EKONOMİ - 07 Mart 2026 Cumartesi 12:00

MTSO Başkanı Çakır: "AB pazarında Türk ürünleri için önemli avantaj doğacak"

A
A
A
MTSO Başkanı Çakır: "AB pazarında Türk ürünleri için önemli avantaj doğacak"

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Avrupa Birliği’nin ’Made in EU’ girişimi kapsamında hazırladığı yeni düzenlemenin Türk sanayisi için önemli fırsatlar sunacağını belirterek, Türkiye’de üretilen ürünlerin de bu kapsamda değerlendirilebileceğini söyledi.


Çakır, Avrupa Komisyonu tarafından açıklanan ve Avrupa’yı ’Made in EU’ yaklaşımıyla yeniden sanayileştirmeyi hedefleyen ’Endüstriyel Hızlandırma Yasası’ tasarısının, Gümrük Birliği ülkelerinde üretilen ürünlerin de Avrupa menşeli sayılmasını öngördüğünü ifade etti. Türkiye’nin Gümrük Birliği ülkesi olması nedeniyle bu düzenlemenin Türk ürünleri için önemli bir avantaj sağlayacağını kaydeden Çakır, "Türkiye’de üretilen ürünlerin Avrupa’da üretilmiş kabul edilmesi mümkün olacak. Böylece Türk sanayisi Avrupa Birliği’nin kalite çatısı altında yer alabilecek" dedi.



"AB pazarı Mersin için çok önemli"


AB pazarının Mersin’in en önemli ihracat pazarlarından biri olduğuna dikkat çeken Çakır, yeni düzenlemenin özellikle Avrupa’da üretilmiş ürünlere öncelik verilmesini öngördüğünü belirtti. Çakır, "Bu düzenleme Türk ürünleri için ciddi bir avantaj sağlayacaktır. Özellikle otomotiv, çelik, alüminyum, çimento ve temiz teknoloji ürünlerinde yeni fırsatlar doğacaktır" diye konuştu.


Düzenlemenin kamu fonlarıyla yapılan alımlarda ve kamu desteklerinden yararlanacak şirketlerde belirli oranda AB menşeli ürün kullanımı şartı getirdiğini de vurgulayan Çakır, Avrupa ile serbest ticaret anlaşması bulunan veya Gümrük Birliği’ne dahil ülkelerin ürünlerinin birlik menşeli sayılacağını söyledi.



"Çin’e karşı rekabet güçlenecek"


Yeni düzenlemenin Avrupa değer zincirlerini güçlendirmeyi ve Çin’in düşük maliyetli üretimine karşı rekabeti artırmayı hedeflediğini belirten Çakır, "Ürünlerimizin ‘Made in EU’ çatısı altında dünya pazarlarına sunulması, hem katma değer hem de tanıtım açısından önemli katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı.


Bu sürecin aynı zamanda Türkiye’nin AB sanayi üretim normlarına uyumunu hızlandıracağını dile getiren Çakır, Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında karbon sınır uygulamalarının Türk firmaları için bazı dezavantajlar oluşturduğunu hatırlattı. Çakır, "Made in EU kapsamına dahil olmamız, bu hazırlık sürecinde firmalarımıza önemli bir avantaj sağlayacaktır" dedi.



Yabancı yatırımların artması bekleniyor


Çakır, düzenlemenin Türkiye’ye yönelik yabancı yatırımları da artırabileceğine işaret ederek, özellikle batarya, elektrikli araçlar, fotovoltaik ve kritik hammaddeler gibi stratejik sektörlerde önemli gelişmeler yaşanabileceğini söyledi.


Büyük ölçekli yatırımlar için yüksek nitelikli istihdam, teknoloji transferi ve yerel içerik şartlarının öngörüldüğünü belirten Çakır, yatırımlarda en az yüzde 50 Avrupa istihdamı şartı getirilmesinin önerildiğini ifade etti.


