Son Dakika
|
Altı Avrupa ülkesi Ukrayna'ya asker gönderme seçeneğini reddetti
TFF, 108 teknik sorumluyu bahis nedeniyle PFDK’ya sevk etti
Büyükçekmece’deki adli emanet soygununda şüphelilerin yazışmaları ortaya çıktı
Camide çekilen görüntüler tepki toplamıştı, ifadesinin ardından serbest bırakıldı
Esenyurt’ta korkutan depo yangını: Dumanlar metrelerce yükseldi
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "2026 senesi ülkemiz için bir reform yılı olacak"
Beşiktaş’ta Mert Günok ile yollar ayrıldı
Çanakkale’de 4 büyüklüğünde deprem
İsviçre'de 40 kişinin öldüğü barda 5 yıldır denetim yapılmadığı ortaya çıktı
Seçil Erzan davasında gerekçeli karar açıklandı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Clay Consumption Remains Common in Parts of Kyrgyzstan
Altı Avrupa ülkesi Ukrayna'ya asker gönderme seçeneğini reddetti
Klima borusu bomba gibi patladı: Müşteriler sokağa kaçtı
Esenyurt’ta korkutan depo yangını: Dumanlar metrelerce yükseldi
İthal otomobiller Haydarpaşa Limanı’nı doldurdu
Fenerbahçe, Dubai Basketbol deplasmanında
Türkiye’nin hamsi ihracatında Avrupa ülkeleri ilk sırada
Artvin’de çığ bölgesinde yeni çığlar yaşanıyor
POLİTİKA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malezya Başbakanı Enver İbrahim ile başbaşa görüşme gerçekleştirdi
07 Ocak 2026 Çarşamba - 17:40:59
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malezya Başbakanı Enver İbrahim ile başbaşa görüşme gerçekleştirdi
07 Ocak 2026 Çarşamba - 17:12
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malezya Başbakanı Enver İbrahim’i törenle karşıladı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malezya Başbakanı Enver İbrahim’i törenle karşıladı. Konuk Malezya Başbakanı Enver İbrahim’in içinde bulunduğu makam aracını Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin önündeki caddede karşılayan süvariler, Enver İbrahim’e protokol kapısına kadar eşlik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Enver İbrahim’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin ana giriş kapısında karşıladı. Erdoğan ve Enver İbrahim’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından 21 pare top atışı eşliğinde iki ülkenin milli marşları çalındı. Enver İbrahim, Muhafız Alayı Tören Kıtası’nı ’Merhaba asker’ diyerek selamladı. Törende, tarihte kurulan 16 Türk devletini temsil eden bayraklar ve askerler de yer aldı. Heyetlerini birbirlerine takdim eden Erdoğan ve Enver İbrahim, merdivenlerde Türkiye ve Malezya bayrakları önünde gazetecilere poz verdi. Erdoğan ve İbrahim, Türkiye-Malezya Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Birinci Toplantısı’na katılacak ve daha sonra ortak basın toplantısı düzenleyecek. Törende Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, MİT Başkanı İbrahim Kalın, İletişim Başkanı Burhanettin Duran, YÖK Başkanı Erol Özvar ve Ankara Valisi Vasip Şahin de yer aldı.
07 Ocak 2026 Çarşamba - 17:09
Kocagöz’den mecliste güçlü Türkiye vurgusu
Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, belediye meclisi toplantısında dünya genelindeki gelişmelere dikkat çekerek, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Bu toprakların bedel ödenerek vatan olduğunu ifade eden Başkan Kocagöz, "Sadece kınamak yetmez. Bir ders çıkarmalıyız. Bu ders güçlü Türkiye olmalı. Biz aktı, karaydı, oydu buydu demeden birlik ve beraberlik içinde olacağız" dedi. Kepez Belediyesi’nin 2026 yılı Ocak ayı meclis toplantısı, Başkan Mesut Kocagöz başkanlığında yapıldı. Belediyenin meclis salonunda gerçekleştirilen toplantıda grup sözcülerinin yeni yılla ilgili temennilerini dile getirmelerinin ardından söz alan Başkan Kocagöz, 2026 yılının sağlık, mutluluk ve adalet getirmesi temennisinde bulunarak, vatandaşların yaklaşan Miraç Kandili’ni kutladı. Sözlerine emeklilere ve yaşlılara değinerek devam eden Başkan Kocagöz, "Emekliler hepimizin göz nuru. Kepez yaşlı dostu bir ilçe. Bunu meclisimizden de geçirdik. Bununla ilgili Türkiye’de olmayan projeleri tek tek faaliyete geçiriyoruz" dedi. Emekliler Lokalleri’nin yetmediğine değinen Başkan Kocagöz, "Çünkü orada çay 5 lira. Emeklilerimize nasıl faydalı olabiliriz, bununla ilgili birçok projemiz var. Bu projelerimizi tek tek hizmete açacağız. Her hafta bir açılış yapacağız. Bunu hep beraber yaptık. Bütün meclis üyelerimiz, bütün bürokrat arkadaşlarımız hep beraber yaptık. 7 büyük temel atma törenimiz var" diye konuştu. "Kepez değişecek, dönüşecek" Kepez’deki temizlik çalışmalarına da değinen Başkan Kocagöz, "Temizlik temizlemek değil, kirletmemektir. İşte bu kültürü hani hep diyoruz; Kepez değişecek, dönüşecek. Bu kültürü hep beraber kazanacağız. Lütfen Kepez’de gördüğünüz her türlü eksiklikleri bizlere bildiriniz. Meclis üyelerimizin asli görevi budur. Biz buraya çalışmaya geldik. Bizi eleştireceksiniz, biz doğru işler yapacağız" dedi. "Bu topraklar için bedel ödendi" Dünyadaki gelişmelere de değinen Kocagöz, "Bu topraklar bizim topraklarımız, bedel ödenerek vatan oldu. Şehit kanlarıyla mühürlendi. O zaman sadece kınamak yetmiyor. Bizler de kınıyoruz, hem de şiddetle ama buradan bir ders çıkarmalıyız. Bu ders güçlü Türkiye olmalı. Başka hiçbir yolumuz yok. Biz aktı, karaydı, oydu buydu değil, birlik ve beraberlik içinde olacağız. Bu ülkeyi iyi yöneteceğiz, bu insanlara daha çok hizmet edeceğiz. Daha güçlü olmak zorundayız. Bunu nasıl yapacağımızı hepimiz çok iyi biliyoruz. Bayrağımızı, vatanımızı, milletimizi, insanımızı daha çok seveceğiz. Hizmeti hep beraber yapacağız. Biz buraya hizmet etmeye, faydalı olmaya geldik" ifadelerini kullandı. "Denetim komisyonu seçildi" Konuşmaların ardından meclise sunulan 44 yazılı ve 5 önerge olmak üzere 49 gündem maddesinin görüşülmesine geçildi. Toplantıda 1 yıllık görev süresi dolan Denetim Komisyonu’ndaki 5 üye yerine gelecek isimler de seçimle belli oldu. Gizli oylama ile yapılan seçimlerde Denetim Komisyonu’na İbrahim Yılmaz (CHP), Yılmaz Yıldız (CHP), İbrahim Velican (CHP), Yusuf İşeri (AK Parti) ve Ali Baki Sarıca (MHP) seçildi. Belediye meclisinin 2026 yılında 1 aylık tatil süresinin ağustos ayı olması talebi de oybirliğiyle meclisten geçti. Başkan Kocagöz’e yetki Antalya Kepez A.Ş, Kepez İnsan Kaynakları A.Ş, KEPTAŞ İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş, Antalya Pamuklu Dokuma A.Ş, ALDAŞ Altyapı Yönetim ve Danışmanlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş, ANFAŞ Fuarcılık İşletme ve Yatırım A.Ş. ve Kepez Kalkınma ve Dayanışma Vakfı’nın 2026 yılı içerisinde yapacağı tüm olağan ve olağanüstü toplantılarda Kepez Belediye Başkanlığını temsilen görevlendirme yapılabilmesi için Başkan Mesut Kocagöz’e yetki verildi. Kepez halkına sağlanan daha ucuz ve kaliteli ekmek temininin yeni yılda da devam edebilmesi için Kepez Belediyesi ile Kepez Kalkınma ve Dayanışma Vakfı arasında imzalanacak 1 yıllık Ortak İş Protokolü için de Başkan Mesut Kocagöz’e yetki verildi. Kepez’e kardeş şehir Kepez Belediyesi ve Kuzey Makedonya’nın Bitola şehri arasında ‘Kardeş Şehir Protokolü’ yapılması için Başkan Kocagöz yetkilendirildi. Kepez Belediye Meclisi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nde Engelli Hizmetleri kurulması ve ‘Engelli Hizmetleri Birimi Çalışma Yönetmenliği ile ilgili hazırlanan Engelli Farkındalık Komisyonu Raporu da oy birliğiyle kabul edildi. İsimleri Kepez’de yaşayacak Ahatlı Mahallesi 3155. Sokak’taki parka ‘Nene Hatun Parkı’ yine aynı mahalledeki 3157. Sokak üzerindeki parka ‘Bahriye Üçok Parkı’, 3139. Sokak’taki parka ‘Barış Parkı’, Çamlıbel-Göçerler Erenköy, Kanal ve Fatih mahallelerinde yaşayan vatandaşları çoğunluğunun Korkutelili olması dolayısıyla 4906-4907. Sokak kesişimindeki parka ‘Korkuteliler Parkı’, Çamlıbel Mahallesi’ndeki parka ‘Çamlıbel Parkı’, Çamlıbel-Erenköy-Esentepe sınırlarındaki 4875. Sokağa da ‘Şehitler Caddesi’ isminin verilmesi de oy birliğiyle kabul edildi. İsim Tespit Komisyonu’na havale edildi Kirişçiler Mahallesi 9979-9982. sokaklar kesişimindeki parka Şehit Mehmet Ece, yine aynı mahallede 9821-9822. sokaklar kesişimindeki parka Şehit Mustafa Cingöz, Ahatlı Mahallesi 3180. Sokak üzerindeki parka Yunus Emre Parkı, Ahatlı Mahallesi 3180. Sokak üzerindeki parka Umut Parkı, aynı mahalledeki 3119. Sokak’ta bulunan parka da Deniz Parkı isminin verilmesi İsimTespit Komisyonu’na havale edildi. Aktoprak Mahallesi 1021-1026. Sokak kesişimindeki belediyeye ait park alanına hayırsever eliyle semt evi yapılması, Yeni Mahalle’deki sosyal tesis alanının Barınma Evi olarak tadil edilmesi için Başkan Kocagöz yetkilendirildi. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün kısa süre önce vefat eden Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ın adının Kepez’deki bir parka verilmesi önerisi de ocak ayı meclisine taşındı. Karşıyaka Mahallesi’ne hayırsever eliyle Semt Evi yapılması, Fevzi Çakmak Mahallesi’nde mülkiyeti belediyeye ait taşınmazın yine hayırsever eliyle tadil edilerek Aktif Yaşlanma Merkezi olarak kullanılması, Atık Su Alt Yapı ve Evsel Katı Atık Tarifeleri, Santral ve Ünsal mahallesi sınırlarının düzenlenmesi de hususu da önerge ile meclis gündemine taşındı.
07 Ocak 2026 Çarşamba - 16:31
Doç. Dr. Emre Saygın, Venezuela’da yaşananları değerlendirdi
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) ESOGÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Emre Saygın, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu kaçırması ile ilgili, "Adeta soğuk savaş günlerine geri döner gibiyiz" değerlendirmesi yaptı. Venezuela gündemini ve ABD’nin Maduro’yu kaçırmasını değerlendiren Saygın, operasyonun kamuoyuna iyi kurgulanmış bir askeri hamle olarak sunulduğunu ifade etti. Doç. Dr. Saygın, söz konusu müdahalenin etkileri ve sonuçları bakımından çok yönlü ve çok katmanlı bir yapıya sahip olduğuna dikkat çekti. Operasyonun 2026 yılının ilk günlerinde gerçekleşmesinin manidar olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Saygın, ABD iç siyasetinde Başkan Trump’ı zorlayan dava ve suçlamaların yoğunlaştığı bir dönemde böyle bir hamlenin küresel ekonomi politiği sarsabilecek etkiler doğurabileceğini ifade etti. Doç. Dr. Saygın, bugünlerde yaşananların 2011 yılından beri olgunlaştırılan bir süreç olduğunu da ekledi. Doç. Dr. Emre Saygın değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: "Olayın perde arkasındaki nedenler aslında küresel güç dengelerine işaret ediyor. Burada ABD’nin Monroe Doktrini Trump’la beraber ilk harfi değişerek Donroe Doktrini, yani Trump’ın bir takım eklemeler yaparak geliştirdiği Donroe Doktrini ön plana çıkıyor. Bu bağlamda yakın dönemde çıkmış, yenilenmiş, güncellenmiş bir Amerikan Ulusal Güvenlik strateji söz konusu. Bu strateji doğrultusunda adeta soğuk savaş günlerine biraz daha geri döner gibiyiz. Bu ne demek? ABD’nin bölgedeki ya da kıtadaki ya da batı bloğundaki diyelim eski tabirle abi ya da hami rolünü tekrar üstlenmesi. Dolayısıyla da buradaki hami rolünü güçlendirecek şekilde elindeki sert güç unsurlarını daha çok müdahaleci biçimde devreye sokması söz konusu. İkincisi olayın petrole bakan tarafı var. Şöyle ki 2010’lu yıllara kadar dünyada kanıtlanmış en büyük petrol rezervleri Suudi Arabistan’a aitti. Ancak yeni yapılan keşiflerle Venezuela dünyada kanıtlanmış petrol rezervleri bakımından en yüksek hacimli rezervlere sahip ülke oldu. Dolayısıyla Venezuela’ya müdahale aynı zamanda petrol kaynaklarına müdahale ve Amerikan şirketlerinin buradaki hegemonyasını tekrar tahkim edilmesini beraberinde getiriyor. Dolayısıyla burada Venezuela petrol gündeminden ve bunun bir devamı olarak Danimarka’nın, Grönland’ın ilhakı ve oradaki nadir toprak altı elementlerini elde etme gündemi üzerinden durumu ABD’nin aslında enerji ticaretinin dolar üzerinden yapılmasını sağlayacak imtiyazlı bir alan oluşturma gayreti olarak görebiliriz. Dolayısıyla biraz da küresel ekonomi politik çerçevede okunabilir." Doç. Dr. Emre Saygın, bu operasyonda aslında ABD-Çin rekabetinin yansımalarının da kısmen görüldüğünü belirterek, "Çin’in ticaret hacminde Latin Amerika büyük bir yer tutuyor. Dolayısıyla Amerikan ana karasını tehdit eden yakın hinterlantta Çin etkisinin kırılması, Rusya’nın verdiği askeri destekle beraber bölge ülkelerinin ABD’ye karşı pozisyon almalarının engellenmesi bakımından da bu operasyon aslında ABD’nin sert gücünü tekrar Latin Amerika’da kullanıp Çin’e ve Rusya’ya bir mesaj vermesi olarak da okunabilir. Bildiğimiz gibi Avrupa’da Rusya ile Ukrayna arasındaki savaştan kaynaklı bir güvenlik boşluğu ya da istikrarsızlık durumu söz konusu. Avrupa Birliği savunma harcamalarına bütçeler içinde çok fazla yer vermeyen ülkelerden oluşuyor. Trump’ın da zaten Avrupa’ya yönelttiği en büyük eleştiri buydu. Amerika’nın enerjisini, gücünü, ilgisini, odağını Latin Amerika’ya kaydırması ve dolayısıyla Pasifik üzerinden Asya’ya kaydırması aslında Avrupa ülkelerinin Rusya’yla baş başa kalmasını getiriyor. Dolayısıyla bu Avrupa açısından da ontolojik bir problem ortaya çıkarıyor. Yani varoluşsal bir problem yaşayacaklar ve tarih boyu aradıkları bütünleşme hamlesine 2. Dünya Savaşı’ndan sonra başlamışken bugün tekrar bunu belki de dağıtmak veya tahkim ederek, üzerine koyarak daha da kuvvetlendirmek yoluna gidecekler. Ancak ilk ihtimal biraz daha ön planda gibi görünüyor" dedi. Mevzunun Türkiye’yi nasıl ilgilendirdiği konusunda ise Doç. Dr. Emre Saygın, şunları kaydetti: "Türkiye geleneksel dış politikası itibariyle bölgesinde bir istikrarsızlık olsun istemiyor. Bölgesel istikrarsızlığın kaynağı olmayı da istemiyor. Dolayısıyla özellikle Cumhurbaşkanımız ile ABD Başkanı Trump arasındaki lider diplomasinin son dönemdeki güçlü trendi ve burada Türkiye’nin bölge dengeleri üzerindeki etkisinin kavranabilmiş olması Türkiye’yi güçlü bir konuma sürüklüyor. Öyle ki Türkiye burada ABD’nin ilgisini Pasifik’e kaydığı bir durumda, Orta Doğu’daki dengelerde belirli bir aktör olarak rol alabiliyor. Bölgesel statükonun sarsılması durumunda ise Türkiye kendi menfaatleri doğrultusunda hedefe yürüyebilme kapasitesi olan bir ülke. Burada da bir yönetim değişikliği potansiyelini olabileceğini varsayıyoruz. Dolayısıyla burada Türkiye’nin pozisyonu komşusu olan İran’ın bir istikrarsızlığa sürüklenmemesi yönünde. Ancak böyle bir durumda Türkiye’nin de yine bölgesel pozisyonunu takip edeceği yani bölgede 1979 devriminden sonra İran’ın bölgedeki yayılmacı doktrinini frenleyecek mekanizmaları daha kuvvetli bir şekilde devreye alabileceğini öngörebiliriz. Dolayısıyla kısaca toparlayacak olursak bu müdahale aslında göründüğünden daha büyük küresel etkileri olabilecek. Uluslararası sistemi soğuk savaş dönemindeki güç rekabetine geri döndürecek. Ancak büyük güçlerin rekabetinin komşu küçük ülkeler üzerindeki vekalet savaşları, hatta yeni tabirle vekalet operasyonları üzerinden yüklenebileceği bir döneme evrilmek üzere olduğumuzu söyleyebiliriz."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
06 Ocak 2026 Salı- 15:35
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Gençlerin ilk 6 aylık maaşı devletten olacak''
2
07 Ocak 2026 Çarşamba- 01:27
Bingöl Valiliği’ne Cahit Çelik atandı
3
06 Ocak 2026 Salı- 17:43
En düşük emekli aylığı için kritik toplantı
4
06 Ocak 2026 Salı- 11:14
Bahçeli'den ABD'ye Maduro çıkışı
5
07 Ocak 2026 Çarşamba- 12:50
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "2026 senesi ülkemiz için bir reform yılı olacak"
20 Kasım 2025 Perşembe - 17:17
Söke Belediye Başkanı Arıkan, ABGC Yönetimiyle bir araya geldi
Aydın Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti (ABGC) Başkanı Ümit Özmen ve yönetim kurulu üyeleri, Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette Başkan Arıkan, gazetecilerle çalışmaları üzerine sohbet ederek yürütülen projeler hakkında bilgi verdi. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Arıkan, "Gazetecilik, toplumun doğru bilgiye ulaşması için büyük bir sorumluluk üstlenen önemli bir meslektir. Kentimizin gelişimine katkı sağlayan, basın meslek kuralları içerisinde halkı doğru bilgilendirmeye yönelik yaptığınız çalışmalar bizim için çok değerli" dedi. Başkan Arıkan, ABGC yönetimine çalışmalarında başarılar dileyerek, "Her zaman olduğu gibi iletişim kanallarımız açık. Söke için ürettiğimiz her çalışmada sizlerin katkısı, desteği ve eleştirileri bizim için yol göstericidir" ifadelerini kullandı. ABGC Başkanı Ümit Özmen, kendilerini samimi bir şekilde ağırlayan Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan’a teşekkür etti. Gazeteciler ve Başkan arasındaki keyifli sohbette karşılıklı fikir alışverişi de yapıldı.
20 Kasım 2025 Perşembe - 17:11
AK Parti Grup Başkanı Güler: "Komisyon’un İmralı ziyaretine olumlu bakıyoruz"
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, "Komisyon’un İmralı ziyaretine olumlu bakıyoruz. Bu bir dinleme, Komisyonda oylamaya ihtiyaç olmayabilir. İmralı’ya gidecek isim henüz net değil, değerlendirilecek" dedi.
20 Kasım 2025 Perşembe - 16:58
Komünist Başkan Maçoğlu’na 86 milyon lira ceza
Tunceli’de 2019 yılında Türkiye Komünist Partisi’nden (TKP) belediye başkanı seçilen Fatih Mehmet Maçoğlu’na, kamu zararı nedeniyle 86 milyon 620 bin lira tutarında ceza kesildiği bildirildi. İçişleri Bakanlığı mülkiye müfettişleri tarafından Tunceli Belediyesi hakkında inceleme başlatılmıştı. Başlatılan inceleme tamamlanırken, 2019 yılında TKP’den belediye başkanı seçilen Fatih Mehmet Maçoğlu’nun görevi boyunca 145 işçiyi usulsüz şekilde işe aldığı ve işçilerin giderlerinin belediyenin gelirinin yüzde 84’üne denk geldiği, bundan dolayı kamunun zarara uğratıldığı tespit edildi. Mülkiye müfettişlerinin Maçoğlu’nun 86 milyon 620 bin liralık kamu zararına neden olduğu gerekçesiyle Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğu ve Maçoğlu’na 86 milyon 620 bin lira zimmet çıkarıldığı bildirildi. Başkan Maçoğlu’nun Tunceli Belediyesi’ne dilekçe vererek itirazda bulunduğu, itirazın Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl tarafından reddedildiği öğrenildi. Ayrıca İŞKUR tarafından yapılan incelemelerde Tunceli Belediyesi’nin 2019-2024 yılları arasında 145 işçiyi duyuru yapılmadan ve ilana çıkılmadan işe aldığı gerekçesiyle belediyeye ait şirkete toplam 500 bin liralık ceza kesildiği bildirildi.
20 Kasım 2025 Perşembe - 16:44
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler: "İmralı’ya gidilme konusunda Komisyon’da oylama olursa olumlu oy vereceğiz. İmralı’ya gidecek isim henüz net değil. Değerlendireceğiz."
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler: "İmralı’ya gidilme konusunda Komisyon’da oylama olursa olumlu oy vereceğiz. İmralı’ya gidecek isim henüz net değil. Değerlendireceğiz."
20 Kasım 2025 Perşembe - 16:04
MHP Milletvekili Aydın, Akdeniz Forumu’nda, Gazze’deki insanlık dramını ve kalıcı barış çağrısını dile getirdi
MHP Erzurum Milletvekili Prof. Dr. Kamil Aydın, Türkiye’nin ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenen Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Parlamenter Asamblesi (AGİT PA) 23. Sonbahar Genel Kurul Toplantısında çalışmalarına devam ediyor. Prof. Dr. Kamil Aydın, toplantı kapsamında düzenlenen Akdeniz Forumu’nda Gazze’deki insanlık dramını ve kalıcı barış çağrısını dile getirdi Akdeniz Forumu kapsamında düzenlenen "Ortadoğu’daki Durum (Gazze, Bugünü ve Geleceği)" başlıklı oturumda, Türkiye adına söz alan Erzurum milletvekili Kamil Aydın, İsrail’in Gazze’de insanlık dışı uygulamalarını ve yaşanan insani krizi uluslararası kamuoyuna bir kez daha taşıdı. Konuşmasına, İsrail’in son iki yıldır Gazze’de sürdürdüğü saldırıların insanlık vicdanını ve uluslararası normları hiçe saydığını vurgulayarak başlayan Aydın, "İsrail’in eylemleri sonucunda yaklaşık 70 bin Filistinli hayatını kaybetti, 170 bine yakını ise yaralandı. Bu saldırılar, Gazze’nin sivil altyapısını yok etmiş ve insanları derin bir insani felaketin içine sürüklemiştir" ifadelerini kullandı. Filistinli sivillerin barınak, gıda, temiz su ve sağlık hizmetlerine erişimden büyük oranda mahrum kaldığını belirten Aydın, "Nüfusun tamamı açlık, susuzluk ve bulaşıcı hastalık riskiyle karşı karşıya. Koşullar her geçen gün daha da kötüleşmektedir" uyarısında bulundu. Aydın, İsrail’in eylemlerinin soykırım boyutunun Birleşmiş Milletler Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu tarafından da teyit edildiğini hatırlattı. Sivil hayatın korunması ve insani yardımların ulaştırılabilmesi için ateşkes anlaşmasının gecikmeksizin, şartsız ve tam olarak uygulanmasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Aydın, "Türkiye olarak, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu anlaşmanın sağlanabilmesi için her türlü diplomatik çabayı gösterdik. Ayrıca, Gazze’ye kapsamlı insani yardım ulaştırma taahhüdümüzü sürdürüyor ve bu yöndeki faaliyetlerimize aktif olarak devam ediyoruz" dedi. Ortadoğu’da kalıcı ve adil bir barışın ancak Filistinlilerin ve İsraillilerin güvenliğini, varlığını ve onurunu güvence altına alan, adil ve eşitlikçi iki devletli çözümle mümkün olabileceğinin altını çizen Aydın, "Uluslararası toplum olarak, Filistin meselesi hakkaniyetli ve kalıcı bir şekilde çözülene kadar siyasi ve diplomatik çabalarımızı sürdürmeliyiz" çağrısında bulunarak sözlerini tamamladı. Öte yandan AGİTPA’nın 3. Oturumu’nda AGİTPA Terörle Mücadele Özel Komisyonu başkanı olarak konuşan Aydın, temel değerlere vurgu yaparak "insanlık onuru tüm politik değerlerin üstünde olmalı" dedi. "İnsan Onuru Öncelikli: Yaşamları Korumak, Hakları Gözetmek ve Aileleri Toplulukları Desteklemek" temalı oturumda konuşan Kamil Aydın, dünyanın içinden geçtiği zorlu dönemde insan onuru ilkesinin sadece siyasi tartışmalara değil, tüm günlük eylemlere rehberlik etmesi gerektiğini vurguladı. Aydın, yaptığı konuşmada, insan onurunun AGİT’in en temel değeri olduğunu belirterek, "Her politikamızın, her yasamızın, her uluslararası çabamızın, her şeyden önce yaşamı koruması ve her bireyin milliyeti, etnik kökeni veya inancı ne olursa olsun sahip olduğu içsel değeri gözetmesi gerektiğini bize hatırlatır" ifadelerini kullandı. Bölgenin birçok yerinde bu onurun ağır tehdit altında olduğuna dikkat çeken Aydın, "Milyonlarca insan, özellikle kadınlar ve çocuklar, çatışmalar nedeniyle yerlerinden edilmiş; sömürü, insan ticareti ve sosyal dışlanma ile karşı karşıya kalmıştır. Gazze’deki trajik insani durum, sivilleri korumanın ve temel haklarını güvence altına almanın bir seçenek değil, uluslararası hukuk kapsamında bir zorunluluk olduğunun acı bir hatırlatıcısıdır" şeklinde konuştu. Onurun sadece güvenlik ve haklarla değil, aynı zamanda ailelerin ve toplulukların gücüyle de ayakta durduğunun altını çizerek, aileleri güçlendirmeye, eğitimi desteklemeye, zihinsel sağlığı teşvik etmeye ve insana yakışır yaşam koşullarına erişimi sağlamaya odaklanılması gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin inancını, "Kalıcı barış ve istikrara, ancak güvenliği şefkat, adalet ve sosyal sorumlulukla birleştiren, insanı merkeze alan bir yaklaşımla ulaşılabileceği" şeklinde dile getiren Aydın, sözlerini şöyle tamamladı: "Bugün, onurun birkaç kişi için ayrıcalık değil, herkes için birlikte yaşamanın temeli olduğu bir geleceğe olan ortak taahhüdümüzü bir kez daha teyit edelim." Aydın’ın konuşması katılımcılar tarafından ilgiyle dinlendi.
20 Kasım 2025 Perşembe - 16:03
Bakan Fidan, Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Orgeneral Hafter’i kabul etti
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Orgeneral Saddam Hafter’i kabul etti. Türkiye’yi ziyaret eden Libya Ulusal Ordusu Genel Komutanı Orgeneral Saddam Hafter, Ankara’da temaslarına devam ediyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hafter’i Bakanlıkta kabul etti.
20 Kasım 2025 Perşembe - 15:48
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Evlenecek gençlerimize inşallah yılbaşından itibaren daha yüksek tutarda destekler vereceğiz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Dünya evine girecek gençlerimize destek tutarını, 150 bin liradan 200-250 bin lira seviyesine yükselttik. Evlenecek gençlerimize inşallah yılbaşından itibaren daha yüksek tutarda destekler vereceğiz" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kütüphanesi’nde "Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu"na katılarak konuşma yaptı. Programa, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve diğer davetliler katıldı. Hem Kültür ve Sanat Kurulu’nun hem de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın kendi alanlarında başarılı ve ufuk açıcı işlere imza attığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki gün süren ve altı oturumda akademisyenlerin, bağımsız araştırmacıların, uzmanların ve daha pek çok katılımcı bildirilerini tebliğ ederek dijital kültürden sanat ve medyaya, aile içi iletişimden nüfus politikalarına, kentleşmeden aile sağlığına geniş bir kapsamda birçok konunun enine boyuna tartışıldığını kaydetti "Aileye baktığımızda milleti millete baktığımızda da onu meydana getiren büyük medeniyeti görürüz" Aile kurumunun bir milletin özünü teşkil etmekle kalmadığını, milli bir çekirdek olarak geçmişte aldığı müktesebatı geleceğe taşıdığını ve istikbale yön verdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İçtimai bünyemizin en küçük fakat en sağlam hücresi olan aile, işte bu müesseselerden biridir. Aileye baktığımızda milleti millete baktığımızda da onu meydana getiren büyük medeniyeti görürüz. Bu yönüyle aile kimlik ve kültürün yaşatıldığı milli ve manevi değerlerin muhafaza altına alındığı ve bu kıymetlerin nesilden nesle aktarıldığı bir okul hükmündedir. "Bireyi güçlendirmeden aileyi, aileyi güçlendirmeden de milleti ve devleti yaşatamazsınız" Aile mektebinden yetişen bireylerin ne kadar bilgili, ne kadar şuurlu olursa toplumun da o derece güçlü olacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bireyi güçlendirmeden aileyi, aileyi güçlendirmeden de milleti ve devleti yaşatamazsınız. Bunun için her fırsatta kamil insan, huzurlu aile, güçlü millet diyoruz. Zübde-i alem olan insandan başlayarak aileye oradan da topluma, millete giden bir silsileden bahsediyoruz. Eğer müreffeh bir ülke olarak geleceğe emin adımlarla yürümek çağa ve dünyaya yön vermek istiyorsak bu silsileyi özenle korumamız gerekiyor. Hepimize bu anlamda çok önemli vazifeler düştüğü kanaatindeyim. Öğretmenlerimizden anne babalarımıza, sivil toplum kuruluşlarımızdan merkezi ve yerel yönetimlere bu konuda hepimiz elimizi taşın altına koymakla mükellefiz. Aksi takdirde arzu ettiğimiz nesilleri yetiştiremez, bu konuda hiçbir mesafe kat edemeyiz" ifadelerine yer verdi. Aile gibi kültür ve sanatın da milleti ve değerlerini yansıttığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Kuşaklar ve insanlar arasında bağ kuran bu yönüyle devamlılığı sağlayan alanların en başında hiç şüphesiz kültür-sanat gelir. Hamdolsun, bu noktada dünyanın imrenerek baktığı bir birikimin sahibiyiz. Edebiyatta, müzikte, mimaride, el sanatlarında ve hatta kısacası kültür ve sanatın her şubesinde yüksek bir estetiğin fevkalade bir müktesebatın temsilcileriyiz. Ecdadımız bir yandan üç kıtayı imar ve ihya edip gönüllere girerken diğer yandan askeri, siyasi ve idari kabiliyetlerini kültürle, irfanla, sanatla birleştirmiştir. Rahmetli Semiha Ayverdi bu noktada milletimizin karakteristik özelliğini şu cümlelerle anlatıyor, ‘Kılıç tutan elleri icabında sanat şaheserleri ortaya koyar. Maddi ve bedeni bünyelerini hazırlayıp terbiye ederken manevi yapılarını da ıslah etmekten geri kalmazlar.’ İşte bunun için de fütuhat ve yükseliş asırları Türk coğrafyasını bir refah medeniyet ve adalet zemini halinde çiçeklendirmiştir." "Cinsiyetsizleştirime gibi dayatmaları ve LGBT gibi sapkın akımlara karşı en küçük bir tavize, ihmale rehavete mahal vermiyoruz" Geçmişten gelen ilhamla aileye dönük çalışmaları kültür ve sanatla beslemeye, ‘Türkiye Yüzyılına’ giden yolun kilit taşlarını döşemeye devam ettiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gerek bakanlıklarımız gerekse ilgili kurum ve kuruluşlarımız risk önleyici ve çok boyutlu bir yaklaşımla hareket ediyor. Küresel kapitalizmin yeni cepheler açtığı kültürel emperyalizm ve dijital kuşatmanın dünya genelinde şiddetini artırdığı bir dönemde aile kurumunun adeta üzerinde titriyoruz. Cinsiyetsizleştirime gibi dayatmaları ve LGBT gibi sapkın akımlara karşı gerekli tüm önlemleri alıyor, bu noktada en küçük bir tavize, ihmale rehavete mahal vermiyoruz. Sosyal medya ve dijital mecralarda insanla birlikte aileyi, toplum yapımızı ve mukaddes değerlerimizi hedef alan içeriklerle etkin şekilde mücadele ediyoruz. Daha önce çeşitli vesilelerle ifade ettiğim şu noktaya tekrar dikkatinizi çekmek istiyorum. Nüfusumuz artıyor. Fakat nüfus artış hızımız azalıyor. Toplam doğurganlık oranı nüfusun kendisini yenileme seviyesinin altında gerçekleşiyor. TÜİK’in açıkladığı verilere göre geçtiğimiz yıl ölçülen toplam doğurganlık hızı 1,48. Şu anda bir felaketi yaşıyoruz. Bu oran nüfusun kendisini yenileme düzeyi olan 2,10 bandının çok altında. Geleceğimiz açısından alarm zilleri hem de çok yüksek sesle çalıyor. Bu ülkenin istikbalini düşünen hiç kimse buna kayıtsız kalamaz" şeklinde konuştu. "Kadınlar çocuk yetiştirme noktasında çoğu zaman eşlerinden gerekli desteği göremiyor" 2022 yılı verilerine bakıldığında istihdamda olan kadınların toplam doğurganlık hızının 1,38, istihdam sürecinde yer almayan kadınların toplam doğurganlık hızının ise 1,72 olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çalışma hayatının doğurganlık hızı üzerinde sınırlı bir etkisi olduğu istihdamda olmayan kadınların da çocuk sayısının düştüğü ortaya çıkıyor. Bundaki temel etken hiç şüphesiz şehirde kadınların giderek daha fazla yalnızlaşmasıdır. Şunu bir defa burada açık açık söylemek durumundayım. Beyler alınmasın, kusura da bakmasın. Ama kadınlar çocuk yetiştirme noktasında çoğu zaman eşlerinden gerekli desteği göremiyor. Yükün büyük bir bölümü maalesef kadınların omuzlarına yükleniyor. Oysa aile hayatıyla da bizlere en güzel örnek olan Peygamber Efendimiz Aleyhissalatu Vesselam şöyle buyuruyor, ‘Kadınlar, erkeklerle birlikte bir bütünü tamamlayan diğer yarılarıdır.’ Evet tam olarak mesele budur. Bizim zihniyetimizin bizim toplum ve aile yapımızın omurgası işte budur. İnancımızın bize emrettiği budur. Bizim hem yaşayacağımız hem sonraki nesillere aşılayacağımız en güzel haslet de bu olmak zorundadır. Çocukların kendisiyle birlikte ailesine, topluma ve insanlığa faydalı birer fert olarak yetişmesinde anneler kadar babalara da sorumluluk düşüyor" ifadelerini kullandı. "Toplum olarak giderek daha fazla bireyselleşiyor, bunun bir sonucu olarak da yalnızlaşıyoruz" Veriler göre, gençlerin artık daha geç yaşlarda evlenmeyi tercih ettiğini gösterdiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2024’te evlenme yaşı kadınlar için 25,82’e, erkekler için 28,3’e yükseldi. Boşanmaların üçte biri evliliğin ilk 5 yılı içerisinde meydana geliyor. Toplum olarak giderek daha fazla bireyselleşiyor, bunun bir sonucu olarak da yalnızlaşıyoruz. 2008’de 4 kişi olan ortalama hane halkı büyüklüğü 2024 senesinde 3,11 kişiye geriledi. Aynı şekilde yalnız yaşayan fertlerden oluşan tek kişilik hane halkı oranı son 8 yılda 5 puan artarak yüzde 20’ye çıktı. TÜİK verilerine göre tek kişilik hane oranlarımız yıldan yıla artıyor. Bu tabloyla sadece metropollerde değil nüfusu nispeten daha az Anadolu illerimizde de karşılaşıyoruz. Kırdan kente göçün yanı sıra neoliberal kültür ile teknolojinin de etkisiyle hayatımızın her alanında köklü değişimler meydana geliyor. Aile mahremiyeti ve aile birlikteliği daha önce olmadığı kadar günümüzde zemin kaybediyor" dedi. "Evlenecek gençlerimize inşallah yılbaşından itibaren daha yüksek tutarda destekler vereceğiz" Bütün bu sınamalar karşısında gerek demografik yapının iyileştirilmesi gerekse aile kurumunun güçlendirilmesine yönelik çalışmalara hız verildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadelere yer verdi: "2025 senesini aile yılı ilan ettik. Evlilik öncesi eğitim, aile eğitimi ve aile danışmanlık hizmetlerini devreye aldık. 81 ilimizi kapsayan aile ve gençlik fonunu hayata geçirdik ve dünya evine girecek gençlerimize faizsiz kredi desteği sunduk. Şu ana kadar bu krediyi almaya hak kazanan çiftlerimizin sayısı 62 bini geçti. Gelir kriterinde yeni ve kolaylaştırıcı düzenlemeler yaptık. Destek tutarını ise 150 bin liradan 200-250 bin lira seviyesine yükselttik. Evlenecek gençlerimize inşallah yılbaşından itibaren daha yüksek tutarda destekler vereceğiz. Doğum yardımlarımıza da aynı şekilde ivme kazandırdık. Çocuk için tek seferlik 5 bin lira, ikinci çocuk için 5 yaşını tamamlayıncaya kadar aylık bin 500 lira üçüncü ve sonraki çocuklar için de 5 yaşını dolduruncaya kadar aylık 5 bin lira doğum yardımı yapıyoruz. 2026-2035 yılları arasını kapsayan dönemi, önümüzdeki on seneyi ‘Aile ve Nüfus On Yılı’ olarak ilan ettik. ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimiz doğrultusunda tüm bu çalışmaları inşallah daha da etkin ve kararlı bir şekilde sürdüreceğiz. Engelli kardeşlerimizden yaşlılarımıza, çocuklarımızdan ebeveynlerimize, aile ve toplum hizmetlerimize çok daha yüksek bir şuurla faaliyetlerimize devam edeceğiz." Türkiye olarak çocukların yaşam, eğitim, sağlık ve korunma hakkı ile ifade özgürlüğünü teminat altına almak için çalışmaların ivmelendiğine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çocuklarımız artık yalnızca sokakta, mahallede, okulda değil, dijital dünyada da büyüyor, öğreniyor, vakit geçiriyor, oyun oynuyor, yani arkadaşlıklar kuruyor. Teknoloji alanındaki bu dönüşüm evlatlarımız için bilgiye erişim, üretkenlik ve iletişim gibi alanlarda önemli kolaylıklar sunarken aynı zamanda onları yeni tehlikelerle de yüz yüze getiriyor. Siber zorbalık, dijital bağımlılık, mahremiyet ihlali, şiddet içerikli oyunlar gibi pek çok riske karşı evlatlarımızı korumak zorundayız. Bu amaçla önce ‘2023- 2028 Türkiye Çocuk Hakları Strateji Belgesi ve Eylem Planı’ ile detaylı bir yol haritası oluşturdu. Ardından 2025-2029 dönemini kapsayan ‘Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesi Eylem Planı’nı hayata geçirdik. Dijital okur yazarlığı artırıyor, güvenli dijital uygulamaları destekliyor, çocuklar ve ailelerimize yönelik eğitim programlarını yaygınlaştırıyoruz" diye konuştu. Yalnızca çocukların geleceğini korumakla kalmayıp aynı zamanda dünyaya çocuk dostu dijital dönüşüm çağrısı da yaptıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye öncülüğünde hazırlanan ve uluslararası alanda imzaya açılan "Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi" ile taçlandırıldığını söyledi.
20 Kasım 2025 Perşembe - 15:47
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldız: "Basit çoğunluk yeterli"
Ankara(İHA) Milliyetçi Hareket Partisi(MHP) Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, yarın toplanacak olan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda yapılackİmralı’ya gidilip gidilmesi konusundaki oylamada basit çoğunluğun aranacağını söyledi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ile TBMM’de görüştü. Görüşmenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yıldız, "Görüşmemizin konusu yarınki toplantı ile ilgili değil. Hukukla ilgili bir mesele hakkında karşılıklı fikir alışverişinde bulunduk" açıklamasında bulundu. "Terörsüz Türkiye" hedefi kapsamında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun yarın yapacağı toplantıda, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşme gündemiyle ilişkili yapılacak oylamada salt çoğunluğun aranacağını söyleyen Yıldız, kanun teklifi olmadığı için basit çoğunluğun yeterli olacağını ifade etti.
20 Kasım 2025 Perşembe - 15:45
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 2026–2035 yılları arasını kapsayan dönemi, yani önümüzdeki 10 seneyi Aile ve Nüfus On Yılı olarak ilan ettik
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 2026–2035 yılları arasını kapsayan dönemi, yani önümüzdeki 10 seneyi Aile ve Nüfus On Yılı olarak ilan ettikCumhurbaşkanı Erdoğan:"Evlenecek gençlerimize, inşallah yılbaşından itibaren daha yüksek tutarda destekler vereceğiz"-"Veriler bize gençlerin geç yaşlarda evlendiğini gösteriyor. Toplum olarak giderek daha çok bireyselleşiyor bunun sonucu olarak daha fazla yalnızlaşıyoruz"-" İlk çocuk için tek seferlik 5.000 lira; ikinci çocuk için 5 yaşını tamamlayıncaya kadar aylık 1.500 lira; üçüncü ve sonraki çocuklar için de 5 yaşını dolduruncaya kadar aylık 5.000 lira doğum yardımı yapıyoruz" ANKARA - (İHA) Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kütüphanesi’nde ’Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’nda konuştu.
20 Kasım 2025 Perşembe - 15:38
Selçuklu Belediyesi araç filosuna 71 araç daha ilave etti
Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediyesi, Selçuklu’ya daha kaliteli hizmet vermek adına araç filosunu güçlendirdi. Birçok hizmet kolunda kullanılacak olan 71 aracın tanıtımı yapıldı. Filoya yeni eklenen araçlarla Selçuklu’nun her noktasına daha hızlı hizmet gideceğinin altını çizen Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, alınan araçların belediyenin tamamen öz kaynaklarıyla borçsuz bir şekilde alındığını ifade etti. Artan nüfusla birlikte hizmet kalitesini Selçuklu’nun her noktasına ulaştıran Selçuklu Belediyesi bu kapsamda 71 hizmet aracını daha araç tanıtım programıyla filosuna dahil etti. Selçuklu Belediyesi Uluslararası Kapalı Spor Salonu ve Konyaspor stadının bulunduğu otopark alanında gerçekleşen araç tanıtım törenine, Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Selçuklu Kaymakamı Eflatun Can Tortop, AK Parti Selçuklu İlçe Başkanı Arif Bağcı, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri ve birim müdürleri katıldı. Başkan Pekyatırmacı: "2023 yılından itibaren toplam 71 yeni aracı belediyemiz bünyesine kazandırdık" Araç Tanıtım Programının yalnızca bir tanıtım olmadığını, Selçuklu’nun geleceğine attıkları güçlü bir imzanın değerli bir parçası olduğunu ifade eden Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, "Gönül belediyeciliği ilkesiyle çıktığımız bu yolda 700 bin nüfuslu bir aileye hizmet etmenin yüklediği sorumluluk ile gece gündüz demeden, yılmadan, yorulmadan, bahanelere sığınmadan var gücümüzle çalışıyoruz. Çünkü biliyoruz ki hizmet ihmal kaldırmaz, gecikmeyi kabul etmez. İşte yeni araçlarımız da bu emek zincirinin en önemli halkalarından birini oluşturuyor. Selçuklu gibi hızla büyüyen ve sürekli gelişen bir ilçenin ihtiyaçlarını karşılayabilmek ancak güçlü bir araç filosuyla mümkün hale geliyor. Yolların bakımından çevrenin korunmasına, park bahçe düzenlemelerinden, altyapı çalışmalarına kadar her alanda modern, teknolojik ve hızlı çalışan ekipmanlar gerekiyor. İşte biz de bu anlayışla 2023 yılından itibaren 5’i iş makinesi olmak üzere toplam 71 yeni aracı belediyemiz bünyesine kazandırdık. Böylece filomuz toplam 421 araca ulaştı. 700 bin nüfusa 2 bin kilometrekare yüz ölçümüne 2 bin 500 çalışanımızla birlikte 421 araçla, iş makinesiyle hizmet ediyoruz. Bu sayı aslında Selçuklu’nun hizmet kapasitesinin ulaştığı güçlü seviyeyi en somut bir şekilde de ortaya koyuyor. Her bir aracımız yollarımızda, sokaklarımızda, parklarımızda, taziye evlerinde, sosyal destek çalışmalarında, temizlik hizmetlerinde, çevre projelerinde, hatta afet anlarında bile bizim elimiz, kolumuz, gözümüz oluyor. Rabbim bizlere bu araçlarımızla hayırlı hizmetler yapmayı nasip etsin inşallah" dedi. "Selçuklu Belediyesi olarak 1 lira borcumuz yok" Araçların toplam maliyetinin 204 milyon 299 bin lira olduğunu açıklayan Başkan Ahmet Pekyatırmacı, "Yeni araçlarımız inşallah kısa süre içerisinde kendilerini amorti edecek. Çünkü bu araçlarımızı çok yoğun bir şekilde kullanıyoruz, hizmet üretiyoruz. Bu araçları kiralama yoluyla filomuza dahil etmiş olsaydık aslında kiralama maliyetiyle birlikte 3 yıllık bir sürede bu araçların toplam parasını kira bedeli olarak ödemiş olacaktık. Ama biz bu araçları kendi bütçemizle, kaynaklarımızla sahip olarak bu maliyetten de kurtulmuş olduk. İnşallah uzun süre bu araçlar şehrimize, ilçemize hizmet edecek. Tabii buradaki araçlar ve toplam maliyet tamamen belediyemizin öz kaynaklarıyla temin edilmiş hiçbir şekilde dışarıdan borçlanma yapılmadan DMO aracılığıyla alınmış araçlar. Elhamdülillah bununla her zaman övünüyoruz. Selçuklu Belediyesi olarak yatırımlarımızda hiçbir zaman hız kesmedik. Temel belediyecilik hizmetlerimizi hiçbir zaman aksatmadık. Vatandaşlarımıza en konforlu, en güvenli, en hızlı hizmeti sunmak için gayret ediyoruz, gece gündüz demeden çalışıyoruz. Elhamdülillah Selçuklu Belediyesi olarak ne SGK’ya ne maliyeye ne de iş yaptırdığımız firmalara 1 lira borcumuz yok. Bununla da her zaman övünüyoruz" şeklinde konuştu. "Bu güzel çalışmaları ekibimizin fedakarca ortaya koyduğu hizmetle elde ediyoruz" Şehir dışından gelen misafirlerin Konya’dan övgüyle bahsettiklerini anlatan Başkan Pekyatırmacı, "Konya’mıza dışarıdan gelen misafirlerimizin bize söylemiş olduğu şöyle bir cümle var: ‘Konya çok temiz. Konya çok düzenli ve çok huzurlu bir şehir.’ İnanın bu övgü dolu sözleri duymak bizleri çok mutlu ediyor. Aynı zamanda da gururlandırıyor. Ama şunu özellikle ifade etmek istiyorum. Bu güzel çalışmaları sadece araçlarla ekipmanlarla değil, bu araçları kullanan ekibimizle, personelimizle, çalışma arkadaşlarımızla onların gece gündüz demeden fedakarca gayretli bir şekilde ortaya koydukları hizmetle elde ediyoruz. Bu hizmetin neticesinde bu övgüleri alıyoruz. Bu yüzden gece gündüz demeden, mesai kavramı gözetmeden, kimi zaman soğukta, kimi zaman sıcakta bu çalışmalarını devam ettiren çok kıymetli mesai arkadaşlarıma özellikle teşekkür ediyorum. Bu vesileyle alımını gerçekleştirdiğimiz 71 aracımızın belediyemize, Selçuklu’muza ve Konya’mıza hayırlı olmasını diliyorum. Rabbim bu araçlarımızla çıktığımız hizmet yolunu hayırla, bereketle, kazasız, belasız, güzel sonuçlarla taçlandırsın inşallah" ifadelerini kullandı. Selçuklu Kaymakamı Eflatun Can Tortop da, geliştirilen araç filosuyla Selçuklu Belediyesi’nin hizmet kalitesinin daha da artacağını belirtti. AK Parti Selçuklu İlçe Başkanı Arif Bağcı, tanıtımı yapılan araçların sosyal belediyecilik hizmetlerini daha da güçlendireceğini belirtti. Program konuşmaların ardından toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.
20 Kasım 2025 Perşembe - 15:27
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Nüfus artış oranımız azalıyor"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu"nda konuştu. Erdoğan, "Nüfusumuz artıyor fakat nüfus artış oranımız azalıyor. TÜİK'in açıkladığı verilere göre geçtiğimiz yıl ölçülen toplam doğurganlık hızı 1,48. Şu anda bir felaketi yaşıyoruz. Geleceğimiz açısından alarm zilleri hem de yüksek sesle çalıyor" dedi.
20 Kasım 2025 Perşembe - 15:13
Devlet Denetleme Kurulu Başkanı Tanrıkulu: "Denetim bilincinin yaygınlaşması ve üst seviyede kabul görmesi için gayret sarf edeceğiz"
Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu Başkanı Salih Tanrıkulu, "Kamu kurumlarında ve milletimiz nezdinde denetim bilincinin yaygınlaşması ve üst seviyede kabul görmesi için gayret sarf edeceğiz" dedi. Devlet Denetim Elemanları Derneği (DENETDE) tarafından kamu denetiminin kalitesini artırmak ve yeni yaklaşımları tartışmak amacıyla ‘Kamu Denetiminde Yeni Yaklaşımlar: Dijital Dönüşüm, Yapay Zeka ve Sürdürülebilirlik’ başlıklı 3. Denetim Şurası düzenlendi. Gazi Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen şurada kamu denetiminin etkinliğini artırmaya yönelik yenilikçi stratejiler, standartların geliştirilmesi ve politika önerileri ele alındı. "Etkin bir denetim için denetim unsurlarının sürekli kendini geliştirmesi gerekmektedir" Devlet Denetleme Kurulu Başkanı Salih Tanrıkulu, yaptığı konuşmada idarenin etkin, düzenli ve verimli bir şekilde çalışmasının sağlanabilmesi için tüm eylem ve işlemlerin denetlenmesi gerektiğinin garipsenemez bir gerçek olduğunu belirtti. Tanrıkulu, "Denetim, kamu yönetiminin gelişmesine her alanda katkı sunabilecek güçlü bir potansiyele sahiptir. Denetim açığı ise kaynakların kötü kullanılmasına, kalitesiz ve yetersiz hizmet sunumuna sebep olacaktır. Kuşkusuz, etkin bir denetim için uluslararası standartlar, teknolojik yenilikler ve dünyadaki deneyimler ışığında denetim unsurlarının sürekli kendini geliştirmesi gerekmektedir" diye konuştu. "Denetim bilincinin yaygınlaşması ve üst seviyede kabul görmesi için gayret sarf edeceğiz" Cumhurbaşkanlığı genelgesi ile denetim alanında önemli bir sayfa açıldığını kaydeden Tanrıkulu, şöyle konuştu: "Bu yeni dönemde artan sorumluluğumuzun farkında olarak, denetim faaliyetlerinin en iyi şekilde yürütülmesi için daha fazla çalışacağız. Denetim camiası olarak mesleğimizin saygınlığını ve çalışma motivasyonunu üst seviyede tutmak için hep birlikte azami çaba göstereceğiz. Denetim elemanlarının görevlerinin ifasında empati yapmaları ve idari görevlere geçtiklerinde mesleki tecrübeleriyle yönetime katkı sunmaları kıymetli olacaktır. Koordinasyon ve uyumlaştırma çalışmaları ile ortak denetim kültürünün oluşması, iyi uygulama örneklerinin paylaşılması gibi kazanımlarla denetim faaliyetlerimizin kalitesini artıracağız. Kamu kurumlarında ve milletimiz nezdinde denetim bilincinin yaygınlaşması ve üst seviyede kabul görmesi için gayret sarf edeceğiz. Kamu kurum ve kuruluşlarımızın teftiş ve denetim birimlerinde müfettiş, denetçi, kontrolör, denetmen gibi unvanlarla görev yapan kariyer meslek mensubu denetim elemanları, kamu denetim ve yönetim sistemimizin asli unsuru ve muharrik gücü olmaya devam edeceklerdir." "Bu şura vesilesiyle ortak akılla yeni çözüm yolları geliştireceğimize inanıyorum" Bu yılki şuranın ana teması olan ‘Kamu Denetiminde Yeni Yaklaşımlar: Dijital Dönüşüm, Yapay Zeka ve Sürdürülebilirlik’ başlığının yalnızca bir tercih değil, kamu denetiminde kaçınılmaz bir dönüşüm ihtiyacının göstergesi olduğunu aktaran Tanrıkulu, "Sürdürülebilirlik ilkesiyle uyumlu bir kamu yönetimi, yalnız bugünü değil, geleceğin ihtiyaçlarını da gözeten bir denetim vizyonunu gerektirmektedir. Bu şura vesilesiyle kamu denetiminin geleceğine yönelik farklı yaklaşımların değerlendirilmesi sonucunda, ortak akılla yeni çözüm yolları geliştireceğimize inanıyorum. Denetimde teknolojiyi ve bilgi sistemlerini etkin bir şekilde kullanan, risk analizi esaslı, düzenli ve kapsamlı denetimlerde bulunan teftiş ve denetim birimlerimizi tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyorum" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder