Son Dakika
|
İstanbul'da korkunç iddia: 2 aylık bebek açlıktan öldü, aile üyeleri gözaltında!
Türkiye kara büründü: Tatil haberleri peş peşe geldi
Fenerbahçe sezon sonu seçime gidecek
İstanbul Valiliğinden ‘Kar’ uyarısı!
Bolu Dağı’nda kar yağışı yeniden başladı
İstanbul’da DEAŞ operasyonu: 29 şüpheli yakalandı
Bursa’da köprü altında şüpheli ölüm
DEAŞ operasyonunda şehit olan polis memuru memleketinde toprağa verildi
Aradan 10 yıl geçmesine rağmen kayıp çocuğun izine rastlanılmadı
Kocaeli'de büyük DEAŞ ve El-Kaide operasyonu: 37 gözaltı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Radon Thermal Springs Near Bishkek Attract Visitors Year-Round
Damda kar temizlerken üzerlerine çığ düştü
Fatih’te 5 katlı binada yangın: 6 kişi dumandan etkilendi
TEM Otoyolu’nun Bolu geçişi 7 saat sonra ulaşıma açıldı
Karadağ’daki yılbaşı gösterisinde yaklaşık 600 dron yere düştü
Uludağ eteklerindeki ev küle döndü
ABD’den uyuşturucu taşıdığı öne sürülen 2 tekneye saldırı: 5 ölü
Kar yağışını fırsata çeviren Ankaralılar parklara akın etti
POLİTİKA
Adalet Bakanı Tunç: "2025 yılında arabuluculuk ile 1 milyon 124 bin 200 dosyada uzlaştırma sağlandı"
01 Ocak 2026 Perşembe - 19:56:14
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 2025 yılında arabuluculuk ile 1 milyon 124 bin 200 dosyada uzlaştırma ile 203 bin 251 dosyada anlaşma sağlandığını açıkladı. Bakan Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Hukuk sistemine kazandırdığımız alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleriyle adalete erişimi güçlendirdik. Anlaşmazlıkları dostane bir şekilde çözerek toplumsal barışa katkı sunduk. 2025 yılında; arabuluculuk ile 1 milyon 124 bin 200 dosyada uzlaştırma ile 203 bin 251 dosyada anlaşma sağladık" ifadelerini kullandı.
01 Ocak 2026 Perşembe - 19:48
MİT Başkanı Kalın, Ukrayna Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Umerov ile bir araya geldi
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Ukrayna Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rustem UMEROV ile bir araya geldi. MİT Başkanı İbrahim Kalın, Ukrayna Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rustem UMEROV ile Ankara’da bir araya geldi. Yapılan görüşmede, Ukrayna’daki güvenlik durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. Rusya ile Ukrayna arasında yaşanan çatışmalar ve iki ülke arasındaki gerginliğin hem bölgesel hem küresel etkileri ele alındı. Bu kapsamda barışın sağlanması için neler yapılabileceği, müzakere süreçlerinde gelinen son nokta, bölgesel ortamı dikkate alarak atılabilecek adımlar değerlendirildi. Ayrıca, MİT Başkanı Kalın ve Umerov, Ukrayna’nın Rusya’daki savaş esirlerinin serbest bırakılması ile esir takası meselesini de görüştü. Yapılan görüşmede mevcut iş birliği formatları çerçevesinde iki ülke arasındaki sistematik çalışmaların sürdürülmeye devam edileceği konusunda da mutabık kalındı.
01 Ocak 2026 Perşembe - 15:55
Dışişleri Bakanı Fidan, Ukrayna Milli Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Umerov ile görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ukrayna Milli Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rüstem Umerov ile bir araya geldi.
01 Ocak 2026 Perşembe - 14:53
Bakan Yardımcısı Aydın: "2026, Adaletin ve kardeşliğin güçlendiği bir eşik olacak"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, 2025 yılının yalnızca siyasi ve askeri dengeler açısından değil; ahlak, vicdan ve değerler düzleminde de insanlık için ağır bir sınav yılı olduğunu belirterek, 2026’ya girerken adalet, kardeşlik ve iç barış vurgusu yaptı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, yaptığı değerlendirmede savaşlar, krizler ve derin adaletsizliklerin sadece şehirleri değil, vicdanları da yıktığını ifade etti. Gazze’de yaşanan zulüm karşısında uluslararası toplumun sergilediği sessizliğin, modern dünyanın ahlaki iddialarının ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koyduğunu belirten Aydın, çifte standardın artık küresel düzenin kurucu refleksi haline geldiğini kaydetti. İsrail’in sistematik zulüm ve istikrarsızlığı derinleştiren politikalarının, küresel adalet söyleminin pratikte karşılık bulmadığını bir kez daha gözler önüne serdiğini dile getiren Aydın, gücün hukukun önüne geçtiği ve insan hayatının politik çıkar hesaplarına feda edildiği bir küresel düzenin sürdürülebilir olmadığının açıkça görüldüğünü vurguladı. Böylesi karanlık bir küresel atmosferde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğinde Türkiye’nin savunma sanayi ve dış politika başta olmak üzere pek çok alanda önemli adımlar attığını belirten Aydın, deprem bölgesi öncelikli olmak üzere ülke genelinde asrın inşa ve ihya faaliyetlerinin kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade etti. Türkiye’nin aynı zamanda kendi iç barışını güçlendirmeye yönelik tarihi bir irade ortaya koyduğunu vurgulayan Aydın, "Terörsüz Türkiye" sürecinin korkuların değil kardeşliğin, ayrışmanın değil ortak geleceğin tercih edildiğinin güçlü bir göstergesi olduğunu söyledi. İç barışını tahkim eden bir ülkenin yalnızca güvenliğini değil, yarınlara olan inancını