Son Dakika
|
Bakanlık’tan yemek siparişlerine yönelik yeni düzenleme
Artvin’de ambulans uçuruma yuvarlandı: 1 ölü, 4 yaralı
Macaristan’ın yeni lideri Magyar oldu
ABD Başkan Yardımcısı Vance: "İran’la anlaşmaya varamadık"
Öğretmen Fatma Nur Çelik’i öldüren sanığın 126 yıla kadar hapsi istendi
Aslı Baş’ın ölümünde Yargıtay’ın kararı bozması sonrası yeni gelişme
AB’nin Giriş-Çıkış Sistemi Schengen bölgesinin tamamında uygulamaya girdi
Pezeşkiyan: "Türkiye'nin tutumunu takdir ediyoruz"
Küçükçekmece’de İETT otobüsünden inen yolcuya motosiklet çarptı
Mersin’in Yenişehir Belediyesi’ne yolsuzluk operasyonu:
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Khartoum’s Marina Park Reopens After Years of War
Artvin’de ambulans uçuruma yuvarlandı: 1 ölü, 4 yaralı
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: "ABD dayatmadan vazgeçerse anlaşma mümkün"
Trump: "NATO’yu yeniden değerlendirmemiz gerekiyor"
İran heyeti Pakistan’dan ayrıldı
Bakan Gürlek: "2025 yılında arabuluculuk yöntemiyle uyuşmazlıkların yüzde 54'ünde anlaşma sağlandı"
Kartal’da kaybolan balıkçı 15 gündür aranıyor: Arkadaşları denize açıldı
Peskov: "NATO, ABD’nin memnuniyetsizliği nedeniyle çökmeyecektir"
POLİTİKA
Rektör Akkaya’dan İsrail’e tepki
13 Nisan 2026 Pazartesi - 12:24:38
Bartın Üniversitesi(BARÜ) Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkayya, İsrailli yetkililerin Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan sözlerine tepki göstererek, ’’Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, küresel vicdanın sesi olan Türkiye’yi asılsız iddialarla yıpratmaya çalışmak, hakikati örtbas etmeye yetmeyecektir’’ ifadelerini kullandı. BARÜ Rektörü Prof. Dr. Akkaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Dışişleri Bakanı Yisrael Katz’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ve Türkiye’yi hedef alan açıklamalarına tepki gösterdi. Akkaya paylaşımında, ’’İsrail yetkililerinin ülkemizi ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdogan’ı hedef alan, bölgesel huzuru tehdit eden ve Türkiye’yi bir kaosun içine çekmeyi amaçlayan hadsiz açıklamalarını şiddetle kınıyoruz. Okulları, hastaneleri ve masum sivilleri hedef alarak insanlık suçu işleyen bir zihniyetin, barışın ve adaletin savunucusu olan devletimize ve Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik ithamları, içine düştükleri siyasi tükenmişliğin ve suçluluk psikolojisinin açık bir göstergesidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, küresel vicdanın sesi olan Türkiye’yi asılsız iddialarla yıpratmaya çalışmak, hakikati örtbas etmeye yetmeyecektir. Bartın Üniversitesi olarak bilim, irfan ve evrensel insani değerler ışığında, her zaman mazlumun yanında yer almaya ve hakikati haykırmaya devam edeceğiz. Zulmün karşısında kararlı duruşumuzdan taviz vermeyeceğimizi bildiriyor ve işlenen insanlık suçlarının tarih önünde, hukuk nezdinde mutlaka karşılık bulacağına olan inancımızı yineliyoruz’’ ifadelerine yer verdi.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 12:10
AK Partili Gökçek: "Mansur Yavaş suyu Ankaralılara fahiş fiyatlarla sattığından dolayı bunun utancını yaşamalıdır"
AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek, "Mansur Yavaş suyu Ankaralılara fahiş fiyatlarla sattığından dolayı bunun utancını yaşamalıdır" dedi. Gökçek, Ankara 5. İdare Mahkemesi’nin ASKİ su tarifelerinde değişiklik yapılmasına ilişkin belediye meclis kararını iptal etmesi nedeniyle basın toplantısı düzenledi. Su gibi temel kamu hizmetinin belediyecilik adı altında vatandaşa yük bindirme aracı haline getirilemeyeceğini dile getiren Gökçek, "Seçim öncesinde Mansur Yavaş ne demişti? Ben suyu ucuzlatacağım demişti. Su insan hakkıdır demişti. 50 liralık faturaları 15 liraya düşüreceğim diye söz vermişti. Peki gerçek ne oldu? Bırakın ucuzlatmayı, Ankaralı vatandaşlarımızın sırtına göreve geldiği günden bu yana yüzde 3 bini aşan zamlar yaptı. Yetmedi, son yaptığı zamları savunurken ne dedi? Biz zam yapmadık, çok su kullananlara yansıtıyoruz dedi. Biz ne dedik? Bu zamların ne enflasyonla ne maliyette açıklanamayacağını söyledik. Ve vatandaşımızın hakkını savunmak için konuyu yargıya taşıdık. Değerli basın mensupları bugün geldiğimiz noktada mahkeme ne dedi? 2 ayrı bilirkişi raporu neyi ortaya koydu? Birinci bilirkişi raporunda konut ve iş yerlerinde suyu yüzde 93 zamlı sattığı ortaya çıktı.Sonra Büyükşehir itiraz etti. İkinci bir rapor daha hazırlandı. Bu da 11 tane ayrı abone grubunun içerisinde olduğu, burada da yüzde 31 zam yaptığı ortaya çıktı" ifadelerini kullandı. "Mahkeme, konut ve iş yerlerinde yüzde 93, 11 ayrı abone grubunda ise yüzde 31 zam yapıldığını ispatladı" Vatandaşa söylenen ile yapılan tamamen farklı olduğunun altını çizen Gökçek, "Su tarifeleri maliyet esasına göre belirlenmek zorunda. Peki burada ne yapıldı? Su gibi temel bir insan hakkı, doğal tek el olan bir kamu hizmeti, vatandaşın sırtından gelir kapısına çevrildi. Değerli basın mensupları mahkemeye Ankara Büyükşehir Belediyesi yüzde 6.5 karla biz bu suyu satıyoruz dedi. Peki mahkeme ne dedi? Konut ve iş yerlerinde yüzde 93, 11 ayrı abone grubunda yüzde 31 zam yapıldığını ispatladı. Yani açık konuşuyorum. Vatandaşın cebinden haksız bir kazanç sağlanmıştır. Mansur Yavaş ve ekibi de aleni olarak yargıya, vatandaşa yalan mı söylemiştir? Değerli Ankaralılar, Ankara Büyükşehir Belediyesi elindeki Meclis çoğunluğuna güvenerek; biliyorsunuz Cumhuriyet Halk Partisi’nde çoğunluk, vatandaşımıza adeta zulmetmiştir. Çamlıdere’ye bir pompa istasyonu dahi kuramadılar. Buradan açıkça söylüyorum. Bugün mahkeme, bu kararı iptal etti. Eğer aynı anlayışla aynı zihniyetle bu işi tekrarlamaya kalkarsa Masur Yavaş biz yine buradayız. Yine yargıya gideriz. Yine bu hukuksuzluğu durdururuz. Bu şehrin seçilmiş bir milletvekili olarak şunu çok net olarak söylemek istiyorum" diye