ÇEVRE - 01 Nisan 2026 Çarşamba 13:43

Japon deprem uzmanı Moriwaki’den hayat kurtaran uyarılar

A
A
A
Japon deprem uzmanı Moriwaki’den hayat kurtaran uyarılar

Deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, Kepez Kitap Fuarı’nda Antalyalı çocuklarla bir araya gelerek, deprem konusundaki tecrübelerini paylaştı. Moriwaki, deprem bilinci, hayatta kalma yöntemleri ve alınması gereken önlemler hakkında önemli bilgiler verdi.


Türkiye’deki büyük projelerdeki çalışmaları ve yıllara dayanan deprem deneyimiyle tanınan Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, Kepez Kitap Fuarı’nın konuğu oldu. Söyleşiye Japonca selam vererek başlayan Moriwaki’nin kravatında ve yakasındaki Atatürk rozetleri dikkat çekti. Sunumunu Türkçe gerçekleştiren uzman isim, depremin oluşumu, tsunami, yaşam üçgeni, aile içi acil durum planları ve eşyaların güvenli yerleştirilmesi gibi konuları çocuklara anlaşılır bir dille anlattı. Moriwaki, eğitim ve tatbikatların okul ve mahallelerde yaygınlaştırılmasının önemine de vurgu yaptı.


"Türkiye depreme hazır mı?" sorusuna da yanıt veren Moriwaki, Antalya ve çevresindeki deprem riskine değinerek, bölgede çok büyük bir deprem beklentisinin olmadığını ifade etti. Depremlerde zemin yapısının önemine dikkat çekerek, sert zeminde sarsıntının daha az hissedildiğini, yumuşak zeminde ise daha şiddetli etkiler görüldüğünü belirten Moriwaki, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrasında hasar gören 11 ili bir yıl içinde 83 kez ziyaret ettiğini belirterek, gözlemlerini dinleyicilerle paylaştı. Depremlerde "yaşam üçgeni"nin hayati önem taşıdığını vurgulayan uzman, özellikle dolap ve yatak çevresinde oluşan boşlukların hayat kurtarabileceğini ifade etti.


Deprem anında asansör ve merdiven kullanımına da değinen Moriwaki, en tehlikeli alanlardan birinin merdivenler olduğunu belirterek, "Birinci katta yaşıyorsanız hızlıca çıkabilirsiniz ancak yüksek katlardan merdivenle kaçmaya çalışmak risklidir" dedi. Moriwaki, depreme asansörde yakalananların ise tüm düğmelere basarak ilk durduğu katta çıkmaları gerektiğini söyledi.


Afet sonrası hayatta kalma konusunda da önemli uyarılarda bulunan Moriwaki, enkaz altında suyun en kritik ihtiyaç olduğunu belirtti. Kuru gıdaların susuzluğu artıracağını ifade ederek, az miktarda suyun dikkatli tüketilmesi gerektiğini söyleyen Yoshinori Moriwaki, besin olarak sıvı çikolata gibi ürünlerin tercih edilmesini önerdi. Moriwaki, ayrıca metal ve ışıklı düdük, tuz ve su gibi malzemelerin deprem çantasında mutlaka bulunması gerektiğini vurguladı.


Japonya’da deprem sırasında telefon görüşmesi yapılmadığını, bunun yerine mesajlaşmanın tercih edildiğini belirten Moriwaki, iletişim hatlarının gereksiz yere meşgul edilmemesi gerektiğini söyledi. Uzman, deprem çantasının ev veya iş yerlerinde kolay ulaşılabilecek bir noktada ve çıkışlara yakın bir yerde hazır tutulmasının önemine de değindi. Afet sonrası ilk 72 saatin kritik olduğunu hatırlatan Moriwaki, yardım ekiplerinin herkese aynı anda ulaşamayabileceğini belirterek, deprem çantalarında en az üç gün yetecek gıda ve su bulunması gerektiğini ifade etti. Japonya ve Amerika gibi ülkelerde afet bölgelerine gıda ulaşımının çoğu zaman üçüncü günde ancak başlanabildiğini vurgulayan Moriwaki, soğuk hava şartlarında streç filmin hem ısınma hem de ilk yardım amaçlı kullanılabileceğini sözlerine ekledi.


Aile bireylerinin acil durumlarda buluşacağı noktaların önceden belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Moriwaki, sadece bina güvenliğinin değil, ev içindeki eşyaların sabitlenmesinin de hayati önem taşıdığını belirtti. 1999 depremi sonrası yaptığı gözlemlerden örnekler veren uzman, dolapların devrilmesinin ciddi risk oluşturduğunu ifade etti. Program sonunda Moriwaki, "Deprem Rehberi" adlı kitabını çocuk okurları için imzaladı.



Japon deprem uzmanı Moriwaki’den hayat kurtaran uyarılar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep GTO, Üyelerini Özbekistan pazarına taşıyor Gaziantep Ticaret Odası, üyelerini Özbekistan’ın en büyük modern market zinciri Korzinka ile buluşturdu. Gaziantep Ticaret Odası (GTO), üyelerinin ihracat potansiyelini artırmak ve yeni pazarlara erişimini güçlendirmek amacıyla uluslararası iş bağlantılarını geliştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda düzenlenen ve 100’ün üzerinde Gaziantepli firmanın katıldığı "Özbekistan Gıda, Temizlik ve Hijyen Ürünleri Sektörleri Nitelikli Alım Heyeti ve Firmalar Arası İkili Görüşmeler (B2B) Organizasyonu" başarıyla tamamlandı. Özbekistan’ın en büyük modern market zinciri olan Korzinka’nın satın alma yetkilileri, Gaziantep’e gelerek gıda, temizlik ve hijyen ürünleri sektörlerinde faaliyet gösteren GTO üyesi firmalarla birebir iş görüşmeleri gerçekleştirdi. Organizasyonda firmalar, ürünlerini doğrudan satın alma yetkililerine tanıtma ve ihracat iş birlikleri geliştirme fırsatı buldu. Yaklaşık 40 milyon nüfuslu Özbekistan pazarında modern perakendenin en güçlü aktörlerinden biri olan Korzinka’nın, geniş ürün gamında Türk tedarikçilerle iş birliği arayışı, Gaziantep firmaları açısından önemli bir ticari fırsat sundu. GTO’da iki gün süren etkinliğe makarna, un, süt ürünleri, çikolata, şekerleme, çay, kahve, bitkisel yağ ve hijyen ürünleri gibi alanlarda faaliyet gösteren GTO üyeleri yoğun ilgi gösterdi. Organizasyona ilişkin yaptığı değerlendirmede, Gaziantep’in üretim gücünü alternatif pazarlara taşımayı ve kent ihracatına katkı sağlamayı hedeflediklerini belirten GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, "Gaziantep, üretim kapasitesi, ihracat tecrübesi ve girişimci ruhuyla Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biridir. Üyelerimizin yeni pazarlara açılması, sürdürülebilir ihracat bağlantıları kurması ve küresel rekabet gücünü artırması için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Özbekistan gibi büyüyen ve yüksek potansiyel taşıyan pazarlarda kurduğumuz bu temaslar üyelerimize önemli ticari kazanımlar sağlayacak. Organizasyonda onlarca üyemiz görüşme ve ürünlerini tanıtma fırsatı buldu. Birçoğunun da yakın zamanda Özbekistan’a ihracata başlayacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı. "Uluslararası ticaret odaklı etkinlikler devam edecek" GTO olarak yalnızca yerel değil bölgesel ve küresel ölçekte de üyelerinin her zaman yanında olduklarını vurgulayan Yıldırım, benzer nitelikli alım heyeti ve B2B organizasyonlarının önümüzdeki dönemde de devam edeceğini belirterek "Gaziantep Ticaret Odası olarak üyelerimizin dış ticaret ağını genişletmek ve şehrin ihracat vizyonuna katkı sunmak amacıyla uluslararası ticaret odaklı etkinlikleri sürdürmeye devam edeceğiz" dedi. Korzinka Özel Marka Sorumlusu Tokhir Shokiraliev ise gerçekleştirilen organizasyondan fazlasıyla memnun olduklarını, önemli firmalarla görüşmeler yaptıklarını ve Gaziantep’te üretilen ürünlerin yakın zamanda Korzinka raflarında yer alacağını söyleyerek, Gaziantep Ticaret Odasına iş birliğinden dolayı teşekkür etti.
Ankara Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay: Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, "Nükleer silah edinmeye çalışmakla suçladığı İran’a saldıran ve sorumsuzca davranan İsrail’in 1960’lı yıllardan bu yana elinde bulundurduğu bilinen nükleer silahları da bir an önce tasfiye edilmelidir. Savaşan taraflarca biraz önce ifade ettiğimiz şekilde su arıtma tesislerine, elektrik santrallerine ve her türlü sivillere yönelik saldırılar her kimden gelirse gelsin uluslararası hukuka ve evrensel insani değerlere aykırıdır" dedi. Oktay, Dışişleri Komisyonu’nda konuştu. Oktay, Türkiye etrafındaki ateş çemberinin genişlediğini belirterek, "İsrail ve ABD’nin Mart ayı başında İran’a saldırmasıyla başlayan savaş Irak, Lübnan ve Körfez ülkeleri başta olmak üzere geniş bir coğrafyaya yayılmış durumda. Diğer tarafta Hürmüz Boğazı’nda başta enerji olmak üzere ticaret ve ulaşım koridorları kapanmış, enerji fiyatları yükselmiş aslında bir anlamda da sürekli dalgalanan, istikrarsız bir ortama sürüklenmiş ve küresel ekonomi de son derece olumsuz etkilenmiştir. Savaş İsrail’in savaşı olmasına rağmen başta bölge ülkeleri olmak üzere ne yazık ki bedelini tüm dünya ödemektedir. İsrail ve ABD’nin İran’a karşı başlattıkları saldırıların hukuki bir meşruiyeti yoktur. Barışçıl bir çözüm bulunmasına yönelik müzakerelerin sürdüğü bir dönemde gerçekleştirilen bu saldırılar yalnızca bölgesel barışçıl değil aynı zamanda uluslararası hukuku ve diplomasiyle ağır biçimde yaralamıştır. İran’ın kendisini İsrail ve ABD’ye karşı savunma hakkı bulunmaktadır. Ancak komşu ülkelere yönelik saldırılarda bulunması bu ülkelerde sivil yerleşim yeri ve altyapı tesislerine hedef alması doğru değildir" Oktay, Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığı bahane ederek Netanyahu’nun Körfez petrol ve doğal gazının Kızıldeniz ve İsrail limanları üzerinden Akdeniz’e taşınması yönündeki önerisiyle Gazze’de yaşanan işgal ve katliamların İran ve Körfez’e yönelik saldırılar bir arada değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Buradaki amaç enerji ve ticaret yollarının İsrail üzerinden uluslararası pazarlara açılmasıdır. Körfez ve bölge ülkeleri asla böyle bir oyuna gelmemelidir. İkinci husus nükleer silahlar biliniyor. Nükleer silah edinmeye çalışmakla suçladığı İran’a saldıran ve sorumsuzca davranan İsrail’in 1960’lı yıllardan bu yana elinde bulundurduğu bilinen nükleer silahları da bir an önce tasfiye edilmelidir. Savaşan taraflarca biraz önce ifade ettiğimiz şekilde su arıtma tesislerine, elektrik santrallerine ve her türlü sivillere yönelik saldırılar her kimden gelirse gelsin uluslararası hukuka ve evrensel insani değerlere aykırıdır. Bu tehdidi savuran ve fiili saldırılarda bulunan her kim olursa olsun bu savaş suçudur. Son hususta yine kapsayıcı, katılımcı, en güçlünün de uluslararası hukuka uymak durumunda kalacağı adalet ve istikrarın tesis edildiği çifte standardı olmayan ve herkes için eşit muamele edebilen yeni bir dünya düzenine olan ihtiyaç çok daha aşikar hale gelmiştir" dedi.