POLİTİKA
01 Ocak 2026 Perşembe - 14:53 Bakan Yardımcısı Aydın: "2026, Adaletin ve kardeşliğin güçlendiği bir eşik olacak" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, 2025 yılının yalnızca siyasi ve askeri dengeler açısından değil; ahlak, vicdan ve değerler düzleminde de insanlık için ağır bir sınav yılı olduğunu belirterek, 2026’ya girerken adalet, kardeşlik ve iç barış vurgusu yaptı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, yaptığı değerlendirmede savaşlar, krizler ve derin adaletsizliklerin sadece şehirleri değil, vicdanları da yıktığını ifade etti. Gazze’de yaşanan zulüm karşısında uluslararası toplumun sergilediği sessizliğin, modern dünyanın ahlaki iddialarının ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koyduğunu belirten Aydın, çifte standardın artık küresel düzenin kurucu refleksi haline geldiğini kaydetti. İsrail’in sistematik zulüm ve istikrarsızlığı derinleştiren politikalarının, küresel adalet söyleminin pratikte karşılık bulmadığını bir kez daha gözler önüne serdiğini dile getiren Aydın, gücün hukukun önüne geçtiği ve insan hayatının politik çıkar hesaplarına feda edildiği bir küresel düzenin sürdürülebilir olmadığının açıkça görüldüğünü vurguladı. Böylesi karanlık bir küresel atmosferde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğinde Türkiye’nin savunma sanayi ve dış politika başta olmak üzere pek çok alanda önemli adımlar attığını belirten Aydın, deprem bölgesi öncelikli olmak üzere ülke genelinde asrın inşa ve ihya faaliyetlerinin kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade etti. Türkiye’nin aynı zamanda kendi iç barışını güçlendirmeye yönelik tarihi bir irade ortaya koyduğunu vurgulayan Aydın, "Terörsüz Türkiye" sürecinin korkuların değil kardeşliğin, ayrışmanın değil ortak geleceğin tercih edildiğinin güçlü bir göstergesi olduğunu söyledi. İç barışını tahkim eden bir ülkenin yalnızca güvenliğini değil, yarınlara olan inancını da güçlendireceğini kaydetti. Meselenin yalnızca dış politika ya da güvenlik başlıklarıyla sınırlı olmadığını dile getiren Aydın, birey ve toplum olarak ahlak ve değer eksenli bir aşınmanın derinden hissedildiği bir dönemden geçildiğini belirtti. Yanlış alışkanlıkların özgürlük kılıfıyla meşrulaştırıldığı, ölçü ve sorumluluk duygusunun zayıfladığı bir zeminde toplumsal savrulmanın kaçınılmaz hale geldiğini ifade etti. Kendi tarihine, kültürüne, inancına ve fıtratına yabancılaşan toplumların başka toplumların hayat tarzlarını sorgusuzca taklit ettikçe ne modernleşeceğini ne de özgürleşeceğini belirten Aydın, bunun kimlik kaybına yol açtığını söyledi. Ahlakı, edebi ve insan onurunu merkeze alan güçlü bir toplumsal bilinç inşasının ertelenemez bir sorumluluk olduğunun altını çizdi. 2026 yılına girerken zulmün karşısında adaleti, savrulmanın karşısında kökleri, umutsuzluğun karşısında kararlılığı savunmanın önemine dikkat çeken Aydın, 2026’nın Türkiye Yüzyılı vizyonunun toplumsal zeminde daha da derinleştiği önemli bir eşik olacağını ifade etti. Aydın, "İç barışını sağlamlaştırmış, değerlerine yaslanan ve vicdanını kaybetmemiş bir toplum olarak umutlu, dirençli ve kararlı bir şekilde yol almaya devam edeceğiz. 2026 yılının aziz milletimiz için huzurun ve kardeşliğin güçlendiği hayırlı bir yıl olmasını diliyor, Yüce Allah’tan barışın, adaletin ve merhametin dünya genelinde hakim olduğu bir geleceği hepimize nasip etmesini temenni ediyorum" diye konuştu.
