Son Dakika
|
Suudi Arabistan'dan İran'a: "Sabrımız sınırsız değil"
Okan Buruk: "Böyle bir mağlubiyet aldığımız için üzgünüm"
Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atama kararları Resmi Gazete’de
UEFA Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finalistler belli oldu
Galatasaray'dan Avrupa'ya buruk veda
Cinayete kurban giden taksicinin acılı kardeşi konuştu!
İran’da dünyanın en büyük doğal gaz sahasındaki rafinerilere saldırı
İstanbul Havalimanı’nda Ramazan Bayramı yoğunluğu
İsrail'in Lübnan saldırısında can kaybı 12'ye yükseldi
MSB açıkladı! Adana'ya yeni Patriot sistemi konuşlandırıldı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Usta sanatçı Orhan Gencebay tedavisinin ardından taburcu edildi
Suriye'de kimyasal silah kalıntılarının imhasına yönelik uluslararası görev gücü kuruldu
Büyükçekmece’de 3 katlı binada yangın paniği
İsrail: "Hamas’ın istihbarat komutanı Ebu Şaleh öldürüldü"
İran ve Hizbullah’ın İsrail saldırılarında can kaybı 17’ye yükseldi
Beykoz’da İETT otobüsü kaldırıma çarptı: 4 yaralı
Trump’tan İran’a Güney Pars doğalgaz sahası uyarısı
POLİTİKA
Beyağaç Merkez Çarşı Camii ibadete açıldı
19 Mart 2026 Perşembe - 18:00:07
Denizli’nin Beyağaç ilçesinde yapımı 2023 yılında başlayan Merkez Çarşı Camii, Arefe günü düzenlenen törenle kapılarını cemaate açtı. Denizli’nin Beyağaç ilçesinde yapımı tamamlanan Merkez Çarşı Camii, 19 Mart Perşembe Arefe günü düzenlenen törenle ibadete açıldı. 2023 yılının Haziran ayında yapımına başlanan camide çalışmaların tamamlanmasının ardından düzenlenen açılış programına ilçe protokolü ve çok sayıda vatandaş katıldı. Selçuklu ve Osmanlı mimarisinden izler taşıyan cami, estetik yapısı ve dikkat çeken detaylarıyla büyük beğeni topladı. Arefe gününde gerçekleştirilen açılış, vatandaşlar için ayrı bir anlam taşırken, birlik ve beraberlik mesajları verildi. İlçe merkezinde önemli bir ihtiyacı karşılayacak olan Merkez Çarşı Camii, Beyağaç’ın manevi hayatına önemli katkılar sunacak. Açılış törenine, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Beyağaç Kaymakamı Ramazan Cihangir, Beyağaç Belediye Başkanı Sezayi Pütün, Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, Kale Belediye Başkanı Erkan Hayla, Güney Belediye Başkanı Mehmet Ali Eraydın, Siyasi Parti İl ve İlçe Başkanları ve vatandaşlar katıldı. "Kıymetli olan da bu birlik ve beraberliktir" Camiinin açılışında konuşan Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, kendisinin de Beyağaçlı olduğunu hatırlatarak önemli ederin ilçeye kazandırılması adına Beyağaç Belediye Başkanı Sezayi Pütün’e teşşekür etti. Başkan Tatık konuşmasında, "Bugün gerçekten çok güzel bir gündeyiz. İslam dininin ve Peygamber Efendimizin sünnetinin birleştirici gücünü bugün burada hep birlikte görüyoruz. Bu caminin yapım sürecini hep beraber takip ettik, bugün de tamamlanmış haline birlikte şahitlik ediyoruz. Bakınız, burada hangi görüşten, hangi düşünceden olduğumuzun hiçbir önemi yok. Denizlili, Tavaslı, Beyağaçlı, Kaleli Hepimiz bir aradayız. Bu camide hepimizin emeği, katkısı ve duası var. İşte asıl kıymetli olan da bu birlik ve beraberliktir. Ben sizlerden özellikle şunu istirham ediyorum: Bu camide sadece açılış gününde değil, her zaman buluşalım. İnşallah hep birlikte güzel bir bayram namazında da burada saf tutalım. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi daim eylesin" ifadelerini kullandı. "Yarınlarımız için kalıcı eserler bırakmanın gayreti içerisindeyiz" Caminin yapımında emeği gecen herkesi tek tek teşekkür eden Beyağaç Belediye Başkanı Sezayi Pütün konuşmasında, "Bizler sadece bugün için değil, yarınlarımız için de kalıcı eserler bırakmanın gayreti içerisindeyiz. Bu camimiz de gelecek nesillere bırakacağımız en önemli miraslarımızdan birisidir. Rabbim bu güzel mabedimizi daim eylesin, içinde edilen duaları kabul buyursun. Birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi daima güçlendirsin. Bu vesileyle açılışımıza teşrif ederek bizleri onurlandıran tüm misafirlerimize teşekkür ediyor, hayırlara vesile olmasını diliyorum" dedi. Beyağaç’a yeni meydan müjdesi Beyağaç için önemli bir yapı olan Merkez Camisinin açılışında bulunmaktan mutluluk duyduğunu ifade eden Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, yaptığı açılış konuşmasında Beyağaçlı vatandaşlara yeni meydan müjdesi verdi. Başkan Çavuşoğlu, "Bugün gerçekten de Beyağaç’ta, hemşehrilerimizin huzurla ibadet edebileceği; birlik, beraberlik ve kardeşliğin sembolü olan bu güzel camimizin açılışında bulunmak bizler için büyük bir mutluluk ve gurur kaynağıdır. Burada yürütülen sürecin hem yakından takipçisi oluyor hem de tamamlanması için gereken desteği vermeye devam ediyoruz. İnşallah bundan sonraki süreçte de ilçemize değer katacak projeleri hayata geçirmeyi sürdüreceğiz. Bu vesileyle bir müjdeyi de sizlerle paylaşmak istiyorum. Seziyi Başkanımızla birlikte, önümüzdeki günlerde Beyağaç’ımıza yakışır güzel bir meydanı da kazandıracağız. Şimdiden ilçemize hayırlı, uğurlu olsun" şeklinde konuştu.
19 Mart 2026 Perşembe - 17:56
Bakan Güler: "Türkiye bu süreçte ateşkesin sağlanmasını, diplomasinin yeniden devreye girmesini savunan tutum ortaya koymaktadır"
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Başta Orta Doğu olmak üzere tüm dünya son derece hassas bir dönemden geçiyor. Pek çok bölgede krizlerin ve çatışmaların ardı arkası kesilmiyor. En son İran ile İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri arasında yaşanan karşılıklı saldırılar yakın coğrafyamızın ne denli kırılgan bir zeminde bulunduğunu bir kez daha göstermiştir. Türkiye bu süreçte saldırıların durmasını ateşkesin sağlanmasını ve diplomasinin yeniden devreye girmesini savunan bir tutum ortaya koymaktadır" dedi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, temaslarda bulunmak üzere Hatay’da geldi. Bakan Güler, Hatay Büyükşehir Belediyesi ve Hatay Valiliği ziyaretleri sonrası AK Parti İl Başkanlığında partililerle bir araya geldi. Bakan Güler, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. İran ile İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri arasında yaşanan karşılıklı saldırıların devam ettiği süreçte Türkiye Cumhuriyeti’nin ateşkesin sağlanmasını ve diplomasinin yeniden devreye girmesini savunan bir tutum ortaya koyduğunu ifade eden Bakan Bakan Güler, "İçinde bulunduğumuz dönem bir yandan modern şehirler oluşturmaya yönelik çabalarımızı diğer yandan da çok yönlü bir güvenlik politikası ve güçlü bir savunma kapasitesine sahip olmamızı da gerekli kılmaktadır. Zira, başta Orta Doğu olmak üzere tüm dünya son derece hassas bir dönemden geçiyor. Pek çok bölgede krizlerin ve çatışmaların ardı arkası kesilmiyor. En son İran ile İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri arasında yaşanan karşılıklı saldırılar yakın coğrafyamızın ne denli kırılgan bir zeminde bulunduğunu bir kez daha göstermiştir. Türkiye bu süreçte saldırıların durmasını ateşkesin sağlanmasını ve diplomasinin yeniden devreye girmesini savunan bir tutum ortaya koymaktadır. Bununla birlikte köklü devlet tecrübemiz güçlü, etkin ve caydırıcı ordumuz yerli ve milli savunma sanayimiz ile karada denizde havada ve sınır hattında her türlü gelişmeye karşı gerekli tüm tedbirleri hassasiyetle almaktayız. Gururla ifade etmeliyim ki Türkiye, bugün istikrar adası olarak güvenliğin merkezi olma konumunu sürdürürken aynı zamanda müzakere masalarında ağırlığı, sahada ise caydırıcılığı hissedilen ve bulunduğu her coğrafyada güven veren bir ülke konumundadır" dedi. "Terörsüz Türkiye süreci tarihi bir dönüm noktasıdır" Milli birlik ve beraberliğin önemine değinen Bakan Güler, "Öte yandan yaşanan kritik gelişmelere bağlı olarak tehdit yelpazesinin sürekli genişlemesi iç cephemizi tahkim etmenin millî birlik ve kardeşliğimizi daha da güçlendirmenin ne kadar hayati olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu yüzden Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde yürütülen Terörsüz Türkiye süreci tarihi bir dönüm noktasıdır. Bu hedef, kalıcı huzur ve istikrar ortamıyla birlikte vatandaşlarımızın refahının artması çocuklarımızın daha güvenli bir ülkede büyümesi şehirlerimizin daha hızlı kalkınması kaynaklarımızın terörle mücadeleye değil yatırıma istihdama eğitime ve altyapıya yönelmesi anlamına gelmektedir. Şüphesiz Hatay gibi çok kültürlü yapısıyla Türkiye’nin kardeşlik iklimini en güzel şekilde temsil eden bir şehirde bu hedefin kıymeti daha da büyüktür. Çünkü Hatay asırlardır ayrışmanın değil bir arada yaşamanın gerilimlerin değil kardeşliğin ve ortak aidiyetin şehridir" ifadelerini kullandı.
19 Mart 2026 Perşembe - 17:28
Bakan Şimşek Midyat’ı ziyaret etti
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, beraberinde Mardin Valisi Tuncay Akkoyun, Batman Valisi Ekrem Canalp ve Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu ile birlikte Midyat ilçesini ziyaret etti. Midyat Belediyesi’ni ziyaret eden Bakan Şimşek ve beraberindeki heyet, Belediye Başkanı Veysi Şahin ile bir araya geldi. Ziyarette Başkan Şahin, ilçede devam eden, tamamlanan ve planlanan çalışmalar hakkında Bakan Şimşek’e bilgi verdi.
19 Mart 2026 Perşembe - 16:48
İçişleri Bakanı Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanı Tekin Erzurum’da
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Ahde Vefa" iftarına katılmak üzere Erzurum’a geldi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Erzurum Havalimanı’nda Vali Aydın Baruş, AK Parti milletvekilleri Selami Altınok, Fatma Öncü, Mehmet Emin Öz, Abdurrahim Fırat, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, AK Parti İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu, ilçe belediye başkanları ve çok sayıda partili tarafından karşılandı. Havalimanında karşılama için gelen vatandaşlarla tek tek tokalaşan Bakan Çiftçi ve Tekin, Erzurum Bar ekibinin gösterisini izledi. Daha sonra Erzurum Valiliğine geçen Bakan Çiftçi ve Tekin’e, Vali Baruş tarafından brifing verildi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bakanlık öncesi görev yaptığı Erzurum Valiliği sırasında "Valiliğimizin gülleri" olarak adlandırdığı down sendromlu özel çocuklar Çağla Okyay ve Elif Ademoğlu ile valilik girişinde selamlaştı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
19 Mart 2026 Perşembe- 01:30
Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atama kararları Resmi Gazete’de
2
18 Mart 2026 Çarşamba- 10:59
Bakan Gürlek’ten Özel’e sert yanıt: "Belgeler sahte, son dakika çırpınışları"
3
19 Mart 2026 Perşembe- 12:00
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir video mesaj yayımladı
4
18 Mart 2026 Çarşamba- 21:52
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur"
5
17 Mart 2026 Salı- 23:20
Gençlik ve Spor Bakanlığından Bayrampaşa’ya dev yatırım protokolü imzalandı
02 Şubat 2026 Pazartesi - 20:16
Cumhurbaşkanı Erdoğan Suudi Arabistan ve Mısır’ı ziyaret edecek
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 3 Şubat tarihinde Suudi Arabistan’ı, 4 Şubat tarihinde ise Mısır’ı ziyaret edecek.
02 Şubat 2026 Pazartesi - 19:48
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti eden her adım bizim için makul ve makbuldür"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Suriye’de barışa ve istikrara katkı veren, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti eden her adım bizim için makul ve makbuldür. Suriye’nin kuzeyindeki sorunun kan dökülmeden tek ordu, tek devlet ve tek Suriye temelinde çözülmesi çok önemlidir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı sonrasında basın mensuplarına açıklamada bulundu. Kabine ve Türkiye gündemine dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında tüm Türkiye’nin Berat Kandili’ni kutlayarak, "Rabbimden bizleri huzur ve afiyet içerisinde 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’e eriştirmesini niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı. "Atam izindeyiz’ deyip yılın tamamında izin yapanlardan, maaşını alamayan emekçi kardeşlerimiz eylemdeyken tropik adalarda keyif çatanlardan değiliz" İktidarda oldukları 23 yıldır 86 milyonun her bir ferdine hizmetkarlık ettiklerini söyleyen ve Kabine Toplantısı’nın gündemine dair bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "23 yıldır aşkla koşuyor, aşk ile koşan yorulmaz diyoruz. Ana muhalefet partisi gibi ‘Atam izindeyiz’ deyip yılın tamamında izin yapanlardan, maaşını alamayan emekçi kardeşlerimiz eylemdeyken tropik adalarda keyif çatanlardan değiliz. İlk günkü heyecanımızla Türkiye’yi bir baştan diğer başa ihya etmenin, millete hizmet meşalesini daha da yükseltmenin samimi gayreti içindeyiz. Son kabine toplantımızdan bu yana millete ve memlekete hizmet yolunda çalışmalarımızı büyük bir coşkuyla devam ettirdik. Dış politikada Suriye ve İran bağlamında kritik gelişmeleri yakından takip ederken, içeride de eser siyasetimizi hız kesmeden sürdürdük" açıklamasında bulundu. "Milyarlarca liralık yolsuzluklarla belediyelerden yolunu bulanlara rağmen biz milletimiz için yeni yollar inşa etmeye, Türkiye’nin yolunu ve ufkunu açmaya sabırla devam edeceğiz" Türkiye’ye yapılan yatırımlar konusunda kendilerine yapılan eleştirilere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Göreve geldiğimizde bölünmüş yol ağımız sadece 6 bin 101 kilometreydi. Yalnızca 6 ilimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlıydı. Ülkemiz genelinde büyük bir ulaşım seferberliği başlatarak bölünmüş yollarımızın uzunluğunu 30 bin 49 kilometreye bölünmüş yollarla birbirine bağlanan şehirlerimizin sayısını da 77’ye çıkardık. Bunları da başka bahane bulamadıkları için ‘yol mu yiyeceğiz’ diyen, ‘bölünmüş yollarla milleti bölecekler’ diyerek bu yatırımlara karşı çıkan hizmet ve eser düşmanı zihniyete rağmen başardık. Bakınız biz her zaman şunu söylüyoruz, ‘yol medeniyettir, yol ufuktur, yol vizyondur, yol demek ulaşım demektir, sanayi, üretim, turizm, kalkınma demektir.’ Bölünmüş yol ve otoyol yatırımlarımız her yıl yaklaşık 303 milyar liralık ekonomik fayda sağlıyor. Ayrıca senede 6,3 milyon ton karbon emisyonunun önüne geçiliyor. Yol kusurlarından kaynaklı kazalar hamdolsun neredeyse sıfıra indi. Yani ülkemize kazandırdığımız her bir kilometre bize çevreden ticarete, turizmden istihdama geniş bir yelpazede kat ve kat geri dönüyor. ‘Daha çok yol yaparsak trafik daha çok sıkışır’ argümanıyla beceriksizliklerini örtmeye çalışanların bunları öğrenmesi gerekiyor. Her alanda olduğu gibi ulaştırmada da hedeflerimiz büyük. Halihazırda 30 bin 49 kilometre olan bölünmüş yol ağımızı ilk aşamada 31 bin 250 kilometreye, ardından da 38 bin 60 kilometreye çıkaracağız. Milyarlarca liralık yolsuzluklarla belediyelerden yolunu bulanlara rağmen biz milletimiz için yeni yollar inşa etmeye, Türkiye’nin yolunu ve ufkunu açmaya sabırla devam edeceğiz" diye konuştu. "2025 yılında turizm gelirimiz yüzde 6,8 artışla 65,2 milyar dolara ulaştı" Geçen yılın turizm verilerine dair değerlendirmede bulunan Erdoğan, "Oldukça iyi başlayan ancak bölgesel krizler sebebiyle bir ara zorlanan Türk turizmi 2025 yılını rekorla tamamladı. TÜİK tarafından açıklanan en son verilere göre 2025 yılında turizm gelirimiz yüzde 6,8 artışla 65,2 milyar dolara ulaştı. Tüm zamanların rekoru olan bu rakamla 64 milyar dolarlık hedefimizin de üzerine çıktık. Bizim için önemli bir diğer veri kişi başı gecelik harcama. Orada da rekor kırıldı. 2025 yılında yabancı ziyaretçilerin kişi başı gecelik harcaması yüzde 5,2 artışla ortalama 114 dolara yükseldi. Tüm ziyaretçiler açısından ise bu rakam 100 dolar oldu. 2002 yılında 13 milyon olan ziyaretçi sayımız, 2025 yılında 63,9 milyonu buldu. Turizm rakamlarımızın hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. 2026 yılı için hedefimiz 68 milyar dolar turizm geliri elde etmek. İnşallah bu hedefimize ulaşarak yeni bir rekora imza atacağız" ifadelerini kullandı. "Her fırsatta millete karamsarlık aşılayan güya ekonomist kılıklı operasyon aparatlarının bu ülkenin bahtını karartmasına izin vermeyeceğiz" Sadece turizmde değil, ekonomiye dair diğer başlıklarda da iyi haberlerin gelmeye devam ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Merkez Bankamızın rezervleri artmaya devam ediyor. İktidarı devraldığımızda 27 milyar dolar olan rezervlerimiz geçen hafta itibariyle 215,6 milyar dolara ulaştı. Hiç şüphesiz bunlar milletçe hepimizi sevindiren, hepimizi umutlandıran, heyecanlandıran gelişmeler. İnşallah çok daha iyi yerlere geleceğiz. Her fırsatta millete karamsarlık aşılayan güya ekonomist kılıklı operasyon aparatlarının bu ülkenin bahtını karartmasına izin vermeyeceğiz. Şunu her bir vatandaşımın özellikle iş dünyamızın çok iyi bilmesini isterim; Hükümet olarak üretenin, ihraç edenin, istihdam sağlayanın yanındayız" ifadelerine yer verdi. "Tüm imalat sanayi işletmelerine açık 100 milyar lira büyüklüğünde uygun koşullu bir finansman paketini devreye alıyoruz" İmalat sanayinin de güçlü şekilde desteklemeye devam edileceğini söyleyerek, bu konuda yeni bir desteğin müjdesini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz haftalarda emek yoğun sektörlerimize yönelik 2026 yılında uygulayacağımız İstihdam Koruma Programı’nda istihdam başına aylık 3 bin 500 liralık desteğin müjdesini vermiştik. Şimdi de imalat sanayi işletmelerimizin finansmana erişimde yaşadıkları zorlukları hafifletecek yeni bir müjdeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Tüm imalat sanayi işletmelerine açık 100 milyar lira büyüklüğünde uygun koşullu bir finansman paketini devreye alıyoruz. 6 ay ana para ödemesiz ve 36 aya kadar vade imkanı sunulacak pakette finansman maliyeti oranları piyasa şartlarının altında olacak. İstihdam yoğunlukları ile orantılı olarak işletme başına 50 milyon liraya kadar cazip kredi imkanını sunacağız. Finansman paketini aynı zamanda kredi kefalet paketi ile de destekliyoruz. KOBİ’lerimiz teminat sorunu yaşamadan bu kredi imkanına ulaşabilecek. Ayrıca istihdamını koruyan KOBİ’lerimize KOSGEB aracılığı ile 10 puan indirim imkanı sağlayacağız. Bu destekler ile imalat sanayimize finansmana erişim ve finansman maliyeti konusunda önemli bir kolaylık sağlamış oluyoruz. Yeni kredi paketimizde hayırlı uğurlu olsun diyorum" diye konuştu. "13,5 yıl boyunca Suriye’deki gelişmelerini doğru okuyamayanlar bugün de aynı çizgide politika yapmaya söylem üretmeye maalesef devam ediyorlar" Türkiye’nin Suriye ile hem en uzun kara sınırına sahip komşu ülke olduğunu hem de Suriye’nin çok köklü dini, kültürel, tarihi, ticari ve beşeri bağlara sahip kardeş ülke olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dicle ve Fırat birbiriyle ne kadar kardeşse biz de başta Suriye olmak üzere güneydeki komşularımızla işte öyle kardeşiz. Bunları özellikle şunun için söylüyorum; Bakınız yıllardır Türkiye’nin Suriye ile niçin bu kadar yakından ilgilendiğini muhalefet çevreleri bir türlü anlayamadı. ‘Orta Doğu bataklığı’ dediler. ‘Bize ne Suriye’den dediler. Suriye ile Türkiye’nin güvenliğinin iç işe geçtiğini görmek bu gerçeği kabullenmek istemediler. 13,5 yıl boyunca Suriye’deki gelişmelerini doğru okuyamayanlar bugün de aynı çizgide politika yapmaya söylem üretmeye maalesef devam ediyorlar. Kimin kim olduğunun, bu ülkede ne olup bittiğinin farkında bile değiller. Buna son 3 haftada bir kez daha şahitlik ettik. Başta ana muhalefet partisi olmak üzere Suriye’deki hadiselere ideolojik taassupla bakanlar yine çuvalladı, bu kardeşlik sınavından yine sıfır çekti. Suriye’nin meşru yöneticilerini hedef alarak insanları ayrıştırarak bu mesele üzerinden siyasi prim hesabı yaparak bir kez daha sınıfta kaldılar. Türkiye Suriye yönetimiyle yakın iş birliği halinde her türlü insani yardımda bulunuyorken gerilimin düşürülmesi, çatışmanın önlenmesi, anlaşmanın sağlanması için elinden geleni yapıyorken ‘Kürt düşmanı’ gibi son derece çirkin ifadelerle ülkemize iftira attılar. Bir defa şunun bilinmesinde fayda görüyorum. Biz bölgemizin her karışında barıştan, huzurdan, istikrardan, uzlaşmadan toplumlar arası kucaklaşmadan yanayız. Sınırlarımızın ötesinde yangın varsa, çatışma, savaş varsa bizim burada kendimizi güvende hissetmemizin mümkün olmadığını çok iyi biliyoruz. Türkiye olarak komşumuz Suriye’nin bir an önce iç barışını tesis etmesini samimiyetle arzu ediyoruz" dedi. "Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti eden her adım bizim için makul ve makbuldür" Sürekli istikrarsızlıkla boğuşan değil, Arap, Kürt, Türkmen, Hristiyan fark etmeksizin Suriye halkının tüm kesimlerinin barış içinde, esenlik ve huzur içinde yaşadığı bir toplum görmek istediklerini belirten Erdoğan, şöyle devam etti: "Bütün mücadelemiz önce Suriye’de ardından diğer çatışma bölgelerinde bunun sağlanmasına yöneliktir. Suriye’de barışa ve istikrara katkı veren, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti eden her adım bizim için makul ve makbuldür. Suriye’nin kuzeyindeki sorunun kan dökülmeden tek ordu, tek devlet ve tek Suriye temelinde çözülmesi çok önemlidir. Suriye hükümeti ile SDG denilen yapı arasında 18 Ocak ve 30 Ocak’ta varılan anlaşmaları bu zaviyeden değerlendiriyoruz. Son anlaşmalarla Suriye halkının önünde artık yeni bir sayfa açılmıştır. Temennimiz bu yeni sayfanın çatışma ve gerilimle değil huzurla, barışla, kalkınma ve refahla durdurulmasıdır. Her kim bunu dinamitlemeye teşebbüs ederse açık ve net söylüyorum, bunun altında kalacaktır. Bugün veya gelecekte ne uğruna olursa olsun terörden medet umanlar, teröre başvuranlar hiçbir şekilde sonuç alamayacaklarını bilmelidir. İpe un serme, ayak direme, oyalama gibi ucuz hesaplara başvurulmadan anlaşmanın ruhuna uygun bir şekilde hayata geçirilmesini ümit ediyoruz. Türkiye çatışmaları körükleyen, gerilime yatırım yapan, insan hayatını hiçe sayan bütün kan tüccarlarının karşısında kararlılıkla duracaktır." "Kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenleri aramıza almayacağız" Türkiye ile aynı coğrafyada yaşayan tüm toplumların her zorlukta yine birbirine muhtaç olacağını söyleyen Erdoğan, "Burada şu değişmez gerçeği bir kere daha hatırlatmak istiyorum; Hangi kökenden, mezhepten, inançtan olursak olalım, bizler komşuyuz. Hepimiz asırlardır buradayız. İnşallah kıyamete kadar da burada olacağız. Başımız dara düştüğünde yine birbirimizin kapısını çalacağız. Zor günlerimizde başkalarına değil, yine birbirimize sığınacağız. Atalarımızın hikmet dolu şu sözü herkese ibret olmalıdır. ‘Sel gider, kum kalır.’ Suriye’de de toz bulutu dağıldıktan, taşlar yerine oturduktan sonra biz yine birbirimizin yüzüne bakacağız. Bu iklimin, bu dayanışma ruhunun zedelenmesine fırsat vermemeliyiz. Tüm vatandaşlarımdan, sınırlarımızın ötesindeki tüm kardeşlerimden bu konuda çok dikkatli olmalarını özellikle istirham ediyorum. Kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenleri aramıza almayacağız. Nefreti, öfkeyi, husumeti körükleyenleri aramıza almayacağız. Pusuda bekleyenleri, ellerini ovuşturanları, kardeşliğimizi kundaklamaya çalışan fitne tüccarlarını aramıza almayacağız. Kendi ikbalini Türk’ün, Kürt’ün, Arap’ın, Nusayri’nin izmihlaline bağlayan özellikle o habis odakları aramıza almayacağız. Gerisi Allah’ın izniyle gelecektir. Rabbim kardeşliğimizi daim ve kaim eylesin diyorum" diye konuştu. "Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk milletinin her ne pahasına olursa olsun başını yere eğdirmeyecek, bu büyük devleti ve milleti şanla, şerefle, başı dik ve onurlu bir şekilde temsil etmeyi inşallah sürdüreceğiz" Bu hafta yapacağı yurt dışı ziyaretlerine dair de bilgi paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "İnşallah yarın Suudi Arabistan ve Mısır’ı kapsayan iki günlük bir yolculuğa çıkıyoruz. Her iki kardeş ülkede yapacağımız görüşmelerde, ikili ilişkilerimiz yanında bölgemizdeki sıcak gelişmeleri ele alacağız. Gazze’nin güvenlik ve inşasında hangi ortak adımları atabiliriz? İran krizinin daha fazla tırmanmaması için neler yapabiliriz? İnşallah bunları değerlendireceğiz. Asrın felaketinin üçüncü yıl döneminde Osmaniye’de olacak Osmaniyeli kardeşlerimizle hasret gidereceğiz. Rabbim ömür verdikçe 86 milyon vatandaşımızla birlikte tüm mazlum ve mağdurlar için çalışacak, ter dökecek, mücadele edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk milletinin her ne pahasına olursa olsun başını yere eğdirmeyecek bu büyük devleti ve milleti şanla, şerefle, başı dik ve onurlu bir şekilde temsil etmeyi inşallah sürdüreceğiz."
02 Şubat 2026 Pazartesi - 19:30
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Merkez Bankası rezervleri geçen hafta itibarıyla 215,6 milyar dolara ulaştı"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Suriye’de barışa ve istikrara katkı veren, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti eden her adım bizim için makul ve makbuldür. Suriye’nin kuzeyindeki sorunun kan dökülmeden tek ordu, tek devlet ve tek Suriye temelinde çözülmesi çok önemlidir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı sonrasında basın mensuplarına açıklamada bulundu. Kabine ve Türkiye gündemine dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında tüm Türkiye’nin Berat Kandili’ni kutlayarak, "Rabbimden bizleri huzur ve afiyet içerisinde 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’e eriştirmesini niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı. "Atam izindeyiz’ deyip yılın tamamında izin yapanlardan, maaşını alamayan emekçi kardeşlerimiz eylemdeyken tropik adalarda keyif çatanlardan değiliz" İktidarda oldukları 23 yıldır 86 milyonun her bir ferdine hizmetkarlık ettiklerini söyleyen ve Kabine Toplantısı’nın gündemine dair bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "23 yıldır aşkla koşuyor, aşk ile koşan yorulmaz diyoruz. Ana muhalefet partisi gibi ‘Atam izindeyiz’ deyip yılın tamamında izin yapanlardan, maaşını alamayan emekçi kardeşlerimiz eylemdeyken tropik adalarda keyif çatanlardan değiliz. İlk günkü heyecanımızla Türkiye’yi bir baştan diğer başa ihya etmenin, millete hizmet meşalesini daha da yükseltmenin samimi gayreti içindeyiz. Son kabine toplantımızdan bu yana millete ve memlekete hizmet yolunda çalışmalarımızı büyük bir coşkuyla devam ettirdik. Dış politikada Suriye ve İran bağlamında kritik gelişmeleri yakından takip ederken, içeride de eser siyasetimizi hız kesmeden sürdürdük" açıklamasında bulundu. "Milyarlarca liralık yolsuzluklarla belediyelerden yolunu bulanlara rağmen biz milletimiz için yeni yollar inşa etmeye, Türkiye’nin yolunu ve ufkunu açmaya sabırla devam edeceğiz" Türkiye’ye yapılan yatırımlar konusunda kendilerine yapılan eleştirilere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Göreve geldiğimizde bölünmüş yol ağımız sadece 6 bin 101 kilometreydi. Yalnızca 6 ilimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlıydı. Ülkemiz genelinde büyük bir ulaşım seferberliği başlatarak bölünmüş yollarımızın uzunluğunu 30 bin 49 kilometreye bölünmüş yollarla birbirine bağlanan şehirlerimizin sayısını da 77’ye çıkardık. Bunları da başka bahane bulamadıkları için ‘yol mu yiyeceğiz’ diyen, ‘bölünmüş yollarla milleti bölecekler’ diyerek bu yatırımlara karşı çıkan hizmet ve eser düşmanı zihniyete rağmen başardık. Bakınız biz her zaman şunu söylüyoruz, ‘yol medeniyettir, yol ufuktur, yol vizyondur, yol demek ulaşım demektir, sanayi, üretim, turizm, kalkınma demektir.’ Bölünmüş yol ve otoyol yatırımlarımız her yıl yaklaşık 303 milyar liralık ekonomik fayda sağlıyor. Ayrıca senede 6,3 milyon ton karbon emisyonunun önüne geçiliyor. Yol kusurlarından kaynaklı kazalar hamdolsun neredeyse sıfıra indi. Yani ülkemize kazandırdığımız her bir kilometre bize çevreden ticarete, turizmden istihdama geniş bir yelpazede kat ve kat geri dönüyor. ‘Daha çok yol yaparsak trafik daha çok sıkışır’ argümanıyla beceriksizliklerini örtmeye çalışanların bunları öğrenmesi gerekiyor. Her alanda olduğu gibi ulaştırmada da hedeflerimiz büyük. Halihazırda 30 bin 49 kilometre olan bölünmüş yol ağımızı ilk aşamada 31 bin 250 kilometreye, ardından da 38 bin 60 kilometreye çıkaracağız. Milyarlarca liralık yolsuzluklarla belediyelerden yolunu bulanlara rağmen biz milletimiz için yeni yollar inşa etmeye, Türkiye’nin yolunu ve ufkunu açmaya sabırla devam edeceğiz" diye konuştu. "2025 yılında turizm gelirimiz yüzde 6,8 artışla 65,2 milyar dolara ulaştı" Geçen yılın turizm verilerine dair değerlendirmede bulunan Erdoğan, "Oldukça iyi başlayan ancak bölgesel krizler sebebiyle bir ara zorlanan Türk turizmi 2025 yılını rekorla tamamladı. TÜİK tarafından açıklanan en son verilere göre 2025 yılında turizm gelirimiz yüzde 6,8 artışla 65,2 milyar dolara ulaştı. Tüm zamanların rekoru olan bu rakamla 64 milyar dolarlık hedefimizin de üzerine çıktık. Bizim için önemli bir diğer veri kişi başı gecelik harcama. Orada da rekor kırıldı. 2025 yılında yabancı ziyaretçilerin kişi başı gecelik harcaması yüzde 5,2 artışla ortalama 114 dolara yükseldi. Tüm ziyaretçiler açısından ise bu rakam 100 dolar oldu. 2002 yılında 13 milyon olan ziyaretçi sayımız, 2025 yılında 63,9 milyonu buldu. Turizm rakamlarımızın hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. 2026 yılı için hedefimiz 68 milyar dolar turizm geliri elde etmek. İnşallah bu hedefimize ulaşarak yeni bir rekora imza atacağız" ifadelerini kullandı. "Her fırsatta millete karamsarlık aşılayan güya ekonomist kılıklı operasyon aparatlarının bu ülkenin bahtını karartmasına izin vermeyeceğiz" Sadece turizmde değil, ekonomiye dair diğer başlıklarda da iyi haberlerin gelmeye devam ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Merkez Bankamızın rezervleri artmaya devam ediyor. İktidarı devraldığımızda 27 milyar dolar olan rezervlerimiz geçen hafta itibariyle 215,6 milyar dolara ulaştı. Hiç şüphesiz bunlar milletçe hepimizi sevindiren, hepimizi umutlandıran, heyecanlandıran gelişmeler. İnşallah çok daha iyi yerlere geleceğiz. Her fırsatta millete karamsarlık aşılayan güya ekonomist kılıklı operasyon aparatlarının bu ülkenin bahtını karartmasına izin vermeyeceğiz. Şunu her bir vatandaşımın özellikle iş dünyamızın çok iyi bilmesini isterim; Hükümet olarak üretenin, ihraç edenin, istihdam sağlayanın yanındayız" ifadelerine yer verdi. "Tüm imalat sanayi işletmelerine açık 100 milyar lira büyüklüğünde uygun koşullu bir finansman paketini devreye alıyoruz" İmalat sanayinin de güçlü şekilde desteklemeye devam edileceğini söyleyerek, bu konuda yeni bir desteğin müjdesini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz haftalarda emek yoğun sektörlerimize yönelik 2026 yılında uygulayacağımız İstihdam Koruma Programı’nda istihdam başına aylık 3 bin 500 liralık desteğin müjdesini vermiştik. Şimdi de imalat sanayi işletmelerimizin finansmana erişimde yaşadıkları zorlukları hafifletecek yeni bir müjdeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Tüm imalat sanayi işletmelerine açık 100 milyar lira büyüklüğünde uygun koşullu bir finansman paketini devreye alıyoruz. 6 ay ana para ödemesiz ve 36 aya kadar vade imkanı sunulacak pakette finansman maliyeti oranları piyasa şartlarının altında olacak. İstihdam yoğunlukları ile orantılı olarak işletme başına 50 milyon liraya kadar cazip kredi imkanını sunacağız. Finansman paketini aynı zamanda kredi kefalet paketi ile de destekliyoruz. KOBİ’lerimiz teminat sorunu yaşamadan bu kredi imkanına ulaşabilecek. Ayrıca istihdamını koruyan KOBİ’lerimize KOSGEB aracılığı ile 10 puan indirim imkanı sağlayacağız. Bu destekler ile imalat sanayimize finansmana erişim ve finansman maliyeti konusunda önemli bir kolaylık sağlamış oluyoruz. Yeni kredi paketimizde hayırlı uğurlu olsun diyorum" diye konuştu. "13,5 yıl boyunca Suriye’deki gelişmelerini doğru okuyamayanlar bugün de aynı çizgide politika yapmaya söylem üretmeye maalesef devam ediyorlar" Türkiye’nin Suriye ile hem en uzun kara sınırına sahip komşu ülke olduğunu hem de Suriye’nin çok köklü dini, kültürel, tarihi, ticari ve beşeri bağlara sahip kardeş ülke olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dicle ve Fırat birbiriyle ne kadar kardeşse biz de başta Suriye olmak üzere güneydeki komşularımızla işte öyle kardeşiz. Bunları özellikle şunun için söylüyorum; Bakınız yıllardır Türkiye’nin Suriye ile niçin bu kadar yakından ilgilendiğini muhalefet çevreleri bir türlü anlayamadı. ‘Orta Doğu bataklığı’ dediler. ‘Bize ne Suriye’den dediler. Suriye ile Türkiye’nin güvenliğinin iç işe geçtiğini görmek bu gerçeği kabullenmek istemediler. 