SAĞLIK - 18 Mart 2026 Çarşamba 16:25

Tan: "Amaç, uzayan yaşamı onurlu kılmaktır"

A
A
A
Tan: "Amaç, uzayan yaşamı onurlu kılmaktır"

Sivas Numune Hastanesinde görevli Gerontolog Gökçe Tan, "Bugün aktif yaşlanma kavramı, kadim ölümsüzlük arzusunun modern dünyadaki dönüşmüş biçimidir. Artık amaç sonsuz yaşam değil; uzayan yaşamı anlamlı, katılımcı ve onurlu kılmaktır" dedi.


Gerontolog Gökçe Tan, 18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Sivas’ta kurulan Darülreha’nın ilk huzurevi olma özelliğini taşıdığını ifade eden Tan, "İnsanlık tarih boyunca hep ölümsüzlüğü aramıştır. Günümüzden yaklaşık 4 bin yıl öncesine dayanan, tarihteki ilk destan olan Gılgamış Destanı, dostunu kaybeden Kral Gılgamış’ın gençlik otunu bulma yolculuğunu anlatır. Yine Anadolu anlatılarında Lokman Hekim’in yılanların şahı Şahmeran’dan ölümsüzlüğün ilacını öğrendiği rivayet edilir. Peki, ölümsüzlüğün mümkün olmadığının anlaşılması, toplumların yaşlı bireylere yaklaşımını nasıl şekillendirdi? Bunun cevabı yarım milyon yıl eskiye dayanan arkeolojik kazılarda saklı. Antik Yunan’da yaşlı bakımıyla ilgili sert kanunlar vardı, öyle ki yaşlılarına bakmayan çocuklar cezalandırılıyordu. Bununla beraber şehirden bakım almanızı sağlayan bir sistem de mevcuttu. Yine Oğuz Boyu’nda yaşlılar bilge, yararlı ve saygın kişiler olarak görülüyordu. Anadolu’da Selçuklular döneminde Sivas’ta kurulan Darülreha, yaşlıları korumaya yönelik hizmetler veren ilk huzurevi özelliğini taşımaktaydı. Yaşlılık yüzyıllar boyunca aile ve topluluk içinde bakım pratikleriyle karşılanmışken; yaşlılığın beraberinde getirdiği sorunların daha görünür hale gelmesi artık tıbbi olarak çözümlenmesi gereken bir süreç haline gelmişti. Özellikle Orta Çağ’da tıbbın babası olarak da bilinen İbn-i Sina da El Kanun Fi’t Tıp kitabında yaşlılık dönemine özgü bedensel değişimleri ve sağlık sorunlarını ele alarak, yaşlılığın tıbbi olarak değerlendirilmesine zemin hazırlamıştır. Bununlar beraber İbni-Sina, yaşlılığın yaşam tarzıyla da ilgili olduğunu vurgulayarak, yaşlanmanın önlenmesi ve geciktirilmesi gibi bir kaygı gütmeden konforlu ve kaliteli yaşamın sırlarını aramıştır" dedi.


Geriatri kavramının 20. yüzyılın başlarında ortaya çıktığını ifaden eden Tan, "Yüzyıllar içinde gelişen tıp ve sosyal bilimler, yaşlanma sürecine olan bu ilgiyi derinleştirerek çok boyutlu bir olgu olarak ele alınmasını isteyen yaşlanma dedektiflerini ortaya çıkarmıştır. Nitekim 20. yüzyılın başlarında Ignatz Leo Nascher tarafından ‘geriatri’ kavramının ortaya konmasıyla yaşlı sağlığı tıbbın ayrı bir uzmanlık alanı haline gelirken; yaşlanma sürecini biyolojik, psikolojik ve sosyal boyutlarıyla inceleyen ‘gerontoloji’ de bağımsız bir bilim alanı olarak gelişmeye başlamıştır. Geriatri ve gerontolojinin ‘Nasıl kaliteli ve başarılı yaşlanabiliriz?’ sorusu aktif yaşlanma kavramıyla cevap bulmuştur. Nitekim ilk defa Dünya Sağlık Örgütü tarafından ortaya konan aktif yaşlanma yaklaşımı; bireylerin sağlık, katılım, güvenlik olarak üç temel unsurun birleşimiyle meydana gelmiştir. Bu unsurlar yaşlı bireylerin yalnızca sağlık hizmetlerinden yararlanan pasif bireyler değil, aynı zamanda toplum içinde üretken, katılımcı ve karar süreçlerine dahil olan bireyler olduğunu vurgular" diye konuştu.


Tan, "Bugün aktif yaşlanma kavramı, kadim ölümsüzlük arzusunun modern dünyadaki dönüşmüş biçimidir. Ne Kral Gılgamış ölümsüzlük otunu yiyebildi ne de Lokman Hekim gençlik iksirini kullanabildi. Artık amaç sonsuz yaşam değil; uzayan yaşamı anlamlı, katılımcı ve onurlu kılmaktır. Cicero’nun da dediği gibi yaşlılığa karşı en mükemmel ilaç, bilgili ve erdemli olmaktır" açıklamasında bulundu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Eskişehir’de polisten bayram öncesi hırsızlık operasyonu Eskişehir’de bir ikametten gerçekleşen hırsızlık olayının şüphelisi, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yakalandı. Adliyeye sevk edilen şahıs, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay, 10 Mart 2026 tarihinde Odunpazarı ilçesine bağlı 71 Evler Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, bir vatandaşın ikametine giren kimliği belirsiz şahıs ya da şahıslar, evde bulunan değerli eşyaları hedef aldı. Yapılan incelemeler sonucunda evden 1 adet pırlanta yüzüğün çalındığı ve mağdur vatandaşın yaklaşık 15 bin TL maddi zarara uğradığı belirlendi. Polisin titiz takibi sonuç verdi Olayın ardından geniş çaplı inceleme başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, çevredeki güvenlik kameralarını ve delilleri mercek altına aldı. Yapılan teknik ve fiziki takip neticesinde, hırsızlık olayını gerçekleştiren şüphelinin A.Ç. olduğu tespit edildi. Bayram öncesi denetimlerini ve operasyonlarını sıkılaştıran emniyet güçleri, şüpheli A.Ç.’yi 17 Mart 2026 tarihinde düzenlenen operasyonla kıskıvrak yakaladı. Şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi Gözaltına alınan A.Ç., emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. "Evden hırsızlık" suçlamasıyla hakim karşısına çıkarılan şüpheli, tutuklanarak cezaevine teslim edildi. Emniyet yetkilileri, vatandaşların huzur ve güvenliği için bayram öncesi hırsızlık ve asayiş olaylarına karşı denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.