POLİTİKA
CHP Genel Başkanı Özel’den Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ’a ziyaret 12 Nisan 2026 Pazar - 18:18:57 Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Özgür Özel, "Masum insanları öldüren bir soykırımcının, meseleyi Türkiye’deki bir siyasetçiye, Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı’nı hedef alarak yaptığı açıklama tam bir hadsizliktir" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ı Zafer Partisi Genel Merkezi’nde ziyaret etti. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özel, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, "Sayın Genel Başkan’ı (Özdağ) biz pek çok kez Silivri Cezaevi’nde ziyaret etmek durumunda kaldık. Hiç İstanbul ile ilgisi olmayan, başka şehirlerde olduğu iddia edilen, sonra da zaten öyle bir suçun asla olmadığı açıkça ortada olan bir durumda sadece Sayın Ümit Özdağ’ı susturabilmek, onun siyasetteki etkinliğini ortadan kaldırabilmek, Zafer Partisi’ni durdurmak ve yıldırmak için kendisini şu anda Adalet Bakanı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Antalya’da, Kayseri’de, Ankara’da olan ve kendince suç olduğunu iddia ettiği şeylerden dolayı alıp özgürlüğünden etmişti. Şimdi burada Zafer Partisi’nin çok kıymetli kadrolarıyla birlikte Sayın Genel Başkan’la özgürlükte siyaseti konuşabilmenin önemini vurguluyorum. İçinde bulunduğumuz bu dönemde Erdoğan’ın siyasi rakiplerini siyasi amaçlarla nasıl cezalandırdığının da altını çizmek istiyorum. İşte tam bu sebepten dolayıdır ki Ekrem İmamoğlu; Erdoğan’ı ve onun gösterdiği adayları bugüne kadar üç kez üst üste mağlup etmiş ve Erdoğan’a hiç yenilmemiş Ekrem İmamoğlu, şu an cezaevindedir. 20 belediye başkanımız ve çok sayıda siyaset arkadaşımız ve bürokratımızla birlikte cezaevindedir. Cumhuriyet Halk Partisi’ne karşı son seçimlerin, yerel seçimlerin toplumun yüzde 65’ine belediyecilik hizmeti yapmak üzere görevlendirilmiş, son yerel seçimlerde 47 yıl sonra birinci parti olmuş, Adalet ve Kalkınma Partisi’ni girdiği bir seçimde mağlup etmiş Cumhuriyet Halk Partisi’ne de çoklu saldırılar işte bu yüzdendir. O yüzden de bizim pazarımız, tatilimiz yoktur. Biz sandık gelene kadar ve bu millet huzur bulana kadar durmayacağız, durmadan çalışacağız" ifadelerini kullandı. Açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, İsrailli yetkililerin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik açıklamalarının sorulması üzerine şunları söyledi: "Tam bir hadsizlik. Eli kanlı ve bebekleri katleden, çocukları öldüren, masum insanları öldüren bir soykırımcının, meseleyi Türkiye’deki bir siyasetçiye, Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı’nı hedef alarak yaptığı açıklama tam bir hadsizliktir. Ayrıca orada Cumhuriyet Halk Partisi’nin iki sayın belediye başkanını ve önceki genel başkanını işaretlemek suretiyle ne murat ediyorsa, o murat ettiği şeye ermesi mümkün değildir. Orada işaretlenen tüm CHP’lilerden de Cumhuriyet Halk Partisi’nin tüm üyelerinden de içerdeki siyasi rekabet bir yana, İsrail’e ve el kanlı bir yönetime en ufak bir paye çıkmaz. Yanlarına hiçbir şey kalmaz. Bu konuda İsrail’in karşısında Türkiye tam olarak bir ve bütün şekilde aynı tarafta masumların tarafında durmaktadır. İsrail’den taraf olacak hiçbir Cumhuriyet Halk Partiliyi bulamazlar."
12 Nisan 2026 Pazar - 18:03 CHP Genel Başkanı Özel’den Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ’a ziyaret Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Özgür Özel, "Masum insanları öldüren bir soykırımcının, meseleyi Türkiye’deki bir siyasetçiye, Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı’nı hedef alarak yaptığı açıklama tam bir hadsizliktir" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ı Zafer Partisi Genel Merkezi’nde ziyaret etti. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özel, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, "Sayın Genel Başkan’ı (Özdağ) biz pek çok kez Silivri Cezaevi’nde ziyaret etmek durumunda kaldık. Hiç İstanbul ile ilgisi olmayan, başka şehirlerde olduğu iddia edilen, sonra da zaten öyle bir suçun asla olmadığı açıkça ortada olan bir durumda sadece Sayın Ümit Özdağ’ı susturabilmek, onun siyasetteki etkinliğini ortadan kaldırabilmek, Zafer Partisi’ni durdurmak ve yıldırmak için kendisini şu anda Adalet Bakanı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Antalya’da, Kayseri’de, Ankara’da olan ve kendince suç olduğunu iddia ettiği şeylerden dolayı alıp özgürlüğünden etmişti. Şimdi burada Zafer Partisi’nin çok kıymetli kadrolarıyla birlikte Sayın Genel Başkan’la özgürlükte siyaseti konuşabilmenin önemini vurguluyorum. İçinde bulunduğumuz bu dönemde Erdoğan’ın siyasi rakiplerini siyasi amaçlarla nasıl cezalandırdığının da altını çizmek istiyorum. İşte tam bu sebepten dolayıdır ki Ekrem İmamoğlu; Erdoğan’ı ve onun gösterdiği adayları bugüne kadar üç kez üst üste mağlup etmiş ve Erdoğan’a hiç yenilmemiş Ekrem İmamoğlu, şu an cezaevindedir. 20 belediye başkanımız ve çok sayıda siyaset arkadaşımız ve bürokratımızla birlikte cezaevindedir. Cumhuriyet Halk Partisi’ne karşı son seçimlerin, yerel seçimlerin toplumun yüzde 65’ine belediyecilik hizmeti yapmak üzere görevlendirilmiş, son yerel seçimlerde 47 yıl sonra birinci parti olmuş, Adalet ve Kalkınma Partisi’ni girdiği bir seçimde mağlup etmiş Cumhuriyet Halk Partisi’ne de çoklu saldırılar işte bu yüzdendir. O yüzden de bizim pazarımız, tatilimiz yoktur. Biz sandık gelene kadar ve bu millet huzur bulana kadar durmayacağız, durmadan çalışacağız" ifadelerini kullandı. Açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, İsrailli yetkililerin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik açıklamalarının sorulması üzerine şunları söyledi: "Tam bir hadsizlik. Eli kanlı ve bebekleri katleden, çocukları öldüren, masum insanları öldüren bir soykırımcının, meseleyi Türkiye’deki bir siyasetçiye, Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı’nı hedef alarak yaptığı açıklama tam bir hadsizliktir. Ayrıca orada Cumhuriyet Halk Partisi’nin iki sayın belediye başkanını ve önceki genel başkanını işaretlemek suretiyle ne murat ediyorsa, o murat ettiği şeye ermesi mümkün değildir. Orada işaretlenen tüm CHP’lilerden de Cumhuriyet Halk Partisi’nin tüm üyelerinden de içerdeki siyasi rekabet bir yana, İsrail’e ve el kanlı bir yönetime en ufak bir paye çıkmaz. Yanlarına hiçbir şey kalmaz. Bu konuda İsrail’in karşısında Türkiye tam olarak bir ve bütün şekilde aynı tarafta masumların tarafında durmaktadır. İsrail’den taraf olacak hiçbir Cumhuriyet Halk Partiliyi bulamazlar."