Emine Erdoğan: "Sof kumaşının desenlerindeki zevkiselim ve dokumasındaki ustalık, onu 16. ve 17. yüzyıllarda dünyaca tanınan bir kumaş haline getirmiştir"
19 Kasım 2025 Çarşamba - 17:40 Emine Erdoğan: "Sof kumaşının desenlerindeki zevkiselim ve dokumasındaki ustalık, onu 16. ve 17. yüzyıllarda dünyaca tanınan bir kumaş haline getirmiştir" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, sof kumaşın desenlerindeki zevkiselim ve dokumasındaki ustalığın onu 16. ve 17. yüzyıllarda dünyaca tanınan bir kumaş haline getirdiğini belirterek, "Bugün dokuma tezgahlarında tekrar sof kumaşı dokumak, ’medeniyetimizin ruhunu, başarısını, kimliğini ve belleğini dokumak’ demektir" dedi. Emine Erdoğan’ın himayesinde Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde düzenlenen "Anadoludakiler: Sof’un Zamansız Yolculuğu" sergisi açıldı. Programda konuşan Emine Erdoğan, sof kumaşın Ankara’nın taşına, toprağına sinmiş bir hafıza, asırlara yayılmış bir kültür birikimi olduğunu belirtti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ankara Valiliği, Ankara Kalkınma Ajansı ile Ankara El Sanatları ve Tasarım Merkezinin unutulmaya yüz tutmuş bu mirası büyük bir emekle hayata döndürdüğünü belirten Erdoğan, onu müze vitrinlerinden çıkarıp usta ellerle buluşturduklarını, medeniyete karşı takdire şayan bir vefa örneği gösterdiklerini söyledi. Emine Erdoğan, emeği geçenleri içtenlikle kutladığını belirterek, "Biliyorum ki bu büyük çaba, millet olarak köklerimizi diri tutmak, bizi biz yapan özümüzü ve kültürümüzü geleceğe taşımaktır. Ayrıca, projede yer alarak, ’sof dokuma usta öğretici’ unvanı kazanan hünerli kadınlarımızı gönülden tebrik ediyorum. Ankara’nın sof mirası artık onlara emanettir" dedi. Ankara’ya gelen seyyahların bu hayranlığı seyahatnamelerinde kaleme aldıklarını ve sof kumaşın zarafetini övmekle bitiremediklerini belirten Erdoğan, şöyle devam etti: "Mesela, 1618’de Ankara’da bulunan Polonyalı bir seyyah, ’Buradaki şehir halkının hepsi sofçulukla uğraşır, iyi cins sof dünyanın her tarafına buradan dağılır’ diye yazmıştır. 1640’larda Ankara’ya gelen Evliya Çelebi, ’Bu kumaş Ankara’ya özgüdür, dünyanın hiçbir yerinde üretme olanağı yoktur. Kadın-erkek herkesin işi, tiftikten kumaş dokumaktır. Hatta, Ankara’dan eğrilmiş iplik alalım, Fransa’ya götürelim, tiftik kumaşı üretelim dediler, ama dokudukları şey yine sof olmadı’ diye ifade eder. Tarih boyunca pek çok seyyah ve tüccarın uğrak yeri olan Ankara ve çevresinin üretim ve ticaret faaliyetleri, 300 yıl boyunca sof üretimi etrafında şekillenmiştir. Sof kumaşının desenlerindeki zevkiselim ve dokumasındaki ustalık, onu 16. ve 17. yüzyıllarda dünyaca tanınan bir kumaş haline getirmiştir. Bilhassa İngiltere, Hollanda ve Fransa gibi Avrupa ülkelerinde çok rağbet görmüş, seçkin çevrelerin ve kent kültürünün ayrılmaz bir parçası olmuştur. Bunlar, sadece tarihi notlar değil, Ankara’nın yüzyıllar boyunca taşıdığı bir gururun kayıtlarıdır. Görüyoruz ki, tiftik keçisi ve sof kumaşı, Ankara’nın alametifarikalarıdır. O nedenle bugün, dokuma tezgahlarında tekrar sof kumaşı dokumak, medeniyetimizin ruhunu, başarısını, kimliğini ve belleğini dokumak demektir." "Kültürel miras savunuculuğu, hepimiz için bir misyon ve bir vefa borcudur" Emine Erdoğan, geçen yıl ayrıca Sanayi ve Teknoloji Bakanlığıyla "Anadolu’dakiler Projesi"ni başlattıklarını hatırlatarak şunları ifade etti: "İstedik ki ilk dokumanın yapıldığı, ilk ekmeğin piştiği, ilk parşömenin üretildiği, ilk resmin çizildiği, ilk masalın anlatıldığı Anadolu’nun zenginliğini geleceğe aktaralım. Göbeklitepe’nin, Çatalhöyük’ün, Mezopotamya’nın, insanlığa bıraktığı ortak mirası ihya edelim. Çünkü Anadolu, Hititlerden Romalılara, Selçuklulardan Osmanlılara kadar, pek çok medeniyete ev sahibi olmuş, kadim bir yurttur. O yüzden, bizler, medeniyetimizi oluşturan, her ilmeği, her rengi, her motifi, her zanaatı korumalı ve yaşatmalıyız. Kültürel miras savunuculuğu, hepimiz için bir misyon ve bir vefa borcudur. Yeri gelmişken, zanaatlarımızın ve geleneksel sanatlarımızın, bilhassa gençler için, tercih edilen birer kariyer seçeneği haline getirilmesi gerektiğini de ifade etmek isterim. Eğer, geleneksel olanı, ruhunu ve özünü koruyarak modern tasarımlarla yorumlarsak, inanıyorum ki gençler de bu sanatlara kayıtsız kalmayacaktır ve böylece, geleneksel sanatlarımız, yaşatılan birer miras haline gelebilecektir." "Sof, o kadar özel bir kumaş ki, başlı başına bir zarafet şöleni sunuyor" Emine Erdoğan, tüm dünyada yerel, otantik ve doğal ürünlere olan talebin günbegün arttığını, "yavaş ve sürdürülebilir moda"ya yönelik büyüyen bir ilginin olduğunu söyledi. Emine Erdoğan, konuşması öncesinde 35 parçalık koleksiyondan oluşan "Anadoludakiler: Sof’un Zamansız Yolculuğu Sergisi’nin açılışını yaparak, ürünleri inceledi. Emine Erdoğan, konuşmaların ardından sunuculuğunu Ebru Akel’in üstlendiği ve sof kumaşından 35 kıyafetin yer aldığı defileyi izledi. Defilenin son kıyafetini eski Türkiye ve dünya güzeli oyuncu Azra Akın davetlilere sundu. Programa Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve eşi Pervin Ersoy, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un eşi Sevgi Kurtulmuş, Ankara Valisi Vasip Şahin ve eşi Şeyma Şahin, Kalkınma Ajansları Genel Müdürü Ahmet Şimşek, Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Duhan Kalkan, moda tasarımcıları, moda dergilerinin yayın yönetmenleri ve kadın giyim sektöründen firma temsilcileri katıldı. Program sonrasında Emine Erdoğan ve davetliler aile fotoğrafı çektirdi. Sergi ve defile sırasında Anadolu Medeniyetleri Müzesinin duvarlarına sof kumaşının yolculuğunu anlatan görüntüler yansıtıldı.
CHP’den istifa eden Aksu Belediye Başkanı Yıldırım AK Parti’ye katıldı
19 Kasım 2025 Çarşamba - 16:31 CHP’den istifa eden Aksu Belediye Başkanı Yıldırım AK Parti’ye katıldı CHP’den istifa ederek yoluna bağımsız olarak devam edeceğini açıklayan Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım, AK Parti’ye katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından parti rozeti takılan Yıldırım, "Uzun zamandır gönlümde olan bir adımı atarak AK Parti ailesine katılmanın gururunu ve heyecanını yaşadım" dedi. Bir süre önce CHP’den ayrılıp yoluna bağımsız olarak devam edeceğini açıklayan Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım, AK Parti’ye katıldı. TBMM’deki AK Parti Grup Toplantısı’nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından rozeti takılan Yıldırım, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada uzun zamandır gönlünde olan bir adımı atarak AK Parti ailesine katılmanın gururunu ve heyecanını yaşadığını ifade etti. "Bu karar, benim için yalnızca bir siyasi tercih değil; milletimize ve Aksu’muza daha güçlü hizmet edebilmenin en doğru yolu olduğuna gönülden inanarak attığım bir adım oldu" diyen Yıldırım, şu ifadeleri kullandı: "Rozetimi Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın takmış olması ise bu anlamlı günü benim için daha da özel kıldı. AK Parti’nin millet odaklı hizmet anlayışı, güçlü vizyonu ve Türkiye genelinde ortaya koyduğu istikrarlı siyaset çizgisi, duruşu AK Parti’ye katılmamıza en büyük vesile oldu. Bu köklü ve büyük kadronun bir parçası olmak benim için büyük bir onur. Aksu’nun sorunlarını daha hızlı çözebilmek, hemşehrilerimize hak ettikleri hizmeti ulaştırmak için bu yola çıktım. Tek derdim Aksu, tek sevdam Aksu. İnanıyorum ki AK Parti’nin güçlü teşkilat yapısı ve hizmet vizyonu sayesinde ilçemiz için çok daha güzel işler yapacağız. Allah utandırmasın. Aksu için, milletimiz için, memleketimiz için hayırlı olsun."
Samsun-Amasya sınırındaki ’toprak’ krizi: "Topraklarımızdan asla vazgeçmeyiz"
19 Kasım 2025 Çarşamba - 16:28 Samsun-Amasya sınırındaki ’toprak’ krizi: "Topraklarımızdan asla vazgeçmeyiz" Amasya İl İdare Kurulu’nun, Samsun’un Ladik ilçesindeki 3 mahalleyi kapsayan 500 dönümlük alanın Suluova ilçesine bağlanması yönündeki talebi, iki şehir arasında krize yol açtı. Ladik Belediye Başkanı Adnan Topal, karara sert tepki göstererek, "Topraklarımızdan asla vazgeçmeyiz" dedi. Büyükşehir Belediye Meclisi Kasım ayı 3. birleşimi, Meclis Başkanvekili Nihat Soğuk yönetiminde gerçekleştirildi. Toplantıda, "İlimiz Ladik ilçesi (Akyar, Saray, Tüfekçidere Mahalleleri) ile Amasya ili Suluova ilçesi (Derebaşalan ve Soku Köyleri) arasında, özellikle mera vasıflı arazilerin kullanımı ve tescili kaynaklı uzun süredir devam eden bir sınır anlaşmazlığı ile ilgili olarak anlaşmazlığın çözümü amacıyla tarafımıza gelen İl İdare Kurulu kararı hakkında Samsun Büyükşehir Belediye Meclisi’nin mütalaası" başlıklı teklif de ele alındı. Meclise sunulan teklifte, şehirlerarası sınırların 9 Şubat 1945’te belirlendiği şekliyle korunması gerektiği belirtilerek İçişleri Bakanlığı’na "toprak alınmaması" yönünde görüş bildirilmesi karara bağlandı. "Bu talebin izahı mümkün değil" İhlas Haber Ajansı’na(İHA) konuşan Ladik Belediye Başkanı Adnan Topal, Amasya’nın talebini kabul etmelerinin mümkün olmadığını söyledi. Şehirlerarası sınırların mevcut haliyle kalmasının doğru olacağını ifade eden Adnan Topal, "Samsun ve Amasya arasındaki sınırlar 9 Şubat 1945 tarihinde Cumhurbaşkanı İsmet İnönü tarafından belirlenmiş. Daha sonraki süreçte Amasya İl Özel İdaresi bir rapor düzenleyerek bizim 3 mahallemizi kapsayan yaklaşık 500 dönümlük bir bölgeyi kendi sınırları içerisine, Amasya bölgesine almak istiyor. Bunun izahı mümkün değil, kabul edilebilir bir durum değil. Topraklarımız bize lazım, niye verelim? Bu sınırlar daha önceden belirlenmiş. Biz, Ladik ilçesi olarak buna kesinlikle karşıyız. Ne yapılması gerekiyorsa da yapacağız. Konunun takipçisiyiz. Mecliste görüşülen teklifte biz meclis üyelerinden sadece bir görüş istendi. Burası karar mercii yeri değil. Kararı İçişleri Bakanlığı verecek. Bizler meclis olarak kararımızı ‘olumsuz’ olarak bildirdik. Çalışmalarımız devam edecek. AK Parti İl Başkanlığımızla veya Ankara’daki temaslarımız ile bu konuyu tekrar gündeme getireceğiz. Topraklarımızdan asla vazgeçmiyoruz. Toprağımız bizimdir, sınırlarımız bellidir. Devletler ve ülkeler arasında toprak mücadelesi olurken şimdi iller arasındaki bu mücadelenin de yersiz ve zamansız olduğunu düşünüyorum. Sadece Ladik olarak değil, Samsun’un bütününde 17 ilçe olarak sınırın bozulmasını asla kabul etmiyoruz. Samsun-Amasya sınırı 9 Şubat 1945 yılında nasıl çizildiyse o şekilde kalsın istiyoruz" ifadelerini kullandı. Toplantıda toplam 41 gündem maddesi görüşülerek karara bağlandı ve Kasım ayı meclis toplantıları tamamlandı.
AK Parti’li Baybatur: "Dünya barışının yolu Filistin’den geçmektedir"
19 Kasım 2025 Çarşamba - 15:48 AK Parti’li Baybatur: "Dünya barışının yolu Filistin’den geçmektedir" İstanbul’da düzenlenen Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Parlamenter Asamblesi (AGİT-PA) 23. Sonbahar Genel Kurul Toplantısında konuşan AK Parti Manisa Milletvekili Murat Baybatur, "Dünya barışının şah damarı niteliğindeki bu coğrafyada kalıcı barışın yolu Filistin’den geçmektedir." dedi. AK Parti Manisa Milletvekili Murat Baybatur, İstanbul’da düzenlenen Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Parlamenter Asamblesi (AGİT-PA) 23. Sonbahar Genel Kurul Toplantısı’na katıldı. İstanbul’da 50’yi aşkın ülkenin katılımıyla gerçekleştirilen genel kurulun ilk gününde Baybatur, Daimî Komite, Göç Komitesi ve Terörizmle Mücadele Komitesi oturumlarında bölgesel güvenlik, göç yönetimi, terörle mücadele ve parlamenter diplomasi alanlarında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Aynı gün Türkî Cumhuriyetlerin temsilcileriyle bir araya gelen Baybatur, iş birliği konularında görüş alışverişinde bulundu. Genel kurulun ikinci gününde kural temelli küresel ticaretin güçlendirilmesi, adil ve sürdürülebilir büyüme, AGİT-PA İçtüzük Alt Komitesi ve İpek Yolu Grubu toplantıları gerçekleştirildi. Oturumlarda, bölgesel iş birliğinin artırılması, insan onurunun korunması, temel hakların güvence altına alınması ve ailelerin desteklenmesine yönelik konular ele alındı. Toplantının son gününde düzenlenen "Orta Doğu’daki Gelişmeler; Gazze’nin Bugünü ve Geleceği" temalı oturumda konuşan Baybatur, Gazze’de iki yıldır süren çatışmaların ateşkes anlaşmasıyla sona ermiş olmasından memnuniyet duyduklarını belirterek, ateşkesin yaşanan insani trajedinin yaralarını tek başına sarmaya yetmeyeceğini vurguladı. Baybatur, İsrail’in saldırılarında sivillerin hedef alındığını ifade ederek, "7 Ekim 2023’ten bu yana hayatını kaybedenlerin sayısı her geçen gün yüz bine yaklaşmaktadır. Bu kayıpların önemli bir kısmını savunmasız siviller oluşturmaktadır. Binlerce kadın, çocuk, sağlık çalışanı, basın mensubu ve insani yardım görevlisi bu süreçte hayatını kaybetmiştir." dedi. İsrail’in ateşkesi defalarca ihlal ettiğini belirten Baybatur, sivil yerleşim bölgelerine yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu ifade etti. Uluslararası topluma çağrıda bulunan Baybatur, ateşkesin tam anlamıyla uygulanması, kalıcı ve adil bir barış sürecinin desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin insani yardım faaliyetlerini tüm kısıtlamalara rağmen sürdürdüğünü hatırlatan Baybatur, AGİT-PA üyeleri başta olmak üzere tüm ülkelere ateşkesin sürdürülebilirliği ve Gazze’nin yeniden inşası konusunda sorumluluk alma çağrısı yaptı. Baybatur konuşmasını, "Dünya barışının şah damarı niteliğindeki bu coğrafyada kalıcı barışın yolu Filistin’den geçmektedir." sözleriyle tamamladı.
Bakan Uraloğlu: "Sizin ‘kargalar uçmaz’ dediğiniz Sabiha Gökçen’de 40 milyon insan uçtu"
19 Kasım 2025 Çarşamba - 15:47 Bakan Uraloğlu: "Sizin ‘kargalar uçmaz’ dediğiniz Sabiha Gökçen’de 40 milyon insan uçtu" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaşanan tartışmada CHP’li milletvekiline, "Sizin ‘kargalar uçmaz’ dediğiniz Sabiha Gökçen’de 40 milyon insan uçtu. Bu sene 45 milyon uçacak" dedi. AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplanan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Bakanlığa bağlı Karayolları Genel Müdürlüğü, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun 2026 yılı bütçeleri görüşülmeye devam ediyor. Komisyonda konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2003’te 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol ağını 29 bin 947 kilometreye çıkardıklarını ve 30 bin kilometrelik dev eşiğe yalnızca bir adım kaldığını belirtti. CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun’un, "30 kilometre yolu daha bitiremediniz kaç yıldan beri, neyi anlatıyorsun bana" demesi üzerine komisyonda tartışma yaşandı. Bakan Uraloğlu, Aygun’a cevaben, "İnadınıza yapmaya devam edeceğiz. Sizin bütün engellemelerinize rağmen yapmaya devam edeceğiz. İnadınıza 30 bin kilometreyi bitireceğiz" diye konuştu. Aygun, "Vergiyi veriyoruz ama hizmet alamıyoruz; yazıktır, günahtır. Garip gurebanın vergisini harcıyorsun, utan biraz" ifadelerini kullandı. Bunun üzerine Bakan Uraloğlu, "Utanması gereken sizlersiniz. Buna lütfen fırsat verin. Laf kalabalığına getirerek söylemek istediklerimizi engelleyemezsiniz. Biz yaptıklarımızı burada anlatmaya devam edeceğiz" dedi. Devam eden tartışmalarda Aygun’un "İki uçak inmiyor Trakya’ya, yalan dolan bilgi. Vergiyi alırlar, uçak uçmaz" sözlerine Bakan Uraloğlu, "Sizin ‘kargalar uçmaz’ dediğiniz Sabiha Gökçen’de 40 milyon insan uçtu, 40 milyon. Size kalsa kapatacaktınız orayı. Bu sene 45 milyon uçacak orada" cevabını verdi. Komisyon Başkanı Mehmet Muş, tartışmaların son bulması için uyarıda bulunarak, "İç Tüzük maddelerini işletmek zorundayım. Burada herkesin belli bir seviyesi var, herkesin çoluğu var, çocuğu var, torun torba sahibi insanlarız. Sizden rica ediyorum, bize yakışan bir müzakere yürütelim. Yanlış oluyor, olmuyor, yakışmıyor" dedi. Komisyon toplantısı, tartışmanın son bulmasının ardından Bakan Uraloğlu’nun sunumuyla devam etti.
Başkan Doğan: "2025 hedefimizin yüzde 92’sini tamamladık, 2026 planlamamız hazır"
19 Kasım 2025 Çarşamba - 15:34 Başkan Doğan: "2025 hedefimizin yüzde 92’sini tamamladık, 2026 planlamamız hazır" Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, 2025 yılı yol ve altyapı hedeflerinin yüzde 92’sinin tamamlandığını belirterek, "2026 planlamamız hazır. ’Daha hızlı Samsun’ hedefi ile 17 ilçemizde yol sorunu kalmayana kadar çalışmalarımızı aralıksız sürdüreceğiz" dedi. Samsun Büyükşehir Belediyesi, eşit hizmet ilkesi doğrultusunda 17 ilçede yol ağlarını güçlendirirken, mevcut güzergâhlarda bakım ve onarım çalışmalarını sürdürüyor. Yeni yol ağlarının kente kazandırılmasıyla ulaşım altyapısının daha hızlı ve güvenli hâle getirilmesi hedefleniyor. Başkan Halit Doğan, devam eden projeleri değerlendirmek ve yeni dönem hedeflerini netleştirmek amacıyla Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ekibiyle kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdi. "Bu başarı ekiplerimizin özverisinin bir sonucudur" Toplantının ardından geniş kapsamlı bir değerlendirme yapan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Göreve geldiğimiz günden bu yana kentimizin ulaşım altyapısını güçlendirmek ve yaşam kalitesini artırmak için kapsamlı bir yatırım hamlesi başlattık. Bir taraftan mevcut sorunları çözerken bir taraftan da geleceğe dönük bir ulaşım ağı için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 2025 yılında 17 ilçemizde sathi, beton ve sıcak asfalt olmak üzere 667 bin 430 kilometre yol çalışması gerçekleştirdik. Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı, Terme Yeni Bulvar Yolu ve Kenan Şara Köprülü Kavşağı gibi dev yol projelerinin startını verdik. 2025 yılı için belirlediğimiz yol ve altyapı çalışmaları planımızın yüzde 92’sini başarıyla tamamladık. Bu başarı, ekiplerimizin özverili çalışmasının bir sonucudur. Hepsine tüm Samsun adına teşekkür ediyorum" diye konuştu. 2026 yol haritamız hazır 2026 için daha fazla yatırım ve hizmet vurgusu yapan Başkan Doğan, "Ekibimizle 2026 yılı programını kapsamlı bir şekilde ele aldık. 2026 planlamamız, yol haritamız hazır. Çok daha kapsamlı, kentimizin ulaşım kalitesini ileri seviyeye taşıyacak bir döneme gireceğiz. Daha hızlı Samsun hedefi ile 17 ilçemizde yol sorunu kalmayana kadar çalışmalarımızı aralıksız sürdüreceğiz" şeklinde konuştu.