GÜNDEM - 18 Mart 2026 Çarşamba 15:21

Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yılı Fethiye’de gururla kutlandı

A
A
A
Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yılı Fethiye’de gururla kutlandı

18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıldönümü Fethiye’de de gururla kutlandı.



18 Mart 1915 tarihinde Türk askeri tüm dünyada devam eden 1. Dünya Savaşı’nda unutulmaz bir destan yazdı. Stratejik bir geçiş noktası olan Çanakkale Boğazı’na girmek isteyen İtilaf Devletleri Mustafa Kemal Atatürk’ün komutasında büyük bir bozguna uğratıldı. Büyük zaferin 111’inci yıldönümü Fethiye’de Şehitler Anıtı önünde yapılan törenle kutlanırken, şehitlerimiz de saygı, minnet ve şükranla anıldı. 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü çelenk sunma töreni Uğur Mumcu Parkı’ndaki Şehitler Anıtı önünde gerçekleştirildi.


18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıldönümü törenine Fethiye Kaymakamı Fatih Akkaya, Garnizon Komutanı Dz. Alb. Dalaman Dz. Hv. Üs Komutanı Okan Mumcu, Cumhuriyet Başsavcı vekili Emrah Ağır, İlçe Emniyet Müdürü Salih Murat Kara, İlçe Jandarma Komutanı Yaşar Doğu, Sahil Güvenlik Komutanı Burak Akanpınar, Fethiye Muharip Gaziler ve Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Mahmut Topal, gaziler ve şehit aileleri, daire amirleri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Şehitler Anıtı’na çelenk sunumuyla başlayan törenin ardından Türkiye Cumhuriyeti’mizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve tüm şehitlerimiz için 1 dakikalık saygı duruşunda bulunulup, İstiklal Marşı okundu.



"Gaziler milletin minnettarlık abideleridir"


Törende Türkiye Muharip Gaziler ve Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Mahmut Topal, günün anlam ve önemini belirten konuşmasında, "19 Eylül 1921 tarihinde gazilik unvanı verilen Mustafa Kemal Atatürk ve tüm kurucu kahramanlarla birlikte bu coğrafyada var olabilmemiz için hayatlarından seve seve vazgeçen aziz şehitlerimize ve aramızdan ayrılan tüm gazilerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Şehit ve gazi toprağı vatan, insanı ulus yapan değerlerdir. Vatan savunmasında şehit ve gazi olmak kadar güzel bir şey olamaz. Şehit nurlanmış, gazi onurlanmış askerdir. Bugün de aziz vatanın bölünmez bütünlüğüne saldıranlara karşı canımızı vermeye hazırız. Gaziler milletin minnettarlık abideleridir. Üzerinde yaşadığımız toprakların bir vatana dönüşmesi ve bekasının sağlanması bayrağımızın özgürce dalgalanması şehitlerimizin ve gazilerimizin kahramanlık ve fedakarlığı sayesindedir. Bu kahramanlık ve fedakarlığın şifresi ölürsem şehit kalırsam gazi anlayışıdır" ifadelerini kullandı.



Törende Fethiye Kaymakamı Fatih Akkaya, şehitlik özel defterini imzalayarak deftere "Aziz vatanımızın bölünmez bütünlüğü, milletimizin bağımsızlığı, devletimizin bekası ve bayrağımızın ebediyen dalgalanması uğruna canlarını feda eden kahraman şehitlerimizi, 18 Mart Şehitler Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yılı vesilesiyle saygı, rahmet, minnet ve şükranla yad ediyoruz. Onların fedakarlığı sayesinde bugün özgürce nefes alıyor, bayrağımızın gölgesinde huzurla yaşıyoruz. Şehitlerimizin bizlere emanet ettiği değerlerle devletimizin menfaatlerini her şart altında koruyarak, gelecek nesillere güçlü bir Türkiye bırakma azim ve kararlılığı içerisindeyiz. Tarih boyunca hür yaşamayı ilke edinmiş necip milletimiz, istiklal ve istikbaline yönelen her türlü tehdit karşısında büyük fedakarlıklar göstermiş, gerektiğinde canını ortaya koymakta asla tereddüt etmemiştir. Bu eşsiz fedakarlığın en yüce nişanesi olan şehadet mertebesine ulaşan kahramanlarımız, milletimizin gönlünde daima müstesna bir yere sahip olacaktır. Şehit ve gazilerimizin fedakarlıkları asla unutulmayacak, aziz hatıraları milletimizin hafızasında daima yaşayacaktır. Şehitlerimiz ve gazilerimizin bizlere emanet ettiği kutsal değerleri sonsuza dek yaşatma azim ve kararlılığımızı bir kez daha ifade ediyor; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, istiklal ve istikbalimiz için hayatlarını ortaya koyan, vatan toprağını bizlere emanet eden tüm şehitlerimiz ile ebediyete irtihal eden gazilerimizin ruhları şad, mekanları cennet olsun" notunu düştü.



Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yılı Fethiye’de gururla kutlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Efeler Belediyesi’nin tarihi mekanları Çanakkale Zaferi’nin yıldönümünde minikleri ağırladı Efeler Belediyesi’ne ait Kuvayi Milliye Anı Evi ve Efeler Tarih Evi, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü dolayısıyla özel bir kreşte eğitim gören miniklere kapılarını açtı. Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümüne özel olarak düzenlenen etkinlikte, şehrin kültürel mirasları, geleceğin teminatı olan çocuklarla buluşturuldu. Gerçekleştirilen programda çocuklara, uzman rehberler eşliğinde Çanakkale’de yazılan destanın anlamı yaşlarına uygun şekilde sade bir dille anlatıldı. Kuvayi Milliye ruhu ve bağımsızlık mücadelesi ruhu çocuklara aşılandı. Kuvayi Milliye Anı Evi’nde sergilenen tarihi belgeler, fotoğraflar ve döneme ait objeler sayesinde minikler, geçmişe doğru etkileyici bir yolculuğa çıktı. Efeler Tarih Evi’nde ise kentin yerel tarihi, kültürel değerleri ve geçmiş yaşam biçimleri tanıtıldı. Eski dönemlere ait ev eşyaları, günlük yaşam objeleri ve canlandırmalar, çocukların büyük ilgisini çekerken; etkinlik boyunca meraklı sorular ve heyecanlı anlar dikkat çekti. Özellikle çocukların erken yaşta tarih bilinci kazanmasının hedeflendiği etkinliklerin artarak devam edeceği ifade bildirildi. Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümünde gerçekleştirilen bu anlamlı etkinlik, miniklere tarihi sevdirirken; milli birlik, beraberlik ve vatan sevgisi gibi değerlerin de küçük yaşta benimsenmesine katkı sağladı.
Sivas Tan: "Amaç, uzayan yaşamı onurlu kılmaktır" Sivas Numune Hastanesinde görevli Gerontolog Gökçe Tan, "Bugün aktif yaşlanma kavramı, kadim ölümsüzlük arzusunun modern dünyadaki dönüşmüş biçimidir. Artık amaç sonsuz yaşam değil; uzayan yaşamı anlamlı, katılımcı ve onurlu kılmaktır" dedi. Gerontolog Gökçe Tan, 18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Sivas’ta kurulan Darülreha’nın ilk huzurevi olma özelliğini taşıdığını ifade eden Tan, "İnsanlık tarih boyunca hep ölümsüzlüğü aramıştır. Günümüzden yaklaşık 4 bin yıl öncesine dayanan, tarihteki ilk destan olan Gılgamış Destanı, dostunu kaybeden Kral Gılgamış’ın gençlik otunu bulma yolculuğunu anlatır. Yine Anadolu anlatılarında Lokman Hekim’in yılanların şahı Şahmeran’dan ölümsüzlüğün ilacını öğrendiği rivayet edilir. Peki, ölümsüzlüğün mümkün olmadığının anlaşılması, toplumların yaşlı bireylere yaklaşımını nasıl şekillendirdi? Bunun cevabı yarım milyon yıl eskiye dayanan arkeolojik kazılarda saklı. Antik Yunan’da yaşlı bakımıyla ilgili sert kanunlar vardı, öyle ki yaşlılarına bakmayan çocuklar cezalandırılıyordu. Bununla beraber şehirden bakım almanızı sağlayan bir sistem de mevcuttu. Yine Oğuz Boyu’nda yaşlılar bilge, yararlı ve saygın kişiler olarak görülüyordu. Anadolu’da Selçuklular döneminde Sivas’ta kurulan Darülreha, yaşlıları korumaya yönelik hizmetler veren ilk huzurevi özelliğini taşımaktaydı. Yaşlılık yüzyıllar boyunca aile ve topluluk içinde bakım pratikleriyle karşılanmışken; yaşlılığın beraberinde getirdiği sorunların daha görünür hale gelmesi artık tıbbi olarak çözümlenmesi gereken bir süreç haline gelmişti. Özellikle Orta Çağ’da tıbbın babası olarak da bilinen İbn-i Sina da El Kanun Fi’t Tıp kitabında yaşlılık dönemine özgü bedensel değişimleri ve sağlık sorunlarını ele alarak, yaşlılığın tıbbi olarak değerlendirilmesine zemin hazırlamıştır. Bununlar beraber İbni-Sina, yaşlılığın yaşam tarzıyla da ilgili olduğunu vurgulayarak, yaşlanmanın önlenmesi ve geciktirilmesi gibi bir kaygı gütmeden konforlu ve kaliteli yaşamın sırlarını aramıştır" dedi. Geriatri kavramının 20. yüzyılın başlarında ortaya çıktığını ifaden eden Tan, "Yüzyıllar içinde gelişen tıp ve sosyal bilimler, yaşlanma sürecine olan bu ilgiyi derinleştirerek çok boyutlu bir olgu olarak ele alınmasını isteyen yaşlanma dedektiflerini ortaya çıkarmıştır. Nitekim 20. yüzyılın başlarında Ignatz Leo Nascher tarafından ‘geriatri’ kavramının ortaya konmasıyla yaşlı sağlığı tıbbın ayrı bir uzmanlık alanı haline gelirken; yaşlanma sürecini biyolojik, psikolojik ve sosyal boyutlarıyla inceleyen ‘gerontoloji’ de bağımsız bir bilim alanı olarak gelişmeye başlamıştır. Geriatri ve gerontolojinin ‘Nasıl kaliteli ve başarılı yaşlanabiliriz?’ sorusu aktif yaşlanma kavramıyla cevap bulmuştur. Nitekim ilk defa Dünya Sağlık Örgütü tarafından ortaya konan aktif yaşlanma yaklaşımı; bireylerin sağlık, katılım, güvenlik olarak üç temel unsurun birleşimiyle meydana gelmiştir. Bu unsurlar yaşlı bireylerin yalnızca sağlık hizmetlerinden yararlanan pasif bireyler değil, aynı zamanda toplum içinde üretken, katılımcı ve karar süreçlerine dahil olan bireyler olduğunu vurgular" diye konuştu. Tan, "Bugün aktif yaşlanma kavramı, kadim ölümsüzlük arzusunun modern dünyadaki dönüşmüş biçimidir. Ne Kral Gılgamış ölümsüzlük otunu yiyebildi ne de Lokman Hekim gençlik iksirini kullanabildi. Artık amaç sonsuz yaşam değil; uzayan yaşamı anlamlı, katılımcı ve onurlu kılmaktır. Cicero’nun da dediği gibi yaşlılığa karşı en mükemmel ilaç, bilgili ve erdemli olmaktır" açıklamasında bulundu.
Samsun Türkiye’de bir ilk olan ’Astorya’ 27 Mart’ta açılacak Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından Türkiye’de bir ilk olarak hayata geçirilen Flying Theater projesi "Astorya" 27 Mart Cuma günü açılacak. Kente yeni sosyal alanlar kazandırmak, gençlerin, çocukların ve ailelerin sosyal yaşamına renk katmak ve etkinlik alanlarını artırmak adına çalışmalarını sürdüren Samsun Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’de bir ilk olarak Flying Theater projesi "Astorya"yı Samsun’a kazandırdı. Tüm çalışmaların ve hazırlıkların tamamlandığı Astorya 27 Mart Cuma gününden itibaren ziyaretçilerini ağırlamaya başlayacak. Yepyeni bir deneyim Samsun’u bekliyor Tamamı yerli mühendislik imkânlarıyla DOF Robotics firması tarafından geliştirilen projeyi şehre kazandıran Samsun Büyükşehir Belediyesi, dünyanın farklı şehirlerinde kullanılan uçuş simülasyonu konseptini Astorya ile Samsun’a taşıyacak. İlkadım ilçesindeki Panorama Samsun Dijital Gösterim Merkezi bünyesinde kurulan Astorya’da kullanılan yüksek çözünürlüklü kubbe ekran ve hareketli platform sisteminin yanı sıra rüzgâr, koku ve su buharı gibi çoklu duyusal efektlerle de ziyaretçiler, kendilerini gökyüzünde süzülen bir yolculuğun içinde hissedecek. Sinemayı aşan gerçek bir uçuş deneyimi ile 27 Mart’ta Samsunlulara kapılarını açacak Astorya için seans saatlerine ve biletlere internet adresinden ulaşılabilecek. "Hayırlı olsun" Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Şehrimizin heyecanla beklediği Astorya’da çalışmalarımızı tamamladık ve projemizi 27 Mart’ta hizmete açıyoruz. Astorya, teknolojik altyapısı ve modern tasarımı ile muhteşem bir eğlence ve turizm merkezi olacak. Hemşehrilerimizin keyifli vakit geçirebileceği modern sosyal alanlar oluşturma hedefimize Astorya ile de önemli bir katkı sunmuş olacağız. Türkiye de ilk kez Samsun’da hayata geçen projemiz şehrimize gelen misafirlerimizin de ilgisini çekecek. Her yaştan ziyaretçiye hitap edecek ve Samsun’umuzun eğlence turizmine katkı sağlayacak Astorya’nın bölgemize, şehrimize ve tüm hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.