konuştu. "Mansur Yavaş suyu Ankaralılara fahiş fiyatlarla sattığından dolayı bunun utancını yaşamalıdır" Vatandaşların her zaman yanında olacaklarını ifade eden Gökçek, "Suyu ucuzlatacağız diye geldiniz. Bu zamları yapmaya devam edecek misiniz? Belediye ve bağlı şirketleri batırmanızın faturasını vatandaşa kesmeye utanmıyor musunuz diyorum. Meclis çoğunluğunuzu arkanıza alıp Ankara halkını cezalandırmaya daha ne kadar devam edeceksiniz? Bu yargı kararını nereye koyacağız sayın basın mensupları? Yargı önünde iki tane bilirkişi raporuyla bu işler ispatlandı. Şimdi Mansur Yavaş vatandaşın yüzüne bakıp ne diyecek. Yazık günah değil mi bu vatandaşa? Elini vatandaşın cebine sokup bir de utanmadan yüzde 6.5 ben zam yaptım diyorsun. Mahkemede yüzde 93 ve 31 olduğu ortaya çıkıyor. Ben bir milletvekili olarak bugün bir vatandaşımın evine bir nebzede olsa maddi açıdan katkı sağlayabilmenin gururunu, sorumluluğunu taşımaktayım. Mansur Yavaş da aynı şekilde vatandaşın cebine kirli ellerini sokarak suyu fahiş fiyatlarla sattığından dolayı bunun utancını yaşamalıdır" dedi.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 12:09
Milletvekili Hatipoğlu’ndan Balmumu Heykeller Müzesi için ’’Sır’ yapı iddiası
AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi’nin mülkiyeti, yönetimi ve kontrolü hala tam bir muamma olduğunu iddia ederek, "Eskişehir halkının gözü önünde işleyen bu çarkın, hangi kaynaklarla döndüğü ve elde edilen milyonların nereye aktığı bugüne kadar açıklanmamıştır" diye belirtti. Milletvekili Hatipoğlu, yaptığı sosyal medya paylaşımında, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Balmumu Heykeller Müzesi için "Eskişehir’in göbeğinde, yıllardır herkesin gördüğü ama arka planındaki gerçeklerin ’Sır’ gibi saklandığı bir yapı olarak tanımladı. Müzenin, Eskişehir’de şeffaflıktan uzak yönetim anlayışının, cevapsız soruların ve karanlık ilişkiler ağının en somut sembolü haline geldiğini iddia eden Milletvekili Nebi Hatipoğlu, "Ortada devasa bir ekonomik değer vardır; ancak bu değerin mülkiyeti, yönetimi ve kontrolü hala tam bir muammadır. Eskişehir halkının gözü önünde işleyen bu çarkın, hangi kaynaklarla döndüğü ve elde edilen milyonların nereye aktığı bugüne kadar açıklanmamıştır. Buradan, kaçamak cevaplara yer bırakmayacak netlikte soruyorum, ’Bu müzenin gerçek sahibi kimdir, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi mi, yoksa bir vakıf ya da şahıs mıdır?’ Eğer bu yapı bir vakfa aitse, belediye ile bağı nedir? Müze binası inşa edilirken, içindeki eserler yapılırken belediye bütçesi, personeli ve imkânları kullanılmış mıdır? Kullanıldıysa, harcanan kamu kaynağının toplam tutarı ne kadardır? Eğer bu yapı bir vakıf çatısı altında faaliyet gösteriyorsa; bu vakfın başkanı kimdir, mütevelli heyeti hangi isimlerden oluşmaktadır? Vakfın yönetim yapısı, karar alma mekanizmaları ve vakıf senedinin içeriği kamuoyuna açık mıdır? Bu vakıf ile belediye arasındaki mali ve idari ilişki hangi hukuki zemine dayanmaktadır? Kamu kaynaklarının kullanıldığı bir süreç söz konusuysa, bu kaynakların hangi usulle, hangi kararlarla ve kimlerin onayıyla aktarıldığı; ayrıca müzenin işletme giderleri, personel maaşları, elektrik ve bakım gibi kalemlerin hangi bütçeden karşılandığıda açık ve şeffaf bir şekilde ortaya konulmalıdır. Şayet bu müze belediyeye ait değilse; içeride çalışan personelin maaşını kim ödemektedir? Elektrik, bakım ve işletme giderleri hangi bütçeden karşılanmaktadır? Kamu personeli, özel bir yapının hizmetinde mi çalıştırılmaktadır? Müzenin açıldığı günden bugüne yaklaşık 3 milyon ziyaretçi ağırladığı Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından ifade edilmektedir. Ortalama bilet bedelleri üzerinden yapılan basit bir hesapla, karşımızda toplam yaklaşık 360 Milyon TL’lik devasa bir gelir çıkmaktadır." diye belirtti. Bursa ve Bolu’da CHP’li belediyeleri örnek gösterdi "Aynı yönetim anlayışının izleri görülmektedir" Milletvekili Nebioğlu, ’Bu gelirler, belediyenin hangi bütçe kalemindedir?’ diye sorarak açıklamasını şöyle sürdürdü; "Eğer belediye kasasında değilse, bu parayı kim toplamakta, kim yönetmektedir? Bu paralar hangi kişi ya da kurumlara, hangi amaçla aktarılmaktadır? Kamuoyuna ayrıca bu gelirlerin öğrencilere burs olarak verildiği yönünde iddialar da yansımıştır. Eğer böyle bir uygulama söz konusuysa; bu burslar hangi öğrencilere verilmektedir, ne zamandan bu yana dağıtılmaktadır ve bugüne kadar toplam ne kadar ödeme yapılmıştır? Eskişehir’de kamu kaynaklarının "vakıf" maskesi altında belirli yapılar üzerinden yönetildiğine dair çok ciddi bir algı ve iddia vardır. Eski Büyükşehir Belediye Başkanının "vakıf kurma, yönetme ve vakıf malları üzerinden ailesine kazanç sağlama" konusundaki maharetini tüm Türkiye bilmektedir. Eskişehir’de "kravatlı hırsız" yakıştırmasının da bu vakıflar üzerinden yürütüldüğü iddia edilen yolsuzluk tartışmalarıyla birlikte anılır hale gelmesi, kamu vicdanında oluşan rahatsızlığın en açık göstergesidir. Ancak mesele bilgi değil, şeffaflıktır! Kimse "burası vakıftır" diyerek kamu kaynağının hesabını vermekten kaçamaz. Bugün Türkiye’nin farklı noktalarında gördüğümüz tablo ibret vericidir. Bursa’da ve Bolu’da CHP’li belediyelere yönelik "örgütlü suç, rüşvet ve irtikap" iddialarıyla yürütülen soruşturmalar, yerel yönetimlerde hesap verilebilirliğin ne denli zayıfladığını açıkça ortaya koymaktadır. Eskişehir’de de aynı yönetim anlayışının izleri görülmektedir. Şeffaflıktan kaçılan her nokta, yolsuzluğa açılan bir kapıdır. Eskişehir sahipsiz değildir! Kamu kaynaklarını kapalı kapılar ardında, vakıflar üzerinden yönetenlerden hesap sormak boynumuzun borcudur. Eğer ortada bir kamu kaynağı yoksa, bunu belgeleriyle ispatlayın; eğer varsa, kuruşu kuruşuna hesabını verin. Bu soruların net cevabı kamuoyuna açıklanana kadar bu meselenin takipçisi olacağız."
13 Nisan 2026 Pazartesi - 12:05
Denizli’nin eşitlikçi yerel yönetim vizyonu çalıştayda yer aldı
Denizli Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’nin dört bir yanından belediyelerin katılımıyla düzenlenen Üst Düzey Yerel Yönetim Çalıştayı’nda, kadınların kent yaşamındaki rolünü güçlendirmeye yönelik uygulamalarını paylaştı. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) iş birliğiyle yürütülen "Kadın Dostu Kentler" projesi kapsamında düzenlenen Üst Düzey Yerel Yönetim Çalıştayı, Ankara’da gerçekleştirildi. Paydaşlarla sürdürülebilir diyalog mekanizmalarını işleterek kadın dostu hizmetlerini artırmayı hedefleyen Denizli Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’nin dört bir yanından gelen temsilcilerle bir araya gelerek eşitlik vizyonunu paylaştı. 7 bölge, 23 belediye: Ortak hedef tam eşitlik Türkiye’nin 7 bölgesinden 23 belediye temsilcisinin katılım sağladığı çalıştayda; kadınların kentsel hizmetlere erişimi, karar alma mekanizmalarında etkin temsili ve hayatın her alanında eşit haklara sahip olması konuları masaya yatırıldı. Denizli Büyükşehir Belediyesi heyeti, program süresince yerel düzeyde iş birliği ve koordinasyonun, toplumsal dönüşümdeki kritik rolüne dikkat çekti. Denizli’nin iyi uygulama örnekleri ilham oldu Çalıştayda gerçekleştirilen oturumlarda, Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin sahada yürüttüğü çalışmalar ve kadın odaklı projeler "İyi uygulama örnekleri" başlığı altında diğer belediyelerle paylaşıldı. Kapsayıcı ve eşitlikçi bir yerel yönetim anlayışını kurumsallaştırma yolunda atılan adımlar, katılımcılar tarafından ilgiyle karşılandı. Program sonunda, daha güçlü ve demokratik bir toplum yapısı için yerel yönetimlerin eşitlik paydasında buluşmasının önemi vurgulandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
11 Nisan 2026 Cumartesi- 23:15
Yatağan’da AK Parti ilçe yönetiminin istifası istendi
2
12 Nisan 2026 Pazar- 01:27
Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alan açıklamaları kamuoyunda büyük tepki uyandırdı
3
12 Nisan 2026 Pazar- 23:45
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a atfedilen sözlere yalanlama
4
11 Nisan 2026 Cumartesi- 22:37
Dışişleri Bakanlığı: "İşlediği suçlar nedeniyle yaşadığımız çağın Hitler’i olarak nitelenen Netanyahu’nun kim olduğu ve sicili bellidir"
5
11 Nisan 2026 Cumartesi- 23:29
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Netanyahu’nun Cumhurbaşkanımıza yönelik ifadeleri suçluluk psikolojisinin dışa vurumu olup, yok hükmündedir"
04 Aralık 2025 Perşembe - 13:47
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay: "Çatışmaların ülkemizin münhasır ekonomik bölgesine sıçraması asla kabul edilemez"
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, "ABD Başkanı Trump tarafından 28 maddelik bir belge Ukrayna ve Rusya tarafına geçtiğimiz ay iletildi. Detayları kamuoyu tarafından da bilinen söz konusu öneriye Ukrayna ve Avrupa ülkelerinin karşı çıktığı, Ukrayna ve Rusya liderlerinin ABD’li temsilcilerle söz konusu belgeye ilişkin müzakereleri devam ettirdiğini izliyoruz. Bir yandan bu süreç devam ederken, savaşın özellikle Karadeniz’de sivil taşımacılığa sıçraması bir endişe kaynağıdır. Çatışmaların ülkemizin münhasır ekonomik bölgesine sıçraması asla kabul edilemez" dedi. Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, Komisyon toplantısında konuştu. Oktay, Ukrayna-Rusya arasındaki savaşa değinerek, "Ukrayna’daki savaş var gücüyle devam ederken, bazı barış girişimlerinin yapılmakta olduğuna tanık oluyoruz. ABD Başkanı Trump tarafından 28 maddelik bir belge Ukrayna ve Rusya tarafına geçtiğimiz ay iletildi. Detayları kamuoyu tarafından da bilinen söz konusu öneriye Ukrayna ve Avrupa ülkelerinin karşı çıktığını, Ukrayna ve Rusya liderlerinin ABD’li temsilcilerle söz konusu belgeye ilişkin müzakereleri devam ettirdiğini izliyoruz. Bir yandan bu süreç devam ederken, savaşın özellikle Karadeniz’de sivil taşımacılığa sıçraması bir endişe kaynağıdır. Çatışmaların ülkemizin münhasır ekonomik bölgesine sıçraması asla kabul edilemez. Bu tür saldırılar, tüm kıyıdaşlar için deniz trafiği, can ve mal güvenliği açısından son derece tehlikelidir. Bu konuda taraflarla gerekli temaslar yapılmaktadır. Karadeniz’in tüm kıyıdaşlar için bir barış alanı olarak kalması önemlidir. Bu kapsamda Türkiye olarak savaşan iki tarafı masada buluşturarak, her iki ülkenin de kabul edebileceği bir ateşkesin ve barışın sağlanması için çabalarımızı ve katkılarımızı sürdürüyoruz. Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky’nin ülkemize yaptığı son ziyaret, bunu takiben Sayın Cumhurbaşkanımızın Rusya Devlet Başkanı Putin ve Avrupalı liderlerle yaptığı telefon görüşmeleri bu açıdan son derece değerlidir. Başta İstanbul sürecini devam ettirmek olmak üzere savaşın sona ermesi için diplomatik çabalarımıza, bu meyanda parlamenter diplomasi faaliyetleriyle de buna destek olmaya devam ediyoruz" dedi. Gazze’de 20 maddelik Barış Planı’nın imzalandığına dikkat çeken Oktay, "Gazze’ye gelecek olursak, 20 maddelik Barış Planı, BM Güvenlik Konseyi tarafından 17 Kasım 2025 tarihinde 2803 sayılı karar ile onaylandı. Bunun ’kalıcı barış’ için bir fırsat penceresi olmasını ümit ediyoruz. Bununla birlikte ateşkesin ilan edilmiş olmasına rağmen İsrail’in buna defaten uymadığını, saldırılarına devam ettiğini, insani yardımların yeterli miktarda girişine izin vermediğini ve Gazze’deki kabul edilemez insani durumun halen devam ettiğini müşahede ediyoruz. İsrail hükümeti ayrıca Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik saldırı ve hak ihlallerini sürdürmektedir. İsrail keza Lübnan’a yönelik uluslararası hukuka aykırı saldırılarına da devam etmektedir. Filistinlilere yönelik soykırım ve baskıyı sonlandırması ve bölge ülkelerine yönelik saldırılarına son vermesi için İsrail üzerindeki uluslararası baskının arttırılması yönünde hükümetimiz yoğun çaba harcamaktadır. Bu doğrultuda Dışişleri Komisyonu olarak biz de parlamenter diplomasiyi yoğun olarak kullanıyor, bu hususu tüm dış temaslarımızda gündeme getiriyoruz" şeklinde konuştu. Oktay, Suriye’de toprak bütünlüğü vurgusu yaparak, "Bölgemizde ülkemizi yakından ilgilendiren diğer bir husus Suriye’deki gelişmelerdir. Her zaman vurguladığımız üzere, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve birliğini koruması, barış içerisinde istikrarlı ve müreffeh bir komşu olarak varlığını sürdürmesi gerek siyasi gerek insancıl açıdan büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda çaba gösteren Şam yönetimini desteklemeye devam ediyoruz. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Suriye Devlet Başkanı’nı uluslararası yaptırımlar listesinden çıkartılması yönünde 6 Kasım 2025 tarihinde aldığı karar önemli bir gelişmedir. Öte yandan, Suriye’ye yönelik dış müdahalelere imkân tanınmaması ve SDG’nin Suriye’yle bütünleşmesinin en kısa zamanda gerçekleşmesi kritik önem taşımaya devam etmektedir. Ayrıca İsrail’in Suriye’nin egemenliğini ve uluslararası hukuku ve Birleşmiş Milletler Şartı’nı ihlal ederek sürdürdüğü saldırıları, bölgenin güvenliğine tehdit teşkil etmeye devam etmektedir. İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırıların derhal durdurulması da bölgede güvenliğin temini açısından zarurettir" diye konuştu.
04 Aralık 2025 Perşembe - 13:31
İletişim Başkanı Duran: "Sudan’daki istikrarsızlık, küresel deniz ticareti açısından seyrüsefer güvenliğini ciddi şekilde tehdit ediyor"
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Afrika’nın Kalbinde Süregelen Çatışma: Sudan’da Barış Arayışı" panelinin açılışında yaptığı konuşmada, "Kızıldeniz’e kıyısı olan Sudan’daki istikrarsızlık, küresel deniz ticareti açısından hayati öneme sahip bu koridorda seyrüsefer güvenliğini ciddi şekilde tehdit ediyor" dedi. İletişim Başkanlığı’nda düzenlenen "Afrika’nın Kalbinde Süregelen Çatışma: Sudan’da Barış Arayışı" paneline, Sudan’ın Ankara Büyükelçisi Nadir Yousif Eltayeb ile çok sayıda davetli katıldı. Panelde yaptığı konuşmada Türkiye’nin Afrika politikası ve kıtayla gelişen ilişkilerini değerlendiren İletişim Başkanı Duran, Türkiye’nin Afrika’ya yönelik yaklaşımının "salt bağış veya hibe odaklı" bir zemine dayanmadığını vurgulayarak, "Afrika sorunlarına Afrikalı çözümler" ilkesi temelinde kıtanın "daha müreffeh, barış içinde bir gelecek vizyonunu" paylaştıklarını belirtti. Duran, Türkiye burslarından bugüne kadar 15 binden fazla Afrikalı öğrencinin yararlandığını, hâlihazırda 65 bini aşkın Afrikalı öğrencinin Türkiye’de yükseköğretime devam ettiğini bildirdi. Türkiye Maarif Vakfı’nın 27 Afrika ülkesinde yaklaşık 25 bin öğrenciye eğitim verdiğini aktaran Duran, ticaret hacminin son yıllarda katlanarak arttığını ve ticaret hacminin 2024 yılı sonunda 36,6 milyar dolara çıktığını söyledi. Türkiye’nin bu hacmi önümüzdeki dönemde 50 milyar dolara çıkarmayı hedeflediğini vurgulayan Duran, Türkiye’nin kıtanın ekonomik kalkınmasına, kapasite geliştirme çabalarına ve güvenlik alanındaki ihtiyaçlarına destek sağlandığını ifade ederek, savunma sanayii alanındaki ikili işbirliklerinin de giderek güçlendiğini belirtti. Türkiye’nin gerektiğinde kolaylaştırıcı ve arabulucu bir rol üstlendiğine dikkat çeken Duran, "Afrika’nın sorunlarına Afrikalı çözümler" ilkesine bağlı kaldıklarını ve kıtadaki bölgesel örgütlerle işbirliğine önem verdiklerini söyledi. Afrika ülkelerinin Türkiye’yi "güvenilir ortak" olarak görmesinin işbirliklerini daha da geliştirdiğini belirten Duran, "Afrika kendi sorunlarını çözebilecek kapasitededir ancak Afrikalı kardeşlerimizin onları dinleyen ve anlayan uluslararası ortaklara ihtiyacı vardır" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın birçok konuşmasında atıfta bulunduğu Sudan’ın toprak bütünlüğü konusunu hatırlatan Duran, "2023’te başlayan iç çatışmalar acil bir çözümü gerektiren konuma geldi. Dünya belki Sudan’da ne yaşandığına pek dikkat etmiyor ama Sudan’da büyük bir dram yaşanıyor. Çok sayıda insanın yardıma ihtiyaç duyduğu bir süreç yaşanıyor. 2023 Nisan ayında Sudan Silahlı Kuvvetleri ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında başlayan bu çatışma sonucu bugün 31 milyona yakın kişinin insani yardım ihtiyacı içerisinde olduğu, 9 milyona yakın insanın ülke içinde yerinden edildiği ve 3 milyon Sudan’ın komşu ülkelerde mülteci durumunda olduğunu görüyoruz" şeklinde konuştu. "Sudan’daki istikrarsızlık, küresel deniz ticareti açısından seyrüsefer güvenliğini ciddi şekilde tehdit ediyor" Sudan’daki durumun ülke sınırlarını aşarak bölgesel ve küresel ölçekte sorun oluşturduğuna dikkati çeken Duran, "Komşu ülkelerde çeşitli listeler altındalar. Etiyopya, Güney Sudan, Çat ve Orta Afrika Cumhuriyeti gibi ülkeler de bir şekilde bu konuyla alakalanmak durumunda kalıyor. Bütün bunlar hem Sudan’ın kendi çatı iç çatışmasındaki yıkıcılığı hem de büyük bir maliyet üreten ekonomik anlamda da, insanlık kayıpları anlamında da bir çatışmanın artık sona ermesi gerektiğini gösteriyor. Kızıldeniz’e kıyısı olan Sudan’daki istikrarsızlık, küresel deniz ticareti açısından hayati öneme sahip bu koridorda seyrüsefer güvenliğini ciddi şekilde tehdit ediyor. Böyle baktığımızda Sudan’da istikrarı sağlamakla Kızıldeniz ve Afrika Boynuzu güvenliğinin sağlanamayacağı açıktır. Böyle baktığımızda hem Arap dünyası açısından hem Batı ülkeleri, hem de dünyanın diğer aktörleri açısından burada bir mücadelenin gerçekleştiğini ve bu mücadelenin aslında Sudan halkına zarar veren bir noktaya geldiğini görüyoruz. Bu olaya müdahil olan ülkelerin oturarak bu meselenin çözümünde istikrar sağlayıcı, barış getireceği bir konumda olmaları gerekiyor" ifadelerini kullandı.
04 Aralık 2025 Perşembe - 13:26
Bakan Göktaş: "Pek çok Avrupa ülkesinde kadınlar, seçme ve seçilme hakkını Türkiye’den sonra elde etti"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Fransa, İtalya, İsviçre gibi pek çok Avrupa ülkesinde kadınlar, seçme ve seçilme hakkını Türkiye’den sonra elde etti" TBMM’de Türk kadınının seçme ve seçilme hakkını elde etmesinin 91. yıl dönümü nedeniyle program düzenlendi. Programa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, kadın milletvekilleri ve çok sayıda davetli katıldı. Ankara Devlet Klasik Türk Müziği Korosu’nun konser verdiği programda konuşan TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı ve AK Parti Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan, "Bundan tam 91 yıl önce yine Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde tarihi bir adım atıldı. Teşkilatı Esasiye Kanunu’nda yapılan değişiklikle Türk kadınına seçme ve bir seçilme hakkı tanındı. O gün Meclis’te yükselen alkışlar sadece Ankara’da değil, tüm Türkiye’de ve dünyada yankılandı. O günlerin basınından, Meclis tutanaklarından, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yazılan teşekkür mektuplarından yaşanan büyük sevinci ve neşeyi okuyabiliyoruz. Anlıyoruz ki Türkiye’de kadınlara verilen bu haklardan ötürü Fransız, İtalya ve Belçika kadınları ülkemize gıptayla bakmışlardır. Bilhassa Fransız kadınları bundan çok etkilenmiştir. Zira döneminin Fransa’sında kadınlar milletvekili seçimlerinde oy vermek ve parlamentoya girmek şöyle dursun, belediye meclislerine seçilememişlerdir. Ve belediye seçimlerinde oy vermek uğruna büyük mücadeleler vermişlerdir" ifadelerini kullandı. "Pek çok Avrupa ülkesinde kadınlar seçme ve seçilme hakkını Türkiye’den sonra elde etti" Bakan Göktaş ise, "91 yıl önce Türkiye Büyük Millet Meclisi, tam da bu hakikatin gereğini yerine getirdi. O gün Meclis’te yapılan konuşmalarda tek bir şey vurgulandı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, kadınların millet iradesine katılımını Cumhuriyet’in temel taşı olarak gören öngörüsüyle bu tarihi dönüşüme yön verdi. Kadınların seçme ve seçilme hakkı, oylamaya katılan milletvekillerinin tamamının evet oyuyla kabul edildi. Türkiye o dönemde bu yasayı kabul eden ülkeler arasında öncü konumdaydı. Bu adım, sadece zamanlama bakımından değil, verilen hakkın kapsamı açısından da son derece ilericiydi. Çünkü bu dönemde dünyanın pek çok yerinde kadınlara tanınan siyasi haklar ya oldukça dar kapsamlıydı ya da ciddi şartlara bağlıydı. Örneğin İngiltere’de kadınlar 1928’e kadar yaş ve mülk şartlarıyla oy kullanabiliyordu. Türkiye’de ise kadınlar genel, eşit ve doğrudan seçim hakkına sahipti hiçbir ayrıma, hiçbir ön şarta bağlanmadan. Diğer yandan Fransa, İtalya, İsviçre gibi pek çok Avrupa ülkesinde kadınlar bu hakkı Türkiye’den sonra elde etti" dedi. "2002 yılında 14 kadın büyükelçimiz varken, bugün 297 büyükelçiden 80’i kadın" Son 23 yılda kadının güçlenmesi alanında devrim niteliğinde reformlara imza atıldığını dile getiren Göktaş, "Anayasa değişikliği ile ‘pozitif ayrımcılık’ ilkesini hukuk sistemimize yerleştirerek, kadınların hak ve fırsat eşitliğini devlet güvencesine aldık. Günümüzde kadınlar artık daha görünür, daha etkin ve daha güçlü. Bu kapsamda kadınların eğitim düzeyleri, iş gücüne katılım oranları ve kamusal temsiliyeti en yüksek seviyelere ulaştı. Hayata geçirdiğimiz politikalarla kadın milletvekili oranı 2002’de yüzde 4,4 iken, bu oran yüzde 19,8’e yükseldi. Bunun yanı sıra kadın işgücüne katılım oranı yüzde 27,9’dan yüzde 6,5’e, istihdam oranı yüzde 25,3’ten yüzde 32,4’e çıktı. 2002 yılında 14 kadın büyükelçimiz varken, bugün 297 büyükelçiden 80’i kadın. Bugün hakimlerimizin yüzde 47,3’ü, savcılarımızın yüzde 19,4’ü kadındır. Benzer şekilde 2002 yılında kadın öğretim görevlisi oranı yüzde 36’dan yüzde 53’e yükseldi. 2002 yılında üniversiteye giden kız öğrenci sayısı yüzde 14 iken, bu oran yüzde 53’e çıkt, ve her iki üniversite öğrencisinden biri kadın oldu" şeklinde konuştu.
04 Aralık 2025 Perşembe - 12:37
Adalet Bakanı Tunç Bayburt Valiliğini ziyaret etti
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği Bayburt’ta Valiliği ziyaret ederek şehirde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bayburt programı kapsamında Bayburt Valiliğini ziyaret etti. Valilik binasına gelişinde Vali Mustafa Eldivan ve il protokolü tarafından karşılanan Bakan Tunç, karşılama töreninin ardından Valilik Şeref Defteri’ni imzaladı. Valilik makamında gerçekleşen görüşmede Vali Mustafa Eldivan, kentin genel durumu, yürütülen kamu yatırımları, devam eden çalışmalar ve planlanan projelere ilişkin Bakan Tunç’a ayrıntılı bilgi verdi. Eldivan, sunulan destekler dolayısıyla Bakan Tunç’a teşekkür etti. Ziyarete Milli Savunma Bakanlığı Bakan Yardımcısı Salih Ayhan da eşlik etti.
