POLİTİKA
01 Ocak 2026 Perşembe - 14:53 Bakan Yardımcısı Aydın: "2026, Adaletin ve kardeşliğin güçlendiği bir eşik olacak" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, 2025 yılının yalnızca siyasi ve askeri dengeler açısından değil; ahlak, vicdan ve değerler düzleminde de insanlık için ağır bir sınav yılı olduğunu belirterek, 2026’ya girerken adalet, kardeşlik ve iç barış vurgusu yaptı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, yaptığı değerlendirmede savaşlar, krizler ve derin adaletsizliklerin sadece şehirleri değil, vicdanları da yıktığını ifade etti. Gazze’de yaşanan zulüm karşısında uluslararası toplumun sergilediği sessizliğin, modern dünyanın ahlaki iddialarının ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koyduğunu belirten Aydın, çifte standardın artık küresel düzenin kurucu refleksi haline geldiğini kaydetti. İsrail’in sistematik zulüm ve istikrarsızlığı derinleştiren politikalarının, küresel adalet söyleminin pratikte karşılık bulmadığını bir kez daha gözler önüne serdiğini dile getiren Aydın, gücün hukukun önüne geçtiği ve insan hayatının politik çıkar hesaplarına feda edildiği bir küresel düzenin sürdürülebilir olmadığının açıkça görüldüğünü vurguladı. Böylesi karanlık bir küresel atmosferde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğinde Türkiye’nin savunma sanayi ve dış politika başta olmak üzere pek çok alanda önemli adımlar attığını belirten Aydın, deprem bölgesi öncelikli olmak üzere ülke genelinde asrın inşa ve ihya faaliyetlerinin kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade etti. Türkiye’nin aynı zamanda kendi iç barışını güçlendirmeye yönelik tarihi bir irade ortaya koyduğunu vurgulayan Aydın, "Terörsüz Türkiye" sürecinin korkuların değil kardeşliğin, ayrışmanın değil ortak geleceğin tercih edildiğinin güçlü bir göstergesi olduğunu söyledi. İç barışını tahkim eden bir ülkenin yalnızca güvenliğini değil, yarınlara olan inancını da güçlendireceğini kaydetti. Meselenin yalnızca dış politika ya da güvenlik başlıklarıyla sınırlı olmadığını dile getiren Aydın, birey ve toplum olarak ahlak ve değer eksenli bir aşınmanın derinden hissedildiği bir dönemden geçildiğini belirtti. Yanlış alışkanlıkların özgürlük kılıfıyla meşrulaştırıldığı, ölçü ve sorumluluk duygusunun zayıfladığı bir zeminde toplumsal savrulmanın kaçınılmaz hale geldiğini ifade etti. Kendi tarihine, kültürüne, inancına ve fıtratına yabancılaşan toplumların başka toplumların hayat tarzlarını sorgusuzca taklit ettikçe ne modernleşeceğini ne de özgürleşeceğini belirten Aydın, bunun kimlik kaybına yol açtığını söyledi. Ahlakı, edebi ve insan onurunu merkeze alan güçlü bir toplumsal bilinç inşasının ertelenemez bir sorumluluk olduğunun altını çizdi. 2026 yılına girerken zulmün karşısında adaleti, savrulmanın karşısında kökleri, umutsuzluğun karşısında kararlılığı savunmanın önemine dikkat çeken Aydın, 2026’nın Türkiye Yüzyılı vizyonunun toplumsal zeminde daha da derinleştiği önemli bir eşik olacağını ifade etti. Aydın, "İç barışını sağlamlaştırmış, değerlerine yaslanan ve vicdanını kaybetmemiş bir toplum olarak umutlu, dirençli ve kararlı bir şekilde yol almaya devam edeceğiz. 2026 yılının aziz milletimiz için huzurun ve kardeşliğin güçlendiği hayırlı bir yıl olmasını diliyor, Yüce Allah’tan barışın, adaletin ve merhametin dünya genelinde hakim olduğu bir geleceği hepimize nasip etmesini temenni ediyorum" diye konuştu.
MHP Merkez Disiplin Kurulu Başkanı Alperen: "Terör belasından tamamen kurtulmanın yolu terörsüz Türkiye sürecinin tamamlanmasından geçmektedir"
19 Kasım 2025 Çarşamba - 14:02 MHP Merkez Disiplin Kurulu Başkanı Alperen: "Terör belasından tamamen kurtulmanın yolu terörsüz Türkiye sürecinin tamamlanmasından geçmektedir" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Merkez Disiplin Kurulu Başkanı Bahadır Alperen, "Terör belasından tamamen kurtulmanın yolu, millet-devlet kenetlenmesinden, irade birlikteliğinden ve yürütülen terörsüz Türkiye sürecinin kararlılıkla tamamlanmasından geçmektedir" dedi. MHP Merkez Disiplin Kurulu Başkanı Bahadır Alperen, ‘terörsüz Türkiye’ sürecine ilişkin açıklama yaptı. Alperen, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin tarihe not düşecek bir irade gösterdiğini belirterek, "Türkiye’nin her alanda köklü değişimlere imza attığı bu dönemde ‘Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben’ diyen Genel Başkanımız Devlet Bahçeli, Türkiye’yi daha güçlü, daha güvenli, daha itibarlı bir geleceğe taşımak adına hiçbir siyasi hesap gözetmeksizin büyük bir vizyon ortaya koymaktadır. Liderimiz Devlet Bahçeli, terörün kökünün kazınması, milli bekamızın teminat altına alınması ve devletimizin ebedi varlığının korunması için tabiri caizse elini değil tüm vücudunu taşın altına koyarak, tarihe not düşecek bir irade göstermiştir" ifadelerini kullandı. "Cumhur İttifakı’nın stratejik birlikteliğini, milli güvenliğin ve devlet istikrarının temel harcı olarak görmekteyiz" Bahçeli’nin gelecek nesilleri düşünerek hareket ettiğini aktaran Alperen, "Liderimiz Devlet Bahçeli, gelecek seçimleri değil, gelecek nesilleri düşünerek hareket etmekte ve bu sürecin bir tercih değil, tarihi bir sorumluluk, ahlaki bir mecburiyet olduğunu her defasında dile getirmektedir. Türkiye Yüzyılı, artık açıkça göstermiştir ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti, sadece bölgesinde değil, küresel ölçekte de sözü dinlenen, ağırlığı hissedilen, karar verici bir aktör haline gelmiştir. Cumhur İttifakı’nın sağlam birlikteliği ve milli duruşu sayesinde devletimiz; devlet aklını, diplomatik kudretini ve askeri caydırıcılığını aynı potada birleştirerek yeni bir jeopolitik denge kurmuştur. Cumhur İttifakı’nın stratejik birlikteliğini, milli güvenliğin ve devlet istikrarının temel harcı olarak görmekteyiz. Bu tablo, yılların birikimiyle yoğrulmuş, tecrübeyle pekişmiş, millet sevgisiyle güçlenmiş liderlik vizyonunun bir sonucudur" dedi. "Terör belasından tamamen kurtulmanın yolu terörsüz Türkiye sürecinin tamamlanmasından geçmektedir" Terörden kurtulmanın yolunun ’terörsüz Türkiye’ sürecinin tamamlanmasından geçtiğini belirten Alperen, "Büyük Türk milleti artık çok iyi bilmektedir ki terör belasından tamamen kurtulmanın yolu, millet-devlet kenetlenmesinden, irade birlikteliğinden ve yürütülen terörsüz Türkiye sürecinin kararlılıkla tamamlanmasından geçmektedir. Bugün gelinen noktada terör, artık Türkiye’yi diz çöktüremeyeceğini anlamış, terör örgütlerini kullanan odaklar Türkiye’nin kararlılığı karşısında şaşkına dönmüşlerdir. Aziz milletimiz ise bu tarihi mücadeleye en yüksek seviyede desteğini vermektedir. Türkiye, terörün tüm unsurlarını etkisiz kılacak kudrete sahiptir ve yarınlara çok daha güvenli, çok daha huzurlu ve çok daha güçlü bir ülke bırakacağımıza dair hiçbir tereddüt yoktur" ifadelerine yer verdi. "Terörsüz Türkiye sürecinde ancak ve ancak ülkenin bölünmezliğinde mutabakat vardır" Terörsüz Türkiye sürecinde MHP olarak tavırlarının net olduğunu ifade eden Alperen şunları kaydetti: "Bilge liderimizin çağrısıyla başlayan terörsüz Türkiye sürecinde Anayasa’nın ilk dört maddesinden taviz yoktur. Ülkenin üniter yapısından taviz yoktur. Şehitlerimizin aziz ruhlarını incitecek hiçbir şey yoktur. Terörsüz Türkiye sürecinde ancak ve ancak ülkenin bölünmezliğinde mutabakat vardır. Silahların örgüt tarafından bırakılması vardır. Terörsüz Türkiye ile Türk milletinin ulusal bütünlüğünün bir kere daha teyit edileceği bir müjde vardır. Devletin yanında, milletin hizasında, hakkın ve hakikatin doğrultusundayız. Milletimizin hassasiyetlerini biliyor, çağrısına kulak veriyor, derdi ile dertleniyor, sorunlarının çözümü için hep bir arada olduğumuzu dile getiriyoruz. Türkiye’nin istiklaline, istikbaline, bekamıza kasteden hiçbir odak karşısında geri adım atmayacağız. Bu millet, terörsüz, huzurlu, güçlü ve müreffeh bir Türkiye’nin çok yakın olduğunu bilmektedir. Bu devlet, bin yıllık devlet aklıyla bu kararlılığı sonuna kadar sürdürecektir ve biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak Liderimiz Devlet Bahçeli’nin çizgisinde, Türk milletinin geleceği için son nefesimize kadar mücadele edeceğiz. Kazanan Türkiye Cumhuriyeti olacak, kazanan aziz Türk milleti olacaktır."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Terörsüz Türkiye ile ülkemizi yarım asırlık prangadan, büyük beladan kalıcı olarak kurtaracağız. Adımları büyük titizlikle planlıyoruz"