12 Nisan 2026 Pazar - 16:36 BBP Genel Başkanı Destici: "Türkiye olarak bölgemizde savaş istemiyoruz" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Biz Türkiye olarak bölgemizde savaş istemiyoruz. Devletimizin, hükümetimizin ve ittifakımızın attığı bütün adımlar, bu yöndedir. Biz istemiyoruz ama İsrail ve Amerika durmuyor" dedi. Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, bir dizi ziyaretler kapsamında Elazığ’a geldi. Parti yöneticileri tarafından karşılanan Destici, partisinin Elazığ Olağan İl Kongresine katılarak açıklamalarda bulundu. "Bu ülkenin cumhurbaşkanına hakaret demek, Türkiye Cumhuriyeti Devletine hakaret demektir" Büyük Türk milletinin haksızlığa susmadığını, zalimin karşısında mazlumun ise yanında olduğunu belirten Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, "Tarihte pek çok örneği vardır. Bir mazluma sahip çıkmak için Türk milleti dünyayı yakmıştır. Önce katil terörist soykırımcı Netanyahu, Cumhurbaşkanımıza hakaret ediyor. Bu ülkenin cumhurbaşkanına hakaret demek, Türkiye Cumhuriyeti Devletine hakaret demektir. Bu ülkenin tamamına hakarettir. Çünkü cumhurbaşkanı, bu ülkeyi temsil etmektedir. Ona yapılan hakaret, Türk milletine yapılmıştır. Bu hakaretlerden sonra verilen tepkiler, sadece Cumhur İttifakı’ndan değil, Türkiye’deki bütün siyasi partilerimiz bu hakarete sert bir şekilde cevap vermiştir. Siz ne kadar havlarsanız havlayın, sizin gücünüz Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve onun cumhurbaşkanına asla yetmeyecektir" ifadelerini kullandı. "İran’ı ayakta tutan ve savaşta şu ana kadar yenilmesini engelleyen milletinin birliğidir" Türk milleti bir olduğunda üstesinden gelemeyeceği bir problemin olmadığının da altını çizen Genel Başkan Destici, "Birliğimizi ve dirliğimizi de kimsenin bozmasına müsaade etmeyeceğiz. Biz Kürt’ü, Türkmen’i, Alevi’si, Sünni’si hep birlikte büyük Türk milletiyiz. Kıyamete kadar da öyle kalacak. Biz Türkiye olarak bölgemizde savaş istemiyoruz. Devletimizin, hükümetimizin ve ittifakımızın attığı bütün adımlar, bu yöndedir. Biz istemiyoruz ama İsrail ve Amerika durmuyor. Dün Afganistan, Irak, Yemen, Libya ve Suriye eğer İran’da da emellerini gerçekleştirirlerse, elbette ki kendilerine engel gördükleri bunun içerisinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti de var. Devletleri hedef alacaklar, ülkeleri ve milletleri hedef alacaklar. İran’ı bugün ayakta tutan, füzeleri ve savunma taktikleri kıymetlidir ama İran’ı ayakta tutan ve savaşta şu ana kadar yenilmesini engelleyen milletinin birliğidir. Savaş başlamadan İran’da aylarca süren ayaklanmalar ve gösteriler oldu. İki tarafta da çok kayıplar yaşandı ama Amerika ve İsrail saldırınca İran muhalifiyle ve rejim yanlısıyla bir yumruk gibi oldu ve en son enerji santrallerini ve köprüleri bombalayacağım dediğinde Amerika ve İsrail birer canlı kalkan olarak köprülere ve enerji santrallerine gittiler. Bu ülke bizimdir, yönetimini de biz seçeriz siz karışamazsınız. Rejim değişecekse de biz değiştiririz. Buna Amerika ve İsrail karar veremez dediler. Bugün İran’ı ayakta tutan, İran’ı şu ana kadar İsrail ve ABD karşısında pes ettiremeyen hatta ABD-İsrail’e geri adım attıran İran halkının duruşudur. Bizim de ihtiyacımız budur. Bugüne kadar birliğimizi ve dirliğimizi kimse bozamamıştır. Bundan sonra da bozamayacaktır" şeklinde konuştu. "Devlete saygı duymayan hiç kimseden bu millete ve devlete hayır gelmez" Yılanın kafasını maalesef küçükken ezmediklerini aktaran Başkan Destici, "Terörle mücadele konusunda dönem dönem zafiyetler yaşadık. Dönem dönem de devlet şefkat elini uzattı ama bu el hiçbir zaman öpülmedi, her zaman ısırıldı. Onun için bunlara karşı bizim tecrübemiz artık daha yüksek. Devlete saygı duymayan, ay yıldızlı al bayrağı eline almayan hiç kimseden bu millete ve devlete hayır gelmez. Bunlarla da barış falan olmaz. Bunlarla iç cephe de güçlendirilmez. Bu topraklar bunu 1915’te yaşadı. Bu ülkede 1 milyonun üzerinde Ermeni var. 800 yıl birlikte yaşadık. Milleti sadıktı. Vatan ne zaman zor duruma düştü, bir taraftan Ruslar, bir taraftan hırsızlar, güneyden Fransızlar, batıdan İngilizler musallat olduğunda hemen iş birliği yaparak arkadan vurdular. Bu topraklar büyük zalimler yaşadı. Onun için hainlerle çevre güçlendirilmez. İyi niyetli olanlara bir şey söylemiyorum. Türkiye’de eşit yurttaş olarak yaşamak isteyen bu noktada da belli hak ve taleplerde bulunanlara bir şey söylemiyorum. Onlarla her şeyi oturup konuşabiliriz. Bizim kırmızı çizgimiz, terör, şiddet ve ihanettir. Bu ay yıldızlı bayrağı eline almayanla oturup konuşulacak bir şey yoktur. İstiyoruz ki bölgemizde savaş bitsin. Pakistan, Mısır ve Türkiye’nin de ısrarıyla Pakistan’da İran ve ABD heyetleri bir araya geldi. Ama maalesef anlaşmazlık çıktı. Savaş bitsin barış gelsin ama bu olmadı. Benim anladığım İsrail Amerika’yı teşvik ediyor. İran’ı teslim almak istiyorlar. Bütün şartlarımızı kabul etsinler istiyorlar. İran da yenilgiyi kabul etmiyor. Trump bir zafer kazandım demek istiyor ama ortada bir zafer yok. Ortada aslında bir yenilgi var" dedi.
Başkan Yılmaz’dan Değirmiçem ve Sarıgüllük’e ziyaret
06 Aralık 2025 Cumartesi - 16:41 Başkan Yılmaz’dan Değirmiçem ve Sarıgüllük’e ziyaret Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, sabahın erken saatlerinde başladığı mahalle ziyaretleri kapsamında Değirmiçem ve Sarıgüllük Mahalleleri’nde esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Çat kapı gerçekleştirdiği ziyaretlerde, mahalle sakinlerinin memnuniyetini ölçen Yılmaz, bölgenin ihtiyaçlarını yerinde tespit ederek notlar aldı. Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, mahalle muhtarlarıyla birlikte yürüttüğü programda özellikle yol, temizlik, park alanları, sokak düzenlemeleri ve sosyal belediyecilik hizmetlerine ilişkin görüş alışverişinde bulundu. Yılmaz, Şehitkamil’in tüm mahallelerinde olduğu gibi bu bölgelerde de kapsayıcı, hızlı ve öncelikli bir hizmet anlayışının devam edeceğini vurguladı. Anında talimat verdi Esnafa "Hayırlı işler" dileyerek dükkânlara tek tek giren Yılmaz, esnafın beklentilerini dinledi. Vatandaşlarla sokak aralarında sohbet eden Yılmaz, kendisine iletilen talep ve önerilerin çözüme kavuşturulması için ilgili birimlere talimat verdi. Her yaş grubundan vatandaşın yoğun ilgisiyle karşılanan Yılmaz, samimi sohbetlerde hem mevcut hizmetleri değerlendirdi hem de yeni projeler hakkında bilgiler paylaştı. "Şehitkamil için koşmaya devam edeceğiz" Birlik ve beraberlik içerisinde Şehitkamil’in tüm sorun ve ihtiyaçlarını gidereceklerini belirten Yılmaz, "Muhtarlarımızla yol haritamızı konuştuk, esnafımızın derdini dinledik, vatandaşlarımızla samimiyetle kucaklaştık. Bu şehirde her adım, her planlama, her proje hemşehrilerimizin hayatını daha iyi hale getirmek içindir. Biz, Şehitkamil’de yaşayan herkesin sesine kulak vererek çalışma yürütüyoruz. Her adımda daha güçlü bir Şehitkamil için çalışmaya, üretmeye, koşmaya devam edeceğiz" dedi. Yılmaz, mahalle ziyaretlerinin belirli bir program dahilinde ilçenin tüm noktalarında sürdürüleceğini belirterek, halkla iç içe yönetim anlayışının kararlılıkla devam edeceğini ifade etti.
UCLG Başkanı Altay, UCLG Mercociudades Zirvesi’ne katıldı
06 Aralık 2025 Cumartesi - 16:12 UCLG Başkanı Altay, UCLG Mercociudades Zirvesi’ne katıldı Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Teşkilatı (UCLG) ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, UCLG Mercociudades Zirvesi’ne katıldı. UCLG’nin Latin Amerika yerel yönetimlerinin ağı olan Mercociudades’in yıllık toplantısı olan Mercociudades Zirvesi, Brezilya’nın Rio de Janeiro eyaletindeki Niteri kentinde 30’uncu kez düzenlendi. UCLG ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, "Dayanıklı, Huzurlu ve Sürdürülebilir Şehirlere Giden Yollar" temasıyla düzenlenen 30. Mercociudades Zirvesi’ne katılarak Latin Amerika ülkelerinden belediye başkanları ile yerel ve bölgesel liderlerle bir araya geldi. Programda konuşan Başkan Altay, güzel ve sıcak ev sahipliği dolayısıyla Niteri Belediye Başkanı ve Mercociudades Başkan Yardımcısı Rodrigo Neves’e, Genel Sekreter Lorenzo Lautaro’ya ve organizasyonun ortaya çıkmasında emek veren tüm paydaşlara teşekkür etti. "Brezilya’dan devraldığımız bayrağı daha ileriye taşıyacağız" Başkan Altay, bu yıl Brezilya’nın Belém kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’nin (COP30), önemli çıktılarından birinin de COP31’in Türkiye’nin dönem başkanlığında ve ev sahipliğinde gerçekleştirilmesine yönelik alınan karar olduğunu vurgulayarak, "Bu karar, bizler için ayrı bir anlam taşımakta; Brezilya’dan devraldığımız bu bayrağı daha ileriye taşımak ve yerel yönetimlerin iklim eylemlerine katkı sunmaya devam etmek konusunda kararlılığımızı güçlendirmektedir" dedi. "Barış odaklı şehir diplomasisini ilerletmeye kararlıyız" İklim meselesinin, UCLG için kritik bir öncelik olmaya devam ettiğine değinen Başkan Altay, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Gezegenimizin geleceği için dayanıklı ekonomik modelleri geliştirmeye, kapsayıcı kent politikalarını desteklemeye, iklim uyumu stratejilerini güçlendirmeye, katılımcı yönetişim anlayışını yaygınlaştırmaya ve barış odaklı şehir diplomasisini ilerletmeye kararlıyız. Bu nedenle teşkilatımızı güçlendirecek her türlü adım bizler için çok kıymetli. UCLG Latin Amerika’nın önemli ülkelerinden birisi olan Brezilya’nın ve Mercociudades’in tecrübelerinden faydalanmamız gerekmektedir. Ayrıca, 2026-2029 dönemi için belirlenecek UCLG yönetim organlarında bölge teşkilatlarımızın rolünün ne kadar kritik olduğunu vurgulamak isterim. UCLG’nin küresel bir liderlik misyonu varsa, bu misyonun temelinde bölgelerin güçlü katılımı, temsil adaleti ve şehirlerimizin gerçek ihtiyaçlarını yansıtan demokratik mekanizmalar yatmaktadır. Mercociudades’in bu süreçte oynayacağı rolün UCLG’nin geleceğini, vizyonunu ve küresel etkisini belirlemede çok önemli olduğuna inanıyorum." "UCLG’nin yeni dönemde güçlü, kapsayıcı, vizyoner ve etkili bir liderlikle temsil edilmesi hepimiz açısından büyük önem taşıyor" "Güçlü şehirler güçlü bölgeleri; güçlü bölgeler ise daha barışçıl, daha müreffeh ve daha sürdürülebilir bir dünyayı mümkün kılar" diyen Başkan Altay, "Yerel yönetimlerin öncü rolünün her geçen gün güçlendiği bu dönemde, UCLG’nin de yeni dönemde güçlü, kapsayıcı, vizyoner ve etkili bir liderlikle temsil edilmesi hepimiz açısından büyük bir önem taşımaktadır. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz her temas, her fikir alışverişi ve attığımız her adım, sadece kendi şehirlerimizin değil, hep birlikte kurmakta olduğumuz ortak geleceğin yapı taşlarını oluşturmaktadır. Sizlerin enerjisi, kararlılığı ve vizyonu bizlere güç veriyor; geleceğe dair umutlarımızı tazeliyor" sözleriyle konuşmasını tamamladı. Başkan Altay Brezilya Dışişleri Bakanı Vieira ile de görüştü Başkan Altay, zirve kapsamında Brezilya Dışişleri Bakanı Mauro Vieira ve zirveye katılan liderlerle de bir araya geldi. Başkan Altay yaptığı görüşmelerde, daha adil ve daha yaşanabilir şehirler inşa etmek için kararlı oldukları vurgusunda bulundu.
MHP Lideri Bahçeli: "Terörsüz Türkiye hedefinin siyaset mantığı milli birlik ve kardeşliğin tahkimine odaklıdır"
06 Aralık 2025 Cumartesi - 15:31 MHP Lideri Bahçeli: "Terörsüz Türkiye hedefinin siyaset mantığı milli birlik ve kardeşliğin tahkimine odaklıdır" MHP Lideri Devlet Bahçeli, MHP Siyaset ve Liderlik Okulu Sertifika Töreni’nde açıklamalarda bulundu. Konuşmasında, terörsüz Türkiye mesajı veren Lider Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefinin siyaset mantığı milli birlik ve kardeşliğin tahkimine odaklı. Bazı provokatif çıkışlara rağmen aşama aşama sonuca gidiyoruz" dedi.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Siyaset ve Liderlik Okulu 22. Dönem Sertifika Töreni’ne katılarak açıklamalarda bulundu. Genel Başkan Bahçeli burada yaptığı konuşmada şunları dile getirdi:"Yalan, dolan ve iftiradan medet umarak insanlarımıza haysiyet cellatlığı yapmak, siyasi diyalogları tıkamak, habaseti hamasetle, hakareti ucuzlamış haysiyet pozlarıyla kapatmaya çalışmak bir ahlak krizi değil midir? Belediyeleri kasıp kavuran rüşvet, irtikap ve yolsuzluk iddiaları yaygın ve yoğun bir ahlak krizi değil midir? Yüzyılın yolsuzluğu olarak tanımladığımız İstanbul Büyükşehir Belediyesi soygunu, her tarafa sıçramış gayri meşru ve gayri hukuki ilişkiler manzumesi milli hafızaya mıh gibi yerleşen, bıçak gibi saplanan bir ahlak krizi değil midir? Buna karşı adaletin devreye girmesine bühtanla saldırmak, yargı mensuplarımızı itibarsızlaştırmaya kalkışmak hem adalet hem de ahlak krizi değil midir? Yeni nesil çetelerin etrafa korku salması, çocuk yaştaki tetikçilerin sahaya sürülmesi, uyuşturucu kullanım yaşının inanılmaz şekilde düşmesi, ailelerin dağılıp umutların sönmesi bir ahlak krizi değil midir? Büyükçekmece Adliyesi emanetindeki altın ve gümüşleri çalıp yurt dışına kaçmak, her düzey ve derecede emanete ihanet etmek bir ahlak krizi değil midir?.""Göz kamaştıran gelişmelerin muhatabı olmanın eşiğindeyiz"Siyasetin basit, müstakil, durağan ve tek katmanlı bir süreç olmadığını dile getiren Bahçeli, "Özünde insana dair her şey vardır. "Terörsüz Türkiye" hedefinin siyaset mantığı milli birlik ve kardeşliğimizin tahkimine odaklıdır. Bazı provakatif çıkışlara, Siyonist-emperyalist tazyik ve telkinlere, abuk sabuk ifadelere, tahrik ortamını canlandırmaya dayalı küstah ve kumandalı söylemlere rağmen aşama aşama, kademe kademe sonuca doğru gidiyoruz. Göz kamaştıran gelişmelerin muhatabı olmanın eşiğindeyiz, kıyısındayız. Sistemli ve şiddetli dedikodu anaforuna kapılmadan, yakamızı kaptırmadan, cesaret ve hamiyet izlerine basa basa yolumuzda ilerliyoruz. "Terörsüz Türkiye" hedefini akıl, ahlak ve adalet aydınlığının ikram ve imkanıyla okuyor, küresel ve bölgesel tehditler karşısında tek yürek olmaktan başka seçenek görmüyor, tanımıyoruz" ifadelerine yer verdi."Ecel aman verdiği müddetçe Bozkurt olacağım"Çatışma ve gerilim çıkmazında kalan pek çok coğrafyanın aksine ülkenin adil, hakkaniyetli, ahlaki temelli ve akılla bezeli bir barış mimarisini hayata geçirmekte olduğunu ifade eden Bahçeli, "Kim ki bunun önüne geçmeye yeltenirse iki cihanda da altından kalkamayacağı bir vebali omuzlamış demektir. Cizre provokasyonu, Kandil’den yapılan bazı sorumsuz ve sakat açıklamalar bizi yıldıramayacaktır. Bizim hidayete erip ermediğimizin takdirini bir fani değil, Cenab-ı Allah bilecek, adalet ve ihsanıyla hakkımızdaki ezeli hükmü de verecektir. Bozkurtluğuma gelince, ben elbette bir Bozkurtum, ecel aman verdiği müddetçe Bozkurt olacağım, öyle de göçüp gideceğim. Barış kuşunun ikinci kanadı inşallah takılacak ve uçuşunu herkes görecektir. Siyaseti bir rekabet ve çatışma alanı olarak tevil edenler olduğu kadar, işbirliği ve dayanışma halinde tanımlayan düşünürler de pek çoktur. İşbirliğinden yanayız. Dayanışmanın taltif ve teminden tarafız. Konuşmayla, anlaşmayla, empati yapmakla, sabırlı olmakla, sağduyu içinde, birbirimizin açığı aramakla değil, kapatmakla meşgul olmalıyız" dedi."Bugünkü çağımız, makine gıcırtısıyla, dijital devrimin ahlak sedasını susturduğu çağdır"Türkiye’nin geleceğini karanlık görenlerin, unutulacağına değinen Bahçeli, "Parçalanmak istenen kardeşlik hukukumuzun ince ipliklerinden bir anlam, kalıcı bir birlik ve karşılıklı ahlaki sorumluluk örmenin gayesindeyiz. Bugünkü çağımız, makine gıcırtısıyla, dijital devrimin ahlak sedasını susturduğu çağdır. Bizim müşterek ahlakımız, hürmet, hizmet ve merhamet ilkelerini kendinde birleştiren aşk, akıl ve adalet ahlakıdır. Bu ahlakın etrafında toplanmanın vakti gelmedi mi? Bu ahlakın potasında hep beraber erimenin vakti gelmedi mi?" ifadelerinde bulundu."Uyanık ve uzak görüşlü olmaktan vazgeçmeyiniz"Sertifika almaya hak kazananlara seslenen Bahçeli, "Tereddüt gerçeğin idrakini engeller, yanlışa sürükler. Bu nedenle tereddüt göstermeyiniz. Zekaya sınır çizilmez. Hayallere söz geçmez, gem vurulamaz. Hayal etmekten, hedeflerinizi yüksek tutmaktan korkmayınız. Uyanık ve uzak görüşlü olmaktan vazgeçmeyiniz" diye konuştu.Bahçeli, Siyaset ve Liderlik Okulu’nun 22. döneminin tamamlanmasında emeği geçenlere teşekkürlerini iletti.Plaket takdiminin ardından program sonlandı.
MHP Lideri Bahçeli: "Terörsüz Türkiye hedefinin siyaset mantığı milli birlik ve kardeşliğin tahkimine odaklıdır"
06 Aralık 2025 Cumartesi - 15:15 MHP Lideri Bahçeli: "Terörsüz Türkiye hedefinin siyaset mantığı milli birlik ve kardeşliğin tahkimine odaklıdır" MHP Lideri Devlet Bahçeli, MHP Siyaset ve Liderlik Okulu Sertifika Töreni’nde açıklamalarda bulundu. Konuşmasında, terörsüz Türkiye mesajı veren Lider Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefinin siyaset mantığı milli birlik ve kardeşliğin tahkimine odaklı. Bazı provokatif çıkışlara rağmen aşama aşama sonuca gidiyoruz" dedi.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Siyaset ve Liderlik Okulu 22. Dönem Sertifika Töreni’ne katılarak açıklamalarda bulundu. Genel Başkan Bahçeli burada yaptığı konuşmada şunları dile getirdi:"Yalan, dolan ve iftiradan medet umarak insanlarımıza haysiyet cellatlığı yapmak, siyasi diyalogları tıkamak, habaseti hamasetle, hakareti ucuzlamış haysiyet pozlarıyla kapatmaya çalışmak bir ahlak krizi değil midir? Belediyeleri kasıp kavuran rüşvet, irtikap ve yolsuzluk iddiaları yaygın ve yoğun bir ahlak krizi değil midir? Yüzyılın yolsuzluğu olarak tanımladığımız İstanbul Büyükşehir Belediyesi soygunu, her tarafa sıçramış gayri meşru ve gayri hukuki ilişkiler manzumesi milli hafızaya mıh gibi yerleşen, bıçak gibi saplanan bir ahlak krizi değil midir? Buna karşı adaletin devreye girmesine bühtanla saldırmak, yargı mensuplarımızı itibarsızlaştırmaya kalkışmak hem adalet hem de ahlak krizi değil midir? Yeni nesil çetelerin etrafa korku salması, çocuk yaştaki tetikçilerin sahaya sürülmesi, uyuşturucu kullanım yaşının inanılmaz şekilde düşmesi, ailelerin dağılıp umutların sönmesi bir ahlak krizi değil midir? Büyükçekmece Adliyesi emanetindeki altın ve gümüşleri çalıp yurt dışına kaçmak, her düzey ve derecede emanete ihanet etmek bir ahlak krizi değil midir?.""Göz kamaştıran gelişmelerin muhatabı olmanın eşiğindeyiz"Siyasetin basit, müstakil, durağan ve tek katmanlı bir süreç olmadığını dile getiren Bahçeli, "Özünde insana dair her şey vardır. "Terörsüz Türkiye" hedefinin siyaset mantığı milli birlik ve kardeşliğimizin tahkimine odaklıdır. Bazı provakatif çıkışlara, Siyonist-emperyalist tazyik ve telkinlere, abuk sabuk ifadelere, tahrik ortamını canlandırmaya dayalı küstah ve kumandalı söylemlere rağmen aşama aşama, kademe kademe sonuca doğru gidiyoruz. Göz kamaştıran gelişmelerin muhatabı olmanın eşiğindeyiz, kıyısındayız. Sistemli ve şiddetli dedikodu anaforuna kapılmadan, yakamızı kaptırmadan, cesaret ve hamiyet izlerine basa basa yolumuzda ilerliyoruz. "Terörsüz Türkiye" hedefini akıl, ahlak ve adalet aydınlığının ikram ve imkanıyla okuyor, küresel ve bölgesel tehditler karşısında tek yürek olmaktan başka seçenek görmüyor, tanımıyoruz" ifadelerine yer verdi."Ecel aman verdiği müddetçe Bozkurt olacağım"Çatışma ve gerilim çıkmazında kalan pek çok coğrafyanın aksine ülkenin adil, hakkaniyetli, ahlaki temelli ve akılla bezeli bir barış mimarisini hayata geçirmekte olduğunu ifade eden Bahçeli, "Kim ki bunun önüne geçmeye yeltenirse iki cihanda da altından kalkamayacağı bir vebali omuzlamış demektir. Cizre provokasyonu, Kandil’den yapılan bazı sorumsuz ve sakat açıklamalar bizi yıldıramayacaktır. Bizim hidayete erip ermediğimizin takdirini bir fani değil, Cenab-ı Allah bilecek, adalet ve ihsanıyla hakkımızdaki ezeli hükmü de verecektir. Bozkurtluğuma gelince, ben elbette bir Bozkurtum, ecel aman verdiği müddetçe Bozkurt olacağım, öyle de göçüp gideceğim. Barış kuşunun ikinci kanadı inşallah takılacak ve uçuşunu herkes görecektir. Siyaseti bir rekabet ve çatışma alanı olarak tevil edenler olduğu kadar, işbirliği ve dayanışma halinde tanımlayan düşünürler de pek çoktur. İşbirliğinden yanayız. Dayanışmanın taltif ve teminden tarafız. Konuşmayla, anlaşmayla, empati yapmakla, sabırlı olmakla, sağduyu içinde, birbirimizin açığı aramakla değil, kapatmakla meşgul olmalıyız" dedi."Bugünkü çağımız, makine gıcırtısıyla, dijital devrimin ahlak sedasını susturduğu çağdır"Türkiye’nin geleceğini karanlık görenlerin, unutulacağına değinen Bahçeli, "Parçalanmak istenen kardeşlik hukukumuzun ince ipliklerinden bir anlam, kalıcı bir birlik ve karşılıklı ahlaki sorumluluk örmenin gayesindeyiz. Bugünkü çağımız, makine gıcırtısıyla, dijital devrimin ahlak sedasını susturduğu çağdır. Bizim müşterek ahlakımız, hürmet, hizmet ve merhamet ilkelerini kendinde birleştiren aşk, akıl ve adalet ahlakıdır. Bu ahlakın etrafında toplanmanın vakti gelmedi mi? Bu ahlakın potasında hep beraber erimenin vakti gelmedi mi?" ifadelerinde bulundu."Uyanık ve uzak görüşlü olmaktan vazgeçmeyiniz"Sertifika almaya hak kazananlara seslenen Bahçeli, "Tereddüt gerçeğin idrakini engeller, yanlışa sürükler. Bu nedenle tereddüt göstermeyiniz. Zekaya sınır çizilmez. Hayallere söz geçmez, gem vurulamaz. Hayal etmekten, hedeflerinizi yüksek tutmaktan korkmayınız. Uyanık ve uzak görüşlü olmaktan vazgeçmeyiniz" diye konuştu.Bahçeli, Siyaset ve Liderlik Okulu’nun 22. döneminin tamamlanmasında emeği geçenlere teşekkürlerini iletti.Plaket takdiminin ardından program sonlandı.ANKARA (İHA) - MHP Lideri Devlet Bahçeli, MHP Siyaset ve Liderlik Okulu Sertifika Töreni’nde açıklamalarda bulundu. Konuşmasında, terörsüz Türkiye mesajı veren Lider Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefinin siyaset mantığı milli birlik ve kardeşliğin tahkimine odaklı. Bazı provokatif çıkışlara rağmen aşama aşama sonuca gidiyoruz" dedi.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Siyaset ve Liderlik Okulu 22. Dönem Sertifika Töreni’ne katılarak açıklamalarda bulundu. Genel Başkan Bahçeli burada yaptığı konuşmada şunları dile getirdi:"Yalan, dolan ve iftiradan medet umarak insanlarımıza haysiyet cellatlığı yapmak, siyasi diyalogları tıkamak, habaseti hamasetle, hakareti ucuzlamış haysiyet pozlarıyla kapatmaya çalışmak bir ahlak krizi değil midir? Belediyeleri kasıp kavuran rüşvet, irtikap ve yolsuzluk iddiaları yaygın ve yoğun bir ahlak krizi değil midir? Yüzyılın yolsuzluğu olarak tanımladığımız İstanbul Büyükşehir Belediyesi soygunu, her tarafa sıçramış gayri meşru ve gayri hukuki ilişkiler manzumesi milli hafızaya mıh gibi yerleşen, bıçak gibi saplanan bir ahlak krizi değil midir? Buna karşı adaletin devreye girmesine bühtanla saldırmak, yargı mensuplarımızı itibarsızlaştırmaya kalkışmak hem adalet hem de ahlak krizi değil midir? Yeni nesil çetelerin etrafa korku salması, çocuk yaştaki tetikçilerin sahaya sürülmesi, uyuşturucu kullanım yaşının inanılmaz şekilde düşmesi, ailelerin dağılıp umutların sönmesi bir ahlak krizi değil midir? Büyükçekmece Adliyesi emanetindeki altın ve gümüşleri çalıp yurt dışına kaçmak, her düzey ve derecede emanete ihanet etmek bir ahlak krizi değil midir?.""Göz kamaştıran gelişmelerin muhatabı olmanın eşiğindeyiz"Siyasetin basit, müstakil, durağan ve tek katmanlı bir süreç olmadığını dile getiren Bahçeli, "Özünde insana dair her şey vardır. "Terörsüz Türkiye" hedefinin siyaset mantığı milli birlik ve kardeşliğimizin tahkimine odaklıdır. Bazı provakatif çıkışlara, Siyonist-emperyalist tazyik ve telkinlere, abuk sabuk ifadelere, tahrik ortamını canlandırmaya dayalı küstah ve kumandalı söylemlere rağmen aşama aşama, kademe kademe sonuca doğru gidiyoruz. Göz kamaştıran gelişmelerin muhatabı olmanın eşiğindeyiz, kıyısındayız. Sistemli ve şiddetli dedikodu anaforuna kapılmadan, yakamızı kaptırmadan, cesaret ve hamiyet izlerine basa basa yolumuzda ilerliyoruz. "Terörsüz Türkiye" hedefini akıl, ahlak ve adalet aydınlığının ikram ve imkanıyla okuyor, küresel ve bölgesel tehditler karşısında tek yürek olmaktan başka seçenek görmüyor, tanımıyoruz" ifadelerine yer verdi."Ecel aman verdiği müddetçe Bozkurt olacağım"Çatışma ve gerilim çıkmazında kalan pek çok coğrafyanın aksine ülkenin adil, hakkaniyetli, ahlaki temelli ve akılla bezeli bir barış mimarisini hayata geçirmekte olduğunu ifade eden Bahçeli, "Kim ki bunun önüne geçmeye yeltenirse iki cihanda da altından kalkamayacağı bir vebali omuzlamış demektir. Cizre provokasyonu, Kandil’den yapılan bazı sorumsuz ve sakat açıklamalar bizi yıldıramayacaktır. Bizim hidayete erip ermediğimizin takdirini bir fani değil, Cenab-ı Allah bilecek, adalet ve ihsanıyla hakkımızdaki ezeli hükmü de verecektir. Bozkurtluğuma gelince, ben elbette bir Bozkurtum, ecel aman verdiği müddetçe Bozkurt olacağım, öyle de göçüp gideceğim. Barış kuşunun ikinci kanadı inşallah takılacak ve uçuşunu herkes görecektir. Siyaseti bir rekabet ve çatışma alanı olarak tevil edenler olduğu kadar, işbirliği ve dayanışma halinde tanımlayan düşünürler de pek çoktur. İşbirliğinden yanayız. Dayanışmanın taltif ve teminden tarafız. Konuşmayla, anlaşmayla, empati yapmakla, sabırlı olmakla, sağduyu içinde, birbirimizin açığı aramakla değil, kapatmakla meşgul olmalıyız" dedi."Bugünkü çağımız, makine gıcırtısıyla, dijital devrimin ahlak sedasını susturduğu çağdır"Türkiye’nin geleceğini karanlık görenlerin, unutulacağına değinen Bahçeli, "Parçalanmak istenen kardeşlik hukukumuzun ince ipliklerinden bir anlam, kalıcı bir birlik ve karşılıklı ahlaki sorumluluk örmenin gayesindeyiz. Bugünkü çağımız, makine gıcırtısıyla, dijital devrimin ahlak sedasını susturduğu çağdır. Bizim müşterek ahlakımız, hürmet, hizmet ve merhamet ilkelerini kendinde birleştiren aşk, akıl ve adalet ahlakıdır. Bu ahlakın etrafında toplanmanın vakti gelmedi mi? Bu ahlakın potasında hep beraber erimenin vakti gelmedi mi?" ifadelerinde bulundu."Uyanık ve uzak görüşlü olmaktan vazgeçmeyiniz"Sertifika almaya hak kazananlara seslenen Bahçeli, "Tereddüt gerçeğin idrakini engeller, yanlışa sürükler. Bu nedenle tereddüt göstermeyiniz. Zekaya sınır çizilmez. Hayallere söz geçmez, gem vurulamaz. Hayal etmekten, hedeflerinizi yüksek tutmaktan korkmayınız. Uyanık ve uzak görüşlü olmaktan vazgeçmeyiniz" diye konuştu.Bahçeli, Siyaset ve Liderlik Okulu’nun 22. döneminin tamamlanmasında emeği geçenlere teşekkürlerini iletti.Plaket takdiminin ardından program sonlandı.ANKARA (İHA) - MHP Lideri Devlet Bahçeli, MHP Siyaset ve Liderlik Okulu Sertifika Töreni’nde açıklamalarda bulundu. Konuşmasında, terörsüz Türkiye mesajı veren Lider Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefinin siyaset mantığı milli birlik ve kardeşliğin tahkimine odaklı. Bazı provokatif çıkışlara rağmen aşama aşama sonuca gidiyoruz" dedi.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Siyaset ve Liderlik Okulu 22. Dönem Sertifika Töreni’ne katılarak açıklamalarda bulundu. Genel Başkan Bahçeli burada yaptığı konuşmada şunları dile getirdi:"Yalan, dolan ve iftiradan medet umarak insanlarımıza haysiyet cellatlığı yapmak, siyasi diyalogları tıkamak, habaseti hamasetle, hakareti ucuzlamış haysiyet pozlarıyla kapatmaya çalışmak bir ahlak krizi değil midir? Belediyeleri kasıp kavuran rüşvet, irtikap ve yolsuzluk iddiaları yaygın ve yoğun bir ahlak krizi değil midir? Yüzyılın yolsuzluğu olarak tanımladığımız İstanbul Büyükşehir Belediyesi soygunu, her tarafa sıçramış gayri meşru ve gayri hukuki ilişkiler manzumesi milli hafızaya mıh gibi yerleşen, bıçak gibi saplanan bir ahlak krizi değil midir? Buna karşı adaletin devreye girmesine bühtanla saldırmak, yargı mensuplarımızı itibarsızlaştırmaya kalkışmak hem adalet hem de ahlak krizi değil midir? Yeni nesil çetelerin etrafa korku salması, çocuk yaştaki tetikçilerin sahaya sürülmesi, uyuşturucu kullanım yaşının inanılmaz şekilde düşmesi, ailelerin dağılıp umutların sönmesi bir ahlak krizi değil midir? Büyükçekmece Adliyesi emanetindeki altın ve gümüşleri çalıp yurt dışına kaçmak, her düzey ve derecede emanete ihanet etmek bir ahlak krizi değil midir?.""Göz kamaştıran gelişmelerin muhatabı olmanın eşiğindeyiz"Siyasetin basit, müstakil, durağan ve tek katmanlı bir süreç olmadığını dile getiren Bahçeli, "Özünde insana dair her şey vardır. "Terörsüz Türkiye" hedefinin siyaset mantığı milli birlik ve kardeşliğimizin tahkimine odaklıdır. Bazı provakatif çıkışlara, Siyonist-emperyalist tazyik ve telkinlere, abuk sabuk ifadelere, tahrik ortamını canlandırmaya dayalı küstah ve kumandalı söylemlere rağmen aşama aşama, kademe kademe sonuca doğru gidiyoruz. Göz kamaştıran gelişmelerin muhatabı olmanın eşiğindeyiz, kıyısındayız. Sistemli ve şiddetli dedikodu anaforuna kapılmadan, yakamızı kaptırmadan, cesaret ve hamiyet izlerine basa basa yolumuzda ilerliyoruz. "Terörsüz Türkiye" hedefini akıl, ahlak ve adalet aydınlığının ikram ve imkanıyla okuyor, küresel ve bölgesel tehditler karşısında tek yürek olmaktan başka seçenek görmüyor, tanımıyoruz" ifadelerine yer verdi."Ecel aman verdiği müddetçe Bozkurt olacağım"Çatışma ve gerilim çıkmazında kalan pek çok coğrafyanın aksine ülkenin adil, hakkaniyetli, ahlaki temelli ve akılla bezeli bir barış mimarisini hayata geçirmekte olduğunu ifade eden Bahçeli, "Kim ki bunun önüne geçmeye yeltenirse iki cihanda da altından kalkamayacağı bir vebali omuzlamış demektir. Cizre provokasyonu, Kandil’den yapılan bazı sorumsuz ve sakat açıklamalar bizi yıldıramayacaktır. Bizim hidayete erip ermediğimizin takdirini bir fani değil, Cenab-ı Allah bilecek, adalet ve ihsanıyla hakkımızdaki ezeli hükmü de verecektir. Bozkurtluğuma gelince, ben elbette bir Bozkurtum, ecel aman verdiği müddetçe Bozkurt olacağım, öyle de göçüp gideceğim. Barış kuşunun ikinci kanadı inşallah takılacak ve uçuşunu herkes görecektir. Siyaseti bir rekabet ve çatışma alanı olarak tevil edenler olduğu kadar, işbirliği ve dayanışma halinde tanımlayan düşünürler de pek çoktur. İşbirliğinden yanayız. Dayanışmanın taltif ve teminden tarafız. Konuşmayla, anlaşmayla, empati yapmakla, sabırlı olmakla, sağduyu içinde, birbirimizin açığı aramakla değil, kapatmakla meşgul olmalıyız" dedi."Bugünkü çağımız, makine gıcırtısıyla, dijital devrimin ahlak sedasını susturduğu çağdır"Türkiye’nin geleceğini karanlık görenlerin, unutulacağına değinen Bahçeli, "Parçalanmak istenen kardeşlik hukukumuzun ince ipliklerinden bir anlam, kalıcı bir birlik ve karşılıklı ahlaki sorumluluk örmenin gayesindeyiz. Bugünkü çağımız, makine gıcırtısıyla, dijital devrimin ahlak sedasını susturduğu çağdır. Bizim müşterek ahlakımız, hürmet, hizmet ve merhamet ilkelerini kendinde birleştiren aşk, akıl ve adalet ahlakıdır. Bu ahlakın etrafında toplanmanın vakti gelmedi mi? Bu ahlakın potasında hep beraber erimenin vakti gelmedi mi?" ifadelerinde bulundu."Uyanık ve uzak görüşlü olmaktan vazgeçmeyiniz"Sertifika almaya hak kazananlara seslenen Bahçeli, "Tereddüt gerçeğin idrakini engeller, yanlışa sürükler. Bu nedenle tereddüt göstermeyiniz. Zekaya sınır çizilmez. Hayallere söz geçmez, gem vurulamaz. Hayal etmekten, hedeflerinizi yüksek tutmaktan korkmayınız. Uyanık ve uzak görüşlü olmaktan vazgeçmeyiniz" diye konuştu.Bahçeli, Siyaset ve Liderlik Okulu’nun 22. döneminin tamamlanmasında emeği geçenlere teşekkürlerini iletti.Plaket takdiminin ardından program sonlandı.
Düzce Belediyesi’nden denetim raporu açıklaması
06 Aralık 2025 Cumartesi - 13:19 Düzce Belediyesi’nden denetim raporu açıklaması Düzce Belediyesi 2024 Yılı Sayıştay Denetimi Bulgularına ilişkin açıklamalarda bulundu. Yapılan açıklamada "Söz konusu raporda herhangi bir yolsuzluk, usulsüz harcama, kamu zararına yol açan kasıtlı bir fiil veya zimmet niteliğinde hiçbir bir tespit bulunmamaktadır" denildi. Düzce Belediyesi 2024 Yılı Sayıştay Denetimi Bulgularına ilişkin bazı basın organlarında yer alan haberler sebebiyle açıklamada bulundu. Yapılan açıklamada "Sayıştay Başkanlığı tarafından yayımlanan 2024 Yılı Düzce Belediyesi Denetim Raporu, Belediyemizin mali işlemlerini ve idari süreçlerini şekil ve içerik yönünden inceleyen rutin bir denetim niteliğindedir. Önemle ifade edilmelidir ki; ‘söz konusu raporda herhangi bir yolsuzluk, usulsüz harcama, kamu zararına yol açan kasıtlı bir fiil veya zimmet niteliğinde hiçbir bir tespit bulunmamaktadır.’ Tespit edilen hususlar; içerik ile ilgili değil şekil ile ilgilidir. Örneğin; bulgular yeni yönetmelik ile değişen kod numaralarının gözden kaçırılması, muhasebe kayıtlarının nitelik farklılığı, iç süreçler ve idari uygulamalara ilişkin teknik özellikli eksiklerden oluşmaktadır" denildi. Şekilde yapılan hatalar bir daha tekrarlanmamak üzere düzeltilecek Açıklamada "Belediyemizin tüm birimleriyle koordineli şekilde yürüttüğü çalışmalar kapsamında, 2024 yılı denetim raporunda yer alan bulguların tamamına ilişkin gerekli düzeltmeler 2025 yılı uygulamaları için başlatılmış, 2026 yılı içinde eksiksiz olarak giderilmesi hedeflenmiştir. Bunların önemli bir kısmı tamamlanmış, kalan hususlar için ise süreç titizlikle yürütülmeye devam etmektedir. Sayıştay raporlarında yer alan her bir bulgu, ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilmekte; eksikliklerin giderilmesine yönelik hem idari hem de teknik tedbirler uygulanmaktadır. Bulguların takibi, eksiklerin giderilmesi ve kalıcı bir iyileştirme sisteminin oluşturulmasına yönelik çalışmalar, Belediyemiz üst yönetimi tarafından yakından takip edilmektedir. Sorumluluk alanımızda ana hedefimiz; kamunun üstün faydasını gözeterek, iş ve işlemleri hızlıca gerçekleştirmektir" ifadelerine yer verildi. İtibar suikastı yapmak isteyenlere asla müsaade edilmeyecek Basın açıklamasının son bölümünde ise itibar suikastı yapmak isteyenlerin heveslerinin kursaklarında kalacağı belirtilerek "Düzce Belediyesi olarak; şeffaf, hesap verebilir ve mevzuata uygun bir yönetim anlayışını esas almakta, kamu kaynaklarının korunması ve etkin kullanılması konusunda azami hassasiyet gösterilmektedir. Kamuoyunda yanıltıcı algı oluşturmak ve bu rapordan siyasi rant elde etmek isteyenlerin hevesleri kursaklarında kalacaktır. Önümüzdeki günlerde Düzce Belediyesi ve iştiraki şirketlerin yetkilileri tarafından her bir bulgu için yerel basın organlarının katılımı ile soru - cevap şeklinde tek-tek açıklama yapılarak Düzceli hemşehrilerimiz detayları ile bilgilendirilecektir. Düzce Belediyesi ve iştiraki şirketler saygın birer devlet kurumu olup bir kısım yaygaracıların itibar suikastı yapmalarına asla müsaade edilmeyecektir" denildi.
Bakan Uraloğlu: "Her gün ortalama yaklaşık 9 stadyum dolusu yolcu havayolu ile seyahat etti"
06 Aralık 2025 Cumartesi - 12:28 Bakan Uraloğlu: "Her gün ortalama yaklaşık 9 stadyum dolusu yolcu havayolu ile seyahat etti" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Atatürk Olimpiyat Stadyumunun seyirci kapasitesinin 77 bin 563 olduğunu göz önünde bulundurursak, her gün ortalama yaklaşık 9 stadyum dolusu yolcu havayolu ile seyahat etti" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğünün 2025 yılı Kasım ayına ait havayolu uçak, yolcu ve yük verilerini değerlendirdi. Yolcu ve çevre dostu havalimanlarında iniş-kalkış yapan uçak sayısının iç hatlarda 81 bin 93, dış hatlarda ise 65 bin 882 olduğunu kaydeden Bakan Uraloğlu, "Böylece toplam uçak trafiği üst geçişler ile 197 bin 105’e ulaştı. 2024 yılının aynı ayı ile kıyaslandığında üst geçişler dâhil toplam uçak trafiğinde yüzde yüzde 15 artış meydana geldi" ifadelerini kullandı. Bakan Uraloğlu, Kasım ayında iç hat yolcu trafiğinin 8 milyon 351 bin 215, dış hat yolcu trafiğinin ise 10 milyon 121 bin 984 olarak gerçekleştiğini belirtti. Direkt transit yolcular ile birlikte toplam 18 milyon 479 bin 860 yolcunun seyahat ettiğini kaydeden Uraloğlu, "Geçen yılın aynı ayına göre direkt transit dahil toplam yolcu trafiğinde yüzde 13 artış gerçekleşti. Bu da söz konusu ayda iç hatlarda 72 bin 281 ton, dış hatlarda 340 bin 407 ton olmak üzere taşınan yük miktarı toplamda 412 bin 688 tona ulaştı" diye konuştu. "Her gün ortalama yaklaşık 9 stadyum dolusu yolcu havayolu ile seyahat etti" Uraloğlu, Ocak-Kasım döneminde ise; havalimanlarına iniş-kalkış yapan uçak trafiğinin, iç hatlarda 916 bin 27, dış hatlarda 869 bin 620 olduğunu, böylece üst geçişler ile birlikte toplam 2 milyon 318 bin 246 uçak trafiğine ulaştığını kaydetti. Söz konusu dönemde üst geçişler dahil hizmet verilen toplam uçak trafiğinin geçen yılın aynı dönemi ile kıyaslandığında yüzde 9,1 arttığını söyleyen Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Türkiye geneli havalimanları iç hat yolcu trafiğinin 93 milyon 846 bin 999, dış hat yolcu trafiğinin 135 milyon 737 bin 574 olduğu bu dönemde direkt transit yolcular ile birlikte toplam 229 milyon 720 bin 220 yolcuya hizmet verildi. 2025 yılı Kasım sonunda hizmet verilen yolcu trafiği 2024 yılının aynı dönemi ile kıyaslandığında; direkt transit dâhil olmak üzere toplam yolcu trafiğinde yüzde 6,7 artış oldu. Böylece havalimanlarımız Ocak-Kasım döneminde günde ortalama yaklaşık 688 bin yolcuya hizmet verdi. Atatürk Olimpiyat Stadyumunun seyirci kapasitesinin 77 bin 563 olduğunu göz önünde bulundurursak, her gün ortalama yaklaşık 9 stadyum dolusu yolcu havayolu ile seyahat etti." Uraloğlu ayrıca, söz konusu dönemde havalimanları yük trafiğinin; iç hatlarda 864 bin 880 ton, dış hatlarda 3 milyon 873 bin 442 ton olmak üzere toplamda 4 milyon 738 bin 323 tona ulaştığını da bildirdi.
Özel: "Kurultayımızda yenilenen parti programımız, güncellenen tüzüğümüz ve yeni kadrolarımızla birlik ve beraberlik içinde geleceğe yürüyoruz"
06 Aralık 2025 Cumartesi - 12:18 Özel: "Kurultayımızda yenilenen parti programımız, güncellenen tüzüğümüz ve yeni kadrolarımızla birlik ve beraberlik içinde geleceğe yürüyoruz" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, beraberindeki heyetle 39. Olağan Kurultay sonrasında Anıtkabir’i ziyaret etti. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Parti Meclisi (PM) ve Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) üyeleriyle 39. Olağan Kurultay sonrasında Anıtkabir’i ziyaret etti. Özel, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine çelenk bıraktı. Burada saygı duruşunda bulunulmasının ardından Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Özel, imzaladığı Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları yazdı: "Aziz Atatürk, Sayın Genel Başkanım, partimizin 39. Olağan Kurultayı’nda seçilen Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerimiz ile yeniden huzurunuzdayız. Kurultayımızda yenilenen parti programımız, güncellenen tüzüğümüz ve yeni kadrolarımızla birlik ve beraberlik içinde geleceğe yürüyoruz. Bugün çoklu krizler yaşayan Cumhuriyetimizi çağın kuşatmasından kurtarmak, demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, gelirde ve vergide adaleti hakim kılmak için mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye söz veriyoruz. Aziz Atatürk, iki büyük eserinizden biri olan Cumhuriyet Halk Partimiz bugün, kapatma tehdidine kadar varan ağır saldırılar altındadır. Partimizin cumhurbaşkanı adayı, seçilmiş belediye başkanları ve çok sayıda yol arkadaşımız tutukludur. Ancak biz, sizden aldığımız ilham ve milletimizden aldığımız güçle tüm saldırıları boşa çıkaracak ve ülkemizi kuşatmalardan kurtaracak iradeye sahibiz. Size, silah arkadaşlarınıza, Cumhuriyetimizin kurucu kadrolarına şükranlarımızı sunuyor, şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyoruz. Ruhunuz şad olsun." Daha sonra Özel, beraberindeki heyetle 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün mezarını ziyaret ederek çiçek bıraktı.