GÜNDEM - 17 Nisan 2026 Cuma 16:40

Marmaris’te asansörler için işbirliği protokolü

A
A
A
Marmaris’te asansörler için işbirliği protokolü

Muğla’nın Marmaris ilçesinde asansör güvenliğinin sağlanması amacıyla imzalanan protokolle denetim görevi Makine Mühendisleri Odası’na verildi.



Marmaris Belediyesi, ilçedeki asansörlerin periyodik kontrolünün sağlanması amacıyla TMMOB Makine Mühendisleri Odası ile işbirliği protokolü imzaladı. İmzalanan protokol kapsamında, Marmaris’teki asansörlerin denetimi konusunda A tipi muayene kuruluşu olan Makine Mühendisleri Odası yetkili kılındı. Protokol, Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü ile TMMOB Makine Mühendisleri Odası Marmaris Temsilcisi Ali Ulvi Avanoğlu tarafından imzalandı. Protokole göre asansörlü bina sahipleri veya yöneticileri, asansörlerinin yıllık periyodik kontrollerini belirlenen taban ücret karşılığında Makine Mühendisleri Odası’na yaptıracak.



Asansör Periyodik Kontrol Yönetmeliği’ne göre bina sahipleri ve yöneticilerinin bu kontrolleri yaptırmakla yükümlü olduğunu hatırlatan yetkililer; kontrollerin yapılmaması durumunda asansörlerin kullanım dışı bırakılacağı, buna rağmen kullanım halinde meydana gelebilecek kazalardan bina sahipleri veya yöneticilerin sorumlu olacağı belirtildi.



Herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması için asansörlü bina sahipleri ve yöneticilerinin yıllık periyodik kontrolleri zamanında yaptırmaları ve tespit edilen eksiklikleri gidermeleri gerektiği vurgulandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Gazze’deki soykırım mevcut düzenin neye izin verdiğini göstermiştir" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, uluslararası sistemin yalnızca siyasi ve askeri dengelerdeki değişimle açıklanamayacak kadar derin bir kırılma yaşadığını belirterek, "Bugün dünya, güç bunalımıyla birlikte bir istikamet buhranı da yaşamaktadır. Gazze’deki soykırım mevcut düzenin neye izin verdiğini, neyi görmezden geldiğini ve kimi koruduğunu bize çok net bir biçimde göstermiştir. Bizim ’Dünya beşten büyüktür’ şiarıyla 13 yıldır insanlığın gündemine taşıdığımız temsil açığı kapatılmadan, ne sistem krizi çözülebilir ne de daha adil bir dünyanın inşası mümkün ve muhtemeldir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu Resmi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmasına Kahramanmaraş’ta yaşanan olay nedeniyle duyduğu üzüntüyü paylaşarak başladı. Erdoğan, "Öncelikle çarşamba günü Kahramanmaraş ilimizde yaşanan müessif olaydan sonra telefonla aramak veya mesaj göndermek suretiyle üzüntümüzü paylaşan herkese milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Rabbim hiç kimseye, hiçbir aileye ve topluma böyle acılar yaşatmasın" ifadelerini kullandı. Bu yıl beşincisi düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nun kısa sürede ulaştığı noktaya dikkat çeken Erdoğan, organizasyonda emeği geçen Dışişleri Bakanlığı’na ve forumun temellerini atan Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu’na teşekkür etti. Erdoğan, "Bugün görüyoruz ki Antalya Diplomasi Forumu; küresel aklın, global vicdanın ve özellikle de geleceğe dair umudun ortak kürsüsü haline gelmiştir" dedi. Türkiye’nin Antalya Diplomasi Forumu’nu diplomatik temas kavramının sınırları içine hapsetmediğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu organizasyonu; dünyanın nereye doğru gittiği, insanlığın hangi değerler etrafında buluşabileceği, yeni etkileşim alanlarının neler olabileceği üzerine derinlikli istişarelerin yapıldığı bir akıl platformu olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı. Günümüzde diplomasinin yalnızca sorunların, ihtilafların ve çıkarların müzakere edildiği bir alan olmaktan çıktığını vurgulayan Erdoğan, "Diplomasi aynı zamanda insanlığın ortak geleceğinin hangi ilkeler bağlamında şekilleneceğinin tartışıldığı bir zemini de temsil ediyor" diye konuştu. "Küresel sistemde yaşanan kriz, ahlaki ve varoluşsal bir krizdir" İnsanlık ailesi olarak içinden geçilen dönemi anlamak için sürecin doğru tahlil edilmesi ve dinamiklerin doğru okunması gerektiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası sistemde yaşanan sarsıntıların yalnızca güç dengelerindeki değişimle açıklanamayacağını söyledi. Erdoğan, "Evet, güç dağılımı değişiyor. Evet, yeni aktörler yükseliyor. Evet, rekabet kızışıyor, derinleşiyor, daha yıkıcı hale geliyor. Ancak bütün bunlar bizim çok daha sert bir kırılmayla karşı karşıya olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor. Kural temelli olduğu iddia edilen sistem; kuralların ihlal edildiği yerde susarken, insan haklarını ve küresel güvenliği korumakla görevli mekanizmalar en ağır saldırılar karşısında etkisiz, hatta çoğu zaman kayıtsız kalıyor. Dolayısıyla küresel sistemde yaşanan kriz; evvel emirde ahlaki ve varoluşsal bir krizdir" dedi. "Gazze’de yaşananları yalnızca bir insani trajedi olarak okumak eksikliktir" Cumhurbaşkanı Erdoğan, krizin ulaştığı boyutun görülmesi için 7 Ekim sonrası Gazze’ye bakmanın yeterli olduğunu söyledi. Son iki buçuk yılda 73 bin Filistinlinin İsrail saldırılarında hayatını kaybettiğini, yaralı sayısının 172 bini geçtiğini belirten Erdoğan, "Henüz körpe bir fidanken hayattan kopartılan çocukların sayısı 21 bini aştı. Öksüz ve yetimlerin sayısı ise 58 bini geride bıraktı. Ateşkese rağmen 754 Filistinli şehit oldu, 2100 kişi yaralandı. Bir defa şunu burada kabul etmemiz gerekiyor: Gazze’de yaşananları yalnızca bir insani trajedi olarak okumak eksikliktir. Gazze’deki soykırım mevcut düzenin neye izin verdiğini, neyi görmezden geldiğini ve kimi koruduğunu bize çok net bir biçimde göstermiştir. Eğer bir sistem küvezdeki masum bebekleri kurşunlardan koruyamıyorsa, sivillerin toplu şekilde hedef alınmasının önüne geçemiyorsa, kurumlar ve kurallar zalimlerin zulmüne engel olamıyorsa; bu yapısal bir çürüme, ontolojik bir tefessüh değil midir. Dün Suriye ve Gazze’de, bugün Batı Şeria ve Lübnan’da en temel insanlık sınavını veremeyen bir sisteme güvenmemiz bizden nasıl beklenir?" diyerek uluslararası sistemi eleştirdi. "Dünya beşten büyüktür" vurgusu Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 13 yıldır "Dünya beşten büyüktür" şiarıyla insanlığın gündemine taşıdığı temsil açığı kapatılmadan ne sistem krizinin çözülebileceğini ne de daha adil bir dünyanın inşa edilebileceğini söyledi. Erdoğan, "’Dünya beşten büyüktür’ şiarıyla 13 yıldır insanlığın gündemine taşıdığımız temsil açığı kapatılmadan, ne sistem krizi çözülebilir ne de daha adil bir dünyanın inşası mümkün ve muhtemeldir. Sadece güçlünün hukukunu gözeten bir küresel sistemin insanlığı götüreceği yer; çok daha derin, çok daha büyük çatışmalar, adaletsizlikler çıkmazıdır. 40 gün boyunca bölgemizi barut kokusuna boğan savaş, bunun en son örneği olmuştur. Sadece güçlünün hukukunu gözeten bir küresel sistemin insanlığı götüreceği yer; çok daha derin, çok daha büyük çatışmalar, adaletsizlikler çıkmazıdır. 40 gün boyunca bölgemizi barut kokusuna boğan savaş, bunun en son örneği olmuştur. İsrail hükümetinin tahrikleriyle başlayan bu anlamsız ve son derece maliyetli savaşta; Pakistan Başbakanı, değerli kardeşim Şerif’in girişimleriyle ilan edilen 15 günlük ateşkesten memnuniyet duyuyoruz. Ateşkesin araladığı fırsat penceresinin kalıcı barışın tesisi için en etkin şekilde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz" dedi. Ateşkesin araladığı fırsat penceresinin kalıcı barış için etkili şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Erdoğan, "Ne kadar derin olursa olsun anlaşmazlıkların çözümünde sözün yerini tekrar silahların, müzakerenin yerini kanlı mücadelenin almasına izin verilmemelidir. Unutulmasın ki barışa giden en kestirme yol yapıcı diyalog ve diplomasidir" diye konuştu. Hürmüz ve enerji mesajı Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in müzakere sürecini dinamitlemesine karşı hazır ve müteyakkız olunması gerektiğini vurgulayarak, Hürmüz Geçidi ile ilgili Türkiye’nin tavrının net olduğunu söyledi. Erdoğan, "Hürmüz’ün bir yakası İran ise diğer yakası Umman’dır. Körfez ülkelerinin açık denizlere erişim hakkı kısıtlanmamalıdır. Esas olan yerleşik kurallar temelinde seyrüsefer serbestisinin temini ve Hürmüz’ün ticari gemilere açık tutulmasıdır" dedi. Savaşın, komşu coğrafyalardaki enerji kaynaklarının uluslararası piyasalara ulaştırılmasında alternatif rota arayışlarını hızlandırdığını ifade eden Erdoğan, "Türkiye olarak enerji ve bağlantısallık alanlarında ‘Kalkınma Yolu’ gibi vizyon projeleriyle komşularımızla iş birliğine açık olduğumuzun bilinmesini istiyorum" ifadelerini kullandı. Ukrayna ve Suriye mesajı Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna’daki savaşın getirdiği yıkım ve can kayıplarından üzüntü duyduklarını belirterek, "Tarafların adil ve eşit şekilde temsil edildikleri bir müzakere süreciyle savaşın sona ereceğine yönelik inancımızı halen koruyoruz. Türkiye, tarafların da istekli olması halinde liderler zirvesi dahil doğrudan müzakerelerin devamı için her türlü kolaylaştırıcı adımı desteklemeye hazırdır" dedi. Suriye’de huzurun, istikrarın ve normalleşmenin güçlendirilmesinin bölgenin geleceği için hayati önemde olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Suriye Devlet Başkanı Sayın Şara’nın basiretli liderliğinde bu ülkenin son 1,5 yıllık süreçte katettiği mesafeden memnuniyet duyuyor, inşallah bundan sonra da Suriye halkının yanında olacağımızı ifade etmek istiyorum" dedi. Balkanlar, Türk dünyası ve Orta Koridor Erdoğan, Balkan vizyonlarında barış, istikrar ve refahın perçinlenmesinin öncelik olmayı sürdürdüğünü belirterek, "Bu düşünceyle hayata geçirdiğimiz ‘Balkan Barış Platformu’ndan son derece umutluyuz" dedi. Avrasya’da barış ve huzurun teminatı olarak gördükleri Türk Devletleri Teşkilatı’nı her geçen gün güçlendirdiklerini söyleyen Erdoğan, "Bu yılın son çeyreğinde ülkemizde düzenleyeceğimiz 13. Türk Dünyası Zirvesi’nde dönem başkanlığını Azerbaycan’dan devralacağız. Dönem başkanlığımızda teşkilatımızın uluslararası etkinlik ve görünürlüğünü inşallah daha da artıracağız. Azerbaycan’la eş güdüm içerisinde komşumuz Ermenistan’la normalleşme sürecimizi adım adım ilerletiyoruz. Bu minvalde Asya ile Avrupa arasındaki ticarette en güvenilir güzergah olan Hazar geçişli ’Doğu-Batı Orta Koridor’ girişimine de güçlü desteğimiz sürüyor. Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’i ise bir istikrar ve refah havzası olarak görmek istiyoruz" şeklinde konuştu. Doğu Akdeniz, Kıbrıs ve Afrika Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’i bir istikrar ve refah havzası olarak görmek istediklerini söyledi. Erdoğan, "Türkiye’yi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni dışlamaya çalışan tek taraflı ve maksimalist tutumları reddettiğimiz gibi, savaş ortamından medet uman beyhude çabaları da doğru bulmuyoruz. Kıbrıs Türkünün dirayetli tutumu bugün Kıbrıs adasında iki ayrı halk ve iki ayrı devlet bulunduğu gerçeğini artık tüm dünyaya kanıtlamıştır. İnancımız odur ki komşumuz Yunanistan’la tesis ettiğimiz olumlu atmosfer, ikili meselelerimizin çözümü yanında Batı Trakya Türk azınlığına yönelik hak ihlallerinin son bulmasına da katkı sunmalıdır" dedi. Libya’da sükunet ve güvenliğin sağlanmasına yönelik aktif çabaların sürdüğünü söyleyen Erdoğan, Afrika ülkelerinin toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve kalkınma hamlelerini samimiyetle desteklediklerini kaydetti. Sudan’da Nisan 2023’ten bu yana devam eden çatışmaların sonlandırılması için her türlü diplomatik gayretin yanında olduklarını belirten Erdoğan, Somali’nin toprak bütünlüğüne ve ekonomik refahına desteklerinin baki olduğunu söyledi. NATO, AB ve COP31 Türkiye’nin barışçıl dış politikasını sürdürürken mevcut ittifak bağlarını da tahkim ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Avrupa-Atlantik bölgesinin kolektif güvenliğinin teminatı olan NATO’nun önde gelen ülkelerinden biri olarak, bu yıl 7-8 Temmuz tarihlerinde Liderler Zirvesi’ne Ankara’da ev sahipliği yapacağız" dedi. Erdoğan, zirvede ittifakı geleceğe güçlü şekilde taşıyacak önemli kararlar alınmasını ümit ettiklerini ve bunun altyapısını şimdiden oluşturduklarını söyledi. Türkiye’nin Avrupa’nın ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefimizi korurken Birliğin istikamet sorununu aşarak kurucu önderlerinin vizyonuna sadakatle sahip çıkmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31’e de değinen Erdoğan, "COP31 başkanlığımız süresince ‘Sıfır Atık’ hareketinin yaygınlaştırılması gibi çevre gündemiyle gençlerin gündemini buluşturan politikaları öne çıkaracağız" dedi. "Asıl mesele yeni bir dayanışma zemini kurabilmektir" Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarih boyunca barış, istikrar ve adaletin yalnızca güçle değil, dayanışma ile sağlandığını söyledi. İbn Haldun’a atıf yapan Erdoğan, "Bir toplumu ayakta tutan sahip olduğu güçten önce o gücü anlamlı kılan ‘asabiye’dir, birlik duygusudur, ortak kader bilincidir, dayanışmadır. Onun için bugün mesele sadece yeni kurumlar, sistem veya düzen inşa etmek değildir; asıl mesele yeni bir dayanışma zemini kurabilmektir" sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Çorum Çorum Belediyesi’nden gönüllere dokunan proje Çorum Belediyesi 3 milyon 685 bin TL bütçeli projeyle özellikle 65 yaş üstü, dar gelirli ve bakıma ihtiyaç duyan vatandaşlara yönelik geniş kapsamlı hizmetler sunuluyor. Çorum Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla yaşlı ve dezavantajlı bireylere yönelik hizmetlerini güçlendirmeye devam ediyor. Belediye, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülen Yaşlı Destek Programı (YADES) kapsamında hazırlanan "Güngörmüşlere Gönülden Dokunuş" projesi için 1 milyon 895 bin TL hibe desteği sağlandı. Toplam bütçesi 3 milyon 685 bin TL olan projenin yüzde 51,4’lük kısmı bakanlık desteğiyle karşılanıyor. Proje kapsamında, özellikle 65 yaş üstü, dar gelirli ve bakıma ihtiyaç duyan vatandaşlara yönelik geniş kapsamlı hizmetler sunuluyor. Yıl boyunca bin haneye ev temizliği hizmeti verilecek. Ayrıca yaşlı ve engelli bireylere yönelik bin kişiye evde kişisel bakım (berberlik) hizmeti sağlanacak. Sadece temizlik ve bakım hizmetleriyle sınırlı kalmayan projede, 40 kişiye psikososyal destek verilecek, 20 hanede ise teknik bakım ve onarım çalışmaları yapılacak. Bunun yanı sıra 50 haneye yönelik bilinçlendirme ve yönlendirme faaliyetleri de gerçekleştirilecek. Saha çalışmalarına hız kesmeden devam eden Çorum Belediyesi Sosyal Hizmet Müdürlüğü ekipleri, proje kapsamında bugüne kadar yaklaşık 300 haneye ulaştı. Yıl sonuna kadar belirlenen hedeflere ulaşılması için çalışmaların aralıksız sürdürüleceği bildirildi.
Eskişehir Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde ESKİ gerginliği Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (ESKİ) Genel Kurul toplantısı gergin geçti. AK Parti Grubu, Başkanvekili Ahmet Dönmez’in konuşmasının ardından toplantıyı terk etti. Toplantı, Büyükşehir Belediye Meclis salonunda düzenlendi. ESKİ Genel Kurulu, ’Hizmetler ve Teminatlar, Yaptırımlar Tarifeleri ile ilgili genel müdürlük yazısı’ gündem maddesi ile bugün olağanüstü toplandı. Yapılan yoklama ve Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin açılış konuşmasından sonra AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Dönmez söz aldı. Hesaplama hatası sonucu tarifelerde fazla artış yapılması ve bu tutarın vatandaştan tahsil edilmesi ile ilgili olarak sert eleştirilerde bulunan Ahmet Dönmez, "Eskişehir yerel yönetim tarihinin en karanlık, en utanç verici sayfalarından birini görüşmek üzere çağrı üzerine toplanmış bulunuyoruz. Bugün mesele sadece bir hesap hatası değildir. Bugün mesele bu meclisin iradesine kurulan bir kumpas, halkın cebine uzanan hukuksuz bir el ve resmi evraklarda yapılan bir sahteciliktir" dedi. "Gereği istifadır, gereği yargıdır" Ahmet Dönmez, sözlerinin devamında, "Sayın Başkan, kadim geleneğimizde belediye başkanı, eski tabiriyle o şehrin ’şehr-i emini’ olarak adlandırılır. O şehrin en güvenilir kişisi, kendisine her şeyin tereddütsüz emanet edildiği ismidir. Ancak siz henüz görevinizin ikinci yılında altına imza attığınız, bize göre tahrif edilmiş belgelerle vatandaşın cebinden yüzde 48 buçuk fazla tahsilat yaparak bu güveni yerle bir ettiniz. Maalesef Eskişehir tarihinde sahte belgeye imza atan belediye başkanı durumuna düştünüz. Burada sormak istiyoruz; Sayın Başkan, siz önünüze gelen her evraka içeriğine bakmadan mı imzalıyorsunuz? Altına bizzat imza attığınız o sahte belgelerdeki hukuksuzluğu fark etmeyecek kadar belediye yönetiminden kopuk musunuz? Hukukçu bir belediye başkanının neye imza attığını bilmemesi; görmedim, fark etmedim deme lüksü bulunmadığına inanıyoruz. Gereği istifadır, gereği yargıdır. Bu incelemenin sonucu beklenerek gerekirse tekrardan bir çağrı yapılıp olağanüstü meclis toplantıya çağrılmış olsaydı çok daha usulüne uygun bir işlem yapılacaktı ama ne yazık ki bu olmadığı için biz AK Parti grubu olarak şu aşamada bir temsilci bırakmak suretiyle Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ESKİ Genel Kurulu’ndaki bu yüce meclisi terk etmek zorundayız" ifadelerini kullandı. "Tertemiz bir kariyerim olmuş, niye bunu yapayım" Konuşmanın ardından AK Parti Grubu salonu terk etmeden Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. AK Parti grubundan kendisini bir süre dinlemesini talep eden Başkan Ünlüce, konuşmasının bir bölümünde şu sözlere yer verdi: "Tertemiz bir kariyerim olmuş, niye bunu yapayım? Bunlar yargının konusu. Ben zaten bu konularda hiç yorumda bulunmayacağım, hiçbir şekilde sizleri de itham altında bırakmam. Ben yargıya güveniyorum, konu yargıda. Ben vicdanen rahatım ama buna rağmen yargı ne karar verirse başımızın üstünde yeri var, sonuçlarına da ben katlanacağım. İmzası kim varsa o katlanacak zaten. Kafalarınızda soru işareti olduğunu, bununla ilgili birtakım iddialar size ulaştığını söylediğiniz için ben burada genel kurula hesap vermek zorundayım. Ben hiç buna duyarsız kalıp genel kurulu toplamasam sizin beni o zaman suçlamanız lazım." Başkan Ünlüce’nin sözlerini tamamlamasının ardından AK Parti grubu meclisi terk ederken, oturuma 15 dakika süreyle ara verildi.