ASAYİŞ - 07 Şubat 2026 Cumartesi 18:37

Rus anne ile kızının katil zanlısı Türkiye’ye getirildi, ifadesinde suçlamaları reddetti

A
A
A
Rus anne ile kızının katil zanlısı Türkiye’ye getirildi, ifadesinde suçlamaları reddetti

Muğla’nın Bodrum ilçesinde Rus anne ile kızını öldürdüğü iddiasıyla 2 yıldır Almanya’da tutuklu bulunan Andrej Kuslevic, Türkiye’ye getirildi. Katil zanlısı, verdiği ifadede suçunu inkar etti.


2023 yılı Kasım ayında meydana gelen olayda, Bodrum’da emlakçılık yapan Irina Dvizova (42) ile kızı Dayana Dvizova (15), Tavşanburnu mevkiinde yol kenarındaki uçurumda ölü bulunmuştu. Olayın ardından Türkiye’den kaçan katil zanlısı Andrej Kuslevic, Mayıs 2024’te Prag’dan Münih’e giden otobüste yapılan sınır kontrolü sırasında yakalanmıştı. Litvanya vatandaşı Andrej Kuslevic’in dün Türkiye’ye getirildiği öğrenildi. İstanbul Havalimanı’nda Kuslevic’in ifadesi, SEGBİS aracılığıyla Bodrum 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından alındı. İfadesinde yaklaşık 2 yıldır Almanya’da tutuklu olduğunu belirten Kuslevic, sağlık durumunun kötü olduğunu öne sürerek, tutukluluk halinin devamına itiraz etti. Hakkındaki suçlamaları reddeden paralı asker Andrej Kuslevic, suçsuz olduğunu savundu. Kuslevic’in 1 Nisan’da görülecek duruşma için Bodrum’a getirileceği bildirildi.



Rus anne ile kızının katil zanlısı Türkiye’ye getirildi, ifadesinde suçlamaları reddetti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yalova Yalova’da konkordato ilan eden firmanın 1 milyarlık vurgun yaptığı iddiası Yalova’da konkordato ilan eden ve tesislerini kapatan firmanın çalışanları ve tedarikçiler, mağdur edildikleri gerekçesiyle firma hakkında suç duyurusunda bulundu. Paravan firmalar vasıtasıyla verilen karşılıksız çekler nedeniyle yaklaşık 30 mağdurun 1 milyar lira dolandırıldığı ileri sürüldü. Yalova’da faaliyet gösteren et ve et ürünleri hizmeti veren firma, konkordato ilan etti. 25 Aralık 2025 tarihinde ise firmanın yaklaşık 50 çalışını işten çıkarıldı. Firmayla iş yapan ve et ve hayvan tedariki gerçekleştiren taşeron firmalar ile maaş ve tazminatlarını alamayan işçiler, firma sahipleri Serdar Y., Nurçin Y. Serdar A. hakkında suç duyurusunda bulundu. "Türkiye Cumhuriyeti tarihinin Tosuncuk’tan sonra en büyük dolandırıcılık olayıyla karşı karşıyayız" Avukat İbrahim Halil Açıkgöz, yaptığı açıklamada büyük bir dolandırıcılık olayıyla karşı karşıya olunduğunu belirterek, "Bugün mağdurlarla beraber Türkiye Cumhuriyeti tarihinin Tosuncuk’tan sonra en büyük dolandırıcılık olayıyla karşı karşıyayız. Yaklaşık 1 milyar liralık bir vurgun söz konusu. Birçok mağdur var. Eski Bursaspor başkan adayı bir yere ortak olduğunu iddia ediyor. 3 milyar liralık et sektöründe dev yatırımlar yaparak, sahte haberlerle insanları manipüle ediyorlar. İnternette sahte haberler giriyorlar. Ardından tüm müştekiler, tüm mağdur şahıslar bu haberlere inanıp, 3 milyarlık dev bir yatırımın olduğunu düşünüp et şirketiyle çalışmaya başlıyorlar. Ancak çalışmalar sonucu insanlara paravan şirketlerin paravan çeklerini veriyorlar. Bu şirketlerin tamamı paravan. 18-20 yaşındaki insanlara şirket kurdurmuşlar. Daha sonra mağdurlar çeklerini bankaya ibraz ettiğinde çeklerin karşılıksız olduğunu görüyorlar. Şu anda yaklaşık 1 milyar liralık dolandırıcılık vardır. Yalova Cumhuriyeti Başsavcılığına şikayetimiz devam etmektedir. Çeklerin tamamını Yalova Cumhuriyeti Başsavcılığına verdik. Adalete güveniyoruz. Yargı sürecine güveniyoruz. Dolayısıyla hukuki sürecimiz devam etmektedir. Bu olayı kurgulayan 3 şüpheli vardır. Ancak çek sahipleri, şirket yetkilileriyle beraber şüpheli sayısı 100’e kadar çıkabilecek pozisyondadır" dedi. Dolandırıcılığın konkordato kalkanında yapıldığı iddiası Avukat Yiğit Yavaş ise, şüphelilerin kurdukları paravan düzenek ile mağdurları zarar uğrattığını belirterek, "Müvekkilimizin toplam zararı yaklaşık 16 milyondur. Bu süreçte sadece müvekkilin ve diğer mağdurların iyi niyeti suistimal edilmemiş, aynı zamanda mülkiyet hakkı ve ticari hayatı korumayı amaçlayan konkordato müessesesinin de bu suçun kalkanı olarak kullanıldığını düşünmekteyiz. Şüpheliler, 3 milyar TL gibi yatırım vaadiyle, gerçeği yansıtmayan medya haberleriyle piyasaya suni itibar pompalanmış ve sahte güven ortamı oluşturulmuştur. Bu şekilde piyasadan milyonlarca liralık mal toplanmıştır. Şirketin mali durumunu gizlemek ve mal kaçırmak amacıyla konkordato sürecinin bir dolandırıcılık maskesi olarak kullandığını düşünmekteyiz. Şüphelilerin yargı mensupları üzerinde nüfuz ticareti yaptığına dair asılsız iddialarla mağdurları sindirmeye çalışması, cüretlerinin boyutunu göstermektedir. Toplamda yüz milyonlarca lirayı bulan bu mağduriyet zinciri, basit bir ticari başarısızlık değil, önceden kurgulanmış, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarının vücut bulmuş halidir. Bizler, Türk yargısının şahısların isimlerinden ve oluşturdukları sahte güç algısından bağımsız, sadece delillerin ve adaletin ışığında hareket ettiğine inanıyoruz. Adli makamların hukuk sistemimizi kendi usulsüzlüklerine alet etmek isteyen bu yapıya karşı en kısa sürede gerekli müdahaleyi yapacağından ve adaletin terazisinin hileli davranışlarla bozulmasına izin vermeyeceğinden eminiz. Dosya kapsamında somut deliller, müşteki ifadeleri, organizasyon şeması, karşılıksız çekler, sahte olarak düzenlenmiş çekler ve manipülatif belgeler savcılık makamına sunulmuş olup, dosyamız Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürümektedir. Tam olarak tespit edilememekle birlikte şu an 30 ve üzeri mağdur bulunmaktadır. Bunların bir kısmı şikayet dilekçesini verdi. Dosyaya yeni girmiş mağdur dilekçeleri de var. Dosyamız devam etmektedir" diye konuştu. "135 milyon lira dolandırıldım" Tedarikçi firma sahibi Murat Açıköz, söz konusu firma tarafından 135 milyon lirasının paravan şirket çekleriyle dolandırıldığını belirterek, "Hala tehdit alıyorum. Adamların bana tek söylediği cümle, ’Beni bu ülkede tutuklayacak hakim ve savcı yok’" dedi. 7 yıldır çalıştığı iş yerinden çıkarılan Mafire Kürekçi içeride tazminat ve maaşlarının kaldığını ifade ederken, Mehmet Emin Tokat ise firmalarının 30 milyon lira dolandırıldığını kaydetti. Burak Yıldırım da 6 yıldır çalıştığı firmadan alacaklarının tahsil edilmesini istediğini belirtti.