POLİTİKA
13 Nisan 2026 Pazartesi - 17:58 Başkan Doğan’dan "Astorya" tepkisi: "Kimse bizi Yunan ismi vermekle itham edemez" Samsun Büyükşehir Belediye(SBB) Başkanı Halit Doğan, meclis toplantısında Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyan uçan sinemaya "Astorya" adının verilmesine yönelik eleştirilere sert cevap verdi. Doğan, isim üzerinden baskı yapıldığı iddialarını kesin bir dille reddederek, "Kimse bize baskı yapıldığını iddia dahi edemez, aklından dahi geçiremez" dedi. Samsun Büyükşehir Belediye Meclisi Nisan ayı ilk toplantısı, Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon’da Halit Doğan başkanlığında gerçekleştirildi. 56 gündem maddesinin görüşüldüğü toplantıda meclis başkanvekilleri, encümen üyeleri ve ihtisas komisyonları belirlendi. Mecliste, İYİ Parti Grup Başkanvekili Talat Eyüboğlu’nun Başkan Doğan’a uçan sinemaya "Yunan" ismi verildiğini, bunu birilerinin baskısıyla yapıp yapmadıklarını sordu. CHP Grup Başkanvekili Atilla Tekcan da isim verme yetkisinin mecliste olduğunu ve belediyenin isim veremeyeceğini savundu. Bu söylemler üzerine söz alan Başkan Halit Doğan, Talat Eyüboğlu’na sert tepki gösterdi. "Kimse bizi Yunan ismi vermekle itham edemez, baskı yapıldığını iddia edemez" Astorya isminin Yunan ismi olmadığını ve kimsenin baskı kurmadığını dile getiren Başkan Halit Doğan, "Bana kimse baskı yapamaz. Şahsın ismini de sizden duydum. Firmalardan hizmet alırken de kimden aldığımızın kütüğüne bakmıyoruz. Bir Türk yönetim kurulu başkanının bize Yunan ismi vermemiz konusunda baskı yaptığını söylüyorsunuz. Söyledikleriniz, nereden tutarsanız tutun, elinizde kalıyor. Samsun, Kurtuluş Mücadelesi’nin başladığı şehir. İstiklal ve istikbal şehri. Samsun’a 3 ay önce gelip de ya da geçen ay gelen birinin birine hediyelik eşya alma ihtimali var mıydı Samsun’la alakalı? Astorya’nın içine girdiniz mi? İçerisinde Samsun’la alakalı birçok hediyelik eşya var. Buranın adı daha önce de Panorama’ydı. 1919 ile ilgili hassasiyetimi bilmeyenler gitsin, oradaki Kurtuluş Savaşı’nı anlatan filmi izlesin. Panorama’nın kökeni ne? Astor bir yıldız adı. Parlayan bir yıldız demek. Samsun, parlayan bir şehir. İsteseler de istemeseler de yıldız olacak bir şehir. Bunun için uğraşıyoruz. Story, herkesin bildiği hikâye demek. Sosyal medyada bile story diye paylaşılıyor. Çocukların aklında kalsın, bunu anlamlandıralım, insanlar bunu ziyaret etsin, Bandırma Vapuru’na 500 bin kişi geliyorsa buraya gelenler de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Kurtuluş Savaşı’nı, Çanakkale Zaferi’ni öğrensin diye yaptığımız bir yer. Kimse bizi Yunan ismi vermekle itham edemez. Kimse bize baskı yapıldığını iddia dahi edemez. Aklından dahi geçiremez. ‘Size baskı yapılarak Yunan ismi mi verdirildi?’ dediğiniz zaman iş değişir. Samsun’da birlik olmak adına yaptığımız bir iştir. Cumhuriyet Meydanı 5, İstiklal Meydanı ise 25 dönüm. Bandırma Vapuru’nu taşıyalım, burayı tamamen Kurtuluş Mücadelesi’nin bir anıtı hâline getirelim arzusundayız. Eleştirmek için bir yeri yakalamış gibi üzerinden gitmek doğru bir şey midir?" ifadelerini kullandı. Söz konusu sinemada tamamen Türk kurtuluş mücadelesinin gelecek nesillere aktarıldığına dikkat çeken Başkan Doğan, "Uçan sinemadaki filmlerden bir tanesini en az 20 kere kendim izledim. Bilim insanları ile konuştuk. Türkiye’de olmayan işleri orada yapalım diye uğraştık. O gün 1919 Panorama’da da Panorama kısmı eleştirilmiş. Bugün İstiklal Meydanı’nda Astorya eleştiriliyor. Uçan koltuk mu deseydik? Tiyatro Türkçe mi? Bizim dilimizde her dilden kelime yok mu? Telefon Türkçe mi? Bunu diyen adamların her akşam Atakum’da girdiği mekânların tabelaları Türkçe mi? Türkçeyi kaybetmek isteyen adam içeriye Mustafa Kemal Atatürk filmi koyar mı? Dışarıya İstiklal Madalyası’nın anlamını belirtmek üzere İstiklal Meydanı der mi? Yanına bir İstiklal Müzesi yapar mı? Takılmayın, Astorya Samsun’a hayırlı uğurlu olsun" şeklinde konuştu. "Samsun’un 17 ilçesini anlatan yeni film hazırlanıyor" Astorya’da Samsun’un 17 ilçesinin gezileceği yeni filmin hazırlandığını ifade eden Doğan, şunları söyledi: "Tüm Samsunlulara sesleniyorum. Şehir dışından gelen misafirlerinizi arkadaşlarımız bir de Samsun filmi hazırlıyor. 17 ilçemizin en güzel yerleri sanal bir koltukta uçarak izlenecek. Filmde Kapıkaya’dan paraşütle atlıyormuş gibi, Vezirköprü Kanyonu’ndaymış gibi, Çarşamba Çivisiz Cami’ye gider gibi, Ladik’teki Akdağ’da kayak yapar gibi tüm ilçelerimizin doğal ve turistik güzelliklerini orada göstereceğiz. Tüm Samsunlular misafirlerini Astorya’ya götürsünler. Kurtuluş mücadelesinin manevi hazzını orada yaşasınlar arzu ediyorum. Bu tartışmalardan ayrı çıkan insanların gözyaşlarına şahit oluyorum. Çocukları gururla getirenler var. Şu an 3 film var. 4’üncüsü Samsun filmi olacak. 5’incisi de Türkiye’nin savunma sanayinde geldiği noktayı anlatacak bir Kızılelma, Gökbörü filmi hazırlanıyor. Gururlanacak o kadar çok şeyimiz var. Bu coğrafya herkesin geçtiği, kervanını kurduğu bölge. Tüm dillerin birbiri ile etkileşimi var. Türk’ün yoğurdu başka bir dilde kelime ise bizde de bir sürü kelime var, birbirine geçmiş. Tartışmaları mecrasından çıkarmayalım. Hassasiyetinizi aldım, not ettim. Turizme hizmet edelim diye uğraşıyorum. Tüm meclis üyelerimizi de Astorya’da film izlemeye davet ediyorum." Toplantıda söz alan Terme Belediye Başkanı Şenol Kul ise şehir ve yer isimlerinin kökenlerinden örnekler vererek, önemli olanın isim değil yapılan hizmetin amacı olduğunu dile getirdi.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 17:35 Büyükşehir Meclisi’nde Bakan Tekin’e paye, çiftçiye destek Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisi’nin nisan ayı birinci birleşiminde Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin’e fahri hemşehrilik payesi verilmesi kararlaştırılırken, Araban’daki üreticilere yüzde 50 hibeli 150 bin karpuz fidesi desteği de meclis gündeminden geçti. Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 2026 Nisan Ayı Dönem Toplantısı’nın 1’inci Birleşimi, Meclis Toplantı Salonu’nda yapıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin başkanlığında toplanan mecliste, eğitim şehri Gaziantep’e verdiği destekler dolayısıyla Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin’e Fahri Hemşehrilik Payesi ve Beratı verilmesi kararlaştırıldı. Maddeye ilişkin konuşan Başkan Fatma Şahin, fahri hemşehrilik payesinin verilme gerekçesini anlattı. 6 Şubat depremlerinin ardından kentte 105 okulun kullanılamaz hale geldiğini belirten Şahin, "2023’ten bugüne kadar 142 proje kapsamında 135 okul, 3 bin 252 sınıf, 2 spor salonu, 1 pansiyon, 1 atölye ile 1 merkez ve 2 ilçede öğretmenevleri tamamlandı" dedi. Yeni öğretmenevinin kentin en değerli bölgelerinden birinde konumlandırıldığını ifade eden Şahin, Türkiye’nin en iyi öğretmenevlerinden biri olarak hazırlanan yapının maliyetinin yaklaşık 1 milyar 753 milyon lira olduğunu belirtti. Eski öğretmenevi arsasının da Milli Eğitim Bakanlığı’na tahsis edilerek Emekliler Lokali’ne dönüştürüldüğünü kaydeden Şahin, "7 bin 328 metrekarelik ve 200 milyon liraya yaklaşan arsa değeri bulunan bu proje, Milli Eğitim Bakanlığı’nın hibe desteğiyle hayata geçirildi. Vatandaştan da bu projeye yönelik yüksek memnuniyet var" ifadelerini kullandı. Eğitim yatırımlarında 29 milyar lirayı aşan büyüklük Ali Yerlikaya’nın Gaziantep Valiliği döneminde Öğretmen Akademisi kurulması yönünde karar alındığını hatırlatan Şahin, burada yaklaşık 500 öğrenciye yönelik pansiyonun da yapıldığını söyledi. Bu yatırımın yaklaşık maliyetinin 2,9 milyar lira olduğunu belirten Şahin, yapımı tamamlanan anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise ve diğer projelerle birlikte konuşmasının başında söz ettiği 142 projenin güncel maliyetinin 19 milyar 910 milyon liraya ulaştığını aktardı. Şahin, ayrıca yapımı süren projelerin de toplam güncel maliyetinin yaklaşık 9 buçuk milyar olduğunu belirterek, "Bütün bu rakamlara baktığımızda eğitim alanındaki toplam yatırımın 29 milyar lirayı aştığını görüyoruz. Bu, Milli Eğitim Bakanlığı’nın hali hazırdaki faaliyet programına ek olarak gerçekleştirilen bir çalışmadır" dedi. Deprem sonrasında yıkılan okul sayısına göre kentte 30 adet daha fazla okul yapıldığını vurgulayan Şahin, "Gaziantep’in eğitim altyapısına verilen bu güçlü destek, deprem sonrası ortaya konulan hızlı irade, şehrimizin çocuklarına, gençlerine ve öğretmenlerine sağlanan katkı nedeniyle Bakanımız Yusuf Tekin’e Fahri Hemşehrilik Payesi ve Beratı verilmesini son derece kıymetli ve anlamlı buluyoruz" dedi. Araban’a 150 bin karpuz fidesi desteği Mecliste tarıma yönelik destekler de görüşüldü. Bu kapsamda, Gaziantep’in Araban ilçesinde tarımsal üretim yapan çiftçilerin desteklenmesi, girdi maliyetlerinin azaltılması ve bitkisel üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla karpuz fidesi dağıtımı yapılması kararlaştırıldı. 2026 üretim sezonunda karpuz üreticilerinden gelen talepler doğrultusunda, girdi maliyetlerini azaltmak ve üreticilere destek olmak amacıyla yüzde 50 hibeli 150 bin adet karpuz fidesi dağıtılacak. Dağıtımda kullanılmak üzere alınması planlanan karpuz fidelerinin yaklaşık maliyetinin 6 milyon 300 bin lira, bunun 3 milyon 150 bin liralık kısmını büyükşehir hibe olarak karşılayacak, kalan 3 milyon 150 bin liralık kısmını ise üreticiler ödeyecek. Destekten, Araban ilçesinde ikamet eden, tarımsal üretim faaliyetinde bulunan ve ÇKS’ye kayıtlı üreticiler yararlanabilecek. "Tarımsal desteklerle üreticimizin yanında olmaya devam edeceğiz" Tarımsal destek maddesine ilişkin değerlendirmede bulunan Başkan Fatma Şahin, "Gaziantep’te tarımsal arazilerde makineler çalışıyor, ürünler otomatik olarak soyuluyor. Şehirde bölgenin özelliğini dikkate alan, üreticiyi destekleyen ve okuldan kurslara kadar uzanan bir çalışma yürütülüyor" dedi. Ramazan ayında üreticilerle bir araya geldiklerini belirten Şahin, "Görüşmelerde bize en çok iletilen konu maliyetlerin yüksekliğiydi. Çiftçilerimiz, ‘Kalitemiz iyi, üretimimiz iyi ama maliyetler bizi zorluyor. Lütfen bize yardımcı olun’ dedi" diye konuştu. Tarım alanındaki desteklerin artırılması için çalışma başlattıklarını ifade eden Şahin, "Tarım alanıyla ilgili arkadaşlarımızın çalışmalarıyla bu konuyu bugün bu noktaya getirdik. Tarımsal desteklerle üreticimizin yanında olmaya devam edeceğiz" dedi. Vatandaşlar, yeni sistem ile hareketli yaşama teşvik edilecek Öte yandan mecliste, sürdürülebilir, yaşanabilir ve yeşil bir Gaziantep hedefi doğrultusunda geliştirilen projeler kapsamında mikromobilite uygulamalarını içeren madde ise hukuk ve ulaşım komisyonuna sevk edildi. Bu çerçevede "Paylaşımlı Elektrikli Bisiklet" sistemiyle, şehir içi kısa mesafeli ulaşımda sürdürülebilir, hızlı ve esnek bir çözüm sunulması amaçlanıyor. Mobil uygulama tabanlı olarak çalışacak sistemin, istasyonlu veya serbest park imkanıyla kentsel trafiğin azaltılmasına, sıfır emisyon hedefinin desteklenmesine ve kent içi hareketliliğin artırılmasına katkı sağlaması ön görülüyor. Kent genelinde bisiklet yolları yaptıklarını aktaran Başkan Şahin, "Bisiklet yollarının kullanılması konusunda hala istediğimiz noktada değiliz. Yeni dönemde elektrikli bisikletler, havanın temiz kalması, yeşil şehir açısından ve obezite ile tansiyon açısından önemli. Bütün Avrupa bir spor aleti değil bir ulaşım aracı olarak kullanıyor. Biz de bu yönetmeliği bunu getirdik ki elektrikli bisikleti daha çok kullanalım" ifadelerini kullandı. Büyükşehir Belediye Meclisi’nde görev dağılımı ve komisyon seçimleri yapıldı Meclis’te ayrıca Meclis Divan Katipliği, başkan vekillikleri, encümen üyeliği ve ihtisas komisyonlarına ilişkin seçimler gerçekleştirildi. Meclisin ilk 14 maddesi kapsamında Meclis Divan Katipliği, Meclis’in 1. ve 2. Başkan Vekilliği, encümen üyeliği ile Plan ve Bütçe, İmar ve Bayındırlık, Ulaşım, Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor, Çevre ve Sağlık, Hukuk, Tarife, Turizm ve Estetik, Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği, Tarım ve Kırsal Kalkınma ile Deprem ve Doğal Afet komisyonlarına yönelik seçimler yapıldı. Meclis Divan Katipliği’ne Mehmet Erim Arıkan ve Celalettin Terlemez asil üye, Ali Göl ile Mehmet Açıkgöz ise yedek üye olarak seçildi. Seçilen üyeler, yerel seçimlere kadar görev alacak. Meclis’in 1. ve 2. Başkan Vekilliği seçiminde ise Halil Uğur 50 oyla 1’inci Başkan Vekili, Mehmet Murat Özgüler de 48 oyla 2’nci Başkan Vekili oldu. Başkan vekillerinin yerel seçimlere kadar görev yapacağı bildirildi. Encümen üyeliğine, Halil Uğur, Sait Şahin, Ertuğrul Teymur, Cuma Kaymakçı ve Ural Yıldırım seçildi. Plan ve Bütçe Komisyonu’na Mehmet Murat Özgüler, Mustafa Durmuş, Mehmet Okutan, Sait Şahin, Mehmet Salim Uğur, Atilla Sarıkaya, Yakup Aslan, Ersin Atar ve Yılmaz Güler bir yıl süreyle görev yapmak üzere oy birliğiyle seçildi. İmar ve Bayındırlık Komisyonu’nda Halil Uğur, Cuma Güzel, Mustafa Güzel, Mehmet Murat Özgüler, Mehmet Özdemir, Bekir Öztekin, Hasan Şencan, Nizamettin Özseven ve Fadime Sayın yer aldı. Ulaşım Komisyonu üyeliklerine Halil Uğur, Sadin Kelek, Ahmet Kılıç, Mahmut Işık, Atilla Sarıkaya, Talip Yılmaz, Ural Yıldırım, Ali Göl ve Yakup Aslan seçildi. Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu’na ise Mustafa Durmuş, Mehmet Erim Arıkan, Mehmet Okutan, Sait Şahin, Mahmut Işık, Mehmet Güzel, Yılmaz Güler, Uğur Hacıoğlu ve Tanju Bayındırlı oy birliğiyle seçildi. Çevre ve Sağlık Komisyonu’nda Abdülkadir Sökücü, Mehmet Çelik, Ali Göl, Mehmet Hamzaoğlu, Orhan Yılmaz, Mehmet Ateş, Ersin Atar, Mehmet Baştemur ve Halil Kaya görev aldı. Hukuk Komisyonu üyeliklerine Osman Toprak, Mehmet Okutan, Mustafa Durmuş, Mehmet Erim Arıkan, Celalettin Terlemez, İbrahim Halil Arslan, Tanju Bayındırlı, Ersin Atar ve Halil Kaya seçildi. Tarife Komisyonu’nda Mehmet Murat Özgüler, Abdülkadir Sökücü, Ali Göl, Kenan Üzümcü, Orhan Yılmaz, Mehmet Güzel, Mehmet Baştemur, Mehmet Sucu ve Uğur Acıoğlu yer aldı. Turizm ve Estetik Komisyonu’na Mehmet Açıkgöz, Mehmet Özçelik, Ali Göl, Abdülkadir Sökücü, Mehmet Salim Uğur, Mehmet Ateş, Yılmaz Güler, Mehmet Baştemur ve Ersin Atar seçildi. Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’nda ise Mehmet Okutan, Mehmet Hamzaoğlu, Mustafa Durmuş, Abbas Çoşkun, Mehmet Güzel, Fadime Sayın ve Uğur Acıoğlu görev aldı. Komisyon üyeleri bir yıl süreyle görev yapacak.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 17:30 BBP Genel Başkan Yardımcısı Yörükçüoğlu: "Türk milletini zehirleyenler, bunların baronları kesinlikle idam edilmeli" BBP Genel Başkan Yardımcısı Türker Yörükçüoğlu, "Türk milletini zehirleyenler, bunların baronları kesinlikle idam edilmeli" dedi. Uşak’a gelen Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkan Yardımcıları Türker Yörükçüoğlu ve Emin Serin, partinin il binasında partililerle buluştu. Ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Yörükçüoğlu, "Türk milletini zehirleyenler, bunların baronları kesinlikle idam edilmeli. Pedofilililer, katiller, kadın cinayetçileri, tecavüzcüler, uyuşturucu satıcıları, bu toplumdaki hastalıklı tipler, toplumdaki mikroplar, bunları yağlı urgandan başka ıslah edecek hiçbir şey yok. İdam cezası behemehal yasalaşmalıdır" diye konuştu. Evliliğin teşvik edilmesi gerektiğini ifade eden Yörükçüoğlu, "Hızla biyolojik varlığımızı kaybediyoruz. BBP olarak her vilayetimizde buna dair farkındalık üretiyor ve gençlerimize, ailelerimize evli yaşamı tavsiye ediyoruz. Hayatlarımızı, evlerimizi çocuklu, daha insancıl, sevgiye dayalı şefkat yuvaları haline getirmemiz gerektiğini söylüyoruz. O yüzden 2025 yılında Türkiye’de evli yaşam kampanyamızı başlatmıştık. Bu kampanyamız çerçevesinde 81 vilayette çalışmalarımız devam ediyor" dedi. Partilerinin hedeflerine de değinen Yörükçüoğlu, "Bir tek amacımız var, Türk milletine hizmet etmek. Türk milletini tarihteki o şaşalı, o parıltılı günlerine hatta onun da üstüne çıkarabilmek. Türkiye’yi dünyanın ilk 5 ülkesinden biri haline getirmek. Bunu nasıl yapacağımızı da biliyoruz. Bütün hazırlıklarımız tamam. Rahmetli şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nun ilke ve prensiplerinden asla ayrılmadık. Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nun ve şu an Genel Başkanımız ve mevcut liderimiz Mustafa Destici’nin bu mücadelesine kadrolar olarak var gücümüzle destek oluyoruz. Nasıl 33 yıl boyunca Türk milletini hiç hayal kırıklığına uğratmadıysak, bundan sonra da hem üyelerimizin, hem milletimizin asla başını yere eğdirmeyeceğiz" ifadelerini kullandı. Basın açıklamasına, BBP Genel Başkan Yardımcısı Emin Serin, BBP MKYK Üyesi Uğur Karaca ve partililer katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Her alanda büyük bir atılım ve kalkınmanın içerisindeyiz. Bunları görmek için Türkiye’ye nereden baktığınız son derece önemli. Türkiye’ye başkalarının ellerine tutuşturduğu gözlüklerle bakanlar her şeyi bulanık görü
