ASAYİŞ - 06 Şubat 2026 Cuma 06:48

Bodrum’u sel vurdu, evler ve iş yerlerini su bastı

A
A
A
Bodrum’u sel vurdu, evler ve iş yerlerini su bastı

Muğla’nın Bodrum ilçesinde etkili olan şiddetli yağış sele dönüştü. Cadde ve sokaklar göle dönerken, birçok mahallede ulaşım aksadı, ev ve iş yerlerini su bastı.


Sel nedeniyle Konacık-Bitez arasında kapanan yol, ekiplerin yoğun ve aralıksız çalışması sonucu yeniden trafiğe açıldı. Bitez Mahallesi Şah Caddesi’nde sel suları nedeniyle yollar trafiğe kapandı. Bir mekanda mahsur kalan vatandaşlar zabıta ekipleri tarafından kurtarıldı. Çamlık Mahallesi’nde araç içinde mahsur kalan 2 kişi ise ekiplerin müdahalesiyle güvenli alana alındı.


Torba, Yalıkavak, Ortakent ve Gümüşlük Mahallelerinde sel sularının taşıdığı çakıl ve kum parçaları yol güzergahlarına saçıldı. Bu bölgelerde trafik akışı kontrollü olarak sağlandı. Çok sayıda ev ve iş yerini su basarken, vatandaşlar ve ekipler bölgelerde su tahliye çalışması yaptı.


Yaşanan afette sokak hayvanları da olumsuz etkilendi, bazı köpekler sel suları arasında zor anlar yaşadı. Bitez Mahallesi’nde selin şiddetiyle bir istinat duvarının yıkıldığı öğrenildi.


Ünlü şakacı Mustafa Karadeniz’de sel sularından etkilendi. Sele evde uyurken yakalanan Karadeniz, "Bir anda evi sular bastı ve biz de kendimizi dışarı attık, elimizde küreklerle suları dışarı çıkarmaya çalışıyoruz. Elektrikleri kestik ve sel sularının gitmesini bekliyoruz" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Zonguldak’ta rüşvetle araç muayenesi operasyonunda 11 şüpheli adliyede Zonguldak’ta TÜVTÜRK muayene istasyonlarında çalışanlarla iş birliği yaparak kusurlu araçları rüşvet karşılığında muayeneden geçirdikleri iddia edilen şebekeye yönelik operasyon düzenlendi. Bir yıllık takibin ardından yakalanan 13 şüpheliden 11’i adliyeye sevk edildi. Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekiplerince geniş kapsamlı bir rüşvet ve sahtecilik operasyonu gerçekleştirildi. Bazı TÜVTÜRK istasyonu çalışanları ve aracıların; araçlarında kusur bulunan ve randevusu olmayan şahısların usulsüz şekilde işlemlerini yaptıkları tespit edildi. Banka hesaplarındaki rüşvet trafiği deşifre edildi Yaklaşık bir yıl süren teknik ve fiziki takibin ardından operasyon için düğmeye basıldı. İstihbarı çalışmalar ve derinleştirilen soruşturma kapsamında, aralarında 50 şüpheli ve 15 tanığın bulunduğu toplam 65 kişinin ifadesine başvuruldu. Yapılan incelemelerde, şüpheli şahısların banka hesaplarında rüşvet suçuna delil teşkil eden yaklaşık 3 milyon liralık yoğun para transferlerinin bulunduğu ancak kesin rakamın MASAK raporlarıyla netleşeceği öğrenildi. Ayrıca usulsüz onay aldığı iddia edilen araçlar yeniden muayeneden geçirildiğinde, geçmemesi gereken araçların sistem üzerinden onaylandığı da bilirkişi raporlarıyla belgelendi. Şafak operasyonuyla yakalandılar KOM ekiplerince gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda 13 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından şüphelilerden C.Ö. ve Y.E. ifadeleri sonrası emniyetten serbest bırakılırken; istasyon çalışanları T.Ö., H.B., İ.C.D., İ.G., Ö.Y., M.Ç., M.A. ile aracılık yaptığı öne sürülen G.Ö., T.E., M.V. ve S.A. Zonguldak Adliyesi’ne sevk edildi. Geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye getirilen şüphelilerin, "Rüşvet" ve "Resmi Belgede Sahtecilik" suçlamalarıyla sorguları sürüyor.
Tunceli 6 Şubat’ta enkazdan umuda uzanan sesler 6 Şubat depremlerinde bölgede görev yapan AFAD ve gönüllü arama kurtarma ekipleri, enkaz altından gelen seslerin nasıl hayata tutunduğunu ve unutulmaz anlarını anlattı. Türkiye’yi derinden sarsan 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen arama kurtarma çalışmalarında, ekipler yalnızca enkazla fedakarca mücadele etti. Diyarbakır ve Adıyaman’da görev yapan Tunceli AFAD personeli ve gönüllü ekipler, insan hayatını kurtarmak için verdikleri mücadeleyi ve hafızalarından silinmeyen anları paylaştı. Enkaz altından gelen ince bir ses, tutulan bir el ve gözlerle kurulan sessiz bir teşekkür, depremin acı yüzü kadar dayanışmanın gücünü de ortaya koydu. AFAD Arama Kurtarma Teknisyeni Merve Varol Güneş, deprem sürecinde aktif olarak görev aldığını belirterek yaşadığı unutulmaz anlardan birini anlattı. Güneş, "6 Şubat depreminde arama kurtarma faaliyetleri boyunca canların kurtarılmasında ve hayatını kaybeden vatandaşlarımızın çıkartılmasında aktif rol aldım. Arama kurtarma teknisyeni olarak görev yapmaktayım. Ekibimle beraber birçok vakaya ve birçok canlının enkazdan çıkarılmasına müdahale ettik. Unutamadığım olaylardan biri enkaz içerisinde küçük bir kız çocuğunun sesinin gelmesi. Fiziksel olarak ulaşamadığımız kız çocuğuyla doğalgaz borusu aracılığıyla konuşup yerini tespit etmemiz. Çocukla konuşup hayatta kalmasını, bilincinin kapanmamasını ve soğukkanlı olup sakinliğini korumasını söyledik. Kıza ulaşırken annesinin, babasının ve yeni doğmuş kardeşinin cansız bedenine ulaştık, onları çıkarttık. Ailesinin cansız bedenini çıkardıktan sonra kız çocuğunu canlı olarak çıkarttık. Elimi tuttuğunda gözleriyle iyi ki burada olduğumu söylediğini ve bana güvendiğini hissettim. O an unutulmaz bir andı benim için. Ardından amcası elimi sıkarak teşekkür etti ve ağlayarak olay yerinden uzaklaştılar" dedi. Deprem döneminde Adıyaman’da görev yaptığını belirten Tunceli AFAD Afetlere Müdahale Şube Müdür Vekili Özgür Aydoğdu ise arama kurtarma çalışmalarında umudun hiç kaybedilmediğini vurgulayarak şunları söyledi: "Soğuktu, insanlar günlerce uykusuz çalıştı ve tam umudumuzu kaybettiğimiz bir anda tekrardan ‘sesimizi duyan var mı’ dediğimizde sesimize ses olan ince, cılız bir ses ‘buradayım’ dedi. Sonra oraya yoğunlaştık ve biz bir kişi beklerken orada 2 kız çocuğu bir de annelerine ulaştık. Oradaki mücadelemiz saatler sürdü ama sağlıklı bir şekilde çıkarıp ailelerine teslim ettik". Milli Eğitim Bakanlığı Arama Kurtarma (MEB AKUB) ekibinin gönüllülerinden Bülent Yaşar da deprem sabahında yaşadıklarını paylaştı. Yaşar, "6 Şubat sabahı tüm Türkiye olduğu gibi biz de sarsılarak uyandık. Tereddüt etmeden, AFAD ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde Adıyaman iline hareket ettik. Yolculuk zorluydu. Problemli yollar, şehri terk eden insanlar. İlginç olan yanı, insanların kaçtığı bir şehre girmeye çalışmaktı. Hiç unutamadığım anlardan bir tanesi oydu. Çünkü biz de buradan giderken neyle karşılaşacağımızı bilmiyorduk. Herkesin tanık olduğu korkunç bir manzara bizi bekliyordu. Hiç tereddüt etmeden çalışmalara başladık. Birçok insana ulaştık, birçok canı kurtardık" şeklinde konuştu.