19 Kasım 2025 Çarşamba - 13:44 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Terörsüz Türkiye ile ülkemizi yarım asırlık prangadan, büyük beladan kalıcı olarak kurtaracağız. Adımları büyük titizlikle planlıyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terörsüz Türkiye için atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’de Ak Parti Grup Toplantısı’nda konuştu. Konuşmasına Gürcistan’da düşen askeri kargo uçağında şehit olan 20 asker ve Hırvatistan’da meydana gelen uçak kazasında yaşamını yitiren pilot için başsağlığı dileyerek başlayan Erdoğan, "Konuşmamın hemen başında geçen hafta dualar ve gözyaşlarıyla Hakk’a uğurladığımız 20 kahraman askerimizi ve yangın söndürme uçağı pilotumuzu bir kere daha rahmetle yad ediyor. Rabbimden şehitlerimizin ailelerine yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum. Kabine sonrası hitabımızda da belirttiğim gibi uçağımızın düşüş sebebinin tespitine yönelik incelemeler titizlikle ve çok yönlü bir şekilde yapılıyor. Ekiplerimiz, değerlendirmeleri neticesinde ulaşacağı bilgileri Milli Savunma Bakanlığımız kamuoyuyla paylaşacaktır. Yine 8 Kasım’da Kocaeli Dilovası’nda meydana gelen yangın felaketinde vefat eden 7 emekçi kardeşime de Allah’tan rahmet geride kalanlara sabırlar diliyorum. İstanbul’da ikisi çocuk dört gurbetçimizin vefatıyla ilgili soruşturmada büyük bir hassasiyetle yürütülmektedir. İki hafta içinde on bir canımızı yitirdiğimiz her iki olayda ihmali, hatası, kusuru veya kasta olan kim varsa bunlar tek tek tespit edilecek ve kimsenin gözünün yaşına bakılmayacaktır" ifadelerini kullandı."29 aydır işsizlik oranımız tek hanede seyrediyor"Türkiye İstatistik Kurumu’nun ekonomiye dair açıkladığı verilere ilişkin konuşan Erdoğan, "2025 yılı üçüncü çeyrek istatistiklerine göre mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranımız yüzde 8.5 seviyesinde gerçekleşti. Aynı çeyrekte iş gücümüz 35 milyon 568 bine, istihdamımız da 32 milyon 558 bine yükseldi. 29 aydır işsizlik oranımız tek hanede seyrediyor. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve sürdürülebilir büyüme üzerine bina ettiğimiz ekonomi programımızın neticelerini alıyoruz. Turizmde bu sene hem ziyaretçi sayısı hem de gelirde rekor kıracağımız anlaşılıyor. İhracat tarafında da hamdolsun oldukça güçlü gidiyoruz. Geride bıraktığımız son 30 ayın 22’sinde mal ihracatımızı arttırdık. Temmuz ayında 24 milyar 911 milyon dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık. 2025 yılı Ekim ayında ihracatımız yüzde 2,3 artışla 24 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ekim 2025 itibariyle yıllıklandırılmış ihracatımız 270,2 milyar dolarla tarihin en yüksek seviyesine ulaştı. Yılın ilk 9 ayında hizmet ihracatımız 91,9 milyar doları, hizmet ticareti fazlamız ise 48,8 milyar doları bulduk" dedi."İktidar ve ittifak olarak ülkeye hizmet için koştururken ana muhalefet kendi şahsi hesaplarının peşinde koşuyor"Adıyaman’da 350 bininci afet konutunun anahtarlarını hak sahiplerine teslim ettiklerini dile getiren Erdoğan, Böylece konutlarımızın yüzde 78’ini tamamlamış oluyor. Depremzedelerimizi yeni yuvalarına kavuşturmak için 3 bin 481 şantiyede 200 bin mimar, mühendis ve işçi kardeşimiz 7 gün 24 saat esasıyla gece gündüz demeden çalışıyor. Bu rakamların ne manaya geldiğini işin ehli olanlar gayet iyi biliyor. Değerli kardeşlerim, CHP Genel Başkanı ve yol arkadaşları siyaset namına sadece yalan üretirken sadece polemik üretirken 23 bin 550 yeni konut üretiyoruz. Bizler iktidar ve ittifak olarak ülkeye hizmet için millete hizmet için sorunları çözmek için koştururken ala muhalefet cenahı kendi ikballerinin kendi hırslarının kendi şahsi hesaplarının peşinde koşuyor. Bizimle yarışacak hizmet desen yok. Bizimle aşık atacak eser desen yok. Bizim ufkumuzu açacak öneri desen yok. Milletin sorunlarına çözüm üretecek vizyon desen o da yok. Peki bunların yerinde ne var? Bolca hakaret var, küfür var, siyasi nezaketsizlik var. Tehdit ve zorbalıkla aykırı her sesi susturma çabası var. Dün baktım yine bizi taklit etmişler. Grup toplantısında bir video izletmişler. Tabii ortada millete gösterilecek tek bir eser ve hizmetleri olmayınca ellerinde sadece yolsuzluk dosyaları kalıyor" şeklinde konuştu."Karşımızda statükonun temsilcisi CHP’yi bulduk"Darbe ve vesayet heveslerini boşa çıkarttıklarını ifade eden Erdoğan, "Yargıyı siyasi bir kondisyon alanı olmaktan yine biz kurtardık.Ama 23 yıllık bu çabalarımızda karşımızda statüko bulduk. Karşımızda statükonun temsilcisi CHP’yi bulduk. İmtiyazlarını kaybetmek istemediler.Milletle yargı önünde eşitlenmek istemediler. Tarafsız ve bağımsız yargıyı bir türlü kabullenemediler. Daha düne kadar yargıyı yedek kuvvet gibi kullananlar bugün İstanbul’a ve şehrin kaynaklarına karabasan gibi çöken bir suç şebekesinin hukuki akıbetini hiç utanmadan siyasi kumpas olarak yaftalıyorlar. Fakat CHP genel başkanının niçin bizi ısrarla ve inatla bu davaya taraf yapmak istediğini anlayamıyoruz. Bu davanın avukatlığı Sayın Özel’e hayırlı uğurlu olsun. Şebekenin başıyla aralarındaki vekalet ilişkisi zaten biliniyor.Ancak Sayın Özel şunu unutmasın. Biz ne partilerinin içindeki mikro iktidar savaşlarının ne de yüz kızartıcı ithamlarla dolu bu davanın tarafıyız. Talep ve beklentimiz adil ve tarafsız bir yargılamayla, gerçeklerin bir an önce ortaya çıkarılması suçu sabit bulananlardan hukuk önünde hesap sorulmasıdır. Bu hesap siyasi hokkabazlıkla kapatılamaz. Bu hesap inkarla pişkin hırs misali suç bastırmakla kapatılamaz" dedi."Bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yoktur"Türkiye Cumhuriyeti’nin Selçuklu ve Osmanlı gibi iki büyük cihan devletinin mirasını ve tecrübesini taşıdığını belirten Erdoğan, "1918 yılında 30 Ekim’de Osmanlı Cihan Devleti bir ateşkes anlaşması imzalamış böylece 1. Dünya Savaşı’ndan mağlubiyetle ayrılmıştı.B ir istiklal savaşı verdik. Cumhuriyetimizi kurduk. 1000 yıldır üzerinde yaşadığımız toprakların vatan hüviyetini kanımızla canımızla bir kez daha cehit etmiş olduk.Biz burada Anadolu ve Trakya üzerinde müstakil devletimizi kurarken Osmanlı bakiyesi topraklar üzerinde de çok sayıda yeni devlet inşa ediyoruz. 1000 yılı aşkın süredir bir arada yaşadığımız yüzyıllar boyunca kader birliği yaptığımız dost kardeş milletlerle aramıza fiziki sınırlar çözüldü. Bakınız şunu milletimin her bir ferdinin özellikle genç kardeşlerimizin bilmesini idrak etmesini gülden arzu edin. Devletlerden bir devlet değiliz. Milletlerden bir millet değiliz. Selçuklu ve Osmanlı gibi iki büyük cihan devletinin mirasını ve tecrübesini kanında, canında, ruhunda, zihninde hala diri tutan bir milletin fertleriyiz. Bizim millet olarak kökleri milattan önceki asırlara giden bir ordu tecrübemiz var. Bizim devlet kurma, devlet idare etme tecrübemiz var. Bizim medeniyetler inşa etme tecrübemiz var.Hiç kimse bu sözlerimi farklı yerlere çekmeye yeltenmesin. Her zaman ifade ediyorum. Bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yoktur" şeklinde konuştu."Şam’ın, Halep’in, Hama’nın, Humus’un, Lazkiye’nin sokaklarında Türkçe ikinci dil olarak konuşuluyor"Türk milletinin katliamdan kaçan milyonlarca Suriyeliyle kucaklaşarak sabırla misafirlerine sahip çıktığını söyleyen Erdoğan, "Biz gelir gelmez Suriyelileri tekrar memleketlerine göndereceğiz diyenler, ne oldu? Böyle bir şey yapabildiler mi? Yine Suriyeli kardeşlerimiz şu anda bizim misafirimiz olarak topraklarımızda kalıyor. Bir yıl önce Suriye’de o mazlumlar devrim yaptılar.Devrimi Suriyeliler yaptı. Ama bu aziz millet o devrim sayesinde bir kez daha şerefine şeref kattı. Esas ruhuyla o muhacirlere sahip çıktığımız için biz şereflendik. Suriye devriminin gerçekleşmesini sağladığımız için şereflendik. Şimdi misafirlerimiz kendi vatanlarına dönüyorlar. Dönerken bize ve milletimize dua ediyorlar.Şam’ın, Halep’in, Hama’nın, Humus’un, Lazkiye’nin sokaklarında Türkçe ikinci dil olarak konuşuluyor. Suriye’nin kalıcı huzura, refaha, emniyete kavuşması için girişimlerimiz sürüyor. Suriye’nin yeniden inşasında da inşallah yine kardeşlerimizin yanında olacak hem Suriye’yi hem Türkiye’yi birlikte büyüteceğiz. Suriye’nin güvenliği unutmayın. Bizim güvenliğimizdir. Filistin’in Suudi Azerbaycan’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Irak’ın, İran’ın, Ukrayna’nın güvenliği bizim güvenliğimizle doğrudan bağlantılıdır" dedi."Terörsüz Türkiye için atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz"23 yıl gibi kısa süre içinde Türkiye’yi bölgesinin parlayan yıldızı haline getirdiklerini söyleyen Erdoğan, "Şimdi daha büyük bir atılımın daha büyük bir şahlanışın eşiğindeyiz. Terörsüz Türkiye süreciyle inşallah ülkemizi yarım asırlık bir prangadan kanını, canını, kaynaklarını, enerjisini emen büyük bir beladan kalıcı ve kati olarak kurtaracağız. Ne yapıyorsak bunun için yapıyoruz. Atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz. Omuzlarımızda 86 milyonun mesuliyetini ve kutsal emanetini taşıdığımızın bilinciyle davranıyoruz. Ak Parti ve Cumhur İttifakı olarak işte bu samimi çabanın işte bu samimi gayretin içindeyiz. Terörsüz Türkiye sürecinde hamdolsun bugüne kadar gayet olumlu umut ve cesaret verici ilerlemeler kaydettik.Bilhassa Gazi Meclisimizin çatısı altında oldukça geniş bir katılımla Milli Dayanışma, Kardeşlik Ve Demokrasi Komisyonu’nun kurulmasıyla toplumsal bir boyut kazandı. Hem de çok farklı bir ivme yakaladı. Bugüne kadar iç dünyasından insan hakları kuruluşlarına akademi mensuplarından, sendikalara emekli askerlerimizden şehit ve gazi derneklerimize milletimizi temsil eden tüm katılımcılar komisyon tarafından dinlendi. Görüş ve önerileri dikkatle not ediyoruz" ifadelerini kullandı."MHP Genel Başkanı Bahçeli yaptığı cesur ve yol gösterici açıklamalarıyla sürecin bugünlere gelmesine eşsiz katkılar sağladı"TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un ’Terörsüz Türkiye Komisyonu’na başarıyla başkanlık ettiğinin altını çizen Erdoğan, "Meclis Başkanımız maruz kaldığı hadsizliklere ve edepsizliklere rağmen komisyonun bütün bu kıymetli çalışmalarına başarıyla riyaset etti. Dem Parti heyeti ve Grubu aynı şekilde gayet sağduyulu bir tavır içinde oldu. Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’de ilk günden itibaren yaptığı cesur ufuk açıcı yol gösterici açıklamalarıyla sürecin bugünlere gelmesine eşsiz katkılar sağladı. Bizde gerek hükümet gerekse parti olarak son derece hassas bir çizgide yürüyerek sürece mihmandarlık yaptık. Elbette bu dönemde bilinen bilinmeyen pek çok badireyi atlattık.Pek çok sabotajı savuşturduk. Pek çok düğümü çözdük. Değerli kardeşlerim bütün bunlarla beraber dün biliyorsunuz komisyonumuz 17. toplantısını gerçekleştirdi. Milli Savunma Bakanımız İçişleri Bakanımız ile MİT Başkanımız komisyonu ve milletvekillerimizi gelinen son aşamayla ilgili detaylıca bilgilendirdi. Sürecin selameti açısından yapılmasında fayda görülen hususlar komisyon üyeleriyle açık yüreklilikle paylaşıldı. Komisyonun fikir ve hedef birliği içinde çalışmasını son derece kıymetli buluyorum. Komisyonun terörsüz Türkiye süreciyle birlikte ülkemiz demokrasisine birlik ve beraberliğimize toplumumuzun farklı kesimleri arasında diyalog ve empatinin güçlendirmesine yaptığı katkıları takdirle karşılıyor. Meclis başkanımızı ve komisyon üyelerimizi canı gönülden tebrik ediyorum" değerlendirmesinde bulundu."Komisyonunun Türkiye için en doğru ve isabetli kararı vereceğine yürekten inanıyorum"Türkiye’nin sırtında adeta büyük bir belaya dönüşen terör musibetinden tamamen kurtulmasının vakti artık çoktan geldiğini belirten Erdoğan, "Verilen mücadeleyi ödenen bedelleri çekilen çileleri terörsüz Türkiye’yle taçlandırmamız gerekiyor. Bunun sorumluluğu herkesten ve her şeyden önce 86 milyonu temsilen bu yüce çatı altında görev yapan siz milletvekillerimin omuzlarındadır. Terörün açtığı yaraları kardeşlik merhemiyle sarmış güçlü bir Türkiye’nin inşasında yalnızca ülkemizin değil bölgemizin de geleceğini şekillendirecek huzur, refah ve barış ikliminin kökleşmesine hepimize Meclis’teki her bir milletvekiline millete karşı mesuliyet duygusu taşıyan tüm siyasi partilere çok önemli görevler düşüyor. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak en başından beri hep siyaset üstü bir zeminde ele aldığımız bu süreci suhuletle menziline ulaştırmak istiyoruz. Milletimizin bizden beklentilerinin idrakiyle önümüze gelen konularda çözüm odaklı bir yaklaşım içinde olacağız. Samimi temennim odur ki komisyondaki tüm partiler ve üyeler de bizimle aynı sorumlu ve duyarlı davranışı sergiler daha yapıcı bir tutum takınırlar. Biz bu noktada ümit varız. Komisyonun Türkiye için Türkiye’nin güvenli geleceği için milletimizin birlik ve beraberliği için en doğru en isabetli kararı vereceğine yürekten inanıyorum .86 milyonu el ele veren birlik ve dayanışma bayrağımızı hep birlikte yücelterek önce terörsüz Türkiye ve ardından terörsüz bölge hedeflerimize er ya da geç ulaşacağımızdan hiçbir şüphe duymuyorum" diye konuştu."Ülkemizin ve milletimizin menfaatini her türlü çıkarın üzerinde gören bir kadroyuz"Parti ve ittifak olarak tek gayelerinin, milletin bağrına saplanan terör hançerini ebediyen çıkarmak olduğunun altını çizen Erdoğan, "Ülkemizin ve milletimizin menfaatini her türlü çıkarın üzerinde gören bir kadroyuz. Çeyrek asır boyunca hep önce milletim, önce memleketim dedik. Bu ülke için yeri geldi elimizi. Yeri geldi tüm gövdemizi taşın altına koyduk. Terörsüz Türkiye sürecinde de aynı özgüvenle millet ve memleket aşkıyla hareket ediyoruz. Buna daha önce hiç olmadığımız kadar yakınız. Şunu herkes bilsin, anlasın sonuçta kazanan Türkiye olacak, milletimiz olacak, kazanan mutlaka kardeşlik olacaktır. Sizlere veda etmeden önce AK Parti grubumuzun Genel Kurul ve komisyon faaliyetlerine eksiksiz katılımının önemini bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Unutmayınız hepimiz bu çatı altında milletimize hizmet etmek için buluyoruz. Bu görevimizi en güzel şekilde yerine getirmekle mükellefiz. Şayet görevin ifası noktasında bir aksama, tavsama veya özensizlik olursa bunun vebalini hiçbirimiz kaldıramayız" şeklinde konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmanın ardından, AK Parti’ye katılan CHP’li Antalya Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım’a ve Yeniden Refah Partisi’nden seçilen Konya Sarayönü Belediye Başkanı Necati Koç’a rozet taktı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Biz devletlerden bir devlet değiliz. Bizim millet olarak kökleri milattan önceki asırlara giden ordu tecrübemiz var. Devlet kurma tecrübemiz, medeniyetler inşa etme tecrübemiz var"
19 Kasım 2025 Çarşamba - 13:40 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Biz devletlerden bir devlet değiliz. Bizim millet olarak kökleri milattan önceki asırlara giden ordu tecrübemiz var. Devlet kurma tecrübemiz, medeniyetler inşa etme tecrübemiz var" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terörsüz Türkiye için atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’de Ak Parti Grup Toplantısı’nda konuştu. Konuşmasına Gürcistan’da düşen askeri kargo uçağında şehit olan 20 asker ve Hırvatistan’da meydana gelen uçak kazasında yaşamını yitiren pilot için başsağlığı dileyerek başlayan Erdoğan, "Konuşmamın hemen başında geçen hafta dualar ve gözyaşlarıyla Hakk’a uğurladığımız 20 kahraman askerimizi ve yangın söndürme uçağı pilotumuzu bir kere daha rahmetle yad ediyor. Rabbimden şehitlerimizin ailelerine yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum. Kabine sonrası hitabımızda da belirttiğim gibi uçağımızın düşüş sebebinin tespitine yönelik incelemeler titizlikle ve çok yönlü bir şekilde yapılıyor. Ekiplerimiz, değerlendirmeleri neticesinde ulaşacağı bilgileri Milli Savunma Bakanlığımız kamuoyuyla paylaşacaktır. Yine 8 Kasım’da Kocaeli Dilovası’nda meydana gelen yangın felaketinde vefat eden 7 emekçi kardeşime de Allah’tan rahmet geride kalanlara sabırlar diliyorum. İstanbul’da ikisi çocuk dört gurbetçimizin vefatıyla ilgili soruşturmada büyük bir hassasiyetle yürütülmektedir. İki hafta içinde on bir canımızı yitirdiğimiz her iki olayda ihmali, hatası, kusuru veya kasta olan kim varsa bunlar tek tek tespit edilecek ve kimsenin gözünün yaşına bakılmayacaktır" ifadelerini kullandı."29 aydır işsizlik oranımız tek hanede seyrediyor"Türkiye İstatistik Kurumu’nun ekonomiye dair açıkladığı verilere ilişkin konuşan Erdoğan, "2025 yılı üçüncü çeyrek istatistiklerine göre mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranımız yüzde 8.5 seviyesinde gerçekleşti. Aynı çeyrekte iş gücümüz 35 milyon 568 bine, istihdamımız da 32 milyon 558 bine yükseldi. 29 aydır işsizlik oranımız tek hanede seyrediyor. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve sürdürülebilir büyüme üzerine bina ettiğimiz ekonomi programımızın neticelerini alıyoruz. Turizmde bu sene hem ziyaretçi sayısı hem de gelirde rekor kıracağımız anlaşılıyor. İhracat tarafında da hamdolsun oldukça güçlü gidiyoruz. Geride bıraktığımız son 30 ayın 22’sinde mal ihracatımızı arttırdık. Temmuz ayında 24 milyar 911 milyon dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık. 2025 yılı Ekim ayında ihracatımız yüzde 2,3 artışla 24 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ekim 2025 itibariyle yıllıklandırılmış ihracatımız 270,2 milyar dolarla tarihin en yüksek seviyesine ulaştı. Yılın ilk 9 ayında hizmet ihracatımız 91,9 milyar doları, hizmet ticareti fazlamız ise 48,8 milyar doları bulduk" dedi."