03 Aralık 2025 Çarşamba - 13:57 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Her alanda büyük bir atılım ve kalkınmanın içerisindeyiz. Bunları görmek için Türkiye’ye nereden baktığınız son derece önemli. Türkiye’ye başkalarının ellerine tutuşturduğu gözlüklerle bakanlar her şeyi bulanık görü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Barzani Karargahı Sözcülüğü" adına yayımlanan açıklamadaki MHP lideri Bahçeli’yi hedef alan sözlere sert tepki gösterdi. Erdoğan, "Sayın Devlet Bahçeli’yi hedef alan dünkü saygısız açıklamaları asla tasvip etmediğimizi, kabul edilemez bulduğumuzu burada ifade etmek isterim. Bu vahim hatadan dönülmeli" dedi.Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’nda konuştu.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasında 26 ve 27 dönem Giresun Milletvekili Cemal Öztürk’ü andı. Erdoğan, "Kardeşimiz emaneti sahibine teslim etti. Cemal kardeşimizi hep nezaketi çalışkanlığı ve hayırla yad edeceğiz. Ailesine baş sağlığı diliyorum" dedi.Ekonomide yılın üçüncü çeyrek verilerinin açıklanmaya başlandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Buna göre ilk 2025 yılının ilk 9 ayında Türkiye’yi ziyaret eden kişi sayısının geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,6 artarak 49 milyon 993 bine çıktığını, turizm gelirlerinde ilk üç çeyrekte 50 milyar doların yakalandığı hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylece tüm zamanların üç çeyrek rekorunun kırıldığını dile getirdi."OECD ülkeleri arasında dördüncü sırada yer aldık"Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonominin 21 çeyrektir kesintisiz sürdürdüğü büyüme çeyreğinin 2025’in üçüncü çeyreğinde de devam ettirdiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan," Bu oranla OECD ülkeleri arasında 4. olduk G20 ülkeleri arasında da 5. sırada yer aldı" dedi.Pazartesi günü açıklanan büyüme rakamlarının oldukça müspet olduğunu , Türkiye ekonomisinin üçüncü çeyrekte yıllık bazda yüzde 3,7 büyüyerek istikrarlı seyrini koruduğuna dikkat çeken Erdoğan, Tarım sektöründe, zirai don ve kuraklık kaynaklı arzu edilmeyen bir küçülme yaşandığını, bu yıl yağışların bol ve bereketli olmasıyla tarımın toparlanmasını beklediklerini kaydetti."Milli gelirimiz 1,5 trilyon doları aştı"Makine ve teçhizat yatırımlarındaki artışın üretime ilişkin umutları güçlendirdiğinin ifade eden Erdoğan, yıllıklandırılmış milli gelirin 1,5 trilyon doları aştığını, belirterek bu rakamların hayırlı olması temennisinde bulundu.Bir diğer önemli gelişmenin Türkiye’nin risk primindeki düşüş olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan," CDS’imiz 233 baz puana gerileyerek son 7 yılın en düşük seviyesine indi. Bu sabah kasım ayı enflasyon rakamları açıklandı. Orada da umutlarımızı artıran bir tabloyla karşılaştık. Buna göre kasım ayı enflasyonumuz 0,87 geldi. Temel mal enflasyonu yüzde 18’ler seviyesine indi" dedi.Hizmet enflasyonundaki düşüşlerin Deprem konutları ve sosyal konut projeleriyle birlikte kira enflasyonunda hızlı bir gerileme beklendiğini vurgulayan Erdoğan," Bu güzel haberlerin de ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu." Türkiye’nin hedefi, rotası, izleyeceği güzergah bellidir. "Türkiye’nin hedefi, rotası, izleyeceği güzergahının belli olduğunu dile getiren Erdoğan," Bu hedef, 86 milyonun tamamının refahını kalıcı biçimde arttırmaktır. Bu hedef, 2028 yılında 1,9 trilyon dolarlık bir ekonomik büyüklüğe ulaşmaktır. Bu hedef, gelecek 3 yıl içinde mal ihracatımızı 375 milyar dolara çıkarmaktır. Bu hedef, yine 3 yıl sonra turizmde 100 milyar dolar gelir elde etmektir. Bu hedef, ülkemize 2 trilyon dolar maliyeti olan terör belasına son vererek Türk ekonomisini şahlandırmaktır. Bölgemizdeki sıcak çatışmalara, küresel ekonomideki belirsizliklere, gümrük tarifeleri üzerinden alevlenen ticaret savaşlarına, Türkiye’nin önünü kesmek için türlü oyunlar çeviren melun ve meyus odaklara rağmen hamdolsun hedeflerimizden kopmadık ve kopmuyoruz. Bizi cesur kılan, bizi her türlü badire karşısında güçlü ve dirençli kılan işte budur, hedeflerimize ulaşacağımıza olan sarsılmaz inancımızdır" değerlendirmesini yaptı."Ekonomi başta olmak üzere her alanda daha aydınlık bir Türkiye’ye inşallah hep beraber vasıl olacağız. Bu ülkeye yeni bedeller ödetmeyecek, bedel ödetmek isteyenlere de geçit vermeyeceğiz."diyen Erdoğan," Suyu önce bulandırıp sonra da bulanık suda sazan avına çıkan simsarların oyunlarına gelmeyeceğiz. Elbette ekonomide rakamlar, oranlar, karşılaştırmalar önemlidir. Ama aslolan, 86 milyonun topyekun düşüncesi, fikri ve kanaatidir. Aslolan esnafın, tüccarın, emeklinin, emekçinin ne dediği, ne hissettiğidir. Bu süreçte sadece rakamlara, sadece oranlara bakmıyor, çarşıya, pazara, esnafa, tüccara, reel sektörün kalbinin attığı sanayi bölgelerimize de kulak veriyoruz. Reel sektörden gelen talep ve şikayetleri daima dikkatle dinledik, bugün de hissiyatımız en üst seviyededir" dedi.Kabine toplantısı sonrasında KOBİ’lerle ilgili yeni bir müjdeyi paylaştıklarını hatırlatan Erdoğan," Geçen yıl emek yoğun üretim yapan tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya sektörlerinde başlattığımız koruma programını devam ettiriyoruz. İstihdamını koruyan KOBİ’lerimize çalışan başına verdiğimiz aylık 2 bin 500 liralık desteği 2026 senesinde 3 bin 500 liraya yükseltiyoruz. Büyük ölçekli firmalarımızı da dahil edeceğimiz yeni programla 1 milyon 100 bin istihdamı koruyacak, emekçi ve sanayicimizin yanında olacağız. Yeni programımızın ekonomimize hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.Son toplantıdan bu yana uluslararası ilişkiler boyutunda oldukça yoğun bir mesaileri olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle G20 Liderler Zirvesi vesilesiyle bulundukları Güney Afrika Cumhuriyeti’nde önemli temaslar gerçekleştirdiklerini ifade etti. Erdoğan,"G20 ülkeleri dünya ekonomisinin yüzde 85’ini, nüfusunun ise üçte ikisini temsil ediyor. Bu ülkeler gerek iktisadi güçleri, gerek dünya siyasetindeki ağırlıklarıyla küresel sorunlara çözüm arayışında ön plana çıkıyor" dedi.-" Johannesburg zirvesinde de daha adil bir dünya mümkün şiarıyla küresel sistemin yapılandırılmasına olan ihtiyacı dile getirdiTürkiye’nin Biz de G20’nin en aktif üyelerinden biri olarak çalışmalara gereken desteği verdiğine dikkat çeken Erdoğan," 2015 yılındaki Dönem Başkanlığımız sırasında düşük gelirli ülkelerin sesi olmuştuk, Johannesburg zirvesinde de daha adil bir dünya mümkün şiarıyla küresel sistemin yapılandırılmasına olan ihtiyacı dile getirdik. Dünya genelinde her 10 kişiden biri hala aşırı yoksullukla mücadele ediyor. Dünyanın birçok ülkesine gittiğimizde şu ibretlik manzarayla sık sık karşılaşıyoruz: Bir yanda dünyanın en pahalı markalarıyla arz-ı endam eden bir avuç elit varken, diğer yanda günlük bir dolar gelirle hayata tutunmaya çalışan milyonları görüyoruz. Zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan mevcut düzenin sürdürülebilir olmadığının altını her zeminde çiziyoruz. G-20’de verdiğimiz mesajların bilhassa Afrikalı kardeşlerimiz nezdinde memnuniyetle karşılandığını özellikle gördük. Türkiye, uluslararası platformlardaki dik ve dirayetli duruşuyla daha fazla takdir topluyor, çağrıları daha fazla makes buluyor. Bunda elbette ülkemizin son 20 yılda kıtayla ilişkilerini geliştirmesinin büyük payı var. Birazdan Türkiye-Afrika iş birliğinde nereden nereye geldiğimizi göreceğiz. Ben burada sadece birkaç çarpıcı rakamı sizlerle ve ekranları başında bizleri izleyen vatandaşlarımla paylaşmak arzusundayım" değerlendirmesini yaptı.-Afrika ve Afrika halkları bizim kardeşimizdirSon 20 yılda Afrika’daki büyükelçiliklerin sayısının 12’den 44’e çıktığını, Afrika ülkelerinin Ankara’daki temsilciliklerinin ise 10’dan 38’e yükseldiğini bildiren Erdoğan," Kıtayla ticaretimiz 20 sene 5 milyar dolardan 37 milyar dolar seviyelerine geldi, hedefimiz ise 50 milyar dolar. Doğrudan yatırımlarımız 10 milyar dolara ulaşırken, şirketlerimiz 97 milyar dolar değerinde 2.000’den fazla proje üstlendi. Türk Hava Yollarımız 41 ülkede 64 noktaya ulaşarak kıtanın en geniş uçuş alanına sahip firmalarından biri oldu. Türkiye Maarif Vakfı’na ait okullarımız 22 bin öğrenciye eğitim hizmeti veriyor. Türkiye mezunu öğrenciler kıtada artık bakan, büyükelçi, bürokrat, iş adamı, akademisyen olarak önemli görevlere geliyor. İnşallah çok daha iyi yerlerde olacağız. Şunu burada bir kez daha belirtmek isterim: Afrika ve Afrika halkları bizim kardeşimizdir. Bu kardeşlik hukukunun gereklerini yerine getirmek bizim görevimizdir. Bu hukuka 20 yıl boyunca hiç gölge düşürmedik. İnşallah düşürmeyeceğiz" dedi.-Biz her şeyden önce vicdan sahibi bir millet ve devletiz" Biz her şeyden önce vicdan sahibi bir millet ve devletiz. En yakınımızdan en ücra köşeye kadar ulaşabildiğimiz her yere imkânlarımız ölçüsünde el uzatmak bizim için çekinilecek bir durum değildir." Diyen Erdoğan," Tam tersine, Türkiye’nin alan el konumundan son 23 yılda veren el konumuna gelmesi ülkemiz ve milletimiz adına bir kıvanç vesilesidir. Nasıl 103 bin tonu aşan insani yardımlarımızla Gazze’ye en fazla yardım gönderen ülkelerden biriysek, neredeyse tüm dünyanın derin bir sessizlikle izlediği Sudan’daki trajediye de en fazla hassasiyet gösteren biziz. AFAD’ımız, Kızılay’ımız, Türkiye Diyanet Vakfımız ve bu meseleyi dert edinen insani yardım vakıflarımız, tıpkı Gazze’de yaptıkları gibi Sudan’daki insani felaketi de hafifletmek için seferberlik ruhuyla coşturuyor. Akan kanın bir an önce durması, Sudan’ın daha fazla kaosa sürüklenmemesi için yoğun çaba içindeyiz. Büyük ülke olmak, büyük millet olmak neyi gerektiriyorsa inşallah içeride ve dışarda biz işte bu tavır içerisinde olacağız" değerlendirmesini yaptı.2026 yılının Türkiye açısından kelimenin tam anlamıyla bir uluslararası zirveler yılı olacağını kaydeden Erdoğan,"COP-31 Zirvesi vesilesiyle 200’e yakın ülkeyi Antalya’mızda ağırlayacağız. Temmuz ayında NATO Zirvesini Başkentimiz Ankara’da gerçekleştireceğiz. Türk Devletleri Teşkilatı’nın 13. zirvesine ülkemizde ev sahipliği yapacağız. 2026 senesi boyunca da Türkiye’nin itibarına itibar katmayı sürdüreceğiz" diye konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek nesillere devraldıklarından daha ileri bir ekonomi, daha güçlü bir demokrasi, daha caydırıcı bir savunma sanayi, daha itibarlı bir dış politika, daha iyi hizmet üreten bir bürokrasi teslim etmek amacıyla dur durak bilmeden çalıştıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan," İstiyoruz ki yarın veya ertesi gün değil, bizden 40-50 sene, hatta bir asır sonra bile hayırla, şükranla, minnetle yad edilen eserler bırakalım. İstiyoruz ki çocuklarımıza her alanda müreffeh ve muzaffer bir ülke emanet edelim. İstiyoruz ki gençlerimize demokrasi standartları, hukuk standartları, yaşam standartları çok yüksek bir Türkiye teslim edelim. İstiyoruz ki yıllardır halının altına süpürülmüş sorunları çözelim. Türkiye yüzyılının inşasının önündeki büyük-küçük bütün engelleri kaldıralım. Bizim yegane niyetimiz budur. Bizim siyasette varlık gayemiz budur" açıklamasını yaptı.-Türkiye hava savunmasında çok stratejik bir imkana sahip olma yolunda ciddi bir üstünlük elde ettiCumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz günlerde savunma sanayinde küresel bir başarıya daha imza atıldığını belirterek," KIZILELMA adını verdiğimiz insansız savaş uçağımız, MURAT isimli radarımızla tespit edilen bir savaş uçağını Gökdoğan isimli füzemizle havadan havaya tam isabetle vurmayı başardı. Böylece KIZILELMA havadan havaya görüş ötesi hedefi vurabilen ilk insansız savaş uçağı oldu. Türkiye hava savunmasında çok stratejik bir imkana sahip olma yolunda ciddi bir üstünlük elde etti. Milletimize bu gururu yaşatan tüm kurumlarımıza, bilim insanlarımıza, çalışanlara ve özel sektörümüze ülkem ve milletim adına buradan samimi tebriklerimi iletiyorum"diye konuştu.- Özel cesareti varsa ve bir cellat görmek istiyorsa aynaya baksınCHP Genel Başkanı Özgür Özel’e sert tepki gösteren Erdoğan,"Bu arada testler Sinop’ta yapıldı. Bu küresel başarıya Sinop’ta ulaşıldı. Biliyorsunuz CHP Genel Başkanı bu testleri Sinop’ta balıklar rahatsız oluyor diyerek eleştirmişti. Biz ona yine Sinoplu Diyojen’in o meşhur sözüyle cevap verelim; "Gölge etme, başka ihsan istemez." Siz gidin kurultay üstüne kurultay yapın. Siz gidin kendi iç meselelerinizle uğraşın. Siz gidin gırtlağınıza kadar battığınız pisliklerden arının. Siz gidin önce içinizdeki yolsuzluk yapanları ayıklayın. Bize gölge etmeyin, o bize yeter. Şimdi çıkmış artık ismini bile duymaya tahammül edemedikleri Selefi Kılıçdaroğlu gibi birilerini cellat olmakla itham ediyor. Neymiş? DEM Parti’nin terörsüz Türkiye sürecine katkı vermesi Stockholm sendromu imiş. Yani celladına aşık olmakmış. Yahu insanda biraz utanma olur, mahcubiyet olur. Hadi Türkiye’yi bilmiyorsun, hadi dış politikadan haberin yok, hadi ekonomide elifi görsen mertek zannedersin, insan bari kendi geçmişini bilir, kendi kara sicilini bilir. Şimdi bu beyefendiye sormak lazım. Ya sen ömrün boyunca hiç mi CHP’nin utanç lekeleriyle dolu tarihini okumadın? Tek parti faşizminin bu millete neler yaşattığını hiç mi öğrenmedin? Sen kimin cellat, kimin mağdur olduğunu bilmiyor olabilirsin, ama benim Kürt kardeşim kimin cellat olduğunu çok iyi bilir. Şurada, Ulus Meydanında, istiklal mahkemelerinde alelacele kararlar alıp, darağaçlarında iskemleyi kimin devirdiğini milletim gayet iyi bilir. Merhum Menderes’i, Polatkan’ı, Zorlu’yu adım adım darağacına kimin taşıdığını milletim bilir. Şimdi ardından timsah gözyaşları döktükleri Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamlarına kimin sessiz kalarak onay verdiğini benim milletim çok iyi bilir. Terörle mücadele adı altında Tunceli’den başlayarak bizim dönemimize kadar Kürt kardeşlerimizin kanını kimin döktüğünü benim milletim çok iyi bilir. Sayın Özel, hedef saptırmasın, kendini boşu boşuna hiç yormasın. Eğer cesareti varsa ve bir cellat görmek istiyorsa aynaya baksın. Kendi tarihine baksın, CHP’nin geçmişine baksın, celladı orada zaten görecektir" ifadelerini kullandı.-CHP’nin saklamaya çalıştığı gizli yüzü, niyeti, fikri ve zikri deşifre oluyor"Yönetim değişiyor, fakat CHP her şeye çıkar odaklı bakma alışkanlığından bir türlü kurtulamıyor." değerlendirmesini yapan Erdoğan," CHP’nin gözünde kendileri ağa, geri kalan milyonlar ise maraba. Kürt kardeşlerim herkese bunlar için sadece bir oy deposu, ama artık yutmazlar. Denklem gayet basit, hiçbir karşılık beklemeden seçimlerde oy verdiğinizde sizden iyisi yok, tersi bir durumda ise sizden kötüsü yok. Bakın biz buna daha önce 14-28 Mayıs seçimlerinde deprem bölgesinde şahit olduk. Sırf kendi Cumhurbaşkanı adaylarına oy vermediler diye depremzedelerimize günlerce etmediklerini bırakmadılar. Gece vakti misafirhanelerden kovmaktan, sosyal medyadaki edepsizliklere kadar her türlü vicdansızlığı, her türlü hoyratlığı sergilediler. Bugün de aslında aynısı tekerrür ediyor. CHP zihin kodlarındaki faşizmi ve elitizmi dışa vuruyor. CHP’nin saklamaya çalıştığı gizli yüzü, niyeti, fikri ve zikri deşifre oluyor. AK Parti olarak bizim tavrımız bellidir, onlar ne yaparsa yapsın biz Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Çerkez’iyle, Laz’ıyla tüm Türkiye’yi kucaklamaya devam edeceğiz. Hiçbir ayrım gözetmeden 86 milyonun hiçbir ferdini aynı samimiyetle, aynı muhabbetle bağrımıza basacağız" dedi.Terörsüz Türkiye sürecindeki çalışmalarla ilgili değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan," Bundan 24 sene evvel 14 Ağustos 2001 tarihinde partimizi kurarken sergilediğimiz irade neyse, 2005 yılında Diyarbakır’da bu sorun benim de sorunum derken ortaya koyduğumuz cesaret neyse, 2013 yılında çözüm için baldıran zehri içmek gerekirse biz o baldıran zehrini de içeriz yeter ki bu ülkeye huzur gelsin, refah gelsin dediğimiz gündeki kararlılığımız neyse AK Parti olarak bugün de aynı iradeyi, aynı cesareti ve samimiyeti taşıyoruz. Partimizin, ittifakımızın ve devletimizin önce terörsüz Türkiye’yi ardından ülkemize yönelik terör tehdidinin bertaraf edildiği terörsüz bölgeyi inşa etme azmi tamdır" diye konuştu.- Cumhur İttifakı’nın bütün mücadelesi bu hedefe suhuletle varmak içindirCumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakı’nın hedef, anlayış ve fikir birliği içinde olduğunu vurgulayarak," Her fırsatta söylüyorum, bugün tekrar altını çizerek ifade ediyorum, Allah’ın izniyle, aziz milletimizin de hayır duasıyla bu sefer başaracağız. Evlatlarımıza terörün karanlık gölgesinin düşmediği bir Türkiye’yi inşallah teslim edeceğiz. Cumhur İttifakı olarak bir siyasi risk alıyorsak sadece elimizi değil gövdemizi de taşın altına koyuyorsak işte bunun için alıyoruz. Türkiye yarım asırlık bir beladan, yarım asırlık bir sorundan, yarım asırlık bir musibetten tamamen kurtulsun diye bunları yapıyoruz. Cumhur İttifakı’nın bütün mücadelesi bunun içindir. Bu hedefe suhuletle varmak içindir" ifadelerini kullandı.-Bu vahim hatadan bir an önce dönülmeli ve düzeltilmelidirCumhurbaşkanı Erdoğan, Barzani Karargahı Sözcülüğü" adına yayımlanan açıklamadaki Devlet Bahçeli hedef alan sözlere de sert bir dille cevap verdi. Erdoğan," Bu noktada ittifak ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’yi hedef alan dünkü saygısız ve hadsiz açıklamaları asla tasvip etmediğimizi kabul, edilemez bulduğumuzu burada ifade etmek isterim. Gerek Parti Sözcümüz, gerekse Dışişleri Bakanlığımız konuya dair rahatsızlığımızı açıkça dile getirmiş, gerekli diplomatik adımlar atılmış, izahat yapılması istenmiştir. Bu vahim hatadan bir an önce dönülmeli ve düzeltilmelidir. Öte yandan bundan sonra sürecin biraz daha ivme kazanmasını ümit ediyoruz. İyimser konuşurken 23 yıllık tecrübelerimizin ışığında elbette şu riskleri de göz ardı etmiyoruz: Hedefe yaklaştıkça istismar mekanizmaları daha fazla devreye girecek. Terör bitince işsiz kalacak olanlar bunu engellemek için daha fazla mesai yapacak. Türkiye’nin bu paslı prangadan kurtulmasını istemeyenler son ana kadar vazgeçmeyecek. Bunların tamamının farkındayız ve hepsine de hazırlıklıyız. İnancım ve samimi duam odur ki, sorunları çözmek amacıyla milletimizin Gazi Meclisi’mize gönderdiği bütün milletvekillerimiz hayati önemi haiz bu konuda bizimle aynı hissiyatı paylaşır, bizimle aynı hedefe yürür. Özellikle tarihi bir sorumluluk üstlenen komisyonumuzun şimdiye kadar başarıyla yürüttüğü çalışmalarını bundan sonra da milletin ve memleketin menfaatlerini önceleyen bir anlayışla tekemmül ettireceğine inanıyorum. AK Parti olarak biz bugüne kadar olduğu gibi sorumluluk almaya, yapıcı ve ön açıcı olmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.-Türkiye’ye başkalarının ellerine tutuşturduğu gözlüklerle bakanlar her şeyi bulanık görürler"Ana Muhalefetin eski yönetim, yeni yönetim ve paralel yönetim arasında giderek kızışan çatışmalarını örtmek, belediyelerde ortaya çıkan yolsuzluklarını perdelemek için topluma karamsarlık pompaladığını, umutsuzluk yaymaya çalıştığını hepimiz çok net görüyoruz, biliyoruz."diyen Erdoğan," Muhalefetin bu noktada yalnız olmadığını da anlıyoruz. İçeride ya da dışarıda birtakım etki ajanları milletimizin huzurunu bozmak, milletimizi kutuplaştırmak, özellikle de gençlerimizi umutsuzluğa, karamsarlığa sevk etmek için yoğun gayret içindeler. Bakınız bir yandan tarihimizin en yıkıcı depreminin yaralarını sarıyoruz, bir yandan açılıştan açılışa koşuyoruz. Bir yandan ekonomiyi büyütüyoruz, diğer yandan savunma sanayinde küresel rekorlar kırıyoruz. Yani her alanda büyük bir atılım ve kalkınma seferberliği içindeyiz. Tabii bunları görmek için Türkiye’ye nereden baktığınız son derece önemli. Türkiye’ye başkalarının ellerine tutuşturduğu gözlüklerle bakanlar her şeyi bulanık görürler. Ama Türkiye’ye kendi gözüyle, kendi gözlüğüyle bakanlar her alanda yükselen, büyüyen, güçlenen, iddiaları olan, tezleri olan, ayakları yere sağlam basan, özgüvenli bir Türkiye görürler" açıklamasını yaptı.Bu toprakların bin yılı aşkın süredir Müslüman Türk hakimiyeti altında olduğunun altını çizen Erdoğan, "Bu topraklarda isteyen istediğine inanmakta özgürdü. İsteyen kendi ibadethanesinde kendi ibadetini yapmakta özgürdür. Bu topraklar hoşgörü toprağıdır. Biz üç kıtada hüküm sürmüş, üç kıtada at koşturmuş cihan imparatorluğunun bakiyesi bir devletiz. Biz Selçuklu’nun, Osmanlı’nın devamı bir ülkeyiz. Biz yedi asır önce yaratılanı severim, Yaratandan ötürü diyen Yunus Emre’nin sevgi diliyle konuşuyoruz. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın buyuran Şeyh Edebali’nin hikmet dolu tavsiyesinin izinden gidiyoruz. Evet, biz tarihimize ve ecdadımıza baktığımızda bunları ve çok daha fazlasını görüyoruz. İnsan görüyoruz. İnsanı merkeze alan bir devlet anlayışı görüyoruz. Bunu özellikle şunun için söylüyorum: Avrupa’da zaman zaman birileri çıkıyor, Türkiye’ye ve İslam ülkelerine dini azınlıklar üzerinden ders vermeye kalkıyor. Oysaki bu coğrafya en az bin yıldır, kimi komşu devletler 1400 yıldır kesintisiz İslam hakimiyeti altındadır" dedi.- Onlar camileri yıkarken, biz burada kiliseleri tamir ediyoruzCumhurbaşkanı Erdoğan, bu coğrafyada Hristiyan, Musevi, Ermeni, Rum, Keldani, Ezidi, Süryani ve daha nice topluluk olduğunu belirterek,"1400 yıldır bu coğrafyada varlar ve özgürce ibadetlerini yerine getiriyorlar. Avrupa’da 1950’lere kadar bunun bir örneğini bulamazsınız, göremezsiniz. Bu topraklarda sayısı az ya da çok onlarca farklı inanış asırlar boyu huzur içinde yaşamıştır. Ama Batı’da tarih boyunca bırakın azınlıkları, mezhepler üzerinden kan dökülmüş, milyonlarca insan kırıma uğramıştır. Bizimle Batı arasındaki en temel zihniyet farkı işte budur. Bizim kendimize güvenimiz tam. Onlar camileri yıkarken, biz burada kiliseleri tamir ediyoruz, çünkü bizim korkumuz yok, biz kendimize güveniyoruz, biz gücümüzün farkındayız. Biz, devletlerden bir devlet, milletlerden bir millet değiliz. Biz, inancımızla, kimliğimizle, ideallerimizle 3 kıta 7 iklimde düzen kurmuş Türk milletiyiz. Biz, tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük, merhametiyle büyük, adaletiyle büyük Türkiye Cumhuriyeti Devleti’yiz" değerlendirmesinde bulundu.- Önce zihinlerdeki prangaları kırıp atacağızCumhurbaşkanı Erdoğan, "Önce kendimize güvenecek, özgüven sahibi olacağız. Bu milletin Allah’ın izniyle aşamayacağı hiçbir engel yok. AK Parti olarak kurulduğumuz günden itibaren böyle bir vizyonla, böyle bir misyonla hareket ettik. Korku üzerine değil, umut üzerine bir gelecek inşa etmenin mücadelesini verdik. 23 yıl boyunca hangi sorunu çözmek için elimizi uzatsak, aman bölünürüz, aman parçalanırız diye engel çıkardılar. 23 yıl boyunca hangi alanda kısıtlamaları, yasakları kaldırsak, özgürlükleri genişletsek, aman geriye gideriz diye korku saldılar. Peki, ne oldu? 23 yılda Türkiye bölündü mü, parçalandı mı, geriye gitti mi? Elbette hayır, tam tersine Türkiye büyüdü, güçlendi, bir ve beraber oldu, her alanda daha da ileriye gitti.Kardeşlerim, unutmayın, önce zihinlerdeki prangaları kırıp atacağız, önce elimizi, kolumuzu bağlayan, ufkumuzu karartan, vizyonumuzu daraltan zincirlerden kurtulacağız. Önce biz kendimize inanacak, kendimize güvenecek, emin adımlarla geleceğe yürüyeceğiz. Milletimden medyada, sosyal medyada, siyasette her fırsatta umutsuzluk, karamsarlık yayanlara, bütün bunlara karşı uyanık olmalarını istirham ediyorum" dedi.-"86 milyon kardeş olursak, Allah’ın izniyle aşamayacağımız engel, erişemeyeceğiz hedef yoktur"Gençlere hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan," Sevgili gençler; bakın özellikle sizlere sesleniyorum, ekranları başında bizi takip eden gençler, sanal alemde sizi kutuplaştıran, sizi kamplaştıran, sizi umutsuzluğa sevk eden o yayınların nereden, kimler tarafından yapıldığı işte tek tek ortaya çıkıyor. Biri Arap ülkesine yerleşmiş, oradan gençler arasında Arap düşmanlığını yaymaya çalışıyor. Biri Amerika’ya yerleşmiş, oradan İstanbul’un gençlerini sokağa dökmeye çalışıyor. Biri İsrail’den yayın yapıyor, burada kışkırtma yapıyor. Farklı maskeler altında hepsi aynı odağa hizmet ediyor, bunlara aldanmayın, bunlara lütfen prim vermeyin. Hiç kimsenin endişesi olmasın, mevcut sorunları da aşacağız, ekonomiyi daha da büyüteceğiz, soframızdaki ekmeği daha da büyüteceğiz, huzuru, kardeşliği, özgürlüğü, demokrasiyi, güvenliği daha da büyüteceğiz. Geleceğe sağlam adımlarla ilerliyoruz, asırların tortularını kaldırarak, asırların engellerini aşarak ilerliyoruz. Biz kendimize güvenirsek, biz birbirimize güvenirsek, 86 milyon kardeş olursak, Allah’ın izniyle aşamayacağımız engel, erişemeyeceğiz hedef yoktur. İnanıyorsanız üstünsünüz, inanıyorsanız zafer sizindir. İnançla, güvenle, özgüvenle inşallah Türkiye yüzyılını hep birlikte inşa edeceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "KIZILELMA havadan havaya hedefi vurabilen ilk insansız savaş uçağı oldu. Türkiye hava savunmasında ciddi bir üstünlük elde etti"
03 Aralık 2025 Çarşamba - 13:47 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "KIZILELMA havadan havaya hedefi vurabilen ilk insansız savaş uçağı oldu. Türkiye hava savunmasında ciddi bir üstünlük elde etti" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Barzani Karargahı Sözcülüğü" adına yayımlanan açıklamadaki MHP lideri Bahçeli’yi hedef alan sözlere sert tepki gösterdi. Erdoğan, "Sayın Devlet Bahçeli’yi hedef alan dünkü saygısız açıklamaları asla tasvip etmediğimizi, kabul edilemez bulduğumuzu burada ifade etmek isterim. Bu vahim hatadan dönülmeli" dedi.Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’nda konuştu.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasında 26 ve 27 dönem Giresun Milletvekili Cemal Öztürk’ü andı. Erdoğan, "Kardeşimiz emaneti sahibine teslim etti. Cemal kardeşimizi hep nezaketi çalışkanlığı ve hayırla yad edeceğiz. Ailesine baş sağlığı diliyorum" dedi.Ekonomide yılın üçüncü çeyrek verilerinin açıklanmaya başlandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Buna göre ilk 2025 yılının ilk 9 ayında Türkiye’yi ziyaret eden kişi sayısının geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,6 artarak 49 milyon 993 bine çıktığını, turizm gelirlerinde ilk üç çeyrekte 50 milyar doların yakalandığı hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylece tüm zamanların üç çeyrek rekorunun kırıldığını dile getirdi."OECD ülkeleri arasında dördüncü sırada yer aldık"Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonominin 21 çeyrektir kesintisiz sürdürdüğü büyüme çeyreğinin 2025’in üçüncü çeyreğinde de devam ettirdiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan," Bu oranla OECD ülkeleri arasında 4. olduk G20 ülkeleri arasında da 5. sırada yer aldı" dedi.Pazartesi günü açıklanan büyüme rakamlarının oldukça müspet olduğunu , Türkiye ekonomisinin üçüncü çeyrekte yıllık bazda yüzde 3,7 büyüyerek istikrarlı seyrini koruduğuna dikkat çeken Erdoğan, Tarım sektöründe, zirai don ve kuraklık kaynaklı arzu edilmeyen bir küçülme yaşandığını, bu yıl yağışların bol ve bereketli olmasıyla tarımın toparlanmasını beklediklerini kaydetti."Milli gelirimiz 1,5 trilyon doları aştı"Makine ve teçhizat yatırımlarındaki artışın üretime ilişkin umutları güçlendirdiğinin ifade eden Erdoğan, yıllıklandırılmış milli gelirin 1,5 trilyon doları aştığını, belirterek bu rakamların hayırlı olması temennisinde bulundu.Bir diğer önemli gelişmenin Türkiye’nin risk primindeki düşüş olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan," CDS’imiz 233 baz puana gerileyerek son 7 yılın en düşük seviyesine indi. Bu sabah kasım ayı enflasyon rakamları açıklandı. Orada da umutlarımızı artıran bir tabloyla karşılaştık. Buna göre kasım ayı enflasyonumuz 0,87 geldi. Temel mal enflasyonu yüzde 18’ler seviyesine indi" dedi.Hizmet enflasyonundaki düşüşlerin Deprem konutları ve sosyal konut projeleriyle birlikte kira enflasyonunda hızlı bir gerileme beklendiğini vurgulayan Erdoğan," Bu güzel haberlerin de ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu." Türkiye’nin hedefi, rotası, izleyeceği güzergah bellidir. "Türkiye’nin hedefi, rotası, izleyeceği güzergahının belli olduğunu dile getiren Erdoğan," Bu hedef, 86 milyonun tamamının refahını kalıcı biçimde arttırmaktır. Bu hedef, 2028 yılında 1,9 trilyon dolarlık bir ekonomik büyüklüğe ulaşmaktır. Bu hedef, gelecek 3 yıl içinde mal ihracatımızı 375 milyar dolara çıkarmaktır. Bu hedef, yine 3 yıl sonra turizmde 100 milyar dolar gelir elde etmektir. Bu hedef, ülkemize 2 trilyon dolar maliyeti olan terör belasına son vererek Türk ekonomisini şahlandırmaktır. Bölgemizdeki sıcak çatışmalara, küresel ekonomideki belirsizliklere, gümrük tarifeleri üzerinden alevlenen ticaret savaşlarına, Türkiye’nin önünü kesmek için türlü oyunlar çeviren melun ve meyus odaklara rağmen hamdolsun hedeflerimizden kopmadık ve kopmuyoruz. Bizi cesur kılan, bizi her türlü badire karşısında güçlü ve dirençli kılan işte budur, hedeflerimize ulaşacağımıza olan sarsılmaz inancımızdır" değerlendirmesini yaptı."Ekonomi başta olmak üzere her alanda daha aydınlık bir Türkiye’ye inşallah hep beraber vasıl olacağız. Bu ülkeye yeni bedeller ödetmeyecek, bedel ödetmek isteyenlere de geçit vermeyeceğiz."diyen Erdoğan," Suyu önce bulandırıp sonra da bulanık suda sazan avına çıkan simsarların oyunlarına gelmeyeceğiz. Elbette ekonomide rakamlar, oranlar, karşılaştırmalar önemlidir. Ama aslolan, 86 milyonun topyekun düşüncesi, fikri ve kanaatidir. Aslolan esnafın, tüccarın, emeklinin, emekçinin ne dediği, ne hissettiğidir. Bu süreçte sadece rakamlara, sadece oranlara bakmıyor, çarşıya, pazara, esnafa, tüccara, reel sektörün kalbinin attığı sanayi bölgelerimize de kulak veriyoruz. Reel sektörden gelen talep ve şikayetleri daima dikkatle dinledik, bugün de hissiyatımız en üst seviyededir" dedi.Kabine toplantısı sonrasında KOBİ’lerle ilgili yeni bir müjdeyi paylaştıklarını hatırlatan Erdoğan," Geçen yıl emek yoğun üretim yapan tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya sektörlerinde başlattığımız koruma programını devam ettiriyoruz. İstihdamını koruyan KOBİ’lerimize çalışan başına verdiğimiz aylık 2 bin 500 liralık desteği 2026 senesinde 3 bin 500 liraya yükseltiyoruz. Büyük ölçekli firmalarımızı da dahil edeceğimiz yeni programla 1 milyon 100 bin istihdamı koruyacak, emekçi ve sanayicimizin yanında olacağız. Yeni programımızın ekonomimize hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.Son toplantıdan bu yana uluslararası ilişkiler boyutunda oldukça yoğun bir mesaileri olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle G20 Liderler Zirvesi vesilesiyle bulundukları Güney Afrika Cumhuriyeti’nde önemli temaslar gerçekleştirdiklerini ifade etti. Erdoğan,"G20 ülkeleri dünya ekonomisinin yüzde 85’ini, nüfusunun ise üçte ikisini temsil ediyor. Bu ülkeler gerek iktisadi güçleri, gerek dünya siyasetindeki ağırlıklarıyla küresel sorunlara çözüm arayışında ön plana çıkıyor" dedi.-" Johannesburg zirvesinde de daha adil bir dünya mümkün şiarıyla küresel sistemin yapılandırılmasına olan ihtiyacı dile getirdiTürkiye’nin Biz de G20’nin en aktif üyelerinden biri olarak çalışmalara gereken desteği verdiğine dikkat çeken Erdoğan," 2015 yılındaki Dönem Başkanlığımız sırasında düşük gelirli ülkelerin sesi olmuştuk, Johannesburg zirvesinde de daha adil bir dünya mümkün şiarıyla küresel sistemin yapılandırılmasına olan ihtiyacı dile getirdik. Dünya genelinde her 10 kişiden biri hala aşırı yoksullukla mücadele ediyor. Dünyanın birçok ülkesine gittiğimizde şu ibretlik manzarayla sık sık karşılaşıyoruz: Bir yanda dünyanın en pahalı markalarıyla arz-ı endam eden bir avuç elit varken, diğer yanda günlük bir dolar gelirle hayata tutunmaya çalışan milyonları görüyoruz. Zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan mevcut düzenin sürdürülebilir olmadığının altını her zeminde çiziyoruz. G-20’de verdiğimiz mesajların bilhassa Afrikalı kardeşlerimiz nezdinde memnuniyetle karşılandığını özellikle gördük. Türkiye, uluslararası platformlardaki dik ve dirayetli duruşuyla daha fazla takdir topluyor, çağrıları daha fazla makes buluyor. Bunda elbette ülkemizin son 20 yılda kıtayla ilişkilerini geliştirmesinin büyük payı var. Birazdan Türkiye-Afrika iş birliğinde nereden nereye geldiğimizi göreceğiz. Ben burada sadece birkaç çarpıcı rakamı sizlerle ve ekranları başında bizleri izleyen vatandaşlarımla paylaşmak arzusundayım" değerlendirmesini yaptı.-Afrika ve Afrika halkları bizim kardeşimizdirSon 20 yılda Afrika’daki büyükelçiliklerin sayısının 12’den 44’e çıktığını, Afrika ülkelerinin Ankara’daki temsilciliklerinin ise 10’dan 38’e yükseldiğini bildiren Erdoğan," Kıtayla ticaretimiz 20 sene 5 milyar dolardan 37 milyar dolar seviyelerine geldi, hedefimiz ise 50 milyar dolar. Doğrudan yatırımlarımız 10 milyar dolara ulaşırken, şirketlerimiz 97 milyar dolar değerinde 2.000’den fazla proje üstlendi. Türk Hava Yollarımız 41 ülkede 64 noktaya ulaşarak kıtanın en geniş uçuş alanına sahip firmalarından biri oldu. Türkiye Maarif Vakfı’na ait okullarımız 22 bin öğrenciye eğitim hizmeti veriyor. Türkiye mezunu öğrenciler kıtada artık bakan, büyükelçi, bürokrat, iş adamı, akademisyen olarak önemli görevlere geliyor. İnşallah çok daha iyi yerlerde olacağız. Şunu burada bir kez daha belirtmek isterim: Afrika ve Afrika halkları bizim kardeşimizdir. Bu kardeşlik hukukunun gereklerini yerine getirmek bizim görevimizdir. Bu hukuka 20 yıl boyunca hiç gölge düşürmedik. İnşallah düşürmeyeceğiz" dedi.-Biz her şeyden önce vicdan sahibi bir millet ve devletiz" Biz her şeyden önce vicdan sahibi bir millet ve devletiz. En yakınımızdan en ücra köşeye kadar ulaşabildiğimiz her yere imkânlarımız ölçüsünde el uzatmak bizim için çekinilecek bir durum değildir." Diyen Erdoğan," Tam tersine, Türkiye’nin alan el konumundan son 23 yılda veren el konumuna gelmesi ülkemiz ve milletimiz adına bir kıvanç vesilesidir. Nasıl 103 bin tonu aşan insani yardımlarımızla Gazze’ye en fazla yardım gönderen ülkelerden biriysek, neredeyse tüm dünyanın derin bir sessizlikle izlediği Sudan’daki trajediye de en fazla hassasiyet gösteren biziz. AFAD’ımız, Kızılay’ımız, Türkiye Diyanet Vakfımız ve bu meseleyi dert edinen insani yardım vakıflarımız, tıpkı Gazze’de yaptıkları gibi Sudan’daki insani felaketi de hafifletmek için seferberlik ruhuyla coşturuyor. Akan kanın bir an önce durması, Sudan’ın daha fazla kaosa sürüklenmemesi için yoğun çaba içindeyiz. Büyük ülke olmak, büyük millet olmak neyi gerektiriyorsa inşallah içeride ve dışarda biz işte bu tavır içerisinde olacağız" değerlendirmesini yaptı.2026 yılının Türkiye açısından kelimenin tam anlamıyla bir uluslararası zirveler yılı olacağını kaydeden Erdoğan,"COP-31 Zirvesi vesilesiyle 200’e yakın ülkeyi Antalya’mızda ağırlayacağız. Temmuz ayında NATO Zirvesini Başkentimiz Ankara’da gerçekleştireceğiz. Türk Devletleri Teşkilatı’nın 13. zirvesine ülkemizde ev sahipliği yapacağız. 2026 senesi boyunca da Türkiye’nin itibarına itibar katmayı sürdüreceğiz" diye konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek nesillere devraldıklarından daha ileri bir ekonomi, daha güçlü bir demokrasi, daha caydırıcı bir savunma sanayi, daha itibarlı bir dış politika, daha iyi hizmet üreten bir bürokrasi teslim etmek amacıyla dur durak bilmeden çalıştıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan," İstiyoruz ki yarın veya ertesi gün değil, bizden 40-50 sene, hatta bir asır sonra bile hayırla, şükranla, minnetle yad edilen eserler bırakalım. İstiyoruz ki çocuklarımıza her alanda müreffeh ve muzaffer bir ülke emanet edelim. İstiyoruz ki gençlerimize demokrasi standartları, hukuk standartları, yaşam standartları çok yüksek bir Türkiye teslim edelim. İstiyoruz ki yıllardır halının altına süpürülmüş sorunları çözelim. Türkiye yüzyılının inşasının önündeki büyük-küçük bütün engelleri kaldıralım. Bizim yegane niyetimiz budur. Bizim siyasette varlık gayemiz budur" açıklamasını yaptı.-Türkiye hava savunmasında çok stratejik bir imkana sahip olma yolunda ciddi bir üstünlük elde ettiCumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz günlerde savunma sanayinde küresel bir başarıya daha imza atıldığını belirterek," KIZILELMA adını verdiğimiz insansız savaş uçağımız, MURAT isimli radarımızla tespit edilen bir savaş uçağını Gökdoğan isimli füzemizle havadan havaya tam isabetle vurmayı başardı. Böylece KIZILELMA havadan havaya görüş ötesi hedefi vurabilen ilk insansız savaş uçağı oldu. Türkiye hava savunmasında çok stratejik bir imkana sahip olma yolunda ciddi bir üstünlük elde etti. Milletimize bu gururu yaşatan tüm kurumlarımıza, bilim insanlarımıza, çalışanlara ve özel sektörümüze ülkem ve milletim adına buradan samimi tebriklerimi iletiyorum"diye konuştu.- Özel cesareti varsa ve bir cellat görmek istiyorsa aynaya baksınCHP Genel Başkanı Özgür Özel’e sert tepki gösteren Erdoğan,"Bu arada testler Sinop’ta yapıldı. Bu küresel başarıya Sinop’ta ulaşıldı. Biliyorsunuz CHP Genel Başkanı bu testleri Sinop’ta balıklar rahatsız oluyor diyerek eleştirmişti. Biz ona yine Sinoplu Diyojen’in o meşhur sözüyle cevap verelim; "Gölge etme, başka ihsan istemez." Siz gidin kurultay üstüne kurultay yapın. Siz gidin kendi iç meselelerinizle uğraşın. Siz gidin gırtlağınıza kadar battığınız pisliklerden arının. Siz gidin önce içinizdeki yolsuzluk yapanları ayıklayın. Bize gölge etmeyin, o bize yeter. Şimdi çıkmış artık ismini bile duymaya tahammül edemedikleri Selefi Kılıçdaroğlu gibi birilerini cellat olmakla itham ediyor. Neymiş? DEM Parti’nin terörsüz Türkiye sürecine katkı vermesi Stockholm sendromu imiş. Yani celladına aşık olmakmış. Yahu insanda biraz utanma olur, mahcubiyet olur. Hadi Türkiye’yi bilmiyorsun, hadi dış politikadan haberin yok, hadi ekonomide elifi görsen mertek zannedersin, insan bari kendi geçmişini bilir, kendi kara sicilini bilir. Şimdi bu beyefendiye sormak lazım. Ya sen ömrün boyunca hiç mi CHP’nin utanç lekeleriyle dolu tarihini okumadın? Tek parti faşizminin bu millete neler yaşattığını hiç mi öğrenmedin? Sen kimin cellat, kimin mağdur olduğunu bilmiyor olabilirsin, ama benim Kürt kardeşim kimin cellat olduğunu çok iyi bilir. Şurada, Ulus Meydanında, istiklal mahkemelerinde alelacele kararlar alıp, darağaçlarında iskemleyi kimin devirdiğini milletim gayet iyi bilir. Merhum Menderes’i, Polatkan’ı, Zorlu’yu adım adım darağacına kimin taşıdığını milletim bilir. Şimdi ardından timsah gözyaşları döktükleri Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamlarına kimin sessiz kalarak onay verdiğini benim milletim çok iyi bilir. Terörle mücadele adı altında Tunceli’den başlayarak bizim dönemimize kadar Kürt kardeşlerimizin kanını kimin döktüğünü benim milletim çok iyi bilir. Sayın Özel, hedef saptırmasın, kendini boşu boşuna hiç yormasın. Eğer cesareti varsa ve bir cellat görmek istiyorsa aynaya baksın. Kendi tarihine baksın, CHP’nin geçmişine baksın, celladı orada zaten görecektir" ifadelerini kullandı.-CHP’nin saklamaya çalıştığı gizli yüzü, niyeti, fikri ve zikri deşifre oluyor"Yönetim değişiyor, fakat CHP her şeye çıkar odaklı bakma alışkanlığından bir türlü kurtulamıyor." değerlendirmesini yapan Erdoğan," CHP’nin gözünde kendileri ağa, geri kalan milyonlar ise maraba. Kürt kardeşlerim herkese bunlar için sadece bir oy deposu, ama artık yutmazlar. Denklem gayet basit, hiçbir karşılık beklemeden seçimlerde oy verdiğinizde sizden iyisi yok, tersi bir durumda ise sizden kötüsü yok. Bakın biz buna daha önce 14-28 Mayıs seçimlerinde deprem bölgesinde şahit olduk. Sırf kendi Cumhurbaşkanı adaylarına oy vermediler diye depremzedelerimize günlerce etmediklerini bırakmadılar. Gece vakti misafirhanelerden kovmaktan, sosyal medyadaki edepsizliklere kadar her türlü vicdansızlığı, her türlü hoyratlığı sergilediler. Bugün de aslında aynısı tekerrür ediyor. CHP zihin kodlarındaki faşizmi ve elitizmi dışa vuruyor. CHP’nin saklamaya çalıştığı gizli yüzü, niyeti, fikri ve zikri deşifre oluyor. AK Parti olarak bizim tavrımız bellidir, onlar ne yaparsa yapsın biz Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Çerkez’iyle, Laz’ıyla tüm Türkiye’yi kucaklamaya devam edeceğiz. Hiçbir ayrım gözetmeden 86 milyonun hiçbir ferdini aynı samimiyetle, aynı muhabbetle bağrımıza basacağız" dedi.Terörsüz Türkiye sürecindeki çalışmalarla ilgili değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan," Bundan 24 sene evvel 14 Ağustos 2001 tarihinde partimizi kurarken sergilediğimiz irade neyse, 2005 yılında Diyarbakır’da bu sorun benim de sorunum derken ortaya koyduğumuz cesaret neyse, 2013 yılında çözüm için baldıran zehri içmek gerekirse biz o baldıran zehrini de içeriz yeter ki bu ülkeye huzur gelsin, refah gelsin dediğimiz gündeki kararlılığımız neyse AK Parti olarak bugün de aynı iradeyi, aynı cesareti ve samimiyeti taşıyoruz. Partimizin, ittifakımızın ve devletimizin önce terörsüz Türkiye’yi ardından ülkemize yönelik terör tehdidinin bertaraf edildiği terörsüz bölgeyi inşa etme azmi tamdır" diye konuştu.- Cumhur İttifakı’nın bütün mücadelesi bu hedefe suhuletle varmak içindirCumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakı’nın hedef, anlayış ve fikir birliği içinde olduğunu vurgulayarak," Her fırsatta söylüyorum, bugün tekrar altını çizerek ifade ediyorum, Allah’ın izniyle, aziz milletimizin de hayır duasıyla bu sefer başaracağız. Evlatlarımıza terörün karanlık gölgesinin düşmediği bir Türkiye’yi inşallah teslim edeceğiz. Cumhur İttifakı olarak bir siyasi risk alıyorsak sadece elimizi değil gövdemizi de taşın altına koyuyorsak işte bunun için alıyoruz. Türkiye yarım asırlık bir beladan, yarım asırlık bir sorundan, yarım asırlık bir musibetten tamamen kurtulsun diye bunları yapıyoruz. Cumhur İttifakı’nın bütün mücadelesi bunun içindir. Bu hedefe suhuletle varmak içindir" ifadelerini kullandı.-Bu vahim hatadan bir an önce dönülmeli ve düzeltilmelidirCumhurbaşkanı Erdoğan, Barzani Karargahı Sözcülüğü" adına yayımlanan açıklamadaki Devlet Bahçeli hedef alan sözlere de sert bir dille cevap verdi. Erdoğan," Bu noktada ittifak ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’yi hedef alan dünkü saygısız ve hadsiz açıklamaları asla tasvip etmediğimizi kabul, edilemez bulduğumuzu burada ifade etmek isterim. Gerek Parti Sözcümüz, gerekse Dışişleri Bakanlığımız konuya dair rahatsızlığımızı açıkça dile getirmiş, gerekli diplomatik adımlar atılmış, izahat yapılması istenmiştir. Bu vahim hatadan bir an önce dönülmeli ve düzeltilmelidir. Öte yandan bundan sonra sürecin biraz daha ivme kazanmasını ümit ediyoruz. İyimser konuşurken 23 yıllık tecrübelerimizin ışığında elbette şu riskleri de göz ardı etmiyoruz: Hedefe yaklaştıkça istismar mekanizmaları daha fazla devreye girecek. Terör bitince işsiz kalacak olanlar bunu engellemek için daha fazla mesai yapacak. Türkiye’nin bu paslı prangadan kurtulmasını istemeyenler son ana kadar vazgeçmeyecek. Bunların tamamının farkındayız ve hepsine de hazırlıklıyız. İnancım ve samimi duam odur ki, sorunları çözmek amacıyla milletimizin Gazi Meclisi’mize gönderdiği bütün milletvekillerimiz hayati önemi haiz bu konuda bizimle aynı hissiyatı paylaşır, bizimle aynı hedefe yürür. Özellikle tarihi bir sorumluluk üstlenen komisyonumuzun şimdiye kadar başarıyla yürüttüğü çalışmalarını bundan sonra da milletin ve memleketin menfaatlerini önceleyen bir anlayışla tekemmül ettireceğine inanıyorum. AK Parti olarak biz bugüne kadar olduğu gibi sorumluluk almaya, yapıcı ve ön açıcı olmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.-Türkiye’ye başkalarının ellerine tutuşturduğu gözlüklerle bakanlar her şeyi bulanık görürler"Ana Muhalefetin eski yönetim, yeni yönetim ve paralel yönetim arasında giderek kızışan çatışmalarını örtmek, belediyelerde ortaya çıkan yolsuzluklarını perdelemek için topluma karamsarlık pompaladığını, umutsuzluk yaymaya çalıştığını hepimiz çok net görüyoruz, biliyoruz."diyen Erdoğan," Muhalefetin bu noktada yalnız olmadığını da anlıyoruz. İçeride ya da dışarıda birtakım etki ajanları milletimizin huzurunu bozmak, milletimizi kutuplaştırmak, özellikle de gençlerimizi umutsuzluğa, karamsarlığa sevk etmek için yoğun gayret içindeler. Bakınız bir yandan tarihimizin en yıkıcı depreminin yaralarını sarıyoruz, bir yandan açılıştan açılışa koşuyoruz. Bir yandan ekonomiyi büyütüyoruz, diğer yandan savunma sanayinde küresel rekorlar kırıyoruz. Yani her alanda büyük bir atılım ve kalkınma seferberliği içindeyiz. Tabii bunları görmek için Türkiye’ye nereden baktığınız son derece önemli. Türkiye’ye başkalarının ellerine tutuşturduğu gözlüklerle bakanlar her şeyi bulanık görürler. Ama Türkiye’ye kendi gözüyle, kendi gözlüğüyle bakanlar her alanda yükselen, büyüyen, güçlenen, iddiaları olan, tezleri olan, ayakları yere sağlam basan, özgüvenli bir Türkiye görürler" açıklamasını yaptı.Bu toprakların bin yılı aşkın süredir Müslüman Türk hakimiyeti altında olduğunun altını çizen Erdoğan, "Bu topraklarda isteyen istediğine inanmakta özgürdü. İsteyen kendi ibadethanesinde kendi ibadetini yapmakta özgürdür. Bu topraklar hoşgörü toprağıdır. Biz üç kıtada hüküm sürmüş, üç kıtada at koşturmuş cihan imparatorluğunun bakiyesi bir devletiz. Biz Selçuklu’nun, Osmanlı’nın devamı bir ülkeyiz. Biz yedi asır önce yaratılanı severim, Yaratandan ötürü diyen Yunus Emre’nin sevgi diliyle konuşuyoruz. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın buyuran Şeyh Edebali’nin hikmet dolu tavsiyesinin izinden gidiyoruz. Evet, biz tarihimize ve ecdadımıza baktığımızda bunları ve çok daha fazlasını görüyoruz. İnsan görüyoruz. İnsanı merkeze alan bir devlet anlayışı görüyoruz. Bunu özellikle şunun için söylüyorum: Avrupa’da zaman zaman birileri çıkıyor, Türkiye’ye ve İslam ülkelerine dini azınlıklar üzerinden ders vermeye kalkıyor. Oysaki bu coğrafya en az bin yıldır, kimi komşu devletler 1400 yıldır kesintisiz İslam hakimiyeti altındadır" dedi.- Onlar camileri yıkarken, biz burada kiliseleri tamir ediyoruzCumhurbaşkanı Erdoğan, bu coğrafyada Hristiyan, Musevi, Ermeni, Rum, Keldani, Ezidi, Süryani ve daha nice topluluk olduğunu belirterek,"1400 yıldır bu coğrafyada varlar ve özgürce ibadetlerini yerine getiriyorlar. Avrupa’da 1950’lere kadar bunun bir örneğini bulamazsınız, göremezsiniz. Bu topraklarda sayısı az ya da çok onlarca farklı inanış asırlar boyu huzur içinde yaşamıştır. Ama Batı’da tarih boyunca bırakın azınlıkları, mezhepler üzerinden kan dökülmüş, milyonlarca insan kırıma uğramıştır. Bizimle Batı arasındaki en temel zihniyet farkı işte budur. Bizim kendimize güvenimiz tam. Onlar camileri yıkarken, biz burada kiliseleri tamir ediyoruz, çünkü bizim korkumuz yok, biz kendimize güveniyoruz, biz gücümüzün farkındayız. Biz, devletlerden bir devlet, milletlerden bir millet değiliz. Biz, inancımızla, kimliğimizle, ideallerimizle 3 kıta 7 iklimde düzen kurmuş Türk milletiyiz. Biz, tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük, merhametiyle büyük, adaletiyle büyük Türkiye Cumhuriyeti Devleti’yiz" değerlendirmesinde bulundu.- Önce zihinlerdeki prangaları kırıp atacağızCumhurbaşkanı Erdoğan, "Önce kendimize güvenecek, özgüven sahibi olacağız. Bu milletin Allah’ın izniyle aşamayacağı hiçbir engel yok. AK Parti olarak kurulduğumuz günden itibaren böyle bir vizyonla, böyle bir misyonla hareket ettik. Korku üzerine değil, umut üzerine bir gelecek inşa etmenin mücadelesini verdik. 23 yıl boyunca hangi sorunu çözmek için elimizi uzatsak, aman bölünürüz, aman parçalanırız diye engel çıkardılar. 23 yıl boyunca hangi alanda kısıtlamaları, yasakları kaldırsak, özgürlükleri genişletsek, aman geriye gideriz diye korku saldılar. Peki, ne oldu? 23 yılda Türkiye bölündü mü, parçalandı mı, geriye gitti mi? Elbette hayır, tam tersine Türkiye büyüdü, güçlendi, bir ve beraber oldu, her alanda daha da ileriye gitti.Kardeşlerim, unutmayın, önce zihinlerdeki prangaları kırıp atacağız, önce elimizi, kolumuzu bağlayan, ufkumuzu karartan, vizyonumuzu daraltan zincirlerden kurtulacağız. Önce biz kendimize inanacak, kendimize güvenecek, emin adımlarla geleceğe yürüyeceğiz. Milletimden medyada, sosyal medyada, siyasette her fırsatta umutsuzluk, karamsarlık yayanlara, bütün bunlara karşı uyanık olmalarını istirham ediyorum" dedi.-"86 milyon kardeş olursak, Allah’ın izniyle aşamayacağımız engel, erişemeyeceğiz hedef yoktur"Gençlere hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan," Sevgili gençler; bakın özellikle sizlere sesleniyorum, ekranları başında bizi takip eden gençler, sanal alemde sizi kutuplaştıran, sizi kamplaştıran, sizi umutsuzluğa sevk eden o yayınların nereden, kimler tarafından yapıldığı işte tek tek ortaya çıkıyor. Biri Arap ülkesine yerleşmiş, oradan gençler arasında Arap düşmanlığını yaymaya çalışıyor. Biri Amerika’ya yerleşmiş, oradan İstanbul’un gençlerini sokağa dökmeye çalışıyor. Biri İsrail’den yayın yapıyor, burada kışkırtma yapıyor. Farklı maskeler altında hepsi aynı odağa hizmet ediyor, bunlara aldanmayın, bunlara lütfen prim vermeyin. Hiç kimsenin endişesi olmasın, mevcut sorunları da aşacağız, ekonomiyi daha da büyüteceğiz, soframızdaki ekmeği daha da büyüteceğiz, huzuru, kardeşliği, özgürlüğü, demokrasiyi, güvenliği daha da büyüteceğiz. Geleceğe sağlam adımlarla ilerliyoruz, asırların tortularını kaldırarak, asırların engellerini aşarak ilerliyoruz. Biz kendimize güvenirsek, biz birbirimize güvenirsek, 86 milyon kardeş olursak, Allah’ın izniyle aşamayacağımız engel, erişemeyeceğiz hedef yoktur. İnanıyorsanız üstünsünüz, inanıyorsanız zafer sizindir. İnançla, güvenle, özgüvenle inşallah Türkiye yüzyılını hep birlikte inşa edeceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.
Bakan Işıkhan: "Engelli vatandaşlarımızı çalışma hayatının her alanında desteklemeye devam edeceğiz"
03 Aralık 2025 Çarşamba - 13:38 Bakan Işıkhan: "Engelli vatandaşlarımızı çalışma hayatının her alanında desteklemeye devam edeceğiz" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Engelli vatandaşlarımızı çalışma hayatının her alanında desteklemeye devam edeceğiz. Çünkü engeller birlikte çalışarak, üreterek aşılır" dedi. Bakan Vedat Işıkhan, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Bakan Işıkhan, paylaşımında engelli vatandaşlara yönelik çalışmaları hakkında bilgi vererek, "İŞKUR aracılığıyla son 10 yılda 250 bine yakın engelli vatandaşımızın işe yerleştirilmesine aracılık yaptık. Engelsiz iş koçlarımız ile 2018’den bugüne 1,2 milyona yakın engelli vatandaşımıza ulaştık. İşgücü Uyum Programı (İUP) sayesinde engelli vatandaşlarımızın çalışma hayatına uyumunu artırdık, 10 bin kontenjan ayırdık. Hizmetlerimize daha kolay erişilebilmesi için Engelsiz İŞKUR Platformu’nu hayata geçirdik. 2015’ten bugüne Mesleki Eğitim Kursu projeleri, Engelli Kendi İşini Kurma Projesi, Destek Teknolojileri Projeleri, Korumalı İşyeri Projeleri, Destekli İstihdam Projeleri ve İşe ve İşyerine Uyum Projeleri kapsamında 4 bin 824 projeye 744 milyon 856 bin lira destek sağladık. Engelli vatandaşlarımızı çalışma hayatının her alanında desteklemeye devam edeceğiz. Çünkü engeller birlikte çalışarak, üreterek aşılır" ifadelerini kullandı.
Bakan Işıkhan: "Engelli vatandaşlarımızı çalışma hayatının her alanında desteklemeye devam edeceğiz"
03 Aralık 2025 Çarşamba - 13:36 Bakan Işıkhan: "Engelli vatandaşlarımızı çalışma hayatının her alanında desteklemeye devam edeceğiz" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Engelli vatandaşlarımızı çalışma hayatının her alanında desteklemeye devam edeceğiz. Çünkü engeller; birlikte çalışarak, üreterek aşılır" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla paylaşım yaptı. Bakan Işıkhan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda engelli vatandaşlara yönelik çalışmaları hakkında bilgi vererek, "İŞKUR aracılığıyla; Son 10 yılda 250 bine yakın engelli vatandaşımızın işe yerleştirilmesine aracılık yaptık. Engelsiz İş Koçlarımız ile 2018’den bugüne 1,2 milyona yakın engelli vatandaşımıza ulaştık. İşgücü Uyum Programı (İUP) sayesinde engelli vatandaşlarımızın çalışma hayatına uyumunu artırdık, 10 bin kontenjan ayırdık. Hizmetlerimize daha kolay erişilebilmesi için Engelsiz İŞKUR Platformu’nu hayata geçirdik. 2015’ten bugüne Mesleki Eğitim Kursu Projeleri, Engelli Kendi İşini Kurma Projesi, Destek Teknolojileri Projeleri, Korumalı İşyeri Projeleri, Destekli İstihdam Projeleri ve İşe ve İşyerine Uyum Projeleri kapsamında 4 bin 824 projeye 744 milyon 856 bin lira destek sağladık" ifadelerini kullandı. Işıkhan, "Engelli vatandaşlarımızı çalışma hayatının her alanında desteklemeye devam edeceğiz. Çünkü engeller; birlikte çalışarak, üreterek aşılır" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Biz her şeyden önce vicdan sahibi bir millet ve devletiz"
03 Aralık 2025 Çarşamba - 13:35 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Biz her şeyden önce vicdan sahibi bir millet ve devletiz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Barzani Karargahı Sözcülüğü" adına yayımlanan açıklamadaki MHP lideri Bahçeli’yi hedef alan sözlere sert tepki gösterdi. Erdoğan, "Sayın Devlet Bahçeli’yi hedef alan dünkü saygısız açıklamaları asla tasvip etmediğimizi, kabul edilemez bulduğumuzu burada ifade etmek isterim. Bu vahim hatadan dönülmeli" dedi.Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’nda konuştu.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasında 26 ve 27 dönem Giresun Milletvekili Cemal Öztürk’ü andı. Erdoğan, "Kardeşimiz emaneti sahibine teslim etti. Cemal kardeşimizi hep nezaketi çalışkanlığı ve hayırla yad edeceğiz. Ailesine baş sağlığı diliyorum" dedi.Ekonomide yılın üçüncü çeyrek verilerinin açıklanmaya başlandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Buna göre ilk 2025 yılının ilk 9 ayında Türkiye’yi ziyaret eden kişi sayısının geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,6 artarak 49 milyon 993 bine çıktığını, turizm gelirlerinde ilk üç çeyrekte 50 milyar doların yakalandığı hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylece tüm zamanların üç çeyrek rekorunun kırıldığını dile getirdi."OECD ülkeleri arasında dördüncü sırada yer aldık"Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonominin 21 çeyrektir kesintisiz sürdürdüğü büyüme çeyreğinin 2025’in üçüncü çeyreğinde de devam ettirdiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan," Bu oranla OECD ülkeleri arasında 4. olduk G20 ülkeleri arasında da 5. sırada yer aldı" dedi.Pazartesi günü açıklanan büyüme rakamlarının oldukça müspet olduğunu , Türkiye ekonomisinin üçüncü çeyrekte yıllık bazda yüzde 3,7 büyüyerek istikrarlı seyrini koruduğuna dikkat çeken Erdoğan, Tarım sektöründe, zirai don ve kuraklık kaynaklı arzu edilmeyen bir küçülme yaşandığını, bu yıl yağışların bol ve bereketli olmasıyla tarımın toparlanmasını beklediklerini kaydetti."Milli gelirimiz 1,5 trilyon doları aştı"Makine ve teçhizat yatırımlarındaki artışın üretime ilişkin umutları güçlendirdiğinin ifade eden Erdoğan, yıllıklandırılmış milli gelirin 1,5 trilyon doları aştığını, belirterek bu rakamların hayırlı olması temennisinde bulundu.Bir diğer önemli gelişmenin Türkiye’nin risk primindeki düşüş olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan," CDS’imiz 233 baz puana gerileyerek son 7 yılın en düşük seviyesine indi. Bu sabah kasım ayı enflasyon rakamları açıklandı. Orada da umutlarımızı artıran bir tabloyla karşılaştık. Buna göre kasım ayı enflasyonumuz 0,87 geldi. Temel mal enflasyonu yüzde 18’ler seviyesine indi" dedi.Hizmet enflasyonundaki düşüşlerin Deprem konutları ve sosyal konut projeleriyle birlikte kira enflasyonunda hızlı bir gerileme beklendiğini vurgulayan Erdoğan," Bu güzel haberlerin de ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu." Türkiye’nin hedefi, rotası, izleyeceği güzergah bellidir. "Türkiye’nin hedefi, rotası, izleyeceği güzergahının belli olduğunu dile getiren Erdoğan," Bu hedef, 86 milyonun tamamının refahını kalıcı biçimde arttırmaktır. Bu hedef, 2028 yılında 1,9 trilyon dolarlık bir ekonomik büyüklüğe ulaşmaktır. Bu hedef, gelecek 3 yıl içinde mal ihracatımızı 375 milyar dolara çıkarmaktır. Bu hedef, yine 3 yıl sonra turizmde 100 milyar dolar gelir elde etmektir. Bu hedef, ülkemize 2 trilyon dolar maliyeti olan terör belasına son vererek Türk ekonomisini şahlandırmaktır. Bölgemizdeki sıcak çatışmalara, küresel ekonomideki belirsizliklere, gümrük tarifeleri üzerinden alevlenen ticaret savaşlarına, Türkiye’nin önünü kesmek için türlü oyunlar çeviren melun ve meyus odaklara rağmen hamdolsun hedeflerimizden kopmadık ve kopmuyoruz. Bizi cesur kılan, bizi her türlü badire karşısında güçlü ve dirençli kılan işte budur, hedeflerimize ulaşacağımıza olan sarsılmaz inancımızdır" değerlendirmesini yaptı."Ekonomi başta olmak üzere her alanda daha aydınlık bir Türkiye’ye inşallah hep beraber vasıl olacağız. Bu ülkeye yeni bedeller ödetmeyecek, bedel ödetmek isteyenlere de geçit vermeyeceğiz."diyen Erdoğan," Suyu önce bulandırıp sonra da bulanık suda sazan avına çıkan simsarların oyunlarına gelmeyeceğiz. Elbette ekonomide rakamlar, oranlar, karşılaştırmalar önemlidir. Ama aslolan, 86 milyonun topyekun düşüncesi, fikri ve kanaatidir. Aslolan esnafın, tüccarın, emeklinin, emekçinin ne dediği, ne hissettiğidir. Bu süreçte sadece rakamlara, sadece oranlara bakmıyor, çarşıya, pazara, esnafa, tüccara, reel sektörün kalbinin attığı sanayi bölgelerimize de kulak veriyoruz. Reel sektörden gelen talep ve şikayetleri daima dikkatle dinledik, bugün de hissiyatımız en üst seviyededir" dedi.Kabine toplantısı sonrasında KOBİ’lerle ilgili yeni bir müjdeyi paylaştıklarını hatırlatan Erdoğan," Geçen yıl emek yoğun üretim yapan tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya sektörlerinde başlattığımız koruma programını devam ettiriyoruz. İstihdamını koruyan KOBİ’lerimize çalışan başına verdiğimiz aylık 2 bin 500 liralık desteği 2026 senesinde 3 bin 500 liraya yükseltiyoruz. Büyük ölçekli firmalarımızı da dahil edeceğimiz yeni programla 1 milyon 100 bin istihdamı koruyacak, emekçi ve sanayicimizin yanında olacağız. Yeni programımızın ekonomimize hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.Son toplantıdan bu yana uluslararası ilişkiler boyutunda oldukça yoğun bir mesaileri olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle G20 Liderler Zirvesi vesilesiyle bulundukları Güney Afrika Cumhuriyeti’nde önemli temaslar gerçekleştirdiklerini ifade etti. Erdoğan,"G20 ülkeleri dünya ekonomisinin yüzde 85’ini, nüfusunun ise üçte ikisini temsil ediyor. Bu ülkeler gerek iktisadi güçleri, gerek dünya siyasetindeki ağırlıklarıyla küresel sorunlara çözüm arayışında ön plana çıkıyor" dedi.-" Johannesburg zirvesinde de daha adil bir dünya mümkün şiarıyla küresel sistemin yapılandırılmasına olan ihtiyacı dile getirdiTürkiye’nin Biz de G20’nin en aktif üyelerinden biri olarak çalışmalara gereken desteği verdiğine dikkat çeken Erdoğan," 2015 yılındaki Dönem Başkanlığımız sırasında düşük gelirli ülkelerin sesi olmuştuk, Johannesburg zirvesinde de daha adil bir dünya mümkün şiarıyla küresel sistemin yapılandırılmasına olan ihtiyacı dile getirdik. Dünya genelinde her 10 kişiden biri hala aşırı yoksullukla mücadele ediyor. Dünyanın birçok ülkesine gittiğimizde şu ibretlik manzarayla sık sık karşılaşıyoruz: Bir yanda dünyanın en pahalı markalarıyla arz-ı endam eden bir avuç elit varken, diğer yanda günlük bir dolar gelirle hayata tutunmaya çalışan milyonları görüyoruz. Zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan mevcut düzenin sürdürülebilir olmadığının altını her zeminde çiziyoruz. G-20’de verdiğimiz mesajların bilhassa Afrikalı kardeşlerimiz nezdinde memnuniyetle karşılandığını özellikle gördük. Türkiye, uluslararası platformlardaki dik ve dirayetli duruşuyla daha fazla takdir topluyor, çağrıları daha fazla makes buluyor. Bunda elbette ülkemizin son 20 yılda kıtayla ilişkilerini geliştirmesinin büyük payı var. Birazdan Türkiye-Afrika iş birliğinde nereden nereye geldiğimizi göreceğiz. Ben burada sadece birkaç çarpıcı rakamı sizlerle ve ekranları başında bizleri izleyen vatandaşlarımla paylaşmak arzusundayım" değerlendirmesini yaptı.-Afrika ve Afrika halkları bizim kardeşimizdirSon 20 yılda Afrika’daki büyükelçiliklerin sayısının 12’den 44’e çıktığını, Afrika ülkelerinin Ankara’daki temsilciliklerinin ise 10’dan 38’e yükseldiğini bildiren Erdoğan," Kıtayla ticaretimiz 20 sene 5 milyar dolardan 37 milyar dolar seviyelerine geldi, hedefimiz ise 50 milyar dolar. Doğrudan yatırımlarımız 10 milyar dolara ulaşırken, şirketlerimiz 97 milyar dolar değerinde 2.000’den fazla proje üstlendi. Türk Hava Yollarımız 41 ülkede 64 noktaya ulaşarak kıtanın en geniş uçuş alanına sahip firmalarından biri oldu. Türkiye Maarif Vakfı’na ait okullarımız 22 bin öğrenciye eğitim hizmeti veriyor. Türkiye mezunu öğrenciler kıtada artık bakan, büyükelçi, bürokrat, iş adamı, akademisyen olarak önemli görevlere geliyor. İnşallah çok daha iyi yerlerde olacağız. Şunu burada bir kez daha belirtmek isterim: Afrika ve Afrika halkları bizim kardeşimizdir. Bu kardeşlik hukukunun gereklerini yerine getirmek bizim görevimizdir. Bu hukuka 20 yıl boyunca hiç gölge düşürmedik. İnşallah düşürmeyeceğiz" dedi.-Biz her şeyden önce vicdan sahibi bir millet ve devletiz" Biz her şeyden önce vicdan sahibi bir millet ve devletiz. En yakınımızdan en ücra köşeye kadar ulaşabildiğimiz her yere imkânlarımız ölçüsünde el uzatmak bizim için çekinilecek bir durum değildir." Diyen Erdoğan," Tam tersine, Türkiye’nin alan el konumundan son 23 yılda veren el konumuna gelmesi ülkemiz ve milletimiz adına bir kıvanç vesilesidir. Nasıl 103 bin tonu aşan insani yardımlarımızla Gazze’ye en fazla yardım gönderen ülkelerden biriysek, neredeyse tüm dünyanın derin bir sessizlikle izlediği Sudan’daki trajediye de en fazla hassasiyet gösteren biziz. AFAD’ımız, Kızılay’ımız, Türkiye Diyanet Vakfımız ve bu meseleyi dert edinen insani yardım vakıflarımız, tıpkı Gazze’de yaptıkları gibi Sudan’daki insani felaketi de hafifletmek için seferberlik ruhuyla coşturuyor. Akan kanın bir an önce durması, Sudan’ın daha fazla kaosa sürüklenmemesi için yoğun çaba içindeyiz. Büyük ülke olmak, büyük millet olmak neyi gerektiriyorsa inşallah içeride ve dışarda biz işte bu tavır içerisinde olacağız" değerlendirmesini yaptı.2026 yılının Türkiye açısından kelimenin tam anlamıyla bir uluslararası zirveler yılı olacağını kaydeden Erdoğan,"COP-31 Zirvesi vesilesiyle 200’e yakın ülkeyi Antalya’mızda ağırlayacağız. Temmuz ayında NATO Zirvesini Başkentimiz Ankara’da gerçekleştireceğiz. Türk Devletleri Teşkilatı’nın 13. zirvesine ülkemizde ev sahipliği yapacağız. 2026 senesi boyunca da Türkiye’nin itibarına itibar katmayı sürdüreceğiz" diye konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek nesillere devraldıklarından daha ileri bir ekonomi, daha güçlü bir demokrasi, daha caydırıcı bir savunma sanayi, daha itibarlı bir dış politika, daha iyi hizmet üreten bir bürokrasi teslim etmek amacıyla dur durak bilmeden çalıştıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan," İstiyoruz ki yarın veya ertesi gün değil, bizden 40-50 sene, hatta bir asır sonra bile hayırla, şükranla, minnetle yad edilen eserler bırakalım. İstiyoruz ki çocuklarımıza her alanda müreffeh ve muzaffer bir ülke emanet edelim. İstiyoruz ki gençlerimize demokrasi standartları, hukuk standartları, yaşam standartları çok yüksek bir Türkiye teslim edelim. İstiyoruz ki yıllardır halının altına süpürülmüş sorunları çözelim. Türkiye yüzyılının inşasının önündeki büyük-küçük bütün engelleri kaldıralım. Bizim yegane niyetimiz budur. Bizim siyasette varlık gayemiz budur" açıklamasını yaptı.-Türkiye hava savunmasında çok stratejik bir imkana sahip olma yolunda ciddi bir üstünlük elde ettiCumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz günlerde savunma sanayinde küresel bir başarıya daha imza atıldığını belirterek," KIZILELMA adını verdiğimiz insansız savaş uçağımız, MURAT isimli radarımızla tespit edilen bir savaş uçağını Gökdoğan isimli füzemizle havadan havaya tam isabetle vurmayı başardı. Böylece KIZILELMA havadan havaya görüş ötesi hedefi vurabilen ilk insansız savaş uçağı oldu. Türkiye hava savunmasında çok stratejik bir imkana sahip olma yolunda ciddi bir üstünlük elde etti. Milletimize bu gururu yaşatan tüm kurumlarımıza, bilim insanlarımıza, çalışanlara ve özel sektörümüze ülkem ve milletim adına buradan samimi tebriklerimi iletiyorum"diye konuştu.- Özel cesareti varsa ve bir cellat görmek istiyorsa aynaya baksınCHP Genel Başkanı Özgür Özel’e sert tepki gösteren Erdoğan,"Bu arada testler Sinop’ta yapıldı. Bu küresel başarıya Sinop’ta ulaşıldı. Biliyorsunuz CHP Genel Başkanı bu testleri Sinop’ta balıklar rahatsız oluyor diyerek eleştirmişti. Biz ona yine Sinoplu Diyojen’in o meşhur sözüyle cevap verelim; "Gölge etme, başka ihsan istemez." Siz gidin kurultay üstüne kurultay yapın. Siz gidin kendi iç meselelerinizle uğraşın. Siz gidin gırtlağınıza kadar battığınız pisliklerden arının. Siz gidin önce içinizdeki yolsuzluk yapanları ayıklayın. Bize gölge etmeyin, o bize yeter. Şimdi çıkmış artık ismini bile duymaya tahammül edemedikleri Selefi Kılıçdaroğlu gibi birilerini cellat olmakla itham ediyor. Neymiş? DEM Parti’nin terörsüz Türkiye sürecine katkı vermesi Stockholm sendromu imiş. Yani celladına aşık olmakmış. Yahu insanda biraz utanma olur, mahcubiyet olur. Hadi Türkiye’yi bilmiyorsun, hadi dış politikadan haberin yok, hadi ekonomide elifi görsen mertek zannedersin, insan bari kendi geçmişini bilir, kendi kara sicilini bilir. Şimdi bu beyefendiye sormak lazım. Ya sen ömrün boyunca hiç mi CHP’nin utanç lekeleriyle dolu tarihini okumadın? Tek parti faşizminin bu millete neler yaşattığını hiç mi öğrenmedin? Sen kimin cellat, kimin mağdur olduğunu bilmiyor olabilirsin, ama benim Kürt kardeşim kimin cellat olduğunu çok iyi bilir. Şurada, Ulus Meydanında, istiklal mahkemelerinde alelacele kararlar alıp, darağaçlarında iskemleyi kimin devirdiğini milletim gayet iyi bilir. Merhum Menderes’i, Polatkan’ı, Zorlu’yu adım adım darağacına kimin taşıdığını milletim bilir. Şimdi ardından timsah gözyaşları döktükleri Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamlarına kimin sessiz kalarak onay verdiğini benim milletim çok iyi bilir. Terörle mücadele adı altında Tunceli’den başlayarak bizim dönemimize kadar Kürt kardeşlerimizin kanını kimin döktüğünü benim milletim çok iyi bilir. Sayın Özel, hedef saptırmasın, kendini boşu boşuna hiç yormasın. Eğer cesareti varsa ve bir cellat görmek istiyorsa aynaya baksın. Kendi tarihine baksın, CHP’nin geçmişine baksın, celladı orada zaten görecektir" ifadelerini kullandı.-CHP’nin saklamaya çalıştığı gizli yüzü, niyeti, fikri ve zikri deşifre oluyor"Yönetim değişiyor, fakat CHP her şeye çıkar odaklı bakma alışkanlığından bir türlü kurtulamıyor." değerlendirmesini yapan Erdoğan," CHP’nin gözünde kendileri ağa, geri kalan milyonlar ise maraba. Kürt kardeşlerim herkese bunlar için sadece bir oy deposu, ama artık yutmazlar. Denklem gayet basit, hiçbir karşılık beklemeden seçimlerde oy verdiğinizde sizden iyisi yok, tersi bir durumda ise sizden kötüsü yok. Bakın biz buna daha önce 14-28 Mayıs seçimlerinde deprem bölgesinde şahit olduk. Sırf kendi Cumhurbaşkanı adaylarına oy vermediler diye depremzedelerimize günlerce etmediklerini bırakmadılar. Gece vakti misafirhanelerden kovmaktan, sosyal medyadaki edepsizliklere kadar her türlü vicdansızlığı, her türlü hoyratlığı sergilediler. Bugün de aslında aynısı tekerrür ediyor. CHP zihin kodlarındaki faşizmi ve elitizmi dışa vuruyor. CHP’nin saklamaya çalıştığı gizli yüzü, niyeti, fikri ve zikri deşifre oluyor. AK Parti olarak bizim tavrımız bellidir, onlar ne yaparsa yapsın biz Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Çerkez’iyle, Laz’ıyla tüm Türkiye’yi kucaklamaya devam edeceğiz. Hiçbir ayrım gözetmeden 86 milyonun hiçbir ferdini aynı samimiyetle, aynı muhabbetle bağrımıza basacağız" dedi.Terörsüz Türkiye sürecindeki çalışmalarla ilgili değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan," Bundan 24 sene evvel 14 Ağustos 2001 tarihinde partimizi kurarken sergilediğimiz irade neyse, 2005 yılında Diyarbakır’da bu sorun benim de sorunum derken ortaya koyduğumuz cesaret neyse, 2013 yılında çözüm için baldıran zehri içmek gerekirse biz o baldıran zehrini de içeriz yeter ki bu ülkeye huzur gelsin, refah gelsin dediğimiz gündeki kararlılığımız neyse AK Parti olarak bugün de aynı iradeyi, aynı cesareti ve samimiyeti taşıyoruz. Partimizin, ittifakımızın ve devletimizin önce terörsüz Türkiye’yi ardından ülkemize yönelik terör tehdidinin bertaraf edildiği terörsüz bölgeyi inşa etme azmi tamdır" diye konuştu.- Cumhur İttifakı’nın bütün mücadelesi bu hedefe suhuletle varmak içindirCumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakı’nın hedef, anlayış ve fikir birliği içinde olduğunu vurgulayarak," Her fırsatta söylüyorum, bugün tekrar altını çizerek ifade ediyorum, Allah’ın izniyle, aziz milletimizin de hayır duasıyla bu sefer başaracağız. Evlatlarımıza terörün karanlık gölgesinin düşmediği bir Türkiye’yi inşallah teslim edeceğiz. Cumhur İttifakı olarak bir siyasi risk alıyorsak sadece elimizi değil gövdemizi de taşın altına koyuyorsak işte bunun için alıyoruz. Türkiye yarım asırlık bir beladan, yarım asırlık bir sorundan, yarım asırlık bir musibetten tamamen kurtulsun diye bunları yapıyoruz. Cumhur İttifakı’nın bütün mücadelesi bunun içindir. Bu hedefe suhuletle varmak içindir" ifadelerini kullandı.-Bu vahim hatadan bir an önce dönülmeli ve düzeltilmelidirCumhurbaşkanı Erdoğan, Barzani Karargahı Sözcülüğü" adına yayımlanan açıklamadaki Devlet Bahçeli hedef alan sözlere de sert bir dille cevap verdi. Erdoğan," Bu noktada ittifak ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’yi hedef alan dünkü saygısız ve hadsiz açıklamaları asla tasvip etmediğimizi kabul, edilemez bulduğumuzu burada ifade etmek isterim. Gerek Parti Sözcümüz, gerekse Dışişleri Bakanlığımız konuya dair rahatsızlığımızı açıkça dile getirmiş, gerekli diplomatik adımlar atılmış, izahat yapılması istenmiştir. Bu vahim hatadan bir an önce dönülmeli ve düzeltilmelidir. Öte yandan bundan sonra sürecin biraz daha ivme kazanmasını ümit ediyoruz. İyimser konuşurken 23 yıllık tecrübelerimizin ışığında elbette şu riskleri de göz ardı etmiyoruz: Hedefe yaklaştıkça istismar mekanizmaları daha fazla devreye girecek. Terör bitince işsiz kalacak olanlar bunu engellemek için daha fazla mesai yapacak. Türkiye’nin bu paslı prangadan kurtulmasını istemeyenler son ana kadar vazgeçmeyecek. Bunların tamamının farkındayız ve hepsine de hazırlıklıyız. İnancım ve samimi duam odur ki, sorunları çözmek amacıyla milletimizin Gazi Meclisi’mize gönderdiği bütün milletvekillerimiz hayati önemi haiz bu konuda bizimle aynı hissiyatı paylaşır, bizimle aynı hedefe yürür. Özellikle tarihi bir sorumluluk üstlenen komisyonumuzun şimdiye kadar başarıyla yürüttüğü çalışmalarını bundan sonra da milletin ve memleketin menfaatlerini önceleyen bir anlayışla tekemmül ettireceğine inanıyorum. AK Parti olarak biz bugüne kadar olduğu gibi sorumluluk almaya, yapıcı ve ön açıcı olmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.-Türkiye’ye başkalarının ellerine tutuşturduğu gözlüklerle bakanlar her şeyi bulanık görürler"Ana Muhalefetin eski yönetim, yeni yönetim ve paralel yönetim arasında giderek kızışan çatışmalarını örtmek, belediyelerde ortaya çıkan yolsuzluklarını perdelemek için topluma karamsarlık pompaladığını, umutsuzluk yaymaya çalıştığını hepimiz çok net görüyoruz, biliyoruz."diyen Erdoğan," Muhalefetin bu noktada yalnız olmadığını da anlıyoruz. İçeride ya da dışarıda birtakım etki ajanları milletimizin huzurunu bozmak, milletimizi kutuplaştırmak, özellikle de gençlerimizi umutsuzluğa, karamsarlığa sevk etmek için yoğun gayret içindeler. Bakınız bir yandan tarihimizin en yıkıcı depreminin yaralarını sarıyoruz, bir yandan açılıştan açılışa koşuyoruz. Bir yandan ekonomiyi büyütüyoruz, diğer yandan savunma sanayinde küresel rekorlar kırıyoruz. Yani her alanda büyük bir atılım ve kalkınma seferberliği içindeyiz. Tabii bunları görmek için Türkiye’ye nereden baktığınız son derece önemli. Türkiye’ye başkalarının ellerine tutuşturduğu gözlüklerle bakanlar her şeyi bulanık görürler. Ama Türkiye’ye kendi gözüyle, kendi gözlüğüyle bakanlar her alanda yükselen, büyüyen, güçlenen, iddiaları olan, tezleri olan, ayakları yere sağlam basan, özgüvenli bir Türkiye görürler" açıklamasını yaptı.Bu toprakların bin yılı aşkın süredir Müslüman Türk hakimiyeti altında olduğunun altını çizen Erdoğan, "Bu topraklarda isteyen istediğine inanmakta özgürdü. İsteyen kendi ibadethanesinde kendi ibadetini yapmakta özgürdür. Bu topraklar hoşgörü toprağıdır. Biz üç kıtada hüküm sürmüş, üç kıtada at koşturmuş cihan imparatorluğunun bakiyesi bir devletiz. Biz Selçuklu’nun, Osmanlı’nın devamı bir ülkeyiz. Biz yedi asır önce yaratılanı severim, Yaratandan ötürü diyen Yunus Emre’nin sevgi diliyle konuşuyoruz. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın buyuran Şeyh Edebali’nin hikmet dolu tavsiyesinin izinden gidiyoruz. Evet, biz tarihimize ve ecdadımıza baktığımızda bunları ve çok daha fazlasını görüyoruz. İnsan görüyoruz. İnsanı merkeze alan bir devlet anlayışı görüyoruz. Bunu özellikle şunun için söylüyorum: Avrupa’da zaman zaman birileri çıkıyor, Türkiye’ye ve İslam ülkelerine dini azınlıklar üzerinden ders vermeye kalkıyor. Oysaki bu coğrafya en az bin yıldır, kimi komşu devletler 1400 yıldır kesintisiz İslam hakimiyeti altındadır" dedi.- Onlar camileri yıkarken, biz burada kiliseleri tamir ediyoruzCumhurbaşkanı Erdoğan, bu coğrafyada Hristiyan, Musevi, Ermeni, Rum, Keldani, Ezidi, Süryani ve daha nice topluluk olduğunu belirterek,"1400 yıldır bu coğrafyada varlar ve özgürce ibadetlerini yerine getiriyorlar. Avrupa’da 1950’lere kadar bunun bir örneğini bulamazsınız, göremezsiniz. Bu topraklarda sayısı az ya da çok onlarca farklı inanış asırlar boyu huzur içinde yaşamıştır. Ama Batı’da tarih boyunca bırakın azınlıkları, mezhepler üzerinden kan dökülmüş, milyonlarca insan kırıma uğramıştır. Bizimle Batı arasındaki en temel zihniyet farkı işte budur. Bizim kendimize güvenimiz tam. Onlar camileri yıkarken, biz burada kiliseleri tamir ediyoruz, çünkü bizim korkumuz yok, biz kendimize güveniyoruz, biz gücümüzün farkındayız. Biz, devletlerden bir devlet, milletlerden bir millet değiliz. Biz, inancımızla, kimliğimizle, ideallerimizle 3 kıta 7 iklimde düzen kurmuş Türk milletiyiz. Biz, tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük, merhametiyle büyük, adaletiyle büyük Türkiye Cumhuriyeti Devleti’yiz" değerlendirmesinde bulundu.- Önce zihinlerdeki prangaları kırıp atacağızCumhurbaşkanı Erdoğan, "Önce kendimize güvenecek, özgüven sahibi olacağız. Bu milletin Allah’ın izniyle aşamayacağı hiçbir engel yok. AK Parti olarak kurulduğumuz günden itibaren böyle bir vizyonla, böyle bir misyonla hareket ettik. Korku üzerine değil, umut üzerine bir gelecek inşa etmenin mücadelesini verdik. 23 yıl boyunca hangi sorunu çözmek için elimizi uzatsak, aman bölünürüz, aman parçalanırız diye engel çıkardılar. 23 yıl boyunca hangi alanda kısıtlamaları, yasakları kaldırsak, özgürlükleri genişletsek, aman geriye gideriz diye korku saldılar. Peki, ne oldu? 23 yılda Türkiye bölündü mü, parçalandı mı, geriye gitti mi? Elbette hayır, tam tersine Türkiye büyüdü, güçlendi, bir ve beraber oldu, her alanda daha da ileriye gitti.Kardeşlerim, unutmayın, önce zihinlerdeki prangaları kırıp atacağız, önce elimizi, kolumuzu bağlayan, ufkumuzu karartan, vizyonumuzu daraltan zincirlerden kurtulacağız. Önce biz kendimize inanacak, kendimize güvenecek, emin adımlarla geleceğe yürüyeceğiz. Milletimden medyada, sosyal medyada, siyasette her fırsatta umutsuzluk, karamsarlık yayanlara, bütün bunlara karşı uyanık olmalarını istirham ediyorum" dedi.-"86 milyon kardeş olursak, Allah’ın izniyle aşamayacağımız engel, erişemeyeceğiz hedef yoktur"Gençlere hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan," Sevgili gençler; bakın özellikle sizlere sesleniyorum, ekranları başında bizi takip eden gençler, sanal alemde sizi kutuplaştıran, sizi kamplaştıran, sizi umutsuzluğa sevk eden o yayınların nereden, kimler tarafından yapıldığı işte tek tek ortaya çıkıyor. Biri Arap ülkesine yerleşmiş, oradan gençler arasında Arap düşmanlığını yaymaya çalışıyor. Biri Amerika’ya yerleşmiş, oradan İstanbul’un gençlerini sokağa dökmeye çalışıyor. Biri İsrail’den yayın yapıyor, burada kışkırtma yapıyor. Farklı maskeler altında hepsi aynı odağa hizmet ediyor, bunlara aldanmayın, bunlara lütfen prim vermeyin. Hiç kimsenin endişesi olmasın, mevcut sorunları da aşacağız, ekonomiyi daha da büyüteceğiz, soframızdaki ekmeği daha da büyüteceğiz, huzuru, kardeşliği, özgürlüğü, demokrasiyi, güvenliği daha da büyüteceğiz. Geleceğe sağlam adımlarla ilerliyoruz, asırların tortularını kaldırarak, asırların engellerini aşarak ilerliyoruz. Biz kendimize güvenirsek, biz birbirimize güvenirsek, 86 milyon kardeş olursak, Allah’ın izniyle aşamayacağımız engel, erişemeyeceğiz hedef yoktur. İnanıyorsanız üstünsünüz, inanıyorsanız zafer sizindir. İnançla, güvenle, özgüvenle inşallah Türkiye yüzyılını hep birlikte inşa edeceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.
