GÜNDEM - 29 Ocak 2026 Perşembe 12:21

Tarsus Belediyesinden iklime dirençli kent için iki AB destekli proje

A
A
A
Tarsus Belediyesinden iklime dirençli kent için iki AB destekli proje

Tarsus Belediyesi, Avrupa Birliği İklim Değişikliği Hibe Programı kapsamında destek almaya hak kazanan iki projeyle, kentin iklim değişikliğine karşı dayanıklılığını artırmayı hedefliyor.


Tarsus Belediyesi Strateji Geliştirme Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülecek projeler, Belediye Meclis Salonunda düzenlenen toplantıyla ilgili birim müdürlerine tanıtıldı. Toplantıda verilen bilgilere göre, Türkiye genelinde yaklaşık 815 proje başvurusu arasından yalnızca 25 proje mali destek almaya hak kazanırken, bu projeler arasında Tarsus Belediyesinin hazırladığı ’Yeşil Çatı Tarsus’ ile ’İklim Değişikliğine Dayanıklı Tarsus’ projeleri de yer aldı. Sunumda, projelerin Tarsus’un coğrafi yapısı ve yerel ihtiyaçları açısından taşıdığı öneme dikkat çekildi.



Yeşil Çatı Tarsus Projesi 18 ay sürecek


Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası ortaklığında hayata geçirilecek olan ’Yeşil Çatı Tarsus Projesi’nin 18 ay sürmesi planlanıyor. Proje kapsamında, Tarsus’a özgü bir yeşil çatı yönetmeliğinin hazırlanması, uygulama standartlarının belirlenmesi ve teşvik mekanizmalarının oluşturulması hedefleniyor.


Ayrıca belediyeye ait 5 sosyal tesis binasında yeşil çatı uygulamaları yapılacak, 3 hava kirliliği ölçüm istasyonu kurulacak ve şebekeden bağımsız çalışan bir otomasyon sistemi devreye alınacak. Projenin yaygınlaştırılması amacıyla teknik geziler, tanıtım videoları ve sosyal medya çalışmaları da gerçekleştirilecek.



İklim Değişikliğine Dayanıklı Tarsus Projesi 24 ayda hayata geçecek


Polonya’nın Warka Belediyesi ortaklığında yürütülecek ’İklim Değişikliğine Dayanıklı Tarsus Projesi’nin ise 24 ay sürmesi planlanıyor. Katılımcı ve ihtiyaç temelli bir yaklaşımla hazırlanan proje, iklime dirençli kamusal alan tasarımlarını odağına alıyor.


Proje kapsamında teknik kapasitenin artırılması amacıyla bir akademi kurulacak. Bu akademide kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarında görev yapan 102 teknik personele; iklime dayanıklı altyapı tasarımı, kentsel ısı adası etkisinin azaltılması, sıfır enerjili binalar, sürdürülebilir mimari, doğa tabanlı çözümler ve iklim eyleminin finansmanı gibi başlıklarda eğitimler verilecek.


Pilot uygulama çerçevesinde ise yeşil altyapı odaklı, iklim değişikliğine dayanıklı bir kamusal alan oluşturulacak. Alan; dinlenme, eğitim ile biyoçeşitlilik ve fayda olmak üzere üç bölümden oluşacak. Projede gölgeli dinlenme alanları, etkileşimli öğrenme noktaları, yağmur suyu bahçeleri, geçirgen yüzeyler ve mikro habitatlar yer alacak.



Çocuklar ve gençler için farkındalık çalışmaları


Projenin yaygınlaştırma faaliyetleri kapsamında bilgilendirme toplantıları ve doğa temelli etkinlikler düzenlenecek. 10-14 yaş arası çocuk ve gençlere yönelik 4 açık hava atölyesiyle toplam 400 katılımcıya ulaşılması hedefleniyor. Ayrıca STK’lar ve üniversitelerle atölye çalışmaları, halka açık sergiler ve rehberli pilot alan ziyaretleri gerçekleştirilecek.


