POLİTİKA
25 Mart 2026 Çarşamba - 10:25 Uzmanından uyarı: "Tromboflebit bir enfeksiyon" Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. İlknur Günaydın, tromboflebitin cilt hastalığı değil, bir enfeksiyon olduğunu söyledi. Varisli hastalarda yaygın olarak görülen tromboflebit, hamilelik, hareket eksikliği ve damar yaralanması gibi olayların ardından görülebiliyor. Özellikle bacaklarda görülen bu rahatsızlık cilt hastalığıyla karıştırılabiliyor. Uzmanlar, bu hastalığın bir enfeksiyon olduğuna dikkati çekerek tedavi edilmezse ciddi sorunlar oluşturabileceğini söylüyor. 10 ay önce bacağında gece kramplarının başlamasıyla Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’ne başvuran Türker Atakan, ilaç tedavisiyle yakın zamanda sağlığına kavuşmayı bekliyor. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. İlknur Günaydın, hastanın daha önce sağ bacağında varis şikayetiyle 2 kez ameliyat olduğunu belirterek "Kliniğimize sağ bacakta, bu damar trasesinde kızarıklık, şişlik, ağrı ve yanma hissiyle başvurdu. Damarları değerlendiren bir tetkik yaptık. Bu tetkik sonucunda bu yüzey varis damarının içinde pıhtı oluşumlu olduğunu gördük. Bu da bize akut tromboflebit tanısını koydurdu" diye konuştu. Bu hastalığın cilt hastalığıyla karıştırılabildiğini dile getiren Günaydın, "Hastalığın en büyük belirtisi ana yüzeyel, cilt altında seyreden yüzeyel toplar damarımızın bulunduğu bölgede kızarıklık, tam direkt o bir şerit şeklinde kızarıklık, şişlik, ağrı ve sertlik. Bu tipik bulguları. Cilt hastalıklarında yaygın olur. Tüm bacağı sarar, cilt enfeksiyonları da nitekim öyle. Bu hastalık bir enfeksiyon" ifadelerini kullandı. "İleri fazlarda tedavi çok güç oluyor" Hastaların damar trasesinde kızarıklık gördüklerinde hemen bir sağlık kuruluşuna başvurmaları gerektiğinin altını çizen Günaydın, "İleri fazlarda tedavi çok güç oluyor. Yara açıldığı zaman tedavisi çok sıkıntılı oluyor. Çok uzun süre alabiliyor. Bu konuda hastanın hayatını, yaşam kalitesini, konforunu engelleyebiliyor. Damar içi enfeksiyon olduğu için özellikle bağışıklık sistemi düşkün olan hastalarımızda daha yaygın sistemik enfeksiyonlara, bütün vücudu etkileyen enfeksiyonlara neden olabilir" açıklamasında bulundu. Hasta Türker Atakan, 10 ay önce bacağında gece kramplarının başladığını belirterek daha sonra şişme ve morarma meydana geldiğini anlattı. Daha sonra hastaneye başvurduğunu dile getiren Atakan, ilaç tedavisine başlandığını söyledi. Hastalığının günlük hareketlerini kısıtladığını anlatan Atakan, "Bazen yürürken ağrı olarak, batma olarak yürüme kalitemi bozdu. Kızarıklık, morarma, yanma o gibi şikayetlerim oluştu. Doktorumuz tarafından verilen kan sulandırıcı iğne ve antibiyotik tedavisine başladım. Şu anda daha iyiyim" dedi.
25 Mart 2026 Çarşamba - 00:05 MSÜ Rektörü Erhan Afyoncu: "Müyesser Yıldız’ın Namık Öztürk’e dayanarak ileri sürdüğü iddiaların tamamı yalandır" Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Rektörü Erhan Afyoncu, "Müyesser Yıldız’ın Namık Öztürk’e dayanarak ileri sürdüğü iddiaların tamamı yalandır. Benim, iddia edildiği biçimde bir hareketim veya sözüm olmamıştır" dedi. MSÜ Rektörü Erhan Afyoncu, TSK’dan ihraç edilen Teğmen Ebru Eroğlu’nun avukatlarından Namık Öztürk’ün duruşmada kendisine yönelik iddialarına sosyal medya hesabından yanıt veren bir paylaşım yaptı. Paylaşımda, "Gazeteci Müyesser Yıldız, kendi internet sitesinde 23 Mart 2026’da yayınladığı yazısında TSK’dan ihraç edilen Teğmen Ebru Eroğlu’nun avukatlarından Namık Öztürk’ün duruşmada Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Erhan Afyoncu’nun yaşananlara ilişkin fotoğraf ve video çektirip bu kayıtları basına servis ettiği, Cumhurbaşkanı’na "Bu kılıçlar size çekiliyor" dediği, bunun rektörlüğünün devamı için kurguladığını beyan ettiği yolunda iddiada bulunmuş ve diğer bazı haber siteleri de bu iddiayı iktibas etmişlerdir. Müyesser Yıldız’ın Namık Öztürk’e dayanarak ileri sürdüğü iddiaların tamamı yalandır. Benim, iddia edildiği biçimde bir hareketim veya sözüm olmamıştır" ifadelerini kullandı. "Müyesser Yıldız da bu yalan ve karalama faaliyetine iştirak etmiştir" Gerçeğe aykırı bilgiyi alenen yayanlar hakkında suç duyurusunda bulunacağını belirten Afyoncu, "Avukat Namık Öztürk’ün dava ile ilgili belgelerde ve duruşma zaptında böyle bir beyanına rastlanmaması bir tarafa, bu gerçek dışı iddiaları nakleden Müyesser Yıldız’ın Namık Öztürk’ün mahkemeye hitaben hakkımda asılsız suçlamalarda bulunurken "Doğru, yanlış" şeklinde sözler kullandığını yazması, yani iddialarında bilgi sahibi olmamaktan doğan bir kararsızlık ifadesinin bulunduğunu açıkça ifade etmesi de, Öztürk’ün söylediklerinin yalan ve iftira olduğunun kanıtıdır. Dolayısı ile, Müyesser Yıldız da bu yalan ve karalama faaliyetine iştirak etmiştir. Suç teşkil eden beyanların sahipleri ve gerçeğe aykırı bilgiyi alenen yayanlar hakkında suç duyurusunda bulunacak ve hukukumu korumak için yasal yollara başvuracağım" dedi. "Atatürkçü geçinen ve FETÖ ile mücadele ettiğini iddia eden kişiler de bu yalanlara alet olmaktadır" FETÖ’cülerin yalanlara ve karalama kampanyalarına devam ettiğini ifade eden Afyoncu, paylaşımında şunları kaydetti: "15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında FETÖ’nün yıllar boyu devam eden tahribatına uğramış olan askeri eğitim kurumları ayağa kaldırılmış ve darbenin ardından kurulan Milli Savunma Üniversitesi, TSK’ya bugüne kadar 62 bin subay, astsubay ve kurmay subay yetiştirmiştir. Bu gelişmeleri hazmedemeyen hain FETÖ mensupları yalanlarına, iftiralarına, karalama kampanyalarına ve kara propagandalarına devam etmekte, Atatürkçü geçinen ve FETÖ ile mücadele ettiğini iddia eden bazı kişiler ile çevreler de bu yalanlara alet olmaktadır. Atılan iftiralar beni Türk Milleti’ne ve devletine hizmet yolundan geri döndürmeyecek, Milli Savunma Üniversitesi bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sadece ve sadece Türk devletine bağlı, demokrasinin ve seçilmiş millet iradesinin emrinde nitelikli subaylar ile astsubaylar yetiştirmeye devam edecektir."
Muhtar Oğuz: "Ailem hakkında ortaya atılan iddiaları destekleyen tek bir somut delil bulunmamaktadır"