04 Aralık 2025 Perşembe - 12:22
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "(Papa’nın ziyareti) "Eleştiri noktamız gerçekleştirdiği, ritüellerle milletimizi rahatsız etmesidir"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Papa’nın Türkiye ziyaretine ilişkin, "Eleştiri noktamız gerçekleştirdiği, şova dayalı dini ve tarihi ritüellerle milletimizi rahatsız etmesidir" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli Türkgün Gazetesine gündeme dair açıklamalarda bulundu. Bahçeli, TBMM’de kurulan ‘Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun dinleme ve istişare aşamasının geride kaldığını belirterek, artık geçiş sürecini ilgilendiren rapor yazımına geçilmesi gerektiğini ifade etti. Bahçeli, 2026’dan itibaren ‘Terörsüz Türkiye’nin vasat ve varlık bulması gerektiğini vurguladı. ‘Terörsüz Türkiye’ süreciyle toplumsal huzurun egemen olacağını aktaran Bahçeli, "Milletimiz heyecanla barışı kucaklayacaktır. Bundan dolayı da müsterihim. Komisyona üye veren her partinin sorumluluk ahlakıyla hareket ettiğini değerlendiriyor, hepsine teşekkür ediyorum" diye konuştu. "CHP üç S’li bir alanda bocalamaktadır: Söğütözü, Saraçhane ve Silivri" Bahçeli, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) tarihin yanlış yerinde durduğuna değinerek, "Görülen odur ki, CHP üç S’li bir alanda bocalamaktadır: Söğütözü, Saraçhane ve Silivri. Rüşvet, yolsuzluk ve irtikap davaları Aziz Atatürk’ün partisini mahvı perişan etmiştir. CHP yönetiminin her önüne geleni suçlaması doğru ve omurgalı bir tavır değildir. Aynada başka bir şey görmek istiyorlarsa aynayı değil aynanın karşısındaki görüntüyü değiştirmeleri akla yatkın en makul tercihtir. CHP’nin istikrarsızlığı, tarihî çizgisinden derin kopuşu Türk siyaset ve demokrasi hayatını olumsuz etkileyecektir" değerlendirmesinde bulundu. "Türk yargısına güvenimiz tamdır" CHP’nin rüşvet ve yolsuzluk suçlamalarına ilişkin de değerlendirmede bulunan Bahçeli, "Hazırlanan iddianamenin içeriği gerçekten de çok ciddidir. Yüzleşmek için özgüven, gerçekleri kabullenmek için de siyasi ahlak ve dirayet gerekmektedir. Yüzyılın en vahim yolsuzluğunun aydınlanması ve adaletin tecellisi şarttır. Bizim de Türk yargısına güvenimiz tamdır" şeklinde konuştu. "Savunmasız insanların hakkını hukukunu savunmak bir insanlık görevidir" Bahçeli, Gazze’de soykırımın devam ettiğini ve soykırımcıların mutlaka hesap vermesi gerektiğini aktararak, "Bu yılki Genel Kurul’da pek çok ülke Filistin’i tanımıştır. Akan kan durmalı, Gazze’nin Gazze’lilere ait olduğu herkesçe kabul edilmelidir. İki devletli çözümden başka yol kalmamıştır. 1967 sınırlarına haiz olmak kaydıyla başkenti Doğu Kudüs olan egemen, bağımsız ve coğrafi bütünlüğünü sağlamış Filistin devleti kabul edilmeli, Birleşmiş Milletler’e de tam üye yapılmalıdır. Bunun yanı sıra soykırımcılar mutlaka hesap vermelidir. Gazze’li bebeklerin, çocukların, kadınların, yaşlıların, savunmasız insanların hakkını hukukunu savunmak bir insanlık görevidir, bir vicdan ve merhamet seferberliğidir" açıklamasında bulundu. "Eleştiri noktamız gerçekleştirdiği, şova dayalı dini ve tarihî ritüellerle milletimizi rahatsız etmesidir" Papa’nın 27-30 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirdiği Türkiye ziyaretine ilişkin konuşan Bahçeli sözlerine şu ifadeleri kullandı: "Öncelikle şunu ifade edeyim, Milliyetçi Hareket Partisi adına görüş paylaşan Genel Başkan Yardımcımız Edip Semih Yalçın’ın açıklaması bizim resmi açıklamamızdır, nitekim desteğim tamdır. Papa 14.Leo, Vatikan Devlet Başkanı ve Katolik dünyasının ruhani lideridir. Ülkemize ziyareti Cumhurbaşkanımızın daveti üzerine gerçekleşmiştir. Bizim bu ziyarete diyeceğimiz bir şey yoktur. Yapılan görüşmelerde Türkiye-Vatikan diyaloglarıyla, Filistin başta olmak üzere güncel mahiyetli bölgesel ve küresel gelişmeler ele alınmıştır. Bizim eleştiri noktamız Papa’nın Vatikan Devlet Başkanı olarak yaptığı temaslar değil, Katolik dünyasının ruhani lideri olarak gerçekleştirdiği, haddizatında şova dayalı dini ve tarihî ritüellerle milletimizi rahatsız etmesidir. İznik Neofitos Bazilikası’ndan tutun da, İstanbul Maçka’da kurulu bulunan Wolkswagen Arena’daki ayinlere varıncaya kadar sahnelenen gizil propagandaya ve kapalı devre işlenen mesajların muhtevasına esastan ve usulden itirazımız vardır. 1700 yıl önce toplanan bir konsilin, bu topraklardaki ilk başkentimiz olan İznik’ten tekrar canlandırılma hevesine, İznik yerine Nicaea’yı ikame etme sinsiliğine seyirci ve suskun kalamayız. İslam aleminin arasına nifak tohumları saçanların, Müslümanı Müslümana kırdıranların, Hıristiyanlığı birleştirme ve bu dini özellikle Asya merkezli yayma çabalarına İznik’in alet edilmesi, burayı sıçrama alanı olarak görmeleri inanç ve itikat onurumuzun hiçe sayılmasıdır."
04 Aralık 2025 Perşembe - 12:08
İzmit’te kaçak seçim ofisi polemiği: "Fatura kime kesilecek?"
MHP İzmit İlçe Başkanı İlker Kazan, kaçak olduğu iddiasıyla gündeme gelen ve seçim döneminde CHP tarafından kullanılan binanın tapuda satıldığını belirterek, süreçteki çelişkilere dair İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’ten açıklama istedi. Kazan, "Siz görevinizi yaptıysanız bu bina gözünüzün önünde nasıl tamamlandı? ’Mühürledik, suç duyurusunda bulunduk’ dediğiniz binayı neden seçim ofisi olarak kullandınız? Kaçak yapı işlemi yaptıysanız bu binanın tapuda satışı nasıl gerçekleşti?" dedi. MHP İzmit İlçe Başkanı İlker Kazan, İzmit Kemalpaşa Mahallesi’nde ’basit tadilat izni’ ile yeniden inşa edildiği öne sürülen ve 31 Mart yerel seçimlerinde CHP’nin seçim ofisi olarak kullanılan binanın satışı ile ilgili İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’e tepki gösterdi. Kazan, kaçak olduğu iddia edilen yapının tapuda el değiştirmesi üzerine, ’Gereken işlemler yapıldıysa satış nasıl gerçekleşti?’ sorusunu yöneltti. "Mal sahibi seçimden sonra burayı elden çıkarttı, tapudan satışını yapıldı" Binanın inşası ve sonraki sürece değinen Kazan, "İzmit Belediyesi’ne kuş uçuşu sadece 1 kilometre mesafede, İzmit’in bütün yollarının birleştiği, ana caddelerinin kesiştiği, bütün halk otobüslerinin önünden geçtiği, en dolu durak noktasının yanında bulunan bir bina. Basit tamir izni alınarak yıkılıp kaçak olarak yapıldı, hatta fazladan kat bile eklendi. Ardından İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet ile CHP Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Atasoy Bilgin’in seçim ofisi olarak kullanıldı. İçinde türlü türlü etkinlikler, seçim çalışmaları yapıldı. Mal sahibi seçimden sonra burayı elden çıkarıp, tapudan satışı yapıldı. Bina kiralık diye üzerine tabela asıldı. Bu konuları gündeme getirdiğimizde Fatma Hanım çıkıp, ’Biz gereken işlemleri yaptık, savcılığa başvurduk’ diyor. Bu kaçak yapıyı yapan Faruk Bostan, sözde gazetesinde iki yıldır Fatma Kaplan Hürriyet’in siyasi rakiplerine ahlaksızca aslı olmayan iftira manşetleri atıyor, karalama kampanyaları düzenliyor, itibar suikastları yapıyor. Fatma Hanım, bu şahısla da hiçbir ilgisi bulunmadığını iddia ediyor" dedi. "Bütün bu usulsüzlükleri yapan şahıs ceza alacak mı, fatura kime kesilecek" Kazan, şöyle devam etti: "Siz görevinizi yaptıysanız bu bina gözünüzün önünde nasıl tamamlandı? ’Mühürledik, suç duyurusunda bulunduk’ dediğiniz binayı neden seçim ofisi olarak kullandınız? Kaçak yapı işlemi yaptıysanız bu binanın tapuda satışı nasıl gerçekleşti? Bu bina satılıp, el değiştirdiğine göre bütün bu usulsüzlükleri yapan şahıs ceza alacak mı, fatura kime kesilecek? Siyasi rakiplerinize ahlaksızca manşetler atan Faruk Bostan, ’Bu yer benim değil’ dedi. Kağıt üzerinde sahibi oğlu çıktı ama siz de açıklamanızda Faruk Bostan’ın yerin sahibi olduğunu itiraf edip, ’Faruk Bostan ile ilgimiz yok’ dediniz. Bu ilişki ne boyutta, kim doğru söylüyor ya da kim daha az yalan söylüyor merak ediyoruz. En önemlisi belediye imkanlarını kullanarak başka basın kuruluşları, sivil toplum örgütü ya da şahısla bu tür ilişkiler kurdunuz mu?"
04 Aralık 2025 Perşembe - 11:22
Başkan Tatık, Güzelköy Mahallesi Sosyal Tesis çalışmalarını yerinde inceledi
Tavas Belediyesi, Güzelköy Mahallesi Sosyal Tesisinde bakım ve onarım çalışmalarına devam ediyor. Çalışmaları yerinde inceleyen Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, "Tüm mahallelerimizin ihtiyaçlarına yönelik hizmetlerimizi planlı, kararlı ve sürdürülebilir bir anlayışla hayata geçirmeye devam ediyoruz" dedi. Tavas Belediyesi mahallelerin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla çalışmalarına devam ediyor. Güzelköy Mahallesi Sosyal Tesisinin daha kullanışlı hale getirmek için bakım ve onarım çalışmaları yapılıyor. Onarım çalışmalarını yerinde inceleyen Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, yaptığı açıklamada; "Güzelköy Mahallemizdeki sosyal tesis alanında devam eden düzenleme ve geliştirme çalışmalarımızı yerinde inceledik. Tesisin mahallemiz için daha işlevsel ve verimli kullanılabilmesi amacıyla Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerimiz titizlikle çalışmalarını sürdürüyor. Sahadaki son duruma ilişkin ekiplerimizden bilgi aldık. Bu süreçte emek veren tüm personelimize özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum. Yürütülen çalışmaların çok yakında tamamlanmasını hedefliyoruz. Tüm mahallelerimizin ihtiyaçlarına yönelik hizmetlerimizi planlı, kararlı ve sürdürülebilir bir anlayışla hayata geçirmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.
04 Aralık 2025 Perşembe - 11:19
Darende Belediyesi’nden özel program
Malatya’nın Darende ilçesinde Belediye tarafından 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla Köprügözü Düğün Salonu’nda geniş katılımlı bir etkinlik düzenlendi. Program, özel ihtiyaçlı bireyler ve ailelerinin yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını yapan Darende Belediye Başkanı Alican Bozkurt, engelliler için belediye tarihinde ilk kez kapsamlı bir sosyal etkinlik düzenlediklerini belirterek, "Hayatı birlikte güzelleştireceğiz. Yüreklerdeki engelleri kaldırmak ve ‘Biz büyük bir aileyiz’ demek için bugün buradayız. Bu salonu dolduran kalabalık bize bu buluşmayı yapmakta geç kaldığımızı gösteriyor ama olsun; ‘Nerede kalmıştık?’ demiyoruz, ‘Bismillah’ diyerek yeni bir sayfa açıyoruz" dedi. Göreve başladıkları günden itibaren özel ihtiyaçlı bireyler adına neler yapabileceklerinin gayreti içinde olduklarını ifade eden Bozkurt, "En büyük engel empati yoksunluğudur, sevgisizliktir. Kardeşlerimiz sosyal hayatta ‘Ben de varım’ diyebiliyorsa işte o zaman biz görevimizi yapmış sayılırız. Bu özel günün zihinlerdeki engellerin kalkmasına vesile olmasını diliyorum. Bu daha başlangıç, birlikte hayatı güzelleştireceğiz" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından Başkan Bozkurt, ilçede görev yapan Yeni Zeynep Sultan Rehabilitasyon Merkezi öğretmenleri ile devlet okullarındaki özel eğitim öğretmenlerine çini tabak hediye etti. Bozkurt ve Apan’a teşekkür Yeni Zeynep Sultan Rehabilitasyon Merkezi adına konuşan Veysel Ser, Darende, Gürün ve Kuluncak’ta 18 yıldır özel ihtiyaçlı bireylere hizmet verdiklerini belirterek, "İlk kez belediye tarafından 3 Aralık için bir program düzenlendi. Başkan Alican Bozkurt ve ekibine teşekkür ediyoruz. Ayrıca özel bireylere giysi ve kırtasiye desteği sağlayan Belediye Başkan Yardımcısı Muharrem Apan’a da teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı. Özel bireylerin kına gecesi Program kapsamında özel ihtiyaçlı bireyler tarafından şiirler okunurken, Akif Kalay isimli öğrenci "Etek sarı sen etekten sarısın" türküsünü seslendirdi. Etkinliğin en dikkat çeken bölümü ise 1976 doğumlu Firaz Tercan ile yine 1976 doğumlu Senem Tezcan için düzenlenen kına merasimi oldu. Hayallerindeki düğün atmosferine kavuşan özel bireylere kınayı, Belediye Başkanı Bozkurt’un eşi Fatime Bozkurt yaktı. Gelinler ellerini açmayınca avuçlarına çeyrek altın bırakıldı. Kına sonrası halay çekilerek eğlenceli anlar yaşandı. Konuklara pasta, çerez ve meyve suyu ikram edilirken kına dağıtımı da yapıldı. Programa yoğun katılım Programa Belediye Başkanı Alican Bozkurt, Başkan Yardımcısı Muharrem Apan, İlçe Milli Eğitim Müdürü Fevzi İnce, kurum amirleri, siyasi parti ve STK temsilcileri ile özel ihtiyaçlı bireyler ve aileleri katıldı.
