarının sadece ulaşım ve iletişim işleviyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda ulusal güvenlik ve sivil koruma sisteminin önemli bir parçası olduğunu vurguladı. Uraloğlu, mevcut ulaştırma altyapılarının olağanüstü durumlarda güvenli barınma alanı olarak değerlendirilebileceğini belirterek "Türkiye genelinde 687 kilometre uzunluğunda metro tüneli bulunuyor. Bu mevcut hatlar, olağanüstü durumlarda yaklaşık 1 milyon 374 bin kişiye acil barınma imkânı sağlayabilecek kapasiteye sahip. Sadece İstanbul’da 500 kilometreyi aşan metro tünelleri, güçlü birer sığınak altyapısı oluşturuyor" diye konuştu. Yeni yapılacak metro hatlarının da planlama aşamasında sığınak vasfında olacak şekilde projelendirileceğini aktaran Uraloğlu, mevcut metro tünellerinde ise eksikliklerin giderilerek aynı nitelikte düzenlemeler yapılacağını söyledi. "Çift hatlı demiryolu tünellerimiz özel durumlarda sığınma, barınma ve tahliye gibi amaçları mümkün kılıyor" Demiryolu tünelleri ve makas yapılarının da gerektiğinde sığınma veya tahliye koridoru olarak kullanılabileceğini ifade eden Bakan Uraloğlu, "Çift hatlı demiryolu tünellerimiz de yalnızca lojistik taşımaları değil; özel durumlarda sığınma, barınma ve tahliye gibi amaçları da mümkün kılıyor. Faydalı genişliği 12,5 metre, yüksekliği 8 metre olan çift hatlı demiryolu tünellerimiz; iki M60 tankın yan yana geçişine imkan tanıyan, hatta bir F-16 uçağının sığabileceği kadar geniş bir hacme sahiptir" açıklamasında bulundu. Bakan Uraloğlu, Türksat’ın Kahramankazan’daki Uydu Yer Sistemleri Yedeklik Merkezinin, yedekli enerji ve iletim sistemleriyle olağanüstü durumlarda devlet yayınlarının kesintisiz sürdürülmesini sağladığını belirterek şöyle devam etti: "Normal şartlarda TRT kendi anten sistemleri üzerinden yayın yapıyor. Gerektiğinde yayın akışı, Türksat ve TRT arasındaki karasal hat üzerinden Türksat’a devredilerek teleport ve uplink altyapısı üzerinden uyduya iletim aralıksız devam ettiriliyor. Kahramankazan’da kurulan Uydu Yer Sistemleri Yedeklik Merkezi ile bu güvence daha da güçlendirildi. Yedekli enerji, iletim ve kontrol altyapısı sayesinde kriz, afet, kesinti durumlarında bile devlet yayınları Türksat tarafından yedek istasyona aktarılarak devam ettirilebilecek." Gölbaşı veri merkezi dijital verilerin sığınağı olacak Uraloğlu, Türksat’ın Gölbaşı Yerleşkesi’ne yapılacak yeni veri merkezinin, Türkiye’nin dijital verileri için ‘stratejik bir sığınak’ görevi üstleneceğini söyleyerek, "Savaş, deprem ve tüm olağanüstü durumlarda Türkiye’nin dijital verileri için stratejik bir sığınak görevi üstlenecek. Devlet ve kurum verileri, yedekli enerji ve iletişim altyapısıyla tam güvenlik altında saklanacak. Siber saldırı veya iletişim kesintisi yaşansa dahi sistemler, Türksat’ın kontrolünde bulunan güvenli ve kesintisiz altyapı üzerinde çalışmaya devam edecek. Böylece e-Devlet Kapısı başta olmak üzere dijital devlet hizmetleri, en zor şartlarda bile kesintiye uğramadan sürdürülebilecek" ifadelerini kullandı.
Gabar Türkiye’nin dört bir yanından gelen öğrencileri ağırladı
16 Kasım 2025 Pazar - 11:46 Gabar Türkiye’nin dört bir yanından gelen öğrencileri ağırladı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "’Enerjide Tam Bağımsız Türkiye’ hedefimize, gençlerimizin enerjisi ve inancıyla ilerlemeye devam ediyoruz" dedi. Öğrencilerin, Türkiye’nin enerji alanındaki stratejik yatırımlarını yerinde gözlemlemeleri ve milli enerji vizyonuna yönelik farkındalık kazanmalarını sağlamak amacıyla önemli bir etkinliğe imza atıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla başlatılan ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen ‘Maziden Atiye’ Programı kapsamında, Şırnak İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından belirlenen çeşitli liselerden 67 öğrenci ve 10 öğretmen, Şırnak Gabar Dağı Petrol Üretim Tesisini ziyaret etti. Üretimi yerinde gördüler Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen öğrenciler, Gabar’da arama, sondaj, üretim operasyonları hakkında bilgi aldı. Ayrıca, Şehit Esma Çevik-1 Üretim Kuyusunda, petrolün yerin binlerce metre derinliğinden çıkarılışına şahit oldu. Türkiye’nin enerji alanında yürüttüğü faaliyetlere ilişkin sorularını Türkiye Petrolleri’nin uzman isimlerine yöneltme fırsatı yakalayan öğrenciler, bol bol hatıra fotoğrafı da çektirdi. ‘Enerjide Tam Bağımsız Türkiye’ Hedefi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, gençlerin Gabar ziyaretine ilişkin sosyal medya hesabından bir video paylaştı. Bakan Bayraktar, paylaşımında "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ile başlatılan ve Milli Eğitim Bakanlığımız tarafından yürütülen ‘Maziden Atiye’ programı kapsamında Türkiye’nin dört bir yanından gelen pırıl pırıl gençlerimizi, millî enerji vizyonumuzun kalbi Gabar’da ağırladık. Evlatlarımız, bir zamanlar terörle anılan bu dağlarda şimdi bir ülkenin geleceğini değiştiren bağımsızlık mücadelesine tanıklık ettiler. Onların gözlerindeki ışıltı, Gabar’da attığımız adımın ne kadar önemli bir amaca hizmet ettiğinin en net kanıtıdır. Enerjide Tam Bağımsız Türkiye hedefimize, gençlerimizin enerjisi ve inancıyla ilerlemeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Beklentimin çok ötesinde" Gabar’daki üretim tesisini ziyaret eden öğrencilerden Fatma Buhara, Gabar’a ilk kez geldiğini ve Gabar’da gördüklerinin beklentisinin çok ötesinde olduğu söyledi. Petrol üretim kuyularına şehitlerin isimlerinin verildiğini hatırlatan Buhara, "Şehitlerimizin isimlerinin burada yaşatılması çok güzel ve gurur verici. Onların hatırası, her gün yeniden burada filizleniyor" şeklinde konuştu. Gabar’da üretimin yaz-kış denmeden 7/24 devam etmesinden etkilendiğini anlatan Nisa Nur Akman ise "Burada çalışan insanların inancı ve heyecanı beni çok etkiledi" diye konuştu. "Üretim ve teknolojinin umut verdiği yer" Songül Demir ise Gabar’ı daha önce güvenlik sorunlarıyla duyduğunu belirterek, "Burası, şimdi ise hem üretimin hem de teknolojinin en çok umut verdiği yerlerden biri. Bu, çok gurur verici bir durum" dedi. "Aklımdan mühendis olmak geçiyor" Petrolün çıkışına şahit olduklarını anlatan Demir, "Petrol çıkarken genç mühendis abla ve ağabeylerimizin heyecanına tanık oldum. Bunu görmek benim içimi çok ısıttı. Şu an mühendis olmak aklımın ucundan geçmiyor değil. İyi ki bu anı gördüm ve yaşadım" şeklinde konuştu
Gabar Türkiye’nin dört bir yanından gelen öğrencileri ağırladı
16 Kasım 2025 Pazar - 11:30 Gabar Türkiye’nin dört bir yanından gelen öğrencileri ağırladı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "’Enerjide Tam Bağımsız Türkiye’ hedefimize, gençlerimizin enerjisi ve inancıyla ilerlemeye devam ediyoruz" dedi. Öğrencilerin, Türkiye’nin enerji alanındaki stratejik yatırımlarını yerinde gözlemlemeleri ve milli enerji vizyonuna yönelik farkındalık kazanmalarını sağlamak amacıyla önemli bir etkinliğe imza atıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla başlatılan ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen ‘Maziden Atiye’ Programı kapsamında, Şırnak İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından belirlenen çeşitli liselerden 67 öğrenci ve 10 öğretmen, Şırnak Gabar Dağı Petrol Üretim Tesisini ziyaret etti. Üretimi yerinde gördüler Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen öğrenciler, Gabar’da arama, sondaj, üretim operasyonları hakkında bilgi aldı. Ayrıca, Şehit Esma Çevik-1 Üretim Kuyusunda, petrolün yerin binlerce metre derinliğinden çıkarılışına şahit oldu. Türkiye’nin enerji alanında yürüttüğü faaliyetlere ilişkin sorularını Türkiye Petrolleri’nin uzman isimlerine yöneltme fırsatı yakalayan öğrenciler, bol bol hatıra fotoğrafı da çektirdi. ‘Enerjide Tam Bağımsız Türkiye’ Hedefi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, gençlerin Gabar ziyaretine ilişkin sosyal medya hesabından bir video paylaştı. Bakan Bayraktar, paylaşımında "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ile başlatılan ve Milli Eğitim Bakanlığımız tarafından yürütülen ‘Maziden Atiye’ programı kapsamında Türkiye’nin dört bir yanından gelen pırıl pırıl gençlerimizi, millî enerji vizyonumuzun kalbi Gabar’da ağırladık. Evlatlarımız, bir zamanlar terörle anılan bu dağlarda şimdi bir ülkenin kaderini değiştiren bağımsızlık mücadelesine tanıklık ettiler. Onların gözlerindeki ışıltı, Gabar’da attığımız adımın ne kadar önemli bir amaca hizmet ettiğinin en net kanıtıdır. Enerjide Tam Bağımsız Türkiye hedefimize, gençlerimizin enerjisi ve inancıyla ilerlemeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Beklentimin çok ötesinde" Gabar’daki üretim tesisini ziyaret eden öğrencilerden Fatma Buhara, Gabar’a ilk kez geldiğini ve Gabar’da gördüklerinin beklentisinin çok ötesinde olduğu söyledi. Petrol üretim kuyularına şehitlerin isimlerinin verildiğini hatırlatan Buhara, "Şehitlerimizin isimlerinin burada yaşatılması çok güzel ve gurur verici. Onların hatırası, her gün yeniden burada filizleniyor" şeklinde konuştu. Gabar’da üretimin yaz-kış denmeden 7/24 devam etmesinden etkilendiğini anlatan Nisa Nur Akman ise "Burada çalışan insanların inancı ve heyecanı beni çok etkiledi" diye konuştu. "Üretim ve teknolojinin umut verdiği yer" Songül Demir ise Gabar’ı daha önce güvenlik sorunlarıyla duyduğunu belirterek, "Burası, şimdi ise hem üretimin hem de teknolojinin en çok umut verdiği yerlerden biri. Bu, çok gurur verici bir durum" dedi. "Aklımdan mühendis olmak geçiyor" Petrolün çıkışına şahit olduklarını anlatan Demir, "Petrol çıkarken genç mühendis abla ve ağabeylerimizin heyecanına tanık oldum. Bunu görmek benim içimi çok ısıttı. Şu an mühendis olmak aklımın ucundan geçmiyor değil. İyi ki bu anı gördüm ve yaşadım" şeklinde konuştu