Son Dakika
|
Mersin’in Yenişehir Belediyesi’ne yolsuzluk operasyonu:
Mazota Cuma sabahı 13 TL indirim geliyor
İzmir’deki polis merkezi saldırısı davasında ara karar açıklandı
Pezeşkiyan: "Lübnan'a yönelik saldırı, ateşkes anlaşmasının açık bir ihlalidir"
TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan ara seçim açıklaması
Manş Denizi'nde göçmen faciası: 4 ölü
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "Ateşkes Lübnan'ı da kapsamalı"
Yusuf Güney gözaltına alındı
İsrail ordusu: "Hizbullah lideri Naim Kasım'ın yeğeni Beyrut'ta öldürüldü"
İspanya, Tahran Büyükelçiliği'ni yeniden açıyor
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Khartoum’s Marina Park Reopens After Years of War
İstanbul’da organize suç örgütü operasyonu: 18 gözaltı
Hizbullah'tan İsrail'e roket saldırısı
İsrail ordusu, Lübnan’da Hizbullah’a ait roketatar sistemlerini hedef aldı
Rusya’dan 1 günlük ateşkes kararı
Silivri’de metan gazı patlaması: Bina tedbir amaçlı tahliye edildi
Netanyahu: "Lübnan'da ateşkes yok"
Rutte: "Trump’ın hayal kırıklığını hissettim"
POLİTİKA
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "(KKTC ile işbirliği anlaşması) 2026 yılı anlaşması kapsamında, devirlerle birlikte yaklaşık 23 milyar Türk lirası kaynak tahsis edilmektedir"
09 Nisan 2026 Perşembe - 21:35:16
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) arasında imzalanan İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması’na ilişkin, "Bugün imzaladığımız 2026 yılı anlaşması kapsamında, 21 milyar lirası yeni ödenek olmak üzere devirlerle birlikte yaklaşık 23 milyar Türk lirası kaynak tahsis edilmektedir" dedi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Basın Toplantı Salonu’nda 2026 Yılı Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) arasında İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması İmza Töreni gerçekleştirildi. Törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, KKTC Başbakanı Ünsal Üstel ve beraberlerindeki heyet katıldı. Yılmaz ve Üstel sırasıyla anlaşmaları imzaladı, ardından açılış konuşmalarına geçildi. Yılmaz, Türkiye ile KKTC arasındaki iktisadi ve mali işbirliği anlaşmalarının iki ülke arasındaki güçlü bağların somut göstergesi olduğunu belirterek, Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkının özgürlüğü ve refahı için sorumluluklarını sürdürmeye devam edeceğini, ortak hareket edildiği sürece tüm zorlukların aşılabileceğini ifade etti. "2026 yılı anlaşması kapsamında, devirlerle birlikte yaklaşık 23 milyar Türk lirası kaynak tahsis edilmektedir" Yılmaz, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Bugün imzaladığımız 2026 yılı anlaşması kapsamında, 21 milyar lirası yeni ödenek olmak üzere devirlerle birlikte yaklaşık 23 milyar Türk lirası kaynak tahsis edilmektedir. Bu bütçenin yüzde 48’ini altyapı ve reel sektör projelerine, yüzde 10’unu kamu maliyesi desteklerine, yüzde 42’sini ise savunma harcamalarına ayırdık. Vatandaşımıza dokunan birçok projeyi tamamladığımız 2025 yılı anlaşması kapsamında, nisan ayı içerisinde aktaracağımız son kaynak ile birlikte tahsis edilen 21 milyar liranın yaklaşık yüzde 89’unu kullanarak tarihi bir rekor kırıyoruz. Bu çerçevede hayata geçirdiğimiz projeler sayesinde, KKTC’nin eğitim, sağlık, fiziki ve teknolojik altyapısıyla; üniversiteleriyle, AR-GE merkezleriyle, bilişim merkezleriyle Doğu Akdeniz’de parlayan bir yıldız olması hedefimize yönelik büyük atılımları KKTC’li muhataplarımız ile birlikte eşgüdüm içinde yürüttük. Bu kapsamda, Ada’daki KKTC Devleti varlığının birer mührü olarak gördüğümüz Cumhurbaşkanlığı ve Cumhuriyet Meclisi binalarının açılışı, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2025 yılında gerçekleştirildi. Yine aynı anlayışla Millet Bahçesi ve Millet Camiinin yapımını tamamladık ve yakın zamanda aynı bölgede Yüksek Mahkeme binası ile Millet Kütüphanesinin de açılışını yapacağımızın müjdesini vermek istiyorum. Bu belirttiğim yerleşkelerle birlikte bu bölge, KKTC devletinin Adadaki varlığının en önemli nişanesini oluşturmaktadır." "Pamuklu Devlet Hastanesi’nin açılışını 15 Kasım’a yetiştirmeyi planlıyoruz" Sağlık alanında 24 Aralık 1963 Girne Asker Hastanesi ile Maraş Sağlık Merkezinin hizmete açıldığının gururunu yaşadığını belirten Yılmaz, "İnşaatı bu ay tamamlanacak Güzelyurt Devlet Hastanesi’nin yanı sıra inşası süratle devam eden Pamuklu Devlet Hastanesi’nin açılışını da 15 Kasım’a yetiştirmeyi planlıyoruz. Türkiye’deki Şehir Hastanelerinde olduğu gibi her türlü imkanı içerisinde barındıracak, modern bir sağlık merkezi olarak planladığımız Lefkoşa Yeni Devlet Hastanesi’nin yapımı hızla devam etmektedir. İhalesi henüz 6 ay önce yapılan hastanede, kaba inşaatta birinci kata gelmiş durumdayız. Dr. Burhan Nalbantoğlu Sağlık Kampüsü içinde bulunan Sağlık Yapılarının Renovasyonu çalışmaları da yakın bir tarihte başlayacaktır" ifadelerini kullandı. Yılmaz, KKTC’de dijital dönüşüm kapsamında Hekim Randevu Sistemi’nin devreye alındığını, Muhaceret Bilgi Sistemi ile TAKBİS projelerinin 2026’da tamamlanmasının planlandığını belirterek, fiber altyapı çalışmalarıyla ‘Bilişim Adası’ vizyonuna altyapı hazırlandığını ifade etti. "Toplam 822,2 kilometre yol yapımı gerçekleştirilerek Kıbrıs Türk halkının güvenli ve hızlı seyahati için kullanıma alındı" Lefkoşa Kuzey Çevre Yolu Köprülü Kavşağı ve Bağlantı Yolları Projesi başta olmak üzere, KKTC Karayolu Master Planı kapsamında önemli ilerlemeler kaydedildiğini vurgulayan Yılmaz, "Şimdiye kadar 213 kilometre bölünmüş yol, 433 kilometre tek yol, 176,2 kilometre 3’üncü sınıf yol olmak üzere toplam 822,2 kilometre yol yapımı gerçekleştirilerek Kıbrıs Türk halkının güvenli ve hızlı seyahati için kullanıma alındı. Ada halkı için önemli bir güzergah olan, bir kısmı tadilat, bir kısmı da genişleme şeklinde 3 bölüme ayrılan Girne Dağ yolunda çalışmalarımız hızla devam etmektedir. Yıl bitmeden burayı hizmete almayı planlıyoruz. Uzun yıllardır gündemde olan Dipkarpaz- Zaferburnu güzergahında çalışmalarımız tamamlanmış olup, Sadrazamköy- Kayalar güzergahında çalışmalarımızda son aşamaya gelmiştir. Yol yapım çalışmalarının yanı sıra trafik güvenliği kapsamında 2024 yılı sonunda başlamış olduğumuz yatay düşey işaretleme işlerinde bugüne kadar 159 bin metrekare yol çizgi boyası ile 4 bin 600 adet trafik levhasının montajı tamamlanmıştır. Bugüne kadar yapılan yol ihalelerimiz kapsamında 344 bin adet fidanın dikimi yapılmıştır. 