04 Aralık 2025 Perşembe - 11:03
Bakan Memişoğlu: "Türkiye kendi sağlık cihazlarını üretip, teknolojisini yapabilir hale geldi"
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin dünyanın en iyi sağlık altyapısına kavuşturulduğunu belirterek, "Artık Türkiye de kendi sağlık cihazlarını üretip, teknolojisini yapabilir hale geldi" dedi. Bakan Memişoğlu, "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" kapsamında 64’üncü il olarak Çankırı’yı ziyaret etti. İlk olarak Vali Mustafa Fırat Taşolar’ı makamında ziyaret eden Bakan Memişoğlu, kentteki çalışmalarla ilgili bilgi aldı. Memişoğlu, ziyareti sırasında yaptığı açıklamada Türkiye yüzyılında sağlık alanında önemli yatırımlara imza attıklarını ifade etti. "400 yataklı hastanemizi inşallah 2026’da milletimizin hizmetine sunacağız" "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" kapsamında 64’üncü il olarak Çankırı’yı ziyaret ettiklerini ifade eden Bakan Memişoğlu, "Çankırı’da 16 tane birinci basamak, 13 adet ikinci basamak olmak üzere şimdiye kadar 29 sağlık tesisi hizmete açtık. Sağlıkla ilgili Çankırı iyi yerlere geldi. Bugün Çankırı’da 400 yataklı hastanemizin inşaatını belli bir seviyeye ulaştırdık. İnşallah bunun yanında 2 adet birinci basamak ve 1 adet ikinci basamak olmak üzere toplam 3 sağlık tesisinin inşaatı da sürüyor. Çankırı’da 400 yataklı hastanemizin inşaatını belli bir seviyeye ulaştırdık. İnşallah 2026’da milletimizin hizmetine sunacağız. Bu hastanemiz hizmete geçtiği zaman yaklaşık 700 yataklı eğitim ve araştırma hastanesi fonksiyonu görebilecek fiziki sağlık altyapısına kavuşmuş olacak. Sağlıkla ilgili hastasının çevreye gitmeyeceği, kendisi sağlıkla ilgili her türlü hizmeti alabilecek hale gelecek. Bu sağlık hizmetinin Çankırı’ya kazandırılmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. "Türkiye’de üretilen ileri teknoloji cihazlarını sağlık sistemimizde kullanır hale geliyoruz" Türkiye’nin sağlık altyapısını yerli cihazlarla güçlendirdiğini vurgulayan Bakan Memişoğlu, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye sağlık altyapısı anlamında dünyanın en iyi sağlık altyapısına kavuşmuş durumda. Türkiye yüzyılı dediğimiz vizyonumuzu gerçekleştirme aşamasındayız. Aselsan’ın ürettiği tamamen yerli mühendislerimizin oluşturduğu cihazlarımızı teslim aldık. Artık Türkiye de kendi sağlık cihazlarını üretip, teknolojisini yapabilir hale geldi. Dün 30 tane röntgen cihazımızı teslim aldık. Bundan sonra da Türkiye’de üretilen ileri teknoloji cihazlarını sağlık sistemimizde kullanır hale geliyoruz" diye konuştu. Kurşunlu ilçesindeki termal kaynaklarıyla Çankırı’nın aynı zamanda sağlık turizmi açısından stratejik bir bölge olduğunu ifade eden Bakan Memişoğlu, bölgenin termal turizmi merkezlerinden biri haline gelmesini sağlamak istediklerini ifade etti. Çankırı’da inşa edilen Kızlaryolu Barajı ile içme suyu kalitesinin artmasının halk sağlığı açısından önemli olduğunu belirten Memişoğlu, emeği geçenlere teşekkür etti. "En iyi hizmeti vermeye çalışıyoruz" Halk sağlığının korunmasını da önemsediklerini belirten Bakan Memişoğlu, "Ülkemizde sağlık hizmetleriyle ilgili koruyuculuğu önemsiyoruz. Aynı zamanda burada olduğu gibi hastanelerimizi yenilemeyle ilgil bir sağlık anlayışımız var. Toplumumuzdan da bedenlerini korumasını, hastalanmadan sağlıkla ilgili bedenlerinin kıymetini bilerek sağlıklı kalmalarını istiyoruz. Ama hastalandıkları zaman da bütün fiziki altyapımız ve insan gücümüzle onlara en iyi hizmeti vermeye çalışıyoruz" dedi.
04 Aralık 2025 Perşembe - 10:47
Söke Belediyesi’nin parklarda yenileme atağı devam ediyor
Söke Belediyesi, park ve bahçe düzenlemelerine hız kesmeden devam ediyor. Yenileme çalışmaları kapsamında son olarak Yenicami Mahallesi’nde bulunan Şehit Mehmet Kaya Çergin Parkı baştan sona yenilendi. Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan kapsamlı çalışmada peyzaj düzenlemesi yenilenirken, çocuk oyun alanı da modern bir görünüme kavuştu. İlçede ilk kez uygulanan çim halı zemin, çocukların oyun oynarken daha güvenli, konforlu ve hijyenik bir alanda vakit geçirmelerini sağlayacak. Öte yandan park içinde bulunan açık hava spor alanı da yenileme çalışmaları kapsamında elden geçirildi. Alanın zemini parke taşı kaplamasıyla daha dayanıklı, rahat ve kullanışlı hale getirildi. Spor yapmak isteyen vatandaşlar için daha uygun bir ortam oluşturuldu. Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan; "Park ve Bahçeler Müdürlüğümüzün çalışmalarıyla, ilçemizdeki parkların ihtiyaçlara uygun şekilde yenilenmeye devam edecek. Amacımız hem çocuklar hem de yetişkinler için daha güvenli, estetik ve kullanışlı sosyal alanlar oluşturmak" dedi.
04 Aralık 2025 Perşembe - 10:33
Niğde Belediyesi araç filosuna 20 milyon TL’lik yeni otobüs
Niğde Belediyesi, araç kiralama giderlerini yatırıma dönüştürme vizyonuyla filosunu güçlendirmeye devam ediyor. Piyasa değeri yaklaşık 20 milyon TL olan 52 kişilik yeni otobüs, Niğde Belediyesi’nin "öz malı" olarak envantere girdi. Yeni otobüsün envantere katılması sebebiyle bir konuşma yapan Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir, şehrin kaynaklarını en verimli şekilde kullandıklarını vurguladığı konuşmasında; "Böyle güzel bir gün, güzel bir sabahta bir mutluluğu daha yaşıyoruz. Niğde’mize, Niğde Belediyemize yeni bir araç daha kazandırdık. Bugünkü değeri yaklaşık 20 Milyon liralık 52 kişilik Mercedes Tourismo aracımızı belediyemizin öz malı olarak kazandırdık. Biliyorsunuz, biz hiçbir şekilde kiralık araç artık kullanmıyoruz. Niğde’mize, belediyemize hayırlı olsun" dedi. 52 kişilik kapasiteyle hizmet verecek Satın alınan 52 yolcu kapasiteli otobüs, çok yönlü hizmet verecek şekilde planlandı. Araç, öncelikle Niğde Belediyesi Spor kafilesinin yolculuklarında konforlu ulaşımını sağlarken, aynı zamanda şehir içi ve şehirler arası kültürel gezilerde, sosyal projelerde ve vatandaşların ulaşım ihtiyaçlarında aktif rol üstlenecek. Geniş kapasitesiyle otobüs, şehrin sosyal ve kültürel etkinliklerine tek elden, güvenli ve konforlu bir ulaşım çözümü sunması bekleniyor.
04 Aralık 2025 Perşembe - 09:39
AK Parti Eskişehir Teşkilatı, TBMM’de istişare toplantısı yaptı
AK Parti Eskişehir Teşkilatı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) bir araya gelerek istişare toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda, şehrin her bir ilçesinde yürütülen çalışmalar ve yeni dönem hedefleri değerlendirildi. AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, konuyla ilgili sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Hatipoğlu’nun paylaşımında, "Eskişehir’in yarınlarına dair güçlü adımlar atmak için kapsamlı bir istişare toplantısı gerçekleştirdik. Sahadan gelen talepleri, devam eden yatırımları ve planladığımız projeleri en ince ayrıntısına kadar ele aldık. Hemşehrilerimizin beklentilerine en hızlı şekilde cevap verecek yol planımızı birlikte şekillendirdik. Biz büyük bir aileyiz. Eskişehir’in gelişimi, Türkiye’nin güçlü yarınları için omuz omuza, yılmadan çalışmaya devam edeceğiz" ifadeleri yer aldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder