GÜNDEM - 01 Nisan 2026 Çarşamba 12:39

Ordu’da heyelan tatbikatı

A
A
A
Ordu’da heyelan tatbikatı

Ordu’da, olması muhtemel heyelana karşı tatbikat gerçekleştirildi. Ordu Valisi Muammer Erol, tatbikatların afetlere karşı hazırlıklı olma noktasında önemine değindi.


Ordu İl Afet Müdahale Planı (TAMP-Ordu) kapsamında, Ordu Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) tarafından ‘Heyelan Afeti Masabaşı ve Saha Tatbikatı’ gerçekleştirildi. Heyelan senaryosu üzerine kurgulanan tatbikatın masa başı bölümü Valilik Toplantı Salonu’nda, saha uygulaması ise Ordu-Fatsa Karayolu üzerindeki Oğmaca mevkiinde yapıldı.


Tatbikatta senaryo gereği meydana gelen heyelanda çok sayıda yapının etkilendiği, bazı binaların yıkıldığı, vatandaşların enkaz altında kaldığı ve yangın ile altyapı hasarlarının oluştuğu varsayıldı. Ekiplerin müdahale, tahliye ve koordinasyon süreçleri uygulamalı olarak test edildi, enkaz altında kalanlar kurtarıldı. Tatbikat kapsamında, ilgili tüm afet gruplarının görev ve sorumlulukları çerçevesinde koordinasyon, haberleşme ve müdahale süreçleri gözlemlendi.


Vali Muammer Erol, tatbikat sonrası yaptığı değerlendirmede, "Ülkemiz deprem, sel, su baskını ve heyelan gibi doğal afetlerle karşı karşıya kalabilmektedir. Bu nedenle her zaman hazırlıklı olmalıyız. Bu tür tatbikatlar, afetlere karşı hem zihnen hem de fiziken hazır olmamızı sağlıyor. Türkiye, afetlere müdahale konusunda önemli bir tecrübe kazandı. Yaşanan her afette Türkiye Afet Müdahale Planı devreye alınarak kurumlarımız hızlı şekilde görevlerini yerine getiriyor" dedi.


AFAD İl Durum Müdürü Ümit Ünal ise, tatbikatın amacının olay yönetimi, kurumlar arası koordinasyon ve müdahale kabiliyetinin test edilmesi olduğunu belirtti.



Ordu’da heyelan tatbikatı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Yıldırım’da gıda israfına geçit yok Bursa’da sıfır atık, çevre ve israfı engelleme konularında önemli projelere imza atan Yıldırım Belediyesi, hayata geçirdiği çalışmalarla Türkiye’ye örnek oluyor. ‘Plastiksiz Yıldırım’ projesiyle ilçede plastik şişe kullanımını en aza indiren, Ambalaj Atığı Toplama ve Ayrıştırma Tesisi ile 4 yılda 15 bin ton atığı ekonomiye geri kazandıran Yıldırım Belediyesi, Mama Üretim Tesisi’yle de atık yemeklerin israf olmasının önüne geçiyor. Yıldırım Belediyesi tarafından 2023 yılında Bursa’ya kazandırılan Mama Üretim Tesisi ile kamu kurumları, yemekhaneler ve lokantalardan toplanan atık yemekler, işlenerek sokak hayvanları için mamaya dönüştürülüyor. Bu sayede hem gıda israfının önüne geçiliyor hem de sokak hayvanlarının beslenmesi sağlanıyor. 2023 yılından bu yana devam eden çalışmalar kapsamında 242 ton yemek atığı toplanırken, bu atıklardan 128 ton mama üretildi. Sürdürülebilir atık yönetimi Bu yıl ‘Uluslararası Sıfır Atık Günü’nün temasının gıda israfı olarak belirlendiğini hatırlatan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; "Birleşmiş Milletler’in aldığı bu karar, bizim yıllardır yürüttüğümüz çalışmalarının önemini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Biz Yıldırım Belediyesi olarak 2023 yılından bu yana gıda israfının önüne geçmek adına önemli çalışmalar yürütüyoruz. Gıda atıkları, doğru şekilde yönetilmediğinde ciddi çevre sorunları oluşturabiliyor. Biz bu atıkları dönüştürerek hem doğal kaynaklarımızı koruyoruz hem de sürdürülebilir bir atık yönetimi oluşturuyoruz" ifadelerini kullandı. Çalışmalarımız sürecek Yemek atıklarının mamaya dönüştürülmesi ile çok yönlü bir kazanım zinciri kurulduğunu belirten Başkan Yılmaz; "Bu çalışma ile hem sokak hayvanlarının beslenme maliyetini düşürüyoruz hem gıda israfının önüne geçiyoruz hem de su, enerji kaynakları ve çevremizi koruyoruz" dedi. Dünyanın ciddi bir gıda kriziyle karşı karşıya olduğunu da dikkat çeken Başkan Oktay Yılmaz; "BM raporlarına göre dünyada her yıl 8 milyon insan gıda krizinden ötürü hayatını kaybediyor. Bu farkındalıkla gıda israfının önüne geçmek, kaynaklarımızı en doğru şeklide kullanmak mecburiyetindeyiz. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde hayata geçirilen ‘Sıfır Atık Hareketi’ de bu alanda bize ilham vermektedir. Sıfır atık, çevre duyarlılığı ve her türlü israfın önüne geçmek noktasında çalışmalarımıza devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Antalya Japon deprem uzmanı Moriwaki’den hayat kurtaran uyarılar Deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, Kepez Kitap Fuarı’nda Antalyalı çocuklarla bir araya gelerek, deprem konusundaki tecrübelerini paylaştı. Moriwaki, deprem bilinci, hayatta kalma yöntemleri ve alınması gereken önlemler hakkında önemli bilgiler verdi. Türkiye’deki büyük projelerdeki çalışmaları ve yıllara dayanan deprem deneyimiyle tanınan Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, Kepez Kitap Fuarı’nın konuğu oldu. Söyleşiye Japonca selam vererek başlayan Moriwaki’nin kravatında ve yakasındaki Atatürk rozetleri dikkat çekti. Sunumunu Türkçe gerçekleştiren uzman isim, depremin oluşumu, tsunami, yaşam üçgeni, aile içi acil durum planları ve eşyaların güvenli yerleştirilmesi gibi konuları çocuklara anlaşılır bir dille anlattı. Moriwaki, eğitim ve tatbikatların okul ve mahallelerde yaygınlaştırılmasının önemine de vurgu yaptı. "Türkiye depreme hazır mı?" sorusuna da yanıt veren Moriwaki, Antalya ve çevresindeki deprem riskine değinerek, bölgede çok büyük bir deprem beklentisinin olmadığını ifade etti. Depremlerde zemin yapısının önemine dikkat çekerek, sert zeminde sarsıntının daha az hissedildiğini, yumuşak zeminde ise daha şiddetli etkiler görüldüğünü belirten Moriwaki, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrasında hasar gören 11 ili bir yıl içinde 83 kez ziyaret ettiğini belirterek, gözlemlerini dinleyicilerle paylaştı. Depremlerde "yaşam üçgeni"nin hayati önem taşıdığını vurgulayan uzman, özellikle dolap ve yatak çevresinde oluşan boşlukların hayat kurtarabileceğini ifade etti. Deprem anında asansör ve merdiven kullanımına da değinen Moriwaki, en tehlikeli alanlardan birinin merdivenler olduğunu belirterek, "Birinci katta yaşıyorsanız hızlıca çıkabilirsiniz ancak yüksek katlardan merdivenle kaçmaya çalışmak risklidir" dedi. Moriwaki, depreme asansörde yakalananların ise tüm düğmelere basarak ilk durduğu katta çıkmaları gerektiğini söyledi. Afet sonrası hayatta kalma konusunda da önemli uyarılarda bulunan Moriwaki, enkaz altında suyun en kritik ihtiyaç olduğunu belirtti. Kuru gıdaların susuzluğu artıracağını ifade ederek, az miktarda suyun dikkatli tüketilmesi gerektiğini söyleyen Yoshinori Moriwaki, besin olarak sıvı çikolata gibi ürünlerin tercih edilmesini önerdi. Moriwaki, ayrıca metal ve ışıklı düdük, tuz ve su gibi malzemelerin deprem çantasında mutlaka bulunması gerektiğini vurguladı. Japonya’da deprem sırasında telefon görüşmesi yapılmadığını, bunun yerine mesajlaşmanın tercih edildiğini belirten Moriwaki, iletişim hatlarının gereksiz yere meşgul edilmemesi gerektiğini söyledi. Uzman, deprem çantasının ev veya iş yerlerinde kolay ulaşılabilecek bir noktada ve çıkışlara yakın bir yerde hazır tutulmasının önemine de değindi. Afet sonrası ilk 72 saatin kritik olduğunu hatırlatan Moriwaki, yardım ekiplerinin herkese aynı anda ulaşamayabileceğini belirterek, deprem çantalarında en az üç gün yetecek gıda ve su bulunması gerektiğini ifade etti. Japonya ve Amerika gibi ülkelerde afet bölgelerine gıda ulaşımının çoğu zaman üçüncü günde ancak başlanabildiğini vurgulayan Moriwaki, soğuk hava şartlarında streç filmin hem ısınma hem de ilk yardım amaçlı kullanılabileceğini sözlerine ekledi. Aile bireylerinin acil durumlarda buluşacağı noktaların önceden belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Moriwaki, sadece bina güvenliğinin değil, ev içindeki eşyaların sabitlenmesinin de hayati önem taşıdığını belirtti. 1999 depremi sonrası yaptığı gözlemlerden örnekler veren uzman, dolapların devrilmesinin ciddi risk oluşturduğunu ifade etti. Program sonunda Moriwaki, "Deprem Rehberi" adlı kitabını çocuk okurları için imzaladı.