POLİTİKA
Bakan Gürlek Edirne’de gençlerle buluştu: "Adaleti hızlandırmak en büyük hedefimiz" 24 Nisan 2026 Cuma - 21:21:38 Adalet Bakanı Akın Gürlek, Edirne’de gençlerle bir araya gelerek adalet sistemi, sosyal medya, yapay zeka ve yeni anayasa ihtiyacına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Gürlek, "Adaleti hızlandırmak en büyük hedefimiz ve vatandaşın adalete olan güven duygusunu yükseltmek" dedi. Edirne’de tarihi Peykler Medresesi’nde düzenlenen "Gençlerle Buluşma" programına katılan Bakan Gürlek, adalet sisteminde temel önceliklerinin vatandaşın hak arama sürecini kolaylaştırmak olduğunu belirtti. Programda öğrencilerden gelen soruları da yanıtlayan Gürlek, yargıya güven konusunda önemli mesajlar verdi. Bir öğrencinin "Türkiye’nin adalet sistemi adına en büyük hedefiniz nedir?" sorusuna Gürlek, "Adaleti hızlandırmak en büyük hedefimiz ve vatandaşın adalete olan güven duygusunu yükseltmek. Adalete mutlaka güvenin" diye yanıt verdi. Yargının kendi içinde denetim mekanizması bulunduğunu vurgulayan Gürlek, "Hakimin vermiş olduğu karar itiraza tabi. İtirazı istinaf inceler. İstinaf’tan Yargıtay’a gider. Yani böyle üç beş tane karar yüzünden adalete güven duygusu sanki yokmuş gibi düşükmüş gibi algılanıyor. Biz üzerimize ne düşüyorsa bunu yapacağız. Kesinlikle bir hakim savcı eğer haklıysanız mutlaka karar verir. Belki ilk başta yanlış karar vermiştir. Burada özel bir kast güttüğünü düşünmüyorum. Ama mutlaka o karar yanlış karar istinaftan, Yargıtay’dan mutlaka döner. Yani haklı karar eninde sonunda gelir sizi bulur" dedi. "Tavsiyem sosyal medyada vakit geçireceğinize hayata dokunun" Öğrencilere sosyal medya kullanımı konusunda uyarılarda bulunan Gürlek, sosyal medyada oluşturulan algıların çoğu zaman gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Gürlek, "Arkadaşlar sosyal medyaya fazla kendinizi kaptırmayın. Benim de çocuğum var, sizler de muhtemelen sosyal medyada çok vakit geçiriyorsunuz. Sosyal medya gerçekten bir yalan dünyası, hayal dünyası. Hepimiz mecburen giriyoruz, günlük haberleri takip ediyoruz, gelişmeleri takip ediyoruz ama orada anlatılanlar, orada yaşananların çoğu gerçek değil. Orada bir hayat kuruluyor, orada bir kurgu var. Herkes o kurgunun içine yerleşmeye çalışıyor. Benim size tavsiyem sosyal medyada vakit geçireceğinize Edirne’yi gezin, burası tarihi bir şehir, buranın tarihiyle ilgili bilgi edinin, kitap okuyun, belgesel izleyin. Mutlaka hayata dokunun" diye konuştu. "Sosyal medyada yalan algı yapan bir kişi mutlaka hesabını görecek" Sosyal medyada yayılan yalan haber ve provokatif paylaşımlara dikkat çeken Gürlek, bu konuda düzenleme yapılmasının önemine değindi. Gürlek, "Sosyal medyada yalan haberlerin, oradaki provokatif hesapların bir sorumsuzluğu var. Sosyal medyada yalan algı yapan bir kişi mutlaka hesabını görecek. Ne yapıyor? Yurt dışından bir tane fake hesap açıyor. Ondan sonra yalan algı yapıyor. Bunların çoğu da provokatif, insanları galeyana getirmek için açılan hesaplar. Bunlara inanmayın, itibar etmeyin" dedi. Kimlik doğrulama sistemine ilişkin de bilgi veren Gürlek, bu sistemin vatandaşların bilgilerini paylaşmadan, suç unsuru oluştuğunda gerçek kullanıcıya ulaşmayı hedeflediğini belirtti. "Yeni anayasa ihtiyacı var" Bir soru üzerine anayasa değişikliğine değinen Gürlek, "Türkiye’de bir anayasa değişikliği yapılması gerekiyor. Biliyorsunuz 1982 Anayasamız var. Bu da bir darbe döneminin anayasası. Sürekli biz değişiklik yaptık. Bir tabir var, ‘Yamalı bohça’, yamalı bohçaya döndü. Artık Anayasa güncel konulara, güncel ihtiyaçlara fayda sağlamıyor. Anayasa değişikliğinin yapılması lazım. Burada elbette bir toplumsal uzlaşı olması gerekiyor" ifadelerini kullandı. Yargı süreçlerinin hızlandırılması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Gürlek, özellikle bazı dava türlerinde sürelerin uzadığını tespit ettiklerini söyledi. Adalet alanında dijital dönüşüm çalışmalarına da değinen Bakan Gürlek, UYAP sisteminde önemli yenilikler yapıldığını ifade etti. Yapay zekanın yargı süreçlerinde kolaylaştırıcı bir unsur olacağını belirten Gürlek, e-duruşma ve e-avukat uygulamalarının kapsamının genişletileceğini söyledi. Bakan Gürlek, "Temennimiz Türkiye’nin her yerindeki vatandaşın adalete kolay bir şekilde erişmesini sağlamak" diyerek, online dava açma ve dijital yargı uygulamalarının bu hedef doğrultusunda geliştirildiğini kaydetti.