13,5 yıl boyunca Suriye’deki gelişmelerini doğru okuyamayanlar bugün de aynı çizgide politika yapmaya söylem üretmeye maalesef devam ediyorlar. Kimin kim olduğunun, bu ülkede ne olup bittiğinin farkında bile değiller. Buna son 3 haftada bir kez daha şahitlik ettik. Başta ana muhalefet partisi olmak üzere Suriye’deki hadiselere ideolojik taassupla bakanlar yine çuvalladı, bu kardeşlik sınavından yine sıfır çekti. Suriye’nin meşru yöneticilerini hedef alarak insanları ayrıştırarak bu mesele üzerinden siyasi prim hesabı yaparak bir kez daha sınıfta kaldılar. Türkiye Suriye yönetimiyle yakın iş birliği halinde her türlü insani yardımda bulunuyorken gerilimin düşürülmesi, çatışmanın önlenmesi, anlaşmanın sağlanması için elinden geleni yapıyorken ‘Kürt düşmanı’ gibi son derece çirkin ifadelerle ülkemize iftira attılar. Bir defa şunun bilinmesinde fayda görüyorum. Biz bölgemizin her karışında barıştan, huzurdan, istikrardan, uzlaşmadan toplumlar arası kucaklaşmadan yanayız. Sınırlarımızın ötesinde yangın varsa, çatışma, savaş varsa bizim burada kendimizi güvende hissetmemizin mümkün olmadığını çok iyi biliyoruz. Türkiye olarak komşumuz Suriye’nin bir an önce iç barışını tesis etmesini samimiyetle arzu ediyoruz" dedi. "Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti eden her adım bizim için makul ve makbuldür" Sürekli istikrarsızlıkla boğuşan değil, Arap, Kürt, Türkmen, Hristiyan fark etmeksizin Suriye halkının tüm kesimlerinin barış içinde, esenlik ve huzur içinde yaşadığı bir toplum görmek istediklerini belirten Erdoğan, şöyle devam etti: "Bütün mücadelemiz önce Suriye’de ardından diğer çatışma bölgelerinde bunun sağlanmasına yöneliktir. Suriye’de barışa ve istikrara katkı veren, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti eden her adım bizim için makul ve makbuldür. Suriye’nin kuzeyindeki sorunun kan dökülmeden tek ordu, tek devlet ve tek Suriye temelinde çözülmesi çok önemlidir. Suriye hükümeti ile SDG denilen yapı arasında 18 Ocak ve 30 Ocak’ta varılan anlaşmaları bu zaviyeden değerlendiriyoruz. Son anlaşmalarla Suriye halkının önünde artık yeni bir sayfa açılmıştır. Temennimiz bu yeni sayfanın çatışma ve gerilimle değil huzurla, barışla, kalkınma ve refahla durdurulmasıdır. Her kim bunu dinamitlemeye teşebbüs ederse açık ve net söylüyorum, bunun altında kalacaktır. Bugün veya gelecekte ne uğruna olursa olsun terörden medet umanlar, teröre başvuranlar hiçbir şekilde sonuç alamayacaklarını bilmelidir. İpe un serme, ayak direme, oyalama gibi ucuz hesaplara başvurulmadan anlaşmanın ruhuna uygun bir şekilde hayata geçirilmesini ümit ediyoruz. Türkiye çatışmaları körükleyen, gerilime yatırım yapan, insan hayatını hiçe sayan bütün kan tüccarlarının karşısında kararlılıkla duracaktır." "Kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenleri aramıza almayacağız" Türkiye ile aynı coğrafyada yaşayan tüm toplumların her zorlukta yine birbirine muhtaç olacağını söyleyen Erdoğan, "Burada şu değişmez gerçeği bir kere daha hatırlatmak istiyorum; Hangi kökenden, mezhepten, inançtan olursak olalım, bizler komşuyuz. Hepimiz asırlardır buradayız. İnşallah kıyamete kadar da burada olacağız. Başımız dara düştüğünde yine birbirimizin kapısını çalacağız. Zor günlerimizde başkalarına değil, yine birbirimize sığınacağız. Atalarımızın hikmet dolu şu sözü herkese ibret olmalıdır. ‘Sel gider, kum kalır.’ Suriye’de de toz bulutu dağıldıktan, taşlar yerine oturduktan sonra biz yine birbirimizin yüzüne bakacağız. Bu iklimin, bu dayanışma ruhunun zedelenmesine fırsat vermemeliyiz. Tüm vatandaşlarımdan, sınırlarımızın ötesindeki tüm kardeşlerimden bu konuda çok dikkatli olmalarını özellikle istirham ediyorum. Kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenleri aramıza almayacağız. Nefreti, öfkeyi, husumeti körükleyenleri aramıza almayacağız. Pusuda bekleyenleri, ellerini ovuşturanları, kardeşliğimizi kundaklamaya çalışan fitne tüccarlarını aramıza almayacağız. Kendi ikbalini Türk’ün, Kürt’ün, Arap’ın, Nusayri’nin izmihlaline bağlayan özellikle o habis odakları aramıza almayacağız. Gerisi Allah’ın izniyle gelecektir. Rabbim kardeşliğimizi daim ve kaim eylesin diyorum" diye konuştu. "Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk milletinin her ne pahasına olursa olsun başını yere eğdirmeyecek, bu büyük devleti ve milleti şanla, şerefle, başı dik ve onurlu bir şekilde temsil etmeyi inşallah sürdüreceğiz" Bu hafta yapacağı yurt dışı ziyaretlerine dair de bilgi paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "İnşallah yarın Suudi Arabistan ve Mısır’ı kapsayan iki günlük bir yolculuğa çıkıyoruz. Her iki kardeş ülkede yapacağımız görüşmelerde, ikili ilişkilerimiz yanında bölgemizdeki sıcak gelişmeleri ele alacağız. Gazze’nin güvenlik ve inşasında hangi ortak adımları atabiliriz? İran krizinin daha fazla tırmanmaması için neler yapabiliriz? İnşallah bunları değerlendireceğiz. Asrın felaketinin üçüncü yıl döneminde Osmaniye’de olacak Osmaniyeli kardeşlerimizle hasret gidereceğiz. Rabbim ömür verdikçe 86 milyon vatandaşımızla birlikte tüm mazlum ve mağdurlar için çalışacak, ter dökecek, mücadele edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk milletinin her ne pahasına olursa olsun başını yere eğdirmeyecek bu büyük devleti ve milleti şanla, şerefle, başı dik ve onurlu bir şekilde temsil etmeyi inşallah sürdüreceğiz."
02 Şubat 2026 Pazartesi - 19:17
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Dış politikada Suriye ve İran bağlamındaki kritik gelişmeleri yakından takip ediyoruz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Suriye’de barışa ve istikrara katkı veren, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti eden her adım bizim için makul ve makbuldür. Suriye’nin kuzeyindeki sorunun kan dökülmeden tek ordu, tek devlet ve tek Suriye temelinde çözülmesi çok önemlidir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı sonrasında basın mensuplarına açıklamada bulundu. Kabine ve Türkiye gündemine dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında tüm Türkiye’nin Berat Kandili’ni kutlayarak, "Rabbimden bizleri huzur ve afiyet içerisinde 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’e eriştirmesini niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı. "Atam izindeyiz’ deyip yılın tamamında izin yapanlardan, maaşını alamayan emekçi kardeşlerimiz eylemdeyken tropik adalarda keyif çatanlardan değiliz" İktidarda oldukları 23 yıldır 86 milyonun her bir ferdine hizmetkarlık ettiklerini söyleyen ve Kabine Toplantısı’nın gündemine dair bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "23 yıldır aşkla koşuyor, aşk ile koşan yorulmaz diyoruz. Ana muhalefet partisi gibi ‘Atam izindeyiz’ deyip yılın tamamında izin yapanlardan, maaşını alamayan emekçi kardeşlerimiz eylemdeyken tropik adalarda keyif çatanlardan değiliz. İlk günkü heyecanımızla Türkiye’yi bir baştan diğer başa ihya etmenin, millete hizmet meşalesini daha da yükseltmenin samimi gayreti içindeyiz. Son kabine toplantımızdan bu yana millete ve memlekete hizmet yolunda çalışmalarımızı büyük bir coşkuyla devam ettirdik. Dış politikada Suriye ve İran bağlamında kritik gelişmeleri yakından takip ederken, içeride de eser siyasetimizi hız kesmeden sürdürdük" açıklamasında bulundu. "Milyarlarca liralık yolsuzluklarla belediyelerden yolunu bulanlara rağmen biz milletimiz için yeni yollar inşa etmeye, Türkiye’nin yolunu ve ufkunu açmaya sabırla devam edeceğiz" Türkiye’ye yapılan yatırımlar konusunda kendilerine yapılan eleştirilere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Göreve geldiğimizde bölünmüş yol ağımız sadece 6 bin 101 kilometreydi. Yalnızca 6 ilimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlıydı. Ülkemiz genelinde büyük bir ulaşım seferberliği başlatarak bölünmüş yollarımızın uzunluğunu 30 bin 49 kilometreye bölünmüş yollarla birbirine bağlanan şehirlerimizin sayısını da 77’ye çıkardık. Bunları da başka bahane bulamadıkları için ‘yol mu yiyeceğiz’ diyen, ‘bölünmüş yollarla milleti bölecekler’ diyerek bu yatırımlara karşı çıkan hizmet ve eser düşmanı zihniyete rağmen başardık. Bakınız biz her zaman şunu söylüyoruz, ‘yol medeniyettir, yol ufuktur, yol vizyondur, yol demek ulaşım demektir, sanayi, üretim, turizm, kalkınma demektir.’ Bölünmüş yol ve otoyol yatırımlarımız her yıl yaklaşık 303 milyar liralık ekonomik fayda sağlıyor. Ayrıca senede 6,3 milyon ton karbon emisyonunun önüne geçiliyor. Yol kusurlarından kaynaklı kazalar hamdolsun neredeyse sıfıra indi. Yani ülkemize kazandırdığımız her bir kilometre bize çevreden ticarete, turizmden istihdama geniş bir yelpazede kat ve kat geri dönüyor. ‘Daha çok yol yaparsak trafik daha çok sıkışır’ argümanıyla beceriksizliklerini örtmeye çalışanların bunları öğrenmesi gerekiyor. Her alanda olduğu gibi ulaştırmada da hedeflerimiz büyük. Halihazırda 30 bin 49 kilometre olan bölünmüş yol ağımızı ilk aşamada 31 bin 250 kilometreye, ardından da 38 bin 60 kilometreye çıkaracağız. Milyarlarca liralık yolsuzluklarla belediyelerden yolunu bulanlara rağmen biz milletimiz için yeni yollar inşa etmeye, Türkiye’nin yolunu ve ufkunu açmaya sabırla devam edeceğiz" diye konuştu. "2025 yılında turizm gelirimiz yüzde 6,8 artışla 65,2 milyar dolara ulaştı" Geçen yılın turizm verilerine dair değerlendirmede bulunan Erdoğan, "Oldukça iyi başlayan ancak bölgesel krizler sebebiyle bir ara zorlanan Türk turizmi 2025 yılını rekorla tamamladı. TÜİK tarafından açıklanan en son verilere göre 2025 yılında turizm gelirimiz yüzde 6,8 artışla 65,2 milyar dolara ulaştı. Tüm zamanların rekoru olan bu rakamla 64 milyar dolarlık hedefimizin de üzerine çıktık. Bizim için önemli bir diğer veri kişi başı gecelik harcama. Orada da rekor kırıldı. 2025 yılında yabancı ziyaretçilerin kişi başı gecelik harcaması yüzde 5,2 artışla ortalama 114 dolara yükseldi. Tüm ziyaretçiler açısından ise bu rakam 100 dolar oldu. 2002 yılında 13 milyon olan ziyaretçi sayımız, 2025 yılında 63,9 milyonu buldu. Turizm rakamlarımızın hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. 2026 yılı için hedefimiz 68 milyar dolar turizm geliri elde etmek. İnşallah bu hedefimize ulaşarak yeni bir rekora imza atacağız" ifadelerini kullandı. "Her fırsatta millete karamsarlık aşılayan güya ekonomist kılıklı operasyon aparatlarının bu ülkenin bahtını karartmasına izin vermeyeceğiz" Sadece turizmde değil, ekonomiye dair diğer başlıklarda da iyi haberlerin gelmeye devam ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Merkez Bankamızın rezervleri artmaya devam ediyor. İktidarı devraldığımızda 27 milyar dolar olan rezervlerimiz geçen hafta itibariyle 215,6 milyar dolara ulaştı. Hiç şüphesiz bunlar milletçe hepimizi sevindiren, hepimizi umutlandıran, heyecanlandıran gelişmeler. İnşallah çok daha iyi yerlere geleceğiz. Her fırsatta millete karamsarlık aşılayan güya ekonomist kılıklı operasyon aparatlarının bu ülkenin bahtını karartmasına izin vermeyeceğiz. Şunu her bir vatandaşımın özellikle iş dünyamızın çok iyi bilmesini isterim; Hükümet olarak üretenin, ihraç edenin, istihdam sağlayanın yanındayız" ifadelerine yer verdi. "Tüm imalat sanayi işletmelerine açık 100 milyar lira büyüklüğünde uygun koşullu bir finansman paketini devreye alıyoruz" İmalat sanayinin de güçlü şekilde desteklemeye devam edileceğini söyleyerek, bu konuda yeni bir desteğin müjdesini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz haftalarda emek yoğun sektörlerimize yönelik 2026 yılında uygulayacağımız İstihdam Koruma Programı’nda istihdam başına aylık 3 bin 500 liralık desteğin müjdesini vermiştik. Şimdi de imalat sanayi işletmelerimizin finansmana erişimde yaşadıkları zorlukları hafifletecek yeni bir müjdeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Tüm imalat sanayi işletmelerine açık 100 milyar lira büyüklüğünde uygun koşullu bir finansman paketini devreye alıyoruz. 6 ay ana para ödemesiz ve 36 aya kadar vade imkanı sunulacak pakette finansman maliyeti oranları piyasa şartlarının altında olacak. İstihdam yoğunlukları ile orantılı olarak işletme başına 50 milyon liraya kadar cazip kredi imkanını sunacağız. Finansman paketini aynı zamanda kredi kefalet paketi ile de destekliyoruz. KOBİ’lerimiz teminat sorunu yaşamadan bu kredi imkanına ulaşabilecek. Ayrıca istihdamını koruyan KOBİ’lerimize KOSGEB aracılığı ile 10 puan indirim imkanı sağlayacağız. Bu destekler ile imalat sanayimize finansmana erişim ve finansman maliyeti konusunda önemli bir kolaylık sağlamış oluyoruz. Yeni kredi paketimizde hayırlı uğurlu olsun diyorum" diye konuştu. "13,5 yıl boyunca Suriye’deki gelişmelerini doğru okuyamayanlar bugün de aynı çizgide politika yapmaya söylem üretmeye maalesef devam ediyorlar" Türkiye’nin Suriye ile hem en uzun kara sınırına sahip komşu ülke olduğunu hem de Suriye’nin çok köklü dini, kültürel, tarihi, ticari ve beşeri bağlara sahip kardeş ülke olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dicle ve Fırat birbiriyle ne kadar kardeşse biz de başta Suriye olmak üzere güneydeki komşularımızla işte öyle kardeşiz. Bunları özellikle şunun için söylüyorum; Bakınız yıllardır Türkiye’nin Suriye ile niçin bu kadar yakından ilgilendiğini muhalefet çevreleri bir türlü anlayamadı. ‘Orta Doğu bataklığı’ dediler. ‘Bize ne Suriye’den dediler. Suriye ile Türkiye’nin güvenliğinin iç işe geçtiğini görmek bu gerçeği kabullenmek istemediler. 13,5 yıl boyunca Suriye’deki gelişmelerini doğru okuyamayanlar bugün de aynı çizgide politika yapmaya söylem üretmeye maalesef devam ediyorlar. Kimin kim olduğunun, bu ülkede ne olup bittiğinin farkında bile değiller. Buna son 3 haftada bir kez daha şahitlik ettik. Başta ana muhalefet partisi olmak üzere Suriye’deki hadiselere ideolojik taassupla bakanlar yine çuvalladı, bu kardeşlik sınavından yine sıfır çekti. Suriye’nin meşru yöneticilerini hedef alarak insanları ayrıştırarak bu mesele üzerinden siyasi prim hesabı yaparak bir kez daha sınıfta kaldılar. Türkiye Suriye yönetimiyle yakın iş birliği halinde her türlü insani yardımda bulunuyorken gerilimin düşürülmesi, çatışmanın önlenmesi, anlaşmanın sağlanması için elinden geleni yapıyorken ‘Kürt düşmanı’ gibi son derece çirkin ifadelerle ülkemize iftira attılar. Bir defa şunun bilinmesinde fayda görüyorum. Biz bölgemizin her karışında barıştan, huzurdan, istikrardan, uzlaşmadan toplumlar arası kucaklaşmadan yanayız. Sınırlarımızın ötesinde yangın varsa, çatışma, savaş varsa bizim burada kendimizi güvende hissetmemizin mümkün olmadığını çok iyi biliyoruz. Türkiye olarak komşumuz Suriye’nin bir an önce iç barışını tesis etmesini samimiyetle arzu ediyoruz" dedi. "Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti eden her adım bizim için makul ve makbuldür" Sürekli istikrarsızlıkla boğuşan değil, Arap, Kürt, Türkmen, Hristiyan fark etmeksizin Suriye halkının tüm kesimlerinin barış içinde, esenlik ve huzur içinde yaşadığı bir toplum görmek istediklerini belirten Erdoğan, şöyle devam etti: "Bütün mücadelemiz önce Suriye’de ardından diğer çatışma bölgelerinde bunun sağlanmasına yöneliktir. Suriye’de barışa ve istikrara katkı veren, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti eden her adım bizim için makul ve makbuldür. Suriye’nin kuzeyindeki sorunun kan dökülmeden tek ordu, tek devlet ve tek Suriye temelinde çözülmesi çok önemlidir. Suriye hükümeti ile SDG denilen yapı arasında 18 Ocak ve 30 Ocak’ta varılan anlaşmaları bu zaviyeden değerlendiriyoruz. Son anlaşmalarla Suriye halkının önünde artık yeni bir sayfa açılmıştır. Temennimiz bu yeni sayfanın çatışma ve gerilimle değil huzurla, barışla, kalkınma ve refahla durdurulmasıdır. Her kim bunu dinamitlemeye teşebbüs ederse açık ve net söylüyorum, bunun altında kalacaktır. Bugün veya gelecekte ne uğruna olursa olsun terörden medet umanlar, teröre başvuranlar hiçbir şekilde sonuç alamayacaklarını bilmelidir. İpe un serme, ayak direme, oyalama gibi ucuz hesaplara başvurulmadan anlaşmanın ruhuna uygun bir şekilde hayata geçirilmesini ümit ediyoruz. Türkiye çatışmaları körükleyen, gerilime yatırım yapan, insan hayatını hiçe sayan bütün kan tüccarlarının karşısında kararlılıkla duracaktır." "Kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenleri aramıza almayacağız" Türkiye ile aynı coğrafyada yaşayan tüm toplumların her zorlukta yine birbirine muhtaç olacağını söyleyen Erdoğan, "Burada şu değişmez gerçeği bir kere daha hatırlatmak istiyorum; Hangi kökenden, mezhepten, inançtan olursak olalım, bizler komşuyuz. Hepimiz asırlardır buradayız. İnşallah kıyamete kadar da burada olacağız. Başımız dara düştüğünde yine birbirimizin kapısını çalacağız. Zor günlerimizde başkalarına değil, yine birbirimize sığınacağız. Atalarımızın hikmet dolu şu sözü herkese ibret olmalıdır. ‘Sel gider, kum kalır.’ Suriye’de de toz bulutu dağıldıktan, taşlar yerine oturduktan sonra biz yine birbirimizin yüzüne bakacağız. Bu iklimin, bu dayanışma ruhunun zedelenmesine fırsat vermemeliyiz. Tüm vatandaşlarımdan, sınırlarımızın ötesindeki tüm kardeşlerimden bu konuda çok dikkatli olmalarını özellikle istirham ediyorum. Kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenleri aramıza almayacağız. Nefreti, öfkeyi, husumeti körükleyenleri aramıza almayacağız. Pusuda bekleyenleri, ellerini ovuşturanları, kardeşliğimizi kundaklamaya çalışan fitne tüccarlarını aramıza almayacağız. Kendi ikbalini Türk’ün, Kürt’ün, Arap’ın, Nusayri’nin izmihlaline bağlayan özellikle o habis odakları aramıza almayacağız. Gerisi Allah’ın izniyle gelecektir. Rabbim kardeşliğimizi daim ve kaim eylesin diyorum" diye konuştu. "Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk milletinin her ne pahasına olursa olsun başını yere eğdirmeyecek, bu büyük devleti ve milleti şanla, şerefle, başı dik ve onurlu bir şekilde temsil etmeyi inşallah sürdüreceğiz" Bu hafta yapacağı yurt dışı ziyaretlerine dair de bilgi paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "İnşallah yarın Suudi Arabistan ve Mısır’ı kapsayan iki günlük bir yolculuğa çıkıyoruz. Her iki kardeş ülkede yapacağımız görüşmelerde, ikili ilişkilerimiz yanında bölgemizdeki sıcak gelişmeleri ele alacağız. Gazze’nin güvenlik ve inşasında hangi ortak adımları atabiliriz? İran krizinin daha fazla tırmanmaması için neler yapabiliriz? İnşallah bunları değerlendireceğiz. Asrın felaketinin üçüncü yıl döneminde Osmaniye’de olacak Osmaniyeli kardeşlerimizle hasret gidereceğiz. Rabbim ömür verdikçe 86 milyon vatandaşımızla birlikte tüm mazlum ve mağdurlar için çalışacak, ter dökecek, mücadele edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk milletinin her ne pahasına olursa olsun başını yere eğdirmeyecek bu büyük devleti ve milleti şanla, şerefle, başı dik ve onurlu bir şekilde temsil etmeyi inşallah sürdüreceğiz."
02 Şubat 2026 Pazartesi - 19:12
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Son anlaşmayla Suriye halkının önünde yeni bir sayfa açılmıştır."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Son anlaşmayla Suriye halkının önünde yeni bir sayfa açılmıştır."
02 Şubat 2026 Pazartesi - 19:10
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Suriye ile Türkiye’nin güvenliğinin iç içe geçtiğini görmek istemediler. Suriye’deki gelişmeleri doğru okuyamayanlar, bugün de aynı çizgide."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Suriye ile Türkiye’nin güvenliğinin iç içe geçtiğini görmek istemediler. Suriye’deki gelişmeleri doğru okuyamayanlar, bugün de aynı çizgide."
02 Şubat 2026 Pazartesi - 19:08
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Her fırsatta millete karamsarlık aşılayan güya ekonomist kılıklı operasyon aparatlarının bu ülkenin bahtını karartmasına izin vermeyeceğiz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Her fırsatta millete karamsarlık aşılayan güya ekonomist kılıklı operasyon aparatlarının bu ülkenin bahtını karartmasına izin vermeyeceğiz."
02 Şubat 2026 Pazartesi - 19:08
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Tüm imalat sanayi işletmelerine açık 100 milyar lira büyüklüğünde uygun koşullu bir finansman paketini devreye alıyoruz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Tüm imalat sanayi işletmelerine açık 100 milyar lira büyüklüğünde uygun koşullu bir finansman paketini devreye alıyoruz."
02 Şubat 2026 Pazartesi - 19:07
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Merkez Bankası rezervlerini arttırıyoruz. Geldiğimizde 27 milyar olan rezervler 215,6 milyar dolara ulaştı."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Merkez Bankası rezervlerini arttırıyoruz. Geldiğimizde 27 milyar olan rezervler 215,6 milyar dolara ulaştı."
02 Şubat 2026 Pazartesi - 18:57
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Suriye ve İran’daki gelişmeleri takip ediyoruz."
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Suriye ve İran’daki gelişmeleri takip ediyoruz."
02 Şubat 2026 Pazartesi - 16:28
Kabine Toplantısı, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında başladı
Kabine Toplantısı, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında başladı
02 Şubat 2026 Pazartesi - 16:17
Kabine Toplantısı Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında başladı
Kabine Toplantısı Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında başladı
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder