POLİTİKA
Hallaç’tan Ramazan Bayramı mesajı 20 Mart 2026 Cuma - 10:20:33 Adıyaman’ın Kahta ilçe Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, birlik, beraberlik ve dayanışmanın en güçlü şekilde hissedildiği bir Ramazan ayını geride bıraktıklarını belirtti. Bayramın gönüllerin birleştiği, kırgınlıkların son bulduğu ve umutların yeniden yeşerdiği müstesna bir zaman olduğunu ifade eden Başkan Hallaç, "Ramazan’ın bereketini, sofralarımızı ve dualarımızı hemşehrilerimizle paylaşmanın huzurunu yaşadık. Bu mübarek ay boyunca sadece ekmeğimizi değil; sevgimizi, merhametimizi ve kardeşliğimizi de büyüttük" dedi. Kahta Belediyesi olarak Ramazan süresince yürütülen çalışmalara değinen Başkan Hallaç, "İftar vaktine yolda yetişemeyen vatandaşlarımıza kumanya ulaştırdık, uzun yolculuk yapan sürücülerimize ikramlarda bulunduk. Yaşlı, hasta ve yalnız yaşayan hemşehrilerimizin kapısını sıcak yemekle çaldık. Her akşam farklı bir hanede misafir olarak gönül köprüleri kurduk. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımıza gerek nakdi, gerek giyim gerekse gıda yardımı sağlayarak yanlarında olduk" ifadelerini kullandı. Ramazan çarşısında çocukların neşesiyle, duaların huzuruyla ilçede bambaşka bir atmosfer oluştuğunu belirten Başkan Hallaç, "Kur’an-ı Kerim tilavetleri, sohbetler ve etkinliklerle Ramazan’ın ruhunu hep birlikte yaşadık. Aynı sofralarda buluşmanın, aynı dualarda birleşmenin kıymetini bir kez daha idrak ettik" dedi. Bayram hazırlıklarının titizlikle tamamlandığını vurgulayan Başkan Hallaç, vatandaşların huzur içinde bir bayram geçirmesi için tüm ekiplerin sahada olacağını belirtti. Hallaç, "Toplu taşıma hizmetlerimiz bayram süresince ücretsiz olacak, mezarlık ziyaretleri için ek seferler düzenlenecek. Temizlik, zabıta ve itfaiye ekiplerimiz 24 saat esasına göre görev başında olacak. Tüm hazırlıklarımızı hemşehrilerimizin huzuru için tamamladık" diye ifade etti. Mesajında Gazze’de yaşanan acılara da dikkat çeken Başkan Hallaç, şu ifadeleri kullandı: "Bayram sevincini yaşarken, gönlümüzün bir yanı da Gazze’de yaşanan acılarla hüzünlü. Her Ramazan ayında İslam coğrafyasında Müslümanlara yönelik zulümlerin devam ettiğine üzülerek şahit oluyoruz. Ümmet coğrafyasında akan gözyaşının dinmesi, zulmün son bulması ve ateşin sönmesi için dualarımızı eksik etmeyelim. Bayram; sadece sevinci değil, kardeşliği ve vicdanı da paylaşma zamanıdır." Başkan Hallaç, "Ramazan’ın paylaşma ruhunu ve bayramın coşkusunu hep birlikte yaşamanın mutluluğu içerisindeyiz. Bu mübarek bayramın Kahta’mıza, ülkemize ve tüm İslam alemine sağlık, huzur ve barış getirmesini diliyorum. Tüm hemşehrilerimin Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor, sevdikleriyle birlikte nice mutlu bayramlar geçirmelerini temenni ediyorum" ifadelerine yer verdi.
20 Mart 2026 Cuma - 09:59 İçişleri Bakanı Çiftçi: "(Dijital suçlar) Onların usulleriyle, onlardan daha iyi şekilde mücadele etmeye gayret ediyoruz" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "İçişleri Bakanlığı olarak onların bu stratejisine paralel olarak biz de yeni suç tiplerine yönelik olarak mücadelemizi çeşitlendiriyoruz. Onların usulleriyle onlardan daha iyi şekilde mücadele etmeye gayret ediyoruz" dedi. İçişleri Bakanı Çiftçi, Ramazan Bayramı tedbirleri ile ilgili İçişleri Bakanlığı’ndaki Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi Başkanlığı’nda (GAMER) gazetecilerin sorularını yanıtladı. "İçişleri Bakanlığı güvenlik politikası vizyonunuzu nasıl tanımlarsınız? Kısa ve orta vadede en acil öncelikleriniz neler, hayata geçirmeyi planladığınız yeni projeleriniz neler?" sorusu üzerine Bakan Çiftçi, "Bizim yine prensibimiz, milletimizin huzuruna kasteden, kamu düzenimize ve güvenliğimize tehdit oluşturan suç türlerinin tamamıyla kararlı bir şekilde mücadele etmeyi düşünüyoruz. Planlamamız bu şekilde. Suçu üreten kaynağı kurutacak kalıcı bir sistem kurmak bizim olmazsa olmazımızı teşkil ediyor. Türkiye’nin yeni güvenlik mimarisi, güçlü devlet, güçlü toplum, güçlü teknoloji ve güçlü toplum iş birliği üzerine tesis edilecektir, bina edilecektir. Amacımız, vatandaşlarımızın kendisini her yerde güvende hissettiği, kamu düzeninin en üst seviyede sağlandığı ve Türkiye’nin istikrarının daha da pekiştiği bir güvenlik sistemini kalıcı hale getirmektir. Bu doğrultuda da çalışmalarımızı kararlı bir şekilde sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. "(Dijital suçlar) Onların usulleriyle onlardan daha iyi şekilde mücadele etmeye gayret ediyoruz" Dijitalleşme ile birlikte çeşitlenen suç türlerine dikkati çeken Bakan Çiftçi, "Çevrim içi dolandırıcılık, sanal bahis, veri hırsızlığı ve sosyal medya üzerinden organize edilen suç faaliyetleri güvenlik gündemimizin önemli başlıklarından biri haline gelmiş durumda. Dolandırıcılar artık bilişim sistemlerini kullanmak suretiyle sanal faaliyette bulunuyor. Daha çok onlar da sosyal medya üzerinden, internet üzerinden vatandaşlarımızı ağlarına düşürüyorlar ve bu şekilde onların canlarını yakıyorlar. Biz de İçişleri Bakanlığı olarak onların bu stratejisine paralel olarak biz de yeni suç tiplerine yönelik olarak mücadelemizi çeşitlendiriyoruz, onların usulleriyle, onlardan daha iyi şekilde mücadele etmeye gayret ediyoruz. Bu kapsamda da hem Emniyet Genel Müdürlüğümüz hem de Jandarma Genel Komutanlığımız bünyesindeki siber suçlarla mücadele birimlerimizin hem insan kaynağını hem de teknik kapasitesini önemli ölçüde arttırmaya gayret ediyoruz. Mesela yapay zeka destekli analiz sistemleri, gelişmiş veri takip altyapıları ve uluslararası işbirlikleriyle dijital suç ağlarını çok daha hızlı tespit edip müdahale edebilen bir yapı oluşturmaya çalışıyoruz. Özellikle organize dolandırıcılık şebekelerine karşı yürüttüğümüz operasyonlarla da her yıl binlerce şüpheliyi adli makamlara yakalayıp teslim ediyoruz" dedi. Her yıl binlerce şüphelinin yakalanarak adli makamlara teslim edildiğini belirten Çiftçi, vatandaşların da dijital güvenlik konusunda bilinçli olması gerektiğini vurguladı. "Suça sürüklenen çocuklar güvenlik sorunu değil, toplum olarak ortak sorumluluğumuz" Suça sürüklenen çocuklara ilişkin bir soru üzerine konunun yalnızca bir güvenlik meselesi olmadığını belirten İçişleri Bakanı Çiftçi, "Suça sürüklenen çocuklar meselesi aslında sadece bir güvenlik sorunu değil, bütün bir toplum olarak bizim hepimizin ortak sorumluluğu içerisinde yer alıyor. Her çocuğun doğru yönlendirme ve destekle yeniden topluma kazandırılabileceğine inanıyoruz" şeklinde konuştu. "Bu yaklaşım yalnızca suçla mücadeleyi değil, önleyici, proaktif ve bütüncül bir güvenlik sistemini de kapsıyor" diyen Bakan Çitfçi, "Emniyet ve jandarma birimlerimiz sahada riskli bölgeleri ve okul çevrelerini yakından izlerken, takip ederken teknolojik altyapı ve veri temelli yönetim sistemleri sayesinde de çocukların maruz kalabilecekleri tehlikeleri önceden tespit edebiliyoruz. Böylece müdahaleler sadece olay sonrasında bastırıcı kolluk şeklinde değil, önleyici tedbirlerle de gerçekleşiyor. Bununla birlikte güvenlik tek başına da yeterli değil. Okullarımızda, diğer alanlarda sadece güvenlik tedbirleri almamızla bunun önlenebileceğini de düşünmüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığıyla ortak projeler yürütüldüğünü aktaran Çiftçi, çocukların eğitimden kopmasının önlenmesi ve sosyal faaliyetlerle topluma kazandırılmasının hedeflendiğini söyledi. "Sınır illerimizdeki sınır kapılarımızı yakından takip ediyoruz" İran-İsrail-ABD gerilimi sonrası göç iddialarına ilişkin de değerlendirmede bulunan Çiftçi, sınır kapılarının yakından takip edildiğini belirtti. Çiftçi, "Savaş başladığından bu yana sınır illerimizdeki sınır kapılarımızı yakından takip ediyoruz. Oradaki bölgede görev yapan valilerimizle de sürekli temas halindeyiz. Zaman zaman video konferans sistemi (VKS) üzerinden de bu konuyla ilgili toplantılar gerçekleştiriyoruz. Aynı zamanda savaşın başladığı tarihten bu yana sınır kapılarımızdan giriş çıkışları da yakından takip ediyoruz, gözlemliyoruz" dedi. "İran vatandaşlarının geçişlerinde neredeyse üçte bir veya dörtte birlik bir azalma var" İran’ın kendi vatandaşlarının çıkışını sınırladığına işaret eden Bakan Çiftçi, şöyle devam etti: "Savaşın başladığı tarihten bu yana İran tarafından bizim tarafımıza geçişlerde vatandaşlarımız rahatlıkla geçebiliyorlar, bu konuda herhangi bir sınırlama yok. Yalnız İran kendi vatandaşlarına yönelik olarak bir sınırlama getirmiş durumda. Kendi vatandaşlarını bizim tarafa bırakmıyorlar. Aynı zamanda üçüncü ülke vatandaşlarının da bizim tarafımıza geçmesine müsaade etmiyorlar. Bizim tarafımızdan da İran tarafı kendi vatandaşlarını kabul ediyor, onun dışında diğer geçişlere de müsaade etmiyor. Bunun neticesinde şunu görüyoruz; savaşın başladığı tarihten bu yana bizim tarafımıza geçişlerde, İran vatandaşlarının geçişlerinde neredeyse üçte bir veya dörtte birlik bir azalma var. Kendi taraflarına geçişlerde, kendi vatandaşları açısından da bir artış var. Dolayısıyla şu anda sınırlarımızda, sınır illerimizde herhangi bir hareketlilik olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Tabii şu anda savaşın ne zaman biteceğini, bu sürecin ne zaman sona ereceğini bilemiyoruz. Ama biz gerek İçişleri Bakanlığımız olarak Göç İdaresi, AFAD, öbür taraftan Milli Savunma Bakanlığımız sürekli bölgeyi izliyoruz, gelişmeleri takip ediyoruz. Bununla ilgili alınması gereken tüm tedbirleri de almış durumdayız. Herhangi şu anda herhangi bir sıkıntı yok." "Polis babası olarak polislerin sorunlarını yakından biliyorum" Kolluk kuvvetlerinin çalışma şartlarına ilişkin soru üzerine Çiftçi, güvenlik güçlerinin büyük fedakârlıkla görev yaptığını belirtti. Çiftçi, Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun güncellenmesi gerektiğini ifade ederek, "Ben de bir özel harekat polis babası olarak polislerin sorunlarını, onların beklentilerini gayet yakından biliyorum kendi çocuğumdan dolayı. Bir yandan böyle fedakar bir şekilde çalışmalarını hem görüyorum hem onların beklentilerini de yakından takip ediyorum. Dolayısıyla biz elimizden geldiği kadar onların çalışma şartlarını, imkanlarını kolaylaştırmak için, hayatlarını daha kolaylaştırmak için elimizden geldiği kadar gayret edeceğiz" şeklinde konuştu. "Mevcut kanunun Emniyet Teşkilatımıza dar geldiğini, yeniden güncellenmesi gerektiğini düşünüyoruz" Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 1937 yılında çıkarıldığını hatırlatan Bakan Çiftçi, kanunun günün ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde yeniden güncellenmesi gerektiğine dikkati çekerek, "Şu anda Emniyet Teşkilatımız neredeyse 350 bin kişilik bir kadroya ulaştı. Bunun 280 binini polislerimiz oluşturuyor. Amir sınıfında olan emniyet mensuplarımız var, bekçilerimiz var. Dolayısıyla artık mevcut kanunun Emniyet Teşkilatımıza dar geldiğini, bir yeniden güncellenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bununla ilgili geçmiş dönemde benden önce başlayan bir hazırlık var, bir çalışma var. Biz de arkadaşlarımızla beraber bu çalışmayı devam ettirmeyi düşünüyoruz" diye konuştu.
20 Mart 2026 Cuma - 09:46 Özel: "İran’ın geleceğine İranlılar karar verecek" CHP Genel Başkanı Özgür Özel memleketi Manisa’da kıldığı bayram namazının ardından gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özel, "İran’ın geleceğine İranlılar karar verecek. İran’ın demokratik bir Cumhuriyet’e dönüşmesi, toprak bütünlüğünü koruması, birlik, beraberlik içinde olması, huzur içinde olması, istikrar içinde olması tüm temennimizdir. İran’da istikrar bozacak her şey, Türkiye için gelecekte bir tehdittir. Bunun için bir kez daha hem Suriye’ye hem İran’a hem Irak’a bütün coğrafyamıza barış diliyoruz, huzur diliyoruz." dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel Ramazan Bayramı namazını memleketi Manisa’da kıldı. Özel, Manisa’nın Şehzadeler ilçesindeki tarihi Hatuniye Camiinde bayram namazını kıldıktan sonra gündeme dair açıklamalarda bulundu. Manisa’da kıldığı en son bayram namazının akşamında Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’i elim bir kaza sonucu kaybettiklerini hatırlatarak konuşmasına başlayan Özel, "Bugün Ramazan Bayramı’nın ilk gününde memleketimiz Manisa’dayız. Büyükşehir Belediye Başkanımızla, Şehzadeler, Yunus Emre Belediye Başkanlarımızla, arkadaşlarımızla birlikte Hatuniye Camii’ndeyiz. Maalesef bundan bir önceki bayramda, bayram namazını birlikte kıldığımız Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Ferdi Zeyrek kardeşimle böyle buradaydık, bayramlaşmıştık. Ondan saatler sonra da o elim kaza sonucunda Ferdi Başkanımızı kaybettik. Bir kez daha kendisine Allah’tan rahmet diliyoruz, bütün Manisa’mıza baş sağlığı diliyoruz. O günlerde Manisamız bütün Türkiye’de birliğiyle, beraberliğiyle, birbirine sahip çıkmasıyla, hangi görüşten olursa olsun herkesin kucaklaşmasıyla ve Ferdi Başkan’a son görevini on binlerle, yüz binlerle yerine getirmesiyle bütün Türkiye’de bir kez daha gündem olmuştu. Ben bütün hemşerilerimize o günlerde gösterdikleri muhteşem dayanışma için, Manisa’nın birliğini, beraberliğini, kardeşliğini tüm Türkiye’ye gösterdikleri için ve tüm Türkiye’den Manisa’mıza gösterilen dayanışma için bir kez daha teşekkür ediyorum." dedi. "Filistin’de Gazze’de 70 binin üzerinde Müslüman kardeşimiz katledildi" "Bir bayram sabahında şüphesiz akla gelmesi, ağza gelmesi gereken ilk söz barıştır, kardeşliktir, huzurdur." diyen Özel, "Öncelikle Filistin’de, Gazze’de 70 binin üzerinde Müslüman kardeşimiz katledilmişti. Bu katliam İsrail’in yaptığı, İsrail’in başındaki Netanyahu’nun yaptığı bir katliamdır. Maalesef Amerika’nın yol verdiği, sessiz kaldığı, Trump’ın bu soykırımı ‘savaş kahramanlığı’ olarak söylediği bir sürecin sonundayız. Ve bugünlerde de Gazzeliler’in, Filistinliler’in oradan sürülmesi, oraya oteller, casinolar yapılması, plajlar yapılması ve Trump’ın oradaki hidrokarbon yataklarıyla iştahının kabarmasıyla gündemdedir. Adına barış denilen, Gazze’yi, Filistin’i işgal etmek için kurulan bir masa vardır. Bu masada Türkiye’nin oturması, hele hele İsrail’le birlikte oturması kabul edilmez bir durumdur. Avrupa’nın, dünyanın Trump’tan bağımsızlaşmış, onun tehditlerine boyun eğmeyen liderleri ‘Filistin Filistinliler’indir. Filistinliler’in olmadığı bir yerde olmayız’ derken Türkiye’nin Trump’ın Filistin işgal masasında İsrail’le birlikte bulunmasını kabul etmiyoruz. Bu mübarek Ramazan Bayramı’nda ve yapılacak bayram sohbetlerine de Filistin’in bağımsız olmasını, başkenti Doğu Kudüs’te olan bir bağımsız Filistin devletini bütün dünyanın tanımasına ilişkin Birleşmiş Milletler kararı varken; çılgın Trump’ın akıl almaz ihtirasına ve Netanyahu’ya Filistin’i terk etmemek için bunu bütün bayram sohbetlerine emanet ediyoruz. Bu millet gönlünden bunu geçirirse bu millete rağmen devleti yönetenler asla ve asla bunun bir parçası olamazlar. Milletimize emanettir Filistin’in durumu." şeklinde konuştu. "İran’ın geleceğine İranlılar karar verecek" İran’ın geleceğine İranlıların vereceğinin altını çizen Özel, "Diğer yandan İran, yıllar öncesinde Irak Amerika tarafından işgal edilirken biz nasıl karşı çıktıysak, bugün de İran’da Amerikan bombardımanına ve İsrail’in saldırganlıklarına karşı çıkmalıyız. Bu İran’ın yönetim biçimini benimsediğimiz anlamına gelmez. İran’daki Müslümanlara karşı girişilen bu haksız saldırılar İran’daki rejimin kadınlara yaptıklarını, İran’daki baskılarını meşru görmez. Ama bildiğimiz bir şey vardır. İran’ın geleceğine İranlılar karar verecek. İran’ın demokratik bir Cumhuriyet’e dönüşmesi, toprak bütünlüğünü koruması, birlik, beraberlik içinde olması, huzur içinde olması, istikrar içinde olması tüm temennimizdir. İran’da istikrar bozacak her şey, Türkiye için gelecekte bir tehdittir. Bunun için bir kez daha hem Suriye’ye hem İran’a hem Irak’a bütün coğrafyamıza barış diliyoruz, huzur diliyoruz. Bu coğrafyada Türklerin, Kürtlerin, Arapların ve tüm etnik grupların ve