16 Ocak tarihinde açılışı gerçekleştirilen KKTC Akıllı Ulaşım Sistemi Elektronik Denetim ve Akıllı Kavşak Projesi kapsamında, 130’u sabit 20’si mobil olmak üzere toplamda 150 cihazın kurulumu yapılmıştır" diye konuştu. "KKTC’deki 156 okulun donanım ve tefrişat ihtiyaçları içinde destek sağlanmaktadır" Eğitim yatırımlarına değinen Yılmaz, "17 okulumuzun bakım onarım çalışmalarını bitirdik, 16’sında ise bakım onarım çalışmalarımız halen sürmektedir. Yine ödeneğini 2025 Yılı Anlaşmasından aktardığımız depremde yıkılma riski taşıyan, Çağlayan Cumhuriyet İlkokulu ana binası ile Gönyeli bölgesinde yapılacak yeni okul yerleşkesinin ihale süreçleri devam etmektedir. Ayrıca, 2 okulda kapasite artırmak amacı ile ilave derslik bina inşaatına başlanmıştır. Öte yandan, KKTC’deki 156 okulun geniş bir yelpazeye yayılan donanım ve tefrişat ihtiyaçları içinde destek sağlanmaktadır. Sosyal hizmet desteğine ihtiyaç duyan bireylerin ve ailelerinin yaşam kalitesini ve mutluluğunu artırmak için Kalkanlı Yaşam Evi, Demirhan Engelsiz Yaşam Evi ve Ali Rıza Vuruşkan Çocuk ve Aile Eğitim ve Danışma Merkezi gibi projelere destek verdik. Önümüzdeki dönemde ise, Otizm Merkezi, Aile Destek Merkezi ve Sosyal Hizmet Merkezi ile ilgili yapılacak çalışmaları destekleyeceğiz" şeklinde konuştu. Yılmaz, Güzelyurt’ta narenciye işleme ve soğuk depolama tesisinin yapımında sona gelindiğini ve yakında hizmete açılacağını belirterek, Ada genelinde su teminine yönelik projelerin de sürdüğünü dile getirdi. Bölgedeki küresel gerilimlerin ekonomiyi olumsuz etkilediğini belirten Yılmaz, KKTC’de mali yapının güçlendirilmesi ve güçlü bir özel sektörün desteklenmesi amacıyla 2026 İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması’nda reel sektöre öncelik verildiğini bildirdi. "Reel sektöre verilecek katkı tutarını yaklaşık 800 milyon liraya çıkarmış bulunuyoruz" Geçen yılın anlaşmasıyla verilen ve halen devam etmekte olan proje destekli tarım, turizm, sanayi ve girişimcilik kısmi hibe programlarına değinen Yılmaz, "İlk defa bu yıl 2026 yılı Anlaşmasıyla, 5 yeni Faiz Destekli Kredi Programını daha hayata geçiriyoruz. Bu destekler; Faiz Destekli Zirai Kredi Programı, Kobi Yapılanma ve İş Geliştirme Faiz Destekli Kredi Programı, Esnaf ve Hizmet Sektörüne Yönelik Faiz Destekli Kredi Programı, Faiz Destekli Kobi Yatırım Kredi Programı, Orta Ölçekli Turizm Tesislerine Yönelik Faiz Destekli Kredi Programı olacaktır. Diğer projelerin içine dağılmış olarak reel sektöre yönelik katkıların haricinde, bu yılki Anlaşmayla doğrudan reel sektöre verilecek katkı tutarını yaklaşık 800 milyon liraya çıkarmış bulunuyoruz" dedi. "KKTC bölgesel bir teknoloji geliştirme ve ticarileştirme üssü haline gelmesi sağlanacaktır" Türkiye ile KKTC arasında teknoloji, inovasyon ve girişimcilik ekosistemi alanlarında yapısal bir entegrasyon sağlanacağını vurgulayan Yılmaz, "KKTC’nin Doğu Akdeniz bölgesinde bölgesel bir teknoloji geliştirme ve ticarileştirme üssü haline gelmesi sağlanacaktır. Bu doğrultuda KKTC’nin kendi imkanlarıyla büyüyen, küresel şartlara uyum sağlayabilen, rekabet gücü yüksek bir ekonomik yapıya kavuşması için durmadan çabalarımızı sürdürecek, Kıbrıs Türk halkınca bugüne kadar elde edilen kazanımları ileriye götürmek için tam bir mutabakat halinde çalışmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "Tüm Adaya fayda sağlayacak her türlü işbirliği de değerlendirilmelidir" Kıbrıs meselesine adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm bulunmasının en gerçekçi yolunun, Ada’daki iki devletin yan yana var olmasından geçtiği kanısında olduğunu belirten Yılmaz, "İki devlet olmak işbirliği yapmaya engel değildir. Tüm Adaya fayda sağlayacak her türlü işbirliği de değerlendirilmelidir. Ada’nın gerçekleri ve iki tarafın da iradesini yansıtmayan hiçbir önerinin, bizi adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme götürmeyeceği artık uluslararası toplum tarafından da anlaşılmalıdır. Ada’da kalıcı çözümün akabinde barış içinde yan yana yaşayabilmenin yolu, Kıbrıs Türk halkının meşru ve özden gelen haklarının, egemen eşitliğinin tüm taraflarca idraki ve benimsenmesinden geçmektedir. Bu özden gelen hakların asgari tezahürü olarak, Kıbrıs Türk tarafına uygulanan haksız ve insanlık dışı izolasyonlar kaldırılmalıdır" açıklamasında bulundu. "KKTC’nin bir devlet olduğu gerçeğini görmezden gelen her türlü tutum, Türkiye Cumhuriyeti açısında yok hükmündedir" "Bölgemizde son dönemde İsrail’in kışkırtması ile başlayan İsrail/ABD ile İran Savaşı küresel düzenin enerji, finans ve jeopolitik yapısında kritik bir düğüm noktası haline gelmiştir" diyen Yılmaz, "Bu süreçte GKRY’nin, Ada’nın tamamının sahibi gibi hareket ederek aldığı kararlar da Ada’ya yönelik güvenlik risklerini artırmaktadır. GKRY’nin özellikle Kıbrıs Türk halkının iradesini ve egemen eşitliğini yok sayarak aldığı, boyunu aşan kararları, büyük güç rekabetleri içinde kendine rol bulma yaklaşımı, özellikle son dönemde kendi başına girdiği askeri angajmanları ve ittifak arayışları bu süreci tetikleyen temel unsurlardır. Buradan bir kez daha ilan etmek istiyorum; Ada’da KKTC’nin egemen ve eşit bir devlet olduğu gerçeğini görmezden gelen her türlü tutum, Türkiye Cumhuriyeti açısında yok hükmündedir" dedi. "Bazı ülkelerin GKRY’nin sözde güvenlik endişelerini gerekçe göstererek bölgemize askeri yığınak yaptıklarını biliyor, takip ediyoruz" Kıbrıs Türklerinin müsterih olmasını söyleyen Yılmaz, "Rum tarafı ne kadar silahlanırsa silahlansın, Ada’yı istediği kadar üçüncü ülkelerin kullanımına açmaya çalışsın, Türkiye var oldukça güven içinde kendi bayrağınız altında yaşamaya devam edeceksiniz. Bu çerçevede, 9 Mart tarihinde altı adet F-16 savaş uçağımız ve HİSAR hava savunma sistemlerimiz KKTC’de konuşlandırılmış, ayrıca donanma unsurlarımız da Doğu Akdeniz’deki mevcudiyetini arttırmıştır. Bu dönemde bazı ülkelerin GKRY’nin sözde güvenlik endişelerini gerekçe göstererek bölgemize askeri yığınak yaptıklarını da biliyor, takip ediyoruz. Bölgeye konuşlandırılan askeri unsurlar hiçbir şekilde kalıcı olmamalıdır. Aksi halde Kıbrıs Adası’nda var olan hassas dengeler zarar görecektir. Kıbrıs Adası’ndaki barış ve huzur ortamı, Türkiye’nin 1960 Antlaşmalarından doğan garantörlük hakkıyla gerçekleştirdiği 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sayesinde kurulmuştur. Bu sayede, o günden bugüne Ada’da sadece Kıbrıs Türk halkı için değil Rumlar için de barış ve huzur ortamı tesis edilmiştir" dedi. "Dört yanımız ateşler içindeyken huzur içinde yaşıyorsak bu Türkiye sayesindedir" KKTC Başbakanı Üstel ise şu ifadelere yer verdi: "Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ilişkiler; ortak tarih, ortak kader ve sarsılmaz bir güven üzerine inşa edilmiş köklü bir kardeşlik ilişkisidir. Bu ilişkiler bize atalarımızdan kalan en büyük mirastır. Biz de bu mirasa sahip çıkıyoruz ve çıkacağız. Bölgemizde yaşanan gelişmeleri, savaşları ve artan güvenlik risklerini hep birlikte görüyoruz. Bugün dünyanın 7 ülkesinin savaş gemileri, uçakları ve silahları Kıbrıs’ın güneyinde konuşlandırılmış durumdadır. Rum yönetiminin akıl dışı politikaları nedeniyle Kıbrıs adası adeta savaşın bir parçası haline gelmiştir. Böylesi bir ortamda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde halkımızın huzur ve güven içinde yaşamasını sağlayan tek güç, Türkiye Cumhuriyeti’nin adadaki varlığıdır. Dolayısıyla Türkiye yalnızca finansal destek sağlayan bir ülke değildir; aynı zamanda varlığımızın, güvenliğimizin, huzurumuzun ve devletimizin en güçlü teminatıdır. Dört yanımız ateşler içindeyken huzur içinde yaşıyorsak bu Türkiye sayesindedir. Ve bilinmelidir ki; güvenliğimizden ve garantilerden asla vazgeçmeyeceğiz."
