POLİTİKA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile telefonda görüştü 10 Mart 2026 Salı - 00:12:18 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile karşı tarafın talebine binaen bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi İletişim Başkanlığı’nın sosyal medya hesabından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile karşı tarafın talebine binaen bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiği duyuruldu. Paylaşımda şu ifadelere yer verildi; "Cumhurbaşkanımız görüşmede, diplomasi kapısının açılmasına ihtiyaç olduğunu, Türkiye’nin bunu sağlamak için çaba harcadığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran’a yönelik hukuksuz müdahaleleri ve İran’ın bölgemizdeki kardeş ülkeleri hedef almasını doğru bulmadığımızı, bilakis kardeş ülkeleri hedef almanın hiç kimsenin faydasına olmadığını ve bunların sonlandırılması gerektiğini belirtti. Cumhurbaşkanımız, Türkiye’nin tarafı olmadığı çatışmalardan olumsuz etkilendiğini, her ne sebeple olursa olsun, hava sahamızın ihlal edilmesinin mazur görülemeyeceğini ve Türkiye’nin buna karşı gerekli tüm önlemleri almaya devam edeceğini vurguladı. Cumhurbaşkanımız görüşmede Pezeşkiyan’a, Menab’daki okul saldırısında öldürülen çocuklar başta olmak üzere yaşanan can kayıplarından derin üzüntü duyduğumuzu ifade etti. İran Dini Lideri Ali Hamaney için başsağlığı dileklerini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mücteba Hamaney’in yeni dini lider seçilmesinin, bölgede barışa vesile olmasını temenni ettiğini dile getirdi. Pezeşkiyan da Türkiye hava sahasına giren füzelerin İran kaynaklı olmadığını ve konuyla ilgili kapsamlı bir araştırma yapacaklarını söyledi."
09 Mart 2026 Pazartesi - 22:24 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Tarafları bir an önce ateşkese ve diplomasiye davet ediyoruz" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Daha fazla bölgesel ve küresel istikrarsızlık üretmeden, tarafları bir an önce ateşkese ve diplomasiye davet ediyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ABD ve İsrail ile İran arasında yaşanan çatışmalar hakkında açıklamada bulundu. Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bölgemizde ABD/İsrail ve İran arasında devam eden savaş, insani maliyetlerinin yanı sıra enerji ve lojistik kanalları başta olmak üzere bölgesel ve küresel ekonomiye de ciddi olumsuz etkilerde bulunmaktadır. Ayrıca çevresel açıdan da önemli etkiler gözlenmektedir. Savaşın uzaması sorunları derinleştirecektir. Daha fazla bölgesel ve küresel istikrarsızlık üretmeden, tarafları bir an önce ateşkese ve diplomasiye davet ediyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, barış ve istikrar için liderler diplomasisi yoluyla yoğun temaslarını sürdürmektedir. Türkiye Cumhuriyeti, savaşın etkilerinin yoğun yaşandığı alanlar başta olmak üzere tüm kurumları ile teyakkuz halindedir. Savaşın insanımıza ve ülkemize etkilerini en aza indirmek için gelişmeleri yakından takibimiz ve çabalarımız devam edecektir. Belirsizliklerin ve risklerin yükseldiği bir ortamda güçlü liderlik ve tecrübeli kadrolar ile ülkemiz, bir istikrar merkezi olarak ilkeli ve öngörülebilir politikalar ile yoluna devam edecektir" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Çocukların ilahi söylemesi) Kimse bundan gocunmamalı, rahatsız olmamalı, kimse tedirgin olmamalıdır. Bu fotoğraf gerçek Türkiye fotoğrafıdır"
25 Şubat 2026 Çarşamba - 13:06 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Çocukların ilahi söylemesi) Kimse bundan gocunmamalı, rahatsız olmamalı, kimse tedirgin olmamalıdır. Bu fotoğraf gerçek Türkiye fotoğrafıdır" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Gençlerimizin dilinde küfür, hakaret yerine Allah lafzının olması sizi neden bu kadar rahatsız ediyor? Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin. Neyse derdiniz çıkın açıkça söyleyin" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM’de gerçekleştirilen Grup Toplantısı’nda konuştu. Erdoğan, 9. Ana Jet Üssü Komutanlığından kalkan ve görev uçuşu yapan f-16 uçağının kaza kırıma uğradığını ve uçak pilotu Binbaşı İbrahim Bolat’ın şehit olduğunu hatırlatan Erdoğan, şehide Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı diledi. Öte yandan Erdoğan, kazanın nedenlerinin tespitine yönelik gerekli inceleme ve soruşturmaların da başlatıldığını sözlerine ekledi."Bu Ramazan’da da aklımız, gönlümüz ve dualarımız Filistinli kardeşlerimizle"Yoksulun, ihtiyaç sahibinin, kimsesizin daha çok hatırlandığı, komşuluk ve akrabalık hukukunun daha da güçlendirildiği, paylaşmanın ve dayanışmanın zirveye çıktığı Ramazan ayının aynı zamanda büyük bir fırsat olduğunu dile getiren Erdoğan, "Başta aziz milletimiz olmak üzere tüm İslam aleminin bu rahmet ve bereket ortamından azami derecede istifade etmesi, Ramazan’ın gönüllerimizi kaynaştıran kalplerimizi yumuşatan manevi atmosferini doya doya yaşaması, en büyük dileğimiz en büyük arzumuz ve temennimizdir. Ancak Gazze’de 10 Ekim’de varılan ateşkese rağmen devam eden saldırılar ve yapılan tüm anlaşmalara rağmen insani yardımların istendiği şekilde ulaşamaması maalesef Ramazan’ı şerifi buruk geçirmemize sebep oluyor. Bu Ramazan’da da aklımız, gönlümüz ve dualarımız Filistinli kardeşlerimizle" diye konuştu."Bu fotoğraf bu toprakların fotoğrafıdır, bu milletin fotoğrafıdır"Türkiye genelinde Ramazan ayının çok farklı bir manevi atmosferde idrak edildiğini ve camilerin dolup taştığını kaydeden Erdoğan, "Çocuklarımız, gençlerimiz gittikçe artan oranda camilerimizi şenlendiriyor. Sofralarımız hamdolsun bereketleniyor. İhtiyaç sahibi kardeşlerimiz bu ayın bereketiyle daha çok gözetiliyor. Kur’an-ı Kerim’in o eşsiz sedası kulaklarımıza, kalplerimize adeta şifa oluyor. Bu yıl ayrıca ülkenin her yerinde terennüm edilen ilahilerle coşkuyu, neşeyi, manevi hazzı millet olarak hep birlikte yaşıyoruz. ‘Kabe’de hacılar hu der Allah’ ilahisini yetmişe insanımızın diline ve inşallah kalbine nakşeden, ülkemizi o güzel ilahilerle tek ses, tek yürek haline getiren bestecisinden icracısına kadar tüm kardeşlerime buradan tebriklerimi iletiyorum. Özellikle okul bahçelerinde yavrularımızın hep birlikte bu ilahilere eşlik ettiklerini hep bir ağızdan coşkuyla Allah lafzı celalini seslendirdiklerini görmek bizi ziyadesiyle memnun etti ve gururlandırdı. Tüm Türkiye’nin aynı ritimde buluşması, aynı sözleri, aynı sesleri terennüm etmesi özlediğimiz, arzuladığımız hasretini çektiğimiz bir iklimdi. Kimse bundan gocunmamalı, rahatsız olmamalı ve kimse tedirgin olmamalıdır. Bu fotoğraf gerçek Türkiye fotoğrafıdır. Bu fotoğraf bu toprakların fotoğrafıdır, bu milletin fotoğrafıdır" ifadelerine yer verdi."Ramazan-ı Şerif’in son gününe kadar dayanışma ve paylaşmanın dozunu artıracağız"AK Parti’nin Ramazan ayında tam kadro sahada olduğunu aktaran Erdoğan, "Ramazan ayının rahmet ve merhamet iklimini hep beraber milletimizle teneffüs etmeye çalışıyoruz. Kabine üyelerimiz, milletvekillerimiz, kadın ve gençlik kollarımız, Merkez Yürütme Kurulu ile Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyelerimiz ve elbette AK Parti’nin hizmet siyasetinin lokomotifi olan belediyelerimiz, on bir ayın sultanını idrak ve ihya etmek için bizi biz yapan bizi diğerlerinden ayıran güzel hasretlerimizi yaşatmak için cansiperane bir gayret sergiliyor. Bilhassa yuvalarına kavuşan depremzedelerimize konuk olduğumuz ‘Yeni Evim İlk İftarım’ programımızın yüreklere dokunduğunu görüyorum. Bu sene ikincisini tertiplediğimiz ‘Külliyede Ramazan’ etkinlikleri de Ankaralı kardeşlerimizin yoğun ilgisine mahzar oluyor. ‘Niyetimiz bir, inancımız bir, yolumuz bir’ diyerek en küçük köyümüzden en büyük şehrimize kadar 86 milyona kardeş olan teşkilatımızın her neferine teşekkür ediyorum. AK Parti teşkilatlarının daha önceki tüm Ramazanlarda olduğu gibi bu senede yoksulları kimsesizleri garip gurebayı gözetiyor olmasından bu partinin genel başkanı olarak gurur duyduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. İnşallah aynı tempoda çalışmaya devam edecek, Ramazan-ı Şerif’in son gününe kadar dayanışma ve paylaşmanın dozunu artıracağız" ifadelerini kullandı."Yapılan doğrudur, yerindedir ve hukukidir"Milli Eğitim Bakanlığı’nın Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında ‘Maarifin Kalbinde Ramazan’ teması altında çeşitli etkinliklerin düzenlenmesi için 81 vilayete yazı göndermesine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu yazıda neler var? Ramazan ayı boyunca öğrenciler için söyleşi programları düzenlenecek. Okul aile iş birliğini güçlendirmek için iftar sofraları kurulacak. Çocukların milli ve manevi değerlerimizi daha iyi öğrenmeleri, tecrübe etmeleri bunun için okul dışı öğrenme ortamları hazırlanacak. Öğrencilerimizin paylaşma bilinci geliştirilecek; birlik ruhu, adalet, merhamet, vatanseverlik gibi hasletlerin çocuklarımıza aşılanması sağlanacak. Bu etkinlikler gönüllülük esasına dayalı olarak yapılacak. Bu etkinlikler hiç şüphesiz anayasal dayanağı olan etkinliklerdir. Anayasamızın gerek başlangıç kısmında gerekse sonraki diğer maddelerinde her vatandaşın manevi varlığını geliştirme hakkı olduğu açıkça belirtilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığımızda anayasanın kendisine yüklediği sorumluluk mucibince öğrencilerimizin milli ve manevi değerlerini güçlendirme amacıyla tamamen gönüllülük esasına göre böyle güzel bir çalışmayı yapmıştır. Yapılan doğrudur, yerindedir ve hukukidir. Ramazan’ın manevi iklimine uygun olmasının yanı sıra milletimizin hissiyatına da tercüman olan çok hayırlı bir hizmettir. Hangi siyasi görüşten olursa olsun milletimizin kahir ekseriyeti de genelgeye destek vermiş memnuniyetle sahiplenmiş fevkalade olumlu karşılamıştır" açıklamasında bulundu."Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin""Bu yazının gönderilmesinin hemen akabinde Ramazan-ı Şerif’ten sadece bir gün önce artık nesli tükenmekte olan bir kısım yobaz çıktı, o bayat ‘laiklik elden’ gidiyor şarkısını söyleyen, zehir saçan baştan aşağı millete nefret kusan o malum bildirilerini yayınladı" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:"Bunlar Noel süslemeleri yapılınca rahatsız olmazlar. Bunlar güya cadılar bayramı kılıfı altında ne idiği belirsiz saçmalıkla sahnelenirken rahatsız olmazlar. Çocuklarımızı; alkole, uyuşturucuya, sigaraya, her türlü sapkınlığa özendiren şarkılardan rahatsız olmazlar. Bunlar sosyal medya ve dijital platformlarda yavrularımızın türlü rezilliklere maruz kalmasından rahatsız olmazlar. Bunlar batıda çocuklara yönelik her gün bir yenisi patlak veren o rezil, o insanlık dışı skandallardan asla rahatsız olmazlar. Ama ne zaman ki Ramazan kapsamında çocuklarımıza bu toprakların milli ve manevi değerleri anlatılacak olsa işte bundan hemen rahatsız olurlar. Biz bunların derdinin ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Biz bunların karın ağrısının asıl sebebini gayet iyi biliyoruz. Laiklik kavramının arkasına saklanarak, on yıllar boyunca bu millete nasıl zulmettiklerini, bu milletin değerlerini nasıl tahrik ettiklerini bu milletin çocuklarını özünden uzaklaştırmak için nasıl gayret ettiklerini çok ama çok iyi biliyoruz. Bunların derdi laiklik değil, hiçbir zaman da laiklik olmadı. Bunların derdi bu toprakların kutsallarıyla, bu toprakların milli ve manevi değerleriyle ve bunların derdi bu milletin ta kendisiyledir. Çocuklarımızın namazı, orucu öğrenecek olması sizi neden rahatsız ediyor? Çocuklarımızın Ramazan süslemesi yapması sizi neden rahatsız ediyor? Çocuklarımızın teneffüs saatlerinde okul bahçelerinde hep bir ağızdan ilahiler söylemesi sizi neden rahatsız ediyor? Gençlerimizin dilinde küfür, hakaret yerine Allah lafzının olması sizi neden bu kadar rahatsız ediyor? Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin. Neyse derdiniz çıkın açıkça söyleyin. Lafı dolandırmayı bırakın dilinizin altındaki baklayı çıkarın. Kimse kusura bakmasın ama bu milletin hiçbir ferdi bu milleti var eden milli ve manevi değerlerin öğretilmesinden rahatsız olmaz olamaz. Rahatsız olan varsa gitsin bu vatanla, bu bayrakla, bu toprakla, bu milletle aidiyetini tekrar sorgulasın.""Hakka tapan milletimin istiklaline hiç kimse el uzatamayacak, dil uzatamayacak, hiç kimse ona kast edemeyecek"Türk milletinin mayasında İslam olduğunu, Türk milletini her türlü farklılığa rağmen bir arada tutan durumun manevi değerler olduğunu söyleyen Başkan Erdoğan, "Ordumuz, unutmayın, ’Peygamber Ocağı’dır. Şehitlerimiz ’İslam şehitleri’dir. Zaferlerimiz ’İ’lâ-yi Kelimetullah’ istikametindeki zaferlerdir. Bu milletin temelinden ezanı, Kur’an’ı, Peygamber sevgisini, Ramazan’ı, orucu, zekatı, sadakayı çekip aldığınız zaman geriye ne tarih kalır, ne istikbal kalır, ne millet kalır, ne de devlet kalır. İstiklal Marşımız ne diyor? ’Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli, ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.’ Bu ezanlar ebedi yurdumun üstünde inleyecek ve bu sayede Hakka tapan milletimin istiklaline hiç kimse el uzatamayacak, dil uzatamayacak, hiç kimse ona kast edemeyecek. Biz büyük imparatorluklar kurmuş, büyük medeniyetler inşa etmiş bir milletin evlatlarıyız. Bizim tarih boyunca üç kıtaya huzur götüren büyük devletlerimizin harcında, dünyaya istikamet çizen medeniyetlerimizin temelinde Kur’an vardır, Peygamber aşkı vardır, iman vardır, oruç vardır. Ahmet Yesevi, Hacı Bektaş-ı Veli, Yunus Emre, Mevlana, Ahmedi Hani ve daha nicesi İslam’ın gür sedasıyla bu vatanın ve bu milletin harcını karmışlardır. Ezanı unutursa, Kur’an’ı unutursa, Peygamberi unutursa, Yunus Emre’yi, Hacı Bektaş’ı unutursa bu milletten geriye hiçbir şey ama hiçbir şey kalmaz" dedi."İnanç özgürlüğü görmek isteyen Türkiye’ye baksın, ders alsın"Kimsenin Türk milletine azınlık hakları ve inanç özgürlüğü dersi vermeye kalkışmaması gerektiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz bu değerleri dışarıdan alıp öğrenecek bir millet değiliz; biz bu değerleri dünyaya öğretmiş, dünyaya öğretecek bir milletiz. Bin yıldır bu topraklardayız. Bu topraklarda bin yıldır Türk de var, Kürt de var, Arap da var; Sünni, Alevi, Hristiyan, Musevi daha nicesi var. Avrupa’da farklı mezhepler birbirlerini doğrarken, bu topraklarda ecdadımız bir arada yaşamanın eşsiz terazisini kurdular. İnanç özgürlüğü görmek isteyen Türkiye’ye baksın, ders alsın. Farklı inançlara karşı adalet içinde bir yaklaşım görmek isteyen Türkiye’ye baksın, ders alsın. Bizim dışarıdan yabancı kavram, yabancı değer ithal etmeye ihtiyacımız yok. Selçuklu’nun, Osmanlı’nın mirası, Türkiye’nin birikimi bize yeter. Bizim her inanca, her mezhebe, her manevi değere sonsuz saygımız var. Herkesin inanç ve ibadet hakkını koruruz; ama bu vatanı vatan yapan milli ve manevi değerleri de sonuna kadar savunur, sonuna kadar koruruz. İthal projeleriyle, ithal ideolojileriyle kirlenmiş zihinleri; çirkin ve çirkef bildirileriyle kimse bize parmak sallayamaz" ifadelerine yer verdi."Türkiye Yüzyılı’nı kendi değerlerimizle inşa edeceğiz"Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:"Ezandan, Kur’an’dan, camiden, namazdan, oruçtan, Ramazan’dan rahatsız olanlar vardı. Ülkemizi işgal etmeye giriştiler, Anadolu kadınının örtüsüne el uzatmaya kalktılar. İstiklal Savaşı’nda biz onlara gereken dersi verdik. Aynı kirli eller aynı mukaddes ve muazzez değerlere bir daha uzanırsa, bu millet yine aynısını yapacaktır. Tarihten ders almamakta ısrar eden varsa buyursun. Türkiye, Türkiye olarak büyüyecek; bunu hiç kimse aklından çıkarmasın. Kendi özümüzle büyüyeceğiz, kendi ruhumuzla büyüyeceğiz; kendi devlet, millet, medeniyet değerlerimizle büyüyeceğiz. Başkalarına benzeyerek değil; biz olarak, kendimiz olarak, Türkiye olarak düştüğümüz yerden kalkacak, doğrulacak ve 86 milyon el ele, gönül gönüle verip Türkiye Yüzyılı’nı kendi değerlerimizle inşa edeceğiz."
Bakan Tekin: "Bu etkinliklere katılan kişilere, gerici azgın azınlık gibi ifadelerle saldırmak bir hakarettir"
25 Şubat 2026 Çarşamba - 12:47 Bakan Tekin: "Bu etkinliklere katılan kişilere, gerici azgın azınlık gibi ifadelerle saldırmak bir hakarettir" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Bakanlığın Ramazan ayı faaliyetlerine yönelik eleştirilere ilişkin, "Bu etkinliklere katılan kişilere, gerici azgın azınlık gibi ifadelerle saldırmak bir hakarettir" dedi. Bakan Tekin, Mecliste AK Parti Grup Toplantısı öncesi basın mensuplarının sorularını cevapladı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın Ramazan ayı faaliyetlerine yönelik gelen eleştiriler ve MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin partisinin grup toplantısında kendisine yönelik destek açıklamaları hakkındaki soru üzerine Tekin, "Anayasamızın amil hükümleri, hem Milli Eğitim Temel Kanunu hem de Bakanlığın yüklediği görevler içerisinde ayrım gözetmeksizin bütün vatandaşların temel hak ve hürriyetlerden maksimum faydalanması, fırsat eşitliğinin sağlandığı milli birlik ve adalet çerçevesinde vatandaşlarımızın, çocuklarımızın ve gençlerimizin bu değerlerimizi içselleştirdiği temel eğitim ve öğretim programı oluşturmak bizim görevimiz. Milli birlik ve dayanışmayı önemseyen vatandaşlar, kamu kurumları ve siyasi partiler bu sürece sahip çıkıyorlar. Dün MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeliye şükranlarımı sunuyorum. Bizim yapmak istediğimiz şeyleri açıklayarak, bir devlet adamına yakışır bir ciddiyetle milli birlik ve beraberlik sürecine sahip çıkan bir açıklama yaptı. Bu çerçevede herkesi milli birlik ve beraberlikle ilgili attığımız adımlara, kardeşlik hukukunu gerçekleştiren etkinliklere katılmaya davet ediyorum. Yaptığımız şeylerin kanunlarımıza ve Anayasamıza uygun olduğunu, bizim açımızdan yüklenen sorumlulukları yerine getiren düzenlemeler olduğunu ifade etmek istiyorum" diye konuştu. "Bu etkinliklere katılan kişilere, gerici azgın azınlık gibi ifadelerle saldırmak bir hakarettir" 168 kişinin imzaladığı "Laiklikte Birlikteliği Savunuyoruz" bildirisiyle ilgili dava açtıklarını söyleyen Tekin, "Türkiye’de kimsenin hukuk kurallarını ve Anayasa’yı yorumlama tekeli yok. Bu etkinliklere katılan kişilere, gerici azgın azınlık gibi ifadelerle saldırmak bir hakarettir. Etkinliklere katılan çocuklarımız, gençlerimiz, öğretmenlerimiz ve idarecilerimizin hakkını korumak için böyle bir adım atacağımızı söylemiştim. Biz böyle bir adımı attık. Kimin gerici, kimin yobaz, kimin temel hak ve hürriyetler anlamında totaliter bir perspektif olduğunu göreceğiz. 168 kişi, yüzde 99’u Müslüman olan bir kitlenin dini inanç ve ibadetlerini kendi perspektiflerinden tanımlayarak azınlık statüsüne sokuyor. Kusura bakmasınlar bu hakareti eden kişilerin bizim tarafımızdan yargıya taşınması gerekiyordu" ifadelerini kullandı.
İletişim Başkanı Duran: "İsrail’in Somaliland’i tanımaya yönelik girişimine açık ve net bir şekilde karşıyız"
25 Şubat 2026 Çarşamba - 12:41 İletişim Başkanı Duran: "İsrail’in Somaliland’i tanımaya yönelik girişimine açık ve net bir şekilde karşıyız" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "İsrail’in Somaliland’i tanımaya yönelik girişimine açık ve net bir şekilde karşıyız. İsrail’in Filistin’de sürdürdüğü soykırım ve bölgesel siyasete yönelik saldırganlığını Afrika Boynuzu’na taşımasını istemiyoruz. Buna göz yummayacağız. Somali’nin egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünü desteklemeye devam etmekte kararlıyız" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İletişim Başkanlığı’nca düzenlenen ‘Küresel Dönüşüm Sürecinde Türkiye-Somali İlişkileri Paneli’nde konuştu. Duran, Afrika politikalarının Türkiye’nin dış politikasının yapı taşlarından birisi haline geldiğini belirterek, "Afrika ülkelerinin ekonomik kalkınma ve kapasite geliştirme ihtiyaçlarını destekliyoruz. Afrika ülkelerinin güvenlik ve istikrarını destekliyor; savunma sanayii alanında ikili iş birliğini teşvik ediyoruz. Bölgede ortaya çıkan uyuşmazlıklarla ilgili Türkiye’ye duyulan güvenle kolaylaştırıcı veya arabulucu rol üstleniyoruz. Kıta genelindeki bölgesel örgütlerle iş birliği yapıyoruz. Uluslararası sistemin yaşamakta olduğu dönüşümü şekillendirecek ağırlık merkezlerinden biri olarak gördüğümüz Afrika kıtası ülkeleriyle küresel meseleler konusunda koordinasyon çabası içerisindeyiz" ifadelerini kullandı. "Bugün Türkiye’nin Afrika’daki varlığı, farklı emelleri olan birçok devleti rahatsız etmektedir" Afrika’yı tek boyutlu okumalarla değerlendirmenin kıtanın asıl hikayesini ıskalamak olduğunu vurgulayan Duran, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün Türkiye’nin Afrika’daki varlığı, farklı emelleri olan birçok devleti rahatsız etmektedir. Zira bu devletler, Afrika kıtasını büyük güçlerin oyun sahası olarak görme hatasını devam ettirmektedirler. Fiziki haritalarda kocaman bir kıtayı olduğundan çok daha ufak gösterdikleri yetmezmiş gibi iletişim alanında da kıtanın bütün güzelliklerini, zenginliklerini ve potansiyelini görmezden gelerek, kriz ve kaosu merkezine alan bir anlatıyı dolaşıma sokmaktadırlar. Bizim bu konudaki yaklaşımımız çok farklı. Afrika’yı tek boyutlu okumalarla değerlendirmek, kıtanın asıl hikayesini ıskalamaktır. Afrika kadim medeniyetlerin, eşsiz doğal güzelliklerin ve zengin kültürel çeşitliliğin kıtasıdır. Bugün Afrika genç ve dinamik nüfusu, kaynak zenginliği ve bölgesel entegrasyon adımlarıyla küresel ekonominin yeni çekim merkezlerinden biri haline gelmektedir. İşte bu nedenle biz Afrika ile ilişkilerimizi eşitlik, karşılıklı sevgi ve ortak kazanım anlayışıyla ele alıyoruz." Pek çok alanda iş birliklerini artırmayı hedeflediklerini dile getiren Duran, "İnanıyoruz ki Afrika’nın yükselişi, yalnızca Afrika için değil, küresel ölçekte daha adil ve daha dengeli bir uluslararası düzen için de güçlü bir imkan barındırmaktadır. Özellikle uluslararası sistemin yönünün giderek sorgulandığı bu dönemde dünya devletlerinin Afrika’yı ihmal ederek bir gelecek kurma imkanı bulunmamaktadır" şeklinde konuştu. "Afrika’da da herkesin iyiliğini gözetmeye devam edeceğiz" Duran, Afrikalı vatandaşların yanında olmaya devam edeceklerini aktararak, "Herkes için barışı, istikrarı ve refahı talep eden; her coğrafyada güvenilir bir arabulucu olma rolünü üstlenen bir ülke olarak Afrika’da da herkesin iyiliğini gözetmeye devam edeceğiz" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 31 Afrika ülkesini ziyaret ettiğini hatırlatan Duran, "Cumhurbaşkanımızın 2005 yılında Afrika Yılı’nı ilan ettiğinde Afrika’da 12 olan büyükelçiliğimizin bugün 44 sayısına yükselmiş olması, ilişkilerimizin kurumsal temelini göstermektedir. Son 20 yıl içerisinde karşılıklı ticaret hacmimiz 5 milyar dolardan tam sekiz kat artarak 40 milyar dolara ulaştı. Bu kayda değer yükseliş, elbette karşılıklı olarak takip edilen politikaların sonucudur" diye konuştu. "İsrail’in Somaliland’i tanımaya yönelik girişimine açık ve net bir şekilde karşıyız" Yardım, eğitim ve sağlık alanındaki çalışmalarla bölge halklarının ihtiyaçlarına cevap vermeye gayret ettiklerine dikkati çeken Duran, şu ifadeleri kullandı: "Güçlü insani, tarihi ve kültürel bağlarla perçinlenen Türkiye-Somali ilişkilerini çok yönlü bir iş birliği temelinde ele alıyoruz. Bu, geçici bir ilişki değil köklü ve kalıcı bir ilişkidir. Somali’nin egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan; bunu meşrulaştırmaya yeltenen hiçbir girişim asla kabul edilemez. Türkiye, dün olduğu gibi bugün de Somali’nin yanındadır. Biz, Somali’nin bölünmesine yönelik dayatmalara hiçbir zaman göz yummayacağız. Bir ilke olarak bu tavrımızdan geri dönmeyeceğiz. İşte bu nedenle İsrail’in Somaliland’i tanımaya yönelik girişimine açık ve net bir şekilde karşıyız. İsrail’in Filistin’de sürdürdüğü soykırım ve bölgesel siyasete yönelik saldırganlığını Afrika Boynuzu’na taşımasını istemiyoruz, buna göz yummayacağız. Somali’nin egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünü desteklemeye devam etmekte kararlıyız." "Amacımız, sahada kapasite üreten ve Somali’nin kurumsal gücünü artıran projelerle iki ülkenin ortak refahına katkı sunmaktır" Somali’nin balıkçılık alanındaki teknik kapasitesinin geliştirilmesi için iş birliklerinin olduğunu belirten Duran, "Somali’deki belki de en heyecan verici iş birliğimiz olarak uzay üssü projemizden bahsetmek istiyorum. Bu heyecan verici projenin, Türkiye ve Somali’nin uluslararası prestijini artırmasının yanı sıra güvenlik, savunma sanayii, teknoloji paylaşımı gibi birçok alanda yeni imkanlara vesile olacağını öngörüyoruz. Önümüzdeki dönemde Türkiye-Somali ortaklığını yalnızca mevcut başlıklarda değil; denizcilikten gıda güvenliğine, yenilenebilir enerjiden dijital dönüşüme, eğitimden sağlığa, lojistik ve yatırımlara kadar geniş bir yelpazede derinleştirme kararlılığındayız. Amacımız, sahada kapasite üreten ve Somali’nin kurumsal gücünü artıran projelerle iki ülkenin ortak refahına katkı sunmaktır" açıklamasında bulundu.
Bakan Gürlek: "Genel af ya da şahsa özgü bir düzenleme olmayacak
25 Şubat 2026 Çarşamba - 12:32 Bakan Gürlek: "Genel af ya da şahsa özgü bir düzenleme olmayacak Adalet Bakanı Akın Gürlek, Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili nihai raporun Meclise sunulduğunu belirterek, "Şahsi cezasızlık algısı, genel af ya da şahsa özgü bir düzenleme olmayacak" dedi. AK Parti Grup Toplantısı öncesi açıklamalarda bulunan Bakan Gürlek, Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili nihai raporun Meclise sunulduğunu ve nihai amacın terör örgütünün önce silah bırakması ardından kendini feshetmesi olduğunu belirtti. Ayrıca Gürlek, suça sürüklenen çocuklarla ilgili de Aile Bakanlığı ile ortak çalışma yaptıklarını ifade etti. "Genel af olmayacak" Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan hakkında gündemde olan ‘umut hakkı’na farklı bir bakış açısıyla baktıklarını, raporda; genel bir af olmayacağını ifade eden Gürlek, "Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili nihai rapor Meclise sunuldu. Adalet Bakanlığı olarak kanunların yapılması için bir ekip oluşturduk. Meclisimiz bu konuda ihtiyaç duyarsa teknik ekibimiz her zaman hazır. Öncelikli olarak Terörsüz Türkiye süreci gündemde. Nihai amaç terör örgütünün tamamen silah bırakması, sonra kendini feshetmesi. Ondan sonra takdir artık Meclise ait. Ama şunu belirtmek istiyorum şahsi cezasızlık algısı, genel af ya da şahsa özgü bir düzenleme olmayacak" diye konuştu. "Maalesef çocuklar şiddete meyilli bir yapıya teşvik ediliyor" Son zamanlarda Türkiye’nin gündeminde olan suça sürüklenen çocuklarla ilgili de açıklamalarda bulunan Gürlek, çocukların suç örgütleri tarafından kullanıldığını belirterek, "Suç örgütlerinin çocukları kullandığını tespit ettik. Bu konuda Mecliste bir komisyon kuruldu. Maalesef çocuklar şiddete meyilli bir yapıya teşvik ediliyor. Bu konuda çalışıyoruz. 11. yargı paketi zaten önemli değişiklikler barındırıyor. 12. yargı paketi henüz meclise gelmedi, çalışmalar devam ediyor. Ayrıca sosyal medya düzenlemesi paketini de koymak istiyoruz. 15 yaşından küçük çocuklarımız için Aile Bakanlığımız çalışma yapıyor. Biz de Adalet Bakanlığı olarak 15 yaş üstü kişilerle ilgili çalışmalar yapıyoruz. Bu çalışmaları da kısa sürede pakete koyacağız" ifadelerine yer verdi.
Bakan Tekin: "Bu etkinliklere katılan kişilere, gerici azgın azınlık gibi ifadelerle saldırmak bir hakarettir"
25 Şubat 2026 Çarşamba - 12:19 Bakan Tekin: "Bu etkinliklere katılan kişilere, gerici azgın azınlık gibi ifadelerle saldırmak bir hakarettir" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ramazan ayı ile ilgili Milli Eğitim Bakanlığı’nın faaliyetlerine yönelik eleştirilere ilişkin, "Bu etkinliklere katılan kişilere, gerici azgın azınlık gibi ifadelerle saldırmak bir hakarettir" dedi.Bakan Tekin, TBMM’deki Ak Parti Grup Toplantısı öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Ramazan ayı ile ilgili Milli Eğitim Bakanlığı’nın faaliyetlerine yönelik gelen eleştiriler ve MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin partisinin grup toplantısında kendisine yönelik destek açıklamaları hakkındaki soru üzerine Tekin, "Anayasamızın amil hükümleri, hem Milli Eğitim Temel Kanunu hem de Bakanlığın yüklediği görevler içerisinde ayrım gözetmeksizin bütün vatandaşların temel hak ve hürriyetlerde maksimum faydalanması, fırsat eşitliğinin sağlandığı milli birlik ve adalet çerçevesinde vatandaşlarımızın, çocuklarımızın ve gençlerimizin bu değerlerimizi içselleştirdiği temel eğitim ve öğretim programı oluşturmak bizim görevimiz. Milli birlik ve dayanışmayı önemseyen vatandaşlar, kamu kurumları ve siyasi partiler bu sürece sahip çıkıyorlar. Dün MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeliye şükranlarımı sunuyorum. Bizim yapmak istediğimiz şeyleri açıklayarak, bir devlet adamına yakışır bir ciddiyetle milli birlik ve beraberlik sürecine sahip çıkan bir açıklama yaptı. Bu çerçevede herkesi milli birlik ve beraberlik ile ilgili attığımız adımlara, kardeşlik hukukunu gerçekleştiren etkinliklere katılmaya davet ediyorum. Yaptığımız şeylerin kanunlarımıza ve Anayasamıza uygun olduğunu bizim açımızdan yüklenen sorumlulukları yerine getiren düzenlemeler olduğunu ifade etmek istiyorum" diye konuştu."Bu etkinliklere katılan kişilere, gerici azgın azınlık gibi ifadelerle saldırmak bir hakarettir"168 kişinin imzaladığı "Laiklikte Birlikteliği Savunuyoruz" bildirisine dava açtıklarını söyleyen Tekin, "Türkiye’de kimsenin hukuk kurallarını ve Anayasayı yorumlama tekeli yok. Bu etkinliklere katılan kişilere, gerici azgın azınlık gibi ifadelerle saldırmak bir hakarettir. Etkinliklere katılan çocuklarımız gençlerimiz, öğretmenlerimiz ve idarecilerimizin hakkını korumak için böyle bir adım atacağımızı söylemiştim. Biz böyle bir adımı attık. Kimin gerici kimin yobaz kimin temel hak ve hürriyetler anlamında totaliter bir perspektif olduğunu göreceğiz. 168 kişi yüzde 99’u Müslüman olan bir kitlenin dini inanç ve ibadetlerini kendi perspektiflerinden tanımlayarak azınlık statüsüne sokuyor. Kusura bakmasınlar bu hakareti eden kişiler bizim tarafımızdan yargıya taşınması gerekiyordu" ifadelerini kullandı.
Türkiye hava seyrüseferinde Avrupa’nın en fazla hizmet üreten ülkesi oldu
25 Şubat 2026 Çarşamba - 12:08 Türkiye hava seyrüseferinde Avrupa’nın en fazla hizmet üreten ülkesi oldu Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Avrupa Hava Seyrüsefer Emniyeti Teşkilatı (EUROCONTROL) verilerine göre Türkiye’nin hava seyrüsefer hizmetlerinde tarihi bir rekora imza attığını duyurdu. Bakan Uraloğlu, EUROCONTROL verilerine göre Türkiye’nin hava seyrüsefer hizmetlerinde tarihi bir rekora imza attığını bildirdi. Uraloğlu, "Türkiye, 2026 yılı Ocak ayında 1 milyon 671 bin 405 hizmet birimi ile EUROCONTROL sistemi içerisinde bugüne kadar kaydedilen en yüksek hizmet birim sayısına ulaştı" açıklamasında bulundu. Türkiye’nin Avrupa hava sahasında liderliğini güçlendirdiğini belirten Bakan Uraloğlu, "Ülkemiz, EUROCONTROL üyesi 42 ülke arasında liderliğini sağlamlaştırdı. Son 3 aydır Avrupa’nın en fazla hizmet üreten ülkesi olarak başta Fransa olmak üzere Avrupa ülkelerini geride bıraktık" ifadelerini kullandı. Uraloğlu, EUROCONTROL İstatistik ve Tahmin Birimi tarafından yayımlanan güncel raporda Türkiye’nin hava trafiği büyüme ivmesi ve altyapı kapasitesiyle liderliğini uzun yıllar sürdüreceğinin öngörüldüğünü de kaydetti. "1,6 milyonu aşan hizmet birimi seviyesi, Türkiye’nin küresel havacılık ağındaki kilit rolünü açıkça ortaya koydu" Hizmet birim sayısının hava aracının ağırlığı ve katettiği mesafeye göre hesaplanan ve hava sahası kapasitesinin en önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade eden Uraloğlu, "Ocak 2026 itibarıyla 1,6 milyonu aşan hizmet birimi seviyesi, Türkiye’nin küresel havacılık ağındaki kilit rolünü açıkça ortaya koydu" diye konuştu. "Türk hava sahasında sunduğumuz hizmetin kalitesi uluslararası ölçekte bir kez daha tescillendi" Yaklaşık 1 milyon kilometrekare büyüklüğündeki Türk hava sahasında gerçekleştirilen yatırımlara da değinen Uraloğlu, "Uçuş emniyetini esas alan anlayışla hayata geçirdiğimiz ileri teknoloji ve vizyoner altyapı yatırımları sayesinde sistem kapasitesini en üst seviyeye çıkardık. Bu kapsamda uygulanan yenilikçi hava trafik yönetimi stratejisi, Türkiye’yi havacılıkta yalnızca bölgesel bir transit merkezi konumunun ötesine taşıyarak, Avrupa’nın tartışmasız liderlerinden biri haline getirdi. Elde ettiğimiz bu başarıyla Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğümüz ile Türk hava sahasında sunduğumuz hizmetin kalitesi uluslararası ölçekte bir kez daha tescillendi" dedi.
Başkan Sunar; "Ramazan sevincini ve bereketini hep birlikte yaşıyoruz"
25 Şubat 2026 Çarşamba - 10:49 Başkan Sunar; "Ramazan sevincini ve bereketini hep birlikte yaşıyoruz" Palandöken Belediye Başkanı Muhammet Sunar, iftar öncesi AK Parti Palandöken İlçe Gençlik Kolları Başkanlığı’nın "İftara 5 Kala" etkinliğine katıldı, teravih sonrası vatandaşlarla buluştu. Ramazan Ayları’nda bir AK Gençlik geleneği olan "İftara 5 Kala" etkinliğine katılan Palandöken Belediye Başkanı Muhammet Sunar, "AK Parti Palandöken İlçe Gençlik Kolları Başkanlığımızın organizasyonunda düzenlenen "İftara 5 Kala" etkinliğine, İlçe Başkanımız Durmuş Kılıç ve İlçe Kadın Kolları Başkanımız Saniye Tokçe ile birlikte katılarak hemşehrilerimizle bir araya geldik. İftar saatine dakikalar kala trafikte, iş çıkışında ve evlerine yetişmeye çalışan vatandaşlarımıza iftarlık ikramında bulunarak Ramazan sevincini ve bereketini hep birlikte yaşadık. Emeği geçen İlçe Gençlik Kolları Başkanımız Ahmet Muhammet Kalkan’a ve tüm gençlerimize teşekkür ediyoruz" dedi. "Ramazan’ı komşularımızla birlikte dolu dolu yaşıyoruz " Belediye Başkanı Muhammet Sunar, iftar sonrası da vatandaşlarla bir araya geldiklerini vurgulayarak, "Ramazan ayının rahmetini, bereketini, manevi huzurunu Palandökenli komşularımızla birlikte dolu dolu yaşıyoruz çok şükür. Müftü Solakzade Camii cemaatimizle bir araya gelerek, aynı safı paylaşmanın, aynı duaya "âmin" demenin sevincini yaşadık. Teravih sonrası gerçekleştirdiğimiz samimi sohbetimize, demli çayın sıcaklığı da ayrı bir lezzet kattı. Bizleri muhabbetlerine ortak eden, yakın ilgi gösteren komşularımıza teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
Başkan Sekmen: "Türkiye artık tek tipçi zihniyetlerin değil; millet iradesinin ülkesidir"
25 Şubat 2026 Çarşamba - 10:34 Başkan Sekmen: "Türkiye artık tek tipçi zihniyetlerin değil; millet iradesinin ülkesidir" Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin Bey’in öncülüğünde hayata geçirilen "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinliklerinin; sadece bir takvim çalışması olmadığını ifade ederek, "Aziz milletimizin mayasını taşıyan bir eğitim anlayışının güçlü bir tezahürüdür" dedi. Başkan Sekmen, eğitimin bir karakter inşası, değer aktarımı ve şahsiyet kazandırmak olduğunu vurgulayarak, "Eğitim; istikbalimizi emanet edeceğimiz evlatlarımızı kökü mazide, gözü atide yetiştirme meselesidir. Ramazan ayı; paylaşmanın, merhametin, dayanışmanın en yoğun yaşandığı mübarek bir zaman dilimidir. Bakanlığımızın yayımladığı rehberlerde açıkça görülmektedir ki bu etkinlikler gönüllülük esasına dayalıdır, öğrencilerimizin gelişim düzeyleri dikkate alınmaktadır ve hiçbir şekilde zorlayıcı ya da ayrıştırıcı bir mahiyet taşımamaktadır. Amaç; adalet duygusu gelişmiş, vatanını seven, sorumluluk sahibi, vicdanlı bir nesil yetiştirmektir" şeklinde konuştu. "Atılan her adımı yürekten destekliyoruz " Türkiye Yüzyılı’nda eğitimin; bilgiyi değerle, aklı vicdanla, başarıyı şahsiyetle buluşturmaya devam edeceğini ifade eden Başkan Sekmen, sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada " Bunun laiklikle çeliştiğini iddia etmek ise meseleyi ideolojik bir zemine çekmekten başka bir şey değildir. Sayın Bakanımızın Gazi Meclisimizde ifade ettiği gibi; eski Türkiye’nin vesayetçi, elitist anlayışı artık geride kalmıştır. Bugün Anadolu’nun bağrından çıkan bir evladın, milletinin değerlerini savunarak bu ülkenin eğitim politikalarını belirlemesi, demokrasimizin geldiği noktayı göstermektedir. Türkiye artık tek tipçi zihniyetlerin değil; millet iradesinin ülkesidir. Bu vesileyle Milli Eğitim Bakanımız Sn. Prof. Dr. Yusuf Tekin Bey’in yanında olduğumuzu açıkça ifade ediyor; geleceğimizin emaneti olan evlatlarımızın hem akademik hem ahlaki yönden güçlü yetişmesi için atılan her adımı yürekten destekliyoruz" diye konuştu.
Başkan Sekmen ve Uçar vatandaşla buluştu
25 Şubat 2026 Çarşamba - 10:23 Başkan Sekmen ve Uçar vatandaşla buluştu Erzurum Büyükşehir Belediye Başkan Mehmet Sekmen ve Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, Ramazan etkinlikleri çerçevesinde vatandaşlarla bir araya geldi. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkan Mehmet Sekmen, Ramazan ayı boyunca vatandaşlarla daha fazla bir araya gelmek için gayret ettiklerini vurgulayarak, "Yakutiye Belediye Başkanımız Mahmut Uçar, AK Parti Yakutiye İlçe Başkanımız Ferit Yıldız kardeşlerim ve kıymetli muhtarlarımız ile birlikte Kazım Karabekir Paşa Mahallesi Kavak Kapı Kültür Evi’mizde kıymetli hemşehrilerimizle bir araya gelerek mahalle sakinlerimizin talep ve önerilerini dinledik. İstişare kültürünü esas alarak, mahallemizin ihtiyaçlarını yerinde değerlendirdik. Bizim belediyecilik anlayışımız; masa başında değil, sahada; vatandaşımızın yanında, gönlünün içindedir. Erzurum’umuzun her mahallesinde çözüm üretmeye, birlikte karar almaya devam edeceğiz. Teravih namazı sonrası Kazım Karabekir Paşa Mahallemizde bulunan Millet Konağımızda hemşehrilerimizle bir araya gelerek hasbihal ettik" dedi. "Erzurum’umuz için hizmet etmeye devam edeceğiz" Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar’ da "Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Sekmen, AK Parti Yakutiye İlçe Başkanımız Sayın Ferit Yıldız ve kıymetli muhtarlarımız ile birlikte hemşehrilerimizin talep ve önerilerini dinleyip istişarelerde bulunduk. Mahallemizin beklenti ve ihtiyaçlarını yerinde değerlendirdiğimiz bu güzel buluşmada, içten muhabbetleriyle bizleri karşılayan tüm hemşehrilerimize gönülden teşekkür ediyor, hayırlı Ramazanlar diliyoruz. Hep birlikte Erzurum’umuz için hizmet etmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.