Adıyaman Belediyesi Aralık ayı meclis toplantısı yapıldı
03 Aralık 2025 Çarşamba - 13:23 Adıyaman Belediyesi Aralık ayı meclis toplantısı yapıldı Adıyaman Belediyesi’nin Aralık Ayı Olağan Meclis Toplantısı gerçekleştirildi. Adıyaman Belediyesi’nin Aralık Ayı Olağan Meclis Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda biri ek olmak üzere toplam 17 gündem maddesi görüşülerek karara bağlandı. Meclis ayrıca Yozgat’ın Sorgun ilçesiyle kardeş belediye olunmasını da oy birliğiyle kabul etti. 475 bin ton asfalt serimi ile tamamlandı Toplantıda konuşan Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, kent genelinde yürütülen altyapı ve üstyapı çalışmalarına ilişkin kapsamlı bilgiler verdi. Başkan Tutdere, "1 Nisan’dan bu yana şehrimizin cadde ve sokaklarına, ayrıca yeni açtığımız güzergâhlara 475 bin ton asfalt serimi gerçekleştirdik. Bu rakam, Adıyaman Belediyesi’nin tarihinde ulaşılan en yüksek seviyedir. Adıyaman’ın yollarını yenilemek, konforu artırmak ve uzun yıllardır birikmiş sorunları çözmek için tüm sahadaki gücümüzle çalışıyoruz" dedi. Tutdere, özellikle mahallelerde yürütülen yoğun çalışmalara dikkat çekerek, "Sümerevler Mahallesi’nde ve diğer mahallelerimizde yoğun bir asfaltlama çalışması devam ediyor. Su işlerimiz de çok ciddi bir çalışma sürdürüyor. Şu anda çarşı merkezine girdik. Gece planladık; geceleri firma çalışıyor, gündüzleri ise trafiği aksatmıyoruz. Vatandaşlarımızın mağdur olmaması için tüm planlamaları titizlikle yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Bakanlıklarla yürütülen temaslar ve İndere ulaşım sorunu Başkan Tutdere, belediye hizmetlerinin güçlendirilmesi için bakanlıklar düzeyinde yürütülen görüşmeler hakkında da bilgi vererek, "Hem ikili ilişkilerimizle hem bakanlıklar ve diğer kamu kurumları nezdindeki girişimlerimizle belediyemizin ve şehrimizin ihtiyaçlarını gidermek için yoğun bir mesai harcıyoruz. Geçen günlerde mecliste aldığımız karar doğrultusunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan izinlerimizi aldık. İndere bölgesinde ulaşımla ilgili bir sorun var. Bu sorunu çözmek için 3 adet otobüsümüzü aldık. Geri kalan 7 otobüsümüz için de işlemlerimizi başlattık. 10 gün içerisinde kalan otobüsleri de temin edip sıfır otobüslerimizi İndere bölgesinde kullanmayı planlıyoruz. Bu konuda hem Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı hem de diğer kurumlarla yoğun bir temasımız var" dedi. İçme suyu konusunda bakanlık girişimleri Tutdere, içme suyu konusunda yapılan temasları da şöyle aktararak, "İçme suyu konusunda Cumhurbaşkanı Adıyaman’a geldiğinde ziyareti sırasında Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya hitaben bir mektup yazdım. Bu işin ne kadar kıymetli olduğunu ve çözümünün aciliyetini ilettim. Mektuplarımızı ulaştırdık, takipçisi olacağız. Hem milletvekilleri aracılığıyla hem de bizzat kendim konuyu takip ederek bu sorunun da bu kış nihayete ermesi için gayret göstereceğiz. Gelecek yaza bugünden hazırlanmamız gerekiyor. Halkımız somut adım bekliyor" şeklinde konuştu. Hizmet binalarında sona gelindi Tutdere, belediyenin devam eden büyük ölçekli projelerinin son durumu hakkında da bilgi vererek, belediye hizmet binası, nikah salonu, kültür merkezi, kesimhane ve halk ekmek tesislerinde çalışmaların tamamlanma aşamasına geldiğini belirtti. Başkan Abdurrahman Tutdere yapımı devam eden parklara ilişkin, "Daha önce Adıyaman halkına müjdesini vermiş olduğumuz Adıyaman’ın en büyük parkı olan Atatürk Parkının ihale işlemleri tamamlandı, yüklenici firma işe başladı. İnşallah gelecek yılın Mayıs, Haziran ortalarında parkımızı tamamlamış olacağız. Bu konuda Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Mansur Yavaş’a katkıları için şimdiden teşekkür ediyoruz. Eskişehir Büyükşehir Belediyesinin yapacağı parkın da ihalesi tamamlandı. Onlar da 14 dönüm üzerine, içerisinde sosyal alanların olduğu çok büyük ve güzel bir parkı şehrimize kazandıracaklar. Buradan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce’ye teşekkür ediyoruz. Hayırseverlerin desteğiyle yapmış olduğumuz Sırrı Süreyya Önder Parkında sonlara doğru geldik. Az kaldı, kısa süre içerisinde tamamlamış olacağız. Yine kendi bütçemizle yapmış olduğumuz Bahçelievler, Siteler, Bahçecik başta olmak üzere mahallelerimizdeki büyük parklarımızda da çalışmalar tamamlanma aşamasına geldi. Şu anda ağaç dikimi ve çimlenme işlemlerini yaptırıyoruz, ay sonunda tamamlanmış olacak" ifadelerine yer verdi. Yozgat’ın Sorgun Belediyesi kardeş belediye oldu Toplantıda Sorgun Belediyesi ile kardeş belediye protokolü görüşülerek oy birliğiyle kabul edildi. Protokolle birlikte kültürden sosyal hizmetlere, teknik işbirliğinden ortak projelere kadar geniş bir yelpazede iş birlikleri yapılması hedefleniyor. Aralık Ayı Olağan Meclis Toplantısında, kardeş belediyecilik protokolünün yanı sıra belediyenin çeşitli birimlerini ilgilendiren idari ve teknik konular da ele alındı. İmar uygulamalarına dair düzenlemeler, bazı parsel ve yol planlamalarına ilişkin komisyon raporları, belediyeye ait hizmet alanlarının kullanımına yönelik planlamalar ve sosyal-kültürel hizmetlere ilişkin çalışma programları meclis tarafından değerlendirildi. Ayrıca 2025 yılına ait bazı idari yetkilendirmeler ile devam eden yatırımların süreç bilgilendirmeleri görüşülerek meclisin onayına sunuldu. Tüm gündemler, ilgili komisyon raporları doğrultusunda değerlendirilerek oy birliğiyle karara bağlandı.
Yunusemre Belediyesi BÜKSEV ile işbirliği yapacak
03 Aralık 2025 Çarşamba - 13:08 Yunusemre Belediyesi BÜKSEV ile işbirliği yapacak Yunusemre Belediyesi ile Bülent Koşmaz Sağlık ve Sosyal Eğitim Vakfı (BÜKSEV) arasında kanser hastaları ve yakınlarına yönelik farkındalık programları düzenlemek, maddi ve manevi destek sağlamak amacıyla protokol yapılacak. Karar, Yunusemre Belediye Meclisinin 2025 yılının son meclis toplantısında meclis üyelerinin oy birliği ile alındı. Yunusemre Belediyesi’nin 2025 yılındaki son meclis toplantısı, Belediye Başkanı Semih Balaban başkanlığında Ferdi Zeyrek Millet Çarşısı İsmail Hakkı Tonguç Konferans Salonunda gerçekleştirildi. Aralık ayı meclisi iki oturum halinde yapılırken, toplam 34 gündem maddesi görüşüldü. Toplantıda Eskişehir Tepebaşı Belediyesi ile Yunusemre Belediyesi arasında "Kardeş Şehir" protokolü imzalanabilmesi için Başkan Semih Balaban’a yetki verilmesi maddesi meclisten oy birliği ile geçti. Bir diğer önemli gündem maddesi olan belediye ile Bülent Koşmaz Sağlık ve Sosyal Eğitim Vakfı (BÜKSEV) arasında kanser hastaları ve yakınlarına yönelik farkındalık programları düzenlemek, maddi ve manevi destek sağlamak amacıyla protokol yapılması için Başkan Balaban’a yetki verilmesi maddesi de oy birliği ile kabul edildi. BÜKSEV ile yapılacak protokol hakkında konuşan Başkan Balaban, "Bülent Koşmaz, Manisa’ya mal olmuş değerli bir insandı. Kendisini bir kez daha saygıyla anıyoruz. Değerli eşi bu konuda bizden destek istedi. Biz de seve seve yardımcı olacağımızı ifade ettik. Birlikte güzel çalışmalar yapacağımıza inanıyorum." dedi. Mecliste ayrıca Yenimahalle’de bulunan bir parka Prof. Dr. Haydar Baş isminin verilmesi teklifi oy çokluğu ile kabul edildi. Toplantının kapanışında mecliste grubu bulunan parti başkanvekilleri söz alarak aralık ayı ve yıl değerlendirmesi yaptı. Başkan Balaban ise Ankara temasları hakkında bilgi vererek, genel kurulda yeniden seçilen CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i tebrik etti. Ocak ayı meclis toplantısının 6 Ocak 2026 Salı günü saat 18.00’de yapılması kararlaştırıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ekonomi başta olmak üzere daha aydınlık bir Türkiye’ye vasıl olacağız. Bu ülkeye yeni bedeller ödetmek isteyenlere geçit vermeyeceğiz.
03 Aralık 2025 Çarşamba - 13:07 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ekonomi başta olmak üzere daha aydınlık bir Türkiye’ye vasıl olacağız. Bu ülkeye yeni bedeller ödetmek isteyenlere geçit vermeyeceğiz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Barzani Karargahı Sözcülüğü" adına yayımlanan açıklamadaki MHP lideri Bahçeli’yi hedef alan sözlere sert tepki gösterdi. Erdoğan, "Sayın Devlet Bahçeli’yi hedef alan dünkü saygısız açıklamaları asla tasvip etmediğimizi, kabul edilemez bulduğumuzu burada ifade etmek isterim. Bu vahim hatadan dönülmeli" dedi.Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’nda konuştu.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasında 26 ve 27 dönem Giresun Milletvekili Cemal Öztürk’ü andı. Erdoğan, "Kardeşimiz emaneti sahibine teslim etti. Cemal kardeşimizi hep nezaketi çalışkanlığı ve hayırla yad edeceğiz. Ailesine baş sağlığı diliyorum" dedi.Ekonomide yılın üçüncü çeyrek verilerinin açıklanmaya başlandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Buna göre ilk 2025 yılının ilk 9 ayında Türkiye’yi ziyaret eden kişi sayısının geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,6 artarak 49 milyon 993 bine çıktığını, turizm gelirlerinde ilk üç çeyrekte 50 milyar doların yakalandığı hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylece tüm zamanların üç çeyrek rekorunun kırıldığını dile getirdi."OECD ülkeleri arasında dördüncü sırada yer aldık"Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonominin 21 çeyrektir kesintisiz sürdürdüğü büyüme çeyreğinin 2025’in üçüncü çeyreğinde de devam ettirdiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan," Bu oranla OECD ülkeleri arasında 4. olduk G20 ülkeleri arasında da 5. sırada yer aldı" dedi.Pazartesi günü açıklanan büyüme rakamlarının oldukça müspet olduğunu , Türkiye ekonomisinin üçüncü çeyrekte yıllık bazda yüzde 3,7 büyüyerek istikrarlı seyrini koruduğuna dikkat çeken Erdoğan, Tarım sektöründe, zirai don ve kuraklık kaynaklı arzu edilmeyen bir küçülme yaşandığını, bu yıl yağışların bol ve bereketli olmasıyla tarımın toparlanmasını beklediklerini kaydetti."Milli gelirimiz 1,5 trilyon doları aştı"Makine ve teçhizat yatırımlarındaki artışın üretime ilişkin umutları güçlendirdiğinin ifade eden Erdoğan, yıllıklandırılmış milli gelirin 1,5 trilyon doları aştığını, belirterek bu rakamların hayırlı olması temennisinde bulundu.Bir diğer önemli gelişmenin Türkiye’nin risk primindeki düşüş olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan," CDS’imiz 233 baz puana gerileyerek son 7 yılın en düşük seviyesine indi. Bu sabah kasım ayı enflasyon rakamları açıklandı. Orada da umutlarımızı artıran bir tabloyla karşılaştık. Buna göre kasım ayı enflasyonumuz 0,87 geldi. Temel mal enflasyonu yüzde 18’ler seviyesine indi" dedi.Hizmet enflasyonundaki düşüşlerin Deprem konutları ve sosyal konut projeleriyle birlikte kira enflasyonunda hızlı bir gerileme beklendiğini vurgulayan Erdoğan," Bu güzel haberlerin de ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu." Türkiye’nin hedefi, rotası, izleyeceği güzergah bellidir. "Türkiye’nin hedefi, rotası, izleyeceği güzergahının belli olduğunu dile getiren Erdoğan," Bu hedef, 86 milyonun tamamının refahını kalıcı biçimde arttırmaktır. Bu hedef, 2028 yılında 1,9 trilyon dolarlık bir ekonomik büyüklüğe ulaşmaktır. Bu hedef, gelecek 3 yıl içinde mal ihracatımızı 375 milyar dolara çıkarmaktır. Bu hedef, yine 3 yıl sonra turizmde 100 milyar dolar gelir elde etmektir. Bu hedef, ülkemize 2 trilyon dolar maliyeti olan terör belasına son vererek Türk ekonomisini şahlandırmaktır. Bölgemizdeki sıcak çatışmalara, küresel ekonomideki belirsizliklere, gümrük tarifeleri üzerinden alevlenen ticaret savaşlarına, Türkiye’nin önünü kesmek için türlü oyunlar çeviren melun ve meyus odaklara rağmen hamdolsun hedeflerimizden kopmadık ve kopmuyoruz. Bizi cesur kılan, bizi her türlü badire karşısında güçlü ve dirençli kılan işte budur, hedeflerimize ulaşacağımıza olan sarsılmaz inancımızdır" değerlendirmesini yaptı."Ekonomi başta olmak üzere her alanda daha aydınlık bir Türkiye’ye inşallah hep beraber vasıl olacağız. Bu ülkeye yeni bedeller ödetmeyecek, bedel ödetmek isteyenlere de geçit vermeyeceğiz."diyen Erdoğan," Suyu önce bulandırıp sonra da bulanık suda sazan avına çıkan simsarların oyunlarına gelmeyeceğiz. Elbette ekonomide rakamlar, oranlar, karşılaştırmalar önemlidir. Ama aslolan, 86 milyonun topyekun düşüncesi, fikri ve kanaatidir. Aslolan esnafın, tüccarın, emeklinin, emekçinin ne dediği, ne hissettiğidir. Bu süreçte sadece rakamlara, sadece oranlara bakmıyor, çarşıya, pazara, esnafa, tüccara, reel sektörün kalbinin attığı sanayi bölgelerimize de kulak veriyoruz. Reel sektörden gelen talep ve şikayetleri daima dikkatle dinledik, bugün de hissiyatımız en üst seviyededir" dedi.Kabine toplantısı sonrasında KOBİ’lerle ilgili yeni bir müjdeyi paylaştıklarını hatırlatan Erdoğan," Geçen yıl emek yoğun üretim yapan tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya sektörlerinde başlattığımız koruma programını devam ettiriyoruz. İstihdamını koruyan KOBİ’lerimize çalışan başına verdiğimiz aylık 2 bin 500 liralık desteği 2026 senesinde 3 bin 500 liraya yükseltiyoruz. Büyük ölçekli firmalarımızı da dahil edeceğimiz yeni programla 1 milyon 100 bin istihdamı koruyacak, emekçi ve sanayicimizin yanında olacağız. Yeni programımızın ekonomimize hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.Son toplantıdan bu yana uluslararası ilişkiler boyutunda oldukça yoğun bir mesaileri olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle G20 Liderler Zirvesi vesilesiyle bulundukları Güney Afrika Cumhuriyeti’nde önemli temaslar gerçekleştirdiklerini ifade etti. Erdoğan,"G20 ülkeleri dünya ekonomisinin yüzde 85’ini, nüfusunun ise üçte ikisini temsil ediyor. Bu ülkeler gerek iktisadi güçleri, gerek dünya siyasetindeki ağırlıklarıyla küresel sorunlara çözüm arayışında ön plana çıkıyor" dedi.-" Johannesburg zirvesinde de daha adil bir dünya mümkün şiarıyla küresel sistemin yapılandırılmasına olan ihtiyacı dile getirdiTürkiye’nin Biz de G20’nin en aktif üyelerinden biri olarak çalışmalara gereken desteği verdiğine dikkat çeken Erdoğan," 2015 yılındaki Dönem Başkanlığımız sırasında düşük gelirli ülkelerin sesi olmuştuk, Johannesburg zirvesinde de daha adil bir dünya mümkün şiarıyla küresel sistemin yapılandırılmasına olan ihtiyacı dile getirdik. Dünya genelinde her 10 kişiden biri hala aşırı yoksullukla mücadele ediyor. Dünyanın birçok ülkesine gittiğimizde şu ibretlik manzarayla sık sık karşılaşıyoruz: Bir yanda dünyanın en pahalı markalarıyla arz-ı endam eden bir avuç elit varken, diğer yanda günlük bir dolar gelirle hayata tutunmaya çalışan milyonları görüyoruz. Zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan mevcut düzenin sürdürülebilir olmadığının altını her zeminde çiziyoruz. G-20’de verdiğimiz mesajların bilhassa Afrikalı kardeşlerimiz nezdinde memnuniyetle karşılandığını özellikle gördük. Türkiye, uluslararası platformlardaki dik ve dirayetli duruşuyla daha fazla takdir topluyor, çağrıları daha fazla makes buluyor. Bunda elbette ülkemizin son 20 yılda kıtayla ilişkilerini geliştirmesinin büyük payı var. Birazdan Türkiye-Afrika iş birliğinde nereden nereye geldiğimizi göreceğiz. Ben burada sadece birkaç çarpıcı rakamı sizlerle ve ekranları başında bizleri izleyen vatandaşlarımla paylaşmak arzusundayım" değerlendirmesini yaptı.-Afrika ve Afrika halkları bizim kardeşimizdirSon 20 yılda Afrika’daki büyükelçiliklerin sayısının 12’den 44’e çıktığını, Afrika ülkelerinin Ankara’daki temsilciliklerinin ise 10’dan 38’e yükseldiğini bildiren Erdoğan," Kıtayla ticaretimiz 20 sene 5 milyar dolardan 37 milyar dolar seviyelerine geldi, hedefimiz ise 50 milyar dolar. Doğrudan yatırımlarımız 10 milyar dolara ulaşırken, şirketlerimiz 97 milyar dolar değerinde 2.000’den fazla proje üstlendi. Türk Hava Yollarımız 41 ülkede 64 noktaya ulaşarak kıtanın en geniş uçuş alanına sahip firmalarından biri oldu. Türkiye Maarif Vakfı’na ait okullarımız 22 bin öğrenciye eğitim hizmeti veriyor. Türkiye mezunu öğrenciler kıtada artık bakan, büyükelçi, bürokrat, iş adamı, akademisyen olarak önemli görevlere geliyor. İnşallah çok daha iyi yerlerde olacağız. Şunu burada bir kez daha belirtmek isterim: Afrika ve Afrika halkları bizim kardeşimizdir. Bu kardeşlik hukukunun gereklerini yerine getirmek bizim görevimizdir. Bu hukuka 20 yıl boyunca hiç gölge düşürmedik. İnşallah düşürmeyeceğiz" dedi.