POLİTİKA
17 Mart 2026 Salı - 23:58 Başkan Albayrak: "O çukuru kimin kapatması gerekiyordu diye tartışacağız ama giden bir can; bunu geri getirme şansına sahip değiliz" AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak basın mensupları adına düzenlenen iftar yemeği sonrasında, "O çukuru kimin kapatması gerekiyordu diye tartışacağız ama giden bir can; bunu geri getirme şansına sahip değiliz" dedi AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı tarafından basın mensupları için iftar yemeği düzenlendi. Program, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın karşılama konuşması ile başladı. Basın mensuplarının ve protokol üyelerinin iftar açmasıyla devam eden programda Başkan Albayrak, geçtiğimiz gün saat 19.30 sıralarında Zincirlikuyu Mahallesi Çağlayanlar Sokak’ta elektrikli bisikletle sürat yapan 9 yaşındaki Ömer Çelik’in otopark rampasından savrulup sokaktaki çukura düşüp hayatını kaybetmesi hakkında konuştu. "Bir lider olmak, bir genel başkan olmak şov işi değildir" AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak yaptığı konuşmada "Bakınız, bu şehir hepimizin; bu şehir bizim, bu şehir çocuklarımızın şehri. Oynamak zamanı değil, vakit geçirme zamanı değil; bu şehir için hayallerini ortaya koyma zamanı diyoruz. Onun için de üzerimize düşen ne varsa yapmamız lazım. Geçenlerde yine CHP İl Başkanı ’bunlar pazara çıkamaz’ diyor ama biz günde bin 700 tane insanı çadırımızda misafir ediyoruz. Orada belki birkaç tane gazeteci arkadaşımız geldi; hususi bizimle görüşmek isteyen insanlar geliyor oraya. Geliyor, ’Başkanım benim bir sorunum var, konuyla alakalı şöyle bir sıkıntım var’ diyen insanlar geliyor. Aslında biz halkımızla hep iç içe olduk, hâlâ da iç içeyiz. Geçenlerde Cumartesi Pazarı’na girdim; girer girmez adama döndüm, -onu arkadaşlar özellikle çekmişler- dedim ki ’arkadaş merhaba’, dedi ki ’sen CHP’liysen konuşmayacağım seninle.’ ’Yok’ dedim, ’ben AK Parti İl Başkanıyım’, ’o zaman’ dedi, ’Allah işini rast getirsin.’ Biz halkımızla her zaman iç içe olan bir yapıdayız. Niçin biliyor musunuz? Şundan dolayı; biz bu şehrin değil, bu ülkenin geleceğini düşünen insanlarız. Çünkü her zaman söylüyoruz; bir lider olmak, bir genel başkan olmak şov işi değildir. Yalan söylemeyle bir yere varılmaz; bir yere varamadılar da" dedi. "Mazeret üreten insan o işi yapmak istemiyor demektir" Konuşmasına 9 yaşındaki Ömer’in hayatını kaybetmesine neden olan çukur hakkında devam eden Başkan Albayrak, "O çocuğun da bir annesi ve babası var. Biz neyi tartışacağız? O kuyuyu kim açtı, sorumlusu kim, kimin kapatması gerekiyordu diye tartışacağız ama giden bir can; bunu geri getirme şansına sahip miyiz? Değiliz. Bazen siyaset yaptığımızı düşünüyorlar, tabii ki siyaset de yapacağız ama bugün kenar mahallelerdeki sokaklar ve caddeler gerçekten perişan durumda. Kuyunun açılmasıyla alakalı bir doğal gaz, bir elektrik diyorlar; açılmış olabilir ama bunu hemen kapatması gereken kurumlar, görev ve yetki alanları var. Bir şehrin veya bir ilçenin sahibi belediye başkanıdır. Aynı olay bugün Baksan’da da yaşanıyor; Baksan yıllardan beri sıkıntılı, her yer çukur ve çamur içinde. Adamın biri çukura olta atıyor; haber yapılıp sosyal medyada paylaşılınca bakıyoruz ki hemen oraya mıcır dökmüşler. İlla birinin olta atmasını beklemeye gerek yok; bu şehrin içinde gezmiyor musunuz, bu şehirde yaşamıyor musunuz? O küçük yavrumuzu büyüten anneyi, babayı düşünün; dokuz yıl emek veriyor, gece gündüz çalışıp evladını belli bir noktaya getiriyor ve bazı insanların hataları yüzünden biz o çocuğu kaybediyoruz. İnşallah tedbir alırlar çünkü kenar mahallelerde durum hep aynı; bir çukur açılıyor, herkes suçu birbirine atıyor ama sonuç itibarıyla devlet bunun parasını ESGAZ ise ESGAZ’a, OEDAŞ ise OEDAŞ’a veya belediyelere veriyor; belediyeler buraları kapatmak zorunda çünkü yetki alanı onlarda. Mazeret insanın kendine söylediği en büyük yalandır; mazeret üreten insan o işi yapmak istemiyor demektir. Bu yüzden akıllarını başlarına almaları ve bir an evvel teyakkuz haline geçerek belediyeyi yönetmeleri lazım. Bazen CHP İl Başkanı çıkıp ekonomi ve emekliler hakkında konuşuyor. Siz bugün Tepebaşı Belediyesinde çalıştırdığınız insanın parasını veremiyorsunuz, emekli olmuş bir insanın tazminatını ödeyemiyorsunuz ama emekliler hakkında şov yapmaya devam ediyorsunuz. Sandığı getirin diyorlar; evet, bugün Eskişehir’e bir sandık gelmeli ama o sandık belediyeler için olmalı. Ne Odunpazarı ne Tepebaşı ne de Büyükşehir yönetilebiliyor. Yönetilemeyen bir belediye anlayışı olduğu için sandığı bir an evvel getirmeliler ve burada bir belediye seçimi olmalı ki bu şehir bu akıbetten kurtulmalı" ifadelerini kullandı.