15 Ocak 2026 Perşembe - 16:30 Muhtar Oğuz: "Ailem hakkında ortaya atılan iddiaları destekleyen tek bir somut delil bulunmamaktadır" Bahçelievler Mahallesi Muhtarı Hülya Oğuz, kendisi ve ailesi hakkında ortaya atılan iddialar hakkında konuştu. Oğuz, "Şahsıma ve aileme yönelik bu ithamları sadece kişisel bir saldırı olarak değil, toplumsal güvene yönelik bir saldırı olarak görüyorum. Bahsi geçen kişi hiçbir şekilde benim eşim değil, kızım değil. Şahsım ve ailem hakkında ortaya atılan bu iddiaları destekleyen tek bir yargı kararı, tek bir resmi belge, tek bir somut belge bulunmamaktadır" dedi. Bahçelievler Mahallesi Muhtarı Hülya Oğuz, "CHP’nin Arka Bahçesi KİPTAŞ Evleri", "Çalışmadan Yatan Maaşlar", "Oy Karşılığı Alınan Evler" başlıklı haberde "İmamoğlu suç örgütü" davası kapsamında iddianamede yer alan Adem Soytekin’in Bahçelievler muhtarının eşi ve kızının 1,5 yıl süreyle SGK’lı gösterildiği iddialarına yanıt verdi. Muhtarlık binasında basın toplantısı düzenleyen Oğuz’a diğer mahalle muhtarları da destek verdi. "Hiçbir somut delile dayanmayan iddialar ortaya atılmıştır" Kendisi hakkındaki iddialar hakkında konuşan Oğuz, "Hayatım boyunca olduğu gibi görev yaptığım süre boyunca da hukukun. emeğin ve alın terinin dışında hiçbir yolun parçası olmadım. Son günlerde İmamoğlu suç örgütü davası kapsamında tarafıma yönelik olarak CHP’nin arka bahçesi, KİPTAŞ evleri, çalışmadan yatan maaşlar, oy karşılığı alınan evler gibi başlıklar altında hiçbir somut delile dayanmayan iddialar ortaya atılmıştır Söz konusu haberlerde, iddianamelerde yer alan bir şahsın beyanları esas alınarak eşim ve kızımın 1 buçuk yıl süreyle SGK’lı gösterildiği yönünde tamamen iftiraya dayalı iddialara yer verilmiştir. Altını özellikle çiziyorum; bu iddialar varsayımdan ibarettir, gerçeği yansıtmamaktadır ve tarafımızca kesin bir dille reddedilmektedir" dedi. "Tüm yasal süreçleri başlatacağımı buradan ilan ediyorum" Kendisi ve ailesi hakkındaki iddialar nedeniyle hukuk yoluna başvuracağını dile getiren Oğuz, "Bir iddia ancak belgeyle, kanıtla, hukuki anlamla dayanak kazanır. Şahsım ve ailem hakkında ortaya atılan bu iddiaları destekleyen tek bir yargı kararı, tek bir resmi belge, tek bir somut belge bulunmamaktadır. Görevini halkın oyuyla ve güveniyle sürdüren bir mahalle muhtarı olarak şahsıma ve aileme yönelik bu ithamları yalnızca kişisel bir saldırı olarak değil, aynı zamanda kamusal bir göreve ve toplumsal güvene yönelik bir saldırı olarak görüyorum. Şahsıma ve aileme yönelik bu yayınlarla ilgili tüm yasal süreçleri başlatacağımı, sonuna kadar takip edeceğimi buradan ilan ediyorum" ifadelerini kullandı. "Bahsi geçen başka bir muhtar olması lazım" Açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını cevaplayan Hülya Oğuz, iddianamede yer alan Adem Soytekin’in şirketinde eşinin ve kızının SGK’lı olarak gözüktüğü iddialarına ilişkin, "Eşim ve kızım onun şirketinde SGK’lı olarak görünmüyor. Bahsi geçen başka bir muhtar olması lazım. Ben de zaten SGK’lı görünüyorsam bu kişinin mutlaka kimlik numarası vardır, TC numarası vardır. Bu numaranın açıklanması, isimlerinin, eşinin ve kızının isimlerinin, soy isimlerinin açıklanması hepimizi bu zan altından kurtaracaktır. Bahsi geçen kişi hiçbir şekilde benim eşim değil, kızım değil. Ben de en az sizler kadar merak ediyorum. Hangi muhtarın eşi ve kızı bu anlamda SGK’lı yapılmış ve ödenek sunuluyor, inşallah en kısa zamanda hep birlikte öğreniriz" dedi. "Büyükşehirden aldığımız destek fatura desteği ve eşya yardımıdır, başka bir şeyimiz yoktur" Muhtar Hülya Oğuz’a desteğini belirten Çobançeşme Mahallesi Muhtarı İrfan Günler, "Muhtarımızın dediklerine aynen katılıyorum. Aldığım bir destek yoktur. Büyükşehirden aldığımız destek fatura desteği ve eşya yardımıdır, başka bir şeyimiz yoktur" dedi. Bahçelievler Hürriyet Mahallesi Muhtarı Ahmet Özhan ise, "Burada Hülya Hanım’dan emin olduğumuz için destek olmaya geldik. İddianamede Bahçelievler muhtarı yazdığı için mahalle ayırmamış. Burada mahalle, ilçemizin ismini taşıyan bir mahalle olduğu için otomatikmen genelde Hülya Hanım hedefe konuldu" şeklinde konuştu.
Artvin’de TOKİ kura çekimiyle bin 20 konutun hak sahipleri belirlendi
15 Ocak 2026 Perşembe - 15:51 Artvin’de TOKİ kura çekimiyle bin 20 konutun hak sahipleri belirlendi Artvin’de TOKİ’nin 500 bin sosyal konut projesi kapsamında yapılacak 1020 konut için hak sahipleri kura ile belirlendi. Yüzyılın Konut Projesi Hak Sahiplerini Belirleme Kura Çekiliş Töreni, Artvin Ahmet Hamdi Tanpınar Kültür Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Başvuru yapan vatandaşlar salonda yerini alırken, heyecan ve bekleyiş tüm salona hâkim oldu. Törene Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver, Artvin Valisi Dr. Turan Ergün, Artvin Millet Vekil Faruk Çelik, Belediye Başkanı Bilgehan Erdem’in yanı sıra protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende protokol konuşmaları yapıldı. Programda konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver "Ülkeye ve millete hizmet üretmek için gece gündüz çalışıyoruz. Afet bölgelerine yönelik verilen talimatlar bizlere rehberlik ediyor. 6 Şubat depremlerinin ardından ‘Son depremzede evine girmeden bize rahatlık yok’ anlayışıyla çalıştık. Bu bilinçle 455 bin 500 konutu vaktinde tamamlayarak hak sahiplerine teslim ettik. Türkiye bir deprem ülkesidir. 2025 yılında ülkemizde hissedilen ve hissedilmeyen toplam 63 bin 252 deprem yaşandı. Depremle birlikte yaşamayı öğrenmek, depreme dirençli yapılar ve şehirler kurmak zorundayız. Aynı zamanda iklim değişikliğinin etkileriyle mücadele ediyor, sel ve yangın gibi afetlere karşı tedbirlerimizi artırıyoruz. 2000 yılı öncesinde yapılan yapıların betonunda, zemininde ve planlamasında ciddi sorunlar var. Bu yapıların tamamının dönüşmesi gerekiyor. Tüm zorluklara rağmen çalışmalarımız ülke genelinde kararlılıkla sürüyor. Bugün de 500 bin sosyal konut projesi kapsamında Artvin’e düşen 1020 konutun hak sahiplerini belirlemek için buradayız. Kurada adı çıkmayan vatandaşlarımız üzülmesin. Bu azimle 500 bin değil, milyonlarca konutu hayata geçirecek güce sahibiz" dedi. Artvin Valisi Turan Ergün ise, " 81 ilde hayata geçirilen 500 bin konut seferberliği, devletimizin sosyal devlet anlayışının en somut örneklerinden biridir. Bugün 1020 vatandaşımızın kendi yuvasına kavuşma yolunda önemli bir adım atılmıştır. Artvin, coğrafi yapısı ve iklim şartları itibarıyla konut üretiminin en zor olduğu illerden biridir. Ancak bu zorluklar hiçbir zaman hizmet irademizi zayıflatmadı. TOKİ eliyle bugüne kadar 586 konut tamamlandı, Seyitler bölgesinde ise 810 konutun yapımı devam ediyor" diye konuştu.
Başkan Özdoğan: "Hacılar ADEM, toplum yapısını güçlendiriyor"
15 Ocak 2026 Perşembe - 15:45 Başkan Özdoğan: "Hacılar ADEM, toplum yapısını güçlendiriyor" Hacılar Aile Destek Merkezi (ADEM) bünyesinde 2025 yılı 3. ve 4. dönem kursiyerlerinin yıl boyunca hazırladığı el emeği ürünlerin sergilendiği hayır panayırı ve sertifika töreni, Hacılar Kafe ve Restoran önünde düzenlendi. Programa; Hacılar Kaymakamı Cüneyt Caner, Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan, ilçe protokolü, kursiyerler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan, Hacılar ADEM’in kadınların hem mesleki hem de sosyal gelişimine önemli katkılar sunduğunu vurgulayarak, kadın emeğini destekleyen her çalışmayı önemsediklerini ifade etti. Başkan Özdoğan, "Aile Destek Merkezimizde kadınlarımızın yıl boyunca büyük bir emekle ortaya koyduğu ürünleri görmek bizler için mutluluk verici. Bu çalışmalar, kadınlarımızın üretime katılımını artırırken aynı zamanda aile ve toplum yapısını da güçlendiriyor" dedi. Hayır panayırında, kadın kursiyerlerin el emeği göz nuru ürünleri stantlarda sergilendi. Ziyaretçilerden yoğun ilgi gören ürünler, kursiyerlerin edindikleri bilgi ve becerilerin somut bir yansıması olarak beğeni topladı. Etkinlik kapsamında kursiyerlere sertifikaları takdim edilirken, Hacılar ADEM çatısı altında yürütülen eğitim ve üretim odaklı çalışmaların önümüzdeki dönemlerde de artarak devam edeceği belirtildi. Başkan Özdoğan, kadınlara yönelik bu tür projelerin Hacılar’ın sosyal yapısına değer kattığını ve Hacılar Belediyesi olarak her zaman destekçisi olduklarını sözlerine ekledi.