SAĞLIK - 16 Ekim 2025 Perşembe 12:18

Muğla’da 19 bin işletme gıda denetiminden geçti

A
A
A
Muğla’da 19 bin işletme gıda denetiminden geçti

Muğla Tarım ve Orman İl Müdürü Seyfettin Baydar, Dünya Gıda Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, 2025 yılında 19 bin 120 işletmeyi denetlerken, 512 İdari yaptırım kararı uyguladı. İl Tarım ve Orman Müdürü Baydar, vatandaşların sağlıklı gıdaya ulaşımı için denetimlerin devam edeceğini açıkladı.


Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından 1945 yılında kurulduğu tarih olan 16 Ekim, her yıl ‘Dünya Gıda Günü’ olarak kutlanıyor. Bu özel gün, dünya genelinde 150’den fazla ülkede düzenlenen etkinliklerle gıdanın önemi, güvenliği ve sürdürülebilirliği konusunda farkındalık oluşturmayı amaçlıyor.


Muğla’da Dünya Gıda Günü kutlanıyor


Bu yıl ‘Daha İyi Gıdalar ve Daha İyi Bir Gelecek İçin El Ele’ temasıyla kutlanan Dünya Gıda Günü kapsamında, Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü farkındalık oluşturmak adına açıklamalarda bulundu. İl Müdürü Seyfettin Baydar, yaptığı açıklamada, Muğla genelinde yürütülen gıda güvenliği çalışmalarına dikkat çekti.


"Halkın sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimi için çalışıyoruz"


İl Müdürü Baydar açıklamasında, "Muğla’da halkın sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimi için üretimin her adımında üzerimize düşen görevleri yerine getirmekteyiz. Bu yıl içerisinde 19 bin 120 adet denetim gerçekleştirdik ve 669 numune alarak kontrollerini yaptık. İlimiz genelinde aktif olarak görev yapan 99 gıda kontrol görevlimizle çalışmalarımızı titizlikle sürdürüyoruz, ALO 174 Gıda Hattına gelen her ihbarı titizlikle değerlendiriyoruz. Bu yılbaşından itibaren 15 Ekim 2025 tarihine kadar 935 adet başvuru değerlendirmesini yaptık ve vatandaşları bilgilendirerek sonlandırdık. 512 adet idari yaptırım kararını uyguladık" ifadelerini kullandı.


Gıda israfına dikkat çekti


İl Müdürü Baydar konuşmasında gıda israfının küresel ölçekte ciddi bir sorun haline geldiğini vurguladı: Baydar, "Gıda israfı, üretilen gıdaların ölçüsüz veya bilinçsizce tüketilmeden çöpe gitmesidir. Dünyada her yıl gıdaların yaklaşık üçte biri kaybedilmekte ya da israf edilmektedir. Türkiye’de ise kişi başına yılda ortalama 93 kilogram yiyecek çöpe atılmaktadır. Bu, tüketime hazır gıdaların yüzde 17’sinin doğrudan çöpe gitmesi anlamına geliyor" dedi.


"Her dokuz kişiden biri açlıkla karşı karşıya"


"Küresel olarak bakıldığında, üretilen tüm gıdaların üçte birinden fazlası israf edilerek çöpe atılıyor. Oysa dünya üzerinde her dokuz kişiden biri açlıkla karşı karşıya. Bu tablo, gıdanın ne kadar değerli olduğunu açıkça gösteriyor" diyen Baydar, gıda israfının önlenmesinin insanlık için ahlaki bir sorumluluk olduğunu belirtti.


"Sürdürülebilir gıda geleceği için çalışmaya devam edeceğiz"


İl Müdürü Baydar, Türkiye’nin güçlü bir tarım ülkesi olduğuna dikkat çekerek, "Tarım sektörü ülkemiz ekonomisinin en önemli yapı taşlarından biridir. Bakanlık olarak, sürdürülebilir, güvenli ve sağlıklı gıdaya ulaşım konusunda farkındalık oluşturmak ve geleceğe daha güçlü bir gıda sistemi bırakmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Suyun altını üstüne getiriyor, can kurtarmak için saniyelerle yarışıyorlar Turizm sezonunun yaklaşmasıyla denetimlerini artıran Antalya Deniz Polisi, uzaktan kumandalı can simitleri, su altı robotu ve yüksek hızlı botlarla boğulma vakalarından arama kurtarmaya kadar geniş alanda hızlı müdahale sağlıyor. Saniyelerle yarışan ekipler, sadece insanlara değil hayat tehlikesi yaşayan deniz canlılarına da can oluyor. Her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan Antalya’da, yaz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte deniz polisi ekipleri denetimlerini artırıyor. Yoğunlukla birlikte zaman zaman boğulma vakaları, deniz kazaları ve falezlerde mahsur kalma gibi olaylar yaşanabiliyor. Antalya Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü, bu tür olaylara hızlı ve etkin müdahale edebilmek amacıyla ekipmanlarını sürekli yeniliyor. Teknolojik ekipmanlarla donatılan ekipler, bünyesinde uzaktan kumandalı can simitleri, su altı robotu (ROV) ve yüksek hızlı karakol ile operasyon botlarıyla zorlu şartlarda dahi görev yapabiliyor. Su altı robotu delil ve arama kurtarma çalışmalarında etkili Envanterinde ileri teknoloji su altı robotu bulunduran deniz polisi, suda yok edilmek istenilen suç delilleri ya da arama kurtarma çalışmalarında büyük katkı sağlıyor. Suya indirilen robot, uzaktan kumanda sistemiyle metrelerce derinliğe inerek tarama ve yüksek çözünürlükte görüntüleme imkanı sağlayıp ekiplerin işini oldukça kolaylaştırıyor. Boğulma tatbikatında uzaktan kumandalı can simidi Uzun bir menzile sahip ve 200 kilograma kadar yük taşıyabilen uzaktan kumandalı can simidi ise, gerçekleştirilen tatbikatta önemini gözler önüne serdi. Senaryo gereği denizde boğulma tehlikesi geçiren bir kişinin yanına, görevli memurun uzaktan kumanda yönlendirmesiyle kısa sürede ulaşan can simidi, vakayı da kıyıya yine kısa sürede getirdi. "Sürekli devriye halindeyiz" Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nden Başkomiser Çağlar Gürsoy, denizlerde vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla 7 gün 24 saat görev yaptıklarını belirterek, "Şubemizde üç karakol botu, operasyonel botlar ile birlikte yardımcı ekipman olarak su altı robotu ve uzaktan kumandalı elektronik can simitlerimiz bulunuyor. Envanterimizdeki karakol botlarıyla sürekli devriye halindeyiz" dedi. Görevlerinin sadece devriye ile sınırlı olmadığını vurgulayan Gürsoy, "Amacımız denizlerimizin güvenliğini sağlamak, vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini korumak ve acil durumlarda hızlı şekilde müdahale etmektir. Bu kapsamda şüpheli tekneleri kontrol ediyor, kaçakçılık ve yasa dışı faaliyetlerle mücadele ediyoruz. Liman ve kıyı bölgelerinin güvenliğini sağlarken aynı zamanda arama kurtarma çalışmalarına da katılıyoruz" ifadelerini kullandı. "Güvenli bölgeler aşıldığında vatandaşlarımızın geri dönmekte zorluk yaşadığını görüyoruz" Antalya’nın turizm kenti olduğuna ve yaz sezonunda yoğunluk yaşandığına dikkati çeken Gürsoy, "Yerli ve yabancı milyonlarca turisti ağırlıyoruz. Yoğunluk arttıkça vaka sayılarında da artış gözleniyor. Vatandaşlarımızdan ricamız denize açılmadan önce hava şartlarını kontrol etmeleri, yüzme bilmeyenlerin can yeleği gibi ekipmanları yanlarında bulundurmaları ve ilgili mevzuata uygun hareket etmeleridir" diye konuştu. Gürsoy, denizde güvenli alanlara da dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, "Duba ve iplerle belirlenen alanlar güvenli yüzme bölgeleridir. Yüzme ne kadar iyi bilinirse bilinsin bu sınırların aşılmaması gerekiyor. Aksi halde kramp veya kalp krizi gibi durumlarda vatandaşlarımızın geri dönmekte zorluk yaşadığını görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "Kişiyi canlı olarak kurtarmak bizim için büyük önem taşıyor" Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nde görevli dalgıç Volkan Uyguner de, su altı operasyonlarının yalnızca olaylarla sınırlı olmadığını belirterek, "Sadece su altındaki olaylarla değil, aynı zamanda boğulma vakalarında da hızlı şekilde müdahale edip kişiyi canlı olarak kurtarmak bizim için büyük önem taşıyor. Bunun yanında su altında delil toplama ve kritik operasyonlara destek verme görevini de yürütüyoruz" dedi. "En son teknolojik sistemlere kadar tüm imkanları kullanıyoruz" Kullanılan teknik ve ekipmanlara ilişkin bilgi veren Uyguner, "Eski yöntemlerden en son teknolojik sistemlere kadar tüm imkanları kullanıyoruz. Su altında en kısa sürede en geniş alanı taramak bizim için çok önemli. Su altı skuterleri sayesinde bir noktadan diğerine hızlı şekilde ulaşabiliyoruz" ifadelerini kullandı. "Denizdeki diğer canlılara karşı da sorumluyuz" Deniz canlılarına yönelik çalışmalara da değinen Uyguner, "Sadece insanlara değil, denizdeki diğer canlılara karşı da sorumluyuz. Caretta carettalar ve foklar gibi canlıların ağ ya da misinalara takılması durumunda en kısa sürede müdahale ederek kurtarıyor ve doğal yaşam alanlarına bırakıyoruz" diye konuştu.