17 Mart 2026 Salı - 23:48 Başkan Yılmaz: "Bursa’nın kaynakları maalesef doğru bir şekilde yönetilmiyor" Bursa Büyükşehir Belediyesi Mart Ayı Meclis Toplantısı’nın ikinci birleşimi ardından açıklama yapan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Bursalıları susuz bıraktılar ve geldiğimiz noktada da sudan değil, suyu yönetememekten, şehri yönetememekten, BUSKİ’yi yönetememekten, ulaşımı yönetememekten bahsediyoruz. Aslında problem yönetememedir. Bunun altını çizmek istiyorum. Bu noktada eleştirilerimiz var. Bursa’nın kaynakları maalesef doğru bir şekilde yönetilmiyor" dedi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Mart Ayı Meclis Toplantısı’nın ikinci birleşiminde 22 gündem maddesi görüşülürken, bazı maddeler oy birliğiyle kabul edildi, bazıları ise partiler arasında tartışmalara sahne oldu. Mecliste özellikle imar planı değişiklikleri, belediye iştiraklerine ilişkin finansman kararları ve sosyal destek projeleri gündemin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Meclis toplantısı çıkışı konuşan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursa’da su faturalarına gelen fahiş fiyatlara dikkat çekti. Yılmaz, "Bu tüm ilçe belediye başkanının ortak kanaati ve ihtiyaçları ile birlikte konuşulmuş ve yine birlikte karar verilmiş ancak tekrar altını çizmek istiyorum ki burada problem katı atık bedeli değil suya yapılan fahiş zamlar. Biz buna rağmen AK Parti grubu olarak Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi ile birlikte şöyle bir karar aldık, dedik ki tamam su zamları geri alınsın, 2024 seçimleri öncesinde nasıl bir usul takip ediliyorsa ki her ay suya zam yapılıyordu enflasyon oranında burada aynı sistem devam etsin. Evine 300 lira fatura gelirken bin lira gelen, bin 500 lira gelen, 2 bin lira gelen hemşehrilerimizin isyanı var. Burada topu taca atıyor, ipe un seriyor. Ramazan’a yakışmayan bir tablo. Bursa’da birçok şey yönetilemediği gibi Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin de yönetilemediğine maalesef şu aziz günde bile şahitlik etmiş olduk. Sayın Başkan’ın bahsettiği konularla ilgili açıklama yapma gereği duydum. Çünkü mecliste mikrofonumun sesi kısıldı, konuşmamıza fırsat verilmedi, öncelikle bunu ifade etmek istiyorum" dedi. Gündeminin su zammı ve katı atık bedeli olduğunu söyleyen Başkan Oktay Yılmaz, "Tabii öncelikle gündem su zammı ve katı atık bedeli. Aslında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey yine ipe un sermiştir. Bırakın benim sorularıma vatandaşın haklı isyanına cevap vermesini Cumhuriyet Halk Partili Osmangazi Belediye Başkanını bile isyan eder hale getirmiştir. Osmangazi Belediye Başkanı, Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı olarak kendi evindeki su faturasının örneği ile birlikte su zammının fahiş bir zam olduğunu basın mensuplarıyla, sizlerle kendisi de paylaşmıştı. Bunun katı atık bedelinden kaynaklanmadığını suya yapılan fahiş zamlardan kaynaklandığını ifade etmişti. Burada evine gelen su faturasından vatandaş şikayetçi ama Mustafa Bozbey neden örnek veriyor? Bakkala gelen su tüketimi olmayan su faturasından bahsediyor. 100 liradan bahsediyor. Evine 135 lira, 200 lira gelen hiç kimsenin isyanı yok aslında" diye konuştu. CHP’li belediyelerin maaş ödeyememe sıkıntısı çektiklerine de dikkat çeken Yılmaz, "Geçmişe dönük yine isim vermeden geçmişte yaptığımız katı atık bedellerin alınmamasıyla ilgili konuştu. Evet, biz AK Partili belediyeler olarak 2021’de pandemi döneminde vatandaşımıza, hemşehrimize destek olmak adına katı atık bedellerini geri çekmiştik. Yeni dönemde bilhassa Cumhuriyet Halk Partili ilçe belediye başkanlarımızın da talebiyle beraber çünkü maaş ödeyememek gibi sıkıntı daha çok Cumhuriyet Halk Partili belediyelerde söz konusuydu. Buradan gelen talepler, ilçelerin hakikaten kendi yönetimleriyle ilgili durumlarından dolayı katı atık bedelinin, yasal olarak belirlenen bedelinin çok altında bir bedel alınmaya başlandı. Bu Yıldırım, Osmangazi, Nilüfer için 135 TL, diğer ilçeler için 100 TL ve daha sonrasında 70 TL olarak belirlendi. Geçmiş dönem Büyükşehir Belediyesi bir kuruş katı atık topluma bedeli almazken bu dönem Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin talebiyle de artı 30 TL katı atık bedeli alınmaya başlanmıştır" ifadelerini kullandı. Belediye Başkanı Yılmaz, su zammının aynı sistemde enflasyonla beraber artmasını söyleyerek şu ifadeleri kullandı: "Bu tüm ilçe belediye başkanının ortak kanaati ve ihtiyaçları ile birlikte konuşulmuş ve yine birlikte karar verilmiş ancak tekrar altını çizmek istiyorum ki burada problem katı atık bedeli değil suya yapılan fahiş zamlar. Biz buna rağmen AK Parti grubu olarak Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi ile birlikte şöyle bir karar aldık, dedik ki tamam su zamları geri alınsın, 2024 seçimleri öncesinde nasıl bir usul takip ediliyorsa ki her ay suya zam yapılıyordu enflasyon oranında burada aynı sistem devam etsin. Katı atık bedellerini ilçe belediyeleri de almasın. Biz AK Partili belediyeler olarak buna hazır olduğumuzu ifade ettik. Ancak bugün yine Sayın Mustafa Bozbey ipe un serdi, ’bu ikisini karıştırmayın’ dedi. Vatandaş neden şikayetçiyse gelin birlikte geriye dönün. Bu aslında bir suyu siyasete alet etmek değildir. Suyu siyasete alet etmek seçim öncesinde ’ben suya indirim yapacağım’ diyerek, insanları kandırarak oy almak siyasete alet etmektir suyu. Bugün zaten suyu yönetmesini beceremediler. Bursalıları susuz bıraktılar ve geldiğimiz noktada da sudan değil, suyu yönetememekten, şehri yönetememekten, BUSKİ’yi yönetememekten, ulaşımı yönetememekten bahsediyoruz. Aslında problem yönetememedir. Bunun altını çizmek istiyorum. Bu noktada eleştirilerimiz var. Bursa’nın kaynakları maalesef doğru bir şekilde yönetilmiyor." Cumhur İttifakı olarak yapılması gereken ne varsa hazır olduklarını vurgulayan Yılmaz, "Bugün 5 bine yakın personel almış, 2 bine yakın personel çıkarmış. 5 binden fazla personel aldıklarını kendileri de ifade etmişlerdi daha önce. Bu Bursa’nın kaynaklarını verimli yönetemediklerinin de ayrı bir göstergesi suda yaşanan krizin bugün ulaşımda yaşandığına da şahitlik ediyoruz. Biz tartışmalardan uzak çözüm odaklı bir yaklaşımla istişare kültürü içerisinde gelin Bursa’nın problemlerini masaya yatıralım. Suyla ilgili de biz üzerimize düşeni yapmaya hazırız ama siz de yapacaksınız. Ulaşımla ilgili ne gerekiyorsa, kentsel dönüşümle ilgili ne gerekiyorsa biz Cumhur İttifakı olarak taşın altına elimizi koymaya hazırız. Biz sorun üreten değil, çözüm üreten taraftayız. Bunu da hemşehrilerimize buradan paylaşmak istiyorum. Herkesin Ramazan’ını tebrik ediyorum. Birkaç gün sonra inşallah bayramı idrak edeceğiz. Şimdiden tüm hemşehrilerimizin Ramazan Bayramı mübarek olsun" dedi.
17 Mart 2026 Salı - 23:20 Gençlik ve Spor Bakanlığından Bayrampaşa’ya dev yatırım protokolü imzalandı Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Bayrampaşa Belediyesi arasında yapılan protokolle spor altyapısının güçlendirilmesi amacıyla ilçedeki altyapı tesislerine 1 milyar 150 milyon değerinde yatırım yapılacak. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Bayrampaşa Belediyesi arasında spor altyapısının güçlendirilmesi amacıyla bir protokol imzalandı. Bayrampaşa Semiha Erdem Spor Kompleksi’nde düzenlenen imza protokol toplantısına Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Bayrampaşa Belediye Başkan Vekili İbrahim Akın, Bayrampaşalı milli sporcular, spor camiası temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. İftar ile başlayan programda Bakan Bak ve Belediye Başkan Vekili Akın, kürsüde birer konuşma yaptı. Ardından Bakan Bak ve Belediye Başkan Vekili Akın, yatırımı hayata geçirecek protokolleri imzaladı. Protokol kapsamında Bayrampaşa’da spor altyapısını güçlendirecek büyük yatırım programı hayata geçirilecek. Toplam 1 milyar 150 milyon lira değerindeki yatırımla ilçedeki spor tesisleri yenilenecek, modernize edilecek ve ilçeye yeni spor alanları kazandırılacak. Yatırım programı kapsamında Semiha Erdem Spor Kompleksi, Bayrampaşa Belediyesi Havuz Kompleksi, Bayrampaşa Stadı ve İdari Bina, Zübeyde Hanım Yaşam Merkezi, Necip Uysal Spor Tesisi, Mega Center Spor Tesisi, Cevatpaşa Spor Tesisi, Arda Turan Spor Tesisi başta olmak üzere birçok spor merkezleri yenilenmesi hedefleniyor. Protokol imzalamasının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "Türk sporunda önemli yerlere gelmiş sporcular var. Basketbolda Hidayet Türkoğlu, Semih Erden, yine futbolda Arda Turan, Necip Uysal, diğer branşlarda da var. Potansiyel var, biz çocukken Yıldırım Mahallesi’nde oynardık, takımlarla maç yapardık, deplasmana gelirdik. Şehrin merkezinde, buraya yapılan spor yatırımlarını güncellemek gerekiyor, yenilemek gerekiyor. Şartları ve standartları arttırmak gerekiyor. Amatör spor kulüplerine destek vermek gerekiyor o yüzden başkanımız geldi. Hem gençler hem de amatör sporcular neler yapabileceğini ifade etti. Tamam biz dedik ki, başkan sana destek olalım, çünkü bizim amacımız bu. Gençlik ve Spor Bakanlığının en büyük görevlerinden bir tanesi de, spor yatırımları, spor tesislerini yapmak. Gençleri başta uyuşturucu olmak üzere, dijital bağımlılık, kumar gibi kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için spor çok önemli. Tabi, Cumhurbaşkanımız da sporun içinden geldiği için sporu çok iyi bildiği için ülkenin dört bir yanına devasa spor tesisleri yapılıyor, basketbol gelişim merkezi gibi. Şimdi Ankara’da stadı yapıyoruz, çok modern bir stat. Şu ana kadar 40’a yakın stat yapıldı, devam edenler var. Yeni yapılacaklar var, yüzme havuzları, atletizm pistleri var. Türkiye spor ülkesi olma yolunda hızla ilerliyor" dedi. Konuşmasının devamında Bakan Aşkın Bak, "Bayan basketbol takımımız da Dünya Kupasına gitmeyi garantiledi. Şimdi maçları var, onlara da başarılar diliyoruz. Yarın Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’nde maçları var. İlk maçta Liverpool’u 1-0 yendi. İnşallah yarın tur atlayıp, çeyrek finale yani ilk 8’e kalacak. Daha önce Galatasaray başardı. Tabi, Türkiye’nin spor turizminde spor yatırımında önemli bir ivmesi var. Ayrıca biliyorsunuz, biz 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’nı İtalya ile beraber organize edeceğiz. Dolayısıyla stadyumları modernize ediyoruz. Ama Bayrampaşa özeline baktığımızda başkan, bunları gençlere sunmak zorunda. Bu tür yatırımlar çok önemli, çocuğun dışarı çıktığı zaman, top oynayacağı, futbol oynayacağı bir alan gerekli. Basketbol, voleybol oynayacağı bir alan gerekli. Okul bahçelerinde gerekli. Belediye bunları yaparken de belediyelerimizle birlikte yapıyoruz. Çünkü belediyelerin gençlere dokunması çok önemli" şeklinde konuştu. Sporun gençlerin hayatında çok önemli olduğunu dile getiren Bakan Bak, "Ben inanıyorum ki, spor ilaçtır. Birlik beraberliğin ilacı, iyileştirici gücü var. Topluma dokunan gücü var. Düşünsenize Semih Erden geldi, onu örnek alıp onunla fotoğraf çektirmek isteyen bir sürü genç var, Necip Uysal aynı şekilde. Sporda rol modeller çok önemli. Bizler Türkiye’nin dört bir yanındaki belediyelerimize destek veriyoruz. Amacımız gençlerimizi kötü alışkanlıklardan uzak tutmak, onları oraya yönlendirmek ve sporla beraber onlara bir yaşam tarzı ortaya koymak. Çağımızın hastalığı obezite ile mücadele etmek için spor çok önemli, sporla birlikte o kalorileri yakmanız lazım. Dolayısıyla spor yapmak çok önemli, tabi başkan için de gençlerle bir arada olmak çok önemli. Milli takımımıza da başarılar diliyorum. İnşallah 26 Mart’ta Romanya ile oynayacağız. Burada da söyledim, buraya katılan gençlerden 50 tanesini maça götüreceğiz, başkan otobüsü ayarlayacak ben de biletleri ayarlayacağım. Spor ortak bir dil, herkes bunu seviyor" ifadelerini kullandı. Daha sonra konuşan ve amaçlarının gençlere hizmet olmak olduğunu söyleyen Bayrampaşa Belediye Başkan Vekili İbrahim Akın ise, "Spora ve sporcuya destek veren Bakanımıza, kendisi de spor camiasının içinden olduğu için sağ olsun kendisi de bizim ihtiyaçlarımıza sonuna kadar destek verdi. Keza, sayın Bakanım bu Bayrampaşa sokaklarında top oynamış, güreş yapmış, Bayrampaşa’yı çok iyi bilen bir insan olduğu için bizim ona sunmuş olduğumuz ihtiyaç listesini de zaten söylemeden biliyordu. ’Ben 20 sene önce sokaklarda top oynuyordum’ dedi ve bu bizim için bir avantaj oldu. Bayrama yaklaştığımız bugünlerde sayın Bakanım Bayrampaşa halkına bir bayram hediyesi vermiş oldu. Amacımız sadece çocuklarımızın kötü alışkanlardan kurtulmasını sağlamak, Türkiye Yüzyılı’nda geleceğin mimarı gençlerimize daha iyi imkanlar sağlamak" dedi.
Vali Bakan: "Asrın felaketinde milletimiz tek yürek oldu"
05 Şubat 2026 Perşembe - 11:44 Vali Bakan: "Asrın felaketinde milletimiz tek yürek oldu" Amasya Valisi Önder Bakan, 6 Şubat 2023’te meydana gelen ve "Asrın Felaketi" olarak anılan Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yıl dönümünde, depremlerin ardından Amasya’nın Suluova ilçesine yerleşen Ceylan ailesini ziyaret etti. Ziyarette hayatını kaybeden vatandaşları rahmet ve minnetle anan Vali Bakan, devlet–millet dayanışmasının deprem sürecindeki önemine dikkat çekti. Depremlerin ilk anından itibaren devletin tüm kurum ve imkânlarıyla sahada olup arama kurtarma faaliyetlerinden acil barınma ve sağlık hizmetlerine, geçici yaşam alanlarından kalıcı konutların inşasına kadar kapsamlı bir mücadele yürütüldüğüne değinen Vali Bakan, "Bu süreçte altyapıdan eğitime, sağlıktan sosyal desteklere kadar her alanda yaraların sarılması için yoğun bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın riyasetinde, devlet ve millet el ele vererek tüm gönül coğrafyamızla birlikte "asrın birlikteliği" ruhuyla yaraları sarmak, kaybettiklerimizin aziz hatırasına sahip çıkmak ve geleceğe daha sağlam adımlarla yürümek amacıyla büyük bir seferberlik başlatılmıştır. Tüm kurumlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız, gönüllülerimiz ve aziz milletimiz tek yürek hâlinde harekete geçmiştir. Kimi gözyaşlarıyla dua etmiş, kimi elleriyle enkaz kaldırmış, kimi ekmeğini paylaşmıştır. Kısacası herkes, bu büyük felaket karşısında omuz omuza vererek dayanışmanın ve kardeşliğin en güçlü örneğini sergilemiş, milletimizin büyüklüğünü, vakur duruşunu ve sarsılmaz birliğini tüm dünyaya bir kez daha göstermiştir" diye konuştu. Depremlerin ardından geldikleri Amasya’nın Suluova ilçesine yerleşen Ceylan ailesine ziyarette bulunup bugün gelinen noktada Aralık ayında 455 bininci konutun anahtar teslimi gerçekleştirilmesiyle kalıcı konutların büyük bölümünün tamamlandığına işaret eden Bakan, "Devletimiz bu süreçte devrim niteliğinde bir kentsel dönüşüm örneği ortaya koyarak depremden etkilenen 11 ilimizde yalnızca konutları değil, şehirlerin tarihi dokusunu ve meydanlarını da yeniden ayağa kaldırmıştır. Bu doğrultuda, afetlere karşı daha dirençli şehirler inşa etmek, riskleri en aza indirmek ve vatandaşlarımızın güvenliğini esas alan bir anlayışla çalışmalar kararlılıkla sürdürülmektedir. Bu büyük felaket, milletimizin birlik ve beraberlik ruhunu bir kez daha ortaya koymuş, devlet–millet dayanışmasının en güçlü örneklerinden biri yaşanmıştır. Bu dayanışma ruhu, geleceğe dair umutlarımızı da diri tutmaktadır. Bu vesileyle, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ve aziz milletimize sabır ve baş sağlığı diliyor, Rabb’imden birliğimizi ve dirliğimizi daim eylemesini, ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten muhafaza etmesini niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı.
Başkan Karabatı: "Deprem gerçeğini unutturmamaya kararlıyız"
05 Şubat 2026 Perşembe - 11:09 Başkan Karabatı: "Deprem gerçeğini unutturmamaya kararlıyız" Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3. yıl dönümünde deprem gerçeğinin unutulmaması gerektiğini vurgulayarak, bina envanteri çalışmaları, afet hazırlık eğitimleri ve ilçe genelinde güncellenen 34 toplanma alanı ile Karacabey’in muhtemel afetlere karşı daha dirençli hale getirildiğini söyledi. KarKaracabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, 6 Şubat 2023’te meydana gelen ve Türkiye’yi derinden sarsan Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3. yıl dönümü nedeniyle bir açıklama yaptı. Başkan Karabatı, deprem gerçeğinin asla göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, Karacabey Belediyesi olarak afetlere karşı hazırlık çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti. Başkan Karabatı, "Maraş depreminin yıl dönümünde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı saygı ve rahmetle anıyor, yaralanan ve depremden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz" dedi. Karacabey Belediyesi bünyesinde kurulan Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü’nün aktif şekilde çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Başkan Karabatı, yaşanan acı tecrübelerden önemli dersler çıkarıldığını vurguladı. Muhtemel afetlere karşı hazırlık ve müdahale kapasitesini artırmaya yönelik çok yönlü çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Karabatı, bu kapsamda ilçe genelinde riskli bölgelerin tespit edilmesi ve gerekli önleyici tedbirlerin alınması, afet tatbikatları ve bilgilendirme eğitimleriyle vatandaşların afet farkındalığının artırılması, ilçe bazlı Acil Durum Planları’nın güncellenmesi ve müdahale ekiplerinin düzenli olarak eğitilmesi, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve gönüllü ekiplerle koordinasyonun güçlendirilmesine yönelik faaliyetlerin hayata geçirildiğini kaydetti. Başkan Karabatı, amaçlarının muhtemel bir afet durumunda can ve mal kaybını en aza indirmek, vatandaşların güvenliğini sağlamak ve müdahale süreçlerini etkin biçimde yönetmek olduğunu söyledi. Bina envanteri çalışmaları sürüyor Deprem gerçeğini göz önünde bulundurarak göreve gelir gelmez Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü’nü kurduklarını ve çalışmalara start verdiklerini belirten Karabatı, Karacabey’deki yapı stokuna yönelik önemli bir çalışmayı da hayata geçirildiğini açıkladı. Karabatı, akademik odalarla iş birliği içinde bina envanteri çalışmalarına başladıklarını belirterek, "Karacabey’de bulunan binaların deprem, sel ve yangın gibi afetlere karşı dayanıklılık durumlarının analiz edilmesi amacıyla kapsamlı bir bina envanteri çalışmasına başladık. Bu çalışma kapsamında binaların mevcut yapısal özellikleri belgelenerek, risk seviyeleri ortaya konuluyor. Bunlarla ilgili hazırlanacak raporlar doğrultusunda binaların güçlendirilmesi ya da yenilenmesine yönelik planlamalar yapacağız" dedi. Ayrıca Karacabey Afet Müdürlüğü’nün araç ve ekipman kapasitesinin artırılmasının planlandığını belirten Karabatı, bu sayede afet anlarında daha hızlı ve etkili müdahale edilebileceğini ifade etti. "Depreme hazırlıklı olmalıyız" "Deprem ülkemizin ve Karacabey’in bir gerçeği" diyen Başkan Karabatı, vatandaşların güvenli bir şekilde toplanabileceği alanlara ilişkin güncel listeyi de yeniden paylaştı. Karabatı, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Hiç deprem olmayacakmış gibi günlük hayatımızı sürdürürken, bir dakika sonra deprem olacakmış gibi de hazırlıklarımızı yapmamız gerekiyor. Karacabey Belediyesi olarak bu bilinçle hareket ediyoruz. Belediyemizin arama kurtarma ekipleri hazır durumda. Aynı zamanda doğal afet ve acil durum toplanma alanlarının en doğru noktalara belirlenmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz." Karacabey’de 34 toplanma alanı güncellendi Karacabey’in deprem risk haritası ve mahallelerin nüfus yoğunluğu dikkate alınarak güncellenen 34 farklı toplanma alanı kamuoyuna bir kez daha hatırlatıldı. İlçedeki doğal afet ve acil durum toplanma alanları şu şekilde sıralandı. "Canbalı Mahallesi, Şehit P. Yzb. Atilla Savaş Acarca Parkı, Atatürk Kültür Parkı. Emirsultan Mahallesi, Bektaş Parkı, Evren Esen Parkı, Ömer Matlı İlköğretim Okulu, Zeki Müren Parkı. Esentepe Mahallesi, Atatürk Parkı, Çamlık Mesire Alanı. Garipçe Abdullahpaşa Mahallesi, Ulu Camii. Gazi Mahallesi, Nadir Ünlü Parkı, Şehit Bahadır İlkokulu, Hacı Ahmediye İlkokulu. Hamidiye / Mahmuriyet Mahallesi: Hamidiye Düğün Salonu, Karacapark. Karacaahmet Yenice Mahallesi, Atatürk İlkokulu, Servet Somuncuoğlu Parkı.Mecidiye Mahallesi, İstiklal İlkokulu. Selimiye / Hüdavendigar Mahallesi, İmam Hatip Ortaokulu, 14 Eylül İlkokulu. Sırabademler Mahallesi: Muhsin Yazıcıoğlu Parkı. Tabaklar Mahallesi, Adnan Menderes Parkı, Adnan Menderes Ortaokulu.Tavşanlı Mahallesi, Cumhuriyet İlkokulu, Karacabey Otogar Bahçesi. Yeni Mahalle, Murat Hüdavendigar İlkokulu, Yeni Mahalle Düğün Salonu Yanı Park. Saadet Mahallesi, Uluabatlı Hasan İlkokulu. Nasrettin Mahallesi, Kapalı Spor Salonu Bahçesi. Drama Mahallesi, Karacabey Ortaokulu. Bayramdere Mahallesi, Özyuvam Sitesi Arkası Park, Longoz Parkı, Yeniköy Piknik Alanı, Yeniköy Pazaryeri.Kurşunlu Mahallesi, Kurşunlu İlköğretim Okulu." Başkan Karabatı, tüm vatandaşları afet bilincini artırmaya, risklere karşı hazırlıklı olmaya ve afet anlarında dayanışma içinde hareket etmeye davet etti.
Yaşlı ve engelli aylıkları hesaplara yatırılmaya başlandı
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:38 Yaşlı ve engelli aylıkları hesaplara yatırılmaya başlandı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Şubat ayı için yaklaşık 5,4 milyar lira yaşlı aylığı ve yaklaşık 4,3 milyar lira engelli aylığı olmak üzere toplam 9,7 milyar lira tutarındaki yaşlı aylığı ve engelli aylıklarını hesaplara yatırmaya başladık" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada şubat ayı engelli aylıklarını ocak ayı memur maaş katsayısındaki düzenleme sonrasında zamlı olarak ödeyeceklerini belirterek, "Bu kapsamda şubat ayı için yaklaşık 5,4 milyar lira yaşlı aylığı ve yaklaşık 4,3 milyar lira engelli aylığı olmak üzere toplam 9,7 milyar lira tutarındaki yaşlı aylığı ve engelli aylıklarını hesaplara yatırmaya başladık" ifadelerini kullandı. Bakan Göktaş, engelli ve yaşlı bireylerin hayatın her alanına tam katılımlarını sağlamak ve aynı zamanda bağımsız yaşam sürmelerine destek olmak amacıyla çalıştıklarını belirtti. Eğitimden sağlığa, ekonomiden sosyal hayata kadar her alanda yaşlı ve engelli vatandaşların yanında olduklarını aktaran Göktaş, hizmetleri insan odaklı ve hak temelli politikalar çerçevesinde yürüttüklerini vurguladı. Engelli ve yaşlı vatandaşlara yönelik kapsayıcı ve düzenli sosyal yardım programları geliştirmeyi sürdürdüklerini kaydeden Göktaş, şu ifadeleri kullandı: "Şubat ayı engelli aylıklarını ocak ayı memur maaş katsayısındaki düzenleme sonrasında zamlı olarak ödeyeceğiz. Bu doğrultuda şubat ayı için yaklaşık 5,4 milyar lira yaşlı aylığı ve yaklaşık 4,3 milyar lira engelli aylığı olmak üzere toplam 9,7 milyar lira tutarındaki yaşlı aylığı ve engelli aylıklarını hesaplara yatırmaya başladık. Ödemelerin tüm vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum."
Başkan Kul: "Milli ve manevi değerler en büyük mirasımızdır"
05 Şubat 2026 Perşembe - 09:50 Başkan Kul: "Milli ve manevi değerler en büyük mirasımızdır" Samsun’un Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, baba ve anne olma sevinci yaşayan belediye personellerini evlerinde ziyaret etti. Başkan Kul, en büyük mirasın milli ve manevi değerler olduğunu vurguladı. Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, belediye bünyesinde görev yapan mesai arkadaşlarına yönelik bir ziyaret turu gerçekleştirdi. Yeni bebek heyecanı yaşayan personellerin mutluluğuna ortak olan Başkan Kul, bu kapsamda Refik Durmuş, Hatice Uzun ve Erdem Genç’i ziyaret ederek ailelerini tebrik etti. Ziyaretleri sırasında ailelerle yakından ilgilenen ve bebeklere "Hoş Geldin Bebek" çantası hediye eden Başkan Kul, yeni nesillerin yetiştirilmesinde ailelere büyük sorumluluk düştüğünü hatırlattı. Kul, "Milli ve manevi değerlerine bağlı; merhametli, adil ve dürüst bireyler yetiştirmek hepimizin görevi. Yeni doğan her bebeğimizin bu bilinç ve doğrultuda büyümesi, ülkemizin geleceği adına en büyük kazancımız olacaktır" dedi. Belediye personeliyle kurulan bağların bir iş ilişkisinden öte kardeşlik hukukuyla güçlendiğini belirten Başkan Şenol Kul, "Terme için gece gündüz demeden birlikte ter döktüğümüz mesai arkadaşlarımızın bu en özel günlerinde yanlarında olmak bizim için çok kıymetli. Biz büyük bir aileyiz ve her zaman birbirimizin yanındayız. Evlatlarımıza sağlık ve huzur dolu bir ömür diliyorum" diye konuştu. Ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getiren belediye personelleri, bu mutlu günlerinde kendilerini yalnız bırakmayan Başkan Şenol Kul’a nazik ziyareti ve hediyeleri için teşekkürlerini sundu.
MHP’li Mevlüt Karakaya: "Türkiye, geleceğe yönelik çalışmalarını yapan bir ülkedir"
05 Şubat 2026 Perşembe - 03:30 MHP’li Mevlüt Karakaya: "Türkiye, geleceğe yönelik çalışmalarını yapan bir ülkedir" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, "Türkiye, askeri, diplomasi ve teknoloji olarak geleceğe yönelik çalışmalarını yapan bir ülkedir" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi Çankaya İlçe Başkanlığı tarafından, Ankara’da yemekli program düzenlendi. Programa; MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, MHP Ankara İl Başkanı Alparslan Doğan ve MHP Çankaya İlçe Başkanı Serkan Damar ile birlikte partililer ve sivil toplum kuruluşlarından temsilciler katıldı. Program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başladı. Programda konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı Karakaya, terörsüz Türkiye sürecinden bahsederek şunları kaydetti: "Önümüzdeki yıllarda ve aylarda bunun çok daha faydalarını göreceğiz ama bizim için en önemlisi de ülkede kardeşlik bağlarının daha da güçlenerek geleceğe ve kalkınmaya yönelik vereceği katkıdır. Dolayısıyla bu anlamda Allah hem Sayın Cumhurbaşkanımızdan hem de Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’den razı olsun, Allah kendilerine sağlık ve uzun ömür versin. Dolayısıyla Türkiye önemli bir beladan kurtuluyor, buradaki mesele sadece iç güvenlik meselesi değil, bulunduğumuz coğrafya ve çevremizdeki bölgesel sorunlardır. Bundan sonra Türkiye, bölgesinde olacak bir ülkedir, bunun hazırlıklarını yapmıştır. Türkiye, askeri, diplomasi ve teknoloji olarak geleceğe yönelik çalışmalarını yapan bir ülkedir" ifadelerini kullandı.
Denizli Milletvekili Ün kayıp 104 bin çocuğu sordu
04 Şubat 2026 Çarşamba - 23:39 Denizli Milletvekili Ün kayıp 104 bin çocuğu sordu Gelecek Partisi Denizli Milletvekili Sema Silkün Ün, kayıp çocuklarla ilgili kamuoyunu tatmin edici bir açıklamanın rakamlarla birlikte ifade edilmesini istedi. Meclis çalışmaları sırasında daha önce gündeme getirdiği kayıp çocuklar konusu hakkında açıklamalarda bulunan Denizli Milletvekili Sema Silkün Ün, "Ülkemizin geleceği çocuklar. Yani bir konuda aslında kaç bütçe dönemidir burada konuşuluyor ama bir açıklama yapılmadı. TÜİK dedi ki; ’2008-2016 yılları arasında 104.531 çocuğumuz kayıp’ Bu rakamların manipüle edildiği söyleniyor. Dezenformasyon Merkezi geçtiğimiz yıl dedi ki; ’Böyle bir şey doğru değil’ Ama bunu zaten TÜİK söylemiş, biz söylemedik arkadaşlar. Sizlerden de doğrusunu söylemenizi bekleriz. 2016’da kayıp çocuklarla alakalı açıklama yapılması, bilgi verilmesi, veri akışı sağlanması durduruldu. Bu kayıp çocukların hepsi bulunmuş olabilir, bu bizi en çok mutlu edecek olan haberdir. Hiçbirisi bulunmamış olabilir ama bir bilgiye sahip olmamız gerekir. Bir tek çocuğun dahi akıbetinin bilinmemesi büyük bir olayken yüz binlerle ifade edilen bir sayıdan bahsediyoruz. Kamuoyunu tatmin edici bir açıklamanın rakamlarla birlikte ifade edilmesini bekliyoruz" dedi. Daha önce de konuyu defalarca gündeme getiren Denizli Milletvekili Ün, açıklamasını; "12 Kasım’da Aile Bakanlığı bütçesinin komisyon görüşmelerinde yeniden gündeme getirmiştik. Bir çocuğumuzun dahi kaybı büyük bir olayken 100 binlerle ifade edilen kayıp çocuklarımızın akıbeti hakkında açıklama yapılmayacak mı?" sözleriyle tamamladı.
Japonya İmparatoru Naruhito’nun doğum günü Ankara’da kutlandı
04 Şubat 2026 Çarşamba - 23:31 Japonya İmparatoru Naruhito’nun doğum günü Ankara’da kutlandı Japonya İmparatoru Naruhito’nun doğum günü Ankara’da düzenlenen resepsiyonla kutlandı. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, resepsiyonda yaptığı konuşmada, "Türkiye ve Japonya arasındaki ilişkiler, kökleri tarihe, vicdana ve insani dayanışmaya dayanan güçlü bir kardeşlik hukukuyla tesis edilmiştir" dedi. Japonya’nın Ankara Büyükelçiliği tarafından 23 Şubat 1960 tarihinde doğan Japon İmparatoru Naruhito’nun doğum günü vesilesiyle resepsiyon verildi. Resepsiyon Japonya Büyükelçisi Tamura Masami ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Resepsiyon her iki ülkenin milli marşlarının okunmasıyla başladı. Ardından Japonya Türkiye Büyükelçisi Tamura Masami, bir konuşma gerçekleştirdi. 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremleri hatırlatan Masami, "Geçen aralıkta Gaziantep, Hatay ve Kahramanmaraş’ı ziyaret etme fırsatı buldum. Orada yerel halkın dayanıklılığı ve hızlıca yerine getirilen yeniden yapılandırma projelerinden etkilenmekle beraber, depremzede bölgelerin durumlarına şahit olunca, yerel halkın hayatını yeniden yapılandırmak ve doğal afetlere karşı hazırlık geliştirmek için Türkiye ile iş birliği yapmaya yönelik kararlılığımı yeniledim. Bu akşam, Majestelerinin doğum gününü kutlayacağız. Ancak aynı zamanda Japonya ile Türkiye halkları arasında nesiller boyu süregelen ve İmparatorluk ailesinin katkılarıyla güçlendirilen dostluk ilişkilerini kutluyor olacağız" diye konuştu. Programda konuşma yapan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ise Türkiye ve Japonya arasındaki ilişkilerin köklerinin tarihe, vicdana ve insani dayanışmaya dayanan güçlü bir kardeşlik hukukuyla tesis edildiğini belirtti. Tunç, şu ifadelere yer verdi: "1890’da Ertuğrul Firkateyni Faciasında Japon halkının gösterdiği fedakarlık, 1985’te Tahran tahliyesinde Türk milletinin Japon dostlarına uzattığı yardım eli. Bu 2 hadise, 2 milletin kalbine yazılmış birer insanlık nişanesidir. Bu kıymetli hatıralar, ilişkilerimizin temelini oluşturan samimiyetin en güçlü sembolleridir. Ayrıca 1999 Marmara Depreminde ve 6 Şubat 2023’te yaşadığımız 2 büyük deprem felaketinde Japon dostlarımızın bizlere yardım elini ilk uzatanlardan olmasını da her zaman minnettarlıkla anacağız. 2011 yılında, Japonya’da meydana gelen Thoku depremindeyse ülkemiz, Japonya’ya güçlü ve samimi desteğini göstermiştir. Bugün geldiğimiz noktada bu bağlar stratejik bir ortaklığa dönüşmüştür. Ticaret, yatırım, teknoloji, ulaştırma yapısı, enerji, afet yönetimi, savunma sanayii, kültür ve eğitim alanlarında çok boyutlu bir iş birliği yürütüyoruz." Programa, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Japonya Türkiye Büyükelçisi Tamura Masami, Kara Kuvvetleri Komutanı Metin Tokel, milletvekilleri, Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Erol Kavuncu, bakan yardımcıları, büyükelçiler, diplomatik misyon temsilcileri, rektörler, diplomatlar ve davetliler katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2026 Zayid İnsan Kardeşliği Ödülü" törenine video mesaj gönderdi
04 Şubat 2026 Çarşamba - 22:03 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2026 Zayid İnsan Kardeşliği Ödülü" törenine video mesaj gönderdi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "2026 Zayid İnsan Kardeşliği Ödülüi" törenine video mesaj gönderdi. Erdoğan, "Türkiye olarak bölgemizde ve dünyada huzur, barış, refah ve istikrar odaklı tüm girişimleri samimiyetle destekliyoruz" dedi. Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi şehrinde "Zayed İnsan Kardeşliği Ödülü" teslim töreni gerçekleştirildi. Törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir video mesaj gönderdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında ödül alan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ı tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajında, Türkiye olarak bölgedeki ve dünyada huzur, barış, refah ve istikrar odaklı tüm girişimleri destekleyeceklerini söyleyerek şu ifadeleri kullandı: "2026 Zayid İnsan Kardeşliği Ödüllerinin başta ödül sahipleri olmak üzere hepimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Türkiye’deki 86 milyon kardeşinizin selamlarını sizlere iletmekten büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. 2019 yılından beri takdim edilen ödüllerin bilhassa içinden geçtiğimiz günlerde tüm dünyada barışa ve istikrara katkı sunmasını diliyorum. Bu seneki ödüllere layık görülen Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Sayın Nikol Paşinyan’ı yürekten kutluyorum. Kalıcı barışın tesisi yolunda hem İlham Aliyev kardeşimin attığı cesur adımları hem de Paşinyan’ın ortaya koyduğu kararlı iradeyi son derece kıymetli bulduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Amacı, kapsamı, lafsı ve ruhu üzerinde iki tarafında üzerinde uzlaşıya vardığı mutabakatın yürürlüğe girmesi ile Kafkasya’nın geleceğinde yepyeni bir sayfanın açılacağına inanıyorum. Türkiye olarak bölgemizde ve dünyada huzur, barış, refah ve istikrar odaklı tüm girişimleri samimiyetle destekliyoruz. Kafkasya’da kalıcı barışın hakim olması için üzerimize ne düşüyorsa yapmaya, hakkaniyete dayalı dostluk köprülerinin kurulmasında aktif şekilde rol almaya inşallah devam edeceğiz. Bu düşüncelerle hem Sayın Aliyev’i hem de Ermenistan Başbakanı Sayın Paşinyan’ı bir kez daha tebrik ediyorum. 2026 Zayid İnsan Kardeşliği Ödüllerinin tüm insanlık için hayırlar getirmesini diliyor, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum."
BBP Genel Başkan Yardımcısı İspir: "Biz Aziz İhsan Aktaş benzeri yapıların lüks makam araçlarına binmiyoruz"
04 Şubat 2026 Çarşamba - 20:00 BBP Genel Başkan Yardımcısı İspir: "Biz Aziz İhsan Aktaş benzeri yapıların lüks makam araçlarına binmiyoruz" Büyük Birlik Partisi (BBP) Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bülent İspir, partinin 33 yıldır gönüllülük esasına dayalı bir siyaset anlayışıyla ayakta durduğunu belirterek, "Biz, Aziz İhsan Aktaş benzeri suç yapılarının aldığı lüks makam arabalarına binmiyoruz. Milletin parasını şatafata, israfa ve yolsuzluğa harcamıyoruz" dedi. BBP Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bülent İspir, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’nin kadınların huzuru, güvenliği ve refahı için önerdiği ’kadın hastaneleri ve kadın üniversiteleri’ projesi üzerinden bazı medya organları ve siyasi çevreler tarafından sistematik bir karalama kampanyası yürütüldüğünü ifade etti. İspir, söz konusu önerinin kadınların toplumsal hayatta daha güvenli, eşit ve korunaklı koşullarda yer almasını amaçlayan samimi ve milli bir yaklaşım olduğunu vurguladı. "Bu öneriyi talibanvari göstermek açık bir art niyettir" İspir, özellikle Cumhuriyet Halk Partili (CHP) bazı siyasetçilerin projeyi kasıtlı şekilde çarpıttığını belirterek, "Kadınlarımızın güvenliği için ortaya konulan bir öneriyi talibanvari bir ayrımcılık olarak sunmak açık bir art niyettir, alçaklıktır" dedi. İspir, amaçlarının kadınları sosyal hayattan koparmak değil, aksine tacizden, şiddetten ve baskıdan korunacakları alanlar oluşturmak olduğunu ifade etti. CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka’nın açıklamalarına da değinen İspir, bu sözlerin iftira ve çarpıtmadan ibaret olduğunu söyledi. İspir, projeye karşı çıkanların referandum çağrısından kaçmaması gerektiğini belirterek, "Milletin sesinden korkmuyorsanız, buyurun sandığa gidelim" ifadelerini kullandı. "Asıl amaç genel başkanımızı yıpratmaktır" Tartışmanın yalnızca projeyle sınırlı olmadığını dile getiren İspir, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’nin de doğrudan hedef alındığını söyledi. Bazı haberlerde Destici’nin kullandığı aracın markasının özellikle öne çıkarıldığını belirten İspir, bunun açık bir algı operasyonu olduğunu ifade etti. Söz konusu aracın tamamen şahsi mülkiyet olduğunu aktaran İspir, aracın partiye ait olmadığını ve BBP’nin hiçbir şekilde devlet imkanlarından faydalanmadığını kaydetti. "Biz Aziz İhsan Aktaş benzeri yapıların arabalarına binmeyiz" Bülent İspir, Büyük Birlik Partisi’nin 33 yıldır gönüllülük esasına dayalı bir siyaset anlayışıyla ayakta durduğunu belirterek, parti faaliyetlerinin yöneticilerin bağışları ve kişisel harcamalarıyla sürdürüldüğünü ifade etti. İspir, "Biz, Aziz İhsan Aktaş benzeri suç yapılarının aldığı lüks makam arabalarına binmiyoruz. Milletin parasını şatafata, israfa ve yolsuzluğa harcamıyoruz" diye konuştu. İspir, BBP’nin siyaset anlayışının tasarruf, fedakarlık ve milli değerler üzerine kurulu olduğunu vurgulayarak, kamu kaynaklarının kişisel konfor için kullanılmasına karşı olduklarını dile getirdi. "Kadın hakları söylemiyle lüks hayatlarını gizliyorlar" Bazı siyasi aktörlerin kadın hakları söylemi üzerinden kendi ayrıcalıklı yaşamlarını perdelemeye çalıştığını anlatan İspir, toplumdan kopuk bir siyaset anlayışının millet nezdinde karşılık bulamayacağını ifade etti. İspir, "Bakıcısı, şoförü olanlar tuzu kuru diye milletin sesini bastıramaz" değerlendirmesinde bulundu. İspir, Destici’nin her fırsatta dile getirdiği milli değerler, Anadolu kültürü, inançlar ve İslam ahlakının toplumun korunması açısından hayati öneme sahip olduğunu söyledi. Bu değerlerin aile yapısını ve toplumsal dokuyu ayakta tuttuğunu ifade etti. "Bu proje milli bir eğitim ve sağlık yaklaşımıdır" Kadın hastaneleri ve üniversiteleri önerisinin, dünyada yaşanan savaşlar, şiddet ve cinsel istismar vakaları karşısında koruyucu bir model sunduğunu dile getiren İspir, bu yaklaşımın kadınları ve kız çocuklarını yozlaşmış dış etkilerden korumayı amaçladığını ifade etti. "Bu iftiralar sonuç vermeyecek" İspir, açıklamasının sonunda projeye karşı çıkan kesimlerin toplumun geleceğini tehlikeye attığını söyleyerek, "Bu iftiralarla sonuç alamayacaklar. Büyük Birlik Partisi, vatanın, milletin, kadınlarımızın, gençlerimizin ve çocuklarımızın yanında durmaya devam edecektir" dedi.
Süleyman Soylu’dan, eski İtalya Başbakanı Draghi’nin AB için federasyon çağrısına öneri: "Tıkanıklık ekonomik, değil siyasi"
04 Şubat 2026 Çarşamba - 19:44 Süleyman Soylu’dan, eski İtalya Başbakanı Draghi’nin AB için federasyon çağrısına öneri: "Tıkanıklık ekonomik, değil siyasi" Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İçişleri Komisyonu Başkanı ve eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, eski İtalya Başbakanı Mario Draghi’nin Avrupa Birliği (AB) için federasyon çağrısına ilişkin, "Draghi’nin bu teşhisi güçlü ama tespitleri kadar gerçekçi değil. AB’nin asıl tıkanıklığı ekonomik değil, siyasi birlikteliğidir" dedi. Eski İtalya Başbakanı Mario Draghi’nin, Avrupa’nın gerçek bir federasyon haline gelmemesi durumunda, bağımlı, parçalı ve sanayisizleşmiş bir yapıya sürüklenme tehlikesiyle karşı karşıya kalabileceği ifadelerini, TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı Süleyman Soylu sosyal medya hesabından yaptığı açıklamalar ile değerlendirdi. Soylu, AB konusunda güçlü araştırmalar ve hazırladığı kapsamlı raporla birlikte en rasyonel tespitleri ortaya koyan Draghi’nin bu teşhisinin güçlü; ama tespitleri kadar gerçekçi olmadığını ifade etti. "Draghi’nin bu teşhisi güçlü ama tespitleri kadar gerçekçi değil" AB konusunda güçlü araştırmalar ve hazırladığı kapsamlı raporla birlikte en rasyonel tespitleri ortaya koyan Draghi’nin tespitlerinin güçlü ama gerçekçi olmadığını belirten Soylu, "Avrupa Merkez Bankası eski başkanı ve İtalya eski başbakanı Draghi, ‘AB’nin gerçek bir federasyona dönüşmezse bağımlı hale gelir’ diyor. AB konusunda güçlü araştırmalar ve hazırladığı kapsamlı raporla birlikte en rasyonel tespitleri ortaya koyan Draghi’nin bu teşhisi güçlü ama tespitleri kadar gerçekçi değil. AB’nin asıl tıkanıklığı ekonomik değil, siyasi (hatta dini) birlikteliğidir. AB, siyasi birlikten vazgeçip ekonomi ve güvenliği önceleyen yeni bir iş birliği modeli kuramazsa, tam da Draghi’nin uyardığı dramatik tablo kaçınılmazdır. Bugün AB’nin karşı karşıya olduğu tablo açık. Sanayisizleşme, yüksek borçluluk, yüksek enerji maliyetleri, siyasi istikrarsızlık, demokratik meşruiyet krizi, yaşlanan nüfus, karşılığı olmayan sosyal refah harcamaları ve karar alamayan hantal bir bürokrasi, beceri/meslekleşme eksikliğidir. Bu yapıyla ve bu birliktelik anlayışı ile AB’nin bu krizden çıkması mümkün değildir" ifadelerine yer verdi. "AB, Amerikan kapitalizmi ile Çin tipi sosyalizm arasında sıkışmıştır" AB’nin Amerika ile Çin arasında sıkışıp kaldığını, Avrupa’nın üretimden çok hizmete sıkışan bir kıta haline geldiğini vurgulayan Soylu, "Draghi de iyi biliyor ki ‘pragmatik’ federalizm modeli bile olsa, mevcut bu çöküşü durduramaz. Çünkü AB, Amerikan kapitalizmi ile Çin tipi sosyalizm arasında sıkışmıştır. Bu sıkışmayı aşamayacak bir Avrupa’nın önünde kalan alanlar sınırlıdır ve bunlarla sadece bazı dönemsel ve bölgesel avantajlı yatırımlar yakalayabilir. Turizm bölgesi, eğitim bölgesi, biyomedikal bölgesi, Fransa’daki veri merkezleri gibi dönemsel avantajlar vardır. Yani Avrupa, üretimden çok hizmete sıkışan bir kıta haline gelmektedir. Sosyal, siyasal ve geleneksel pek çok sorun da daha yeni başlıyor. Draghi’nin söyleyemediğini açıkça söyleyelim. AB’nin tek çıkışı, başlangıç noktasına dönmektir. İdeolojik, dini ve siyasi ötekileştirmeleri terk edip ekonomik ve güvenlik eksenli, radikal bir dönüşüm gerçekleştirmelidir. Aksi halde sadece AB’nin değil, AB’cilerin de çöküşü kaçınılmazdır" cümlelerine yer verdi.