24 Nisan 2026 Cuma - 20:46 CHP Genel Başkanı Özel, tutuklu Mustafa Bozbey’i cezaevinde ziyaret etti Bursa’da tutuklu bulunan Mustafa Bozbey’i ziyaret eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Burada meydan okunan kişi Mustafa Bozbey değil, Bursa’nın iradesidir. Ben Bozbey’in iyi ve temiz yönettiğine iknaydım da, ama bu kadar büyük kanıt olmaz artık. Bula bula buldukları 12 sene öncesinden, o günden bugüne 500 kişiyi dolandırmış, evinin önünde miting yaptığı adamlar. Böyle dolandırıcılarla falan muhatabız. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili görüşmeye de ihtiyaç varsa, tabi ki ikinci partiyle görüşürüm" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa H Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Mustafa Bozbey’i ziyaret etti. Yaklaşık 1 saat süren görüşmenin ardından çıkışta basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Özel, Bozbey’in Tüm sevenlerine ve Bursaspor’a çok selamı olduğunu iletti. Özel, "Bursaspor’un şampiyonluğunu kamuoyunun önünde kutlamıştık. Ama bu şampiyonluğa Bursaspor camiasının da hakkını teslim ettiği gibi en çok emeklerinden emeği olanlardan birisi Mustafa Bozbey’dir. O da memnuniyetini ifade etti. Ben Bursaspor’un başarısını sahiplenmeye ve siyasileştirmeye çalışan o çirkinliklerden bahsettikçe dedi ki; ’Onların hiçbirine Bursasporlular, timsahlar fırsat vermez. Önemli olan birinin zoruyla kimin fotoğrafa girdiği değil, statta kimin adının inlediği’ diye söyledi. Mustafa Bozbey Bursa’da yıllar sonra, 47 yıl sonra yüzde 47 oyla 170 bin oy farkla Bursa Büyükşehir Belediyesi’ni kazanma suçunu işlediği için burada. 31 Mart tarihi 2 yıl önce Bursa’nın 47 yıl sonra kazanılmasının tarihidir. Öyle bir noktaya gelmiştir ki iş, tam o tarihte bu operasyonu yapanlar Bursalılara şunu söylemişlerdir; ‘Biz sandıkla kazanamazsak hakimin tokmağıyla gelir burayı alırız. Yani burada meydan okunan kişi Mustafa Bozbey değil, meydan okunan parti Cumhuriyet Halk Partisi değil, Bursa’nın iradesidir.’ Ayrıca Bursalılara diyorlar ki; "Biz yıllarca yönettik, borç yaptık, israf ettik, iyi yönetemedik. Siz 20 yıl Nilüfer’i yönetmiş Mustafa Bozbey’i Bursa Büyükşehir’i yönetmeye layık gördünüz. 2 kişiden 1’si oy verdi. Biz bunu hazmedemiyoruz" dedi. Bozbey’in gözaltına alınma süreciyle ilgili de Özel, "30 Mart günü çok mu erkendi? 1 Nisan günü torbaya mı girmişti? Neden gelsin 31 Mart günü Mustafa Bozbey’i gözaltına alsınlar? Mustafa Bozbey yiğit bir insan, mert bir insan. Bana defalarca geldi. 2 yıl boyunca defalarca geldi. Son geldiğinde dedi ki; ’Ben bıktım bunlardan. İlla da illa AK Parti’ye geçeceksin. Geçmezsen içeri gireceksin. Ben de açık açık, ne buluyorsanız bulun, hadi diyorum’ dedi. Arkadaşlar, Mustafa Bozbey’in Bursa Büyükşehir ile ilgili yaptığı tüm işlemler didik didik edildiği halde hiçbir şey bulamadılar. Ondan önceki beş yılda da bir şey yok. Ondan önceki dönem belediyede de bir şey yok. Bir tane vakıf bulmuşlar. Vakıf üzerinden de Bozbey’e sadece soru sormuşlar. Bir kanıt yok, bir ispat