POLİTİKA
MHP, Ramazan Bayramı’nda siyasi partileri kabul etti 21 Mart 2026 Cumartesi - 13:58:50 Ramazan Bayramı’nın ikinci günü DSP heyetinin kabulü ile başlayan bayramlaşma programı kapsamında MHP’yi sırasıyla DEM Parti, AK Parti, Saadet Partisi, DEVA Partisi, CHP ve Gelecek Partisi ziyaret etti. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Zühal Topcu, Siyaset ve Liderlik Okulu Koordinatörü Turan Şahin ve MYK Üyesi Özgür Bayraktar ile siyasi parti temsilcileri genel merkezde kabul etti. Genel Başkan Yardımcısı Topcu ve beraberindeki heyet sırasıyla Demokrat Sol Parti (DSP), DEM Parti, AK Parti, Saadet Partisi, DEVA Partisi, CHP ve Gelecek Partisi temsilcileri ile bayramlaştı. MHP, kabulde misafirlerine şeker, çay ve baklava ikram etti. AK Parti heyetinden Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkan Yardımcısı Kerem Ali Sürekli ve heyetinin kabulünde Topcu, Türkiye’nin bölge ülkelerinde meydana gelen çatışmaları ve Gazze’de yaşanan insani krize dikkati çekerek "Dünya barışı için, tek bir çocuğun, tek bir annenin göz yaşının akmaması için Türkiye’nin güçlü olması lazım" dedi. Sürekli, "Ateş çemberindeyiz. Bu bayramı idrak ederken etrafımızdaki olaylardan dolayı üzgünüz ama çok şükür ülkemiz bayram yapıyor. Gazze’den dolayı buruk yapıyoruz, dünyada mazlumlara karşı yapılanlara karşı buruk yaşıyoruz ama bayramı kutluyoruz. Bunun önemini kavramalıyız. Kıymetini bilerek muhafaza etmeliyiz" şeklinde konuştu.
21 Mart 2026 Cumartesi - 13:32 CHP’den DEM Partiye bayram ziyareti CHP ve DEM Parti Ramazan Bayramı’nın ikinci gününde bir araya gelerek bayramlaştı. Ramazan Bayramı’nın ikinci gününde siyasi partiler arasında bayramlaşma programı devam ediyor. CHP Genel Başkan Yardımcısı Serkan Özcan’ın başkanlığındaki, Parti Meclis Üyesi Elif Leyla Gümüş, Kadın Kolları MYK Üyesi Armağan Akyüz, Gençlik Kolları MYK Üyesi Özlem Akpınar’ın yer aldığı heyet ile DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Türkdoğan başkanlığındaki, Mersin Milletvekili Ali Bozan ve Parti Meclis Üyesi Zeyno Bayramoğlu’nun bulunduğu heyet bayramlaştı. "Bizim barış ve demokratik toplum sürecimiz bizi savaştan uzak tutuyor" Ramazan ve Nevruz Bayramı’nı kutlayan Türkdoğan, "Her bayram özlemler söz konusu. Özellikle son 1 yıldır CHP, seçilmiş belediye başkanları, çok sayıda belediye meclis üyesi, il genel meclis üyesi, bizim partimizde de olduğu gibi özgürlüklerinden yoksun, hapiste tutuluyorlar. Biz bunu parti olarak her zaman eleştirdik ve CHP’nin yanında olduk. Umuyoruz ki gelecek bayrama kadar, hatta bugün hepsi özgürlüğüne kavuşur. Tutuksuz yargılama esastır. İmamoğlu başta olma üzere, seçilmiş tüm belediye eş başkanları, belediye başkanları ve diğer seçilmişlerin özgürlüğüne kavuşmasını hem demokrasi hem de insan hakları gereği vurgulamak isterim. Bölgemizde devam eden bir savaş var. Bizim barış ve demokratik toplum sürecimiz bizi bu savaştan uzak tutuyor. Çok kıymetli bir süreç. Bu vesileyle CHP ile birlikte meclis komisyonunda uyumlu bir çalışma gerçekleştirdik. Umuyoruz ki bayramdan sonra da hem 6’ncı hem 7’nci bölümdeki iş birliğimiz devam eder ve somut kazanımları elde etmiş oluruz" dedi. "Çözüm sürecinde DEM Parti’nin yaptığı katkıları çok anlamlı, ciddi ve tutarlı buluyorum" Ramazan Bayramı’nı tebrik eden Özcan, "Baskıcılığın, devleti arkasına alıp millete karşı siyaset yapmanın bir sonu olmadığını gördüğümüz çok sayıda tarihi referansımız var. Biz bunlara ters demokrasi rüzgarı diyoruz. İnşallah kardeşçe birlikte olup yeni ve güzel bir demokrasi rüzgarına çevirmek için gayret içerisinde olacağız. Biz Cumhurbaşkanı adayımızın, belediye başkanlarımızın, kıymetli kardeşlerimizin ve evlatlarımızın bu bayramı zindanda geçirmesinden dolayı büyük bir ızdırap duyuyoruz. Bu memlekette yaklaşık 10 senedir sırf bir partide etkili bir genel başkan olduğu için hapiste olan bir başka siyasetçi Selahattin Demirtaş var. Çözüm sürecinde DEM Parti’nin yaptığı katkıları çok anlamlı, ciddi ve tutarlı buluyorum" diye konuştu.
21 Mart 2026 Cumartesi - 13:31 İYİ Parti’den AK Parti’ye bayram ziyareti İYİ Parti heyeti, Ramazan Bayramı dolayısıyla AK Parti’yi ziyaret etti. Ramazan Bayramı’nın ikinci gününde siyasi partiler arasındaki bayramlaşma mesaisi başladı. Bu çerçevede İYİ Parti heyeti, bayram dolasıyla AK Parti’ye bir ziyaret gerçekleştirdi. AK Parti Genel Merkez binasında gerçekleştirilen görüşmede Ar-ge ve Parti İçi Eğitimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Volkan Yılmaz başkanlığındaki heyeti, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkanı Belgin Uygur başkanlığındaki heyet karşıladı. "Çocuklarımıza, torunlarımıza daha iyi bir ülke bırakmakla mükellefiz" Burada konuşan Yılmaz, Türkiye’nin daha iyi olması için çalışacaklarını söyleyerek,"Buna mecburuz. Çocuklarımıza, torunlarımıza daha iyi bir ülke bırakmakla mükellefiz. Dolayısıyla bu da büyük bir sorumluluk yüklüyor. İnşallah daha iyi olacak, daha iyisi için çalışacağız" ifadelerini kullandı. "Ülkemizin menfaatini ilgilendiren her konuda dayanışma içerisinde gayret edeceğiz" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Uygur ise bu coğrafyada Türkiye’nin huzuru ve güveni için çalışmaya devam edeceklerin Cumhurbaşkanlığımızın önderliğinde milletimizin her bir ferdinin hem demokratikleşme anlamında hak ve özgürlükler noktasında hem de refah düzeyinin daha iyi olması için gayret ediyoruz. İnşallah Gayretimizi devam ettireceğiz. Bu coğrafyada biz kadimden beri bütün kültürlerimizle, renklerimizle ortak payda da ise huzur, birlik, beraberlik ve kardeşlik içerisinde kadimden beri bir arada yaşayan bir milletiz. İnşallah bundan sonraki süreçte ülkemizin menfaatini ilgilendiren her konuda dayanışma içerisinde olarak gayret edeceğiz" diye konuştu.
21 Mart 2026 Cumartesi - 13:29 DEM Parti ile AK Parti bayramlaştı: "Gündem Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı rapor oldu" DEM Parti heyeti tarafından Ramazan Bayramı dolayısıyla AK Parti’ye bir bayram ziyareti gerçekleştirildi. Görüşmede, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan rapor ön plana çıktı. Ramazan Bayramı’nın ikinci gününde siyasi partiler arasındaki bayramlaşma mesaisi devam ediyor. Bu çerçevede DEM Parti heyeti, bayram dolayısıyla AK Parti’ye bir ziyaret gerçekleştirdi. AK Parti Genel Merkez binasında gerçekleştirilen görüşmede DEM Parti Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Mutlu başkanlığındaki heyeti, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkanı Belgin Uygur başkanlığındaki heyet karşıladı. İki parti heyetleri arasında gerçekleşen görüşmede Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunca hazırlanan rapor ön plana çıktı. "Raporun 6 ve 7’nci maddesinin çok önemli olduğunu düşünüyoruz" Burada konuşan DEM Parti Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Mutlu, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan rapora değinerek, "Biz bu raporun eksiklikleri olmakla beraber 6 ve 7’nci maddesinin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Bunun bayram sonrasında hemen hayata geçmesi için çaba göstermemiz gerekiyor. İktidar partisinin de yapacağı budur. Hepimize iki bayram arası annelerimize, halklarımıza gerçek bir bayram yaşatalım diye gayret etmek düşüyor" ifadelerine yer verdi. "İktidar partisinin de Erdoğan’ın da Türkiye’de Kürt sorununun çözümü için çaba göstereceğine olan inancımız tamdır" Temel hedeflerinin Türkiye’ye demokrasinin yerleşmesi olduğunu söyleyen Mutlu, "En başta bu müzakereyi yürüten Öcalan’ın şartlarının ve statüsünün oluşturulması önemli çünkü bir baş müzakereci olarak onun iletişim, sağlık, güvenlik ve çalışma şartlarının oluşturulması lazım. Uzunca bir süredir Gazze’deki katliamlar, İsrail ve ABD’nin İran’a saldırısı bizim de kabul edeceğimiz şeyler değil. Ortadoğu’da mazlumlara dönük bir saldırı var. Bunun için bizim bir üçüncü yol tercihimiz var. İktidar partisinin de Erdoğan’ın da Türkiye’de Kürt sorununun çözümü için çaba göstereceğine olan inancımız tamdır" dedi. "Biz farklılıklarımızla birlikte kadimden beri yaşayan bir medeniyetin mensuplarıyız" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Uygur ise komisyon raporunun sürecin nasıl devam edeceği noktasında bir yol haritası ve çerçeve ortaya koyduğunu belirterek, "Çatışmaların olduğu bir dönemden geçiyoruz ve coğrafyamızda dört bir tarafında çatışmaların olduğu bir coğrafya. Bu noktada ilk Bahçeli’nin ve Cumhurbaşkanımızın irade koymasıyla birlikte sürekli vurguladığımız bu coğrafyada iç cephemizin güçlü tutulmasıdır. İsrail’in bu saldırgan tutumu karşısında ve İran’da olanları da görüyoruz. O dönemde yapılan çağrının ve ortaya koyulan iradenin ne kadar önemli, isabetli ve değerli olduğunu şu an bir kere daha görüyoruz. Biz, yüzyıllarca bütün farklılıklarımızla bir arada yaşayan, kız alıp kız veren, düğünümüzü, cenazemizi ve bayramımızı birlikte yaşayan kadimden beri yüzyıllardır yaşayan bir medeniyetin mensuplarıyız" değerlendirmesinde bulundu. "Hem anayasada hem kanunlarımızda suçların tanımı yapılmış, bu noktadaki değerlendirmeleri yargımız yapacak" Demokratik standartların, hak ve özgürlüklerin en yüksek noktada olması AK Parti siyasetinin de merkezinde olduğunu kaydeden Uygur, "Bizim meselemizde kardeşlik ve dayanışma içerisinde yaşayan bir Türkiye var. Mezhebimizin, inancımızın, inanışlarımızın farklı olmasından kaynaklı bu zamana kadar Türkiye’nin bir sorunu olmadı. Bu noktada hak ve özgürlüklerin standardının yükselmesi noktasında komisyonumuzun da raporu ortada. Bundan sonraki süreçte inşallah çalışılacak ama hem anayasada hem kanunlarımızda da suçların tanımı yapılmış. Bu noktadaki değerlendirmeleri yargımız, mahkemelerimiz değerlendirecek. Biz milletimizin hassasiyetlerini göz önünde tutarak bu coğrafyada ve bu süreçte her bir ferdin huzurunu ve güvenliğini sağlamak noktasında irade koyan bir Türkiye olarak, inşallah farklılıklarımıza bundan sonraki süreçte de el birliğiyle çalışmalarımıza devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.
ALTSO Başkanı Erdem: "Arıtma müjdesini aldık"
27 Ocak 2026 Salı - 18:12 ALTSO Başkanı Erdem: "Arıtma müjdesini aldık" Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) Aylık Olağan Meclis Toplantısı gerçekleştirildi. ALTSO Başkanı Eray Erdem, arıtma konusunda hem Büyükşehir hem de Alanya Belediyesinin çok ciddi çalışmalar içinde olduğu müjdesini aldıklarını söyledi. Toplantıya konuk olarak Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, Antalya Büyük Şehir Şube Müdürü Gazi Öten, İtfaiye Müdürümü Hasan Çelik, İmar ve Şehircilik Müdürü Hüseyin Uysal, Zabıta Müdürü Naci Uzunsakal ve ASAT Müdür Yardımcısı Mustafa Akdem katıldı. Geçtiğimiz ay Alanya Kaymakam Şakir Öner Öztürk ve kolluk kuvvetlerini temsil eden birim amirleriyle yapılan toplantıdan sonra bugün de belediye uygulamaları hakkında meclis üyeleri bilgilendirip onların mesleki konulardaki soruları, görüş ve önerileri alındı. Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik devam eden çalışmalar, iş yerlerinin uygulaması gereken kurallar hakkında ayrıntılı bilgiler verdi. Yine imar ve şehircilik, zabıta uygulamaları, ASAT ve İtfaiye çalışmaları konusunda da meclis üyeleri bilgilendirildi ve yeni uygulamalar anlatıldı. Arıtma için müjde ALTSO Başkanı Eray Erdem, Alanya’nın herkesin ortak paydası olduğunu vurgulayarak, "Daha yaşanabilir, ekonomisi daha güçlü bir Alanya için siyasi görüşü, düşüncesi ve fikri ne olursa olsun bu şehirde yaşayan herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini düşünüyoruz. Yönetici ve iş insanlarının bir araya gelerek istişarelerde bulunmasını da bu manada çok değerli buluyoruz. Özellikle arıtma konusunda hem Büyükşehir hem de Alanya Belediyemizin çok ciddi ve sezon öncesi tamamlanacak çalışmalar içinde olduğu müjdesini de aldık" dedi. Çavuşoğlu’na teşekkür Toplantıda ALTSO’nun da paydaşı olduğu Alanya Master Plan çalışmalarını anlatmak amacıyla şehrin tüm dinamikleri ile Ankara’ya geçen ay yaptığı ziyaret de değerlendirildi. Başkan Erdem, "Siyaset üstü biçimde yaptığımız Ankara gezisinde başta ilgili bakanlar olmak üzere yaptığımız tüm ziyaretleri değerlendirdik. Ziyaretin güzel neticeleri de oldu. Turizm Bakanımız planımıza büyük ilgi gösterdi. Orada bize ev sahipliği yapan, yol gösteren ve yanımızdan biran olsun ayrılmayan önceki Dönem Dışişleri Bakanımız ve Antalya Milletvekilimiz Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’na teşekkür ediyoruz. Her zaman yanımızda ve destekçimiz oluyor" dedi. Alanya Beleye Başkanı Osman Tarık Özçelik de hem Ankara da hem de Antalya’ da gerçekleştirdikleri temaslarda kendilerinden desteğini esirgemeyen önceki Dönem Dışişleri Bakanı ve Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu’na teşekkür ederken görevi süresince kendisinin de siyasi bir hesap içinde olmadan Alanya için tüm kişi ve kurumlara iş birliği yapmaya devam edeceklerini dile getirdi. Özçelik konuşmasında devamla alt yapı ve tanıtım çalışmalarını değerlendirerek, yapılan çalışmaların belirledikleri zamanda tamamlanacağını söyledi. ALTSO Başkanı toplantının sonunda yaptığı açıklamada, "Yoğun iş temposu içerisinde bizlere zaman ayıran Belediye Başkanına ve şehrimize hizmet için fedakarca çalışan tüm birim amirlerine teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
Uşak Belediyesi bütçe fazlası veren 10 il belediyesi arasına girdi
27 Ocak 2026 Salı - 17:36 Uşak Belediyesi bütçe fazlası veren 10 il belediyesi arasına girdi Uşak Belediyesi Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre 2025 yılı Belediye Bütçesi Fazla Veren İller Haritasında Uşak Belediyesi ilk 10 belediye arasına girerek yeni bir başarıya daha imza attı. 2025 yılı bütçe haritasında Uşak’ın renk skalası maviye dönerken, Uşak Belediyesi öz kaynaklarını doğru bir şekilde kullanma ve bütçe disiplini konularında yeniden öne çıktı. Uşak Belediyesi bu veriler ışığında finansal sürdürülebilirliği net şekilde ortaya koyan belediyelerin başını çekmiş oldu. Göreve geldiğinden bugüne Uşak Belediyesi’nin vizyonunu değiştiren ve Uşak halkının kalkınması ile refahını önemseyen Belediye Başkanı Özkan Yalım; bir kez daha Uşak’ın doğru tanıtılmasına vesile oldu. Haberi mutlulukla karşıladıklarını ifade eden Başkan Yalım "Çalışma arkadaşlarım ve benim için en önemli şey halkın parasını yine halk için ve doğru şekilde kullanmak. Öncelikle göreve geldiğimizde belediyenin araçları kiralık ve icralıktı, biz özverili ve akıllı hamlelerimizle bunu ortadan kaldırdık. Kendi imkânlarımızla belediyenin bünyesine çok sayıda araç kazandırdık. Yine aynı şekilde sosyal yardımları geçmiş dönemlere göre kat kat fazla şekilde ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırdık" dedi. İhtiyaca yönelik hizmetleri baz alarak sosyal belediyeciliği Uşak halkıyla tanıştırdıklarını anlatan Başkan Yalım; "Sonuç olarak geldiğimiz noktada Uşak Belediyesi’nin ve Uşak halkının başarılarını görüyoruz. Biz bu düsturla hareket etmeye ve hizmetlerimizi aynı sorumluluk bilinciyle gerçekleştirmeye devam edeceğiz. Ben tekrar bu başarıyı kutluyorum ve halkımıza hak ettiği güzellikte bir kenti hep birlikte inşa etme sözü veriyorum" dedi. Öte yandan Başkan Yalım belediye bütçesini şeffaflık ilkesiyle yönettiklerini dile getirerek "Biz hizmetlerimizi yaparken hiçbir engeli sorun etmeden çalışmalarımıza devam ettik. Önceki dönemde oluşan borçları ödemeye devam ederken bir taraftan da hemşerilerimize hizmet götürmek için uğraşıyoruz. Uşak’ın tanıtımı için geliştirdiğimiz projelerin dışında şehrimizin alt yapı ve üst yapı sorunlarına karşı çözümler üretmeye çalışıyoruz. Bu çalışmaları yaparken tüm vatandaşlarımızın görebileceği şekilde bütçemizi yönetiyor ve paylaşıyoruz" dedi. Bu bağlamda doğru bütçe yönetimi sayesinde gelecek günlerde vizyon projelerini hayata geçireceklerinin altını çizen Başkan Yalım; "Yeni Otogar, Mende Pazarı çevre düzenlemesi, Çarşamba Pazarı yenileme çalışmaları gibi hizmetlerle şehrimizin çehresini her türlü engele rağmen değiştireceğiz. Çünkü hemşerilerimiz her şeyin en iyisini hak ediyor. Çünkü bizim sevdamız Uşak" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İstismarcılara prim vermeyin, fitneyi, fesadı, ayrışmayı ve nefreti körüklemeye çalışanlara lütfen itibar etmeyin"
27 Ocak 2026 Salı - 16:28 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İstismarcılara prim vermeyin, fitneyi, fesadı, ayrışmayı ve nefreti körüklemeye çalışanlara lütfen itibar etmeyin" Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İstismarcılara prim vermeyin, fitneyi, fesadı, ayrışmayı ve nefreti körüklemeye çalışanlara lütfen itibar etmeyin"-"Türkiye’nin destekleriyle Suriye yaralarını sarıp yeniden ayağa kalktıkça bölgemizde artık çok farklı rüzgârlar esecek"-"Altı yüz bini ülkemizden olmak üzere milyonlarca Suriyeli muhacir vatanlarına tekrar geri döndü"-"Esed rejiminde vatandaş bile sayılmayan Kürt kardeşlerimizin temel haklarının garanti altına alındığını görmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz"-"Türkiye sadece sınırlarının ötesinde değil, dünyanın hiçbir yerinde dost ve kardeşlerinin sıkıntı çekmesine kayıtsız kalmaz, seyirci kalmaz"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Suriye’de 10 Mart mutabakatına uyulmayarak büyük bir hata yapıldı. 4 Ocak’taki görüşmeler sonuçsuz bırakılarak bir diğer yanlışa imza atıldı. 18 Ocak’ta tesis edilen ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının hayata geçirilmesini bu bakımdan çok ama çok önemsiyoruz. Aklın yolu, vicdanın yolu birdir, Suriye için en doğru yol da bellidir" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Müteahhitler Birliğinin Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Ödül Töreni’ne katıldı. Ankara’da özel bir otelde düzenlenen törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomide büyümenin devam ettiğini ve yükselişin süreceğini söyledi. Suriye konusunda da konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de barışın sağlanması ve aynı hataların tekrarlanmaması gerektiğini belirtti."Dünyanın 138 ülkesinde 12 bin 816 proje kapsamında 557 milyar dolardan fazla iş almış durumdayız"Yurt dışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik sektörünün Türkiye’nin adını dünyanın dört bir ucunda projeleriyle duyurmaya devam ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk müteahhitleri aynı zamanda güçlü mühendislik birikimimizi, iş yapma kültürümüzü ve güvenilirliğimizi de dünyanın farklı ülkelerine taşıyor. Türk inşaat şirketleri son yıllarda yurt dışında gerçekleştirdiği projelerle dünyanın en prestijli firmaları arasında yer almayı başarmışlardır. Firmalarımızın iş disiplini, örnek iş ahlakı ve kalite anlayışı şirketlerimizi küresel ölçekte aranan iş ortakları haline getirmiştir. Türk inşaat sektörünün 1972 yılında başlayan yurt dışı faaliyetleri aradan geçen 54 yılda başarıdan başarıya koşarak bugün hepimizi gururlandıran bir seviyeye ulaşmıştır. Şimdiye kadar yüzde 90’ı bizim iktidarlarımız döneminde olmak üzere dünyanın 138 ülkesinde 12 bin 816 proje kapsamında 557 milyar dolardan fazla iş almış durumdayız. Yakaladığımız bu ivmeyi küresel ekonomideki olumsuzluklara rağmen hamdolsun kararlı bir şekilde sürdürüyoruz" diye konuştu.En büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesinde 45 Türk firmasıSektörün önemli uluslararası dergilerinden ENR tarafından hazırlanan dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesinin Türk müteahhitlik sektörünün başarısını bir kez daha tescillediğini söyleyen Erdoğan, listede yer alan firma sayıları itibariyle Türkiye’nin dünyada ikinci olduğunu belirtti. Önceki yıl listede 43 firmanın olduğunu belirten Erdoğan, bu yıl aynı listede 45 firma olduğunu söyledi."Teknik müşavirlik şirketlerimiz bugüne kadar 138 farklı ülkede 3 bin 127 adet proje üstlendiler. Yürütülen projelerin büyüklüğü ise 3,7 milyar doları aştı"Listeye dair daha detaylı bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti:"Bir başka çarpıcı rakam şudur: İlk 100 firma arasına 8 Türk firması girmiş, bunlardan ikisi ilk 50 içinde yer almıştır. Türkiye, gelirler sıralamasında ise 9. sıraya yerleşmiştir. 45 Türk firmamızın uluslararası projelerden elde ettikleri gelir 20,8 milyar doları buldu. Mühendislik ve tasarım ayağında da şirketlerimiz ciddi ilerleme gösterdi. Rakamlar bu gerçeği çok açık biçimde ortaya koyuyor. Teknik müşavirlik şirketlerimiz bugüne kadar 138 farklı ülkede 3 bin 127 adet proje üstlendiler. Yürütülen projelerin büyüklüğü ise 3,7 milyar doları aştı. ENR Dergisinin ilk 225 tasarım ve mühendislik şirketini sıraladığı 225 yılı listesinde bu sene de 8 şirketimiz yer aldı. Şirket sayısı itibariyle ülkemiz geçen yıla göre bir sıra yükselerek dünyada 6. sıraya yerleşti. 2017 yılında listeye yalnızca 4 firmamız girebiliyorken, aradan geçen 8 yılda bu sayıyı iki katına çıkardık. Bu gurur tablosundan ötürü teknik müşavirlik firmalarımızı ve sektörümüzü de canı gönülden tebrik ediyor, sizlerden göğsümüzü kabartan daha nice başarılar beklediğimizi burada özellikle ifade etmek istiyorum. İnşallah biz de bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sizin önünüzü açmaya, size destek vermeye, sizinle bu yolda omuz omuza yürümeye devam edeceğiz.""Küresel ticaret, diplomasi ve güvenlikte ezberlerin bozulduğu bir dönemde Türkiye ekonomisi dikkat çekici bir performans sergilemiştir"Türk müteahhitlerinin küresel ölçekte elde ettiği başarıların mevcut ekonomik konjonktürde çok daha anlamlı hale geldiğine dikkati çeken Erdoğan, "Son 4-5 yıldır dünya ekonomisi gerçekten sancılı süreçlerden geçiyor. Son asrın en büyük sağlık krizi olarak tanımlanan Koronavirüs salgınının artçı sarsıntıları henüz dinmedi. Tedarik zincirinde meydana gelen kırılmalar tam manasıyla onarılmadan, bir de bunlara sıcak çatışmalar ve ticaret savaşları eklendi. Çevremize şöyle bir baktığımızda kuzeyden güneye etrafımızın adeta bir yangın yeri olduğunu hepimiz görebiliyoruz. Bilhassa 2025 yılı küresel ölçekte belirsizliklerin arttığı, jeopolitik risklerin, korumacı ticaret politikalarının ve zayıflayan dış talebin dünya ekonomisini zorladığı bir dönem olarak kayıtlara geçti. Burada şunu büyük bir gururla söylemek isterim: Küresel ticaret, diplomasi ve güvenlikte ezberlerin bozulduğu bir dönemde Türkiye ekonomisi dikkat çekici bir performans sergilemiştir. 2025 yılı, ekonomide hedeflerimize büyük ölçüde ulaştığımız, dengelerin tekrar yerine oturduğu, enflasyonla mücadelede önemli kazanımların elde edildiği, bilhassa ihracat ve turizmde rekorlar kırdığımız bir yıl olmuştur. Enflasyon, yüzde 30,89 ile son 49 ayın en düşük seviyesine indi. Merkez Bankası rezervlerimizdeki artış aynı şekilde devam ediyor. Bankamızın rezervleri tarihimizde ilk defa 200 milyar dolar bandını aştı. 2002 yılında sadece 27,5 milyar dolardan devraldığımız rezervleri geçen hafta itibariyle 205 milyar 177 milyon dolara yükselttik. İstihdamda da aynı tabloyu görüyoruz. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranımız son 31 aydır tek haneli seyrini koruyor. Yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı büyüme stratejimizin olumlu etkilerine pek çok alanda şahit oluyoruz" ifadelerini kullandı."2025 yılında Türkiye üretim gücünü ve rekabetçiliğini koruyarak mal ihracatında 273,4 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmıştır"Ekonomideki bu olumlu görünümün doğal olarak ticaret performanslarına da yansıdığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Küresel talebin zayıfladığı ve korumacılığın arttığı 2025 yılında Türkiye üretim gücünü ve rekabetçiliğini koruyarak mal ihracatında 273,4 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmıştır. 2025 yılında ihracatımız bir önceki yıla kıyasla net 11,7 milyar dolar artış göstermiştir. Hizmetler ihracatında da hamdolsun hedeflerimizin ötesine geçtik. 2024 yılında 115 milyar dolar olan hizmet ihracatı hedefimizi 117,2 milyar dolarla geride bırakmıştık. 2025 yılında 121 milyar dolar hizmet ihracatı hedefimize yıllıklandırılmış olarak daha Eylül ayında ulaştık. Hizmetler ihracatımızın 2025 yılı hedefimizi aşarak inşallah 122,5 milyar doları bulacağına inanıyoruz. Hizmetler sektöründeki başarılarımıza imza atan lojistik ve taşımacılıktan turizme, bilişim ve yazılımdan dizi ve film yapımlarına, eğitimden sağlık turizmine, müteahhitlikten fuarcılık çalışmalarına kadar çeşitli hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren tüm ihracatçılarımızı kutluyorum. Her birinize müteşekkirim. Her birinizi yürekten tebrik ediyorum. Geçtiğimiz sene 2025 yılı için mal ve hizmet ihracatına yönelik hedefimizi 390 milyar dolar olarak paylaşmıştım. Bugün Bakanlığımızın tahminlerine göre mal ve hizmet ihracatımızın 396,5 milyar dolarla bu hedefi aştığını memnuniyetle ifade etmek isterim. Bu başarıda emeği geçen tüm paydaşlarımıza, ihracatçılarımıza, üreticilerimize, yurtdışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik sektöründe faaliyet gösteren tüm firmalarımıza bir kez daha ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum" açıklamasında bulundu.Enflasyon düştükçe, mali disiplini sürdürdükçe, cari fazlaya doğru emin adımlarla ilerledikçe, reformların birer birer hayata geçmesiyle Türkiye’nin kendine benzer ekonomilerden kalıcı biçimde pozitif yönde ayrışacağını ifade eden Erdoğan, "Bu sayede büyüme birilerinin iddialarının aksine sadece belirli kesimlerle sınırlı kalmayacak, çalışanın, üretenin, yatırımcının, gençlerin, kadınların, emeklilerin, kısacası 86 milyonun refahına doğrudan yansıyacaktır" dedi."Ülkemiz içinde istikrar ve güveni sağlamlaştırırken, dışarıda 360 derecelik geniş bir vizyonla tüm dünyaya ulaşmaya çalıştık"Büyüme verilerinin öylesine rakamlar olarak görmenin büyük bir haksızlık olacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gerek ihracatta, gerek yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinde yakaladığımız bu ivmenin gerisinde 23 yıllık büyük bir emek var, gayret var, paradigma değiştirici hamlelerimiz var. Sadece ekonomide değil, siyasi alanda, uluslararası ilişkiler alanında ve daha benzer birçok alanda ciddi ilerlemeler kaydettik. Ülkemiz içinde istikrar ve güveni sağlamlaştırırken, dışarıda 360 derecelik geniş bir vizyonla tüm dünyaya ulaşmaya çalıştık. Türkiye’nin ekonomiden ticarete her alanda güçlenmesi için sizlerle birlikte uzun yolculuklara çıktık, kıtalar aştık, daha önce hiç ayak basılmamış yerlere iş dünyamızda adeta çıkarma yaptık. Şimdi emeklerimizin, çabalarımızın, fedakarlık ve sabrımızın semerelerini birçok alanda toplayacağımız bir döneme giriyoruz. Türkiye’nin önünde yeni kapılar açılıyor, yeni fırsat pencereleri aralanıyor. Bakın altını çizerek ifade ediyorum, samimiyetle ifade ediyorum; Gazze’de mazlumlara sahip çıkmamızın, Suriye’de 13,5 yıl boyunca kardeşlerimize kucak açmamızın, küresel siyasette ilkeli, onurlu, vicdanlı bir duruş sergilememizin bereketini inşallah ziyadesiyle göreceğiz" ifadelerini kullandı."Suriye’nin tamamında bilhassa da eski rejimin varil bombalarıyla enkaza çevirdiği yerleşim yerlerinde büyük bir inşa ve ihya seferberliği başlayacak"Suriye’nin istikrara ve güvene kavuşmasıyla bunun olumlu etkilerini başta Türkiye olmak üzere tüm komşu ülkelerin doğrudan hissedeceğinin altını çizen Erdoğan, "Ticaret hızlanacak, yatırımlar artacak, turizm gelişecek, inşallah Suriye’nin tamamında bilhassa da eski rejimin varil bombalarıyla enkaza çevirdiği yerleşim yerlerinde büyük bir inşa ve ihya seferberliği başlayacak. Bir milyona yakın Suriyelinin hayatına mal olan zulmün etkileri silindikçe, Türkiye’nin destekleriyle Suriye yaralarını sarıp yeniden ayağa kalktıkça, bölgemizde artık çok farklı rüzgarlar esecek; bunun emarelerini şimdiden görebiliyoruz" ifadelerine yer verdi."Suriye’nin zenginlikleri terör tahkimatı yerine, eğitim için, sağlık için, halkın refah seviyesini artıracak faydalı projeler için kullanılacak"Suriye’de artık hayatın normale döndüğünü ve artık refah seviyesinin giderek yükseleceğini söyleyen Erdoğan, "İşte 8 Aralık devriminin üzerinden henüz bir yıl geçmişken, Suriye’de daha önce hayal dahi edilemeyen adımlar atıldı. Ekonomik yaptırımlar kalktı, eski rejim döneminde çöken devlet sistemi tekrar toparlandı. Suriye ekonomisi uluslararası sisteme entegre olma sürecini başlattı. 600 bini ülkemizden olmak üzere milyonlarca Suriyeli muhacir vatanlarına tekrar geri döndü. Sosyal ve siyasal alanda da umut verici gelişmeler yaşanıyor. Cumhurbaşkanı Şara’nın yayınladığı son kararname ile Esed rejiminde vatandaş bile sayılmayan Kürt kardeşlerimizin temel haklarının garantiye alındığını görmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Bu topyekun kalkınma seferberliğinin uzun süredir terör örgütlerinin işgal altında bulunan petrol sahalarının Suriye hükümetine geçmesiyle birlikte daha da hızlanacağına inanıyorum. Suriye halkının refahı için harcanması gereken kaynaklar artık yeraltında tünel yapmaya değil, yerüstünde okul, hastane, fırın, fabrika, yol yapmaya harcanacak. Suriye’nin zenginlikleri terör tahkimatı yerine, eğitim için, sağlık için, halkın refah seviyesini artıracak faydalı projeler için kullanılacak" dedi."Varılan anlaşmanın ruhuna uygun şekilde meseleyi suhuletle çözmek yegane çıkış yoludur"Suriye’de artık barışın tamamen gelmesi gerektiğini ve Suriyeli çocukların savaş istemediğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu bir defa herkesin görmesi ve kabullenmesi gerekiyor: Suriyeli kardeşlerimiz çatışmalardan, yıkımlardan bunalmış durumda. Suriye halkı barış istiyor, huzur istiyor, Arap’ıyla, Türkmen’iyle, Kürt’üyle, Nusayri’siyle kardeşçe yan yana yaşamak istiyor. Yıllardır çatışmaların bütün yükünü omuzlarında taşıyan Suriyeli çocuklar artık silah ve bomba sesi duymak istemiyor. Gelinen noktada kimsenin ne uğruna olursa olsun Suriye halkına yeni bedeller ödetmeye hakkı yoktur. Terörün, şiddetin, silahın raf ömrü dolmuş, bunların devri kapanmış, bilhassa daha 14-15 yaşındaki çocukları öne sürüp çocukların arkasına saklanıp onların kanı ve canı üzerinden netice alma imkanı kalmamıştır. Devlet içinde devlet olmaz. Devlet içinde ayrı silahlı güç olmaz, paralel ordu olmaz. Varılan anlaşmanın ruhuna uygun şekilde meseleyi suhuletle çözmek yegane çıkış yoludur. Biz bu konuda aklıselimin hırsa ve ihtirasa galip gelmesini istiyoruz. Bilhassa Kürt kardeşlerimden, Kürt vatandaşlarımdan rica ediyorum, bizim ezeli ve ebedi kardeşliğimize darbe vurmayı, aramıza nifak sokmayı amaçlayan oyunlara gelmeyin, istismarcılara prim vermeyin, fitneyi, fesadı, ayrışmayı, nefreti körüklemeye çalışanlara lütfen itibar etmeyin" diye konuştu."Sınırımızın ötesinde yaşayan Kürt kardeşlerimizden gelen insani yardım taleplerini Suriye hükümetiyle yakın iş birliği içinde karşılıyoruz"Türkiye’nin dünyanın neresinde mazlum varsa yardımına koştuğunu söyleyen Erdoğan şu ifadelerin kullandı:"Türkiye Cumhuriyeti, 86 milyon vatandaşıyla özellikle önünü ve yönünü kendisine dönmüş on milyonların da en güvenli sığınağıdır, yuvasıdır, güvencesidir. Bu devlet, adını duyunca gözleri umutla parıldayan herkesin devletidir. Türkiye sadece sınırlarının ötesinde değil, dünyanın hiçbir yerinde dost ve kardeşlerinin sıkıntı çekmesine kayıtsız kalmaz, seyirci kalmaz. Biz tarihimiz boyunca ihtiyaç sahiplerini hiçbir ayrım yapmadan bağrına basan bir millet olduk, bugün de aynı samimiyetle hareket ediyoruz. Sınırımızın ötesinde yaşayan Kürt kardeşlerimizden gelen insani yardım taleplerini Suriye hükümetiyle yakın iş birliği içinde karşılıyoruz. AFAD’ımızın, Kızılay’ımızın yanı sıra insani yardım kuruluşlarımız da Suriye’nin kuzeyindeki ihtiyaç sahiplerine el uzatıyor, yardım ulaştırıyor. Suriye hükümeti de en başta Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Şara olmak üzere bu konuda gerçekten çok büyük bir hassasiyet sergiliyor. Yani kimsenin zarar görmemesi, kimsenin mağdur olmaması, daha fazla kan akmadan meselenin çözülmesi için son derece sağduyulu bir yol izleniyor, Türkiye olarak bunu son derece kıymetli buluyoruz.""Suriye’de 10 Mart mutabakatına uyulmayarak büyük bir hata yapıldı. 4 Ocak’taki görüşmeler sonuçsuz bırakılarak bir diğer yanlışa imza atıldı"Suriye’de kalıcı barışın sağlanması için çağrı yapan Erdoğan, "İki yanlış bir doğru etmeyeceği gibi, üç yanlış da bir doğru etmez. Biliyorsunuz Suriye’de 10 Mart mutabakatına uyulmayarak büyük bir hata yapıldı. 4 Ocak’taki görüşmeler sonuçsuz bırakılarak bir diğer yanlışa imza atıldı. 18 Ocak’ta tesis edilen ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının hayata geçirilmesini bu bakımdan çok ama çok önemsiyoruz. Aklın yolu, vicdanın yolu birdir, Suriye için en doğru yol da bellidir. Aynı hataları, aynı yanlışları tekrarlayarak hiçbir yere varılamayacağını herkesin görmesini arzu ve temenni ediyorum. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum" dedi.Törene Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Ankara Valisi Vasip Şahin de katıldı. Erdoğan, konuşmasının ardından ödül alan firmaların temsilcilerine ödüllerini verdi.
Manisa’daki kamu binalarına GES kurulacak
27 Ocak 2026 Salı - 16:28 Manisa’daki kamu binalarına GES kurulacak AK Parti Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, Manisa’nın ilçelerinde yer alan okul, yurt ve hastanelere Güneş Enerji Sistemleri (GES) kurulacağını açıkladı. Kamu binalarında temiz enerji döneminin başladığını belirten Yenişehirlioğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen Kamu Binaları Enerji Verimliliği Projesi kapsamında Manisa’daki kamu binalarında yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılacağını ifade etti. Sosyal medya hesabından projeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yenişehirlioğlu, "Proje ile enerji verimliliği artırılarak kamu kaynaklarının daha etkin kullanılması hedefleniyor. 2026 yılının ikinci yarısında hayata geçirilmesi planlanan uygulama kapsamında Manisa genelinde üniversiteler, okullar, hastaneler ve yurtlar başta olmak üzere toplam 17 kamu binası enerji verimli hale getirilecek. Uygulamayla birlikte enerji tasarrufu sağlanacak, maliyetler düşürülecek ve çevreye duyarlı bir dönüşüm gerçekleştirilecek" dedi. Eğitim ve sağlık alanlarında sürdürülebilir gelecek vizyonuna dikkat çeken Yenişehirlioğlu, güneş enerjisinin kamu binalarında kullanılmasının Manisa için uzun vadeli ve stratejik bir kazanım olduğunu vurguladı. Yenişehirlioğlu açıklamasında, "Eğitim ve sağlık gibi toplumun temel yapı taşlarını oluşturan alanlarda güneş enerjisinin kullanılması, hem bugünü hem de geleceği gözeten çevreci bir yaklaşımı ortaya koyuyor. Projenin Manisa’mıza hayırlı olmasını diliyoruz" ifadelerine yer verdi. Projeye desteklerinden dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a teşekkür eden Yenişehirlioğlu, sürdürülebilir çevre vizyonunun kararlılıkla sürdürüldüğünü kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Enflasyon son 49 ayın en düşük seviyesine indi"
27 Ocak 2026 Salı - 16:05 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Enflasyon son 49 ayın en düşük seviyesine indi" Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Enflasyon son 49 ayın en düşük seviyesine indi"- "Şimdiye kadar yüzde 90’ı bizim iktidarlarımız döneminde olmak üzere dünyanın 138 ülkesinde 12 bin 816 proje kapsamında 557 milyar dolardan fazla iş almış durumdayız"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Suriye’de 10 Mart mutabakatına uyulmayarak büyük bir hata yapıldı. 4 Ocak’taki görüşmeler sonuçsuz bırakılarak bir diğer yanlışa imza atıldı. 18 Ocak’ta tesis edilen ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının hayata geçirilmesini bu bakımdan çok ama çok önemsiyoruz. Aklın yolu, vicdanın yolu birdir, Suriye için en doğru yol da bellidir" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Müteahhitler Birliğinin Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Ödül Töreni’ne katıldı. Ankara’da özel bir otelde düzenlenen törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomide büyümenin devam ettiğini ve yükselişin süreceğini söyledi. Suriye konusunda da konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de barışın sağlanması ve aynı hataların tekrarlanmaması gerektiğini belirtti."Dünyanın 138 ülkesinde 12 bin 816 proje kapsamında 557 milyar dolardan fazla iş almış durumdayız"Yurt dışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik sektörünün Türkiye’nin adını dünyanın dört bir ucunda projeleriyle duyurmaya devam ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk müteahhitleri aynı zamanda güçlü mühendislik birikimimizi, iş yapma kültürümüzü ve güvenilirliğimizi de dünyanın farklı ülkelerine taşıyor. Türk inşaat şirketleri son yıllarda yurt dışında gerçekleştirdiği projelerle dünyanın en prestijli firmaları arasında yer almayı başarmışlardır. Firmalarımızın iş disiplini, örnek iş ahlakı ve kalite anlayışı şirketlerimizi küresel ölçekte aranan iş ortakları haline getirmiştir. Türk inşaat sektörünün 1972 yılında başlayan yurt dışı faaliyetleri aradan geçen 54 yılda başarıdan başarıya koşarak bugün hepimizi gururlandıran bir seviyeye ulaşmıştır. Şimdiye kadar yüzde 90’ı bizim iktidarlarımız döneminde olmak üzere dünyanın 138 ülkesinde 12 bin 816 proje kapsamında 557 milyar dolardan fazla iş almış durumdayız. Yakaladığımız bu ivmeyi küresel ekonomideki olumsuzluklara rağmen hamdolsun kararlı bir şekilde sürdürüyoruz" diye konuştu.En büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesinde 45 Türk firmasıSektörün önemli uluslararası dergilerinden ENR tarafından hazırlanan dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesinin Türk müteahhitlik sektörünün başarısını bir kez daha tescillediğini söyleyen Erdoğan, listede yer alan firma sayıları itibariyle Türkiye’nin dünyada ikinci olduğunu belirtti. Önceki yıl listede 43 firmanın olduğunu belirten Erdoğan, bu yıl aynı listede 45 firma olduğunu söyledi."Teknik müşavirlik şirketlerimiz bugüne kadar 138 farklı ülkede 3 bin 127 adet proje üstlendiler. Yürütülen projelerin büyüklüğü ise 3,7 milyar doları aştı"Listeye dair daha detaylı bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti:"Bir başka çarpıcı rakam şudur: İlk 100 firma arasına 8 Türk firması girmiş, bunlardan ikisi ilk 50 içinde yer almıştır. Türkiye, gelirler sıralamasında ise 9. sıraya yerleşmiştir. 45 Türk firmamızın uluslararası projelerden elde ettikleri gelir 20,8 milyar doları buldu. Mühendislik ve tasarım ayağında da şirketlerimiz ciddi ilerleme gösterdi. Rakamlar bu gerçeği çok açık biçimde ortaya koyuyor. Teknik müşavirlik şirketlerimiz bugüne kadar 138 farklı ülkede 3 bin 127 adet proje üstlendiler. Yürütülen projelerin büyüklüğü ise 3,7 milyar doları aştı. ENR Dergisinin ilk 225 tasarım ve mühendislik şirketini sıraladığı 225 yılı listesinde bu sene de 8 şirketimiz yer aldı. Şirket sayısı itibariyle ülkemiz geçen yıla göre bir sıra yükselerek dünyada 6. sıraya yerleşti. 2017 yılında listeye yalnızca 4 firmamız girebiliyorken, aradan geçen 8 yılda bu sayıyı iki katına çıkardık. Bu gurur tablosundan ötürü teknik müşavirlik firmalarımızı ve sektörümüzü de canı gönülden tebrik ediyor, sizlerden göğsümüzü kabartan daha nice başarılar beklediğimizi burada özellikle ifade etmek istiyorum. İnşallah biz de bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sizin önünüzü açmaya, size destek vermeye, sizinle bu yolda omuz omuza yürümeye devam edeceğiz.""Küresel ticaret, diplomasi ve güvenlikte ezberlerin bozulduğu bir dönemde Türkiye ekonomisi dikkat çekici bir performans sergilemiştir"Türk müteahhitlerinin küresel ölçekte elde ettiği başarıların mevcut ekonomik konjonktürde çok daha anlamlı hale geldiğine dikkati çeken Erdoğan, "Son 4-5 yıldır dünya ekonomisi gerçekten sancılı süreçlerden geçiyor. Son asrın en büyük sağlık krizi olarak tanımlanan Koronavirüs salgınının artçı sarsıntıları henüz dinmedi. Tedarik zincirinde meydana gelen kırılmalar tam manasıyla onarılmadan, bir de bunlara sıcak çatışmalar ve ticaret savaşları eklendi. Çevremize şöyle bir baktığımızda kuzeyden güneye etrafımızın adeta bir yangın yeri olduğunu hepimiz görebiliyoruz. Bilhassa 2025 yılı küresel ölçekte belirsizliklerin arttığı, jeopolitik risklerin, korumacı ticaret politikalarının ve zayıflayan dış talebin dünya ekonomisini zorladığı bir dönem olarak kayıtlara geçti. Burada şunu büyük bir gururla söylemek isterim: Küresel ticaret, diplomasi ve güvenlikte ezberlerin bozulduğu bir dönemde Türkiye ekonomisi dikkat çekici bir performans sergilemiştir. 2025 yılı, ekonomide hedeflerimize büyük ölçüde ulaştığımız, dengelerin tekrar yerine oturduğu, enflasyonla mücadelede önemli kazanımların elde edildiği, bilhassa ihracat ve turizmde rekorlar kırdığımız bir yıl olmuştur. Enflasyon, yüzde 30,89 ile son 49 ayın en düşük seviyesine indi. Merkez Bankası rezervlerimizdeki artış aynı şekilde devam ediyor. Bankamızın rezervleri tarihimizde ilk defa 200 milyar dolar bandını aştı. 2002 yılında sadece 27,5 milyar dolardan devraldığımız rezervleri geçen hafta itibariyle 205 milyar 177 milyon dolara yükselttik. İstihdamda da aynı tabloyu görüyoruz. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranımız son 31 aydır tek haneli seyrini koruyor. Yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı büyüme stratejimizin olumlu etkilerine pek çok alanda şahit oluyoruz" ifadelerini kullandı."2025 yılında Türkiye üretim gücünü ve rekabetçiliğini koruyarak mal ihracatında 273,4 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmıştır"Ekonomideki bu olumlu görünümün doğal olarak ticaret performanslarına da yansıdığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Küresel talebin zayıfladığı ve korumacılığın arttığı 2025 yılında Türkiye üretim gücünü ve rekabetçiliğini koruyarak mal ihracatında 273,4 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmıştır. 2025 yılında ihracatımız bir önceki yıla kıyasla net 11,7 milyar dolar artış göstermiştir. Hizmetler ihracatında da hamdolsun hedeflerimizin ötesine geçtik. 2024 yılında 115 milyar dolar olan hizmet ihracatı hedefimizi 117,2 milyar dolarla geride bırakmıştık. 2025 yılında 121 milyar dolar hizmet ihracatı hedefimize yıllıklandırılmış olarak daha Eylül ayında ulaştık. Hizmetler ihracatımızın 2025 yılı hedefimizi aşarak inşallah 122,5 milyar doları bulacağına inanıyoruz. Hizmetler sektöründeki başarılarımıza imza atan lojistik ve taşımacılıktan turizme, bilişim ve yazılımdan dizi ve film yapımlarına, eğitimden sağlık turizmine, müteahhitlikten fuarcılık çalışmalarına kadar çeşitli hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren tüm ihracatçılarımızı kutluyorum. Her birinize müteşekkirim. Her birinizi yürekten tebrik ediyorum. Geçtiğimiz sene 2025 yılı için mal ve hizmet ihracatına yönelik hedefimizi 390 milyar dolar olarak paylaşmıştım. Bugün Bakanlığımızın tahminlerine göre mal ve hizmet ihracatımızın 396,5 milyar dolarla bu hedefi aştığını memnuniyetle ifade etmek isterim. Bu başarıda emeği geçen tüm paydaşlarımıza, ihracatçılarımıza, üreticilerimize, yurtdışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik sektöründe faaliyet gösteren tüm firmalarımıza bir kez daha ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum" açıklamasında bulundu.Enflasyon düştükçe, mali disiplini sürdürdükçe, cari fazlaya doğru emin adımlarla ilerledikçe, reformların birer birer hayata geçmesiyle Türkiye’nin kendine benzer ekonomilerden kalıcı biçimde pozitif yönde ayrışacağını ifade eden Erdoğan, "Bu sayede büyüme birilerinin iddialarının aksine sadece belirli kesimlerle sınırlı kalmayacak, çalışanın, üretenin, yatırımcının, gençlerin, kadınların, emeklilerin, kısacası 86 milyonun refahına doğrudan yansıyacaktır" dedi."Ülkemiz içinde istikrar ve güveni sağlamlaştırırken, dışarıda 360 derecelik geniş bir vizyonla tüm dünyaya ulaşmaya çalıştık"Büyüme verilerinin öylesine rakamlar olarak görmenin büyük bir haksızlık olacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gerek ihracatta, gerek yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinde yakaladığımız bu ivmenin gerisinde 23 yıllık büyük bir emek var, gayret var, paradigma değiştirici hamlelerimiz var. Sadece ekonomide değil, siyasi alanda, uluslararası ilişkiler alanında ve daha benzer birçok alanda ciddi ilerlemeler kaydettik. Ülkemiz içinde istikrar ve güveni sağlamlaştırırken, dışarıda 360 derecelik geniş bir vizyonla tüm dünyaya ulaşmaya çalıştık. Türkiye’nin ekonomiden ticarete her alanda güçlenmesi için sizlerle birlikte uzun yolculuklara çıktık, kıtalar aştık, daha önce hiç ayak basılmamış yerlere iş dünyamızda adeta çıkarma yaptık. Şimdi emeklerimizin, çabalarımızın, fedakarlık ve sabrımızın semerelerini birçok alanda toplayacağımız bir döneme giriyoruz. Türkiye’nin önünde yeni kapılar açılıyor, yeni fırsat pencereleri aralanıyor. Bakın altını çizerek ifade ediyorum, samimiyetle ifade ediyorum; Gazze’de mazlumlara sahip çıkmamızın, Suriye’de 13,5 yıl boyunca kardeşlerimize kucak açmamızın, küresel siyasette ilkeli, onurlu, vicdanlı bir duruş sergilememizin bereketini inşallah ziyadesiyle göreceğiz" ifadelerini kullandı."Suriye’nin tamamında bilhassa da eski rejimin varil bombalarıyla enkaza çevirdiği yerleşim yerlerinde büyük bir inşa ve ihya seferberliği başlayacak"Suriye’nin istikrara ve güvene kavuşmasıyla bunun olumlu etkilerini başta Türkiye olmak üzere tüm komşu ülkelerin doğrudan hissedeceğinin altını çizen Erdoğan, "Ticaret hızlanacak, yatırımlar artacak, turizm gelişecek, inşallah Suriye’nin tamamında bilhassa da eski rejimin varil bombalarıyla enkaza çevirdiği yerleşim yerlerinde büyük bir inşa ve ihya seferberliği başlayacak. Bir milyona yakın Suriyelinin hayatına mal olan zulmün etkileri silindikçe, Türkiye’nin destekleriyle Suriye yaralarını sarıp yeniden ayağa kalktıkça, bölgemizde artık çok farklı rüzgarlar esecek; bunun emarelerini şimdiden görebiliyoruz" ifadelerine yer verdi."Suriye’nin zenginlikleri terör tahkimatı yerine, eğitim için, sağlık için, halkın refah seviyesini artıracak faydalı projeler için kullanılacak"Suriye’de artık hayatın normale döndüğünü ve artık refah seviyesinin giderek yükseleceğini söyleyen Erdoğan, "İşte 8 Aralık devriminin üzerinden henüz bir yıl geçmişken, Suriye’de daha önce hayal dahi edilemeyen adımlar atıldı. Ekonomik yaptırımlar kalktı, eski rejim döneminde çöken devlet sistemi tekrar toparlandı. Suriye ekonomisi uluslararası sisteme entegre olma sürecini başlattı. 600 bini ülkemizden olmak üzere milyonlarca Suriyeli muhacir vatanlarına tekrar geri döndü. Sosyal ve siyasal alanda da umut verici gelişmeler yaşanıyor. Cumhurbaşkanı Şara’nın yayınladığı son kararname ile Esed rejiminde vatandaş bile sayılmayan Kürt kardeşlerimizin temel haklarının garantiye alındığını görmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Bu topyekun kalkınma seferberliğinin uzun süredir terör örgütlerinin işgal altında bulunan petrol sahalarının Suriye hükümetine geçmesiyle birlikte daha da hızlanacağına inanıyorum. Suriye halkının refahı için harcanması gereken kaynaklar artık yeraltında tünel yapmaya değil, yerüstünde okul, hastane, fırın, fabrika, yol yapmaya harcanacak. Suriye’nin zenginlikleri terör tahkimatı yerine, eğitim için, sağlık için, halkın refah seviyesini artıracak faydalı projeler için kullanılacak" dedi."Varılan anlaşmanın ruhuna uygun şekilde meseleyi suhuletle çözmek yegane çıkış yoludur"Suriye’de artık barışın tamamen gelmesi gerektiğini ve Suriyeli çocukların savaş istemediğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu bir defa herkesin görmesi ve kabullenmesi gerekiyor: Suriyeli kardeşlerimiz çatışmalardan, yıkımlardan bunalmış durumda. Suriye halkı barış istiyor, huzur istiyor, Arap’ıyla, Türkmen’iyle, Kürt’üyle, Nusayri’siyle kardeşçe yan yana yaşamak istiyor. Yıllardır çatışmaların bütün yükünü omuzlarında taşıyan Suriyeli çocuklar artık silah ve bomba sesi duymak istemiyor. Gelinen noktada kimsenin ne uğruna olursa olsun Suriye halkına yeni bedeller ödetmeye hakkı yoktur. Terörün, şiddetin, silahın raf ömrü dolmuş, bunların devri kapanmış, bilhassa daha 14-15 yaşındaki çocukları öne sürüp çocukların arkasına saklanıp onların kanı ve canı üzerinden netice alma imkanı kalmamıştır. Devlet içinde devlet olmaz. Devlet içinde ayrı silahlı güç olmaz, paralel ordu olmaz. Varılan anlaşmanın ruhuna uygun şekilde meseleyi suhuletle çözmek yegane çıkış yoludur. Biz bu konuda aklıselimin hırsa ve ihtirasa galip gelmesini istiyoruz. Bilhassa Kürt kardeşlerimden, Kürt vatandaşlarımdan rica ediyorum, bizim ezeli ve ebedi kardeşliğimize darbe vurmayı, aramıza nifak sokmayı amaçlayan oyunlara gelmeyin, istismarcılara prim vermeyin, fitneyi, fesadı, ayrışmayı, nefreti körüklemeye çalışanlara lütfen itibar etmeyin" diye konuştu."Sınırımızın ötesinde yaşayan Kürt kardeşlerimizden gelen insani yardım taleplerini Suriye hükümetiyle yakın iş birliği içinde karşılıyoruz"Türkiye’nin dünyanın neresinde mazlum varsa yardımına koştuğunu söyleyen Erdoğan şu ifadelerin kullandı:"Türkiye Cumhuriyeti, 86 milyon vatandaşıyla özellikle önünü ve yönünü kendisine dönmüş on milyonların da en güvenli sığınağıdır, yuvasıdır, güvencesidir. Bu devlet, adını duyunca gözleri umutla parıldayan herkesin devletidir. Türkiye sadece sınırlarının ötesinde değil, dünyanın hiçbir yerinde dost ve kardeşlerinin sıkıntı çekmesine kayıtsız kalmaz, seyirci kalmaz. Biz tarihimiz boyunca ihtiyaç sahiplerini hiçbir ayrım yapmadan bağrına basan bir millet olduk, bugün de aynı samimiyetle hareket ediyoruz. Sınırımızın ötesinde yaşayan Kürt kardeşlerimizden gelen insani yardım taleplerini Suriye hükümetiyle yakın iş birliği içinde karşılıyoruz. AFAD’ımızın, Kızılay’ımızın yanı sıra insani yardım kuruluşlarımız da Suriye’nin kuzeyindeki ihtiyaç sahiplerine el uzatıyor, yardım ulaştırıyor. Suriye hükümeti de en başta Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Şara olmak üzere bu konuda gerçekten çok büyük bir hassasiyet sergiliyor. Yani kimsenin zarar görmemesi, kimsenin mağdur olmaması, daha fazla kan akmadan meselenin çözülmesi için son derece sağduyulu bir yol izleniyor, Türkiye olarak bunu son derece kıymetli buluyoruz.""Suriye’de 10 Mart mutabakatına uyulmayarak büyük bir hata yapıldı. 4 Ocak’taki görüşmeler sonuçsuz bırakılarak bir diğer yanlışa imza atıldı"Suriye’de kalıcı barışın sağlanması için çağrı yapan Erdoğan, "İki yanlış bir doğru etmeyeceği gibi, üç yanlış da bir doğru etmez. Biliyorsunuz Suriye’de 10 Mart mutabakatına uyulmayarak büyük bir hata yapıldı. 4 Ocak’taki görüşmeler sonuçsuz bırakılarak bir diğer yanlışa imza atıldı. 18 Ocak’ta tesis edilen ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının hayata geçirilmesini bu bakımdan çok ama çok önemsiyoruz. Aklın yolu, vicdanın yolu birdir, Suriye için en doğru yol da bellidir. Aynı hataları, aynı yanlışları tekrarlayarak hiçbir yere varılamayacağını herkesin görmesini arzu ve temenni ediyorum. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum" dedi.Törene Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Ankara Valisi Vasip Şahin de katıldı. Erdoğan, konuşmasının ardından ödül alan firmaların temsilcilerine ödüllerini verdi.
Tüfenkci: "En büyük gücümüz milletimizin desteğidir"
27 Ocak 2026 Salı - 15:56 Tüfenkci: "En büyük gücümüz milletimizin desteğidir" AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, Sütlüce Mahallesi’nde Mahalle muhtarı, Mahalle başkanı ve vatandaşlarla bir araya gelerek hem ülke gündemine hem de Malatya’daki yeniden inşa çalışmalarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, Sütlüce Mahallesi’nde muhtar ve mahalle sakinleriyle bir araya geldi. Programda konuşan Tüfenkci, Türkiye’nin ekonomik ve jeopolitik açıdan zorlu bir süreçten geçtiğini belirterek, bu sürecin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve milletin desteğiyle aşılacağını vurguladı. Türkiye’nin karşı karşıya olduğu ekonomik türbülanslara ve bölgedeki gelişmelere dikkat çeken Tüfenkci, AK Parti’nin kurulduğu günden bu yana gücünü yalnızca milletten aldığını ifade etti. Tüfenkçi, "AK Parti bugüne kadar ne halkın ne de hakkın dışında hiçbir güçten destek almıştır. Vesayet odaklarıyla mücadele ederek bugünlere geldik. Milletimizle birlikte darbelere de krizlere de karşı koyduk" dedi. "İstikameti her zaman millet çizdi" Siyasette her zaman milletin iradesini esas aldıklarını dile getiren Tüfenkci, zor zamanlarda sandığı milletin önüne koymaktan çekinmediklerini belirterek, "Ne zaman başımız dara düşse milletimize gittik. Millet bize yol gösterdi, millet bizi krizlerden çıkardı. Bu kadrolar milletin içinden çıkan kadrolardır ve biz bu millete hizmetkâr olmaya talibiz" ifadelerini kullandı. 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen çalışmalara da değinen Tüfenkci, muhalefetin karamsar söylemlerine rağmen hükümetin güçlü bir irade ortaya koyduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Biz bunu başarırız" diyerek sürece sahip çıktığını belirten Tüfenkci, gelinen noktada verilen sözlerin bir bir yerine getirildiğini ifade etti. Malatya’da yeniden inşa çalışmaları hız kesmeden sürüyor Malatya’nın depremden en ağır etkilenen illerin başında geldiğini hatırlatan Tüfenkci, şu ana kadar 70 bine yakın konutun kurasının çekildiğini, kırsal konutların büyük oranda tamamlandığını ve yaz aylarına kadar hak sahiplerine teslim edileceğini açıkladı. Çarşıların ve iş yerlerinin de daha modern şekilde yeniden inşa edildiğini belirten Tüfenkci, yaklaşık 1000 iş yerinin teslim edildiğini, kalanlarının ise peyderpey tamamlanacağını söyledi. Yapılan çalışmaların yalnızca üstyapıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Tüfenkci, altyapı yatırımlarına da dikkat çekti. Bu yıl için 35 milyar TL’lik altyapı ihalesinin gerçekleştirildiğini ifade eden Tüfenkci, İkizce başta olmak üzere yeni yerleşim alanlarının su, kanalizasyon ve arıtma altyapılarıyla birlikte planlandığını kaydetti. Programın sonunda vatandaşlara teşekkür eden Tüfenkci, "Rabbim devletimize zeval vermesin. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Malatya’mız için gece gündüz çalışmaya, üretmeye devam edeceğiz" diyerek konuşmasını tamamladı