İktidar ve ittifak olarak ülkeye hizmet için koştururken ana muhalefet kendi şahsi hesaplarının peşinde koşuyor"Adıyaman’da 350 bininci afet konutunun anahtarlarını hak sahiplerine teslim ettiklerini dile getiren Erdoğan, Böylece konutlarımızın yüzde 78’ini tamamlamış oluyor. Depremzedelerimizi yeni yuvalarına kavuşturmak için 3 bin 481 şantiyede 200 bin mimar, mühendis ve işçi kardeşimiz 7 gün 24 saat esasıyla gece gündüz demeden çalışıyor. Bu rakamların ne manaya geldiğini işin ehli olanlar gayet iyi biliyor. Değerli kardeşlerim, CHP Genel Başkanı ve yol arkadaşları siyaset namına sadece yalan üretirken sadece polemik üretirken 23 bin 550 yeni konut üretiyoruz. Bizler iktidar ve ittifak olarak ülkeye hizmet için millete hizmet için sorunları çözmek için koştururken ala muhalefet cenahı kendi ikballerinin kendi hırslarının kendi şahsi hesaplarının peşinde koşuyor. Bizimle yarışacak hizmet desen yok. Bizimle aşık atacak eser desen yok. Bizim ufkumuzu açacak öneri desen yok. Milletin sorunlarına çözüm üretecek vizyon desen o da yok. Peki bunların yerinde ne var? Bolca hakaret var, küfür var, siyasi nezaketsizlik var. Tehdit ve zorbalıkla aykırı her sesi susturma çabası var. Dün baktım yine bizi taklit etmişler. Grup toplantısında bir video izletmişler. Tabii ortada millete gösterilecek tek bir eser ve hizmetleri olmayınca ellerinde sadece yolsuzluk dosyaları kalıyor" şeklinde konuştu."Karşımızda statükonun temsilcisi CHP’yi bulduk"Darbe ve vesayet heveslerini boşa çıkarttıklarını ifade eden Erdoğan, "Yargıyı siyasi bir kondisyon alanı olmaktan yine biz kurtardık.Ama 23 yıllık bu çabalarımızda karşımızda statüko bulduk. Karşımızda statükonun temsilcisi CHP’yi bulduk. İmtiyazlarını kaybetmek istemediler.Milletle yargı önünde eşitlenmek istemediler. Tarafsız ve bağımsız yargıyı bir türlü kabullenemediler. Daha düne kadar yargıyı yedek kuvvet gibi kullananlar bugün İstanbul’a ve şehrin kaynaklarına karabasan gibi çöken bir suç şebekesinin hukuki akıbetini hiç utanmadan siyasi kumpas olarak yaftalıyorlar. Fakat CHP genel başkanının niçin bizi ısrarla ve inatla bu davaya taraf yapmak istediğini anlayamıyoruz. Bu davanın avukatlığı Sayın Özel’e hayırlı uğurlu olsun. Şebekenin başıyla aralarındaki vekalet ilişkisi zaten biliniyor.Ancak Sayın Özel şunu unutmasın. Biz ne partilerinin içindeki mikro iktidar savaşlarının ne de yüz kızartıcı ithamlarla dolu bu davanın tarafıyız. Talep ve beklentimiz adil ve tarafsız bir yargılamayla, gerçeklerin bir an önce ortaya çıkarılması suçu sabit bulananlardan hukuk önünde hesap sorulmasıdır. Bu hesap siyasi hokkabazlıkla kapatılamaz. Bu hesap inkarla pişkin hırs misali suç bastırmakla kapatılamaz" dedi."Bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yoktur"Türkiye Cumhuriyeti’nin Selçuklu ve Osmanlı gibi iki büyük cihan devletinin mirasını ve tecrübesini taşıdığını belirten Erdoğan, "1918 yılında 30 Ekim’de Osmanlı Cihan Devleti bir ateşkes anlaşması imzalamış böylece 1. Dünya Savaşı’ndan mağlubiyetle ayrılmıştı.B ir istiklal savaşı verdik. Cumhuriyetimizi kurduk. 1000 yıldır üzerinde yaşadığımız toprakların vatan hüviyetini kanımızla canımızla bir kez daha cehit etmiş olduk.Biz burada Anadolu ve Trakya üzerinde müstakil devletimizi kurarken Osmanlı bakiyesi topraklar üzerinde de çok sayıda yeni devlet inşa ediyoruz. 1000 yılı aşkın süredir bir arada yaşadığımız yüzyıllar boyunca kader birliği yaptığımız dost kardeş milletlerle aramıza fiziki sınırlar çözüldü. Bakınız şunu milletimin her bir ferdinin özellikle genç kardeşlerimizin bilmesini idrak etmesini gülden arzu edin. Devletlerden bir devlet değiliz. Milletlerden bir millet değiliz. Selçuklu ve Osmanlı gibi iki büyük cihan devletinin mirasını ve tecrübesini kanında, canında, ruhunda, zihninde hala diri tutan bir milletin fertleriyiz. Bizim millet olarak kökleri milattan önceki asırlara giden bir ordu tecrübemiz var. Bizim devlet kurma, devlet idare etme tecrübemiz var. Bizim medeniyetler inşa etme tecrübemiz var.Hiç kimse bu sözlerimi farklı yerlere çekmeye yeltenmesin. Her zaman ifade ediyorum. Bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yoktur" şeklinde konuştu."Şam’ın, Halep’in, Hama’nın, Humus’un, Lazkiye’nin sokaklarında Türkçe ikinci dil olarak konuşuluyor"Türk milletinin katliamdan kaçan milyonlarca Suriyeliyle kucaklaşarak sabırla misafirlerine sahip çıktığını söyleyen Erdoğan, "Biz gelir gelmez Suriyelileri tekrar memleketlerine göndereceğiz diyenler, ne oldu? Böyle bir şey yapabildiler mi? Yine Suriyeli kardeşlerimiz şu anda bizim misafirimiz olarak topraklarımızda kalıyor. Bir yıl önce Suriye’de o mazlumlar devrim yaptılar.Devrimi Suriyeliler yaptı. Ama bu aziz millet o devrim sayesinde bir kez daha şerefine şeref kattı. Esas ruhuyla o muhacirlere sahip çıktığımız için biz şereflendik. Suriye devriminin gerçekleşmesini sağladığımız için şereflendik. Şimdi misafirlerimiz kendi vatanlarına dönüyorlar. Dönerken bize ve milletimize dua ediyorlar.Şam’ın, Halep’in, Hama’nın, Humus’un, Lazkiye’nin sokaklarında Türkçe ikinci dil olarak konuşuluyor. Suriye’nin kalıcı huzura, refaha, emniyete kavuşması için girişimlerimiz sürüyor. Suriye’nin yeniden inşasında da inşallah yine kardeşlerimizin yanında olacak hem Suriye’yi hem Türkiye’yi birlikte büyüteceğiz. Suriye’nin güvenliği unutmayın. Bizim güvenliğimizdir. Filistin’in Suudi Azerbaycan’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Irak’ın, İran’ın, Ukrayna’nın güvenliği bizim güvenliğimizle doğrudan bağlantılıdır" dedi."Terörsüz Türkiye için atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz"23 yıl gibi kısa süre içinde Türkiye’yi bölgesinin parlayan yıldızı haline getirdiklerini söyleyen Erdoğan, "Şimdi daha büyük bir atılımın daha büyük bir şahlanışın eşiğindeyiz. Terörsüz Türkiye süreciyle inşallah ülkemizi yarım asırlık bir prangadan kanını, canını, kaynaklarını, enerjisini emen büyük bir beladan kalıcı ve kati olarak kurtaracağız. Ne yapıyorsak bunun için yapıyoruz. Atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz. Omuzlarımızda 86 milyonun mesuliyetini ve kutsal emanetini taşıdığımızın bilinciyle davranıyoruz. Ak Parti ve Cumhur İttifakı olarak işte bu samimi çabanın işte bu samimi gayretin içindeyiz. Terörsüz Türkiye sürecinde hamdolsun bugüne kadar gayet olumlu umut ve cesaret verici ilerlemeler kaydettik.Bilhassa Gazi Meclisimizin çatısı altında oldukça geniş bir katılımla Milli Dayanışma, Kardeşlik Ve Demokrasi Komisyonu’nun kurulmasıyla toplumsal bir boyut kazandı. Hem de çok farklı bir ivme yakaladı. Bugüne kadar iç dünyasından insan hakları kuruluşlarına akademi mensuplarından, sendikalara emekli askerlerimizden şehit ve gazi derneklerimize milletimizi temsil eden tüm katılımcılar komisyon tarafından dinlendi. Görüş ve önerileri dikkatle not ediyoruz" ifadelerini kullandı."MHP Genel Başkanı Bahçeli yaptığı cesur ve yol gösterici açıklamalarıyla sürecin bugünlere gelmesine eşsiz katkılar sağladı"TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un ’Terörsüz Türkiye Komisyonu’na başarıyla başkanlık ettiğinin altını çizen Erdoğan, "Meclis Başkanımız maruz kaldığı hadsizliklere ve edepsizliklere rağmen komisyonun bütün bu kıymetli çalışmalarına başarıyla riyaset etti. Dem Parti heyeti ve Grubu aynı şekilde gayet sağduyulu bir tavır içinde oldu. Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’de ilk günden itibaren yaptığı cesur ufuk açıcı yol gösterici açıklamalarıyla sürecin bugünlere gelmesine eşsiz katkılar sağladı. Bizde gerek hükümet gerekse parti olarak son derece hassas bir çizgide yürüyerek sürece mihmandarlık yaptık. Elbette bu dönemde bilinen bilinmeyen pek çok badireyi atlattık.Pek çok sabotajı savuşturduk. Pek çok düğümü çözdük. Değerli kardeşlerim bütün bunlarla beraber dün biliyorsunuz komisyonumuz 17. toplantısını gerçekleştirdi. Milli Savunma Bakanımız İçişleri Bakanımız ile MİT Başkanımız komisyonu ve milletvekillerimizi gelinen son aşamayla ilgili detaylıca bilgilendirdi. Sürecin selameti açısından yapılmasında fayda görülen hususlar komisyon üyeleriyle açık yüreklilikle paylaşıldı. Komisyonun fikir ve hedef birliği içinde çalışmasını son derece kıymetli buluyorum. Komisyonun terörsüz Türkiye süreciyle birlikte ülkemiz demokrasisine birlik ve beraberliğimize toplumumuzun farklı kesimleri arasında diyalog ve empatinin güçlendirmesine yaptığı katkıları takdirle karşılıyor. Meclis başkanımızı ve komisyon üyelerimizi canı gönülden tebrik ediyorum" değerlendirmesinde bulundu."Komisyonunun Türkiye için en doğru ve isabetli kararı vereceğine yürekten inanıyorum"Türkiye’nin sırtında adeta büyük bir belaya dönüşen terör musibetinden tamamen kurtulmasının vakti artık çoktan geldiğini belirten Erdoğan, "Verilen mücadeleyi ödenen bedelleri çekilen çileleri terörsüz Türkiye’yle taçlandırmamız gerekiyor. Bunun sorumluluğu herkesten ve her şeyden önce 86 milyonu temsilen bu yüce çatı altında görev yapan siz milletvekillerimin omuzlarındadır. Terörün açtığı yaraları kardeşlik merhemiyle sarmış güçlü bir Türkiye’nin inşasında yalnızca ülkemizin değil bölgemizin de geleceğini şekillendirecek huzur, refah ve barış ikliminin kökleşmesine hepimize Meclis’teki her bir milletvekiline millete karşı mesuliyet duygusu taşıyan tüm siyasi partilere çok önemli görevler düşüyor. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak en başından beri hep siyaset üstü bir zeminde ele aldığımız bu süreci suhuletle menziline ulaştırmak istiyoruz. Milletimizin bizden beklentilerinin idrakiyle önümüze gelen konularda çözüm odaklı bir yaklaşım içinde olacağız. Samimi temennim odur ki komisyondaki tüm partiler ve üyeler de bizimle aynı sorumlu ve duyarlı davranışı sergiler daha yapıcı bir tutum takınırlar. Biz bu noktada ümit varız. Komisyonun Türkiye için Türkiye’nin güvenli geleceği için milletimizin birlik ve beraberliği için en doğru en isabetli kararı vereceğine yürekten inanıyorum .86 milyonu el ele veren birlik ve dayanışma bayrağımızı hep birlikte yücelterek önce terörsüz Türkiye ve ardından terörsüz bölge hedeflerimize er ya da geç ulaşacağımızdan hiçbir şüphe duymuyorum" diye konuştu."Ülkemizin ve milletimizin menfaatini her türlü çıkarın üzerinde gören bir kadroyuz"Parti ve ittifak olarak tek gayelerinin, milletin bağrına saplanan terör hançerini ebediyen çıkarmak olduğunun altını çizen Erdoğan, "Ülkemizin ve milletimizin menfaatini her türlü çıkarın üzerinde gören bir kadroyuz. Çeyrek asır boyunca hep önce milletim, önce memleketim dedik. Bu ülke için yeri geldi elimizi. Yeri geldi tüm gövdemizi taşın altına koyduk. Terörsüz Türkiye sürecinde de aynı özgüvenle millet ve memleket aşkıyla hareket ediyoruz. Buna daha önce hiç olmadığımız kadar yakınız. Şunu herkes bilsin, anlasın sonuçta kazanan Türkiye olacak, milletimiz olacak, kazanan mutlaka kardeşlik olacaktır. Sizlere veda etmeden önce AK Parti grubumuzun Genel Kurul ve komisyon faaliyetlerine eksiksiz katılımının önemini bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Unutmayınız hepimiz bu çatı altında milletimize hizmet etmek için buluyoruz. Bu görevimizi en güzel şekilde yerine getirmekle mükellefiz. Şayet görevin ifası noktasında bir aksama, tavsama veya özensizlik olursa bunun vebalini hiçbirimiz kaldıramayız" şeklinde konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmanın ardından, AK Parti’ye katılan CHP’li Antalya Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım’a ve Yeniden Refah Partisi’nden seçilen Konya Sarayönü Belediye Başkanı Necati Koç’a rozet taktı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan:  "Düne kadar yargıyı yedek kuvvet gibi kullananlar bugün İstanbul’a karabasan gibi çöken suç şebekesinin hukuki akıbetini siyasi kumpas olarak yaftalıyor"
19 Kasım 2025 Çarşamba - 13:24 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Düne kadar yargıyı yedek kuvvet gibi kullananlar bugün İstanbul’a karabasan gibi çöken suç şebekesinin hukuki akıbetini siyasi kumpas olarak yaftalıyor" Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Düne kadar yargıyı yedek kuvvet gibi kullananlar bugün İstanbul’a karabasan gibi çöken suç şebekesinin hukuki akıbetini siyasi kumpas olarak yaftalıyor"- "Ekonomi programımızın neticelerini alıyoruz. Ekim 2025 itibarıyla yıllıklandırılmış ihracatımız, 270.2 milyar dolarla tarihin en yüksek seviyesine ulaştı"- "CHP Genel Başkanı ve yol arkadaşları sadece yalan, polemik üretirken 2 saatte 23, günde 550 yeni yeni konut üretiyoruz. Bizler İktidar ve ittifak olarak ülkeye, millete hizmet, sorunları çözmek için koştururken ana muhalefet ikballerinin, şahsi hesaplarının peşinde koşuyor" -" Bizimle yarışacak hizmet, eser yok. Milletin sorunlarına çözüm üretecek vizyon da yok. Bunların yerine bolca küfür, hakaret, siyasi nezaketsizlik var. "- "Aykırı her sesi susturma çabası var. Grup toplantısında bir video izletmişler. Tabii ortada tek bir eser ve hizmet olmayınca ellerinde sadece yolsuzluk dosyaları kalıyor."- "Bunun üzerinden giderlerse video yapacak malzeme bulmada hiç sıkıntı çekmezler. Baklava kutularından para kulelerine kadar onlara en az birkaç sene yetecek malzeme var. Ana muhalefetin bu tükenmişlik sendromundan kurtulmasını temenni ediyorum"- "Bu hesap en iyi savunma saldırıdır kurnazlığı ile, yargı mensuplarını hedef alarak kapatılmaz. Bu davanın bir numaralı sanığı sizin belediye başkanınız veya başkanlarınızdır. Bu davanın ihbarcıları da itirafçıları da sizin adamınız. Biz bu davanın hiçbir yerinde yokuz ve olmadık. Bu davayı siyasallaştırmaya gayret ettiklerini, sulandırmaya çalıştıklarını milletimiz gibi biz de görüyoruz"ANKARA (İHA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terörsüz Türkiye için atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’de Ak Parti Grup Toplantısı’nda konuştu. Konuşmasına Gürcistan’da düşen askeri kargo uçağında şehit olan 20 asker ve Hırvatistan’da meydana gelen uçak kazasında yaşamını yitiren pilot için başsağlığı dileyerek başlayan Erdoğan, "Konuşmamın hemen başında geçen hafta dualar ve gözyaşlarıyla Hakk’a uğurladığımız 20 kahraman askerimizi ve yangın söndürme uçağı pilotumuzu bir kere daha rahmetle yad ediyor. Rabbimden şehitlerimizin ailelerine yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum. Kabine sonrası hitabımızda da belirttiğim gibi uçağımızın düşüş sebebinin tespitine yönelik incelemeler titizlikle ve çok yönlü bir şekilde yapılıyor. Ekiplerimiz, değerlendirmeleri neticesinde ulaşacağı bilgileri Milli Savunma Bakanlığımız kamuoyuyla paylaşacaktır. Yine 8 Kasım’da Kocaeli Dilovası’nda meydana gelen yangın felaketinde vefat eden 7 emekçi kardeşime de Allah’tan rahmet geride kalanlara sabırlar diliyorum. İstanbul’da ikisi çocuk dört gurbetçimizin vefatıyla ilgili soruşturmada büyük bir hassasiyetle yürütülmektedir. İki hafta içinde on bir canımızı yitirdiğimiz her iki olayda ihmali, hatası, kusuru veya kasta olan kim varsa bunlar tek tek tespit edilecek ve kimsenin gözünün yaşına bakılmayacaktır" ifadelerini kullandı."29 aydır işsizlik oranımız tek hanede seyrediyor"Türkiye İstatistik Kurumu’nun ekonomiye dair açıkladığı verilere ilişkin konuşan Erdoğan, "2025 yılı üçüncü çeyrek istatistiklerine göre mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranımız yüzde 8.5 seviyesinde gerçekleşti. Aynı çeyrekte iş gücümüz 35 milyon 568 bine, istihdamımız da 32 milyon 558 bine yükseldi. 29 aydır işsizlik oranımız tek hanede seyrediyor. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve sürdürülebilir büyüme üzerine bina ettiğimiz ekonomi programımızın neticelerini alıyoruz. Turizmde bu sene hem ziyaretçi sayısı hem de gelirde rekor kıracağımız anlaşılıyor. İhracat tarafında da hamdolsun oldukça güçlü gidiyoruz. Geride bıraktığımız son 30 ayın 22’sinde mal ihracatımızı arttırdık. Temmuz ayında 24 milyar 911 milyon dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık. 2025 yılı Ekim ayında ihracatımız yüzde 2,3 artışla 24 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ekim 2025 itibariyle yıllıklandırılmış ihracatımız 270,2 milyar dolarla tarihin en yüksek seviyesine ulaştı. Yılın ilk 9 ayında hizmet ihracatımız 91,9 milyar doları, hizmet ticareti fazlamız ise 48,8 milyar doları bulduk" dedi."İktidar ve ittifak olarak ülkeye hizmet için koştururken ana muhalefet kendi şahsi hesaplarının peşinde koşuyor"Adıyaman’da 350 bininci afet konutunun anahtarlarını hak sahiplerine teslim ettiklerini dile getiren Erdoğan, Böylece konutlarımızın yüzde 78’ini tamamlamış oluyor. Depremzedelerimizi yeni yuvalarına kavuşturmak için 3 bin 481 şantiyede 200 bin mimar, mühendis ve işçi kardeşimiz 7 gün 24 saat esasıyla gece gündüz demeden çalışıyor. Bu rakamların ne manaya geldiğini işin ehli olanlar gayet iyi biliyor. Değerli kardeşlerim, CHP Genel Başkanı ve yol arkadaşları siyaset namına sadece yalan üretirken sadece polemik üretirken 23 bin 550 yeni konut üretiyoruz. Bizler iktidar ve ittifak olarak ülkeye hizmet için millete hizmet için sorunları çözmek için koştururken ala muhalefet cenahı kendi ikballerinin kendi hırslarının kendi şahsi hesaplarının peşinde koşuyor. Bizimle yarışacak hizmet desen yok. Bizimle aşık atacak eser desen yok. Bizim ufkumuzu açacak öneri desen yok. Milletin sorunlarına çözüm üretecek vizyon desen o da yok. Peki bunların yerinde ne var? Bolca hakaret var, küfür var, siyasi nezaketsizlik var. Tehdit ve zorbalıkla aykırı her sesi susturma çabası var. Dün baktım yine bizi taklit etmişler. Grup toplantısında bir video izletmişler. Tabii ortada millete gösterilecek tek bir eser ve hizmetleri olmayınca ellerinde sadece yolsuzluk dosyaları kalıyor" şeklinde konuştu."Karşımızda statükonun temsilcisi CHP’yi bulduk"Darbe ve vesayet heveslerini boşa çıkarttıklarını ifade eden Erdoğan, "Yargıyı siyasi bir kondisyon alanı olmaktan yine biz kurtardık.Ama 23 yıllık bu çabalarımızda karşımızda statüko bulduk. Karşımızda statükonun temsilcisi CHP’yi bulduk. İmtiyazlarını kaybetmek istemediler.Milletle yargı önünde eşitlenmek istemediler. Tarafsız ve bağımsız yargıyı bir türlü kabullenemediler. Daha düne kadar yargıyı yedek kuvvet gibi kullananlar bugün İstanbul’a ve şehrin kaynaklarına karabasan gibi çöken bir suç şebekesinin hukuki akıbetini hiç utanmadan siyasi kumpas olarak yaftalıyorlar. Fakat CHP genel başkanının niçin bizi ısrarla ve inatla bu davaya taraf yapmak istediğini anlayamıyoruz. Bu davanın avukatlığı Sayın Özel’e hayırlı uğurlu olsun. Şebekenin başıyla aralarındaki vekalet ilişkisi zaten biliniyor.Ancak Sayın Özel şunu unutmasın. Biz ne partilerinin içindeki mikro iktidar savaşlarının ne de yüz kızartıcı ithamlarla dolu bu davanın tarafıyız. Talep ve beklentimiz adil ve tarafsız bir yargılamayla, gerçeklerin bir an önce ortaya çıkarılması suçu sabit bulananlardan hukuk önünde hesap sorulmasıdır. Bu hesap siyasi hokkabazlıkla kapatılamaz. Bu hesap inkarla pişkin hırs misali suç bastırmakla kapatılamaz" dedi."Bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yoktur"Türkiye Cumhuriyeti’nin Selçuklu ve Osmanlı gibi iki büyük cihan devletinin mirasını ve tecrübesini taşıdığını belirten Erdoğan, "1918 yılında 30 Ekim’de Osmanlı Cihan Devleti bir ateşkes anlaşması imzalamış böylece 1. Dünya Savaşı’ndan mağlubiyetle ayrılmıştı.B ir istiklal savaşı verdik. Cumhuriyetimizi kurduk. 