yok. Böyle bir durumla karşı karşıyız. İki yılda Bursa’nın 10 milyara yakın borcunu ödedi. Bozbey, 31 Aralık tarihi itibariyle bir kuruş ödenmemiş vergi ve SGK borcu bırakmadı. Şimdi o borç yapanlar, o Bursa Büyükşehir’i batıranlar gelmişler Bursa’ya çökmüşler. Bozbey’i, ekibini görevden uzaklaştırdılar. Gözaltı süresince, yani seçim yapılana kadar o sürede bile Türkiye’de hiçbir yerde yapmadıkları kayyumu atadılar. O kayyumla ilk yapılan iş, resimler indirildi. Sonra seçim yapıldı. Büyük bir aymazlıkla, Bursa’nın iradesi tecelli etti falan diyorlar. Beceremeyecekler ve eninde sonunda olmayacak bu iş. İşin diğer tarafı Bozbey’i kim suçluyor? Bozbey’i Bursalılar suçlamıyor. Bozbey’i hizmet ettiği dönemdeki ihale alanlar, ihale verenler, müteahhitler falan suçlamıyor. Kim suçluyor? 2 tane kriminal tip suçluyor. Birinin babası gelip, Bozbey’den özür diledi. ‘Benim oğlum madde bağımlısı. Kurtarmak için 17 milyon oradan buradan para buldum. Yine gitti bu işlere bulaştı. Sana bu iftiraları attı’ diyor. Birisi madde bağımlısı, öbürü Bursa’nın en büyük dolandırıcısıdır. Ben Bozbey’in iyi ve temiz yönettiğine iknaydım da, ama bu kadar büyük kanıt olmaz artık. Bula bula buldukları 12 sene öncesinden, o günden bugüne 500 kişiyi dolandırmış, evinin önünde miting yaptığı adamlar. Böyle dolandırıcılarla falan muhatabız. Böyle bir kirli adamla, bir bağımlının suçladığı onun lafından içeri attılar. O yüzden bir an önce bu yanlıştan dönüleceğini, hiç değilse Mustafa Bozbey’in öncelikle özgürlüğüne kavuşacağını biliyoruz, bekliyoruz, görüyoruz. Bütün Bursa da bekliyor" diye konuştu. Özel, "Biz dimdik arkadaşlarımızın arkasındayız. Bundan sonraki süreçte de biz buradayız arkadaşlar. Bozbey’in haksızlığa uğradığını bütün Bursa biliyor. Er ya da geç, bir ay sonra çıkar, üç ay sonra çıkar, beş ay sonra çıkar. Aklanacak mı? Elbette aklanacak. Emaneti verirseniz verirsiniz, vermezseniz millet bir daha size Bursa’da sandıktan hiçbir şey göstermez. Burada yapılan iş Bursa’nın menfaatine değildir. Kötü yönetilecek. AK Parti’nin menfaatine değildir. Bedel ödeyecek, ceza kesecek Bursalı ona. Cumhuriyet Halk Partisi bu işten kazançlı çıkar. Bu haksızlığı yapana millet sandıkta hesap sorar" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Özgür Özel ile görüşmeyi düşünüyor musunuz sorusuna verdiği cevabın hatırlatılması üzerine Özel, şunları kaydetti: "Öyle planlanan bir görüşme yok. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın böyle bir görüşme arzusu varsa, o konuda bize doğrudan bir talep iletilirse elbette bu değerlendirilir. Ya da bütün siyasi partilere yönelik bir yaklaşımı olacaksa onda da bence çok gecikmiştir. Bu kadar zorluklar varken, İran savaşı varken, bu kadar ekonomik güçlükler varken, iç cephenin güçlendirilmesi bu kadar mühimken; cumhurbaşkanının bir başına kalması, yalnızlaşması, AK Parti’nin yalnızlaşması hep kendi hataları yüzündendir. Bir kere bu hatayı fark ettilerse doğru bir şey yapmışlardır. Ama bizim Cumhuriyet Halk Partisi’ne gelince; bizden görüşmek isteyen ve ülkenin ortak sorunlarında birlikte hareket etmek isteyenler, bize düşman hukuku uygulamaktan vazgeçecekler. Cumhurbaşkanı Erdoğan dün, ’Ben iktidar partisiyim. Ana muhalefet partisiyle elbette görüşürüm’ demiş. Ben de ülkenin birinci partisiyim. İhtiyaç varsa elbette ikinci partiyle görüşürüm. Türkiye’nin her meselesinde, her seferinde söylediğimiz gibi; iş cepheyi güçlendirmekte, savunma sanayinde, Türkiye’nin dış politikasında, hatta keşke mümkün olsa bizim 12 sayfalık bu ekonomik krizden çıkış önerilerimizi bütün partilere götürdük. Cumhurbaşkanı Erdoğan istiyorsa kendilerine de teklif ederiz. Bunların hepsini söyleriz. Ama bu işteki beklentimiz düşman hukuku yaklaşımının sona ermesidir." Anayasa gereğince seçimlerden 30 ay geçtikten ve 1 yıl kalana kadar boşalan sandalye için ara seçim yapıldığını belirten Özel, "Şu anda Türkiye’de Can Atalay’ın durumu bence görevindedir. Ama hapiste tuttukları için sekiz milletvekilliği boştur. Hatay’da, Afyon’da, Kırıkkale’de, Adıyaman’da, Kocaeli’nde, İstanbul birinci bölgede seçim yapılmalıdır. Bu karar bir an önce alınmalıdır. Ben Adalet ve Kalkınma Partisi’ne bu konunun bir an önce yerine getirilmesi gerektiğini söylüyorum. Bütün muhalefetin benimle aynı düşündüğünü 12 parti ziyaretimizden sonra yapılan açıklamalarda duydunuz. Onlar bu seçim bölgelerinin tamamında birinci oldukları halde bu seçimden kaçıyorlar. Çünkü artık milletin desteğini kaybettiklerini görüyorlar. Ancak bu 8 milletvekilliği için son seçimlerde buralarda birinci parti oldukları halde cesaret gösteremiyorlar. Ama ben son seçimlerde, son grup toplantısında şunu önerdim. Siz ara seçim yapmayı kabul edin. Eğer istiyorsanız bu sekiz yerde, ama varsanız genişleterek. Başta benim seçim bölgem Manisa’dan başlayabiliriz. Ben bu özgüveni gösteriyorum. Bursa’da Bozbey’i aldınız. Birinci partiydiniz son seçimlerde değil mi? Bizden çok milletvekiliniz var. Diyorum ki Bursa’da da bir milletvekilliğini biz boşaltırız. Bursa’ya da sandık koyabiliriz. Bakın 8 yapacağız, başka istemiyoruz derlerse 8 anayasal zorunluluk zaten. Ama ben Bursa’ya koymaya, İstanbul birinci ikinci bölgeye koymaya. Bunun yanında örneğin Adana’ya da, Aydın’a sandık koyabiliriz. Bozbey gibi duramadı Aydın. Ya AK Parti’ye geç ya hapse git demişlerdi. AK Parti’ye geçti o. Bunlar için birer milletvekili istifa ettirmeyi de ben üstleniyorum. Ve diyorum ki hatta diyorsanız mümkün olan en geniş çevrede yapalım bunu. Ben Her yerde yaptırıp en geniş ara seçime de varım. Nasıl diyorlarsa. Can Atalay’ı bugün salsınlar. Yedi yetiyor. 7 milletvekili için 6 yerde hemen yapalım. Ne kadar genişletmek istiyorlarsa ben orada varım. Bursa’da da varım. Hodri meydan. AK Parti çok güveniyorsa bak ben istifa ettiriyorum. Birer tane de istifa ettirebiliriz. Ama ben istifa ettireyim. Bursa’ya da sandığı koyalım. Ara seçim yapma iradesini söylesinler ve kaç yerde yapmak istediklerini söylesinler. Yedi için bir şeye gerek yok. Onun dışında saydığım her şeyin arkasındayım. Çok net."
24 Nisan 2026 Cuma - 19:27 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "İstanbul Finans Merkezi odaklı yeni hamlelerimizle güçlü bir yatırım zemini oluşturuyoruz" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Yatırımcı dostu düzenlemeler, genişletilen vergi teşvikleri, ‘tek durak büro’ ile hızlanan süreçler ve İstanbul Finans Merkezi odaklı yeni hamlelerimizle güçlü bir yatırım zemini oluşturuyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleştirilen ‘Türkiye Yüzyılında Yatırımlar için Güçlü Merkez’ programı ile İstanbul’un küresel ölçekte bir yatırım ve finans üssü olma iddiasını daha ileri bir aşamaya taşıyoruz. Küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde ülkemizin istikrar adası olma konumunu somut adımlarla güçlendiriyoruz. Yatırımcı dostu düzenlemeler, genişletilen vergi teşvikleri, ‘tek durak büro’ ile hızlanan süreçler ve İstanbul Finans Merkezi odaklı yeni hamlelerimizle güçlü bir yatırım zemini oluşturuyoruz" ifadelerini kullandı. İstanbul’un sermaye ve ticaretteki konumunu güçlendireceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Hayata geçireceğimiz kapsamlı reformlarla birlikte İstanbul’un, sermayenin, ticaretin ve karar alma süreçlerinin merkezlerinden biri olma konumunu güçlendireceğiz. Atacağımız adımların üretim, ihracat, teknoloji ve girişimcilik ekseninde sürdürülebilir büyümeye de ciddi anlamda katkı sunmasını bekliyoruz. Emeği geçenlere gönülden teşekkür ediyor atılan adımların iş dünyamız finans çevreleri ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum" dedi.
Malatya’da yeni konutlar hızla yükseliyor
03 Aralık 2025 Çarşamba - 11:32 Malatya’da yeni konutlar hızla yükseliyor AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, Battalgazi Taştepe bölgesinde yapımı devam eden 29. Bölge 3. Etap TOKİ Konutlarında incelemelerde bulundu. Tüfenkci’ye AK Parti Battalgazi İlçe Başkanı Basri Kahveci, Malatya TOKİ yetkilileri ve şantiye ekipleri eşlik etti. Toplam 3 bin 500 konutun inşa edildiği bölgede yürütülen çalışmaları değerlendiren Tüfenkci, Taştepe’nin hızla yeni bir cazibe merkezine dönüştüğünü söyledi. Bölgede çocuk parkları, taziye evleri ve kültür merkezleri gibi sosyal donatılar da hızla yükseliyor. Tüfenkci, bazı çevrelerin "Bu binalar 10 yılda yapılır" eleştirilerine yanıt vererek, "Depremden sonra umut yeniden inşa ediliyor" dedi. Deprem sonrası Malatya genelinde sürdürülen yeniden imar çalışmalarına dikkat çeken Tüfenkci, Taştepe, Şehit Fevzi, Melekbaba ve Kaynarca mahallelerinde şehrin adım adım yeniden ayağa kalktığını kaydetti. Bölgede inşaat seviyesinin yüzde 75’e ulaştığını belirten Tüfenkci, konutların Nisan ayından önce teslim edilmesinin planlandığını ifade etti. Depremde evlerini kaybeden yaklaşık 2 bin vatandaş için yapılan konutların öncekine göre daha modern ve kaliteli olacağını vurguladı. Tüfenkci, projeye katkı sunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, milletvekilleri, belediyeler, teşkilatlar ve Valilik başta olmak üzere tüm paydaşlara teşekkür ederek, "Vatandaşlarımızın huzur içinde yeni yuvalarına yerleşmesini temenni ediyorum. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun" dedi.
AK Parti Bursa ailesi büyümeye devam ediyor
03 Aralık 2025 Çarşamba - 11:03 AK Parti Bursa ailesi büyümeye devam ediyor AK Parti Nilüfer İlçe teşkilatı, son dönemde yürüttüğü saha çalışmaları, mahalle buluşmaları ve üye faaliyetleriyle 3 bin yeni üyeyi AK Parti’ye kazandırdı. Danışma Meclisi toplantısının açılışında konuşan Nilüfer İlçe Başkanı Furkan Alparslan, saha çalışmalarını yoğun şekilde sürdürdüklerini ifade ederken, AK Parti’ye katılan her bir üyenin kendileri için çok değerli ve anlamlı olduğunu belirtti. Nilüfer’in tüm mahallelerinde vatandaşlarla temas kurduklarını kaydeden Alparslan, aralarına katılan 3 bin yeni üyeye hoş geldiniz diyerek sahadaki çalışmaların kararlılıkla devam edeceğini vurguladı. Toplantıda konuşan AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, özellikle son üç ayda Nilüfer teşkilatının üye çalışmalarındaki yoğun gayrete dikkat çekerek, "Her bir mahalle başkanımıza ve teşkilat mensubumuza ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Çünkü biz Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bir söz verdik. Allah’ın izniyle bu davayı büyüteceğiz. Üye seferberliği kapsamında Mayıs aydından bu yana Türkiye genelinde 750 binden fazla yeni üye aramıza katıldı" dedi. Gürkan, üye çalışmalarının sadece sayıdan ibaret olmadığını belirterek, "Vatandaşlarımızla sahada bir araya gelmemiz, önerilerini ve taleplerini dinlememiz onların bize olan güvenini pekiştirmemiz açısından çok kıymetli. Biz sahada oldukça vatandaş kendini yalnız hissetmiyor" ifadelerini kullandı. CHP’li Büyükşehir Belediyesi’nin vaatlerini yerine getirmediğini vurgulayan Başkan Gürkan, 20 yıl belediye başkanlığı yaptığı ilçede ‘Ben Nilüfer’de hangi derenin suyunun nereye aktığını, kanalizasyonun nereden geçtiğini yeni yeni öğreniyorum’ demesi bile karşı karşıya olduğumuz yönetim zafiyetinin itirafı olmuştur. Bugün baktığımızda verdikleri hiçbir vaadi yerine getiremediklerini görüyoruz. ‘Gösterin’ dediğimizde gösterdikleri her hizmet ya bizim yaptığımız ya da bizim başlattığımız projelerdir" şeklinde konuştu. Gürkan, mevcut yönetimin son dönemde kamuoyuna yansıyan yolsuzluklarla da gündeme geldiğini belirterek, "Ortaya koydukları tek şey usulsüzlük ve yolsuzlukla anılmak. Son dönemde Türkiye gündemine taşınan bu konularla anılır hâle geldiler" dedi. Geçtiğimiz haftalarda Büyükşehir Belediye Meclisi’nden geçen su zammına da değinen İl Başkanı Gürkan, "Göreve gelir gelmez hesaba kitaba bakmadan yüzde 25 indirim yaptılar, iki milyardan fazla zarar oluşturdular. Ardından bu indirimi yüzde 30 zamla geri aldılar. 18 metreküplük kademeyi 12 metreküpe düşürdüler, atık su bedellerine zam yaptılar. Yılbaşından sonra bu zamların yüzde 100’ü aşacak maalesef Bursalı vatandaşlarımız ağır fatura yüküyle karşı karşıya kalacak" dedi. Konuşmasında Bursa’ya yapılan yatırımlara da değinen Gürkan, devletin özellikle altyapı, ulaşım ve su işleri alanında önemli projeler yürüttüğünü söyledi. Gürkan, "2003 ile 2025 yılları arasında sadece DSİ tarafından Bursa’ya 58,9 milyar liralık yatırım yapıldı. 2025 yılı itibarıyla devam eden projelerin toplam maliyeti 33 milyar lira. Bunların yanında 51 milyar liralık yeni yatırımlar da hayata geçirilmeye hazır" ifadelerini kullandı. Ulaşım projelerinde belediyenin yetersiz kaldığını da belirten Gürkan, kamulaştırma yapılmadığı için projelerin geciktiğini söyledi. Gürkan, "18 ay boyunca bir metrekare kamulaştırma yapmadılar. Raylı sistem yatırımları dahi aksadı. Ulaştırma Bakanlığımız projeleri devralmasaydı bugün hiçbir ilerleme olmayacaktı" dedi. Konuşmasını birlik ve dayanışma mesajlarıyla tamamlayan Gürkan, teşkilatın gücünü sahada göstermeye devam edeceklerini belirten Gürkan, "Biz büyük bir aileyiz. Teşkilat ruhumuzla bir araya gelerek hem hizmetleri istişare ediyor hem de çalışmalarımızı güçlendiriyoruz. Önümüzdeki süreçlerde de hep vatandaşla yan yana sahada olmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Açılış konuşmalarının ardından yeni üyelere AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan tarafından rozetleri takdim edildi.
Kuşadası Belediye Meclisi yılın son toplantısını yaptı
03 Aralık 2025 Çarşamba - 10:27 Kuşadası Belediye Meclisi yılın son toplantısını yaptı Kuşadası Belediye Meclisi, 2025 yılının son toplantısını yaptı. Toplantıda, ihtiyaç sahibi ailelere ve çocuklarına yönelik yapılan sosyal yardımların 2026’ta da devam ettirilmesi kararlaştırıldı. Kuşadası Belediye Meclisi Aralık ayı olağan toplantısı, Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel yönetiminde yapıldı. Toplantıda, müdürlüklerden gelen ve komisyonlara havale edilen gündem maddeleri ele alındı. Bu kapsamda meclis, sosyal belediyecilik alanında yürüttüğü çalışmalarla Türkiye’ye örnek olan Kuşadası Belediyesi’nin ihtiyaç sahibi aileler ve çocuklarına 2026 yılında da süt ve beslenme çantası desteği ile nakdi yardımların devam ettirilmesine karar verdi. Ayrıca Kuşadası Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından yeni bebek sahibi olan ailelerin sevincine ortak olmak amacıyla gerçekleştiren ‘Hoş Geldin Bebek’ ziyaretleri de yeni yılda sürecek. Toplantıda meclis üyeliğinden istifa eden İYİ Partili Meclis Üyesi Yaser Doğan’ın yerine İmar Komisyonu’na CHP’li Meclis Üyeleri Seyfi Seyhan Suvari, Tibet Özer ve Tahsin Barış Çınar’ın önergesiyle de oy çokluğuyla İYİ Parti’den Volkan Gerçek seçildi. Öte yandan meclis toplantısında, Kuşadası Belediyesi tarafından kentte yaşayan ihtiyaç sahibi ailelerin 3-12 yaş arasındaki çocuklarına ücretsiz yeni giysiler sağlayacak olan ‘Ada Kıyafet Evi’nde de ilk etapta 172 çocuğun giydirileceği açıklandı. Ada Kıyafet Evi’nin açılmasına katkı sunan bağışçılara teşekkür eden Başkan Ömer Günel, "Türkiye’de benzeri olmayan bir projeyi yaşama geçirdiğimiz için çok mutluyum" diye konuştu.
Bakan Göktaş: "Engelli bireylerin hayatın her alanına katılımı için adımlar atmak hepimizin ortak sorumluluğudur"
02 Aralık 2025 Salı - 22:31 Bakan Göktaş: "Engelli bireylerin hayatın her alanına katılımı için adımlar atmak hepimizin ortak sorumluluğudur" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Engelli bireylerin üretken ve etkin birer özne olarak hayatın her alanına etkin katılımı yönünde adımlar atmak hepimizin ortak sorumluluğudur" dedi. Memur-Sen Engelliler Komisyonu tarafından işitme, görme, konuşma bozukluğu, fiziksel, zihinsel, duygusal, otizm, çoklu engel durumu gibi tüm engel gruplarındaki engelli bireyleri ve aileleri akademisyenlerle bir araya getirerek, 1 Aralık’ta ‘Eşit ve Tam Katılım İçin Güçlü Aile’ başlığıyla ‘2025 Aile Çalıştayı’ düzenledi. Çalıştayda engelli bireylerin ve ailelerinin günlük yaşamda karşılaştığı sorunlar ve çözüm önerileri tespitinin yapılması amaçlandı. Çalıştayda çıkan sonuç ise Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımı ve Memur-Sen ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda sunuldu. Açılış konuşması gerçekleştiren Bakan Göktaş, Memur-Sen’in sosyal politikalara yön veren önemli paydaşlarından biri olduğunu belirtti. Göktaş, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nün engelli hakları konusunda farkındalığın güçlenmesine ve politikalarının daha geniş kesimlere vesile olmasını diledi. Ailenin bireyin kimlik kazandığı ilk yer olduğunu aktaran Göktaş, "Bu nedenle aileyi güçlendirmek sosyal bir tercih olmanın ötesinde geleceğimizi koruyan stratejik bir adımdır. Çünkü engelli bir bireyin hayatına değer katan en önemli güç ailedir. Ailenin sevgisi, sabrı, desteği, engelli evlatlarımızın ve kardeşlerimizin hayatında çoğu zaman en önemli dönüştürücü güçtür. Devlet olarak bizler tam da bu nedenle sosyal politika yaklaşımımızın merkezine aileyi yerleştiriyoruz. Bu kapsamda engelli vatandaşlarımızın eğitimden istihdama, sosyal yaşamdan bakım desteklerine kadar her alanda desteklenmesini önceleyen politikalar yürütüyoruz" diye konuştu. "2. Engelli Hakları Ulusal Eylem Planı’nın hazırlıklarını tamamladık" Engelli vatandaşlar için hayata geçirdikleri çalışmaların temelinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vizyonunun bulunduğunu aktaran Göktaş, "Bu vizyon doğrultusunda 2026-2028 dönemini kapsayan 2. Engelli Hakları Ulusal Eylem Planı’nın hazırlıklarını tamamladık. Eylem planımızı çok yakın bir zamanda kamuoyuna paylaşacağız" ifadelerini kullandı. "Engelli bireylerin hayatın her alanına etkin katılımı yönünde adımlar atmak hepimizin ortak sorumluluğudur" Göktaş, açıklanan Çalıştay Sonuç Bildirgesi’nin engelli politikalarını daha ileri taşıma yolunda önemli bir yol haritası olacağını vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı: "Hiç kimsenin geride bırakılmadığı bir toplum inşa etmek güçlü aile ve güçlü Türkiye vizyonumuzun ayrılmaz bir parçasıdır. Biraz önce açıklanan çalıştay sonuç bildirgesi engelli politikalarımızı daha ileri taşıma yolunda bizler için değerli bir yol haritası olacak önemli bir kaynaktır. Bakanlık olarak bildirgede yer alan önerileri büyük bir titizlikle değerlendireceğimizi özellikle ifade etmek isterim. Sadece değerlendirmekle kalmayacağız. Bunları tabii ki politikalarımızı hayata geçirmek adına da önemli bir aslında yapı taşı olarak görüyoruz. Şunu özellikle vurgulamak isterim ki engelli bireylerin üretken ve etkin birer özne olarak hayatın her alanına etkin katılımı yönünde adımlar atmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Engelli bireylerimizin yüzündeki tebessüm, ailelerimizin huzuru, güveni ve mutluluğu bizim en büyük motivasyon kaynağımızdır. Bu doğrultuda tüm paydaşlarımızla iş birliğini çok kıymetli görüyoruz." Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ise, 3 Aralık Dünya Engeller Günü’nde engelli bireylerin hak ve onur mücadelesine dikkat çektiklerini ifade ederek 3 Aralık’ın toplumsal farkındalığın arttırılmasına ve zihinlerdeki engellerin aşılmasına vesile olmasını diledi. Yalçın, hakları ayrıcalık ya da ayrımcılık olarak değil, hak ve adalet temelli bakış açısıyla değerlendirdiklerini ve bu yapılan çalışmada da insanların birbirlerini daha iyi anlamasını ve birbirlerinin hayatını kolaylaştırmasını amaçladıklarını sözlerine ekledi. "Engellilerin özlük haklarında tüm sosyal diyalog alanlarını zorlayarak gayretimizi hiçbir zamana esirgemedik" Engelli vatandaşlara yönelik ortaya konulan kuşatıcı çalışmalardan ötürü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür eden Yalçın, şu ifadelere yer verdi: "Rehabilitasyon merkezlerine götürme, okula erişim, özel destekler gibi çalışmalarla o ailelerin de yükünü hafifletti. Hatta bazı aileler engelli çocuğunun olması vesilesiyle kendini değersiz hissetmek yerine çok daha değerli hissedebildi. Bu açıdan bu politikalar son derece kıymetliydi. Biz Memur-Sen ailesi olarak kamuda özgür mücadelesi veren, ülkenin demokratikleşmesi konusunda gayret gösteren, vesayetin millet iradesi üzerinden düşmesi konusunda gayretiyle bu konuda Millet iradesinin yanında duran sorumlu bir teşkilat olarak biz de engelli vatandaşlarımızın kamudaki engelli çalışma arkadaşlarımızın sorunlarının çözülebilmesi, kurumların erişilebilir olması konusunda gayretler gösterdik. Yine gibi özlük alanlarında da bazı katkılar sunmak için kamu personeli danışma kurulu, toplu sözleşme masası, kurum idare kurulu, ikili diplomatik temaslar başta olmak üzere tüm sosyal diyalog alanlarını zorlayarak bu konuda gayretimizi hiçbir zamana esirgemedik." Program, konuşmaların ardından Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın Bakan Göktaş’a hediye takdimi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından son buldu.