09 Nisan 2026 Perşembe - 21:27
CHP Genel Başkanı Özel: "İran’da yaşananlar, dünyadaki tüm ülkelerin ekonomilerine zarar veriyor"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "İran’da yaşananlar başta İran halkına, bölge halkına çok büyük zararlar vermekle birlikte dünyadaki tüm ülkelerin ekonomilerine zarar veriyor" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, parti ziyaretleri kapsamında Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ı ziyaret etti. Yeniden Refah Partisi Genel Merkezi’nde baş başa görüşen ikili, görüşmenin ardından ortak basın açıklaması düzenledi. ABD/İsrail ve İran arasında yaklaşık 2 aydır süren savaşın Türkiye’deki her kalem ürünün artmasına sebebiyet verdiğini belirten Özel, "İsrail’in Filistin’e yönelik soykırıma varan katliamları, buna karşı her zaman gerek ortak mitinglerde gerek altına ortak imza attığımız bildirilerde Filistin’in yanında ve arkasında her iki partinin de tarihsel tutumlarını, tutarlılıkla sürdürdüklerini teyit ediyoruz. Bunun yanında İran’a yapılan saldırılar, özellikle ilk gün 165 kız çocuğunun ölümüne sebebiyet veren vahşi saldırıyı hep birlikte bütün dünyayı imza kampanyasına davet eden bir metne Davutoğlu’nun daveti üzerine imza koymuştuk. O günden bugüne de gelişmeleri takip ediyoruz. Dün kararlaştırılan ateşkes ne kadar umut vericiyse, İsrail’in yine kural tanımaz, kanun tanımaz, sözüne güvenilmez tutumunu dün akşam bir kez daha yaşadık. İran’da yaşananlar başta İran halkına, bölge halkına çok büyük zararlar vermekle birlikte dünyadaki tüm ülkelerin ekonomilerine zarar veriyor. Türkiye ekonomisi de son derece kırılgan, krizlere dirençsiz, hazırlıksız haliyle maalesef İran’da yaşananların petrol fiyatlarını yukarıya çeken her aşaması Türkiye’de de başta pompa fiyatlarını akaryakıtta, sonra elektrik ve doğalgaza yapılan yüzde 25’lik zamla da iğneden ipliğe tüm ürünlerin fiyatlarını artırıyor" diye konuştu. "Son husus da ara seçim gündemine ilişkindir" CHP olarak Türkiye’nin erken seçim sürecine girmesi gerektiğini ifade eden Özel, "Son husus da ara seçim gündemine ilişkindir. Her ne kadar Sayın Erdoğan ‘Gündemimizde ara seçim yok’ dediyse de bugün Sayın Meclis Başkanı’nın da teyit ettiği gibi anayasada hiç şüphe uyandırmayacak, tartışma oluşturmayacak kesin bir dille ‘Meclis’te boşanan milletvekillerinin yerine ara seçim yapılır’ maddesi vardır ve ara seçim yapılmadığında bir anayasa ihlali bütün Meclis’in sırtındadır" şeklinde konuştu. "İran’daki binlerce sivilin öldürülmesine şiddetle karşı olduğumuzu ifade etmek istiyorum" İran’a yapılan ağır saldırıların kabul edilemez olduğunu, İran ve bölge halklarının daima yanında olduklarını dile getiren Erbakan ise, "Yapılan görüşmede, Amerika ve İsrail tarafından İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı yapılan hukuksuz, haksız ve vahşi saldırılar ele alındı. İran’daki kız çocuklarından tutun, binlerce sivilin öldürülmesine, katledilmesine, şehit edilmesine, şiddetle karşı olduğumuzu, kınadığımızı, lanetlediğimizi ifade etmek istiyorum. Daha önce de bunu Yeniden Refah Partisi olarak ifade ettik. Büyük İsrail hedefleri ve Siyonizm’in hedefleri doğrultusunda, bölgeyi de dünyayı da olumsuz şekilde etkileyen bir olayla karşı karşıyayız. Özgür Özel’in ifade ettiği gibi bu savaşın bölgemize ve özellikle Türkiye’de ekonomiye olan etkilerini de ele aldık. Avrupa ülkelerinde, batılı ülkelerde bizden bu savaş bölgesine çok daha uzaklığı olmalarına rağmen belki daha az etkilenecek olmalarına rağmen nasıl tedbirler alındığına ilişkin fikir alışverişinde bulunduk" ifadelerine yer verdi.
09 Nisan 2026 Perşembe - 21:26
AK Parti’de devir teslim: Nilhan Ayan göreve başladı
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Çevre ve Şehircilik Başkanlığı görevine getirilen Nilhan Ayan, düzenlenen devir teslim törenin ardından görevine başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Çevre ve Şehircilik Başkanı Sevilay Tuncer’in yerine Nilhan Ayan getirildi. Ayan, AK Parti Genel Merkez binasında düzenlenen devir teslim töreniyle görevine resmen başladı. Genel Başkan Yardımcısı Ayan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tensipleriyle göreve layık görülmenin gururunu yaşadığını ifade ederek, "Şahsıma bu kıymetli göreve tevdi eden Sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı sunuyor; çevreye duyarlı, sürdürülebilir ve insan odaklı şehircilik anlayışını daha ileri taşımak için aziz milletimize hizmet yolunda var gücümüzle çalışacağımızı ifade ediyorum. Hizmet bayrağını devraldığım Sayın Sevilay Tuncer Başkanımıza da bugüne kadar göstermiş olduğu gayretleri ve başarılı çalışmalarından dolayı hassaten teşekkür ediyorum. Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda, AK Parti’mizin huzur ve güven veren sancağı altında şehirlerimizi geleceğe taşıyan eser ve hizmet siyaseti anlayışımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" açıklamasında bulundu. Nilhan Ayan kimdir? Ayan, 5 Şubat 1980 yılında İstanbul’da doğdu. 1998’de Acıbadem Özel Doğuş Lisesi’nden, 2002 yılında Yeditepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldu. 2009’da Uluslararası ilişkiler alanında yüksek lisansını tamamladı. 2002-2005 yılları arasında haber editörlüğü ve muhabirliği yaptı. 2011-2012’de sabah ve gece haberlerinde editörlük ve spikerlik yaptı. 2020-2023 yılları arasında Kızılay Kadın İstanbul İl Başkanlığı yaptı. 2021 yılında İstanbul Üniversitesi Kentsel Dönüşümü eğitimi aldı. 2022 yılında IFRC İlk Yardım sertifikası aldı. 2023 yılında Harvard Üniversitesi Early Childhood Development: Global Strategies for Implementation eğitimi aldı. Nilhan Ayan evli ve bir çocuk annesidir. Orta seviyede İspanyolca, ileri seviye’de İngilizce bilmektedir.
09 Nisan 2026 Perşembe - 21:21
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İranlı mevkidaşı ile telefonda görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan arasında gerçekleştirilen görüşmede, liderler ateşkesi ve bölgedeki güvenlik durumunu ele aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, ateşkese giden süreçte Türkiye’nin ilgili ülkelerle birlikte yoğun çaba sarf ettiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki günlerde başlayacak müzakerelerden kalıcı barış ve istikrar için azami derecede istifade edilmesi gerektiğini, süreci baltalamak isteyenlere fırsat verilmemesinin önem arz ettiğini, ülkemizin yeni süreçte de dost ülkelerle birlikte her türlü katkıyı sunmaya hazır olduğunu vurguladı. İran halkının kayıpları için taziye ve üzüntülerini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hedefinin, bölgemizde yeni bir sağduyu ve diyalog ikliminin tesisi olduğunu belirtti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
09 Nisan 2026 Perşembe- 10:12
Kuşadası Belediyesi Başkan Vekili Demirtaş, Güzelçamlı Mahallesi’nde vatandaşlarla buluştu
2
09 Nisan 2026 Perşembe- 13:39
TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan ara seçim açıklaması
3
06 Nisan 2026 Pazartesi- 19:13
CHP Genel Başkanı Özel: "Şu an 8 milletvekili boşta. Bir an önce TBMM’nin boşalan sandalyeler için ara seçim kararı alması ve TBMM Başkanının üzerine düşeni yapması zorunludur"
4
09 Nisan 2026 Perşembe- 20:40
Bakan Fidan: "İsrail, beklediğimiz gibi oyun bozuculuğunu yaptı"
5
09 Nisan 2026 Perşembe- 13:53
AK Parti Belediye meclis üyesi Şahin Biba 61 oy ile Bursa Büyükşehir Belediye Başkan vekili seçildi
16 Aralık 2025 Salı - 10:56
13 yıldır bitmeyen Kop Tüneli meclis gündeminde: "Patates deposu mu olacak?"
Bayburt-Erzurum sınırında 2012 yılında yapımına başlanan Kop Tüneli, aradan geçen 13 yıla rağmen tamamlanamazken, bölge halkı ve sürücüler yaşanan gecikmeye tepki gösteriyor. Özellikle kış aylarında dik ve virajlı yapısıyla ulaşımı zorlaştıran Kop Dağı Geçidi, ağır vasıta ve yolcu taşımacılığı yapan sürücüler tarafından "kâbus güzergâh" olarak nitelendiriliyor.
16 Aralık 2025 Salı - 10:37
AK Parti Şırnak Milletvekili Tatar: "2026 bütçesi Türkiye Yüzyılı’nın güçlü bütçesi olacak"
TBMM Genel Kurulunda, Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürlüğünün 2026 yılı bütçe görüşmelerinde söz alan AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, "2026 bütçesi Türkiye Yüzyılı’nın güçlü bütçesi olacak" dedi. TBMM Genel Kurulunda, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürlüğünün 2026 yılı bütçesi görüşüldü. AK Parti grubu adına söz alan Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, AK Parti iktidarları döneminde Türkiye’nin kesintisiz 24’üncü bütçesinin görüşüldüğünü belirterek, siyasi istikrarın ekonomi, enerji ve savunma sanayii başta olmak üzere her alanda kalkınma istikrarını beraberinde getirdiğini ifade etti. Bu başarının, milletin güçlü iradesi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı liderliğinin bir sonucu olduğunu vurgulayan Tatar, 2026 bütçesinin tarihe "Türkiye yüzyılının güçlü bütçesi" olarak geçeceğini kaydetti. MTA’nın 90 yıllık köklü geçmişine dikkat çeken Tatar, kurumun yalnızca sondaj yapan bir yapı olmadığını, aynı zamanda yer bilimlerinde dünya standartlarında üretim yapan, teknolojiyi milli hedeflerle buluşturan stratejik bir kurum olduğunu söyledi. Türkiye’nin 2020 yılında Karadeniz’de gerçekleştirdiği 540 milyar metreküplük doğal gaz keşfini hatırlatan Tatar, günlük üretimin 8 milyon metreküpe ulaştığını, 3,5 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacının yerli kaynaklardan karşılandığını ifade etti. "Artık musluk değil, milli enerjinin vanasını açıyoruz" diyen Tatar, enerji bağımsızlığının altını çizdi. Enerji arama çalışmalarının kararlılıkla sürdüğünü belirten Tatar, Oruç Reis, Fatih ve Yavuz gemilerinin Karadeniz, Akdeniz ve Afrika’daki faaliyetlerinin Türkiye’nin Mavi Vatandaki güçlü duruşunun göstergesi olduğunu söyledi. 2024 yılında Gabar’da gerçekleştirilen tarihî petrol keşfinin, terörsüz Türkiye süreciyle birlikte huzur ve üretimin yükseldiği yeni dönemin en somut sembollerinden biri olduğunu dile getiren Tatar, Şırnak’ın artık eser ve hizmet siyasetinin merkezi haline geldiğini vurguladı. MTA’nın Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yürüttüğü jeotermal enerji arama çalışmalarına da değinen Tatar, 2025 yılı aralık ayı itibarıyla 13 bin 191 metre jeotermal sondaj gerçekleştirildiğini belirtti. Konuşmasının sonunda MTA’nın karada ve denizde Türkiye’nin yer altı zenginliklerini gün yüzüne çıkaran Türkiye yüzyılının en güçlü neferlerinden biri olduğunu ifade eden Tatar, MTA’nın 2026 yılı bütçesinin ve Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifinin ülkeye ve millete hayırlı olmasını diledi.
