EKONOMİ - 19 Şubat 2026 Perşembe 15:48

50 bin adet üzümsü fidan dağıtıldı

A
A
A
50 bin adet üzümsü fidan dağıtıldı

‘Üzümsü Meyve Üretiminin Yaygınlaştırılması Projesi’ kapsamında finansmanının büyük bölümü Muğla Valiliği Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığını tarafından karşılanan ve Muğla’da ilk defa 8 ilçeden 45 çiftçiye 50 bin adet üzümsü meyvelerden böğürtlen, aronya, frenk üzümü ve ahududu fidanı dağıtımı yapıldı.


Muğla tarım ve Orman İl Müdürlüğü bahçesinde düzenlenen fidan dağıtım törenine, projenin uygulanmasında ön ayak olan Vali Yardımcısı Halil Serdar Cevheroğlu da katıldı. Törende Muğla’da ilk defa kapsamlı üzümsü meyve fidanı dağıtımı gerçekleştirildi. Projeden yararlanan üreticiler fidanları yüzde 75 hibe ile aldı.


Projenin toplam maliyetinin 2 milyon 827 bin TL olduğu açıklanırken, bunun 2 milyon 120 bin TL’sinin Muğla Valiliği Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığı tarafından karşılandığı açıklandı. 50 bin adet dağıtımı yapılan fidanların meyve vermesinin ardından daha çok pastacılık sektöründe rağbet gördüğü ve pazarlama sıkıntısının yaşanmayacağı belirtildi.


50 bin adet üzümsü fidan dağıtıldı


Projenin mimarının Vali Yardımcısı Halil Serdar Cevheroğlu olduğunu belirten Muğla Tarım ve Orman İl Müdürü Seyfettin Baydar, "İlimizde aslında şu anda çok yaygın olarak üretilen birçok ürünümüz var. Çilek üretiminden, susama, kavun, karpuzdan, atalık sebzelerinin yaygınlaştırılmasına, yer fıstığından, zerdeçala, biberiye, defne, sakız ağacı gibi birçok ürünümüzü aslında proje kapsamında hem teşvik ediyoruz, destekliyoruz, finansmanını, fidanını, fidesini temin ederek de yaygınlaştırmaktayız. Üzümsü meyvelerinin de yaygınlaştırılmasını, bunlar nedir? Frenk üzümü, ahududu, böğürtlen, aronya bunların da yaygınlaştırılmasını, ilimizde daha fazla alanda yetiştirilmesini bizlere önerdi. Ve de biz bir proje hazırladık il müdürlüğü olarak. Hazırlamış olduğumuz proje ile 100 dekar alanda 45 tane çiftçimize teslim edecek olduğumuz bu fidanlarla toplamda 50 bin fidanı şu anda teslim edeceğiz. 100 dekarlık bir alanda da ilk defa ilimizde bu anlamda kapsamlı bir projeyi gerçekleştirmiş olacağız. Projenin toplam miktarı, proje finansman miktarı ise 2 milyon 827 bin TL’dir. Bunun 2 milyon 120 bin lirasını özellikle YİKOB vermekte. Muğla Valiliği Yatırım İzleme Koordinasyon tarafından sağlanmakta. Proje kapsamında Dalaman, Ula, Datça, Milas, Seydikemer, Kavaklıdere, Menteşe ve diğer Yatağan ilçelerimizde toplam 100 dekar alandaki bu üzüm meyve geliştirme projesi kapsamında 28 bin adet böğürtlen, 10 bin 500 adet aronya, 7 bin adet frenk üzümü, 7 bin adet ahududu fidanı yüzde 75 hibeli olarak dağıtılmakta" dedi.


"Pazar payı yüksek"


Dağıtımı yapılan üzümsü meyvelerin hem Pazar payının yüksek olduğunu, hem de ekonomik olarak gelir getirdiğini belirten Muğla Vali Yardımcısı Halil Serdar Cevheroğlu, "Sağlıklı yaşamın giderek daha da destek bulması ile bu tip meyveler de hem pazar payı yükseliyor hem de daha çok insanlar tarafından tüketiliyor. Muğla’da gerçekten büyük coğrafya. Yani denize sıfır yerleri de var, 1500-2000 metreye uzanan yerleri de var. O anlamda çeşitlendirmeyi yapmak zorundayız. Hani sadece belli kalıplar içerisinde kalmadan devam etmek zorundayız. Özellikle dünyada pastacılık endüstrisinde gelişmiş ülkelerde bu saydığım meyveler çok önem kazanıyor. Zaten şunu göreceksiniz, bunu ürettikten sonra bir pazar sorunu olmadığı, ne kadar hızlı satıldığını, ne kadar gelir getirdiğini, niye buna geç başladık diye hayıflanacaksınız" dedi.



50 bin adet üzümsü fidan dağıtıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Köyceğiz’de 153 satranç sporcusu Çanakkale Şehitleri için buluştu Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Satranç Turnuvası, Borsa İstanbul İlkokulu Salonu’nda gerçekleştirildi. Türkiye’nin farklı il ve ilçelerinden toplam 153 sporcu turnuvaya katılarak mücadele etti. Köyceğiz İlçe Milli Eğitim Müdürü Taner Şen, turnuva salonunu ziyaret ederek Türkiye Satranç Federasyonu Köyceğiz Temsilcisi Sedat Aksoy’dan organizasyon hakkında bilgi aldı. Müdür Şen, sporculara başarı dileklerini iletirken, uzak il ve ilçelerden turnuvaya katılan sporcu velilerine de teşekkür etti. Özellikle Açık Kategori’ye yoğun ilgi gösterilmesi ve iddialı sporcuların turnuva için Köyceğiz’i tercih etmesi dikkat çekti. Turnuva; TSF Köyceğiz Temsilcisi, Yarışma Direktörü ve Başhakem Sedat Aksoy yönetiminde gerçekleştirildi. Organizasyonda Başhakem Yardımcısı Cengiz Şatır görev alırken, hakemlik görevini Özay Erdoğdu, Güler Çakmakcı, İrfan Doğan, Zeynep Arabacı ve Tatia Machitadze Sivri üstlendi. Turnuva sonunda gerçekleştirilen ödül töreninde, her kategoride dereceye giren sporculara madalyaları; TSF Datça Temsilcisi İsmail Cem Yıldırım, TSF Marmaris Temsilcisi Banu Tugay ve Türkiye Satranç Federasyonu Muğla İl Temsilci Yardımcısı Enver Tufaner tarafından takdim edildi. Ayrıca Halkbank Marmaris Şube Müdürü İlban Çam, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla kadın sporculara özel ödüller verdi. Yakın zamanda vefat eden Türkiye Satranç Federasyonu İl Hakemi Cengiz Ceylan da turnuva kapsamında rahmet ve saygıyla anıldı. Ceylan’ın hayrına sporculara çeşitli ikramlarda bulunan yakınlarına teşekkür edildi.
Antalya Zirveler karla kaplanınca yaban keçileri yerleşim alanlarına indi Antalya’nın Akseki ilçesindeki Gidengelmez Dağları’nda kar kalınlığının artmasıyla yiyecek bulmak için yerleşim alanlarına inen yaban keçileri, evlerin bahçelerinde görüntülendi. Akseki ilçesi sınırlarında yer alan ve 2000 metreyi aşan yüksekliğiyle dikkat çeken Gidengelmez Dağları, Anadolu yaban keçisinin (Anatolian wild goat) Türkiye’deki en yoğun yaşam alanlarından biri olarak biliniyor. Kış aylarında yüksek kesimlerde kar kalınlığının artmasıyla birlikte yiyecek bulmakta zorlanan yaban keçileri, zaman zaman dağların eteklerine kadar iniyor. Özellikle Akseki’ye bağlı Değirmenlik Mahallesi çevresinde görülen yaban keçileri evlerin bahçelerine kadar indi. Mahallede sabah saatlerinde sürüler halinde görülen yaban keçilerinin evlerin bahçelerinde otladığı, daha sonra ise hava kararmadan tekrar dağlara döndükleri gözlemlendi. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından koruma altında bulunan bölgede yaşayan yaban keçileri, sarp kayalıklarda sürü halinde dolaşırken de kameralara yansıdı. Mahallede insanlarla adeta iç içe yaşayan yaban keçilerini görmek ve fotoğraflamak için kent dışından gelen doğaseverler de bölgeyi ziyaret ediyor. Değirmenlik Mahallesi sakinlerinden 62 yaşındaki Mehmet Özdemir, köylerinin Gidengelmez Dağları’nın eteklerinde kurulu olduğunu ve yaban hayatıyla iç içe yaşadıklarını söyledi. Özdemir, "Gidengelmez Dağları yaban keçilerinin yaşam alanıdır. Yaban keçileri yıllardır olduğu gibi yeniden köyümüzde arazilere inmeye başladılar. Hatta benim evimin önünde bulunan bahçemde her gün 20-30’arlı gruplar halinde yayılım yapıyorlar. Bizim bahçelerimize kadar inerek otlanıyorlar. Onları görmek bizi mutlu ediyor. Onlarla iç içe yaşıyoruz. Bu güzellikler dünyanın hiçbir yerinde yoktur" dedi. "Yaban hayatıyla iç içe yaşıyoruz" Mahallede kaçak avcılara kesinlikle izin vermediklerini belirten Özdemir, yaban keçilerinin genellikle sabah saatlerinde köy çevresine indiğini söyledi. Özdemir, "Yaban keçileri genellikle sabah saat 10.00 gibi iner, öğleden sonra 14.00-15.00 saatlerine kadar yayılıp tekrar yataklarına dönerler. Biz yaban hayatı ile iç içe yaşamaya alıştık. Onlar bizim bir parçamız. Her yıl köyümüze inmelerini bekliyoruz. Doğum zamanı olan mayıs ayında dağların iç kesimlerine giderler, doğumdan 10-15 gün sonra tekrar köy çevresine inmeye başlarlar. Havalar ısınınca ve karlar eriyince yeniden Gidengelmez Dağları’nın derinliklerine çekilirler" diye konuştu. Yaban keçisi popülasyonu her geçen yıl artıyor Nesli Tükenme Tehlikesi Altında Olan Türlerin Kırmızı Listesi’ni yayımlayan International Union for Conservation of Nature verilerine göre dağ keçileri dünya genelinde koruma altında bulunuyor. Devletin uyguladığı yasal düzenlemeler nedeniyle avlanması ve evcilleştirilmesi yasak olan dağ keçileri, yiyecek bulmakta zorlandıkları kış aylarında yerleşim alanlarına kadar inebiliyor. Uzmanlar, Gidengelmez Dağları’nın zengin biyolojik çeşitliliği sayesinde Türkiye’nin önemli doğal yaşam alanları arasında yer aldığını ve koruma çalışmaları sayesinde yaban keçisi popülasyonunun her geçen yıl arttığını belirtiyor.