Mersin iş dünyası olarak gelişmeyi son derece olumlu değerlendirdiklerini vurgulayan Çakır, "Bu sürece katkı sunan Ticaret Bakanlığımıza, TOBB’a ve AB-Türkiye ilişkilerinde önemli çalışmalar yapan İktisadi Kalkınma Vakfı’na Türk iş dünyası adına teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğla’da Ramazan ruhunu yansıtan anlamlı gece "Maarifin kalbinde Ramazan" konseri Muğla İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinlikleri, şehre manevi bir hava katmaya devam ediyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen Tasavvuf Müziği Konseri, izleyicilere unutulmaz bir gece yaşattı. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenen programa ilgi yoğundu. Geceye Muğla İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çay, il ve ilçe yöneticileri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Katılımcılar, Ramazan ayının birleştirici gücüyle aynı çatı altında buluştu. Gecenin en dikkat çeken yönü, sahnede Muğla’daki okullarda görev yapan müzik öğretmenlerinin yer almasıydı. Kendi alanlarında uzman olan öğretmenler, tasavvuf musikisinin en seçkin eserlerini büyük bir başarıyla seslendirdi. Ramazan’ın manevi atmosferine uygun olarak seçilen ilahiler ve türküler, dinleyicilerden büyük alkış topladı. Konserin en etkileyici anlarından biri ise musikiye eşlik eden semazen gösterisi oldu. Görsel bir şölen sunan semazenler, izleyicileri manevi bir yolculuğa çıkarırken, salonun atmosferini tamamen değiştirdi. Program sonunda duydukları memnuniyeti dile getiren katılımcılar, bu tür etkinliklerin Ramazan’ın ruhuna uygun olarak birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını pekiştirdiğini ifade ettiler. Muğla İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinliklerinin, ay boyunca farklı programlarla devam etmesi bekleniyor.
Aydın Doğaseverler tarihi taş köprüye dikkat çekti Aydın’ın Söke ilçesi Sarıkemer bölgesinde bulunan ve Kemal Sunal’ın başrolünü oynadığı İnatçı filmine de ev sahipliği yapan tarihi taş köprüye dikkat çeken EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü ise tarihi köprünün korunması için yüzer bariyer yapılması gerektiğini ifade etti. Aydın tarımının can damarlarından olan Büyük Menderes Nehri, doğduğu bölgeden denize döküldüğü yere kadar üzerinde yapılan birçok köprüye ev sahipliği yapıyor. Aydın’ın Söke ilçesine bağlı Sarıkemer’i birbirine bağlayan ve bir zamanlar deve kervanlarının geçtiği, 1988 yılında da Kemal Sunal’ın başrolünü oynadığı İnatçı filminin birçok sahnesinin çekildiği tarihi taş köprünün de yıkılma tehlikesi devam ediyor. Ekosistemi Koruma ve Doğa Severler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü de tarihi köprünün kemerlerinin tıkanması için yüzer bariyer sisteminin kurulması gerektiğine dikkat çekti. Sürücü, Aydın İli Deniz Çöpleri Eylem Planı kapsamında tüm kurumların işbirliği halinde hareket etmesi gerektiğini ifade ederek "Türkiye’deki 25 akarsu havzasından biri olan Büyük Menderes Havzası’nın ortasından 584 kilometre boyunca kıvrılarak Ege Denizi’ne dökülen Büyük Menderes Nehri’nin yıllara ve mevsimlere göre değişen akış rejimi, Söke’ye bağlı Sarıkemer’de bulunan tarihi Taşköprü’nün de zamanla farklı görünümler almasına neden olmaktadır. Ancak burada yaşanan değişimin temel nedeni, büyük ölçüde insan kaynaklı kirliliktir. Gerekli ve yeterli önlemlerin zamanında alınamaması, kirliliğin oluşturduğu sorunlara kalıcı çözümler üretilememesi ve mevcut teknolojik yöntemlerin etkin biçimde kullanılmaması, tarihi Taşköprü’nün sürekli değişim geçirmesine yol açmakta ve yapıyı ciddi bir yıkılma tehdidiyle karşı karşıya bırakmaktadır. Zaman zaman iş makineleriyle temizlik yapılmasına rağmen bu çalışmalar yeterli olmamakta, kısa süre içinde aynı görüntüler tekrar ortaya çıkmaktadır. Köprünün üzerinden aşan sularla birlikte bu atıkların önemli bir bölümü de denize taşınmaktadır. Aşırı yağışlar nedeniyle nehrin debisinin yükselmesi ve köprünün kemerlerinin tıkalı olması sonucu sular Taşköprü’nün üzerinden aşmaktadır. Bu nedenle nehrin iki yakasında yaşayan vatandaşlar, geçtiğimiz aydan beri yaya geçişi için kullanabildikleri tek yer olan köprüden geçememektedir. Özellikle tarihi Taşköprü’nün arka kısmına kurulacak bir yüzer bariyer sistemi, köprü kemerlerinin tıkanmasını önleyecek, suyun daha rahat akmasını sağlayacak, köprüyü yıkılma tehdidinden koruyacak ve çöplerin denize ulaşmasını büyük ölçüde engelleyecektir. Bu nedenle Devlet Su İşleri’nin (DSİ) geliştirdiği ve uygulamaya koyduğu yüzer bariyer sisteminin mutlaka etkin ve sürekli çalışır hale getirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmanın başarılı olabilmesi için diğer kurumların da gerekli duyarlılığı göstererek toplanan atıkların bertaraf edilmesi sürecine aktif biçimde katılması gerekmektedir. Aydın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından ilgili kurumların katkısıyla hazırlanan Aydın İli Deniz Çöpleri Eylem Planı kapsamında, nehir ve deniz kirliliğini önlemeye yönelik tedbirlerin etkin ve sürdürülebilir biçimde uygulanması gerekmektedir. Bu süreçte ilgili kurumların harekete geçirilmesi ve yürütülen çalışmaların kamuoyuyla düzenli olarak paylaşılması da büyük önem taşımaktadır" dedi.
Muğla Vali Akbıyık’tan ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ mesajı Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle yayımladığı mesajında, "Sevginin, fedakârlığın ve emekleriyle büyüttükleri her güzelliğin sembolü olan tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum" dedi. Vali Akbıyık, "Kadınlar, tarih boyunca toplumların şekillenmesinde ve insanlığın ilerlemesinde her zaman belirleyici bir rol üstlenmişlerdir. Günümüzde kadınlarımız; çalışma hayatında, bilimde, teknolojide, sanatta, sporda, eğitimde ve siyasette her geçen gün daha güçlü bir şekilde yer alarak elde ettikleri başarılarla gururumuz olmaya devam etmektedirler. Türk kadını, milletimizin bağımsızlık mücadelesinde de büyük bir cesaret ve fedakârlık örneği göstermiştir. Kararlılık, vatan sevgisi ve sarsılmaz iradesiyle hem cephede hem de cephe gerisinde önemli sorumluluklar üstlenmiştir. Bu eşsiz mücadele, onurlu hatıra; bizlere bugün de ilham veren güçlü bir duruştur. Hoşgörüsü, bilgeliği ve insan sevgisiyle gönüllerde yer edinen Şems-i Ana gibi değerlerimiz, Muğla’mızda da kadınların toplum hayatındaki saygın yerinin en güzel örneklerindendir. Bu duygu ve düşüncelerle; sevginin, merhametin ve fedakârlığın en güzel temsilcileri olan tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü bir kez daha kutluyor, sağlık, huzur ve esenlik dolu bir hayat diliyorum" dedi.