yine Alevisi ile ve Sünnisi ile tüm inançların kardeşlik ve barış içinde yaşaması gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye, Türkiye’de yaşayan herkesin ona vatandaşlık bağıyla sıkı sıkı bağlı olduğu, Atatürk’ten emanet ve Türk milletinin vatanı her birimizin burada kardeşçe yaşayacakları bir ülkedir. Bundan sonraki bayramlara huzur içinde ermeyi temenni ediyoruz." diye konuştu. "BU ülke güçlü bir ülkedir" Türkiye’nin, tarihinin en zor günlerinden geçtiğini ifade eden Özel, "Özellikle yoksulluk herkesin boynunu bükmüş durumda. Bayramların bayram tadında yaşanamadığı, emekli maaşlarının kiraya verse karın doyurmadığı, karın doyursa kiraya yetmediği bir süreçteyiz. Asgari ücretin ilk kez açlık sınırının altında ilan edildiği bir süreçteyiz. Çiftçilerin borçlarını ödeyemediği, faiz yüklerinin altında ezildikleri bir süreçteyiz. Gençlerin ülkeden ümidini kesmeye başladıkları bir süreçteyiz. Bu ülke güçlü bir ülkedir, zengin bir ülkedir. Varlıkları herkesi huzur içinde, karnı tok, geleceğe güvenle ulaştırabilecek bir ülkedir. Ülkede paylaşım sorunu vardır. Ülkede para vardır, kazanç vardır, fazlası vardır ama paylaşımda adaletsizlik vardır. Vergiyi vatandaşın gelirinin, orta gelir ve düşük seviyesinin yüzde 89 ödediği, zenginlerin yüzde 11 ödediği bir ülkedeyiz. O yüzden de daha çok kazanılan, hep birlikte kalkınılan ama adil bölüşülen, hakça bölüşen bir ülkeyi hak ediyoruz. Öyle yarınlar için dua ediyoruz. Öyle yarınlar için çalışıyoruz. Son olarak haksız yere cezaevlerinde bulunan bütün arkadaşlarımız için en kısa zamanda adalet diliyoruz. Adalete kavuşmak isteyip kavuşamamış herkes için bir an önce adalet diliyoruz. Ülkemizde bundan sonraki süreçte gözyaşının değil, kardeşliğin hüküm sürmesini istiyoruz. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında bayramlaşma olacak. Ben siyasi görüşü ne olursa olsun, inancı ne olursa olsun herkesin bayramını bir kez daha kutluyorum. Memleketim Manisa’dan tüm vatandaşlarımızı bir kez daha saygıyla selamlıyorum. İyi bayramlar olsun, hayırlı bayramlar olsun." dedi. "Allah’ım günahkarları affetsin" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Akın Gürlek ile ilgili olan soruyu ise şu sözlerle cevap verdi: "Yılın tüm günleri siyasi polemikler için müsait günler. Karşılıklı davalar açıldı. Biz iddialarımızın arkasındayız. Daha sonra da bu iddiaları destekleyen ID numaraları ilan edildi. ‘Bunlar yoktur, alınmamıştır’ diyen yok. Ama işte kendini kendince savunma refleksinde olan ama kimseye inandıramayan, adaletin şah damarını kesmiş, çok mağdur oluşturmuş ve çok hakka girmiş bir insanla karşı karşıyayız. Şimdi bu bayram mübarek günde bundan ötesini söylemeyeyim. Allah’ım onu ıslah etsin. Günahkarları affetsin. Arkadaşlarımıza da Allah sabır versin. En kısa sürede de ailelerine kavuşmayı nasip etsin. Teşekkür ediyoruz, sağ olun."
20 Mart 2026 Cuma - 09:35 İçişleri Bakanı Çiftçi: "Tüm birimlerimizle birlikte bayram süresince milletimizin huzuru ve güvenliği için görev başındayız" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "İçişleri Bakanlığı olarak emniyet teşkilatımız, jandarmamız, sahil güvenliğimiz ve tüm birimlerimizle birlikte bayram süresince milletimizin huzuru ve güvenliği için görev başındayız" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Mesajında İçişleri Bakanlığı olarak bayram boyunca tüm birimlerle görev başında olduklarını belirten Çiftçi, yola çıkacak olanlara da dikkatli olmaları konusunda uyarıda bulundu. Ramazan ayının rahmet, bereket ve sabır mevsimi olduğunu ve bir bayrama daha ulaşmanın huzurunu yaşadıklarını ifade eden Çiftçi, "Bayramlar sevinci paylaşmanın, gönül köprüleri kurmanın, aile bağlarını güçlendirmenin en kıymetli zamanlarıdır. Bizim geleneğimizde bayramların en güzel taraflarından biri de sıla-i rahimdir. Zira bayram; vuslattır, vefadır; hasreti sevince dönüştürmenin vesilesidir. Anne baba duası almak, sevdiklerine kavuşmak, hasret gidermek için ülkemizin dört bir yanından milyonlarca kardeşimiz bu bayramda yollara düşüyor. Her bayram olduğu gibi bu bayramda da bizlere düşen en önemli sorumluluklardan biri yollarda dikkatli olmak ve birbirimizin hakkını gözetmektir. Trafikte sabır göstermek, kurallara riayet etmek, hayatı koruyan bir hassasiyettir. Her bir vatandaşımızın sevdiklerine sağlık ve huzur içinde kavuşması, hiçbir bayram sevincinin yarım kalmaması en büyük niyazımızdır" dedi. "Tüm birimlerimizle birlikte bayram süresince milletimizin huzuru ve güvenliği için görev başındayız" Bayram boyunca İçişleri Bakanlığına bağlı güvenlik güçlerinin görevde olacağını belirten Çiftçi, "İçişleri Bakanlığı olarak emniyet teşkilatımız, jandarmamız, sahil güvenliğimiz ve tüm birimlerimizle birlikte bayram süresince milletimizin huzuru ve güvenliği için görev başındayız. Aziz milletimizin bayramı huzur ve güven içinde geçirmesi için gece gündüz demeden çalışmaya devam ediyoruz. Cenab-ı Hakk’tan bu mübarek bayramın aziz milletimize birlik ve dirlik, hanelerimize huzur ve bereket getirmesini, tüm İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı. Tüm vatandaşların Ramazan Bayramı’nı kutlayan Çiftçi, "Başta aziz şehitlerimizin kıymetli aileleri ve kahraman gazilerimiz olmak üzere yurt içinde ve sınır ötesinde görev yapan güvenlik güçlerimizin ve tüm vatandaşlarımızın Ramazan Bayramı’nı gönülden tebrik ediyorum. Rabbim, bizleri daha nice bayramlara sağlık, huzur ve kardeşlik içinde ulaştırsın. Allah devletimizi pâyidar, milletimizi bahtiyar eylesin. Ramazan Bayramınız mübarek olsun" dedi.
Dağlı: "Belediyecilik sosyal medya paylaşımıyla değil, altyapı yatırımıyla yapılır"
31 Ocak 2026 Cumartesi - 14:11 Dağlı: "Belediyecilik sosyal medya paylaşımıyla değil, altyapı yatırımıyla yapılır" AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, Adana’da yaşanan sel ve su baskınlarını değerlendirerek, "Belediyecilik sosyal medya paylaşımıyla değil, altyapı yatırımıyla yapılır. Adana’nın yıllardır çözülmeyen bu sorunu, ihmalkarlığın ve plansızlığın doğrudan sonucudur" dedi. AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı Adana’da son yağışların ardından yaşanan sel ve su baskınları ile ilgili açıklamalarda bulundu. Adana’da yaşanan olumsuzlukların tesadüf ya da doğa olayı olarak açıklanamayacak bir noktaya geldiğini belirten Dağlı, "Aynı cadde, aynı kavşaklar ve aynı mahallelerde her yağmurda tekrar eden manzara; Adana Büyükşehir Belediyesi’nin görevini yapmadığının açık göstergesidir. Bu şehirde sorun yağmur değil, beceriksizliktir. Yıllardır altyapıya yatırım yapmayan, yağmur suyu hatlarını yenilemeyen, riskli bölgeleri bile bile görmezden gelen bir yerel yönetim anlayışı Adana’yı her yağmurda felakete sürüklemektedir" diye konuştu. Her sel sonrası aynı açıklamaların yapıldığını, ancak ortada ne kalıcı bir çözüm ne de sorumluluk alan bir yönetim iradesi olduğunu vurgulayan Dağlı,"Her seferinde ‘olağanüstü yağış’ deniliyor. Peki bu yağışlar Adana’ya yeni mi yağıyor? Aynı yağmur başka şehirlerde sele dönüşmüyorsa, burada sorun yönetimdedir. Vatandaşın canı ve malı hiçe sayılmaktadır "ifadelerini kullandı. Hükümetin Adana için sağladığı imkanların yerel yönetim tarafından etkisiz ve yanlış önceliklerle kullanıldığını belirten Dağlı, belediyenin asli görevlerini bırakıp algı yönetimiyle günü kurtarmaya çalıştığını söyledi. Dağlı, "Belediyecilik sosyal medya paylaşımıyla değil, altyapı yatırımıyla yapılır. Adana’nın yıllardır çözülmeyen bu sorunu, ihmalkarlığın ve plansızlığın doğrudan sonucudur. Bu tablonun siyasi ve idari sorumlusu Adana Büyükşehir Belediyesi’dir" şeklinde konuştu. AK Parti Adana İl Başkanlığı olarak konunun takipçisi olacaklarının altını çizen Dağlı, selden etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletirken, yerel yönetime de çağrıda bulunarak, "Adana sahipsiz değildir. Vatandaşımızın yaşadığı mağduriyetin üzeri örtülemez. Sorumlular hesap vermeli, bu şehir artık ihmale kurban edilmemelidir" diyerek sözlerini tamamladı.
Bakan Uraloğlu: "2025 yılında elleçlenen yük miktarı 553 milyon 268 bin 303 tona ulaştı"
31 Ocak 2026 Cumartesi - 14:00 Bakan Uraloğlu: "2025 yılında elleçlenen yük miktarı 553 milyon 268 bin 303 tona ulaştı" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye limanlarında 2025 yılında elleçlenen yük miktarının Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığını açıkladı. Yüzde 4’lük artışla 553 milyon 268 bin 303 ton yük elleçlendiğini belirten Uraloğlu, konteyner taşımalarının da yüzde 3,5 artışla 14 milyon TEU’ya ulaştığını söyledi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 2025 verilerini değerlendirerek, "Ülkemizin deniz ticaretinden daha fazla pay alması ve dış ticaretimizin ana unsuru olan deniz taşımacılığının gelişmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 2025 yılında limanlarımızda elleçlenen yük miktarı geçen yıla göre yüzde 4 artışla 553 milyon 268 bin 303 tona ulaştı ve Cumhuriyet tarihinin rekoru kırıldı" dedi. Uraloğlu, "2025 yılında limanlarımızdan yurt dışı limanlarına giden yük miktarı bir önceki yıla göre yüzde 0,4 artarak 142 milyon 784 bin 2 ton, yurt dışı limanlarından limanlarımıza gelen yük miktarı ise bir önceki yıla göre yüzde 5,6 artarak 271 milyon 632 bin 303 ton olarak gerçekleşti. 2025’te denizyoluyla yapılan yurt dışı yük taşımaları, bir önceki yıla göre yüzde 3,8 artarak 414 milyon 416 bin 305 tona ulaştı" açıklamasında bulundu. En fazla yük Aliağa’da elleçlendi Bakan Uraloğlu, bölge liman başkanlıkları bazında 2025 yılında en fazla yük elleçlemesinin 89 milyon 507 bin 150 ton ile Aliağa Bölge Liman Başkanlığı idari sınırlarında faaliyet gösteren liman tesislerinde gerçekleştiğini kaydetti. Uraloğlu, Aliağa’yı; 83 milyon 939 bin 975 ton ile Kocaeli ve 70 milyon 905 bin 737 ton ile İskenderun bölge liman başkanlıklarının izlediğini de ifade etti. 2025 yılında limanlarda deniz yoluyla yapılan transit yük taşımalarının 69 milyon 157 bin 356 ton, kabotajda taşınan yük miktarının ise 69 milyon 678 bin 982 ton olarak gerçekleştiğini de bildiren Uraloğlu, taşınan yüklerin cinslerine göre dağılımını da paylaştı. Uraloğlu, 2025 yılında en fazla elleçlemenin 169 milyon 714 bin 709 ton ile sıvı dökme yüklerde gerçekleştiğini söyleyerek, "Sıvı dökme yükler geçen yıla göre yüzde 4,6 artarken katı dökme yüklerdeki artış yüzde 5,7 ile 160 milyon 938 bin 575 tona ulaştı. Konteynerde taşınan yükler 144 milyon 339 bin 527 ton ile yüzde 0,7 oranında artış gösterdi. Genel kargo yükleri 65 milyon 847 bin 587 ton ile yüzde 6 artarken, Ro-Ro ile taşınan yükler ise yüzde 4,7 artışla 12 milyon 425 bin 500 ton olarak kaydedildi" şeklinde konuştu. En fazla artış taşkömüründe Uraloğlu, limanlarda elleçlenen yük miktarı en fazla artış gösteren yük cinslerinin sırasıyla; 4,35 milyon ton ile taşkömürü (briketlenmemiş), 3,15 milyon ton ile ham petrol ve 3,08 milyon ton ile sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) olduğunu belirtti. En fazla yük İtalya’ya gönderildi, Rusya’dan geldi 2025 yılında limanlardan deniz yolu ile yurt dışına gönderilen yükler arasında en fazla yük taşımasının 17 milyon 276 bin 832 ton ile İtalya’ya yapıldığını belirten Uraloğlu, "İtalya’yı; 13 milyon 518 bin 965 ton ile ABD ve 10 milyon 869 bin 420 ton ile Mısır takip etti. Türkiye’ye en fazla yükün geldiği ülkeler ise sırasıyla; 101 milyon 562 bin 166 ton ile Rusya, 21 milyon 729 bin 680 ton ile ABD ve 14 milyon 354 bin 73 ton ile Mısır oldu" diye konuştu. Elleçlenen konteyner miktarı 14 milyon TEU’ya ulaştı Elleçlenen konteyner miktarının ise geçen yıla göre yüzde 3,5 artarak 14 milyon TEU’ya ulaştığını duyuran Bakan Uraloğlu, 2025’te en fazla konteyner elleçlemesinin 3 milyon 428 bin 48 TEU ile Ambarlı Bölge Liman Başkanlığı sınırlarında faaliyet gösteren liman tesislerinde yapıldığını, Ambarlı’yı 2 milyon 505 bin 678 TEU ile Kocaeli ve 2 milyon 138 bin 327 TEU ile Tekirdağ bölge liman başkanlıklarının takip ettiğini ifade etti. Denizcilik sektörünün 2026 yılında da yeni rekorlar kırmasını beklediklerini belirten Uraloğlu, "Gemi insanı istihdamını odağa alan ve emniyetten ödün vermeyen stratejilerimizle dünya denizciliğinden çok daha büyük pay alarak ülkemizin refahını artırmayı hedefliyoruz" dedi.
Bakan Tunç: "(Minguzzi cinayeti) Her alanda topyekün mücadele etmemiz gerekiyor"
31 Ocak 2026 Cumartesi - 13:48 Bakan Tunç: "(Minguzzi cinayeti) Her alanda topyekün mücadele etmemiz gerekiyor" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın Üniversitesi’nde gerçekleşen TOKİ konutları kura töreninin ardından gazetecilerin, 15 yaşında öldürülen Ahmet Munguzzi, Van Gölü’nde ölü bulunan üniversite öğrencisi Rojan Kabais ve Sivas ziyaretinde paylaştığı kar görüntüleri ile ilgili eleştiriler ile ilgili sorulara cevap verdi.Adalet Bakanı Tunç, Ahmet Minguzzi davası ile ilgili soru üzerine yaptığı açıkalamada, ’’Ahmet Minguzzi’nin hunharca katledilmesinden sonra Atlas evladımızın da aynı şekilde hayatını kaybetmesi bizi derinden sarstı. Sayın Cumhurbaşkanımız’ın her iki aile için de hem telefonla, hem yüz yüze görüşmeleri oldu. Konuda ne yapılması gerekiyorsa, gerekli talimatları da oldu. Ailelerin acısı çok büyük. Bir annenin evladını kaybetmesi çok acı, anneler ne derse haklıdırlar. Allah kimseye böyle bir acı vermesin. Temennimiz bu tür acı olayların olmamasıdır. Bu konuda alınması gereken tedbirler var. Konun sadece adalet, hukuk boyutu yok. Bunun için, eğitim, aile, gençlik, her alanda topyekûn bir mücadele gerekiyor’’ dedi.Çocukların suça sürüklenmesini önlemek, suç işleyen çocuklara yönelik yaptırımlar konusunda Meclis’te araştırma komisyonu kurulduğunu anlatan Tunç, ’’Hem çocukların suça sürüklenmesini önlemek, hem de suça sürüklenen çocuklarla ilgili yaptırımlar konusunda gerekeni yapmak. Bu anlamda Adalet Bakanlığı olarak bir taslak üzerinde çalışmıştık. Geniş bir istişare yaptık. Hukukçularımızdan görüşler aldık. TCK nin 31. Maddesinde biliyorsunuz 18 yaş altı çocukların ceza sorumluluğu düzenlenmiş. Burada 12-15 yaş grubu var. Bir de 15-18 yaş grubu var. 12 yaşından az olanları ceza sorumluluğu yok. Çocuklara özgü tedbirler uygulanıyor. 12-15 yas arasındakilere cezası, yetişkinlere göre yarı oranda indiriliyor. 15-18 yaş grubundakiler ise cezaları 3’te bir oranında indiriliyor. Dolayısıyla çocuklarla ilgili cezalarda, yetişkinlere göre indirimler söz konusu. Bütün dünya ülkelerinin uygulamalarını da inceledik. Ama maalesef, bazı basına düşen İsveç te, ceza sorumluluğu 15’ten 13 yaşa düşürülüyormuş, darısı bizim başımıza’ diyen haberler görüyoruz. Bizde ceza sorumluluğu 12 yaşın üstünde. İsveç daha yeni 13 yaşa yeni indirmeyi düşünüyor. Bizim hazırladığımız taslakta, özellikle 18 yaş altı suç işleyen çocuklar bakımından, her olayın suç işleniş şekli, suç işleme eğilimi, geçmişteki sabıka durumu, gözetilerek, her dosya bazında hakimlere indirim noktasında bir takdir yetkisinin verilmesi noktasında bir önerimiz vardı. Bu öneriyi de meclis grubumuzla paylaştık. Meclis grubumuz, diğer partilerle de görüşerek, partiler arasında bu konuda daha kapsamlı bir çalışma yapılması konusunda bir kanaat oluştu. Araştırma komisyonu kuralım, çocukları suça sürükleyen nedenlerden kurtarmak, nedenleri tespit etmek ve alınması gereken tedbirler almak bakımından, hem diğer tedbirler, hem de yaptırımla, ceza hukuku ile ilgili tedbirler bakımından daha kapsamlı bir çalışma iradesi, mecliste doğdu. Tüm partilerin ortak kararı ile bir araştırma komisyonu kuruldu. Mecliste İstanbul Milletvekilimiz Tuba Durgut’un başkanlığında bu komisyon çalışmalarına devam ediyor. Hem bizim önerilerimiz, çeşitli bakanlıkları, kurumları, akademisyenleri dinliyorlar. Bizler de görüşlerimizi komisyona ifade ediyoruz. Komisyonun oluşturacağı rapor sonrasında yasal düzenleme ihtiyacı tekrar Meclisin gündeme gelebilecektir. Komisyon çalışmalarını bekliyoruz. Çocukların suç örgütleri tarafından kullanılması ile ilgili cezaları, 11. Yargı paketinde arttırmıştık. Hem 10, hem de 11. yargı paketinde, ceza adaletinin etkinliğini sağlamaya yönelik önemli düzenlemeler hayata geçti.Özellikle meskun mahallede silah atma, trafikte yol kesme. Bunlar hep ceza kanununda yerlerini aldı. Hapis cezası gerektiren hususlar olarak şuanda yürürlüğe girmiş durumda. Çocuklar bakamından araştırma komisyonu önemli. Öncelikle çocukları suça iten nedenlerden korumak lazım. Bu nedenle meclisimiz araştırarak, çözüm önerilerini ortaya koyarak, ceza hukuku anlamında da yapılması gerekenleri güdemiimizde tutmaya devam edeceğiz’’ dedi.Yılmaz Tunç, Van Gölü’nde ölü olarak bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabais ile ilgili soru üzerine ise, ’’Rojin Kabais sorusturmasi devam ediyor. ÖlÖlüm sebebi suda boğulma olarak belirlendi ama öncesinde herhangi bir şiddete maruz kaldı mı, kalmadı mı? Bunlar araştırılıyor. Bu konuda dijital materyaller alındı. İfadeler alındı, şüpheli görülen kişilerden DNA testleri yapıldı. Tüm bunlar Adli Tıp sürecinde incelendi. Telefonunun incelenmesi ile ilgili olrak da benim bizzat İspanya Adalet bakanıyla bir görüşmem oldu. Telefonun incelenmesine devam ediliyor. 10 haneli bir şifre olduğu için, sürekli bir deneme yapılarak, cep telefonundaki bilgilere ulaşılmaya çalışılıyor.Ailesiyle görüşme yaptık. Kararlıyız dedik. Sorumlular, hayatını kaybetmesine neden olanlar, katiller varsa, bu konuda devlet hiçbir şeyi gizlemez’ dedik. Maalesef gerek sosyal medyada, gerekse bazı çevreler tarafından sanki devletin, yargının ’birilerini gizliyormuş’ gibi paylaşımda bulunalar var. Yargı, devlet, üniversiteye yeni başlamış bir kızcağızın, hakkını korur. Onun hakkını hukukunu korumak devletin görevidir. Hiç bir kimseyi, kim olursa olsun, sıfatı ne olursa olsun, gizleme olmaz. Maalesef bu konular üzerinden dezenformasyon yapanlar da var. Aileyle görüştük, acıları gerçekten çok büyük. Onlara, ’Biz Rojin kızımızın, evladımızın iyaşamını yitirmesi konusunda, hiç bir karanlık nokta kalmayacak şekilde incelenmesi, soruşturulması hususunu sonuna kadar takip edeceğimizi ifade ettik’’ şeklinde konuştu.Bakan Tunç, gazetecilerin sorusu üzerine Sivas’ta kar altında yürürken görüntülerinin de yer aldığı video ile ilgili eleştiride bulunan muhalefete de cevap vererek, ’’Ne diyeyim ben buna. Bütün bakanlarımız illeri ziyaret ediyor. Ben bugüne kadar 62 ili ziyaret ettim. İlin protokolündeki herkes, valiler, siyasi parti il başkanları, adalet bakanı olduğumuz için başsavcımız, komisyon başkanımız, protokoldeki herkes karşılamada bulunuyorlar.Ertesi gün yapılacak programları istişare ediliyor. Sivas’a ziyarette bulundum. Kar yağışı vardı. Ertesi gün de programlarımız söz konusuydu. Özellikle CHP, bu konuyu Adalet bakanı gitti, yanında baş savcı vardı, Hakimler savcılar Kurulu Başkan Vekili vardı. Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkan Vekili, sivaslı. Memleketinde, Adalet Bakanı ile beraber olmasından daha doğal ne olabilir ki? Gittiğim yerlerde CHP’li milletvekilleri karşılamada bulunuyor. CHP’li belediyelere ziyarette bulunuyorum. Bizde parti ayrımı söz konusu olmaz. Hiçbir ayrım yapmadan herkesi programa davet ediyoruz. Sivas’ta da il protokolü ile bulunduğumuz ortamı maalesef, sanki yargı bağımsızlığına aykırı bir durum varmış, bir e işte parti devleti. Arkadaşlar parti devletinin ne olduğunu bu millet hiç bir zaman unutmaz. 27 Mayıs ihtilalini bu ülkeye yıllarca Demokrasi ve Anayasa Bayramı diye kutlatan partinin, Yassıada zihniyetinin bize ’parti devleti’ dersi vermeye hakkı ve haddi de olamaz. Burada yargı bağımsızlığı ile ilgili eleştiriler noktasında, neden bu kadar CHP yöneticilerinin telaşlı olduklarını bu millet çok biliyor. Onlar rahatsız. Onların hukuk devleti anlayışı ile bizim hukuk devleti anlayışımız çok farklı.Onların hukuk devleti anlayışı 27 Mayıs Hukuk Devleti, 27 Mayıs Yargısıdır. Adnan Menderesi asan yargıdır. Onların huku devletinde yargı bağımsızlığından anladıkları, 28 Şubat yargısıdır. Biz yargıyı birilerinin arka bahçesi olmaktan çıkardık. Milletin yargısı haline getirdik. Yargımiz milli iradeye saygı duyan, darbecilerin değil, milletin yanında olan hale geldi. Bunlar hazmedilemiyor. Başta CHP genel başkanı olmak uzere yaptikları açıklamalara baktığınızda bir telaş var, sıkışmışlığın göstergesi. Yargı yolsuzluktan hesap sormasın istiyorlar. Rüşvetten, rüşvetçiden hesap sormasın istiyorlar. Yargı artık vesayetçiye de geçit vermez. Yargı milletin adına tüyü bitmemişin hakkını yiyenden, hırsızlık yapandan, yolsuzluk yapandan hesap sorar. CHP’nin rahatsızlığı budur. Bu nedenle bizim Sivas’a gidip yaptığımız paylaşımdan yola çıkarak, yargı üzerine özellikle yargı mensuplarımıza hakaret ederek, tehdit ederek, bir takım mana çıkararak, açıklamalar yapmak beyhudedir. Bunları konuşmaya bile gerek yok. Türk yargısı bağımsız ve tarafsız. Hiç bir yerden talimat almadan Anayasa kanun ve vicdanına göre, millet adına görev yapar. Eski yargı sistemi yoktur’’ diye konuştuYılmaz Tunç, açıklamalarından ardından Bartın Otomobilciler ve Şoförler Esnaf Odası Kongresi ’ne katıldı
Samsun’da "Ev Sahibi Türkiye" Kura Çekim Töreni
31 Ocak 2026 Cumartesi - 13:32 Samsun’da "Ev Sahibi Türkiye" Kura Çekim Töreni Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Samsun’da "Ev Sahibi Türkiye" Kura Çekim Töreni’ne katıldı. Bakan Kurum törende yaptığı konuşmada CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in eleştirilerine cevap vererek, "Çek senet işlerini siz iyi bilirsiniz Özgür Bey. Baklava kutularını da siz iyi bilirsiniz" ifadelerini kullandı. Samsun Büyükşehir Belediyesi Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon’da "500 Bin Sosyal Konut / Ev Sahibi Türkiye Kura Çekimi Töreni"ne düzenlendi. Törende konuşan Bakan Murat Kurum, Samsun’daki yatırımlar hakkında bilgi vererek, "Bugüne kadar Samsun’da TOKİ’miz eliyle yaklaşık 66 milyar liralık yatırım gerçekleştirdik. 15 binden fazla konutu şehrimize kazandırdık. Devasa bir alanda 3 millet bahçesiyle şehrimize yeni yaşam alanları açtık. İnşallah Bafra Millet Bahçemizi de çok kısa süre sonra hizmete alacağız. Ama tabii durmuyoruz. 81 ilimizde olduğu gibi sizleri de heyecanlandıran Yüzyılın Konut Projesi ile şehrimize kazandıracağımız 6 bin 397 konutumuzun kuralarını bugün çekiyoruz. Bu konutlarımızın 3 bin 750’sini Samsun merkezde, 150’sini Alaçam’da, 100’ünü Asarcık’ta, 120’sini Ayvacık’ta, 500’ünü Bafra’da, 300’ünü Çarşamba’da, 140’ını Havza’da, 150’sini Kavak’ta, 142’sini Ladik’te, 125’ini 19 Mayıs’ta, 120’sini Salıpazarı’nda, 300’ünü Terme’de, 450’sini Vezirköprü’de ve 50’sini ise Yakakent’te inşa edeceğiz. Konutlarımızı şehrimizin tüm ilçelerini kapsayan adil ve dengeli bir planlamayla inşa edileceğini özellikle ifade etmek istiyorum. Yani biz, Samsun’da sadece belli bir noktaya değil; merkezinden en uç ilçesine kadar herkes için konut üretiyoruz. Üstelik yalnızca konut da yetinmiyoruz. Geçmişimizden aldığımız ilhamla, komşuluğu yaşatan, dayanışmayı güçlendiren 500 mahalle konağıyla sosyal hayatı da yeniden inşa ediyoruz. ‘Ev Sahibi Türkiye’ hedefimiz doğrultusunda, Allah’ın izniyle hiçbir vatandaşımızı geride bırakmıyoruz" dedi. Bakan Kurum şöyle devam etti: "Bu salonu dolduran coşku, gözlerinizdeki umut, yüreklerinizdeki sevinç; bizlere şunu açıkça gösteriyor: Milletimiz inandığında, devletine güvendiğinde, hiçbir hedef ulaşılmaz değildir. Burada yaşadığımız bu an, yalnızca bir kura çekiminin heyecanı değil; yılların emeğine, sabrına ve kararlılığına hep birlikte şahitlik ettiğimiz tarihi bir buluşmadır. Çünkü Türkiye, yaşadığı her imtihan ve zorluktan daha da güçlenerek çıkan bir ülkedir. Son yıllara ülkemiz sellerden, yangınlara, salgınlardan, depremlere kadar birçok afetle sınandı. Ama hamdolsun hiçbir afette milletimizi çaresiz ve kimsesiz bırakmadık. 6 Şubat 2023’te yaşadığımız ‘Asrın Felaketi’ olarak kayıtlara geçen deprem afeti ile 11 ilimiz ne yazık ki derin bir acı ile sarsıldı. 14 milyon insanımız doğrudan 86 insanımız dolaylı olarak bu afetten etkilendi. Açıkçası dünya ve Cumhuriyet tarihinin en büyük felaketlerinden birini yaşadık. Milletçe derin yaralar aldık ama asla karamsarlığa kapılmadık, asla ümitsizliğe düşmedik, milletimizle omuz vererek ‘Asrın Dayanışması’ ile yaralarımızı birlikte sardık. Ve dünyada hiçbir ülkeye nasip olmamış bir hız ve yöntemle ‘Asrın İnşa’ sürecini başlattık. Bu büyük seferberlikle sadece yaralarımızı sarmadık; aynı zamanda millet olarak ne kadar güçlü olduğumuzu tüm dünyaya bir kez daha gösterdik. 200 bin mimarımızla, mühendisimizle, işçimizle; gece gündüz demeden afetzede kardeşlerimizi bir an önce sıcak yuvalarına kavuşturmak için 7 gün 24 saat çalıştık. Rekor bir hızla saatte 23, günde 550 konut ürettik. Ve Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle Hatay’ımızda büyük bir gurur ve onurla tamı tamına 455 bin 357 yeni yuvamızı destansı bir kararlılıkla depremzede kardeşlerimize armağan ettik. 11 ilde bu kadar konutu eş zamanlı yapmak, bir Avrupa ülkesi büyüklüğündeki alanı yeniden inşa etmek Türkiye dışındaki hiçbir ülkenin altından kalkacağı bir iş değildir. Hamdolsun, biz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde alnımızın akıyla verdiğimiz her sözü yerine getirdik. Bugün deprem bölgesinde milyonlarca vatandaşımız, yuvasının ve iş yerinin kapısının anahtarını ‘Bismillah’ diyerek açıyor. Bakın biz bu çalışmaları yaparken sadece konut ve iş yeri yapmadık. Parklarıyla, kent meydanlarıyla, millet bahçeleriyle, okullarıyla, camileriyle, alt ve üstyapısıyla bir şehir, bir hayat, bir umut, bir gelecek inşa ettik. İşte bu yüzden diyoruz ki: Asrın İnşası, Türkiye’nin Başarısıdır." Konuşmasında CHP Lideri Özel’in eleştirilerine cevap veren Bakan Kurum, şunları söyledi: "AK Parti, 24 yıldır Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; söz verip unutanların değil, söz verip bu sözleri yerine getirenlerin adıdır. Biz deprem bölgesinde 455 bin konutu teslim etmek için gece gündüz çalışırken, biz 500 bin sosyal konut seferberliğini başlatırken, maalesef muhalefet yine aynı yerde durdu: Laf üretti, algı üretti, engel olmaya çalıştı. Taş üstüne taş koymadı, sadece yapılanı karaladı. Ve o muhalefet deprem bölgesine bir çivi çakmadığı yetmiyormuş gibi, şimdi 200 bin işçimizin emeğini görmezden geliyor, deprem konutları ve kentsel dönüşüm üzerinden şahsımı ve hükümetimizi eleştiriyor. Özgür Özel’e buradan açıkça soruyorum; kentsel dönüşüme kim karşı çıkıyor? Kentsel dönüşüme rantsal dönüşüm diyerek siyaset uğruna milletimizin can güvenliğini kim hiçe sayıyor? Hatay’da, İstanbul’da, Esenler’de, Beykoz’da kentsel dönüşümü engellemeye çalışan sizler değil misiniz? Belediye başkanlarına bir sor bakalım, hangisi kentsel dönüşüm yapacağız demiş de engel olmuşuz? Bir tane söyle ya! Soru soruyoruz yanlış anlıyor, cevap veriyoruz işine gelmiyor. Sadece çarpıtıyor. Deprem bölgesine gelince 455 bin konut Özgür bey’in hayalinin bile yetişemeyeceği bir proje Onun için sanıyordu ki; 11 ilimizdeki konutlar hiç bitmeyecek. Vatandaşlarımıza anahtarları teslim edince panikledi. Ne yapacağını şaşırdı. Şimdi de akılalmaz laflarla milletimizin aklını karıştırmaya çalışıyor, boş senet imzalatıyorlar diyerek vatandaşımızı huzursuz ediyor. Çek senet işlerini siz iyi bilirsiniz Özgür bey! Siz baklava kutularını da iyi bilirsiniz! Milletimiz de bizi İzmir’den, Elazığ’dan, Bozkurt’tan, Manavgat’taki hizmetlerimizden iyi bilir. Biz milletimizin hayrına olmayan hiç bir işi yapmayız. Biz insanımızı mağdur etmeyiz. Bu 11 ilimizde de böyle olacak. Evlerimiz vatandaşımızı zorlamadan uygun koşullarla, faizsiz, sabit fiyatla sunulacak. Sana tavsiyem. Bu konulara girme! Bu sular senin suların değil, bu saha senin sahan değil, proje işleri senin işin değil. Anlayana bir cümle yeter, anlamayana bin kelime yetmez, derler. Onlar ne anlarsa anlasın ne derse desin biz bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da milletimizin gönlüne girmeye, ülkemiz için eser üretmeye, çalışmaya, refahı artırmaya devam edeceğiz." Programa, Samsun Valisi Orhan Tavlı, AK Parti Samsun Milletvekilleri Mehmet Muş, Yusuf Ziya Yılmaz, Çiğdem Karaaslan Orhan Kırcalı, Ersan Aksu, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, kaymakamlar, belediye başkanları, siyasi partilerin il başkanları ve vatandaşlar katıldı.
Dışişleri Bakanlığı: "BM Barış Gücü’nün görev süresi uzatılırken Kıbrıs Türk tarafının rızasının bu defa da alınmaması, BM’nin yerleşik uygulama ve ilkelerine aykırıdır"
31 Ocak 2026 Cumartesi - 12:23 Dışişleri Bakanlığı: "BM Barış Gücü’nün görev süresi uzatılırken Kıbrıs Türk tarafının rızasının bu defa da alınmaması, BM’nin yerleşik uygulama ve ilkelerine aykırıdır" Dışişleri Bakanlığı tarafından "BM Barış Gücü’nün görev süresi uzatılırken Ada’daki egemen eşit iki halktan biri olan Kıbrıs Türk tarafının rızasının bu defa da alınmaması, BM’nin yerleşik uygulama ve ilkelerine aykırıdır" açıklamasında bulunuldu. Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs Adası’nda konuşlu Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü’nün görev süresinin, 30 Ocak 2026 tarihli ve 2815 (2026) sayılı BM Güvenlik Konseyi kararıyla bir yıl daha uzatılma kararına ilişkin açıklama yaptı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada KKTC tarafından yapılan açıklamanın desteklendiği belirtilerek, "BM Barış Gücü’nün görev süresi uzatılırken Ada’daki egemen eşit iki halktan biri olan Kıbrıs Türk tarafının rızasının bu defa da alınmaması, BM’nin yerleşik uygulama ve ilkelerine aykırıdır. Barış Gücü’nün KKTC topraklarındaki faaliyetlerini KKTC makamlarının iyi niyetli yaklaşımı sayesinde sürdürebilmekte olduğunun altını çiziyoruz" denildi. Açıklamada, söz konusu faaliyetlerin devamı için hukuki bir zeminin en kısa sürede tesis edilmesinin elzem olduğunu vurgulanırken, gerçekleşmeme durumunda KKTC makamlarınca atılacak adımlar, Anavatan ve Garantör Türkiye’nin tam desteğine sahip olacağı ifade edildi. Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Anılan kararda, Ara Bölge’deki Pile köyündeki Kıbrıslı Türklerin vatanları KKTC’ye doğrudan erişebilmesini hedefleyen insani bir proje olan ve BM’nin Kıbrıs Türk tarafıyla vardığı mutabakatın bu konuda herhangi bir söz sahibi olmayan Rumların baskısı sonucunda Barış Gücü tarafından uygulanmaması nedeniyle halen tamamlanmayı bekleyen Yiğitler-Pile yolu yapım çalışmalarına, tarafsızlıktan uzak bir dille atıf yapılmaya devam edilmektedir. Aynı zamanda kararda, Kıbrıs Rum tarafının başta Astromerit-Evrihu otoyolu ve Pile bölgesinde inşa edilen üniversite gibi her geçen gün sayısı artan ve BM Barış Gücü tarafından ısrarla göz yumulan Ara Bölge ihlallerine yer verilmemesini esefle kınıyoruz. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin egemenliğinin Ada’nın kuzeyine uzanmadığı gibi Ara Bölge’yi de herhangi bir şekilde kapsamadığına dikkat çekiyoruz. Kıbrıs Adası’nda yarım asırdır barışı temin eden unsurun BM Barış Gücü değil, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin mevcudiyeti ve Türkiye’nin etkin garantisi olduğu dikkate alındığında, idaresi altında bulunan Ara Bölge’de iki tarafa adil ve dengeli bir yaklaşım dahi sergilemeyen BM Barış Gücü’nün varoluş gerekçesi hakkında zihinlerde ciddi soru işaretleri oluşmaktadır. Güvenlik Konseyi’nin kararında Kıbrıs meselesinin çözümüne yönelik olarak on yıllar boyunca denenmiş ve başarısızlığı her defasında görülmüş yöntemlere atıfta bulunulmaya devam edilmesi çözüm çabalarına hiçbir fayda sağlamamaktadır. Dahası, meseleye Ada’daki gerçekler temelinde adil, kalıcı ve sürdürülebilir çözüm bulunabilmesini geciktirmektedir. BM Güvenlik Konseyi’ni, Ada’daki iki tarafa eşit muamele sergilemeye ve çözüm için artık samimiyetle çaba sarf etmeye çağırıyoruz." "BM Güvenlik Konseyi’ni Ada’daki iki komşu devletin refahın ileri taşınacağı bir geleceğin önünü açmaya davet ediyoruz" Kıbrıs meselesinin en gerçekçi çözümünün, Ada’daki iki devletin bir arada var olmasından geçmek olduğu ifade edilirken, "BM Güvenlik Konseyi’ni ve uluslararası toplumu bu gerçeği kabul etmeye, Kıbrıslı Türklerin özden gelen hakları olan egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünü tescil etmeye ve Ada’daki iki komşu devletin yakın iş birliğiyle şekillenecek, bölgesel istikrar, kalkınma ve refahın ileri taşınacağı parlak bir geleceğin önünü açmaya davet ediyoruz" denildi.
Alkayış: "Siyasi partiler demokrasimizin vazgeçilmez unsurlarıdır"
31 Ocak 2026 Cumartesi - 10:52 Alkayış: "Siyasi partiler demokrasimizin vazgeçilmez unsurlarıdır" AK Parti Teşkilat Başkan Yardımcısı ve Adıyaman Milletvekili Mustafa Alkayış, Adıyaman temasları kapsamında siyasi parti il başkanlıklarını ziyaret ederek değerlendirmelerde bulundu. Milletvekili Mustafa Alkayış, Cumhuriyet Halk Partisi Adıyaman İl Başkanı Engin Doğan, Saadet Partisi Adıyaman İl Başkanı Haşim Asnuk, Milliyetçi Hareket Partisi Adıyaman İl Başkanı Ali Önat, Yeniden Refah Partisi Adıyaman İl Başkanı İsmail Demir ve Büyük Birlik Partisi Adıyaman İl Başkanı Basri Atçı ile bir araya geldi. Ziyaretlerde Alkayış’a; AK Parti Adıyaman İl Başkanı Ekrem Çadır, Merkez İlçe Başkanı Mehmet Fatih Olgun, Gençlik Kolları Başkanı Hasan Ünsal ve teşkilat mensupları eşlik etti. Ziyaretlere ilişkin açıklamalarda bulunan Mustafa Alkayış, "Siyasi partiler, halk iradesinin siyasal sisteme yansıdığı; farklı düşüncelerin, görüşlerin ve yaklaşımların temsil edildiği demokrasimizin temel unsurlarıdır. Bu yönüyle siyasi partiler birbirlerinin düşmanı değil, millete hizmet yarışında rakibidir. Siyasi rekabet; ayrıştıran bir dil üzerinden değil, hizmeti ve çözümü esas alan bir anlayışla yürütülmelidir. Adıyaman’ımız; iyi günde de zor günde de bir araya gelmeyi bilen, kardeşlik hukukunu güçlü şekilde yaşatan müstesna şehirlerimizden biridir" dedi. Gerçekleştirilen ziyaretlerde il başkanları ve teşkilat mensuplarının görüş, talep ve değerlendirmelerini dikkatle dinlediklerini belirten Alkayış, "Karşılıklı istişare anlayışıyla hem yürüttüğümüz çalışmaları paylaştık hem de yapıcı eleştiri ve önerileri değerlendirme imkanı bulduk. Bu temasların Adıyaman’ımıza, demokrasimize ve toplumsal birlikteliğimize katkı sunmasını temenni ediyorum" diye konuştu.
CHP Genel Başkanı Özel’den Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan’a ziyaret
30 Ocak 2026 Cuma - 20:30 CHP Genel Başkanı Özel’den Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan’a ziyaret Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ı ziyaret etti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve beraberindeki heyet, Yeniden Refah Partisi’nin 3’üncü Olağan Büyük Kongresi’nde yeniden genel başkan seçilen Fatih Erbakan’ı ziyaret etti. Görüşmenin ardından açıklama yapan Özgür Özel, "Özellikle hep birlikte dile getirip mücadele ettiğimiz en düşük emekli maaşının 20 bin lira olması, ortalama emekli maaşının 23 bin lira olması ve emeklilerin yoksullukta birleştirilmiş olmaları. Aynı zamanda asgari ücretteki zorluklar, çiftçilerin, tarımla ve hayvancılıkla uğraşanların yaşadığı sıkıntıları konuştuk. Toplantımızın ana gündemi, Türkiye’deki vatandaşın gündemi neyse oydu" şeklinde konuştu. Parti olarak toplumun sorunlarını çözmek adına çalışmalar yürüttüklerini söyleyen Özel, "Bir yandan mücadeleyi sürdürürken, bir yandan toplumun beklentilerine yönelik hem eleştirilerini hem de gördüğü sorunlara yönelik çözüm önerilerini Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi üzerinden bir pozitif gündemle üretiyor ve sahada çalışıyor. Bu konuda genel başkanımıza partimizin çalışmalarıyla ilgili bilgi arz ettim" ifadelerini kullandı. "İftiraya ve şantaja direnenler namusuyla Silivri’de yatıyorlar" Özel, Aydın Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun kendisi hakkında suç duyurusunda bulunmasına ilişkin şunları söyledi: "Biz çok sert tepki gösterdik Aydın’da. Bin pişman oldu. İnsan içine çıkamayacak haldedir. Geçen gün de kendisinin durumunu söylediğimde kurnaz ya hakkımda suç duyurusunda bulunmuş. Dokunulmazlık var ya. Suç duyurusu orada durur, yıllarca durur. Günü geldiğinde de mahkeme olduğunda zaten ben iktidardaysam Özlem Çerçioğlu hakkında edinilen bilgi ve belgeleri verecek mahkeme bulurum. Onun dediği mahkemeye vermem. Dokunulmazlık var, hakkımda suç duyurusunda bulunuyor. Neden dava açmıyorsun? Mesela bir tazminat davası açsaydın da görseydim. Mahkeme bana deseydi ki ‘Özlem Çerçioğlu hangi faturasını Aziz İhsan Aktaş’a ödetmiş? Ben de ‘İftira atmadım efendim, işte faturası burada’ deseydim. Madem öyle bir şey yapacak Özlem Çerçioğlu, bunu ibret-i alem olsun diye söylüyorum. Kendisine güvenen, ahlakına güvenen, temiz belediyecilik yaptığına güvenen, iftiraya ve şantaja direnenler namusuyla Silivri’de yatıyorlar." "Emeklilerin gözlerindeki öfke ve kızgınlık, bundan önce hiç şahit olmadığımız boyutta" Özel, eski AK Parti Milletvekili Şamil Tayyar’ın "Eğer emekli sorunu aşılamazsa, emeklilerin öfkesi sandıkta Hiroşima etkisi yapar" sözleri hakkında şunları söyledi: "Emekliler elleri nasırlı, dirsekleri çürümüş, gözlük camları büyümüş ve ‘Sen emekli ol. Bundan sonra biz sana bakacağız’ denmiş. O emekliye şimdi bu ülkede tarihte görülmemiş bir haksızlık yapılıyor. ‘20 bin lirayla geçinin’ diyorlar emeklilere. O yüzden Şamil Tayyar’la aynı görüşteyim. Şamil Tayyar da demek ki sahayı okuyabiliyor. İktidar partisinde sahayı okuyamayanlar var. Okuyup da susanlar var. Bir de yavaş yavaş sahadaki öfkeyi görüp söylemeye başlayanlar oldu. Şamil Bey’i de bunlardan bir tanesi olarak değerlendirdim açıklamasını ben de gördüğümde. Emeklilerin gözlerindeki öfke ve kızgınlık, bundan önce hiç şahit olmadığımız boyutta." Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ise, "Görüşmemizde paylaşımda adalet meselesi özellikle gündeme geldi. Türkiye’de ciddi bir paylaşımda adaletsizlik sorunu olduğu, maalesef gelir ve servet dağılımında adaletsizliğin had safhada olduğu, borç, faiz, zam, vergi ekonomisinin Türkiye’de milyonlarca emekçiyi, emekliyi, asgari ücretliyi, çiftçiyi ve küçük esnafı mağdur ettiğini görüşmemizde ele aldık" diye konuştu.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Acar: "2028 yılı bizim en kolay geçireceğimiz seçim"
30 Ocak 2026 Cuma - 20:27 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Acar: "2028 yılı bizim en kolay geçireceğimiz seçim" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Acar, "Tüm dünyada en çok sevilen liderden, gönül bağı olan bir kişiden bahsediyoruz. 2,5 milyar nüfusu temsil eden müslüman dünyasının, ümmetin diye ifade edebileceğimiz bir lideri var. Dolayısıyla çok uzaklara gitmeye gerek yok. 2028 yılı bizim en kolay geçireceğimiz seçim olacak Allah’ın izniyle" dedi. Acar, Erzincan’da düzenlenen Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, "Önümüzde zorlu bir mücadele daha var. 2028’de yine bir seçim ve tezviratla asla hak etmedikleri bu millete çıkıp meydanlarda, gördüğünüz gibi hiçbir iddiası, memleket için derdinin hiç asla gündemine dahi alınmadığı Silivri’deki yolsuzlukla itham edilen ve iddianamelerin de ortada olduğu bir sürü ithama cevap vermek yerine sadece ve sadece ana muhalefet partisinin, bir adamın arkasından Silivri’ye bakmasının sonucuyla gidilen bir seçimden bahsediyoruz. Burada işimiz yine kendimizi anlatmak üzerine çok zor olacak. Tezviratlara, yalana, yolsuzluğa karşı mücadelemizi sürdüreceğiz" diye konuştu. 2028 seçimlerinde en kolay geçirecekleri seçim olacağını söyleyen Acar, "Liderimiz belli, vatandaşa dokunmuşuz. Anadolu’nun bizatihi kendisi olmuşuz. Zaten böyle bir durumu doğru şekliyle anlatabiliyorsak ne ala. Cumhurbaşkanımız tekrar tekrar anlatmamızı tavsiye ediyor. Anlatacak çok şeyimiz var. ’Durmak yok yola devam’ın bir karşılığı var. ’Yaparsa AK Parti yapar’ın bir anlamı var. Tabii ki kusursuz değiliz. Beşeriz, hatalarımız, eksiklerimiz muhakkak var. Bunları tamamlamak için başımızda çok üst düzeyde bir profile ulaşmış olan, çok tecrübeli bir liderimiz var. Sadece bunu anlatmamız kafi. Tüm dünyada en çok sevilen liderden, gönül bağı olan bir kişiden bahsediyoruz. 2,5 milyar nüfusu temsil eden Müslüman dünyasının, ümmetin diye ifade edebileceğimiz bir lideri var. Dolayısıyla çok uzaklara gitmeye gerek yok. 2028 yılı bizim en kolay geçireceğimiz seçim olacak Allah’ın izniyle" şeklinde konuştu. Acar, konuşmasının ardından AK Partiye yeni katılan kişilere rozetlerini taktı. AK Parti Erzincan İl Başkanı Alpay Kabadayı tarafından Acar’a hediye takdim edildi. Programa, Erzincan Koordinatörü AK Parti Rize Milletvekili Harun Mertoğlu, AK Parti Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman, AK Parti Tanıtım ve Medya Başkan Yardımcıları ve partililer katıldı. İlk programın ardından Acar, Erzincan Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret etti. Ziyarette konuşan Acar, "AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanı olarak ulusal ve yerel basının yaşamış olduğu sıkıntıların farkındayız. Bizler, basın mensuplarımızın mesleklerini daha sağlıklı şartlar altında icra edebilmeleri, haklarının güçlendirilmesi, tüm sorunlarının giderilmesi noktasında sorumluluk almaya devam edeceğiz. Daha güçlü, daha nitelikli ve daha etkin bir medya ortamının oluşmasına da bundan önce yaptığımız gibi katkı sunmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Başkan Doğan’dan memnuniyet oranı yüzde 62,3 olarak ölçüldü
30 Ocak 2026 Cuma - 20:14 Başkan Doğan’dan memnuniyet oranı yüzde 62,3 olarak ölçüldü Samsun Büyükşehir Belediye(SBB) Başkanı Halit Doğan, 2025 yılı kamuoyu eğilim araştırmasında yüzde 62,3 oranında vatandaş memnuniyetiyle öne çıktı. KODAR Anket, "Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı 2025 Yılı Kamuoyu Eğilim Araştırma Raporu"nu paylaştı. Kasım 2025 döneminde gerçekleştirilen araştırmaya göre, Samsun Büyükşehir Belediyesi hizmetlerinden memnun olduğunu belirten vatandaşların oranı yüzde 62,3 olarak ölçüldü. Çalışmada, Halit Doğan’ın yeniden aday olması halinde oy vereceğini ifade edenlerin oranı ise kararsızlar dağıtılmadan yüzde 58,9’a ulaştı. 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimleri’nde Halit Doğan yüzde 42,3 oy oranıyla seçimi kazanırken, seçimden kısa süre önce 22 Mart 2024’te yapılan anket çalışmasında bu oran yüzde 43,7 olarak ölçüldü. Seçim sonrası süreçte belediye hizmetlerine yönelik algının güçlendiği, memnuniyet verilerine de yansıdı. Araştırma kapsamında 2025 yılı CSI Hizmet Memnuniyet Endeksi 72,2 olarak belirlenirken, SERVQUAL hizmet kalite skoru 5 üzerinden 3,61 olarak hesaplandı. Veriler, Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin hizmet kalitesine yönelik algının olumlu yönde seyrettiğini ortaya koydu. Araştırma, anket firması tarafından Samsun’un 17 ilçesinde toplam 5 bin 610 kişiyle yüz yüze ve hibrit (F2F–CATI) yöntem kullanılarak gerçekleştirildi. Çalışma yüzde 95 güven aralığında ve artı-eksi yüzde 1,3 hata payıyla yapıldı.
Başkan Kul: "Şehrimizin önümüzdeki 100 yılını planlayan dev adımlarla geliyoruz"
30 Ocak 2026 Cuma - 19:51 Başkan Kul: "Şehrimizin önümüzdeki 100 yılını planlayan dev adımlarla geliyoruz" AK Parti İlçe Danışma Meclisi toplantısında teşkilat mensuplarıyla bir araya gelen Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, "Büyük değişim yakında başlayacak. Günübirlik çözümlerle değil, şehrimizin önümüzdeki 100 yılını planlayan dev adımlarla geliyoruz. Çok yakında Terme’de yaşanacak bu dönüşümü herkes kendi gözleriyle görecek" dedi. AK Parti Terme İlçe Danışma Meclisi ve Mahalle Başkanları toplantısı; Belediye Başkanı Şenol Kul, İl Başkan Yardımcısı ve İlçe Koordinatörü Murat Yurt, AK Parti Terme İlçe Başkanı İsa Baş ve teşkilat mensuplarının katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda belediyenin Terme’nin "Belediyecilik" vizyonunu anlatan Başkan Kul, Terme’nin sadece bugününe değil, gelecek nesillerine miras kalacak projelerin hazırlık aşamasında olduğunun altını çizdi. Belediyecilik anlayışlarının temelinde vefa ve sadakatin yattığını belirten Başkan Kul, "Bizim belediyecilik anlayışımız; milletine sevdalı, memleketine vefalı, devletine sadık bir hizmet anlayışıdır. Terme’yi büyütürken değerlerimizi koruyan, geçmişten aldığımız güçle geleceği inşa eden bir iradeyle yolumuza devam ediyoruz. Şehrimizin her mahallesinde, her sokağında hemşehrilerimizin hayatını kolaylaştıran adımlar atmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Yürütülen tüm projelerde ortak aklın ve toplumsal faydanın esas alındığını kaydeden Kul, "Bu şehir için kişisel menfaat değil, gençlerimizin ve çocuklarımızın geleceği için çalışıyoruz. Terme’yi ortak akılla, dayanışmayla büyüteceğiz. Amacımız; modern, planlı, doğayla barışık ve yaşanabilir bir Terme oluşturmak. Terme’nin önünü kapatmak değil, tam tersine; geleceğe güvenle bakan bir şehir haline getirmek istiyoruz" diye konuştu. Konuşmasında önümüzdeki günlerde Terme’nin çehresini derinden etkileyecek müjdelerin hayata geçeceğine dair önemli ipuçları veren Başkan Kul, "Terme’de her günü ihtiyaca yönelik çalışmaya ve eksikleri tamamlamaya ayırıyoruz. Ancak bizim asıl hedefimiz şehrimizi bir adım daha ileriye taşımak değil, adeta bir çağ atlatmaktır. Önümüzdeki günlerde şehrimizi derinden etkileyecek, dönüşümü ve değişimi bizzat hissettirecek hamlelerimiz olacak. Yakın zamanda bu değişim başlayacak ve Terme’deki bu yeni dönemi herkes kendi gözleriyle görecek" ifadelerini kullandı.