16 Aralık 2025 Salı - 10:01
Akçadağ Belediye Başkanı Ulutaş gençlerle buluştu
Akçadağ Belediye Başkanı Hasan Ulutaş ev sohbetleri kapsamında gençlerle bir araya geldi. Akçadağ Belediye Başkanı Hasan Ulutaş bir araya geldiği gençlere ilçede devam eden ve tamamlanan projeleri anlattı. Gençlerin fikir ve heyecanlarının kendileri için yol gösterici olduğunu belirten Başkan Ulutaş bu tür buluşmalara büyük önem verdiklerini ifade etti. Program sonrası açıklamalarda bulunan Ulutaş, "Bu anlamlı buluşmaya ev sahipliği yapan kıymetli hemşerimize ve katılım sağlayan tüm genç kardeşlerime gönülden teşekkür ediyorum. Her fırsatta gençlerimizle bir araya gelmeye onları dinlemeye ve birlikte yol yürümeye devam edeceğiz" diye konuştu.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 23:22
Çağlayan, "Zonguldak’ın hakkını masada da sahada da savunuyoruz"
AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan, Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti’nin (ZGC) Editör Masası’na konuk oldu. Gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Çağlayan, spor yatırımlarından Zonguldakspor’un 2. lige düşürülme sürecine, belediyelerin tartışmalı kararlarından büyük altyapı projelerine kadar birçok başlıkta dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Programın sonunda ZGC Başkanı Derya Akbıyık, Çağlayan’a katılımı ve açıklamaları dolayısıyla teşekkür etti. AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan, geçtiğimiz hafta Spor Bakanı’nı ziyaret ettiklerini, aynı gün TBMM’de bütçe görüşmeleri kapsamında Ulaştırma ve Altyapı Bakanı ile de üç milletvekiliyle birlikte bir araya geldiklerini belirtti. Zonguldak’ın taleplerinin bitmeyen bir süreç olduğunu vurgulayan Çağlayan, "Bir hizmeti tamamlıyoruz, ardından yeni bir ihtiyaç ortaya çıkıyor. Eksiklerimiz olabilir ama bunları da tamamlamak için çalışıyoruz" dedi. Çağlayan, Spor Bakanı ziyareti sırasında Zonguldakspor konusunun da ele alındığını belirterek, 2. Lig’de oynanan ve kamuoyunda "şaibeli" olarak değerlendirilen Ankara-Nazilli maçıyla ilgili sürecin titizlikle takip edildiğini söyledi. Zonguldakspor Başkanı Harun Demir’in de kamuoyunu bilgilendirdiğini hatırlatan Çağlayan, "Bu süreç kendiliğinden ilerlemez. Maçın ertesi gününden itibaren ilmek ilmek takip ettik" dedi. Zonguldak Belediyesi’nin Makine Mühendisleri Odası ile yürüttüğü 13 yıllık asansör bakım sözleşmesini sona erdirerek İstanbul merkezli bir firmaya devretmesini eleştiren Çağlayan, Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in kamuoyuna açık ve net bir açıklama yapması gerektiğini söyledi. "Bu yetki neden yıllardır işi yürüten Makine Mühendisleri Odası’ndan alındı? Neden İstanbul’dan bir firma tercih edildi? Kimler araya girdi?" sorularını yönelten Çağlayan, konunun rant şüphesi barındırdığını ve gerekçeleriyle açıklanması gerektiğini ifade etti. Zonguldak Belediyesi ile ilgili sokak hayvanlarına yönelik iddialara da değinen Çağlayan, bu tür iddiaların kabul edilemez olduğunu ifade etti. Belediyenin barınak sürecinin ortağı olduğunu hatırlatan Çağlayan, "Ortada ciddi bir durum varsa kapsamlı şekilde araştırılmalı ve sorumluluk alınmalıdır" diye konuştu. 2025 yılı içinde çok sayıda önemli projenin hayata geçirileceğini belirten Çağlayan, yol, okul, spor ve sağlık yatırımlarının hız kesmeden sürdüğünü söyledi. Filyos’a bağlanan tünellerin yapımının devam ettiğini, Ereğli-Alaplı çevre yolunun yatırım programına alınması için yoğun bir süreç yürütüldüğünü ifade etti. Limanın demiryolu ve karayoluyla entegre edilmesinin Zonguldak açısından hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Çağlayan, "Bu entegrasyon, kentin büyümesini doğrudan etkileyecek" dedi. Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun kapatılacağı iddialarına sert yanıt veren Çağlayan, Armutçuk’ta yeni bir havalandırma kuyusuyla birlikte 50 yıllık yeni üretim hattının devreye alındığını açıkladı. Milyarlarca liralık yatırım yapıldığını belirten Çağlayan, "Üretimi, istihdamı ve iş güvenliğini artırarak yolumuza devam edeceğiz" dedi.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 23:00
Bakan Yerlikaya’dan polislere müjde: "Polislerin çalışma saatinde 4 gruplu 12/36 sistemine geçiyoruz"
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Polislerin çalışma saatinde 4 gruplu 12/36 sistemine geçiyoruz. Önümüzdeki yıl 10. ayda veya 11. ayda yeni çalışma sistemine geçilecek" dedi. Bakan Yerlikaya, TBMM Genel Kurulu’nda İçişleri Bakanlığının ve bağlı kuruluşlarının 2025 yılına ilişkin faaliyetleri ve 2026 yılı bütçe teklifi görüşmelerinde konuştu. 2025 yılının Mart ayında görev puanı sistemine geçildiğini ifade eden Yerlikaya, "Atama ve Yer Değişikliği Yönetmeliği’ndeki bu uygulamayla birlikte atama sistemi hakkaniyet, şeffaf ve kurumsal ihtiyaca uygun hale geldi. Önceden yılda iki kere eş durumu ve mazeret atamaları yapılırken, artık her ay bir mazeret ataması yapmaya başladık. Ayrıca 2026 yani önümüzdeki yıl genel atama döneminde zorunlu ikinci şark tebligatı gönderilmeyecek. Emniyet Genel Müdürlüğü Teşkilat Kanunu’yla ilgili çalışıyoruz. Teşkilatımızın özlemle beklediği bir teşkilat kanunu ile ilgili hazırlıklarımızı yapacağız ve gazi Meclisimizin takdirine arz edeceğiz" şeklinde konuştu. "4 gruplu 12/36 sistemine geçiyoruz" Polislerin çalışma saatlerinde değişikliğe gidileceğini belirten Yerlikaya, "Mezun olan yeni personelimizin arkadaşlarının yanına, yani meslektaşlarının yanına dağıtılmasından sonra 4 gruplu 12/36 sistemine geçiyoruz. Daha önce bunu personel eksikliğinden dolayı yapamıyorduk. Ama bütün hazırlıklarımızı tamamladık. İnşallah önümüzdeki yıl 10. ayda veya 11. ayda bunu tamamlayacağız. İç güvenlik hizmeti yürüten Jandarma, Sahil Güvenlik ve Emniyet hizmetleri sınıfında çalışan arkadaşlarımızın ücretlerinde dengelemeyle ilgili bir çalışma yapıyoruz. Onu da zamanı geldiği zaman inşallah hep birlikte göreceğiz" dedi.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 22:58
Bakan Şimşek: "Hiçbir şekilde vergi borçlarının silinmesi mümkün değildir"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, asgari ücretin vergi dışı bırakılmasının 2026 yılında maliyetinin 1.1 trilyon lira olduğunu ve vergi borçlarının silinmesinin mümkün olmadığını söyledi.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 22:07
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: "Vatandaşlarımızın lehine olan vergi mevzuatındaki güncellemeleri daha yüksek olan yeniden değerleme oranında arttıracağız"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Gelir vergisi tarifesi gibi vatandaşlarımızın lehine olan vergi mevzuatındaki güncellemeleri daha yüksek olan, yani yüzde 25.5 olan yeniden değerleme oranında arttıracağız. Dolayısıyla kamunun fiyatlarını yüzde 16-19 arasında belirlerken, vatandaşın lehine olan hususlarda yeniden değerleme oranında uygulayacağız" dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TBMM Genel Kurulu’nda ’2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’ görüşmelerinde Bakanlığı ile bağlı kurumlarına ilişkin sunum yaptı. Konuşmasına vefat eden Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’a Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) başsağlığı dileyerek başlayan Şimşek, 2022-2023 yılları sonunda yüzde 64-65 bandına yerleşen enflasyonun geçen sene yüzde 44.4’e kadar düştüğünü belirtti. Bakan Şimşek, "Bu sene kasım ayı itibarıyla yüzde 31.1 seviyesinde gerçekleşti. Tabii hedeflerimizin bir miktar üzerinde. Burada şunu ifade etmek istiyorum. Dayanıklı tüketim malları, giyim gibi ürünlerde aslında temel mal enflasyonu yüzde 18.6’ya kadar