POLİTİKA - 27 Ocak 2026 Salı 17:18

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijerya Cumhurbaşkanı Tinubu’yu törenle karşıladı

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu’yu törenle karşıladı.

Konuk Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu’nun içinde bulunduğu makam aracını Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin önündeki caddede karşılayan süvariler, Bola Ahmed Tinubu’ya protokol kapısına kadar eşlik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tinubu’yu Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin ana giriş kapısında karşıladı. Erdoğan ve Ahmed Tinubu tören alanındaki yerlerini almalarının ardından, 21 pare top atışı eşliğinde iki ülkenin milli marşları çalındı. Tinubu, Muhafız Alayı Tören Kıtası’nı ’Merhaba Asker’ diyerek selamladı. Törende, tarihte kurulan 16 Türk Devletini temsil eden bayraklar ve askerler de yer aldı. Heyetlerini birbirine takdim eden Erdoğan ve Tinubu merdivenlerde Türkiye ve Nijerya bayrakları önünde gazetecilere poz verdi.

Erdoğan ve Tinubu, ikili görüşmenin ardından heyetler arası görüşmeye geçti. Görüşmelerin sonrasında iki liderin ortak basın toplantısı düzenlemesi bekleniyor.

Törende, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Aile ve Sohbet Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, MİT Başkanı İbrahim Kalın, İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve Ankara Valisi Vasip Şahin de yer aldı.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Uzman eğitimci Yolcu: "Şu anda konuşulan öğrenci affı aslında genel bir öğrenci affı değil" Çankaya Üniversitesi İletişim Koordinatörü ve Yazar İsmail Yolcu, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından gündeme alınan öğrenci affıyla ilgili, "2018 yılından bu yana şu anda konuşulan öğrenci affı aslında genel bir öğrenci affı değil. Yapılması planlanan, hazırlık aşamasında olan bir öğrenci affı" dedi. YÖK tarafından son dönemde yeniden gündeme alınan öğrenci affı düzenlemesi, üniversiteyle ilişiği kesilen öğrenciler açısından önemli bir beklenti oluşturdu. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan uzman eğitimci İsmail Yolcu, öğrenci affının eğitimde fırsat eşitliği açısından dikkatle ele alınması gereken bir başlık olduğunu belirtti. Öğrenci affı uygulamasının çeşitli nedenlerle yükseköğretim hayatı yarım kalan bireylerin yeniden sisteme dahil edilmesini amaçladığına dikkat çeken Yolcu, bu düzenlemenin sosyal ve akademik boyutlarıyla ele alınması gerektiğini ifade etti. Özellikle ekonomik zorluklar, ailevi sorunlar ve psikolojik nedenlerle üniversiteden ayrılmak zorunda kalan öğrencilerin sayısının azımsanmayacak düzeyde olduğunu vurgulayan Yolcu, öğrenci affını yalnızca bireysel bir hak düzenlemesi olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir kazanım olarak gördüğünü vurguladı. Eğitimini tamamlayamayan bireylerin yeniden yükseköğretim sistemine kazandırılmasının istihdamdan sosyal uyuma kadar birçok alanda olumlu etkiler oluşturabileceğini belirten Yolcu, düzenlemenin hayata geçirilmesi durumunda kapsam, başvuru şartları ve uygulanma takviminin önümüzdeki süreçte netlik kazanması beklediğini ifade etti. "Bu genel bir öğrenci affı değil" YÖK tarafından gündeme alınan öğrenci affının genel bir af olmadığını, sadece belirli bir kesimi ilgilendirdiğini belirten Yolcu, "Öğrenci affı, son günlerde çokça konuşuldu. Bunun birkaç sebebi var. En son öğrenci affı 2018 yılında çıkmıştı. 2018 yılından bu yana şu anda konuşulan öğrenci affı aslında genel bir öğrenci affı değil. Yapılması planlanan, hazırlık aşamasında olan bir öğrenci affı. Dünyayla birlikte çok büyük iki olay yaşadık. İlk yaşadığımız pandemiydi, ikincisi de Türkiye’de yaşadığımız acı bir depremdi. Öğrenciler, özellikle pandemi döneminde babasının iş yeri iflas etmiş, kapanmış, ekonomik sebeplerden dolayı eğitimine ara vermiş olabilir. Ya da yaşadığımız 6 Şubat 2023 yılındaki depremde ailesini kaybetmiş olabilir. Ya da bir öğrenci düşünün, kendisi engelli duruma düşmüş olabilir, uzun bir hastane süreci yaşayabilir. YÖK diyor ki madem bir mağduriyet yaşıyorsunuz, bize belgeli bir şekilde bunu ispat edin. Sağlık raporu veya haciz belgesi olabilir. Ya da depremde yıkılan bir ev olabilir. Enkazın altında kalınmıştır, hastanede yatılmıştır veya evde bir hasta var ama bakıma muhtaçtır. İşte bu gibi sebeplerden dolayı üniversiteyle ilişiği kesilen öğrencilere YÖK ‘Bize belgelemeniz koşuluyla size af getiriyoruz’ diyor" diye konuştu. "Buradaki birinci ana çatı deprem" Öğrenci affının ana nedenlerinden birisinin 6 Şubat 2023’te yaşanan deprem olduğunun altını çizen Yolcu, bu uygulamanın yerinde bir karar olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradaki birinci ana çatı deprem, ikincisi pandemi, üçüncüsü de hayatın olağan akışında gelebilecek hastalıklar, ameliyatlar gibi sebepler. Peki bu öğrenci affı kimleri kapsayacak? Deprem döneminde, eğer depremi yaşayan bir öğrenci varsa belgelendirme şartıyla olabilir. Pandemi döneminde Türkiye’de yaşanan zorluklar dünyayla birlikte ortadaydı. İflaslar, hacizler olabilir."
Aydın Germencik’te cam sanatları kursu yoğun ilgiyle başladı Germencik Belediyesi’nin kültür ve sanat çalışmaları kapsamında açılan Cam Sanatları Kursu, sanatseverlerin yoğun ilgisiyle başladı. Aydın’ın Germencik ilçesinde Germencik Belediyesi tarafından düzenlenen Cam Sanatları Kursu yoğun ilgiyle başladı. Sanatçı Begüm Tosun Akın eğitmenliğinde gerçekleştirilen kurs, sanatseverleri cam sanatının estetik dünyasıyla buluşturdu. Kursun ilk derslerinde katılımcılara camın şekillenme süreci, temel teknikler ve uygulamaya yönelik bilgiler aktarıldı. Sanatseverlerin kursa gösterdiği ilgi, yetkililer tarafından memnuniyetle karşılandı. Merkezde başlayan cam sanatı eğitimleri, daha sonra Ortaklar Mahallesi’ne de taşındı. Ortaklar Mahallesi Şehit Görkem Akkuş Parkı’nda gerçekleştirilen eğitimlerde mahalle sakinleri, cam sanatının inceliklerini öğrenme fırsatı buldu. Kurslara ilişkin açıklama yapan Germencik Belediye Başkanı Burak Zencirci, kültür ve sanata verdikleri öneme dikkat çekerek, "Germencik’te kültür ve sanatı hayatın her alanına yaymayı önemsiyoruz. Cam Sanatları Kursumuzla hem vatandaşlarımıza yeni bir hobi kazandırmayı hem de üretmenin ve paylaşmanın mutluluğunu birlikte yaşamayı hedefliyoruz. Eğitmenimiz Begüm Tosun Akın’a ve kurslarımıza ilgi gösteren tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. Germencik Belediyesi tarafından düzenlenen kurslarla birlikte vatandaşların sanatsal becerilerini geliştirmesi ve geleneksel ile modern cam işleme tekniklerini öğrenmesi amaçlanırken, belediyenin kültür ve sanat faaliyetlerini ilçenin farklı noktalarında sürdürmeye devam edeceği belirtildi.
Manisa Taş fırından sofraya: Kızılca’nın 30 gün bayatlamayan ekmeği Manisa’nın Demirci ilçesinde geleneksel yöntemlerle taş fırınlarda pişirilen ev ekmekleri, lezzeti ve uzun süre dayanıklılığıyla vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Demirci ilçesine bağlı Kızılca Mahallesi’nde geleneksel yöntemlerle taş fırınlarda pişirilen ev ekmekleri, lezzeti ve uzun süre dayanıklılığıyla vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Bölgede yetiştirilen buğdaylardan elde edilen unlarla hazırlanan hamurlar, hamur makinesinde yoğrulduktan sonra tek tek şekillendirilerek taş fırınlara sürülüyor. Meşe odunu ile yakılan fırınlarda yaklaşık 3 saat boyunca pişirilen ekmekler, kızararak sofralara geliyor. Doğal ve katkısız yöntemlerle üretilen taş fırın ekmeklerinin, yaklaşık 20 ila 30 gün boyunca bozulmadan tazeliğini koruduğu belirtilirken, buzdolabında muhafaza edilmesi halinde daha uzun süre saklanabildiği ifade ediliyor. Fırından yeni çıkan sıcak ekmeklerin, özellikle tereyağı sürülerek tüketildiği kaydediliyor. Mahalle sakinlerinden Ayşe Karakoç, taş fırın ekmeklerinin sağlık açısından oldukça faydalı olduğunu belirterek, "Organik buğdaydan yapılan ve meşe odunuyla pişirilen bu ekmekler hem çok lezzetli hem de sağlıklı. Herkesin bu doğal ekmekleri tüketmesini tavsiye ediyorum" dedi. Kızılca Mahallesi’nde taş fırınlarda ayda ortalama 30 adet ekmek üretildiği, atalardan miras kalan bu geleneğin yıllardır sürdürüldüğü öğrenildi.
Ankara Bakan Uraloğlu: "Dünyanın çevresinin 4’te 3’ü kadar bölünmüş yol yaparak, 30 bin kilometrelik dev eşiği geride bıraktık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Dünyanın çevresinin 4’te 3’ü kadar bölünmüş yol yaparak, 30 bin kilometrelik dev eşiği geride bıraktık. 2002 yılında 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğumuzu yüzde 393 artışla 30 bin 49 kilometreye ulaştırdık" dedi. "30 Bininci Kilometre Bölünmüş Yol" lansmanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katılımlarıyla 30 Ocak Cuma günü İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Bakan Uraloğlu, konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada dünyanın çevresinin 4’te 3’ü kadar bölünmüş yol yaptıklarını ve 30 bin kilometrelik dev eşiği geride bıraktıklarını belirtti. Bakan Uraloğlu, 2002 yılında 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu yüzde 393 artışla 30 bin 49 kilometreye ulaştırdıklarını da ifade etti. "6,3 milyon ton karbon emisyonunu bertaraf ettik" Bölünmüş yol projelerinin hem zamandan hem yakıttan büyük tasarruf sağladığını vurgulayan Bakan Uraloğlu, "Bölünmüş yol ağımız ve otoyollarımız sayesinde zamandan 768 milyon saat, akaryakıttan 2 milyar 520 milyon litre tasarruf sağladık. Aynı zamanda 1 milyon yetişkin ağacın bir yılda temizleyebileceği kadar, yani tam 6,3 milyon ton karbon emisyonunun da önüne geçtik. Otoyol ağımızı 3 bin 796 kilometreye çıkardık. 2028 sonunda 4 bin 330 kilometreyi hedefliyoruz. Avrupa Birliği ülkeleriyle kıyaslandığında son 10 yıldaki otoyol artış hızında Avrupa’da birincinciyiz. Trafik güvenliğinde 100 milyon taşıt-kilometre başına can kaybını yüzde 81 azalttık. Dünyanın çevresinin 4’te 3’ü kadar bölünmüş yol yaparak, 30 bin kilometrelik dev eşiği geride bıraktık. 2002 yılında 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğumuzu yüzde 393 artışla 30 bin 49 kilometreye ulaştırdık" ifadelerini kullandı. Bakan Uraloğlu, ayrıca 8 bin 591 kilometre olan bitümlü sıcak karışımlı yol ağını yüzde 282 artışla 32 bin 796 kilometreye, 50 kilometre olan tünel uzunluğunu yüzde bin 594 artışla 847 kilometreye, 311 kilometre olan köprü ve viyadük uzunluğunu ise yüzde 163 artışla 819 kilometreye yükselttiklerini açıkladı.