1000 yıldır üzerinde yaşadığımız toprakların vatan hüviyetini kanımızla canımızla bir kez daha cehit etmiş olduk.Biz burada Anadolu ve Trakya üzerinde müstakil devletimizi kurarken Osmanlı bakiyesi topraklar üzerinde de çok sayıda yeni devlet inşa ediyoruz. 1000 yılı aşkın süredir bir arada yaşadığımız yüzyıllar boyunca kader birliği yaptığımız dost kardeş milletlerle aramıza fiziki sınırlar çözüldü. Bakınız şunu milletimin her bir ferdinin özellikle genç kardeşlerimizin bilmesini idrak etmesini gülden arzu edin. Devletlerden bir devlet değiliz. Milletlerden bir millet değiliz. Selçuklu ve Osmanlı gibi iki büyük cihan devletinin mirasını ve tecrübesini kanında, canında, ruhunda, zihninde hala diri tutan bir milletin fertleriyiz. Bizim millet olarak kökleri milattan önceki asırlara giden bir ordu tecrübemiz var. Bizim devlet kurma, devlet idare etme tecrübemiz var. Bizim medeniyetler inşa etme tecrübemiz var.Hiç kimse bu sözlerimi farklı yerlere çekmeye yeltenmesin. Her zaman ifade ediyorum. Bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yoktur" şeklinde konuştu."Şam’ın, Halep’in, Hama’nın, Humus’un, Lazkiye’nin sokaklarında Türkçe ikinci dil olarak konuşuluyor"Türk milletinin katliamdan kaçan milyonlarca Suriyeliyle kucaklaşarak sabırla misafirlerine sahip çıktığını söyleyen Erdoğan, "Biz gelir gelmez Suriyelileri tekrar memleketlerine göndereceğiz diyenler, ne oldu? Böyle bir şey yapabildiler mi? Yine Suriyeli kardeşlerimiz şu anda bizim misafirimiz olarak topraklarımızda kalıyor. Bir yıl önce Suriye’de o mazlumlar devrim yaptılar.Devrimi Suriyeliler yaptı. Ama bu aziz millet o devrim sayesinde bir kez daha şerefine şeref kattı. Esas ruhuyla o muhacirlere sahip çıktığımız için biz şereflendik. Suriye devriminin gerçekleşmesini sağladığımız için şereflendik. Şimdi misafirlerimiz kendi vatanlarına dönüyorlar. Dönerken bize ve milletimize dua ediyorlar.Şam’ın, Halep’in, Hama’nın, Humus’un, Lazkiye’nin sokaklarında Türkçe ikinci dil olarak konuşuluyor. Suriye’nin kalıcı huzura, refaha, emniyete kavuşması için girişimlerimiz sürüyor. Suriye’nin yeniden inşasında da inşallah yine kardeşlerimizin yanında olacak hem Suriye’yi hem Türkiye’yi birlikte büyüteceğiz. Suriye’nin güvenliği unutmayın. Bizim güvenliğimizdir. Filistin’in Suudi Azerbaycan’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Irak’ın, İran’ın, Ukrayna’nın güvenliği bizim güvenliğimizle doğrudan bağlantılıdır" dedi."Terörsüz Türkiye için atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz"23 yıl gibi kısa süre içinde Türkiye’yi bölgesinin parlayan yıldızı haline getirdiklerini söyleyen Erdoğan, "Şimdi daha büyük bir atılımın daha büyük bir şahlanışın eşiğindeyiz. Terörsüz Türkiye süreciyle inşallah ülkemizi yarım asırlık bir prangadan kanını, canını, kaynaklarını, enerjisini emen büyük bir beladan kalıcı ve kati olarak kurtaracağız. Ne yapıyorsak bunun için yapıyoruz. Atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz. Omuzlarımızda 86 milyonun mesuliyetini ve kutsal emanetini taşıdığımızın bilinciyle davranıyoruz. Ak Parti ve Cumhur İttifakı olarak işte bu samimi çabanın işte bu samimi gayretin içindeyiz. Terörsüz Türkiye sürecinde hamdolsun bugüne kadar gayet olumlu umut ve cesaret verici ilerlemeler kaydettik.Bilhassa Gazi Meclisimizin çatısı altında oldukça geniş bir katılımla Milli Dayanışma, Kardeşlik Ve Demokrasi Komisyonu’nun kurulmasıyla toplumsal bir boyut kazandı. Hem de çok farklı bir ivme yakaladı. Bugüne kadar iç dünyasından insan hakları kuruluşlarına akademi mensuplarından, sendikalara emekli askerlerimizden şehit ve gazi derneklerimize milletimizi temsil eden tüm katılımcılar komisyon tarafından dinlendi. Görüş ve önerileri dikkatle not ediyoruz" ifadelerini kullandı."MHP Genel Başkanı Bahçeli yaptığı cesur ve yol gösterici açıklamalarıyla sürecin bugünlere gelmesine eşsiz katkılar sağladı"TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un ’Terörsüz Türkiye Komisyonu’na başarıyla başkanlık ettiğinin altını çizen Erdoğan, "Meclis Başkanımız maruz kaldığı hadsizliklere ve edepsizliklere rağmen komisyonun bütün bu kıymetli çalışmalarına başarıyla riyaset etti. Dem Parti heyeti ve Grubu aynı şekilde gayet sağduyulu bir tavır içinde oldu. Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’de ilk günden itibaren yaptığı cesur ufuk açıcı yol gösterici açıklamalarıyla sürecin bugünlere gelmesine eşsiz katkılar sağladı. Bizde gerek hükümet gerekse parti olarak son derece hassas bir çizgide yürüyerek sürece mihmandarlık yaptık. Elbette bu dönemde bilinen bilinmeyen pek çok badireyi atlattık.Pek çok sabotajı savuşturduk. Pek çok düğümü çözdük. Değerli kardeşlerim bütün bunlarla beraber dün biliyorsunuz komisyonumuz 17. toplantısını gerçekleştirdi. Milli Savunma Bakanımız İçişleri Bakanımız ile MİT Başkanımız komisyonu ve milletvekillerimizi gelinen son aşamayla ilgili detaylıca bilgilendirdi. Sürecin selameti açısından yapılmasında fayda görülen hususlar komisyon üyeleriyle açık yüreklilikle paylaşıldı. Komisyonun fikir ve hedef birliği içinde çalışmasını son derece kıymetli buluyorum. Komisyonun terörsüz Türkiye süreciyle birlikte ülkemiz demokrasisine birlik ve beraberliğimize toplumumuzun farklı kesimleri arasında diyalog ve empatinin güçlendirmesine yaptığı katkıları takdirle karşılıyor. Meclis başkanımızı ve komisyon üyelerimizi canı gönülden tebrik ediyorum" değerlendirmesinde bulundu."Komisyonunun Türkiye için en doğru ve isabetli kararı vereceğine yürekten inanıyorum"Türkiye’nin sırtında adeta büyük bir belaya dönüşen terör musibetinden tamamen kurtulmasının vakti artık çoktan geldiğini belirten Erdoğan, "Verilen mücadeleyi ödenen bedelleri çekilen çileleri terörsüz Türkiye’yle taçlandırmamız gerekiyor. Bunun sorumluluğu herkesten ve her şeyden önce 86 milyonu temsilen bu yüce çatı altında görev yapan siz milletvekillerimin omuzlarındadır. Terörün açtığı yaraları kardeşlik merhemiyle sarmış güçlü bir Türkiye’nin inşasında yalnızca ülkemizin değil bölgemizin de geleceğini şekillendirecek huzur, refah ve barış ikliminin kökleşmesine hepimize Meclis’teki her bir milletvekiline millete karşı mesuliyet duygusu taşıyan tüm siyasi partilere çok önemli görevler düşüyor. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak en başından beri hep siyaset üstü bir zeminde ele aldığımız bu süreci suhuletle menziline ulaştırmak istiyoruz. Milletimizin bizden beklentilerinin idrakiyle önümüze gelen konularda çözüm odaklı bir yaklaşım içinde olacağız. Samimi temennim odur ki komisyondaki tüm partiler ve üyeler de bizimle aynı sorumlu ve duyarlı davranışı sergiler daha yapıcı bir tutum takınırlar. Biz bu noktada ümit varız. Komisyonun Türkiye için Türkiye’nin güvenli geleceği için milletimizin birlik ve beraberliği için en doğru en isabetli kararı vereceğine yürekten inanıyorum .86 milyonu el ele veren birlik ve dayanışma bayrağımızı hep birlikte yücelterek önce terörsüz Türkiye ve ardından terörsüz bölge hedeflerimize er ya da geç ulaşacağımızdan hiçbir şüphe duymuyorum" diye konuştu."Ülkemizin ve milletimizin menfaatini her türlü çıkarın üzerinde gören bir kadroyuz"Parti ve ittifak olarak tek gayelerinin, milletin bağrına saplanan terör hançerini ebediyen çıkarmak olduğunun altını çizen Erdoğan, "Ülkemizin ve milletimizin menfaatini her türlü çıkarın üzerinde gören bir kadroyuz. Çeyrek asır boyunca hep önce milletim, önce memleketim dedik. Bu ülke için yeri geldi elimizi. Yeri geldi tüm gövdemizi taşın altına koyduk. Terörsüz Türkiye sürecinde de aynı özgüvenle millet ve memleket aşkıyla hareket ediyoruz. Buna daha önce hiç olmadığımız kadar yakınız. Şunu herkes bilsin, anlasın sonuçta kazanan Türkiye olacak, milletimiz olacak, kazanan mutlaka kardeşlik olacaktır. Sizlere veda etmeden önce AK Parti grubumuzun Genel Kurul ve komisyon faaliyetlerine eksiksiz katılımının önemini bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Unutmayınız hepimiz bu çatı altında milletimize hizmet etmek için buluyoruz. Bu görevimizi en güzel şekilde yerine getirmekle mükellefiz. Şayet görevin ifası noktasında bir aksama, tavsama veya özensizlik olursa bunun vebalini hiçbirimiz kaldıramayız" şeklinde konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmanın ardından, AK Parti’ye katılan CHP’li Antalya Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım’a ve Yeniden Refah Partisi’nden seçilen Konya Sarayönü Belediye Başkanı Necati Koç’a rozet taktı.
Bakan Göktaş: "Aileyi korumayı bir medeniyet meselesi, bir gelecek inşası ve bir varlık bilinci olarak görüyoruz"
19 Kasım 2025 Çarşamba - 12:34 Bakan Göktaş: "Aileyi korumayı bir medeniyet meselesi, bir gelecek inşası ve bir varlık bilinci olarak görüyoruz" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Biz her zaman ‘Ailemiz geleceğimiz’ diyoruz ve aileyi korumayı bir medeniyet meselesi, bir gelecek inşası ve bir varlık bilinci olarak görüyoruz" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğiyle düzenlenen ‘Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’na katıldı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Millet Kütüphanesi’nde 2 gün sürecek olan sempozyumun açılışında konuşan Bakan Göktaş, programda aile unsurunun ele alınacağını belirterek, bunun yanı sıra medya ve dijital dünya, popüler kültür temsilleri ve zararlı küresel akımların aile üzerine etkilerinin konuşulacağını aktardı. "Modern yaşam pratikleri, aile kurumunun geleceğini derinden etkiliyor" Aileyi konuşurken değişen toplumsal dokuyu da konuştuklarını belirten Göktaş, "Modern dünyanın dayattığı yeni yaşam ritmi bizlere ekranları, algoritmaları, hız ve tüketim kültürünü merkeze alan bir düzeni dayatıyor. Bu düzen, en çok da aileyi hedef alıyor. Bir yanda yalnızlaştırmayı normalleştiren dijital kültür, diğer yanda aidiyet duygusunu aşındıran bireycilik. Bir yanda doğum oranları düşerken, diğer yanda aile içi iletişimi ve kuşaklar arası bağları zayıflatan teknoloji bağımlılıkları. Anne ve baba rollerini belirsizleştiren, genç kuşakları evlilikten uzaklaştıran modern yaşam pratikleri, aile kurumunun geleceğini derinden etkiliyor" dedi. "Bugün bütün ülkeler benzer sorunlarla karşılaşıyor" Bütün ülkelerin aileyi geleceğe nasıl taşıyacağı konusunda benzer sorunlarla karşı karşıya kaldığını dile getiren Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Demografik dönüşümün izleri hanelerimizde belirginleşiyor. Bugün ortalama hane halkı büyüklüğü 3,11’e gerilemiş durumda. Tüm bunlara ek olarak insanın yaradılış hakikatini gölgeleyen, kadın ve erkek kimliğini belirsizleştiren cinsiyetsizleştirme söylemleri, aile yapısının en temel dayanaklarını hedef alıyor. Tüm bu dinamikler, sadece Türkiye’de değil, dünyanın da ortak meselesi olan bir ‘aile erozyonu’na işaret ediyor. Bugün bütün ülkeler benzer sorunlarla karşılaşıyor. Aileyi geleceğe nasıl taşıyacağız? Toplumu ayakta tutan aileyi, küresel kırılganlıklar karşısında nasıl daha dirençli kılacağız? Ve dinamik nüfus yapımızı nasıl güvence altına alacağız? İşte bu soruların cevabı, aile değerlerimizi merkeze alan ve dinamik nüfus yapısını koruyan politikalar geliştirmekten geçiyor. Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı, bu amacın stratejik yönünü ve önceliklerini belirleyen temel çerçevemiz oldu. Bu belgeyle aileyi ve dinamik nüfus yapısını korumak, dijital güvenliği sağlamak, küresel risklere karşı aileyi dirençli kılmak, kuşaklar arası dayanışmayı güçlendirmek gibi hedefler ortaya koyduk." "Aileyi korumayı bir medeniyet meselesi, bir gelecek inşası ve bir varlık bilinci olarak görüyoruz" Bakan Göktaş, "‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’ da uzun vadeli politikalarla, elde ettiğimiz tüm kazanımları daha da kalıcı hale getireceğimiz bir dönem olacak" diye konuştu. Göktaş, ailenin toplumun istikametini belirleyen en güçlü yapı olduğuna dikkati çekerek, "Aile güçlü olursa Türkiye güçlü olur. Aile sarsılırsa toplumun özü zayıflar. Bu nedenle biz her zaman ‘Ailemiz geleceğimiz’ diyoruz ve aileyi korumayı bir medeniyet meselesi, bir gelecek inşası ve bir varlık bilinci olarak görüyoruz. Burada ele alacağımız her konu, sadece bir tartışma, bir değerlendirme süreci değil, aynı zamanda ortak bir iradenin, ortak bir vicdanın, ortak bir kültürel duruşun beyanıdır" şeklinde konuştu.
Bakan Uraloğlu: "Toplam yatırım tutarı 189 milyar lira olan 44 projeyi tamamladık"
19 Kasım 2025 Çarşamba - 12:30 Bakan Uraloğlu: "Toplam yatırım tutarı 189 milyar lira olan 44 projeyi tamamladık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "2025 yılında toplam yatırım tutarı 189 milyar lira olan 44 projeyi tamamlayarak vatandaşımızın hizmetine sunduk" dedi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplandı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve Bakanlığa bağlı Karayolları Genel Müdürlüğü, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun 2026 yılı bütçelerinin görüşüleceği Komisyonda, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu sunum yaptı. Bakan Uraloğlu, yapılan yatırımların üretim maliyetlerini düşürdüğünü, istihdamı artırdırdığını ve seyahat süresini azalttığını vurguladı. Son 23 yılda ulaştırma alanında 300 milyar dolarlık yatırım yapıldığının altını çizen Uraloğlu, bu yatırımların yılda ortalama 1 milyonu aşkın kişiye istihdam sağladığını belirti. 2026 yılı bütçesinde demiryolu yatırımlarının payının yüzde 53, karayolunun ise 39 olduğu bilgisini veren Uraloğlu, Türkiye’de yük ve yolcu taşımacılığının yüzde 91’inin karayoluyla yapıldığını, bu çerçevede demiryolunun payını artırmanın öncelikli konularından biri olduğunu ifade etti. "Kalkınma Yolu’nun Türkiye kesimi, 50 milyar dolar üretim ve 63 bin istihdam katkısı sağlayacak" Bakan Uraloğlu, deniz yoluyla 45 güne kadar süren taşımaların Türkiye üzerinden demir yoluyla 18 günde tamamlandığı bilgisini vererek, "Orta Koridor üzerinden demir yolu ile Çin’den gelen yükleri, Marmaray üzerinden Avrupa’ya ulaştırıyoruz. Türkiye’nin Orta Koridor demir yolu ağı, Kars-Iğdır-Dilucu hattının tamamlanmasıyla iki farklı kapıdan ülkemize bağlanacak. Basra Körfezi’nden Avrupa’ya uzanan Kalkınma Yolu’nun Türkiye kesimi, karayolu ve demir yoluyla kıtalar arası ticaretin omurgasını oluşturuyor. 24 milyar dolarlık yatırımla ülkemize 50 milyar dolar üretim ve 63 bin istihdam katkısı sağlayacak" açıklamasında bulundu. "6 Şubat depremlerinde hasar gören ulaşım sektörlerinin onarımı için yaklaşık 98 milyar liralık seferberlik yürütüyoruz" Afetlere dirençli ulaştırma altyapısı geliştirmenin yalnızca yatırım değil milli güvenlik meselesi olduğuna vurgu yapan Bakan Uraloğlu, "6 Şubat depremlerinin ardından ulaştırma altyapımızın dirençliliği bir kez daha kanıtlanmıştır. Depremden etkilenen illerimizdeki 9 bin 176 kilometrelik karayolu ağının yüzde 98’i hasar görmemiştir. Hasar gören kısımların onarımı içinse tüm ulaşım sektörlerinde yaklaşık 98 milyar liralık büyük bir seferberlik yürütüyoruz. Depremden etkilenen bölgede toplam 274 kilometrelik demiryolu hattımızdaki altyapı ve üstyapı çalışmaları tamamlanarak tren trafiğine açılmıştır. Malatya-Gölbaşı-Narlı kesimindeki elektrifikasyon ve sinyalizasyon çalışmaları devam etmektedir. Deprem bölgesindeki hastanelerimizin bağlantı yollarını tamamlayarak hem sağlık hizmetlerine erişimi hem de lojistiği güçlendirdik. Asrın felaketinin ardından ulaşım ve iletişim altyapımızı hızla yeniden işler hale getirdik. Kara, demir ve havayollarımızda onarımları tamamlayarak, afet bölgesinde ulaşımı kesintisiz hale getirdik" ifadelerine yer verdi. "2028’de demir yolu ağımızın 17 bin 287 kilometreye ulaşmasını hedefliyoruz" Bakan Uraloğlu, Türkiye’deki mevcut demir yolu ağının 7 bin 274 kilometresini elektrikli ve 8 bin 46 kilometresini sinyalli hale getirerek modernize ettiklerini ifade etti. Ayrıca 2 bin 251 kilometre hızlı tren ağı inşa ettiklerini dile getiren Uraloğlu, "2053 hedeflerimiz doğrultusunda mevcut demir yolu koridorlarını geliştiriyor; 4 bin 158 kilometrelik hatta yapım çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 2028’de demir yolu ağımızın 17 bin 287 kilometreye ulaşmasını hedefliyoruz" şeklinde konuştu. "2028 yılına kadar doğrudan hızlı trenle bağlanan il sayımızı 11’den 27’ye çıkartmayı hedefliyoruz" Türkiye nüfusunun yüzde 51’nin hızlı tren kullandığı bilgisini veren Uraloğlu, devam eden demir yolu ağı projelerine ilişkin de bilgi verdi. Bakan Uraloğlu, "Devam eden yatırımlarımızla da demir yolu ağımızı geliştiriyoruz. 2028 yılına kadar doğrudan hızlı trenle bağlanan il sayımızı 11’den 27’ye çıkartmayı hedefliyoruz. Ankara-İzmir hızlı demir yolu hattında Polatlı-Afyon arasını 2027’de, tüm hattı 2028’de tamamlamayı hedefliyoruz. Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Hızlı Tren hattını 2027’de bitireceğiz inşallah. Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli Hızlı Tren hattında Osmaneli-Bursa arasını 2026’da, Bandırma-Bursa arasını 2028’de hizmete alacağız. Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren hattında Çerkezköy-Kapıkule arasını 2026 yılı içinde, Çerkezköy-Halkalı arasını ise 2028 yılında bitirmeyi hedefliyoruz. Yapımı devam eden Yerköy-Kayseri Hızlı Tren hattı, Karaman-Ulukışla Hızlı Tren hattı ve Kırıkkale-Çorum-Samsun Hızlı Tren projesinin birinci etabı olan Kırıkkale-Delice-Çorum kesiminin 2028 yılı sonuna kadar bitirilmesini hedefledik" diye konuştu. Demiryolu sektöründe devam eden diğer önemli bir projenin ise Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu Hattı olduğunu söyleyen Uraloğlu, Zengezur Yolu bağlantısını sağlayacak bu hattın Türkiye kısmındaki 224 kilometrelik kesiminin yapım çalışmalarına başladığını duyurdu. Bakan Uraloğlu, finansman çalışmaları devam eden Ankara-İstanbul Süper Hızlı Tren projesinin 344 kilometre uzunluğunda olacağını ve bu hatla iki şehir arasındaki seyahat süresinin 80 dakikaya ineceği bilgisini verdi. "Yıl sonuna kadar 10 adet milli elektrikli tren ve 8 adet milli banliyö tren setini hizmete alacağız" TÜRASAŞ tesislerini modernize ederek yerli ve milli tren seti üretimini artırdıklarını söyleyen Uraloğlu, "Yeni nesil elektrikli ve hibrit trenlerle demir yolu teknolojisinde dışa bağımlılığı azaltıyoruz. Hızlı tren fabrikamızı 2026 Eylül ayında tamamlamayı hedefliyoruz. Milli Elektrikli Tren ve milli banliyö tren setlerimizin seri üretimine başladık. 2025 yıl sonuna kadar 10 adet milli elektrikli tren ve 8 adet milli banliyö tren setini hizmete alacağız" dedi. "Halkalı-Başakşehir-İstanbul Havalimanı Metro hattının ikinci etabı 2026 ilk çeyreğinde hizmete girecek" Bakan Uraloğlu, 122 km’lik yeni raylı sistem hattının yapımının devam ettiğini belirterek, kentleri modern toplu taşımayla buluşturacaklarını dile getirdi. Bu çerçevede Halkalı-Başakşehir-İstanbul Havalimanı Metro hattının ikinci etabını 2026 ilk çeyreğinde hizmete açacaklarını söyleyen Uraloğlu, İstanbul’un kuzeyinde hava, kara ve raylı sistem entegrasyonunu güçlendireceklerinin altını çizdi. "Trafik güvenliğinde 100 milyon taşıt-kilometre başına can kaybını yüzde 81 oranında azalttık" Karayollarında elde edilen sektörel gelişime de değinen Uraloğlu, "2003’te 6 bin 100 kilometre olan bölünmüş yol ağımızı 29 bin 947 kilometreye çıkardık. 30 bin kilometrelik dev eşiğe yalnızca bir adım kaldığını büyük bir gururla ifade ediyorum. Yıl sonuna kadar 30 bin kilometreyi aşacağız inşallah. Son 21 yılda araç sahipliği ve karayolu kullanımı yaklaşık üç katına çıkmıştır. Bugün köprü ve viyadük uzunluğumuzu 811 kilometreye, tünel uzunluğumuzu 833 kilometreye ulaştırdık. Trafik güvenliğinde önemli ilerleme kaydettik; 100 milyon taşıt-kilometre başına can kaybını yüzde 81 oranında azalttık. Ulaştırma Elektronik Takip ve Denetim Sistemi ile karayolu yolcu taşımacılığını anlık izliyor, kayıt altına alıyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "Otoyol ağımızı 2028 sonunda 4 bin 330 kilometreye ulaşmayı hedefliyoruz" Uraloğlu, akıllı Ulaşım Sistemleri Merkezleri ile karayollarını anlık izleyip yönettiklerini aktararak, "Ülkemizde sayısı 6,9 milyona ulaşan motosiklet kullanıcılarının güvenliği için motorcu dostu bariyer sistemlerini yaygınlaştırıyoruz. 2003’ten bu yana 510 tarihi köprüyü restore ettik. Bu yıl 11 köprümüzü daha ayağa kaldırarak kültürel mirasımızı gelecek nesillere aktarıyoruz. Ülkemizin dört bir yanında otoyol ağımızı genişleterek 3 bin 796 kilometreye çıkardık. 2028 sonunda 4 bin 330 kilometreye ulaşmayı hedefliyoruz" diye konuştu. "58 havalimanı sayımızı Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane havalimanlarıyla 60’a çıkaracağız" Havayolu yatırımlarıyla Türkiye’nin küresel bir uçuş merkezi haline geldiğinin altını çizen Uraloğlu, "Ülkemiz, 2024 yılında 231 milyon yolcuyla Avrupa’da 3’üncü, dünyada 7’inci sırada tamamlamıştır. İstanbul, Sabiha Gökçen, Antalya, Esenboğa, Adnan Menderes ve Dalaman Havalimanları, Avrupa ve dünya sıralamalarında elde ettikleri başarılarla ülkemizin havacılık altyapısındaki güçlü konumunu gözler önüne sermiştir. 58 havalimanı sayımızı yapım çalışmaları devam eden Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane havalimanlarıyla 60’a çıkaracağız inşallah. 2003’te 60 olan dış hat uçuş noktamızı yüzde 492 artırarak 2025 yılında 355’e çıkardık. Bu konuda dünyanın en yüksek ağına sahip ülkeyiz" şeklinde konuştu. Bakan Uraloğlu, üç etapta yürütülen Trabzon Yeni Havalimanı projesiyle Karadeniz’in en yoğun hava trafiğine sahip merkezine yeni bir kapasite kazandırılacağını ve tamamlandığında Trabzon’u uluslararası bir uçuş merkezi haline getireceklerini dile getirdi. "Esenboğa Havalimanı’nın kapasitesi 30 milyona ulaşacak" Antalya Havalimanı kapasite artırımı projesi ile Türkiye’nin turizm başkentinde yolcu kapasitesini 35 milyondan 82 milyona çıkardıklarını belirten Bakan Uraloğlu, "Ankara’yı bölgesel bir hava taşımacılığı merkezi haline getiriyor, yeni pist ve terminal çalışmalarıyla 30 milyon yolcu kapasitesine ulaşarak başkentimizin havacılık vizyonunu güçlendiriyoruz" şeklinde konuştu. Türkiye’nin denizcilikte de büyük bir yükseliş içinde olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Yük elleçleme miktarımız 456 milyon tonu aştı. Dünyanın en fazla konteyner elleçleyen ilk 100 limanı arasında olan Ambarlı, Kocaeli, Tekirdağ ve Mersin Limanlarımızın yanına bu yıl ilk kez listeye giren Aliağa Limanımızı da ekledik. Bu yıl denizcilikte ülkemize sınıf atlatan tarihi bir başarı elde ettik. 2002 yılında 17’inci sırada yer alan filomuz, 2025 yılının ilk yarısında 2 bin 203 gemiyle dünya deniz ticaretinde 10’uncu sıraya yükseldi. Montrö Sözleşmesi’ndeki ‘Altın Frank’ güncellemeleriyle boğaz geçiş gelirimiz son üç yılda 38 milyon dolardan 223 milyon dolara yükseldi. Tersanelerimiz gemi inşasının tüm aşamalarını kendi bünyesinde gerçekleştiren bir yapıya ulaştı. Yıllık üretim yaklaşık 300 bin dedveyt ton kapasiteye, ihracat değeri kilogram başına 20 dolara çıktı. Aydıncık Yat Limanı’yla deniz turizmine yeni bir soluk kazandırıyoruz." "5G ihalesinden 3 milyar 534 milyon dolar gelir elde ettik" Bakan Uraloğlu, 5G teknolojisine geçerek iletişim ağını güçlendireceklerini belirterek, "16 Ekim’de yapılan 5G ihalesinden 3 milyar 534 milyon dolar gelir elde ettik. Bu kaynak, altyapı yatırımlarımızı ve Ar-Ge çalışmalarımızı güçlendirecek, ekonomimize katkı sağlayacaktır. 5G ile düşük gecikme ve yoğun bağlantı altyapısıyla akıllı şehirlerden otonom araçlara, sanayiden eğitime kadar her alanda güçlü haberleşme altyapımızla yeni bir çağın kapılarını aralıyoruz" dedi. "Toplam yatırım tutarı 189 milyar lira olan 44 projeyi tamamlayarak vatandaşımızın hizmetine sunduk" 2025 yılının ulaştırma ve haberleşmede büyük atılımların hayata geçtiği bir yıl olduğunu dile getiren Bakan Uraloğlu, "Yollarımız, havalimanlarımız, limanlarımız ve haberleşme altyapımızla Türkiye’nin çehresi değişti. 2025 yılında toplam yatırım tutarı 189 milyar lira olan 44 projeyi tamamlayarak vatandaşımızın hizmetine sunduk" açıklamasında bulundu. Bakan Uraloğlu, sözlerine şöyle devam etti: "10 Ocak’ta Aydın-Denizli Otoyolu’nu, 17 Ocak’ta Konya Çevre Yolu’nun ikinci kesimini, 18 Ocak’ta Antalya Korkuteli-Elmalı Yolu’nu, 24 Ocak’ta Malatya Çevre Yolu’nun ikinci etabını, 25 Ocak’ta Elazığ-Harput Yolu’nu, 31 Ocak’ta Pazarkule-Edirne-TEM Bağlantı Yolu’nu tamamlayarak trafiğe açtık. 14 Mart’ta ilk milli banliyö tren setimizin teslimini gerçekleştirdik. 23 Mart’ta Batman-Hasankeyf Yolu’nu, 12 Nisan’da Antalya Havalimanı’nın yeni terminallerini, 19 Nisan’da Siirt-Kurtalan Yolu’nu tamamlayarak vatandaşımızın hizmetine sunduk. 21 Nisan’da TÜRKSAT 6A’yı hizmete aldık. 25 Mayıs’ta Bolu Göynük Çevre Yolu’nu trafiğe açtık." Sayıştay denetiminde ortaya konan bulguların Bakanlık birimlerince titizlikle ele alındığını söyleyen Uraloğlu, "2024 raporundaki 23 bulgunun 14’ü çözülmüş, 9’u için çalışmalar sürmektedir. Yakından takip ediyoruz. Görmüş olduğunuz tablo 2025 ve 2026 yılı bütçe ödeneklerine ilişkindir. Bakanlığımız, SHGM, KGM ve BTK 2026 yılı toplam bütçe ödeneği 605 milyar lira olarak öngörülmüştür. Geçen seneye oranla yaklaşık yüzde 13’lük bir artış olduğunu görüyoruz" dedi. Toplantı, Bakan Uraloğlu’nun sunumunun ardından Komisyon üyesi vekillerin konuşmaları ile devam etti.
Bakan Memişoğlu: "(Böcek ailesi) Adli, idari süreç devam ediyor"
19 Kasım 2025 Çarşamba - 12:28 Bakan Memişoğlu: "(Böcek ailesi) Adli, idari süreç devam ediyor" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, İstanbul’da hayatını kaybeden Böcek ailesinin tedavisinde sorun saptanmadığını belirterek, "İki hastane de Türkiye’nin en iyi hastaneleri. Bir eksiklik olduğunu düşünmüyoruz ama inceleme yapıyoruz. Adli, idari süreç devam ediyor" dedi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde AK Parti Grup Toplantısı öncesinde basın mensuplarının sorularını cevapladı. İstanbul’da Böcek ailesinin tedavisinde sorun saptanmadığını belirten Bakan Memişoğlu, "İki hastane yeterli hastane, gerekli müdahaleleri arkadaşlar yapmışlar. Ama biz her ihtimale karşı inceleme yapıyoruz. İki hastane de Türkiye’nin en iyi hastaneleri. Bir eksiklik olduğunu düşünmüyoruz ama inceleme yapıyoruz. Adli, idari süreç devam ediyor. Bizim yapabileceğimiz süreçleri beklemek. Baş sağlığı diliyorum aileye, ülkemize. Ama hastane süreçlerinde gördüğümüz kadarıyla bir eksiklik yok. Nasıl kaynaklandığını süreçler bize gösterecek, takip ediyoruz" diye konuştu. Memişoğlu, son dönemde hastanelere gıda zehirlenmesi başvurularının arttığı yönündeki iddialara ilişkin, "İddialarla değil gerçeklerle hareket ediyoruz. Anormal bir durum yok hastanelerimizde. Ama bu sonuçta açıklanması veya araştırılması gereken bir husus. Gerekli merciler bunun araştırmasını yapıp, sonuca çıkaracaklar" şeklinde konuştu.