düştü. Gıda enflasyonu yüzde 27’ye kadar geriledi. Manşet enflasyonunun yüzde 30’un üzerinde olmasının esas sebebi, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hizmet sektörü enflasyonu dezenflasyon tedbirlerine gecikmeli tepki veriyor. Ülkemizde hizmet enflasyonunda bir katılık var. Geçmişe yönelik bir endeksleme var. Ayrıca daha önce kiraya bir üst sınır getirmiştik kanunla, eğitime bir üst sınır getirmiştik. Tabii bunun da etkileri var. Özellikle son iki yılda kira ve eğitim enflasyonu, manşetin en az iki katı hızla arttı. Ancak önümüzdeki dönemde sosyal konut seferberliği, deprem konutlarının tamamlanmasıyla birlikte konut arzı artıyor ve kira artışını sınırlayacak. Ayrıca eğitime değer kural bazlı bir fiyatlama modelini yüce Meclisimiz kabul etti. Yine bütçe imkanları çerçevesinde 2026 için vergi ve harç güncellemelerini yeniden değerleme oranında değil, hedeflediğimiz enflasyon oranında belirleyeceğiz. Ancak şunun da altına çizmek istiyorum; gelir vergisi tarifesi gibi vatandaşlarımızın lehine olan vergi mevzuatındaki güncellemeleri daha yüksek olan, yani yüzde 25.5 olan yeniden değerleme oranında arttıracağız. Dolayısıyla kamunun fiyatlarını yüzde 16-19 arasında belirlerken, vatandaşın lehine olan hususlarda yeniden değerleme oranında uygulayacağız" dedi. "Bu yıl da cari açık, hedeflerimiz doğrultusunda gidiyor" Bakan Şimşek, 2026 yılında da enflasyonun hedefler doğrultusunda düşmeye devam edeceğini söyledi. Şimşek, "Özellikle cari açık konusunu bir endişe kaynağı olmaktan çıkarttık. Uyguladığımız programın başına gidersek cari açık milli gelire oran olarak yüzde 5’in üzerindeydi. 2024 yılında yüzde 0.8’e geriledi. Hatta portföy tercihi olarak ağırlıklı olarak ithal edilen altını bir kenara bırakırsanız geçen sene cari dengede fazla verdik, 3.2 milyar dolarlık bir fazla söz konusu. Bu yıl da cari açık, hedeflerimiz doğrultusunda gidiyor. Ciddi bir iyileşme söz konusu. Özellikle yeşil dönüşümde epey mesafe katettik. Bugün petrol ihtiyacımızın yüzde 15’ini, doğal gaz ihtiyacımızın yüzde 16’sını kendi üretimimizle karşılıyoruz. Yenilenebilir enerjinin kurulu kapasitedeki payı yüzde 62’ye çıktı ama kuraklık nedeniyle bu sene üretimdeki payı yüzde 45. Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığı azaldıkça cari denge kalıcı olarak iyileşiyor. Son 23 yılda petrol ve doğal gaz ve türevlerinin ithalatına tam 1 trilyon dolar ödedik. Burada tabii ki mesafe katettikçe yapısal bir dönüşüm sağlanmış olacak. Cari dengedeki iyileşmeyle birlikte milli gelire oran olarak yüzde 23’e çıkmış olan brüt dış finansman ihtiyacımız bu sene yüzde 17’nin altına düşüyor. Program dönemi sonunda da muhtemelen yüzde 13, 14’lere kadar inmiş olacak. Bu da finansal piyasalarda ve ekonomide istikrarı güçlendirecek" şeklinde konuştu. "Finansal istikrarımızın güçlenmesiyle birlikte ülkemizin risk algısı da iyileşiyor" Bakan Şimşek, uluslararası standartlara göre rezerv yeterliliği sağladıklarını kaydederek, "2023 yılı Mayıs ayına göre brüt rezervlerimiz 88 milyar dolar, SWAP hariç net rezervler yaklaşık 123 milyar dolar arttı. Önemli bir koşullu yükümlülük olan kur korumalı mevduattan çıkışı başarıyla yönettik. Böylece net rezervlerdeki artış ile koşullu yükümlülüklerdeki düşüşü birlikte değerlendirirseniz ülkemizin bilançosunda yaklaşık 260-265 milyar dolarlık iyileşme söz konusu. Türk lirasına bu dönemde güven arttı. Türk lirasının toplam mevduat içerisindeki payı bugün itibarıyla yüzde 60’ın üzerinde. Tabii bütün bunlar ülkemizin risk birimine yansıdı. Finansal istikrarımızın güçlenmesiyle birlikte ülkemizin risk algısı da iyileşiyor. Bakın program öncesinde 700 baz puana kadar yükselen risk birimimiz, bugün itibarıyla 216 baz puana geriledi. Yani 2018 yılı Mayıs ayından bu yana en düşük seviyeye indik" diye konuştu. Gelişmekte olan ülkelerde risk primi 62 baz puan düşerken, Türkiye’de 487 baz puan düştüğünü hatırlatan Şimşek, "Türkiye program sayesinde olumlu bir şekilde ayrıştı. Düşen risk biriminin bize ne faydası var diye sorabilirsiniz. Özellikle kamunun ve özel sektörün dış borçlanma maliyetleri önemli ölçüde düştü. Teorik bir şeyden bahsetmiyorum. Mayıs 2023’te 5 yıl vadeli dolar cinsi tahvilimizin faizi yüzde 11.3’tü. Bugün yüzde 5.5 civarı. Yani yurt dışı borçlanma maliyetlerimiz yarı yarıya düştü. Reel sektörün ve bankalarımızın dış finansmana erişimi arttı. Bakın dış borç çevirme oranları 2023 ilk beş ayında yüzde 70, bankacılık sektörü için yüzde 97. Son 2.5 yılın ortalamasına bakarsanız sırasıyla reel sektör için yüzde 151’e, bankalar için yüzde 186’ya ulaştı. Programımızın başarısını tabii ki reyting kuruluşları da teyit ediyor. İstisnai bir şekilde son 2.5 yılda kredi notumuz 2 ila 3 kademe arası yükseltildi" dedi. "OVP döneminde bizim beklentimiz 2.5 milyon vatandaşımıza istihdamın sağlanacağı yönünde" Carry trade işlemlerine yönelik tedbirler aldıklarını belirten Şimşek, "Merkez Bankamız zorunlu karşılıkları son altı ayda carry trade’e karşı iki kez yükseltmiştir. Vadeler itibarıyla da ayrıştırılmıştır. Zorunlu karşılıklar; bankaların diğer yükümlülüklerinden yurt dışı banka mevduatından yüzde 8’den yüzde 12’ye, yurt dışı repo işlemlerinden sağlanan fonlar ve yurt dışı kredilerden yüzde 8’den vadeye göre yüzde 12 ile 18 arasında yükseltilmiştir. Yani carry trade’e karşı tedbir alıyoruz. Hem yurt dışı hem yurt dışı yatırımcıların mevduat ve fonların brüt gelirleri üzerinden enflasyon ayarlaması da yok. Yüzde 17.5 stopaj alıyoruz. Bu dönemde ekonomik aktivite ılımlı seyretti. Ama dezenflasyon süreciyle sürdürülebilir yüksek büyüme patikasına tekrar ulaşacağız. Son iki yılda küresel büyüme ortalama yüzde 3.2. Ama bizim ticaret ortaklarımızdaki büyüme Avrupa Birliği başta olmak üzere ortalama büyüme yüzde 2.2. Bu dönemde Türkiye yüzde 3.5 civarında büyüdü. Dezenflasyonla birlikte biz inanıyoruz ki kademeli olarak büyüme tekrar yükselecek. OVP döneminde bizim beklentimiz 2.5 milyon vatandaşımıza istihdamın sağlanacağı yönünde. Mali disiplini tesis ettik ve bunu kararlılıkla sürdürmek zorundayız, sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 21:43
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Muhalefetin iş bilmezliğine bakıp asla umutsuzluğa kapılmayın, liyakatli kadrolar Türkiye’de iş başındadır"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Dünyada merkezinde bölgemizin olduğu sancılı bir dönüşüm yaşanırken, Türkiye olarak belirlediğimiz hedeflere doğru adım adım kararlılıkla ilerliyoruz. Hiç endişeniz olmasın. Emanetiniz emin ve ehil ellerdedir; liyakatli kadrolar Türkiye’de iş başındadır" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı’nın ardından açıklamalarda bulundu. Alınan kararların ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Türk tarihinin ilk yazılı metinlerinden Orhun Kitabeleri’ne atıfta bulunan Erdoğan, Türkiye’nin kararlılıkla hedeflerine ilerlediğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "86 milyon, birlik ve beraberlik içinde birbirimizden güç ve cesaret alarak hamdolsun her alanda büyük bir atılım halindeyiz. Dünyada merkezinde bölgemizin olduğu sancılı bir dönüşüm yaşanırken, Türkiye olarak belirlediğimiz hedeflere doğru adım adım kararlılıkla ilerliyoruz. Milletçe hep beraber güzel günlere her gün biraz daha yaklaşmanın umudunu ve heyecanını yaşıyoruz. Önümüze çıkan engeller ne kadar büyük olursa olsun Allah’ın izniyle bunları aşacak iradeye, azme ve cesarete fazlasıyla sahibiz" diye konuştu. Toplumsal birlikteliğin Türkiye’nin en büyük gücü olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, etnik ve mezhepsel ayrımlar üzerinden yapılan söylemlere karşı net mesajlar vererek, "Tarihi tecrübelerimizden özellikle aldığımız güçle, bizi güçlü kılan, bizi dirayetli kılan Türk, Kürt, Arap, Laz, Çerkez, Sünni-Alevi fark etmeksizin birbirimize olan sarsılmaz bağlılığımızdır. Her zaman söylediğim gibi biriz, beraberiz, kardeşiz, hep birlikte Türkiye’yiz. Bunu kimsenin bozmasına, kimsenin dinamitlemesine izin vermeyeceğiz. Kimi zaman kadınları, kimi zaman Alevi canlarımızı, kimi zaman Kürt kardeşlerimizi hedef alan hadsiz söylemler karşısında nefret siyasetine prim vermeyecek, tam tersine birbirimize daha sıkı kenetlenecek, kardeşliğimizi yüceltmenin yollarını arayacağız. Hazreti Mevlâna’dan aldığımız ilhamla biz topraklara sevgiden başka hiçbir tohum ekmedik; bundan sonra da ne bu topraklara ne de bölgemize sevgiden, iyilikten, güzellikten, merhametten başka tohum ektirmeyeceğiz. Her zaman kucaklayıcı olacağız. Kimsenin dünya görüşüne, yaşam tarzına, ideolojisine bakmadan 86 milyonun ebedi kardeşliğini büyütecek; muhabbetimizi, dayanışmamızı büyütecek; ekmeğimizi, aşımızı büyütecek, milletimizle birlikte bölgemizdeki tüm kardeşlerimizin refahını, huzurunu, barış ve istikrarını büyütecek; inşallah yolumuza işte bu anlayışla devam edeceğiz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlara seslenerek güven mesajı verdi. Erdoğan, "Hangi siyasi partiden olursa olsun şu an ekranları başında bizleri izleyen tüm vatandaşlarıma sesleniyorum. Hiç endişeniz olmasın. Muhalefetin iş bilmezliğine bakıp asla umutsuzluğa kapılmayın. Emanetiniz emin ve ehil ellerdedir; liyakatli kadrolar Türkiye’de iş başındadır. 23 yıldır sizin emanetinize hamdolsun zerre miskal gölge düşürmedik. En zorlu badirelerin bile üstesinden gelmeyi hamdolsun başardık. Hiçbir şart altında ülkemize ve milletimize zarar gelmesine izin vermedik. Bundan sonra da sizin emanetinize gözümüz gibi bakmayı sürdüreceğiz. ’Halka hizmet, Hakk’a hizmettir’ düsturuyla gece gündüz demeden ülkemiz ve milletimiz için koşturuyoruz. Millete hizmet yolunda, medeniyetimizi güçlendirme yolunda sınır tanımıyor, asla yorulmuyor; kesintisiz bir şekilde çalışıyoruz" şeklinde konuştu. "Dosyaların kapatılma sürelerini kısaltarak, bu alanda birçok Avrupa ülkesini geride bıraktık" Son Kabine Toplantısı’ndan bu yana yapılan çalışmalara değinen Erdoğan, 2 Aralık’ta toplam bin 351 yeni hakim ve savcının atamasının yapıldığını hatırlattı. Erdoğan, "Son Kabine Toplantımızdan bu yana yine sizin için, 86 milyonun huzur ve esenliği için gecemizi gündüzümüze kattık. 2 Aralık’ta eğitim ve staj dönemlerini başarıyla nihayete erdiren 712’si hakim, 492’si cumhuriyet savcısı, 147’si idari hakim olmak üzere toplam bin 351 yeni yargı mensubumuzun atamasını gerçekleştirdik. Kendilerini tebrik ediyor; adaletin tecellisi yolunda ortaya koyacakları çabalar için her birine şimdiden teşekkürlerimi iletiyorum" açıklamasında bulundu. Adalet teşkilatının hem insan kaynağı hem de fiziki ve teknik altyapı bakımından güçlendirildiğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin AİHM kararlarına uyum oranının yüzde 90 seviyesinde olduğunu söyledi. Erdoğan, "Son 23 yılda adalet personeli sayımızı 26 bin 274’ten 95 bin 224’e; hâkim ve savcı sayımızı ise 9 bin 349’dan 26 bin 803’e ulaştırdık. Aynı dönemde müstakil adliye binalarımızın sayısını 78’den 391’e çıkardık. Adli ve idari yargıdaki mahkemelerimizin sayısını önemli ölçüde artırdık. Dosyaların kapatılma sürelerini kısaltarak, bu alanda birçok Avrupa ülkesini geride bıraktık. Aynı şekilde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyma oranımız yüzde 90 ile Avrupa Konseyi’ne üye ülkelerin çok çok üzerindedir. İhlal kararlarına ilişkin oranlarda da yüzde 1,09 ile Konsey üyesi ülkelerdeki ortalama ihlal oranından daha düşük bir seviyedeyiz. İnşallah bunu daha da aşağıya çekeceğiz. Türkiye’yi bu konuda acımasızca eleştirenlerin AHİM kararlarını yıllardır uygulayamayan birçok ülkeyle ilgili seslerini çıkarmadıklarını görüyoruz. Yine bu çevreler, Gazze soykırımında 270 gazeteciyi katleden İsrail’in sözde basın özgürlüğü endeksinde Türkiye’nin ve Filistin’in önünde olmasına hiçbir tepki göstermiyor; bu çarpık tabloda hiçbir sorun, sıkıntı görmüyor. Fakat söz konusu Türkiye olunca, bakıyorsunuz hakkaniyet kayboluyor, objektiflik ortadan kalkıyor, nesnelliğin yerini ideolojik at gözlükleri alıyor. Biz elbette bunlara aldırmayacağız. Adalet teşkilatımızı güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Devlet olarak hayatın her sahasında engelli vatandaşlarımıza dönük hizmet ve desteklerimizi devam ettireceğiz" 4 Aralık Dünya Engelliler Günü ve 5 Aralık Kadın Zirvesi programlarına da değinen Erdoğan, engelli bireyler ve kadınlar için atılan adımları anlattı. Kadınların seçme ve seçilme hakkının 91’inci yıl dönümü olduğunu hatırlatan Erdoğan, "Programda çalışmalarıyla öne çıkan kurumlarımıza Erişilebilirlik Ödüllerini takdim ettik. Engelli vatandaşlarımızın hayat yolculuklarında önlerine çıkan bariyerleri aşmaları için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz. 2002’den bugüne kamudaki engelli memurlarımızın sayısını 15 kattan fazla artırarak 83 bine ulaştırdık. Sosyal yardım ve destek hizmetlerini etkin bir şekilde devreye aldık. 23 sene önce evde bakım hizmetlerinden yalnızca 5 bin kişi yararlanıyordu. 100 katın üzerinde bir artışla bugün 520 binden fazla vatandaşımız evde bakım hizmetlerinden istifade ediyor. Hukuki ve idari düzenlemelerimizle işverenlerimize sağladığımız teşviklerle devlet olarak hayatın her sahasında engelli vatandaşlarımıza dönük hizmet ve desteklerimizi devam ettireceğiz" dedi. "Grup başkan vekilimizin şahsında kadın milletvekillerine ve Gazi Meclisimize yapılan saygısızlığı şiddetle kınıyorum" 5 Aralık’ta "Kadınla Yükselen Şehirler" temasıyla tertip edilen Uluslararası Yerel Yönetimlerde Kadın Zirvesi’ne iştirak ettiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemizin yanı sıra, dünyanın dört bir yanında başarılarıyla temayüz etmiş hanım kardeşlerimizin katıldığı Zirve’de çok önemli meseleler ele alındı. 5 Aralık, aynı zamanda ülkemizdeki kadınların seçme ve seçilme hakkını elde edişinin 91’inci yıldönümüydü. AK Parti olarak kadın haklarının tam ve etkin şekilde kullanılması için göreve geldiğimiz ilk günden itibaren devrim niteliğinde adımlar attık. Eğitim görme ve seçilme hakkı başta olmak üzere anayasamızda kayıtlı hak ve özgürlükleri yasaklarla, baskılarla, ayrımcı uygulamalarla ellerinden alınan hanım kardeşlerimizin önündeki engellerin tamamını ortadan kaldırdık. Tek parti döneminin kötü mirasını, 28 Şubat zihniyetinin utanç lekelerini bir daha geri gelmemek üzere tarihin çöp sepetine yolladık. Bu vesileyle bütçe görüşmeleri esnasında partimizin grup başkan vekiline yönelik ana muhalefet partisi milletvekilinin edep sınırlarını aşan çirkin ifadelerini esefle karşıladığımızı burada ifade etmek istiyorum. Grup başkan vekilimizin şahsında kadın milletvekillerine ve Gazi Meclisimize yapılan saygısızlığı şiddetle kınıyorum. Siyasette nezakete herkes dikkat etmeli, siyasetin seviyesini düşürecek bu tür yakışıksız ifadelerden uzak durulmalıdır. Milleti temsil edenler, evvelemirde millete örnek olacak bir siyasi üsluba sahip olmalıdır. Polemiklerin ve atışmaların sertleştiği bütçe maratonunda herkesten üslup noktasında biraz daha özenli davranmalarını önemle rica ediyorum. Birbirimizi elbette eleştireceğiz ama kırıcı ve yıkıcı da olmayacağız" diye konuştu. Manisa’nın vefat eden Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’a rahmet dileğinde bulunan Erdoğan, "Merhum Gülşah Durbay Hanımefendi’nin ailesine, yakınlarına, Cumhuriyet Halk Partisi camiasına ve Manisa halkına başsağlığı dileklerimi iletiyorum" dedi. "Macaristan ile ilişkileri bir üst noktaya taşıyacak 16 anlaşma imzalandı" 8 Aralık’ta Türkiye-Macaristan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin 7’nci toplantısı vesilesiyle Macaristan Başbakanı Viktor Orban ve heyetini İstanbul’da ağırladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantılar neticesinde ilişkileri bir üst noktaya taşıyacak 16 anlaşma imzalandığını, 6 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşılmasına çok az kaldığını bildirdi. Orban’la birlikte bu rakamı 10 milyar dolara yükseltmeyi hedeflediklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Macaristan, Türk Devletleri Teşkilatı’nın çalışmalarına da çok önemli katkılar yapıyor. Mayıs 2025’te Budapeşte’de düzenlenen gayriresmi zirve, Avrupa Birliği sınırları içerisinde yapılan ilk Türk Dünyası Zirvesi olarak tarihe geçti. 9 Aralık’ta Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin kabul edilişinin 77’nci yıldönümü münasebetiyle düzenlenen ’İnsanlık İçin Güçlü Türkiye’ programına katıldık. 1948’de ilan edilen bu önemli belgedeki ilke ve değerler, bizim insan merkezli medeniyet mimarimizin tam kalbinde yer alıyor. İnsanı ’yaratılmışların en şereflisi’ olarak gören inanç ve kültür değerlerimiz, milletimizin insana odaklanmasını, asıl yatırımı insana yapmasını, dünyaya hak, adalet ve merhamet penceresinden bakmasını adeta zorunlu kılmıştır" açıklamasını yaptı. "Uluslararası toplum ve kuruluşlar, dünyanın farklı yerlerinde meydana gelen bu ihlallerin önüne geçememiş, sorunları çözmek yerine sadece seyretmiştir" Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırımda uluslararası kuruluşların da yetersiz kaldığını bir kez daha ifade ederek, bölgede son yıllarda patlak veren çatışmalara bakıldığında yaşam hakkı başta olmak üzere beyannamenin ayaklar altına alındığını belirtti. Erdoğan, "İsrail’in Gazze’de iki yıl boyunca tüm dünyanın gözleri önünde perrvasızca işlediği savaş ve soykırım suçları, bunun en somut delilidir. Aynı şekilde komşumuz Suriye’de Baas rejimi, 13,5 sene boyunca kimyasal saldırılardan işkencelere varıncaya kadar insan haklarına ilişkin ne kadar kural, kaide, değer, ilke, norm varsa hepsini ihlal etmiştir. Uluslararası toplum ve kuruluşlar, dünyanın farklı yerlerinde meydana gelen bu ihlallerin önüne geçememiş, sorunları çözmek yerine sadece seyretmiştir. Türkiye, devleti ve milletiyle Gazze’de, Suriye’de, Somali’de, Yemen’de, Libya’da hülasa kan ve gözyaşıyla ıslanmış bölgelerin tamamında barış ve hakkaniyet odaklı çalışmalarıyla dünyaya insan hakları dersi vermiştir. İnşallah bu şekilde de yola devam edeceğiz" diye konuştu. "İş insanlarımız Türkmenistan’ın bağımsızlığından bu yana 55 milyar dolar tutarında bini aşkın projeyi başarıyla tamamladılar" 11 Aralık’ta Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun (TİSK) 29. Olağan Genel Kurulu’na iştirak ettiklerini ifade eden Erdoğan, çalışmalarındaki özveriden dolayı TİSK camiasına teşekkür etti. Erdoğan, "TİSK Genel Kurulu’nun ardından Türkmenistan’ın daimi tarafsızlığını ilanının 30’uncu yıldönümü etkinliklerine katılmak üzere Aşkabat’a gittik. Türkmenistan’la ortak tarih, dil, din ve kültüre dayanan münasebetlerimiz, karşılıklı saygı ve müşterek menfaat temelinde her geçen gün güçleniyor. İş insanlarımız Türkmenistan’ın bağımsızlığından bu yana 55 milyar dolar tutarında bini aşkın projeyi başarıyla tamamladılar. Halihazırda firmalarımız 10 milyar dolar büyüklüğünde 19 projeyi başarıyla yürütüyor. 2024 yılında 2 milyar doları aşan ikili ticaret hacmimizi 5 milyar dolara yükseltmenin gayreti içindeyiz. Türkmenistan’da Milli Lider Sayın Gurbangulu Berdimuhammedov ve Devlet Başkanı Sayın Serdar Berdimuhammedov’un yanı sıra, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Sayın Putin ve Pakistan Başbakanı Sayın Şerif’le görüşmeler gerçekleştirdik. Türkmen kardeşlerimizle işbirliğimizi gelecekte daha da güçlendireceğiz" değerlendirmesini yaptı. "Ülkemizi dünya deniz ticareti filo listesinde 10’uncu sıraya yükselttik" Kabine Toplantısı’nda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın yatırımlarımlarla ilgili kapsamlı bir sunumu olduğunu ifade eden Erdoğan, "Türkiye’yi denizcilikte de küresel aktör haline getirmek için yatırımlarımızı artırıyor, filomuzu büyütüyor, uluslararası iş birliklerimizi derinleştiriyoruz. 2025’in ilk yarısında 53,1 milyon detveyt kapasiteye ulaşarak, ülkemizi dünya deniz ticareti filo listesinde 10’uncu sıraya yükselttik. Dünyanın en fazla konteyner elleçleyen ilk 100 limanı arasında olan Ambarlı, Kocaeli, Tekirdağ ve Mersin limanlarımıza bu yıl ilk kez Aliağa Limanımızı da ekledik. 2025 sonu itibarıyla limanlarımızda elleçlenen yük miktarının 550 milyon tona ulaşmasını öngörüyoruz. Sayısını 85’e çıkardığımız tersanelerimiz, dünyanın dört bir yanından aldığı 61 gemi siparişiyle küresel gemi siparişlerinde 9’uncu sıraya yerleşti. Dünyanın en büyük tam elektrikli feribotu, ilk bataryalı tam elektrikli liman römorkörü, dünyanın ilk yüzer balık çiftliği ve Türk donanma tarihindeki ilk havuzlu helikopter gemisi gibi gurur projelerimizi tek tek hayata geçiriyoruz. Deniz dibi, kıyı yapıları ve balıkçı barınakları tarama faaliyetlerimiz sürüyor. Bunun yanında ’yol medeniyettir’ şiarıyla ulaştırma yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. ’Ne kadar çok yol yaparsak, trafik o kadar çok sıkışır’ diyen beceriksizler gibi olmadık. İktidarlarımız döneminde ulaştırma ve haberleşme altyapısına kamu olarak yaklaşık 300 milyar doların üzerinde yatırım yaptık" dedi. "Yatırım programına aldığımız Esenboğa Havalimanı metro hattının inşasına 2026 yılında ’Bismillah’ diyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "6 bin 101 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol mesafemiz, 30 bin 14 kilometreye çıktı. Bin 714 kilometre olan otoyol uzunluğumuz, 3 bin 796 kilometreyi buldu. Türkiye’yi hızlı trenle biz tanıştırdık. Toplam 2 bin 32 kilometre uzunluğunda hızlı tren ağı inşa ettik. Ayrıca 2 bin 971 kilometre uzunluğunda demiryolu ağını, toplam 10 bin 561 kilometre uzunluğunda elektrikli ve sinyalli hattı milletimizin hizmetine sunduk. 11 bin 668 kilometre uzunluğundaki demiryollarımızı komple yeniledik. Şehirlerimizin kent içi ulaşımını raylı sistemlerle donatarak rahatlattık. 12 ilimize toplam bin 33 kilometre uzunluğunda raylı sistem kazandırdık. Bunun 162 kilometresini İstanbul’umuzda inşa ettik. Şimdi de Başkentimiz için önemli bir adım atıyoruz. Yatırım programına aldığımız Esenboğa Havalimanı metro hattının inşasına 2026 yılında ’Bismillah’ diyoruz. İlk etapta Kuyubaşı İstasyonu’ndan aktarma yapılarak planlanan hattı, Gar’dan başlayacak şekilde yeniden tasarladık. Toplam 36 kilometre uzunluğunda, 12 istasyondan oluşacak Gar-Kuyubaşı-Esenboğa Havalimanı metro hattımızın yapımına önümüzdeki yıl başlamayı hedefliyoruz. Projemizin şimdiden Ankaralı kardeşlerimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Şurası bir gerçek ki halkın kaynakları iç edilmediği, talan edilmediği, ona buna peşkeş çekilmediği takdirde bu şehre de, bu ülkeye de ziyadesiyle yeter. Tabii bunun için öncelikle milletin verdiği yetkiye emanet nazarıyla bakmak ve ona ihanet etmemek gerekiyor. Biz siyasi hayatımız boyunca da, 23 yılı deviren iktidarlarımız boyunca da iğne ucu kadar dahi olsa emanete leke bulaştırmamaya hassasiyet gösterdik. Siyaseti bir ikbal kapısı, rant kapısı olarak değil, millete hizmet vasıtası olarak gördük. İnşallah son nefesimize kadar bu istikamet üzere olmaya devam edeceğiz."
15 Aralık 2025 Pazartesi - 20:13
Bakan Yerlikaya: "2025 yılında 103 terörist ikna yoluyla yurt dışından gelerek güvenlik güçlerimize teslim oldu"
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "2025 yılında 103 terörist ikna yoluyla yurt dışından gelerek güvenlik güçlerimize teslim oldu" dedi. Bakan Yerlikaya, TBMM Genel Kurulu’nda İçişleri Bakanlığının ve bağlı kuruluşlarının 2025 yılına ilişkin faaliyetleri ve 2026 yılı bütçe teklifine ilişkin sunum yaptı. 688 bin personelle tüm suç ve suçlularla mücadelenin kesintisiz, tavizsiz ve amansız bir şekilde yürütüldüğünü dile getiren Yerlikaya, "Ülkemiz, yıllardır devam eden terörle sınanmasını bitirecek; kardeşliğimizi, birliğimizi ve dirliğimizi güçlendirecek yeni bir dönemin, ‘Terörsüz Türkiye’ döneminin kapılarını aralamıştır. Terörsüz Türkiye; Türk’ün, Kürt’ün, Arap’ın ve bütün farklılıkların aynı sofrada, aynı kaderde, aynı vatanda kardeşçe yaşadığı bir büyük aile demektir. Terörsüz Türkiye; huzur, kalkınma ve kardeşliğimizi büyütme projesidir. Çocuklarımızın korkusuz büyüdüğü, şehirlerimizin canlandığı, dağların, vadilerin, sokakların kardeşliğin sesiyle dolduğu, hiçbir gencimizin terör örgütlerinin ağına düşmediği, demokrasinin ve hukukun güç kazandığı, uluslararası alanda güçlü, bölgesinde lider bir Türkiye’nin adıdır. Ülkemizin kaynaklarını gençlerimizin eğitimine, çiftçimizin emeğine, esnafımızın ticaretine, sanayicimizin üretimine, şehirlerimizin turizmine ve kalkınmasına yönlendirmektir" ifadelerini kullandı. "2025 yılında 103 terörist ikna yoluyla yurt dışından gelerek güvenlik güçlerimize teslim oldu" Terörle mücadele kapsamında kırsalda arama-tarama faaliyetlerinin kesintisiz şekilde sürdüğünün altını çizen Bakan Yerlikaya, "2025 yılı içinde 308 mağara ve sığınağı imha ettik. İHA ve İKU’larımız 44 bin 157 saat uçuş gerçekleştirdi. 10’u Diyarbakır annelerinin çocukları olmak üzere toplam 103 terör örgütü mensubu ikna yoluyla yurt dışından gelerek güvenlik güçlerimize teslim oldu. 30 terör eylemi engellendi. Terör suçlarından hapis araması olan 439 şahıs yakalandı. Kırmızı bültenle aranan 7 şahsın ülkemize iadesi sağlandı. Terör suçlarından aranmakta olan 71 şahıs hakkında kırmızı bülten çıkartıldı. Terörle mücadele kapsamında bin 602’si din istismarcısı FETÖ ve 746’sı yine din istismarcısı DEAŞ olmak üzere diğer terör örgütlerini de dahil ettiğimizde toplam 2 bin 587 şahıs tutuklandı" dedi. "Asayiş ve trafik hizmetlerimizdeki ekip sayılarımızı yaklaşık yüzde 30 arttırdık" Göreve geldikleri andan itibaren 14 bin olan yaka kamerası sayısının son 2,5 yıldaki yeni alımlarla 104 bine yükseldiğini ve 2026 yılında planlanan 60 bin yeni alımla birlikte toplam sayının 164 bine ulaşacağını söyleyen Yerlikaya, "Göreve geldiğimizden itibaren 29 bin 637’si hizmet aracı, 2 bin 64’ü motosiklet, 332’si zırhlı araç, 52’si hava aracı, 185’i yüzer araç olmak üzere araç sayımızı 32 bin 270 arttırarak filomuzu güçlendirdik. Böylece asayiş ve trafik hizmetlerimizdeki ekip sayılarımızı yaklaşık yüzde 30 arttırdık. Artık daha görünürüz, daha caydırıcıyız. Asayiş suçlarına yönelik geldiğimiz noktayı, meydana gelen olay sayılarını, aydınlatma oranlarını düzenli olarak kamuoyu ile paylaşıyorum. Ülkemiz genelinde geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla 2025’in ilk 11 ayında kişilere karşı işlenen suçlarda olay sayısını 49 bin 408, malvarlığına karşı işlenen suçlarda olay sayısını 42 bin 315 azalttık. Yani sadece 11 ayda 91 bin 723 daha az olay meydana geldi. Bir şey daha söyleyeyim; son 2,5 yılda olay sayılarını 250 bin 771 azalttık" şeklinde konuştu. "Terör propagandalarına, yasa dışı bahis ve ödeme sistemi ağlarına karşı çok yönlü operasyonlar yürütüyoruz" Ulusal güvenliğin sadece kara, hava ve denizlerle sınırlı olmadığını ifade eden Yerlikaya, "Yeni mücadele alanlarımızdan biri de sınırları olmayan bir dünyadan oluşuyor. O da siber dünyadır. Bu siber dünyanın her bir yanı karanlık dehlizlerle dolu. Klavye başında sinsice bekleyen ‘yeni nesil düşmanlar’ var. Deepfake videolar, siber zorbalık, sanal bahis ve sanal kumar platformları bir tıkla başlayan süreç, hayatları karartabiliyor. Orada yapılan bir saldırı, burada bir evladımızın hayatına, bir vatandaşımızın mahremiyetine zarar verebilmektedir. İşte bu nedenle siber devriyelerimiz teknolojik donanımı, yapay zekâ destekli istihbarat analizleri ve ileri seviye tarama sistemleriyle 7 gün 24 saat görev başındadır. Bu kararlılıkla terör propagandalarına, yasa dışı bahis ve ödeme sistemi ağlarına, bilişim dolandırıcılığına, çevrimiçi çocuk istismarlarına karşı çok yönlü operasyonlar yürütüyoruz. Avrupa ülkeleri İçişleri Bakanlıkları 2024 verilerine göre siber suçlarda aydınlatma oranımız ülkemizde yüzde 86. Bu oran İspanya’da yüzde 13, Almanya’da yüzde 32" dedi. "Narkokapan operasyonlarında tutuklama oranımız yüzde 96" Uyuşturucuya karşı savaş açtıklarını dile getiren Bakan Yerlikaya, "Bu savaşı, sadece ülkemiz adına değil, insanlık adına sürdürüyoruz. Türkiye Yüzyılı vizyonuyla bir hedef koyduk. Ülkemizi uyuşturucuya karşı aşılmaz, erişilmez bir kale haline getirmek. Sadece bu yılın 11 ayında zehir tacirlerine yönelik düzenlediğimiz operasyonlarla 40 bin 346 şahıs tutuklandı. Son 2,5 yılda tutuklananların sayısı 96 bin oldu. İllerimizde eş zamanlı düzenlediğimiz Narkokapan operasyonlarıyla sokaklarımızı torbacılardan temizliyoruz. Bu operasyonlarımızdaki tutuklama oranımız yüzde 96. Son 2,5 yılda 349 narkotik organize suç örgütünü çökerttik. Sadece bu yıl narkotik suçlarından hapis cezalı aranan 31 bin 390 şahsı yakaladık. Kırmızı bültenle narkotik suçlardan aranan 51 yabancı şahsı ülkemizde yakaladık. Kırmızı bültenle narkotik suçlarından aramakta olduğumuz 64 şahsın ülkemize iadesini sağladık. Yine bu yıl düzenlediğimiz operasyonlar sonucunda 47 ton uyuşturucu madde, 130 milyon adet uyuşturucu hap ele geçirdik" dedi. "2016 yılından bu yana ise ülkelerine gönüllü dönüş yapan Suriyeli sayısı 1 milyon 330 bine ulaştı" Göçe yalnızca bir "güvenlik" meselesi olarak değil, aynı zamanda insani, sosyolojik ve uluslararası boyutları olan çok yönlü bir olgu olarak yaklaştıklarını belirten Bakan Yerlikaya, "Her adımımızı hukukun, merhametin, vicdanın ve medeniyet değerlerimizin rehberliğinde atıyoruz. Bunu yaparken de kamu düzeninden asla ödün vermeyen bir dengeyi titizlikle koruyoruz. Türkiye bu yönleriyle tüm dünyaya örnek olan bir ‘model ülke’ konumundadır. Düzensiz göçe karşı verdiğimiz kararlı mücadeleyle ülkemiz, düzensiz göçe hedef olmaktan ve transit göç rotası olmaktan çıkmıştır. Düzensiz göçle mücadelede odağımız, göçmen kaçakçılığı organizatörleridir. Bunlara karşı yaptığımız operasyonlar sonucu sadece bu yıl 4 bin 88, son 2,5 yılda ise 11 bin 928 göçmen kaçakçılığı organizatörü tutuklandı. Yine bu yıl 105 bin düzensiz göçmen sınır dışı edildi. Düzensiz göçe karşı tavizsiz tutumumuz sayesinde vize, vize muafiyeti veya ikamet süresi biten 374 bin yabancı da kendiliğinden çıkış yaptı. Düzensiz göçle mücadelede, entegre sınır yönetimi kuran, son teknolojiyi sahada uygulayan bir devletiz. Sınırlarımızda bin 323 kilometre güvenlik duvarı, bin 755 kilometre devriye yolu inşa ettik. Bu dönemin en önemli yeniliklerinden biri de Mobil Göç Noktası araçlarımızdır. 81 ilimizde 375 Mobil Göç Noktası ile sahadayız. 8 Aralık 2024’ten bu yana 590 bin Suriyeli gönüllü, güvenli, onurlu ve düzenli şekilde ülkesine döndü. 2016 yılından bu yana ise ülkelerine gönüllü dönüş yapan Suriyeli sayısı 1 milyon 330 bine ulaştı. Türkiye olarak bir yandan düzensiz göçle mücadele ederken, diğer yandan düzenli göçe yönelik çekim merkezi olacak politikalarımızı da sürdürüyoruz" şeklinde konuştu. "Bu yılın ilk 11 ayında 3 milyon 235 bin pasaport verdik" Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nün büyük bir özveriyle çalışmalarını sürdürdüğünü vurgulayan Yerlikaya, "Bu yılın ilk 11 ayında 3 milyon 235 bin pasaport, 7 milyon 921 bin yeni kimlik kartı ve 5 milyon 602 bin yeni tip sürücü belgesi verdik. 112 Acil Çağrı Merkezimiz, bu yılın ilk 11 ayında 88 milyon çağrı aldı. Bu çağrılara reaksiyon süremiz 2,86 saniye olarak gerçekleşti" ifadelerini kullandı.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 19:52
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye, bölgelerin tamamında barış ve hakkaniyet odaklı çalışmalarıyla dünyaya insan hakları dersi vermiştir"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 19:39
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Muhalefetin iş bilmezliğine bakıp asla umutsuzluğa kapılmayın. Emanetiniz ehil ellerdedir. Liyakatli kadrolar Türkiye’de işbaşındadır"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 19:26
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "86 milyon birlik içinde birbirimizden güç alarak tüm alanlarda atılım içerisindeyiz. Türkiye olarak belirlediğimiz hedeflere adım adım kararlılıkla ilerliyoruz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "86 milyon birlik içinde birbirimizden güç alarak tüm alanlarda atılım içerisindeyiz. Türkiye olarak belirlediğimiz hedeflere adım adım kararlılıkla ilerliyoruz."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder