POLİTİKA - 31 Ocak 2026 Cumartesi 12:23

Dışişleri Bakanlığı: "BM Barış Gücü’nün görev süresi uzatılırken Kıbrıs Türk tarafının rızasının bu defa da alınmaması, BM’nin yerleşik uygulama ve ilkelerine aykırıdır"

A
A
A
Dışişleri Bakanlığı: "BM Barış Gücü’nün görev süresi uzatılırken Kıbrıs Türk tarafının rızasının bu defa da alınmaması, BM’nin yerleşik uygulama ve ilkelerine aykırıdır"

Dışişleri Bakanlığı tarafından "BM Barış Gücü’nün görev süresi uzatılırken Ada’daki egemen eşit iki halktan biri olan Kıbrıs Türk tarafının rızasının bu defa da alınmaması, BM’nin yerleşik uygulama ve ilkelerine aykırıdır" açıklamasında bulunuldu.


Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs Adası’nda konuşlu Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü’nün görev süresinin, 30 Ocak 2026 tarihli ve 2815 (2026) sayılı BM Güvenlik Konseyi kararıyla bir yıl daha uzatılma kararına ilişkin açıklama yaptı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada KKTC tarafından yapılan açıklamanın desteklendiği belirtilerek, "BM Barış Gücü’nün görev süresi uzatılırken Ada’daki egemen eşit iki halktan biri olan Kıbrıs Türk tarafının rızasının bu defa da alınmaması, BM’nin yerleşik uygulama ve ilkelerine aykırıdır. Barış Gücü’nün KKTC topraklarındaki faaliyetlerini KKTC makamlarının iyi niyetli yaklaşımı sayesinde sürdürebilmekte olduğunun altını çiziyoruz" denildi.


Açıklamada, söz konusu faaliyetlerin devamı için hukuki bir zeminin en kısa sürede tesis edilmesinin elzem olduğunu vurgulanırken, gerçekleşmeme durumunda KKTC makamlarınca atılacak adımlar, Anavatan ve Garantör Türkiye’nin tam desteğine sahip olacağı ifade edildi.


Açıklamada şu ifadeler yer aldı:


"Anılan kararda, Ara Bölge’deki Pile köyündeki Kıbrıslı Türklerin vatanları KKTC’ye doğrudan erişebilmesini hedefleyen insani bir proje olan ve BM’nin Kıbrıs Türk tarafıyla vardığı mutabakatın bu konuda herhangi bir söz sahibi olmayan Rumların baskısı sonucunda Barış Gücü tarafından uygulanmaması nedeniyle halen tamamlanmayı bekleyen Yiğitler-Pile yolu yapım çalışmalarına, tarafsızlıktan uzak bir dille atıf yapılmaya devam edilmektedir. Aynı zamanda kararda, Kıbrıs Rum tarafının başta Astromerit-Evrihu otoyolu ve Pile bölgesinde inşa edilen üniversite gibi her geçen gün sayısı artan ve BM Barış Gücü tarafından ısrarla göz yumulan Ara Bölge ihlallerine yer verilmemesini esefle kınıyoruz. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin egemenliğinin Ada’nın kuzeyine uzanmadığı gibi Ara Bölge’yi de herhangi bir şekilde kapsamadığına dikkat çekiyoruz. Kıbrıs Adası’nda yarım asırdır barışı temin eden unsurun BM Barış Gücü değil, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin mevcudiyeti ve Türkiye’nin etkin garantisi olduğu dikkate alındığında, idaresi altında bulunan Ara Bölge’de iki tarafa adil ve dengeli bir yaklaşım dahi sergilemeyen BM Barış Gücü’nün varoluş gerekçesi hakkında zihinlerde ciddi soru işaretleri oluşmaktadır. Güvenlik Konseyi’nin kararında Kıbrıs meselesinin çözümüne yönelik olarak on yıllar boyunca denenmiş ve başarısızlığı her defasında görülmüş yöntemlere atıfta bulunulmaya devam edilmesi çözüm çabalarına hiçbir fayda sağlamamaktadır. Dahası, meseleye Ada’daki gerçekler temelinde adil, kalıcı ve sürdürülebilir çözüm bulunabilmesini geciktirmektedir. BM Güvenlik Konseyi’ni, Ada’daki iki tarafa eşit muamele sergilemeye ve çözüm için artık samimiyetle çaba sarf etmeye çağırıyoruz."


"BM Güvenlik Konseyi’ni Ada’daki iki komşu devletin refahın ileri taşınacağı bir geleceğin önünü açmaya davet ediyoruz"


Kıbrıs meselesinin en gerçekçi çözümünün, Ada’daki iki devletin bir arada var olmasından geçmek olduğu ifade edilirken, "BM Güvenlik Konseyi’ni ve uluslararası toplumu bu gerçeği kabul etmeye, Kıbrıslı Türklerin özden gelen hakları olan egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünü tescil etmeye ve Ada’daki iki komşu devletin yakın iş birliğiyle şekillenecek, bölgesel istikrar, kalkınma ve refahın ileri taşınacağı parlak bir geleceğin önünü açmaya davet ediyoruz" denildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Aydın’ın yöresel lezzeti kedirgen ve sarmaşıklar pazar tezgahlarını süslemeye başladı Aydın dağlarında bahar mevsiminde doğada kendiliğinden çıkan, halk arasında acı ot diye de bilinen sarmaşık ve kedirgen otları pazar tezgahlarını süslemeye başlarken, sezonun ilk ürünleri bağı 150 TL’den satılıyor. Aydın’ın acı otu olarak bilinen sarmaşık ve kedirgenler, baharın gelmesiyle birlikte topraktan çıkarak yüzünü göstermeye başladı. Pek çok kişinin sağlık için tükettiği bu otlar bir yandan işsizlere iş olurken, diğer yandan da şehirde yaşayanların sofrasına aş oluyor. Yumurtalı ve yoğurtlu iki ayrı türde yemeği yapılan otlar, bu yıl yağışların da etkili olması ile birlikte dağlarda çıkmaya başladı. Aydın’ın yanı sıra Ege Bölgesi’nde de severek tüketilen kedirgen ve sarmaşıklar, kemik ağrılarından romatizmaya kadar bir çok hastalığa da iyi geldiği biliniyor. Pazar tezgahlarında yerini alan sezonun ilk otları, fiyatıyla toplayanı lezzetiyle de yiyeni mutlu ederken, sezonun ilk ürünleri bağı 150 TL’den satılıyor. Semt pazarlarında en çok ilgi gören sezonluk ürünler arasında yer alan kedirgen ve sarmaşık otlarını toplamasının zahmetli ama bir yandan da çok zevkli olduğunu ifade eden pazarcı Hayrullah Acar; "Aydın’ımızın meşhur otu olan kedirgen sezonumuz başladı. Bu hafta ilk kedirgenlerimizi getirdik. Kuşkonmaz olarak da bilinir ama yöremizin kedirgeni farklıdır. Dağlarda kendiliğinden yetişir. Yağmurlardan sonra baharda çıkar bu. Faydalı bir bitki. Bilhassa idrar yolları iltihabına çok faydalıdır. Çok faydalıdır. Dağlardan toplaması da bir o kadar zahmetlidir. Toplandığı yerler açısından zahmetli ama zevkli bir şey. Herkes yerini bulamaz ama toplayan bilir onu. Toplaması da çok zevkli olur. Bölgemizin önemli lezzetlerinden. İlk kedirgenleri satmaya başladık. Bağı 150 TL’den satıyoruz. Yağışlar devam ederse bunlar da olmaya devam edecek" dedi.