da güçlendireceğini kaydetti. Meselenin yalnızca dış politika ya da güvenlik başlıklarıyla sınırlı olmadığını dile getiren Aydın, birey ve toplum olarak ahlak ve değer eksenli bir aşınmanın derinden hissedildiği bir dönemden geçildiğini belirtti. Yanlış alışkanlıkların özgürlük kılıfıyla meşrulaştırıldığı, ölçü ve sorumluluk duygusunun zayıfladığı bir zeminde toplumsal savrulmanın kaçınılmaz hale geldiğini ifade etti. Kendi tarihine, kültürüne, inancına ve fıtratına yabancılaşan toplumların başka toplumların hayat tarzlarını sorgusuzca taklit ettikçe ne modernleşeceğini ne de özgürleşeceğini belirten Aydın, bunun kimlik kaybına yol açtığını söyledi. Ahlakı, edebi ve insan onurunu merkeze alan güçlü bir toplumsal bilinç inşasının ertelenemez bir sorumluluk olduğunun altını çizdi. 2026 yılına girerken zulmün karşısında adaleti, savrulmanın karşısında kökleri, umutsuzluğun karşısında kararlılığı savunmanın önemine dikkat çeken Aydın, 2026’nın Türkiye Yüzyılı vizyonunun toplumsal zeminde daha da derinleştiği önemli bir eşik olacağını ifade etti. Aydın, "İç barışını sağlamlaştırmış, değerlerine yaslanan ve vicdanını kaybetmemiş bir toplum olarak umutlu, dirençli ve kararlı bir şekilde yol almaya devam edeceğiz. 2026 yılının aziz milletimiz için huzurun ve kardeşliğin güçlendiği hayırlı bir yıl olmasını diliyor, Yüce Allah’tan barışın, adaletin ve merhametin dünya genelinde hakim olduğu bir geleceği hepimize nasip etmesini temenni ediyorum" diye konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
01 Ocak 2026 Perşembe- 00:10
Bakan Göktaş, yeni doğan bebekler ve ailelerini ziyaret etti
2
31 Aralık 2025 Çarşamba- 22:04
Bakan Bayraktar: "2026’da Sakarya Gaz Sahası’nda üretimi iki katına çıkaracağız"
3
31 Aralık 2025 Çarşamba- 23:06
Vali Bakan: "Temel hedefimiz Amasya’yı daha güçlü hale getirebilmek"
4
31 Aralık 2025 Çarşamba- 19:16
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Hiçbir terör örgütünün hedeflerimizle aramıza girmesine müsaade etmeyeceğiz"
5
31 Aralık 2025 Çarşamba- 23:27
Bakan Bayraktar: "2026 yılı bir taraftan üretimi arttırdığımız bir yıl olacak"
18 Kasım 2025 Salı - 14:45
Bakırhan: "İmralı’ya komisyon üyelerinin gitmesiyle birlikte çözümü daha da büyüten, güçlendiren sonuç ortaya çıkacağına inanıyorum"
DEM Parti Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Komisyonun bir an önce bu meseleyi çözmesi gerekiyor. Bu işin asıl muhatabına giderek, çözüm konusunda bir yol alması gerekir. İmralı’ya komisyon üyelerinin gitmesiyle birlikte çözümü daha da büyüten, güçlendiren sonuç ortaya çıkacağına inanıyorum" dedi. Bakırhan, DEM Parti Grup toplantısından önce gazetecilerin sorularını cevapladı. Bahçeli’nin açıklamalarına yönelik soruya Bakırhan, "Komisyonun bir an önce bu meseleyi çözmesi gerekiyor. Bu işin asıl muhatabına giderek, çözüm konusunda bir yol alması gerekir. İmralı’ya komisyon üyelerinin gitmesiyle birlikte çözümü daha da büyüten, güçlendiren sonuç ortaya çıkacağına inanıyorum" dedi. Demirtaş’ın salıverilmesine ilişkin soruya Bakırhan, "Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve aynı durumda olan Kobani kumpas davasında içeride bulunan arkadaşlarımızın bir saniye bile kalmamaları gerekiyor. Adalet Bakanı’nın da bu konuda gerekli olan girişimleri yaparak, kayyum kararına uyacak bir pozisyonda durması gerektiğini belirtmek istiyorum" ifadelerini kullandı.
18 Kasım 2025 Salı - 14:39
Sivas’ta iş dünyasına sahte belge alarmı
Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) öncülüğünde, Vergi Denetim Kurulu, Sivas Defterdarlığı ve Sivas Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası iş birliğiyle "Sahte Belge ile Mücadele Stratejisi ve KURGAN Sistemi Bilgilendirme Toplantısı" düzenlendi. Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanı Muhsin Atcı, Vergi Denetim Kurulu Daire Başkanı Mehmet Hakan Dursun, Sivas Defterdarı Murat Aydın ve Sivas SMMMO Başkanı Metin Boyraz’ın yanı sıra STSO üyeleri ile çok sayıda serbest muhasebeci mali müşavir toplantıda yer aldı. Programda konuşan STSO Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir, vergi süreçlerinin şeffaf, düzenli ve mevzuata uygun biçimde yürütülmesinin hem işletmeler hem de ülke ekonomisi için kritik önem taşıdığını vurguladı. Özdemir, "Üyelerimizin vergi mevzuatı ve dijital denetim süreçleri konusunda bilinçlenmesini çok önemsiyoruz. Bu tür programlar, işletmelerimizin doğru adımlarla ilerlemesine ve olası mağduriyetlerin önüne geçilmesine katkı sağlıyor. STSO olarak bu bilgilendirici çalışmalarımızı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Toplantıda Vergi Denetim Kurulu Başkanı Muhsin Atcı ve Daire Başkanı Mehmet Hakan Dursun tarafından sahte belge ile mücadelede izlenen yeni stratejiler, denetimlerde kullanılan KURGAN Sistemi’nin işleyişi ve mükelleflerin dikkat etmesi gereken kritik noktalar hakkında kapsamlı sunumlar yapıldı. Program, katılımcıların sorularının yanıtlandığı bölümle sona erdi. İşletmelerin sahte belge risklerinden korunması için alınması gereken tedbirler ve uygulanacak denetim mekanizmaları detaylı şekilde ele alındı.
18 Kasım 2025 Salı - 13:31
(Düzeltme) Bakan Tunç: "Gazze’de 20 binden fazla çocuk katledildi, şehit edildi"
"Yargısal Süreçlerde Çocuklar İçin Koruyucu ve Onarıcı Yaklaşımlar Projesi" toplantısına katılan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Maalesef, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de 20 binden fazla çocuk katledildi, şehit edildi" dedi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Yargısal Süreçlerde Çocuklar İçin Koruyucu ve Onarıcı Yaklaşımlar Projesi" toplantısına katıldı. Burada konuşan Tunç, projenin geleceğin teminatı çocuklara ve adalet sistemi bakımından hayırlı olması temennisinde bulundu. Çocuğun toplumun en masum varlığı ve en kıymetli emaneti olduğundan bahseden Tunç, "Çocuklar çevresindeki tehlikelere karşı en savunmasız toplum kesimidir. O nedenle çocukların korunması yalnızca ailelerine bırakılacak bir husus değildir. Çocukların korunması devletin anayasal görevidir tüm devletlerin. Dolayısıyla çocukları korumak geleceğimizi güvence altına almaktır. Çevresindeki tehlikelere karşı gerek suç mağduru çocuklar onların korunması gerekse çocukların suça sürüklenmesinin önlenmesi hepsi çocukların korunması anlamına gelir ve bu anlamda da alınması gereken tedbirleri yalnızca anne babalara, ailelere bırakmamak gerekir. Devletin en başlıca görevlerinden bir tanesidir" dedi. Proje kapsamında hedeflerden bahseden Tunç, "Hedefimiz suça sürüklenen çocukları yeniden topluma kazandıracak umudu onaran, hatayı düzelten insan onurunu merkeze alan bir yaklaşımı hakim kılmaktır. Bu bağlamda proje ilgili mevzuat düzenlemeleri ve politika değişimlerini teşvik edecektir. Projenin adalete, adaleti mahkeme salonlarının yanında okullarda, sağlık merkezlerinde ve sokaklarda da var eden sektörler arası güçlü iş birliği kurulmasına önemli katkılar sunacağına inanıyorum" ifadelerinde bulundu. "Gazze’de 20 binden fazla çocuk katledildi, şehit edildi" Çocukların geleceğe hazırlanması noktasında büyük bir gayret gösterdiklerinden bahseden Tunç, "Filistin’de, Gazze’de çocuk haklarının nasıl ihlal edildiğini, çocukların, insanların yaşam hakkının yok sayıldığı ve pervasızca hiçbir sınır tanımadan çocukların, kadınların katledildiği bir ortamı maalesef çocukların soykırıma tabi tutulduğu bir zaman derinliğine hep beraber yaşıyoruz. Maalesef 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de 20 binden fazla çocuk katledildi, şehit edildi" diye devam etti. İmzalanan ateşkesin kalıcı hale gelmesi temennisinde bulunan Tunç şunları dile getirdi: "Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin de bu gece itibariyle özellikle Gazze Barış Planı’nı onaylaması da çok önemli. Bu barış planının hayata geçmesi noktasında ateşkesin sağlanması noktasında Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çok güçlü iradesiyle büyük gayretleri oldu." "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında yetişkinler için beş yıl olan denetim süresini çocuklar için üç yıl olarak düzenledik" Çocuğun üstün yararı doğrultusunda suça sürüklenen çocuklar için özel olarak uzlaştırma ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi modellerini geliştirdiklerinden bahseden Tunç, "Yetişkinler için uzlaştırma kapsamında olan suçların yanında çocukların üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar yönünden de uzlaştırma müessesesinden faydalanabilmesini sağladık. Yine çocuklar hakkında yetişkinlerin işlediği suçlardan farklı olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilebilmesi için cezanın üst sınırını 15 yaşını doldurmamış çocuklar bakımından üç yılı yerine beş yıl olarak belirledik. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi süresi yetişkinler de beş yıllı iken bu süreyi çocuklar yönünden üç yıla düşürdük. Ayrıca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında yetişkinler için beş yıl olan denetim süresini çocuklar için üç yıl olarak düzenledik. Yine cezanın ertelenmesi kararı verilebilmesi için yetişkinler için iki yıl olan cezanın üst sınırını çocuklar için üç yıl olarak belirledik" dedi. 2005 yılında çocuk koruma kanununu yasalaştırarak çocuklarımızın haklarını ve esenliklerini güvence altına almaya çalıştıklarına değinen Tunç, "Çocukları adli süreçlerde yıpranmaması ve üstün yararlarının korunması bakımından çocuk mahkemelerini kurduk. Çocuk mahkemesi sayısını 85’e, çocuk ağır ceza mahkemesi sayısını 16’ya çıkardık. 2020 yılında Adalet Bakanlığı Teşkilatı büyüyesinde adli destek ve mağdur hizmetleri dairesi başkanlığını kurduk ve bu başkanlığının bünyesi içerisinde de çocuklarla ilgili bir birimi daire başkanlığını faaliyete geçirdik. Çocuk koruma kanunuyla çocuklara kelepçe takılamayacağı ve çocuklar hakkında özgürlüğü kısıtlayıcı tedbirlerle hapis cezasına en son çare olarak başvurulması gerektiğini düzenledik" ifadelerine yer verdi. Erzurum’da, Bursa’da ve Eskişehir’de açılan çocuk adalet merkezlerimizin sayısını artırmaya devam ettiklerini ifade eden Tunç, "Şu devam eden çocuk adalet merkezlerimiz var. Bunları da süratle ülke geneline yaygınlaştırarak çocukları gerek suç mağduru gerek suça sürüklenen çocuklar bakımında onların yetişkinlerle aynı ortamda yargı hizmetinden yararlanmalarını mahsurlu bulduğumuz için onları ayrı bir merkezlerde yargı hizmetinden yararlanmasını sağlayacağız" dedi. Bakan Tunç konuşmasını noktalarken toplantının hayırlara vesile olmasını diledi.
18 Kasım 2025 Salı - 13:24
Yardımcısının ses kaydını başkasına dinleten Başkana hapis cezası
DENİZLİ (İHA) – Denizli’nin CHP’li Serinhisar Belediye Başkanı Osman Kılıç, o dönem başkan yardımcısı olan E.A.’ya ait ses kayıtlarını meclis üyelerine dinlettiği iddiasıyla yargılandığı davada 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Serinhisar Belediye Başkanı Osman Kılıç, o dönem belediye başkan yardımcısı olan partilisi E.A.’nın Fransa’da yaşayan bir gurbetçi hemşehrisiyle yaptığı telefon görüşmesini bir şekilde elde etti. Başkan Kılınç’ın kendisi hakkında eleştiri yapılan konuşmayı CHP’li Serinhisar Belediye Meclis Üyelerine dinlettiğinin ortaya çıkması üzerine, konu yargıya intikal etti. Yaşanan gelişmelerin ardından CHP’den istifa eden E.A., çalışmalarını bağımsız belediye meclis üyesi olarak sürdürdü. Serinhisar Belediye Başkanı Osman Kılıç hakkında Belediye Meclis Üyesi E.U.’ya ait ses kayıtlarını 3. şahıslara dinlettiği gerekçesi ve "Kişisel verilerin korunması ve özel hayatın gizliliğini ihlal" suçlamasıyla açılan dava sonuçlandı. Acıpayam Adliyesi’nde görülen karar duruşmasında iddiaları dinleyen mahkeme heyeti, Belediye Başkanı Osman Kılıç’ın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.
18 Kasım 2025 Salı - 13:10
Bakan Tunç: "Gazze’de 20 binden fazla çocuk katledildi, şehit edildi"
"Yargısal Süreçlerde Çocuklar İçin Koruyucu ve Onarıcı Yaklaşımlar Projesi" toplantısına katılan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Maalesef, 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de 20 binden fazla çocuk katledildi, şehit edildi" dedi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Yargısal Süreçlerde Çocuklar İçin Koruyucu ve Onarıcı Yaklaşımlar Projesi" toplantısına katıldı. Burada konuşan Tunç, projenin geleceğin teminatı çocuklara ve adalet sistemi bakımından hayırlı olması temennisinde bulundu.
18 Kasım 2025 Salı - 12:56
MHP Lideri Bahçeli: "Alırım yanıma 3 arkadaşımı, İmralı’ya gitmekten ve bir masa etrafında yüz yüze gelmekten de imtina etmem"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Alırım yanıma 3 arkadaşımı, İmralı’ya gitmekten ve bir masa etrafında yüz yüze gelmekten de imtina etmem" dedi. MHP Lideri Bahçeli, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Konuşmasına Azerbaycan’ın Gence şehrinden Türkiye’ye gelmek üzere havalandıktan bir müddet sonra Gürcistan hava sahasında düşen askeri kargo uçağı kazasında şehit olan 20 asker için başsağlığı dileyerek başlayan Bahçeli, "Bu kahraman vatan evlatlarının şerefli isimleri milli gönüllere kazınmış, geride bıraktıkları aileleri ise hepimizin namusuna emanet edilmiştir. Her birisinin ayrı hikayesi, her birisinin ayrı beceri ve kabiliyeti vardı. Hem asker olarak hem de uzmanlık alanlarında iyi yetişmişlerdi. Hepsi de milletimizin tertemiz sinesinden doğan yüzleri kavruk Anadolu çocuklarıydı. Al bayrağa sarılı naaşları 17 ilimizde gözyaşlarıyla toprağa verildi. Tabutlara sarılan şehit çocukları, vatan sağ olsun diyen şehit babaları, dizlerine vuran şehit anaları, yarım kalmış hayalleriyle boynu bükük şehit eşleri içimize kor gibi düştü" ifadelerini kullandı. C-130 tipi kargo uçağının nasıl ve niçin düştüğü, bu elim olayın geri planındaki esrar perdesinin kuşkusuz aydınlanacağı ve bütün ihtimallerin dikkatten ve gözden kaçırılmadan inceleneceğini belirten Bahçeli, "Askeri kargo uçağımızın düşmesi kamuoyuna yansımasından hemen sonra bilhassa sosyal medya vasıtasıyla yapılan maksatlı ve marazi yorum ve değerlendirmelerin iyi niyetten mahrum olduğu çok açıktır. Karanlık mahfillerce üretilen dezenformasyon kampanyasının nerelere kadar uzandığı, nasıl bir yalan ve iftira düzeneğinin harekete geçirildiği her türlü izah ve ifadeden varestedir. Resmi açıklamayı öğrenme zahmetine tenezzül etmeden fiili kaza-kırım heyeti gibi yayın ve yorum yapanların, oturdukları yerden bilirkişilik taslayanların cahil cüretkârlıkları saklanamayacak düzeyde ortadadır" şeklinde konuştu. "Kara kutunun deşifre edilmesini sabırla beklemek lazımdır" Zorlu ve sıkıntılı günlerin devlet ve millet aleyhine bir dedikodu furyasına çevirenlerin maskelerin indirileceğini dile getiren Bahçeli, "Devletimize güven ve itibar asıldır. Milletimize doğru ve isabetli bilgiler vermek, komplo teorilerine kapalı durmak ahlaki bir mükellefiyettir. Kara kutunun deşifre edilmesine eş zamanlı olarak kaza-kırım heyetinin rapor formatında hazırlayacağı çalışmalarının sonuçlanmasını sabırla beklemek lazımdır" dedi. "Alırım yanıma 3 arkadaşımı, İmralı’ya gitmekten ve bir masa etrafında yüz yüze gelmekten de imtina etmem" Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun artık son düzlüğe girdiğini ifade eden Bahçeli, "Hazırlanması gündemde olan, sınırları millet-devlet hassasiyet ve hükümranlık haklarıyla ihata edilmesi gereken yasal, hukuki ve demokratik çerçevenin önümüzdeki sürecin yol haritası olması hepimizin ortak kanaat ve kararıdır. Bundan sonra İmralı’ya gidecek heyetin teşekkül ve tespitinin yapılması da muhtemeldir. Günlerdir süregelen İmralı’ya gidilsin mi gidilmesin tartışmalarına bir nokta koyulmalıdır. Dürüst ve samimi ölçülerde ’Terörsüz Türkiye’ hedefinin hayat ve zemin bulması isteniyorsa, İmralı’ya gidilmesine ayak sürümenin hiçbir manası da olmayacaktır. Sürecin asıl muhataplarından birisiyle doğrudan temas kurulmayacaksa sonuç nasıl alınacak, ilerleme nasıl kaydedilecek? Şayet Meclis’te kurulan komisyon bu çerçevede karar alamazsa, hiç kimse bu ziyarete yanaşmazsa, herkes üç maymunu oynamanın merakında ısrar ederse, açık açık söylüyorum; alırım yanıma 3 arkadaşımı, kendi imkanlarımızla İmralı’ya gitmekten gocunmam, çekinmem, bir masa etrafında yüz yüze gelmekten de imtina etmem. Karanlıkta göz kırpmam, ipe un sermem, söyleyeceğim ne varsa mertçe, özgüven içinde muhatabımın gözünün içine baka baka söylerim" ifadelerini kullandı. "Artık Türk adaleti karar ve hükmünü verecektir" İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk davasına ilişkin hazırlanan 3741 sayfalık iddianame hakkında konuşan Bahçeli, "Burada iddianamenin ayrıntılarına girecek değilim. Kaldı ki bu bizim işimiz de değildir. Artık Türk adaleti karar ve hükmünü verecektir. Bundan kaçış ve kurtuluş yoktur. En başta CHP yönetimi olmak üzere, herkesin yargıya saygı duyması, hakim ve savcılara hakaret eden ahlaksız üsluptan sakınması gerekmektedir. Hukukun üstünlüğü hepimiz için bağlayıcıdır. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Herkes hukuk önünde eşittir. Hiç kimsenin ayrıcalığı ve imtiyazı yoktur. Ekrem İmamoğlu ve onunla birlikte yargılanan 105’i tutuklu 407 kişinin hakkında mahkemenin ne diyeceği, nasıl bir sonuca ulaşacağı, hükmü nasıl vereceği yakında belli olacaktır" dedi. "Yargılama en başta TRT olmak üzere, tüm televizyonlardan canlı yayın olarak gerçekleşmelidir" Geciken adaletin adalet olmayacağının ortada olduğunu belirten Bahçeli, sözlerini şöyle tamamladı: "Daha önce de vurguladığım gibi, yargılama en başta TRT olmak üzere, tüm televizyonlardan canlı yayın olarak gerçekleşmelidir. Türk milleti olan biten ne varsa görüp öğrenmelidir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni saran devasa boyutlu iddiaların mahkemede görüşülmesi ve duruşma etapların doğrudan takip edilmesi aynı zamanda hukuk ve demokrasi güvenliğimizi de destekleyecektir. Dediğim gibi, iddianamenin ayrıntısına girmeyeceğim, zira her şey kamuoyunda biteviye tartışılmakta, bilen de bilmeyen de gece gündüz ahkam kesmektedir. Aziz Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi, adına eko-sistem denilen, bununla mündemiç organize suç örgütü olduğu ileri sürülen mafyalaşmış bir oluşum tarafından, belediyenin kaynakları, yani devletin parası kullanılarak bedeli mukabilince satın alınmıştır."
18 Kasım 2025 Salı - 12:37
Bakan Tunç: "Bahçeli’nin bugün ifade ettiği İmralı’ya ziyaret konusu TBMM’deki komisyonun vereceği karar doğrultusunda gerçekleşecektir"
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bahçeli’nin bugün ifade ettiği İmralı’ya ziyaret konusu TBMM’deki komisyonun vereceği karar doğrultusunda gerçekleşecektir. Bu yöndeki takdir yetkisi komisyona aittir" ifadelerinde bulundu. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ankara’da "Yargısal Süreçlerde Çocuklar için Koruyucu ve Onarıcı Yaklaşımlar Projesi" töreninin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İBB duruşmalarının canlı olarak yayınlanması sorusuna Tunç, "Duruşmalar herkese açıktır. Ancak 183. maddesinde görüntü alınması konusunda yasak söz konusudur. Bir değişiklik söz konusu olursa Meclis’imizin takdiridir. Bu konuyu değerlendirecek olan Meclistir" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin grup toplantısındaki İmralı ziyaretine ilişkin ifadeleri sorulan Tunç, "Terörsüz Türkiye’yi çok önemsiyoruz, ülkemizin çocuklarımız geleceği için. Acıların bir daha yaşanmaması konusunda hepimiz hem fikiriz ve büyük bir beklenti içerisindeyiz. Devlet Bahçeli’nin geçen sene 22 Ekim’de yaptığı tarihi çağrı çok önemliydi ve büyük bir kapı araladı. Bu tarihi çağrı sonrasında terör örgütünün feshine yönelik İmralı’dan yapılan açıklamalar ve fesih kararı, silahları yakması, bırakmasıyla birlikte önemli bir sürece geldi ülkemiz. Tabi bu sürecin TBMM tarafından desteklenmesi ve sürecin sahiplenmesi noktasında Meclis’imizde kurulan komisyon çok önemli bir aşamayı kaydetti. Bahçeli’nin bugün ifade ettiği İmralı’ya ziyaret konusu TBMM’deki komisyonun vereceği karar doğrultusunda gerçekleşecektir. Bu yöndeki takdir yetkisi komisyona aittir. Hep beraber komisyonu bekleyeceğiz" ifadelerinde bulundu. Bakan Tunç, Selahattin Demirtaş’la ilgili AİHM kararları hakkında şu ifadelere yer verdi: "Şu anda AİHM kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nde, dairenin vereceği karar bekleniyor. Bu dava Kobani davasıyla ilgili, 53 vatandaşımızın öldürülmesiyle ilgili açılan dava. İlk derece karar vermişti, muhtelif sürelerde hapis cezaları verilmişti. İlk derece kararı istinafa götürüldü. Şu anda İstinafta bu süreç içerisinde AİHM’ne başvuru yapıldı. AİHM 2. Dairesi hak ihlali kararı verdi. Daire kararına karşı büyük dairede değerlendirilmesi hususunu Bakanlık olarak talep etmiştik. Bu talep reddedildikten sonra daire kararı kesinleşti ve mahkemesine gönderildi. Şu anda mahkemenin kararını bekleyeceğiz."
18 Kasım 2025 Salı - 12:29
Tren biletlerinde öğretmenlere yüzde 50 indirim
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "24-30 Kasım tarihleri arasında satışa sunulacak Yüksek Hızlı Tren (YHT) ve ana hat tren biletlerinde öğretmenlerimiz yüzde 50 indirimden yararlanabilecek" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 24 Kasım Öğretmenler Günü haftasına özel olarak tren biletlerinde yüzde 50 indirim uygulanacağını açıkladı. Bakan Uraloğlu, "24-30 Kasım tarihleri arasında satışa sunulacak Yüksek Hızlı Tren (YHT) ve anahat tren biletlerinde tüm öğretmenlerimiz yüzde 50 indirimden yararlanabilecek" açıklamasında bulundu. "Yüzde 50 indirim kampanyasından 48 bin öğretmenimiz faydalandı" Bakan Uraloğlu, öğretmenlere yıl boyunca yüzde 15’lik indirim sağladıklarını belirterek, "Bu özel haftada da öğretmenlerimize yarı fiyatına tren bileti alma imkanı sunuyoruz. 2017-2024 yılları arasında Öğretmenler Günü haftasında uygulanan yüzde 50 indirim kampanyasından 48 bin öğretmenimiz faydalandı" ifadelerini kullandı. "Milli Eğitim Bakanlığına bağlı veya onaylı tüm okullarda görev yapan öğretmenler yararlanabilecek" Bakan Uraloğlu, kampanyanın kapsamına ilişkin yaptığı açıklamada, "İndirimli bilet uygulamamızdan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı veya Bakanlık tarafından onaylanmış her derece ve türdeki resmi ve özel okullarda görev yapan öğretmenler ile okul müdürleri ve müdür yardımcıları, üniversitelerin uygulama ve araştırma merkezlerinde görevli öğretim elemanları ve Türk uyruklu olup yurt dışında çalışan öğretmenler faydalanabilecek" diye konuştu. İndirimli biletler TCDD Taşımacılık A.Ş. satış kanallarından temin edilebilecek 24-30 Kasım tarihleri arasında satışa sunulacak indirimli biletlerden yararlanmak isteyen öğretmenlerin, kontrollerde "öğretmen kimliği" veya ‘mebbis.meb.gov.tr’ adresinden alınmış öğretmen olduğunu gösterir belge ibraz etmelerinin yeterli olacağını vurgulayan Bakan Uraloğlu, "İndirimli biletler TCDD Taşımacılık A.Ş. gişeleri, internet sitesi, mobil uygulamaları, çağrı merkezi ve yetkili acenteler üzerinden temin edilebilecek" dedi.
18 Kasım 2025 Salı - 12:22
Bakan Tunç: "Bahçeli’nin bugün ifade ettiği İmralı’ya ziyaret konusu TBMM’deki komisyonun vereceği karar doğrultusunda gerçekleşecektir"
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bahçeli’nin bugün ifade ettiği İmralı’ya ziyaret konusu TBMM’deki komisyonun vereceği karar doğrultusunda gerçekleşecektir. Bu yöndeki takdir yetkisi komisyona aittir" ifadelerinde bulundu.Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ankara’da "Yargısal Süreçlerde Çocuklar için Koruyucu ve Onarıcı Yaklaşımlar Projesi" töreninin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İBB duruşmalarının canlı olarak yayınlanması sorusuna Tunç, "Duruşmalar herkese açıktır. Ancak 183. maddesinde görüntü alınması konusunda yasak söz konusudur. Bir değişiklik söz konusu olursa Meclis’imizin takdiridir. Bu konuyu değerlendirecek olan Meclistir" dedi.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin grup toplantısındaki İmralı ziyaretine ilişkin ifadeleri sorulan Tunç, "Terörsüz Türkiye’yi çok önemsiyoruz, ülkemizin çocuklarımız geleceği için. Acıların bir daha yaşanmaması konusunda hepimiz hem fikiriz ve büyük bir beklenti içerisindeyiz. Devlet Bahçeli’nin geçen sene 22 Ekim’de yaptığı tarihi çağrı çok önemliydi ve büyük bir kapı araladı. Bu tarihi çağrı sonrasında terör örgütünün feshine yönelik İmralı’dan yapıla açıklamalar ve fesih kararı, silahları yakması, bırakmasıyla birlikte önemli bir sürece geldi ülkemiz. Tabi bu sürecin TBMM tarafından desteklenmesi ve sürecin sahiplenmesi noktasında Meclis’imizde kurulan komisyon çok önemli bir aşamayı kaydetti. Bahçeli’nin bugün ifade ettiği İmralı’ya ziyaret konusu TBMM’deki komisyonun vereceği karar doğrultusunda gerçekleşecektir. Bu yöndeki takdir yetkisi komisyona aittir. Hep beraber komisyonu bekleyeceğiz" ifadelerinde bulundu.Bakan Tunç, Selahattin Demirtaş’la ilgili AİHM kararları hakkında şu ifadelere yer verdi:"Şu anda AİHM kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nde, dairenin vereceği karar bekleniyor. Bu dava Kobani davasıyla ilgili, 53 vatandaşımızın öldürülmesiyle ilgili açılan dava. İlk derece karar vermişti, muhtelif sürelerde hapis cezaları verilmişti. İlk derece kararı istinafa götürüldü. Şu anda İstinafta bu süreç içerisinde AİHM’ne başvuru yapıldı. AİHM 2. Dairesi hak ihlali kararı verdi. Daire kararına karşı büyük dairede değerlendirilmesi hususunu Bakanlık olarak talep etmiştik. Bu talep reddedildikten sonra daire kararı kesinleşti ve mahkemesine gönderildi. Şu anda mahkemenin kararını bekleyeceğiz."
18 Kasım 2025 Salı - 11:54
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Türkiye’yi satın almak için rüşvet ve yolsuzluk kulvarından mıntıka temizliğine soyunanlar çok geç olmadan yakayı ele vermişler, Türk devletinin CHP kongreleri gibi satılık olmadığını çok şükür göstermişlerdir.
Milliyetçi Hareket Partisi(MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Alırım yanıma üç arkadaşımı, İmralı’ya gitmekten ve bir masa etrafında yüz yüze gelmekten de imtina etmem" dedi.MHP Lideri Bahçeli, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Konuşmasına Azerbaycan’ın Gence şehrinden Türkiye’ye gelmek üzere havalandıktan bir müddet sonra Gürcistan hava sahasında düşen askeri kargo uçağı kazasında şehit olan 20 asker için başsağlığı dileyerek başlayan Bahçeli, "Bu kahraman vatan evlatlarının şerefli isimleri milli gönüllere kazınmış, geride bıraktıkları aileleri ise hepimizin namusuna emanet edilmiştir.Her birisinin ayrı hikayesi, her birisinin ayrı beceri ve kabiliyeti vardı. Hem asker olarak hem uzmanlık alanlarında iyi yetişmişlerdi.Hepsi de milletimizin tertemiz sinesinden doğan yüzleri kavruk Anadolu çocuklarıydı. Al bayrağa sarılı naaşları 17 ilimizde gözyaşlarıyla toprağa verildi.Tabutlara sarılan şehit çocukları, vatan sağ olsun diyen şehit babaları, dizlerine vuran şehit anaları, yarım kalmış hayalleriyle boynu bükük şehit eşleri içimize kor gibi düştü" ifadelerini kullandı.C-130 tipi kargo uçağının nasıl ve niçin düştüğü, bu elim olayın geri planındaki esrar perdesi kuşkusuz aydınlanacağını ve bütün ihtimallerin dikkatten ve gözden kaçırılmadan inceleneceğini belirten Bahçeli, "Askeri kargo uçağımızın düşmesi kamuoyuna yansımasından hemen sonra bilhassa sosyal medya vasıtasıyla yapılan maksatlı ve marazi yorum ve değerlendirmelerin iyi niyetten mahrum olduğu çok açıktır. Karanlık mahfillerce üretilen dezenformasyon kampanyasının nerelere kadar uzandığı, nasıl bir yalan ve iftira düzeneğinin harekete geçirildiği her türlü izah ve ifadeden varestedir.Resmi açıklamayı öğrenme zahmetine tenezzül etmeden fiili kaza-kırım heyeti gibi yayın ve yorum yapanların, oturdukları yerden bilirkişilik taslayanların cehil cüretkârlıkları saklanamayacak düzeyde ortadadır" şeklinde konuştu."Kara kutunun deşifre edilmesini sabırla beklemek lazımdır"Zorlu ve sıkıntılı günlerin devlet ve millet aleyhine bir dedikodu furyasına çevirenlerin maskelerin indirileceğini dile getiren Bahçeli, "Devletimize güven ve itibar asıldır.Milletimize doğru ve isabetli bilgiler vermek, komplo teorilerine kapalı durmak ahlaki bir mükellefiyettir. Kara kutunun deşifre edilmesine eş zamanlı olarak kaza-kırım heyetinin rapor formatında hazırlayacağı çalışmalarının sonuçlanmasını sabırla beklemek lazımdır" dedi."Alırım yanıma üç arkadaşımı, İmralı’ya gitmekten ve bir masa etrafında yüz yüze gelmekten de imtina etmem"Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun artık son düzlüğe girdiğini ifade eden Bahçeli, "Hazırlanması gündemde olan, sınırları millet-devlet hassasiyet ve hükümranlık haklarıyla ihata edilmesi gereken yasal, hukuki ve demokratik çerçevenin önümüzdeki sürecin yol haritası olması hepimizin ortak kanaat ve kararıdır. Bundan sonra İmralı’ya gidecek heyetin teşekkül ve tespitinin yapılması da muhtemeldir. Günlerdir süregelen İmralı’ya gidilsin mi gidilmesin tartışmalarına bir nokta koyulmalıdır. Dürüst ve samimi ölçülerde Terörsüz Türkiye hedefinin hayat ve zemin bulması isteniyorsa, İmralı’ya gidilmesine ayak sürümenin hiçbir manası da olmayacaktır. Sürecin asıl muhataplarından birisiyle doğrudan temas kurulmayacaksa sonuç nasıl alınacak, ilerleme nasıl kaydedilecek? Şayet Meclis’te kurulan komisyon bu çerçevede karar alamazsa, hiç kimse bu ziyarete yanaşmazsa, herkes üç maymunu oynamanın merakında ısrar ederse, açık açık söylüyorum; alırım yanıma üç arkadaşımı, kendi imkanlarımızla İmralı’ya gitmekten gocunmam, çekinmem, bir masa etrafında yüz yüze gelmekten de imtina etmem.Karanlıkta göz kırpmam, ipe un sermem, söyleyeceğim ne varsa mertçe, özgüven içinde muhatabımın gözünün içine baka baka söylerim" ifadelerini kullandı."Artık Türk adaleti karar ve hükmünü verecektir"İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk davasına ilişkin hazırlanan 3741 sayfalık iddianame hakkında konuşan Bahçeli, "Burada iddianamenin ayrıntılarına girecek değilim. Kaldı ki bu bizim işimiz de değildir. Artık Türk adaleti karar ve hükmünü verecektir. Bundan kaçış ve kurtuluş yoktur. En başta CHP yönetimi olmak üzere, herkesin yargıya saygı duyması, hakim ve savcılara hakaret eden ahlaksız üsluptan sakınması gerekmektedir. Hukukun üstünlüğü hepimiz için bağlayıcıdır. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Herkes hukuk önünde eşittir. Hiç kimsenin ayrıcalığı ve imtiyazı yoktur. Ekrem İmamoğlu ve onunla birlikte yargılanan 105’i tutuklu 407 kişinin hakkında mahkemenin ne diyeceği, nasıl bir sonuca ulaşacağı, hükmü nasıl vereceği yakında belli olacaktır" dedi."Yargılama en başta TRT olmak üzere, tüm televizyonlardan canlı yayın olarak gerçekleşmelidir"Geciken adaletin adalet olmayacağı ortada olduğunu belirten Bahçeli, "Daha önce de vurguladığım gibi, yargılama en başta TRT olmak üzere, tüm televizyonlardan canlı yayın olarak gerçekleşmelidir. Türk milleti olan biten ne varsa görüp öğrenmelidir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni saran devasa boyutlu iddiaların mahkemede görüşülmesi ve duruşma etapların doğrudan takip edilmesi aynı zamanda hukuk ve demokrasi güvenliğimizi de destekleyecektir. Dediğim gibi, iddianamenin ayrıntısına girmeyeceğim, zira her şey kamuoyunda biteviye tartışılmakta, bilen de bilmeyen de gece gündüz ahkam kesmektedir. Aziz Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi, adına eko-sistem denilen, bununla mündemiç organize suç örgütü olduğu ileri sürülen mafyalaşmış bir oluşum tarafından, belediyenin kaynakları, yani devletin parası kullanılarak bedeli mukabilince satın alınmıştır" dedi. (HT