Proje süresince Türkiye ve Polonya’dan belediye, sivil toplum ve gençlik temsilcilerinin yer aldığı bir podcast serisi hazırlanacak. Bunun yanı sıra şehirlerde ağaç dikimi ve su tutmaya odaklanan 2 kısa teknik video, 3-5 dakikalık bir belgesel ile eğitim müfredatı, kılavuzlar ve çeşitli yayınlar oluşturulacak.



"Karbon ayak izini azaltmak zorundayız"


Toplantının sonunda konuşan Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, belediyeciliğin uzun vadeli bir vizyon gerektirdiğini belirterek, hayata geçirilecek iki projenin Tarsus’un geleceği açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Başkan Boltaç, sürdürülebilir kent anlayışının yalnızca çevreyi korumakla sınırlı olmadığını, insanların yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini vurguladı.


İklim değişikliğiyle mücadelede karbon ayak izinin azaltılmasının kritik bir konu olduğuna dikkat çeken Boltaç, Tarsus Belediyesinin tüm birimlerinin bu bilinç ve sorumlulukla çalışmalarını sürdürmesi gerektiğini ifade etti.



Tarsus Belediyesinden iklime dirençli kent için iki AB destekli proje

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Depremzede Tuğba protez bacağıyla yeşil sahalara çıktı Hatay’da depremden 45 saat sonra enkazdan çıkarılan ve bir bacağı ampute olan 16 yaşındaki Tuğba Akın, yaşamını sürdürdüğü Adana’da takılan protez ve futbol sevgisiyle hayata tutundu. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde Hatay’ın Antakya ilçesinde yaşayan Akın ailesi enkaz altında kaldı. Baba Ahmet Akın hayatını kaybederken, anne Azime ve 3 kızı enkazdan yaralı olarak çıkarıldı. Enkazdan 45 saat sonra çıkarılan 16 yaşındaki Tuğba Akın, vücudundaki yaralar ve kaburgasında oluşan zedelenme nedeniyle İzmir ve Adana’daki hastanelerde yaklaşık 10 ay tedavi gördü. Hastanede gerçekleştirilen operasyonla enkazda zarar gören sol bacağı dizinden ampute edilen Tuğba’ya Adana’daki Çocuk İyilik Merkezi’nde protez takıldı. Yeniden ayağa kalkan Tuğba, ilgi duyduğu futbol nedeniyle Ampute Futbol 2. Lig ekibi Adana Ampute Engelliler Spor Kulübü’ne kaydoldu. Kulüp bünyesinde futbol eğitimi alan Tuğba Akın, şimdi müsabakalara hazırlanıyor. "45 saat enkazda kaldım" Başından yaralandığı için deprem anına ilişkin çok şey hatırlamadığını anlatan Tuğba Akın, "Depreme Hatay’da yakalandık. Uyuyakalmış olabilirim, o yüzden çok fazla bir şey hatırlamıyorum. Başımdan yaralar aldığım için ya bayıldım ya da uyuyakaldım. Kütahya itfaiyeden Ferdi ağabeydi beni kurtaran. Uyanık olduğum zamanları az çok hatırlıyorum. Bizi kurtardıklarını, bağırdığımı ve sesimi duyurmaya çalıştığımı hatırlıyorum. 45 saat enkazda kaldım. Birçok ameliyat geçirdim. Çukurova İyilik Merkezi’nden protezimi aldım. Orada fizik tedavi de gördüm, hala da görmeye devam ediyorum" dedi. "Futbolla hayata tutunmuş gibiyim" Depremden önce futbolla ilgilenmediğini, sadece izlediğini söyleyen Akın, "Şu an futbol oynamaya başladım. Ameliyat sürecinde daha kötüydüm, yine şu an iyiyim. Futbolu sadece izliyordum. Fenerbahçeliyim, Fenerbahçe’nin maçlarını izliyordum. Futbolla hayata tutunmuş gibiyim. Depremden sonra zor oldu. Etrafımdaki tanıdıkların hepsi değişti. Çoğu Hatay’da, kendi memleketimizde kaldı. Ben artık Adana’da yaşıyorum. 6 Şubat geldiğinde galiba o günü hatırlamak istemiyorum" diye konuştu. Depremi hatırlamanın insanın içini parçalayan bir durum olduğunu anlatan anne Azime Akın da, "Bir daha da asla yaşanmasını istemiyorum. Kimsenin başına gelmesini istemeyiz. O güne gittiğimizde yani enkazda kalışımız aklıma geliyor. Oradaki çığlıklarımız, bağırtılarımız, sesimizi duyurmaya çalışmalarımız aklıma geliyor. Eşimin son seslerini duyuşum geliyor. Kendisi zaten oradayken vefat etti. En son kızımdan seslerini duyurabilmeleri için vurmasını istemiş. Bir daha da başka bir şey söyleyemedi. Enkazdan önce ben çıktım zaten. Aklım çocuklarda kalmıştı. Ayaklarının kötü olduğunu zaten enkazın altında anlamıştım. Elimle kontrol edebilmiştim ayaklarını ama hiçbir şey yapamadım. Ben kurtuldum. Çocuklarda kurtulur inşallah diye hep öyle umut ediyordum ama en küçük kızım ampute oldu. Diğer ortanca kızım da ortez denilen bir alet kullanmaya başladı" ifadelerini kullandı. "İlk emekli maaşımla onunla yemek yiyecektik" Depremden önce çalıştığını da aktaran anne Akın, "EYT’den emekli oldum. Eşim ölmeden ilk emekli maaşımla onunla yemek yiyecektik. Öyle bir hayalim vardı ama gerçekleşmedi. Yani içimde kalan bir ukde bu da" şeklinde konuştu.
Sakarya Kadınlara önemli çağrı: Serviks kanseri düzenli kontrollerle erken yakalanabilir Rahim ağzında gelişen ve bazı bireylerde uzun süre belirti vermeden ilerleyebilen serviks kanseriyle ilgili Jinekolojik Onkoloji uzmanı, kadın sağlığında farkındalık oluşturmanın ve düzenli jinekolojik kontrollerin önemine dikkat çekti. Ocak ayının, dünya genelinde Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri Farkındalık Ayı olarak kabul edildiğini belirten Özel Adatıp Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Camuzcuoğlu, kadın sağlığında farkındalık oluşturmanın ve düzenli jinekolojik kontrollerin önemine dikkat çekti. Rahim ağzı ile ilişkili olabilecek bazı durumlar hakkında bilgiler veren Camuzcuoğlu, adet dönemleri dışında görülen kanamalar, cinsel ilişki sonrası kanama veya ağrı, pelvik bölgede uzun süren rahatsızlık hissi ve vajinal kanlı akıntı gibi durumlarda mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini söyledi. Bu belirtilerin tek başına kesin tanı anlamına gelmediğinin altını çizen Camuzcuoğlu, "Bu tür belirtiler pek çok farklı jinekolojik sebeple ortaya çıkabilir. En doğru yaklaşım; kişinin tıbbi öyküsü, muayene tespitleri ve gerekli görülen tarama testlerinin birlikte değerlendirilmesidir. Tarama testleri, düzenli kontroller ve kişinin kendi vücudundaki değişimleri takip etmesi erken değerlendirme açısından büyük önem taşır. Her bireyin risk faktörleri ve sağlık ihtiyaçları farklıdır. Serviks kanseri her bireyde aynı şekilde seyretmeyebilir. Bazı kişilerde belirgin şikayetler görülürken, bazı kişilerde hiçbir belirti ortaya çıkmayabilir. Bu sebeple değerlendirme süreci mutlaka kişinin kendi klinik durumu doğrultusunda ele alınmalıdır" dedi.
Ankara Pursaklar Belediyesi Gümüşoluk Göleti’nin çalışmalarına devam ediyor Pursaklar Belediyesi, ilçede yeşilin ve suyun huzur veren uyumunu vatandaşlarla buluşturacak olan Gümüşoluk Göleti’ndeki çalışmalarına devam ediyor. Pursaklar Belediyesi, doğaya değer katan ve sürdürülebilir bir yaşam alanı olarak planlandığı Gümüşoluk Göleti alanı ile ilçeye yeni bir cazibe merkezi kazandırmak için çalışmalarına devam ediyor. Gümüşoluk Göleti’nde yürütülen çalışmaları yakından takip eden Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, AK Parti Ankara Milletvekili Lütfiye Selva Çam ile birlikte alanda incelemelerde bulunarak yetkililerden bilgi aldı. ‘‘Her projemizde yeşili ve çevre duyarlılığını merkeze alıyoruz’’ Doğayla uyumlu yapısıyla dikkat çeken Gümüşoluk Göleti projesiyle ilçeye yeni bir nefes alanı kazandıracaklarını belirten Çetin, "Gümüşoluk Göleti, Pursaklarımız için sadece bir alan değil, yeşille suyun buluştuğu, hemşerilerimizin doğayla yeniden bağ kurabileceği çok özel bir yaşam alanı olacak. Bizler şehirleşirken betonun değil, doğayı ön planda tutuyoruz. Bu anlayışla hareket ediyor, her projemizde yeşili ve çevre duyarlılığını merkeze alıyoruz. Burada yürüttüğümüz çalışmalarla hem doğal yaşamı koruyor hem de vatandaşlarımızın aileleriyle birlikte huzurla vakit geçirebilecekleri modern bir sosyal alan oluşturuyoruz. İnşallah çalışmalarımızı tamamladığımızda Gümüşoluk Göleti, ilçemizin en gözde yeşil alanlarından biri olacak ve vatandaşlarımızın keyifle vakit geçirdiği bir buluşma noktası haline gelecek’’ dedi. Proje çerçevesinde yürüyüş yolları, dinlenme alanları, piknik alanları, hayvanat bahçesi, at binicilik alanları, sosyal donatılar, yeşil alan düzenlemeleri ve gölet çevresinin doğal dokusunu koruyacak peyzaj uygulamaları ile modern bir yaşam alanı olması planlanıyor. Yeşilin ve suyun bir arada sunulduğu Gümüşoluk Göleti projesiyle, Pursaklar’da yaşam kalitesinin artırılması ve doğal alanların korunarak geleceğe taşınması amaçlanıyor.
Kayseri Başkan Yalçın’ın çocuklara hediyesi devam ediyor Talas Belediyesi’nin yarıyıl tatiline özel olarak hazırladığı ’Başkan Amca’dan Karne Hediyesi-Çocuk Tiyatrosu’ etkinlikleri, sevilen karakter Garfield ile coşkuyla devam etti. ’Garfield Trafikte’ adlı çocuk tiyatrosu, Kayseri Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde sahnelenerek minik izleyicilere unutulmaz bir tatil günü yaşattı. Renkli sahneleri, eğlenceli diyalogları ve müzikle harmanlanan akışıyla dikkat çeken oyun, çocuklara hem keyifli anlar sundu hem de trafik kuralları konusunda farkındalık oluşturdu. Şarkılar ve interaktif bölümlerle oyuna dahil olan çocuklar, kahkahalarıyla salonu doldurdu. Etkinlik, yalnızca çocuklardan değil, ailelerden de tam not aldı. Küçükler Garfield’ın maceralarıyla doyasıya eğlenirken, anne ve babalar da çocuklarıyla birlikte tiyatro keyfi yaşadı. Büyüklerin de en az çocuklar kadar eğlendiği oyun, yarıyıl tatilinin en renkli etkinliklerinden biri oldu. Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, çocuklara yönelik kültür ve sanat faaliyetlerine büyük önem verdiklerini belirterek, bu tür etkinliklerin çocukların sosyal gelişimine katkı sunduğunu ve ailelerin birlikte kaliteli zaman geçirmesine vesile olduğunu vurguladı. Talas Belediyesi, yarıyıl tatili boyunca çocukları sanatla buluşturan etkinlikleriyle tatil sevincini paylaşmayı sürdürüyor. Yarıyıl tatiline renk katan ’Başkan Amca’dan Karne Hediyesi - Çocuk Tiyatrosu’ etkinlikleri, ’Ormanlar Kralı Ağustos Böceği’ adlı oyunla sona erecek. 31 Ocak Cumartesi günü saat 14.00’te, Kayseri Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde sahnelenecek olan oyun eğlenceli anlatımı, müzikli yapısı ve verdiği mesajlarla çocuklara keyifli bir tiyatro deneyimi daha sunacak. Minik izleyicilerin yanı sıra ailelerin de ilgi göstermesi beklenen oyun, tatilin finaline neşe katacak.