EĞİTİM - 04 Ocak 2026 Pazar 13:06

Mersin’de özel gereksinimli bireyler için mahremiyet eğitimi

A
A
A
Mersin’de özel gereksinimli bireyler için mahremiyet eğitimi

Mersin Büyükşehir Belediyesi, özel gereksinimli bireylerin kişisel sınırlarını tanımaları, kendilerini koruyabilmeleri ve güvenli bir sosyal yaşam sürdürebilmeleri amacıyla ’Özel Gereksinimli Bireyler İçin Mahremiyet Eğitimleri’ semineri düzenledi. Seminere özel gereksinimli bireylerin aileleri yoğun ilgi gösterdi.


Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığına bağlı Engelliler Şube Müdürlüğünce, bir sivil toplum örgütü iş birliğinde gerçekleştirilen seminerde, Anadolu Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ayten Düzkantar tarafından ailelere; mahremiyet kavramı, beden farkındalığı, güvenli ve güvensiz davranışlar ile olası risk durumlarında nasıl hareket edilmesi gerektiği konularında kapsamlı bilgiler verildi.



"Aileler yanlarında yokken kendilerini korumayı öğrenmeleri çok önemli"


Engelliler Şube Müdürü Abdullah Gerboğa, seminerin özel gereksinimli bireylerin aileleri ile bu alanda çalışan meslek gruplarına yönelik planlandığını belirterek, "Amacımız; özel gereksinimli bireylerin tacizden korunması, böyle durumlarla karşılaştıklarında nasıl davranmaları gerektiği konusunda aileleri bilinçlendirmek ve alanda çalışan personelin gelişimine katkı sunmak" dedi.


Mahremiyet eğitiminin hayati önem taşıdığına dikkat çeken Gerboğa, "Özel gereksinimli bireylerin eğitimi, normal eğitimden daha farklı. Bu bilgilere aileler her zaman kolayca ulaşamıyor. Özellikle aileleri yanlarında olmadığında kendilerini nasıl koruyacaklarını öğrenmeleri çok önemli. Ailelerden gelen talepler doğrultusunda bu eğitimi hayata geçirdik. Talep oldukça eğitimlerimiz sürecek" ifadelerini kullandı.



"Mahremiyet ve cinsel eğitim uzun yıllar ihmal edildi"


Semineri veren Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayten Düzkantar, enstitünün bu alanda Türkiye’de öncü kurumlardan biri olduğunu vurguladı. Özel gereksinimli çocukların yaşam boyu danışmanlık ve eğitime ihtiyaç duyduğunu ifade eden Düzkantar, "Bu çocuklar daha naif ve kandırılmaya açık olabiliyor. Bu nedenle kendilerini korumayı öğrenmeleri son derece önemli" dedi.


Mahremiyet ve cinsel eğitimin uzun yıllar ihmal edildiğini belirten Düzkantar, "Yaklaşık 35 yıldır bu konuda seminerler veriyorum. Artık bu eğitimler YÖK programlarında da yer alıyor. Yerel yönetimlerin bu konuyu sahiplenmesi çok kıymetli. Mersin Büyükşehir Belediyesinin duyarlılığı takdire değer" diye konuştu.



Ailelerden eğitime tam not


Seminere katılan aileler de eğitimden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Velilerden Esra Kardeş, Tarsus’tan seminere katıldığını belirterek, "13 yaşında görme engelli bir oğlum var. Ergenlik çağındaki çocuğumuza nasıl mahremiyet eğitimi vermemiz gerektiğini öğrendik. Bizim için çok faydalı oldu" dedi.


Katılımcılardan Adem Göktaş ise "Böyle eğitimlerin olması çok güzel. Devamının gelmesini istiyoruz. Büyükşehir Belediyesinin engelli ailelere yönelik çalışmalarından memnunuz" şeklinde konuştu.



Mersin’de özel gereksinimli bireyler için mahremiyet eğitimi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hakkari Yüksekova’nın biyoçeşitliliği kayıt altına alınacak Hakkari’nin Yüksekova ilçesindeki Nehil Sazlığı’nın ekosistemini ve barındırdığı canlı türlerini incelemeyi hedefleyen "Suya Bağlı Yaşamlar: Nehil Sazlığı’nda Biyoçeşitlilik Keşfi" projesi, TÜBİTAK 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Destekleme Programı kapsamında kabul edildi. Yüksekova Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) tarafından hazırlanan ve Hakkari Üniversitesi paydaşlığında geliştirilen proje, bölgenin en önemli sulak alanlarından biri olan Nehil Sazlığı’nı mercek altına alacak. Yürütücülüğünü İshak Göç’ün üstlendiği çalışma; akademisyenler, öğretmenler ve uzmanlardan oluşan geniş bir kadroyla yürütülecek. Proje kapsamında, ilçenin ekolojik dengesi açısından kritik öneme sahip olan Nehil Sazlığı, katılımcı öğrenciler için adeta bir "doğal laboratuvar" işlevi görecek. "Suya Bağlı Yaşamlar" temasıyla gerçekleştirilecek saha çalışmalarında, sulak alanların korunması ve nesli tehlike altındaki türlerin gözlemlenmesi üzerine uygulamalı eğitimler verilecek. Projenin akademik derinliğini sağlamak amacıyla Hakkari Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Sait Taylan, Doç. Dr. Melek Erdek, Dr. Öğretim Üyesi Metin Ertaş ve Doç. Dr. Muzafer Mükemre uzman olarak görev alacak. Ayrıca Yüksekova Fen Lisesi ve çeşitli kamu kurumlarından eğitmenlerin de yer alacağı projede, rehberler eşliğinde bilimsel gözlemler yapılacak. Yüksekova’nın bilimsel projelerle tanıtılmasına katkı sunması beklenen çalışmanın, bölgedeki gençlerin doğa bilimlerine olan ilgisini artırması ve ekolojik bilinci güçlendirmesi hedefleniyor.
Erzincan Başköy’de tarihi miras gün yüzüne çıkıyor Erzincan’ın Çayırlı ilçesine bağlı Başköy’de yer alan tarihi alan, geçmişin izlerini günümüze taşımayı sürdürüyor. Urartular’dan Akkoyunlu ve Karakoyunlular dönemine uzanan köklü geçmişe sahip bölgede, özellikle 15. ve 16. yüzyıla ait koç, koyun ve at figürlü mezar taşları dikkat çekiyor. Uzmanlar, söz konusu figürlerin dönemin kültürel yapısı ve inanç dünyasına ışık tuttuğunu, aynı zamanda cesaret, güç ve sosyal statüyü simgelediğini belirtiyor. Tarihi alanın bulunduğu coğrafyanın, 1473 yılında gerçekleşen Otlukbeli Savaşı’na da ev sahipliği yaptığı, mezar taşlarının bir kısmının bu savaşta hayatını kaybeden askerlere ait olabileceğinin değerlendirildiği ifade ediliyor. Bölgede yer alan ve köyle aynı adı taşıyan Başköy Kalesi’nin de Urartu dönemine kadar uzandığı, kalenin yaklaşık 28 metre genişliğinde ve 52 metre uzunluğunda olduğu, kuzey ve güney kesimlerinde duvar kalıntılarının günümüze ulaştığı bildirildi. Çayırlı bölgesinin, Urartuların kuzey ve batı yayılımını kontrol etmek amacıyla kurduğu yerleşim ağının önemli bir parçası olduğu kaydedilirken, Başköy ve çevresinin tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptığı belirtildi. Öte yandan mezar taşlarında yer alan ibrik, saz, ağaç ve çeşitli bitki motiflerinin de dönemin yaşam tarzı ve inanç sistemi hakkında önemli bilgiler sunduğu, Osmanlı dönemine ait taşlarda ise gül, kuş ve vazo gibi süslemelerin öne çıktığı ifade edildi. Erzincan Valiliği tarafından paylaşılan ve Mustafa Başgöze imzasını taşıyan görüntülerde de, asırlardır ayakta kalan mezar taşlarının bölgenin kültürel mirasını yansıttığı görüldü. Başköy’deki tarihi alan, hem bölge halkı hem de tarih meraklıları için önemli bir kültürel değer olmayı sürdürüyor.