-Biz her şeyden önce vicdan sahibi bir millet ve devletiz" Biz her şeyden önce vicdan sahibi bir millet ve devletiz. En yakınımızdan en ücra köşeye kadar ulaşabildiğimiz her yere imkânlarımız ölçüsünde el uzatmak bizim için çekinilecek bir durum değildir." Diyen Erdoğan," Tam tersine, Türkiye’nin alan el konumundan son 23 yılda veren el konumuna gelmesi ülkemiz ve milletimiz adına bir kıvanç vesilesidir. Nasıl 103 bin tonu aşan insani yardımlarımızla Gazze’ye en fazla yardım gönderen ülkelerden biriysek, neredeyse tüm dünyanın derin bir sessizlikle izlediği Sudan’daki trajediye de en fazla hassasiyet gösteren biziz. AFAD’ımız, Kızılay’ımız, Türkiye Diyanet Vakfımız ve bu meseleyi dert edinen insani yardım vakıflarımız, tıpkı Gazze’de yaptıkları gibi Sudan’daki insani felaketi de hafifletmek için seferberlik ruhuyla coşturuyor. Akan kanın bir an önce durması, Sudan’ın daha fazla kaosa sürüklenmemesi için yoğun çaba içindeyiz. Büyük ülke olmak, büyük millet olmak neyi gerektiriyorsa inşallah içeride ve dışarda biz işte bu tavır içerisinde olacağız" değerlendirmesini yaptı.2026 yılının Türkiye açısından kelimenin tam anlamıyla bir uluslararası zirveler yılı olacağını kaydeden Erdoğan,"COP-31 Zirvesi vesilesiyle 200’e yakın ülkeyi Antalya’mızda ağırlayacağız. Temmuz ayında NATO Zirvesini Başkentimiz Ankara’da gerçekleştireceğiz. Türk Devletleri Teşkilatı’nın 13. zirvesine ülkemizde ev sahipliği yapacağız. 2026 senesi boyunca da Türkiye’nin itibarına itibar katmayı sürdüreceğiz" diye konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek nesillere devraldıklarından daha ileri bir ekonomi, daha güçlü bir demokrasi, daha caydırıcı bir savunma sanayi, daha itibarlı bir dış politika, daha iyi hizmet üreten bir bürokrasi teslim etmek amacıyla dur durak bilmeden çalıştıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan," İstiyoruz ki yarın veya ertesi gün değil, bizden 40-50 sene, hatta bir asır sonra bile hayırla, şükranla, minnetle yad edilen eserler bırakalım. İstiyoruz ki çocuklarımıza her alanda müreffeh ve muzaffer bir ülke emanet edelim. İstiyoruz ki gençlerimize demokrasi standartları, hukuk standartları, yaşam standartları çok yüksek bir Türkiye teslim edelim. İstiyoruz ki yıllardır halının altına süpürülmüş sorunları çözelim. Türkiye yüzyılının inşasının önündeki büyük-küçük bütün engelleri kaldıralım. Bizim yegane niyetimiz budur. Bizim siyasette varlık gayemiz budur" açıklamasını yaptı.-Türkiye hava savunmasında çok stratejik bir imkana sahip olma yolunda ciddi bir üstünlük elde ettiCumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz günlerde savunma sanayinde küresel bir başarıya daha imza atıldığını belirterek," KIZILELMA adını verdiğimiz insansız savaş uçağımız, MURAT isimli radarımızla tespit edilen bir savaş uçağını Gökdoğan isimli füzemizle havadan havaya tam isabetle vurmayı başardı. Böylece KIZILELMA havadan havaya görüş ötesi hedefi vurabilen ilk insansız savaş uçağı oldu. Türkiye hava savunmasında çok stratejik bir imkana sahip olma yolunda ciddi bir üstünlük elde etti. Milletimize bu gururu yaşatan tüm kurumlarımıza, bilim insanlarımıza, çalışanlara ve özel sektörümüze ülkem ve milletim adına buradan samimi tebriklerimi iletiyorum"diye konuştu.- Özel cesareti varsa ve bir cellat görmek istiyorsa aynaya baksınCHP Genel Başkanı Özgür Özel’e sert tepki gösteren Erdoğan,"Bu arada testler Sinop’ta yapıldı. Bu küresel başarıya Sinop’ta ulaşıldı. Biliyorsunuz CHP Genel Başkanı bu testleri Sinop’ta balıklar rahatsız oluyor diyerek eleştirmişti. Biz ona yine Sinoplu Diyojen’in o meşhur sözüyle cevap verelim; "Gölge etme, başka ihsan istemez." Siz gidin kurultay üstüne kurultay yapın. Siz gidin kendi iç meselelerinizle uğraşın. Siz gidin gırtlağınıza kadar battığınız pisliklerden arının. Siz gidin önce içinizdeki yolsuzluk yapanları ayıklayın. Bize gölge etmeyin, o bize yeter. Şimdi çıkmış artık ismini bile duymaya tahammül edemedikleri Selefi Kılıçdaroğlu gibi birilerini cellat olmakla itham ediyor. Neymiş? DEM Parti’nin terörsüz Türkiye sürecine katkı vermesi Stockholm sendromu imiş. Yani celladına aşık olmakmış. Yahu insanda biraz utanma olur, mahcubiyet olur. Hadi Türkiye’yi bilmiyorsun, hadi dış politikadan haberin yok, hadi ekonomide elifi görsen mertek zannedersin, insan bari kendi geçmişini bilir, kendi kara sicilini bilir. Şimdi bu beyefendiye sormak lazım. Ya sen ömrün boyunca hiç mi CHP’nin utanç lekeleriyle dolu tarihini okumadın? Tek parti faşizminin bu millete neler yaşattığını hiç mi öğrenmedin? Sen kimin cellat, kimin mağdur olduğunu bilmiyor olabilirsin, ama benim Kürt kardeşim kimin cellat olduğunu çok iyi bilir. Şurada, Ulus Meydanında, istiklal mahkemelerinde alelacele kararlar alıp, darağaçlarında iskemleyi kimin devirdiğini milletim gayet iyi bilir. Merhum Menderes’i, Polatkan’ı, Zorlu’yu adım adım darağacına kimin taşıdığını milletim bilir. Şimdi ardından timsah gözyaşları döktükleri Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamlarına kimin sessiz kalarak onay verdiğini benim milletim çok iyi bilir. Terörle mücadele adı altında Tunceli’den başlayarak bizim dönemimize kadar Kürt kardeşlerimizin kanını kimin döktüğünü benim milletim çok iyi bilir. Sayın Özel, hedef saptırmasın, kendini boşu boşuna hiç yormasın. Eğer cesareti varsa ve bir cellat görmek istiyorsa aynaya baksın. Kendi tarihine baksın, CHP’nin geçmişine baksın, celladı orada zaten görecektir" ifadelerini kullandı.-CHP’nin saklamaya çalıştığı gizli yüzü, niyeti, fikri ve zikri deşifre oluyor"Yönetim değişiyor, fakat CHP her şeye çıkar odaklı bakma alışkanlığından bir türlü kurtulamıyor." değerlendirmesini yapan Erdoğan," CHP’nin gözünde kendileri ağa, geri kalan milyonlar ise maraba. Kürt kardeşlerim herkese bunlar için sadece bir oy deposu, ama artık yutmazlar. Denklem gayet basit, hiçbir karşılık beklemeden seçimlerde oy verdiğinizde sizden iyisi yok, tersi bir durumda ise sizden kötüsü yok. Bakın biz buna daha önce 14-28 Mayıs seçimlerinde deprem bölgesinde şahit olduk. Sırf kendi Cumhurbaşkanı adaylarına oy vermediler diye depremzedelerimize günlerce etmediklerini bırakmadılar. Gece vakti misafirhanelerden kovmaktan, sosyal medyadaki edepsizliklere kadar her türlü vicdansızlığı, her türlü hoyratlığı sergilediler. Bugün de aslında aynısı tekerrür ediyor. CHP zihin kodlarındaki faşizmi ve elitizmi dışa vuruyor. CHP’nin saklamaya çalıştığı gizli yüzü, niyeti, fikri ve zikri deşifre oluyor. AK Parti olarak bizim tavrımız bellidir, onlar ne yaparsa yapsın biz Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Çerkez’iyle, Laz’ıyla tüm Türkiye’yi kucaklamaya devam edeceğiz. Hiçbir ayrım gözetmeden 86 milyonun hiçbir ferdini aynı samimiyetle, aynı muhabbetle bağrımıza basacağız" dedi.Terörsüz Türkiye sürecindeki çalışmalarla ilgili değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan," Bundan 24 sene evvel 14 Ağustos 2001 tarihinde partimizi kurarken sergilediğimiz irade neyse, 2005 yılında Diyarbakır’da bu sorun benim de sorunum derken ortaya koyduğumuz cesaret neyse, 2013 yılında çözüm için baldıran zehri içmek gerekirse biz o baldıran zehrini de içeriz yeter ki bu ülkeye huzur gelsin, refah gelsin dediğimiz gündeki kararlılığımız neyse AK Parti olarak bugün de aynı iradeyi, aynı cesareti ve samimiyeti taşıyoruz. Partimizin, ittifakımızın ve devletimizin önce terörsüz Türkiye’yi ardından ülkemize yönelik terör tehdidinin bertaraf edildiği terörsüz bölgeyi inşa etme azmi tamdır" diye konuştu.- Cumhur İttifakı’nın bütün mücadelesi bu hedefe suhuletle varmak içindirCumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakı’nın hedef, anlayış ve fikir birliği içinde olduğunu vurgulayarak," Her fırsatta söylüyorum, bugün tekrar altını çizerek ifade ediyorum, Allah’ın izniyle, aziz milletimizin de hayır duasıyla bu sefer başaracağız. Evlatlarımıza terörün karanlık gölgesinin düşmediği bir Türkiye’yi inşallah teslim edeceğiz. Cumhur İttifakı olarak bir siyasi risk alıyorsak sadece elimizi değil gövdemizi de taşın altına koyuyorsak işte bunun için alıyoruz. Türkiye yarım asırlık bir beladan, yarım asırlık bir sorundan, yarım asırlık bir musibetten tamamen kurtulsun diye bunları yapıyoruz. Cumhur İttifakı’nın bütün mücadelesi bunun içindir. Bu hedefe suhuletle varmak içindir" ifadelerini kullandı.-Bu vahim hatadan bir an önce dönülmeli ve düzeltilmelidirCumhurbaşkanı Erdoğan, Barzani Karargahı Sözcülüğü" adına yayımlanan açıklamadaki Devlet Bahçeli hedef alan sözlere de sert bir dille cevap verdi. Erdoğan," Bu noktada ittifak ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’yi hedef alan dünkü saygısız ve hadsiz açıklamaları asla tasvip etmediğimizi kabul, edilemez bulduğumuzu burada ifade etmek isterim. Gerek Parti Sözcümüz, gerekse Dışişleri Bakanlığımız konuya dair rahatsızlığımızı açıkça dile getirmiş, gerekli diplomatik adımlar atılmış, izahat yapılması istenmiştir. Bu vahim hatadan bir an önce dönülmeli ve düzeltilmelidir. Öte yandan bundan sonra sürecin biraz daha ivme kazanmasını ümit ediyoruz. İyimser konuşurken 23 yıllık tecrübelerimizin ışığında elbette şu riskleri de göz ardı etmiyoruz: Hedefe yaklaştıkça istismar mekanizmaları daha fazla devreye girecek. Terör bitince işsiz kalacak olanlar bunu engellemek için daha fazla mesai yapacak. Türkiye’nin bu paslı prangadan kurtulmasını istemeyenler son ana kadar vazgeçmeyecek. Bunların tamamının farkındayız ve hepsine de hazırlıklıyız. İnancım ve samimi duam odur ki, sorunları çözmek amacıyla milletimizin Gazi Meclisi’mize gönderdiği bütün milletvekillerimiz hayati önemi haiz bu konuda bizimle aynı hissiyatı paylaşır, bizimle aynı hedefe yürür. Özellikle tarihi bir sorumluluk üstlenen komisyonumuzun şimdiye kadar başarıyla yürüttüğü çalışmalarını bundan sonra da milletin ve memleketin menfaatlerini önceleyen bir anlayışla tekemmül ettireceğine inanıyorum. AK Parti olarak biz bugüne kadar olduğu gibi sorumluluk almaya, yapıcı ve ön açıcı olmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.-Türkiye’ye başkalarının ellerine tutuşturduğu gözlüklerle bakanlar her şeyi bulanık görürler"Ana Muhalefetin eski yönetim, yeni yönetim ve paralel yönetim arasında giderek kızışan çatışmalarını örtmek, belediyelerde ortaya çıkan yolsuzluklarını perdelemek için topluma karamsarlık pompaladığını, umutsuzluk yaymaya çalıştığını hepimiz çok net görüyoruz, biliyoruz."diyen Erdoğan," Muhalefetin bu noktada yalnız olmadığını da anlıyoruz. İçeride ya da dışarıda birtakım etki ajanları milletimizin huzurunu bozmak, milletimizi kutuplaştırmak, özellikle de gençlerimizi umutsuzluğa, karamsarlığa sevk etmek için yoğun gayret içindeler. Bakınız bir yandan tarihimizin en yıkıcı depreminin yaralarını sarıyoruz, bir yandan açılıştan açılışa koşuyoruz. Bir yandan ekonomiyi büyütüyoruz, diğer yandan savunma sanayinde küresel rekorlar kırıyoruz. Yani her alanda büyük bir atılım ve kalkınma seferberliği içindeyiz. Tabii bunları görmek için Türkiye’ye nereden baktığınız son derece önemli. Türkiye’ye başkalarının ellerine tutuşturduğu gözlüklerle bakanlar her şeyi bulanık görürler. Ama Türkiye’ye kendi gözüyle, kendi gözlüğüyle bakanlar her alanda yükselen, büyüyen, güçlenen, iddiaları olan, tezleri olan, ayakları yere sağlam basan, özgüvenli bir Türkiye görürler" açıklamasını yaptı.Bu toprakların bin yılı aşkın süredir Müslüman Türk hakimiyeti altında olduğunun altını çizen Erdoğan, "Bu topraklarda isteyen istediğine inanmakta özgürdü. İsteyen kendi ibadethanesinde kendi ibadetini yapmakta özgürdür. Bu topraklar hoşgörü toprağıdır. Biz üç kıtada hüküm sürmüş, üç kıtada at koşturmuş cihan imparatorluğunun bakiyesi bir devletiz. Biz Selçuklu’nun, Osmanlı’nın devamı bir ülkeyiz. Biz yedi asır önce yaratılanı severim, Yaratandan ötürü diyen Yunus Emre’nin sevgi diliyle konuşuyoruz. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın buyuran Şeyh Edebali’nin hikmet dolu tavsiyesinin izinden gidiyoruz. Evet, biz tarihimize ve ecdadımıza baktığımızda bunları ve çok daha fazlasını görüyoruz. İnsan görüyoruz. İnsanı merkeze alan bir devlet anlayışı görüyoruz. Bunu özellikle şunun için söylüyorum: Avrupa’da zaman zaman birileri çıkıyor, Türkiye’ye ve İslam ülkelerine dini azınlıklar üzerinden ders vermeye kalkıyor. Oysaki bu coğrafya en az bin yıldır, kimi komşu devletler 1400 yıldır kesintisiz İslam hakimiyeti altındadır" dedi.- Onlar camileri yıkarken, biz burada kiliseleri tamir ediyoruzCumhurbaşkanı Erdoğan, bu coğrafyada Hristiyan, Musevi, Ermeni, Rum, Keldani, Ezidi, Süryani ve daha nice topluluk olduğunu belirterek,"1400 yıldır bu coğrafyada varlar ve özgürce ibadetlerini yerine getiriyorlar. Avrupa’da 1950’lere kadar bunun bir örneğini bulamazsınız, göremezsiniz. Bu topraklarda sayısı az ya da çok onlarca farklı inanış asırlar boyu huzur içinde yaşamıştır. Ama Batı’da tarih boyunca bırakın azınlıkları, mezhepler üzerinden kan dökülmüş, milyonlarca insan kırıma uğramıştır. Bizimle Batı arasındaki en temel zihniyet farkı işte budur. Bizim kendimize güvenimiz tam. Onlar camileri yıkarken, biz burada kiliseleri tamir ediyoruz, çünkü bizim korkumuz yok, biz kendimize güveniyoruz, biz gücümüzün farkındayız. Biz, devletlerden bir devlet, milletlerden bir millet değiliz. Biz, inancımızla, kimliğimizle, ideallerimizle 3 kıta 7 iklimde düzen kurmuş Türk milletiyiz. Biz, tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük, merhametiyle büyük, adaletiyle büyük Türkiye Cumhuriyeti Devleti’yiz" değerlendirmesinde bulundu.- Önce zihinlerdeki prangaları kırıp atacağızCumhurbaşkanı Erdoğan, "Önce kendimize güvenecek, özgüven sahibi olacağız. Bu milletin Allah’ın izniyle aşamayacağı hiçbir engel yok. AK Parti olarak kurulduğumuz günden itibaren böyle bir vizyonla, böyle bir misyonla hareket ettik. Korku üzerine değil, umut üzerine bir gelecek inşa etmenin mücadelesini verdik. 23 yıl boyunca hangi sorunu çözmek için elimizi uzatsak, aman bölünürüz, aman parçalanırız diye engel çıkardılar. 23 yıl boyunca hangi alanda kısıtlamaları, yasakları kaldırsak, özgürlükleri genişletsek, aman geriye gideriz diye korku saldılar. Peki, ne oldu? 23 yılda Türkiye bölündü mü, parçalandı mı, geriye gitti mi? Elbette hayır, tam tersine Türkiye büyüdü, güçlendi, bir ve beraber oldu, her alanda daha da ileriye gitti.Kardeşlerim, unutmayın, önce zihinlerdeki prangaları kırıp atacağız, önce elimizi, kolumuzu bağlayan, ufkumuzu karartan, vizyonumuzu daraltan zincirlerden kurtulacağız. Önce biz kendimize inanacak, kendimize güvenecek, emin adımlarla geleceğe yürüyeceğiz. Milletimden medyada, sosyal medyada, siyasette her fırsatta umutsuzluk, karamsarlık yayanlara, bütün bunlara karşı uyanık olmalarını istirham ediyorum" dedi.-"86 milyon kardeş olursak, Allah’ın izniyle aşamayacağımız engel, erişemeyeceğiz hedef yoktur"Gençlere hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan," Sevgili gençler; bakın özellikle sizlere sesleniyorum, ekranları başında bizi takip eden gençler, sanal alemde sizi kutuplaştıran, sizi kamplaştıran, sizi umutsuzluğa sevk eden o yayınların nereden, kimler tarafından yapıldığı işte tek tek ortaya çıkıyor. Biri Arap ülkesine yerleşmiş, oradan gençler arasında Arap düşmanlığını yaymaya çalışıyor. Biri Amerika’ya yerleşmiş, oradan İstanbul’un gençlerini sokağa dökmeye çalışıyor. Biri İsrail’den yayın yapıyor, burada kışkırtma yapıyor. Farklı maskeler altında hepsi aynı odağa hizmet ediyor, bunlara aldanmayın, bunlara lütfen prim vermeyin. Hiç kimsenin endişesi olmasın, mevcut sorunları da aşacağız, ekonomiyi daha da büyüteceğiz, soframızdaki ekmeği daha da büyüteceğiz, huzuru, kardeşliği, özgürlüğü, demokrasiyi, güvenliği daha da büyüteceğiz. Geleceğe sağlam adımlarla ilerliyoruz, asırların tortularını kaldırarak, asırların engellerini aşarak ilerliyoruz. Biz kendimize güvenirsek, biz birbirimize güvenirsek, 86 milyon kardeş olursak, Allah’ın izniyle aşamayacağımız engel, erişemeyeceğiz hedef yoktur. İnanıyorsanız üstünsünüz, inanıyorsanız zafer sizindir. İnançla, güvenle, özgüvenle inşallah Türkiye yüzyılını hep birlikte inşa edeceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.