18 Kasım 2025 Salı - 11:51
Bakan Göktaş: "Ele alacağımız konular Türkiye’nin sosyal devlet vizyonunu güçlendiren kararlı bir yol yürüdüğümüzün göstergesidir"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Engelli Hakları İzleme ve Değerlendirme Kurulu Toplantısında yaptığı konuşmada, "Bugün ele alacağımız konular, engelli bireylerin yaşamını kolaylaştıran ve Türkiye’nin sosyal devlet vizyonunu güçlendiren kararlı bir yol yürüdüğümüzün bir göstergesidir" dedi. Ankara Hakimevinde gerçekleştirilen Engelli Hakları İzleme ve Değerlendirme Kurulu Toplantısının açılış konuşmasının yapan Bakan Göktaş, engelli vatandaşları merkeze alan sosyal politikaları güçlendirdiklerini dile getirdi. Göktaş, engelli bireylerin hayatın her alanına eşit ve bağımsız katılımını güvence altına almak için çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini ifade etti. Bakan Göktaş, toplantı hakkında, "Bugün, hem mevcut kazanımları değerlendirecek hem de önümüzdeki dönemde daha güçlü ve etkili adımların çerçevesini birlikte belirleyeceğiz. Bu kapsamda toplantımızın ana gündem maddelerinden biri, Engelli Hakları Ulusal Eylem Planı’nın 2024 yılına dair izleme raporunun görüşülmesidir" açıklamasında bulundu. "Beklentimiz, 2’nci Eylem Planı’nın daha güçlü bir şekilde uygulanması için tüm paydaşlarımızın somut katkı vermesidir" 2023-2025 dönemini kapsayan Eylem Planının, 2030 Engelsiz Vizyonu’nun ilk adımı olduğunu aktaran Göktaş, "Bu vizyonu, üçer yıllık yeni planlarla 2030’a kadar sürdüreceğiz. Şimdi önümüzde yeni bir görev var. 2026-2028 dönemini kapsayan 2’nci Engelli Hakları Ulusal Eylem Planı’nın hazırlıklarını tamamlamak. Beklentimiz, 2’nci Eylem Planı’nın daha güçlü bir şekilde uygulanması için tüm paydaşlarımızın somut katkı vermesidir" ifadelerini kullandı. Toplantı gündemindeki ikinci başlığın eğitim alanında yürütülen çalışmalar olduğunu belirten Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Şunu özellikle vurgulamak isterim ki, kapsayıcı eğitim, sadece engelli bireylerin eğitim hakkıyla sınırlı bir mesele değildir. Aynı zamanda toplumun engelliliğe bakışını dönüştüren, eşitlik ve adalet anlayışımızı derinleştiren stratejik bir alandır. Bu yaklaşımda, eğitim ortamının öğrenciye uyum sağlaması esastır ve engelli öğrencilerimizin okullara erişimi, öğrenme süreçlerine tam ve etkin katılımı güvence altına alınır. Bugün engelli öğrencilerimiz; erişim, müfredat, öğretim yöntemleri ve değerlendirme süreçlerinde çeşitli güçlüklerle karşılaşabiliyor. Bu güçlüklerin aşılabilmesi için eğitim kurumların, yerel yönetimlerin, sivil toplumun ve tüm paydaşların hak temelli bir bakış açısıyla daha güçlü bir iş birliği içinde olması gerekiyor. Bu noktada, Kurulumuz bünyesinde çalışmalarını sürdüren Kapsayıcı Eğitim Alt Çalışma Grubumuzun ortaya koyduğu tespitler bizim için yol gösterici olacak. Önerileri, hem politika tasarımında hem sahadaki uygulamalarda güçlü bir rehber niteliği taşıyacak. Bu alanda kaydedilecek ilerleme sadece eğitim hakkının hayata geçmesi anlamına gelmeyecek. Aynı zamanda farkındalığı artıracak, önyargıları azaltacak ve herkesin potansiyelini gerçekleştirdiği daha kapsayıcı bir toplumun oluşmasına katkı sağlayacak." "Ele alacağımız konular Türkiye’nin sosyal devlet vizyonunu güçlendiren kararlı bir yol yürüdüğümüzün göstergesidir" 2025 Aile Yılı’nın, engelli bireyler ve aileleri için daha güçlü ve erişilebilir destek mekanizmalarını hayata geçirdikleri bir dönem olduğunu vurgulayan Göktaş, "Bugün ele alacağımız konular, engelli bireylerin yaşamını kolaylaştıran ve Türkiye’nin sosyal devlet vizyonunu güçlendiren kararlı bir yol yürüdüğümüzün bir göstergesidir. Engelli bireylerin haklarını güçlendirme yolculuğumuzun temelinde güçlü iş birliği, koordinasyon ve ortak sorumluluk anlayışı bulunuyor. Kurulumuz, bu anlayışın kurumsal bir yansımasıdır. Kurumlar arası eşgüdümü sağlayan, uygulama süreçlerini izleyen ve politika geliştirme sürecine yön veren bu yapı, çalışmalarımıza stratejik bir rehberlik sunmaktadır. Bu sayede engellilik alanındaki hizmetlerimizin sahadaki etkisi artmakta; çalışmalarımız bütüncül ve sürdürülebilir biçimde ilerlemektedir" şeklinde konuştu. Bakan Göktaş’ın konuşmasının ardından toplantı basına kapalı devam etti.
18 Kasım 2025 Salı - 11:50
Adalet Bakanı Tunç: "(Selahattin Demirtaş’ın tahliyesi) Şu anda değerlendirme Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Dairesi’nde. Mahkemenin bu yönde vereceği kararı bekleyeceğiz."
Adalet Bakanı Tunç: "(Selahattin Demirtaş’ın tahliyesi) Şu anda değerlendirme Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Dairesi’nde. Mahkemenin bu yönde vereceği kararı bekleyeceğiz."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder