POLİTİKA
10 Mart 2026 Salı - 12:11 MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Sen balıkları düşündüğün kadar Türkiye’yi düşünseydin bugünkü zırvalarınla rezil olmazdın" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı’nın savunma sistemleri ve savaş uçaklarına ilişkin söylemlerine yönelik, "Sinop’taki füze testleri karşısında ‘yapmayın balıklar korkuyor’ diyen bir şahsın esasen ciddiye alınacak hiçbir yanı yoktur. Sen balıkları düşündüğün kadar Türkiye’yi düşünseydin bugünkü zırvalarınla açığa düşmez, rezil olmaz, en azından Aziz Atatürk’ün emanetlerine saygı gösterir, riayet ederdin" dedi.MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, ABD-İsrail ve İran arasında yaşanan saldırılar başta olmak üzere bölgesel gelişmelere ve iç politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu."Bölgemizi içinden nasıl çıkılacağı meçhul ve muamma olan çok tehlikeli bir akıl tutulması sarmış"Ortadoğu’daki gelişmelerin giderek ağırlaştığını belirten MHP lideri Bahçeli, ABD-İsrail koalisyonunun İran’a yönelik operasyonlarının bölgede şiddeti artırdığını söyledi. Bahçeli, şunları kaydetti:ABD-İsrail koalisyonun İran’a yönelik başlattığı kirli savaşın 11’inci gününde, bilanço gittikçe ağırlaşmakta, şiddet ve yıkım günbegün artış kaydetmektedir. Aynı zamanda 11 gündür psikolojik harbin, dijital harbin, elektronik harbin ve propaganda harbinin eşine benzerine çok nadir rastlanacak örnekleri de kademe kademe ilerletilmektedir. Bölgemizi içinden nasıl çıkılacağı meçhul ve muamma olan çok tehlikeli bir akıl tutulması sarmış ve sarmalamıştır.""Siyonist-emperyalist çıkar ortaklığının askeri ve politik iradesi nefretle sarılmıştır"Söz konusu saldırıların bölgeyi ateşe attığına dikkati çeken Bahçeli, askeri gerilimi azaltmaya yönelik diplomatik girişimlerin etkisiz kaldığını aktardı. Bahçeli, "Yakın ve yakıcı bir gerçeği aleni olarak işaret ve ifade etmek lazım gelirse o da şu olacaktır: Siyonist-emperyalist çıkar ve şiddet ortaklığının askeri ve politik iradesi kan, kin ve nefretle sarılmıştır. Dünyaya, sözde medeniyet mimarisinin izdüşümünde; demokrasi, özgürlük, adalet ve insan hakları konularında bilirkişilik taslayan hangi ülke veya ülkeler varsa hepsi birden sınıfta kalmış, bu değerlere esasta ve usulde ne kadar yabancılaştıklarını resmen kanıtlamışlardır. Haksızlık diz boyudur. Hukuksuzluk doruk noktadadır. Askeri gerilimi artıran değil; dengeleyen ve yöneten, sükûnet ve diyaloğu tahkim eden telkin ve tekliflerin bugüne kadar etkisiz ve yetersiz kaldığı, bununla ilişkili olmak üzere ateşkes ve diplomasi çağrılarının karşılık bulmadığı meydandadır. Bunun yanında ABD Başkanı’nın, ‘savaşın bitiş zamanına Netenyahu ile karar vereceğiz’ demesi ise dayatmacı bir dil, üstenci bir bakış, barışçıl arayışları küçümseyen özürlü bir yaklaşımdır" şeklinde konuştu."İran’da, Gazze’de ölenler çocuk değil de penguenler olsaydı küresel yas mı ilan edilecekti"Gazze’deki çocuk ölümlerine de değinen Bahçeli, uluslararası toplumun çifte standart uyguladığını belirterek şöyle devam etti:"2007 yılında Antarktika’da çekilen bir belgeselde kolonisinden ayrılan bir penguenin video görüntüsü 2026 yılının ilk aylarında herkesin dilinde ve gündemindeydi. Bu penguenin derdiyle dertlenip sonuçlar çıkaran; söz konusu doğal davranışı kolektif bilincin kırılması olarak gören, insanla ilişkilendirip toplumsal travmaların gecikmiş yankısı, insanın kendisine tuttuğu ayna şeklinde yorumlayan herkese sesleniyorum; Gazze’de soykırıma uğrayan 50 bin çocuğun, İran’da sayıları 300’ü aşan çocukların dramları, acıları, yürekleri kavuran feci sonları bir penguen kadar önemli ve öncelikli değil midir? Nesli tükenen bir kuşu mesele edip de sırayı eşrefi mahlukat olan bir çocuk alınca ona sırt çevirmek, duyarsız ve duygusuz yaklaşmak insanlık mirasının, insanlık değerlerinin neresinde vardır, neresinde mevcuttur? Doğrusunu isterseniz merak ediyorum; yani İran’da, Gazze’de ölenler çocuk değil de penguenler olsaydı küresel yas mı ilan edilecekti? Uluslararası toplum ayağa kalkmalıdır. Bu ahlaki ve vicdani sorumluluk evvela Amerikan halkının ve Yahudi toplumunundur. Evanjelist papazların dolduruşuna gelip Oval Ofis’te ayinler düzenlemek, Armagedon Savaşı’yla ilgili teolojik hezeyanlar üretmek dünyanın nasıl bir musibetle doğrudan doğruya muhatap olduğunu ibret verici ölçüde göstermektedir.""Kürt kardeşlerimiz satılık değildir, kiralık değildir, tetikçi değildir"Ortadoğu’da Sünni-Şii husumeti çıkarmak isteyenlere karşı Müslümanların dikkatli olması gerektiğini dile getiren Bahçeli, İran’da Kürtleri silahlandırıp içten çökertme planı yapanlara dikkati çekti. Bahçeli, "Kürt kardeşlerimiz satılık değildir, kiralık değildir, tetikçi değildir, onun bunun zulüm projelerinde piyon olarak da görülemez, gösterilemez. Kürtler onurlu, şerefli, yürekli, soylu ve sağduyulu bir halktır. Türk-Kürt kardeşliği üzerinde cephe açmanın, gedik oluşturmanın hesabıyla; İran’ın tarihi Türk kentlerini karıştırmanın, Türklerle Kürtleri çatıştırmanın arayış ve amacını kurgulayanlar, ancak ve ancak düşmanca tutum takınan namertlerdir. Türk, Kürt’ün kardeşi; Kürt, Türk’ün alın yazısı, kader ortağıdır" ifadelerine yer verdi.Bahçeli, İran’dan ateşlenen bazı füze ve İHA’ların Türkiye ve Azerbaycan hava sahasına yönelik risk oluşturduğunu hatırlatarak Türkiye’nin egemenlik haklarının ihlal edilemeyeceğini vurguladı. Bu olaylara ilişkin Tahran tarafından yapılan özür mahiyetindeki açıklamaları olumlu karşıladığını belirten Bahçeli, şöyle devam etti: "9 Mart tarihinde, İran’dan ateşlenip Türk hava sahasına giren yeni bir balistik mühimmatın gene NATO unsurlarınca etkisiz hale getirilmesi, bazı mühimmat parçalarının da Gaziantep’te boş arazilere düşmesi kafamızı karıştırmaya başlamıştır. Her ülke aklını başına almalıdır. Türkiye, üzerinde kumar oynanacak bir ülke değildir. Taciz, tahrik veya tertip olup olmadığını netleştirecek ülke İran İslam Cumhuriyeti’dir. Biz kasti bir tavrın olmadığına inanmak, iyi komşuluk hukukumuzu korumak istiyoruz. Ancak Türkiye’nin de yolgeçen hanı olmadığını, canı sıkılanın, keyfi yetenin füze ateşleyeceği bir ülke olarak görülemeyeceğini de ihtiyatlı ve temkinli bir dille beyan ediyoruz."Türkiye ile İran’ın komşu iki ülke olduğunu belirten Bahçeli, iki ülkeyi karşı karşıya getirmeye yönelik provokasyonlara dikkat edilmesi gerektiğini dile getirdi. Bahçeli, "Elbette Türkiye’yle İran’ı karşı karşıya getirmeye matuf Siyonist-emperyalist bir komployu da ihmal etmiyoruz." dedi."Hürmüz Boğazı’nın kapanması küresel enerji piyasalarını etkiliyor"ABD-İsrail saldırılarının küresel enerji piyasalarını da etkilediğini belirten Bahçeli, Hürmüz Boğazı’nın stratejik önemine işaret etti.Bahçeli şöyle konuştu:"Dünya petrol ticaretinin beşte birinin geçiş güzergahı olan Hürmüz Boğazı fiilen kapatılmıştır. ABD-İsrail’in İran’ı hedef alan saldırıları küresel enerji piyasalarında arz ve lojistik şoklara neden olmaktadır.""Türkiye arabuluculuk misyonuyla sivrilecektir"Bölgede barışın tesis edilmesi için diplomasi ve diyalog çağrısında bulunan Bahçeli, Türkiye’nin arabuluculuk rolü üstlenebileceğini söyledi. Bahçeli, "Siyaset ve diplomasinin önü ardına kadar açılmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti bu çerçevede arabuluculuk misyonuyla sivrilecektir." ifadelerini kullandı."Sen balıkları düşündüğün kadar Türkiye’yi düşünseydin bugünkü zırvalarınla rezil olmazdın"Bahçeli konuşmasında iç politikaya ilişkin, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in "Erdoğan F-35’leri dostu Trump’tan alamadı. F-16’lar modernize edilemedi. Korkudan S-400’ler hangarda tutuldu. Son 14 yılda bir tek savaş uçağı kazandıramadılar." açıklamalarının gerçeği yansıtmadığına dikkati çekerek "Sinop’taki füze testleri karşısında ‘yapmayın balıklar korkuyor’ diyen bir şahsın esasen ciddiye alınacak hiçbir yanı yoktur. Sen balıkları düşündüğün kadar Türkiye’yi düşünseydin bugünkü zırvalarınla açığa düşmez, rezil olmaz, en azından Aziz Atatürk’ün emanetlerine saygı gösterir, riayet ederdin. CHP yönetimi beşinci kol faaliyeti içindedir. Tıpkı Yunanistan hükümetinin gayri askeri statüdeki Ege adalarını silahlandırmasına benzer şekilde mahalle yanarken fırsatçılık yapmaktadır. Allah’a çok şükür Türkiye’nin her şeyi vardır" dedi."Mahkemede selamlama konuşmasının olduğu ne zaman duyulmuştur"Ayrıca İstanbul 40’ıncı Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ve aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu davada mahkeme salonunda selamlama konuşması talebini sert sözlerle eleştiren Bahçeli, "Neymiş, eski belediye başkanı selamlama konuşması yapmak için kürsüye çıkacakmış. Mahkemede selamlama konuşmasının olduğu ne zaman duyulmuş, nerede görülmüştür? Böylesi bir usule, böylesi bir uygulamaya ne zaman şahit olunmuştur? Hiç kimse hukukun önünde veya üstünde değildir. İddianamedeki suçlamaların hesabını vermek yerine dava sürecini sulandırmak maksatlıdır, marazidir, mahsurludur. Suç örgütü kurmak, rüşvet çarkı işletmek, ihaleye fesat karıştırmak, kara para aklamak gibi pek çok suçlamanın açıklığa kavuşması, bunun da kısa süre içinde vuku bulması gerekmektedir. Milletimiz CHP’nin adalet ve hukuk tanımaz siyasi ayak oyunlarından bıkmış ve usanmıştır. İstanbul 40’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın adalete müzahir alınacak kararının daha fazla uzamasına fırsat verilmeden en makul sürede sonuçlandırılıp ülke gündeminden çıkartılması muhakkak surette temin edilmelidir" şeklinde konuştu.
Başkan Sekmen ve Uçar vatandaşla buluştu
25 Şubat 2026 Çarşamba - 10:23 Başkan Sekmen ve Uçar vatandaşla buluştu Erzurum Büyükşehir Belediye Başkan Mehmet Sekmen ve Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, Ramazan etkinlikleri çerçevesinde vatandaşlarla bir araya geldi. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkan Mehmet Sekmen, Ramazan ayı boyunca vatandaşlarla daha fazla bir araya gelmek için gayret ettiklerini vurgulayarak, "Yakutiye Belediye Başkanımız Mahmut Uçar, AK Parti Yakutiye İlçe Başkanımız Ferit Yıldız kardeşlerim ve kıymetli muhtarlarımız ile birlikte Kazım Karabekir Paşa Mahallesi Kavak Kapı Kültür Evi’mizde kıymetli hemşehrilerimizle bir araya gelerek mahalle sakinlerimizin talep ve önerilerini dinledik. İstişare kültürünü esas alarak, mahallemizin ihtiyaçlarını yerinde değerlendirdik. Bizim belediyecilik anlayışımız; masa başında değil, sahada; vatandaşımızın yanında, gönlünün içindedir. Erzurum’umuzun her mahallesinde çözüm üretmeye, birlikte karar almaya devam edeceğiz. Teravih namazı sonrası Kazım Karabekir Paşa Mahallemizde bulunan Millet Konağımızda hemşehrilerimizle bir araya gelerek hasbihal ettik" dedi. "Erzurum’umuz için hizmet etmeye devam edeceğiz" Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar’ da "Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Sekmen, AK Parti Yakutiye İlçe Başkanımız Sayın Ferit Yıldız ve kıymetli muhtarlarımız ile birlikte hemşehrilerimizin talep ve önerilerini dinleyip istişarelerde bulunduk. Mahallemizin beklenti ve ihtiyaçlarını yerinde değerlendirdiğimiz bu güzel buluşmada, içten muhabbetleriyle bizleri karşılayan tüm hemşehrilerimize gönülden teşekkür ediyor, hayırlı Ramazanlar diliyoruz. Hep birlikte Erzurum’umuz için hizmet etmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Uşak Belediyesi 14 tane yeni hizmet aracını bünyesine katarak araç filosunu genişletti
25 Şubat 2026 Çarşamba - 09:35 Uşak Belediyesi 14 tane yeni hizmet aracını bünyesine katarak araç filosunu genişletti Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, belediyenin hizmet kapasitesini güçlendirmek ve vatandaşlara daha hızlı, etkin hizmetler sunabilmek amacıyla belediye araç filosuna 14 adet yeni hizmet aracını daha kazandırdıklarını duyurdu. Uşak Belediyesi’nin araç filosunu güçlendirme çalışmaları daha önce de kiralık-icralık araç kullanımının bitirilmesi ve belediyenin kendi araç filosunu oluşturma hedefiyle yapılan yatırımlarla dikkat çekmişti. Başkan Yalım’ın belediyenin bütçe disiplinini ve öz kaynaklarını koruyan bu stratejisi, yeni yatırımlar için bütçe oluşturma hamlesi olarak değerlendirilirken, vatandaşlardan da olumlu tepkiler alıyor. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Uşak Belediyesi’nin kullandığı araçların tamamının kiralama hizmeti olarak alındığını ve bunun belediye bütçesine çok ciddi bir yük getirdiğini ifade eden Başkan Yalım; göreve geldikleri günden bu yana yaptıkları çalışmalar sonucunda bu duruma son verdiklerini ve kiralama işini bitirip tüm araçları kendi bünyelerinde kattıklarını belirtti. Bu sayede belediyenin hizmet kalitesini yükselttiklerini anlatan Başkan Yalım, yeni araç takviyesiyle birlikte Uşak Belediyesi’nin kendi öz kaynaklarını daha verimli kullanarak hizmet üretme kapasitesinin artırdığını vurguladı. Başkan Yalım, "Göreve başlayalı 22 ay oldu. Geçen dönemde oluşan borçlardan, özellikle de UTAŞ’tan dolayı 300 aracımızın tamamı hacizliydi. Peki biz ne yaptık, 100’ün üzerinde yeni aracı belediyemiz bünyesine kazandırdık. Bu gün de hizmetlerimiz için kadromuza 14 araç daha katıyoruz. Araçlarımızı ihtiyacı olan vatandaşlarımıza destek olmak amacıyla sosyal yardım işlerimize tahsis edeceğiz. Böylece hasta ve engelli vatandaşlarımızın, dar gelirli vatandaşlarımızın ulaşımlarına yardımcı olmuş olacağız" ifadelerini kullandı. Öte yandan ihtiyaca yönelik hizmetler doğrultusunda iki yeni tam teşekküllü aracın daha sahalarda olacağını belirten Başkan Yalım; hasta, engelli ve yaşlıların hastane ve diğer sağlık kuruluşlarına ulaşımlarını sağlamak amacıyla belediye bünyesine iki yeni araç daha kattıklarını söyledi. Tam teşekküllü iki aracın da vatandaşın tüm ihtiyaçlarına cevap verebilecek donanımda olduğunu kaydeden Yalım, böylece halkın doğrudan konforlu bir hizmet almasını sağladıklarını vurguladı.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, büyükelçilerle iftarda buluştu
24 Şubat 2026 Salı - 21:29 TBMM Başkanı Kurtulmuş, büyükelçilerle iftarda buluştu TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Filistin meselesi insanlığın ortak vicdanıdır. 25 bini aşkın Filistinli şehidin her birisi boşuna ölmemiş, boşuna hayattan koparılmamıştır. Onların her birisi insanlığın ortak hatıralarında, hafızalarında, belleklerinde yer alacak, kıyamete kadar onurlu bir milletin direnişinin sembolü olarak yad edileceklerdir. Bu çerçevede uluslararası camia olarak en temel ödevlerimizden en temel hükümlülüklerimizden birisinin de mutlaka Filistin davasında iki devletli çözüm prensibine yaklaşmak ve bu havada da uluslararası camiadaki dostlarımızın sayısını arttırmaktır" dedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, büyükelçilerle iftarda buluştu. Kurtulmuş, yaptığı konuşmada, "Her şeyden evvel hemen yanı başımızda Filistin’de bırakın böylesine bir salonun içerisinde iftar edebilmeyi gazetede dizlerine kadar suyun içerisinde uyduruk çadırlarının içerisinde eğer bulabildilerse yarım lokma ekmekle iftarlarını açmak zorunda kalan binlerce on binlerce Gazzeli kardeşimiz var. Hatta onların içerisinde küçük yaştan itibari İslam geleneğinde alıştırmak için sofraya misafir edilen çocukları var. Kimsesiz insanlardır. Böylesine zor bir tablonun içerisinde maalesef insanlık olarak acı bir tecrübeye sahibiz ve çok büyük iftiharlarla bu Ramazan’da da sınanıyoruz. Öncelikle bütün dünyada ve çok katmanlı olarak büyük krizlerin, kaosların yaşandığını biliyoruz. Dünya sisteminin hemen hemen her alanda büyük oluşlar içerisinde büyük devrimler yaşandığına şahit oluyoruz" dedi. Kurtulmuş, uluslararası sistemde, uluslararası ilişkilerde okutulan derslerin hiçbirisinin anlamı kalmadığını kaydederek, "Dünyanın en önemli kuralları zannettiğimiz kuralların hiçbirisinin de geçerli olmadığı bir döneme giriyoruz. Özellikle ülkelerin egemenlik haklarının rahatlıkla herhangi bir ülkenin devlet başkanının kendi yatak odasında alınarak başka bir ülkeye götürüldüğü bir dönemi üzülerek görüyoruz. Yine aynı şekilde uluslararası adalet divanında soykırım suçlusu olarak görülen ve hakkında tutuklama kararı çıkartılmış olan bir başbakanın gayet rahat bir şekilde dünyanın öte ucuna seyahat edebildiğini görüyoruz. Aynı şekilde maalesef Batı Şeria’da da Filistinlilerin mallarına, ülkelerine el koyulduğunu ve buna karşı da dünya sisteminin hiçbir şekilde sesini çıkaramadığını görüyoruz. Bırakın sesini çıkarmayı, dünyanın büyük sayılan ülkelerinden birisinin İsrail’deki büyükelçisinin Orta Doğu’daki bütün topraklarda İsrail’in hakkı vardır, bu tanrı tarafından onlara bağlı edilmiş bir devresinin de yapılan bütün bunları tecavüz ettiğini onayladığını gösteren bir utanç sözü olarak ortada durduğunu görüyoruz" dedi. Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Güçlü olanın sözünün geçtiği, güçlü olanın güçsüzü her şekilde ezmeye çalıştığı bir dünyanın kurulmasına doğru gidiyoruz demektir. Onun için bütün bu dost meclislerimizde sözü nereden açarsak açalım mutlaka üzerinde odaklanmamız gereken konu dünyada yeni, adil, hakkaniyetli, eşitlikçi bir küresel sistemin kurulması mecburiyetidir. Bu sadece Türkiye’nin vazifesi değil. Sadece bu masada yer alan değerli dostlarımızın ülkelerinin vazifesi değil. Dünyadaki bütün ülkelerin hakkaniyeti ve adaleti savunan bütün halkların ortak vazifesidir. Böyle bir sistem olmadan hiçbir ülke, ne kadar büyük olursa olsun, elindeki imkanlar ne kadar güçlü olursa olsun güvenli değildir, güvenli olamayacaktır. Onun için diyoruz ki yeni bir küresel sisteme ihtiyaç var. Temelinde yaradılan bütün insanların yaradılışta eşitliği prensibini ve bütün ülkelerinde de egemenlikte eşitliği prensibinin geçerli olduğu bir uluslararası sistemi kurma mecburiyetimiz var. Bunun için hep beraber el ele ve samimi bir şekilde çalışmak mecburiyetindeyiz. Böylesine bir dünyada Türkiye olarak biz de dünyanın belki en problemli bölgelerinden birisiyle yaşadığımızın farkındayız. Bu bölgedeki sorunların çözümü sadece günübirlik tedbirlerle ya da geçici bir takım tedbirlerle gerçekleşemez. Türkiye olarak çevremizdeki bütün dış sorunların ilkesel bazlı dış politika yaklaşımımızla yaklaşıyoruz." Filistin meselesinin Ortadoğu’nun anahtarı olduğunu belirten Meclis Başkanı Kurtulmuş, "Filistin halklarında en az bölgedeki diğer bütün halklar kadar özgür ve genel bir halk olduğunu kabul etmek insanlığın ilk şartıdır. Biz başkaları gibi ya da seçilmiş insanların yaşadığı bir ülke inancına asla birim vermez. Hiçbir halk tanrı tarafından seçilmiş değildir. Kendi sanrıları içerisinde kendi yankı odalarında konuştukları şeyleri hayata geçireceğini zannedenler yanılıyorlar. Filistin meselesi insanlığın ortak vicdanıdır. 25 bini aşkın Filistinli şehidin her birisi boşuna ölmemiş, boşuna hayattan koparılmamıştır. Onların her birisi insanlığın ortak hatıralarında, hafızalarında, belleklerinde yer alacak, kıyamete kadar onurlu bir milletin direnişinin sembolü olarak yad edileceklerdir. Bu çerçevede uluslararası camia olarak en temel ödevlerimizden en temel hükümlülüklerimizden birisinin de mutlaka Filistin davasında iki devletli çözüm prensibine yaklaşmak ve bu havada da uluslararası camiadaki dostlarımızın sayısını arttırmaktır. Çok şükür sevinerek müşahede ediyoruz ki İsrail’in zulmü ve soykırımı ne kadar şiddetlenirse şiddetlensin, insanlığın vicdanında da Filistin’e karşı sempati o kadar yükselmekte, Filistin halkıyla dayanışma ruhu o kadar yükselmektedir" dedi.
Bakan Çiftçi: "Terörle, siber zorbalıkla, organize suç örgütleriyle ve zehir tacirleriyle mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz"
24 Şubat 2026 Salı - 21:19 Bakan Çiftçi: "Terörle, siber zorbalıkla, organize suç örgütleriyle ve zehir tacirleriyle mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Terörle, siber zorbalıkla, organize suç örgütleriyle, zehir tacirleriyle ve tüm suç odaklarıyla mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde iftar programı kapsamında Jandarma, Polis, Sahil Güvenlik personelleriyle bir araya geldi. Bakan Çiftçi konuşmasında, "Cumhurbaşkanım, İçişleri Bakanlığı ailemizin kıymetli mensupları sizleri; rahmet, mağfiret ve bereketin vesilesi olan bu mübarek Ramazan’ı şerif akşamında hürmetle selamlıyorum. İlahi visalden bir koku taşıyan iftar sofrasında, bizleri birlik, beraberlik ve kardeşlik şuuruyla bir araya getiren Cenab’ı Allah’a sonsuz şükürler olsun. Rabbim, tuttuğumuz oruçları, yaptığımız ibadetleri kabul ve makbul eylesin. Bugün aramızda, gecenin karanlığında milletin huzuru için nöbet tutan, canı pahasına ay yıldızlı bayrağımızı yere düşürmeyen kahramanlarımız var. Polisimiz şehirlerin kalbindeki devriyesinde, jandarmamız dağ başındaki karakolunda, Sahil Güvenliğimiz dalgalarla mücadele eden gemilerinde ve güvenlik korucularımızın sınır hattındaki vakur duruşunda; milletimizin duası, devletimizin vakar ve kararlılığı vardır. Bin yıldır vatan bildiğimiz bu toprakların her karışında aziz şehitlerimizin hatırası, kahraman gazilerimizin izi vardır. İşte bu kahramanlar, o büyük mirasın en büyük varisleridirler" diye konuştu. "Mülkü vatan kılmanın yolu da insanı yaşatmaktan geçer" Türk bayrağının dalgalandığı her yerin vatan toprağı olduğu belirten Bakan Çiftçi, "Bizim güvenlik anlayışımız da işte bu irfanın izindedir. Güçlü ama merhametli, kararlı ama adaletlidir. Çünkü biz biliriz ki gönül kazanmak, huzuru kalıcı kılmanın en büyük yoludur. Mülkü vatan kılmanın yolu da insanı yaşatmaktan geçer. Necip milletimizi tarihin her döneminde mazluma umut yapan bu medeniyet tasavvurudur. Ramazan ayı bize sabrı, fedakarlığı ve kardeşliği öğretir. Devletimizin bekası, milletimizin huzuru için en zor koşullarda bu inanç ve şuurla; sabrı, fedakarlığı ve kardeşliği kuşanan Jandarmamız, Polisimiz, Sahil Güvenliğimiz ve Güvenlik Korucularımız büyük bir vatan sorumluluğuyla görevlerinin başındadır. İçişleri Bakanlığı olarak; şanlı bayrağımızın dalgalandığı her karış toprağımız, bizim için kutsaldır. Büyük ve güçlü Türkiye yolunda çizdiğiniz ufuk, gayretimizin ve mücadelemizin mihengi olmuştur. Bu doğrultuda; terörle, siber zorbalıkla, organize suç örgütleriyle, zehir tacirleriyle ve tüm suç odaklarıyla mücadelemizi, kararlılıkla sürdürüyoruz. Biliyoruz ki; 23 yıldır verdiğiniz mücadele, istiklalimize vurulmak istenen prangaları kırmış, ihanetleri ve kalkışmaları bertaraf etmiş, aydınlık Türkiye’yi inşa etmiştir" ifadelerini kullandı. "Ay yıldızlı bayrağımızı dalgalandırmak için azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz" Şehitleri ve gazileri rahmet ve minnetle yad eden Çiftçi, şunları kaydetti: "Görev başında iftar açan, evladının yüzünü göremeden nöbete giden, bayram sabahını karakolda karşılayan her bir kardeşime şunu ifade etmek isterim: Bu millet sizin fedakarlığınızı biliyor, görüyor ve dua ediyor. Ay yıldızlı bayrağımızı sonsuza kadar dalgalandırmak, ezanımızı bu semalarda ebediyen okutmak için aynı azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Bu sofranın; birliğimizi daha da pekiştirmesini, kalplerimizi daha da yakınlaştırmasını Yüce Rabbimden niyaz ediyorum. Rabbim tuttuğunuz nöbetleri ibadet, attığınız her adımı huzura vesile kılsın. Bu duygu ve düşüncelerle; Bizleri bu rahmet ayında, Milletin evinde iftar sofrasında buluşturan Muhterem Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum. Aziz vatanımız uğruna şehadete eren tüm şehitlerimizi, rahmet, minnet ve saygıyla yad ediyor, kahraman gazilerimize sağlık ve afiyetler diliyorum. Sizleri bir kez daha hürmetle selamlıyorum."