MAGAZİN - 22 Mayıs 2021 Cumartesi 07:59

Kapadokya moda ile renklendi

A
A
A
Kapadokya moda ile renklendi

Dosso Dossi Fashion Show’un 2021 sonbahar-kış sezonu dijital platform defilesi, Kapadokya’nın muhteşem doğası eşliğinde gerçekleştirildi.

Dosso Dossi Fashion Show’un 2021 sonbahar-kış sezonu dijital platform defilesi, Kapadokya’nın muhteşem doğası eşliğinde gerçekleştirildi. Çekimlerde Tülin Şahin, Özge Ulusoy, Jessica May, Deren Talu, Ecem Çırpan, Pınar Tartan, Büşra Turan ve Sinem Sülün’ün de aralarında olduğu 30 manken görev aldı.



Peribacaları, sıcak hava balonları ve bölgenin “güzel atlar diyarı” olarak anılmasını sağlayan atlar ile görsel bir şölene dönen çekimler, 50 ülke televizyonlarında gösterilecek. Eşsiz dokusuyla ülkemizin en önemli turizm merkezlerinin arasında yer alan Kapadokya, uluslararası bir moda etkinliğine ev sahipliği yaptı. Türkiye’nin en büyük moda şovlarını gerçekleştiren Dosso Dossi Fashion Show, 2021 sonbahar-kış dijital platform defilesinin çekimlerini Kapadokya’da gerçekleştirdi.



Sabah gün doğumuyla birlikte Kılıçlar Vadisi’nde başlayan çekimler, daha sonra Paşabağı Vadisi’nin peribacaları arasında ve Kızılvadi’de devam etti. Ünlü Koreograf Yasin Soy yönetiminde gerçekleştirilen çekimlerde Tülin Şahin, Özge Ulusoy, Jessica May, Deren Talu, Ecem Çırpan, Pınar Tartan, Büşra Turan ve Sinem Sülün’ün de aralarında olduğu 30 manken görev aldı. Dijital defile için kamera karşısına geçen mankenler, peribacaları, sıcak hava balonları, doğal oluşumlar ve bölgenin “güzel atlar diyarı” olarak anılmasını sağlayan atlar eşliğinde görsel bir şölene imza attılar.



Çekim arasında ünlü mankenler ile kameraların karşısına geçen Dosso Dossi Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eraslan, geçtiğimiz yıl Ağrı Doğubayazıt’ta gerçekleştirilen ve büyük ses getiren dijital platform defilelerini sürdürdüklerini söyledi. 50 ülke televizyonlarında büyük bir kampanya eşliğinde gösterilen çekimlerin ülkemiz tanıtımına da büyük katkı sağladığını belirten Hikmet Eraslan, “Doğubayazıt’tan sonra şimdi ülkemizin en güzel noktalarından biri olan Kapadokya’dayız. Bu eşsiz doğada yaptığımız çekimler Türk tekstiline büyük katkı sağlarken, bölgenin turizm tanıtımına da hizmet ediyor. Tam anlamıyla bir Kapadokya şöleni gerçekleştirdik” dedi.



Dizi oyuncusu manken Jessica May Kapadokya bölgesine ikinci gelişi olduğunu ifade ederken burasının çok güzel olduğunu söyledi. May, “ Ben 10 senedir Türkiye’deyim ve buraya çok gelmek istedim. İlk defa Kapadokya’ya dizi ile beraber geldim. Çok güzeldi benim için. Şimdi buraya ikinci kez geliyorum. Ürgüp’te Temenni tepesi var. Temenni tepesine çıkan mutlaka buraya bir daha gelir diyorlardı. Ve oraya çıktım ama bu kadar erken geleceğimi tahmin etmemiştim. Mutlaka dönüyorsun. Podyumda çıkmak ayrı bir heyecan oldu. Çok güzel. 20’lik dişimi çektirdiğim için konuşamıyorum. Burası çok sıcak ama ben Brezilyalıyım” dedi.



Kapadokya’da böyle büyük bir projede yer aldıkları için çok mutlu olduklarını belirten ünlü mankenlerden Tülin Şahin, "Her sektör zor günler geçiriyor. Moda ve tekstil sektörü de zor günlerden geçiyor. Ama Dosso Dossi sektörüne güç veriyor. Kapadokya’ya defalarca geldim ama ilk kez defileye çıkıyorum burada. Çok güzel bir ortamda çok güzel bir organizasyon oldu" diye konuştu.



Zor şartlarda çalışmaya alışık olduklarını belirten Özge Ulusoy ise, "Hava çok sıcak ve kış kreasyonunu çekiyoruz. Çok güzel bir iş çıktı. Ekip şahane. Türkiye’nin tanıtımı için Dosso Dossi çok önemli bir iş yapıyor" şeklinde konuştu.


İlk kez Kapadokya’ya geldiğini belirten Deren Talu ise, "Bu benim dördüncü defile oldu. Benim için çok güzel bir deneyim. Çok güzel bir organizasyonda yer almaktan mutluyum" diyerek duygularını dile getirdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Böcek ailesinin ölümüne ilişkin davaya bugün başlanıyor İstanbul Fatih’te, 4 kişilik Böcek ailesinin ‘zehirlenme’ iddiasıyla hayatını kaybetmesine ilişkin, aralarında otel yetkilisi ile ilaçlama firması sahibinin de bulunduğu 5’i tutuklu 6 sanık bugün ilk kez hakim karşısına çıkacak. Almanya’dan 9 Kasım 2025’te turistik amaçla İstanbul’a gelerek 13 Kasım 2025’de ‘zehirlenme’ iddiasıyla hayatlarını kaybeden anne Çiğdem Böcek (27) baba Servet Böcek (38) ile 3 yaşındaki Masal ve 6 yaşındaki Kadir Muhammet Böcek’in ölümlerine ilişkin 5’i tutuklu 6 sanık bugün ilk kez hakim karşısına çıkacak. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek olan duruşmada aralarında otel yetkilisi olan tutuklu sanık Hakan Oğlak, DSS İlaçlama firmasının sahibi şüpheli Serkan Kışı’nın da bulunduğu 6 sanık savunma yapacak. Öte yandan Böcek ailesinin yakınlarının da duruşmaya katılması bekleniyor. Hazırlanan iddianamede ayrıca, maktul Servet Böcek’in erkek kardeşi Mustafa Böcek ile maktul Çiğdem Böcek’in babası Mustafa Çelik ‘müşteki’ sıfatıyla yer alıyor. Bugün görülecek olan duruşmada müştekilerin de beyanlarının alınması bekleniyor. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede Böcek ailesi ‘maktul’ sıfatıyla, 2 kişi ‘müşteki’ sıfatıyla, ayrıca Serkan Kışı, Zeki Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak, Muhammad Moeen Ud Din Chishti ve Rüstemsha Batyrov ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Böcek ailesinin Almanya’da yaşadıkları, turistik gezi amacıyla 9 Kasım 2025’te İstanbul’a geldikleri, ayrıca Mustafa Taamart, Reda Fakhrı ve Ayoub Hamraouı isimli şahısların da aynı amaçla geldikleri ve her 2 grubun da olayın meydana geldiği ‘Harbour Suites Old City’ isimli otele yerleştikleri anlatıldı. Oteldeki kokudan rahatsız olup yemek yeme amaçlı dışarı çıktığı ve otel dış kapısını kilitlediği belirtildi Hazırlanan iddianamede, 101 numaralı odada böcek olduğu şikayeti üzerine şüpheli otel yetkilisi Hakan Oğlak’ın ilaçlama yapılması kararını aldığı, bunun üzerine DSS ilaçlama şirketiyle görüşerek odanın ilaçlanması hususunda tarafların anlaştıkları, 11 Kasım 2025’te otel resepsiyonunun hemen yanındaki 101 numaralı odanın şüpheli şirket görevlisi Doğan Cağferoğlu tarafından ilaçlandığı, şüpheli resepsiyon görevlisi Muhammad Moeen Ud Din Chishti’nin de bu süreçte bulunduğu belirtildi. Şüpheli Rustemsha Batyrov’un ertesi gün şüpheli Muhammed’e ‘ben çok hastayım, yerime bakabilir misin’ demesi üzerine Muhammed’in otele gelerek çalışmaya devam ettiği, gece vakti resepsiyonun yanındaki 101 numaralı odanın ilaçlanması sebebiyle kokudan rahatsız olarak otelden yemek yeme amaçlı dışarı çıktığı ve otel dış kapısını kilitlediği kaydedildi. Aile 7 dakika boyunca otel kapısının açılmasını bekledi Böcek ailesinin bir gün önce mide bulantısı, kusma şikayetlerinden dolayı hastaneye gittiklerinin aktarıldığı iddianamede, tedavi görüp hastaneden ayrıldıkları ancak olay gecesinde de rahatsızlıklarının artarak devam ettiği, bu sebeple mağdurların ambulans çağırdığı, mağdur Servet’in durumu ağır mağdur kızı Masal’ı kucağına alarak ambulansa götürmek için otelin lobisine indiği ancak otel kapısının kilitli olması sebebiyle kapıyı açamadığı kaydedildi. Mağdur Servet’in otel kapısına bazı cisimleri atarak kırmaya çalıştığı ancak kapıyı açamadığı, yaklaşık 7 dakika boyunca kapının açılmasını bekledikleri ve kapıda bekleyen ambulansa ulaşamadıkları kaydedildi. Süreç sonunda ise şüpheli Muhammad’ın gelen sesleri duyarak otele gelip kapıyı açtığı, mağdurların bu şekilde ambulansa alınarak hastaneye kaldırıldıkları ifade edildi. Mağdur çocuklar Masal Böcek ve Kadir Muhammet Böcek’in aynı gece vefat ettiklerinin aktarıldığı iddianamede, ertesi gün anne Çiğdem Böcek’in, 3 gün sonra da baba Servet Böcek’in vefat ettiği ifade edildi. İddianamede "Ahşap dolap kapakları içerisinden alt kattan üst kata hava geçişinin olması nedeniyle zararlı gazların üst katlara ulaştı" tespiti yapıldı Yine otelde kalan ve turistik amaçlı İstanbul’a gelen 3 yabancı uyruklu şikayeti bulunmayan müştekiler Mustafa Taamart, Reda Fakhrı ve Ayoub Hamraouı’nın hastaneye gelerek tedavi olduğu ve taburcu oldukları kaydedildi. İddianamede, ilaçlama yapılan 101 numaralı oda ile mağdurların kaldığı 202 numaralı odanın altlı üstlü olduğu, odalar içerisinde bulunan ahşap dolap kapakları içerisinden alt kattan üst kata hava geçişinin olduğu kanaatine varıldığı, bu sebeple burada yapılan ilaçlama neticesinde ortaya çıkan zararlı gazların mağdurların bulunduğu üst katlara ulaştığının değerlendirildiği aktarıldı. İddianamede, otelde hiçbir teknik ve tıbbi önlem alınmadan ilaçlamanın yapıldığı, tedbir alınmadan yapılan ilaçlama ile birlikte otelde acil durumlarda müdahale edecek bir personelin bulundurulmadığı, bununla birlikte otelin dış kapısının da kilitlenerek vefat eden ailenin yardım almalarının geciktirildiği vurgulandı. Ayrıca, otelde, Biyosidal Ürün Uygulama yetkisi ve sertifikası bulunmaksızın, izinsiz ve yetkisiz bir şekilde faaliyet gösteren DSS ilaçlama firmasının sahibi şüpheli Serkan Kışı hakkında, şahsın şahsi uygulayıcı sertifikası bulunmasına rağmen, sahibi olduğu DSS firmasının İl Sağlık Müdürlüğü’nce yetkilendirilmiş bir biyosidal ürün uygulama işyeri olmadığı belirtildi. Şüphelinin zehirlenme vakasına yol açan bu uygulamayı izinsiz olarak gerçekleştirdiği, ayrıca biyosidal ürün uygulayıcı sertifikası bulunmayan firma çalışanı şüpheli Doğan Cağferoğlu’nun bilinçsiz, usulsüz ve sertifikasız bir şekilde ilaçlama yaptığı ve otel yetkililerinin otelin ilaçlanmasını sağlamakla yükümlü olduğu kadar, bu işlemin insan sağlığına zarar vermeyecek yöntemlerle icra edilmesini denetlemekle de yükümlü olduğu kaydedildi. Olayın öngörülebilir, önlenebilir ve kontrol edilebilir nitelikte olduğunun belirtildiği iddianamede, olayın aynı zamanda gerekli idari ve teknik tedbirlerin alınmaması nedeniyle meydana geldiği, bu nedenle otel yönetiminin kusurlu olduğu da ifade edildi. 5 şüpheliye 22’şer yıl 6’şar ay hapis talebi Hazırlanan iddianamede şüpheliler Serkan Kışı, Zeki Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak ve Muhammad Moeen Ud Din Chishti’nin ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan 2’şer yıl 8’er aydan 22’şer yıl 6’şar aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Şüpheli Rüstemsha Batyrov’un ise ‘taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istendi.