KÜLTÜR SANAT - 29 Nisan 2026 Çarşamba 14:19

Muğla’daki Manisalılar dernekleşti

A
A
A
Muğla’daki Manisalılar dernekleşti

Muğla’da yaşayan Manisalılar, Muğla’ya sosyal, kültürel ve ekonomik bir değer katmak ve bu amaçla Manisa’nın sosyal, kültürel ve ekonomik gücü çerçevesinde etkinlikler yapmak üzere bir araya gelerek Muğla Manisalılar Kültür ve Dayanışma Derneği’ni kurdu.


Prof. Dr. Namık Açıkgöz, Kamuran Özel, Elif Büşra Balkan, Gökhan Edgünlü, Yücel Kahraman, Selami Eke, Fatma Adaş ve Rana Necla Müftüoğlu’ndan oluşan dernek geçici Yönetim Kurulu, uzun vadede gerçekleştirilecek etkinlikler ve amaçlar-hedefler konusunda görüş alış-verişinde bulundu.


Dernek çatısı altında buluşan Manisalılar, bu güne kadar tespit edebildikleri yaklaşık Bin Manisalıyı dernek çatısı altında buluşturmayı hedefliyor.


Kamu kurumları ve meslek birlikleri ile iş birliği yapılarak çeşitli toplantılar, festivaller, sosyal ve kültürel amaçlı birliktelikler, kampanyalar düzenleme planlanırken, Manisalılar arası dayanışma ile Muğla’ya daha çok değer katmaları için dayanışma yolları açılacak. Dernek, Manisa’nın sembollerinden biri olan ‘Anemon’ ile Muğla’nın sembollerinden biri olan ‘Göç Lâlesi’ kardeşliği bilinciyle hareket edecek.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakanlıktan kırsal kalkınma yatırımlarına yüzde 70’e kadar hibe desteği Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kırsal Kalkınma Yatırım Programı 2026 başvurularının bugün başladığını duyundu. 10 milyar liralık dev bir bütçeyi girişimcilerin kullanımına sunduklarını belirten Yumaklı, "Bu yıl önceki yıllardan farklı olarak hem hibe desteği oranımızı hem de hibe desteği alacak proje tutarı limitini artırıyoruz. Bu kapsamda 100 bin TL’den 30 milyon TL’ye kadar olan projelere KDV dahil yüzde 50-70 oranında hibe desteği sağlayacağız" dedi. Bakan Yumaklı, yaptığı açıklamada bugün kırsal kalkınma yatırımlarında yeni bir dönem olarak nitelendirdikleri "Kırsal Kalkınma Yatırım Programı 2026" başvuru döneminin başladığını bildirdi. Bu yıl program kapsamında birçok yeni düzenlemeyi de hayata geçirdiklerine işaret eden Yumaklı, "Bu program dahilinde kırsalda üretim, istihdam ve teknolojik dönüşümü desteklemek amacıyla tam 10 milyar liralık dev bir bütçeyi girişimcilerimizin kullanımına sunuyoruz. Bu yıl önceki yıllardan farklı olarak hem hibe desteği oranımızı hem de hibe desteği alacak proje tutarı limitini artırıyoruz. Bu kapsamda 100 bin TL’den 30 milyon TL’ye kadar olan projelere KDV dahil yüzde 50-70 oranında hibe desteği sağlayacağız" dedi. Bakan Yumaklı, program kapsamında modern seralar ve hayvansal üretim tesislerinden tarım teknolojilerine, su ürünlerinden arı yetiştiriciliği ve modern sulama sistemlerine kadar birçok alanda destekleri olacağının altını çizerek, "Genç ve kadın girişimcilerimiz ile aile işletmelerimize de ayrı bir müjdemiz var. Program bütçemizin en az yüzde 20’sini genç ve kadın girişimcilerimize, yüzde 30’unu ise aile işletmelerimize ayıracağız. Kırsal kalkınma hamlelerimizde gençlerimize ve kadınlarımıza pozitif ayrımcılık uygulamaya devam ediyoruz. Özellikle bu alanda eğitim almış gençlerimiz ve kadınlarımız başta olmak üzere tüm üretici ve girişimcilerimizi Türkiye Yüzyılı’nda kırsalda teknolojiyi ve üretimi el birliğiyle daha ileriye taşımak üzere başvuru yapmaya davet ediyorum. Başvuruya ilişkin Bakanlığımızın internet sitesinden bilgi alınabilir" diye konuştu. Yatırım yelpazesi oldukça geniş Geniş bir yatırım yelpazesinin hedeflendiği programda desteklenecek yatırımlar arasında tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması, kapalı ortamda bitkisel üretim (yüksek tünel, modern sera, kültür mantarı), büyükbaş, küçükbaş ve kanatlı hayvan yetiştiriciliği ve kesimhaneleri, su ürünleri yetiştiriciliği, hayvansal ve bitkisel orijinli gübre, tarımsal amaçlı örgütler için ortak makine parkı, arı yetiştiriciliği, tarımsal bilişim sistemleri (akıllı tarım teknolojileri, sensör sistemleri ve yapay zekâ tabanlı çözümler, diğer bilişim sistemleri), ipek böceği yetiştiriciliği, yenilenebilir enerji kaynakları kullanımına yönelik yatırımlar gibi birçok başlık yer alıyor. Program, klasik üretim yatırımlarının yanı sıra dijitalleşme ve ileri teknoloji uygulamalarını da destekleyerek tarımda dönüşümü hızlandırmayı hedefliyor. Hibe oranı yüzde 50-70 olarak uygulanacak Program kapsamında hibeye esas proje tutarı alt limiti 100 bin TL, üst limiti ise 30 milyon TL olarak belirlenirken, aile işletmeleri için üst limit 8 milyon TL olacak. Bu çerçevede ilgili alanda eğitim alan gençler yüzde 70, birinci derece tarımsal amaçlı örgütler yüzde 70, Organize Tarım Bölgelerinde yapılan yatırımlar yüzde 70, kadınlar/gençler/yatırım yeri köy, belde, kır olanlar yüzde 60 oranında hibe desteğinden faydalanabilecek. Yenilenebilir enerji ve otomasyon için yüzde 5 ek hibe sağlanacak. Hibe desteği Katma Değer Vergisi (KDV) dâhil proje tutarı üzerinden verilecek. Yeni düzenleme ile yalnızca üretim kapasitesinin artırılması değil, aynı zamanda veri temelli üretim, akıllı tarım uygulamaları, otomasyon ve robotik sistemler gibi yenilikçi alanların da desteklenmesi hedefleniyor. Tasarruflu tarımsal sulama sistemlerine hibe desteği programı ile ayrıca tasarruflu tarımsal sulama sistemleri kapsamında hibeye esas proje üst limiti KDV dâhil 10 milyon TL’ye kadar yatırımlara yüzde 50-70 oranında hibe desteği verilecek. Bu çerçevede hibe verilecek yatırım konuları ise şu şekilde belirlendi: "Tarla içi sistemler: Damla sulama, yağmurlama, mikro yağmurlama, yüzey altı damla sulama. Mekanik büyük sistemler: Center pivot/Lineer sulama sistemleri, tamburlu sulama sistemleri. Yenilenebilir enerji ve teknoloji odaklı sistemler: Güneş enerjili sulama, akıllı sulama/otomasyon sistemleri" Kadın ve genç girişimcilere pozitif ayrımcılık Program bütçesinin en az yüzde 20’si kadın ve genç girişimciler tarafından gerçekleştirilecek yatırımlar için kullanılacak. Tarımsal açıdan yeraltı suları yetersiz seviyede ve su kısıtı ilan edilen ilçelerde yapılacak başvurularda tüm konular için yüzde 70 hibe desteği verilecek. Kırsalda yatırım yapmak isteyen tüm üretici ve girişimciler, 12 Haziran tarihine kadar başvuruda bulunabilecek.
İzmir İzmir Büyükşehir: "Çankaya Otoparkı’nın kapatılması keyfi değil zorunlu" İzmir Büyükşehir Belediyesi, Çankaya Katlı Otoparkı’nın yasal zorunluluk gerekçesiyle hizmete kapatıldığını açıkladı. Bu konuda bazı kesimlerce gerçek dışı beyanlarda bulunulduğu belirtilen açıklamada, söz konusu uygulamanın keyfi değil, zorunlu bir işlem olduğu ifade edildi. Açıklamada, Çankaya Katlı Otopark ve Alışveriş Merkezi binasının yer aldığı taşınmazda İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hissesinin yüzde 46,5 oranında olduğu kaydedildi. Geriye kalan yüzde 53,5 çoğunluk hissesinin ise Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Ziraat Bankası’na ait olduğu açıklandı. Söz konusu binada yaptırılan inceleme sonrası 7 Ocak 2021 tarihinde tapu siciline "6306 Sayılı Kanun Gereğince Riskli Yapı" şerhinin işlendiği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün 26 Mayıs 2022 tarihli yazısı ile de söz konusu taşınmazdaki riskli yapı tespitinin kesinleştiğinin bildirilmiş olduğu hatırlatıldı. Açıklamanın devamı şöyle: "Bu süreçte riskli yapı tespitine ve yapının yıkımına itiraz edilerek dava açılmış ancak İzmir 4. İdare Mahkemesi’nin 08.03.2023 tarihli kararı ile itiraz reddedilmiştir. Son olarak taşınmazın riskli yapı tespitine karşı açılan davanın İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Dava Dairesi’nin 30.11.2023 tarihli kararı ile reddedilmesiyle birlikte temyiz yolu kapanmıştır. Sonraki aşamada ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İzmir İl Müdürlüğü’nün 29.07.2025 tarihli yazısı ile söz konusu taşınmazın ilgili kurumlarca elektrik, su ve doğal gaz hizmetlerinin durdurulması ve yıkım işlemlerine başlanılması gerektiği bildirilmiştir." Bu kapsamda elektrik dağıtım şirketi tarafından yapıya bağlantı hattının 08.09.2025 tarihinde iptal edileceği duyurusunun asıldığının belirtildiği açıklamada, "6306 Sayılı Kanun ve uygulama yönetmeliği kapsamında riskli yapı kararı kesinleştikten sonra maliklerce yapının yıkımı yerine güçlendirilmesi yönünde karar alınsa dahi gerek can ve mal güvenliği yönünden gerekse de yasal olarak yapının tahliye edilmesinin zorunluluğu tartışmasızdır. Ayrıca riskli yapının tapu kaydında yer alan ’riskli yapı şerhi’ yapı yıkıldıktan veya güçlendirildikten sonra kaldırılmaktadır. Bu doğrultuda yapının güçlendirilip ruhsat işlemleri tamamlandıktan ve tapudaki şerhin terkininden sonra kullanıma açılacağı da 6306 sayılı kanunda hüküm altına alınmıştır. Kamuoyunda sık sık gündeme gelen mahkemece riskli olduğu kesinleşmiş yapıda yürütülmekte olan otopark hizmetinin durdurulma nedeni yasal zorunluluktur. Binanın tapusundan riskli yapı şerhi kalkmadıkça, tekrar otopark işletmesi yapılması mümkün değildir. İzmir Büyükşehir Belediyesinin bu şartlar altında şerhi kaldırma yetkisi bulunmamaktadır." denildi.