EKONOMİ - 02 Mart 2026 Pazartesi 10:54

Türk çam balının dünya pazarındaki ekonomik payı arttırılacak

A
A
A
Türk çam balının dünya pazarındaki ekonomik payı arttırılacak

Türkiye, 100 bin tona yaklaşan üretimiyle dünyanın en büyük ikinci bal üreticisi konumunda bulunurken, çam balında ise yüzde 90’lık payla dünya üretiminin büyük bölümünü karşılıyor. Çam balı üretimindeki bu güç, ihracata aynı ölçüde yansımıyor. Türkiye 33,5 milyon dolarlık tutarla bal ihracatında dünya sıralamasında 18’inci sırada yer alıyor.


Türk bal sektörü, ihracatta da dünya genelinde ilk üç ülke arasında yer almak için ‘Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak’ isimli Ar-Ge projesi için kolları sıvadı. Bal ihracatında Türkiye lideri olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, 24 ay süreli projeyi Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle gerçekleştirmek için harekete geçti.



İhracatta 250 milyon dolarlık potansiyele sahibiz


Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle konuyu görüştüklerini ve destek sözü aldıklarını dile getiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Türkiye’nin 100 bin tona yaklaşan bal üretimiyle 33,5 milyon dolarlık ihracat rakamından çok daha fazlasını hak ettiğini vurguladı.


Türkiye’nin bal ihracatında ortalama fiyatın 3,9 dolar olduğu bilgisini veren Girit, "Dünyada üretimde ikinci sıradayız, ancak ihracatta 18’inci sırada yer alıyoruz. Üretim gücü ile ihracat geliri arasındaki bu makas artık kapanmak zorunda. Çin 265 milyon dolar, Yeni Zelanda 250 milyon dolarlık bal ihraç ediyor. Biz de bal ihracatımızı 250 milyon dolarla bu ülkelerin seviyesine çıkmak istiyoruz. İhracatımız arttığında arıcılık sektörümüzde zincirin tüm halkaları bu refahtan payını alacak" şeklinde konuştu.



Kalpaklıoğlu: "Çam balı bilimsel olarak yeterince tanımlanmamış"


Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nedim Kalpaklıoğlu, Türkiye’de Muğla başta olmak üzere, Aydın, Antalya, Balıkesir, İzmir, Manisa ve Çanakkale illerinde yıllık 25 bin ton çam balı üretildiğini çam balının uluslararası pazarda düşük fiyatla konumlanmasının temel nedeninin bilimsel altyapı eksikliği olduğunu söyledi.


Kalpaklıoğlu, çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşenlerin yeterince tanımlanmadığını, uluslararası kabul görmüş standardizasyon ve sınıflandırma sisteminin bulunmadığını belirterek "Çam balında bulunan protokateşik asit, alfa-pinen ve beta-pinen gibi bileşenler yüksek biyolojik potansiyele sahip. Ancak bu potansiyel bilimsel yayınlarla ve uluslararası referanslarla desteklenmediği sürece ürün premium segmente taşınamıyor" dedi.



Hedef: 3,9 dolardan premium segmente geçmek


‘Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak’ adlı Ar-Ge projesinin nihai hedefinin, Türkiye çam balını yüksek katma değerli ve rekabetçi bir ihracat ürünü haline getirmek olduğunun altını çizen Kalpaklıoğlu, "Çam balı, doğru bilimsel altyapı ve stratejik konumlandırma ile küresel pazarda hak ettiği yere ulaşabilecek potansiyele sahiptir. Hedef: 3,9 dolardan premium segmente geçmek. Manuka balıyla rekabet edecek seviyeye çıkarmak" diye konuştu.


Balın kalitesini ve özgünlüğünü belirleyen temel unsurlardan birisi olan Protokateşik Asit (PCA) varlığının Türk çam balının en önemli biyoaktif marker bileşenlerinden biri olduğu bilgisini de veren Kalpaklıoğlu, projede çam balının PCA varlığının ortaya konulacağını vurguladı. Kalpaklıoğlu, "Türk çam balının kimyasal olarak standardizasyonu, otantik ürün doğrulaması, fonksiyonel gıda olarak konumlandırılması, uluslararası bilimsel ve ticari değerinin artırılması açısından kritik bir bilimsel gelişmedir. Bu bulgu, Türk Çam balının yalnızca geleneksel bir doğal ürün değil, aynı zamanda güçlü biyoaktif bileşenler içeren bilimsel temelli bir fonksiyonel gıda olduğunu göstermektedir" dedi.


24 aylık Ar-Ge yol haritası planlanan proje kapsamında; çam balına özgü biyoaktif ve marker birleşiklerin ileri analiz yöntemleriyle tanımlanması, canlı organizmada (in vivo) veya laboratuvar ortamında (in vitro) biyolojik etkinlik testlerinin yapılması, kimyasal yapı-biyolojik aktivite ilişkisinin ortaya konması, marker birleşiklere dayalı bilimsel sınıflandırma sistemi geliştirilmesi ve en az 10 SCI makale ve 15 uluslararası bilimsel sunum hedefleniyor.



Türk çam balının dünya pazarındaki ekonomik payı arttırılacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Bu mahallede evlerde iftar yapılmıyor Samsun’un Vezirköprü ilçesi Kızılkese Mahallesi’nde Ramazan ayında iftar geleneği evlerden toplu sofralara taşınıyor. Mahalle sakinleri, iftarlarını evlerinde değil, dernek tarafından hazırlanan ortak sofralarda bir araya gelerek açıyor. Kızılkese Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Turan Karataş, 6 yıldır süren bu geleneği anlatarak, "Birlik ve beraberlik adına yapılan bu organizasyonda, hem mahallemiz hem de çevre illerden destek veren herkese teşekkür ediyoruz. Kadın ve erkekler ayrı ayrı olmak üzere toplamda 200 kişiyi kapsayan iftarlarımız Ramazan ayının 29 gününü kapsıyor. İnsanlarımız burada sohbet ediyor ve iftarlarını birlikte açıyor. İleride bu organizasyonu daha büyük alanlara taşımayı düşünüyoruz. Muhtarlığımız da gelemeyen vatandaşlarımıza evlerinde yemek ve sosyal hizmet desteği sağlıyor" dedi. İftara katılan Vezirköprü Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Yahya Öztürk, "Federasyonumuza bağlı İstanbul merkezli 15 dernekten biri bu organizasyonu gerçekleştiriyor. Ramazan’ın böyle kucaklayıcı, birlik ve beraberlik ikliminin yaşandığı bir ortamda olmak bizleri mutlu ediyor" diye konuştu. Kızılkese Mahallesi Muhtarı Bayram Aktaş, iftar sofralarının hazırlanışını anlattı. Vezirköprü Belediye Başkanı Murat Gül ve beraberindekiler iftara davetli olarak katıldı. Akşam ezanının okunmasıyla birlikte toplu iftar sofralarında oruçlar açıldı. Başkan Gül, kadınlar için hazırlanan sofraya giderek, "Böyle mübarek bir günde bizleri de misafir ettiğiniz için teşekkür ederim. Herkesin kesesine bereket. Yapanların eline, emeğine sağlık. Ramazan ayının ruhuna uygun çok güzel bir organizasyon yapıyorsunuz. Rabb’im devamını nasip etsin" ifadelerini kullandı. Mahalle sakinleri, toplu iftar geleneğini sürdürerek Ramazan ayının sosyal dayanışma ruhunu yaşatıyor.
Eskişehir Eskişehir’deki üniversitelerde okuyan Türk Dünyası öğrencileri iftar programında buluştu Türk Dünyası ve farklı coğrafyalardan Eskişehir’e gelen ve çeşitli üniversitelerde okuyan öğrencilerle, iftar programında buluştular, birbirleri ile tanıştılar ve kaynaştılar. Eskişehir’de üniversitelerde okuyan ve farklı coğrafyalardan Eskişehir’e gelen Türk Dünyasının öğrencileri, Eskişehir Kızılelma Turan Derneği binasında iftar programında buluştular ve iftarını açtılar. İftar programından sonra Kur’an-ı Kerim okundu ve dualar edildi. Dernek Başkanı Ahmet Hızlan, iftar programından sonra yaptığı konuşmasında, "Derneğimizin amacı, Eskişehir’de üniversitelerde okuyan Türk Dünyasının öğrencilerini birleştirmek, birbirleri ile tanıştırmak ve Türk Dünyasının öğrencileri ile her yönden ilgilenmektir. Farklı ülkelerden gelip Eskişehir’de üniversitelerinde okuyan Türk Dünyası öğrencilerimiz için iftar programı düzenledik. Allah kabul etsin. İlerleyen günlerde bu öğrenciler için Eskişehir’i tanıtmak amacı ile tarihi geziler tertipleyeceğiz. Türk Dünyası ve farklı coğrafyalardan Eskişehir’e gelen ve Eskişehir’de üniversiteler de okuyan öğrencilerimizle aynı sofrada buluştuk. İftar programımızda; Ramazan ayının manevi anlamı ve önemi, paylaşma ve dayanışma ruhu birlikteliği, bizlere de mutluluk verdi. Öğrenci topluluk başkanları ve uluslararası öğrencilerle olan etkileşimin artırılmasını hedeflemekteyiz. Farklı kültürlerden gelen öğrencilerimizle kurulan bağları güçlendiriyoruz. Eskişehir’in kültürel zenginliğine katkı sağlıyoruz. Ramazan’ın kardeşlik iklimini aynı sofrada paylaşıyoruz’’ dedi. Türk Dünyası ve farklı coğrafyalardan Eskişehir’e gelen ve Eskişehir’de üniversiteler de okuyan öğrenciler, "Bu iftar programı, bizler için son derede memnuniyet verici oldu. Farklı ülkelerden Türk Dünyası öğrencileri olarak Eskişehir Üniversitelerine okumak için geldik, tanıştık ve birbirimizle kaynaştık’’ dediler.